Kırklarelili caz sanatçısı Can Tutuğ’un ev sahipliği yapacağı konsere Ozan Musluoğlu ve Ferit Odman eşlik edecek. Ünlü caz sanatçılarının sahne alacağı konser 17 Temmuz’da Sebahattin Ali Sokağı’nda saat 21.00’da başlayacak.

Kırklareli Belediye Başkanlığı kültür-sanat etkinlikleri kapsamında bir caz konseri düzenleyecek. Kırklarelili müzisyen Can Tutuğ ve arkadaşlarından oluşan ekip, 17 Temmuz’da bir caz konseri verecek.

Vibrafonda Can Tutuğ, kontrbasta Ozan Musluoğlu ve davulda Ferit Odman ‘ın yer alacağı “Jazz Konseri ”, 17 Temmuz 2018 Salı günü saat 21.00’da Sebahattin Ali Sokağı’nda Kırklarelili caz severlerle buluşacak.

Eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in ailesi ve Yunanistan’ın eski Başbakanı Yorgo Papandreu tarafından hayata geçirilen ‘Cem-Papandreu Uluslararası Barış Ödülü’, bu yıl Zülfü Livaneli’ye verildi.

İlki 2016 yılında Şarık Tara ve Theodore Papaleksopulos’a verilen ‘Cem-Papandreou Uluslararası Barış Ödülü’, bu yıl Zülfü Livaneli’nin oldu. Rodos Kalesi’nde düzenlenen ve ev sahipliğini Yunanistan eski başbakanı Yorgo Papandreu’nun üstlendiği törende, pek çok ülkeden siyasetçiler, bilim ve sanat insanları hazır bulundu.

ÇELİŞKİLERİN SANAT İLE ÇÖZÜMÜ

Rodos adasında düzenlenen törende Livaneli ödülünü Yunanistan eski başbakanı Yorgo Papandreu’nun elinden aldı. Livaneli yaptığı teşekkür konuşmasında ülkeler arasındaki çelişkilerin çözümünde kültür ve sanatın rolü üzerinde durdu.

Bodrum Müzik Festivali, 4-8 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen, Türkiye ve dünyadan ünlü sanatçıları ağırlayarak küresel bir festivale dönüşme yolunda emin adımlarla ilerleyen organizasyonda, müzikseverleri beş gün boyunca sürecek yoğun ve keyifli bir program bekliyor.

Bodrum Müzik Festivali, 2005 yılından bu yana Türkiye ve dünyanın seçkin orkestra, topluluk ve solistlerini Bodrum’da bir araya getiriyor.

Festival kapsamında, bu yıl 4-8 Ağustos tarihleri arasında, Bodrum’un simgeleşmiş mekânlarında, ülkemizin adını yurtdışında başarıyla duyurmuş yıldız sanatçı ve toplulukların vereceği konserlerle birlikte, sinema gösterimleri ve klasik müzikle iç içe geçen rehberli turlar da bulunacak.

Bodrum’un eşsiz doğasıyla bütünleşen ve klasik müzik etrafında şekillenen renkli programıyla şehrin kültürel yapısının gelişmesine katkı sunan festival, 14 yıldır farklı disiplinlerden pek çok deneyimi müzikseverlere sunarak büyük bir izleyici kitlesine de ulaştı; geçtiğimiz yıl ise tüm Bodrum yarımadasına yayılan bir destinasyon festivali haline dönüştü.

Festival programı; geçmiş yıllardan kazanılan bilgi birikiminin, her yıl daha güçlü bir biçimde müzikseverlere sunulması anlayışıyla şekillendirildi. Bu yıl festivalin ilkleri arasında, Fazıl Say’ın Güz Şarkıları albümünün seslendirileceği ve tamamıyla Philip Glass’a adanmış bir program ile yeni neslin yıldız piyanisti Víkingur Ólafsson’ın konuk edileceği Gece Konserleri dikkat çekiyor. Ayrıca yıldızı parlayan genç sanatçıların yer alacağı Gün Batımı Konserleri de yine ilkler arasında yer alıyor.

Bodrum Müzik Festivali bu yıl ayrıca, İstanbul Müzik Festivali ile iş birliğine giderek, piyanist Gülsin Onay ve film yönetmeni Murathan Özbek’in yer aldığı “Yolda” adlı çok disiplinli projeye de imza atıyor.

