Şunun için etiket arşivi: drama

Bakırköy, bildiğiniz gibi ülkemizin ençok sanatçı yetiştiren ilçesi olma özelliğini taşımaktadır.

tiyatro-kursu5. yılında da sizlere ve çocuklarınıza sanatı sevdirmek ve sanat eğitimi ve faaliyetlerini hayatınıza dâhil etmeye çalışan Nar Sanat Eğitim Kursu Bakırköy’de birçok sanat dalında M.E.B. Onaylı belge vermeye yetkili ilk dernek kuruluşudur.

Nar Sanat Eğitim Kursu’nda bir çok sanat dalında olduğu gibi Tiyatro konusunda da profesyonel eğitmenler eşliğinde kurs  kayıtlarımız  devam etmekte.

Tecrübeli ve usta oyuncu Esin KARAKAYA yönetiminde eğitimlerine devam eden tiyatro kursumuza kayıt olmak için bekliyoruz.

Gerek fiyat avantajı, gerse kontenjan açısından bir an önce kayıt yaptırmanızda fayda var. 2013-2014 eğitim döneminde Pazar ve cumartesi seçeneğiniz de olacak.

Hafta sonu, Cumartesi ve Pazar günleri taleplere göre saatlerin belirleneceği kursumuzda teorik çalışmalarla başlayacak olan eğitim, sahne pratikleri ile devam edecek ve ardından seçilecek bir oyunda tüm öğrencilerimiz muhakkak bir rol üstlenerek ardından sene sonunda enaz bir kez oyun sahneye konulacaktır.

Tüm bunların yanı sıra elbette M.E.B. Onaylı oyunculuk eğitimi aldıklarına dair bir belgeye de sahip olacaklardır.

tiyatroGelin! Hayaliniz olan, oyuncu olma arzusunu bastırmayın gelin ister hobi olarak, ister birgün oyuncu olma ihtimalinizi veya toplum içersinde kendinizi daha rahat hissetmek ve sosyal bir etkinlik içersinde yer alma arzu ve heyecanını birlikte yaşayalım

Artık tiyatroyu, sahneyi amatörce değil profesyonel ellerden öğrenmenizin vakti geldi…

Arayıp bilgi edinmek için kursumuza gelebileceğiniz gibi telefonla da bilgi edine bilirsiniz. Lütfen çekinmeyin.

Tiyatro Eğitmenlerimizi mi merak ettiniz Esin KARAKAYA (Lütfen İsme tıklayın)

 

 

 

Bakırköy’de bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kursumuzda sanatın pek çok dalı gibi çocuk drama konusunda da eğitimler vermekteyiz.
drama dersi bakırköyOkul öncesi olarak adlandırdığımız 4-6 ve 7-9 yaş aralığına drama derslerimiz mevcuttur.
Çocuğumuzun kişisel gelişimi açısından günümüz şartlarında artık drama yadsınamaz hale gelmiştir. Özellikle çalışan bilinçli Anne ve Babalar çocuklarının drama dersi almasını arzulamaktadırlar.
Bakırköy’de ilk resmi çocuk drama dersi yapmaya yetkili kursumuza sizleri de bekliyoruz.

Bakırköy Yaz sezonunda da sanat eğitimlerine  Nar Sanat ile devam ediyor!

Bakırköy nar sanat

Bildiğiniz gibi Bakırköy’de Bir dernek tarafından kurulan ve M.E.B. Onaylı sertifika vermeye yetkili ilk sanat kursu olma özelliği taşıyan kursumuz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu 2012-2013 Eğitim öğretim yılını başarıyla bitirdi. Tüm yıl boyunca tabiri caizse 7’den 70’yaşına değil ama 3.5 yaşından 70 yaşına karar bir çok kişiye eğitim verdik. Öğrencilerimize sadece eğitim vermedik aynı zamanda sanatı sevmelerini, sanatın içinde olmalarını sağladık.

Henüz birkaç aylık eğitim alanlar ve 3-4 yıldır eğitim alanların bir arada sene sonunda ki etkinliklerde sahne almaları bir başka hazdı hepimiz için.

Bir sanat kursu olmanın ötesinde kursumuzun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğimizin tüzüğünde yazılı olan görevlerimiz ile misyonumuzu göz ardı etmeden sıcacık bir ortamda büyük, küçük tüm öğrencilerimize sanat adına bir şeyler vermeye çalıştık.

Sene içerisinde gösteriler, etkinlikler yaptık üçyüzden fazla öğrenci ile mutluluklarımızı ve başarılarımızı paylaştık.

Yaz eğitim dönemi ve etkinliklerin ardından öğrencilerimizin bir kısmı tatile gitti bir kısmı eğitimlerine devam ediyor…

Bizler sanat eğitimini heryaş için  sıcaklığımızla sevilebilir hale getirmenin gayreti ile yazında sizlere hizmet vermeye devam ediyoruz.

Piyano, Keman, Klasik, Elektro, Bas, Akustik v.b. Gitar, Bateri, 4 yaşından başlayarak 11 yaşa kadar drama derslerimiz ve elbette çocuk resim derslerimiz yaz tatilinde de devam ediyor…

Akademiye hazırlık resim kurslarımız  ile gündüz ve gece olmak üzere hobi resim kurslarımızda devam etmekte.

2013-2014 Eğitim yılı için Tiyatro, bale eğitimlerimize başvurularımızı elbette kabul etmeye başladık.

Sizlerle ve çocuklarınızla tanışmak için sabırsızlanıyoruz. Konusunda uzman eğitmenlerimiz ve güleryüzlü çalışanlarımızla sizleri bekliyoruz.

