Dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Nobel Edebiyat Ödüllerini veren İsveç Akademisi, yaşanan cinsel saldırı ve bilgi sızıntısı nedeniyle 2018 yılında Nobel Edebiyat Ödülü vermeme kararı aldı.

İsveç Akademisi’nden yapılan açıklamada bu yıl Nobel Edebiyat Ödülünün verilmesinin ertelendiğini duyuruldu.

Gerekçe olarak geçen ay basın organlarına yansıyan ve bazı akademi üyeleri ile ailelerinin adının karıştığı iddiaların ardından kamuoyunda kuruma karşı duyulan güvenin azalması olarak gösterildi.

Yapılan açıklamada bu yıl 2018 Nobel Edebiyat Ödülü verilmeyeceğini ancak 2019 Nobel Edebiyat Ödülü verilirken 2018 yılının kazananına da ödül verileceği belirtildi.

Anadolu Ajansından Atila Altuntaş ve Emre Aytekin’in haberine göre akademinin daha önce de 7 kez farklı gerekçelerle ödül sahibinin açıklanmasını ertelediği, bunlardan 5’inde ödülün ertesi yıl yeni ödülle verildiği anımsatıldı.

Ödül sahibini belirleme sürecinin halihazırda ileri aşamalarda olduğu ve olağan şekilde devam edeceğine dikkat çekilen açıklamada, kazananın duyurulmasının Akademiye güvenin yeniden tesis edilene kadar ertelenmesine ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.

İsveç Akademisi geçici Daimi Sekreteri Anders Olsson imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, “İsveç Akademisinin aktif üyeleri, mevcut güven krizinin değişim için uzun dönemli ve basiretli bir çabayı gerektirdiğinin farkındadır. 2018 Nobel Ödülü’nü kazananın açıklanmasından önce kamu güvenini yeniden tesis etmek için zamana ihtiyacımız var. Bu, geçmiş ve gelecek ödül sahiplerine, Nobel Vakfına ve genel kamuoyuna saygımızın gereğidir.” ifadelerine yer verildi.

Ödül kazanan 7 kişinin ismi önceden sızdırılmış

İsveç’te yayın yapan “Dagens Nyheter” gazetesinin geçen ay yayımladığı haberde, Akademi üyesi şair Katarina Frostenson’un eşi Jean-Claude Arnault’nun 7 kez, Nobel Ödülü’nü kazanan kişilerin ismini önceden kamuoyuna sızdırdığı iddia edilmişti. Arnault, İsveç Veliaht Prensesi Victoria’nın da aralarında bulunduğu 19 kadına cinsel tacizle suçlanıyor. Bu kişiler arasında Akademi üyelerinin eşleri ve kızlarının da yer aldığı öne sürülüyor.

Skandalın ortaya çıkmasından sonra Akademi üyesi Peter Englund, Klas Ostergren ve Kjell Espmark istifa etmişti. Daha sonra da Akademinin Daimi Sekreteri Sara Danius istifasını sunmuştu.

İsveç Akademisi tarafından 1901’den bu yana verilen Nobel Edebiyat Ödülü, dünyanın en prestijli ödüllerinden biri kabul ediliyor.

Sabahattin Ali, ölümünün 70. yıldönümünde Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenen özel gecede anıldı.

Şişli Belediyesi’nin önderliğinde gerçekleşen etkinlikte tiyatrocu Levent Üzümcü’nün anlatımıyla Sabahattin Ali’nin hayatı, şiirleri ve Türkiye’de aydın olmanın zorlukları ele alındı.

Sabahattin Ali’nin ölümünün 70. yıl dönümü için düzenlenen anma etkinliğinde ilk olarak Sabahattin Ali’nin yaşam öyküsü anlatıldı. Usta edebiyatçının şiirleri okundu ve unutulmaz eserleri konuşuldu ve sanatçının günümüze yansıyan bestelenmiş çok sayıda şiiri seslendirildi.

