Şunun için etiket arşivi: sanatçılar

Çırağan Sarayı’nda düzenlenen festivalin tanıtım toplantısında konuşan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Rengim Gökmen ”Opera yalnız seçkinlere hitap eden bir sanat değildir.Opera, her olguda olduğu gibi anlaşılması için çaba gösterilmesi, düşünsel çaba gösterilmesi gereken bir sanat dalıdır”diye konuştu.

3-uluslararasi-istanbul-opera-festivali

FESTİVALDE 5 OPERA 4 FARKLI MEKANDA SAHNELENECEK

”7’den 70’e opera” sloganı ile bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek festivalin programı ve içeriği her yaştan ve her kesimden seyirciye ulaşmayı hedefliyor. Kentin sahip olduğu tarihsel mekanlarla bütünleşerek İstanbul’u dünya ölçeğinde benzersiz bir konuma yerleştirmeyi amaçlayan festival Topkapı Sarayı, Aya İrini, Haliç Kongre Merkezi, Kadıköy Süreyya Operası ve Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Festival, 7 Temmuz’da Haliç Kongre Merkezi’nde Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin 2 perde şeklinde sahneleyeceği Mozart’ın ünlü ”Don Giovanni” operası ile başlayacak.

3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali

9-10-11 Temmuz’da Samsun Devlet Opera ve Balesi’nin 3 perde şeklinde sahneleyeceği Mozart’a ait olan ”Saraydan Kız Kaçırma” operası, Topkapı Sarayı’nda sahnelenecek.

İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin 3 perde şeklinde sahneleyeceği Okan Demiriş imzalı ”IV. Murat” operası 14-15 Temmuz tarihlerinde Topkapı Sarayı’nda sahnelenecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin 2 perde halinde sunacağı ”Yıldırım Bayezid” operası, 16-18 Temmuz tarihlerinde Kadıköy Süreyya Operası’nda sanat sevenlerin karşısına çıkacak.

Antalya Devlet Operası ve Balesi’in 2 perde halinde sunacağı Besteci Selman Ada’nın Halit Ziya Uşaklığıl’in ünlü romanından bestelediği ”Aşk-ı Memnu” operası ise 19 Temmuz tarihinde Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde izleyicinin karşısına çıkacak.

ÜNLÜ TENOR JOSE CURA ‘DAN AYA İRİNİ’DE GALA KONSERİ

Festival kapsamında, dünyaca ünlü tenor Jose Cura, 12 Temmuz’da, Ankara Devlet Opera ve Balesi solist sanatçılarından Feryal Türkoğlu ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası eşliğinde Aya İrini’de gala konseri verecek. Konseri şef Mario De Rose yönetecek.

 

Çankaya Belediyesi ve Çankaya Sanat, Müzik ve Kültür Yaşamı Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği Başkent’in rock festivali AnkiRockFest, Çankaya Belediyesi Ek Hizmet Binası’nda düzenlenen buluşma ile tanıtıldı.

Rock Asla Yaşlanmaz

Rock müziğinin özgürlükçü soluğunu Başkent’e taşırken Türkiye’nin önemli festivalleri arasına girmeyi de başaran AnkiRockFest, bu yıl beşinci kez Ankaralılarla buluşacak. Tanıtım toplantısında AnkiRock’ta uygulanacak yenilikler de açıklandı. Bu yıl Çansera Kent Bahçesi’nde gerçekleştirilecek festivalde bir de alternatif sahne kurularak genç müzisyenlere ve gruplara sahne alma şansı verilirken, en güzel festival fotoğrafının ödüllendirileceği bir fotoğraf yarışması düzenlenecek.
Prensipte çok sayıda yerli ve yabancı sanatçı ile anlaşıldığını aktaran festival sözcüsü Hicri Bozdağ, başından itibaren uluslararası nitelikte düzenlenen AnkiRockFest’in bu yıl sürprizlerle dolu olacağını söyledi.
Belediye Meclisi fuayesinde yapılan tanıtımın Meclis’in gördüğü en renkli etkinlik olduğunu dile getiren Çankaya Belediyesi Başkanvekili Ertuğrul Şenoğlu, gecelerini gündüzlerine katarak Başkent’e önemli bir festival kazandıran AnkiRockFest ekibine teşekkür ederek, Çukurambar’da yapımı tamamlanmak üzere olan Çansera Kent Bahçesi’nin ilk uluslararası etkinliği olacak festivale evsahipliği yapmaktan onur duyacaklarını söyledi.

Bir toplantı için Ankara dışında olan Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık’ın selamlarını ileten Şenoğlu, Tanık’ın iyi bir rock festivali izleyicisi olarak AnkiRockFest’i bu yıl da yalnız bırakmayacağını aktardı.

Aralarında CHP Ankara Milletvekili Emrehan Halıcı, Asena Özçetin, Musa Göçmen, Tarkan Gürol gibi müzisyenlerin olduğu gece, festival tişörtlerinin dağıtılması ve alternatif sahnede yeralmak isteyen grupların katılım formlarını doldurması ile son buldu. FESTİVAL KENTE TAŞINIYOR Bugüne dek Çankaya Belediyesi’nin evsahipliğinde Ahlatlıbel Spor ve Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen AnkiRockFest, artık kent merkezine taşınıyor. Yapımı tamamlanmak üzere olan 70 dönümlük Çansera Kent Bahçesi, festivaller için tasarlanan konser alanında 21-22 Eylül tarihlerinde AnkiRockFest’e evsahipliği yaparak yurdun dört bir köşesinden gelecek rockçıları yerli ve yabancı önemli sanatçılarla buluşturacak.

Konser saatleri dışında lunapark gibi eğlence mekanlarının da kurulacağı festival alanında yaz tatili dönüşü genç yaşlı müziksever Ankaralılar, keyifli bir hafta sonu yaşayacaklar.

 

Kaynak :[-]  

Avrupa Birliği’nin Sivil Toplum Diyaloğu-II Kültür ve Sanat Hibe Programı (CSD-II/CA) kapsamında, İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneğinin hazırladığı ‘İzmir Sanat ve Kültür Projesi’ üç ülkeyi İzmir’de buluşturuyor.

İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği, “Women Lyceum of Drama” Yunanistan ve Pro Xpert Association Romanya’nın ortaklığıyla hazırlanan proje ‘İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali’ni kente kazandırıyor. 4-10 Haziran tarihleri arasında Konak Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali, projenin Yunan ve Rumen ortaklarının da katılımıyla kültür ve sanat ışığını İzmir’den dünyaya yayacak. Avrupa Birliği Bakanlığı Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan bu heyecanı paylaşmak için İzmir’de olacak.