“Hayatın içinden Nar Sanat”

oyuncakmuzesiNar Sanat’ın Değişik yaş gruplarındaki “Drama” öğrencileri ve “Annem ve Ben” resim grubundaki öğrencileri Pazar günü (26 Mayıs 2013 tarihinde ) Oyuncak müzesini ziyarete gidiyor. (http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/ )

Müzik bölümü öğrencilerimiz ve velilerimizden Oyuncak müzesine gidecek olanlar var ise adlarını ve kişi sayısını sekreterliğe yazdırmaları gerekmektedir.

Nar Sanat adresi için tıklayınız

Nar Sanat Telefonu : 0212 570 80 68

Ve 0530 880 78 80

 “WOMİST –  İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün Himayesinde, Pi Production  organizasyonu ile gerçekleştiriliyor.

Işıl ve Manuel Reina’nın birlikte kurduklari FLAMENCO REINA Grubu, izleyicisine sıcak,neşeli, dramatik Flamenco repertuari yanisira tutkulu Flamenco dansları da sunuyor. Her biri Flamenco sanatçısı olan 5 müzisyenden oluşan ekip, her gösterisinde farklı dinamiklerle Flamenco Sanatı’nın sınırlarını aşıyor. İspanya’nın sıcak Endülüs rüzgarlarını Türkiye topraklarında hissettirerek Flamenco Sanatı’na başka bir boyut katıyor.

Manuel Reina – Dan s ve Cajon

Isil Reina – Dans

Pico de Triana – Vokal

Alper Kargin – Gitar

Kerem  Can Ozpekel – Gitar

  • 16 Kasım 2012 20:00
  • İBB BAKIRKÖY CEM KARACA K.M.
  • Giriş Ücretsiz

 Sanat yönetmeni Özdem Petek, Womist’in amacının merkeze odaklı müzik konserlerini İstanbul halkının yararlanabileceği diğer semtlere yaymak olduğunu belirterek, Carla Pires ve Forabandit konserleri dışındaki tüm konserlerin ücretsiz yapılacağını açıkladı.

 Portekiz’in önde gelen fado yorumcularından biri olan Carla Pires,   15 Kasım akşamı Salon İKSV’de yer alacak “3. İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin açılış konserinde, etkileyici alto sesi ve güçlü sahne performansı ile dinleyicilerine coşkulu bir ‘fado’ gecesi vaat ediyor. Portekiz gitarı, klasik gitar ve akustik bastan oluşan grubu eşliğinde şarkılarını söyleyen Pires, şarkılarındaki hüznü ve sevinci dinleyicilerine aktarmaktaki başarısı ile tanınan, günümüz fadosunun en seçkin temsilcilerinden biri.

16 Kasım Dünya Flamenco günü,  Manuel ve Işıl Reina’nın birlikte kurdukları Flamenco Reina Grubunun sıcak, neşeli, dramatik repertuarı ile kutlanacak. İspanya’nın sıcak Endülüs rüzgarlarını Türkiye topraklarına taşıyarak, Flamenco Sanatı’na başka bir boyut kazandıran topluluğun  konseri,  İBB Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde yer alacak.

Repertuarlarında Arnavut, Türk, Boşnak, Kosova, Makedon, Hırvat, Bulgar, Yunan müziklerini kucaklayan Kosova grubu Kuarteti Pentagram’ın, Funk-jazz, evergeen, klasik ve pop tarzında yorumladıkları eserleri, Anita Ahmeti’nin vokali eşliğinde, 21 Kasım İBB Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde izlenebilir.

Rajastan,  çingenelerin kalbinde kuşaktan kuşağa uzanan zengin ve ünlü müzikal mirasa sahip olan Hindistan’ın bir bölgesi. Dhoad Gypsy Band, Rajastan’ın benzersiz ritmik hızı ve karmaşıklığı içinde,  seyirciyi ve sanatçıyı bir trans halinde buluşturan müziğiyle, tutkulu ve unutulmaz bir deneyim yaşatacak.  Konser 27 Kasım  İBB Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde.

İran’lı Mahsa & Marjan Vahdat’ın müziğinin kökleri, klasik İran şarkı geleneğine uzanıyor. Mahsa, Tahran Üniversitesindeki öğreniminde ve geleneksel müziğin ustalarından aldığı özel derslerde özgün bir şarkı tekniği geliştirdi. Kardeşi Marjan Vahdat da, Mahsa ile aynı yıllarda müzik dünyasına adım attı. Minoo Mohebbi’den piyano, Maleki’den geleneksel İran şarkı tekniği, Romin Kakavanol ve Masoud Shoari’den setar dersleri aldı. Eşşiz bir yorum ve ses rengine sahip olan Mahsa ve Marjan Vahdat, 28 Kasım  İBB Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’ndeki konserlerinde dinleyicilerine mükemmel bir gece vaat ediyor.

 Forabandit,  Fransız, Türk ve İran’lı üç müzisyenin birlikteliğinden doğdu. Fransa’nın güneyi Oksitan dünyasının ozanlarının gazel geleneğine çağdaş bir bakış açısı kazandıran mandolin sanatçısı, şarkıcı Sam Karpenia ve gezgin ozanların temsilcisi Anadolu aşıklarının şarkılarını ölümsüzleştiren Ulaş Özdemir, geleneksel şarkıları yeni bir yorumla sunuyorlar. Bijan Chemirani’nin vurmalı çalgılarda çıkardığı acem ritmi ise, bu iki genç şairin bestelerine ahenk katıyor. Konser, 29 Kasım Fransız Kültür Merkezinde. Konser öncesi, saat 19’da sanatçıların katılacağı “Trubadur ve Aşıkların Dünyasında Şiir ve Müzik”  konulu bir söyleşi var.

