Yayıncılar Yanıtladı:  E-Kitaplar Neden Pahalı?

e-kitapElektronik kitap ve benzeri yayınların elektronik ortamda satışında uygulanacak KDV oranı yüzde 8’e düşürülünce, “Elektronik kitap artık lüks değil” demiştik. Bunun pratikte taşıdığı manayı ise yayınevlerine sorduk. Çünkü Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Murat Gülsoy’un da dediği gibi, “e-kitapların fiyatları hâlâ beklenenin çok üzerinde.”

Elektronik kitapların KDV’sinin düşmesinin pratikte ne gibi bir manası var? Bu düşüş, e-kitap satışlarını artıracak mı?

Sel Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni İrfan Sancı Elektronik kitapların KDV’sinin düşmesinin pratikte hiçbir manası yok. Sadece bir ayıp ortadan kalkmış oldu.

Doğan Kitap Genel Müdürü Gülgün Çarkoğlu Elektronik kitapların KDV oranının yüzde 1 ya da yüzde 8 seviyelerine inmesi, yayıncıların ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nin uzun zamandır üzerinde durduğu bir konuydu. Bu yeni gelişmeyi elbette memnuniyetle karşıladık çünkü bu sayede e-kitap satış fiyatları düşecek, okur e-kitaba daha ucuza ulaşabilecek. Ancak bu değişikliğin satışa yansımasında kısa vadede bir mucize beklememek gerekir. Bu alanda asıl fark yaratacak unsurun, e-kitap fiyatlarının düşmesinden çok, tabletlerin yaygınlaşması ve okuma alışkanlığının biraz dijitale kayması olduğunu düşünüyorum.

Nesil Yayın Grubu Genel Müdürü Erdal Cesar E-kitapların KDV’sinin yüzde 18’den yüzde 8’e düşmesi fiyatlara elbette olumlu yansıyacak. Bu düşüş kitapların satışını kısa vadede artırmayacak fakat okuyucular için daha cazip kılacak. Kitapların satışını asıl artıracak doping MEB Fatih Projesi’nin hayata geçmesiyle olabilecek gibi görünüyor. Zaman içerisinden okurların e-kitabı benimsemesi ve e-kitap okuma cihazlarının ülkemizde yaygınlaşmasıyla satışlar arzulanan seviyelere ulaşacak diye umut ediyoruz.

E-kitapların satış fiyatı okuru tatmin etmekten uzak. Sıklıkla “maliyeti az olmasına rağmen e-kitapların satış fiyatı çok yüksek” gibi eleştiriler alıyor. Peki, bu kitapların fiyatları neye göre belirleniyor? Neden fiyatlar okur beklentisini karşılayacak kadar düşemiyor?

Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Murat Gülsoy E-kitapların fiyatları hâlâ beklenenin çok üzerinde. Bunun da temel nedeni şifreleme şirketlerine ödenen para. Yani kopyalanmasını ve paylaşılmasını engellemek için çok ciddi bir para ödüyorsunuz. Ama ne yaparsanız yapın popüler bir kitap yine de internette bulunabiliyor. Olan popüler olmayanlara oluyor. Onlar pahalı olduğu için hiç okunmuyor.

Doğan Kitap Genel Müdürü Gülgün Çarkoğlu Baskı maliyetinin, kitap üretiminde yer alan maliyet kalemlerinden sadece biri olduğunu hatırlamakta fayda var. Yazar ve çevirmenlerin telif bedelleri, reklam ve pazarlama giderleri, kitabın dijital yayına hazırlığı sürecinde oluşan maliyetler, dağıtım komisyonu her iki kitap formatında da geçerliliğini koruyor. Aradaki en temel fark, kâğıt maliyeti diyebiliriz. Bugüne dek yüzde 18 olarak uygulanan KDV, e-kitaplara ek bir yük daha getiriyordu elbette. Tablet kullanımının yaygınlaşmasıyla e-kitap satışlarında bir artış öngörülebilir, fiyatlar da o zaman talebe göre şekillenecektir. Bu arada göz ardı edilmemesi gereken bir konu da, kitap fiyatlandırmasında yayınevlerinin ancak tavsiye eden konumunda olmaları, yani belirleyici olmamalarıdır.

Sel Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni İrfan Sancı Bütün sorun bence yayıncının elektronik kitabı basılı kitaba rakip olarak görmesi. Onun için dikkat ederseniz yayınevlerinin elektronik kitap listelerini daha çok gözden çıkarılmış, teliften düşmüş ya da satmayacağını düşündüğü kitaplar oluşturuyor. Elektronik kitap üretmeye yönelik ciddi bir çalışması olmadan yine de elektronik kitabı fiyatlandırırken rakamı yüksek tutması işin ciddiyetini yeterince kavramayamadığından oluyor.

