Şunun için etiket arşivi: film festival

İzmir’de 13-15 Aralık’ta düzenlenecek kısa film yarışmasına 600’den fazla eser müracaat etti

yalı-capkınıİzmir’de 13-15 Aralık 2013 arasındaki Uluslararası Artemis Film Festivali kapsamında, Yalıçapkını Kısa Film Yarışması düzenleniyor.
Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, yaptığı açıklamada yalıçapkını kuşunun bu festivalle beraber İzmir’in en önemli simgelerinden biri haline geleceğini söyledi. Tartan, “Konak Belediyesi olarak sadece Türkiye’deki değil, dünyadaki bütün kısa filmcilere kapımızı açtık. Gelen filmlere bakıldığında, birçok ülkeden katılım olduğunu görmekteyiz. Bunların arasında İran, İspanya, Amerika, İngiltere ve Almanya başı çekiyor. Festivalimize bütün İzmirlileri davet ediyoruz.” dedi. Genel Sanat Yönetmeni Alper Akdeniz ise festivali düzenleyen ekip olarak İzmir için yeni bir vizyon oluşturduklarını söyledi. Önümüzdeki yıllarda İzmir’in ismi anıldığında bu festivalin hatırlanacağını ifade ederek, “İzmir, ne giydirirseniz giydirin, üzerinde her zaman şık duran güzel bir kadındır.” şeklinde konuştu.

Festival Başkanı Muammer Sarıkaya da büyüdükleri topraklarda yeni fidanlar yetiştirme gayretinde olduklarını belirterek, “Bizler Uluslararası Artemis Film Festivali ve Yalıçapkını Kısa Film Yarışması’yla İzmir’in 5 bin yıllık tarihine yeni bir tohum ekmenin gururunu yaşıyoruz.” dedi. Festival Uluslararası Koordinatörü Kamil Murat ise yarışmaya katılımın bu denli yüksek oluşunun, İzmir’in bir dünya şehri olarak yurtdışında benimsenmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Murat, “Yarışmaya katılan filmlerin yarıdan fazlasının yabancı yönetmenlerin olması, festivalin önümüzdeki yıllarda diğer büyük kentlerde yapılan festivallerin gölgesinde kalmayacağı sinyalini verdi. Özellikle Avrupalı yönetmenlerin, 30’un üzerinde ödül almış 20’den fazla filmle yarışmaya başvurması bunun göstergesidir.” diye konuştu.

25. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali, yarın başlıyor.Festival kapsamında filmler ücretsiz gösterilecek.

istanbul kısa film fes

İSTANBUL – 25. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali, bu yıl 20-27 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek. Kurmaca, belgesel, canlandırma ve deneysel filmlere yer verilen festivalde gösterimler; Fransız Kültür Merkezi (Taksim), İtalyan Kültür Merkezi (Tepebaşı) ve Alman Kültür Merkezi’nin (Galatasaray)sinema salonlarında yapılacak.

2KISA FİLM festival2013Festivale 210’u Türkiye’den toplam 940 film başvuruda bulundu. Kişisel başvuruların dışında, Fransa UNIFRANCE, Polonya Krakow Film Foundation, Almanya Goethe Institut, Hollanda Eye Film Institute, Italya Roma Film Festival, İspanya Instıtuto Cervantes gibi film merkezleri tarafından seçilen kısa filmler de programda yer aldı.

Çoğu dünyanın önemli festivallerinden ödüllerle dönen filmler 20-27 Kasım 2013 tarihleri arasında, ücretsiz olarak seyirciye sunuluyor.

Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da festival dünyanın her yanından davet edilen çok sayıda yönetmen, yapımcı ve oyuncuyu ağırlamaya hazırlanıyor. Konuk sinemacılar, film gösterimleri sonrası, seyirci ile buluşarak filmleri, çalışmaları, ülke sinemaları konusunda seyircilere bilgi veriyorlar ve gelen soruları yanıtlıyorlar. Bu buluşmalar hem seyirci hem de yönetmenler açısından büyük önem taşıyor, daha sonra gerçekleştirilebilecek ortak yapımların önünü açıyor. Önceki yıllarda Türkiye’ye gelmiş olan birçok yabancı yönetmen festival sırasında tanıdıkları İstanbul’u çekim mekânı olarak seçtiler, yerli yönetmenlerle ortak çalışmalara imza attılar.

Festival kapsamında düzenlenen ulusal yarışma bölümüne başvuran filmler, bu yıl Ali Vatansever (Yönetmen), Can Kılcıoğlu (Yönetmen-Senarist), Dilek Aydın (Yönetmen), Doğa Kılcıoğlu (Akademisyen-Yönetmen), Emine Yıldırım (Yapımcı-Senarist), Gürcan Keltek (Yönetmen), Hasan Cömert (Sinema Yazarı), Haşmet Hakan Topaloğlu (Yapımcı) ve Somnur Vardar’dan (Yönetmen) oluşan seçici kurul üyeleri tarafından izlendi.

Seçici kurul, festivalde gösterilecek yerli filmleri ve bu dalda dağıtılan ödülleri belirledi.

Festival ile ilgili ayrıntılı bilgi için: http://www.istanbulfilmfestival.com/

Program için lütfen TIKLAYINIZ.

İtalya’da bu yıl 8’incisi düzenlenen “Roma Uluslararası Film Festivali”nin yarışma dalında izleyicilerle buluşan yönetmen Tayfun Pirselimoğlu’nun son filmi “Ben O Değilim”, “En İyi Senaryo Ödülü”nün sahibi oldu.

Tayfun-PirselimogluRoma’daki Auditoryum Park’ta bir haftadır süren 8. Roma Uluslararası Film Festivali’nin, “Yarışan Filmler Kategorisi”nde ödüller sahiplerini buldu. Tayfun Pirselimoğlu’nun yazıp, yönettiği “Ben O Değilim” filmi “En İyi Senaryo” dalında ödül kazandı.

Başrollerinde Ercan Kesal ve Maryam Zaree’nin oynadığı, kimlik değiştirmeye çalışan bir adamın hikayesinin anlatıldığı “Ben O Değilim”, festivalin en çok ilgi gören filmlerinden biri olarak da dikkati çekti.

Festivalde büyük ödül olan “Marc’Aurelio Ödülü”nü ise Balkanlardan İtalya’ya gelen bir tır şoförünün hikayesinin belgesel ayarında anlatıldığı ve yönetmenliğini Alberto Fasulo’nun yaptığı “Tır” filmi kazandı.

“Sebunso Kodo (Seventh Code)” filmiyle Japon yönetmen Kiyoshi Kurosawa, festivalde “En İyi Yönetmen Ödülü”nün sahibi oldu.

“Dallas Buyers Club” filmindeki rolüyle ABD’li oyuncu Matthew McConaughey “En İyi Erkek Oyuncu”, “Her” filmindeki rolüyle bir başka ABD’li oyuncu Scarlett Johansson ise “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazandı.

“En İyi Teknik Katkı Ödülü”, “Sebunsu Kodo” filmiyle Koichi Takahashi’nin oldu.

Festivalde Jüri Özel Ödülü’ne ise “Quod Erat Demonstrandum” filmiyle Andrei Gruzsniczk layık görüldü.

Ege’nin incisi İzmir’in önemli kültür sanat aktivitelerinden olan “Kısa Film” festivali bu yıl 14. kez düzenleniyor. Beyazperde.com ’un da internet sponsoru olduğu festival, önümüzdeki hafta tarihleri arasında İzmirli sinemaseverlere kapılarını açmaya hazırlanıyor.

14. Uluslararası İzmir Kısa Film

Festivalde bu yıl da uluslararası ve ulusal kategorilerde kurmaca, belgesel, deneysel ve animasyon dallarındaki kısa filmlere Altın Kedi ödülleri verilecek. Festival jürisinde bu yıl Türk sinemasının değerli isimleri Yavuz Özkan ve Hüseyin Karabey’in yanı sıra Hong Kong Uluslararası Film Festivali Program Direktörü Bede Cheng, İsviçreli sinema eleştirmeni Irene Genhart, İranlı sinemacı Jafar Panahi’nin kızı oyuncu ve yönetmen Solmaz Panahi, Arka Pencere Online Sinema Dergisi yazarı ve senarist Burak Göral ve Arkas Sanat Merkezi Yöneticisi Betül Aksoy yer alıyor.

Film gösterimleri ve etkinlikler ise İzmir Fransız Kültür Merkezi ‘nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecektir.

Bu sene Altın Kedi ödülü için yarışacak finalist filmler ise şu şekilde:

14. Uluslararası İzmir Kısa Film FestivaliUlusal Yarışma Filmleri

Patika Yönetmen: Onur Yağız

Asya Yönetmen: Mizgin Müjde Arslan

Meğer Yönetmen: Uğur Egemen İres

Derin Nefes Al Yönetmen: Başak Büyükçelen

Küçük Kara Balıklar Yönetmen: Azra Deniz Okyay

Gülçin Yönetmen: Nazlı Eda Noyan

Pepuk Yönetmen: Özhan Küçük

Sadece Tek Bir Gün Yönetmen: Tunç Şahin

Uluslararası Yarışma Filmleri

The Pill of Happiness Yönetmen: Cecilia Felméri (Romanya)

House with Small Windows Yönetmen: Bülent Öztürk (Belçika)

140 Drams Yönetmen: Oksana Mirzoyan (Ermenistan)

Rabbitland Yönetmen: Ana Nedeljikovic, Nikola Majdak (Sırbistan)

Temporary Yönetmen: Behzad Azadi (İran)

Seagull Yönetmen: Elizaveta Stishova (Kırgızistan)

Aabida Yönetmen: Maaria Sayed (Hindistan)

Condom Lead Yönetmen: Ahmed & Mohammed Abu Nasser (Filistin)

Bonne Esperance Yönetmen: Kaspar Schiltknecht (İsviçre)

54. Selanik Uluslararası Film Festivali bu gece Jim Jarmusch’un Only Lovers Left Alive (Sadece Âşıklar Hayatta Kalır/2013) filmiyle başlıyor. Festival, 10 Kasım’a dek sürecek. 

selanik-ilm-festivalindeYunanistan’a ilk kez gelecek olan Jarmusch filminin gösterimine katıldıktan sonra ertesi gün bir basın konferansı verecek. Altın ve Gümüş İskender ödülleri için 14 ilk ve ikinci film yarışıyor: Coming Forth By Day (Hala Lotfy/Mısır-Birleşik Arap Emirlikleri), Bluebird(Lance Edmands/ABD-İsveç), Good Night (Sean Gallagher/ABD), The Eternal Return of Antonis Paraskevas (Elina Psykou/Yunanistan-Çek Cumhuriyeti), Sunshine Boys (Tae-gon Kim/Güney Kore), The Devil’s Liquor (Ignacia Rodriguez/Şili), The Golden Cage (Diego Quemada-Diez/Meksika-İspanya), Melaza (Carlos Lechuga/Küba-Fransa Panama), Sheep (Gilles Deroo-Marianne Pistine/Fransa), Bad Hair (Mariana Rondon/Venezüella), Suzanne (Katell Quillevere/Fransa), Us (Mani Maserrat/İsveç), Wild Duck (Yiannis Sakaridis/Yunanistan), Miracle (Juraj Lehotsky/Slovak Cumhuriyeti-Çek Cumhuriyeti).