 Bilgi için:  [email protected]

 

  3. WOMİST PROGRAMI

– 15 Kasım Perşembe      Salon İKSV

21.00                        Carla Pires “Fadolar” (Portekiz)

– 16 Kasım Cuma            İBB Bakırköy Cem Karaca K.M 

20.00                       “Dünya Flamenko Günü”

                                                  Flamenco Reina  (İspanya- Türkiye )

–  21 Kasım Çarşamba    İBB Kartal Bülent Ecevit K.M.

20.00                        Kuarteti Pentagram (Kosova)

– 27 Kasım Salı               İBB Kartal Bülent Ecevit K.M.

20.00                        Dhoad Gypsy Band  (Rajastan, Hindistan)

– 28 Kasım Çarşamba      İBB Bakırköy Cem Karaca K.M.

20.00                        Mahsa & Marjan Vahdat  (İran)

–  29 Kasım Perşembe      Fransız Kültür Merkezi

19.00                        Söyleşi : Forabandit

20.00                        “Forabandit”

                                                  Sam Karpienia, Bijan Chemirani, Ulaş Özdemir

(Fransa – İran – Türkiye)

 

Tiyatroda 15 oyun, Opera ve Bale’de 6 eser izleyiciyle buluşacak.

sanat duyuru

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 15 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 6 eserle izleyici karşısına çıkacak.

Avustralya Büyükelçiliği ile işbirliği içinde gerçekleştirilen ”Mesajınız Var! Kentsel Avustralya’da Yerli Kimliği” adlı sergi yarından itibaren CerModern’de görülebilecek.

CerModern bünyesinde açılan ve yeni sezona yaratıcı yazarlık atölyesi ile başlayan Ceredebiyat, 4 Kasım’da ”eleştirel roman okuma seminerleri” ile devam edecek. Katılımcılara, yazar A. Galip, roman türleri, romanın geçirdiği evreler, roman kuramı ve akımların özellikleri, roman sanatının sorunları, romanların hazırlanma ve yazılma süreçleri hakkında teknik bilgiler verecek ve önerilerde bulunacak.

Başkentte hafta boyunca gerçekleştirilecek kültür sanat etkinliklerinden bazıları şöyle:

Tiyatro

Akün Sahnesi:

Moises Kaufman’ın yazdığı, Ekin Tunçay Turan’ın çevirdiği ve İskender Altın’ın yönettiği ”33 Varyasyon” hafta boyunca sanatseverlerin karşısına çıkacak. Oyunda, Erdal Küçükkömürcü, İpek Çeken, Meltem Baytok, Mehmet Akay, Ulaş Ersoy, Eda Aydınlı, Tunç Yıldırım rol alıyor.

Altındağ Tiyatrosu:

Funda Mete’nin yönettiği, Töre Özsel’in dekor ve kostüm tasarımını yaptığı, ”Kış Gelmeden” bugün, yarın ve Cumartesi günü sahnelenecek. Bahadır Karasu, Selma Bayraktargil, Özgür Keçeci ve Özge Mirzalı’nın rol aldığı eserin ışık tasarımı Burhanettin Yazar’a, dramaturgu da Füruzan Tercan’a ait.

”Boğaçhan” 4 Kasım’da izleyicinin karşısına çıkacak.

”Mekruh Kadınlar Mezarlığı” 6-7 Kasım’da temsil verecek.

Büyük Tiyatro:

”Kerbela” yarın, 4 ve 6 Kasım’da izlenebilecek. Ali Berktay’ın yazdığı, Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği oyunda, dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Hale Eren gerçekleştirdi. Müzikleri Tahsin İncirli’ye ait olan oyunda geniş bir oyuncu kadrosu rol alıyor.

Cüneyt Gökçer Sahnesi:

Kenan Işık’ın yazıp yönettiği ”Aşk Hastası” hafta boyunca izlenebilecek. Dekoru Hakan Dündar’a, giysi tasarımı Funda Karasaç’a ait olan oyunun müzikleri ise Yücel Arzen imzalı.

Nikolay Vasiliyeviç Gogol’un ”Bir Delinin Hatıra Defteri”, 6-7 Kasım’da görülebilir. Sylvie Luneau ile Roger Coggio tarafından uyarlanan, Coşkun Tunçtan’ın Türkçeleştirdiği eserin proje tasarımı ve yönetmenliğini Cem Emüler üstleniyor. Eserde, 1960’lı yıllarda Türk tiyatrosunun büyük ustası Genco Erkal’ın iki farklı yorumla sahneye getirdiği Aksenti İvanoviç Poprişçin karakterini Erdal Beşikçioğlu canlandırıyor. Tek kişilik oyunun dekor ve giysi tasarımı Sertel Çetiner’in, ışık düzeni Seyhun Ayaş ile Zeynel Işık’ın, müzik, ses ve efekt tasarımı da Tayfun Gültutan’ın imzasını taşıyor.

Küçük Tiyatro:

William Shakespeare’nin yazdığı, ”Venedik Taciri”, 1-4 Kasım tarihleri arasında sahnelenecek. Erhan Gökgücü’nün yönettiği oyunun dekor ve giysi tasarımını Ali Cem Köroğlu, müziklerini ise Can Atilla yaptı.

”Yağmur Durduğunda” 6 ve 7 Kasım’da izlenebilecek. Andrew Bovell’in yazdığı, Ezgi Yentürk’ün çevirdiği, Hakan Çimenser’in yönettiği oyun, geçmişten kaçmanın imkansızlığını işliyor.

