Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: çocuk

Sanat Haberleri

Ocak 2014 ayında satılan bandrol sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15 arttı.

YAYFED’e göre Türkiye, 2014’e kitap okuyarak başladı. YAYFED Başkanı Bayram Murat 2014 yılı Ocak ayı bandrol rakamlarını açıkladı.
kitaplık

Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu (YAYFED) tarafından yapılan açıklamaya göre Ocak ayında satılan bandrol sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15 arttı.

YAYFED Başkanı Bayram Murat, Ocak 2014’te yayımlanan kitap sayısının 2013’ün aynı dönemine göre yüzde15 artış göstererek 24 milyon 276 bin 56’ya ulaştığını söyledi. 48 sayfadan ince kitapların yer almadığı kitap yayım verileri 2013’deki yüzde 13’lük büyüme eğiliminin sürdüğünü gösterdi.

Murat, bandrol sayılarında 2013 yılında yaşanan artışın 2014’ün başında da sürmesinin sektörün güçlenmesinin işaretlerinden olduğunu kaydederek şunları söyledi: “Türkiye’de artış gösteren bandrol satışları yayıncılık sektörünün büyüklüğünü göstermenin yanında kitaba verilen önemin arttığını da anlatıyor. Diğer yandan korsanla yapılan mücadelede de ilerleme kaydedildiğini ortaya koyuyor. 2014 başında tüm sektör için olumlu bir gösterge olan artış rakamlarının istikrarlı bir seyir ortaya koyduğunu memnuniyetle görüyoruz. 2011 yılının Ocak ayında 19.346.402 olan bandrol satışı 2012’nin aynı döneminde 23.435.121 olmuştu. 2013 Ocak ayında ise 21.387.430’a ulaşmıştı.”

Eğitim yayınları ilk sırada

Ocak 2014’de ilişkin rakamların türlere göre dağılımı ise şu şekilde gerçekleşti: Eğitim içerikli kitaplar 9.325.097,inanç kitapları 6.890.092, edebiyat, inceleme, araştırma 6.047.925, çocuk ve ilk gençlik yayınları 1.531.291, akademik yayınlar 481.651, ithal edilen kitaplar(ağırlıklı akademik yayınlar): 288.737. *Aylar içinde bu rakamlarda dalgalanmalar görülebilecektir.

 Kaynak :[-]

10 Şubat 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/02/kitaplık.jpg 960 1280 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-02-10 20:36:552014-02-10 20:39:00Ocak 2014 ayında satılan bandrol sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15 arttı.
Sanat Haberleri

13. !f İstanbul 13 Şubat’ta başlıyor

İş Bankası partnerliğinde düzenlenecek 13.!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, bu yıl da yılın en çok konuşulan filmlerini Türkiye’ye getiriyor, partileriyle şehri ayağa kaldırıyor, etkinlikleriyle dünyamızı değiştirmeye devam ediyor. !f İstanbul, 13 Şubat’ta İstanbul’dan yola çıkıyor, 27 Şubat-2 Mart 2014 tarihlerinde de Ankara ve İzmir’e uğruyor!

 

if-festival İş Bankası partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında yapılacak 13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 13-23 Şubat 2014 tarihlerinde İstanbul’da, 27 Şubat-2 Mart 2014 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek. !f İstanbul bağımsız sinemanın en iyilerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music partileriyle İstanbul’un eğlence hayatına alternatif olacak, !f ² ile de 30 şehre film götürecek.

13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 13-23 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da Beyoğlu Cinemaximum Fitaş, İstinye Park Cinemaximum, Cinemaximum Budak; 27 Şubat-2 Mart tarihlerinde de Ankara Cinemaximum Armada ve İzmir’de ise Cinemaximum Konak Pier sinemalarında gerçekleşecek.

 

Yılın beklenenleri yine Digiturk’le yine !f’te!
Digiturk Galaları, Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmlerini Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşturuyor.

The Hunting Party/Av Partisi, Matador filmleriyle tanıdığımız Amerikalı Richard Shepard’ın yazıp yönettiği, Jude Law’ı en sıra dışı rollerinden birinde izleyeceğimiz suç komedisi Dom Hemingway; arkadaşlıklar ve geçici aşklar üzerine eğlenceli hikayesiyle eleştirmenlerin gözdesi olmuş, Tarantino’nun “2013’ün en iyi filmleri” listesinde de 5. sırada yer almış Joe Swanberg imzalı Drinking Buddies/Akşamdan Kalanlar; San Sebastian’da Büyük Ödül’ün yanı sıra Özel Mansiyon ve Selanik’ten FIPRESCI ve Jüri Özel ödüllerini kapan, başroldeki Samuel Lange’ın oyunculuğuyla !fçilerin kalbini fethedecek Bad Hair/Kıvırcık Saç; Locarno’da kadın oyuncu dahil dört ödül birden alan, Atina ve Valladolid’de seyircinin gönlünü kazanıp ödüllere boğulan Short Term 12/Kısa Dönem 12; Louise Archambault’un Locarno’dan Seyirci Ödüllü dokunaklı aşk filmi Gabrielle, Alex Gibney’nin Julian Assange ve Bradley Manning’in psikolojilerini ve onların etrafında yaratılan efsaneleri kurcalayan belgeseli We Steal Secrets: The Story of WikiLeaks/Sırları Çalıyoruz: WikiLeaks’in Hikâyesi; ünlü İtalyan aktris Valeria Golino’nun yönettiği, yılın ödüllere doymayan filmlerinden Honey/Bal; ilk uzunu Reconstruction/Yeniden Sev Beni’den beri kendine sıkı hayranlar yaratan Christoffer Boe’nun yeni filmi Sex, Drugs & Taxation / Spies & Glistrup; Amerikan bağımsız sinemasının gözde kadın yönetmenlerinden Kelly Reichardt’ın bir barajı havaya uçurmayı hedefleyen radikal çevreci üç aktivistin hikâyesine odaklandığı etkileyici filmi Night Moves/Gece Planı; Karl Lagerfeld, Tom Ford, Donatella Versace’nin arz-ı endam ettikleri, Fransız Vogue dergisinin eski editörü Carine Roitfeld’in hayatını anlatan Mademoiselle C/Matmazel C; aynı zamanda ünlü bir modacı olan Agnès B.’nin bir çocukluk travmasının çetin ve sinemasal olarak çok yönlü hikâyesini anlattığı filmi My Name is Hmmm…/Benim Adım Hmmm…; 2007’de çektiği Amal’la yakın takibe aldığımız Hindistan asıllı Kanadalı yönetmen Richie Mehta’nın çalışmaya gönderdikleri çocukları Siddharth’ı kaybeden bir ailenin yürek burkucu hikâyesini konu alan Siddharth; Sundance’te oyuncu performanslarına Jüri Özel Ödülü getiren ve yılın en parlayan bağımsızlarından The Spectacular Now/Şu An Muhteşem; Irvine Welsh’in aynı adlı romanından uyarlanan, James McAvoy’u psikopat, seks düşkünü, alkolik ve uyuşturucu bağımlısı bir polis olarak izleyeceğimiz Filth/Pislik ve sıkı sinefillerin ilk uzunu Abel’den beri takip ettikleri Hollandalı usta Alex van Warmerdam’ın izleyen herkesi şaşkınlığa sürükleyen son yapıtı Borgman/Bela, “Galalar” bölümü filmlerinden sadece birkaçı.