Uluslararası yarışma jürisi başkan Alexander Payne (Yönetmen-ABD), Scott Foundas (Film Eleştirmeni-ABD), Ada Solomon (Yapımcı-Romanya), Konstantinos Vita (Besteci-Yunanistan),Eduard Waintrop’tan (Cannes Yönetmenlerin 15 Günü bölümü -İsviçre) oluşuyor.

Etkinlik iki Fransız sinemacıya saygıda bulunuyor: Alain Guiraudie ve Claire Simon. Giraudie’nin dünyası estetik ve tematik açıdan eşcinsel sinemanın önde gelen örneklerinden. Romantizmle cinsellik temalarına odaklanan yönetmen gündelik yaşamın tekdüzeliğine gerçeküstü, mizah dolu bir anlatımla yaklaşıyor.

Stranger by the Lake (2013/ Cannes Belirli Bir Bakış en iyi yönetmen ödülü) aşkın, şehvetin gizemli yönlerini araştırıyor. Sunshine for the Scoundrels’te (2001) farklı sınıflara ait bir kadınla bir çoban yaşam ve aşk üstüne tartışıyorlar. No Rest for the Brave (2003), Time Has Come (2005), The King of Escape’te (2009) programda (2009) olan Guiraudie filmlerini gerçek yaşamla fantezi arasındaki bağlantılar olarak tanımlıyor.

Yönetmen, senarist, oyuncu, görüntü yönetmeni, kurgucu Claire Simon kurmaca ve belgesel yapıyor. Ona göre sinema gerçeği yakından incelemek, gözlemlemek. Öyküleri ergenlerle, kadınlarla, sığınmacılarla ilgili. Paris’teki tren istasyonunda çektiği Gare du Nord’da (2013) bu geçiş ve değişim yerinde çeşitli karakterlerin öyküleri örtüşüyor.

A Foreign Body’de (1997) taşralı genç Magali evliliğini kurtarmak için gebe kalmış gibi davranıyor. God’s Offices (2008) bir merkeze gelen kadınlarla danışmanlarının cesaretleriyle ilgili bir dram. Yirminci yılını kutlayan Balkanlar’a Bakış’ta Türkiye’den Jin (Reha Erdem), Köksüz (Deniz Akçay Katıksız), Sen Aydınlatırsın Geceyi (Onur Ünlü), Ağıt (Aydın Ketenağ), Mavi Kimlik (Mümin Barış) gösterimde.

Bölümün 20. yılı için seçilen filmler arasında Masumiyet (Zeki Demirkubuz), Kasaba (Nuri Bilge Ceylan), Beş Vakit (Reha Erdem), Süt (Semih Kaplanoğlu) yer alıyor. Festivalin yönetmeni Dimitri Eipides, Venus in Fur (Roman Polanski), Tom at the Far (Xavier Dolan), Miele (Valeria Golino), İda(Pavel Pavlikovski) gibi önemli yapımları da programına yerleştirdi. Ortak yapım forumu Crossroads’a Türkiye’den Kendi Aramızda (Yönetmen: Ülkü Oktay, Yapımcı: Onur Ünlü) katılıyor. Projeler Güneydoğu, Orta Avrupa, Akdeniz, Balkanlar’la ilintili yapımlar.

Sektörün profesyonelleri tarafından proje aşamasındaki çalışmaları içeren Agora’da Türkiye’den Annemin Şarkısı (Yönetmen: Erol Mintaş, Yapımcı: Aslı Erdem, Ortak yapımcılar: Guillaume de Seille, Mehmet Aktaş) var. Agora Film Pazarı’nda 300 yapım yer alıyor.

Uğur Yücel’in yönettiği ve başrolünü Beren Saat’le paylaştığı ‘Benim Dünyam’ ve Bosna’da yaşanan katliam sonrası yakınlarını arayan insanların dramatik öyküsünü konu alan ‘Üç Yol’la birlikte bu hafta 7 yeni film gösterime girdi.

İSTANBUL –

‘BENİM DÜNYAM’

benim-dunyam-filmiSenaryosunu Can Yücel ve Uğraş Güneş’in kaleme aldığı, Uğur Yücel’in yönettiği “Benim Dünyam” filminde, Beren Saat, Uğur Yücel, Ayça Bingöl, Hazar Ergüçlü ve Turgay Kantürk izleyici karşısına çıkacak.

Dram türündeki filmde, 2 yaşındayken geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle hem kör hem de sağır olan, bu nedenle hiçbir kavramı “bilmeyen”, çevresiyle tamamen uyumsuz bir çocuk olan Ela ve onu iyileştirebilmeye hayatını adayan Mahir Hoca’nın hikayesi izlenebilecek.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘ÜÇ YOL’

uc-yolBosna’da yaşanan katliam sonrası yakınlarını arayan insanların dramatik öyküsünü konu alan “Üç Yol” filmi, izleyicilerle buluşacak.

Yönetmenliğini ve senaristliğini Faysal Soysal’ın üstlendiği filmde, Rıza Akın, Nik Xhelilaj, Turgay Aydın, Kristina Krepela, Alma Terzic rol alıyor.

Türkiye-Bosna ortak yapımı filmin konusu şöyle:

“Bünyamin çocukluğunda kıskançlığı nedeniyle kardeşinin ölümüne sebep olmuş ve bu travmadan yıllarca kurtulamamıştır. Ailesinden kaçma ve insanlara iyilik yapma üzerine kurulu bir hayat yaşayan Bünyamin, bir süredir Bosna’da toplu mezarlardan ceset çıkaran bir kuruluşta çalışmaktadır. Türkiye’ye dönmesine günler kala Mostar Köprüsü’nde intihar etmeye çalışan Zrinka ile tanışır. Genç kadın savaş sırasında tüm yakınları kaybetmiş bir psikologtur. Bünyamin onu hayata geri döndürür ve Zrinka da onun psikolojik travmalarını çözmeye yardımcı olmaya başlar. İkisi arasında başlayan ve birbirlerine açıklamadıkları aşk, Bünyamin’i Hasankeyf’e dönüp ailesiyle yüzleşmeye iter. Bünyamin’den haber alamayan Zrinka da onu bulabilmek için Hasankeyf’e gittiğinde kendilerini ilginç gelişmeler içerisinde bulurlar.”

ask-aglatir‘AŞK AĞLATIR’
Romantik-dram türündeki ”Aşk Ağlatır” filminin senaristliğini ve yönetmenliğini Mehmet Taşdiken yaptı.

Hüzünlü bir aşk hikayesini, hastalık, ihanet ve acı ekseninde ele alan filmin başrollerini Melih Selçuk ve Ceyda Ateş paylaşıyor.

‘ŞEVKAT YERİMDAR’
Komedi türündeki ”Şevkat Yerimdar” filminin yönetmen koltuğunda Bülent İşbilen oturuyor.

Başak Parlak, Özgürcan Çevik, Tarık Papuçcuoğlu, Cezmi Baskın’ın oyuncu kadrosunda bulunduğu filmde, Balat’taki yumurtacı dükkanına arabasıyla giren Şevkat Yerimdar’ın yaşadıkları ve değişen hayatı anlatılıyor.

‘ARADA KALAN’
Yönetmenliğini Scott Mcgehee ve David Siegel’in yaptığı ABD yapımı “Arada Kalan” filminin senaryosunu Carroll Cartwright, Nancy Doyne kaleme aldı.

Julianne Moore, Alexander Skarsgard, Steve Coogan, Emma Holzer ve Samantha Buck’ın rol aldığı dram türündeki filmde, New York’ta yaşayan boşanmış bir ailenin küçük kızı olan Margo’nun hayatındaki değişiklikler işleniyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘KAPTAN PHILLIPS’
captain-phillps
Hikayesini 2009’da yaşanan gerçek bir olaydan alan “Kaptan Phillips” filminin yönetmenliğini Paul Greengrass üstlendi.

ABD yapımı dram türündeki filmde, Tom Hanks, Catherine Keener, Corey Johnson, Max Martini ve John Magaro izleyici karşısına çıkacak.

Filmde, “Maersk Alabama” adlı yük gemisinin Somalili korsanlar tarafından rehin alınması anlatılıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘BAŞKA SÖZE GEREK YOK’
Yönetmen koltuğunda Nicole Holofcener’ın oturduğu “Başka Söze Gerek Yok” filmi, komedi severleri salonlara çekmeyi hedefliyor.

Catherine Keener, Toni Collette, James Gandolfini, Julia Louis-Dreyfus ve Ben Falcone’ın oynadığı ABD yapımı filmin konusu şöyle:

“Kızına düşkün Albert, eşinden yeni boşanmıştır, tıpkı masöz Eva gibi. Bir partide tanışan Eva ve Albert, yakınlaşmaya ve sonunda görüşmeye başlarlar. Ne var ki, Eva’nın arkadaş olduğu bir kadın müşterisi, bu tatlı denklemi altüst edecektir: Albert hakkında kimsenin bilmediği gerçekleri anlatacak olan bu kadın, Albert’ın eski eşidir…”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

GÖSTERİMDEKİ FİLMLER

PARANOYA
paronaya-Gary-Oldman-Josh-Holloway
Hollywood’un tanınan oyuncuları Gary Oldman ve Josh Holloway’in başrollerde yer aldığı ‘Paranoya’, haftanın merakla beklenen filmlerinden biri olarak dikkati çekiyor. Amerika-Fransa ortak yapımı filmin yönetmen koltuğunda, Robert Luketic oturuyor. Amber Heard, Harrison Ford ve Liam Hemsworth’un da oyunculuklarıyla katkı verdiği filmin senaryosunda Jason Dean Hall, Barry Levy ve Joseph Finder’in imzası bulunuyor. Filmin özeti şöyle: Adam Cassidy (Liam Hemsworth) haberleşme devi Wyatt Corporation’da yükselmeye çalışan hırslı bir teknoloji uzmanıdır. Adam, yaptığı büyük bir hatadan sonra CEO Nicholas Wyatt’ın (Gary Oldman) şantajına maruz kalır. Adam’dan Firmanın en büyük rakibi olan ve Wyatt’ın eski akıl hocası Jock Goddard (Harrison Ford) tarafından yönetilen başka bir firmaya giderek casusluk yapması istenmektedir. Adam, kendisini kısa süre sonra hayalindeki hayatı yaşarken bulur. Ancak bu görüntünün arkasında Wyatt’ın güç oyununda sadece bir piyondur ve milyar dolarlık avantajını koruyabilmek için asla durmayacak olan patronundan kurtulmanın bir yolunu bulmak zorundadır.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

BURAYA KADAR
Haftanın komedi türündeki filmi ‘Buraya Kadar’ın yönetmenliğini Seth Rogen ve Evan Goldberg üstlenirken, başrollerinde ünlü aktrit Emma Watson, James Franco, Rihanna, Jason Segel, Seth Rogen bulunuyor.

