drama

drama konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. drama konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. drama konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri drama konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Bilim insanları tarafından gerçekleştirilen çalışmalar güçlü yetişkinliğin mutlu çocukluktan geçtiğini ortaya koyuyor. Eğer çocuklarınızın mutlu bir çocukluk ve güçlü bir yetişkinlik yaşamasını istiyorsanız ebeveyn olarak size büyük görev düştüğünü dile getiren Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Yaratıcı Drama Eğitmeni Mehtap Dörtköşe, 4 yaştan itibaren çocukların kişiliklerinin oluştuğunu ve bu nedenle de yaratıcı drama derslerinin büyük önem taşıdığını kaydediyor.

ÇOCUKLAR YARATICI DRAMAYLA FARKLI ÇÖZÜM YÖNTEMLERİ ÖĞRENİYOR

Yaratıcı Drama derslerinde çocukların hem kendilerini hem de çevresindeki insanları tanıdığını, çocukların empati kurarak rollere büründüklerini gerçek hayatta yapamadıkları veya özendikleri durumların içinde kendilerini bulduklarını da hatırlatan Dörtköşe, gündelik hayatlarında karşılaştıkları problemleri farklı şekillerde çözmeyi bu sayede öğrendiklerini vurguluyor.

ÇOCUĞUN GRUP İLİŞKİLERİNİ ÖĞRENMESİ İÇİN GEREKLİ
Sosyalleşmekte sıkıntı yaşayan çocukların Yaratıcı Drama dersleriyle bu sıkıntılarından kurtulacağını da belirten Dörtköşe, derslerle birlikte grup ile uyum, eş zamanlılık, akıcı konuşma ve sanatsal becerilerinde geliştiği üzerinde duruyor.

Mehtap Dörtköşe Yaratıcı Drama derslerinin canlandırmaya, doğaçlamalara, rol almalara dayanan, oyunsu süreçlerden oluşan, kurgu ve kurgudan hareketle sorgulamayı hedefleyen bir yöntem izlediğini ifade ederken, tiyatro ve güzel sanatların yaratıcılığından da ilham alındığını savunuyor.

Yaratıcı Drama dersleri sayesinde çocukların grup içinde kendilerini ifade etme becerisinin geliştiğini ve beden dilini kullanmayı öğrendiğini kaydeden Dörtköşe, Yaratıcı Drama’nın çocuklarla oyun oynamak, tiyatro veya dramatizasyon olarak tanımlanmasının hatalı olacağının altını çiziyor.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Yaratıcı Drama Eğitmeni mehtap Dörtköşe, dersin bir grupla veya grup üyelerinin yaşam deneyimlerinden yola çıkarak, doğaçlama, rol alma gibi tekniklerden yararlanılarak oluşturulan bir canlandırma olduğunu kaydediyor.

Derslerin konusunun bir olgu, olay, durum, gazete haberi, karikatür veya edebi bir metnin olabileceğini hatırlatan Dörtköşe, dersin hedefleri içinde dil becerilerini, hayal gücünü, estetik bakışı, sanat anlayışını geliştirme ve empati olarak tanımlıyor.

EBEVEYNLER MUTLAKA ÇOCUKLARI İÇİN YARATICI DRAMAYI DÜŞÜNMELİ

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nda Yaratıcı Drama derslerinin haftada bir gün 2 ders saati şeklinde uygulandığını belirten Yaratıcı Drama Eğitmeni Mehtap Dörtköşe, çocuklarının mutlu bir geleceğe adım atmasını isteyen ebeveynlerin mutlaka bu grup etkinliğini hayatlarına sokması gerektiğini paylaşıyor.

YARATICI DRAMA İLE TİYATRONUN ARASINDAKİ FARK GÖZ ARDI EDİLİYOR

Ayrıca Mehtap Dörtköşe “ Günümüzde kolejlerde, devlet okullarında ve bazı kurslarda drama eğitimi adı altında çocuklarımıza tiyatro eğitimi veriliyor. Çocuklara elbette tiyatro eğitimi verilmesi faydalı olabilir fakat ne yazık ki doğru tanımlama yapılmayınca hedefe de ulaşmak mümkün olmamaktadır” yorumunda bulunurken son yıllarda dramanın çocuk gelişimi açısından önemli olduğunun daha iyi anlaşıldığını ancak kavram kargaşası nedeniyle içinden çıkılmaz bir durum aldığını hatırlatıyor.

Pedagojik bilgi ve yeterliliği olmayan kişilerin drama eğitimi vermesinin kabul edilebilir olmadığının altını çizen Dörtköşe,
ebeveynlerin “Çocuğum iyi yetişsin, toplumla uyumlu olsun, arkadaşları ile uyum içersinde olsun, iç çelişki ve çatışmalara maruz kalmasın v.b.” düşüncelerle çocuklarını yolladıkları kurumlara ve aldırdıkları eğitimlere muhakkak dikkat etmeleri gerektiğini savunuyor.

Ebevenylerin ilk olarak drama ile tiyatronun farklı kavramlar olduğunu algılaması gerektiğini dile getiren Dörtköşe, “Aslında gayet basit; çocuklar açısından Dramanın kazanımları ile Tiyatronun kazanımlarını karşılaştırmak ikisi arsındaki farkı anlamakta en büyük yardımcıdır. Bu farklılıkları anladıktan sonra Drama eğitimi mi, Tiyatro eğitimi mi hangisi daha faydalı olacaksa o alanda eğitim aldırmalarında fayda vardır.” uyarısında bulundu.

Mehtap Dörtköşe, Yaratıcı Drama (Sosyodrama, Psikodrama, Eğitici drama) gibi çeşitlilikler göstermekle birlikte genel anlamda Nar Sanat Eğitim Kursu’nda yaratıcı drama ismi altında bir çatıda verildiğini vurguladı.

Oysa yıllardır velilerin çoğuna drama ve tiyatro arasındaki farkı anlatmakta güçlük çektiklerinin altını çizen Mehtap Dörtköşe, “Hal böyle olunca drama dersleri verdiğini savunun pek çok kurs kolej ve devlet okulları çocuklarımızın gelişimini olumsuz yönde etkileniyor” yorumunda bulundu.

teog-sinavinda-yetenege-ek-puan-2017

MİLLİ Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Doç.Dr. Yusuf Tekin sanat, spor ve kültür etkinliklerine katılan ortaokul öğrencilerine katkı puanı için hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Tekin, ortak sınavlara (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş/TEOG) geçerken sadece akademik başarıya bakılmayacağını, öğrencilerin sosyal faaliyetler için teşvik edileceğini açıkladı. “Önemli olan çocuğun bir etkinliğe katılımı, biz bunu ödüllendirmek istiyoruz” diyen Tekin’in Hürriyet’e yaptığı açıklamalar şöyle:

SANAT, SPOR, MÜZİK DERSLERİ TEŞVİK EDİLECEK
Ortaöğretime geçişte merkezi sınav uygulamasını kaldırıp, okul başarı puanı üzerinden yürüyen ortak sınavlara (TEOG) geçerken sadece çocukların akademik başarıları değil, aynı zamanda veli, eğitimci olarak çocuklarımızdan şikayetçi olduğumuz bireysel yeteneklerini geliştirememe, sosyalleşememe, sanatsal sportif anlamda etkinlik yapamama durumlarını da ortadan kaldıracak bir mekanizma üreteceğimizi söylemiştik. Velilerimize “Çocuklarınızı bu tür etkinliklere yönlendirin” demenin bir karşılığı olmadığını daha önceki tecrübelerimizden gördük. Okullardaki görsel sanatlar, spor, beden eğitimi, müzik sayısını ve saatini artırmamıza rağmen işlevsel kullanılamadı. Veliler, öğretmenler, okul idarecileri bu derslerde yine akademik etkinlikler yapmaya devam etti, matematik, fizik sorusu çözdü. Bunun tek başına bir çözüm olmadığını anladık.

ALTYAPI TAMAM
Bunun için de TEOG’a bu yapılan etkinliklerin katkısı olursa kültür etkinliklerinin, boşa geçmiş zaman olarak görülmeyeceğini düşündük. Çocuklarımızın akademik başarısının yanı sıra etkinliklerin de değerlendirileceği bir altyapı üzerinde çalıştık. 15 Temmuz olmasaydı, geçen yıl bunu hayata geçiriyorduk. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla karşılıklı güçlerimizi birleştirmek üzere protokoller yapmıştık ve geçtiğimiz yıl pilot uygulamaya geçecektik. Ancak 15 Temmuz’da yaşananlarla bu pilot uygulamayı erteledik.

HER İLDE BİR PİLOT OKULDA BAŞLIYORUZ
Bu yıl eylül ayında her ilden belirli pilot okullar seçilerek bununla ilgili altyapı süreci hazırlanmış olacak. Bunun için de kamuoyunda objektif bakış açısını ortadan kaldıran bir yapı oluşmamalı, güven zedelenmemeli. Her çocuğa eşit şekilde bu etkinlikleri yapma imkânı sunulabilmeli. Üzerinde çalışacağımız pilot uygulamayla oluşturduğumuz modelin velilerin, öğrencilerin, kamuoyunun güvenini sarsıcı bir unsur olup olmadığını tespit edeceğiz.
Türkiye’nin her tarafında çocuklarımıza bu tür imkânları sunabilme olanağını analiz edeceğiz. Bizi tatmin edici bir sonuç elde edersek bir sonraki eğitim öğretim yılında puan olarak katkısını bütün öğrenciler nezdinde uygulamaya geçireceğiz.

TEOG a ek puan

teog-sinavinda-yetenege-ek-puan-2017

ETKİ ORANI HENÜZ BELLİ DEĞİL
Teog sınavlarına ek puan da şuanki kurgumuz ortaokul sürecinde yani 5-6-7 ve 8’inci sınıftan itibaren bu tür etkinliklere çocukları yönlendirip, teşvik etmek. Eğer objektif şekilde yapabilirsek puan düzeyine katkısını bu uygulama esnasında göreceğiz. Öngörülerimiz var, ama sahada test edeceğiz. Şu anda oranı kararlaştırmadık, yüzde 20-30 da olabilir. Ancak yüzdelik dilim olarak mutlaka ortaokuldan liseye geçişte TEOG’da baz olarak kullanacağız. TEOG puanının hesaplanmasında akademik başarılarının yanına etkinlikleri de ekleyeceğiz.

HANGİ ETKİNLİKLER KATKI YAPACAK?
Bakanlığımız, okullarımızda öğrencilerimiz tarafından yapılan etkinliklerin toplandığı bir sistem oluşturdu. Verilerin geleceğe yönelik uygulamalara ışık tutması için sosyal etkinliklerle ilgili öğretmen ve akademisyenlerimizin katkısıyla bir sistematik yapı kurgulanarak ‘Sosyal Etkinlikler’ ana başlığında 5 alt tema belirledik. Bilimsel, Kültürel, Sanatsal, Sportif Etkinlikler ve Toplum Hizmeti Çalışmaları’nın alt basamakları şunlar:

KÜLTÜREL ETKİNLİKLER: Temel hedefimiz kültürel miras uygulamalarımızı gelecek kuşaklara aktarmak için gerekli mekanizmaları oluşturmak. Bunun için sözlü gelenekler ve anlatımlar, somut olmayan kültürel miras uygulamaları, toplumsal uygulama ritüel ve şölenler, doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar, el sanatları etkinlikleri, geziler (müze-ören yeri-tarihi mekan gezileri), sözlü gelenekler (aşıklık, mani söyleme, Nasreddin Hoca fıkraları anlatma, Dede Korkut geleneği), yöresel etkinlikler (yaylacılık, zeytin ve zeytinyağı kültürü vs) yapılacak.

SANATSAL ETKİNLİKLER: Amacımız küçük yaştan itibaren çocuklarımızın sanatsal yeteneklerinin tespit edilip, sonraki eğitimlerinin buna göre planlanması, her çocuğumuzun bir sanatsal etkinlikle ilgilenmesini sağlamak. Fonetik sanatlar (şan, solo, koro, orkestra, enstrüman), dramatik ve plastik sanatlar, gösteri sanatları (barak, bozlak havaları yöresel olarak tespit edilmiş meddahlık geleneği, okçuluk), el sanatları (ahşap oymacılığı, kilim dokumacılığı, bakırcılık, çalgı yapımcılığı, çömlekçilik, ebru sanatları, keçecilik, kilim dokuma, lüle taşı işleme).

SPORTİF ETKİNLİKLER: Bu etkinlikleri teşvik ederken iki amacımız var. Bir yandan çocuklarımızın vücut sağlıkları, çocukluklarını yaşayabilmeleri için onlara uygun ortamlar oluşturmak. Diğer yandan da profesyonel sportif altyapıyı hazırlamak için, ülkemizin ihtiyaç duyduğu başarılı sporcuları küçük yaştan itibaren tespit edip gerekli eğitimi alabilmelerini sağlamak. Bu amaçla da Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılan protokolle 50’nin üzerindeki federasyonlarla işbirliği olacak ve tüm spor branşlarıyla ilgili başlıklar takip edilecek.

