Müzik ve sahne sanatları alanında yaratıcılığı teşvik etmeyi önemli bir sorumluluk kabul eden Kadıköy Belediyesi, bu anlayış çerçevesinde Türk Bestecileri yeni eserler yaratmaya özendirmek amacıyla; 2019 Şubat ayında sonuçlanması planlanan “Piyanolu Dörtlü” (keman, viyola, viyolonsel, piyano) için “Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Ulusal Beste Yarışması” düzenliyor.

50 yaş altı kompozitörlere açık olan bu yarışma ile çok sesli evrensel müzik dilinde yerli, özgün telif eserler yaratılmasına, böylelikle yerli müzik eserleri repertuvarının zenginleşmesine katkıda bulunabilmek hedefleniyor. Seçici kurulun eserlerde keman, viyola, viyolonsel ve piyano dörtlüsü için bestelenmesi şartını aradığı yarışmada ülkenin geleneksel ses duyarlılığından esinlenmeler, işlemeler veya yansımalarla oluşan özgün kompozisyonların olması beklenmekte.

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, yarışmaya ilişkin: “Türk bestecilerinin, geçen yarışmalarda olduğu gibi ülkemizin ses ve ezgi duyarlılığından da yararlanarak müzik sanatının evrensel ve teknik diliyle bu müzik türünde de özgün eserler meydana getireceklerine inanıyorum. Bu beklenti ve umutla Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Ulusal Beste Yarışması 2019’u sanatseverlerin ve müzisyenlerin ilgisine sunuyoruz.” dedi

Seçici Kurul’u değerli müzik insanları Cihat Aşkın, Turgay Erdener, Suna Kan, Özkan Manav, Gülsin Onay, Ayşegül Sarıca ve Yalçın Tura’dan oluşan beste yarışması; kazananlara para ödüllerinin yanı sıra CD kaydı imkanı da vadediyor.

Bestecilerin eserlerini 3 Aralık 2018 tarihine kadar gönderebilecekleri yarışmanın final konseri halka açık olarak 25 Şubat 2019 Pazartesi akşamı Süreyya Operası’nda yapılacak ve ödül töreni konserin ardından aynı gece gerçekleştirilecek.

Sanat ve bilim genellikle birbirinden ayrı tutulan iki alandır. Matematik ve müzik, bilimin ve sanatın iki elemanıdır. Matematik “doğru” olan, müzik ise “güzel” olandır. Matematikte teoriler değişik yaklaşımlarla ispatlanabilir.  Matematikçiler bu ispatlarda “güzel” i yakalamayı amaçlarlar. Öte yandan müzikte “doğru” yu bulmak daha zordur, “güzel” ise zaten müziğin doğasında vardır. Matematikte “doğru” dan sonra akla gelen “güzel”, müzikte bunun tam tersi olarak karşımıza çıkar.

Her iki disiplini de anlayabilmek için belirli bir bilgi birikimine ihtiyaç vardır. Ancak  müzik bir açıdan daha şanslıdır.  Hemen herkes az veya çok müzikten anlar ve zevk alır.  Ancak matematik böyle midir?

Bu  iki disiplin antik devirlerden itibaren karşılaştırılmış ve ilişkilendirilmiştir.  Her ikisinde de estetik vardır. Her ikisinde de evrensel bir dil vardır. Her ikisinde de bir stil vardır. Bir müzisyen Bach’ı nasıl ilk melodilerinden anlayabiliyorsa, bir matematikçi de Gauss’u  ilk satırlardan fark edebilir.

Tarih boyunca pek çok matematikçi müzikle ilgilenmiştir. Bazılarımızın aklına ‘Acaba pek çok müzisyen de matematikle ilgilenmiş midir?’ gibi bir soru takılabilir. Kuşkusuz ilgilenen müzisyenler vardır ancak bir karşılaştırma yapılırsa matematikçiler çok daha öndedirler.

Eski Yunan’ da müzik, matematiğin 4 ana dalından biri olarak kabul edilmiştir. Pythagoras (M.Ö. 586) okulunun (Quadrivium) programına göre Müzik; Aritmetik, Geometri ve Astronomi ile aynı düzeyde kabul görmüştür.