Yaşanan garip felaket olaylarıyla yıkılan Los Angeles kentinde, altı arkadaşın bir evde mahsur kalmalarını ve yaşadıklarını konu alan filmde, kaderleriyle arkadaşlıkları kesişen 6 kişi, esaretten kurtulmanın gerçek anlamıyla yüzleşmek zorunda kalacak.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

SON AŞK
Sandra Nettelbeck’in yönetttiği ‘Son Aşk’ın oyuncu kadrosu Michael Caine, Clemence Poesy, Gillian Anderson, Jane Alexander ve Justin Kirk’ten oluşuyor.

Filmin senaryosunu ise yönetmen Nettelbeck ve Françoise Dorner yazdı. Paris’te yaşayan ve yalnız bir adam olan Matthew Morgan’ın hikayesini konu alan filmin hikayesi özetle şöyle: Matthew Morgan, bir tesadüf sonucu Pauline ile tanışır ve yaşama gücünü yeniden kazanır. Birlikte gerçek dostluk ve içten bir ilişkiye adım atan ikili, bu süreçte aile olmanın değerini de anımsar. Pauline bir araba kazasında ailesini kaybetmiş ve bu acı olayın sonrasında asla başka biriyle birlikte kendini güvende hissedememiştir. Matthew ise karısının ölümünden sonra çocuklarıyla sarsıcı sorunlar yaşamıştır. Pauline, Matthew’un bu sorunlarının neden olduğu son derece trajik bir olaya tanık olur ve Matthew ve oğlu Miles’ın arasındaki problemleri çözmeye karar verir.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

ONUR SAVAŞI
Bir Danimarka yapımı olan ‘Onur Savaşı’ adlı filmin yönetmenliğini Thomas Vinterberg üstlendi. Ağırlıklı olarak Danimarkalı oyunculardan oluşan kadroda Mads Mikkelsen, Thomas Bo Larsen, Annika Wedderkopp, Troels Thorsen ve Soren Ronholt bulunuyor. Lucas’ın geçirdiği zor boşanma süreci ve ardından yaşadıklarını konu alan filmde Lucas’ın hayatını düzene koyabilme çabaları yer alıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

kesisen-hayatlarKESİŞEN HAYATLAR 
Hırvatistan, Sırbistan, Slovenya, Almanya ve Fransa ortak yapımı filmin yönetmenliğini Srdan Golubovic yaptı. Leon Lucev, Boris Isakovic, Nebojsa Glogovac, Emir Hadzihafizbegovic ve Jasna Djuricic’in başrollerinde yer aldığı filmin konusu özetle şöyle: Bosna Savaşı sırasında Sırp askeri Marko, silah arkadaşlarının Müslüman bir sivile yaptığı kötü muameleyi durdurmaya çalışırken kendi hayatını tehlikeye atar. Aradan 12 yıl geçer, savaş biter fakat Marko’nun kötü sonuçlanan bu kahramanca hareketinin, babası, nişanlısı, en yakın arkadaşı ve yardım ettiği adamda açtığı derin duygusal yaralar kapanmaz. Aksine bu kadar zaman sonra hepsi bir kez daha bu acı olayla yüzleşmek zorunda kalacak ve bunun onlarda bıraktığı derin izlerle başa çıkmaya çalışacaklardır.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

SEV BENİ
Filmin yönetmenlik koltuğunu Mehmet Bahadır Er ve Maryna Er Gorbach paylaşıyor. Ushan Çakır, Viktoria Spesivtseva, Güven Kıraç, Yavuz Bingöl ve Murat Şeker’in başrollerinde yer aldığı filme mekan olarak Kiev ev sahipliği yaptı. Filmin hikayesi şöyle: Cemal çıktığı yurt dışı seyahatinde genç ve güzel Sasha’yla tanışır, geceyi beraber geçirmek için gece kulübünden ayrılan ikilinin beraberlikleri alışılmışın dışında devam eder. Beyaz Şehir Kiev’in eşsiz güzelliğinde Sasha ve Cemal başlarına gelen zorluklarla mücadele ederken birbirlerini tanır, etkilenirler. Aşk onları beklemedikleri bir zamanda yakalar, her şeye sıfırdan başlamak için ellerine bir şans geçiren ikili birbirlerine söyleyemedikleri gerçekleri aşma konusunda çaba harcayacak.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

GÖZÜMÜN NURU
Melik Saraçoglu ve Hakki Kurtuluş yönetmenlik becerilerini konuştururken, Ahmet Saraçoğlu ile Melik Saraçoglu da oyunculuklarıyla sinemaseverlerin beğenisini bekleyecek. Genç bir sinema sevdalısının film yapma hevesini konu alan filmde üst üste iki retina dekolmanı geçiren ve kör olmanın kıyısından dönen yönetmen adayının 40 günde yaşadıkları anlatılıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘YERÇEKİMİ’
Alfonso Cuaron’un yönetmen koltuğunda oturduğu “Yerçekimi” filminde, Sandra Bullock ve George Clooney izleyici karşısına çıkıyor.

Bilim-kurgu türündeki ABD yapımı filmin konusu şöyle:

“Önceleri normal görünen görevde felaketle birlikte uzay gemisi harap olmuş, ilk uzay görevindeki zeki tıp mühendisi Stone ile son görevine çıkan tecrübeli astronat Kowalsky yalnız kalmışlardır. Birbirlerinden başka dayanakları kalmayan ikili uzayın derinliklerinde kaybolmuşlardır. Derin sessizlik onlara dünyayla bütün ilişkilerinin kesildiğini ve kurtulma şanlarının kalmadığını söylerken, eve dönmenin tek yolu uzayın daha da derinliklerine inmektir.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘USTURA DÖNÜYOR’
Ustura-Donuyor
Robert Rodriguez’in yönettiği “Ustura Dönüyor” filmi, sinemaseverlerle buluşacak.

ABD yapımı aksiyon-gerilim türündeki filmde, Danny Trejo, Mel Gibson, Jessica Alba, Alexa Vega, Charlie Sheen rol alıyor.

Filmde, ABD’nin onur listesinde yer alan eski ajan Machete Cortez’in yeni görevi için Meksika’ya gönderilmesi sonucu yaşanan gelişmeler anlatılıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘KELEBEĞİN RÜYASI’
Türkiye’nin Oscar aday adayı olan “Kelebeğin Rüyası” filmi, yeniden sinemaseverlerle buluşuyor.

Yönetmenliğini ve senaristliğini Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı filmde, Erdoğan’ın yanı sıra Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat, Belçim Bilgin ile Farah Zeynep Abdullah rol alıyor.

Çekimleri Zonguldak ve İstanbul’da gerçekleştirilen dram türündeki filmin konusu şöyle:

”Zonguldak’ta yaşayan, iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamaktadır. Belediye Başkanının kızı Suzan’ın Zonguldak’a geri gelmesiyle Rüştü ve Muzaffer’in şiire olan inancı daha da artar. Henüz lise öğrencisi olan Suzan, çevrenin istememesine rağmen iki gençle yakın arkadaş olur. Fakat 1940’lı yılların vebası olan verem, iki genci ve insanlığı git gide tehdit etmektedir.”

‘KALBİM SENDE’
“Kalbim Sende” filmi, komedi severleri salonlara çekmeyi hedefliyor.

ABD yapımı filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Joseph Gordon-Levitt üstlendi.

Joseph Gordon-Levitt, Scarlett Johansson, Julianne Moore, Tony Danza, Brie Larson’ın oynadığı filmde, bir adamın bir gece kulübünde tanıştığı kadını elde etmek için verdiği mücadele izlenebilecek.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘SON DURAK’
Yönetmenliğini ve senaristliğini Ryan Coogler’ın yaptığı “Son Durak” filmin oyuncu kadrosunda Chad Michael Murray, Kevin Durand, Octavia Spencer, Melonie Diaz, Michael B. Jordan yer alıyor.

Dünya prömiyeri 2013 Sundance Film Festivali’nde gerçekleştirilen filmde, birkaç genç siyahi adamın San Francisco kentinin Oakland bölgesinde yer alan “Fruitvale” adlı geçiş istasyonunda protesto eylemi yapması ve sonrasında yaşanan olaylar konu ediliyor.

‘MOEBIUS’
Ki-duk Kim’ın yönettiği “Moebius” filminde, bir kadının, kendisini aldatan kocasından intikam almak için yaptıkları izlenebilecek.

Güney Kore yapımı dram-gerilim türündeki filmde, Jo, Jae-hyeong, Eun-woo Lee, Young-ju Seo rol alıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘İKİ KAFADAR: CHINESE CONNECTION’

Haftanın yerli yapıtları arasında “İki Kafadar: Chinese Connection” filmi yer alıyor.

Komedi türündeki filmin yönetmen koltuğunda Ömer Gökhan Erkut oturuyor. Filmin oyuncuları arasında İlker Aksum, Murat Akkoyunlu, Settar Tanrıöğen, Gökçe Özyol ve Öykü Çelik bulunuyor.

Senaryosunu Kaan Ertem’in kaleme aldığı filmin konusu şöyle:

“Mahmutpaşa Pasajı’nda girdikleri her işi batıran iki kafadar son çare olarak tefeciden borç alırlar ve tablet işine girerler. Fakat bu tabletler büyük dolandırıcıların GDO’lu mal sevkiyatlarında kullanılmaktadır. İki kafadar bu gerçeği öğrendiklerinde her şey için çok geç olacaktır. Gerçek bir kovalamacanın içine düşen ikilinin komik ve sürekli aksiyon dolu hikayesi, aşk, dostluk ve mafya üçgeninde birçok isimle kesişecektir.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘RIDDICK’
Bilim kurgu, aksiyon ve fantastik türündeki “Riddick” filminin yönetmenliğini  David Twohy üstlendi.

Senaryosunu Jim Wheat ve Ken Wheat’in kaleme aldığı filmde, güneşin kavurduğu bir gezegende ölüme terk edilen Riddick’in, kendini yırtıcı bir uzaylı türüyle karşı karşıya bulması ve başından geçenler konu edilliyor.

