Şunun için etiket arşivi: Sanat Yönetmeni

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği 3. Antalya Televizyon Ödülleri sahiplerine verildi.

3. Antalya Televizyon Ödülleri

Antalya Kundu Turizm Bölgesi’ndeki Mardan Palace Otel’de düzenlenen ödül törenine sanatçılar kırmızı halıdan geçerek geldi. Şıklıklarıyla dikkati çeken sanatçılar, basın mensuplarına poz verdi.
Melike Öcalan ve Caner Cindoruk’un sunduğu gecede bir süre önce yaşamını yitiren Meral Okay için hazırlanan film gösterildi. Filmin gösterimi sırasında bazı sanatçıların gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, yaptığı konuşmada, bir süre önce yaşamını yitiren Meral Okay, Ayten Alpman, Ekrem Bora ve Ümit Usta’yı andı. Televizyon sektörünün sadece Türkiye’de değil, artık uluslararası alanda da adını dünyaya duyurduğuna dikkati çeken Akaydın, ”Onlarla gurur duyuyoruz. Bu yarışmanın sonuçları ne olursa olsun, bütün sanatçıları ve arkasındaki teknik elemanları alkışlıyoruz. Onlar bizim kalbimizde taht kurmuş olarak Antalya’dan ayrılacaklardır” dedi.

Radyo Onur Ödülü Boran’a, Onur Ödülü Bugay’a

3. Antalya Televizyon-Ödülü töreni

Gecede bu yıl ”Radyo Onur Ödülü”ne layık görülen, ancak rahatsızlığı nedeniyle törene katılamayan Orhan Boran ile telefon bağlantısı kuruldu. 60 yıllık çalışma hayatında çeşitli vesilelerle ödüllerle onurlandırıldığını anlatan Boran, ”Fakat bu gece lütfedilen ödülün bambaşka bir değeri var. Beni davet etme lütfunda bulunarak, 10 küsür senedir gözlerden ırak ama gönüllerden uzak olmadığımı gösterdi, bu beni çok mutlu etti. İkincisi zor bir sağlık savaşından geçiyorum. Bu ödülün bana verilmesi de moralimi son derece yükseltti. Bu ödül için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

Orhan Boran’ın ödülünü teslim alan Beyazıt Öztürk de, ”Şu an buraya çıkınca anladım, ödül almaktan çok bir ustaya ödül götürmek acayip bir duyguymuş” diye konuştu.

”Onur Ödülü” ise Türk televizyonlarının beğenilen dizisi ”Bizimkiler”in yapımcısı Umur Bugay’a verildi. Bugay ödülünü, ”Bizimkiler” dizisinde ”Ali” karakterini canlandıran Atılay Uluışık’tan aldı. Umur Bugay, kendileri gibi yıllarını sanata ve yazıya adamış kişilerin anılmasının ve ödüllendirilmesinin çok hoş bir duygu olduğunu dile getirdi. Bugay, televizyon yapımlarında çalışanların çok güç koşullarda görev yaptıklarına dikkati çekerek, ”Sanatımızın onuru adına insanlık dışı maddi manevi sömürüye son vermek için yapacağınız her türlü mücadelede yanınızda olacağımı bilmenizi isterim” dedi.

”Jüri Özel Ödülleri” ise oyuncu Tarık Ünlüoğlu ile spor programı dalında yarışan ”Bay Tahmin” programına verildi. Jüri Başkanı Faruk Bayhan da Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’dan ”Onur Ödülü” aldı. ”Toplumsal sorumluluk ödülü” ise Mahsun Kırmızıgül’ün oldu. Kırmızıgül’ün ödülünü Onur Tuna aldı.

Dizilere ödül yağdı!

Gecede ”En iyi dram kadın oyuncu” ödülü, ”Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisindeki performansıyla Ayça Bingöl’ün oldu. ”En iyi dram erkek oyuncu” ödülünü ”Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi”ndeki rolüyle Erdal Beşikçioğlu aldı.

Yalan Dünya dizisi, komedi dalında verilen ödüllerin 5’ini alarak, en çok ödül alan dizi oldu. ”En iyi komedi dizisi”, ”En iyi komedi erkek oyuncu”, ”En iyi komedi yardımcı kadın oyuncu”, ”En iyi komedi yardımcı erkek oyuncu”, ”En iyi komedi yönetmeni” dalında ödüle layık görülen Yalan Dünya’nın Senaristi Gülse Birsel, ”Bir gün 45 dakikalık bir komedi dizisi yapmak istiyorum. Tek hayalim bu” dedi.

Öyle Bir Geçer Zaman ki, ”En iyi drama kadın oyuncu”, ”En iyi drama dizisi yardımcı erkek oyuncu”, ”En iyi drama dizisi yardımcı kadın oyuncu”, ”En iyi dizi film müziği”, Muhteşem Yüzyıl ise ”En iyi dizi film görüntü yönetmeni”, ”En iyi dizi film sanat yönetmeni”, ”En iyi drama dizisi senaryo”, ”En iyi dönem dizisi” olmak üzere 4’er dalda ödüle layık görüldü.

Bir süre önce yaşamını yitiren Meral Okay’ın senaryo dalıda ödül alması, salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Salonda bulunanlar gözyaşlarına hakim olamazken, Okay, uzun süre ayakta alkışlandı.

Gecede Fırat Tanış da söylediği parçalarla izleyicilere keyifli dakikalar yaşattı.

3. Antalya Televizyon Ödülleri

Ödüller

Jüri başkanlığını Faruk Bayhan’ın yaptığı 3. Antalya Televizyon Ödülleri’nde ödül alan isimler şöyle oldu:

En iyi Dram Dizisi: Hayat Devam Ediyor

En İyi Komedi Dizisi: Yalan Dünya

En İyi Gençlik Dizisi: Elde Var Hayat Sınav

En İyi Dönem Dizisi: Muhteşem Yüzyıl

En İyi Dram Dizisi Kadın Oyuncu: Ayça Bingöl (Öyle Bir Geçer Zaman Ki)

En İyi Dram Dizisi Yardımcı Kadın Oyuncu: Meral Çetinkaya (Öyle Bir Geçer Zaman Ki)

En İyi Dram Dizisi Erkek Oyuncu: Erdal Beşikçioğlu (Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi)

En İyi Dram Dizisi Yardımcı Erkek Oyuncu: Hüseyin Avni Danyal (Öyle Bir Geçer Zaman Ki)

En İyi Dram Dizisi Yönetmen: Yıldız Hülya Bilban (Hayat Devam Ediyor)

En İyi Dram Dizisi Senaryo: Meral Okay (Muhteşem Yüzyıl)

En İyi Komedi Dizisi Kadın Oyuncu: Demet Evgar (1 Kadın 1 Erkek)

En İyi Komedi Dizisi Erkek Oyuncu: Olgun Şimşek (Yalan Dünya)

En İyi Komedi Dizisi Yardımcı Kadın Oyuncu: Gupse Özay (Yalan Dünya)

En İyi Komedi Dizisi Yardımcı Erkek Oyuncu: Bartu Küçükçağlayan (Yalan Dünya)

En İyi Komedi Dizisi Yönetmen: Jale Atabey Özberk (Yalan Dünya)

En İyi Komedi Dizisi Senaryo: Burak Aksak (Leyla ile Mecnun)

En İyi Dizi Film Görüntü Yönetmeni: Ercan Özkan (Muhteşem Yüzyıl)

En İyi Dizi Film Sanat Yönetmeni: Nilüfer Giritlioğlu (Muhteşem Yüzyıl)

En İyi Dizi Film Müzik: Nail Yurtsever, Cem Tuncer (Öyle Bir Geçer Zaman Ki)

En İyi Ana Haber Bülteni Sunucusu: Cem Öğretir (ATV)

En İyi Çocuk Programı: Pepee (TRT Çocuk)

En İyi Ekonomi ve Sektör Programı: Finans Cafe (CNBC-E)

En İyi Güncel Sanat Programı: Gece Gündüz (NTV)

En İyi Haber/Tartışma Programı: Haberaktif (TV 8)

En İyi Kadın Programı: Derya’nın Dünyası (Kanaltürk TV)

En İyi Komedi Programı: Koca Kafalar İle Baba Haber Bülteni (Kanal D)

En İyi Kültür İçerikli Program: Üstün Dökmen’le Küçük Şeyler (Star TV)

En İyi Magazin Programı: Show Kulüp (Show TV)

En İyi Sağlık Programı: Doktorum (Kanal D)

En İyi Sohbet Programı: Muhabbet Kralı (TV 8)

En İyi Spor Programı: Bizim Stadyum (TV 8)

En İyi Talk Show/Müzik-Eğlence Programı: Disko Kralı (TV 8)

En İyi Bilgi/Kültür İçerikli Yarışma Programı: Kim Milyoner Olmak İster (ATV)

En İyi Şov İçerikli Yarışma Programı: Survivor Ünlüler-Gönüllüler (Show TV)

En İyi Belgesel Yapım: Yüz Karası Değil, Ekmek Parası (İz TV)

Kaynak : [-]

Şehir Tiyatrolarında istifa depremi

İstanbul Şehir Tiyatroları protesto

İstanbul Şehir Tiyatroları’na İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin müdahalesine karşı istifalar geldi. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu ve yönetimdeki 6 kişi istifa ettiğini açıkladı. Belediye Meclisi’nden jet hızıyla geçen yeni yönetmeliğe göre; şehir tiyatrolarıyla ilgili oyun seçiminden sahnelemeye kadar her şeye belediye bürokratları karar verecek.

Tiyatroda sansüre istifalarla yanıt geldi. 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda belediye bürokratlarını yetkili kılan yeni yönetmeliği kabul etmeyen Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu ve yönetimdeki 6 kişi istifa ettiğini açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın sanat danışmanlığı yapan Kenan Işık’ın da istifa etmesi bekleniyor.
Belediye Meclisi’nden jet hızıyla geçen yönetmeliğin uygulamaya geçmesi için Topbaş’ın imzası gerekiyor.

Ayşe nil Şamlıoğlu

Yeni yönetmenliğe göre; Genel Sanat Yönetmeni’nin yetkileri belediyenin genel sekreterine devrediliyor. Böylece; tiyatronun yönetim kuruluna Belediye Genel Sekreteri başkanlık edecek. Bu kararla Şehir Tiyatroları’nda oyun seçiminden, repertuvara alınan oyunların hangi yönetmen ve oyuncu kadrosuyla sahneye konulacağına kadar bir dizi sanatsal işleme, bürokratlar karar verecek.

Şehir Tiyatroları oyuncuları ve tiyatro meslek birlikleri; 13 Nisan günü yeni yönetmeliği protesto etmişti. Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde yapılan açıklamada, karar “kültür ve sanat ortamının muhafazakarlaştırılması” olarak değerlendirildi.