Kültürler buluşmasının adresi Konak

İzmir Sanat ve Kültür Projesi çerçevesinde önce Yunanistan ve daha sonra Romanya’da gerçekleşen çalıştayların ardından üç ülkenin heyetleri ve sanatçıları İzmir’de buluşacak. Çalıştayların yanı sıra İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali etkinlikleri İzmir’de sanatı şaha kaldıracak. Dominik Caddesinde başlayacak etkinlikler bir hafta boyunca Alsancak Sevgi Yolu, Güzelyalı Fuat Göztepe Parkı, Alsancak Vapur İskelesi, Dominik Caddesi, Hatay Halikarnas Balıkçısı Sevgi Yolu, Basmane Semt Merkezi’nde gerçekleşecek. Müzik, resim, şiir, öykü, tiyatro ile sanat sokakta can bulacak. Tahta bacaklar, canlı heykeller ve pandomim gösterileri ise izleyenleri hayran bırakacak.

Onur Konukları Nursel Duruel ve Cevat Çapan

İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali’nde edebiyatın gücü bir kez daha kendisini gösterecek. Türk, Yunan ve Rumen şairler şiirlerini birlikte okuyacak, öykü günlerinde umuda sözler söylenecek. Projenin, Cumalı Seferis Gökyüzü Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikasının da desteğiyle düzenlenen edebiyat etkinliklerinin onur konukları ise Nursel Duruel ve Cevat Çapan olacak. . 6 Haziranda düzenlenen uluslararası forumda Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi kültürler buluşmasının adresi olacak. ‘Farklı Kültürleri Tanı, Kültüre Saygı, Toplumların Sanatsal ve Tarihsel Değerleri ve Barış Sanatı’ konulu forum Türk, Yunan ve Rumen yazın sanatçılarının katılımıyla gerçekleşecek.

4 Haziran 2012 Pazartesi 

18.30
Basın toplantısı ve Festival Açılış Töreni
Konak Belediyesi Kültürpark Nikah Salonu

05 Haziran 2012 Salı

18.00
Şiir Dinletisi

19.30
Müzik, Resim, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları…
Düzenleyen: İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği
Yer: Dominik Caddesi
(Ortaklarımız: Romanya – Pro Xpert Association, Yunanistan – Women Lyceum of Drama )
İştirakçilerimiz: Konak Belediyesi, Cumalı Seferis Gökyüzü Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası

06 Haziran 2012 Çarşamba

16.00
Farklı Kültürleri Tanı, Kültüre Saygı, Toplumların Sanatsal Ve Tarihsel Değerleri Ve Barış Sanatı

Forum 1.Bölüm

17.30

Forum 2.Bölüm

Katılımcılar:
Onur Konukları: Nursel Duruel – Cevat Çapan
Yabancı Katılımcılar: Olga Vlachopoulou ,Alkis Papademetriou,Kyriakos Sifiltzoglou, Dimitrios Athinakis, Dalina Costin, Mihai Iordache, Augustina Sanda Constantinescu, Silvia Ana Nadolu

Türk Katılımcılar: Sina Akyol, Mahmut Temizyürek, Asuman Susam, Namık Kuyumcu, Deniz Durukan, Nurduran Duman, Özlem Sezer, Mustafa Köz, Birsen Ferahlı, Hasan Özkılıç, Özcan Karabulut, Aslı Tohumcu, Seray Şahiner, Mine Söğüt, Nilüfer Açıkalın, Sibel K. Türker, Serdar Bulgu
Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi Benal Nevzat Toplantı Salonu

18.30
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları…
Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi Önü

20.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları
Dominik Caddesi Alsancak

07 HAZİRAN 2012 Perşembe

18.00
Türk-Rumen ve Yunanlı yazarlardan Öykü Dinletileri

19.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları

20.00
Şiir, Tiyatro
Oyun Adı: Ben Ruhi Bey Nasılım
Şiir: Edip Cansever
Oyunlaştıran: B.Burak Özhan
Yönetmen: E.Necmettin Amaç
Dekor Ve Kostüm Tasarımı: Hakan İ. Şiriner- Emrah Kürekçi
Oyun Müzikleri: Bilge Kuzu (Klarinet, Saksafon), Azad Karaer (Çello)
Oynayan: B.Burak Özhan
Fuat Göztepe Parkı Güzelyalı

08 Haziran 2012 Cuma

17.30
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları

18.30
Öykü Okuma (Canlı Heykeller)
Yer: Konak Belediyesi Basmane Semt Merkezi

19.30
Müzik, Resim, Pandomim, Tahta Bacaklar, Sokak Sanatları
Halikarnas Balıkçısı Sevgi Yolu Hatay

09 Haziran 2012 Cumartesi

19.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları

20.00
Şiir, Tiyatro
Oyun Adı: Ben Ruhi Bey Nasılım
Şiir: Edip Cansever
Oyunlaştıran: B.Burak Özhan
Yönetmen: E.Necmettin Amaç
Dekor Ve Kostüm Tasarımı: Hakan İ. Şiriner- Emrah Kürekçi
Oyun Müzikleri: Bilge Kuzu (Klarnet, Saksafon), Azad Karaer (Çello)
Oynayan: B.Burak Özhan
Dominik Caddesi

10 Haziran 2012 Pazar

18.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları
Alsancak Vapur İskelesi

19.30
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları
Sevgi Yolu Alsancak

 

Kaynak :[-]

İSTANBUL’da 2 ayda bir düzenlenen Tophane Art Walk(TAW) “Açık Pazar” etkinliğinin 15. edisyonu yarın gerçekleşecek. Karaköy’den başlayan ve Boğazkesen Caddesi’nden, İstiklal’deki Mısır Apartmanı’na doğru uzanan bir rota üzerinde ilerleyen TAW, yoğun ilgi görüyor. “Peki bu Açık Pazar’da nasıl bir güzergâhta ilerlemeli?” İşte size kısa kısa notlarla keyifli bir TAW günü önerisi.