Bodrum Müzik Festivali beş gün boyunca, Fazıl Say, Gülsin Onay, Murat Karahan, Christina Pluhar, Lauren Fagan, Alina Pogostkina, Víkingur Ólafsson ve Avi Avital gibi yıldızların yanı sıra; Sevil Ulucan, Hillel Zori, İbrahim Yazıcı, Erman Türkili, Çağ Erçağ, Gülru Ensari, Dorukhan Doruk, Camille Thomas ve Veriko Çumburidze gibi virtüözleri de müzikseverlerle buluşturacak. Festival ayrıca Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, L’Arpeggiata, Olten Quartet ve LUDWIG Orkestrası gibi topluluklara da ev sahipliği yapacak.

Bodrum gibi kültürel açıdan büyük önem taşıyan bir yarımadayı, sanat rotasının önemli bir merkezi haline getirmeyi amaçlayan festival, bu yıl da kurucu marka olan Doğuş Grubu başta olmak üzere; fizy, DenizBank, Audi ve D-Marin’in desteği; TV+, The Marmara Bodrum, Zubizu, NTV ve Radyo Voyage’ın katkıları ile kapılarını müzik tutkunlarına açacak. Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan Bodrum Müzik Festivali’nin bilet gelirlerinin tamamı, kuruluşundan bu yana çeşitli vakıf ve derneklere bağış olarak aktarılıyor.

Bodrum’un her köşesinden müzik sesleri yükselecek
Festival, Şevket Sabancı Parkı’nda gerçekleşecek Sabah Konserleri, D-Marin Turgutreis Amfi Tiyatro’da Gün Batımı Konserleri, D-Marin Turgutreis’teki Akşam Konserleri, The Marmara Bodrum’daki Gece Konserleri, Bodrum Mozole Anıt Müzesi’nde rehberli turlar ve konserler ile birlikte Cinemarine Açıkhava Sineması’ndaki film gösterimleriyle Bodrum’a yayılmayı hedefliyor.

Gün doğumundan gece yarısına kadar sürecek festivalde, 5 gün boyunca klasik müzik konserleri, söyleşiler ve film gösterimleriyle birlikte Bodrum, sanatsal açıdan renkli bir hafta yaşayacak.

Festival kapsamında uluslararası müzik kariyeriyle tanınan, dünyanın en önemli orkestraları ve şefleriyle birbirinden başarılı konserlere imza atan, özellikle de Ahmed Adnan Saygun yapıtlarının dünyaya tanıtılmasında öncülük eden piyanist Gülsin Onay’a “Onur Ödülü” takdim edilecek.

Sanata Bi Yer Sergisi

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın 11 yıldır ana sponsorluğunu yürüten ve bu yıl Türkiye’de ilk kez Ara Güler Müzesi’ni sanatseverlerle buluşturacak olan Doğuş Grubu’nun; duvarlarda, mekanlarda ve boşluklarda 900’ü aşkın üniversite öğrencisinin çalışmalarına alan yaratan sosyal sorumluluk platformu Sanata Bi Yer, şimdi Bodrum Müzik Festivali kapsamında çeşitli noktalarda sanata alan açıyor. “Sanata Bi Yer” platformuna ait işlerden bir seçki 14. Bodrum Müzik Festivali kapsamında D-Marin Turgutreis Marina’da sergilenecek. Sergi, festival boyunca ilham almak ve gençleri desteklemek isteyen sanatseverleri bekliyor.

Ara Güler Sergisi

Türkiye’de kültür ve sanatın gelişiminin en önemli destekçilerinden biri olan Doğuş Grubu, fotoğraf dünyasının duayenlerinden Ara Güler’in sanatçı kimliğini ve eserlerini gelecek nesillere taşımak amacıyla arşivi ve müzesi için bir iş birliği yapıyor. Bu yılın ikinci yarısında Doğuş Grubu tarafından Bomontiada’da açılması planlanan Ara Güler Müzesi’nin bir yansıması olarak Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi koleksiyonundan farklı dönemlere ait Bodrum temalı bir fotoğraf seçkisi 14. Bodrum Müzik Festivali kapsamında The Marmara Bodrum’da sanatseverlerle buluşacak.

Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları’nın “Kadıköy Belediyesi Ulusal Tiyatro Sahne Eseri (Oyun) Yarışması – 2017” kitabı raflarda yerini aldı

Kadıköy Belediyesi’nin, sanatçı ve edebiyatçıları yeni eserler yaratmaya özendirmek amacıyla düzenlediği; seçici kurulunda tiyatromuzun önde gelen isimlerinden Orhan Alkaya, Cevat Çapan, Yücel Erten, Dikmen Gürün ve Nesrin Kazankaya’nın bulunduğu“Kadıköy Belediyesi Ulusal Tiyatro Sahne Eseri(Oyun) Yarışması 2017”de Yarışma Seçici Kurulu’nun seçtiği oyunlar kitap halinde yayımlandı.

Geçtiğimiz yıl ilki yapılan yarışmada, 1967 doğumlu Meltem Uzunkaya “Olağandışı Günler” adlı oyunuyla birincilik ödülüne layık görülürken, 1947 doğumlu Tekin Özertem “Gecenin Ötesinde” ve 1987 doğumlu Cihan Çakan “Arka Bahçe” adlı oyunlarıyla ikincilik ödüllerini kazanmıştı. Ayrıca 1993 doğumlu Gafur Rakıcı’nın “Penelope’nin Örgüsü ya da Arabesk Sisifos”, 1954 doğumlu Sedat Nuri Kayış‘ın “Sakin Ol Celladım” ve 1985 doğumlu Burak Çapan’ın “Pembe Oda” adlı oyunları mansiyon ödüllerine uygun görülmüştü.

Kitabın arka kapağında duayen tiyatro insanı Yücel Erten’in şu ifadeleri yer alıyor:

“Sanat üretmek, bir anlamda insanı, toplumu ve dünyayı yeniden yaratma, yeniden biçimleme çabası değilse nedir? Sanat üreterek insanların beyninde, zihninde, yüreğinde; bir iz, bir kıymık, bir damla, bir ışık ya da bir gölge bırakmayı amaçlamıyor muyuz? İnsanımızın kendisiyle, zaaflarıyla, erdemleriyle, geçmişiyle, günüyle, geleceğiyle, tarihiyle, toplumuyla, siyasetiyle, değerleriyle, beğenileriyle, saplantılarıyla, kültürüyle, inancıyla yüzleşmesini nişanlamıyor muyuz?”

“İşte bu çabanın iddialı olmayı, insanlara ulaşmayı ve yarışmaya açık olmayı da içerdiği düşünülürse yarışmaların ‘insana yatırım’ faslındaki önemini görmek zor olmasa gerek. Kadıköy Belediyesi’ni ‘Oyun Yazma Yarışması’ düzenleme, yarışmayı kurumlaştırıp sürekli kılma ve dereceye giren oyunları kitaplaştırma kararlılığını gösterdiği için, ‘insana yatırım’daki bu önemli payı için kutlamak gerekir.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenecek ‘’9. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’’ 21 Haziran – 07 Temmuz tarihleri arasında Türkiye’de ilk defa sahne alacak ünlü isimleri İstanbul’da ağırlıyor.

Tarihin izlerine Mozart’ın müzikleri eşlik edecek…

9. Uluslararası İstanbul Opera Festivali kapsamında seyircinin beğeniyle takip ettiği, gelenekselleşen Mozart’ın dünyaca ünlü başyapıtı ‘’Saraydan Kız Kaçırma’’ ile sürecek. Geçmişten günümüze klasikleşen ve görkemli prodüksiyonuyla büyük beğeni toplayan Saraydan Kız Kaçırma operası, Yekta Kara’nın rejisiyle, Şef Zdravko Lazarov yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından 28-29 Haziran’da üst üste iki gece İstanbul Arkeoloji Müzeleri bahçesinin büyülü atmosferinde sahnelenecek.

İlk kez 1782 yılında Viyana’da izleyici karşısına çıkan eserin librettosu, C. Friedrich Bretnzer’in aynı isimli çalışmasından esinlenen J. Gottlieb Stephani’ye ait. W.A. Mozart’ın insan sevgisine, en ağır suçun bile bağışlanması motifi ile yönelmesi ve insanseverlik ilkesine Türk bağışlayıcılığını ele alan ve bu konuya vurgu yapmasıyla bilinen eser, Türk kültürü ile ilgili eserlerin en değerlisi olarak tanınmış ve dünya repertuvarlarında yerini almıştır.

Eserin kostüm tasarımı Şanda ZIPÇI, koro şefi Paolo VILLA, ışık Tasarımı Metin KOÇTÜRK’e ait.