ŞİİRLERİ BESTELENDİ, MİLYONLARIN GÖNLÜNDE TAHT KURDU

Sabahattin Ali’nin Leylim Ley, Göklerde Kartal Gibiyim, Çocuklar Gibi, Aldırma Gönül, Ben Sana Vurgunum, Dağlar, Geçmiyor Günler, Bir Yürek Kaldı Avucumda, Kara Yazı, Benimsin Diyemediğim ve Melankoli gibi unutulmaz eserleri, müzisyen Coşkun Öz ve orkestrası tarafından seslendirildi. Türk toplumuna mal olan eserler izleyenlerden büyük alkış aldı.

İki saat süren etkinlik sanat severlerin hem kulağının pasını sildi hem de edebiyat tarihimizin önemli isimlerinden Sabahattin Ali’yi anma fırsatı verdi.

Almanya’nın başkenti olan Berlin’de Türk Tiyatro Festivali, Türkiye’nin Berlin Başkonsolosluğunda yapılan basın toplantısı ile duyuruldu.

Bu yıl 3.’sü düzenlenecek olan Türk Tiyatro Festivali, 8 Mayıs ile 13 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek.

Anadolu Ajansından Cüneyt Karadağ’ın haberine göre; Tiyatro28’in ev sahipliği ve Türkiye’nin Berlin Başkonsolosluğunun himayesinde düzenlenecek 3. Berlin Türk Tiyatro Festivali’nin programı başkonsoloslukta düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı.

Berlin’deki Alman tiyatroseverleri, Türk tiyatrosunun en iyi ve yeni örnekleriyle buluşturan festival, bu yıl 8-13 Mayıs tarihlerinde 6’sı Türkiye’den, biri Kıbrıs’tan olmak üzere tiyatro dünyasının değerli isimlerini ağırlayacak.

Festivalin ilk oyunu, Türkiye’de kapalı gişe oynayan “Kürk Mantolu Madonna” olacak.

Berlin Başkonsolosu Mustafa Çelik, yaptığı açıklamada, festivalin Türkçe olması nedeniyle büyük önem verdiklerini söyledi.

Festivale herkesi davet ettiklerini belirten Çelik, “Türkçe olması Türk toplumu için büyük unsur ve Berlin şehrinde ayrı bir zenginlik. Festival, Berlin’in kültürel zenginliğine katkı sunacak.” dedi.

Theater28 Genel Sanat Yönetmeni ve Festival Başkanı Ufuk Güldü ise Avrupa’nın kültür başkenti Berlin’in tiyatro haritasında önemli bir yer edinmesini sağlayan ve geride bıraktığı 3 yılda 30’dan fazla oyunda 200’e yakın sanatçı ve 15 binin üzerinde seyirciyi ağırlayan festivalin sadece Türklerle sınırlı kalmayan, Alman tiyatroseverleri de kucaklayan “marka festival” olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini kaydetti.

Festivalde başarılı bir seçki hazırladıklarını dile getiren Güldü, şu bilgileri verdi:

“Kemal Başar’ın kurduğu Tiyatro Keyfi, üstün bir sosyal sorumluluk projesi olarak sahnelenen ‘Gözlerin Ardında Müzikali’ ile konuğumuz olacak. Aynı sorumluluğu orada da bizimle paylaşacaklar. Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı ‘Mehmet Akif’, sabırsızlıkla beklediğimiz işlerden biri. Benzer şekilde ‘Ahmed Yesevi’ de Bursa Devlet Tiyatrosundan gelerek programa renk katacak. Tüm Türkiye’de romanıyla büyük sükse yapan Sabahattin Ali’nin eseri ‘Kürk Mantolu Madonna’, Engin Alkan tarafından yönetilmiş ve sezon boyunca büyük yankı uyandırmıştı. Tuba Ünsal ve tiyatrosu bu dev yapımla davetimize katılarak bizi onurlandıracaklar. Son büyük yapım olarak yine Bursa’dan bir misafirimiz olacak. Bursa Şehir Tiyatrosunun dillere destan komedisi ‘Gulyabani’, küresel bir mutsuzluk içindeki dünyamıza Avrupa’dan da huzur ve kahkaha dağıtacak. Geleneksel dilimizin güzel ve naif tadını hatırlatacak.”