BİLİMSEL ETKİNLİKLER: Çocuklarımızın eğitim süreçlerine uygun bilimsel etkinliklere yönlendirilmesini de planladık. Bu amaçla başta TÜBİTAK ve üniversiteler olmak üzere yetkin kurum ve birimlerle işbirliği halinde yapılacak çalışmaları kapsayacak şekilde; Bilim Olimpiyatları, Bilim Şenlikleri, Bilim Fuarları, Bilimsel Proje Yarışmaları, Patent Sahibi Olma, Bilimsel Toplantılar, Bilimsel Araştırma Yarışmaları, Zekâ Oyunları vb. başlıkları içerecek çalışmalar izlenecek.

TOPLUMA HİZMET ÇALIŞMALARI: Temel hedefimiz çevresini tanıyan, etrafının sorunlarıyla ilgilenen, topluma yararlı olmayı önceleyen sosyal bireyler olmalarına yardımcı olmak. Öğrencilerimiz tarafından okul Sosyal Etkinlikler Kurulu’nca belirlenen çalışma başlıkları göz önünde bulundurularak, okul kulüpleri marifetiyle çevreye ve sosyal hayatın ihtiyaçlarına duyarlı ve okulun ihtiyaçlarına göre yapacağı toplum hizmetleri çalışmalarını kapsar.

5 İNCİ SINIFLARA HAZIRLIK
Ortaokul 5’inci sınıflarda yoğunlaştırılmış yabancı dil ağırlıklı programı önümüzdeki eğitim yılında başlamak için çalışmalar sürüyor. 600’ün üzerinde okulda pilot uygulayacağız. Herhangi bir dersten azalma olmaksızın seçimlik dersleri bu yönde çeşitlendireceğiz. Programın planlanması aşamasında çalıştaylar, literatür taraması, mevcut yabancı dil öğretim programına yönelik anketler gibi çeşitli çalışmalar yapıldı. Yabancı dil öğretiminde alanında yetkin kuruluşlarla görüşüldü. Yabancı dil öğretimine 5’inci sınıflarda 16-18 saat ayrılması uygun görüldü ve buna göre taslak öğretim programı hazırlandı. Talim ve Terbiye Kurulu program üzerinde çalışıyor. Uzaktan eğitimden yararlanabiliriz. Yabancı dil düzeyi öğrencilere faydalı olabilecek, yeterince skoru ve düzeyi olan öğretmenlere yaz aylarında hizmetiçi eğitim başlattık. Etkili ve verimli hizmet içi eğitimler, ölçme ve değerlendirme sisteminin düzenlenmesi gibi planlamalar var. Amacımız en iyi olanakları kullanarak yabancı dili öğretim sürecini, işlevsel hale getirmek.

DEVAM AFFI SENEYE YOK
Sınav kazanıp devamsızlık yapan liselilere üniversiteyi kazanınca tolerans tanıdık. Son kez mağduriyet yaşanmasın diye düzenleme yaptık. Bundan sonra devamla ilgili velilerden talep gelmesin, çocuklar yönetmelikte tanımlandığı biçimde mutlaka devam etsin, seneye bu konuda çalışmamız olmayacak.

ÖNEMLİ OLAN KATILIMI ÖDÜLLENDİRMEK
Her çocuk bir etkinliğe gitsin istiyoruz, katılımı ödüllendirmek gerekiyor. Çocuğun etkinliğe katılması bizim için bir değer, bunu mutlaka bir veri olarak alalım. Katıldığında bir ürün ortaya çıkarıp çıkarmaması da önemli. Örneğin bir sergi açıyor ya da müzik resitalı veriyor mu? Uluslararası alanda derece elde ediyor mu? Bu da ödüllendirilmeli. Kamuoyunda objektif değerlendirmeyi ortadan kaldıracak bir düzenleme yapmamalı, ona da hassasiyetle dikkat edeceğiz. Etkinliklerden alınan notlarla akademik başarıları belli oranda birleştirip liseye yerleştirilirken öğrenciyi hem yönlendirmiş olacağız, hem de sanat, spor ya da başka yeteneğine göre liseye yerleştireceğiz. Böylece çocuklarımızın okul dışında zaman geçirmesini, etkinliklere katılmasını teşvik edeceğiz.

ÜNİVERSİTE SINAV SİSTEMİ KONUSUNDA YÖK İLE TECRÜBELERİMİZİ PAYLAŞTIK
Üniversite sınav sistemini TEOG benzeri bir sisteme dönüştürme talebimiz yok. Biz sadece TEOG uygulamasının başarılı sonuçlarını paylaşıyoruz. Bu inisiyatif tamamen YÖK’te. YÖK ile de bu konuda tecrübelerimizi paylaştık, gerekli şeyleri anlattık. Bundan sonraki süreçte YÖK’ün atacağı adımlara destek olacağımızı söyledik.

 

Alıntı: mebajans.net

japonya-müzik-şiirsel-drama

Jun Kawasaki (kontr bas), Aya (butoh dansı), Choi Jae Chol (Kore davulu), Selen Gülün (piyano), Saadet Türköz (vokal) ve Şevket Akıncı (gitar) ‘nın performanslarını sergileyecekleri Japonya’dan Müzik ve Şiirsel Drama etkinliği 24 Temmuz 2017 saat 20:30 ‘da BBT Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek etkinlik için lütfen 0212 661 38 94-95’ten yerinizi ayırınız.

burcu-isil-oguz-erkan-basa

Marmara üniversitesinin topluma hizmet etkinliği kapsamında Kazım Karabekir (Erenköy) Kültür Sanat Merkezinde  Doç. Dr. Zuhal Özcengiz önderliğinde gerçekleştirilen “Geçmişten günümüze resim ve müzik alanındaki gelişmeler” adlı konser etkinliğinde piyano ve şan eğitmenimiz Işıl Oğuz ‘da yer almıştır. Kendisini Nar Sanat ailesi adına Etkinlik Koordinatörümüz Erkan Başa ziyaret etmiş ve sürpriz yapmıştır. Mart ve Nisan ayında da konserin tekrarı yapılacaktır. Hocamıza başarılarının ve sosyal projelerinin devamını dileriz..

 

KONSER İÇERİĞİ

İLKEL TOPLULUKLAR (ESAT MERT KOÇ Ortaçağ’ın sonuna kadar sunacak.)

İlkel topluluklarda yaratıcılığın temel ögesi doğaydı. İnsanlar hayvanların benzerlerini mağara duvarlarına ve kayalara resmediyorlardı. Taşlara ve kemik parçalarına vurarak değişik sesler çıkartıyorlardı. İlkel topluluklarda müzik ve resmin başlangıcı bu şekilde olmuştur.

ANTİK MISIR (İ.Ö 4000)

RESİM__Eski Mısır dünyasında resim sanatı edebi, sürekli ve kutsal olanı ifade etmek için kullanılmıştır. Mısır resim sanatı örneklerini, büyük tapınaklar ve mezar anıtları içinde yer almasının nedeni de budur.

MÜZİK__ Mısır tarihinde müziğin önemini, kazılarda bulunmuş çalgılardan ve tapınak duvarlarındaki resimlerden öğreniyoruz. Mısırlıların gelişmiş bir dans kültürü olduğu,özellikle kadınların şarkı söyleyerek dans ettikleri de belgeleniyor.

ANTİK YUNAN

RESİM__ M.Ö. 7. yy sonları ve 6. y.y. da siyah figür tekniği, sonraki dönemlerde ise kırmızı figür tekniği kullanılmıştır. Yunanlıların günlük ihtiyaçları için yapmış oldukları vazolarda, resim ve nakış sanatı için önemli belgelerdir.

MÜZİK__ Antik Yunanlıların müzikleri hakkında son yüzyılda pek çok malzeme ortaya çıkarılmıştır. Bu dönemde müzik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyordu. Hipokrates yaklaşık 2400 yıl önce bazı hastalıkların tedavisi için, hastaları ilahilerle tapınağa götürüyordu.

ANTİK ROMA (M.Ö 9. yy -1453)

Roma uygarlığı, kültürel olarak yoğun biçimde ilham ve örnek aldığı Antik Yunan ile birlikte “klasik antikite”ye dahil edilir. Antik Roma Batı dünyasındaki hukuk,savaş, sanat, edebiyat, mimari, teknoloji ve dil konularının gelişimine büyük katkıda bulunmuştur ve hâlen de günümüz dünyası üzerinde büyük etkiye sahiptir.

ORTA ÇAĞ (476-1400)

RESİM__ Ortaçağ’ın en belirli resim akımını Bizans sanatıdır. “İkon” adı verilen tablo halindeki aziz resimleri de Ortaçağ Avrupa resmi gelişmesini etkilemiştir.Ortaçağ resmi başlangıçta altın zemin üzerinde, mekansız, ağırlıksız figürleri ile Bizans sanatından gelme bir tabiat uzaklığı, dini-mistik hava içindeyken, yavaş yavaş bu resim akımlarında doğaya yaklaşma başlar

MÜZİK__Orta Çağ, Antik Çağ ile Rönesans’ın arasındaki dönemi kapsayan ve müziğin gelişimini etkileyen bir dönemdir. Bu dönem karanlık çağ olarakta adlandırılır.Bunun sebebi kilisenin aşırı baskısıdır.Bu dönemde en önemli çalgı insan sesidir ve şarkı sözleri incilden alınmıştır.

RÖNESANS (Yeniden Doğuş) –  (SEFER TURAN sunucak)

Avrupa’da 1000 yıllık karanlık Ortaçağ sonrası katolik kilisesinin acımasız hakimiyetini kaybettiği ve  insanların hümanizmayla birlikte özgürlüklerini yeniden kazandıkları ve bu özgürlükle birlikte özellikle sanatta baskıcılıktan ve yasaklardan dolayı bin yılın biriktirdiği sanat eserlerinin onlarca yıl içinde ortaya çıktığı bir dönemdir.

RESİM__ Leonardo Da VİNCİ (1452-1519) insanlık tarihinin şahit olduğu tüm çağlara hitap edebilen en önemli tasarım, ressam ve mucitlerindendir. Rönesans döneminde doğadaki altın oran düzenini sanatına yansıtarak insanlığın fikri ve sanatsal gelişiminin belkide en önemli ivmesini gerçekleştirmiştir.

MÜZİK__Guilio CACCİNİ (1550-1618) bu dönemde konusu ilk din dışı şarkılar olan madrigallerin en ünlü bestecilerindendir. Amarilli mia bella en ünlü madrigalidir. ( Sefer Turan AMARİLLİ eserini seslendirecek.)

BAROK  DÖNEM (1600-1750) (AYHAN DOĞAN sunacak)

RESİM__ Barok resimde ışık bütün resim yüzeyine aynı ölçüde dağılmaz ve parçalar halinde yansır. Savrulan uçuşan hareketli figürler , eğri çizgiler oluşturacak biçimde resme yerleştirilmiştir.

MÜZİK__Barok müzik , armoninin açık seçik olmadığı , modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyon güç ve hareketi zor olan müziktir. Müzikteki başlıca büyük yeniliği “fonksiyonel tonalite” kavramının çok geliştirilmesindedir.

GİOVANNİ PAOLO PANİNİ (1691-1765)

Barok Dönemde yaşamış ve o dönemin özelliklerini eserlerine yansıtarak günümüze kadar ulaştırabilmiş İtalyan ressamdır. Eserlerinde daha çok içinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır. Roma Antigua adlı eserini birçok yap-bozun üstünde görmek mümkündür.

JOHANN SEBASTİAN BACH (1685-1750)

Alman barok müzik bestecisi Bach köklü Alman stillerini , özellikle İtalya ve Fransa gibi dış ülkelerden aldığı ritm, form, armoni ve kontrpuan birikimleri ile müzikal motiflerin organizasyonundaki ustalığıyla geliştirmiştir. Eserleri arasında konçertoları , varyasyonları ,si minör missa , 2 çile ve 200 tanesi günümüze kadar ulaşmış 300 den fazla kantatı bulunmaktadır. (AYHAN DOĞAN Bach sol minör menüet çalacaktır.)

MİCHELANGELO CARAVAGGİO  (1573-1610) (MELİKE GÜZEL sunacak)

İtalyan ressam, aşırı gerçekçilikle yarattığı eserler dışında duygusal anlatımlı dinsel resimler de yapmıştır. Işığın kullanımında yenilik getirerek  karanlık alana, tek kaynaktan kuvvetli bir ışık vermeyi yeğlemiştir.

George Frideric Handel (1685-1759)

Alman bestecisidir, Su müziği, Havai Fişekler için müzik ve Mesih gibi eserleriyle Barok dönemin en büyük bestecilerinden biri sayılmıştır. Almira operasıyla  besteci olarak ilk başarılarını kazanmıştır. 40’tan fazla opera  ve oratoryo bestelemiş. Ayrıca orkestra müziği ve solo çalgılar için birçok eser yazmıştır. (Melike Güzel Handel sol minör sonata çalacak.)

 

KLASİK DÖNEM (1750-1827) (BURCU IŞIL OĞUZ sunacak)

RESİM__ Resimde insan, bir mekan içinde gösterilir. Yüzlerin ifadesi heykelde olduğu gibi iç duyguları yansıtmaz. Resimlerde, tek bir noktadan gelen ışık değil, tablonun her tarafını aydınlatan üniversal ışık önem kazanır.