KARAKÖY’DEN İSTİKLAL’E

Saat 12.00’de başlayacak sanat yürüyüşünüzün ilk noktası olarak, geçtiğimiz ay kapılarını Karaköy’de açan Egeran Galeri‘yi seçebilirsiniz. Mel Bochner’in solo sergisinde yer alan serisinde, metin ile imge arasındaki etkileşim araştırılıyor. İkinci durağınız, ArtSümer‘de kişinin nerede olduğunu sorgulayan işleriyle Gökçe Er’in sergisi olsun. Civardaki üçüncü galeri ise Taryn Simon’ın fotoğraflarına, etkileyici mekânında ev sahipliği yapan Galeri Mana. Buradan, Kumbaracı Yokuşu’na yönelirseniz DEPO‘nun katlarına yayılan “Gerçeklik Terörü”nü son gününde yakalayabilirsiniz. Tophane-i Amire’den İstiklal yönüne uzanan Boğazkesen Caddesi’nin hemen başında karşılaşacağınız muhteşem binadaki galeri ise yine geçtiğimiz ay açılan Riff Art Projects. Karma bir sergiyle İstanbul sanat ortamına dahil olan bu galeriyi gezdikten sonra biraz yukarı çıktığınızda karşı kaldırımda Elipsis Galeri‘nin afişine rastlayacaksınız. Binanın üçüncü katında bulunan Elipsis’i ziyaret etmeyi ihmal etmeyin; zira Fransız fotoğraf sanatçısı Gilbert Garcin’in “Bay G”si eski dönem film sahneleri gibi kurgulanan mizah yüklü sürreel fotoğraflarıyla oldukça dikkat çekici. Sırada Pi Artworks var. Burada, Juan Botella Lucas’ın farklı disiplinlerdeki çalışmalarının yer aldığı “Yedi Uyurlar” adlı sergisini izleyebilirsiniz. Hemen bitişikteki Pg Art Gallery‘deki Devran Mursaloğlu’nun “Düğüm”ünde ise günümüz sosyal, ekonomik ve sanatsal sistemlerinin, düşünce yapılarının üç boyutlu görselleştirmesi olarak karşımıza çıkan kâğıt çalışmaları göreceksiniz. Bu arada Pg’nin tam yanındaki sevimli dekorasyon mağazası “Hane 78” de bu pazar kapılarını kapatmayacak. Sokağın karşısında ise Daire‘nin vitrininde Funda Alkan’ın işi sizi karşılıyor olacak. İçeride Esra Carus, Gül Ilgaz ve Ceylan Öztürk’ün kadın olma durumu ile sosyal ve politik konular etrafında şekillenen işleri yer alıyor. Yürüyüş rotasının ortasında yorgun düşüp, küçük bir yeme-içme molası vermek isterseniz Daire’nin yanı başında, gizli bahçesiyle ziyaretçilerini şaşırtan Peymane-La Cucina‘ya uğramanızı tavsiye ederim. Galerilerden edinebileceğiniz TAW haritasıyla bu mekânda, bu pazar gününe özel yüzde 15’lik indirim yapıldığını da hatırlatayım. Bu molanın ardından Çukurcuma Caddesi’ndekiHayaka Artı‘da, semtin çocuklarıyla sanatçıların bir araya gelerek gerçekleştirdikleri atölye çalışmalarında ortaya çıkan işleri görmek ilginç olabilir. Buraya kadar gelmişken Hayaka Artı’nın tam karşısında açılanOrhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi‘ni de görmek isteyeceğinizi düşünüyorum. 15 TL’lik giriş ücretini ödemek istemiyorsanız kitabınızı yanınıza almayı unutmayın. Çukurcuma Caddesi’nin paralelindeki Bostanbaşı Caddesi’nde ise sırasıyla Mars‘ta, DEPO’daki “Gerçeklik Terörü”nün bir ayağını, Edisyon‘da “Yenigelenler VI Bahar Nezlesi”ni, Apel‘de ise Yücel Kale’nin hayali şehri “Düşlüceli”yi ziyaret edebilirsiniz. Pakt’ın girişimlerinden biri olan Per-so-na kapsamındaki Bora Başkan’ın sergisi ise Apel’in üst katında yer alıyor.

TURUMUZ SONLANIYOR

İstiklal Caddesi’ne çıktığınızda hızlıca galerileriyle ünlü Mısır Apartmanı’na yönelmenin tam vakti, zira galeriler 18.00’de kapanacak. CDA Projects‘te “Havada Aşk Kokusu Var (Remiks)”la Carlos Aires’in, Galeri Zilberman‘da “Hiç Kimsenin Ölümü”yle Eşref Yıldırım’ın, NON‘da “NON Uplogged”la Sislej Xhafa’nın, Pi Artwoks‘te “Gölgeler’le Neslihan Karaağaç’ın ve Galeri Nev‘de Jean-François Rauzier’nin çalışmaları sizleri bekliyor olacak.

Kaynak :  [-]    Pırıl GÜLEŞÇİ ARIKONMAZ 

 

Türkiye’nin ilk Uluslararası Sokak Sanatçıları Festivali 2-3 Haziran’da Marmara Forum ve Forum İstanbul’da başlıyor. Dünyanın dört bir tarafından,  12 farklı ülkeden gelecek olan uluslararası sokak sanatçıları bu festivalde buluşuyor. 

1.sokak festivali

Marmara Forum ve Forum İstanbul, sanatseverleri sokak festivalinde bir araya getiriyor. Londra Covent Garden’da, Paris’te Opera Meydanı’nda rastladığınız ve hayranlıkla izlediğiniz

sokak sanatçıları  2-3 Haziran’da İstanbul’da bir araya gelecek.

Marmara Forum ve Forum İstanbul renklenecek

Marmara Forum ve Forum İstanbul, farklı ülkelerden alanında profesyonel ve dünyaca ünlü sanatçılara ev sahipliği yapıyor. Gerçekleşecek 17 performanstan; 7 kez Guiness rekorlar kitabına giren, sokak performansları dünya şampiyonu Avustralyalı Space Cowboy; göz kapakları ile ağırlık kaldırıp, en fazla sayıda kılıcı yutacak. İspanya’dan gelecek olan Fabian Gaete Maurire ise 3 dakikada parmaklarıyla portre çizecek; cam bardakla müzik yapan dünyaca ünlü çek asıllı Petr Spatina muhteşem gösterisiyle misafirleri büyüleyecek. 1968’den beri kukla gösterileri gerçekleştiren İspanyol Daniel Loeza kurbağa piyanist ile farklı bir gösteriye imza atacak. İnternette milyonlarca kez tıklanma rekoru kıran aynı anda birçok müzik aleti çalan tek kişilik orkestra Cigo ise neşeli bir show gerçekleştirecek.

Meksika’dan Avustralya’ya, İsveç’ten İspanya’ya kadar dünyanın dört bir tarafından gelen sanatçıların 2 gün boyunca sergileyeceği performansların yanısıra, kabare gösterileri, karikatür çizimi ve pandomim gibi daha bir çok gösteri de bu festivalde olacak.

2-3 Haziran’da Forum İstanbul ve Marmara Forum’un açık otoparkında gerçekleşecek daha önce hiç görmediğiniz bu muhteşem performansları kaçırmayın!