if Festival afişi

if Festival afişi

Bu bölümde ayrıca; yılın merakla beklenen filmlerinden Nymphomaniac, Dallas Buyers Club, The Double, Under the Skin, Is the Man Who Is Tall Happy?: An Animated Conversation with Noam Chomsky, The Wind Rises ve The Grandmaster da Türkiye galasını yapacak filmler arasında…

Lars von Trier, her zamanki gibi provokatif bir işe soyunduğu Nymphomaniac/İtiraf’ta, seks bağımlısı bir kadının çocukluğundan yetişkinliğe, hayatının farklı dönemlerini anlatıyor. Trier’in ürkünç ve büyüleyici dört saatlik bu epik filmi, Charlotte Gainsbourg, Stellan Skarsgård, Stacy Martin, Shia LaBeouf, Christian Slater, Uma Thurman, Willem Dafoe, Udo Kier gibi bir arada görmesi hayal olabilecek bir kadroyu buluşturuyor ve kuşkusuz yılın sinema olayı oluyor.

Başta C.R.A.Z.Y./Çılgın olmak üzere Young Victoria/Genç Victoria, Café de Flore/Ruh Eşim gibi filmleriyle kendi takipçilerini yaratan Jean-Marc Vallée’nin Altın Küre’lerde 2 dalda adaylığıyla Oscar’a göz kırpan son filmi Dallas Buyers Club/ Sınırsızlar Kulübü; sarsıcı hikâyesi kadar Matthew McConaughey ve Jared Leto’nun oyunculuklarıyla da yılın en merak uyandıran projelerinden…

2010’da gönlümüzü çeldiği bağımsızı Submarine’den beri sesi soluğu çıkmayan ve ne yapacağını heyecanla beklediğimiz Richard Ayoade’nin ikinci filmi The Double/Öteki ise (2013) kendisiyle tıpatıp benzerlik gösteren ‘öteki’ kendisiyle tanışan bir adamın deliliğe doğru giden hayatını anlatıyor. Dostoyevski’nin yazdığı dönem ağır eleştirilere maruz kalmış, ama zamanla bir başyapıta dönüşmüş aynı adlı romanından uyarlanan film, Jesse Eisenberg ve Mia Wasikowska’nın uyumuyla da göz dolduruyor.

Chungking Express, In the Mood for Love/Aşk Zamanı, 2046, My Blueberry Nights/Benim Aşk Pastam filmlerinin usta yönetmeni Wong Kar-Wai’nin son filmi The Grandmaster/Büyük Usta’sı ise, 1930’larda geçiyor ve Bruce Lee’nin de hocası olan dövüş sanatları ustası Ip Man’ın hayatına odaklanıyor. Uzakdoğu festivallerinde ödüllere boğulan ve her Wong Kar-Wai filminde olduğu gibi tasarımı ve görselliğiyle büyüleyen film, yönetmenin fetiş oyuncusu Tony Leung ile Ziyi Zhang’ı buluşturuyor.

Eternal Sunshine of the Spotless Mind/Sil Baştan, The Science of Sleep/Rüya Bilmecesi filmlerinin yaratıcısı Michel Gondry’nin heyecanla beklenen belgeseli Is the Man Who Is Tall Happy?: An Animated Conversation with Noam Chomsky/Uzun Boylu Adam Mutlu Mu?: Noam Chomsky ile Canlandırma Bir Sohbet, dilbilimci, filozof, tarihçi, mantıkçı, aktivist, siyasi eleştirmen ve yazar sıfatlarının hepsini taşıyan Noam Chomsky’le yaptığı sohbetlerden oluşuyor. Gondry’nin animasyonlarla tarif ettiği bu sohbette, yaşayan en büyük filozoflardan birinin çocukluğundan bugüne süren etkileyici hayatını dinliyoruz.

Radiohead’den Massive Attack’e, pek çok ünlü gruba çektiği videolarla ve Sexy Beast/Seksi Hayvan, Birth filmleriyle tanıdığımız Jonathan Glazer’ın Michel Faber’ın Türkçede de yayımlanan aynı adlı kitabından uyarladığı Under the Skin/Derinin Altında’sı, kendisine seksi bir kadın imajı vererek erkekleri avlayan tehlikeli bir uzaylıyı anlatıyor. Femme fatale uzaylı rolünde Scarlett Johansson’ı izleyeceğimiz bu etkileyici bilimkurgu, 1976 tarihli klasik The Man Who Fell to Earth/Dünyaya Düşen Adam’ın kadın versiyonu yorumlarıyla karşılanmıştı.