Görseller Rachel Walsh

Gökçe Gündüç | Sabit Fikir

Kaynak : [-]

İspanyol ressam Miro sergisi, Miro Vakfı’nda gelen sahte şüphesi uyarısı üzerine kapatıldı.Miro Vakfı’yla ARETE Sanat Galerisi arasında anlaşmazlık giderilinceye kadar Joan Miro Sergisi 20 Aralık 2013 itibariyle kapandı.

JOAN-MİRO-41-1024x638

Yapılan açıklama şu şekilde:

20 Kasım 2013 tarihinde Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi’de düzenlediğimiz Joan Miro Sergisi dolayısıyla 18 Aralık 2013 tarihinde İspanya’da bulunan Miro Vakfı’ndan tarafımıza bir elektronik posta gelmiştir. Bu elektronik postada sergideki bazı eserlerin orijinalliğine ilişkin tartışma bulunmaktadır.

Koleksiyonun sahibi ARETE Sanat Galerisi eserlerin orijinal olduğunu belgeleriyle belirtip taahhüt etmesine rağmen Miro Vakfı’yla ARETE Sanat Galerisi arasındaki bu anlaşmazlık giderilinceye kadar Joan Miro Sergisi’ni 20 Aralık 2013 itibariyle kapatma kararı almış bulunmaktayız.

Kamuoyuna duyururuz.

SONY DSCÖzel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencilerinin hazırladığı yılın son konseri izleyicisiyle buluşuyor. Öğrencilerimizin coşkuyla hazırlandığı konser cumartesi ve pazar günü Nar Sanat salonunda gerçekleşecek.

21.12.2013 Cumartesi Programı Saat: 18:00

Eğitmen: Ekin SELÇUK

  • Dilay SINANMIŞ – Yankee Doodle & Salut Au Printemps
  • Selin ÖZ – Carry Me Back To Old Virginny
  • Sıla Meryem İNAL – Row Row (Kürek Çekelim) & Dilim Yandı
  • Ceylin GÖNENÇ – Yavaşça Kürek Çekelim & Balerin
  • Beray BOZ – Menuet
  • Melisa KAYA – Gavotte & Samanyolu
  • Defne KORKMAZ – Gayda Çalgıcıları Geliyor (Musette) & Düşmeden Dağa Tırmanalım
  • Başak SAİT – Sonatin Op. 57 No:1 Allegro Moderato – Allegro Grazioso
  • Ege YILMAZ – Love Me Tender & Deniz ve Mehtap
  • Kayra EMİR – Tuna Dalgaları
  • İklim KELEŞ – The Band Played On (Düet: Ekin SELÇUK) & Greetings (Düet: Ekin SELÇUK) & Gün Doğuşu
  • Arda SERT – Hava Nagila & If I Were A Rich Man & Polyuşka Pole & Miki Fare’nin Dansı

22.12.2013 Pazar Programı Saat: 16:00

Eğitmen : ŞEYMA YÜREKİR

  • Mehmet Egemen HIZLIBAŞ – Childeren’s Corner
  • Öykü UFACIK – Vieille Danse Allemande
  • Sude ÇAĞLAR – Swans On The Lake
  • Sudenaz GÜNEY – Prensesin Valsi
  • Ayşe ÇAPKIN – Çanlar
  • İnci SARACIK – Yankee Doodle & Banjo Çalgıcısı
  • Eliz Canse GÖYSAL – Etüt
  • Elif Ela OKUDAN – The Scissers Grinder
  • Merve AYANOĞLU – 9. Senfoni & Kızıldereliler
  • Kaan ÇAĞLAR – Etüt
  • Öykü BOYOĞLU – In The Hall Of The Mountain Bear & Menuet
  • Bengisu ÖZCAN & Meltem KARAAĞIL – Pleyel  Duo
  • Jbid GÖKTAŞ – Etüt
  • Zeynep Aylin ORTANÇ – A Little Flower

Ücretsiz olarak düzenlenecek konser programımıza davetlisiniz.

 

Oscar ödüllü yönetmen James Cameron, ilkini 2009 yılında çektiği Avatar filminin devamını Yeni Zelanda’da çekmek için hazırlıklara başladığını açıkladı.

avatar-filmi

Oscar ödüllü yönetmen James Cameron, ilkini 2009 yılında çektiği Avatar filminin devamını Yeni Zelanda’da çekmek için hazırlıklara başladığını açıkladı.