Başlıca roller, Belmonte Erdem ERDOĞAN, Osman Tuncay KURTOĞLU, Konstanze Ayşe Sinem EKŞİOĞLU, Blondchen Zerrin KARSLI, Pedrillo Emrah SÖZER, Selim Paşa Kamil KAPLAN

21 Haziran – 07 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek 9.Uluslararası İstanbul Opera Festivali‘nin biletleri Biletiva, Zorlu PSM ve Süreyya Operası gişelerinden satışa sunuldu.

Göbeklitepe’nin daimi listeye alınması 24 Haziran-4 Temmuz tarihleri arasında Bahreyn’in Manama kentinde düzenlenecek 42. Dünya Mirası Komite toplantılarının ardından kesinlik kazanacak.

BM Bilim Eğitim ve Kültür Teşkilatı’nın ( Unesco ), “Dünya Mirası Geçici Listesi”ndeki varlıkları arasında bulunan ve 12 bin yıl öncesine ait tarihi eserleri bünyesinde barındıran dünyanın bilinen en eski tapınak merkezi Göbeklitepe’yi “Dünya Mirası Listesi”ne almak için hazırlanıyor. Göbeklitepe’nin daimi listeye alınması 24 Haziran-4 Temmuz tarihleri arasında Bahreyn’in Manama kentinde düzenlenecek 42. Dünya Mirası Komite toplantılarının ardından kesinlik kazanacak. Unesco Kültür Mirası Komitesi toplantısında, listeye girmek için aday olan 30 tarihi ve kültürel anıtın başvurusu incelenecek.

Komitenin bir heyeti, geçen yıl ekim ayında adaylık başvurusuyla ilgili olarak Göbeklitepe’yi ziyaret etmişti. 20 Temmuz 2014’te yaşamını yitiren eski kazı başkanı Prof. Dr. Klaus Schmidt, 6 yıl önce geçici listeye alınan Göbeklitepe için, “Göbeklitepe’nin Unesco kriterlerini doldurduğuna dair herhangi bir şüphemiz yok. Koruma açısından bakarsak bütün tepe şu ana kadar yapılaşmadan korundu. Bu yönden çok iyi durumda ve emsalsizliği, yani başka bir örneği olmaması açısından da en önemli kriteri böylece dolduruyor. Göbeklitepe’nin asıl listeye girmesi de en kısa zamanda gerçekleşecektir, bu konuda hiç şüphemiz yok. Bu aday listesinden asıl listeye geçmek zor bir prosedür” açıklamasında bulunmuştu.

Opera ve bale izleyici sayısı 2016-2017 sezonunda, bir önceki döneme oranla yüzde 3,1 artarken, bu sayının 281 bin 69’a yükseldiği görüldü.

Medya takip firması Ajans Press, opera, bale, orkestra, koro ve toplulukların izlenme oranlarıyla ilgili yapılan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre opera ve bale izleyici sayısı 2016-2017 döneminde, bir önceki döneme oranla yüzde 3,1 artarken, bu sayının 281 bin 69’a yükseldiği görüldü. Buna karşın, 2013, 2014 ve 2015 yılları ile kıyasladığında sayının oldukça düştüğü belirlendi. 2017 yılında opera ve balelerde görev yapan sanatçı sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 2,2 artarken, misafir sanatçılar dâhil 2 bin 498 sanatçının görev aldığı saptandı. Bu sayının da yüzde 44,7’sinin kadınlardan oluştuğu kaydedildi.

EN ÇOK TOPLULUKLARIN YAPTIĞI GÖSTERİLER ARTTI
Ajans Press ve PRNet’in konuyla ilgili gerçekleştirdiği medya incelemesinde, opera ve bale gibi kültür sanat faaliyetleri hakkında çıkan haber adetleri belli oldu. Yapılan medya incelemesinde 73 bin 340 haber çıkışı tespit edildi. Öte yandan koroların yaptıkları gösteri sayısı yüzde 5,9 artarken, topluluklarının yaptıkları gösteri sayısının da yüzde 41,2 artışa geçtiği görüldü. Topluluk izleyici sayısı ise en çok İstanbul’da artış gösterirken, artış oranının ise yüzde 110,6 olduğu belirlendi. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı koro ve topluluklarda toplam bin 448 sanatçının görev aldığı saptanırken, bu sayının 375’i orkestralarda, 667’si korolarda ve 406’sı da topluluklarda görev yapan sanatçılardan oluştu.