Bir süre önce aralarında İskender Pala’nın olduğu köşe yazarları, “müstehcen oyunlar” sahnelemekle suçladığı Şehir Tiyatroları’nı hedef gösteriyordu. Hatta hedef gösterilen 3 oyundan biri olan Rosenbergler Ölmemeli” adlı oyun programdan kaldırılmıştı.

 

 

Kaynak: ulusalkanal.com.tr

“İzmir Opera Binası Uygulama Projesi Sözleşmesi törenle imzalandı. Projede yer alan mimarlardan Ertuğ Uçar “Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Aziz Kocaoğlu’na, içinde bulunduğu bu ironik, zor ve yorucu süreçte sarfettikleri müthiş enerji ve efor için çok teşekkür ediyorum” dedi. 

opera binası için imza töreni

İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü Aytül Büyüksaraç ilk defa bir belediye başkanının sinemadan, düğün salonundan, kütüphaneden bozma değil de gerçekten bir opera binası projelendirerek bir yarışma yaptığını söyleyip ekledi: “Bu projeyle dünya opera otoritelerinin gözü İzmir’de olacak.”

Başkan Aziz Kocaoğlu ise Opera binası projesi biter bitmez ihaleye çıkacak ekonomik güce sahip olduklarını açıkladı.

İzmir’in “kültür-sanat kenti” olması hedefi doğrultusunda önemli bir adım atarak teknik alt yapısıyla “Türkiye’nin en nitelikli konser salonu” olan Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ni (AASSM) hizmete alan İzmir Büyükşehir Belediyesi, yine üstün niteliklere sahip bir opera binasını kente kazandırmak için uygulama projesi sözleşmesini imzaladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile mimari proje yarışması birincisi Yüksek Mimar Mehmet Kütükçüoğlu ile Yüksek Mimar Ertuğ Uçar’ın imzaladığı sözleşme kapsamında, Cumhuriyet tarihinin “opera sanatına özel” ilk binası İzmir’den yükselecek.

İzmir farkı 
“İzmir Opera Binası”nın sözleşme töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Tarihiyle insanıyla, kültür- sanata olan düşkünlüğüyle öne çıkan, yaşam felsefesi insan sevgisi olan, birlikte yaşama geleneği ile Türkiye’de ayrı bir yaşam biçimine sahip, ayrı bir kimliği ve kişiliği olan bir kentte yaşıyoruz. Böyle bir kentte yaşamaktan ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmaktan çok büyük bir mutluluk duyuyorum” dedi.
Başkan Aziz Kocaoğlu, “Şimdi yapacağımız opera binası da, tıpkı diğer yatırımlarımız gibi bir alt yapıdır. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi gibi bir binanınız yoksa, gönlünüzün istediği bir orkestrayı davet edemiyorsunuz. Hatta Türkiye’ye davet edemiyorsunuz. Sanatçı önce geleceği mekanın özelliklerini soruyor” şeklinde konuştu.

izmir opera binası önden görünüş

Opera binası yapılmasının planlandığı süreçte binanın yapılacağı yeri Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak ve belediye meclisinin olumlu görüşleri ile satın aldıklarının altını çizen Başkan Aziz Kocaoğlu şöyle devam etti: “Opera binası projesi gerçekleşir gerçekleşmez, bugünkü verilerimize göre proje biter bitmez ihaleye çıkacak durumdayız ve bu dev projeyi gerçekleştirecek ekonomik güce sahibiz. Ama 2013 yılından evvel inşaat ihalesine çıkmak gibi bir şansımız yok. Borçlarımız bu sene bitiyor. Ben projenin temelini atacağıma, benden sonra gelecek başkanın açılışı yapacağına inanıyorum. Temeli atıldıktan sonra İzmirlilerin, sanatçıların, halkın projeye sahip çıkıp, projeyi gerçekleştireceğine inanıyorum. Ayrıca bir kent eğer hizmet, turizm sektöründe büyüyecekse hizmet, fuar, kongre sektörleri kültür ve sanatsız olmaz. ‘Kültür ve sanatımız olmasın fuar, kongreler turizm kenti olalım’ diye bir şey yok.  Bu opera binasını biz başlatacağız. Koşullar ne gösterir bilmiyoruz, İzmirlilerle birlikte açacağız.”

“Emre Arolat’a karşı mahcup oldum”
Başkan Aziz Kocaoğlu, konuşmasında, Büyükşehir Operasyonu ile bağlantılı bir olayı da şöyle anlattı: “Özür dilemek anlamında sizlerle bir şey paylaşmak istiyorum. 2009 yılında ünlü mimarlarımızdan Emre Arolat ile İstanbul’daki ofisinde konuştuk. Bugün 50’ye yakın mimar arkadaşın çalıştığı kıyı tasarımıyla ilgili bir görüşme yaptık. Emre bey daha önce de birkaç başka proje için ziyaret etmişti, tanıyorum. Opera binası jürisinde de çok özverili çalışmalar yaptı. Oradan da hukukumuz oldu. Jürinin çalışmalarına fırsat buldukça ben de katılmıştım. ‘Bu tasarım özel bir şey, Emre Bey’e veya bir şahsa verebilir miyiz?’ diye bürokrat arkadaşlarımızla uzun uzun toplantılar yaptık. İhale mevzuatı maddelerini günlerce tartıştık. En sonunda bu işin olamayacağını, bu ihale mevzuatıyla Belediye’nin tasarım ihalesine çıkamayacağına karar verdik. İşte bizi dinliyorlar, operasyon derken, Polis ilk geldiğinde ‘Emre Arolat’a verdiğiniz ihale dosyasını verin’ dedi. Oysa böyle bir ihale yok. Ama ben Emre Bey’e mahçup oldum, adının bu operasyonda anılması nedeniyle… O günden bugüne de arayamadım, utandım. Çünkü gerçekten kişiliğine güvendiğim, saygı duyduğum bir beyefendi. Bu tür operasyonlar yapılıyor da, böyle yan ürünleri oluyor. Burada Emre Bey’den verdiğimiz rahatsızlık için affını diliyorum.”

İzmir opera binası

İzmir’e çok yakışacak
İmza töreninde Yüksek Mimar Mehmet Kütükçüoğlu’da Barselona, Paris ve Sydney gibi dünya şehirleri ve opera binalarından örnekler vererek İzmir’de uygulayacakları proje detayları hakkında bilgiler aktardı.  Kütükçüoğlu, “Opera binası tipinde yapılar, kent hayatı için çok önemli. Belli bir lezzet için belli bir saatte kentin bir yerinde yaşayan insanlar toplanıyor. Gösteriyi, sunumu paylaşıyorlar; bu çok önemli. Kenti kent yapan en önemli olayların bir tanesidir bu. Öncelik sırasında arkaya atılacak bir şey değil. Opera girişimi çok önemli. Bu amaçla yapılacak ilk bina olacak ve İzmir’e çok yakışacak” dedi

Bu süreçte bu enerji
Yarışmada birincilik kazanan ekipte yer alan Yüksek Mimar Ertuğ Uçar da, İzmir opera binasını “Rüya bir proje” olarak tanımladı. Uçar şöyle devam etti:
“Dünyada her mimarın rüyası olabilir. Ege denizinin en güzel şehrinde bir proje. İşinin ve mimarının üzerine çok titreyen bir belediye ile yapılan proje. Hiçbir ticari kaygı yok. Belediye yapıyor ve programı tamamen kültürel. Sıradan kültürel proje değil, bir opera binası. Bizim için bir rüya gerçekleşti. Belediyemize, Başkan Aziz Kocaoğlu’na, içinde bulunduğu bu ironik, zor ve yorucu süreçte bu işin başlaması için sarfettikleri müthiş enerji ve efor için çok teşekkür ediyorum.”

Dünyanın gözü İzmir’e çevrilecek
İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Aytül Büyüksaraç ise konuşmasında şunları söyledi:  “İzmir Opera Balesi’nin bu yıl 30. yılını kutluyoruz.  Böyle bir zamanda bize verilen en büyük hediye bu olsa gerek. Çok büyük bir hayaldi İzmir’de böyle bir opera binası görebilmek. Biz öğrencilik yıllarımızdan beri hep Sydney operası gibi bir yerde şarkı söyleyebilecek miyiz diye düşündük. Bir çok belediye başkanı geldi, bir çok proje yapıldı ama hiç biri hayata geçmedi. Aziz Başkan’a gerçekten çok inanıyorum. İlk defa bir belediye başkanı sinemadan, düğün salonundan, kütüphaneden bozma değil de gerçekten bir opera binası  projelendirerek bir yarışma yaptı. Çok içimize sinen çok güzel bir proje yarışması yapıldı. Bu yarışmanın sonucunda da çok güzel, dünya çapında, dünya opera otoritelerinin gözünü İzmir’e çevirecek çok güzel projeyle sonuçlandı. İnanıyorum ki, bugünkü adım çok büyük bir adım. İzmir Devlet Opera Balesi, bugün çok güzel bir yere geldi. Türkiye’nin en büyük operası diyebileceğimiz bir konumda. Büyükşehir Belediyesi sayesinde geçeceğimiz yeni opera binasında çok daha iyi şeyler yapacağız. Size bunun sözünü veriyoruz. Çok çalıştık çok azmettik, çok iyi bir yere geldik. Ama Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri olmasa bunları yapamazdık. Aziz Başkan ve ekibine çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.”

Bugüne nasıl gelindi 
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kente kazandırılacak uluslararası nitelikteki opera binası projesini mimari proje yarışması ile belirledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan iki kademeli yarışmanın ilk kademesinde 177 eser değerlendirmeye alındı. Bunlardan 12’si ikinci kademeye kaldı. Jüri üyeleri, final niteliğindeki ikinci kademede 3 gün süren titiz incelemenin ardından 12 adet proje içinden ilk üçü belirledi. Diğer 9 eser ise mansiyon ödülü aldı.
İzmir Opera Binası Ulusal Mimari Proje Yarışması’nda birinciliği Yüksek Mimar Mehmet Kütükçüoğlu başkanlığındaki Yüksek Mimar Ertuğ Uçar, Mimar Mert Üçer ve Mimar Onur Akın’dan oluşan ekip kazandı. Jüri üyeleri seçilen projeye oy birliği ile karar verdi.