Ünlü yönetmen, başkent Wellington’da Başbakan John Key ile düzenlediği ortak basın toplantısında Lightstorm Entertainment ve Twentieth Century Fox şirketleri tarafından çekilecek üç filmin yapımcılığını Jon Landau’nun üstlendiğini belirtti.

“Titanic”, “Alliens” ve “The Terminator” gibi efsanevi filmlerin yönetmeni Cameron, Avatar’ın devamı niteliğindeki üç filmin 2015’ten itibaren dokuz ay içinde çekileceğini söyledi.

İlk filmi Aralık 2016’ya yetiştirmek istediklerini kaydeden Cameron, ikinci filmin 2017, üçüncü filmin ise 2018’de gösterime gireceğini ifade etti.

Cameron, filmlerin bazı sahnelerini saniyede 48 kare kullanarak çekecek. Filmlerde genellikle saniyede 24 kare kullanılıyor.

Üç boyutlu çekilecek filmler için bütçenin yüzde 25’ini Yeni Zelanda hükümeti karşılayacak.

Dünya çapında yaklaşık 2,8 milyar dolar gişe geliri elde ederek sinema tarihinin en kazançlı filmlerinden biri olan Avatar, 67. Altın Küre Ödülleri’nde En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerine, 82. Akademi Ödülleri’nde de “En İyi Sanat Yönetmeni”, “En İyi Görüntü Yönetmeni” ve “En İyi Görsel Efekt” dallarında üç ödüle layık görülmüştü.

Pandora adlı bir gezegende geçen film, mavi derili, insansı görünümlü, barışçıl olan Na’vi halkı ile gezegeni ele geçirmeye çalışan insanların öyküsünü anlatıyor.

James Cameron, 26 Mart 2012’de “Deepsea Challenger” adlı tek kişilik denizaltı ile Mariana Çukuru’na inerek 50 yıl aradan sonra çukura giden ilk insan olmuştu.

HEYKELTIRAŞ Filinta Önal, Kütahya’nın Dumlupınar Hükümet Konağı önüne dikilen Atatürk heykelini, masrafları belediye ve kaymakamlığın ödememesi üzerine geri aldı.

atanın heykeli söküldü

Dün Dumlupınar’a giden ünlü şair Ahmed Arif’in (Ahmet Hamdi Önal) oğlu heykeltıraş Filinta Önal, yaptığı ve ilçedeki hükümet konağı önüne konulan Atatürk heykelini yerinden sökerek kaldırdı. Heykeli Ankara’ya götürmek üzere kamyonete yükleyen Önal, Dumlupınar Belediye Başkanı AK Partili Derviş Kavak’ın isteği üzerine heykelin Hükümet Konağı önüne konulduğunu söyledi. Heykeltıraş Önal, ilçedeki Kurtuluş Parkı’na da daha önce yine belediyenin isteği üzerine ‘Zafer’ rölyefi yaptığını ancak bedelini alamadığını, bu nedenle de icra işlemleri başlattığını belirtti.

7500 TL’Yİ ÖDEYEMEDİLER

Heykeltıraş, Atatürk heykelinin 7 bin 500 lira olan bedelini istediğinden Dumlupınar Belediyesi yetkililerinin bunu hediye olarak verilmesi talebinde bulunduklarını anlattı.

 

Kaynak : http://www.kisahaber.net

Gün geçmiyor ki ilginç ve farklı, yeni siteler açılmasın.  İnternetin bilgi almak açısından artık gerekli hatta zorunlu kaynak durumunda olduğu bir gerçek, elbette bunun yanı sıra da  bilgi kirliliği içeren yalan yanlış bilgilerin yığınlar halinde olduğu sitelerin de çokluğunu hepimiz biliyoruz..

kisa-haberBirçok kişisel blog, haber sitesi ve elbette ilgili ilgisiz pek çok internet sitesi var. Ulusal boyuttaki pek çok basın sitesinde yerel veya özel haberlerinizi paylaşmak genel olarak mümkün değil. İnternette dolaşırken gözümüze ilişen http://www.kisahaber.net haber sitesi, olaya farklılık katmasıyla dikkat çekmiş. İsteyen kendi haberini yerel veya ulusal anlamda girip haber haline getirip paylaşabiliyor. Kısaca artık haberci olmanız içten bile değil. İster şirketinizin, ister şahsınıza ait, ister mahalle veya semtiniz ya da ulusal bir haberi, fotoğrafları ile birlikte herkesten önce paylaşmak ve haberci olmak istiyorsanız, buyurun size sunulmuş bu fırsatı kaçırmayın. Sitenin sloganı şöyle; “haberin kısası Kısa haber”

Ya da özellikle sanatla ilgili haberlerin sergi, yarışma, konser gibi konuların ulusal gazetelerde zor yayınlandığını bilmekteyiz. Kim bilir, beklide bu siteler bir fırsattır. Kendi serginizin, konserinizin doğum gününüzün haberini yapın kitlelere ulaşın.

