Şunun için etiket arşivi: Sanat Yönetmeni

Kültür ve sanat hayatımızı dopdolu programlarıyla 12 yıldır renklendiren İş Sanat, 13. sezonunda da sanatseverlere özel projelerle merhaba diyor. İş Sanat geçtiğimiz aylarda genç yaşta aramızdan ayrılan İş Sanat Yönetmeni Meriç Soylu’nun imzasını taşıyan programıyla 13. sezonunda değerli yönetmenini anıyor.

İstanbullu sanatseverlerin buluşma noktası olan İş Sanat 13. sezonuna 17 klasik müzik, 6 caz, 6 dünya müziği, 7 yerli proje, 3 dans gösterisi, 5 şiir dinletisi ve 8 çocuk gösterisinden oluşan dopdulu bir program ile başlıyor.

Sanat tutkunlarının her yıl büyük beğenisini kazanan ve hafızalara kazınmış geçmiş sezonları gibi, İş Sanat yeni sezonunda da dünyaca ünlü sanatçı ve topluluklar ile ülkemizin önde gelen sanatçılarını ağırlayacak. .

İş Sanat 2012-13 sezonunda, müziğe olan tutkusuyla sanatseverleri 6 yıldır birinci sınıf etkinliklerle buluşturmak için üstün bir gayret gösteren, sezonun programını hazırlayan Meriç Soylu’yu anıyor.

YENİ SEZON “PİYANONUN ŞEYTANİ MELEĞİ” İLE BAŞLAYACAK

Sanatseverlere bu yıl 13. kez kapılarını açacak olan İş Sanat, 3 Kasım Cumartesi günü şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan Filarmoni Orkestrası’nın, 1995 yılında kazandığı 5. Roma Uluslararası Piyano Yarışması Birincilik Ödülü sonrasında İtalyan basınının “Piyanonun Şeytani Meleği” diye bahsettiği, Emre Şen’e eşlik edeceği konserle açacak.

İş Sanat’ın yeni sezonunda soprano Simone Kermes, piyanist Paul Lewis, klarnet sanatçısı Martin Fröst ile piyanist Lisa de Salle ve cazın sıradışı üçlüsü The Puppini Sisters ilk kez Türk izleyicisiyle buluşacak. İş Sanat ayrıca Giardano Dance Chicago ve dünyaca ünlü koreograf ve dansçı Benjamin Millepied’nin topluluğu L.A. Dance Project’in Türkiye’deki ilk gösterilerine de ev sahipliği yapacak.

LUZ CASAL, IMA, MARIZA…

İspanyol müziğinin başarılı temsilcilerinden Luz Casal, Kanadalı genç yıldız sanatçı Ima, dünyaca ünlü Flamenko gitaristi Paco Pena, fado müziğinin genç temsilcilerinden Carminho, Yunanistan’da “Şarkıların Yüce Tanrıçası” olarak anılan diva Marinella ve fadonun kraliçesi Mariza dünya müziğinin farklı renklerini İş Sanat sahnesine taşıyacak.

YİNE KLASİK MÜZİĞİN DEV İSİMLERİNİ AĞIRLAYACAK

Bu yıl 65. yaşını kutlayacak olan ünlü çellist Mischa Maisky, kızı Lily ve oğlu Sascha Maisky, “piyano dâhisi” olarak anılan Arcadi Volodos, bir buçuk yıllık bir aradan sonra tekrar sahnelere dönen piyanonun aranan isimlerinden Piotr Anderszewski ve ülkemizin yetiştirdiği en önemli piyanistlerden Gülsin Onay’ın yanı sıra parlak genç piyanist Lise De La Salle, kemanın yıldız isimleri Isabella Faust, Hilary Hahn Janine Jansen ve Patricia Kopatchinskaja öne çıkan isimlerden yalnızca bir kaçı. Prag Filarmoni Camerata Salazburg, Die Deutsche Kammerphilarmonie Bremen, Berlin Oda Orkestrası, Bavyera Radyo Oda Orkestrası da İş Sanat sahnesinde müzik ziyafetine imza atacak dünyaca ünlü orkestralar arasında yer alıyor. Strauss Festival Orchestra Vienna ise yine unutulmaz yeni yıl konserleri gerçekleştirecek.

CAZ TUTKUNLARI BULUŞACAK

Cazın efsane haline gelmiş isimlerinden David Murray ve Macy Gray dünya turneleri kapsamında caz tutkunlarının karşısında olacak. Kenny Garret Quartet, The Puppini Sisters, Hiromi Trio Project, Kurt Elling ve Michel Camilo Flamenko gitaristi Tomatito ile İş Sanat sahnesinde unutulmaz konserlere imza atacak.

Kaynak :[-]

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB) 2012-2013 sanat yılı sezonunu açmaya hazırlanıyor. Sezonun ilk etkinliği Prof. Rengim Gökmen yönetimindeki “Carmina Burana” adlı sahne kantatıyla gerçekleştirilecek.

MDOB’tan yapılan açıklamaya göre, yeni sanat yılının perdeleri “Carmina Burana” adlı sahne kantatı ile açılıyor. Prof. Rengim Gökmen yönetiminde gerçekleşecek konser, 3 Ekim Çarşamba günü Mersin Marina AVM Amfitiyatrosu’nda ücretsiz olarak seslendirilecek.

Carl Orff’un ölümsüz eseri “Carmina Burana”, aynı zamanda Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür ve Genel Sanat Yönetmenliğini de yapan Prof. Rengim Gökmen yönetiminde seslendirilecek.

MDOB Orkestrası ve korosunca seslendirilecek olan konserde Devlet Opera ve Balesi’nin solistleri Ezgi Yıldırım (soprano), Erdem Erdoğan (tenor) ve Orhan Yıldız (bariton) görev alacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen MDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Erdoğan Şanal, MDOB’un 20. kuruluş yılına hazırlandıkları 2012-2013 sanat sezonunda, Prof. Rengim Gökmen ile sahneye çıkacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, tüm Mersinlileri konsere davet etti.

 

Kaynak: [-]

Cirque du Soleil, en beğenilen şovlarından Alegria ile İstanbul’a yeniden geliyor.