Başkanlığını Mimar Doç. Dr. Celal Abdi Güzer’in üstlendiği jüri şu isimlerden oluştu: Asil jüri üyeleri:  Mimar Doç. Dr. Haydar Karabey, Y. Mimar Emre Arolat, Y. Mimar Semra Uygur, Y. Mimar Erkut Şahinbaş, Mimar Yrd. Doç. Dr. Hikmet Gökmen, İnşaat Yüksek MühendisiMuzafferTunçağ.
Danışman Jüri üyeleri: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Genel Sekreter Yardımcıları Serpil Baran ve Ali Rıza Gülerman, Devlet Opera  ve Balesi Genel Müdürü Prof. Rengim Gökmen, İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Aytül Büyüksaraç, Elektronik ve Haberleşme Yüksek Mühendisi-Ses, Işık, Görüntü  Danışmanı   Kemal Suner, Mimarlar Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mimar  Hasan Topal.
Yedek Jüri üyeleri: İzmir Büyükşehir Belediyesi Etüd Projeler Dairesi Başkanı Mimar Sedat Baylan, Mimar -Yrd. Doç. Dr. Seçkin Kutucu, Mimar Dr. Dürrin Süer Kılıç, İnşaat Yüksek Mühendisi Abdullah Uzun.

Projede neler var 
İzmir Opera Binası 25 bin metrekare bir arsa üzerinde kurulacak. İçinde operayı da destekleyecek ve ondan beslenen başka işlevler de yer alacak. 1200 kişilik ana salon, 400 kişilik bir küçük salon yer alacak. İçin de bale ve onunla ilgili atölyeler de bulunacak. Sanatçılar ve jüri üyeleri projeyi “İzmir ile birlikte anılacak, İzmir’i temsil edecek bir yapı” şeklinde tanımlıyor. Gündelik yaşamla sanatın buluşması için de ortam oluşturacağı düşünülüyor.

Tiyatro sanatçılarının tepkisiİstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Komisyonu’nda İstanbul Şehir Tiyatroları yönetiminin sanatçılardan alınarak belediyenin bürokratlarına devredilmesi kararı bugün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde protesto edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis komisyonunda dün alınan karar uyarınca İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimi sanatçılardan alınarak belediyelere devredilecek.

Bu kararın sanatın ve sanatçının özgürlüğünü kısıtlayacağını düşünen tiyatro sanatçıları ve tiyatroseverler bugün Muhsin Ertuğrul sahnesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklaması öncesinde okunan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği tarafından kaleme alınan, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a gönderilen mektupta, Topbaş’ın yeni yönetmeliği imzalamamasını istediler.

Öngören: “Şehir Tiyatrosu bir sanat kurumu olmaktan çıktı”

İstanbul Büyük Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği adına Aslı Öngören tarafından okunan basın açıklamasında, bir kısım medyanın şehir tiyatrolarına yönelik anlamlandıramadıkları saldırıların nedeninin şimdi daha açık anlaşıldığını vurguladı. “Amaç 98 yıldır sanatçıları tarafından yönetilen Şenir Tiyatromuzun, tüm sanatsal işleyişinin, belediye bürokratlarına teslim edilmesiymiş.

Şehir Tiyatrolarının Genel Sanat Yönetmeninin başkanlığını yürüttüğü ve sanatçıların çoğunlukta olduğu yönetim kurulu tarafından yönetitildiğini hatırlatan Öngören, “Yıllık repertuarımızı belirlemek, bu repertuar doğrultusunda sahnelenecek oyunları seçmek, bu oyunların hangi yönetmenler ve ekipler tarafından sahneleneceğine karar vermek gibi pek çok sanatsal işleyiş, olması gerektiği gibi sanatçıların iradesiyle belirleniyordu.

Bu yeni yönetmeliğe göre artık Şehir Tiyatrosu bir sanat kurumu olmaktan resmen çıkarılarak, basit bir şube müdürlüğüne dönüştürülecek. Yönetim kurulumuza genel sanat yönetmeni yerine, belediye genel sekreter yardımcısı başkanlık edecek. Tüm sanatsal kararlar belediye bürokratlarının çoğunlukta olacağı yeni bir yönetim kurulu tarafından verilecek” dedi.

tiyatroculardan-yonetmelik-tepkisi- muhsin ertuğrul

“Muhafazakarlaşma harekatı”

Yönetmelik hazırlığından kurumlarının, genel sanat yönetmenlerinin, yönetim kurullarının, belediye başkanı sanat danışmanlarının haberlerinin olmasının manidar olduğunu söyleyen Öngören, tiyatrolarının tependen inme bir anlayışla yol edilmek istendiğini vurguladı.

Yapılanların sanat kurumlarının sonu olduğunu ifaade ede Öngören, “Aynı zamanda ülkemizin tüm kültür ve sanat ortamını muhafazakarlaştırma harekatıdır” dedi.

Aydın: “Bu bir ele geçirme operasyonu”

Konuyla ilgili Bianet’e konuşan, tiyatro sanatçısı Orhan Aydın, “Bu bir ele geçirme operasyonudur. Cumhurbaşkanı sekreteri Mustafa İsen’in ‘muhafazakâr sanat ve sanatçı yaratmalıyız’ konusundaki düşüncesinin hayat bulmuş halidir. Sanat alanı içerisinde var olan yaratıcılar o işin yönetiminde yoksa orası güdülen bir yer haline gelir. Amaçta zaten güdülen bir hal haline getirmek. Bizler bu işi danışarak aşabiliriz. Geç olmadan bütün sanat alanları ellini taşın altına sokmalı” dedi.

Danış: “Karanlık Türkiye kaygısı”

Oyuncu Fırat Danış ise, burada gördüğümüz bu insan topluluğu son dönemde üstlerine çullanan karanlık bir Türkiye projesinden duydukları kaygı için buradalar. Şehir tiyatrosunun kadrosunun bürokrasiye devredilmesi kararı da karanlık Türkiye projesinin bir parçasıdır” dedi.

Sever: “Sanat sanatçılara bırakılmalı”

Oyuncu Erkan Sever ise, “Bir sanat kurumunu bürokratlar ve belediye çalışanları yönetirse orası sanat kurumu olmaktan çıkar. Parklar, bahçeler, mezarlıklar gibi bir belediye kurumu haline gelir. Türkiye’de sanatın sanatçılara bırakılmasını istiyoruz.

Her konuda ve her yerde bir sivil darbe söz konusu. Ufak ufak her yer ele geçirilmek isteniyor.  Bu durum şimdi de tiyatrolara yönelmiş durumda. Bizden olmayan yaşamasın, mahvolsun, istemiyoruz gibi bir anlayış var. Bu gün biz bunun için buradayız. Tiyatromuza, sanatçımıza, ülkemize ve geleceğimize sahip çıkmak için buradayız” dedi. (RDY/HK)

Kaynak : http://www.bianet.org

Rojda Duygu YEŞİLGÖZ

İstanbul – BİA Haber Merkezi

2013 yılında gerçekleştirilecek Venedik Bienali 55. Uluslararası Sanat Sergisi’nde Türkiye Pavyonu’nun küratörlüğünü Emre Baykal üstlenecek.

Emre Baykal

Koordinasyonunu İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın yürüttüğü ve TC Dışişleri Bakanlığı Tanıtma Fonu Kurulu’nun desteğiyle gerçekleştirilen Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nun sponsorluğunu 2011 yılında olduğu gibi 2013 yılında da Fiat üstleniyor.

Venedik Bienali 55. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu Küratörü Emre Baykal, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Türkiye Pavyonu için oluşturduğu Esra Aysun, Cengiz Çekil, Mine Haydaroğlu, Adriano Pedrosa ve Cristiana Perrella’den oluşan Danışma Kurulu tarafından seçildi.

İstanbul Bienali’nde, 1995-2000 yılları arasında Yönetmen Yardımcılığı yapan Emre Baykal, 2000-2005 yılları arasında ise yönetmen olarak çalıştı.

2005 yılında, Fulya Erdemci’yle birlikte bir kamusal alan projesi olan “İstanbul Yaya Sergileri II: Tünel-Karaköy”ün eşküratörlüğünü üstlendi.

2005-2008 arasında Sergiler Direktörü olarak çalıştığı santralistanbul’da, 1950’li yıllardan 2000’li yıllara Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın tarihine odaklanan “Modern ve Ötesi” başlıklı açılış sergisini yönetti.

2009 yılında davet edildiği Depo’da kısa bir süre Sanat Yönetmeni olarak da görev yapan Emre Baykal, halen bir Vehbi Koç Vakfı projesi olan Arter’de Sergiler Direktörü ve Küratör olarak çalışıyor.

Emre Baykal’ın küratörlüğünü üstlendiği grup sergileri arasında “İkinci Sergi” (Arter, 2010-2011); “Görünmezlik Taktikleri” (Daniela Zyman’la beraber; T-BA21, Viyana; Tanas, Berlin; Arter, İstanbul, 2010-2011); “Mahrem” (Nilüfer Göle’nin “Batı-Dışı Moderniteler Projesi” kapsamında, santralistanbul; Kunsthalle Wien Project Space; Tanas, Berlin, 2007-2008); “Transfer” (NRW Kultur Sekretariat işbirliğiyle ve Başak Doğa Temür eşküratörlüğünde, santralistanbul, 2007); 24. İstanbul Çağdaş Sanatçılar Sergisi (Susan van de Ven ve Marcus Graf’la beraber; Aksanat, 2005); “Ziyaretçi” (Rob Perree’yle beraber; Galerist, 2004) yer alıyor.

Emre Baykal, Mona Hatoum (“Hâlâ Buradasın”, Arter, 2012), Kutluğ Ataman (“Mezopotamya Dramaturjileri”, Arter, 2011), Deniz Gül (“5 Kişilik Bufet”, Arter, 2011) ve Ali Kazma’nın (“Engellemeler”, YKY Kâzım Taşkent Sanat Galerisi, 2010) kişisel sergilerinin de küratörlüğünü üstlendi.

Pek çok yayına ve sergi kataloğuna yazılarıyla katkıda bulunan Emre Baykal, 2008 yılındaYapı Kredi Yayınları Türkiye’de Güncel Sanat dizisinden yayımlanan Kutluğ Ataman, Sen Zaten Kendini Anlat başlıklı monografinin de yazarıdır.

Venedik Bienali Türkiye Pavyonu, 2006 yılından bu yana İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın koordinasyonunda gerçekleştiriliyor.

2007 yılında Venedik Bienali’nde Türkiye’yi Vasıf Kortun küratörlüğünde Hüseyin B. Alptekin, 2009 yılında Başak Şenova küratörlüğünde Banu Cennetoğlu ve Ahmet Öğüt, 2011 yılında ise Fulya Erdemci küratörlüğünde ve Danae Mossman’ın küratöryel işbirlilğiyle Ayşe Erkmen temsil etmişti.