Kendi evlilik, nişan veya benzeri özel haberlerinizde dahil olmak üzere haberlerinizi paylaşabileceğiniz, kategoride sınır tanımayan siteyi incelemenizde fayda var.

diğer bir bahsetmek istediğimiz iste ise http://www.bizeyazin.com

bizeyazinlogoKisahaber.net Benzeri ama daha çok eğlenceye yönelik diğer bir site ise http://www.bizeyazin.com . Bu sitede de benzer özellikler var. Farkı ise soru sorup verilen cevapları da okuyabiliyor olmanız. Slogandan da anlaşılıyor; “Bize Yazın, cevap vermeyelim”. Mantık şu, soru sorabilir veya yazılan sorulara cevap verebilirsiniz. İster bir ansiklopedi olarak, ister gırgır şamata olarak kullanın. Çok işlevli bir site diyebiliriz.

Siteleri inceleyin ve ilk üyelerden olun. Hem sosyal çevreniz ve kültürünüze katkısı olsun, hem başkalarının bilgi dağarcığına katkıda bulunun.

 

Elbette söylemeye gerek yok ama bir kez daha belirtelim, Haber Metni haline getirilmiş sanat duyurularınızı [email protected] adresine görseler ile birlikte destekliyerek ve elbette adınızı da yazarak gönderdiğiniz taktirde sitemizde de de yayınlamaktayız. ( Lütfen yazı metnini word formatında ve enaz bir paragraf uzunluğunda yazınız.)

 

“Hurriyet.com.tr Hediye Kitap Günleri” devam ediyor. Bu yarışma ile 20 şanslı hurriyet.com.tr okuyucusu bizden Arnaldur Indridason’ın kaleme aldığı “Sular Çekildiğinde”yi kazanacak.

sular çekildiğinde

Türkiye’nin en önemli yayınevlerinden Doğan Kitap ile yaptığımız işbirliği sonucu hurriyet.com.tr okurları kitap kazanma şansı yakalıyor. Her hafta birbirinden değerli yazarların, satış rekoru kıran kitaplarından birini kazanmak için tek yapmanız gereken sizlere sorduğumuz soruya doğu yanıt vermek olacak.

“Sula Çekildiğinde”ı kazanmak için tek yapmanız gereken sorduğumuz soruya doğru yanıt vermeniz. Doğru cevaplayanlar arasında 1’inci, 10’uncu, 50’nci, 100’üncü, 200’üncü, 250’nci, 300’üncü, 400’üncü, 450’nci, 500’üncü, 600’üncü, 650’nci, 700’üncü, 800’üncü, 850’nci, 900’üncü, 950’nci, 1000’inci, 1500’üncü, 2000’inci, olan okuyucular bizden Reinhold Hartmann’ın kitabını kazanacak.

“Sular Çekildiğinde” için ödüllü soru:

Aşağıdakilerden hangisi, Avrupa’nın en iyi polisiye yazarlarından biri olarak kabul edilen İzlandalı Arnaldur Indridason’un Doğan Kitap tarafından yayınlanan bir kitabıdır?

a) Buz Prenses
b) Uyuyana Kadar
c) Nemesis
d) Sesler

CEVABI GÖNDER

Geçmişten nereye kadar kaçabilirsin?

Avrupa’nın en iyi polisiye yazarlarından biri olarak kabul edilen İzlandalı Arnaldur Indridason, dedektif Erlendur karakterinin serüvenleriyle bir kez daha dikkatleri üzerine topluyor.

Serinin ikinci kitabı Sular Çekildiğinde, İzlanda’daki Kleifarvatin gölünün suları çekildiğinde açığa çıkan bir cinayet öyküsünü anlatıyor.

İçkiyi fazla kaçırdığı bir gecenin ardından göl kıyısında dolaşmaya çıkan hidrolog Sunna’nın gözüne bir kemik parçası çarpar. Önce bunun bir hayvan iskeleti olduğunu düşünür. Bir deprem sonucu başlayan çekilme nedeniyle daha önce de gölde hayvan iskeletleri bulunmuştur. Dikkatle yaklaşıp incelediğinde, bunun bir insan iskeleti olduğunu anlar. İskeletin kafatasında bir de delik vardır. Sunna, durumu hemen polise bildirir.

bir reykjavik polisiyesiOlayı aydınlatma görevi, Reykjavík Cinayet Masası’ndan dedektif Erlendur’a verilir. Dedektif Erlendur ve yardımcıları Elínborg ile Sigurdur Óli, soruşturmayı derinleştirmeye başlarlar. İskeletin bir erkeğe ait olduğu ve uzun yıllar önce öldüğü ortaya çıkar. Bu arada, iskelete bağlı bir halatın, Rus yapımı bir dinleme cihazına bağlı olduğu tespit edilmiştir.
Dinleme cihazı, Soğuk Savaş yıllarına ait izlenimi vermektedir. Soruşturma ilerledikçe Erlendur ve ekibi olayı ilmek ilmek çözeceklerdir.