Filmde, Vin Diesel, Karl Urban, Katee Sackhoff, Nolan Gerard Funk ve Jordi Molla rol alıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘ÇILGIN HIRSIZ 2’
Animasyon ve komedi türündeki “Çılgın Hırsız 2” filminin yönetmenliğini, Pierre Coffin ve Chris Renaud birlikte yaptı.

Orijinal seslendirme kadrosunda Al Pacino, Jason Segel’in yer aldığı filmde, Steve Carell, Kristen Wiig, Russell Brand rol alıyor.

Sinemaseverlerle 2010’da buluşan “Çılgın Hırsız”ın devamı olan filmin konusu şöyle:

“Eski süper kötü Gru, suç dolu geçmişini bir kenara bırakır ve evlatlık edindiği kızları Margo, Edith ve Agnes ile birlikte sakin bir hayata adım atar. Gru, kurduğu işiyle ve ailesiyle vaktini geçirirken, bazı gizemli olaylar yaşanmaya başlar. Anti-Villain League isimli son derece gizli bir örgüt, Gru’yu tehlikeli bir olayı araştırması için göreve çağırır ve ona bu görevde Minyonlar’ın yanı sıra bu organizasyonun en iyi ajanı olan Lucy de yardım edecektir. Gru artık iyi adamlarla anlaşma imzalamış ve dünyanın kurtuluşu için mücadele eden birine dönüşmüştür. Lucy ile birlikte kötücül bir süper gücün peşine düştükleri bu avda, çeşitli suçlularla da mücadele etmek zorunda kalacaklardır.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘ZAMANDA AŞK’
Yönetmen koltuğunda Richard Curtis’in oturduğu “Zamanda Aşk” filminde ailesiyle birlikte sıra dışı bir yeteneğe sahip olan genç yaştaki Tim Lake’in, başından geçenler anlatılıyor.

Bilim kurgu, dram ve komedi türündeki filmin oyuncuları arasında Rachel McAdams, Bill Nighy, Lee Asquith-Coe, Domhnall Gleeson, Catherine Steadman bulunuyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘AŞKIN YOLU’
Amerikalı aktör Sam Jaeger’ın yazıp yönettiği ve başrolünde yer aldığı “Aşkın Yolu” filmi, komedi ve romantizm tutkunlarıyla buluşacak.

Bree Turner, Victor Garber, Michelle Krusiec, Cristine Rose, Lin Shaye’in rol aldığı filmin konusu ise şöyle:

“Thom işsiz ve beş parasız kaldıktan sonra kirasını bile ödemeyecek duruma gelir ve kısa süreli çözüm olarak illegal yollardan taksicilik yapmaya başlar. Başarılı ve hali vakti yerinde bir iş kadını olan Claire ile tanışması da bu sayede gelişir. Sorunlu bir evlilik dönemini atlatmaya çalışan Claire, babasının hastaneye kaldırıldığı haberini aldıktan sonra kendisini Thom’un taksisinde bulur. Hastaneye yetişmeye çalışan Claire taksiye binip Thom’a sadece sürmesini söyler ve içi geçer. Uyandığında bambaşka bir rotada ilerlerlediklerini fark eden kadın çılgına döner ve aralarında bir tartışma başlar. Zamanla bu gergin atmosfer, iki yetişkinin birbirini tanımaya ve anlamaya çalıştıkları sade bir yol hikayesine dönüşür.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘GÜNCE’
Hüseyin Namık Üstünel’in kaleme aldığı, Mete Şener ve Kemal Uzun’un birlikte yönettiği “Günce” filminin çekimlerinde İstanbul’un farklı semtleri kullanıldı.

Bir baba ile kızı arasındaki ilişkinin üzerinden hayata dair önemsenmeyen ya da fark edilmeyen detayları irdeleyen filmin oyuncu kadrosunda Cemal Hünal, Nisa Melis Telli, Ayça Varlıer ve Haluk Levent  bulunuyor.

‘VAY BAŞIMA GELENLER’
Semra Dündar’ın yönetmenliğini üstlendiği “Vay Başıma Gelenler” filminin çekimleri, İstanbul ve Bergama’da gerçekleşti.

Klarnet virtözü Hüsnü Şenlendirici ile Metin Keçeci, Merve Altınkaya, Sinan Bengier ve Oya Aydoğan’ın rol aldığı komedi türündeki filmin konusu şöyle:

“Ailesi Bergamalı, kendisi ise doğma büyüme İstanbullu olan Murat, en iyi arkadaşı Meto ile birlikte köşeyi dönüp zengin olmanın hayalini kurar. Bir gün hayatta olduğunu bile bilmediği dedesinin hapisten çıktığını öğrenir ve bu haber onu bir gömü haritasının peşinden Bergama’ya sürükler. Tabii yanına kankası Meto’yu da alır ama başlarına gelecek maceralardan haberleri yoktur.”

BENİMLE OYNAR MISIN   
Haftanın yerli yapımlarından yönetmenliğini Aydın Bulut’un üstlendiği ‘Benimle Oynar mısın’ izleyiciyle buluşacak. Oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Eyşan Özhim, Rüzgar Boyle, Ertan Saban, Arif Erkin’in yer aldığı filmin senaryosunu Eyşan Özhim ve Aydın Bulut kaleme aldı.

Talihsiz bir olay sonrasında ceza alarak hapishaneye gönderilen Sibel, sekiz yıllık mahkumiyetin ardından özgürlüğüne kavuşur. İlk işi ise bu süreçte yetimhanede barınan kızı Rüya’ya tekrar kavuşmaktadır. Kızını yanına alıp doğduğu günden bu yana yaşadığı Beşiktaş semtinden, Antalya’ya taşınmayı planlar. Ne var ki Rüya’nın bu güzel semti bırakmaya niyeti yoktur. Zira Rüya annesinin yokluğunda Beşiktaş’a sımsıkı sarılmış ve büyüdüğünde Beşiktaş’ta futbol oynayan bir oyuncu olmanın hayallerini kurar olmuştur. Bu nedenle annesiyle başka bir şehre taşınmayı istemeyen Rüya’nın acil olarak yapması gereken daha önemli bir iş vardır: Annesinin hapse düşmesine neden olan babasını bulmak…. Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı’nın önemli bir yer tuttuğu film, İnönü Stadı’nda çekilen son film olma özelliği de taşıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

MAVİ YASEMİN
Woody Allen’ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği ‘Mavi Yasemin’ filminde, Cate Blanchett, Alec Baldwin, Peter Sarsgaard, Charlie Tahan, Sally Hawkins gibi isimler rol alıyor.

Dram-komedi türündeki filmin özeti şöyle: New York’lu çekici ve göz alıcı bir ev kadını, son derece gösterişli bir yaşam sürmektedir. Ancak parasını bu denli cömertçe harcaması nedeniyle büyük bir mali krizin içine sürüklenir ve iflas etmenin eşiğine gelir. Tek çıkış yolu ise San Francisco’da tanıştığı ve kendisine finansal anlamda yardım edeceğini düşündüğü adamı bulmak için San Francisco’ya gitmektir.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

MALAVİTA: BELALI TANIK
Yönetmenliğini ve senaristliğini Luc Besson’ın yaptığı ‘Malavita: Belalı Tanık’ filminde Robert De Niro, Michelle Pfeiffer, Tommy Lee Jones, Dianna Agron, David Belle gibi oyuncular izleyici karşısına çıkacak. Amerikan ve Fransız ortak yapımı filmde, The Manzoni ailesinin diğer aileler tarafından ölüm tehditleri aldıktan sonra koruma programına katılmaları ve Fransa’ya yerleştirilmeleri anlatılıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

BÜYÜK KUMAR
Haftanın yabancı filmleri arasında yer alan ‘Büyük Kumar’ filmini Brad Furman yönetti. Amerikan yapımı dram-gerilim türündeki filmin oyuncu kadrosunda, Ben Affleck, Justin Timberlake, Gemma Arterton, Anthony Mackie, Dayo Okeniyi yer alıyor. Filmde, Princeton Üniversitesi son sınıf öğrencisi Richie’nin okulu için kullanması gereken tüm parasını online poker oynatan yasadışı bir kumar sitesinde harcaması sonucu gelişen olaylar izlenebilecek.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

KARNAVAL
Yönetmen koltuğunda Can Kılcıoğlu’nun oturduğu ‘Karnaval’ filminde Tülin Özen, Serdar Orçin, Sait Genay, İpek Bilgin ve Vedat Erincin rol alıyor. Can Kılcıoğlu’nun senaristliğini de üstlendiği filmin konusu şöyle: 30’lu yaşlardaki Ali, babasıyla yaşadığı sorunlar nedeniyle evden kovulur ve arabada yaşamaya başlar. Bu süreçte tek derdi hayatını sürdürebileceği düzenli bir işe girebilmektir. Tam da bu sırada halı yıkama makinesi pazarlamacısı olma şansını elde eder. Sonrasında tesadüf eseri karşılaştığı Demet  ile arasında gelişenler sayesinde hayallerini gerçekleştirme fırsatını yakalarlar.
Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

3 KADIN 3 KADER
Faik Ahmet Akıncı’nın yönettiği ‘3 Kadın 3 Kader’ filminde Esma Ünal, Aleyna Eroğlu, Meltem Telli izleyici karşısına çıkacak. Birbirinden farklı üç kadının kaderlerinin hikayesi ekseninde gelişen
filmde, kadına karşı şiddet konu ediliyor.

ÖYLE SEVDİM Kİ SENi
Yönetmenliğini ve senaristliğini Orhan Tekeoğlu’nun yaptığı ‘Öyle Sevdim Ki Seni’, dram severleri salonlara çekmeyi amaçlıyor. Kayhan Yıldızoğlu, Oktay Gürsoy, Duygu Yıldız, Alma Terzic, Tevfik Erman Kutlu’nun izleyici karşısına çıkacağı filmde, 1900’lü yılların başlarında Trabzon-Gümüşhane sınırına yakın bir yerleşim alanı olan Santa’dan Yalta’ya taş ustası olarak giden Yakup Usta’nın torunu Olga’nın, çalışmak için 1997’de Trabzon’a gitmesi ve sonrasında gelişen olaylar ele alınıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

KATLİAM GECESİ
Gerilim ve korku türündeki ‘Katliam Gecesi’ filminin yönetmenliğini Adam Wingard üstlendi. Oyuncuları arasında Sharni Vinson, Barbara Crampton, Wendy Glenn, Margaret Laney, Ti West’in yer aldığı filmde, katillerden oluşan maskeli bir çetenin Davison ailesinin bir toplantılarını basması konu ediliyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘DIANA’
Paris’te 1997 yılındaki trafik kazasında hayatını kaybeden Galler Prensesi Diana’nın yaşamının son iki yılına ışık tuttuğu belirtilen “Diana” filmi, bu hafta izleyiciyle buluşuyor.