Şov, Finansbank ana sponsorluğu ve Pozitif Live organizasyonuyla; 22, 23, 28, 29 ve 30 Eylül 2012’de Ülker Arena’da, 5, 6, 7, 12, 13 ve 14 Ekim 2012’de Ora Arena’da gerçekleştirilecek.

CIRQUE DU SOLEIL – ALEGRIA (Gösteri örnek video yazıların altında mevcuttur)

Alegria; Pozitif Yönetim Kurulu Başkanı Cem Yegül, Finansbank Genel Müdürü Temel Güzeloğlu ve Alegria Sanat Direktörü Bruno Darmagnac’ın katılımıyla Nakkaştepe’deki Power Media Center’da yapılan basın toplantısıyla tanıtıldı. Alegria Sanat Yönetmeni Bruno Darmagnac, toplantı sırasında Cirque du Soleil’den ve Alegria’nın sanatsal niteliğinden bahsetti. Etkinlik mini bir performansla devam etti.

İspanyolcada neşe, gurur ve coşku anlamına gelen Alegria’nın ekibi, 15 ülkeden gelen 55 sanatçı ve müzisyenden oluşuyor. Barok ve opera tarzı, gösterişli kostümleri, canlı müziği ve her ayrıntısı düşünülerek hazırlanmış sahnesiyle, atletik ve artistiğin göz kamaştıran uyumunu gözler önüne seriyor. Sonuçta ise yetenek, dayanıklılık ve hızın zarif, neredeyse dünya dışı bir birleşimi sunuluyor.

Alegria, tüm duyulara hitap eden senkronize trapezciler, yerden 12 metre yükseklikte kurulan barların üzerinde gerçekleştirilen performanslar, Moğol akrobasi sanatını hayata geçiren sanatçılar, kıvrak alevli bıçak dansı, inanılmaz yüksekliklerde ve hızda sergilenen insanüstü, büyülü cimnastik ve cambazlık gösterileri gibi nefes kesici akrobatik şovlar sunuyor. Alegria bir şovdan çok daha fazlasını, her yaştan izleyiciyi cezbeden heyecan verici ve benzersiz bir deneyimi yaşatıyor.
GÖSTERİ BİLGİLERİ

Ülker Sports Arena Ora Arena 
22 Eylül Cumartesi  20:00
05 Ekim Cuma 20:00
23 Eylül Pazar 17:00
06 Ekim Cumartesi 20:00
28 Eylül Cuma 20:00
07 Ekim Pazar 17:00
29 Eylül Cumartesi 20:00
12 Ekim Cuma  20:00
30 Eylül Pazar 17:00
13 Ekim Cumartesi 20:00
14  Ekim Pazar 17:00

BİLETLER

ORA Arena

Kategori 1 – 327 TL
Kategori 2 – 220 TL
Kategori 3 – 166,5 TL
Kategori 4 – 112 TL
Kategori 5 – 56 TL

Ülker Arena

Kategori 1 – 220 TL
Kategori 2 – 166,5 TL
Kategori 3 – 112 TL
Kategori 4 – 56 TL

Cirque du Soleil

1984 yılında 20 sokak performansçısı tarafından kurulan Kanada-Québec merkezli Cirque du Soleil, üstün nitelikli bir artistik eğlence organizasyonu. 5.000’den fazla çalışanı bulunan toplulukta, 50’yi aşkın ülkeden 1.300’den fazla sanatçı görev alıyor. Cirque du Soleil’in şovları, şimdiye kadar 6 kıtada, 40’ı aşkın ülkede, 300’den fazla şehirde, 100 milyonu aşkın kişi tarafından seyredildi.

GÖSTERİ YERİ VE SİRK RESMİ SİTESİ İÇİN TIKLAYINIZ 

Kaynak : [-]

Antalya Büyükşehir Belediyesi&Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yıl rekor ödüller dağıtılacak

Antalya Büyükşehir Belediyesi&Antalya KültürSanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde

En İyi Film ödülü 350 bin TL’den 400 bin TL’ye,

En İyi İlk Film ödülü 50 bin TL’den 55 bin TL’ye,

En İyiYönetmen ödülü 50 bin TL’den 55 bin TL’ye,

En İyi Senaryo  ödülü 30 bin TL’den 35.000 TL’ye yükseltildi.

Altın Portakal’ın ulusal uzun metraj dalında bu yıl dağıtacağı “en iyi film”, “en iyi ilk film”, “en iyi yönetmen”, “en iyi senaryo”, “en iyi görüntü yönetmeni”, “en iyi müzik” ödülleri, kategorilerinde Türkiye’de dağıtılan en yüksek parasal ödüller olma özelliği taşıyor.

Başvuruların başladığı Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj, Ulusal Belgesel ve Kısa Film yarışmaları için son başvuru tarihi 6 Ağustos olarak belirlendi.

Uluslararası dalda 10 filmin yarıştığı 48. Altın Portakal’a ulusal uzun metrajda 45, belgeselde 104, kısa film dalında 274 film başvuruda bulunmuş; ön jüri elemeleri sonrasında ulusal uzun metrajda 13, belgesel ve kısa film dallarında 20’şer film yarışmaya seçilmişti. 49. Festival’de tüm dallar için geçerli olmak üzere bu sayıların artması bekleniyor.

6 – 12 Ekim 2012 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Türkiye’nin en uzun soluklu festivali Altın Portakal’a ulusal uzun metraj film yarışması dalında başvuracak filmlerin yurtiçinde yapılan ulusal ya da uluslararası hiçbir yarışmaya katılmamış, herhangi bir ulusal TV kanalında (pay TV kanalları dahil) gösterilmemiş ve DVD baskılarının satışa sunulmamış olması gerekiyor.

En İyi Film ödülü 400 bin TL 

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında verilecek ödüller şu şekilde belirlendi:

En İyi Film                                     400.000 TL Apple-tab-span” style=”white-space:pre”> ve Altın Portakal heykeli

En İyi İlk Film                                  55.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Yönetmen                              55.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Senaryo                                 35.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Görüntü Yönetmeni                                          30.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Müzik                                                                        30.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Kadın Oyuncu                                                        Altın Portakal heykeli

En İyi Erkek Oyuncu                                                       Altın Portakal heykeli

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu                                  Altın Portakal heykeli

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu                                   Altın Portakal heykeli

En İyi Kurgu                                                                       Altın Portakal heykeli

En İyi Sanat Yönetmeni                                                 Altın Portakal heykeli

 

Behlül Dal Jüri Özel Ödülü                                          Altın Portakal heykeli

(Herhangi bir dalda genç bir yetenek -yönetmen, oyuncu, senaryo yazarı, görüntü yönetmeni, besteci- için kullanılır.)