Festivalde, Engin Alkan, Müfit Can Saçıntı, Murat Şeker ve Rasim Öztekin fuaye sohbetleriyle tiyatroseverlerle bir araya gelecek.

Dünyaca ünlü Türk soprano Leyla Gencer, ölümünün 10. yılında düzenlenen özel gecede anılacak. İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından düzenlenecek olan anma konseri, Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek. 11 Mayıs 2018 günü Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek olan anma etkinliği, saat 20:00’da başlayacak.

Bu özel konserde, Giuseppe Verdi’nin, İtalyan edebiyatçı Manzoni’nin ölümü üzerine bestelediği “Requiem” adlı eseri yorumlanacak.

Meksikalı tenor Fabian Lara’nın konuk sanatçı olarak yer alacağı konserde, İDOB’a İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşlik edecek.

Antonio Pirolli’nin yönetimindeki etkinlikte, İDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan ile soprano Perihan Artan ve mezzosoprano Nesrin Gönüldağ da sahne alacak.

Leyla Gencer Kimdir?

Leyla Gencer, 10 Ekim 1928’de Polonezköy’de dünyaya geldi. Solistlik kariyerine 1950’de Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, Cavalleria Rusticana eserindeki “Santuzza” rolüyle adım atan sanatçı, İtalya’da da ilk kez bu rolle seyirciyle buluştu. Gencer, zengin repertuvarı ve mükemmel tekniği sayesinde kısa zamanda dünya çapında tanınarak “La Diva Turca”, “La Gencer” ve “La Regina” olarak ün kazandı.

Milano, Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Londra, Rio de Janerio, Bilbao, Chicago’da sahne alan sanatçı, Lucia, Norma, Lady Macbeth, Queen Elizabeth, Filoria Tosca, Lucrezia, Madam Butterfly, Alceste, Aida, Violetta ve Leonora’nın sesi oldu.

Kariyeri boyunca, 23 bestecinin 72 eserini repertuvarına alan sanatçı, konserlerini 1992’ye kadar sürdürdü. Sonraki yıllarda eğitimcilik kariyerine ağırlık vererek, genç sanatçıları yetiştiren Gencer, 10 Mayıs 2008’de hayata veda etti.

Şanlıurfa Göbeklitepe’nin ortaya çıkarılması 32 yıl öncesine dayanabilirmiş. Ama bilinçsizlik nedeniyle üzerine düşülmemiş.

Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin ortaya çıkarılmasının hikayesini, tarlanın eski sahibi 66 yaşındaki Mahmut Yıldız, keşfin 32 yıl önceki öyküsünü anlattı…

Mısır’daki piramitlerden sonra uygarlık tarihi açısından en önemli arkeolojik bulgu kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin ortaya çıkarılmasının hikayesini, tarlanın eski sahibi 66 yaşındaki Mahmut Yıldız, keşfin 32 yıl önceki öyküsünü anlattı.

Tarihi, milattan önce 11500 yılına kadar uzanan ve İngiltere’de bulunan Stonehenge’den 7000, Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl daha eski olan insanlığın en büyük ibadet merkezi Göbeklitepe Tapınağı, çatı örtüsü ve canlandırma merkezi tamamlandı. 1983 yılında, Şanlıurfa kent merkezinin yaklaşık 22 km kuzeydoğusundaki Örencik Mahallesi’nde yaşayan İbrahim ve Şavak Yıldız’ın tarlalarını sürerken bulduğu oymalı taşı müzeye götürmesiyle ortaya çıkan ve ‘dünyanın en büyük arkeolojik keşfi’ olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’de yapılan restorasyon çalışmasının ardından hafta sonları yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor.