Daha önce Doğan Kitap’tan çıkan Sesler adlı romanında olduğu gibi, bu olayda da dedektif Erlendur daha çocukken bir kar fırtınasında kaybolarak ölen ama cesedine bir türlü ulaşılamayan kardeşinin hikâyesini hatırlar. Uyuşturucu bağımlısı olan kızı Eva Lind ve oğlu Sindri ile hiçbir zaman sahip olamadığı yakınlık üzerine düşünme fırsatı bulur.

Olayların Reykjavík’ten Leipzig’e uzandığı romanda Erlendur, bir kez daha kayıp öyküleriyle yüzleştikçe kendi kayıp öyküsüne geri dönecektir.

Kitaptan

Yazdığı sayfaları büyük bir zarfa koydu, üzerine adres yazdı ve masasına bıraktı. Eliyle zarfı okşayarak içinde yatan hikâyeyi düşündü. Olayları anlatıp anlatmayacağına dair kendisiyle mücadeleye girmiş, sonunda kaçışı olmadığına karar vermişti.

Ceset Kleifarvatn’da bulunmuştu. İz sürüp er ya da geç ona ulaşacaklardı. Göldeki cesetle arasında neredeyse hiç bağlantı olmadığını biliyor, polisin o itiraf etmezse hiçbir şey bulamayacağını düşünüyordu. Ama yalan söylemek istemiyordu. Geride bir tek gerçekleri bıraksa bu bile yeterdi.

Yazar hakkında

Arnaldur Indridason 1961’de Reykjavík’te doğdu. Üniversitede tarih okuyan Indridason gazetecilik ve film eleştirmenliği yaptı. Polisiye Yazarları Birliği “Altın Hançer” Ödülü’nün sahibi olan Indridason’un kitapları 21 dile çevrilerek 26 ülkede yayımlandı, 8 milyonun üzerinde sattı. The Guardian gazetesi tarafından 2011 yılında Avrupa’nın en iyi polisiye yazarları listesinde 1 numarada gösterildi. Yazarın Sesler isimli kitabı da Doğan Kitap tarafından yayımlanmıştı.

KATILIM ŞARTLARI

* Cevap gönderen yarışmacıların adını, soyadını, telefon numarasını, e-posta ve açık adreslerini EKSİKSİZ VE DOĞRU OLARAK CEVABI GÖNDER linkinde çıkan pencereye yazması zorunludur.

* Kazanan yarışmacı ödülünü bir başka kişiye devredemez.

* 18 yaşından küçükler yarışmaya katılamaz.

* Bir kereden fazla cevap yollayan okuyucular, kazanma şanslarını artırmaz. İlk gönderdikleri cevap dikkate alınır.

* Kazananlar 17 Aralık Salı günü http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/ sayfasından duyurulacak.

* Hediye kitaplar posta yoluyla adreslerine yollanacak.

* Soru ya da görüşlerinizi [email protected] e-posta adresine iletebilirsiniz.

 

Kaynak : Hürriyet.com.tr

Bu yıl 71′inci kez düzenlenecek olan Altın Küre Ödülleri’nin adayları açıklandı. Hollywood Yabancı Basın Birliği (HFPA) adı altında 90 kadar yabancı basın üyesinin adayları ve kazananları belirlediği ve Oscar Ödülleri’nden sonra en görkemli törene ev sahipliği yapan Altın Küre Ödülleri 2014 aday listesinde ilk yorumlara göre pek sürpriz yok….