 

“Yeni yasada bize sanatçı değil oyuncu densin’”

 Özerklikle ilgili yasa çalışmaları nedeniyle Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ı ziyaret eden tiyatrocular, oyunculuğun artık meslek olarak yasalaşması gerektiğini söylediler

TOBAV (Devlet Tiyatrosu Opera ve Bale Çalışanları Vakfı), TOMEB (Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği), Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS) ve Kültür-Sanat-Sen temsilcileri Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ı ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen ziyarette dernek ve vakıf temsilcileri

Bakan Günay’dantiyatroların özelleştirilmesi sürecinde kendi taleplerinin göz ardı edilmemesini istedi. Görüşmenin detaylarını Habertürk’e anlatan heyet, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Bakan Günay’ın “kapatılma” sözcüğünü kullanmadığını, bazı kişilerin spekülasyon yaratmak için “kapatılma” kelimesini kullandığını söyledi. 
MESLEĞİN ADI OYUNCULUK 
“Alınacak sözleşmeli personel hangi meslek erbabı olarak çalışacak, o mesleğin tanımının yapılması gerekir” diyen dernek üyeleri, “O mesleğin adı da oyunculuktur” vurgusunu yaptı. Oyuncu tanımının yönetmeliğe daha sonra konulmasını istemediklerini ve kavramın yeni yasayla birlikte aynı anda yürürlüğe girmesini istediklerini söyleyen heyet üyeleri Bakan Günay’a şunları iletti: “Oyunculuk meslek tanımı yapılmadığı sürece sözleşmeli personel vasıfsız işçi gibi görünecektir. Türkiye’de yasalar oyunculuk mesleğini kabul etmek zorunda. Türkiye’de oyunculuk hobi olarak yapılıyor gibi anlaşılıyor. Biz profesyoneliz. Profesyonel de meslek erbabı demek. Eğer biz meslek erbabı isek bizim mesleğimizin adı ne? Bunun adı ‘sanatçı’ değil oyuncudur. Bu karmaşa düzelmezse maaş ve vasıf konusu belirsiz, her şey prosedürsüz kalır.”

SİSTEM AB GİBİ OLSUN
Devlet Tiyatroları’nda yapılacak yasal düzenlemenin dünyanın gelişmiş ülkelerindeki örnekleri gibi olmasını isteyen temsilciler, Bakan Günay’a yeni yasal sistemin Avrupa Birliği’ndeki gibi oluşmasını talep ettiklerini belirtti. “Devlet Tiyatrosu’nu özelleştirmek, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı ya da askeri özelleştirmek gibi bir şey” diyen tiyatrocular, ‘Ulusal tiyatronun kapatılması’ gibi sözcüklerin kullanılmasının oyuncuyu ve seyirciyi tedirgin ettiğini ifade etti.

Kaynak : [-]

Aykan ÇUFAOĞLU / ANKARA

‘Yarım porsiyon’ kültür

İKSV’nin düzenlediği “Sanata Destek Mekanizmaları, Örnek Sunumlar ve Model Arayışı” başlıklı panelde uzmanlar kültür politikalarının başka ülkelerdeki durumuna ışık tuttu.

tiyatro

Devlet ve şehir tiyatrolarının özelleştirilmesi, kapatılması Türkiye gündemini meşgul etmeye devam ederken önceki gün İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), dünyanın dört bir yanından konuk ettiği uzmanlarla kültür politikalarının başka ülkelerdeki durumuna ışık tutan bir panel düzenledi. “Sanata Destek Mekanizmaları, Örnek Sunumlar ve Model Arayışı” başlıklı panel Bilgi Üniversitesi’nden Yrd. Dç. Dr. Gökçe Dervişoğlu’nun yönetiminde ABD Başkonsolosluğu Kültür İşleri Sorumlusu Sevil Sezen, İsveç Ulusal Turne Tiyatrosu’ndan yapımcı Figen Solmaz, İstanbul Goethe Enstitüsü Müdürü Claudia Hahn Raabe ve Fransız Kültür Merkezi Müdürü Berenice Gulmann’ın katılımıyla düzenlendi.

Katılımcılar, iktidardaki hükümetlerin kültür politikalarına müdahale etmediğini vurgular ve kültür yönetimi hakkında bilgiler verirken, panelin “Model Arayışı” bölümünde ise verim alınamadı. Panelin en dikkat çeken bölümü ülkelerin kültürel faaliyetlerine ayırdığı bütçeleriydi. Fransa’da devlet bütçesinin yüzde 1.5’ine denk gelen 4 milyar Avro’ya (9 milyar 320 milyon TL) karşılık, bu rakam Almanya’da ise 9.6 milyar Avro (20 milyar TL). Türkiye’de ise devlet bütçesinin yüzde 0.5’ine denk gelen 1 milyar 705 milyon TL’lik bir bütçe söz konusu.

FRANSA

– Kültürel faaliyetlere ayrılan bütçe 4 milyar Avro devlet bütçesinin yüzde 1.5’ine tekabül ediyor. Yerel yönetimlerde ciddi miktarda para aktarıyor, özel sektörden de katkı oluyor.

– Kültür politikalarının en önemli iki unsuru sanatçılar için sosyal koruma ve herkesin kültüre erişimi.

– Tek başına Paris Tiyatrosu yılda yaklaşık 430 temsil veriyor. Bütçesi ise 14 milyon Avro.

– Sanat seyircisi futbol maçına giden seyirci sayısıyla neredeyse eşit.

İSVEÇ

– 9.5 milyonluk ülkede 1.5 milyon göçmene kendi dillerinde ve kültüründe sanat hizmeti veriliyor.

– Sanat kurumlarının gelirlerinin yüzde 80’i devlet tarafından karşılanıyor.

– İsveç’in 1000’li yıllardan bu yana kültür politikası var. 7 maddeden oluşan bugünkü İsveç kültür politikasında; ifade özgürlüğünü yaymak, katılımcı, çok yönlü, dinamik ve kışkırtıcı bir güç olarak kültürün toplumda yer almasını sağlamak da bulunuyor.

– Devlet, profesyonel sanata altyapı oluşturmak için amatör sanata da destek veriyor.

ALMANYA

– Özgür sanatın garantisi Alman anayasının 5. maddesi. Anayasadaki maddeler devlete sanatın ve kültürün ne olduğu konusunda bir yargıda bulunma hakkı vermiyor.

– 2010’da sanata ayrılan bütçe 9.6 milyar Avro.

– Bağımsız tiyatro toplulukları da proje sözleşmeleri yaparak çalıştırılıyor.

– Her tiyatro bileti, devlet tarafından 95 Avro’yla destekleniyor.

– Kamu tiyatroları şehir meclislerinin seçtiği sanat yönetmeni tarafından yönetiliyor.

ABD

– Kültür Bakanlığı olmayan ABD’nin sanata destek kurumu Milli Sanat Vakfı. Vakfa devlet tarafından verilen hibe 74 milyon dolar (154 milyon TL).

– ABD’nin önemli ve büyük müzeleri özel kurumlar. Bu kurumların gelirleri özel fonlar ve kurumların kendi geliştirdikleri döner sermaye aracılığıyla elde ediliyor.

– Sanatta koleksiyonerlere ve sanat destekçilerine vergi muafiyeti ya da indirimi uygulanıyor.