MÜZİK__ Barok müziğin süslü anlatımı yerini sadeliğe bırakmıştır. Kontrpuantal yazım yerini homophoneye bırakmıştır. Orkestra müziği gelişmiştir. Piyano icat edilmiş ve piyano için besteler yapılmıştır.

JACQUES-LOUİS DAVİD (1748-1825)

Dönemin önemli ressamlarından biridir. Döneme damgasını vuran rokaka akımının ve Fransız ihtilanin etkileri eserlerinde görülür.

WOLFGANG AMADEUS MOZART (1756-1791)

Dönemin ünlü bestecilerindendir. Eserlerinde dönemin getirisi olan yalın müziği ve akıcı melodileri işleyişi göze çarpmaktadır. Opera buffa ve opera seria tarzlarında operalar yazmıştır. Senfoni, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kentet ve piyano sonatları da vardır. Ömrüne 626 eser sığdırmıştır. ( Burcu Işıl Oğuz Mozart – Als Luise seslendirecek.)

ANTOİNE – JEAN GROS (1771-1835) (ESAT MERT KOÇ sunacak.)

Fransız asıllı ressamdır. Minyatür ressamı olan babası tarafından 6 yaşında eğitilmeye başladı. 1785’in sonuna doğru jacques Louis David’in atölyesine katıldı. Yaşadığı dönem ve siyasi durumdan kaynaklı olarak genellikle; devlet liderleri, savaşlar ve meclis üyelerinin portelerini çiziyordu.

LUDWIG VAN BEETHOVEN (1770-1827)

Alman besteci ve müzisyendir. Yaşamı boyunca çeşitli sağlık problemleri çeken Beethoven 1801 yılında işitme problemleri yaşamaya başlamıştır. Bu süre zarfında çok sayıda piyano sonatı ve konçertolar bestelemiş bir de Fidelio adında opera yazmıştır. 1817’de tamamen sağır olan Beethoven yazdığı 9 senfoninin bir kısmını sağır olduğu zamanlarda yazmıştır. Hayatta çeşitli zorluklar yaşaması onun müzikal karakterini belirlemiştir. Besteleriyle kendinden sonraki dönem olan romantik dönem için önemli temeller atan Beethoven müziği aşırı belirgin duygu geçişleriyle, gerilen ve çözülen akorlarla bilinir.( Esat Mert Koç Beethoven – Pathetique sonat 2. bölüm çalacak.)

ROMANTİK DÖNEM (SEDEN CANALP sunacak.)

Romantizm dönem olarak, 19. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar geçen süreyi kapsar. 19. yüzyılla birlikte besteciler eserlerini yazarken romantik romanlar ve dramalardan etkilenmeye başlamışlardır. Bu özellikle opera ve senfonik şiirlerde göze çarpmaktadır.

JEAN AUGUSTE DOMİNİQUE INGRE

29 Ağustos 1780 yılında Toulouse yakınlarında Montauban’da dünyaya geldi. Babası dekoratif işler yapan bir heykeltraş idi. Böylece Dominique İngres on yaşlarındayken babasın¬dan ilk resim derslerini aldı. Hayatının son senelerindeki en büyük eseri, bü¬tün çıplaklarını kapsayan  Türk Hamamı adlı tablosu oldu.

FRANZ SCHUBERT

Yaklaşık 600’ün üzerinde şarkı, 9 senfoni (ünlü “Bitmemiş Senfoni”nin de içlerinde bulunduğu), operalar, çok sayıda oda müziği ve piyano parçaları bestelemiştir. Schubert’in müziği, hümanist özelliğiyle insanları kucaklar. İnanılmaz bir melodi zenginliği vardır. Schubert’in müzik dünyasına en önemli katkısı lied alanındadır.600 kadar liediyle kendinden önce Viyana Klasikleri’nin, yani Mozart, Haydn ve Beethoven’in sistemleşmiş çalışmalarını aştı, yeni bir biçimin sağlam temellerini attı. (Seden Canalp Schubert – Sarabande çalacak.)

Francisco Goya (30 Mart 1746 – 16 Nisan1828) (SELİN ECE KARAAĞAÇ sunacak.)

Romantik dönemin en önemli ressamlarından biri olan Francisco Goya, 30 Mart 1746’da Zaragoza’da doğmuştur. İlk resim denemelerini  Zaragoza’da yapmıştır. Başlangıçta  portre çalışmalarını manzara resimlerine tercih eden Goya, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti. (Selin Ece Karaağaç Schubert – Die Forelle seslendirecek. Not : Seden de schubert çaldığı için ressam hakkında bilgi verip eserine bağlayacaktır. )

HENRİ MATİSSE (31 Aralık 1869 – 3 Kasım 1954) (BURAK OTLU sunacak.)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından olan Matisse renkleri büyük bir ustalıkla kullanışıyla Picasso ve Kandinsky ile birlikte, modern sanatın en büyük sanatçılarından biri kabul edilir. Fovist akımın öncülerindendir.

SERGEY RAHMANİNOV (01 Nisan 1873 – 28 Mart 1943)

Sergey Rahmaninov, Sergey Rahmaninov 20. yüzyılın en büyük piyanist ve bestecilerinden birisidir.İlk önemli eseri 1895-1896’da yazdığı Re Minor 1. Senfoni’dir. (Burak Otlu Rachmaninov – Vocalise çalacak.)

PAUL CEZANNE (19 Ocak 1839 – 22 Ekim 1906)  (GÜL SIVACI sunacak.)

30 mart 1746 da  Zaragoza da doğmuştur. İlk resim denemelerini Zaragoza da yapmıştır. Başlangıçta portre çalışmalarını manzara resimlerine, tercih eden sanatkar, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti.

CAMİLLE SAİNT SEANS (1835-1921)

Fransız bestecidir. Orkestra şefi ve piyanisttir. Saint-Seans’ in opera, senfoniler, konçerto, şarkılar, solo piyano ve oda müziği gibi neredeyse tüm türlerde yazdığı eserler 19. yüzyıl Fransız bestecileri arasında bir anormallikti. (Gül Sıvacı Camille – Kuğu çalacak.)

ÇAĞDAŞ DÖNEM (1900 ve Günümüz) (CEM ONAT TAYLAN sunacak.)

Resim : Birçok sanat akımının bir arada toplandığı dönemdir. Bu dönemde vurgulanan en önemli olgu resimde bulunan disiplinlerin kendine has yöntemlerini, disiplinin kendisini eleştirmek için kullanmak olduğu ve bundaki amacın ise o  disiplini geliştirmek ve önemini arttırmak olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda doğadaki görüntülerin takliti yavaş yavaş bırakılmış, temsil ikinci plana atılmıştır. Gelinen en son nokta ise; insan elinin izlerini tümden kaldırarak dümdüz tek renge boyanan, böylece içerikten arındırılmaları amaçlanan tuvallerdir.

Müzik: Bu dönem; teknikte, ifadede, biçimde, stilde, içerikte, özde tüm kuralların eğilip bükülmeye, eriyip çökmeye başladığı dönemdir. Belli bir stil veya kalıp yoktur. Birçok besteci müziğin kurallarını tekrar değiştirip farklı tekniklerde başarılı örnekler sunmuşlardır. Sadece orkestral müzikte değil, sahne müziklerinde de yenilikler yapılmıştır. Son olarak teknolojideki gelişmeler ile beraber müzik salona gidemeyen milyonları dinleyici haline getirmiştir.

PABLO PİCASSO (1881-1973)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından biri olan Picasso bir kalıp halinde çalışmak yerine parçaları bir araya getirme tekniği ile de bilinmektedir. Picasso nun amacı tutarlılık portresi çıkarmak yerine, his ve duyguların doruk noktasını yakalamaktı. Kübizmin önemli bir temsilcisidir. Bu yüzden eserlerinde doğa olgusunun olduğu gibi yansıtılmaması gerektiğini öne süren, nesneleri geometrik bir biçimle yansıtan bir anlayışa sahiptir. Eserlerinde metaforlar kullanarak gizlenmiş şekilde hikayelerde anlatmaktadır.

FREDERICK LOEWE   (10 Haziran 1901-14 Şubat 1988)

Viyana müzikal stilini benimsemiştir. ‘Fritz’  15 yaşına geldiğinde popüler bir şarkı olan ‘Katrina’ yı bestelemiştir. Film müzikalin den 9 akademi ödülü kazanmıştır. (Cem Onat Taylan Loewe – Ascot Gavotte çalacak.)

MARC CHAGALL (1887- 1985) (ÖZLEM ASİLTÜRK sunacak.)

Rus asıllı Fransız ressam. 1.Dünya Savaşı öncesinde Paris’teki avangard akımlara dahil oldu, fakat çalışmaları, kübizm ve fovizm gibi akımlara daha yakındır. Eserlerinde ülkesine ait folklorik öğeler göze çarpar. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Paris’ te avantgart akımlara dahil oldu fakat çalışmaları, diğerleri ile karşılaştırınca kübizm ve fovizm gibi popüler sanat hareketlerine daha yakındı.

JUAN JOSE BUSCAGLİA (1893-1958)

Arjantin’ li gitarist ve şarkıcı. Chagall gibi, ülkesi Arjantin’in ulusal müzik türü olan ve folklorik motifler taşıyan milonga ve tango türünde besteler yapmıştır. (Özlem Asiltürk Buscaglia – Milonga çalacak.)

epik-tiyatro

Meydan Larousse Büyük Lügat ve Ansiklopedide epik maddesindeki  tanım şu şekildedir:

EPİK: sıf. (yun. Epos destan > epikos’tan; fr.épique) Destanla  ilgili, destana özgü. Hindistan’ın en eski epik şiirinde şu söz vardır… (Peyami Safa)

  • Ed. Epik tür, bakınız destan
  • Leng. Eppik lehçe. Eşanl. Homedos dili
  • Nazım sanatı. Epik durak. BK.DURAK

Görüldüğü gibi Meydan Larousse,  epik maddesini direk destan maddesine göndermektedir. Lakin bizim bu gün bahsetmek istediğimiz epik tiyatro,  Bertolt Brecht ile sistemli hale getirilmiş epik tiyatro kuramıdır.

Bertolt Brecht, düşünceleri ile 20. asra damga vurmuştur. Hem şair hem yazar hem yönetmen hem kuramcı hem de düşünürdür. 1898 ila 1956 yılları arasında yaşamış ve II. Dünya Savaşı sonrası aşamada genç tiyatroculara ve yazarlara önemli bir kaynaktı. Bu bakımdan onun hakkında az da olsa bilgi sahibi olmadan onun sistemleştirdiği kurama bakamayız.

Bertolt Brecht’in Sanat Dünyası

Prof. Dr. Özdemir Nutku, Bertolt Brecht’i şu şekilde ifade eder: “ Maddeci felsefenin tiyatro anlayışını ilk kez belli bir yönteme ve yönelişe oturtan …”

1. Bertolt Brecht materyalist bir dünya görüşündedir ama bu dünya görüşünü kabul etmeden önce farklı aşamalardan geçen bir düşünce ve fikir dünyası mevcuttur. Bertolt Brecht’e göre insanlar yalnızca çevre yolu ile anlaşılabilir çünkü insanın kişiliğini değişen dış dünya koşulları oluşturur. Ama Bertolt Brecht ilk zamanlar anarşist ve nihilist idi.  Bu zamanlarda “ dünya boş bir evrendi” onun gözünde.  Yazdığı oyunlarda da bu konuya yakın konular işlerdi:

  • 1928 , Üç Kuruşluk Opera : Dünya fakir insan kötüdür
  • 1925, Adamlar Adamdır: Yaşayan en aşağılık varlık en zayıf yaratık insandır. (Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627)

Sonraki oyunlarda da durum değişmedi.  Sadece duruma göre işleyişi biraz daha farklı bir biçimde ele aldı:

  • 1938, Seçuan’ın İyi İnsanı: “Ne biçim bir dünya ile karşılaştık, bayağılık, pislik. Dağlar, bayırlar bile tanınmaz olmuş. Güzelim ağaçların başlarını tellerle yok etmişler, dağların ardından koyu koyu dumanların yükseldiğini gördük, top seslerini dinledik. Bütün bunlar arasında paçasını kurtaran tek kişiye rastlamadık”

2. Bertolt Brecht için erdemlerin bir önemi yoktu; bu fikrini de ‘Cesaret Ana’ adlı oyununda şu şekilde işler:

1939, Cesaret Ana: “ …. Görüyorsun ya, iyi bir ülkede, iyi bir kral ya da generalin hiçbir erdeme ihtiyacı yoktur. İyi bir ülkede erdem gereksizdir; herkes olağan, orta zekalı ve korkak olsa ne çıkar?”

3. Bertolt Brecht’in fikir ve sanat dünyasında fakirler aşağılık ve zenginler acımasızdı. Zenginler, fakirleri ezen acımasız insanlardır ama bir fakir de bir olanak kazanıp zengin olursa o da kapitalist bir düzenin ürünü olacak ve o da fakirleri ezecektir.

4. Bertolt Brecht nedeni ne olursa olsun savaşa karşı idi ama elbette böyle bir dünya düzeninde savaş kaçınılmazdı. Ama yine böyle bir dünya düzeninde adalet beklemek gereksizdi. Bu yüzden de Bertolt Brecht her oyununa bir yargı sistemi kurdu.