27 Mart Dünya Tiyatro Gününde İBB Şehir Tiyatrosunda sahnelenecek oyunlar.

dünya tiyatro günü

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü nedeniyle 27 Mart 2012 Salı günü seyircilerle buluşuyor. İBB Şehir Tiyatroları’nın 9 sahnesinde Oyunlardan önce John Malkovich’in hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi veKenan Işık’ın hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi; Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu, Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde sanatçımızJülide Kural, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde sanatçımız Hikmet Körmükçü, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde sanatçımız Aslı Öngören, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde sanatçımız Nilgün Kasapbaşoğlu, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde sanatçımız Funda Postacı, Ümraniye Sahnesi’ndesanatçımız Ayşe Kökçü, Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde sanatçımız Betül Kızılok Bavli, Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde sanatçımız Binnur Şerbetçioğlutarafından okunacak.

Oyunlar her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz olarak izlenebilecek. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’ndeoynanacak Oyunların biletleri, Oyunların oynanacağı sahnelerin gişeleri ve idare amirliklerinden temin edilebilir.

27 Mart 2012 tarihinde sahnelenecek Oyunlar şöyle;

Otobüs… Çağdaş Bulgar yazınının önemli ismi Stanislav Stratiev’in toplumsal taşlaması olan Oyun, ülkedeki değişimi farklı Oyun kişilerinin üzerinden anlatıyor. Toplumsal yapının ve rejimin eleştirildiğiOyunda, son durağı bilinmeyen bir otobüs yolculuğu, yolcuların kendi dünyaları ve yaşama bakışları açısından değerlendirilişi, kendi aralarında tartışmaları ele alınıyor. Stanislav Stratiev’in yazdığı Arif Akkaya’nın yönettiği Oyunda; Ahmet Özarslan, Mert Aykul, Mert Turak, Elyesa Çağlar Evkaya, İrem Erkaya, Burak Davutoğlu, Can Ertuğrul, Berrin Akdeniz Kortidis, Ergun Üğlü, Fahri Kıncır, Barış Çağatay Çakıroğlu rol alıyor. Oyun, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde…

Aşk Halleri, Nezihe Meriç’in çeşitli öykülerinden Hülya Karakaş’ın uyarlayıp yönettiği bir Oyun… Aşk savrulmaktır, savrulup kaybolmaktır. İhanette vardır içinde, çığlık da… Aşk için serseri bir mayın gibi patlamaz mı insan… Gülmek de aşka dairdir, ağlamak da… Gün gelir aşk için kapının paspası olursun, gün gelir göğsünü siper ederek direnirsin aşk yüreğine sokulunca. Aşkın her haline, en Yalın sözüyleNeşet Ertaş türküleri eşlik ediyor. Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde sahnelenecek Oyunda; Sevil Uluyol, Eftal Gülbudak, Caner Bilginer, Cemal Ahhan Şener, Nurdan Kalınağa, Burcu Çoban, Pınar Aygün, Nazan Yatgın, Ömer Barış Bakova rol alıyor.

Arka Bahçe’de, yıllardır yığınlarca çöpün biriktiği bir arka bahçesi olan evde yaşayan yaşlı hanım, noeli yalnız geçirmek istememekte ve hizmetçisini gittikçe miktarını arttırdığı parayla yanında tutmaya çalışmaktadır. Kendini Amerikan Özgürlük Anıtı gibi hisseden kadın çöplerin ortadan kaldırılmasını istemektedir. Çünkü sanki yığınlar onu suçlamaktadır. Sistem sorgulamasının iyi örneklerinden olan Oyun, güçlü dünyanın Arka Bahçe’sinde çöp muamelesi gören milletlerin varlığını dile getiriyor. Bilgesu Erenus’un yazdığı Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği Oyunda; Güzin Özyağcılar, Şenay Saçbüker, Zümrüt Erkin, Özge Midilli, Mevlüt Demiryay, Deniz Evrenol, Nur Saçbüker, Berk Samur, Doğan Şirin, Melisa Demirhan rol alıyor. Oyun, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde…

İntiharın Genel Provası’nda, intihar etmek isteyen bir mimar Tuna köprüsüne gelir. “Sanatsal bir ölüm” hayaliyle, sevgilisine son kez telefon edip aşkını vurgular. İntihar Eden Adam, köprüden tam atlayacağı sırada Balıkçı feryat edip onu durdurur: Köprü altına ağ yerleştirdiğinden adam buradan atlamamalıdır. Derken adamın sevgilisi Kadın belirir, intihara engel olmaya çalışır. İntihar Eden Adam tam atlayacakken Kadın ile Balıkçı dans etmeye başlar. Bu sırada beyaz üniformasıyla Kaptan belirir. İntiharda kararlı olan adamın mesleğini öğrenince ona bir iş teklifi yapar. Duşan Kovaçeviç’in yazdığı Oyunu M. Nurullah Tuncer yönetiyor. Bora Seçkin, Serhat Mustafa Kılıç, İbrahim Can, Bennu Yıldırımlar’ın rol aldığı Oyun, KadıköyHaldun Taner Sahnesi’nde…

Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum’da; Libby Tucker, on altı yıldır görmediği babasının yanına geldiğinde nasıl karşılanacağını bilmiyordur. Hollywood’da senaryo yazarı olan babası Herbert Tucker, onun sinema artisti olma hayallerine yardım edecek midir? Bu karşılaşmayla başlayan geçmişin sorgulanmasına, babasının kız arkadaşı Steffy ile arasındaki sorunlar da eklenince gerilim artar. Genç bir kızın hayalleriyle, hayattan düş kırıklıklarından yorulmuş bir adamın birbirlerini nasıl etkilediğine ve birbirlerine nasıl ihtiyaç duyduklarına tanık olacaksınız. Bu baba kız hikâyesinde içten içe sessiz sinemadan başlayarak sinemanın gelişimi, sorunları, insandaki yansımaları da işlenmekte. Oyun, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde… Neil Simon’un yazdığı S. Bora Seçkin’in yönettiği Oyunda; Bestem Türen, Derya Çetinel, Erhan Yazıcıoğlu rol alıyor.

Gönlümdeki Osman Hamdi Bey, ölümünün 101. yılında, Batılı anlayışla figürlü resmin ilk temsilcisi, müzeci, arkeolog ve Sanayi-i Nefise Mektebi’nin kurucusu Osman Hamdi Bey’in hayatını sahneye taşıyor; ünlü ressamın hayatından önemli kesitler sunarken, onun hiç bilinmeyen yönlerini, sanatçı kişiliğini, aile yaşantısını, arkadaşlık ilişkilerini ve aşklarını anlatıyor. Gülsün Siren Kınal’ın yazdığı, Engin Gürmen’in yönettiği Oyunda; Aslı Narcı, Ayşen Çetiner, Tolga Yeter, Engin Gürmen, Vildan Gürelman, Emre Narcı, Enes Mazak, Nurseli Tırışkan, Cem Uras, Ceysu Aygen, Özgür Dağ, Yağız Pala rol alıyor. Oyun, ÜsküdarKerem Yılmazer Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

Kargaşa (16+)… Kırılmalar, kayıplar, rüyalar, çocukluğa duyulan özlem… Aşk, sevgi, seven bir kadından geriye kalanlar. Dünyanın herhangi bir yerinde olabilecek bir boşluğun ortasında ve eski bir evde yıllardır uyuyan hikâyenin gizlediği beş kadının dramı KARGAŞA ile açığa çıkıyor… Abdul Mounem Amayri’nin yazıp yönettiği Oyunda; Nergis Çorakçı, Ezgi Sümer Yolcu, İrem Arslan Aydın, Zeynep Özyağcılar, Ece Özdikici rol alıyor. Oyun, Ümraniye Sahnesi’nde…

Özgür Atkın ve Ceren Hacımuratoğlu’nun birlikte yazdığı Özgür Atkın’ın yönettiği Karagöz Balıkçı adlı çocukOyunu Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde;

Aziz Nesin’in yazdığı Haşmet Zeybek’in yönettiği Pırtlatan Bal adlı çocuk Oyunu ise Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde seyredilebilir.

27  MART DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ HAKKINDA GENEL BİLGİ

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 1948 yılında kuruldu. Bu enstitü 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Her yıl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramı olarak kutlanır.

27 Mart günü her ülkenin sanat ve tiyatro adamlarınca hazırlanan bir bildiri, sahnelerde okunur. Tiyatrolar o gece halka parasız gösteriler düzen­ler. Tiyatroyu halka sevdirmeye çalışırlar.

Ülkemizde tiyatro ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, yaşamını Türk tiyatrosuna içtenlikle adamış olan Muhsin Ertuğrul yazdı.

Dünyada ilk tiyatro olayının nerede, nasıl başladığı kesinlikle bilinmi­yor, Araştırmacılar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar. Daha sonraları topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar yılın belirli günlerinde, belirli bir yerde toplanmaya başladılar. Bu toplantıda içlerinden bir kişi yüksekçe bir yere çıkarak güldürücü öyküler anlatır, taklitler yapar, şarkılar söylerdi. Bu tür oyunlar zamanla şenlikler geleneğini oluşturdu. Bir süre sonra tiyatroda kişiler ikiye, üçe çıktı. Daha canlı, daha ilgi çeki­ci konular bulundu. Böylece oyunlar, sanat niteliğine kavuştu. Tiyatro da meslek haline geldi.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Konusu bakımından harekete, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir.

Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir iletişim vardır. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenle­dikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur.

Yazılı tiyatro yapıtları çok sonra ortaya çıktı. Bir süre tiyatro sözsüz oynandı. Oyuncular olayları, el, kol, gövde, bacak ya da yüz hareketleriyle anlatırlardı. Bu sözsüz tiyatroya pandomima denir.

Bizde tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun gölge oyunu biçiminden başlar. Gölge oyunu arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde üzerine belli tipteki kuklaların hareket ettirilmesi ve konuşturulması ile yansıyan Karagöz oyunlarıdır.

Bugün köylerimizde, çok eski geleneklerden kalma bir alışkanlıkla tiyatroya çok benzeyen eğlenceler düzenlenmektedir. Buna oyun çıkarma denir.

Tiyatro oyunculuğu özel eğitimi gerektiren bir meslektir. Tiyatro öğre­timi konservatuar denilen okulda yapılır.

Tiyatro; yazarların dram, komedi, trajedi türünde yazdıkları eserlerin sahnede oynanması sanatıdır. Tiyatro gösteri sanatı olarak tanımlanır. Belli başlı türleri şunlardır:

Komedi  : Oyunların, insanların, durumların gülünç yönlerini gösteren bir tiyatro yapıtıdır. Komedinin belli başlı türleri şunlardır :

a) Vodvil, hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, içinde şarkılar bulunan hafif güldürüdür.

b) Fars, olayların aşırı abartıldığı, taklitlerin sık sık tekrar edildiği bir komedi türüdür.