Yönetmenliğini Oliver Hirschbiegel’in üstlendiği ABD yapımı filmde, Galler Prensesi Diana’yı Akademi ödüllü Naomi Watts canlandırıyor. Filmde Watts, başrolü Amerikan televizyon dizisi “Lost”taki Sayid Jarrah rolüyle popüler olan Naveen Andrews ile paylaşıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘ZAFERE HÜCUM’
Yönetmenliğini Oscar ödüllü Ron Howard’ın, senaristliğini Peter Morgan’ın yaptığı “Zafere Hücum” filmi, Formula 1 yarışçıları James Hunt ve Niki Lauda arasındaki rekabeti anlatıyor.

Filmde, Chris Hemsworth “karizmatik” İngiliz James Hunt, Daniel Brühl ise “disiplinli ve mükemmeliyetçi” Avusturyalı Niki Lauda rolünde izleyici karşısına çıkıyor.

Aksiyon, biyografi ve dram türündeki ABD yapımı film, yarış pistindeki çekişmeleri, bu iki sıra dışı karakter arasındaki farkı seyirciye aktarıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘VAMPİR KIZ KARDEŞLER’
Franziska Gehm’in romanından sinemaya uyarlanan “Vampir Kız Kardeşler” ise haftanın fantastik komedi filmi.

Filmde, Christiane Paul, Marta Martin, Richy Müller, Jonas Holdenrieder, Laura Antonia Roge rol alıyor.

Yönetmenliğini Wolfgang Groos’ın üstlendiği Alman yapımı filmin konusu özetle şöyle:

“12 yaşındaki vampir kız kardeşler Silvania ve Dakaria, evleri Transylvania’dan ayrılıp Almanya’nın bir kasabasına taşındıklarında büyük bir sorunla karşılaşırlar. Öncelikli sorunları insanların arasında yaşamayı öğrenecek olmalarıdır. Sadece geceyarısından sonra uçabilmekte ve süper güçlerini kullanamamaktadırlar. İnsanların arasında yaşamayı istemeyen Dakaria evlerine geri dönmeleri konusunda ısrar ederken, Silvania bu insancıl yaşama ayak uydurmaya çalışmayı tercih etmektedir. Okul yaşamları oldukça zorlu bir şekilde devam ederken, sürekli beklenmedik sorunlarlarla karşılaşmaktadırlar. Özellikle de komşularından birinin Dirk van Kombast isimli bir vampir avcısı olması işleri iyice zorlaştırır.”

‘ALEX CROSS’
Polisiye, macera ve gerilim türündeki ABD yapımı “Alex Cross” filminin yönetmen koltuğunda Rob Cohen oturuyor.

Tyler Perry, Edward Burns, Matthew Fox, Carmen Ejogo, Cicely Tyson’un rol aldığı filmde, psikoloji eğitimi almış cinayet masası dedektifi Dr. Alex Cross’un bir yakınının öldürülmesi üzerine katilin peşine düşmesi sonucu yaşanan olaylar konu ediliyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘MERYEM’
“Mommo-Kız Kardeşim” filmiyle beğeni toplayan yönetmen Atalay Taşdiken’in “Meryem” filmi seyirciyle buluşacak.

Taşdiken’in yapımcılığını ve senaristliğini de üstlendiği filmde, İsmail Hacıoğlu, Zeynep Çamcı, Mustafa Uzunyılmaz, Mehmet Usta ve Zerrin Sümer rol alıyor.

Dram türündeki filmin konusu şöyle:

“17- 18 yaşlarında, güzelliğiyle tüm kasabanın ilgisini çeken Meryem’e aynı kasabada yaşayan ve oğulları İstanbul’da çalışan bir aile talip olmuş ve 10 gün içerisinde nişan, kına gecesi ve düğün yapılmıştır. Meryem’in kocası Mustafa, düğünden ancak birkaç gün önce gelmiş ve 6 gün evli kaldıktan sonra ‘bir düzen kurar, seni de İstanbul’a alırım’ diyerek yaşadığı şehir olan İstanbul’a dönmüştür. Kayınvalidesi ve kayınpederi ile yaşamaya başlayan Meryem, bir yandan hasret çekerken, bir yandan da umudunu korumaktadır. En önemlisi de evin her türlü hizmetini görmeyi görev saymıştır kendine. Çünkü o evde gelin olarak bulunmasının asıl nedeni iyi hizmet etmesi içindir. Meryem bir yandan da çocuk yapamadığı için üstü örtülü bir dille suçlanmaktadır. Bu arada beklenmedik bir gelişme olur. Askere gitmeden önce Meryem’e aşık olan Murat, terhis olup gelir. Ancak gelen Murat, giden Murat değildir. Askerde yaşadıkları ona ağır gelmiş, uzun süre psikolojik tedavi görmüştür. Murat’ın gelişiyle Meryem’in hayatı değişecektir.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘MENEKŞE’DEN ÖNCE’
menekseden_once_belgesel_film
Gazeteci-yazar Soner Yalçın’ın yönetmen koltuğunda oturduğu “Menekşe’den Önce” belgesel film, haftanın yerli yapımları arasında yer alıyor.

Belgesel filmde, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan olaylar, Madımak Oteli yangınında hiç görmediği ablası Menekşe ve ağabeyi Koray Kaya’yı yitiren Menekşe’nin gözünden anlatılıyor. Filmde, Menekşe’nin, kendisi doğmadan hayatlarını kaybeden ağabeyi ve ablasının ölümünü araştırırken, tanıklarla bir araya gelmesi izlenebilecek.

Belgesel filmin müzikleri, Fazıl Say imzası taşıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

Kaynak : [-]

Bu yıl 25 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek 13. Frankfurt Türk Film Festivali’ne Zeki Alasya, Hale Soygazi, Halit Akçatepe, Gülşen Bubikoğlu’nun da aralarında olduğu pek çok ünlü sanatçı katılacak. Festivalde ilk kez ‘Altın Elma’ film yarışması düzenlenecek

13.frankfurt-türk-film-festivali

FRANKFURT Türk Film Festivali, Yeşilçam’ın unutulmaz sanatçıları, yönetmen ve film yapımcıları ile son yılların Türk sinemasına damga vuran yıldızları konuk edecek. 25 Ekim ile 2 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivale Zeki Alasya, Hale Soygazi, Halit Akçatepe, Gülşen Bubikoğlu, Ahmet Mekin, Cihad Tamer, Salih Güney, Yusuf Sezgin, Ercan Kesal, Jülide Alasya, Sanem Öge, Yetkin Dikinciler, Ferhan Şensoy, Tülin Özen, Elif Durdu, Seren Serengil, Refik Çakar, Damla Sönmez, Udo Kier, yönetmenler Osman Sınav, Ali Aydın, Ali Özgentürk, Aysun Akyüz, Belmin Söylemez, yapımcılar Haşmet Topaloğlu ve Sevilay Demirci ile gazeteci yazar Sunay Akın’ın da aralarında olduğu çok sayıda davetli katılacak. Hessen Eyalet Başbakanı Volker Bouffier, Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Peter Feldmann ve Başkonsolos Ufuk Ekici’nin himayesinde düzenlenen festival, 25 Ekim’de Frankfurt Botanik Bahçesi Salonu’nda ‘Gala Akşamı’ ile başlayacak. Galada ‘Kerem Görsev Trio’ da sahne alacak.

ÖDÜL ‘ALTIN ELMA’

frankfurtturkfilmfestivalEtkinliğin Rhein Main Bölgesi’nin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini kaydeden Frankfurt Türk Film Festivali Sorumlusu Hüseyin Sıtkı, kısa film yarışmasının yanısıra ilk kez ödüllü uzun metraj film yarışmasının da dahil edildiğini söyledi. Sıtkı’nın verdiği bilgiye göre, Türkiye’den 2012 yapımı yirmi filmin katıldığı yarışmanın ödülü ‘Altın Elma’ olacak. Sıtkı, elmanın Frankfurt kenti ile özdeşmesi sebebiyle ödül olarak düşünüldüğünü söyledi. Osman Sınav’ın yönettiği, başrollerini Kenan İmirzalıoğlu ile Tuğçe Kazaz’ın paylaştığı ‘Uzun Hikaye’ filmiyle açılacak festivalde ‘Küf’, ‘Zefir’, ‘Yük’, ‘Hükümet Kadın’, ‘Mevsim Çiçek Açtı’, ‘Muhalif Başkan’, ‘Çanakkale: Yolun Sonu’, ‘3 Yol’, ‘Hasret’, ‘Umut Üzümleri’, ‘Görünmeyen’, ‘Uvertür’, ‘Beni Sev’, ‘Kuma’, ‘Aziz Ayşe’ filmleri gösterilecek.

Cezaevinde izleyecekler

Festival kapsamında ayrıca Frankfurt Preungesheim Cezaevi’ndeki kalan tutuklular, Nesrin ve Yasemin Şamdereli kardeşlerin ödüllü filmi ‘Almanya–Willkommen in Deutschland‘ı izleyebilecek.

Festival Osman Sınav’ın yönettiği, başrollerini Kenan İmirzalıoğlu ile Tuğçe Kazaz’ın paylaştığı ‘Uzun Hikaye’ filmiyle açılacak.

Women’s Voices Now Kısa Kadın Filmlerinizi Bekliyor

Women’s Voices Now (Kadın Sesleri Şimdi), “Alınan ve Satılan Kadınlar: Şiddete Karşı Birleşen Sesler” festivaline Türkiye’den katılacak kısa filmler bekliyor. Kazanan film tüm dünyada gösterilecek.

Çiçek TAHAOĞLU    [email protected]

womens-voiceWomen’s Voices Now (Kadın Sesleri Şimdi, WVN), Müslüman toplumlarda yaşayan kadınların sorunlarına değinilecek “Alınan ve Satılan Kadınlar: Şiddete Karşı Birleşen Sesler” festivaline Türkiye’den katılım çağrısı yapıyor.

Los Angeles merkezli WVN, çoğunluğu Müslüman olan toplumlarda, film ve tartışmalar aracılığıyla kadınları ifade özgürlüğüne teşvik ederek onları güçlendirmeyi hedefleyen, kar amacı gütmeyen bir kuruluş.

WVN’nin geçtiğimiz sene düzenlediği “Müslüman Dünyasından Kadın Sesleri: Bir Kısa Film Festivali”ne 40 ülkeden 200’ün üzerinde film katılmış, filmler 176 ülkede gösterilmişti.

Türkiye’den yüksek katılım bekleniyor

Geçtiğimiz hafta Ortadoğu’da kadın sorunları hakkında bilinç kazandırmak üzere başlatmış olduğu Küresel Tur’un bir parçası olarak İstanbul’a gelen WVN yetkilileri, festivale Türkiye’den şimdiye kadar iki film geldiğini söylemiş, “Sabah” ve “Cumartesi Anneleri” kısa filmlerini Türkiyeli feministlere izletmişti.