5. Bertolt Brecht’e göre  bu kötü dünya “ resmin ancak bir yüzü” idi. Oyunlarında pek bahsetmese de maddeci felsefe ile  gelen bir de olumlu yanı söz konusu idi.

6. Bertolt Brecht Marksçı yapıdaydı ve bu yüzden de katı Alman rejimi tarafından pek sevilmedi.  Her oyununda bir değişimden bahsederdi ve derdi ki “Dünyayı değiştirin çünkü değiştirmek gerekiyor” ama bu değişimi ne olduğundan pek fazla söz etmiyordu. Belli ki o, Marks anlayışındaki devlet yönetiminden çok Marks eleştiri tarzını alıyordu.

7. Bertolt Brecht, bir Alman olarak halk Almanca’sını çok iyi kullanıyordu. Bu bakımdan da oyunlarında süslü, sanatlı bir dili hiç tercih etmedi.

8. Bertolt Brecht’e göre şaşırmış bir toplumda kötü davranışlar iyi niyetle yapılabildiği gibi iyi davranışların da kötü sonuçları olabilir. Ona göre iyilik ve dostluk derin ve olumlu duygulardır ama yanlış bir düzende her zaman doğru değildir. Bu yüzden de onun oyunlarındaki toplumsal ve ahlaksal öğeler seçilmiş öğelerdir.

*(Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627 – 636)

Epik Tiyatro

Tüm bu bilgilerden sonra Bertolt Brecht’in geliştirdiği epik tiyatro kuramına göz atalım. Bunu yaparken de soru – cevap yöntemini kullanarak konuyu daha derinden analiz edelim.

1. Tiyatroda üslup nedir?

Bir roman gibi tiyatronun da bir üslubu olmalıdır. Bu fikir Brecht’in Küçük Bilgi Aracı’nda net bir şekilde izah edilmiştir. Burada, eğer sanatın yaşamı yansıtma gibi bir amacı varsa bu amacı özel aynalarla yapmalı. Yine sanat ne olursa olsun gerçek dışı olmamalı ve seyirci tiyatro oyununu gerçek yaşamı ile kıyaslamalı. Buna rağmen tiyatroda üsluplaştırma öyle bir şekilde olmalıdır ki seyirci bunu hissetmemelidir.

2. Epik tiyatro kuramı neyi temel alır?

İfade biraz katı olsa bile epik tiyatro kuramı seyircinin kendisi ile hesaplaşmasını temel alır.  Yani seyirci, sahneden sahnelenen oyunu eleştirmeli, bu oyundan yola çıkarak eleştirel sonuçlar çıkarmalıdır.

3. Epik tiyatroda amaç / erek nedir?

Öncelikli amacı toplum gerçeğini somut bir şekilde sahneye yansıtmaktır. Bu amacıyla birlikte gelen ikinci amaç ise seyredeni, gösterilen gerçekler üzerinde düşünmeye zorlamak. Peki seyirci bu konu hakkında neden düşünmeli? Çünkü yozlaşmış toplum yapısını ancak bu şekilde değiştirebilir.

4. Epik tiyatro bu amaca ulaşmak için neyi kullanır?

Seyircinin hissettiği duygular, onun bu yargı sürecine geçmesini sağlar.

5. Piscator kimdir? Epik kuramda rolü nedir?

1929 yılında Politik Tiyatro adında bir eser yayımladı Piscator ve bu eserinde epik tiyatronun bulucusu olarak kendini göstermiştir. Bu durum bir yere kadar doğrudur ama bu kuramı teknik yönden maddeci felsefe görüşü ile sınırlayan kişi Brecht’tir. Bu  bakımdan kuramın kurucu olan B. Brecht kabul edilir.

6. Epik tiyatroda dram var mıdır?

Epik tiyatronun kuruluşunda  temel  bir öykü vardır ama ayrıntılarda dramatik ve trajik ögeler göze çarpar. Öykünün ana fikri komik gelse de oyunda dramatik ve trajik episodlar zihinde kalır.

Epik türünde ilişkiler, kişilerden üstündür. Oluşturulan dramın yani acı ve gülünç olayların nedeni toplumsal ilkelerdir. Kişisel duygular ise ancak toplumsal bakış sayesinde ortaya çıkar.

7. Dramatik tiyatro ile epik tiyatronun farkı nedir?

Bu konuyu daha net anlatabilmek için maddeler halinde farklarını verelim:

a. Dramatik Tiyatro

  • Eylemler gelişir ve seyirci sahne üzerindeki aksiyona katılır.
  • Etkinliği harcanıp tüketilir.
  • Seyircide bir takım duyguların uyanması sağlanır.
  • Seyirciye yaşamın bir kesiti sunulur.
  • Seyirci bir olay içine sokulur.
  • Aşılama yani telkin yolu ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları olduğu gibi kullanılır.
  • Seyirci olup bitenlerin ortasında, olup bitenlerle bir yaşantı birliği içine sokulur.
  • İnsan, bilinen bir değer olarak önceden kabul edilir.
  • İnsan hiç değişmez.
  • Seyircinin merakı son üzerine toplanır.
  • Her sahne bir ötekisi için vardır: organik büyüme,
  • Olaylar düz bir çizgi üzerinde gelişir
  • Olayların gelişimi evrimsel bir zorunluluk taşır.
  • İnsan belirli bir niceliktir: dünya olduğu gibi yorumlanır yani statiktir.
  • Düşünce var oluşu yönetir.
  • Ön düzeyde duygudur.
  • İdealar ve ideoloji estetik varoluşun temelidir: Felsefî idealizm
  • En yüksek ülkü : Sonsuzluk ( Nirvana) ; soylu bir yolda ölebilmek
  • İdeal Seyirci: yakından tanımadığı şeylere tanıdıkmış gibi bakan kimse çünkü sonsuzluk ilkesine yüzeydeki görünüşleri ile kabul eder.

b. Epik Tiyatro

  • Anlatıma başvurulur ve seyirci bir gözlemci durumunda bırakılır ama etkinliği uyanık duruma getirilir.
  • Seyircinin bir takım kararlar vermesi sağlanır.
  • Seyirciye bir dünya görüşü sunulur.
  • Seyirci bir olayın karşısında tutulur.
  • Deliller ve kanıtlar ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları geliştirilip bilince, tanımaya eriştirilir.
  • Seyirci olup bitenlerin karşısında, olup bitenleri inceler durumda tutulur; insan değişkenliği içinde inceleme konusu yapılır.
  • İnsan değişir ve değiştirir.
  • Seyircinin merakı oyunun gelişimi üzerinde toplanır.
  • Her sahne kendi için vardır: montaj tekniği
  • Olaylar sapmalar ve örnekler ile gelişir.
  • Olayların gelişi atlamalıdır.
  • İnsan oluşum durumundadır: Dünya olasılığı içinde yorumlanır yani dinamiktir.
  • Toplumsal varoluş düşünceyi yönetir.
  • Ön düzeyde akıldır.
  • Tarihsel gerçek, estetik varoluşun temelidir: Felsefî materyalizm
  • En yüksek ülkü : Özgürlük  yani sınıfsız toplum; yararlı bir yolda yaşamak
  • İdeal Seyirci: Bütün tanıdık şeylere tanımazmış gibi bakan kimse, çünkü insan gelişiminin her evresindeki fark edilmemiş potansiyelleri anlamak ister. **

** Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 640

EPİK TİYATRO VE YABANCILAŞTIRMA 

İnsanî ve toplumsal değerlerin yitirilmesi modern toplumlar için yabancılaşmadır. Brecht ise insanî anlamları bulmak için yabancılaşma olgusundan faydalanır. Brecht’in benimsediği dünya görüşünde insan bilinen ve çözülmüş bir kavram değil incelenmesi gereken bir kavramdır. Şöyle ki:

Epik tiyatroda amaç seyircinin oyuna, eleştirel bir gözle bakmasını sağlamaktı, böylelikle kendi hayatı ile ilgili bir öz eleştiri yapacaktır. Eleştirinin en önemli özelliği nedir? Nesnel olması. O halde seyirci oyunu nesnel bir bakış açısı ile incelemelidir. Bu bakımdan da Brecht,  seyircinin olaya kuş bakışı bakmasını ve nesnel bir eleştiri sağlaması için onu oyuna yabancılaştırır. Böylece oyunu nesnel bir şekilde eleştirmek onun için daha kolay olacaktır. Olayı nesnel bir gözle izleyen seyirci tarafsız olacak ve en acımasız eleştiriyi yapacak duygu yoğunluğuna gelecektir. Bu bakımdan da Bretch, yabancılaşma yöntemini epik tiyatronun temel ögeleri arasına koyar.

Kuramcıya göre seyirci oyuna şu yöntemlerle yabancılaştırılır:

  • Seyirci bir gözlemcidir.
  • Oyuncu seyirciye bunun bir oyun olduğunu sık sık hatırlatır.
  • Oyuncu, canlandırdığı karakterin duygularını canlandırmaz, o karakterin eğilimlerini gösterir.
  • Dekorda bütünlük yoktur.  Dekor parça parçadır.

Son söz: Yazımızı bize göre epik tiyatronun en net ve kısa açıklaması olan şu cümle ile kapatıyoruz: “Önemli olan seyirciye karar vermesini öğretmektir. “ B. Bretch

antalya-film-festivali

Kerem Akça, 53. Antalya Film Festivali’ndeki ödül töreni heyecanını değerlendirdi.

antalya film festivali

16 Ekim’de başlayan 53. Uluslararası Antalya Film Festivali Pazar gecesi EXPO’daki törenle son bulacak. Ulusal yarışmada “Albüm” ve “Tereddüt” önde, onları “Siyah Karga”, “Babamın Kanatları” ve “Rauf” izliyor.

TÜRK KÜLTÜRÜYLE YOĞRULMUŞ ‘RÜYA’ TANIMI

“Rüya” ve “Toz”la, iki kadın hikayesi ile 12 filmlik yarışmayı noktaladım. Derviş Zaim, bu kez bir bilimkurgu filmine imza atmış. Ama işin içine dini ve kültürel motifler de sokmuş. Yedi Uyurlar efsanesini ‘aynı karakteri oynayan dört oyuncu’ kurallı olarak canlandırmış. Ana karakterin cami yapmak isteyen bir mimar olması da aslında ‘çizimler’ üzerinden ‘klonlanma’, ‘reenkarnasyon’ ya da ‘seri üretim’in adını koyuyor.

“Rüya”da Taner Tokgöz’ün beceriksizliği ile “Gölgeler ve Suretler” (2010) ve “Devir”deki (2012) adeta beyaz tülbentle kaplanan çerçeveler yeniden canlanıyor. Ama ne olursa olsun son 50 dakikada bir dönüş görüyoruz. O bölümde kağıt üstünde “Hücre” (“The Cell”, 2001) ile “Aç Gözünü” (“Abre Los Ojos”, 1997) arası, Müslümanların ‘bilinçaltında gezinen bilimkurgusu’, ‘uyku hastalığı’ damarıyla canlanıyor. Ama filmde 80’lerde izlediğimiz, “Başlangıç”ın (“Inception”, 2010) esin kaynağı “Dreamscape”in (1984) teknolojisi bile yok.

Açıkçası Yunan mitolojisindeki Cerberus ile eşleştirilebilecek Kıtmir, kutsal bir yol açarak eksik paydaları kapatıyor. Ama bir karakteri fazlaca oyuncunun canlandırdığı “Palindromes” (2004) devrimini göremiyoruz. Zaim’in düşüşünü perçinleyen “Rüya”, türsel yaklaşımıyla ilgi odağı olabilir.

Mimarlık estetiğine getirdiği yorumla da bir fikir jimnastiğine yol açıyor. Cami tasarımından başlayan dramatik yapısında zaman harcamadan son düzlüğe geçse ve teknolojiyle ilişkisini daha güncel hale getirme şansına kavuşsa ‘tutarlı’ veya ‘sahici’ durabilirmiş. Ama özellikle Boğaziçi Köprüsü’ne bakan köpek imgesi fazlasıyla pespaye duruyor.

“Toz” ise kötü sinematografisinin zaaflarını taşıyor. Nihayetinde de bu topraklardaki kadın sinemacıların ‘tek direnişçi kadın karakter yazayım yeterli’ yanılsamasını yansıtıyor. Öykü Karayel, kendisine anlatılan tiplemeyle ‘Afganistan’a göç’ün hüzünlü anlarını tadıyor. Oraya bakış inandırıcı dönüşlerle canlandırılmıyor. TV piyasasından bilinen Ferhat Uzundağ’ın boyutsuz görüntüleri filmi uçuruma sürüklüyor.

ÖNEMLİ ÖDÜLLERİ İKİ FİLM HAK EDİYOR

Son düzlüğe girilirken “Albüm” ve “Tereddüt”ün festival öncesi hissettirdiği ağırlık yerli yerinde duruyor. Bu seneki ulusal jüri sanki Semih Kaplanoğlu’nun gücünü ve kararlarını yansıtmak için belirlenmiş gibi. Ama üyelerin adedine bakınca kadınların ağır basması, bunların ikisinin de yabancı olması ibreyi Ustaoğlu’na döndürebilir. Diğer ödüllerde ise “Rüzgarda Salınan Nilüfer” ve “Toz”a sempati olabilir.