Bir telin değişik boyları ile değişik sesler elde edildiğini ortaya çıkartan Pyhagoras, M.Ö. 6. yüzyılda yaşamıştır ve bugün kullanılmakta olan müzikal dizinin temelini oluşturması açısından oldukça önemli bir iş yapmıştır.

Pythagoras, 12 birimlik bir teli ikiye bölmüş ve oktavı elde etmiştir.  Elde edilen 6 birimlik uzunluk ( telin ½ si), 12 birimlik uzunluğun bir oktav tizidir. Pythagoras 8 birimlik uzunluk ile (telin 2/3 ü) 5 li aralığı, 9 birimlik uzunluk ile (telin ¾ ü) 4 lü aralığı bulmuştur.

Pythagoras oranlarına göre, 5 li ile 4 lü arasındaki fark tam tonu vermektedir.

2/3:3/4=8/9  (5T-4T=2M ) Yani, tam sesin 8/9 ile çarpımı bize o sesin bir ton tizini vermektedir.

Devam edecek olursak;  8/9.8/9=64/81  (2M+2M=3M)

Esas sesimiz “do” olsun.  Do nun ½ si bize do nun bir oktav tizini, 2/3 ü “sol” sesini, ¾ ü “fa” sesini, 8/9 i ise “re” sesini, 64/81 i ise ” mi” sesini vermektedir.

Bu şekilde gidildiği zaman; Do, re, mi, fa, sol, la, si, do sesleri sırasıyla; 1, 8/9, 64/81, ¾, 2/3, 16/27, 128/243 ve 1/2  oranları ile ifade edilir.

Pythagoras, telin 8/9 u ile 1 tam tonu elde etmiştir, ancak bir notaya 6 kez tam ton ilave edildiğinde neredeyse o notanın oktavı elde edilmiştir ki bu da “Pythagoras koması” olarak adlandırılır. Bu durumda Pythagoras sisteminde bazı değişikliklere gerek duyulmuş ve böylece zaman içinde tampere edilmiş bir şekilde 12 eşit yarım tonluk bir sistem geliştirilmiştir.  1 tam ton 8/9 ile değil iki yarım ton ile gösterilmiştir.

Müzikte önemli olan bir başka isim matematikçi Fibonacci’dir. Onun meşhur tavşan çiftliği problemini hatırlayanlar 1,  1,  2,  3,  5,  8,  13,  21,  34,  55,  89,  144,  233,  377,  610,  987… sayı dizisini bilirler. Seriye bakacak olursak,  son iki sayının toplamı bize bir sonraki sayıyı vermektedir. Dikkat edilecek olursa iki ardışık sayının oranı (küçük sayının büyük sayıya oranı) aynı sayıya yakınsamaktadır. 0, 61803398…

Bu oran resimde, mimaride, ve müzikte çeşitli dönemlerde “altın oran”  veya “mükemmel oran” olarak kullanılmıştır.

Altın oranı geometrik olarak ifade edecek olursak, ikiye bölünmüş bir [AB] doğru parçası düşünelim.   Tüm doğru parçasının  büyük parçaya oranının, büyük parçanın küçük parçaya oranına eşitliği bize altın oranı vermektedir.

Pythagoras aralıklarından bahsederken tetrakordu oluşturan 6,  8,  9,  ve 12 birimlik tellerden bahsetmiştik. Şimdi bu aralıkları altın orana uygulayacak olursak,

(12-8) : (8-6) = 12: 6 oranının altın oran olduğunu görürüz. Bu,  oldukça ilginç bir örtüşmedir.

Müzikte yapılan çeşitli çalışmalarda altın oranın kompozisyonlarda melodik, ritmik veya dinamik olarak belirli bir orana göre oluşturulduğu görülmüştür.

Bella Bartok,  altın oranı kullanan bestecilerdendir. “Bartok, Fibonnacci sayıları ile bir dizi oluşturmuş ve bu dizinin elemanlarını bestelerinde kullanmıştır” (Aktarma Gönen, 1998: 13). “Music for strings,  percussion and celeste”  parçasının ilk bölümünde en önemli kısım, 89 ölçünün 55.  ölçüsünde kullanılmıştır (Rustin, 1998).