Ancak 2003’te tecavüz sonucu hamile kalınca ailesi tarafından öldürülen Kadriye Demirel anısına çekilen Sabah filmi, tecavüz sahnelerinin erotikleştirildiği, kadının sesinin duyulmadığı, yaşadığı şiddetin irdelenmediği ve kadın meselesi açısından oldukça sorunlu bir filmdi. WNV yetkilileri, festivale katılanlar arasında Türkiye’de erkek şiddetine ilişkin tek filmin bu olduğunu, bu nedenle filmin ABD kongresi ve BM yetkililerine izletildiğini söylemiş, “Alınan ve Satılan Kadınlar: Şiddete Karşı Birleşen Sesler” festivaline Türkiye’den daha yüksek bir katılım için çağrı yapmıştı.

Son başvuru 31 Aralık

“Alınan ve Satılan Kadınlar: Şiddete Karşı Birleşen Sesler”, seks işçiliği, insan ticareti, kölelik, ev işçiliği, zorla evlendirmeler, cinsel özgürlükler, aktivistlerin mücadelesi gibi konulara yoğunlaşıyor.

Festivale son başvuru tarihi 31 Aralık. Festival birinci, ikinci ve üçüncüsüne 30 bin dolar para ödülü de verilecek.

Başvurmak için tıklayın.

Women’s Voices Now kimdir?

Women’s Voices Now, çoğunluğu Müslüman olan toplumlarda, film ve tartışmalar aracılığıyla kadınları ifade özgürlüğüne teşvik ederek onları güçlendirmeyi hedefleyen, kar amacı gütmeyen bir kuruluş.

WVN Direktörü Heidi Basch-Harod “Bizim istediğimiz kamusal alanda çalışan ve değişim yaratan kadınlar ve değişim yaratma potansiyeli taşıyan kadınlar arasında bir bağlantı noktası kurmak. Biz kadınların tanışmalarını ve birbirlerine iyi örnek olmalarını, kızlarını ve oğullarını iyi eğiterek kadınları karar verme ve karar alma pozisyonlarına layık görmelerini istiyoruz”.

WVN bağımsız kısa film festivalleri, kadınların gündelik hayat ve mücadelelerini resmederek ve filmlerde sunulan temalar üzerinde panel tartışmaları oluşturarak, kadınların kendilerinin savunucuları olmaları, bağlantı ve diyalog kurmaları için bir plartform oluşturuyor.

WVN, 2013 dünya turuna, 2011 senesinde düzenlediği ilk film festivali olan “Müslüman Dünyasından Kadınların Sesleri”ne gönderilen filmler üzerine Kudüs’te yerel tartışmalar geliştirerek başladı. (ÇT)

 

İstanbul Modern Sinema, 19-29 Eylül tarihleri arasında “Ölesiye” başlıklı programla, tutkunun hükmettiği hayatların geçtiği 11 filmlik bir seçki sunuyor.

İrade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların yaşandığı kara sevdalara, tutkudaki teslimiyet kavramına, tutkuyla tutsaklığın arasındaki çizginin kaybolduğu farklı kaderlere bakan programda, sinema tarihinin farklı dönem ve coğrafyalarından örnekler yer alıyor.

“Ölesiye” programı kapsamında Steven Soderbergh’in Cannes’da Altın Palmiye alan ve James Spader’a da En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandıran Seks Yalanları, Andrey Tarkovski’den Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük ödülü ve FIPRESCI ödülünü kazanan Solaris, Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ile dönen Rainer Werner Fassbinder’in Veronika Voss’u, Jean-Jacques Beineix’nin ilk filmi Diva, Luis Buñuel’in Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü alan Viridiana, Zeki Demirkubuz’un Altın Portakal’da En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini alan filmi Kader yer alıyor.

Programda Sam Peckinpah’ın kült yapıtı Bana Alfredo Garcia’nın Kellesini Getirin, Atom Egoyan’ın Oscar’a aday olan filmi Başka bir Dünya, Kim ki-duk’tan Yay, Roger Michell’in Ian McEwan’ın romanından uyarlanan filmi Dayanılmaz Aşk ve Peter Brosens ile Jessica Hope Woodworth’ün Beşinci Mevsim  adlı uzun metrajı da bulunuyor.

Solaris, 1972

Solaris2Sovyetler Birliği, 35mm, 167’, Rusça
Yönetmen: Andrey Tarkovski
Oyuncular: Natalya Bondarchuk, Donatas Banionis
Solaris isimli uzay istasyonundan tuhaf sinyaller gelmektedir. Kozmonot ve psikolog Kris Kelvin bu sorunla ilgilenmek üzere oraya gönderilir. Ancak kendisi de bu büyülü, okyanusa benzer gezegende yaşanan doğaüstü olaylara maruz kalacak, yıllar önce ölmüş karısına kavuşarak kendi bilincinin en karanlık katmanlarına doğru bir yolculuğa çıkacaktır. Rus yönetmen Tarkovski, bilim kurgu yazarı Stanislaw Lem’in romanındaki bilimkurgu şablonunu kırarak insan-doğa ve hakikat kavramları üzerine kendi fikir ve duygularını aşılayarak bir başyapıt yaratmıştır. Vicdan muhasebesi üzerine derin bir gerilim filmi olan Solaris, Cannes’da hem Jüri Büyük ödülü’nü, hem de FIPRESCI ödülünü kazandı.

Seks Yalanları (Sex, Lies and Videotape), 1989  

Sex-Lies-and-VideotapeA.B.D., 35mm, Renkli, 100’, İngilizce
Yönetmen: Steven Soderbergh
Oyuncular: Andy McDowell, James Spader, Peter Galagher
Los Angeles’ta geçen bu film cinsel hayatları karmaşık dört kişinin hikâyesini anlatıyor. Çiftimizin ilişkilerindeki denge, geçmişten bir arkadaşın hayatlarına girmesiyle değişiyor. Cinsel fantezilerin videoya çekilmesi, yalanlar ve sırlarla ilişkiler daha da girift bir hâl alıyor. Seks Yalanları, 29 yaşındaki Steven Soderbergh tarafından Los Angeles’a yaptığı bir seyahat sırasında sekiz günde yazıldı ve çekildi. Film beklenmedik bir gişe başarısı yakaladı ve Cannes’da Altın Palmiye ve Spader’a da En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandırdı.

Kader, 2006  

kader-zekidemirTürkiye, 35mm, 103’, Türkçe
Yönetmen: Zeki Demirkubuz
Oyuncular:  Vildan Atasever, Ufuk Bayraktar, Settar Tanrıöğen
Altın Portakal’da En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini alan Kader’de, Demirkubuz’un 1997 filmi Masumiyet’teki Bekir ve Uğur karakterlerinin geçmişlerine, onları ömürleri boyunca tutsak eden duyguların başlangıcına gidiyoruz. Tanışmalarından başlayarak uzun yıllara yayılan bu tutku ve teslimiyet hikayesinde Bekir’in Uğur’a olan umutsuz aşkı hayatını kemirerek onu tam bir ‘tutunamayan’a çevirirken, Uğur ise körü körüne bir hapishane tutkunu olan Zagor’a aşıktır. Kader, izleyicinin yüreğini yakan, ölesiye tutkunun ağırlığını omuzlarımıza yükleyen gerçek anlamda bir kara sevda filmidir.

Veronika Voss (Die Sensucht der Veronika Voss)

Die-Sensucht-der-Veronika-Voss1982, Batı Almanya, DVD, 104’, Almanca
Yönetmen: Rainer Werner Fassbinder
Oyuncular:Rosel Zech, Hilmar Thate, Cornelia Froboess
Fassbinder’in ‘BRD Üçlemesi’nin ikinci filmi olan Veronika Voss, ‘50’li yıllardan – özellikle de UFA Stüdyoları’nın ürettiği – bir melodram kılığına bürünmüşse de, aslında ülkesine dair sert bir hicivdir. Bir zamanların gözde aktrisi Veronika Voss savaş sonrası bir uyuşturucu bağımlısı olarak Münih’te yaşamaktadır. Sinemadaki geçmiş zaferlerinin gölgesinde hayatta kalmak için mücadele ederken bir spor yazarı olan Krohn ile tanışır. Veronika esrarengiz güzelliğiyle onu etkiler, ancak ilişkileri geliştikçe geçmişindeki karanlık sırlar ortaya çıkar. Gerçek bir hikayeden yola çıkan bu melankolik film hem savaş sonrası Batı Almanya’nın ekonomik mucizesine bakıyor, hem de kadın karakteri üzerinden ülkesindeki ahlak ve dürüstlüğü sorguluyor. Bu film katıldığı yıl Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ile dönmüş, Fassbinder birkaç ay sonra odasında ölü bulunmuştu.

Diva, 1981

diva-Jean-Jacques-BeineixFransa, 35mm, 123’, Fransızca
Yönetmen:  Jean-Jacques Beineix
Oyuncular:  Frédéric Andréi, Wilhelmenia Wiggins Fernandez
Fransız Neo-Barok döneminin de ilk örneklerinden olan, Jean-Jacques Beineix’nin bu ilk filmi, gösterişli, stilize bir polisiyedir. Opera tutkunu bir postacı olan Jules, özellikle de Amerikalı diva Cynthia Hawkins’e saplantıyla bağlıdır. Konserinden gizli bir ses kaydı alınca işin içine müzik piyasasındaki korsan çeteler girer. Çürümüş polis teşkilatının olaya karışmasıyla işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.  Bu rengarenk, romantiklikten de vazgeçmeyen distopyada aksiyondan kara filme birçok tür bir arada. Filme ruhunu veren en etkileyici unsur ise Vladimir Cosma’nın operaya çalan müzikleri.

Viridiana, 1961  

viridiana-luis-bunuelİspanya/Meksika, DVD, 90’, İspanyolca
Yönetmen: Luis Buñuel
Oyuncular:Silvia Pinal, Francisco Rabal, Fernando Rey
Gündüz Güzeli’nin iffetli ama düşmüş sarışını, burada Viridiana’yı oynuyor. Viridiana kendini ebediyen Kilise’ye adamak üzereyken başrahibe eğitimi için gereken masrafları karşılamış olan zengin amcası Don Jaime’ye bir veda ziyareti yapar. Önce ondan kuşkulansa da Jaime masum yeğenine o kadar nazikçe davranır ki, kız onun kendisini baştan çıkarmaya niyetlendiğinden şüphelenmez. Ancak, Viridiana ilaçlı kahveyi içip kendinden geçince, Jaime’nin yüreği ona tecavüz etmeye elvermez. Yine de, kendisini bırakıp manastıra dönmesin diye Viridiana’ya artık bakire olmadığını söyler. Fetişi ve taşlamayı seven bir yönetmen olan Buñuel’den tanıdık bir kara komedi.İnsan doğası üzerine alaycı ve bozguncu film, yetkililerden habersiz olarak İspanya adına Cannes Film Festivali’ne katılarak Altın Palmiye’yi kazanmıştı.