İstanbul Modern, dünyaca ünlü heykel sanatçısı Anthony Cragg sergisi ve bugüne kadar sanatseverlerin karşılaşmadığı pek çok yapıtın yer aldığı Şimdinin Peşinde ve Bakış Açıları adlı koleksiyon sergileriyle izleyicisiyle buluşuyor.

Yaşayan en önemli heykel sanatçı Anthony Cragg ile “İnsan Doğası”

23 Mayıs – 11 Kasım 2018

Çağdaş heykel sanatının en özgün, en yenilikçi sanatçılarından Anthony Cragg’in kültür ve sanata verdiği destekle dikkat çeken Ferko’nun sponsorluğunda gerçekleşen “İnsan Doğası” başlıklı sergisinde sanatçının kariyerinin farklı dönemlerini yansıtan 50’nin üzerinde yapıtı sergileniyor. Heykelleri dünyanın en saygın müze ve kurumlarının koleksiyonlarında yer alan Cragg, biçim, renk ve malzemenin sınırlarını zorlayarak yeniden tanımladığı heykel sanatına getirdiği çeşitlilikle çok katmanlı bir zenginlik sunuyor.

Küratörlüğünü İstanbul Modern Genel Direktörü Levent Çalıkoğlu’nun üstlendiği sergide Anthony Cragg’in 1980’li yıllardan bu yana heykel sanatına dair sürdürdüğü denemeler, kapsamlı ve kronolojik bir bütünlükle bir araya getiriliyor. Sergide, sanatçının erken dönem yapıtlarından duvar rölyefleri ve Cragg’in yıllardır çeşitli malzeme ve tekniklerle deneyimlediği “Erken Biçimler” ve “Akılcı Varlıklar” serilerinden örnekler sunuluyor. Ayrıca, malzemeye farklı bağlamlar kazandırdığı, sanatçıyla özdeşleşmiş eğilimleri yansıtan yapıtların yanı sıra, Cragg’in üretim sürecinin bir parçası olarak tanımladığı desenleri de yer alıyor.

İstanbul Modern Koleksiyonu’nda “Şimdinin Peşinde”

İstanbul Modern, “Şimdinin Peşinde” adlı koleksiyon sergisiyle günümüz dünyasında insanlık hallerine odaklanıyor. İstanbul Modern’in geçici mekânının iki katına yayılan sergi, günümüz insanını serginin merkezine yerleştiriyor. İnsanın kentle, doğayla, kendi benliğiyle olan ilişkisini; tarihsel, toplumsal ve kişisel bağlamda irdeleyen yapıtları bir araya getiriyor. Sergide yer alan 37 sanatçının resim, heykel, yerleştirme, video ve desenlerden oluşan çalışmaları, insanın fiziki çevresiyle kurduğu ilişkinin dinamiklerini konu ediyor.

Birbiriyle kesişen ve ilişkiye geçen çeşitli tematik duraklarla örülen “Şimdinin Peşinde”, odak noktasına insanı yerleştiriyor ve sergideki yapıtlar aracılığıyla kimlik, beden, toplumsal cinsiyet politikaları, yapım ve yıkım süreçleri, doğa ve insan ilişkisi gibi tali yollara açılıyor.

Sanatçılar: Sabri Berkel, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Mehmet Güleryüz, Sarkis,Nil Yalter, Alaettin Aksoy, Hüsamettin Koçan, Balkan Naci İslimyeli, Azade Köker, Kemal Önsoy, Canan Tolon, İnci Eviner, Peter Anders, İrfan Önürmen, Zhan Wang, Tracey Emin,Ramazan Bayrakoğlu,Taner Ceylan, Olafur Eliasson, Maro Michalakakos, Sarah Morris, Hans op de Beeck, Murat Akagündüz, Erdoğan Zümrütoğlu, Mehtap Baydu, Necla Rüzgar, Bengü Karaduman, Ebru Uygun, Jerome Zonder, Angel Otero, Güneş Terkol, Burcu Yağcıoğlu,TUNCA, Ahmet Doğu İpek,Rasim Aksan, Deniz Aktaş

İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nde “Bakış Açıları”

23 Mayıs – 11 Kasım 2018

İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nin koleksiyon sergisi, 1960’lı yıllardan itibaren fotoğraf alanındaki deneysel üretimleri içeriyor. Sergi, müze koleksiyonunda yer alan farklı kuşaklardan altı sanatçıyı kompozisyon, malzeme ve ele aldıkları konuları yeniden düşündükleri çalışmalarıyla bir araya getiriyor.