Mozart’ında altın oranı kullanıp kullanmadığına dair çeşitli görüşler vardır. John F.Putz’a göre  Mozart’ın eserleri bir dahi işidir ve sayılarla oynamayı seven birisinin işidir. O’na göre Mozart altın oranı biliyordu ve eserlerinde kullanmıştır (May, 1996)

19. yy.  da J. Fourier,  müzikal serinin niteliğini incelemiştir. “Fourier,  müzik aleti ve insandan çıkan bütün müzikal seslerin matematiksel ifadeler ile tanımlanabileceğini ve bununda periyodik sinüs fonksiyonları ile olabileceğini ispatlamıştır.”(Matematik Dünyası, 1995:7)

Ünlü matematikçi Leibniz,  “Müzik ruhun gizli bir matematiksel problemidir” demiştir.

Müzik pek çok insan için bir “eğlence kaynağı”, matematik ise pek çok insan için bir “baş belası” iken, müziğin matematik eğitimi üzerindeki olumlu etkilerini kullanmak oldukça akılcı bir davranış olacaktır. Bir diğer boyut ise nörolojik çalışmalar ile ilgilidir. Son yıllarda teknolojinin de hız kazanması ile birlikte insan beyni çeşitli tekniklerle incelenir duruma gelmiştir. Müziğin insan beyni üzerindeki etkisi bu teknikler sayesinde çok daha açık bir şekilde görülmektedir. Bir diğer  boyut ise yetenek ilişkisi ile ilgilidir. Matematik yeteneği ve müzik yeteneği arasında bulunacak bir ilişki eğitime büyük yenilikler getirebilir.

Prof. Dr. Ece Karşal 

Kaynaklar:

AMC (American Music Conference), Music and the Brain ,Exposure to Music is Instrumental to the Brain, University of Munstar .
http://www.amc-music.com/musicmaking/brain/munster.htm. (10.01.2003)
Archibald. R.C. 
Mathematicians and Music. American Mathematical Monthly. Brown University. September 6, 1923.
Beer.(2003) 
M. How do Mathematics and Music Relate to Each Other. 
http://perso.unifr.ch/michael.beer/mathandmusic.pdf (01.01.2003)
Bilhartz, Terry.D.& Bruhn, Rick A. & Olson, Judith. (2000) 
The Effect of Early Music Training on Child Cognitive Development. Journal of Applied Developmental Psychology 20 (4)
Boyle. J. D. & Radocy. R. E. (1987). 
Measuremet and Evaluation of Musican Experiences. New York: Schirmen Books.
Campbell. D. (2002). 
Mozart Etkisi. Çeviren: Feryal Çubukçu. İstanbul: Kuraldışı Yayınevi. 
Eco. U. (1998). 
Ortaçağ Estetiğinde Sanat ve Güzellik. İstanbul: Can Yayınları.
Goeghegan. N.&Mitchlmore. M. (1996). 
“Possible Effects of Early Childhood Music on Mathematical Achievment”. Australian Research in Early Childhood Education. Volume 1, p.9.
Gönen, A. (1998). 
Mathematical Aspects of Harmony in Music. Yayımlanmamış Doktora tezi. İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul. 
Karşal. E. (2004) . 
“lköğretim 1. Kademe 2. Sınıf 8 Yaş Grubu Çocukların Müzik Yetenekleri ile Matematik Yetenekleri ve Soyut Zekaları Arasındaki İlişki.” 1924-2003 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik Öğretmeni Yetiştirme Sempozyumu. Isparta. 
May. M. (1996). 
Did Mozart Use Golden Section?. Science Observer. March-April.
Orhan. C.
 ” Matematik ve Müzik”. Matematik Dünyası. (Şubat 1995) Cilt 5,Salı 1. s:6 Ankara:Türk Hava Kurumu Matbaası.
Reid, Harvey. (1995) 
On Mathematics and Music. http://harveyreid.com/writing/essays/math+music.html (10.10.2003)
Rothstein. E. (1996). 
Emblems of Mind- The Inner Life of Music and Mathematics. New York: Avon Books.
Sertöz. S. (1996). 
Matematiğin Aydınlık Dünyası. Ankara: Tübitak.
Shaw. G. (2000). 
Keeping Mozart in Mind. USA: Academic Press.
Winkel. R.(2000)  
Mathematics and Music. Institut fur Reine und Angewandte Mathematik . November 21th, 2000 http://www.iram.rwth-aachen.de/~winkel/papers/19.pdf (10.12.2002).