Altın-kure’12 Years a Slave’ ve ‘American Hustle’ 7’şer dalda adaylık kazanarak favoriler arasında başı çekiyor. Televizyonda ise beklendiği gibi ‘Breaking Bad’ en fazla adaylığı kazanan yapım…

Aday filmlerin listesi şöyle:

En İyi Film – Drama

12 Years a Slave

Captain Phillips

Gravity

Philomena

Rush

En İyi Erkek Oyuncu – Drama

Chiwetel Ejiofor (12 Years a Slave)

Idris Elba (Mandela: Long Walk to Freedom)

Tom Hanks (Captain Phillips)

Matthew McConaghey (Dallas Buyers Club)

Robert Redford (All Is Lost)

En İyi Kadın Oyuncu – Drama

Sandra Bullock (Gravity)

Cate Blanchett (Blue Jasmine)

Emma Thompson (Saving Mr. Banks)

Judi Dench (Philomena)

Kate Winslet (Labor Day)

En İyi Film – Komedi/Müzikal

American Hustle

Her

Inside Llewyn Davis

Nebraska

Wolf of Wall Street

En İyi Erkek Oyuncu – Komedi/Müzikal

Leonardo DiCaprio (The Wolf of Wall Street)

Bruce Dern (Nebraska)

Christian Bale (American Hustle)

Oscar Isaac (Inside Llewyn Davis)

Joaquin Phoenix (Her)

En İyi Kadın Oyuncu – Komedi/Müzikal

Meryl Streep (August: Osage County)

Amy Adams (American Hustle)

Julia Louis-Dreyfus (Enough Said)

Julie Delpy (Before Midnight)

Greta Gerwig (Frances Ha)

En İyi Yönetmen

Alfonso Cuaron (Gravity)

Paul Greengrass (Captain Phillips)

Steve McQueen (12 Years a Slave)

Alexander Payne (Nebraska)

David O. Russell (American Hustle)

En İyi Senaryo

“12 Years a Slave”

“American Hustle”

“Her

“Nebraska”

“Philomena”

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Jared Leto (Dallas Buyers Club)

Michael Fassbender (12 Years a Slave)

Bradley Cooper (American Hustle)

Barkhad Abdi (Captain Phillips)

Daniel Brühl (Rush)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Sally Hawkins (Blue Jasmine)

Jennifer Lawrence (American Hustle)

Lupita Nyong’o (12 Years a Slave)

Julia Roberts (August: Osage County)

June Squibb (Nebraska)

En İyi Animasyon

“The Croods”

“Despicable Me 2″

“Frozen”

Yabancı Dilde En İyi Film

“Blue is the Warmest Color”

“The Great Beauty”

“The Hunt”

“The Past”

“The Wind Rises”

Bu sene 46’ncı kez gerçekleşecek SİYAD Ödül Töreni’nde Onur Ödülü sahipleri açıklandı. Sinema ve tiyatro oyuncusu-çevirmen Serra Yılmaz, yönetmen ve senarist Ali Özgentürk, senarist, sinema ve tiyatro oyuncusu Macit Koper, bu senenin onur ödülü sahipleri.

serra-yilmaz

Serra YILMAZ

aLİ-OZGENTURK

Ali ÖZGENTÜRK

SİYAD’ın Emek Ödülü ise yayıncı, tasarımcı, fotoğraf ve afiş sanatçısı Erol Ağakay’a verilecek. 20 Ocak’ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek törende, SİYAD’ın 93 üyesinin 2013 yılında sinema salonlarında en az yedi gün ticari gösterime girmiş yerli ve yabancı filmler arasında yapacağı iki turlu değerlendirme sonucunda belirlenen isimler ödüllerini alacak. Yerli yapımlar kategorisinde en iyi film, yönetim, senaryo, müzik, görüntü yönetimi, sanat yönetimi, kurgu dalları, kadın oyuncu performansı, yardımcı kadın oyuncu performansı, erkek oyuncu

Macit KOPER

Macit KOPER

performansı, yardımcı erkek oyuncu performansı ile toplam 11 ana dalda ödül verilecek.

Gecede 2013 yılının, sinema yazarları tarafından belirlenen en iyi yabancı filmi de açıklanacak. Belgesel film ve en iyi kısa film ödüllerinin de verileceği gecede genç müzisyen Karsu da sahne alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Şişli Belediyesi ve Garanti Bankası’nın ana destekçisi olduğu, Ceyda Düvenci’nin sunuculuğunu yapacağı SİYAD ödülleri, D-Smart’ın 20’nci kanalında canlı yayımlanacak.

Documentarist tarafından 5. düzenlenen “Hangi İnsan Hakları? Film Festivali” 14-18 Aralık tarihinde başlıyor.

5.insanhakları film festivali

Gezi Parkı direnişi ile ilgili filmlere geniş bir bölümün ayrılacağı festivalin programında bu sene ayrıca, “göçmenlik” ve “kadın hakları” temalı filmlere de yer verilecek.

documentarist giriş

Hafta boyunca bir çok yan etkinliğin gerçekleşeceği festivalde gösterimler SALT Beyoğlu, Aynalıgeçit Etkinlik Mekânı ve Dutch Chapel’de gerçekleşecek.