Açıkçası böyle dengeler ortaya çıkabilir. “Siyah Karga”, “Rauf” ve “Babamın Kanatları” ise Kürt sinemasının görsel-işitsel açıdan tutarlı olabileceğini gösteren işler. “Albüm” ile “Tereddüt”ün arkasında sıralarını bekliyorlar. Birincisi kadın hikayesi olmasıyla aslında bazı ödüllere uzanabilir. “Albüm” ve “Tereddüt” bir şekilde hakkını alır, ama bazı sürpriz kararlar da görebiliriz.

KADIN OYUNCU EN ÇEKİŞMELİ DAL

Ama ‘En İyi Erkek Oyuncu’da Menderes Samancılar’ı sadece “Mavi Bisiklet” ve “Rauf”un çocuk oyuncuları sarsabilir. O da tartışmalı olur. ‘En İyi Kadın Oyuncu’ en çekişmeli dal. “Tereddüt”ün Funda Eryiğit’i ile Ecem Uzun’una ortak ödül gidebilir. Şebnem Bozoklu, Şebnem Hassanisoughi, Songül Öden, Öykü Karayel de doğrudan yarışın içinde.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’da “Toz”un belki de ‘ana imajı’ Muhammed Cangören, “Rüya”daki oyunculuklara profesyonellik katan Mehmet Ali Nuroğlu ve “Babamın Kanatları”nın Müsaib Ekici’si ödül bekliyor. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’da Ecem Uzun ve Kübra Kip’in şansı var.

JÜRİ ÜYELERİNİN KADIN AĞIRLIKLI OLMASI NEYE YOL AÇAR?

En İyi Sinematografi ikinci en çekişmeli dal. “Albüm”, “Siyah Karga”, “Rauf” ve “Tereddüt”ten biri alırsa kimse bir şey demez. Aksi kararlar tartışmalı olur. ‘En İyi Kurgu’ için net bir aday yok, ama “Babamın Kanatları”, “Rüya” ve “Tereddüt” bir şeyler yapabilir.

En İyi Müzik’te “Babamın Kanatları”nın ağırlığı var. ‘En İyi Senaryo’da aslında “Rüzgarda Salınan Nilüfer”, “Rüya” ve “Tereddüt” arasında bir ‘kadın hikayeleri’ yarışı görülüyor. Olursa bunlardan çıkar bir şey. Diğer metinler bir hayli zayıf.

Açıkçası kadın jüri üyelerinin dengesi ile Semih Kaplanoğlu’nun belirgin ağırlığı her şeyi belli edecek. Azınlık hikayeleri mi, sosyal gerçekçi damar mı, diyalogları öne çıkarma arzusu mu, direnişe geçen kadınlar mı, çocuk tiplemelerin duygusal boyutu mu, yoksa sinemanın evrensel tarafı mı zafere ulaşacak? Bunu Pazar gecesi göreceğiz.

Kerem Akça’ya göre ödülleri alacaklar:

En İyi Film: Tereddüt
En İyi İlk Film: Babamın Kanatları
En İyi Yönetmen: Mehmet Can Mertoğlu (Albüm)
En İyi Senaryo: Rüzgarda Salınan Nilüfer
En İyi Erkek Oyuncu: Menderes Samancılar (Babamın Kanatları)
En İyi Kadın Oyuncu: Songül Öden (Rüzgarda Salınan Nilüfer)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Ecem Uzun (Tereddüt)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Muhammed Cangören (Toz)
En İyi Görüntü Yönetimi: Siyah Karga
En İyi Kurgu: Rüya
En İyi Sanat Yönetimi: Rauf
En İyi Müzik: Babamın Kanatları
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Orhan Pamuk’a Söylemeyin’in ekibi
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: Mavi Bisiklet ve Rauf’un çocuk oyuncuları
Seyirci Ödülü: Orhan Pamuk’a Söylemeyin Kars’ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var

Kerem Akça’ya göre ödülleri alması gerekenler:

En İyi Film: Albüm
En İyi İlk Film: Babamın Kanatları
En İyi Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu (Tereddüt)
En İyi Senaryo: Rüya
En İyi Erkek Oyuncu: Menderes Samancılar (Babamın Kanatları)
En İyi Kadın Oyuncu: Şebnem Hassanisoughi (Siyah Karga)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Ecem Uzun (Tereddüt)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Mehmet Ali Nuroğlu (Rüya)
En İyi Görüntü Yönetimi: Siyah Karga
En İyi Kurgu: Babamın Kanatları
En İyi Sanat Yönetimi: Rauf
En İyi Müzik: Babamın Kanatları
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Orhan Pamuk’a Söylemeyin’in ekibi
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: Genç Pehlivanlar’ın pehlivanları
Seyirci Ödülü: Tereddüt

Kerem Akça’ya göre Antalya Film Festivali’nin yarışmasındaki filmlerin sıralaması:

1-Albüm
2-Tereddüt
3-Siyah Karga
4-Babamın Kanatları
5-Rauf
6-Rüya
7-Rüzgarda Salınan Nilüfer
8-Orhan Pamuk’a Söylemeyin Kar Romanı da Var
9-Mavi Bisiklet
10-Genç Pehlivanlar
11-Toz
12-Eşik

deneyimlenmemiş bilgi, bilgi değildir

Drama, deneyimleyerek öğrenme imkanı sunan özel araçlar ve yöntemlere sahiptir. Bu yöntem ve araçlar sayesinde katılımcı, iş yaşantısında ve sosyal ilişkilerinde karşılaşacağı problemleri çözme becerisi kazanır.

  •  Sosyal hayat içinde ifade becerilerinde gelişim ,
  •  Birlikte çalışma becerisi
  •  Problem çözme becerilerini geliştirme
  •  Sözlü anlatım ve beden ifadelerinde yaratıcılık
  •  Grup planlaması, grupla karar verme, yeni çözümler üretme yeteneğini geliştirme
  •  Topluluk karşısında rahatlık

Gibi sosyal yararların yanında, bireysel olarak da

  •  Sanat anlayışı ve ruhunu kazanma
  •  Hayal gücünü geliştirme
  •  Dinleme becerilerini geliştirme
  •  Duyusal, duygusal ve bedensel farkındalık
  •  Olayları değerlendirme yeteneğini kazanma
  •  Dikkat, konsantrasyon ve hafızanın gelişmesi
  •  Empati becerisi
  •  Kendini tanıma

Yönünde katkıları olacaktır.

 

Yetişkinler için Drama Eğitimi için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak öğrencilerimizi Sanat bölümleri kapsamında üniversitelere ve liselere hazırlamaya devam etmekteyiz. Tiyatro bölümü öğrencilerimizden Ahmet Çakar azimli çalışması sonucunda Beykent Üniversitesi Drama ve Oyunculuk Bölümünü kazandı. Kendisine eğitim hayatında ve kariyerinde başarılar dileriz.. Tebrikler Ahmet!

 

2016-2017 Tiyatro Kurslarımız için kayıtlarımız başlamıştır. Tiyatro kurslarımız haftada 1 gün 2 ders saati şeklinde yapılmaktadır. Cumartesi günleri saat 14:00-16:00 arasındadır. 0212-570-8068 numarasından detaylı bilgi alabilirsiniz.

2016-2017-egitim-donemi

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak tüm öğrencilere 2016-2017 eğitim döneminde başarılar dileriz. Hepimizin de bildiği gibi enformasyon çağında yaşamaktayız. Enformasyon çağında en önemli unsur bilgidir. Bilgili olmak için okumak, öğrenmeye açık olmak ve öğrenmeyi sevmek/sevdirmek gerekmektedir. Okula başlayan veya devam eden öğrencilerimize yalnızca “Oku, sadece oku , sadece şu okula kapak at, şu liseye girdin mi tamamdır!” cümleleri kurmayalım. Eğer bunu yaparsak hedef odaklarını daraltmış oluruz. Elbette bir hedefleri olacak.. Ancak hedefleri bu şekilde yönlendirilmemelidir. Yönlendirme bu şekilde olduğunda hedefini gerçekleştirmiş olsa bile öğrencinin algısı “Tamamdır bu kadardı başardım!” şeklinde olacaktır. Elbette bu olağan bir davranış olacaktır. Ancak bundan sonra aile olarak/destek olanlar olarak size daha büyük bir görev düşmektedir.

ogrenmeye-acik-olun

 

ONA BAŞKA HEDEFLER VERİN

Okulunu kazandıktan sonra sürekli kendini geliştirmesi gerektiğini vurgulamayın, dolaylı olarak anlatın. Nutuk algısı yaratacak konuşmalar bilinçaltında baskı uyandıracak ve savunma mekanizması olarak anlatılanları yapmak istemeyecektir. Vurgulamak yerine dolaylı olarak anlatmaya çalışın ya da olaylar kurgulayarak olayları örnekleyin veya kendi gözleriyle görmesini sağlayın. Kendi gözleriyle gördüğünde kendini geliştirmesi gerektiğini anlayacak ve başkalarında olup kendisinde olmayan şeyler için endişe edecektir. (Bir arkadaşının yabancı dil öğrenip kendisinin dil bilmemesi gibi..) . Bu olduğunda “Ben neden konuşmayayım? , Benim neyim eksik? , Öğrenirsem, bazı şeyleri daha kolay anlarım, daha kolay iletişim kurarım.” şeklinde kendisiyle bir konuşma yapacaktır. Bunun faydası çok daha olumlu olacak ve yeni hedeflerini her başardığında bir sonraki hedef onun için daha bir cezbedici olacak ve daha fazla başarmak daha fazla hedefe ulaşmak isteyecektir. Bu noktadan sonra zincirlerini kırıp ulaşabildiği herşeye ulaşmak isteyecektir. Dolayısıyla siz de aile olarak/destek olanlar olarak HEDEFİNİZE ULAŞMIŞ OLACAKSINIZ..

 

Tüm Nar Sanat öğrencilerine de ayrıca başarılar dileriz..