 

Kaynak : [-]

Türkiye’de her yıl Ulusal ve yerel bazda çok sayıda Sanat Fuarı açılır ve sanatçılar bu fuarlarda ; sanatsever ve koleksiyoncuların huzuruna çıkar. Ancak bir Uluslararası organizasyonun Türkiye uzantısı olan Contemporary Istanbul; düzenleyicileri, sponsorları, katılımcıları, sadece çağdaş sanatlarda yoğunlaşması ve izleyicileri açısından bildiğimiz sanat fuarlarından farklı bir yerdedir.

http://www.contemporaryistanbul.com/tr/information/

Contemporary istanbul 2012

Contemporary Istanbul Sanat Fuarı; Çağdaş Sanatları fuarlarının süper liğidir. Bu sanat fuarına katılmak hem galeri, hem de sanatçı için ciddi avantaj ve prestij sağlar.

Ana sponsorluğunu Akbank Private Banking ve destek sponsorluğunu Zorlu Center’ın üstlendiği ve ayrıca 20 adet hizmet ve destek sponsoru bulunan Türkiye’nin ilk ve tek çağdaş sanat fuarı Contemporary İstanbul; 2011 yılına 526 sanatçı, 3000 eser, 20 ayrı ülkeden 42’si yurtdışı, 48’i yurt içi olmak üzere 90 çağdaş sanat galerisi ile beraber birçok paralel etkinlik ve projeye ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin uluslararası tek çağdaş sanat fuarı Contemporary İstanbul 6. Yılını kutlarken sanatseverlerin, koleksiyonerlerin, yerli ve yabancı basının akınına uğradı. 23 Kasım günü açılan fuarı 5 günde 62.000 sanatsever, 2.100 koleksiyoner ziyaret etti. Türkiye’de 20.- TL giriş ücreti ile ziyaretçi kabul eden ve bu kadar fazla izleyicisi olan başka bir sanat fuarı olduğunu bilmiyorum.

2012 yılında 7.sı yapılacak bu çağdaş sanarlar fuarı sanat severler arasında pek bilinmemektedir.

Organizatörlüğünü Çağdaş İstanbul Sanat Organizasyon ve Yatırımları A.Ş.’nin yaptığı Contemporary Istanbul jürisi tarafından seçilen ulusal ve uluslararası galerilerin katılımıyla oluşan ve çağdaş sanatın sunulduğu bir uluslararası çağdaş sanat buluşması olan bu fuar, 22-25 Kasın 2012 tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salanunda Resim, Heykel, Seramik, Video, Fotoğraf, Yerleştirme, Gravür / Kâğıt üzeri işler, Sayılı baskılar konularnda sanatseverlerin huzuruna 7.defa çıkacaktır.

Danışma Kurulu

Ali Akay

Leyla Alaton

Engin Ansay

Emin Mahir Balcıoğlu

Bingül Cerrahoğlu

Kortan Çelikbilek

Nuri Çolakoğlu

Oktay Duran

Can Elgiz

Levent Erden

Saltık Galatalı

Gazanfer Gür

Ali Güreli

Çetin Güzelhan

Emin Hitay

Hasan Bülent Kahraman

Şerif Kaynar

Ebru Özdemir

Suha Özkan

Aylin Seçkin

Çiğdem Simavi

Serpil Timuray

Necla Zarakol

Danışma kurulunun dağılımı ve bu kişilerin özelliği fuara ayrıca değer katmaktadır.

Çağdaş sanatın tüm Türkiye’ye yayılması misyonuyla 2012 yılından itibaren Çağdaş Sanat Buluşmaları‘nı düzenleyen Contemporary İstanbul, Anadolu’daki çağdaş sanat koleksiyonerlerine, iş dünyasından önemli isimlere ve genç sanatseverlere ulaşıyor.

Çağdaş Sanat Buluşmaları’nın bu yılki ilk durağı Antalya olacak, Contemporary İstanbul Çağdaş Sanat Buluşmaları Antalya’nın ardından, İstanbul, Bursa, Ankara, Adana ve İzmir’de gerçekleşecek.

Sanatın yatırım yönünün, sanat koleksiyonerliğine ilişkin bilgilerin uzmanlar tarafından aktarılacağı Çağdaş Sanat Buluşmaları’nda bölgenin çağdas sanat koleksiyonerleri, yatırımcılar, iş dünyasından önemli isimler, genç sanatseverler ve galericiler bir araya gelecek.

Sanat severlerin mutlaka Contemporary Istanbul 2012 yi izlemesi , Anadolu’da yaşayan ve bu fuarı izleyemeyecek sanatseverlerin de Antalya, Bursa, Ankara, Adana ve İzmir’de daha dar bir kapsamla bu çağdaş sanat fuarını izlemesinin yararlı olacağı düşüncesindeyim.

2011 yılında Ankara’dan sadece Siyah Beyaz Sanat Galerisi ; Ali Kotan, Nihat Kemankaşlı, Emre Okçuer’in eserleriyle katılmıştır.

Sanatta Ankara-İstanbul rekabetini gündeme getirenlerin; öncelikle bu fuara kimlerin ve hangi şehirden katıldığını incelemesi gerekir.

“Contemporary Istanbul2012 ‘ye Ankara’dan “ RC Art Gallery’in katılacağın” ı net olarak biliyorum. Hangi Çağdaş Sanatçılarla katılacağını RC Art Gallery’nin açıklaması daha doğru ve etik olacağı düşüncesindeyim. Biraz düşünürseniz siz de bulabilirsiniz .

 

Kaynak : [-]  vecdi uzun

 

Bosna Hersek’te yaşanan savaşın izlerini silmek ve ülkenin başkenti Saraybosna’yı eskisi gibi kültür sanat ile tekrar buluşturmak için, 1995’te sanatçıların girişimiyle başlatılan Saraybosna Film Festivali’nin 18incisi 6 Temmuz’da başlayacak.

Sarajevo Film Festivali

Avrupa’nın en önemli film festivallerinden biri olarak kabul gören festival, Saraybosna’daki Halk Tiyatrosu binasında, 2008’de Cannes’te “Kar” filmi ile Grand Prix ödülününü kazanan ünlü Boşnak yönetmen Aida Begiç’in “Çocuklar” filminin gösterimi ile başlayacak.

Festivalin duyurusu için yapılan basın toplantısına katılan yönetmen Aida Begiç, galası Cannes Film Festivali’nde yapılacak “Çocuklar” filminin, 18. Saraybosna Film Festivali’nin açılışını yapacağı için duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Öğrenci olduğu sırada Saraybosna Film Festivali’nde görev yaptığını hatırlatan Begiç, “Saraybosna Film Festivali ile birlikte büyüdük. Bu festival olmasaydı, yerli yönetmenlerin başarı yolu çok daha ağır olurdu” diye konuştu.

Saraybosna Film Festivali’ne bu güne kadar Angelina Jolie, Brad Pitt, Morgan Freeman, Saadet Işıl Aksoy, Semih Kaplanoğlu, Engin Günaydın, Nuri Bilge Ceylan ve Wim Wanders’ın da aralarında bulunduğu birçok ünlü katıldı.