Bölümün en heyecan uyandıran filmlerinden biri de The Wind Rises/Rüzgâr Yükseliyor kuşkusuz. Anime dünyasının usta ismi Hayao Miyazaki’nin sinemaya vedası olacağını söylediği film, 2. Dünya Savaşı’nda kullanılan Zero avcı uçaklarının tasarımcısı Jiro Horikoshi’nin hayatına odaklanıyor ve yönetmenin hayranları ile anime tutkunlarını bir kez daha büyülü bir yolculuğa çıkarıyor.

Yılın ilham veren yönetmeni aranıyor!

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin uluslararası yarışmalı bölümü Keş!f, altıncı yılında yılın ilham veren yönetmenini aramaya devam ediyor. İlk ya da ikinci filmini yönetmiş yönetmenlerin filmlerinin yarıştığı “Keş!f” bölümünde, ABD, Almanya, Fransa, Fas, Irak, İngiltere, İran, İsviçre, Nepal, Norveç, Sırbistan ve Türkiye’den toplam 9 film yarışacak.

Hamam, Hayal Kurma Oyunları, Anlat İstanbul, Ses, Aşk Tesadüfleri Sever filmlerinin oyuncusu, en son “Muhteşem Yüzyıl” adlı televizyon dizisinde Şehzade Mustafa rolünde izlediğimiz Mehmet Günsür; Silkwood, House of Games, Valmont ve The People vs. Larry Flynt gibi pek çok klasik filmde yapımcılık, Amadeus’tan Man on the Moon’a, Brokeback Mountain’dan Gangs of New York’a, önemli filmlerde yürütücü yapımcılık yapmış Michael Hausman; New York Film Festivali seçim komitesinde görev alan, aynı zamanda New Directors/New Films’in ortak direktörlüğünü ve Film Society of Lincoln Center’ın programlama direktörlüğünü de yürüten sinema yazarı ve film küratörü Dennis Lim; La Moitié gauche du frigo, Congorama, It’s Not Me, I Swear! gibi bol ödüllü filmlerin yanı sıra en son 2011’de Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığı kazandığı Monsieur Lazhar’ın ünlü Kanadalı yönetmeni Philippe Falardeau ve Berlinale’nin yenilikçi filmleri öne çıkardığı Forum bölümünün direktörü Christoph Terhechte’den kurulu Keş!f jürisi, 2014’ün ilham veren yönetmenini seçecek.

Keş!f Uluslararası Yarışma filmleri ise şöyle: Ramon Zürcher’in Toronto, Cannes, Berlin gibi festivallerde büyük övgüyle karşılanan filmi The Strange Little Cat/Tuhaf Kedicik; İngiliz yönetmenler Stephanie Spray ve Pacho Velez’in Locarno’da En İyi İlk Film dalında özel mansiyon kazanan filmleri Manakamana; Clio Barnard’ın Cannes’da Label Europa Cinemas Ödülü’nü kazanmış, Stockholm ve Londra film festivallerinde ‘En İyi Film’ seçilmiş The Selfish Giant/Bencil Dev’i; İranlı Shahram Mokri’ye Venedik’te Orrizonti Jürisi’nden Teknik Başarı Ödülü’nü getiren Fish&Cat/Balık ve Kedi; Iraklı asıllı yönetmen Hisham Zaman’ın Kuzey Kürdistan’da başlayan ve İstanbul’a uğrayan, Tribeca’dan ödüllü filmi Before Snowfall/Kar Yağmadan Önce; Abdellah Taïa’nın bir gey çocuğun Arap toplumunda büyümesini şiirsel bir dille ve korkusuzca anlattığı Salvation Army/Kurtuluş Ordusu; Narimane Mari’nin belgesel sinemanın kalesi sayılan CPH:DOX’dan en iyi belgesel ödüllü filmi Bloody Beans/Kahrolası Fasulyeler; Sırbistanlı kadın yönetmen Mina Djukic’in etkileyici büyüme hikâyesi The Disobedient/Haylaz ve Türkiye’den Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın dünya prömiyerini Berlinale’nin Generation bölümünde yapacak, Altın Portakal’da ‘En İyi İlk Film’, ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Kurgu’ ödüllerini toplamış filmleri Mavi Dalga.

Keş!f bölümündeki filmler ayrıca, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi tarafından değerlendirmeye alınacak. Burçin Yalçın, Cem Altınsaray ve Müge Turan’dan oluşan jüri, seçecekleri bir filme SİYAD Ödülü’nü verecek.

Keş!f’e kardeş yarışma: Aşk & Başka Bi’Dünya
!f İstanbul’un bu yılki yenilikleri arasında ise, uluslararası yarışma “Keş!f”e kardeş gelen Aşk & Başka Bi’Dünya özellikle dikkat çekiyor. Filmleriyle yeni ve açık yollara, yöntemlere ve birlikteliklere işaret eden sinemacıları bir araya getirecek Aşk & Başka Bi’Dünya Yarışması, kamerayla dünyayı değiştirmeyi başarmış yönetmenleri İstanbul’da ağırlayacak ve “yılın en yaratıcı müdahalesini” arayacak. Aşk & Başka Bi’Dünya’yı yepyeni bir platforma dönüştürmeyi amaçlayan !f İstanbul, bu yarışma dışında ayrıca bir konuşma serisi ve aktivist sinemacılar buluşması da düzenleyecek.