“BURADA TARIM YAPILIRKEN KUTSAL BİR YER OLDUĞU BİLİNİYORDU”

Sputnik’in haberine göre UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Göbeklitepe’nin bulunduğu arazinin eski sahibi Mahmut Yıldız, tarihi tapınağın keşfini anlattı. Tarlada çift sürdükleri buldukları eseri at arabasıyla götürdükleri Şanlıurfa Müzesi’nde ‘kireç taşı’ denilerek geri çevrildiklerini belirten Yıldız, “Biz burada daha tarım yapıyorduk. Burası tarlaydı. Burada tarım yapılırken, kutsal bir yer olduğu biliniyordu. Amcam burada çift sürürken, tarlada iki tane eser buldu. O eserleri müzeye verdi. 1986 yılında 4-5 yıl bu eserler müzede kaldı. Daha sonra Alman arkeologlar, amcamın müzeye vermiş olduğu taşları görüyor. Ondan sonra buraya gelip burayı keşif ettiler. 1992 yılında kazı başladı. Şimdiye kadar bu kazı devam ediyor. O zaman burada bulduğumuz taşı müzeye götürdüğümüzde müze müdürü, arkeolog olmadığı için tarihi eser taşa kireç taşı olduğunu söyledi. Bunu geri götürülmesini istedi. Amcam da ‘Bir defa bu taşı getirdim, bir daha tekrar köye götürmem, yolda çöpe atarım’ deyip o taşı zor durumda kaldığı için müze teslim almıştı. Şimdi o taşın değerinin bilinmesi üzerine bölgede çıkan kazı çalışmasıyla dünya tarihine ışık tutan bir yer olarak keşif edildi” dedi.

KAZI ÇALIŞMALARINDA 20 YIL ÇALIŞTI

Dönemin arkeolojik kazıları başkanı Alman asıllı arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt öncülüğünde yürütülen kazı çalışmalarında 20 yıl görev alan Yıldız, yaşının ilerlemesi dolayısıyla 2005 yılında bu görevini bıraktı. Buna rağmen tarihten kopamayan Yıldız, Göbeklitepe’ye güvenlik görevlisi olarak hizmet ediyor. Dünyanın dört bir yanından Göbeklitepe’ye gelen yerli ve yabancı turistlere de gönüllü rehberlik yapan Yıldız, giydiği yöresel kıyafetler dolayısıyla da ören yerinin en çok tanınan simalarının başında yer alıyor.

XVIII. Direklerarası Seyirci Ödülleri, Kadıköy Belediyesi’nin katkılarıyla Kozyatağı Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törenle sahiplerini buldu.

Vasıf Öngören 2018 ödülü, Oyuncu, Tiyatro Eğitmeni, Çevirmen, Editör Cüneyt Yalaz’a verildi. Ödülü Aslı Öngören tarafından takdim edildi.

Zeki Göker 2018 ödülü, Oyuncu Tilbe Saran’a verildi. Ödülü Gül Göker tarafından, Tilbe Saran’a verilmek üzere Tamer Levent’e taktim edildi.

Verilen ödül kategorileri ve ödül alanlar şu şekilde:

Prodüksiyon: Romeo ve Juliet, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Müzikal – Müzikli Oyun: Düşperest, Taşra Kabare

Tek Kişilik Prodüksiyon: Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit, Nezaket Erden, Seyyar Sahne

Yönetmen: Nurkan Erpulat, Terör, Bakırköy Belediye Tiyatroları

Oyun Yazarı: Halil Babür, He-Go, Altıdan Sonra Tiyatro

Yenilikçi Tiyatro: When In Rome, Galata Perform & Platform0090

Özgün Yeni Oyun: Bir Meşrutiyet Faciası yahut Gündüzlerimiz, Seyyar Sahne

Ensemble (Canlandırmada Bütünlük)

Ensemble: Mutluyduk Belki Bugüne Kadar, Two Two Production

Komedi Ensemble: Bir Baba Hamlet, Baba Sahne

Performans Ödülleri

Erkek Oyuncu: Ahmet Saraçoğlu, Kanlı Komedya ‘Caligula’, Baba Sahne

Kadın Oyuncu: Aysel Yıldırım, Zabel, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu

Yardımcı Erkek Oyuncu: Mustafa Kırantepe, Akşam Yemeği, Semaver Kumpanya

Yardımcı Kadın Oyuncu: Ayşegül Uraz, He-Go, Altıdan Sonra Tiyatro

Komedi Erkek Oyuncu: Erdem Akakçe, İntiharın Genel Provası, Tiyatro Adam

Komedi Kadın Oyuncu: Günay Karacaoğlu, Artiz Mektebi, Müjdat Gezen Tiyatrosu

Küçük Salon Erkek Oyuncu: Serkan Altunorak, Killology, Craft Tiyatro

Küçük Salon Kadın Oyuncu: Gülhan Kadim, Filifu’nun İntikamı, Altıdan Sonra Tiyatro