 

“Marifet iltifata tabidir”

Direklerarası Seyircileri Seçici Kurulu 2011-2012 sezonunda, İstanbul’da 226 oyunu seyrederek “Performans” ve “Tasarım” kategorilerinde en başarılı bulduğu sanatçıları belirledi. İstanbul’daki oyunların ödülleri 27 Mayıs 2012 tarihinde Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törenle sanatçılara sunulacak.

 

Direklerarası Seyircileri Logosu

“Prodüksiyon”ödülü “Ölümüne” ile Kent Oyuncuları’na“Yönetmen” ödülüBertolt Brecht’in ünlü eseri “Sezuan’ın İyi İnsanı” oyununu İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda sahneye koyan Yücel Erten’e verildi.

İstanbul dışında ödül kazanan kurum ve sanatçıların adları ile ödül dağıtım törenlerinin yer ve saatleri ayrıca duyurulacaktır.

İstanbul Tiyatroları Direklerarası Seyirci Ödülleri

Prodüksiyon:Ölümüne, Kent Oyuncuları

Müzikal Prodüksiyon: Külhanbeyi Müzikali, Bakırköy Belediye Tiyatroları

Tek Kişilik Prodüksiyon: Disco 5 No’lu, Destar-Theatre , Mirza Metin

Yönetmen: Yücel Erten, Sezuan’ın İyi İnsanı, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Oyun Yazarı: Irmak Bahçeci, Michelangelo, İstanbul Devlet Tiyatrosu ve Ebru Nihan Celkan, Tetikçi, Bulut

Erkek Oyuncu:Atilla Şendil, Michelangelo, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Kadın Oyuncu: Şebnem Köstem, Hedda Gabler, İBB Şehir Tiyatroları

Yardımcı Erkek Oyuncu: Turan Günay, Kırmızı, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Yardımcı Kadın Oyuncu:Zeynep Özden, Kazaen (Beyoğlu’nda Çarpışmalar), Tiyatro Pera
Canlandırmada Bütünlük (Ensemble): Largo Desolato, Ekip

Küçük Salon Erkek Oyuncu: Yiğit Sertdemir, Gerçek Hayattan Alınmıştır, Altıdan Sonra Tiyatro

Küçük Salon Kadın Oyuncu: Aslıhan Azeri, Bernarda Alba’nın Evi, Oyunbaz

Komedi Erkek Oyuncu: Ünal Yeter, Kocasını Pişiren Kadın, Tiyatro 3

Komedi Kadın Oyuncu: Melda Gür, Canlı Yayın, Sahnekarlar

Komedi Toplu Canlandırma (Komedi Ensemble): Bölge Hastanesi, Tiyatro Adam

Sahne Tasarımı:Behlüldane Tor, Michelangelo, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Kostüm Tasarımı: Tomris Kuzu, Şark Dişçisi, İBB Şehir Tiyatroları

Işık Tasarımı:Önder Arık, Antigone, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Özgün Tiyatro Müziği: İki Şehir, Ağaç İrfan, Oynayan İnsan Tiyatrosu

Efekt Tasarımı: Ersin Aşar, Ateşli Sabır (Postacı), İBB Şehir Tiyatroları

Koreografi: Nebi Birgi, Sidikli Kasabası Müzikali, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Yenilikçi Tiyatro: Hikayeden Memurlar, Tiyatro BeReZe

Özgün Yeni Oyun: Şiddet Üçlemesi 1 / Ayna, Tiyatro Artı

Sürekli Mükemmeliyet: Çolpan İlhan

Yılın “Demokrasi” Temasına Uyan Oyun

Tiyatro alanındaki sivil toplum örgütlerinin 2011-2012 Tiyatro sezonu için belirledikleri “Demokrasi” temasına İstanbul’da uyan oyunlar:

Ateşli Sabır (Postacı), İBB Şehir Tiyatroları
Günlük Müstehcen Sırlar, İBB Şehir Tiyatroları

Ümit Veren Yeni Tiyatro Grupları:
Tiyatro Ak’la Kara, Tom, Dick ve Harry
Tiyatro Hal, Eksik
Tiyatro Barbone, İki Dünya Oteli

 “Genç Yetenek” Teşvik Ödülleri

Murat Kapu, Barzo ile Konserve, Altıdan Sonra Tiyatro
Barış Gönenen, Limonata, Sıfırnoktaiki
Deniz Elmas, Aşkın Sıradanlığı, İstanbul Devlet Tiyatrosu
Cihan Sağlam (Genç Oyun Yazarı), Kuş Kafesi, The Club

Özel Ödüller

Bir Damdaki Kemancı Hikayesi / Hayata, Yıldırım Spor Kulübü Tiyatro Topluluğu
7 Kocalı Hürmüz – Yönetmen Bülent Öner / Anadolu Holding Tiyatro Grubu
BuluşmaHamlet – Satge

Direklerarası Seyircileri Jüri Özel Ödülü

Anlaşılmaz Konuşmalar, Tiyatroperest

Tiyatro Basın ve Halkla İlişkiler ve Tiyatro Yöneticileri

Program bilgi akışındaki duyarlılıkları nedeniyle;

Balam Kenter,  Kenter Tiyatrosu
Sezin  Gündoğan, Maya Sahnesi
Pelin Turancı, Tiyatro Ak’la Kara

www.direklerarasi.org

 

Devletin üst kademesinin DT oyuncuları ve Şehir Tiyatroları oyuncularına bakışı açısı anlamında “arpalık” olarak gördüğü sanat mecrasındaki tartışmaya sessiz sedasız Kapitalizm el attı!

Tartışmanın bir yerinde olmak kararlılığı mı gösterirsiniz, ya da gazetelerin kenar köşesin de okuyup alkışlar mısınız bilemiyoruz?

Ama bazen küçük haberler büyük olaylara işaret edebiliyor. Bu büyüklük kavramı sizin nereden ve nasıl baktığınıza göre değişiyor elbette.

Yorumu sizlere bırakıyor ve belki gözünüzden kaçmıştır diye CNN’de yayınlanan haberi olduğu gibi aktarıyoruz. Canınız nereden bakmak istiyorsa oradan bakın. Nede olsa aydın ve sanatçı (!) dediğimiz bir takım zevat çıkarlarına ve kabına göre kıvrılmayı, eğilip bükülmeyi, şekil almayı iyi bilir!  Editör

 

“Nederlander Broadway’i İstanbul’a taşıyacak

Nederlander Broadway

(Alıntı Tarih ve Saati : 14.05.2012 12:22:48 – Güncelleme 51 dk. önce)

 

İstanbul’un en önemli arazisinde yükselen Zorlu Center, Türkiye’nin önemli bir sanat merkezi olmaya da aday. Zorlu Center’ın yöneticileri geçen hafta New York’ta imzaladıkları bir anlaşma ile Broadway’de çok sayıda tiyatroyu işleten Nederlander Grubu’nu Türkiye’ye getirmeyi başardı.