 Bana Alfredo Garcia’nın Kellesini Getirin (Bring me the Head of Alfredo Garcia), 1974

Bring-me-the-Head-of-Alfredo-GarciaABD/Meksika, 35mm, 112’, İspanyolca/İngilizce
Yönetmen:Sam Peckinpah
Oyuncular: Silvia Pinal, Francisco Rabal, Fernando Rey
Zengin ve güçlü çiftlik sahibi bağırır: “Bana Alfredo Garcia’nın kellesini bulun!” İki ödül avcısı yola koyulur ve asıl kahramanımız, piyanist barmen Bennie ile bir salonda karşılaşırlar. Film Bennie’nin kelleyi teslim ettiğinde bir milyon dolar ödül kazanacağını inanarak kız arkadaşıyla birlikte çıktığı sarhoş ve şiddetli Meksika yolculuğunu anlatır. Yıllar sonra kült film olarak anılacak bu yolculuk kan ve tekila kokacak, Peckinpah çaresiz anti-kahramanını sevse de ona acımayacak, filmini Western gibi başlatıp daha karanlık bir anlatıma gidecek, tutku ve saplantının sınırlarını sorgulatacaktır.

Yay (Hwal), 2005  

hwal-yayGüney Kore / Japonya, 35mm, 90’, Korece
Yönetmen: Kim ki-duk
Oyuncular: Yeo-reum Han, Si-jeok Seo, Gook-hwan Jeon
Çocukluğundan beri büyüttüğü genç bir kızla birlikte okyanusun orta yerinde, teknede yaşayan 60 yaşlarındaki bir balıkçının hikayesini anlatıyor Yay. Dış dünyaya kapalı  yaşayan bu ikilinin geçim kaynağı teknede balıkçılara ev sahipliği yapmak ve ok atarak fal bakmaktır. Genç kız için hayatın anlamı o tekne ve engin sularken, balıkçı kızı babacan bir tavırla kollar, ona bakar ve evlenecekleri gün için hediyeler alır. Sabır ve bilgelikle kız 18’ine varınca onunla evlenmeyi hayal ederken genç bir delikanlının kızın gönlünü çalmasıyla işler planladığı gibi olmaz. Ahlak, sevgi, tutku, bağlanma ve öldürme derken hikaye kendini mistik bir sona doğru taşır.
Başka bir Dünya (The Sweet Hereafter), 1997
Kanada,Bluray, 112’, İngilizce
Yönetmen: Atom Egoyan
Oyuncular: Ian Holm, Caerthan Banks, Sarah Polley
Holm’un oynadığı büyük şehir avukatı Mitchell Stephens küçük bir Kanada kasabasına gelir. Kasaba halkının başına büyük bir trajedi gelmiş, 14 çocuk bir otobüs kazasında feci şekilde ölmüştür. Stephens kalan ebeveynlere giderek onları birleştirmeye ve suçluya karşı dava açmalarına ikna etmeye çalışır. Bir yandan da kendi kızının uyuşturucu problemiyle uğraşmakta, onu neredeyse kaybetmek üzeredir. Kazadan kurtulan tek tanık Nicole, bu dava için kilittir. Egoyan metaforik mikroskobundan suçun özüne, insan ilişkilerindeki çetrefilliğe bakıyor. Ölümün trajedisinden çok hayatta kalmanın yasıyla ilgilenen yönetmen, ustalığını parlattığı bu filmle Oscar’a aday olmuştu.

Beşinci Mevsim (La Cinquième Saison), 2013 

La-Cinquième-SaisonBelçika, Hollanda, Fransa, Bluray, 93’, Fransızca-Flamanca
Yönetmen:  Peter Brosens, Jessica Hope Woodworth
Oyuncular: Aurélia Poirier, Django Schrevens
İsimsiz, sıradan bir Belçika köyü gizemli bir afetin etkisi altında kalır ve köye o yıl bahar gelmez. Belli ki, doğanın döngüsünde bir sorun vardır. Her yıl kış sonu kutlanan şenlik ateşinde otlar alev almayınca tohumlar da büyümemeye, inekler süt vermemeye başlar. Köy halkı panik ve husumetle bir araya gelir; kısa sürede bir günah keçisi aramaktan da çekinmeyecektir. Doğa adeta insanoğlunu cezalandırmaya karar verdiğinde, köyün üç çocuğu Alice, Thomas ve Octave olan biten karşısında hayatta kalmaya çalışırlar. Bu tüyler ürpertici kıyamet filminin ilk gösterimi Venedik Film Festivali’nin yarışmasında yapıldı.

Dayanılmaz Aşk (Enduring Love), 2004

Enduring-LoveBirleşik Krallık, 35mm, 100’, İngilizce
Yönetmen:Roger Michell
Oyuncular: Rhys Ifans, Daniel Craig, Samantha Morton
Zekice yazılmış, dramatik bir gerilim. Akademisyen Joe’nun hayatı, bir gün piknikte kurtarmaya çalıştığı başka bir adamın ölümüne sebep olan bir balon kazasından sonra değişir. Joe, tanık olduğu kazanın kötü anılarını ve ölümün etkisini üzerinden atmakta zorlanır ve kendi rolünü sorguladığı olayda balonun ipini tutarak yardım etmeye çalışanlardan biri olan Jed, onu bulur. Aralarında “Tanrı sevgisi” ile birlikte tuhaf bir bağ oluşur. Aşk, kader ve tutkuyu inceleyen film için iki erkek arasında geçen bir tür Öldüren Cazibe, denilebilir. Ian McEwan’ın romanından uyarlanan filmin özellikle nefes kesen açılışına dikkat!

 

8. Uluslararası İşçi HYPERLINK “http://www.sanalforum.biz/kultur-sanat-haberleri/85738-isci-filmleri-festivali-icin-geri-sayim-basladi.html”Filmleri Festivali 1-8 Mayıs tarihleri arasında izleyicilerle buluşuyor!

İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da eş zamanlı olarak gerçekleşecek festivalde bu yıl “Sınırda Yaşamak” teması ile 15 farklı ülkeden toplam 54 film gösterilecek.

 IFF 2013 AFISIFestivalin değişmez illüstrasyonu Karagöz ve Şarlo bu yıl “Sınırda Yaşamak” temasıyla mitolojide tanrılar tarafından cezalandırılan ve bu cezaya direnen ilk insan Sisyphus’a (Sisifos) gönderme yaparak, Ortadoğu’daki savaşın, Ortadoğu’daki önemli en önemli aktörlerden Kürtlerin sürecinin, açlık ve yoksulluğun sınırlarında umudu ve emeği ile ayakta kalmaya çalışanların öykülerini beyaz perdeye taşıyor.

2 Mayıs günü Şişli Kent Sinemasında yapılacak açılış gecesini oyuncu Mert Fırat sunacak.

Bajar’ın müzikleri ile eşlik edeceği gecede her yıl olduğu gibi bir set işçisine plaket verilecek.

 8. Uluslararası İşçi HYPERLINK “http://www.sanalforum.biz/kultur-sanat-haberleri/85738-isci-filmleri-festivali-icin-geri-sayim-basladi.html”Filmleri Festivali 4 şehirdeki gösterimlerden sonra, ilerleyen günlerde birçok kenti kapsayan ve yıl boyu sürecek uzun bir yolculuğa çıkacak. Gösterimler yine ücretsiz olacak.

 Türkiye ve dünyanın dört bir yanından, emekçilerin yaşamlarını ve mücadele deneyimlerini izleyicilerle buluşturmayı ve ülkemizde işçi filmi üretimini özendirmeyi amaçlayan Festival,.

Sine-Sen (DİSK), Dev Sağlık-İş (DİSK), Birleşik Metal-İş (DİSK), Hava-İş (TÜRK-İŞ), Petrol-İş (TÜRK-İŞ), Tez Koop-İş (TÜRK-İŞ), Ses (KESK), Türk Tabipleri Birliği, Halkevleri ve Sendika.Org. tarafından düzenleniyor.

 Zengin Film Programı ve Uluslararası Konuklar

festival logo Festivalin bu yılki Uluslararası konukları Raks-ı Hak (Toprağın Raksı) filminin İranlı yönetmeni Ebu Fazl Celili ve 155 SOLD (155 Satılık Adam) filminin Yunan yönetmeni Panteleakis Georgios. Celili Ankara ve İstanbul’da, Panteleakis Georgios ise İstanbul’da özel gösterim ve söyleşilerde izleyicilerle buluşacak. Festivalde 21’i Uluslararası 33’ü de Türkiye’den olmak üzere toplam 54 adet uzun ve kısa kurmaca, belgesel film de gösterime girecek.

Bu yıl Festivalin açılış filmi “45’lerin Ruhu”. Filmin yönetmeni aynı zamanda ünlü İngiliz işçi filmleri yönetmeni  Ken Loach.  Ünlü yönetmenin festival izleyicilerine bir de sürprizi olacak.

11. Tokyo Film Festivali Asya Film Ödülü ve Locarno Film Festivali büyük ödülü olan Gümüş Leopar’ı alan İranlı yönetmen Ebulfazl Celili’nin “Raks-ı Hak”(Toprak Dansı),

Panteleakis Georgios’un yönetmenliğini yaptığı, Yunan hükümetinin küresel ‘kriz’i bahane eden görüşlerine karşı halkın sokakları kuşatan isyanını anlatan 155 SOLD” (155 Satılık Adam),

Nazım Hikmet’in, Japon Balıkçısı şiirindeki öyküyü sinemaya aktarmak üzere Japoncadan çevrilen ve Türkiye’de ilk defa festivalimizde gösterilecek olan “Japon Balıkçısı”,

Anadolu’nun bir köyünde, ağalık ve feodaliteye başkaldırının anlatıldığı, Kadir İnanır, Melike Zobu ve Erol Taş’ın rol aldığı ve yasaklı filmler listesinde uzun yıllar yer alan “İsyan”,

Yönetmenliğini Başar Sabuncu’nun yaptığı ve Şener Şen’in başrolünde oynadığı “Zengin Mutfağı”,

Fransız sinemacı Robert Guédiguian’ın işten atılan bir sendika temsilcisinin sınıf bilinci, yoksulluk ve suç arasındaki gelgitlerini anlatan filmi “Klimanjero’nun Karları”,

Çin işçi bölgesi, Schenzen’de cep telefonu üreten bir fabrikada yoğun ve zor şartlarda çalışan genç işçilerin yaşama tutunma çabalarını anlatan Dream Work China (Çin İşçilerinin Hayalleri),

Venezuela’daki mücadeleye gönül verenlere adanan  “Portraits of the Struggle (Retratos de Lucha)” ( Mücadeleden Portreler), Festivalin öne çıkan kısa ve uzun metrajlı filmleri…

Türkiye’deki Ermeni işçileri anlatan “Avtobus”,  “Vardiya 12-48” ve “Şişecam Direnişine Bakmak”, Bismil-Sinan köylülerinin, el konulmuş toprakları geri almak için, ağalara karşı verdikleri mücadeleyi anlatan “İpekçi Günlükleri”, Tonya’da sütçülük yaparak hayatlarını sürdüren kadınların fabrikaya karsı ayakta kalma çabasını anlatan “Keyvan” ise festivalde gösterime girecek belgesellerden bazıları.