Matematiksel

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 46. İstanbul Müzik Festivali, dün akşam gerçekleştirilen açılış töreni ve konseriyle başladı.

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen 46. İstanbul Müzik Festivali açılış töreni, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın konuşmasıyla başladı. İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, İstanbul Müzik Festivali´nin bu yıl da yeni keşif pencereleri açacağına inandıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Sanatçıların özgün yaratıcı güçlerini ortaya koydukları önemli bir uluslararası platform olan festivalimizde yine önde gelen solist ve orkestralar, prömiyerler, disiplinlerarası konserler, söyleşiler, her yaştan müzikseverin katılımına açık ücretsiz etkinlikler yer alıyor. Eser siparişlerimizle kültür-sanat üretiminde etkin bir rol oynamaya da devam ediyoruz. Ayrıca gençlere yönelik çalışmalarımızla, klasik müziğin geleceğine katkıda bulunuyoruz. Festival bu yıl “Aile Bağları” teması çerçevesinde şekillenen bir program sunuyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı olarak, kültür ve sanatın gücüyle birbirine bağlanan geniş ailemizin tüm üyelerine, burada bir kez daha teşekkür ediyoruz. İstanbul Müzik Festivali´nin bu yıl da hayatımızda yeni keşif pencereleri açacağına inanıyor, herkese renkli ve keyifli bir festival dönemi diliyorum.”

Törende, İstanbul Müzik Festivali´ne desteklerinden dolayı TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ve festivale mekân desteği veren Kadıköy Belediyesi, Boğaziçi Üniversitesi ve İş Sanat temsilcilerinin yanı sıra sponsorlara teşekkür plaketleri verildi.

FESTİVALİN ONUR ÖDÜLÜ YEKTA KARA’YA
İstanbul Müzik Festivali’nin her yıl, Türkiye’de klasik müziğin gelişimine katkıda bulunmuş sanatçılara verdiği “Onur Ödülü”ne bu yıl 1980’den başlayarak 35 yıl süreyle İstanbul Devlet Opera ve Balesi´nde solist sanatçı, baş dramaturg ve başrejisör olarak kesintisiz çalışan Yekta Kara layık görüldü. Yekta Kara’ya ödülünü İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı verdi.

FESTİVAL AÇILIŞI YİNE GENÇ BİR SOLİSTLE YAPTILDI
Törenin ardından İstanbul Müzik Festivali, Festivalin Yerleşik Orkestrası, Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile 28 yaşındaki genç piyanist Yekwon Sunwoo´nun konseriyle başladı. Yekwon Sunwoo, 2017 XV. Uluslararası Van Cliburn Piyano Yarışması´nda ona altın madalya kazandıran, Rachmaninov’un 3. Piyano Konçertosu’nu yorumlarken Goetzel yönetimindeki BİFO, konserin ikinci yarısında Çaykovski´nin 49 Opus numaralı 1812 Üvertür´ünü seslendirdi.

BU YILIN TEMASI: AİLE BAĞLARI
46 yıldır farklı kuşakları müzikle buluşturan İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “aile bağları” teması etrafında oluşturulan programıyla gerçekleştirilecek. 12 Haziran tarihine kadar, 17 farklı mekânda düzenlenecek 46. İstanbul Müzik Festivali, 25 konserde 500´e yakın sanatçıyı ağırlayacak. Festival kapsamında ücretsiz hafta sonu konserlerinin yanı sıra çocuk atölyeleri de düzenlenecek.