Aşk & Başka Bi’Dünya’da yarışacak filmler arasında; Mayıs ayında bir trafik kazasında kaybettiğimiz İran Kürdistan, Bane’li Taha Karimi’nin yönettiği ve 1988 yılında, Saddam Hüseyin’in Baas rejiminin kimyasal saldırıları sonucu 182 bin sivil Kürdün ölümüne neden olduğu katliamdan kurtulmayı başarmış Faraj’ın yıllar sonra bölgeye gidişini anlattığı 1001 Elma/1001 Apples; 13 Mayıs 1985’te Philadelphia şehir yönetiminin radikal organizasyon MOVE’u kaldıkları evden çıkartma operasyonunun bir felakete dönüşmesini anlatan, Tribeca’da Jüri Özel Ödülü’yle kutlanan Jason Osder belgeseli Let the Fire Burn/Bırakın Yansın; Edison Cajas’nın Şili’nin dününe, bugününe ve yarınına ışık tutan filmi The Waltz of the Useless Mass/İşe Yaramazların Valsi; İran kökenli Riahi Kardeşlerin birlikte yönettiği, insanlığın mücadele yönetmelerini FEMEN’den Wall Street’e, İspanyadaki konut mücadelesinden Mısır’a uzanan bir hikâye sarmalında anlatan Everyday Rebellion/Her Gün İsyan; Toronto’da “En İyi Belgesel” seçilen, Uluslararası Belgesel Birliği (IDA) tarafından da yılın en iyisi seçilen ve Mısır’da yaşanan olaylarda yer alan bir grup aktivistin yaşadıklarını anlatan Jehane Noujaim imzalı The Square/Meydan; Mike Lerner ve Maxim Pozdorovkin’in yönetmenliğini üstlendiği, en son Putin karşıtı bir eylem sonrasında iki üyesi hapis cezasına çarptırılan feminist kolektifi Pussy Riot’ın hikâyesini konu alan Pussy Riot: A Punk Prayer/Pussy Riot: Bir Punk Duası ve Türkiye’den Koray Kaya’nın yönettiği, çağdaş müziğin algı süreçlerini, öncesi ve şimdisini İlhan Mimaroğlu’dan Aydın Esen’e, İlhan Erşahin’den Arto Tunçboyaciyan’a, önemli müzisyenlerle tartışan Anarchic Harmony/Anarşik Armoni yer alıyor.

Oyuncaklı filmlerden hoşlananlara “Oyun”

!f İstanbul’un sinemada oyun alanı yaratan ve seyirciyi oynamaya davet eden filmleri bir araya getiren bölümü “Oyun” ise, bu yıl Turkcell Profesyoneller Kulübü’nün sponsorluğunda gerçekleşecek. Oyuncul belgeseller, kaçık bilimkurgular, kült adayı ilk filmler, Japonya’dan gerçeküstücü fanteziler ve animasyon dünyasının en son hitleri seyirciyi yeryüzünün ve insanlık tarihinin belki de en eski eylemiyle, ‘oyun’la baş başa bırakacak.

Dünya sinema tarihini başlangıcından bugüne bütünüyle anlattığı 15 saatlik The Story of Film: An Odyssey/Sinemanın Hikâyesi belgeseliyle tanıdığımız Mark Cousins’ın açılışını Cannes’da yapan, bu kez sinemadaki çocuklara bakan yeni filmi A Story of Children and Film/ Sinema ve Çocukların Hikâyesi; İzlanda’nın muhteşem doğasında, atlar ve insanlardan ibretlik, trajikomik öyküler anlatan, ilk yönetmenlik denemesinde Benedikt Erlingsson’a San Sebastián ve Tokyo film festivallerinden ödüller getiren Of Horses and Men/Atlar ve İnsanlar; çocukluk ve yetişkinlik arasında sürreel ve büyüleyici bir yolculuğa çıkaran, Gen Art’tan “En İyi Film” başta olmak üzere toplam dört ödüllü Swim Little Fish Swim/Yüz Küçük Balık Yüz; 2007’de çektiği Big Man Japan’la radarımıza takılan, “Japonya’nın Cem Yılmaz’ı” Hitoshi Matsumoto’nun son filmi R-100, Toronto Film Eleştirmenleri Birliği’nce Jay Scott Ödülü’ne değer görülen, Slamdance’de Büyük Jüri Ödülü, Austin Fantastic Fest’ten de En İyi Film Ödülü’nü alan The Dirties/Pislikler Çetesi; iki sene önce !f’te de gösterilen Rubber/Lastik’le olay yaratan kült yönetmen Quentin Dupieux’in, takipçilerini bile ters köşeye yatırdığı son filmi Wrong Cops/Fena Polisler; ‘Indie animasyonun kralı’ olarak bilinen Bill Plympton’ın tutkulu, eğlenceli ve çılgın aşk filmi Cheatin’/Aldatma; Joseph Conrad’ın meşhur romanı ‘Karanlığın Yüreği’nin gonzo versiyonu da sayılabilecek, büyüleyici ve rahatsız edici, siyaseten yanlış, tehlikeli ve ölümüne çılgın sinema deneyimi Sick Birds Die Easy/Hasta Kuşlar Kolay Ölür; Disneyland’de gerilla stili çekilen ve sırf bu yüzden büyük tartışmalara neden olan, nefis siyah-beyaz görüntüleriyle ve kendine özgü mizah anlayışla karanlık, gerçeküstü bir masal olan Escape from Tomorrow/Yarından Kaçış; !f seyircisinin Curling, Bestiaire ve Vic+Flo Bir Ayı Gördü’yle yakından tanıdığı Denis Côté’nin “Mekanik ritüellerin hâlâ devam ettiği atölyeler ve fabrikalar bizim için bugün ne ifade ediyor?” sorusunu soran son filmi Joy of Man’s Desiring/Arzulamanın Zevki ve Türkiye’den, Fasulye filmiyle kendine has bir seyirci kitlesi kazanan Bora Tekay’ın uğurböceğinden süper kahraman, birkaç boş sayfadan da uzun metraj film yarattığı komedisi Böcek, “Oyun” bölümü filmleri…

Sanat hayat içindir!