FERİDE NAZLI YILDIZ Bale
TUANA HAVİN AYDOĞDU Bale
CEREN DAĞIDIR Bale
DOĞA İREM TEKİN Bale
NİL NEVA USLUBAŞ Bale
GÖKÇE ÖDEN Piyano
IRMAK BUDAK Bale
SELİN SADIÇ Bale
FATMA CEREN KABİŞ Yaratıcı Drama
SİBEL GÜLER Piyano
TUĞBA SEHER KARANFİL Piyano
AYSARA ÖZENÇ Piyano
ÖMER ARPACI Org
TAN ONUR Piyano
CEREN KAYA Piyano
BETHANY TURLEY Piyano
İDİL DENİZ BAKIR Piyano
ASYA AHAT Resim
ZEYNEP CEYLİN GÜNENÇ Piyano
MİNA BAYHOCA Piyano
TUANA TAŞKIN Yaratıcı Drama
AYSU SERİNDAĞ Piyano
İPEK GÜRSEL Resim
ÇAĞLA KASAP Keman
CANER EREN Bateri
GÜLCAN ATALAY Keman
MAHİR ERBULAN Piyano
CEREN HELİN CANBOLAT Keman
EREN ÖZDEN Piyano
ATİLLA CEM ATASOY Piyano
MELİKE BEGÜM PALA Keman
NİSAN ETELİK Bale
IRMAK BAĞCI Bale
DOĞA UÇ Resim
BURCU DEMİRSAN AVCI Resim
ZEYNEP BEREN ÖZKUL Yaratıcı Drama
NİL SAHRA AKSAL Piyano
EFE ÖZAYDIN Yaratıcı Drama
ÖYKÜ GÜLEÇ Keman
BÜŞRA SILA ÜÇTEPE Piyano
JBİD GÖKTAŞ Piyano
DURU GÜNDÜZ Resim
DERİN DURU TEOMAN Yaratıcı Drama
ZEHRA MİNA FIRINCI Piyano
MERAL EREN Keman
AYŞENUR İMDAT Keman
DENİZ OCAK Flüt
EYLÜL ŞIKTAŞ Piyano
AHMET BEYİT SAĞBAŞ Yaratıcı Drama
BERAT ŞERİF DEMİR Piyano
BUSE YILDIRIM Gitar
BADE KIRKGÖZ Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
NİSAN KURT Piyano
DORUK OKTAY Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
GÖKSENİN ŞEYLAN Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
YEŞİM ÇELEBİ Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
UMUT OKTAY Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
OYA DİRİM Bateri
BARIŞ MUMCU Bateri
ATİLLA EFE ŞEYLAN Bateri
EMRE ÇETİNKAYA Bateri
EGE KEMAL COŞKUN Bateri
İRFAN METE TOSUN Bateri
MERT BAŞ Bateri
LARA SADİ Piyano
SEDA UNUR Flüt
EDA DEMİR Resim
GÜLLÜZAR YAĞIZ Resim
CANAN SAMSAMA Resim
DENİZ SEVİMLİ Resim
İDİL ONUK Resim
KLİM ANOKHİN Resim
ÇİĞDEM BARLAK Resim
DENİZ KAPLAN Piyano
EGEMEN NAKİPLER Şan
SİMGE KARAGÖZOĞLU Şan
ALİ OSMAN ALTUNDAL Viyolonsel
BADE İKİZGÜL Bale
NECLA BURCU BOZKURT Piyano
ATİLLA PAZARLI Bateri
BELİZ SOYSAL Piyano
DOĞA ATAKANLI Şan
FEYYAZ AYDIN ÖZAYDIN Şan
KARDELEN KAYHAN Şan
ZEYNEP ÖZGE GÜRSOY Tiyatro
ECE EVLER Tiyatro
KADRİYE YILDIRIM Şan
ASIM GÜVEN BOZKURT Piyano
ALEYNA GÜLOĞLU Piyano
ECRİN NUR ÇOLAK Yaratıcı Drama
YÜCEL GÜLOĞLU Bağlama
DENİZ BALCI Piyano
MELTEM TURGUT Tiyatro
İBRAHİM HALİL TÜTÜNCÜ Tiyatro
BERKİN AY Piyano
İKLİM KELEŞ Piyano
SEZEN GÜRCANOK Resim
DEFNE AKGÜN Bale
DURU KORKUTLAR Bale
ASLI DEMİROK Piyano
BERÇEM ÖZEK Bale
MELİS KURT Bale
MELİSA KAYA Keman
BAHAR ECE SARSIN Gitar
ZEYNEP ŞİTİLCİ Bale
SARP KILIÇ Gitar
MÜGE KORKMAZ SEVİM Resim
CANSU NUR KILIÇ Piyano
MERİÇ GÜRCAN Piyano
MERT ALTIN Resim
ELİF ERSİNTEPE Tiyatro
AHMET ÇAKAR Tiyatro
PINAR NADİR Resim
MURAT OYMAN Resim
EKİN ALKAN Yaratıcı Drama
İLAYDA MAKARAÇ Yaratıcı Drama
NİMA ABDULLAHİ Piyano
EYLÜL GÜLENÇ Flüt
NALAN AHMETREİSOĞLU Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
NİLCE GÖZÜKARA Bale
FATMA BETÜL BAŞURAL Bale
ELİF YEŞİLYURT Bale
DEFNE KARAOĞLU Piyano
NAZ BEREN OBUT Bale
ÖZGÜR ERENLER Güzel Sanatlar Lisesi ve Fakültelerine Hazırlık
KUTAY ÇETİN Yaratıcı Drama
DURU POLAT Resim
AYŞE ELA ŞENKAYA Piyano
BEREN ESENDEMİR Bale
NEHİR ERGÜN Piyano
AYŞE ECE ÖZÜLKÜ Bale
İDİL GÜLCE ÖZÜLKÜ Bale
EKİN GÖRE Resim – Akademiye Hazırlık
ENSAR ÇAKIR Tiyatro
DURU KAYA Bale
BELİNAY BEYDEMİR Bale
ONAT AKMAN Bateri
ÖMER UÇAK Bateri
ZEYNEP ADA UÇ Piyano
ARMAĞAN KORUCU Tiyatro
GÜNEŞ GÖZEK Keman
KÜBRA AYDIN Tiyatro
EKİN GÖKER Yaratıcı Drama
ŞEVVAL ZEYNEB BAŞ Resim
ONAT GÜRCANOK Bateri
MUAZZEZ ÇEVİK Gitar
OZAN ARDA ÖZDEN Bateri
SELİN ÜNSAL Keman
OĞUL GÜNEY Resim
GÖRKEM KALELİ Bateri
ELİF GÜNGÖR Şan
AYŞAT AKINCI Resim
MİHRİBAN SEHER DEMİRER Resim
VALERİ ARSLAN Resim
EGE YILMAZ Keman
SEMRA SANCAK Tiyatro
EGE YILMAZ Piyano
MERT GÜNEŞ Piyano
ATACAN APAYDIN Piyano
KÜBRA DURMUŞ Piyano
SU AZRA DAYIOĞLU Piyano
AYŞE BEREN BOZYİĞİT Bale
UMUT NİŞANTAŞ Solfej-Armoni
EDİZ ÖZTÜRK Yaratıcı Drama
DEFNE SERRA NEDİM Piyano
EREN SADIK GÜZEL Piyano
SİBEL KAYA Tiyatro
EMRE BİLGEN Yaratıcı Drama
NİLÜFER FİLİZ ATALAY Şan
ÖZGE ABAY Resim
DİLŞAH AKER Piyano
ERAY ÖZKAN Piyano
SELİN ESEN Bale
DUHA GÖNÜL YILDIZELİ Bale
AYAZ DURSUN Yaratıcı Drama
İREM ÖZTÜRK Yaratıcı Drama
MUSTAFA KEMAL YILDIRIM Şan
EFE RÜYA Yaratıcı Drama
FİKRİ EGE ÖZEN Resim
ELA ÖZBAŞ Piyano
CAN ERDOĞAN Resim
GONCA KUMBUL Keman
FATMA ESRA GÜNAYDIN Piyano
TÜLAY NAZ ÇAKIR Keman
BERKE ÇINAR Gitar
EMRE AYDIN Gitar
ELİF OLGUN Gitar
ELİF ERGÜN Flüt
AHMET YİĞİT BATUR Piyano
DURU ÇAĞLAR Bale
ELİF UNCU Şan
BATU SEFER Tiyatro
SÜMEYRA ARSLAN ÇIKI Bağlama
KAAN CHOUSEIN Yaratıcı Drama
MİM OĞULCAN KESKİNBORA Şan
EVCİM YILMAZ Keman
SILA ERGÜN Keman
DENİZ GERÇEKER Bale
AYŞE HATUN ÖZEN Yaratıcı Drama
HALİL İBRAHİM ÖZEN Yaratıcı Drama
EYLÜL GÖKKUŞ Bale
RÜZGAR ALMASULU Piyano
CEMRE ŞENGÜL Yaratıcı Drama
ELİF GÜREL Piyano
ORHUN SAĞIR Gitar
OVEIS KHATIBI Gitar
ÇAĞLA AYDIN Şan
CEREN HARPUTLUOĞLU Bale
SELİNSU ÖKDEMİR Piyano
ALİ GEÇGEL Yaratıcı Drama
ENGİN ESER GÜVEN Bateri
NİSA DİDE ÇOŞAN Keman
DURU KARAKAYA Tiyatro
SALİH MERT GÜMRÜ Tiyatro
BÜŞRA BAYLAR Yaratıcı Drama
ALMİLA EDA KUMRU Keman
BİLGE BERRA GÜNERİ Bale
MERVE ARTUÇ Şan
SULTAN YILDIRIM Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
SEYFİ TEMEL Gitar
NİSA NUR CANA Bale
ECRİN BETÜL KÖSE Bale
ADA İNCİ ŞENGÜL Bale
BATUHAN DOKSANBİR Klarnet
ŞEVVAL ALARA LAMUŞ Viyolonsel
KAAN GÜLCAN Güzel Sanatlar Lisesi ve Fakültelerine Hazırlık
ÇİÇEK KÖSEDAĞ Resim
ALEYNA ARSLANTÜRK Resim
MARİYA BALOĞULLARI Resim
MUSTAFA KAYRA SANAL Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
BATURALP ÇAM Bateri
EDA DEMİR Yaratıcı Drama
BURAK AKKAYA Piyano
DEMİR MİRZA Piyano
NİL ERGÜN Piyano
MERVE AYANOĞLU Piyano
RÜMEYSA DEMİRHAN Gitar
SERFİNAZ AKŞAHİN Bağlama
AZİZ EMİR DEMİRCİOĞLU Piyano
SAHRA CEMRE CANKAYA Bale
UZAY GÖKYILDIZ Yaratıcı Drama
ŞEFİK TUĞRA TELCİ Tiyatro
EYLÜL SANCAKLI Resim
RÜZGAR KAYABUNAR Resim
ÇAĞLA GÖKÇEN Piyano
GÜLSEMA DOĞA GÜNDÜZ Bale
BERKAN ARSLAN Bateri
EDA NİHAN ÖNDE Piyano
BARLAS KORKMAZ Bağlama
MÜCAHİT İSMET UÇAR Gitar
BUĞRA MERT DÖNGEZ Karikatür
ANIL DÖNMEZ Tiyatro
DİLARA AK Tiyatro
RANA FİRDEVS ÇAYIR Flüt
IŞIL ERSOY Tiyatro
İLKE GÜVEN Piyano
DERİN GÜNDÜZ Yaratıcı Drama
DEMİRHAN ALTINDİL Piyano
ECEM EREM KOCA Keman
YASEMİN ÖZYİĞİT Piyano
MUSTAFA BURAK DİKMEN Klarnet
DENİZ URGAN Resim
ESRA YÖRÜK KOÇAK Resim
DİLAN ARSLAN İşitme
ZEYNEL EREN ÖZYAR Tiyatro
KEREM NEJAT KAYA Yaratıcı Drama
ZEYNEP KARAKURT Yaratıcı Drama
EFE AKSU Yaratıcı Drama
SİNAN ZIRHLI Piyano
NESİM ZIRHLI Piyano
ASLIHAN ŞEN Piyano
SEDA CEBECİ Keman
DERYA SAYLIK Şan
EZGİ FIRAT Şan
ŞERİFE KÜBRA BUDAK Piyano
İLKNUR DOĞAN Keman
CANSEL ÖĞÜTCÜ Piyano
MELEK AKDAĞ Şan
OĞULCAN OFLUOĞLU Bateri
AYLİN PELİT Resim
AKIN KAYTAN Şan
EGE EMİROĞLU Piyano
OSMAN SULHAN Bateri
MİNE OKER Resim
SUĞRA GÜNER Resim
AYTEN AKALIN Resim
ABDÜLKERİM BALCI Bağlama
OZAN BİÇER Şan
YASİN YILDIRIM Resim
DURU BAL Resim
ELİF TÜLİN ŞAHİN Piyano
EYLÜL KILIÇ Resim
SİNEM VEDAT İşitme
MELEK CEYLAN Resim
M. FETULLAH GÜNDÜZ Piyano
ROJDA BULUT Piyano
GÜRAY BURAK KARAKUZU Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
CAN SARIKAYA Bateri
UTKU KIBRIS Yaratıcı Drama
HASAN ANIL UMMAN Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
ALİ ÖZÇOŞKUN Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
EMİRHAN GÖL Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
HASAN ALİYEV Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
EREN KOÇAŞ Piyano
MUSTAFA YURDAKADİM Piyano
HATİCE ÜRÜNDÜ Keman
NUR DENİZ DURSUN Keman
NEŞE COŞKUN Keman
DEFNE DEVLET AKTAŞ Bale
KARDELEN YILMAZ Piyano
KARWAN HAMAD Şan
ONUR TECİM Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
KAYRA EMİR Piyano
EMİR ADAR SAVSİN Gitar
ALP KAVAKLI Piyano
YAĞMUR FEYZA İHVAN Keman
UMUT ÇAKIR Keman
IRMAK ÖZSOY Keman
SILA KARTAL Bale
ELA NAZLI AKÇEŞME Bale
MÜNİR ORAL Keman
BEYZA YALVAÇ Keman
Doğaç Yılmaz Şan
NEDİM BALOĞULLARI Gitar
BİLGE TÜZEN Keman
ZEYNEP KASAPOĞLU Resim
SELEN KAYIKÇI Piyano
IRMAK DÜZGÜN Bale
SİBEL YANARATAŞ Piyano
PARVIN SEPEHRVAND Piyano
AYCA ŞİMŞEK Şan
EMRE CEBECİOĞLU Piyano
MERTKAN ZEYBEKOĞLU Piyano
ALP DENİZ Piyano
MELİHA ENGİN Piyano
ECE NEHİR AYDIN Tiyatro
JİYAN KIZMAZ Flüt
BORAN ÇALIŞ Bateri
NEHİR AKIN Yaratıcı Drama
EFE UĞURLU Yaratıcı Drama
NAZ SUDE DAĞISTANLI Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
ERHAN KARAKAYA Şan
DEFNE ALEMDAĞ Resim
BELİZ UYSAL Piyano
YAĞMUR ÇELENK Gitar
ELİF DÜLGER Keman
BERKER GEZER Piyano
EBRU ARSLAN Gitar
ELİF ÖKSÜZ Şan
ANIL SİNANGİL Resim
ALİ CENKER AKKUŞ Tiyatro
FİGEN ÖZTÜRK Piyano
ELİF KIRÇİÇEK Keman
HALİL ARAS BOZKAYA Bateri
ÇAĞLA KELEŞ Piyano
GONCA VARDAR Piyano
BAHAR ÖZLEM EKER Şan
ZEYNEP TAYDAŞ Piyano
TOLGA YELKENBASAN Şan
ELVİN SU TATLI Resim
ZEYNEP ENGİN Klarnet
ESMANUR GENÇ Resim
YELİZ KORKMAZ Resim
DİLA KARAGÖZ Piyano
YUNUS KAYA Flüt
PINAR SEYHUN Resim
FİDAN UCUZ Resim
BERDAN YILDIZ Piyano
CAN GERÇEK AYGÜNEŞ Yaratıcı Drama
MERVE BAŞARAN Bale
NEZİHE NİLDEN TUNA Piyano
ŞAHİN DURNA Şan
ARDEN EGE MAYISOĞLU Piyano
EMİR KARADEMİR Piyano
NAMIK MERT YİĞİT Yaratıcı Drama
SİAMAK SADEGHDOKPT Bağlama
BERFİN ERDEM Piyano
ÇAĞAN KAYTAN Yaratıcı Drama
ALİ AYDIN MENEKŞE Yaratıcı Drama
YASEMİN KOCAMAN Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
ZEYNEP BERATOĞLU Yaratıcı Drama
CANAN KAYALAR Şan
HASAN BOZYOKUŞ Tiyatro
ÖMER KAYALI Yaratıcı Drama
FATMA DORA ALTAŞ Piyano
DURU KOÇAK Piyano
İDİL KOÇAK Piyano
ILGIN TUMAN Resim
İKBAL ALAN Yaratıcı Drama
EBRU AYSOYSAL Piyano
CEREN DİZAR Resim
YADEN BUYRUK Bale
DİLEK ÖZGÜR Resim
SUNA DENİZ KESKİN Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
DORUK DİKMENLİ Yaratıcı Drama
ZEYNEP ÖRÜK Yaratıcı Drama
ENSAR KAYRA YILDIRIM Yaratıcı Drama
ÖMER TUĞRA YILDIRIM Yaratıcı Drama
ÖMER SAFA OLGUN Gitar
TALAT CANTÜRK GÜRSUL Gitar
BÜŞRA HİKMET UTKU Piyano
BEYZA ÇAVUŞ Resim
ECE FUNDA ŞAHİN Keman
DENİZ EFE EMECAN Bateri
DEFNE KURAN Bale
MURATHAN ATEŞ Yaratıcı Drama
YİĞİT ATEŞ Resim
BATUHAN ARGÜN Yaratıcı Drama
BURAK ÇAVUŞOĞLU Piyano
NİSA DENİZ KARA Yaratıcı Drama
EMİNE CABIOĞLU Resim
BUSE NUR ULAK Flüt
HAVVA ÇEVİK Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
HATİCE KARAKÖSE Bağlama
RECEP YİĞİT YÜKSEL Gitar
AYŞE SELİN YURTSEVER Bale
EMRE ANAPALI Gitar
İREM TEKKELİ Gitar
DENİZ EFE EMECAN Bateri
SEYFİ İSLAM CERAN Piyano
SEYFİ İSLAM CERAN Resim
METE ÖNAL Piyano
JANBERK BULUT Piyano
SENA TUNÇ Bale
YASİN BUYRUK Keman
BERKİN DURMAZ Bateri
KHANBALA ALİYEV Gitar
EREN CANER Bateri
AHMET BURAK ŞAHİN Keman
MUSTAFA MUMAY Gitar
BEREN HEPSERT Gitar
ÇAĞAN KEMERLİ Gitar
GÜRKAN YILMAZ Piyano
ZULFİYA ZAHİDOVA Piyano
HASAN EMRE ERDURAK Gitar
ABDOLMAJID ASKARIZADEH Piyano
TÜRKAN AYGEN Gitar
BARTU USTAOĞLU Yaratıcı Drama
ELA ÖZCAN Yaratıcı Drama
ZEHRA YAZICI Resim
NEHİR KOCAGİL Bale
ARDIÇ AKSU Resim
BELEN ÖZGÜÇ Bale
ULAŞ HEPSERT Klarnet
AZRA BAYRAM Yaratıcı Drama
FURKAN ERDEM HÜNER Yaratıcı Drama
ARDA SOYLU Piyano
DENİZ SAYLIK Piyano
ZEYNEP PEKER Resim
EMRE CAN SÜRAL Şan
SERKAN KONCAOĞLU Piyano
KEMAL EREN TÜRKMEN Yaratıcı Drama
MERT ÖZTÜRK Gitar
EFE ÜNSAL Piyano
MUSTAFA ASIM DEMİRKOL Keman
NAZLI EVİN TAŞATAN Şan
GAMZE BAL Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
İDİL KORKUT Resim
YAĞMUR AKTAĞ Yaratıcı Drama
MİNA YILMAZ Piyano
SERTAÇ İÇTEN Gitar
METİN AYDIN Gitar
ECRİN BODUR Resim
BEGÜM ÖNEY Bale
HAZAN ERBAŞ Şan
ERKAN KÖSEOĞLU Keman
SELEN ORUÇOĞLU Şan
MİNA YILDIZ Piyano
İPEK DOLU Piyano
EMEK DENİZ DOĞAN Piyano
AHMET AĞLIÇ Piyano
ZEYNEP AKÇA Keman
ÖZLEM BULCU Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
ELA EFLİN METİN Bale
NURAN GEZİCİ Resim
DEFNE BAKIR Resim
İLAYDA YALÇIN Akordeon
FİKRET ZAFER DUVAN Bağlama
RÜZGAR ÖZDEMİR Yaratıcı Drama
AYNUR KESEROĞLU Düğün Dansı
NİSA KÜPELİ Piyano
ÖMER TAYLAN ŞAHİN Gitar
SERKAN KORKMAZ Gitar
EGE EREN ŞEN Flüt
DERİN SU KORKMAZ Yaratıcı Drama
MURAT ÇETİNKAYA Keman
ELA ZEYNEP GÜLTEKİN Yaratıcı Drama
FULYA KARA Resim
MUSTAFA AKKIZ Bağlama
DORUK YILMAZ Gitar
METEHAN ALTINDİL Şan
SELVİ DUYUM Keman
CANSU YILMAZ Piyano
AYNUR BAYDİLLİ Şan
ASYA TÜRKSEVEN Bale
ZAFER BERKEHAN PEKKAN Gitar
URFAN JAFAROV Düğün Dansı
ELİF BEŞİNCİ Şan
OSMAN DÖNMEZ Resim
DORUK RÜZGAR SARAÇER Piyano
FULYA MUTLU Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
FATMANUR ÇEBİ Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
YETER ÇEBİ Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
GUSHODAKHON SOTVOLDIEVA Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
PINAR ÖZTÜRK Piyano
OKAN BEYHAN Düğün Dansı
AYŞENUR DEMİR Resim
ALİ KOÇ Bağlama
ZEYNEP ŞEYHOĞLU Bateri
EGE SEZEGEN Gitar
SÜMEYYE BARUTÇU Resim
MEHMET YILMAZ Şan
KAAN YİĞİT FIRAT Gitar
İBRAHİM HALİL ÜNLÜ Bağlama
RÜZGAR BİROL Yaratıcı Drama
DOĞA BİROL Yaratıcı Drama
BEYZA BARANOK Piyano
DERİN ALKAYA Piyano
ŞİMAL NWOKORO Şan
AYBERK OKAN HACER Gitar
SEVİM GAMZE ÇANKAYA Piyano
HATİCE ERDOĞAN Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
İREMSU UYGUR Şan
BURÇAK SEVEN Piyano
CAN KEREM AK Bateri
AYFER DEMİREL Resim
EFE ERİŞ Resim
FATİH MEHMET KAYA Şan
IRAZ KOBAN Bale
PELİN ŞİRİN Piyano
AYŞE NAZ MİRASYEDİ Yaratıcı Drama
ARAT MUSOSOĞLU Şan
BERKAY ERYILDIZ Gitar
LİDA TURĞUT Tiyatro
BİLGE ERDOĞDU Piyano
İREM BOZKURT Tiyatro
FERHAT ERİNÇ Klarnet
ŞEYDA SARIÇAY Flüt
KEREM KAHYA Gitar
ÇAĞLA DEMİR Şan
SENA ERTOP Keman
ONUR ERDOĞAN Keman
HAZAR PARMAKSIZ Piyano
ASELNAZ ELİDOĞRU Bale
GÖZDE DÖNMEZ Bale
SİNAN ÜLKEN Bateri
EGE ERUÇAR Viyolonsel
YUSUF KÖSE Resim
BUSE ÇEVİKBAŞ Yaratıcı Drama
ELİSA AYDIN Keman
MAZİ KUTLU Piyano
GÜLBİN ZEYNEP ARAL Piyano
SELİM TUNA Piyano
TUANA AĞRİKLİ Tiyatro
SİNAN ÇOLAK Klarnet
İNCİ TEMUR Bale
TAYFUR ÖZBOLAT Bağlama
CEMRE DAĞ Bale
DURU UYSAL Bale