 

Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü                                  Altın Portakal heykeli

(Ses tasarımı, özel efekt, kostüm, makyaj tasarımı, v.b. teknik dallardan birinde kullanılabilir.)

 

Antalya Teşvik Ödülü                     70.000 TL                             

(En İyi Film Ödülü’nün sahibi olan yapımcının, ödülü aldığı yılı takiben 2 yıl içinde çekeceği yeni  filminin  bir bölümünü yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun olarak Antalya’da çekmesi halinde teşvik amacıyla verilen ödüldür.)

 

En İyi Belgesel  15.000 TL              ve Altın Portakal Heykeli

En İyi İlk Belgesel     5.000 TL  ve Altın Portakal Heykeli

En İyi Kısa Film  10.000 TL  ve Altın Portakal Heykeli

 

Halkın Portakalı 

Birincilik ödülü     30.000 TL

İkincilik ödülü      20.000 TL

Üçüncülük ödülü    10.000 TL

 

Kaynak : (-)  

Çırağan Sarayı’nda düzenlenen festivalin tanıtım toplantısında konuşan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Rengim Gökmen ”Opera yalnız seçkinlere hitap eden bir sanat değildir.Opera, her olguda olduğu gibi anlaşılması için çaba gösterilmesi, düşünsel çaba gösterilmesi gereken bir sanat dalıdır”diye konuştu.

3-uluslararasi-istanbul-opera-festivali

FESTİVALDE 5 OPERA 4 FARKLI MEKANDA SAHNELENECEK

”7’den 70’e opera” sloganı ile bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek festivalin programı ve içeriği her yaştan ve her kesimden seyirciye ulaşmayı hedefliyor. Kentin sahip olduğu tarihsel mekanlarla bütünleşerek İstanbul’u dünya ölçeğinde benzersiz bir konuma yerleştirmeyi amaçlayan festival Topkapı Sarayı, Aya İrini, Haliç Kongre Merkezi, Kadıköy Süreyya Operası ve Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Festival, 7 Temmuz’da Haliç Kongre Merkezi’nde Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin 2 perde şeklinde sahneleyeceği Mozart’ın ünlü ”Don Giovanni” operası ile başlayacak.

3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali

9-10-11 Temmuz’da Samsun Devlet Opera ve Balesi’nin 3 perde şeklinde sahneleyeceği Mozart’a ait olan ”Saraydan Kız Kaçırma” operası, Topkapı Sarayı’nda sahnelenecek.

İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin 3 perde şeklinde sahneleyeceği Okan Demiriş imzalı ”IV. Murat” operası 14-15 Temmuz tarihlerinde Topkapı Sarayı’nda sahnelenecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin 2 perde halinde sunacağı ”Yıldırım Bayezid” operası, 16-18 Temmuz tarihlerinde Kadıköy Süreyya Operası’nda sanat sevenlerin karşısına çıkacak.

Antalya Devlet Operası ve Balesi’in 2 perde halinde sunacağı Besteci Selman Ada’nın Halit Ziya Uşaklığıl’in ünlü romanından bestelediği ”Aşk-ı Memnu” operası ise 19 Temmuz tarihinde Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde izleyicinin karşısına çıkacak.

ÜNLÜ TENOR JOSE CURA ‘DAN AYA İRİNİ’DE GALA KONSERİ

Festival kapsamında, dünyaca ünlü tenor Jose Cura, 12 Temmuz’da, Ankara Devlet Opera ve Balesi solist sanatçılarından Feryal Türkoğlu ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası eşliğinde Aya İrini’de gala konseri verecek. Konseri şef Mario De Rose yönetecek.

 

‘Yarım porsiyon’ kültür

İKSV’nin düzenlediği “Sanata Destek Mekanizmaları, Örnek Sunumlar ve Model Arayışı” başlıklı panelde uzmanlar kültür politikalarının başka ülkelerdeki durumuna ışık tuttu.

tiyatro

Devlet ve şehir tiyatrolarının özelleştirilmesi, kapatılması Türkiye gündemini meşgul etmeye devam ederken önceki gün İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), dünyanın dört bir yanından konuk ettiği uzmanlarla kültür politikalarının başka ülkelerdeki durumuna ışık tutan bir panel düzenledi. “Sanata Destek Mekanizmaları, Örnek Sunumlar ve Model Arayışı” başlıklı panel Bilgi Üniversitesi’nden Yrd. Dç. Dr. Gökçe Dervişoğlu’nun yönetiminde ABD Başkonsolosluğu Kültür İşleri Sorumlusu Sevil Sezen, İsveç Ulusal Turne Tiyatrosu’ndan yapımcı Figen Solmaz, İstanbul Goethe Enstitüsü Müdürü Claudia Hahn Raabe ve Fransız Kültür Merkezi Müdürü Berenice Gulmann’ın katılımıyla düzenlendi.

Katılımcılar, iktidardaki hükümetlerin kültür politikalarına müdahale etmediğini vurgular ve kültür yönetimi hakkında bilgiler verirken, panelin “Model Arayışı” bölümünde ise verim alınamadı. Panelin en dikkat çeken bölümü ülkelerin kültürel faaliyetlerine ayırdığı bütçeleriydi. Fransa’da devlet bütçesinin yüzde 1.5’ine denk gelen 4 milyar Avro’ya (9 milyar 320 milyon TL) karşılık, bu rakam Almanya’da ise 9.6 milyar Avro (20 milyar TL). Türkiye’de ise devlet bütçesinin yüzde 0.5’ine denk gelen 1 milyar 705 milyon TL’lik bir bütçe söz konusu.

FRANSA

– Kültürel faaliyetlere ayrılan bütçe 4 milyar Avro devlet bütçesinin yüzde 1.5’ine tekabül ediyor. Yerel yönetimlerde ciddi miktarda para aktarıyor, özel sektörden de katkı oluyor.

– Kültür politikalarının en önemli iki unsuru sanatçılar için sosyal koruma ve herkesin kültüre erişimi.