Ulviye Karaca’nın yazıp yönettiği çocuk oyunu ”Keloğlan Keleşoğlan”, 6 ve 7 Kasım’da küçük tiyatroseverlerin karşısına çıkacak.

Oda Tiyatrosu:

”Euridice’nin Elleri”, bugünden itibaren hafta boyunca başkentli tiyatroseverleri ağırlayacak. Aynı çatı altında yaşamalarına rağmen birbirlerini tanıyamayan insanların bencillikleri, zaafları ve anlayışsızlıklarının, evlilikleri nasıl iflasa sürüklediğinin anlatıldığı oyunu Pedro Bloch yazdı, Yurdaer Okur yönetti.

Stüdyo Sahne:

”Jerry ve Tom”, yarın ve 4 Kasım’da seyredilebilecek. Cüneyt Mete, Özgür Öztürk, Ünsal Coşar ve Yıldız Kaplan’ın rol aldığı oyunun yönetmenliğini İlham Yazar üstlendi.

”Bir Kahve Molası Karıncalar” 6 Kasım’da sahnelenecek. Şifa Meydanal’ın yazdığı, Figen Ayhan Kocakaya’nın yönettiği oyunda, Sanlı Baykent, Müge Sefercioğlu, Yaprak Onat, Meliha Savaş ve Gaye Filiz Alacacı rol alıyor.

İrfan Şahinbaş Sahnesi:

Brecht’in yazdığı, Ayşe Selen’in çevirdiği, Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği, ”Cesaret Ana ve Çocukları”, bugün, 3 ve 7 Kasım’da temsil verecek.

Şinasi Sahnesi:

”Profesyonel” bugün yarın ve 3 Kasım’da izlenebilecek. Bülent Emin Yarar, Yetkin Dikinciler, Gülen Çehreli ve Cenap Oğuz rol aldığı oyunu Duşan Kovaçeviç yazdı, Işıl Kasapoğlu yönetti.

Çocuk müzikali ”Karlar Kraliçesi” de 4 Kasım’da sahnelenecek.

”Yastık Adam” ise 6-7 Kasım’da seyredilebilecek.

Opera-Bale

Opera Sahseni: ”Töre” 3 Kasım’da sezonun ilk temsilini gerçekleştirecek. Turgut Özakman’ın kaleminden çıkan, dans tiyatrosunun estetik örneklerinden biri olan eserde, iki aile arasında yıllarca süren kan davasını ve gelişen olayları anlatıyor.

”V. Murat” balesi, 5 Kasım’da sahne alacak.

”Don Giovanni” operası ise 7 Kasım’da izlenebilecek.

Leyla Gencer: ”Uyuyan Güzel” çocuk müzikali, 4 Kasım’da seyircinin karşısında olacak.

Operet Sahnesi: ”Evlilik Senedi” operası sanatseverlerle buluşacak.

”Bellini Oda Şarkıları Konseri” 6 Kasım’da gerçekleşecek.

Kaynak :[-]

 

‘Ölüm ve Kız’ oyunu Başkentlilere sunulacak

Bursalı Bis Sanat Tiyatrosu, Ankara Tiyatro Festivali’nde ‘Ölüm ve Kız’ ile Başkentlilerin huzuruna çıkacak.

Bu yıl 17. düzenlenecek Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali’nde Bis Sanat Tiyatrosu ‘Ölüm ve Kız’ adlı oyunu ile yer alacak. Temmuz’da kurulan Bis Sanat Tiyatrosu, faaliyet gösterdiği Bursa’yı festivalde temsil edecek. Ekim’in ilk haftasından itibaren Nazım Hikmet Kültürevi’nde sahnelenen ve Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği Ölüm ve Kız, Ankaralıların beğenisine sunulacak.

Ariel Dorfman’ın yazdığı, Filiz Oflazoğlu’nun çevirdiği oyunu Mutlu Esendemir yönetti. Dramaturjisini Serap Erdoğan’ın yaptığı oyunda İbrahim Şahin, Ayşe Dinç Vardar ve Ercan Yalçıntaş rol alıyor. Oyun 15 Ekim Pazartesi günü saat 20.00’de Özlüce’de bulunan Nazım Hikmet Kültürevi’nde seyirciyle buluşmaya devam edecek.

Kaynak : [-]

William Shakespeare’in de eserlerinde adı geçen İngiltere Kralı III. Richard’ın naşı, bir otoparkın altında aranacak

Bir savaş sırasında 1485 yılında hayatını kaybeden Kral’ın mezarının bulunması için Leicester Üniversitesi, Leicester Şehir Konseyi ve III. Richard Derneği beraber çalışacak. Kral’a ait kalıntıların bulunması halinde, Leicester Katedrali’ne konacağı belirtildi.

III. Richard, İngiltere’nin savaş sırasında ölen son kralıydı. Shakespeare, bu trajik ölümden 100 yıl sonra Kral’ın adıyla yayımlanan bir oyun yazmıştı.

Oyun özeti şöyledir;

Piyesin başlangıcında Richard, şimdi olmuş olan York Dükü Richard’ın oğlu ve kardeşi olan Kral IV. Edward’ın İngiltere tahtına geçmesini anlatır.

Şimdi hoşnutsuzluğumuzun kişidir
Muhteşem yaz bu York güneşi tarafından ortaya çıkarılmıştır
Evimin üzerinden geçen bütün bulutlar
Okyanusun derin koynuna gömülmekte

Bu konuşma ülkeyi başarıyla idare eden kardeşi Kral Dördüncü Edward’ı Richard’ın iktidar hırsı ile çok kıskandığını ortaya koymaktadır. Richard çirkin bir kamburdur; kendisini ” deforme ve bitmemiş bir şekilde kaba-saba olarak darp edilmiş” bir kişi olarak tanımlamaktadır.