Festival kapsamında 14-15 Aralık tarihlerinde Gezi’nin esini ve deneyimiyle Dijital Aktivizm Atölyesi gerçekleştirilecek. Gezi süreci pek çok şeyi olduğu gibi “dijital aktivizm mi yoksa aktivizm mi” tartışmasını da eskitti. Anaakım medyanın sustuğu yerde her eylemci aynı zamanda bir haberciydi. Sokağın ve sanal âlemin mutlu ve tutkulu birlikteliği böylece yaratıldı.

Bu sene çini herkes #bencedireniş hashtag’ine uygun biçimde doldurabilir.

Dileyenler boş halini çıktı alabilir ve ‘kendi direniş’ini postere dönüştürebilir. Ortaya çıkan posterle birlikte fotoğraf çekip festival ekibine yollarsanız sosyal medya sayfalarında paylaşıyorlar.

Detaylı bilgi için festivalin sitesi ziyaret edilebilir: Hangi İnsan Hakları? Film Festivali detayı için lütfen TIKLAYINIZ.

Festival posterini birlikte yapıyoruz! 

Bu sene #direniş temasına yoğunlaşan 5. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali’nin posteri herkesin kişisel yaratıcılığına açık olarak tasarlandı. Çerçeve içinde beyaz bir zemin olarak basılan posterin içini herkes #bencedireniş hashtag’ine uygun biçimde doldurabilir.

 Dilerseniz boş halini indirip [PDF veya JPG] çıktı alabilir ve ‘kendi direniş’inizi postere dönüştürebilirsiniz. Ortaya çıkan posterle birlikte fotoğraf çekip bize yollarsanız sosyal medya sayfalarımızda paylaşıyoruz.

 Şu ana kadar bize ulaşan posterlerden bir seçkiyi buraya TIKLAYARAK  görebilirsiniz.

 

 

poster_duvarda.

Türkülerin paylaşılması gereken değerler olduğuna inanan ve bu inançla yola çıkan Nar Sanat, bünyesinde 2013-2014 dönemi Türk Halk Müziği Korosu çalışmalarına başlıyor.

THM-korosu

Sanatın değerini bilen ve doğru aktarılması için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan Nar Sanat, Türkülerimizi siz sevenleriyle buluşturmak için bir önemli adım daha atıyor ve bünyesinde Türk Halk Müziği Korosu kuruyor.

Nar Sanat Bağlama Eğitmeni Murat HASGÜN yönetiminde faaliyetlerini Nar Sanat Merkezi’nde sürdürecek olan koro, Türk Halk Müziği’ni sevenleriyle doğru bir şekilde buluşturmanın yanında, zaman zaman yapılacak sahne etkinlikleriyle de mensuplarına sahne tecrübesi edinme fırsatı sunacak.

Unutmayın, Güzel Sanatlar’ın en belirgin yönü olan Müzik, insanların sosyalleşmeleri için çok önemli bir araçtır.

O halde ‘Hep Sanat, Nar Sanat’ diyoruz ve siz Halk Müziği severleri Nar Sanat’a bekliyoruz.

İletişim bilgileri için TIKLAYIN…

Türkiye’nin en büyük opera salonlarından birinin de içinde bulunduğu Bakırköy Belediyesi Kültür Merkezi’nin İnşaatı 8.748 metrekare kapalı alanı olacak. İçinde opera, konser, tiyatro ve uluslar arası konferans verilebilecek ana salonu da bulunuyor. Bakırköy Belediyesi Kültür Merkezi’nde Ana Salon’da alt salonda ve üst salonda toplam 959 kişi opera ve konser izleyebilecek. Türkiye’deki en fazla izleyici kapasiteli salonlarından biri olacak.

bakırköy operabinası

Ayrıca sahnenin önündeki orkestra çukuru kapanabileceği için aynı salonda 1.026 kişi tiyatro,sinema ve konferansları takip edebilecek. Bu yolla opera ve konserlere nazaran 67 kişi kapasite artabilecek. 391 metrekare sahneye ve farklı aktiviteler için hareketli akustik sistemlerine sahip salonda ayrıca uluslar arası konferansların verilebilmesi için simultane tercüme odaları da bulunacak. 2013 Ekim ayında bitirilmesi planlanan Bakırköy Belediyesi Kültür Merkezi’nde ayrıca dışarıda kalan izleyicilerin aktiviteleri izleyebilmesi için projeksiyon duvarı da konulacak. Merkezimizin dış cephesi de Bakırköy’e adını veren “BAKIR”ı temsil eden metalle kaplanacak. Bakırköy Belediyesi Kültür Merkezi’nde opera binasının yanı sıra sergi salonu,yazlık sinema, su havuzları ve heykeller de bulunacak. Bakırköy Belediyesi Kültür Merkezi’nde 103 araçlık otopark’ta bulunacak.