Umut Veren Yeni Tiyatro Grubu

Krops Tiyatro, Hiç Kimsenin Öyküsü

Umut Veren Genç Erkek Oyuncu (İstanbul)

Atakan Yılmaz, Angina Pektoris, Küçük Salon

Ozan Kaya, Esnaflar, Tiyatro Teras

Umut Veren Genç Kadın Oyuncu (İstanbul)

Deniz Danışoğlu, Mecburiyet, Tiyatro NOK

Ilgaz Kaya, Dara, V.O.L.Lnokta

Tasarım Ödülleri

Sahne Tasarımı: Cem Yılmazer, Kürk Mantolu Madonna, Tuba Ünsal Prodüksiyon

Kostüm Tasarımı: Candan Seda Balaban, Hayvan Çiftliği, Altıdan Sonra Tiyatro&D22

Işık Tasarımı: Arek Nişanyan, Boş Şehir, Entropi Sahne

Özgün Tiyatro Müziği: Vulkan Alp, Koray Tarhan, Arjen Brusk, Kargalar-Serencama Qijikan, Şermola Performans

Koreografi: Orçun Okurgan, Woyzeck, Oyun Atölyesi

Direklerarası Seyircileri Jüri Özel Ödülü

Cıngıllı, Bakırköy Belediye Tiyatroları

Çocuk Oyunları

Oyun Yazarı: Mehmet Erbil, Kartopu, Hayalbaz Tiyatro

Yapım: Ormandaki Kristal, Oyuncu Tayfası

Yapım: Güneş Kasabası, Maltepe Belediye Tiyatrosu

Yapım: Babaannemin Çantası , Tiyatral Sanatlar Akademisi Vakfı

Kurum Tiyatroları Ödülleri

Kurum Çalışanlarının arasında güven, dayanışma ve motivasyonu tiyatro çalışmaları ile sağlamak amacıyla sahnelenen yapımları, bu projeyi sağlayan kurumlarla oyunun yönetmenlerini birlikte değerlendiriyoruz.

Netaş Tiyatro Topluluğu, Ayışığında Şamata

Yönetmen: Engin Düzgün

Farkındalık Yaratan Projeler

Tiyatroda ortaya koyulan yapıtlarıyla FARK YARATANLARI, toplumda FARKINDALIK yaratmak üzere gözlemlediğimiz projeler.

Somut Olmayan Kültürel Mirası, Kültürel Hafızayı nesillere taşıma misyonunu sürdüren Karagöz Derneği’nin.

Yeni Mekanlar Ödülü

Sarıyer Belediyesi Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi

Yurtdışı Tiyatro Ödülleri

Almanya

Oyun Yazarı: Zeynep Yıldız, Üstü Kalsın, Tiyatro Frankfurt

Farkındalık Yaratan Proje ödülü: Almanya’da Genç kuşağa yönelik Tiyatro Çalışmaları ile 3. Kuşağa dil ve sosyo-kültürel hayatlarına katkı sağlayan programları ile Tiyatro Frankfurt’un…

İngiltere

Kadın Oyuncu: Barış Celiloğlu, Ölüm ve Kız, Londra Theatre East N Bull

Haber-Fotoğraf: Nasuh Bektaş 

Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği (UPSD)’nin, Dünya Sanat Günü Ödülleri, dün gece (16 Nisan) Pera Palas’ta yapılan ödül töreni ile sahiplerini buldu.

Sanat severlerin yoğun ilgi gösterdiği ödül töreninin sunuculuğunu Sibel Baykam üstlendi.