Trajedi : Konusunu tarih, ya da efsanelerden alan acıklı sahne yapıtı­dır.    .

Dram     : Yaşamımızda var olan umudu, sevinci, acıyı, bir arada sunan tiyatro oyunudur. Dram şiir ve düz yazı ile yazılabilir.

Tiyatrolar; devlet tiyatroları, halk tiyatroları, bulvar tiyatroları, açık hava tiyatroları ve şehir tiyatroları gibi isimlerle anılır.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Yaşamı sergiler. Yaşama sevincini yaratır. Geçmişi, günümüzü, geleceği anlamamıza yardımcı olur. Tiyatro; Sorunlarımıza ışık tutar. Tiyatro, insanlar arasında halkın içinden doğmuş bir sanattır. Tiyatro hep iyiden, güzelden hoştan yana olmuştur.

Tiyatro insanları eğitir. Eğitirken düşündürür. Tiyatro insanlara bera­ber gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duygular aşılar.

 

84. Oscar ödülleri sahiplerini buldu. “The Artist” beş dalda Oscar kazanarak yılın filmi oldu. “Hugo” teknik dallarda beş Oscar aldı. En İyi Kadın Oyuncu ise Meryl Streep seçildi.

Sinema dünyasının akademi ödülleri Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Los Angeles kentinde, Kodak Tiyatrosu’nda yapılan bir törenle açıklandı.

Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nce verilen ödüllerin sunuculuğunu Billy Crystal yaptı. Gecede yılın filmi The Artist oldu.

Siyah-beyaz ve sessiz film olan The Artist hem En İyi Film ödülünü kazandı, hem de yönetmeni Michel Hazanavicius ve başrol oyuncusu Jean Dujardin’e Oscar getirdi. 10 dalda aday gösterilen The Artist, beş dalda akademi ödüllerinin sahibi oldu. En İyi Film ödülü 1929’da sessiz film olan Wings’den sonra ilk defa sesiz bir esere verilmiş oldu.

Meryl StreepMargaret Thatcher‘ı canlandırdığı Iron Lady ile en iyi kadın oyuncu seçilerek üçüncü kez Oscar aldı. Streep, bugüne kadar 17 kez Oscar’a aday gösterildi.

Ödüllerin diğer çok beğenilen filmi 11 dalda aday olan Martin Scorsese imzalı Hugo, sadece teknik dallarda beş Oscar kazandı. Hugo, Görüntü Yönetimi, Sanat Yönetimi, Görsel Efekt, Ses Kurgusu ve Ses Miksajı dallarında ödüle layık görüldü.

Yardımcı Oyuncu dalında Oscar ödülleri The Help ileOctavia Spencer‘a ve Beginners ile Christopher Plummer‘a verildi. 82 yaşındaki Christopher Plummer, altın heykeli kazanan en yaşlı oyuncu oldu. Plummer, ödülünü alırken altın heykelciğe, “Biliyor musun, benden sadece 2 yaş büyüksün” dedi.

En İyi Orijinal Senaryo Oscar’ını Midnight in Paris ile Woody Allen, Uyarlama Senaryo Oscar’ını ise The Descendants ile Alexander Payne kazandı.

Yabancı Film dalında Oscar İran’a gitti. Ashgar Farhadi‘nin yönettiği A seperation en iyi yabancı film Oscarı’ını aldı.

3 saat 10 dakika süren 84. Oscar töreni, 225 ülkede canlı yayınladı. (IC)

İŞTE ÖDÜLLER:

En iyi film Ödülü: 
The Artist

En İyi Kadın Oyuncu:
Meryl Streep/The Iron Lady

En İyi Erkek Oyuncu:
Jean Dujardin/The Artist

En İyi Yönetmen:
Michel Hazanavicius/The Artist

En İyi Kısa Animasyon:
The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore/William Joyce, Brandon Oldenburg

En İyi Kısa Metraj Belgesel:
Saving Face/Daniel Junge, Sharmeen Obaid-Chinoy

En İyi Kısa Film:
The Shore/Terry George, Oorlagh George

En İyi Orijinal Senaryo:
Woody Allen/Midnight in Paris

En İyi Uyarlama Senaryo: 
Alexander Payne ve Nat Faxon & Jim Rash/The Descendants

En İyi Şarkı: 
Man or Muppet/The Muppets

En İyi Müzik: 
The Artist/Ludovic Bource

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: 
Christopher Plummer/Beginners

En İyi Görsel Efekt: 
Hugo/Robert Legato, Joss Williams, Ben Grossmann, Alex Henning

En İyi Animasyon: 
Rango/Gore Verbinski

En İyi Uzun Metraj Belgesel:
Undefeated/Daniel Lindsay, T.J. Martin, Rich Middlemas

En İyi Ses Kurgusu: 
Hugo/Philip Stockton, Eugene Gearty

En İyi Ses Miksajı:
Hugo/Tom Fleischman, John Midgley

En İyi Kurgu: 
The Girl With The Dragon Tattoo/Angus Wall, Kirk Baxter

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:
Octavia Spencer/The Help

En İyi Yabancı Film:
Jodaeiye Nader az Simin (A Separation)/Asghar Farhadi (Iran)

En İyi Makyaj:
The Iron Lady/ Mark Coulier, J. Roy Helland

En İyi Kostüm Tasarımı:
The Artist/Mark Bridges

En İyi Görüntü Yönetmeni:
Hugo/Robert Richardson

En İyi Sanat Yönetmeni:
Hugo/Dante Ferretti, Francesca Lo Schiavo

 

56 Ülkenin Sanat Nabzı İzmir’de Atacak

Merkezi Hırvatistan’da bulunan ve 56 ülkede temsilciliği bulunan World Art Games (WAG), DünyaSanat Olimpiyatları Türkiye Temsilciliği dünya çapında tanınan Türk sanatçılarının öncülüğünde İzmir’de kuruldu.

Merkezi Hırvatistan’da bulunan ve 56 ülkede temsilciliği bulunan World Art Games (WAG), DünyaSanat OlimpiyatlarıTürkiye Temsilciliği dünyaçapında tanınan Türk sanatçılarının öncülüğünde İzmir’de kuruldu.

Dernekler İl Müdürlüğü’ne müracaatlarıyla kuruluşu tamamlanan Dünya Sanat Olimpiyatları Derneği kurucu üyeleri, amaç ve projelerini sunmak üzere İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu ile görüştü. Kuruluşla ilgili bilgi veren World Art Games Türkiye Temsilcisi Derya Var, WAG Merkezi Hırvatistan’da bulunan Dünya Sanat Olimpiyatları’nın 1. Olağan Genel Kurul toplantısının 18-21 Kasım 2011 tarihlerinde Zagreb şehrinde yapıldığını, olimpiyatların ikinci konferansının toplantıda yapılan girişimler sonucunda

2012’de İzmir’de yapılmasını sağladıklarını söyledi.

Çok sayıda ülkeden sanatçı ve devlet adamının İzmir’deki konferansta bir araya geleceğini belirten Derya Var, bu girişimle başta İzmir 2020 Expo girişim ve çalışmalarına uluslar arası sanatsal bir boyut kazandırmayı amaçladıklarını, ülkemize gelecek olan 56 ülke sanatçı ve diplomatlarına kentin ve ülkemizin sanatsal birikimini sunmak ve paylaşarak dostluk köprüsünü kurmayı amaçladıklarını dile getirdi.

Var, uluslararası sanatsal sunum ve paylaşımı hedefleyen bu buluşmaya 56 ülkenin milli komite başkan ve yardımcılarının, Cumhurbaşkanı, Bakan, elçiler ve kültür ataşeliklerinin katılacağını, kongre boyunca tüm dünyaya sanatın evrensel dili aracılığı ile barış, hoşgörü ve sevgi mesajları verileceğini belirtti.

WAG Türkiye Milli Komitesinin katılımcı ve bağımsız bir dernek olarak faaliyet göstereceğini öne süren Var, kurucu üye olarak Türkiye’nin yurt dışında tanınmış sanatçılarıyla yola çıktıklarını, protokol gereğince değişik ülkelerde yapılacak etkinliklerde sanatın değişik alanlarında belirlenen etkin ve yetkin isimlerle ülkemizi en üst derecede temsil edeceklerini kaydetti.

Dünya Sanat Olimpiyatları Türkiye Komitesi’nde yer alan isimler ise şu şekilde: Tüzüm Kızılcan-As Başkan, Ege Art Sanat Danışma Kurulu Başkanı.Seramik sanatçısı, Almanya ve Prag’da sanatsal çalışmalar yapan Kızılcan’ın eserleri çeşitli koleksiyonlarda yer alıyor.

Derya Var- Dernek Başkanı, Ressam WAG Türkiye Temsilcisi, Emel Atalay -Başkan Yardımcısı, Ressam, Ümit Yaşar Işıkhan – Genel Sekreter, Şair yazar,Kültür ve Turizm Bakanlığı Uzmanı,Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği Başkanı, Umur Türker – Ressam, Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi, Cem Sağbil – Heykeltraş,Çalışmalarını Stutgart ve İstanbul’da sürdürüyor, Aytül Büyüksaraç – İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni – Bijen Molay:Bale sanatçısı 9 Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü,

Bale Ana Sanat Dalı Öğretim Görevlisi ve Başkanlığı, Ege Sanayici ve İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Ege Kültür Vakfı Kurucu Üyesi ve Ege Art Danışmanı. Erdoğan Öztürk – İzmir Devlet Opera ve Balesinin dramaturgu, protokol ve basın müşaviri ve Hülya Savaş tiyatro sanatçısı ve İzmir Devlet Tiyatrosu Müdiresi.

 

crr istanbul

CRR Genel Sanat Yönetmeni Kemal Karaöz yaptığı açıklamada, caz, klasik müzik, flamenko, klasik Türk müziği gibi birçok alanda konserverdiklerini belirterek, uluslararası alanda önemli sanatçıları İstanbullular ile buluşturmayı amaçladıklarını kaydetti.

crr istanbul“Şehirleri şehir yapan insandır ve insan da sahip olduğu kültür ile vardır” diyen Karaöz, ortalama bir kültüre sahip olmayan halkın, şehir hayatına katacağı şeyin de az olduğunu söyledi.

Karaöz, bu yılın ilk konserini 16 Şubat Perşembe günü Trilok Gurtu ile Tuluğ Tırpan’ın vereceğini ifade ederek, programa göre 19 Şubat’ta “Tanburi Cemil Bey Günleri”, 20 Şubat’ta Gabriela Montero, 22 Şubat’ta Cristina Branco’nun “Fado’nun Prensi”, 24 ile 25 Şubat’ta Jan Garbarek ve 7 Mart’ta “Fazıl Say Piyano Resitali”nin de bulunduğunu kaydetti.