Organ bağışı konusuna küresel ölçekte dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye Organ Nakli Vakfı (TONV) ve Karikatürcüler Derneği işbirliğiyle uluslararası platformda ilk kez düzenlenen Karikatür Yarışması’nın kazananları belirlendi.

Jüri Başkanı Mikhail Zlatkovsky’nin önderliğinde, jüri üyeleri Metin Peker, Alessandro Gatto, Angel Boligan Corbo, Eray Özbek, Gürbüz D. Ekşioğlu, Jitet Koestana, Metin Üstündağ, Deniz Zeyrek, Ba Bilig ve Valentin Druzhinin 40 ülkeden 950 karikatürü inceledi. 1.’lik ödülü Polonya’dan Grzegorz Szumowsky, 2.’lik ödülü Polonya’dan Zygmunt Zaradkiewicz, 3.’lük ödülü Rusya’dan Andrei Popov’a verildi. Teşvik ödüllerine ise Türkiye’den Kürşat Zaman, Türkiye’den Satılmış Akın, Hırvatistan’dan Mojmir Mihatov, Brezilya’dan Silvano Mello ve Türkiye’den Musa Gümüş uygun görüldü.

Yarışmada birinci olan karikatür 5.000 Dolar, ikinci olan karikatür 3.000 Dolar, üçüncü olan karikatür 2.000 Dolar ve teşvik ödülü kazanan 5 yarışmacı da 1.000 Dolar ile ödüllendirilecek. Ödüller, Türkiye Organ Nakli Vakfı’nın Uluslararası Organ Nakli Ağı Projesi (International Transplant Network – ITN) kapsamında 17 – 21 Ekim tarihleri arasında Antalya’da ilk kez düzenleyeceği 1. Uluslararası Organ Nakli Ağı Kongresi’nde sahiplerini bulacak. Seçilen eserler kongre süresince Sungate Rixos Hotel Antalya’da sergilenecek.

Dört yıl aradan sonra İstanbullulara Joan Miró’nun 300’ü aşkın orijinal eserini dünyada ilk kez bir arada görme şansı sunan UNIQ Expo’ya sanatseverler akın etti

Tarihin en önemli sürrealist ressamlarından Joan Miró’nun sulu boyalar, baskı resimler, çizimler, kolajlar, mektuplardan oluşan litografi ve gravür ağırlıklı en büyük grafik sanatı koleksiyonu olarak kabul edilen ve küratörlüğünü Jean Christophe Hubert’in üstlendiği sergi İstanbulluları mest etmeye devam ediyor.

Picasso’nun da 20 eserinin bulunduğu sergi; sürrealizm, çocukluğun rolü, özgürlük, renkler, sanatçının eli, sadelik ve İspanya temalarında kurgulanıyor. Miró’nun eserlerini ürettiği litografi makinesi ve Palma de Mallorca’daki atölyesini içinde barındıran ve ziyaretçilere inceleme şansı sunan sergi, çeşitli atölye çalışmalarına ev sahipliği yaparak Miró’nun dünyasına yolculuk yapılmasına olanak veriyor.

Çocukların sanatla olan bağlarının güçlendirilmesi ve çocukların yaratıcılıklarına katkı sağlanması için 40 eser çocukların göz hizasında sergileniyor. Çocuklara özel olarak organize edilen atölye çalışmalarıyla da çocukların Miró’nun sanatına dokunabilmesi hedefleniyor.

Maltepe Belediyesi’nin sokak hayvanlarına destek için ev sahipliği yaptığı, emekli kimya mühendisi Seba Erdemli’nin, “Beyaz, Zeytin, Toraman…Sevgimiz Kocaman” isimli resim sergisi, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde açıldı.

Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde yüksek lisans eğitimine devam eden Seba Erdemli, “Sergiye adını veren çocuklarımız; kedim Beyaz, KARDO Başkanı Tolga Akyıldız’ın köpeği Zeytin ve Narcity’den derneğimiz tarafından kurtarılan Toraman…Hepsinin ortak yönü, kısa süre önce gökkuşağı köprüsünün altından geçmiş olmaları. Hala hayatta olan dostları için düzenlediğimiz bu sergiyle onların da isimlerini yaşatmak istedik.Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’a, hem şahsım, hem derneğim adına bizlere verdiği destek ve duyarlılık için teşekkür ederim” dedi. Sergiden elde edilen gelir, Maltepe’de çalışmalarına devam eden Karabaş Doğal Yaşam Derneği (KARDO) ve Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) yararına kullanılacak. Sergi, 27 Mayıs’a kadar fuaye alanında sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

İstanbul Teknik Üniversitesi, sanatla bütünleşen teknik üniversite kimliğini güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Sanatkule etkinlikleri, dopdolu içeriğiyle sanatseverleri ağırlıyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi sanatseverler için bir yeniliğe daha imza attı. İTÜ Güzel Sanatlar Bölümü tarafından bu yıl ilk kez gerçekleştirilen “Sanatkule”etkinliği kapsamında akademisyenlerin ve öğrencilerin çalışmalarından oluşan sergi, gösterim ve performansları, 1 Haziran 2018 Cuma gününe kadar sanatseverlerle buluşacak. Taşkışla Yerleşkesinde yer alan Güzel Sanatlar Bölümü’nün yer aldığı kulede süren etkinlikler, ziyaretçileri kısa bir sanat yolculuğuna çıkaracak.

Sanatsız olmaz
İTÜ Güzel Sanatlar Bölüm Başkanı Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, Sanatkule etkinlikleri hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Haşlakoğlu, Sanatkule etkinliklerini gelenekselleştirmeyi istediklerini belirterek şunları söyledi:

“İTÜ Güzel Sanatlar Bölümü olarak, öğrencilerimizin ve hocalarımızın yıl içinde yaptıkları çalışmaları her sene gelenekselleştirecek şekilde sanatseverlerle buluşturma düşüncesiyle yola çıktık. Taşkışla binasındaki 4 kuleden birinde bulunan Güzel Sanatlar Bölümü koridorlarında etkinliklerimizi gerçekleştirmek istedik. Fikrimizi paylaştığımız herkes çok heyecanlandı ve etkinlik hazırlıkları kısa süre içinde tamamlandı.”

Sanatla köprüler kuruyoruz

Güzel Sanatlar Bölümü’nün bilim, sanat ve teknolojiyi birlikte düşünebilen ve çağın çok yönlü dinamiklerini kavrayan, yenilikçi, toplumsal hayata katkı sunan öğrenciler yetiştirmeyi hedeflediğini belirten Doç. Dr. Haşlakoğlu, “Sanat,tüm meslekler ve disiplinlerin tamamlayıcısıdır. Sanatsız hiçbir şey olmaz. Hayal gücü sadece sanata mahsus olarak anlaşılmamalı. Öğrencilerimize kendi alan çalışmalarıyla sanat arasında köprü kurmalarını sağlıyoruz. Sanatkule etkinliğimiz de bu çalışmaların somut bir örneğidir. Sanat alanında üreten hocalarla öğrencilerimiz aynı etkinlikte buluştu. Etkinlik kapsamında öğrencilerimizin ve öğretim görevlilerimizin eserlerini, sergi, sunum, gösterim ve performanslarını izleyebilirsiniz.” diye konuştu.

Öğrencilerin yıl içindeki çalışmaları da sergileniyor

İTÜ Güzel Sanatlar Bölüm Başkan Yardımcısı Öğretim Görevlisi Aynur Karakaş Karaağaç,öğrencilerin çalışmaları hakkında bilgi verdi:

“Sanatkule etkinliğinin ilkini gerçekleştirmenin heyecanını yaşıyoruz.Ona yakın derste öğrencilerimizin yıl içinde yaptıkları çalışmaları sanatseverlerin beğenisine sunmak istedik. 100 öğrencimizin çalışması bu sergimizde yer alıyor. Atölye çalışmalarından seçki yaptık. Önümüzdeki yıllarda seçkilerimizi daha da çeşitlendirmek istiyoruz. Etkinlik kapsamında serginin yanı sıra performans ve teorik sunumlar da olacak. Şu anda 12 akademisyen ve 100 öğrencimizin 10’a yakın derste yaptıkları çalışmalardan seçkiler yer alıyor.”