Kendisinin bu acınacak haline bir yanıt bulmuş ve dışlanmış bir kişi olarak kendine bir inanç kaidesini “Ben kendimi bir hain olarak kanıtlatmaya karalıyım/Ve günlerin bu boş zevklerinden nefret ediyorum”. Krallığa varışlık sırasında kendinden önce gelen kardeşi Clarence dükü aleyhinde komplolar kurar ve “Edward’ın varislerinden adı G ile başlayan biri katil olacaktır” şeklinde bir kehanetten sonra adı George olan Clarence Dükü kral tarafından Londra Kulesi’ne hapis edilir. (Oyunu izleyenler bu kehanetin Clarence Dükü George için gerçek değil fakat Gloucester Dükü Richard için gerçekleşeceğini olduğunu sonradan anlayacaklardır.)

Richard daha sonra Lancaster Hanedanı Galler Prensi Edward Westminster’in dul karısı Anne Nevile (Lady Anne) iltifatlar edip kendini sevdirme uğraşına geçer. Richard izleyicilere dönüp şunu söyler:

Ben Warwick Kontu’nun en küçük kızı ile evleneceğim. Onun babasını ve eski kocasını öldürttüğüm sanki buna bir engel mi olacaktır?

Lady Anne önce ondan nefret etmekle beraber, sonradan onun aşk ve pişmanlık ifadelerine ve yalvarmalarına dayanamaz ve onunla evlenmeyi kabul eder. Lady Anne sahneden ayrılınca Richard onun aleyhine yaptıkları tüm kötülüklere rağmen sonunda onu kendine eş olmayı kabul ettirmesi ile ogünür ve tekrar izleyicilere dönerek hedefine yetiştiği zaman onu da bir köşeye atacağını bildirir.

Sarayda derin bir gergin hava sürmektedir; hala iyi mevkilerde bulunan soylular ile daha yüksek mevkilere çıkmaya gözlerine kestirmiş olan Kraliçe Elizabeth’in akrabaları ile çatışma halindedirler. Vİ. Henry’nin dul karısı. Kraliçe Margaret, hakkındaki sürgüne gönderilme kararını hiçe sayarak saraya geri dönmüştür ve birbirleriyle çatısmata olan soyluları Richard hakkında uyarır. Kraliçe Margaret Richard’a ve orada bulunan herkesi lanetleyip beddua eder. Bütün hepsi York hanedanı yandaşı olan soylular yine bu ilke göre birleşerek, Lancaster Hanedanının son kalıntısına bir tepki olarak onun sözlerine hiç aldırmazlar.

Richard iki katile Londra kulesinde hapis olan kardeşi Clerance’ını öldürme emri verir. Bu arada Clerance gardiyanına gördüğü bir rüyayı anlatmaktadır. Rüya çok çarpıcı görsel ifadelerle, hayali bir geminin ambar kapaklarına takılıp düşmüş olan Gloucester’in kendine vurmasıyla gemiden denize düşmesini anlatır. Denize batan Clerance deniz dibinde “balıklar tarafından etleri kemirilmiş” binlerce adam iskeleti gördüğünü söyler. Aynı zamanda “altın külçeler, büyük gemi çapaları, yığınlarla inci, baha biçilmez kıymetli taş ve mücevher” görmüştür. Bunların hepsi deniz dibinde yayılmıştır ama Clerance bazı mücevherlerin hala iskeletlerin kafatasları üzerinde olduğunu da bildirir. Clerance sonra kayın-babası (Anne’in babası Warwick) ve kayın-biraderi (Anne’in önceki kocası Edward)’ın hayaletleri tarafından işkenceye tabi tutulduğunu da hayal etmiştir.

Clarence uykuya daldıktan sonra, Londra Kulesi Komutanı Brakenbury hücreye girip uyuyan prense bakar ve prenslerini yüksek unvanları ile adı vatandaşların basit isimleri arasında farklılığın sadace “dışta bulunan şöhrete” dayandığını, yani zengin veya fakir olan her kişinin de “içlerindeki uğraşları” bulunduğunu gözümler. İki katil oraya geldikleri zaman bunların elinde bulunan, (yalan olarak kraldan geldiğini iddia ettikleri) soruşturma yetki belgesini okur ve Clarence’in kendini hiç yalnız bırakmamasını istediği halde onun bu isteğini dinlemeyen gardiyanla birlikte Clarence’in hücresinden ayrılır. Hücre kapısı anahtarını da bu iki kişiye bırakırlar. Clarence uyanır ve kendini öldürmek isteyenlere yalvararak hiçbir kişinin diğerlerini katletme için verdiği emirlere uyma hakkı olmadığı, çünkü bütün kişilerin Tanrının çok katı olarak “diğer insanları öldürmeyeceksiniz” şeklindeki emrine uyması gerektiğini bildirir. Fakat katillerden biri “sen kralın oğlu Edward’ı sevmen ve koruman gerekirken onun karnını deşmiştin” diye söz edip Clarence’in iki yüzlü olduğuna ima eder. Clarence yeni taktikle katilleri kendine inandırmak için onları önce kardeşi Gloucester’i görmeye tavsiye eder, çünkü kendini öldürmeyi hayatını basılırlarsa Gloucester’in kendilerine vereceği mükafaatin Edward’ın kendi öldürdüklerinde vereceğinden daha çok olacağını söyler. Bir katil kendileri bu kanlı eylemi gerçekleştirmek için Gloucester’in gönderdiğini itiraf ederse de Clarence buna inanmaz. York Dükü Richard’ın muzaffer koluyla üç oğlunu da hep birlikte takdis ettiğini hatırlar ve kardeşi Gloucester’in “bunun hakkında düşünmesini ve ağlamasını” istediğini açıklar.