– Tek başına Paris Tiyatrosu yılda yaklaşık 430 temsil veriyor. Bütçesi ise 14 milyon Avro.

– Sanat seyircisi futbol maçına giden seyirci sayısıyla neredeyse eşit.

İSVEÇ

– 9.5 milyonluk ülkede 1.5 milyon göçmene kendi dillerinde ve kültüründe sanat hizmeti veriliyor.

– Sanat kurumlarının gelirlerinin yüzde 80’i devlet tarafından karşılanıyor.

– İsveç’in 1000’li yıllardan bu yana kültür politikası var. 7 maddeden oluşan bugünkü İsveç kültür politikasında; ifade özgürlüğünü yaymak, katılımcı, çok yönlü, dinamik ve kışkırtıcı bir güç olarak kültürün toplumda yer almasını sağlamak da bulunuyor.

– Devlet, profesyonel sanata altyapı oluşturmak için amatör sanata da destek veriyor.

ALMANYA

– Özgür sanatın garantisi Alman anayasının 5. maddesi. Anayasadaki maddeler devlete sanatın ve kültürün ne olduğu konusunda bir yargıda bulunma hakkı vermiyor.

– 2010’da sanata ayrılan bütçe 9.6 milyar Avro.

– Bağımsız tiyatro toplulukları da proje sözleşmeleri yaparak çalıştırılıyor.

– Her tiyatro bileti, devlet tarafından 95 Avro’yla destekleniyor.

– Kamu tiyatroları şehir meclislerinin seçtiği sanat yönetmeni tarafından yönetiliyor.

ABD

– Kültür Bakanlığı olmayan ABD’nin sanata destek kurumu Milli Sanat Vakfı. Vakfa devlet tarafından verilen hibe 74 milyon dolar (154 milyon TL).

– ABD’nin önemli ve büyük müzeleri özel kurumlar. Bu kurumların gelirleri özel fonlar ve kurumların kendi geliştirdikleri döner sermaye aracılığıyla elde ediliyor.

– Sanatta koleksiyonerlere ve sanat destekçilerine vergi muafiyeti ya da indirimi uygulanıyor.

 

Kaynak : [-]

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen 18. İstanbul Tiyatro Festivali’nde hafta sonu merakla beklenen iki yabancı oyun seyirciyle buluşuyor.

18.İstanbul Tiyatro Festivali

Montalvo-Hervieu ikilisinin çarpıcı yorumuyla “Orfeo”, Henkel sponsorluğunda 18 Mayıs Cuma ve 19 Mayıs Cumartesi Harbiye Muhsin ErtuğrulSahnesi’nde, gittiği her ülkede kapalı gişe oynayan, Kathryn Hunter’ın sahneye taşıyacağı “Kafka’nın Maymunu” ise British Council işbirliğiyle, 19 Mayıs Cumartesi ve 20 Mayıs Pazar günleri Kenter Tiyatrosu’nda izlenebilecek. Seyircilerden yoğun ilgi gören “Kafka’nın Maymunu” için 20 Mayıs Pazar günü saat 14.00’e bir ek gösterim daha konduğunu hatırlatalım.

Jose Montalvo ve Dominique Hervieu İkilisinden Çarpıcı Bir “Orfeo” Yorumu 

18 Mayıs Cuma, 20.30

19 Mayıs Cumartesi, 15.30

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

Şimdiye kadar birlikte yirmiyi aşkın gösteri gerçekleştiren Fransız koreograf ikilisi José Montalvo ve Dominique Hervieu, çılgın ve zamanın dışındaki “Orfeo” yorumlarıyla festivalin konuklarından. Henkel sponsorluğunda,  Institut Français’nin işbirliğiyle gerçekleştirilecek “Orfeo”, 18 Mayıs Cuma akşamı saat 20.30’da ve 19 Mayıs Cumartesi günü saat 15.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Fransa’da ve yurtdışında en popüler ve en takdir edilen çağdaş koreografların başında yer alan Montalvo-Hervieu ikilisinin Orfeo’su, seyircilere Bruegel, Rubens ve Picasso gibi önemli ressamlardan esinlenen video projeksiyonu ile Monteverdi, Gluck ve Philipp Glass gibi bestecilerin müziklerinin buluştuğu bir sahnede barok danstan hip-hop’a tam bir görsel şölen sunacak.

Performanslarıyla gösteri sanatlarına yepyeni bir boyut kazandıran dünyaca ünlü Kanadalı topluluk Cirque du Soleil’in dansçılarının arasından seçilen 7 dansçı ile 9 müzisyenin sahne alacağı gösteri, büyüleyici bir görsel ve işitsel şölen olacak. Orfeo karakterinin yarı tanrı yarı insan niteliğini, tahta bacak üzerinde hareket eden bir akrobat canlandırırken, genç Orfeo rolünü dansına eşi benzeri görülmemiş bir teknik kazandıran belden aşağısı felçli dansçı Luca Patuelli üstlenecek.

1980’li yılların başında birlikte çalışmaya başlayan ve sayısız müzikal eseri sahneye taşıyan, birçok ödülün sahibi ünlü ikili Montalvo & Hervieu, son projeleri “Orfeo”da bir kez daha dansın aynı zamanda bir şenlik olduğunu gösterecek.

Usta Oyuncu Kathryn Hunter’dan “Kafka’nın Maymunu”  

19 Mayıs Cumartesi, 20.30

20 Mayıs Pazar, 14.00 ve 18.30

Kenter Tiyatrosu

Franz Kafka’nın “Akademi İçin Bir Rapor” adlı kısa öyküsünden sahneye uyarlanan ve gittiği her ülkede kapalı gişe oynayan “Kafka’nın Maymunu”, British Council işbirliğiyle, 19 Mayıs Cumartesi günü saat 20.30’da,

20 Mayıs Pazar günü saat 14.00 ve 18.30’da Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Konuşmayı ve bir insan gibi davranmayı öğrenmiş olan bir maymunun monoloğuna dayanan bu oyunda Laurence Olivier Ödülü sahibi Peter Brook gibi önemli yönetmenlerle çalışan Kathryn Hunter, usta oyunculuğuyla kendini korumak için insanlaşmaya çalışan bir maymunun varoluş öyküsünü başarıyla sahneye taşıyor. Her bireyin toplumda kendisi için yarattığı değişen kimlikler arasında nasıl maymunlaştığı ve yabancılaşma duygusu oyunun ana temasını oluşturuyor.