Yılın Sanatçısı

ŞÜKRAN MORAL

Ödülü takdim eden: Demet Sabancı Çetindoğan ve Levent Çalıkoğlu

 

Yılın Sanat Basını

İNCİ AKSOY / ART TV

Ödülü takdim eden: Ahmet Şahin

 

Yılın Sanat İnsanı

YAHŞİ BARAZ

Ödülü takdim eden: Can Elgiz

 

Yılın Genç Sanatçısı

REFİK ANADOL

Sanatçı adına ödülü kabul eden: Aslı Pamir

 

Yılın Sanat Kurumu

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ

Ödül, AKM’nin yıkılmaması için büyük çaba gösteren TMMO avukatı Can Atalay’a Tiyatrocular Orhan Aydın ve Orhan Kurtuldu tarafından verildi.

Ödülün üzerinde şu satırlar yer aldı:

Yarım asrı aşan bir süre boyunca ülkenin tüm sanatçılarının yükünü ve kahrını çeken, onca dev gösteri ve sergiye ev sahipliği yapan, İstanbul’un buluşma noktası olan, yaşadığı tüm zorluklara ve alınan yıkım kararına son noktaya dek direnen, yalnızca sanatsal sunum alanı değil, aynı zamanda cesaret ve dik duruşun sembolü olan AKM’ye…

Sevgi, saygı ve teşekkürlerimizle…

Zorlu PSM’de gerçekleşen özel gecede Lions Kısa Film Yarışması’nın kazananları belli oldu.

Bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası Lions Kısa Film Yarışması’nda yılın birincisi Ayce Kartal’ın Kötü Kız filmi oldu. Tüm kazananlara Zorlu PSM’de düzenlenen özel gecede ödülleri takdim edildi.

Bu yıl 16’sı yurt dışından 196 filmin katıldığı büyük yarışta, heyecan son anlara kadar sürdü. Zorlu PSM’deki geceye yaklaşık 700 davetli katıldı. Gecede İrem Arslan ve Emre Buga’nın sunduğu gecenin kazananları arasında iki de Amerikan filmi vardı. Kargalar Kafeste adlı müzik topluluğunun verdiği dev konserle renklenen gece 118 Y Lİons Federasyon Başkanı Mahmut Tanyol’un konuşmasıyla başladı.

Müjdat Gezen’in başkanlığını yaptığı büyük jürinin seçtiği 19 finalist film arasında dereceler şöyle paylaşıldı:

1- Kötü Kız/ Ayce Kartal
2- Sirayet/ Nuri Cihan Özdoğan
3- Hikayeci/ Anıl Güldoğan

Birinci olan Ayce Kartal ödül çekini Federasyon Başkanı Mahmut Tanyol’un elinden aldı

Birincinin 10 bin, ikincinin 7 bin, üçüncünün 5 bin lira kazandığı yarışmada diğer ödüller şöyle paylaşıldı;

Platin Sponsor Ödülü- Evden Uzak/ Burak Kum
En İyi Yönetmen- It’sJust a Gun /BrianRobau (USA)
En İyi Senaryo- Kötü Kız/ Ayce Kartal
En İyi Görüntü Yönetmeni- Komedya/ Emre Pekçakır
En İyi Sanat Yönetmeni- TheChocolateSoldier/ Jackson Smith (USA)AlbertoAchar
En İyi Kurgu- Bir İş Görüşmesi Hikayesi/ Buğra Dedeoğlu ve Natalin Solakoğlu
En İyi Oyuncu- İbrahim Selim/ Bir İş Görüşmesi Hikayesi’ndeki Erdem rolüyle
Fahrettin Kerim Gökay Ödülü- Sevmek Lazım/ Batuhan Fındıklıoğlu
Komite Ödülü- TheChocolateSoldier /Jackson Smith (USA)
Jüri Özel Ödülü- Toprak/ Oğuz Yağız

Yarışmada finale kalan 19 eser, 25 Nisan Çarşamba günü saat 18:00 dan itibaren Kozzy AVM Meclis Binası Konferans salonunda gösterilecek.

Topladığı metal parçalar ile sanat eserleri yaratan Elazığ Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğretim görevlisi Rüçhan Keçeçi’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal heykeli de dikkatleri üzerine çekiyor.

Hurdacı gibi metal parçalar topladığını dile getiren Rüçhan Keçeci, atık malzemeleri kullanarak, insan figürleri ve film karakterlerinden sıra dışı çalışmalar yapıyor.