Katillerden biri, Richard’ın daha önce kendilerine “aptalca gözyaşları” akıtacakları yerine değirmen taşından yaşlar akıtmalarını söylediğine atıfla, Cloucester’in şimdi değirmen taşından yaglar akıttığını alaylıca söyler. Sonra, katiller ona kardeşi Gloucester’in ondan nefret etiğini ve Kuleye onu öldürmek için kendilerini gönderdiğini açıklarlar. Sonunda katillerden biri vicdanının sesine uyarak Clarance’ı öldürmeye karar verir. Ama diğer katil Clarence Düküne kamasını saplar ve kafasını tatlı Yunan şarabı varili içine daldırıp orada tutarak boğulup ölmesini sağlar. Birinci perde bu katilin Clarence’in cesedini gömmek için bir mezar kuyusu aramak istemesiyle sona erer.

IV. Edward çok geçmeden olur ve kardeşi Richard’ı devleti ve ülkeyi koruyucu naip olarak bırakır. Richard tahta geçmek için son engelleri de ortadan kaldırmak için harekete geçer. Edward’ın dul karısının akrabaları ile eşliğinde Londra’ya taç giyme töreni için gitmek için yolda olan yeğeni genç V. Edward ile buluşur. Bu eşlikçileri Richard tutuklatır (ve sonunda hepsini idam ettirir). Richard, genç V. Edward’ı ve daha genç kardeşiyle birlikte güya daha korunaklı olacağına inandırarak Londra Kulesi’nde kalmalarını sağlar.

Kuzeni Buckingham tarafından desteklenen Richard tahtın gerçek varisi olarak kendini sunmak için bir kampanyaya başlar. Kendini mütevazı, büyük bir kişi olarak hiçbir böbürlenmesi olmayan dindar bir adam olarak göstermeye çalışır. Richard’ın tahta yükselişine karşı olan Lord Hastings bir uydurma suç ile suçlanıp tutuklanır ve idam edilir. Richard Buckhingham’la birlikte Edward’ın iki oğlunun gayrimeşru oldukları söylentilerinin yayılmasını sağlarlar. Böylece meşru kral olan iki prens kardeş Londra Kulesinde sağsağlam hapis tutulmakta iken, diğer soylu lordların Richard’ı meşru kral olarak kabul etmeye zorlamak isterler.

Richard Buckingham Kontuna iki prensin ölümünü sağlaması için emir verir. Buckhingham Dükü bunu yapmakta tereddüd eder. Richard bu sefer Richard Tyrrel’e aynı görevi verir. Tyrrel iki prensi öldürür. Richard Buckhingham’ın prensleri öldürmeyi redetmesinden dolayı Buckhingham’a garezini açığa vurur ve Buckhingham’a daha önceden vermeyi vaad ettiği arazileri ona vermekten vazgeçtiğini bildirir. Bunun üzerine Buckingham Kral Richard’ın aleyhine döner ve o zaman sürgünde bulunan Richmond Kontu Henry’nin taraftarı olur. Richard bu sefer eski hilelerine geri dönerek belagatine dayanarak prenses Elizabeth’in “baharlı yuvası”na girmeye çalışır. Ama Elizbeth’in annesi bu kişinin tatlı sözlerine hiç inanmaz.

Zaman geçtikçe gittikçe paranoyası artmaya başlayan Richard’ın idare şekli halkın desteğini kaybeder ve idaresine karşı bir sıra isyan çıkar. İlk isyanın başında Buckhingham Kontu bulunmaktadır. Bu isyan bastırırılır ve Buckhingham yakalanıp idam edilir. İkinci isyan İngiltere dışından ordusuyla adaya çıkartma yapıp adayı istilaya başlayan Richmond Dükü Henry’den gelir. Richard ve Richmond Dükü orduları Bosworth Meydanı’nda karşıkarşıya gelirler. Çarpışmanın başlamasından önce uykuya yatan Richard kendi öldürdükleri kişilerin hayaletleri tarafından karşılanır ve hepsi kendine “ummutsuzluğa gir ve ol” diye beddua ederler. Richard “Hazreti İsa bana yardım et” diye bağırarak uyanır. Aklı başına yavaşça gelir. Hayatta tek ve yalnız kaldığını artık anlamıştır ve kendi kendine acıma hissini bile kaybetmiştir.

Bosworth Savaş Meydanı’nda (Richard’ın üvey babası olan) Lord Stanley ve yandaşları Richard’ın tarafından ayrılırlar. Bunun üzerine Richard, Lord Stanley’in oğlu olan George Stanley’in idam edilmesi için idam kararı çıkarır. Fakat bu infaz edilemez, çünkü çarpışmalar son derece şiddetle devam etmektedir. Richard’ın ordusu bu ayrılmalar dolayısıyla dezvantajlıdır. Çok geçmeden çarpışmaların zirvesinde Richard bindiği atın öldürülmesi dolayısıyla atsız kalır. Îngilizce edebiyatında çok iyi bilinen şu satırı söyler “Bir at, bir at, bir at için benim krallığım.” Son bir karşı karşıya düelloda Richmond Dükü Kral Richard’ı öldürür. Sonra Richmond Dükü İngiltere Krallık tahtına VII. Henry adı ile çıkar ve York Hanedanı’ndan olan Elizabeth ile evlenir. Böylece Güller Savaşı’nın efektif olarak bitmesini sağlar.