Bütün sanat dalları bir arada

Etkinlik kapsamında moda tasarımından resime, seramikten gravüre, fotoğraftan desene, konserlerden film gösterimine kadar pek çok etkinlik bulunuyor.

Sergide eserleri yer alan isimlerden bazıları şöyle:

Ahmet Keskin (Fotoğraf) / Aylin Akarvardar (Moda Tasarımı), Aynur Karakaş Karaağaç (Seramik) / Başak Avcı (Resim),Desen Halıçınarlı (Gravür) / Ferhan Gözgü Çelik (Resim) / Güngör Güner (Seramik) Hülya Küpçüoğlu (Resim) / Korkut İlhan (Fotoğraf) / Oğuz Haşlakoğlu (Resim), Selçuk Fergökçe (Resim) / Yener Pınarbaş (Resim)

Söyleyişiler

Yüksel Demir, Doç. Dr. “Bir Esin Kaynağı Olarak Antarktika”, Doç. Dr. Ebru Yetişkin“Blok Zinciri ve Günümüz Sanatı”,Öğr. Gör. Dr. Aslıhan Erkmen Birkandan, “Ortaçağ Anadolu Mimarisi’nde Geometrik Bezeme”, Başak Avcı, “Bir Araştırma Olarak Performatif Çizim Pratiği” başlıklı söyleyişi olacak.

Film Gösterimi ve Performanslar

Fatih Hacıosmanoğlu “On Adım” filmi ve“Beden Performansı’

Kadıköy Belediyesi’nin tiyatro dünyasına yeni çocuk oyunları kazandırmak amacıyla düzenlediği Çocuk Tiyatro Oyunu Yarışması’nın kazananları belli oldu. Yarışmanın ödülleri 16 Mayıs’da saat 19:00’da Halis Kurtça Çocuk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek bir törenle sahiplerini bulacak.

Kadıköy Belediyesi 7-12 yaş grubu çocuklara hitap edecek ödüllü bir Çocuk Tiyatro Yarışması düzenledi. Tiyatronun çocuk oyunları dağarcığını nitelikli oyunlarla zenginleştirmek; çocukların duygusal, düşünsel, sanatsal gereksinimleri doğrultusunda yaşamlarına ulusal ve evrensel anlamda katkıda bulunmak; yazarları bu alanda eserler vermeye özendirmek için başlatılan yarışmaya toplam 85 eserle katılım gerçekleşti.

Kabul edilen eserler alanında uzman akademisyen ve oyuncuların yer aldığı Kadıköy Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Seçici Kurul Üyeleri tarafından değerlendirildi. Seçici kurulda Süreyya Karacabey, Nihal Kuyumcu, Tekin Özertem, Tülin Sağlam ve Ahmet Somers yer aldı.

Birden çok ve ortaklaşa yapılan eserlerin de kabul edildiği yarışmada, 7-12 yaş grubu çocukların duygularını ve hayal dünyalarını zenginleştirmesi; doğa sevgilerini ve çevre duyarlılıklarını arttırması; bilgi, merak ve ilgi uyandırması ve özgün olması niteliği arandı.

16 Mayıs Çarşamba günü saat 19:00’da Halis Kurtça Çocuk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törende, seçici kurulun değerlendirmeler sonucu belirlediği 3 eser ödüllendirilecek.

“Tüm Renkleri Buluşturan Festival” sloganıyla ilki 2017’de gerçekleştirilen ve bu yıl 2. kez düzenlenecek Trakya Fest, 19-22 Temmuz 2018 tarihlerinde müzik dünyasının dev isimlerini ve gruplarını yeniden müzikseverlerle buluşturacak.