Hürriyet gazetesinden Vahap Munyar’ın bugünkü yazısı şöyle:

“Broadway şovlarının ve canlı eğlence sektörünün öncüsü 100 yıllık Nederlander Worldwide Entertaintment’in (NWE) Times Square’deki (New York) merkezindeyiz.

Masada NWE’nin ikinci kuşak patronu 80 yaşındaki Robert Nederlander, grubu yöneten oğlu Robert Nederlander (Jr), Zorlu Gayrimenkul Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu ve Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Even var.

Emre Zorlu, 2.5 milyar dolara tamamlanacak İstanbul’daki Zorlu Center’ın 300 milyon dolarlık Performans Sanatları Merkezi’nin efsane işletmecisini anons ederken heyecanlı:

– Neder-lander Ailesi’yle 25 yıllık anlaşma yaptık. Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’ni Nederlander Worldwide Entertaintment (NWE) işletecek. Bu, ünlü Broadway şovlarının dünyadaki önemli noktalarından birinin de İstanbul olacağı anlamına geliyor. Böyle bir işe imza attığımız için çok mutluyuz, gururluyuz.

Emre Zorlu, Performans Sanatları Merkezi’ne işletmeci belirlerken işe önce içerden başladıklarını belirtti:

Jimmy Nederlander Jr

– Türkiye’de 50 bin metrekarelik Performans Sanatları Merkezi’ni bir bütün olarak işletebilecek kimse çıkmadı. Bu konuda bir danışman firmayla anlaştık. Danışmanımız bize Broadway’i adres gösterdi. Böylece Nederlander Ailesi’yle görüşmelere başladık. 10 Mayıs 2012 itibariyle de anlaşmayı imzalamış olduk.

– İstanbul’da ilk büyük gösteri ne zaman gerçekleşecek?

– Projenin Mart 2013’te tamamlanması bekleniyor. Aynı dönemde Performans Sanatları Merkezi’mizin sürprizi de belli olur.

Mehmet Even araya girdi:

– Bugün New York’u, Londra’yı veya Paris’i ziyaret eden bir turist programına müzikal veya tiyatroyu da ekliyorsa İstanbul’a gelenler de dünyanın en iyi gösterilerini Zorlu Center’da izleyebilecek.

– NWE’yi Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ni işletmeye nasıl ikna ettiniz?

– 3 bin 70 kişilik merkezimiz sadece İstanbul’da değil, Avrupa’da da iddialı olacak. Bizim bu işe verdiğimiz önem Nederlander’la anlaşmamızda en önemli rolü oynadı.

– Tüm işletme Nederlander’a mı ait olacak? Orada etkinlik yapmak isteyen karşısında Nederlander’ı mı bulacak?

Emre Zorlu yanıtladı:

– Evet… 25 yıl boyunca işletmecimiz Nederlander olacak. Bu sürenin uzaması konusunda opsiyon da var.

– Broadway’deki en güçlü işletmeci ve yapımcı Nederlander’i ikna edebilmek için üstüne para ödemeniz söz konusu mu?

Mehmet Even anlaşmadan detay verdi:

– Nederlander’in genel giderlerini karşılayacağız o kadar. Onun dışında işletmeden sağlanacak geliri paylaşacağız. Bu işi önemli bir uluslararası zincirin gelip otelimizi işletmesi gibi düşünün.

– Kendilerine “doluluk” garantisi verdiniz mi? Yani hedeflenen izleyici sayısına ulaşılamazsa siz Nederlander’a bir ödeme yapacak mısınız?

– Hayır, doluluk garantisi vermedik. Aksine onlar getirecekleri veya yapımını üstlenecekleri gösterilerle izleyici çekip, sağlanan gelirden bize de pay verecekler. Gösterilerin hedeflenen ilgiyi göreceğini düşünüyoruz.

–  İstanbul’a ilk getirecekleri gösteri ne olacak?

– Anlaşmayı yeni yaptık. Önümüzde bir yıla yakın süre var. Üzerinde çalışacaklar, konuşup karar vereceğiz. Şimdiden gelecek şovun adını vermek mümkün değil.

Bu önemli işbirliğini öğrendiğimiz toplantının ardından Walt Disney yapımı Lion King’i Nederlander’a ait salonlardan birinde izledik… 15’inci yılını doldurmak üzere olan şov için salon tümüyle doluydu…

Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin dünya çapında işbirliği adımı, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın sanatçılara sinirlenip, “Şehir Tiyatroları’nı özelleştireceğim” kararını aldığı döneme denk geldi…

Türk tiyatro tarihinde büyük yeri bulunan Şehir Tiyatroları’nın özelleştirilmesiyle ortaya çıkacak boşluk, Zorlu’nun Broadway’in güçlü işletme ve yapımcısı Nederlander’ı getirmesiyle dolabilir mi?

Broadway şovları New York’a milyonlarca turist çekiyor

Nederlander Worldwide Entertaintment (NWE) Başkan ve CEO’su Robert Nederlander Jr., Broadway’deki şov ve oyunların New York’a katkısına vurgu yaptı:

– New York’ta Broadway şovlarını izleyenlerin üçte ikisini turistler oluşturuyor. Yani, Broadway şovları New York’a milyonlarca turist çekmekte rol oynuyor. Bu şovlar New York’ta 10 milyar dolarlık bir ekonomi yaratıyor. 44 bin kişilik doğrudan istihdam alanı oluşuyor. Buradan en çok kazanan New York ve devlet oluyor.

Farklı ülkelerde iştirakleri olduğunu, bunlara son örneği Çin’in oluşturduğunu belirtip, ekledi:

– İstanbul, bu konuda dünyanın sayılı örnekleri arasına girecek. Broadway şovları İstanbul’a da ekonomik anlamda olumlu katkı yapacak. Tiyatro mıknatıs etkisi yapar, turist çeker. İstanbul’da da bunu göreceğiz.

Emre Zorlu

– Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ni 25 yıllığına işletmeye sizi ikna eden ne oldu?

– Bir kere Türkiye’nin tarihsel derinliği var. Ayrıca Zorlu Ailesi’nin vizyonu, cesareti ve kararlılığı bizi etkiledi. Çünkü bu iş süreklilik ister.

Türkiye’nin ve İstanbul’un ekonomik gelişimine dikkat çekti:

– Performans Sanatları Merkezi gibi bir iş, iyi bir alım gücüyle süreklilik kazanır. Türkiye’nin büyümesini, İstanbul’un ekonomik gücünü biliyoruz.

Zorlu Performans Sanatları Merkezi projesinin iddiasının altını çizdi:

– Zorlu’da ortaya çıkacak kapasite Çin’de bile yok…

Nederlander Ailesi, Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ni işletmek üzere heyecanla kollarını sıvıyor… Bakalım aynı heyecan, İstanbul’daki izleyici kitlesini sarıp, oraya çekecek mi?