Kırmızı Peter adlı maymunun ağzından yazılmış metinde, maymun yaşadığı vahşi deneyimi bir ayna gibi kullanarak konuşmasını ustalıkla insanlığa dair bir yoruma dönüştürmeyi beceriyor. Walter Meierjohann’ın yönetmenliğini üstlendiği oyun, her bireyin toplumda kendisi için yarattığı değişen kimlikler arasında nasıl maymunlaştığı ve yabancılaşma duygusunu irdeliyor. “Kafka’nın Maymunu”, İngilizce (Türkçe altyazılı) olarak gerçekleştirilecek.

İstanbul Tiyatro Festivali, British Council işbirliğiyle bir dizi atölye çalışması ile söyleşigerçekleştirecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek atölye çalışmasına katılmak için başvurular tiyatro.iksv.org/tr adresindeki başvuru formları üzerinden alınacak.

Kathryn Hunter ile Atölye Çalışması “Fiziksel Hikaye Anlatımı”

17 Mayıs Perşembe, 10.30-13.30, Üsküdar Tekel Sahnesi

Usta oyuncu Kathryn Hunter, “Kafka’nın Maymunu”nu sahnelemeden hemen önce festivaltakipcileri ile bir atölye çalışması gerçekleştirecek. RSC ve Complicite gibi dünyanın önde gelen tiyatro topluluklarıyla çalışmış Kathryn Hunter, bu atölye çalışmasında katılımcılara yoğun fiziksel hikaye anlatımını aktaracak. “Kathryn Hunter Fiziksel Hikaye Anlatmı” isimli atölye çalışması 17 Mayıs Perşembe günü saat 10.30-13.30 arasında Üsküdar Tekel Sahnesi’nde gerçekleştirilecek.

İngiliz Tiyatro Dünyasından Konuklarla Söyleşi

21 Mayıs Pazartesi, 11.00, Kumbaracı50

İngiltere tiyatrosunun üç önemli ismi British Council’in destekleriyle festivaldeki oyunları izlemek, festivali tanımak ve profesyonellerle atölye çalışmaları gerçekleştirmek üzere Tiyatro Festivali’ne geliyor. Traverse Tiyatrosu Edinburgh Sanat Yönetmeni Orla O’Laughlin, West Workshire Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Ian Brown ve Sherman Cymru Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Chris Ricketts, İstanbul’da yapacakları söyleşide İngiltere ve Türkiye arasındaki işbirliği olanaklarını tartışacak ve özel tiyatrolarla ilgili konuşacaklar. Bu söyleşinin moderatörlüğü ise Berkun Oyatarafından yapılacak. Söyleşi halka açık olarak, 21 Mayıs Pazartesi günü saat 11.00’de Kumbaracı50’de gerçekleştirilecek.

18. İstanbul Tiyatro Festivali Biletleri Nerede?

18. İstanbul Tiyatro Festivali’ndeki gösterilerin biletleri Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi(0216 556 98 00), www.biletix.com ve İKSV’den (10.00–19.00 saatleri arasında; Pazar günleri hariç) alınabilir. Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerli. Her gösteride tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satılıyor. Lale Kart üyeleri, biletlerinde %25’e varan özel indirimden yararlanabiliyor.

 

Refik Ahmet Sevengil etkinlikleri kapsamında Tanzimat ve Meşrutiyet dönemi afişlerinin yanısıra Türk Tiyatro Tarihi’ne bakış niteliğinde olan “Tiyatro Afişleri Sergisi” İBB Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde 10 Mayıs – 5 Haziran günleri arasında izlenebilecek.

Tiyatro aşıkları

Tiyatronun topraklarımızda gelişimini, yaptığı derin arşiv araştırmaları ve çalışmalarıyla kitaplaştıran ilk Türk tiyatro tarihi yazarımız Refik Ahmet Sevengil‘in eşsiz koleksiyonundan seçilen el ilanları Osmanlı döneminin bir tarihsel yansımasıyla birlikte tiyatroseverlerle buluşuyor. Refik Ahmet Sevengil’in torunu Nesteren Davutoğlu tarafından hazırlanan Refik Ahmet Sevengil Koleksiyonu’na ait Tiyatro Afişleri, İstanbul Tiyatro Festivali’inin destegiyle bu yıl festivalde açıldı.

Sergiye paralel olarak Refik Ahmet Sevengil İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında bir etkinlikle anılacak. “Refik Ahmet Sevengil’i Anmak”adlı etkinlik 28 Mayıs saat 18:00 de İKSV Salon’da gerçekleşecek. Bu buluşmada Bir Aydınlık Adam adlı belgesel gösteriminin yanısıra Selim İleri, Cemal Ünlü ve Nesteren Davutoğlu’nun konuşmalarına yer verilecek.
Yapım ve evsahipliğini İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın üstlendiği Tiyatro Afişleri Sergisi Refik Ahmet Sevengil’in Türk Tiyatrosu Tarihi isimli kitaplarından bir izlek oluşturarak, bugün tiyatromuzun geldiği yerden geriye doğru açılan bir pencere, bir ses, bir nefes olarak tanımlanabilir. Sergi tiyatronun hayatın, hayata ilişkin meselelerin bir sahne üzerinde canlandırılmasıyla gerçekleşen bir duygu alışverişi, dünyada ne kadar insan hali varsa, bir o kadar eser konusu, anlatım biçimi oluşmuş olduğunu da düşündürüyor.
Serginin, Türk tiyatro geleneğinin köşetaşlarından kabul edilen Darülbedayi’nin günümüzdeki karşılığı olan Şehir Tiyatroları’nın çatısı altında Darülbedayi’nin son Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu’nun projeleri arasında olması da ayrı bir anlam taşımakta.