 

Festival filmlerinin 4 ildeki gösterim yerleri:

İstanbul’da Fransız Kültür Merkezi, Yeşilçam Sineması, İstanbul Halkevi, Kazım Koyuncu Kültür Merkezi, Kadıköy Halkevi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde;

Ankara’da Kızılırmak ve Büyülü Fener Sinemalarında;

İzmir’de İzmir Sanat Merkezi, Fransız Kültür Merkezi, Konak Halkevi’nde;

Diyarbakır’da ise Sümerpark Sosyal Yaşam Merkezi, Cegerxwin Gençlik, Kültür ve Sanat Merkezi Sinema Salonu, Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği Avrupa Sineması, Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Evi, Sülüklü Han

 

Festival kapsamında Ankara’da emek ve iletişim üzerine düşünen, çalışan ve siyaset üreten akademisyenler ve eylemciler 3-4 Mayıs tarihleri arasında 4. Uluslararası İşçi ve İletişim Konferansı’nda bir araya gelecek.

İletişim için:

(İstanbul) İstanbul Halkevi:

Telefon: 0212 245 82 65

Fax: 0212 245 70 10

Adres: İstiklal Caddesi, Orhan Adli Apaydın Sokak, No:10, Beyoğlu / İstanbul

 

(Ankara) Halkevleri Genel Merkezi:

Telefon: 0312 419 27 17 / 0 505 713 18 32

Fax: 0312 419 32 07

Adres: Konur Sokak, No:8/9, Kızılay / Ankara

 

(İzmir) Konak Halkevi:

Telefon: 0232 441 06 03 / 0541 850 54 26 /

Adres: 859 Sokak, No:6, Vatan İşhanı, D: 302, Kemeraltı, Konak / İzmir

(Diyarbakır) Dev Sağlık-İş Diyarbakır Şubesi:

Telefon: 0412 223 33 57 / 0507 429 26 76

Adres: Kurt İsmailpaşa 1. Sokak, Çölbay Apt., No:4/9, Yenişehir / Diyarbakır

 

Web:www.iff.org.tr

E-posta: [email protected]

Twitter:  @iscifilmfest.

 

Festival hakkında detay bilgi için içeriği zip olarak indire bilirsiniz.  TIKLAYINIZ.

”Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali”, bu yıl 9-16 Mayıs tarihleri arasında 16. kez beyaz perdede seyirciyle buluşacak.

16-uçan-süpürge

,Derneğin yönetim kurulu başkanı Halime Güner, ”Şakaya gelmeyecek kadar önemli konular” olarak belirttiği çocuk gelinleri ve festivali özellikle bugün gündeme taşımak istediklerini söyledi.

Güner, Türkiye’nin ilk kadın film festivali Uçan Süpürge’nin, aynı zamanda Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu’nun (FIPRESCI) ödül verdiği tek kadın filmleri festivali olduğunu vurguladı.

ONUR ÖDÜLÜ PERİHAN SAVAŞ İLE ZEYNEP AKSU’YA

Festival Koordinatörü Özlem Kınal da bu yılki temayı ”…rağmen…’ dayanışma devinim” belirlediklerini ve bunun hayatın her alanında zorluklara mücadele eden kadınların danışmalarına da çağrı niteliğini taşıdığını ifade etti.

Festivalin 15 bölüm ve 110 filmden oluştuğunu kaydeden Kınal, filmlerin Kızılırmak Sineması, Alman Kültür Merkezi ve Ankara’daki 9 üniversite kampüsünde gösterileceğini belirtti.

uçan-süpürge-afişKınal, festivalde ”Onur Ödülü”nün 120’yi aşkın filmde rol alan Perihan Savaş ile Zeynep Aksu’ya, ”Bilge Olgaç Başarı Ödülü”nün ise kuaför ve makyöz olarak girdiği sahne hayatına filmlerde oynadığı rollerle dikkati çeken Suzan Kardeş’e verileceğini açıkladı.

Kınal, bu yıldan itibaren ilk kez verilecek festival ”Tema Ödülü”nün ise ”Onunla ilgili ne söylense eksik kalır” diyerek Yıldız Kenter’e takdim edileceğini belirten Kınal, festivalin ”Genç Cadı ve FIPRESCI ödülleri’nin kapanış töreninde belli olacağını söyledi.

Festivalin Devlet Opera ve Bale’sinin gösterisiyle açılacağını ifade eden Kınal, festivalde film gösterimlerinin yanı sıra yönetmen ve oyuncularla söyleşi, panel ve sergilerin de olacağını kaydetti.

                                                                           Festival organizasyonunun sitesinden :

Festival bu yıl “… rağmen …” diyecek

Uçan Süpürge bu yıl 16.sını gerçekleştireceği Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin temasını da “…rağmen…” olarak belirledi. Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Uluslararası Kadın Filmleri Festivali için geri sayımı başlatan Uçan Süpürge 9 Mayıs’ta sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

9-16 Mayıs tarihlerinde Ankara’da yapılacak festival, “…rağmen…” temasıyla kadın mücadelesine selam göndererek dayanışmanın ve tüm eşitsizliklere direnmenin sinemadaki yansımalarına kadınların gözünden bakacak.

Festival, dünyayı değiştirmek üzere yola çıkan kadınların inatla ve her şeye RAĞMEN direndiğine, her şeye RAĞMEN susmadığına, her şeye RAĞMEN burada olduğuna dikkat çekecek.

9 Mayıs akşamı Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde gerçekleşecek açılış töreniyle başlayacak olan festival, bu yıl kadınların sokakta, evde, erk ve iktidarın nefesini kestiği her alanda “…Rağmen…” diyerek soluklandığı anlara odaklanacak. Festival filmler, paneller, atölye çalışmaları ve film okumalarıyla dolu bir program sunarken bu anların sinemanın olanaklarıyla birer sorgulama alanına dönüşmesine de aracılık etmiş olacak.

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 16. yılında, kadın mücadelesi deneyiminin başardıklarına ve direnişin doğasına referansla “…Rağmen…” teması üzerinden huzursuzluğa, umuda, gerçeğe, kabullenmeyişe, sese, harekete, başarmaya, koşmaya, dik durmaya, çılgınlığa, eyvallah etmemeye, inada, cürete, cesarete ve sınırsızlığa davet edecek:
Bu yılki temasını aynı zamanda bir birliktelik çağrısına dönüştüren festival, “…Rağmen….” diyerek aşağıdaki çağrıyı yapıyor.

Biz kadınlar;

bizi evlere hapseden düzeninize RAĞMEN sokağı bırakmıyoruz
her gün sayısızca ölmemize RAĞMEN yaşamı bırakmıyoruz
üstünlük üzerinden var ettiğiniz dilinize RAĞMEN sözümüzü bırakmıyoruz
sizin olan kutsalınıza RAĞMEN bizim olan bedenimizi bırakmıyoruz
ikiyüzlü ahlakınıza RAĞMEN günahımızı bırakmıyoruz
cenneti ayaklarımızın altına seren kirli vaatlerinize RAĞMEN cehennemimizi bırakmıyoruz
yok saydığınız emeğimize RAĞMEN hakkımız olanı bırakmıyoruz
duvarların ardına hapsettiğiniz fikirlerimize RAĞMEN inandıklarımızı bırakmıyoruz
türlü pazarlıklarla sağlamlaştırdığınız koltuklarınıza RAĞMEN başka bir dünyayı mümkün kılabilecek düşlerimizi bırakmıyoruz
yasakçı muhafazakarlığınıza RAĞMEN özgürlüğümüzü bırakmıyoruz
yarattığınız yapay sınırlara RAĞMEN sınırsızlığımızı bırakmıyoruz

biz yüz yıllardır;
her şeye RAĞMEN direniyoruz!
her şeye RAĞMEN susmuyoruz!
her şeye RAĞMEN buradayız!

Direniyoruz, Dayanışmayı Bırakmıyoruz!

 Siteden Festival hakkında daha fazla bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

İstanbul Film Festivali’nin bu yılki afişininde Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğrafı kullanıldı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı, İstanbul Festivalleri’nin bu yılki tanıtım afişlerinde yeni bir işbirliğine yer veriyor. 2013 yılında düzenlenecek İstanbul Festivalleri’nin afişlerinde farklı sanat dallarının önemli isimlerinin yapıtları, desenleri ve el yazıları, grafik sanatçısı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen tasarımlarıyla bir araya geliyor.

Geçtiğimiz günlerde programı açıklanan 41. İstanbul Müzik Festivali’nin afiş görseli günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis ve Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştü.

32. İstanbul Film Festivali’nin afiş görseli ise, günümüz “auteur” sinemasının önde gelen yönetmenlerinden, senarist ve fotoğraf sanatçısı Nuri Bilge Ceylan’ın bir fotoğrafından oluşturuldu.

CEYLAN’IN ELYAZISI VAR
32. İstanbul Film Festivali afiş görseli için Nuri Bilge Ceylan’ın “Babam İçin” serisinden “Uykusuz Gece” isimli fotoğrafını kullanan Bülent Erkmen, yaptığı seçimle ilgili olarak şunları söylüyor: “Uykusuz bir gecede baktığını görmeyen açık bir gözün gördükleridir sinema çünkü. Gecenin karanlığında yastığın yumuşaklığına gömülen başa kadar çekilmiş yorganın bedeni saran hayalperest güveni, sinema karanlığında koltuğa gömülme anında karşılığını bulur.”

Nuri Bilge Ceylan’ın kendi el yazısını da festival afişine taşıyan Erkmen, “Nuri Bilge Ceylan kendi el yazısıyla yazılmış başlığı Türkçe ve İngilizcesinin ters yüz ilişkisiyle bir film şeridi gibi uykusuz gecedeki açık göze eşlik eder.” yorumunda bulundu.

Bu yıl 20.’si gerçekleştirilecek İstanbul Caz Festivali’nin yine bir sanatçının katılımıyla Bülent Erkmen tarafından hazırlanacak afişi ise önümüzdeki günlerde yapılacak basın toplantısıyla açıklanacak.

Kaynak :[-]