 

 

Nar sanat eğitim kursu olarak yeni eğitim dönemine (2016-2017) her yıl olduğu gibi bu yılda yaratıcı drama alanında  çocuklarımızın yaşam kalitesini yükseltmek için öğrenmede bilişsel, duyuşsal ve devinimsel gelişim alanları ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesini kolaylaştıran çağdaş  teknik ve yöntemlerle hazırlanmaktayız. Çocuklarımız bu yöntemlerle eğitimde yaratıcı drama ile kendilerinin merkezde olduğu drama çalışmalarının süreçlerinde yaşayarak çeşitli roller üstlenir, çevresini daha iyi tanır, algılar ve çeşitli öngörüler geliştirmeyi öğrenir.

yaratici_drama (14)

Çocuklarımızı yaş aralıklarına göre gruplandırdığımız derslerimiz; hafta sonu ve hafta içi olmak üzere velilerimizin talepleri doğrultusunda çoğunluk esas alınarak oluşturulmaktadır.

Eğitici ve yaratıcı drama derslerimizin sonunda 20 dk lık resim çalışmalarımız ile çocuklarımızın kendileri ve çevreleri ile ilgili duygularını, düşüncelerini, iç dünyalarını açığa çıkarmayı hedeflemekteyiz. Çocuklarımızın resimlerini okuyan çocuk gelişim uzmanımız gerektiği durumlarda ailelerimize rehberlik etmektedir.

Yaratıcı drama eğitmenimiz ile görüşmek ve tanışma dersimiz için bizimle iletişeme geçmeniz yeterli olacaktır.

yaz okulu

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 yaz sezonu için yaz okulu gruplarımız başlamaktadır. Akıl oyunları seti ve ZeKare eğitim setleri ile basitten karmaşığa doğru bilinçaltı eğitimi temelli başlayacak olan eğitim; her ayın sonunda veliye hangi konuda eksik, hangi konuda dikkatli hangi konuda daha başarılı olduğu konuyla ilgili rapor olarak sunulacaktır. “Hangi alanda nasıldı?, Ne tür destekler verildi? , Hangi gelişim özelliğinin ileride desteklenmesi lazım? , Hangi zeka alanı daha kuvvetli?” sorularının cevaplarını velilerimiz rapor halinde eğitmenimizden alacaklardır. Gün içerisindeki eğitim devam edecektir. Gün içerisinde rutin çoklu eğitim devam ederken, birebir özel eğitim ile ilgilenen eğitmenimiz bazı saatlerde arkadaşlarımızı birebir eğitime alarak zeka gelişim programını uygulayacaktır. Buradaki asıl amacımız; okul öncesi dönemdeki çocuklar emici beyindir, yani herşeyi alırlar fakat hepsini alma becerisi ya da hedefe ulaşma becerisi farklıdır. İleriye giden çocukların geridekilere uyum sağlaması zor olur, zor öğrenenlerin de ilerideki çocuklara uyum sağlaması zor olur. Bu nedenle hepsine ayrı ayrı gelişim programı uygulanması gerekmektedir.  Bu program daha çok Montessori eğitim programından etkilenerek hazırlanmış bir programdır ama Montessori eğitiminin tamamı baz alınmamıştır. Çünkü Montessori eğitiminin devamında Türkiye ‘de devam edebilecekleri bir okul bulunmuyor. Biz geleneksel eğitimimizi hazırlayacak şekilde bu materyalleri uygulayacağız. Materyallerimizin tanıtımını eğitmenimiz randevu ile tanıtabilmektedir. Bu materyaller görsel algı becerisi, konsantrasyon becerisi , el-göz koordinasyonunu geliştiren materyallerdir.

montessori egitimi

Montessori Eğitimi Nedir?

Montessori eğitimi İtalyan bir doktor ve eğitimci olan Maria Montessori tarafından geliştirilen ve serbestlik, sınırlar içinde özgürlük ile bir çocuğun doğal psikolojik, fiziksel ve sosyal gelişimine verdiği önem ile tanımlanan bir eğitim yaklaşımıdır. “Montessori” adı altında bir dizi uygulama bulunsa bile, Association Montessori Internationale (AMI) ve Amerikan Montessori Cemiyeti (AMS) aşağıdaki unsurları esas olarak belirlemiş bulunmaktadır:

  • Büyük çoğunlukla 2.5 ya da 3 yaşından 6 yaşına kadar çocuklar için oluşturulmuş karma yaş sınıfları,
  • Belirlenmiş seçenekler içerisinden, öğrencinin kendi seçeceği faaliyetler,
  • Bölünmeyen çalışma zamanı blokları, ideal olarak üçer saat,
  • Öğrencilerin doğrudan eğitim (yönergeler) yerine malzemelerle çalışarak kavramları öğrenmelerine dayalı “Yapılandırmacı” ya da bir “keşif” modeli,
  • Montessori ya da arkadaşları tarafından geliştirilmiş olan özelleştirilmiş eğitim malzemeleri,
  • Sınıf içerisinde hareket özgürlüğü,
  • Montessori metodu için eğitilmiş bir öğretmen

Bunlara ilave olarak, birçok Montessori okulu onun yayınlanmış eserlerinde yer alan Montessori’nin insan gelişimi modelini referans alarak programlarını tasarlamakta ve Montessori’in hayatı boyunca verdiği eğitici eğitimi derslerinde tanıtılan pedagoji, ders ve malzemeleri kullanmaktadır.

Okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar; sosyal bilimler, görsel sanatlar,spor ve becerilerin geliştirilmesi de önemlidir. Çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Matematik, fen eğitimleri ve soyut kavramları en iyi öğretmenin yolu müzik,drama ve spor uygulamalarıdır. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formulüdür.

YAZ OKULUMUZUN YAPISI

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri,

-Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim,

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği,

-ORFF destekli  Müzik Etkinliği,

-Bahçede açık hava oyunları,

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi,

-Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

-İlgi köşelerinde serbest zaman,

-Sabah Kahvaltısı,

-Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler),

-Bahçede açık hava oyunları,

-Orff destekli müzik etkinliği,

-Öğle yemeği,

-Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır),

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Meyve saati,

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği),

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

  • Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.
  • Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)
  • Bale
  • Resim dersleri ücretsizdir.
  • Yaş Grupları
  • 3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.
  • Kontenjanımız 20 kişi ile sınırlı olup, daha detaylı bilgi ve eğitmen randevusu için bize telefonla ulaşmak için 0212-570-80-68 veya 0530-880-71-80 numaralarından veya e-mail yoluyla ulaşmak için info@narsanat.com adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak Yaratıcı Drama derslerimiz her hafta bilinçaltı eğitimi oyunlarıyla devam etmektedir.  Yaratıcı Drama eğitmenimiz Banu Çavuş tarafından kurgulanan oyundan görüntüler;

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

deneyimlenmemiş bilgi, bilgi değildir

Drama, deneyimleyerek öğrenme imkanı sunan özel araçlar ve yöntemlere sahiptir. Bu yöntem ve araçlar sayesinde katılımcı, iş yaşantısında ve sosyal ilişkilerinde karşılaşacağı problemleri çözme becerisi kazanır.

  •  Sosyal hayat içinde ifade becerilerinde gelişim ,
  •  Birlikte çalışma becerisi
  •  Problem çözme becerilerini geliştirme
  •  Sözlü anlatım ve beden ifadelerinde yaratıcılık
  •  Grup planlaması, grupla karar verme, yeni çözümler üretme yeteneğini geliştirme
  •  Topluluk karşısında rahatlık

Gibi sosyal yararların yanında, bireysel olarak da

  •  Sanat anlayışı ve ruhunu kazanma
  •  Hayal gücünü geliştirme
  •  Dinleme becerilerini geliştirme
  •  Duyusal, duygusal ve bedensel farkındalık
  •  Olayları değerlendirme yeteneğini kazanma
  •  Dikkat, konsantrasyon ve hafızanın gelişmesi
  •  Empati becerisi
  •  Kendini tanıma

Yönünde katkıları olacaktır.

 

Yetişkinler için Drama Eğitimi için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Eğitici / Yaratıcı Drama Kursu / Dersi

Ders hakkında genel bilgi : 

Yaratıcı Drama dersimiz Talepler doğrultusunda haftada bir gün 2 ders saati şeklinde işlenmektedir.

Eğitici/Yaratıcı drama çoğu zaman Tiyatro Eğitimi ile karıştırılmaktadır. Tiyatronun unsurları da kullanılmakla beraber tek başına tiyatro eğitimi Çocuklar için Eğitici/ Yaratıcı Dramanın asla yerini tutamaz. Konusunda yetkin ve yeterli eğitim almamış kişilerin eğitici drama eğitimi vermesi kabul edilmez ve çocuğun gelişimi açısından sakıncalıdır. Bu bağlamda yetkin eğitmenler eşliğinde yaratıcı/eğitici drama kursumuza bekliyoruz. Her eğitim döneminin sonunda eğitmen uygun gördüğü taktirde sene sonunda bir etkinlikte öğrencilerimiz yer alacaklardır. Fakat asıl hedef sene sonu gösterisi değil çocuğumuzun aşağıda belirtilen doğrultuda eğitim almasıdır.

Drama Derslerimizden örnek

Yaş Grupları :

3 yaş

4-5 yaş

6– 7 yaş  olmaktadır.

Not: Eğitmenin gözlem ve değerlendirmesine göre yaş grupları arasında geçişler yapılabilir.

Eğitici /Yaratıcı Drama

Çocukların yaratıcılık özelliklerini geliştirmek ve oyun yoluyla düş güçlerini harekete geçirmek için çocuklarla yapılan yaratıcı drama etkinliğimiz, çocuğun dikkat ,algılama, dinleme, konuşma,bedenini de kullanarak anlatma ve yorumlama gibi iletişim becerilerini geliştiren bir programdır. Yaratıcı/eğitici drama yöntemiyle, çocukların yaşantılarından yola çıkarak yaşadığımız çevreye duyarlılık kazandırmak, çevre bilinci oluşturmak ve  bu bilinci toplumun değişik katmanlarına yaygınlaştırmaktır.

Projenin Amacı:

Okulöncesi çocuklarına yaratıcı drama yöntemiyle yaşadığımız çevreye duyarlılık kazandırabilmektir.
-Grupla iletişim kurabilme
-Grupla etkileşim sağlayabilme
-Bireysel özelliklerini tanıyabilme
-Diğer bir kişiye güven duygusunu geliştirebilme
-Duyu organlarını kullanabilme
-Çevresindeki ayrıntıları fark edebilme
-Empati becerisini geliştirebilme
-Çevresindeki ayrıntıları fark edebilme
-Çevresini güzelleştirebilme
-Çevre konusunda neden – sonuç ilişkilerini kurabilme
-Duygularını uygun yollarla gösterebilme
-Gözlem  yeteneğini geliştirebilme
-Çevresindeki ayrıntıları fark edebilme
-Başlama ve bitirme yönergelerini kavrayıp hayata geçirebilme
-Çevre kirliliği ile ilgili problem durumu çözebilme
-Büyük ve küçük kaslarını kullanarak çevre duyarlılığı konusunda özgün bir ürün meydana getirebilme
-Bir birey olarak kendine ait istek ve yeteneklerinin farkına varabilme.

Eğitim amaçlı yaratıcı drama da iletişim sanatlarından biridir.Çocuk, drama çalışmaları içinde gözlendiğinde, dil becerilerinde oldukça etkin olduğu görülür. Çocuk bu etkinlikler içerisinde yer alırken düşünme, konuşma, dinlenme, anlatma ve birbiriyle iletişim kurma becerilerini de kazanır. Bütün bu beceriler( plan hazırlama, problem çözme ) kendi içinden ve diğerlerinden gelen uyarılara doğal tepkiler verirken elde edilir.

Drama etkinlikleri sırasında çocuk, sözel iletişimi başlatması ile çeşitli durumlarda hayali karakterlerle karşılıklı diyaloglar kurar. Doğal, içinden geldiği gibi ve hayal gücüne dayanarak konuşur. yine organize edilmiş etkinlikler sayesinde çocuk sesinin tonunu, yüksekliğini yada alçaklığını, hızını ayarlayabilir.

Çocukların kelime hazneleri,
* Yaratıcı drama sanatıyla,
* Yaratıcı/eğitici drama veya doğaçlamanın konularıyla gelişebilir.
Yaratıcı drama sadece bir öğrenme yolu veya eğitim modeli olmakla kalmamakta, dilin kazanılması, geliştirilmesi, zenginleştirilmesi için de önemli bir araç görevi görmektedir.

Drama, özde öğretim programının eşsiz ve bütünleyici bir unsurudur. Eğitimde sistemli ve devamlı drama eğitimi vermek, öğrencilere değerlendirme, yaratma, keşfetme, çözümlemeye yönelik soru sorabilme becerilerine sahip olma şansı sağlar. Dramada bütün öğrenciler katılma hakkına sahiptir. Bu sayede deneyim ve cesaretleri gelişir.

Drama, yüksek düzeyde yaratıcılık gücüne dayanan, insan tecrübesini araştıran bir yoldur.Dramatik etkinlikler, insancıl düşünme, hissetme ve davranmayla birlikte insanın kendisini ve diğerlerini tanımasına yardımcı olur. Öğrencileri beceri sahibi, tutarlı, anlayışlı, sahip oldukları imkanlarla dünyalarını genişletmeye çalışan, yaşama kendi düşünceleri ile katılan, cesaretli bireyler olma yolunda destekler.

Dramatik anlatım, öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirip, çözüme ulaşmalarını sağlar. En belirgin olan yeteneği belirleme, seviyeli sorular sorabilme, hipotez kurma, formül geliştirme ve sonuca ulaştırma, hoşgörü, empatik olma gibi kazandırılan beceriler diğerlerinin arasında yer alır.

Dramatik etkinliklerin kapsadığı diğer alanlar; dramatik oyun, doğaçlamalar, drama esaslı öykü, konu kaynaklı drama, sosyal rolleri içeren oyun, fan çalışması, deneyler ve bilimsel labaratuvarlardır.

Çocuklar, gençler ya da yetişkinlerle yapılan dramanın klasik sınıflandırılmasında, ısınma ve rahatlama, rol oynama ve pandomim, doğaçlama, oluşum ve değerlendirme aşamaları yer alır. Isınma oyunları; grubun birbirine ısınması, konuya ısınma ve rahatlamayı içeren hareketli oyunlardır. Rol oynama ve pandomim aşaması, grubun iletişim ve etkileşimini sağlama, imgelemi geliştirme, duyuları geliştirme ve pandomim yoluyla ifade becerisini geliştirmeyi içeren, ses, imge: pandomim ve dokunma, işitme, görme duyusuyla ilgili alıştırmaları içerir. Doğaçlama aşamasında, hazır bir yapıttan masal, şiir öykü, tablo, fotoğraf, heykel, gazete haberi ya da bir “hayat durumun”dan yola çıkılarak drama yaratılır, canlandırılır. Oluşumlar aşamasıysa, dramada deneyim kazanmış gruplarda hiç beklenmedik, yetkin bir doğaçlamanın ortaya çıkmasıdır. Dramanın değerlendirilmesi aşaması da, katılanların drama ortamından olumlu, neşeli, iyimser yaşantılarla ayrılmasını sağlayan sözel bir aşamadır.

Aşağıda klasik bir yaratıcı drama programının aşamaları ve bunların amaçlar, içerik, konular açısından sınıflandırılması görülmektedir:

Aşamalar, Amaçlar, İçerik
Amaçlar İçerik
I. Isınma Aşaması
Oyuna katılma istekliliğinin arttırılması,
Grubun birbirine ısınması,
Grubun oyunlara ısınma,
Grubun dramaya ısınması,
Grubun rahatlaması.
Top ile oynanan tanışma oyunlar
Adını çeşitli biçimlerde söyleyerek tanışma oyunları,
Bedeni gevşetme, rahatlama alıştırmaları,
Eşini bul, ayağını yerden kes oyunu,
Elma toplama oyunu,
Isınmayı sağlayıcı diğer oyunlar

II. Rol Oynama Pandomim Aşaması
Grup içi iletişimin ve etkileşimin sağlanması,
İmgelemi geliştirmesi,
Görme, işitme, dokunma vb. duyuları geliştirmesi,
Pandomim yoluyla ifade becerisini geliştirmesi
Eşinin elini bul oyunu,
Kör tavuk oyunu,
Çeşitli seslerle ilgili çağrışımlar yaptırma,
İkili heykel olma oyunları,
Eşine heykel formu verme,
Gözleri kapalı olarak eşinin heykel formunu- tanıma ve aynısını, canlandırabilme oyunları,
Pandomim yaparak çeşitli eylemleri canlandırma, Atasözlerini canlandırma

III. Doğaçlama Aşaması
Dramada doğaçlama yapabilmesi,
Doğaçlama yoluyla yeni durumlar yaratabilmesi,
Oyun yoluyla kendini ifade edebilmesi,
Doğaçlamaya katılmada istekliliğinin artması,
Doğaçlama yapmaktan zevk alması, eğlenmesi,
Yaratıcı düşünebilmesi,
Hazır bir yapıttan yola çıkarak doğaçlama yapabilmesi,
Kendi uydurdukları öykülerden doğaçlama kurma, durumlar
Yaratma, canlandırma yetilerini geliştirmesi
Masal, öykü, şiir, yöresel öyküler, bir tablo, bir fotoğraf, bir heykel, bir gazete haberi ya da bir ders konusundan yola çıkarak doğaçlama kurmak,
Durumlar yaratma, canlandırma,
Doğaçlama öncesinde konu hakkında- liderin bilgilendirmesi,
Çocukların uydurduğu öykülerden doğaçlamalar yapma,
Öykünün tamamını ya da bir kesitini oynama

IV. Değerlendirme Aşaması
Çocukların dramayı değerlendirme yetisinin geliştirilmesi,
Etkileşimi sağlaması,- Paylaşımda bulunması,
Yapıcı, olumlu eleştiriyi yapabilmesi,
Drama çalışmasından, olumlu duygularla ayrılma.
Yaşantılarını ifade edebilmesi.
Doğaçlamaları canlandırdıktan sonra tartışma, değerlendirme,
Gerekirse yeniden oynama,
Duygu ve düşüncelerin olumlu biçimde ifade edilmesi, paylaşılması,
Olumlu duygularla, drama çalışmasından ayrılma.

Yaratıcı Drama Eğitimi için ÖN KAYIT formunu doldurabilirsiniz.

ÖN KAYIT