Bu yılın yeni bölümlerinden biri de sanat ve hayatı buluşturan “Sanat Hayat İçindir!”. Sundance’te Belgesel dalında yönetmenlik ödülü, Tribeca’dan da Seyirci Ödülü’nü kapan, boks gibi şiddet içerikli bir sporu, son derece artistik bir biçimde resim sanatına yansıtan Ushio Shinohara ile kendisi gibi sanatçı olan eşi Noriko’nun birlikte açacakları sergiye hazırlıklarını konu alan, 2014 Oscar’larında da En İyi Belgesel adayı Cutie and the Boxer/Genç Kız ve Boksör; Alfred Hitchcock’tan David Lynch’e birçok sinemacıya ilham kaynağı olmuş Edward Hopper’ın 13 tablosunda gördüğümüz bir kadının hikâyesini 1920’ler Amerika’sını arka plana alarak yeniden hayal eden sıradışı belgesel Shirley: Visions of Reality/Shirley: Gerçekliğin Kehanetleri; aslında bir illüzyonist ve yazar Teller’ın ilk sinema filmi de olan, eğlenceli bir sanat dedektifliği hikâyesi anlatan Tim’s Vermeer/Tim’in Vermeer‘ı; baskının ve sansürün kol gezdiği Belarus’ta bir tiyatronun perde arkası öyküsünü gizlice kaçırılan arşiv görüntüleri ve sansüre direnen röportajlarla anlatan Dangerous Acts Starring the Unstable Elements of Belarus/Belarus’un Sakıncalı Unsurlarının Tehlikeli Eylemleri; bugün Amerikan fotoğrafı için tartışmasız bir öneme sahip olan Vivian Maier’ın keşfedilme sürecini konu alan Finding Vivian Maier/Vivian Maier’in Peşinde; Fransız fotoğrafçı ve kışkırtıcı sokak sanatçısı JR’ın dünya ölçeğinde katılımcılarla gerçekleştirdiği Inside Out projesini konu alan Inside Out: The People’s Art Project/Tersyüz: İnsanların Sanat Projesi; gerek özel yaşamı gerek çektiği fotoğraflarla tartışmalar yaratan Nan Goldin’in yaşamı ve çalışmalarını konu alan Nan Goldin – I Remember Your Face/Nan Goldin – Yüzünü Hatırlıyorum bu bölümde gösterilecek filmlerden sadece birkaçı…

Reggio ve Lynch’e özel
!f İstanbul, her sene sinemanın değişik mıntıkalarında gezinen “Özel Gösterimler” bölümüne bu sefer iki ustanın işini konuk ediyor. Qatsi Üçlemesi’nin kült yönetmeni Godfrey Reggio’nun yine akıllara durgunluk veren diyalogsuz bir modern yaşam portresiyle geri döndüğü Visitors/Ziyaretçiler ve filmleriyle aklımızı başından alan usta yönetmen David Lynch’in bilmediğimiz hayatına tanık olacağımız ve yıllardır yürüttüğü meditasyon çalışmalarına eşlik edeceğimiz David Lynch: Meditation, Creativity, Peace/David Lynch: Meditasyon, Yaratıcılık, Huzur, özellikle sinefillerin kaçırmaması gereken seyirlikler…

!f kült!

!f İstanbul’un kemikleşen bölümlerinden !f kült’e bu sene Charles Laughton’ın 1955 tarihli klasiği The Night of the Hunter/Caniler Avcısı konuk oluyor. Aslen oyuncu olarak tanıdığımız Laughton’ın ilk ve son yönetmenlik denemesi olan film, kendisine vaiz süsü veren ama aslında kendini kadınları öldürmeye adamış bir psikopat olan Powell’ın, hapishanede öğrendiği bir gerçekle bankadan soyulmuş paraların peşine düşmesini anlatıyor. Özellikle başroldeki Robert Mitchum’ın sinema tarihinin en etkileyici kötü karakterlerinden birine hayat verdiği bu etkileyici kara film, döneminde değeri bilinmemiş olsa da zamanla kült mertebesine erişmiş ve kendine sıkı hayranlar edinmişti. Bu yıl içinde çeşitli ülkelerde yeniden gösterime girecek Caniler Avcısı, yenilenmiş kopyasıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da…

Koltuğunda zıplamak isteyenlere “Karanlık & Köşeli”!
Yaratıcılığa ve deneyimlere açık sinemaseverlerin !f alanı “Karanlık & Köşeli” bölümünde bu sene de, karanlık ve rahatsız edici yapımlardan senenin en çok konuşulan fantastik ve avangard filmlerine, seyircinin ‘görme biçimleri’ni altüst eden, algının kapılarını sonuna kadar açmayı hedefleyen filmler toplanıyor.

Boston Underground Film Festivali’nde “En İyi Film” seçilen, Chicago’dan Altın Hugo, Fant-Asia’dan En İyi İlk Film, SXSW Film Festivali’nden de “Seyirci Ödülü”nü toplayan, eleştirmenlerce yılın gerilim filmlerinden biri ilan edilen Cheap Thrills/Ucuz Heyecanlar ile 2009’da çektikleri ilk filmleri Amer’le etkilendiğimiz Fransız ikili Hélène Cattet ve Bruno Forzani’nin seyirciyi şoke edecek yeni işleri The Strange Color of Your Body’s Tears/Bedenindeki Yaşların Gözyaşlarının Garip Rengi; pagan temsillerinden komün denemelerine, black metal festivallerinden kutuplardaki münzevilere, Kuzey Işıkları’ndan her daim mucizevi anlara uzanan ruhsal bir yolculuk deneyimi vadeden A Spell to Ward Off the Darkness/Karanlığı Savuşturmak İçin Bir Büyü; ilk filmi Murder Party’le dikkatleri çeken Jeremy Saulnier’in Cannes Film Festivali’nin Director’s Fortnight bölümünde FIPRESCI Ödülü’nü kazanan ve klasik intikam hikâyesine yenilikçi ve atmosferik yaklaşımıyla dikkat çeken ikinci filmi Blue Ruin/İntikam; Koroshiya, Gokudô sengokushi: Fudô/Ölümcül Oyunlar, Audition/Ölüm Provası gibi filmleriyle Türkiye’de de sıkı takipçiler yaratan, janrlar arasında dolaşmayı seven ve şiddeti sunmak konusunda hiç de çekimser davranmayan ünlü Japon yönetmen Takashi Miike’nin son filmi The Mole Song: Undercover Agent Reiji/Köstebek Şarkısı: Gizli Ajan Reiji festivalin seyirciyi yerinden hoplatacak filmlerinden birkaçı.