“Yüksek emek harcanarak sahnelediğimiz konserlerin yorgunluğunu sanatseverlerin konserlere ilgi göstermesiyle üzerimizden atıyoruz” diyen Karaöz, bu sezon 80 konserle sanatseverlerin karşısına çıkacaklarını bildirdi.

Karaöz, konserlerin tanıtımının yetersiz kaldığını belirterek, “Birçok sanatseverin, konserbittikten sonra haberi oluyor. Halkımız, konserlerimizi internet sitemiz ve broşürlerimizden takip edebilir” dedi.

Halkın, bilet alıp konsere gelme alışkanlığının yeterli olmadığını ifade eden Karaöz, “Satılan bilet ile konsere yapılan masraf birbirini karşılamıyor. Bu, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kamu hizmetidir” diye konuştu.

Karaöz, konser ücretlerinin 10 ile 30 lira arasında değiştiği belirterek, biletlerin, CRR gişesinden veya Biletix’ten temin edilebildiğini hatırlattı.

Etkinlikler

CRR’nin Şubat ve Mart aylarındaki diğer etkinlikleri şöyle:

17 Şubat’ta “Aşk Bezirganı”,
21 Şubat’ta Grup Türk Kahvesi “Tun’İstanbul”,
23 Şubat’ta Sasha Rozhdestvensky ile “All Tchaıkovsky”,
26 Şubat’ta İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu “Ustadan Çırağa”,
27 Şubat’ta TRT Klasik Korosu,
28 Şubat’ta Maria Maksakova,
2 Mart’ta Yansımalar,
3 Mart’ta Peter Jablonski ile Hakan Şensoy,
4 Mart’ta Asian Voices,
5 Mart’ta TRT Yurttan Sesler Korosu,
7 Mart’ta Fazıl Say Piyano Resitali,
9 Mart’ta Lura,
10 Mart’ta Ayşenur Kolivar “Bahçeye Hanımeli”,
11 Mart’ta İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, aynı tarihte Sachal Vasandani, CRR Türk Müziği Topluluğu, 15 Mart’ta İngiliz Oda Orkestrası,
16 Mart’ta Randy Weston Trio,
17 Mart’ta Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Mehteri,
18 Mart’ta Gerald Clayton Trio,
19 Mart’ta Çok Sesli Türküler,
20 Mart’ta Valy Boghean ile Friends,
21 Mart’ta Kremerata Baltica ile Gidon Kremer,
22 Mart’ta Derya Türkan, Enver Izmaylov featuring Jarrod Cagwin, Eric van der Westen,
23 Mart’ta “Zamanda Yolculuk”,
24 Mart’ta CRR İstanbul Senfoni Orkestrası,
30 Mart’ta Ahmet Aslan ile Drama Ensemble,
31 Mart’ta Ahmet Özhan konserleri.

CRR’nin nisan ve mayıs ayları konserleri de şunlar:

1 Nisan’da İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu,
5 Nisan’da Ali Rıza Ghorbani,
6 Nisan’da Erkan Oğur: Anatolian Blues Project,
7 Nisan’da Joaquin Grilo,
11 Nisan’da Tango Metropolis,
14 Nisan’da CRR Senfoni Orkestrası ile Oğuzhan Balcı,
16 Nisan’da Alfio Origlio Quartet,
17 Nisan’da Free Jazz Flamenco,
18 Nisan’da Fazıl Say Piyano Resitali,
20 Nisan’da Gnava Konseri,
21 Nisan’da Meral Uğurlu,
22 Nisan’da İstanbul Devlet Türk Müziği Korosu,
24 Nisan’da Aylin Şengül Taşçı: Osman Ziyagil,
25 Nisan’da Franz Von Chossy,
28 Nisan’da Kremlin Balesi,
2 Mayıs’ta Toros Can Resitali,
3 Mayıs’ta İndialucia,
4 Mayıs’ta Muammer Ketencoğlu,
5 Mayıs’ta Farruco Flamenconcierto,
6 Mayıs’ta İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu ve Balkan Brass Battle,
8 Mayıs’ta Abdi Coşkun,
11 Mayıs’ta Endülüs’ten İstanbul’a: Ender Doğan,
12 ile 13 Mayıs’ta Arjantin Tango Grubu,
14 Mayıs’ta Sevilen Müzikaller ve Film Müzikleri,
15 Mayıs’ta Tord Gustavsen,
16 Mayıs’ta Warsaw Village Band,
18 Mayıs’ta CRR Senfoni Orkestrası ile Hasan Tura,
21 Mayıs’ta Kremlin Oda Orkestrası,
30 Mayıs’ta Hüseyin Sermet Heykeller Dünya Prömiyeri.

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), yasak aşk ve evlilik arasında yaşanan duygu fırtınasının anlatıldığı ”Anna Karenina” isimli bale ile sanatseverlerle buluşacak.

Ünlü Rus besteci Çaykovski’nin eserinde, Rus aristokrasisine mensup Anna Karenina’nın güvenli bir liman olarak gördüğü evliliği ve yasak aşkı arasında yaşadığı duygu fırtınası anlatılıyor. Müzik düzenlemesini Guy Woolfenden’in gerçekleştirdiği eserde orkestrayı şef Hakan Kalkan yönetiyor. Senaryosu ve koreografisi Andre Prokovsky tarafından yapılan ve Gilles Madion tarafından sahneye konulan eserin dekor ve kostümleri Alexandre Vassiliev’e, ışık tasarımı ise Mustafa Eski’ye ait.

Eserde Anna Karenina’yı Müge Ünal, Alexei Vronsky’i Tolga Burçak, Alexi Karenin’i ise Cenk Şahinalp canlandıracak. Balede Murat Özdemir ”Konstantin Levin”, Esra Taner ise ”Kitty” rolüyle izleyicinin karşısına çıkacak.

Eser, bugün ve 21 Ocak’ta Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-ADT-

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları bugün, yarın, 21 ve 25 Ocak’ta Hans Fallada tarafından yazılmış, aynı isimli romandan Yılmaz Onay tarafından sahneye uyarlanan ”Küçük Adam Ne Oldu Sana” adlı kabareyi sahneleyecek.

1930’lar Almanyası’nda geçen oyun, 1. Dünya Savaşı sonrası yenilgiye uğramış, ekonomik kriz içinde, büyük yoksulluk çeken halkın, milliyetçi akımlara kapılarak nasyonal sosyalistleri iktidara taşımasını anlatıyor.

Yönetmenliğini Barış Erdenk’in yaptığı oyunun koreografisini Sibel Erdenk üstleniyor. Oyunda Sedat Mayadağ, Gözen Müftüoğlu, Orkun Yılmaz, Sertel Uğur, Gökhan Tüzün, Kader Gözpınar, Senem Şahin, Özlem Şendinç, Zeynep Hasdal Çolakoğlu, Başak İşur, Erol Karayılan, Okan Kağnıcı, Fikret Baran, Gizem Kutluyıl, Ceren Demirton ve Samet Kara rol alıyor.

ADT oyuncuları 22 ve 24 Ocak’ta ”Don Kişot” adlı çocuk oyunu için sahne alacaklar.

Miguel de Ceranvantes’in yazdığı, Özen Rodop’un oyunlaştırdığı oyunu, Ebru Kara yönetti. Oyunda Başak İşür, Erol Karayılan, Samet Kara, Çağdaş Çobanoğlu, Murat Çapar, Gizem Kutluyıl, Eray Ercan, Mehmet Çetin ile Ecem Gözpınar rol alıyor.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-ABT-

Antalya Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu’nda (ABT) bugün ve yarın ”Tersine Dünya” oyunu izleyiciyle buluşacak. Mustafa Gültekin tarafından sahneye uyarlanan Orhan Kemal’in ”Tersine Dünya” adlı eserinin yönetmenliğini, Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Murat Çidamlı yaptı. Oyunun müzikleri Tolga Cebi, koreografisi Binnaz Dorkip, dekoru Cenap Aydınoğlu, kostümleri Gizem Karasu, ışığı Özgür Dokuyucu’ya ait.

ABT oyuncularının tamamına yakınının yer aldığı eserde, kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği hayali bir dünya seyirciye sunuluyor. Erkeklerin evlerde oturup çocuk baktığı, çamaşır, bulaşıkla uğraştığı, kadınların ise bitirim olup serserilik yaptığı ”Tersine Dünya”da toplumsal yapıdaki çarpıklıklar mizahi dille gözler önüne seriliyor.

ABT sanatçıları 21 Ocak’ta usta yazar Turgut Özakman’ın yazdığı ”Fehim Paşa Konağı” isimli oyunu sahneleyecek. Reji uygulamasını ve yönetmenliğini ABT Genel Sanat Yönetmeni Müfit Kayacan’ın yaptığı ve müzikleri İhsan Kılavuz’a ait oyunda Padişah Abdülhamit saltanatının son yıllarında yaşanan bir aşk anlatılıyor.

ABT sahnesinde, aynı gün, Özer Tunca’nın yazdığı ve yönettiği ”Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” oyunu da seyirciyle buluşacak. Oyunda, üç kişinin hırsızlık yapmak için girdikleri evde buldukları kuklalar, kostümler ve eşyalarla eğlenirken hayatlarında yaşadıkları değişiklikler konu ediliyor.

-KBT-

Kepez Belediyesi Tiyatrosu (KBT), Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği ve KBT oyuncularının yer aldığı iki perdelik ”Hacıyatmaz” oyunuyla 20 ve 21 Ocak’ta sanatseverlerle buluşacak.

KBT, yeni sezonda çocukları da unutmadı. Tülin Tümtürk Yılmaz’ın yazdığı ve yönettiği tek perdelik çocuk oyunu ”Ağaç Ev” 21 Ocak’ta sahnelenecek.

Eserler, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

 

Kaynak : http://www.stargazete.com

Sizler için İzmir’de kültür ve snat haberlerini derlemeye çalıştık. Elbette hepsi değil. Eksiklerimiz varsa affola.

iyi sanatlar!

Anadolu Ateşi Troya’yla 20 Ocak’ta İzmir’de

Efsanevi Dans Topluluğu Anadolu Ateşi’nden yüzyılın dans projesi…

Bir Anadolu Efsanesi Anayurdunda Canlanıyor…

Anadolu Ateşi Dans Topluluğu Troya efsanesine hayat veriyor. Sanat tarihinin bu ölümsüz eserine Anayurdu’ndan üç bin yıl sonra merhaba diyoruz. Hitit Kralı Tuthalia’dan, Akhileus’a, Büyük İskender’den Roma İmparatoru Sezar’a, Pers Kralı Kserkses’den Bizans Kralı Konstantinus’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Mustafa Kemal Atatürk’e kadar çağlar aşan dünya liderlerinin düşlerini süsleyen ışıklı şehir…

Troya yıkıntılarından yükselen çığlık ve 3000 yıllık mistik bir düşün yeniden hayat buluşu…

Anayurdundan bütün insanlığa. Troya’da zaman, Troya’da mekan, Troya’da aşk ve sınırsallık…

Yitik bir mitin gölgesinde sürdürülen hummalı bir çalışma, görmezden gelinen tarihe karşı bir tarih ve müzikal bir başkaldırı.