Rüçhan Keçeçi, metal parçalardan yaptığı sanat eserlerini şehir şehir gezerek, alışveriş merkezlerinde ve sanat galerilerinde sergiliyor.

Yaklaşık 30 yıldan beri bu sanatla uğraştığını anlatan Keçeci, son 12 yıldır da atık metallerle ilgilendiğini belirterek, “Metallere şekil vererek, değişik tasarımlar yapıyorum. Yaptığım tasarımlarda atık endüstriyel metalleri kullanıyorum. Gündelik yaşamda yıpranmış ve çöpe gidecek metalleri kullanarak, heykeller yapıyorum. Yapmış olduğum heykellerin sayısı çok arttı. Önceden 20 ve 30 civarı heykel yapıyordum. Şimdilerde ise artık sayısını bile unuttum. Yapmış olduğum sergiler de çok fazla ilgi görüyor” dedi.

‘HURDACI GİBİ METAL TOPLUYORUM’

Yaptığı işin yorucu olduğunu ve hurdacı gibi metal topladığını anlatan Keçeci, “Şimdiye kadar çok farklı tasarımlar yaptım. Ambulansı, akvaryuma dönüştürdüm. Atıklardan kadın figürleri, yeniçeri, Nasreddin Hoca’nın eşeği gibi değişik tasarımlar yaptım. Yaklaşık 12 metre yüksekliğinde Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi içinde çınar ağacı yaptım. Üzerinde kitaplar ve insanlar olan ağaç oldu. Bunun amacı, insanların kitap okumaya teşvik etmekti. Farklı tasarım teklifleri geliyor. Bu tasarım teklifleriyle kendimi daha da geliştirmeye başladım” diye konuştu.

ÖZAL HEYKELİNE İNCE İŞÇİLİK

Son olarak 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın heykelini yaptığını anlatan Rüçhan Keçeci, “Malatyalı olmamdan dolayı rahmetli Turgut Özal’a ayrı sevgi ve saygım olması dolayısıyla metallerden heykelini yaptım. Bu heykeli tam 4 ayda bitirdim. Binlerce malzemeyi birleştirdim. Saçlarında çivi tellerinden oluşan 3 bin civarında tel kullandım. Tek tek, kuaför gibi bunları işledim. Ayakkabısını yaparken, kunduracı edasıyla çalıştım. Aslında tüm heykellerimde aynı yöntemle çalışıyorum. Mesela yeleği bile kaportacı gibi çekiç işçiliğiyle yaparak, şekillendiriyorum” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 36. Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri kapsamında gerçekleştirilen “Keyframes” gösterisi, İzmirlilere ışıkla dansın büyülü öyküsünü anlatıyor. Bu etkileyici çağdaş sanat gösterisini izlemek isteyenler akın etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 36. Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri kapsamında kente gelen Fransız sanat ve tasarımcı grubu Groupe-Laps’in “Keyframes” adlı gösterisi, Gündoğdu Meydanı’nda İzmirlilere görsel şov sundu. Etkinlik boyunca her gece Gündoğdu Meydanı, ışıkla sanatın büyüleyici buluşmasıyla aydınlandı.

Bir ışık tasarımcısı olan Thomas Veyssiere, sinemanın dünyasında, sokak performanslarında, etkinliklerde, videoda, çağdaş sanatta ve tiyatroda “ışığı keşfeden sanatçı” olarak tanınıyor. Veyssiere’in 2008 yılında video sanatçıları ve set-ışık tasarımcıları ile beraber kurduğu Groupe-Laps, dünyanın önemli merkezlerinde gerçekleştirdiği gösterilerle büyük ilgi uyandırıyor.

Afife Tiyatro Ödülleri’nin bu yıl 22’ncisi düzenleniyor. Ödüllerin adayları belli oldu.

Türkiye’nin en prestijli tiyatro ödüllerinden biri olarak kabul edilen Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin adayları belli oldu. 11 ana kategori, 4 özel kategoride ödüller dağıtılacak.

Sunuculuğunu Ece Dizdar ve Engin Hepileri’nin üstlendiği ödül töreni 14 Mayıs’ta Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.

22. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin adayları ise şöyle:

“Yılın En Başarılı Oyunu” kategorisinde, B Planı’nın sahnelediği “Yuva”, Baba Sahne’nin “Bir Baba Hamlet”, Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın “Terör”, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun “Zabel”, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun da “Romeo ve Juliet” oyunu aday olarak gösterildi.

“Yılın En Başarılı Yönetmeni” adayları arasında, “Mutluyduk Belki Bugüne Kadar” oyunu ile Ahmet Sami Özbudak, “Romeo ve Juliet” oyunu ile Dejan Projkovski, “Bir Baba Hamlet” oyunu ile Emrah Eren, “Terör” oyunu ile Nurkan Erpulat, “Yuva” oyunu ile Sami Berat Marçalı bulunuyor.

“Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” kategorisinin adayları ise “Zabel” oyunu ile Aysel Yıldırım, “Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit” oyunu ile Nezaket Erden, “Yuva” oyunu ile Özlem Zeynep Dinsel, “Martı” oyunu ile Tilbe Saran, “Arzu Tramwayı” ile Zerrin Tekindor olarak belirlendi.

“Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu” kategorisinin adayları ise “Mutluyduk Belki Bugüne Kadar” oyunu ile Deniz Karaoğlu, “He-Go” oyunu ile Halil Babür, “Bir Baba Hamlet” oyunu ile Murat Akkoyunlu, “Tac’ın Nöbetçileri” oyunu ile Murat Eken, “3. Richard” oyunu ile Yiğit Sertdemir oldu.

-Özel ödüller

Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri jürisi, Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’nün Yücel Erten’e, Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’nün “Yuva” isimli oyunuyla Sami Berat Marçalı’ya verilmesini kararlaştırdı.

Haldun Dormen Özel Ödülü’nü, “Bir Baba Hamlet” oyunu kazanırken, Yapı Kredi Özel Ödülü’nü, tiyatroya yaptığı katkılar nedeniyle Tijen Par aldı.

Toplam 11 ana, 4 özel kategoride verilecek ödüller, 14 Mayıs’ta Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek törenle sahiplerini bulacak.

Dünyaca ünlü ressam Leonarda da Vinci’nin en bilenen eserlerinden biri olan Mona Lisa tablasunu Fransa Kültür Bakanlığı ülke turuna çıkarmak istiyor.

Daha fazla kişiyi sanatla buluşturmayı hedefleyen Fransa Kültür Bakanlığı Mona Lisa tablosunu ülke turuna çıkarmak istiyor. Ancak tablonun taşınma maliyetinin çok fazla olması nedeniyle(yaklaşık 170 milyon TL) bu karardan vazgeçilmesi gündemde.

Paris’teki Louvre Müzesi’nden 204 kilometre uzakta bulunan Louvre-Lens Müzesi’ne Mona Lisa tablosunu taşımanın maliyeti bile yaklaşık 30 ile 35 milyon Euro (145-170 milyon TL) civarına mal oluyor. Çünkü tablonun zarar görmemesi için “sıfır titreşim” ile gönderilmesi gerekiyor. Bunun sağlanabilmesi için de özel taşıma ekipmanlarının kullanılması şart. Bu ekipmanların değeri yaklaşık 3 milyon Euro’yu (14.6 milyon TL) buluyor.

Taşımanın maliyeti de en az 2 milyon Euro (9.8 milyon TL) olarak hesaplanıyor. Çünkü onlarca güvenlik görevlisi istihdam edilmek zorunda kalınacak. Tablonun taşınacağı müzede Mona Lisa’yı nem ve ışıktan koruyacak sergileme ekipmanının kurulması da milyonlarca Euro tutuyor. Ayrıca, tablonun taşınmasının ardından Paris’teki Louvre Müzesi’nin ziyaretçi ve hediyelik eşya kayıplarının da en az 7-8 milyon Euro’yu bulacağının altı çiziliyor.

Her yıl yaklaşık 8 milyon turistin ziyaret ettiği Louvre Müzesi ise Mona Lisa tablosunun Fransa turuna çıkmasına sıcak bakmıyor. Dünya tarihinin en kıymetli resimlerinden biri olan Mona Lisa’nın cari sigorta bedeli 1 milyar doların üzerinde.