Kaynak:[-]

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), yarın başlayacak ve 12 Mayıs’a kadar sürecek “Opera Haftası” süresince birbirinden özel konserle sanatseverlere perdesini açacak.

opera

İDOB’tan yapılan açıklamaya göre, “Opera Haftası” etkinlikleri kapsamında 8-9 Mayıs tarihlerinde Süreyya Operası’nda “Fransız Esintileri” başlıklı konser gerçekleştirilecek.
Birbirinden güzel opera aryalarını Gürçil Çeliktaş’ın rejisiyle bir sahne performansına dönüştüren konserde yer alan İDOB sanatçıları, eserlerini dekor ve kostüm ile icra edecek. Operalardan sahnelerin birbirine muhteşem bir kolajla bağlandığı konserin, koreografisini Çiğdem Ünal üstlendi. Konserde sanatçılar Caner Akgün, Eda Erdaş, Zafer Erdaş, Onur Ertür, Alper Göçeri, Bülent Külekçi, Hande Soner, Elif Tuğba Tekışık, Tülay Uyar ve Beril Yürekli solist olarak yer alacak.

Opera Haftası’nın ikinci etkinliği ise 2008 yılında hayatını kaybeden dünyaca ünlü soprano Leyla Gencer’i anma konseri olacak. İDOB Sanat Yönetmeni Suat Arıkan konserde, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin sahneye adım atmalarına imkan tanıyarak, genç sanatçıların Leyla Gencer’in aydınlık yolundan gitmelerini sağlayacak.

Konser, Süreyya Operası’nda 10 Mayıs’ta gerçekleşecek.

Orkestra şefi Emre Aracı’nın anlatımıyla gerçekleşecek “Osmanlı Dönemi’nde İtalyan Operası” konseri de aynı mekanda 11 Mayıs’ta izlenebilecek. Konserin solistleri Ayten Telek, Ahmet Baykara, Alp Köksal, Besnik Ademoğlu, Utku Bayburt’a kemancı Ceren Gürkan ve piyanist Simten Şenpolat eşlik edecek.

İstanbullu sanatseverler, Gabriel Faure’nin “Faure Requiem” ve Battista Pergolesi’nin “Pergolesi Stabat Mater” adlı konserleri de 12 Mayıs’ta izleyebilecek.

 

Kaynak: [-]

Bitlis Sanat Tiyatrosu

Bitlis Kültür Sanat Derneği’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Sanat Tiyatrosu ekibi kentteki 500 yıllık tarihi Hatibiye Medresesi’nde…

Bitlis Kültür Sanat Derneği’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Sanat Tiyatrosu ekibi, kentteki 500 yıllık tarihi Hatibiye Medresesi’nde uluslararası tiyatro festivallerine hazırlanıyor. Ekip, 11 Mayıs’ta İzmir’de ve 15 Mayıs’ta Denizli’de yapılacak festivallere katılacak.

İki yıl önce kurulan Bitlis Sanat Tiyatrosu, bugünlerde “Cibali Karakolu” oyunuyla halkın gönlünde taht kurdu. Davet edildikleri ulusal ve uluslararası festivaller için hummalı bir çalışma sürdüren tiyatro ekibi, 4 bayan ve 8 erkek olmak üzere toplam 12 kişiden oluşuyor.

Bitlis Sanat Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Gökmen Okdayan, Bitlis tarihinde bir ilki gerçekleştirerek uluslararası ölçekte düzenlenen tiyatro festivallerine katılan ilk ekip olduklarını söyledi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, İzmir ve Denizli’deki festivallere davet edilen tek tiyatro ekibi olmanın gururunu yaşadıklarını kaydeden Okdayan, “Bu büyük bir başarı. Bu, ekibimizin ve oyuncularımızın başarısıdır. Bu anlamda oyuncularımızın hepsini tek tek tebrik ediyor, hepsine teşekkür ediyorum. Ekip arkadaşlarımız kısa sürede büyük işler başararak Bitlislilerin gönlünde taht kurmayı başardılar. İnşallah bu başarımızı diğer illerde de sürdüreceğiz” dedi. Kısıtlı imkanlarla başarıyı yakaladıklarını da vurgulayan Okdayan, Bitlis’te tiyatro faaliyetlerini sürdürmenin çok kolay olmadığını, ancak ulusal ve uluslararası festivallerin hazırlıklarını aralıksız sürdürdüklerini kaydetti.

Bitlis Sanat Tiyatrosu, daha büyük başarılara imza atmak için şehirdeki iş adamlarından ve bürokratlardan destek bekliyor.

 

Kaynak : [-]

İBB’nin, Şehir Tiyatroları yönetmeliğinde yaptığı değişikliği protesto eden sanatçılar, Galatasay Lisesi önünden Tünel’e yürüdü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir TiyatrolarıGörev ve Çalışma Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler ve repertuar belirleme yetkisinin genel sanat yönetmeninden alınması sanatçılar tarafından protesto edildi.

Beyoğlun'da sanatçı eylemi 24 nisan 2012

“İSTANBUL ŞEHİR TİYATROSU EHLİLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yönetmeliğini protesto eden onlarca tiyatro sanatçısı, İstiklal Caddesi’ndeki Galatasaray Lisesi önünde toplandı. Sanatçılar ellerindeki “Muhafazakar Sanat”, “Şehir Tiyatroları Yok Edilemez”, “Korkuya Karşı Özgür Tiyatro” dövizlerle protesto gösterisine destek verdi. Aralarında Halil Ergün, Tarık Akan, Bülent Kayabaş, Ayşe Nil Şamlıoğlu, Erkan Can, Mehmet Ali Alabora, Mustafa Alabora, Rutkay Aziz, Fırat Tanış, Perihan Savaş gibi sanatçıların bulunduğu gruba CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, CHP İstanbul milletvekili Süleyman Çelebi de destek verdi.

Grup adına basın açıklamasını tiyatro sanatçısı Engin Alkan yaptı. Alkan, “Herşeyin farkındayız. 1914’ten beri ehil ellerde olan İstanbul Şehir Tiyatrosu göz göre göre ehlileştirilmeye çalışılıyor. Dünyada herhalde ilk kez bir tiyatro, tiyatro insanlarından arındırılıyor. Sanatın içinden sanatçı kovuluyor. Tüm bunlar sanatı ve sanatçıyı hizaya sokma ve halkın gözünden küçük düşürme gayretleridir. Gerçekleri eğip bükerek hiçkimse sanatçı ve sanatçıyla halkın arasına nifak sokamaz. Hedefin ne olduğunu görüyoruz. Özgür düşünceden korkmayan herkes görüyor. Çok sesliliği tek bir notaya dönüştürecek olan muhafazakar sanat gibi söylemler demokratiktirleşme diye sunuluyor. Sanatsal yaratı, siyasi iradeye teslim edliyor. Oysa sanat ve demokrasi hiçbir siyasi iradenin faydacı beklentilerine göre yeniden tarif edilemez. Seçilmişlerin asıl görevi sanata asıl ihtiyacı olan özgür ortamı sağlayacak alt yapı oluşturmaktır” dedi.