“Tüm Renkleri Buluşturan Festival” sloganıyla 19-22 Temmuz 2018 tarihleri arasında Erikli Sahili Keşan Belediye Plajı’nda bu yıl 2. kez düzenlenecek Trakya Fest, alanında önemli isimleri ve grupları ağırlayacak. Müzikseverlere ağaçların arasında kamp ve serin sular eşliğinde unutulmaz bir festival deneyimi yaşatmayı amaçlayan Trakya Fest kapsamında Mor ve Ötesi, Pentagram, Emre Aydın, Sena Şener, Can Bonomo, Suzan Kardeş, Seksendört, Gökhan Türkmen, Pera, Kalben, Selçuk Balcı, Niyazi Koyuncu, Bedük, Gazapizm, Sattas, Ozbi & Gülce Duru, Dolu Kadehi Ters Tut, Ahmet Aslan, Ezhel, Feridun Düzağaç, Yüksek Sadakat, Bulutsuzluk Özlemi, Aylin Aslım, Kolektif İstanbul, Can Gox, Yüzyüzeyken Konuşuruz, Kabus Kerim, Ogün Sanlısoy, Onur Özçelik, Tanju Topal & Yusuf Aydın, Oceans Of Noise, Mesut Çakır, Nafile ve Emre Sertkaya müzikseverlerle buluşacak.

Kitap okuma sevgisini çocuklara aşılamak amacıyla başarılı çalışmalara imza atan Kartal Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, 08-13 Mayıs 2018 tarihleri arasında minik kitap kurtlarını ‘Kartal Çocuk Kitapları Fuarı’nda bir araya getiriyor.

Kartal Belediyesi; ilçede etkin okuma kültürünün gelişmesine katkı sunmak ve çocukların nitelikli çocuk edebiyatı yayınlarıyla buluşmasını sağlamak amacıyla Eğitim Sen işbirliği ile ‘4. Kartal Çocuk Kitapları Fuarı’na ev sahipliği yapıyor.

08-13 Mayıs 2018 tarihleri arasında Kartal Meydanı’nda gerçekleştirilecek olan fuarda 50 yayıncı ve yazar yer alacak. Söyleşi, çocuk etkinlikleri, sergi, imza günleri ve dinletilerle çeşitli etkinliklerin yer alacağı fuarın açılışı saat 11.00’da gerçekleştirilecektir.

Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Grafik Tasarımı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Özlem Mutaf Büyükarman’ın, “Monologue” isimli sergisi, Maltepe Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde açıldı.

Maltepe Belediyesi’nin mayıs ayındaki sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen serginin açılışına, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlilerinin de aralarında bulunduğu davetliler katıldı.

Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülveli Kaya, Maltepe Belediyesi’nin yeni fikirler ürettikleri dış paydaşları olduğunu belirterek, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’a sanata verdiği destek için teşekkür etti.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü işbirliği ile bu yıl sekizincisini düzenlediği Eskişehir Opera ve Bale Günleri, Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası ile Ankara Devlet Opera ve Balesinin sahnelediği ‘Aşk İksiri’ operası ile başladı.

Eskişehir, Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (DOB) işbirliğiyle Türkiye’nin tek opera ve bale günlerinin sekizincisine ev sahipliği yapıyor. 4-14 Mayıs tarihleri boyunca sürecek olan Opera ve Bale Günleri, Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası ile Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin seslendirdiği opera ile başladı.

Yazıldığından bu yana sayısız yorumla sahnelenen ve komik opera türünün en iyi örneklerinden sayılan Gaetano Donizetti’ye ait olan “Aşk İksiri”, Eskişehirli sanatseverlerden tam not aldı.

Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen açılışta ‘Aşk İksiri’ adlı eseri Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanı İsmet Kaya Erdem, Ankara Devlet Opera Balesi Müdürü Çetin Kıranbay ve Eskişehirli sanatseverler izledi.

8. Eskişehir Opera ve Bale Günleri açılış programının ardından 7 Mayıs Pazartesi günü saat 20.00’da Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından “Zorba” balesiyle devam edecek. Opera ve Bale Günleri kapsamında 10 Mayıs Perşembe günü “Sevil Berberi” operası, 14 Mayıs Pazartesi ise “The Rake’s Progress” operası, Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde sanatseverler ile buluşacak.