Sevmekten korkmayanlara “Gökkuşağı”!

!f İstanbul’un ilk yılından beri, sevmekten korkmayanların ve gökkuşağının altında hepimize yer var diyenlerin filmlerini buluşturduğu  “Gökkuşağı” bölümünde bu sene 6 film gösterilecek: Jeffrey Schwarz’ın yönettiği, John Waters’ın fetiş oyuncusu Divine’ın, Baltimore’daki çok az bilinen ilkgençlik günlerinden kült bir süperstar oluşuna kadarki hayat hikâyesini anlatan I am Divine/Ben Divine; Aralarında João César Monteiro, Raul Ruiz, Werner Schroeter, Robert Kramer ve Derek Jarman’ın da yer aldığı birçok büyük sinemacının hem arkadaşı olan, hem de onların filmlerinde ses mühendisliği yapan, aynı zamanda 20 yıldır HIV ve Hepatit C ile yaşayan aktivist Joaquim Pinto’nun ilham verici hayatına seyirciyi ortak eden What Now? Remind Me/Peki Şimdi? Hatırlat Bana; prömiyerini 2013 Sundance’te yaptıktan sonra Berlin Film Festivali’nde Teddy Jüri Ödülü kazanmayı başaran Amerikalı yönetmen ve senarist Stacie Passon’ın etkileyici draması Concussion/Sarsıntı, 1985 San Francisco’sunu, geyler için belirsizlik ve korku dolu bir tarihi fon alıp 20’li yaşlarında bir modern dansçı olan Frankie’nin bu korkulara göğüs gerişini konu alan Test; Hilton Lacerda’nın Gramado ve Rio de Janeiro film festivallerinde ödüllere boğulan, Brezilya askeri darbesi döneminde sahneye çıkma cesareti göstermiş avangart bir kumpanyanın hikâyesine odaklanan Tattoo/Dövme ve Türkiyeli trans erkek bireylerin ilk örgütlenme mücadelelerine tanıklık eden Voltrans.

!f’in müzik festivali !f music 3 yaşında!

Maximum Kart partnerliğinde düzenlenecek, !f music bu yıl üçüncü yaşını kutluyor ve müziği sinemaya, sinemayı sahneye taşımaya, partileriyle de İstanbul gece hayatını hareketlendirmeye devam ediyor.

Yılın en iyi müzik filmlerini buluşturan !f music’in bu yılki seçkisinde yer alan filmler ise şöyle: 2009’da Cherrybomb’la dikkatleri çeken ikili Lisa Barros D’Sa ve Glenn Leyburn’un radikal, asi ve son derece tutkulu bir müziksever Terri Hooley’nin 70’lerin Belfast’ında plak dükkânı açmakla başlayan, İrlanda’nın punk babasına dönüşen hayatını anlattıkları Good Vibrations, Amerika’nın en iyi indie gruplarından The National’ı konu alan ama onun hakkında olmayan bir belgesel olma tuhaflığıyla grubun hayranlarının ilgisini hak eden Mistaken For Strangers; eskiden A Silver Mt. Zion olarak da bilinen Kanadalı ünlü post-rock grubu Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra’nın evcil çifti Efrim ve Jessica’nın bir yandan müzik, bir yandan da ev yaşamlarına eşlik etmememizi sağlayan Gel Bizimle Dertlen!; Küba’yı kasıp kavuran, hükümetin konser vermelerine ve hatta albüm yapmalarına izin vermediği underground rap grubu Los Aldeanos’la tanışmamıza vesile olan Viva Cuba Libre: Rap is War/Viva Cuba Libre: Rap Savaştır ve çağımızda müzisyen olmanın getirdiği zorluklara odaklanan, 15. yılına giren New York Red Bull Müzik Akademisi’nin eğitimlerinin yanı sıra, Brian Eno, Rakim ve Lee ‘Scratch’ Perry gibi isimleri de izleyeceğimiz Ne Fark Eder? Müzik Yapmaya Dair Bir Film.

25 Ocak’ta yapacağı açılış partisiyle !f İstanbul’dan önce ‘merhaba’ diyen !f music’in partileri de heyecan uyandırıyor. Bu yıl 15 Şubat’ta !f İstanbul Açılış Partisi’ni garajistanbul’da yapacak !f music, bir !f klasiğine dönüşen “Gökkuşağı Partisi”ni de 21 Şubat Cuma gecesi The Hall’a taşıyacak.

!f İstanbul Açılış Partisi‘nde, Panorama ve Fabric’in sevilen seslerinden prodüktör ve DJ’i Ewan Pearson ve DearHead’den Evrim Tüfekçioğlu’nun DJ setleri geceyi ele geçirirken, Gökkuşağı Partisi’nde, kariyerindeki zirveye son hızla tırmanan İngiliz DJ Anthea ve Berlin’in en meşhur underground mekanı Berghain / Panorama Bar’ın resident DJ’i nd_baumecker’ı dinleme fırsatı yakalayacağız. Festivalin “Gökkuşağı” bölümünde izleyeceğimiz I’m Divine filminden ilham alarak hazırlanacak gecede, ana sahneyi DearHead, alternatif sahneyi ise Duygu Dönmez/Just-D ısıtacak. !f music parti biletleri, öğrenci 20 TL, tam 30 TL olarak biletix’te satışa sunulacak.