24 nisan 2012 Şehir Tiyatroları için eylem

“HUKUKİ ZEMİNDE HAKKIMIZI ARAYACAĞIZ”
Sessiz kalmayacaklarını söyleyen Alkan, “Öncelikle dayatılan yeni yönetmeliğe karşı hukuki zeminde hakkımızı arayacağız. Yüz yıllık şehir tiyatrosu mirasını her zeminde savunacağız. Ustalarımıza, gelecek kuşaklara karşı üstlendiğimiz bu sorumluluğu ülkemizdeki, dünyadaki tüm sanat emekçileriyle paylaşıyoruz. Hedefimiz çağdışı yönetmelik dayatmaları yerine çağdaş ve özerk bir İstanbul Şehir Tiyatrosu yasasıdır” diye konuştu. Alkan, “Sayın belediye başkanının bir canlı yayında kurum sanatçılarına sunduğu öneriyi düstur kabul ediyoruz. Herkes kendi işini yapsın. Bizim işimiz tiyatro” dedi. Basın açıklamasının ardından tiyatro sanatçıları bağırarak yeni yönetmeliği protesto etti.

İSTİFA EDEN ESKİ SANAT YÖNETMENİNDEN ‘HERKES KENDİ İŞİNİ YAPSIN’ MESAJI
Protesto gösterisine katılan tiyatro sanatçısı Cem Davran, “Hayatımın tamamını şehir tiyatrolarında geçirdim. Şehir tiyatrosuna dayatılan yönetmelik asla ve asla bir sanat kurumunda uygulanamaz. Bu vandalca ve garabet bir yönetmelik. Bir an önce ilgili kişiler tarafından değiştirilmesi lazım” diye konuştu.Mehmet Ali Alabora da “Burada yapılacak şey çok net. Şehir tiyatro sanatçılarının diyalog için muhatap alınmaları. Bir yönetmelikle değil bir yasayla şehir tiyatrolarının özerk yapısının koruma altına alınması gerekiyor” diye konuştu.
Yönetmeliğin değiştirilmesine tepki olarak Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği’nden istifa eden Ayşe Nil Şamlıoğlu, “Herkesin uzmanlaştığı alanda işini yapması lazım. Eğer herkes kendi bildiği işi yaparsa bu ülkenin çağdaş bir geleceği çok daha sağlam adımlarla ilerleyeceğine inanıyorum. Onun için ne olur herkes kendi işini yapsın” dedi.

“BUNLAR HEP GERİYE TEPTİ, YİNE TEPECEKTİR”
Sanatçı Halil Ergün, “Bu uygulamayı yapanlar bunu düşünsünler. Bu 28 Şubat müdahalesinden farklı bir şey değildir. Sanatsal kurumlara sanata toplum mühendisliği dayatmak çok görüldü bu ülkede. Bunlar hep geriye tepti, bu da tepecektir. Yazarın bir tanesi parayı veren düdüğü çalar demiş. Kimin parasını kime çalıyorlar ? Belediyenin orada harcadığı para halkın kültürel ihtiyaçlarının parasıdır ” dedi. Sanatçı Rutkay Aziz “Öncelikle tiyatroyu tiyatrocular yönetecektir. Gelip giden belediye başkanlarının tiyatrosu değildirşehir tiyatroları. İstanbul’un ve Türkiye’nin tiyatrosudur. Bırakacaksın tiyatroyu da tiyatrocular yönetecektir” diye konuştu. Ardından onlarca tiyatr sanatçısı Galatasaray Lisesi önünden Tünel Meydanı’na kadar alkışlar, sloganlar ve ıslıklar eşliğinde yürüdü.

 

Sanatçıların tepkisi

ADANADA TİYATROCULARDAN İSTANBUL’DAKİ MESLEKTAŞLARINA DESTEK EYLEMİ
ADANA’da tiyatro oyuncuları, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda repertuvarı belirleme yetkisinin, genel sanat yönetmeninden alınıp, belediye bürokratlarına verilmesini prostesto edip, meslektaşlarına destek verdi.
Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nun önünde bir araya gelen Adana’daki devlet ve şehirtiyatrolarında çalışan oyuncular, Çukurova Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü öğrencileri ve çok sayıda sanatsever “Şehir tiyatroları yok edilemez” sloganları attı.

Eyleme ünlü tiyatro sanatçıları, Şebnem Sönmez, Güler Ökten, Zerrin Sümer, Tilbe Saran Eda Çatalçam, Evren Ercan, Serpil Göral ve Maria Akgüllü de katıldı. Tiyatro oyuncusu Şebnem Sönmez, gerçekleştirdikleri eylemin 71 ilde eş zamanlı yapıldığını ve 10 bine yakın tiyatro oyuncusu ve tiyatroemekçisinin İstanbul Şehir Tiyatroları’ndaki kabul edilemez uygulamalara ortak tepki gösterdiğini söyledi.

Şebnem Sönmez, “İstanbul Şehir Tiyatroları’nın yönetmeliği bir gecede değiştirildi. Genel sanat yönetmenin bütün yetkileri elinden alındı, yerine belediye atanan bir bürokrat yönetim kurulu başkanı oldu. Bunun üzerine Genel Sanat Yönetmenimiz olan Ayşenil Şamlıoğlu ve tüm yönetim kurulu üyeleri istifa etti.Tiyatrocu arkadaşlarımız, ortak bir tavır gösterip, dayanışma sağladı. Anadolu’nun dört bir yanındaki meslektaşlarımız da bu dayanışmaya destek veriyor olması bizleri gururlandırdı” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ABD’ye gitmeden birkaç saat önce “Eğer memnuniyetsiz bir durum varsa, tekrar revize edebiliriz” dediğini iddia eden Sönmez, “O açıklamanın ardından 5 günde 15 bin imza toplandı ve eylemler düzenlendi. Amacımız Kadir Topbaş, Türkiye’ye geldiğinde toplanan imza ve sosyal medyadaki mesajları iletilerek, bizlerle yani şehir tiyatrosu oyuncularıyla buluşmasını sağlamak. Bu buluşmada bizler kendisine bu konuyla ilgili yeni öneriler sunarak yönetmeliğin kaldırılmasını isteyeceğiz” diye konuştu.
Bir süre daha alkışlarla tempo tutup, protestolarını sürdüren tiyatrocular, olaysız dağıldı.