Mustafa Erdoğan
Genel Sanat Yönetmeni

  • 20 Ocak 2012 21:00
  • Halkapınar Spor Salonu Atatürk Spor Kompleksi
  • Biletler: Biletix
  • Bilet Fiyatları:

1. Kategori – 112.00 TL

2. Kategori – 89.50 TL

3. Kategori – 67.50 TL

4. Kategori – 56.00 TL

5. Kategori – 45.00 TL

6. Kategori – 34.00 TL

İzmir Devlet Opera ve Balesi Ocak 2012 Programı

İzmir Devlet Opera Ve Balesi Ocak 2012 Programı

3 Ocak Salı 20.00 0 Ü. Hacıbekov
ARŞIN MAL ALAN, Operet (Denizli Hasan Kasapoğlu Kültür Merkezi)
0258 296 13 20
5 Ocak Perşembe 11.00 H.Nüfusçu
PAMUK PRENSES, Çocuk Balesi
(Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Salonu) 0232 484 64 45
5 Ocak Perşembe 13.00 H.Nüfusçu
PAMUK PRENSES, Çocuk Balesi
(Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Salonu)
0232 484 64 45
7 Ocak Cumartesi 20.00 S. Ada
AŞK-I MEMNU, Opera
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
10 Ocak Salı 20.00 S. Ada
AŞK-I MEMNU, Opera
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
12 Ocak Perşembe 20.00 S. Ada
AŞK-I MEMNU, Opera
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
13 Ocak Cuma 11.00 S.Ada
KELOĞLAN’IN SIRRI, Çocuk Müzikali
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45
13 Ocak Cuma 14.00 S.Ada
KELOĞLAN’IN SIRRI, Çocuk Müzikali
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45
14 Ocak Cumartesi 15.00 G. Verdi / P. Mascagni / A. Haçaturyan
KAMELYALI KADIN, Bale
(D.E.Üniv. Sabancı Kültür Sarayı)
0232 484 64 45
15 Ocak Pazar 11.00 H. Özörten
SİHİRLİ DÜNYA, Çocuk Oyunu
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
16 Ocak Pazartesi 11.00 S.Ada
KELOĞLAN’IN SIRRI, Çocuk Müzikali
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45
16 Ocak Pazartesi 20.00 G.Verdi / P. Mascagni / A. Haçaturyan
KAMELYALI KADIN, Bale
(D.E.Üniv. Sabancı Kültür Sarayı)
0232 484 64 45
20 Ocak Cuma 20.00 G.Bizet
CARMEN CARMEN’DİR,
Müzikli Oyun
(A.Adnan Saygun Sanat Merkezi – K. Salon)
0232 484 64 45
21 Ocak Cumartesi 20.00 C.W.Gluck
IPHIGENEIA TAURIS’TE, Opera
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45
23 Ocak Pazartesi 11.00 H.Nüfusçu
PAMUK PRENSES, Çocuk Balesi
(Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Salonu)
0232 484 64 45
23 Ocak Pazartesi 13.00 H.Nüfusçu
PAMUK PRENSES, Çocuk Balesi
(Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Salonu)
0232 484 64 45
23 Ocak Pazartesi 20.00 İZMİR’İN UNUTAMADIKLARI KONSERİ
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
24 Ocak Salı 20.00 C.W.Gluck
IPHIGENEIA TAURIS’TE, Opera
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45

İzmir Devlet Opera ve Balesi, temsilden en az 15 dakika önce salonda hazır bulunulmasını, temsil başlandıktan sonra ve temsil sırasında salonu giriş ve çıkış yapılmamasını,   7 yaşından küçük izleyicilerin çocuk temsilleri dışındaki temsillere getirilmemesini, salona girmeden önce cep telefonu ile saat alarmlarının kapatılmasını, temsil sırasında fotoğraf ve film çekiminin yapılmamasını önemle rica etmektedir.
İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü gerektiğinde programda değişiklik yapabilir.

Müdür ve Sanat Yönetmeni: Aytül BÜYÜKSARAÇ

Gişe Tel: 484 64 45
Toplu İstekler İçin Faks: 441 01 73
İnternet Gişesi:www.dobgm.gov.tr
Web: www.izdob.gov.tr
E- posta:  
Biletler hergün 09.00 – 19.00 Cumartesi günleri 10.00 – 18.00 saatleri arasında gişede temsil gününden bir ay önce satışa sunulur. Gişe temsil günleri, temsil saatine kadar açıktır.

Bilet Fiyatları

Kültür Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında çalışan personel, eş ve çocukları, emekliler ve öğrenciler temsillerinden yüzde 50 indirimli yararlanabilir.
Gaziler, şehit, gazi dul ve yetimleri, bedensel engelliler ve 2022 sayılı  65 yaşını doldurmuş, muhtaç güçsüz ve kimsesiz T.C vatandaşlarına aylık bağlanması hakkındaki kanun kapsamındaki kişiler gişeden yer numarası almak kaydıyla temsilleri ücretsiz izleyebilir.
50 kişiden az olmayan toplu isteklerde yüzde 50 indirim uygulanır.

1.Parter (İlk 3 sıra) 25 TL Diğer Tüm Koltuklar 20 TL
(Opera ve Bale Gösterimleri Dışındaki Konserler 20 ve 15 TL
Çocuklar ve öğrenciler için düzenlenen temsillerde bilet ücreti 5 TL’dir.
Eğitime katkı konserlerinde bilet ücreti 2 TL ‘dir.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Ocak 2012 Programı

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Ocak 2012 Programı

 

6 Ocak 2012 Saat 20.30 
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi
Şef: Antonio Pirolli
Solist: Deniz Akıncı “Keman”

 

Eserler: Giacchino Rossini Semiramis Operası Uvertürü
Camille Saint-Seans Keman Konçertosu No. 3 si minör Op. 61
Sergei Prokofiev “Romeo Julliet” Bale Süitinden Bölümler

13 Ocak 2012 Saat: 20.30
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi
Şef: İbrahim Yazıcı
Solist: Emre Şen “Piyano”

Eserler: Modest Moussorgksy Kovançina operasından Prelüd “Moskova Nehrinde Şafak Vakti”
Pyotr İlyiç Çaykovski Piyano Konçertosu No. 1 si bemol minör Op.23
Richard Strauss Also spracht Zarathustra “Böyle Buyurdu Zerduş”

20 Ocak 2012 Saat:20.30
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi
Şef: Antonio Pirolli
Solistler: Michel Lethiec “Klarinet”
Ayşegül Kirmanoğlu “Klarinet”

Eserler: Krystof Maratka “Luminarium” Klarinet ve Orkestra için Konçerto
George Gershwin “Porgy and Bess” Klarinet ve Orkestra için Düzenleme
F. Mendelssohn 2 “Klarinet ve Orkestra için Konzertstück No. 1-2
Robert Schumann Senfoni No. 2 Do majör Op.61

27 Ocak 2012 Saat:20.30
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi
Şef: Kevin Griffiths
Solist: Michel Campanella “Piyano”

Eserler: Carl Maria von Weber Beherrscher der Geister “Ruhların Efendisi” J 122 Op.27
Franz Liszt Piyano Konçertosu No. 2 La Majör
Felix Mendelssohn Senfoni No.5 Re majör op 107 “Reformasyon”

 

İzmir Sanat’ta Japon Sinemasının Altın Yılları

SİNEMATEK JAPON SİNEMASI ALTIN YILLAR “RASHAMON“

Konu: Akira Kurosowa’nın uluslararası alanda ismini duyurduğu ve Japon sineması’na dikkatleri çeken 1950 yapımı “Rashomon” 1951 Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü aldı. Aynı festivalde Akira Kurosawa’ya “İtalyan Film Eleştimenleri Ödülü” de verildi. “En iyi film” dalında BAFTA ve “en iyi sanat yönetimi ve dekor” dalında Oscar’a aday gösterilen Raşomon, 1952 yılında Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nin onursal ödülüyle ödüllendirildi.

İnsanoğlunun zaafları üzerine kurulmuş bu psikolojik dramda, 12. yy Japonyasında karısıyla birlikte ormandan geçmekte olan bir samuray, bir haydutun saldırısına uğrar ve öldürülür, karısı ise tecavüze uğrar. Haydut yakalanır ancak onun ifadesi ile kadınınki taban tabana zıttır. Olayı çözmesi için devreye giren bir medyumun vasıtasıyla ölen samuray da yine tamamen tamamen farklı bir hikâye anlatır. Cesedi bulan oduncunun ifadesi ise hiçbirisininkine uymaz. Aynı suçun dört çelişkili ama bir o kadar da inandırıcı olarak anlatıldığı, yani herkesin ‘gerçeği’ nin farklı olduğu bu olayda kim doğruyu söylemektedir?

Yönetmen: Akira Kurosawa
Senaryo (Kitap): Ryunosuke Akutagaw
Senaryo: Akira Kurosawa, Shinobu Hashimoto, Ryunosuke Akutagawa
Oyuncular: Toshiro Mifune, Machiko Kyô, Takashi Shimura, Masayuki Mori
Yapım: 1950 ~ Japonya
Tür: Dram, Gizem, Suç
Süre: 88 dakika
Dil: Japonca; Türkçe altyazılı
Müzik: Fumio Hayasaka

İZMİR SANAT
06 OCAK 2012 20:00
ÜCRETSİZ

 

SİNEMATEK JAPON SİNEMASI ALTIN YILLAR “YAĞMURDAN SONRAKİ SOLUK VE GÜMÜŞ AYIN ÖYKÜLERİ“

Konu: Ugetsu,1953 yılında Venedik Film Festivalinde Gümüş Aslan ödülü alarak Japon sinemasını Avrupalı seyircilere tanıtan film Kurosawa’nın Rashomon’u ile beraber dönemin en önemli Japon yapımı olarak görülür.