25 çalışmanın yer aldığı seçki, İstanbul Modern Fotoğraf Koleksiyonu üzerinden günümüz fotoğrafına dünü ve bugünü içeren bir perspektiften bakmayı hedefliyor.

Sanatçılar: Ali Alışır, Ani Çelik Arevyan, Orhan Cem Çetin, Murat Germen, Şahin Kaygun, Boris Mikhailov

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘’9. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’’ 21 Haziran – 07 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşiyor.

Dünyaca ünlü primadonna ‘’Kristine Opolais’’ ‘ın Antoni Pirolli yönetiminde İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu ile sahnede olacağı Gala Konser, 21 Haziran’da Zorlu PSM’de! Metropolitan Opera New York, Wiener Staatsoper, Deutsche Staatsoper Berlin, Bayerische Staatsoper, Teatro alla Scala, Opernhaus Zürich ve Royal Opera House Covent Garden’da sergilenen birçok operada başrol söyleyen ve uluslararası sahnede en çok aranan sopranolardan biri olan Kristine Opolais, Türkiye’de ilk defa bu konserde sanatseverle bir araya geliyor.

LA TRAVIATA // 3-4 TEMMUZ // TURKCELL SAHNESİ // 20.00
Verdi’nin 165 yıllık ihtişamlı eseri La Traviata, dekor ve kostümleriyle son yılların en çok dikkat çeken prodüksiyonuyla İtalya’dan Türkiye’ye konuk oluyor. İtalyan şef Alessandro Cedrone yönetiminde sahnelenecek eser iki gece üst üste İstanbullu seyircilerle buluşuyor.

ZORBA // 7 TEMMUZ // TURKCELL SAHNESİ // 20.00
Nikos Kazancakis’in dünyaca ünlü başyapıtı Zorba, iki sezon kapalı gişe oynadığı Ankara’dan sonra İstanbul seyircisinin yoğun talebi üzerine 7 Temmuz’da Zorlu PSM’de! Mikis Theodorakis’in müziği, Lorca Massine’nin metni ve koreografisi ile hayat bulan eser, Şef Bujor Hoinic yönetiminde Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek.

Çocuklarının önüne çıkan her türlü zorluğu ortadan kaldıran ebeveynler, uzmanlar tarafından “kar küreyici” olarak adlandırılıyor. Bu ebeveynler çocuklarını el üstünde tutayım derken ergenler arasına hızla yayılan çeşitli hastalıklara neden oluyor.

Kar küreyici ebeveynlerin çocuklarının hayatını kolaylaştırmak isterken, engelleri aşamaz evlatlar yetiştirdiklerini vurgulayan uzmanlar, dirençsiz, savunmasız ve kolaycı bir kuşağın geldiğinin altını çiziyor.

Kar küreyici bir ebeveyni ayırt etmek için birkaç noktaya değinmek gerektiğinin kaydeden uzmanlar bu ebeveynlerin örneğin; çocuklarının okula otobüsle gitmesine bile izin vermediğini okul bahçesine bıraktıklarını belirtiyor.

Aynı zamanda bu ebeveynlerin çocuklarına son model teknolojik oyuncaklar aldığını , ev işlerini yaptığını ve hata ödevlerin de bile yardımcı olduğu vurgulayan uzmanlar, ne yazık ki bu ebeveyn türünün her geçen gün arttığının da işaret ediyor. Kar küreyici ebeveynlerin çocuklarında depresyon, kaygı , madde bağımlılığı ve intihar oranlarının oldukça yüksek olduğunu işaret eden uzmanlar çocuklarını düşünene ailelerin çocuklarının rutin hayat içinde yer almalarına izin vermeleri gerektiğini paylaşıyor.

Kadıköy 1. Sahaf Günleri 9 Haziran saat 14:00’de Kadıköy Ali Suavi Sokak’ta kapılarını açıyor.

Kadıköy Belediyesi ve Beyoğlu Sahaflar Derneği işbirliği ile gerçekleşen Kadıköy Sahaf Günleri 17 Haziran’a kadar Kadıköy Bahariye’de Sanatçılar Sokağı olarak da bilinen Ali Suavi Sokak’ta ziyaret edilebilecek.