DHA

ANKARALI TİYATROCULARDAN DA YÖNETMELİK PROTESTOSU 
Tiyatro sanatçıları, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yapılan yönetmelik değişikliğini, Ankara’da yaptıkları eylemle protesto etti.

Büyük Tiyatro önünde toplanan ve tiyatro sanatçılarından oluşan kalabalık, ”Korkuya karşı özgür tiyatro”, ”Şehir tiyatroları yok edilmez” yazılı pankartlar açarken, bir tiyatro oyuncusu da adalet heykeli gibi giyinerek hiç hareket etmeden açıklama süresince bekledi.

Kültür Sanat-Sen, Detis, Tobav, Tomeb, Işık-Der, Santekder, Kültür-İş, Nazım Hikmet Kültür Merkezi,Ankara Halk Tiyatrosu, Ankara Sanat Tiyatrosu, DTCF Mezunları Derneği ve ASSA adına basın açıklamasını okuyan tiyatro sanatçısı Şahin Ergüney, İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimliğinde yapılan değişikliğin, sanatı ve sanatçıyı hizaya sokma ve halkın gözünde küçük düşürme gayreti olduğunu öne sürdü.

İstanbul Şehir Tiyatroları’nın 1914’ten beri ehil ellerde olduğunu belirten Ergüney, ”Tiyatro göz göre göre ehlileştirilmeye çalışılıyor. Dünyada her halde ilk kez bir tiyatro, tiyatro insanlarından arındırılıyor. Sanatın içinden, sanatçı kovuluyor. Bilinsin ki gerçekleri eğip bükerek hiç kimse halkla sanatçı arasına nifak sokamaz” diye konuştu.

Ergüney, yeni yönetmeliğe karşı huhuki zeminde de haklarını arayacaklarını ifade ederek şunları kaydetti:

”Çok sesliliği tek bir notaya dönüştürecek ‘muhafazakar sanat’ gibi söylemler, demokratikleşme diye sunuluyor. Sanatsal yaratı, sanatsal iradeye teslim ediliyor. Oysa sanat ve demokrasi hiçbir siyasi iradenin faydacı beklentilerine göre yeniden tarif edilemez. Seçilmişlerin asıl görevi, sanata ihtiyacı olan özgür ortamı sağlayacak alt yapıyı oluşturmaktır. Onlar bunu sadece sanatçı için değil, halk için yapmak zorundadır. Eğer yapmazlarsa sanat sessiz kalır”

Topluluk, açıklamanın ardından sloganlar atarak dağıldı.

NE OLMUŞTU?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Komisyonu’ndan çıkan kararla Şehir Tiyatroları Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nde değişiklik yapılmış, Şehir Tiyatroları’nın bundan sonraki repertuarını tamamı edebiyatçılardan oluşan bir kurulun belirlemesi kararlaştırılmıştı.

Kaynak :  [-]  

Bitlis Sanat Tiyatrosu Bir İlki Gerçekleştirdi

Bitlis Sanat Tiyatrosu

Bitlis Sanat Tiyatrosu, 28.Uluslararası Amatör Tiyatro Toplulukları Festivali’ne davet edildi.

Bitlis Sanat Tiyatrosu, 28. Uluslararası Amatör Tiyatro Toplulukları Festivali’ne davet edildi.

Bitlis Sanat Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Gökmen Okdayan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Bitlistarihinde bir ilki gerçekleştirerek, uluslararası ölçekte düzenlenen, tiyatro festivaline katılan ilk ekip olduklarını söyledi.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, bu festivale davet edilen tek tiyatro ekibi olduklarını kaydeden Okdayan, şöyle konuştu:

“Denizli Belediyesi, her yıl Uluslararası Amatör Tiyatro Toplulukları Festivali düzenliyor. Bunun uluslararası olması çok önemli. Bitlis tarihinde, uluslararası anlamda düzenlenen tiyatro festivaline davet edilen tek ekip biz olduk. Festivale HollandaKazakistanMakedonyaMacaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,Kosova‘dan tiyatro ekipleri katılacak. Bununla beraber İstanbul, Ankara, Antalya, Denizli, Hatay, Muğla ve Aydın’dan gelen ekipler de festivalde yer alacak. Bu büyük organizasyona Doğu ve Güneydoğu AnadoluBölgelerinden davet edilen tek tiyatro ekibiyiz. Bu büyük bir başarı. Bu ekibimizin ve Oyuncularımızın başarısıdır. Bu anlamda Oyuncularımızı hepsini tek tek tebrik ediyor, hepsine teşekkür ediyorum.”

-“Kısıtlı imkanlarla başarıyı yakaladık”

Bitlis‘te tiyatro faaliyetlerini sürdürmenin çok kolay olmadığını kaydeden Okdayan, çok kısıtlı imkanlara rağmen büyük başarılar yakaladıklarını ifade etti.

Okdayan, şunları dile getirdi:

“Ekibimiz, çok kısıtlı imkanlarla, 20 metre kare bir alanda çalışmalarını sürdürüyor. Sadece OyundanOyuna sahneyi görebilen bir ekibiz. Böyle kısıtlı imkanlarla bu başarıyı elde etmişsek, destek verildiği takdirde, daha büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Bu konuda Bitlisli iş adamlarından ve bürokratlardan destek bekliyoruz. Çünkü daha iyi yerlere gelmek için daha çok desteğe ihtiyacımız var. Tüm bu koşullarda bizden hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen, Bitlis Eğitim ve Tanıtım Vakfı (BETAV) başta olmak üzere, Bitlis Belediye Başkanı Fehmi Alaydın ve Kızıltaş Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı’na sonsuz teşekkür ediyoruz.”

 

Kaynak : [-]