!f music kapsamında ayrıca 3 özel etkinlik gerçekleşecek. !f istanbul’un açılış partisi için İstanbul’a gelecek olan İngiliz müzik prodüktörü, söz yazarı, remix sanatçısı Ewan Pearson; Protools, Logic ve Ableton Live yazılım programları üzerine çalışma tekniklerini anlatacağı “Dijitalden analoga, kendi sesini yaratmak” başlıklı bir sohbet düzenleyecek. (16 Şubat, 18.00 – 19.00)

!f music 2014 film programında yer alan “Ne Fark Eder? Müzik Yapmaya Dair Bir Film” belgeseli de bir sohbete ilham olacak. Müziğin yaratım süreçlerinin anlatıldığı ve hayran olduğumuz sanatçılardan kişisel müzik hikâyelerini dinlediğimiz filmde “keşke burada olsaydı da tanışsaydık” dediğimiz isimlerden Todd Edwards bu film vesilesiyle İstanbul’a gelecek ve sevdiği seslerden, ilham kaynaklarından ve kariyerinde iz bırakan anlardan bahsedecek. Edwards ayrıca aynı günün gecesi, Red Bull Music Academy’nin filmi kutlamak üzere vereceği partide çalıyor olacak. (18 Şubat Salı / 16.00 – 17.00)

!f music kapsamında bir de çok özel bir pop up etkinliği gerçekleşecek. 19 Şubat’ta Babylon’da gerçekleşecek bu büyüleyici sinema ve konser deneyiminde, görüntü ve müziğin sıradışı bir şekilde bir araya geldiği Jem Cohen’in filmlerine, Guy Pucciotto’nun (Fugazi) gitarı, Jim White’ın (Dirty Three) davulu ve George Xylouris’un udu eşlik edecek. Jem Cohen, bu performans için özel olarak bir araya getirdiği 3 yeni kısa filmiyle bizi sağanak yağmurlu şehir manzaralarının, gece ve müzelerin gizemli dünyasına, müzisyen arkadaşlarının eşliğinde büyüleyici bir yolculuğa davet edecek. (19 Şubat Çarşamba / 21.00)

Ev dediğimiz Türkiye’den fotoğraflar

!f İstanbul Türkiye sinemasının son bir yılını mercek altına aldığı “Ev” bölümünde alternatif sesleri bir araya getiriyor. Antalya’da büyük ilgi gören, Ali Kemal Çınar’ın hemoroid hastalığından yola çıkarak ailesiyle yaşadıklarını ve sinema sevdasını anlattığı Kısa Film; yine Antalya’dan En İyi Belgesel Ödülü’nü alan Biene Pilavcı’nın eski VHS kayıtları ve küçük bir kızın günlükleriyle başlayan hayat hikâyesinin izinde bir ailenin geçmişini arşınladığımız filmi Tek Başına Dans; Vuslat Saraçoğlu’nun Müslüm Gürses hayranlarının kurduğu muslumculer.com üyeleriyle yaptığı görüşmelerden oluşan şaşırtıcı belgeseli Müslüm Babanın Evlatları; topraklarını ve sularını HES’lere kaptırmak istemeyen insanların mücadelelerinin anlatıldığı Kamilet, Loç Vadisi, Suyun Gözü, Derelerin Kardeşliği filmlerinden oluşan seçki Kurtarılmış Bölge?; Bülent Gündüz’ün iki senedir içimizde bir yumru olarak duran Roboski katliamını konu alan filmi Roboskî mon amour; Kürtlerin Rojava’da devrimden sonra edindikleri demokratik özerkliğin akabinde bölgede yaşananlara odaklanan The Silent Revolution/Sessiz Devrim; Türkiye’nin ilk şehir planlamacısı Aron Angel’in ağzından İstanbul’un bugünkü AVM’ler diyarı haline gelişinin hikayesini izleyeceğimiz İstanbul Hayali ve Gezi eylemleri döneminde gecelerini ve gündüzlerini parkta geçiren gençlerin, yanlarında anne-babaları ya da büyükanneleri, en korktukları anları, en güldükleri sloganları, anladıklarını ve anlamadıklarını anlattıkları Ben Bir Slogan Buldum: Annem Benim Yanımda, Türkiye’de ev dediğimiz yerlerden çarpıcı resimler sunuyor.

40’a yakın noktada aynı anda film izliyoruz

Dünyada ilk kez !f İstanbul tarafından gerçekleştirilen ‘alternatif dağıtım ve paylaşım’ projesi “!f ²’’ bu yıl beşinci kez ve İş Bankası Maximum Kart ve İş’te Üniversiteli partnerliğinde ve online sinema sitesi MUBI ortaklığında yapılacak. Festivalin son üç günü olan 21-22-23 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gösterilecek 5 film, 30 şehir ve 36 farklı noktada, 15 bin kişiye aynı anda ulaşacak. İstanbul’daki festival salonlarını Türkiye’nin 26 şehrinin yanı sıra Lefkoşa, Gümrü, Kudüs, Erivan ve Ramallah’a taşıyacak “!f ²’’de Tek Başına Dans, Gabrielle, Bad Hair/Kıvırcık Saç, Honey/Bal ve Everyday Rebellion/Her Gün İsyan filmleri gösterilecek.

Yılın en iyi kısaları bir arada

!f İstanbul’un kısa metrajlı film üretimine dair son bir yıl içerisindeki eğilimlerin derlemesini yapmak amacıyla hazırladığı “Türkiye’den Kısalar”, bu yıl da yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlandı. !f İstanbul’un tematik olarak programladığı “Türkiye’den Kısalar” seçkileri İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli festival sinemaları ve mekanlarında ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak. İstanbul’daki gösterimler sırasında yapılacak “İzleyici Oylaması” sonucu bir kısa filmin yönetmeni uluslararası bir festivale izleyici olarak katılmaya hak kazanacak.

Bu yıl “Türkiye’den Kısalar” bölümü bu yıl dört derlemeden oluşuyor. Türkiye’nin son bir yılında çoğumuzu derinden etkileyen bağzı meseleleri konu alan 6 kısalı “Biz Buraya Nasıl Geldik?”, idealize edilen mutlu aile tabloları yerine başka aile tablolarını bir araya getiren “Aile Tablosu”, her birinde farklı bir coğrafyanın/mekânın renginin filmin atmosferinin baskın geldiği üç farklı sinemasal lezzeti buluşturan “Üç Renk”, cümlesini hem doğrudan bir soru, hem de bir meydan okuma olarak sordurtan “Kim Korkar Hayattan !/?”, yılın en kendine özgü kısa programı olarak seyircilerini bekliyor.