İstanbul’un farklı semtlerinden 42 sahafın katılacağı Kadıköy Sahaf Günleri 9 gün boyunca 10:00 – 22:00 saatleri arasında açık olacak. Sahaf günlerinde nadir bulunan kitap, dergi ve plaklar; eski belge, evrak ve haritalar; Osmanlıca kitap ve mecmualar; imzalı, birinci baskı kitaplar ve her bütçeye uygun ikinci el kitaplar kitapseverlerle buluşacak.

KÜLTÜR ve SANATIN BAŞKENTİ KADIKÖY
Beyoğlu Sahaflar Derneği Başkanı ve kendisi de bir sahaf olan Ümit Nar kitapseverleri etkinliğe davet ederek “Kültür ve sanatın başkenti Kadıköy geçmişle günümüz arasındaköprü vazifesi gören biz sahafları misafir ediyor. Söyleşilere ve sergilere de yer verdiğimiz etkinliğimize tüm kitapseverleri bekliyoruz.” dedi.

SÖYLEŞİ ve SERGİLER
Etkinlik alanı aynı zamanda edebiyat, tarih, kültür söyleşilerine ve sergilere de ev sahipliği yapacak. ‘Osmanlı’dan Günümüze Kitapçı Etiketleri ve “Exlibris”ler’; ‘Nazım Hikmet 116 Yaşında: Kendi Eliyle İlk Baskı Kitapları’; ‘Ali Suavi ve Jön Türkler’ adlı 3 sergi etkinlik boyunca ziyaret edilebilecek.

Kadıköy Sahaf Günleri’nin söyleşi programı şöyle:
9 Haziran 2018 Cumartesi

12.00 Küçük Prens ile Felsefe ve Sanat Atölyesi Kaktüs Çocuk- Çağla Gülses

15.00 Küçük Prens’in Dil Serüveni – Küçük Prens Müze Girişimi

18.00 Gerisi Hikâye Korku Konuşmaları. Halk Anlatısından Edebiyata Korkunun Serüveni: Anonimlerden Poe, Shelley, King ve Lovecraft’a – Işın Beril Tetik, Demokan Atasoy,- Galip Dursun

10 Haziran 2018 Pazar

18.00 Cönkler, Yazmalar, Hikâyeler – E. Nedret İşli, Sabri Koz

11 Haziran 2018 Pazartesi

18.00 İnsanların ve Cinlerin Ustası Mehmed Siyah Kalem -Olgay Söyler

19.00 Muzip Masal Cini ile Masallara Yolculuk – Ersin Şen

12 Haziran 2018 Salı

18.00 Biriktirici mi Koleksiyoner mi? Kitabın farklı ellerdekimacerası -Talat Öncü,Osman Tan Erkır

13 Haziran 2018 Çarşamba

18.00 Nâzım’dan Eksik Kalanlar – Sinan Şanlıer

14 Haziran 2018 Perşembe

12.00 Küçük Prens ile Felsefe ve Sanat Atölyesi –Kaktüs Çocuk – Çağla Gülses

15 Haziran 2018 Cuma

18.00 Sahaflar ve Sahaflık Tarihi – Ömer Türkoğlu, Lütfü

16 Haziran 2018 Cumartesi

18.00 İki “Uzak” Yakın Yazar:James Joyce ve Oğuz Atay – Fuat Sevimay

17 Haziran 2018 Pazar

18.00 Şiir Hikâyeleri – Haluk Oral

Yaklaşık beş yıldır İngiltere’de yaşamını sürdüren oyuncu Memet Ali Alabora, yeni bir tiyatro oyunu sahneye koydu.

Tiyatro sahnesinde 4 kadın, çevrelerindeki kadınların maruz kaldığı taciz ve şiddeti müzikle haykırarak anlatıyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre, Enough is Enough (Yetti Artık!) bir süredir Galler’de yaşayan Meltem Arıkan tarafından yazıldı, Memet Ali Alabora tarafından yönetiliyor.

Geçen yıl Galler’de yaptıkları turne sonrası oyun Londra’da sergileniyor ve 3 Haziran’da Türkiye kökenliler için özel bir gösterim yapılacak.

Arıkan ve Alabora, Britanya’da yaşanmış gerçek olaylardan yola çıkan tiyatro oyununu anlatıyor.