BELEDİYEDEN YAPILAN AÇIKLAMA ŞU ŞEKİLDE

Tiyatroların kapatıldığı, Emek Sineması gibi simgeleşmiş sinema salonlarının yok edildiği, AKM’nin yıkılmaya terk edildiği, “bağzı” özel tiyatrolara yardımların kesildiği bugünlerde, tam da bu yapılanlara inat, İstanbul’da yeni bir sanat merkezi açılıyor: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi… Bakırköy Belediyesi’nin gerçekleştirdiği sanat merkezinin açılışını  Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yapacak.
Aynı zamanda yaşam merkezi olarak da kullanılacak olan kültür merkezinde sergi alanı ve bir müze de yer alacak. İKSV’nin bulunduğu Deniz Palas’ta yer alan Leyla Gencer Müzesi buraya aktırılacak. Opera danışmanlığını eski İstanbul Opera ve Balesi Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Yekta Kara’nın üstleneceği sanat merkezi 1054 kişilik…
Ön sırada engelliler için tekerlekli koltukların bulunduğu yapı, tüm engellilerin ulaşabilirliği düşünülerek inşa edilmiş. Engelliler için bina cephesine yapılan yürüme rampaları ile katlara bina dışından da ulaşım sağlanıyor. Ayrıca işitme engelliler için üst yazı ekranları da yer alıyor.
Bakırköy’ü sanatın merkezi haline getirmek istediğini söyleyen Bakırköy Belediye Başkanı  Erzen, “Bakırköy, operasıyla, tiyatrosuyla, konserleriyle hiçbir salonda olmayan imkânlarıyla sanatın merkezi olacak. sanat adına birçok şey yapıyoruz zaten. Açılacak opera sahnesinin akustiği muazzam. Isınması ve soğuması yerden yapıldı. Yurtdışındaki salonlar gibi. Devlet Opera ve Balesi’ni kapatmak isteyenlerin olduğu, sanata olan yardımların kesildiği böyle bir dönemde bir opera binası yapmak bizim için önemliydi” diyor.
Leyla Gencer’in konserlerinde çekilmiş fotoğraflarından bir sergi de açacaklarını söyleyen Erzen, Gencer’in bir belgeselini de hazırladıklarını belirtiyor, ama açılışta yer alacak etkinlikler için ipucu bile vermiyor, yalnızca herkesi büyük sürprizlerin beklediğini söylüyor.
Uluslararası Bale Yarışması ve Festivali’nin Leyla Gencer Opera Sanat Merkezi’nde yapılacağını belirten Erzen, “Bale için sahnenin üstünde başka bir malzeme olması gerekiyor. Biz de bakırköy opera binası 2bu malzemenin siparişini verdik Amerika’dan gelecek. Bakırköy’le ilgili hayallerim var; bazılarını gerçekleştirmeye başladım. Bakırköy Klasik Müzik Oda Orkestrası’nın şefi Elşad Bagirov’la bir filarmoni orkestrası oluşturuyoruz” diyor.
300 kişilik balkonuyla, mikrofonik ve canlı ses etkinliklerine yönelik her türlü akustik önlemin alındığı salonda opera, tiyatro, konser gibi etkinlikler gerçekleştirilebilecek. Sahnede, 24 metrelik sofit kulesi, dört farklı yükseklik istasyonuna sahip orkestra çukuru ve 400 metrekarelik döner sahne yer alıyor. Altı derslikli çocuk evi; iki amaca uygun olarak hizmet verecek. Hem çalışan anne babaların 3-6 yaş aralığındaki çocuklarına kreş hizmeti sunacak hem de gece Sanat Merkezi’nde yapılacak etkinliklere katılacak ailelerin, etkinlik boyunca çocuklarını bırakabilecekleri çocuk evi olarak hizmet verecek.
Salondaki etkinlikler binanın dış cephesine yerleştirilen dev ekranda izlenebilecek. Bağımsız açık hava etkinliklerinin de düzenleneceği Sanat Merkezi’nin mimarı Cemal Mutlu, dev ekran sayesinde sanatın kapalı kapılar ardında kalmayacağını söylüyor.
Binanın girişinde Bihrat Mavitan ve Doç. Dr. Ümit Öztürk’ün yaptığı Leyla Gencer heykeli yer alıyor.

Kaynak :[-] Öznur Oğraş Çolak/Cumhuriye [