İç Savaş döneminde bir taraftan otoritesizliğin karmaşası ve baskısı, diğer taraftan da sosyal ve ekonomik güçlüklerin getirdiği baskılar arasında sıkışıp kalmış -komşu- iki aileyi anlatır; film.Çömlekçi Genjuro (Masayuki Mori) ve kardeşi çiftçi Tobei (Eitaro Ozawa) başıbozuk askerlerin nefesleri enselerinde hayatlarını sürdürmektedirler. Genjuro çömlek satışlarından para kazanmaya başlayınca işi daha da geliştirmek ister. Tobei’nin tek hedefi ise ünlü bir samuray olabilmektir. Karıları ise sadece huzur içinde yaşamak isterler ama ne yaparlarsa yapsınlar kocalarının hırsını dizginleyemezler.

Ugetsu, Japon hikaye anlatım ve resim geleneğinin sinemaya aktarılmış hali gibidir. Japon inanışında ve kültüründe önemli bir yer tutan, bazı doğaüstü (fantastik) olayları ve zengin hayal dünyasını bu filmde fazlasıyla buluruz.

Yönetmen: Kenji Mizoguchi
Senaryo: Matsutarô Kawaguchi, Kyûchi Tsuji, Akinari Ueda
Oyuncular: Masayuki Mori, Machiko Kyô, Kinuyo Tanaka, Eitarô Ozawa, Ikio Sawamura
Yapım: 1953 ~ Japonya
Tür: Dram, gerilim
Süre: 94 dakika
Dil: Japonca; Türkçe altyazılı
Müzik: Fumio Hayasaka, Tamekichi Mochizuki, Ichirô Saitô

İZMİR SANAT
13 OCAK 2012 20:00
ÜCRETSİZ

 

SİNEMATEK JAPON SİNEMASI ALTIN YILLAR “TOKYO HİKAYESİ“

Konu: Usta yönetmen Yasujirô Ozu’nun başyapıtı olarak kabul edilen film diğer Ozu filmleri gibi sakin ve naif bir edayla dönemin Japonya’sında meydana gelen kültürel ve sosyal değişimlerin aile değerleri ve sosyal ilişkiler üzerindeki etkisini, çocuklarını ziyaret etmek için Tokyo’ya gelen ihtiyar Shukichi ve karısı Tomi üzerinden gösteriyor. İki ihtiyar, Tokyo’da yaşayan çocuklarını ve torunlarını ziyarete geldiklerinde hiçbir şey bekledikleri gibi gelişmez, çünkü çocuklarının kendilerine has düzenleri ve ebeveynlerinden bağımsız hayatları vardır yıllardır. Kızları Shige ve oğulları Koichi, kendi meşguliyetleri içerisinde anne ve babalarına hoş vakit geçirmek zorunda hissetseler de bunu gerçekleştirmek pek mümkün olmaz; öte yandan dul gelinleri Noriko ile geçirdikleri zaman yüzlerini güldüren tek şey olur. Hayal kırıklığı ile evlerine geri döndüklerinde ise çocuklarını tekrar düşünmeye sevk edecek bir olay yaşanır.

Yönetmen: Yasujiro Ozu
Senaryo: Kogo Noda, Yasujiro Ozu
Oyuncular: Chishû Ryû , Chieko Higashiyama, Sô Yamamura, Setsuko Hara
Yapım: 1953 ~ Japonya
Tür: Dram
Süre: 136 dakika
Dil: Japonca; Türkçe altyazılı
Müzik: Kojun Sait

İZMİR SANAT
20 OCAK 2012 20:00
ÜCRETSİZ

 

SİNEMATEK JAPON SİNEMASI ALTIN YILLAR “BURMA API“

 

Konu: Film, 2. Dünya Savaşı’nın başlarında Burma’da geçen bir hikayeyi anlatıyor. (Japonlar Çin, Hong Kong ve Flipinler gibi Burma’yı da istila etme üzere harekete geçtiler. Savaşın başında büyük bir ilerleme kat ettiler, ama daha sonra bu topraklardan geri çekilmek zorunda bırakıldılar.) Bu amaçla Burma’da bulunan küçük bir Japon birliği ormanda mahsur kalmıştır. Morallerini asker Mizushima’nın çaldığı arp eşliğinde şarkı söyleyerek yüksek tutmaya çalışmaktadırlar. Mizushima bir takım olayların ardından birliğinden ayrı düşer ve yoluna bir keşiş kılığına girerek devam eder. Savaş sona ermiştir, ama savaşın geride bıraktığı acılar -örneğin ceset yığınları- hala görünürdedir. Bu görüntüler Mizushima’nın kendine, birliğine ve ülkesine yabancılaşmasına yol açar.

Yönetmen: Kon Ichikawa
Senaryo: Kogo Noda, Yasujiro Ozu
Senaryo (Kitap): Takeyama Michio
Oyuncular: Rentaro Mikuni, Shôji Yasui, Jun Hamamura, Taketoshi Naitô
Yapım: 1953 ~ Japonya
Tür: Savaş, dram
Müzik: Akira Ifukube

İZMİR SANAT
27 OCAK 2012 20:00
ÜCRETSİZ

Nar Sanat; 

sizler için çalışıyor!

Samsun Sanat Tiyatrosunun oynamış olduğu Aşk Olsun Sana Çocuk Tiyatro oyunu; Tam: 30 TL, Öğrenci : 20 TL olarak satılan bilet fiyatları sizlerin tiyatro izleyebilmesi için Samsun Sanat Tiyatrosu yönetimi ve  Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği girişimi ile M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrenci ve velileri ile  Sağlık Ordusu üyeleri,  Tüm Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği üyelerine,   TAM :  25 TL.   ÖĞRENCİ: 15 TL Olarak uygulanacaktır.

İndirim yapılabilmesi için gereken tek şey ekteki 4 kuruma ait logonun çıktısını almak veya Nar Sanat Kitap ayraçlarından biri ile gişeye gitmek.
Tiyatro Günleri
—-18 Kasım Cuma Kadıköy Halk Eğitim Merkezi  (Detay İçin Lütfen aşağıdaki fotoğraflara bakınız)
—-19 Kasım Cumartesi Bakırköy Büyülü Sahne     (Detay İçin Lütfen aşağıdaki fotoğraflara bakınız)
—-26 Kasım Cumartesi Bakırköy Büyülü Sahne     (Detay İçin Lütfen aşağıdaki fotoğraflara bakınız)
Dipçik: Biletler kapıdan alındığında geçerlidir.
(İlgili Telefon :  Genel Sanat Yönetmeni Yaşar GÜNDEM  0532 583 74 13)
Oyun Hakkında  Yazı ve Tüm Ekip Adları Görüntülerin Altındadır.
2011-2012 Sanat sezonunda yeni oyunumuzla yine Anadolu yollarındayız.12 yıldır kapanmayan perdemiz ve 12 yıldır çarpan yüreğimiz…12 yıldır desteklerini Tiyatromuzdan eksik etmeyen Sivil Toplum Örgütleri-Sendikalar-Belediyeler ve Sanatsever dostlar’a

“AŞK OLSUN SANA ÇOCUK “ diyoruz…!

Anlatılmayı bekleyen,hatırlatılması gereken,unutturulmaması gerekli bir yakın geçmiş 68…Bu gün ülkenin talan edildiği,rejim değişikliğine tanık olduğumuzbu günlerde 70 li yıllarda

TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

özlemi ve kavgası ile ölüme güle oynaya giden bir kuşağın yaşanmışlığıdır anlatılan.

İdamların 40.yılını yaşarken 40 yıl önce  Malatya Kürecik ABD radar üssüne eylem yapmaya giden Devrimciler, Bu güne geldiğimiz de Kürecik bölgesine Füze kalkanı yapan  ve yurdunu TAM BAĞIMLI hale getiren yöneticiler…

68 Kuşağının  Ülke olaylarına, ,Halkına ,Yurduna duyarlı iyi çocukların destanıdır anlatılan.

Elbette Deniz ,Elbette Hüseyin ,Elbette Yusuf,ibrahim’i,Cihan’ı

Mahir’i, Ulaş’ı,Sinan’ı , Kadir’i,Alpı,Hacı tonağı,endi Mustafa yı, Semih,,İrfan’ı

Ve tüm devrimcileri unutmadan  anımsatmak ve geçmişe belgesel bir  yolculuk tur derdimiz…!

Destan aslında belli. Yaşanılanlar somut. Bunları kurguluyoruz. Fakat gerçekte yaşanmış ve kitaplara yansımamış o kadar çok anı var ki..İnsan kokan bunları araştırıyoruz.İnsani ve yaşanmış öyküler le  belgelere dayalı geçmişi hatırlatmak derdindeyiz.

Tam bağımsızlık mücadelesi için tek bir adam öldürmeden

İdama gidenlerin İdama giderken bile Ülke sorunlarını kendi sorunları sayan yoldaşların haykırışı olacak sahnede

6.Filo ya karşı devrimciler mücadele ederken,diğer yanda saf tutup namaz kılarak 6.filonun yanında yer alıp devrimcilere saldıranlar; Vadat Demircioğlunun öldürülmesi,Nurhak Katliamı, M.Taylan Özgürün güpegündüz sokak ortasında öldürülmesi, ODTÜ de Kommer olayı,Kızıldere katliamı, Önder durumunda olan devrimci öğrencilerin teker teker yok edilmeleri

Ve tükenmek ve bitmek bilmeyen devrimci ateşidir sahnede anlatılan

AŞK OLSUN SANA ÇOCUK izleyen de belki pişmanlık belki haykırış belki burukluk yaratacak ama

Bizim derdimiz Bellek, bizim derdimiz geçmiş , bizim derdimiz Halkı için mücadele edenler, İstanbul boğaz köprüsü projelendirilirken, Hakkari zap suyuna  DEVRİMCİ GENÇLİK KÖPRÜSÜ  yapan devrimcilerin mücadelesidir

Bilenlere Hatırlatmak,

Bilmeyenlere anlatmak

 —————————————————— 

Genel Sanat Yönetmeni

Yaşar GÜNDEM

 AŞK OLSUN SANA ÇOCUK

 Belgesel Oyun

2 PERDE

 Oyunlaştıran  

Yöneten                 :Yaşar GÜNDEM

 Müzik                   : Nedim YILDIZ

Koreografi          : İhsan BENGİER

 Dekor                 : Erol YILMAZ

Afiş Tasarım     : Oğuz ÖZKOROĞLU

 Fotoğraflar      : Gülşah BOSTAN

 Işık Kumanda  : Özüm AKTAŞ

 Ses Kumanda  :MUSTAFA GÖKHAN CENGİZ:

 SİNEVİZYON KURGU : Gizem GEN

 OYNAYANLAR :

YAŞAR GÜNDEM

KENAN GÜLER

ELİF SARI

EMEL ÇALIŞKAN

EYÜP GÜLMEZ

BEKİR KALAYCI

ÖZGÜR GÜNDEM

SAVAŞ ALTIKULAÇ

SÜLEYMAN ÖZNUR

ARİF