Kaynak(…)

Sanat uzun, hayat ise kısa! 

 Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü öğrencileri, resim, heykel, drama ve enstalasyon gibi farklı dallarda ürettikleri eserlerde postmodern çağdaki insan ve eşya ilişkisini sorguluyor.

DENEYİMİN ÖTESİ, GENÇ SANATÇININ KALFALIK SÜRECİ

YAZ aylarını genç sanatçılara ve sanat eğitim kurumlarına ayıran ‘Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’ bu kez İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin eserlerine evsahipliği yapıyor.

Deneyimi sürekli kılmak…

Sergiye adını veren ‘Deneyimin Ötesi, sanatsal üretimde süreci önemseyen, bu süreçteki düşünsel dönüşümlere önem veren bir bakış açısını temsil ediyor. Sanat eğitimini sorunsallaştıran bu şeffaf yaklaşım; gençlerde öne çıkan üretim potansiyelini, eserlere odaklanarak deneyim kazanma ve bunu sürekli kılma durumuyla ilişkili olarak değerlendirmek gerektiğine inanıyor. ‘Deneyimin Ötesi’ fani olan, risk içeren ve yanılma olasılığı yüksek işlerle üretim ve tasarımlara işaret etse de kişisel algı ve tepkilerin ayrımlarını örnekleyen esaslı bir kapsam olarak karşımızda duruyor.

Sergi hakkında bilgi veren ve serginin internet üzerinden 3 boyutlu olarak ziyaret edilebileceğini söyleyen Resim Bölüm Başkanı Prof. Mümtaz Sağlam, “18-25 yaş kuşağı eskilere göre daha şiddet içerikli mesajlara yöneliyor. Biz bu istekle gelen gençleri geri çevirmiyoruz. Böylelikle gençliğin hayata bakış açısını da ölçmüş bulunuyoruz. Biz bu sergide öğrencilerin kendilerini ifade etmelerini sağlamak açısından farklı yaklaşımları bir araya getirdik” dedi.

 

Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Yoleri ise “Bu proje, İzmir atmosferiyle oluşturduğumuz çalışmalarımızı İstanbul’da paylaşmamız olarak tanımlanabilir” diye konuştu.

30 Eylül’e kadar açık

‘Deneyimin Ötesi’ adlı sergide; resim, heykel, drama ve enstalasyon gibi farklı dalda üretilmiş 150’yi aşkın eser bulunuyor. Önceki gün açılan sergi 30 Eylül’e kadar Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

Kaynak :[-] Buket Kahraman

Sanat eğitimi vermekte olan Nar sanat Bakırköy’de bir ilki yaparak drama ağırlıklı yaz sanat kampı çalışmalarına devam ediyor… Sanat yaz kampında  resim çizerek kendilerini ifade eden ve mutlu ve neşeli çocuklarımızın hali görülmeye değer… Gün içiersinde çocuklarımızın canlandırmalarının video haline getirilmiş görüntülerini yayınlamaya devam edeceğiz…  

İyi eğlenceler çocuklar!

 

Şimdi sıra çocukların “Ninemin Evi” adlı drama oyununda bakalım çocuklar Ninemin evinde neler fotoğraflamışlar..

 

Drama deyince genelde herkesin aklına ilk anda yaratıcı drama gelmektedir. Sadece gelmekle kalmayıp pek çok kurs ve benzeri eğitim kurumlarında drama eğitimini genel olarak tiyatro kökenli eğitmenlerin verdiğini görmekteyiz. Hatta bu durumun drama eğitimi almamış kişiler tarafından bile verildiğine zaman zaman şahit olmaktayız.

Atık Materyaldan Mum yapımı

Tiyatro eğitimine dahi “Drama Eğitimi” dendiğini de çoğu zaman duymaktayız. Elbette drama eğitiminde Tiyatro eğitimin bazı öğeleri kullanılmaktadır. Fakat drama eğitimi kesinlikle bir tiyatro eğitimi değildir.

Elbette çocuk ve ya veli çocukları için Tiyatro Eğitimi düşünüyorsa hedefi doğrultusunda bir kursa göndermelidir fakat drama eğitimi istiyorsa çocuk için Tiyatro Kursu istenilen faydayı sağlayamayacaktır.

Çocuğumuzu drama eğitimine göndereceksek kesinlikle tüm dallarda olduğu gibi drama konusunda da yeterli eğitim almış, bilgi ve tecrübe düzeyine sahip eğitmenler tercih edilmelidir. Bunun içinde eğitmenin yeterliliği kesinlikle incelenmelidir.

Tüm bunlar göz önüne alındığında Bakırköy’de bulunan kurumumuzda artık yetkin, tecrübeli ve uzaman eğitmenliği kanıtlanmış sanat eğitimlerimiz ile tüm sanat dallarında Bakırköy, Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Küçükçekmece, Halkalı toplu konutlar, Sefaköy, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı gibi semtler “Eğitici Drama” ile yaz sanat kampımız devam ediyor…

Aşağıda “Eğitici Drama” hakkında kısa bilgiler sunuyoruz. Bunların yanı sıra yaz kampı öğrencilerimiz ile hazırladığımız görselleri bulabilirsiniz.

EĞİTİCİ DRAMA NEDİR ?