Broadway şovları İstanbul’da başarıya ulaşır

Nederlander Worldwide Entertaintment’in (NWE) ikinci kuşak patronu Robert Nederlander, söze 300 milyon dolarlık Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ni överek girdi:

– Dünyanın en harika kentlerinden İstanbul’da harika bir proje ortaya çıkıyor. Böyle bir projenin parçası olmak bize gurur veriyor. Şirketimizin 100 yıllık geçmişinde böyle gurur verici işbirlikleri çok sık yaşanmış değildir.

Tiyatronun yaşadığı güçlüklere dikkat çekti:

– Tiyatro, meşakkatli iştir. Zorlu Ailesi’yle çıktığımız bu meşakkatli yolculukta büyük işler başaracağız.

Türkiye’nin tarihine vurgu yaptı:

– Türkiye, binlerce yıllık tarih, zengin kültür ve geleneklerin egemen olduğu bir ülke. Broadway’in en iyi şovlarının gerçekleşeceği Zorlu Performans Sanatları Merkezi, bu konuda uluslararası güce ulaşacak.

Baba Robert Nederlander, mükemmeliyet sözü verdi:

– Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin bu alanda mükemmeliyetin yeni merkezi haline gelmesine katkıda bulunmaya çalışacağız. İstanbul, sofistike bir izleyici kitlesine sahip. Broadway şovları hem artistik, hem de ticari yönden İstanbul’da başarıya ulaşacak.

Türkiye’de yerli yapım için de planlarımız var

Nederlander Worldwide Entertaintment (NWE) Başkan ve CEO’su Robert Nederlander Jr., İstanbul’u Broadway şovlarının turne listesine koymakla yetinmeyeceklerini vurguladı:

– Biz sadece işletmeci değil, aynı zamanda yapımcıyız. Gittiğimiz ülkelerde yerli yapımlara da imza atıyoruz. Bunun son örneğini Çin’de ortaya koyduk.

– Türkiye’de de bunu yapacak mısınız?

– Elbette… Önümüzdeki dönemde bunu göreceksiniz.

– Bu iş için Türkiye’de ne kadar harcama yapmayı göze alırsınız?

– Projeye göre değişir.

– Bir oyun veya şovun sahnelenmeye hazır hale gelmesi ne kadarlık yatırım gerektirir?

– 15-20 milyon dolar olabiliyor…

Walt Disney, Umutsuz Ev Kadınları dizisinin yerli versiyonunun Körfez ülkelerine ihracatbaşarısını görünce, “Türk filmi de yapabiliriz” noktasına geldi…

Nederlander Ailesi, Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde hedefine ulaştığını görürse, yerli yapımı daha hızlı şekilde gündemine alır…

Bu da Türk sanatçılar için yeni bir fırsat kapısı açar…

Yabancı gösterilerde tercüme de yapılacak

Zorlu Gayrimenkul Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, Performans Sanatları Merkezi’nin en son teknolojik altyapıya sahip olacağını vurguladı:

– Örneğin Broadway şovları geldiğinde İngilizce bilmeyen izleyiciler için elektronik tercüme mümkün olacak.

Zorlu Gayrimenkul Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Even araya girdi:

– Simultene tercüme de yapılacak. Yani, izleyici kulaklığı takıp, sahnedeki oyunu, şovu Türkçe izleyebilecek.

– Nederlander’la anlaşma olasılığı belirdikten itibaren projenizde onların istediği yönde değişiklikler oldu mu, olacak mı? Bu, maliyeti artırır mı?

– Elbette bazı yönlendirmeleri olacak. Ancak, 300 milyon dolarlık bir projede 1-2 milyon dolarlık maliyet artışı çok da maliyet büyütücü sayılmaz.

– Performans Sanatları Merkezi yıllık ne kadar bütçeyle faaliyet gösterecek?

– İki haneli milyon dolardan aşağı olmaz…

– Nederlander, işletme için Türkiye’de bir şirket mi kuracak?

– Şimdilik işletmeyi bizim şirket üzerinden yapacaklar. Sonra belki birlikte yeni şirket kurulabilir…”

Kaynak :[-] 

Merkez Bankası’nın, 206 tonluk külçe altın rezervinin yanı sıra paha biçilemeyen sanat koleksiyonu da bulunuyor. 104 ressamın eserlerinin yer aldığı bankanın sanat kasasında Osmanlı’dan kalma “efemera” isimli resmi yazışmalar, padişah fermanları ve asırlık hisse senetleri de yer alıyor.

Erdinç ÇELİKKAN

T.C. Merkez Bankası

Merkez Bankası, 206 tonluk külçe altın rezervinin yanı sıra paha biçilemeyen sanat koleksiyonuna da sahip bulunuyor. Banka koleksiyonu arasında Abidin Dino’dan Fikret Mualla’ya, Nuri İyem’den İbrahim Çallı’nın da bulunduğu 104 ressamın eserleri yer alıyor. Merkez’in zengin sanat kasasında Osmanlı’dan kalma “efemera” isimli resmi yazışmalar, padişah fermanları ve asırlık hisse senetleri de bulunuyor.

Cumhuriyetle yaşıt

Merkez Bankası, sanat koleksiyonu Cumhuriyetin ilk yıllarında oluşturulmaya başlandı. 1930’lu yıllarda Halil Paşa, İbrahim Çallı ve Hikmet Onat gibi Türk resim sanatının önder isimlerine ait yapıtlarla başlayan çalışma Şeref Adik, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Sabri Berkel gibi sanatçıların eserleriyle daha da zenginleşti. Merkez’in sanat müzesinde, aralarında Eyüboğlu’nun “Ankara’dan Görünüm”, Mahmut Cuda’nın “Beyaz Vazo”, İbrahim Çallı’nın “Çınaraltı” adlı tablolarının da bulunduğu yüzlerce eser sergileniyor. Türk sanat tarihinde güçlü bir bellek oluşturmayı hedefleyen Merkez Bankası’nın bu koleksiyonu, Türk resim sanatının ulaştığı düzeyi en iyi yansıtan koleksiyonlar arasında sayılıyor.

Hisse senetleri de var

Bankanın sanat kasasında, 1932-1941 yılları arasında Maliye Bakanlığı’nca ihraç edilmiş olan devlet iç borçlanma senetlerinden örnekler, 1902 tarihli Haydarpaşa Limanı AŞ ve Anadolu Demiryolu AŞ’ya ait hisse senedi örnekleri de yer alıyor. Koleksiyonda III. Selim ve II. Murat döneminden kalan değerli altınlar ve diğer padişahlara ait fermanlar da sergileniyor.

Osmanlı altınları ve fermanlar var

MERKEZ Bankası’nın koleksiyonundaki ilginç sanat eserleri de bulunuyor. Bunlar arasında da Osmanlı döneminde halkın Evrek-ı Nakdiye desenlerinde dokuduğu halılar; çeşitli tarihlerde banka şubelerinin kendi arasında yaptığı “efemera” denilen yazışma örnekleri; V. Mehmet Reşad döneminden başlayarak kullanılan kağıt paralar dikkat çekiyor.

Kaynak : [-]