Genel olarak “Eğitici Drama” bazen “Pedagojik Drama” olarak adlandırılmaktadır. Çocuğun hemen her konuda eğitiminde kullanılabilen teknikleri içeren bir yöntemdir. Bu açıdan bakıldığında Eğitici Drama diğer drama türlerinden (Psiko Drama ve Yaratıcı Drama)’dan farklılık taşımaktan öte ikisinden de belirli oranda faydalanır. . Çünkü eğitici drama, çocuğun psikolojik yapı ve psikolojik yaşantılar konusunda bilinçlenmesini de, özel bir yetenek olarakyaratıcılığı kazanmasını da amaçlar. Eğitici drama ile yaratıcıdrama arasındaki en önemli fark, eğitici dramanın amacınınoyun yaratmak olmaması ve çocukların konuya eğitim amaçlı olarak katılmalarıdır
Toplumların günün koşullarına uygun insan yetiştirme süreci olan eğitimin, içinde yaşanılan çağa ilişkin olarak o toplumda meydana gelen değişimlerden etkilenmemesi mümkün düşünülemez. Drama etkinlikleri gibi grup süreçleri yolu ile eğitim yaklaşımının, günümüzde tüm dünyada daha da önemsenmeye başlanması, kuşkusuz rastlantı değildir. Bu nedenle

Atık Materyalden Kolaj çalışması

özellikle günümüzde, toplumdaki bazı sosyal gelişmeler, drama yolu ile eğitime ağırlık verişmesinin gerekliliğini açıklama konusunda ele alınmaya değer görülmüştür.

Eğitimde Drama İlkeleri

  1. Eğitimde drama etkinliğinde ödül ya da ceza yoluna başvurulmaz. Sözel takdir aralıklı pekiştireç olarak verilir.
    b. Eğitimde drama çalışmaları asla bir oyuncu eğitimi olarak düşünülemez. Dolayısıyla bu çalışmalar, seyircilere oynanan bir temsil olarak hazırlanamaz. Dramanın oyuncuları aynı zamanda izleyicilerdir. Bu çalışmalarda izleyici bulundurulmaz. Bu çalışmalar sınıfta, holde, bahçede, kütüphanede, yemekhanede uygulanabilir. Çalışmalar sırasında özel bir mekân ve aksesuara ihtiyaç yoktur.
    c. Eğitimde drama çalışmasında öğrencinin ne söyleyeceği değil, neyi nasıl söyleyeceği anlam taşır. Drama bir analiz yöntemi değil, bir sentez yöntemidir. Öğrencinin bütün özgürlüğü de program amacı içinde bir özgürlüktür, ondan daha fazlası istenemez (Gönen ve Dalkılıç, 1999: 74).

Eğitici Dramanın Sağlayabileceği Yararlar

Yaratıcı oyun (drama), ana sınıfından ilköğretimin 8’inci sınıfına kadar her kademede, ortaöğretim ve hatta üniversitelerde (Okulöncesi, Sınıf, Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliklerinde) kullanılabilecek bir öğrenme ve öğretme yöntemidir. Amaçlar, bilişsel alanın “bilgi, kavrama, uygulama, çözümleme, bireşim”; duyuşsal alanın “değer verme, örgütleme”; devinişsel alanın “duruma uydurma” basamağından birinde olması gerekir. Bu çalışmalarla öğrencilerin doyum sağlayacakları,

Atık Materyal ile Akvaryum yapımı

işbirliği yaparak öğrenecekleri, etkili ve empatik dinleme becerilerini kazanacakları söylenebilir (Güleryüz, 2002: 327).
Eğitici dramadan okulöncesi ve temel eğitim çağı çocuklarının eğitilmesinde elde edilebilecek yararlar, diğer bir deyişle gerçekleştirilmek istenen genel amaçlar şu maddeler altında toplanabilir (Önder, 1999: 71-83):
a. Çocukta yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirmesi,
b. Zihinsel kapasiteyi geliştirmesi,
c. Kendilik kavramının Gelişmesinde katkı,
d. Bağımsız düşünme ve karar verme,
e. Duyguların farkına varılması ve ifade edilmesi,
f. İletişim becerilerine olumlu katkı,
g. Sosyal farkındalığın artması ve problem çözme yeteneğinin gelişmesi,
h. Demokrasi eğitimine destek,
i. Grup içi süreçlere olumlu katkılar (arkadaşlık),
j. Öğretmenle çocuklar arasında olumlu ilişkilere katkı,
k. Genel öğrenci performansına olumlu etki.

 

Nar Sanat, Eğitici DRAMA Çalışması- Okyanustaki istiridye – Bakırköy

 

Bakırköy’de bir ilki başarıp bir sanat derneği (Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği) tarafından resmi olarak kurulan ve bir ilk olma özelliğini taşıyan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu tüm sanat dallarında verdiği eğitimlerin yanı sıra  çocuklarımızla ” Nar Sanat Yaz kampı” ile de bir ilki başarıp Pazartesi ( 25 Haziran 2012) sanat kampına başlıyor… 

Nar Sanat yaz kampı

Nar Sanat Yaz Kampı yarın başlıyor! Hâlâ geç değil… Sabah 09:00 Akşam saat 17:00 arasında devam edecek olan yaz kampımıza tüm çocuklarımızı bekliyoruz.

Arzu ederseniz birkaç saat çocuğunuzu deneme dersine getirebilirsiniz. Bakırköy ve çevre semtlerde oturuyorsanız Bakırköy Özgürlük Meydanına birkaç dakika mesafede olan binamıza sizleride bekliyoruz. Çocuklarınız deneme dersindeyken sizlerde çayınızı, kahvenizi yudumlayın ve ya çarşıya alış verişe çıkın . Bırakın çocuklarınız sanatla tanışsın.

Detaylı bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

Adres ve haritada görmek için lütfen TIKLAYINIZ.