Mavi Dalga’yla Sundance atölyesi

!f İstanbul’un son dört yıldır Sundance Enstütüsü ile ortaklaşa yürüttüğü ve Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleşecek Sundance Senaryo Lab öncesi, festivale özel bir atölye gerçekleşecek. 2012 yılındaki atölyeye seçilen dört senaryodan biri olan Mavi Dalga’nın yönetmenleri Zeynep Dadak ve Merve Kayan, filmin çekim sürecini ve senaryonun oluşum aşamalarını paylaşacak. Önceki yıllarda Charien Dabis, Sally El-Hosseini ve Ry Russo Young ile benzerleri yapılan, yönetmenlerin klipler ve anekdotlarla renklendirdiği bu atölye, senaristlerin, yönetmenlerin ve film meraklılarının kaçırmaması gereken özel ve samimi bir çalışma. “Sundance: Özel Çalışma, Mavi Dalga” atölyesi 22 Şubat’ta SALT Beyoğlu’da ücretsiz izlenebilir.

!f İstanbul etkinlikleri hareket katıyor

!f İstanbul’un söyleşili, atölyeli etkinlikleri festivale ve !fçilerin dünyasına hareket katacak. Bu yıl festivalin etkinlik mekânları İstanbul’da SALT Beyoğlu, Açık Sinema, Cezayir; İzmir’de Fransız Kültür Merkezi olacak.

Salt Beyoğlu
Geçen yıl olduğu gibi festivalin önemli duraklarından SALT Beyoğlu ücretsiz etkinliklere ev sahipliği yapacak.

Bu yıl !f’in bir buluşma platformu olarak da kurguladığı yeni uluslararası yarışması ‘Aşk & Başka Bi’Dünya’, Salt Beyoğlu’nda gerçekleşecek “Küçük Müdahaleler” başlıklı etkinlik serisine de ilham kaynağı olacak.

Festival “Çoğumuzun kendi yetilerini, gücünü, yapabildiklerini her gün sorguladığı kırılgan ama bir o kadar da yeniliklere gebe bir dönemdeyiz. Bir araya gelip, hem sorularımızı, hem de bildiklerimizi paylaşma zamanıdır” inancıyla oluşturduğu bu platformda, !f 2014’ün yarışma ve yarışma dışı programından yönetmenler ve yapımcıların yanı sıra, Türkiye’den sinemacı, aktivist, yazar, sanatçı ve müzisyenleri buluşturacak.

Bu yıl “Küçük Müdahaleler”, bir konuşma serisi, bir atölye ve bir mini konserden oluşuyor. Bu kapsamda sorulacak soru ise “Yaşadıklarımızla ne yapabiliriz, nasıl yapabiliriz?”.

 Bir Atölye

!f İstanbul’un kurucularından ve yardımcı yönetmeni Pelin Turgut’un moderatörlüğünde yapılacak “Şifalı Sözler: Zor zamanlarda ‘devam’ diyen bir hikâyeyi nasıl yaratırız?” başlıklı atölyede katılımcıların Gezi sırasında yaşadıklarımızı sonrasında yarım kalanla birleştirmeyi ve birbirimizin hikâyelerini dinlemeyi hedefliyor. (15 Şubat Cumartesi, 13.00 – 17.00)

Bir Mini Konser

Türkiye’nin genç kuşak çağdaş müzik bestecilerinden Erdem Helvacıoğlu’nun Gezi direnişi süresince kaydettiği dış seslerden oluşan 60 dakikalık işinin dinletisinin sergileneceği “Direnişin Sesleri”, bir belgeleme çalışmasından ziyade, çeşitli flashback’lerden oluşan, sinema filmi estetiğinde betimlenen bir hikâyenin işitsel anlatımı sayılabilir. (15 Şubat Cumartesi, 19.30 – 21.00)

Bir Konuşma Serisi

Bir gün boyunca sürecek bu seride yer alacak konuşmacılar ve konuşma başlıkları şöyle: Anarşik Armoni‘nin yönetmeni Koray Kaya ve film müziklerini yapan Mutlu San “Henüz Gerçekleşmemiş Bir Direnişi Çekmeye Başlamak”; Tek Başına Dans’ın yönetmeni Biene Pilavcı “Kişisel Olanın Derinliklerinden, Koskocaman Dünyaya: Kişisel Hikâyelerin Ne Önemi Var?”; VideoOccupy kurucularından Olgu Demir “Bu Bir Video Değildir!”; çağdaş sanatçı Ali Kazma “Bir direniş platformu olarak beden”; şair ve yazar Bejan Matur “Sanat Dünyaya Ne Söyler?”; Her Gün İsyan’ın yönetmenleri Arash Riahi ve Arman Riahi “İlham, Bilgi Ve Direniş: Sinema Ve Diğer Yollar”; Pussy Riot: Bir Punk Duası’nın yönetmenleri Mike Lerner ve Maxim Pozdorovkin “Globalleşen Dünyada Sanat ve Aktivizm: Pussy Riot Olayı”; İşe Yaramazların Valsi’nin yönetmeni Edison Cajas “Şili’den Faydasız ve Baltalayıcı Mektuplar: Gelecekle şimdi arasında sıkışmış geçmişin deneyimi”; Jem Cohen ve Guy Piccioto “Eylemin Şiirselliği: Sinema, Müzik ve Aktivizmin Birlikteliği”; Meydan’ın yönetmeni Jehane Noujaim “Devrimi anlamak, toparlamak ve sinemaya aktarmak: Meydan’da yönetmenliğin ve yapımcılığın aktivist hali” (16 Şubat Pazar, 10.30 – 16.45)

Salt Beyoğlu, ‘Küçük Müdahaleler’ dışında iki etkinliğe daha ev sahipliği yapacak: !f’te ilk gösterimi yapılacak Böcek filminin ekibiyle gerçekleşecek ve içimizdeki oyuncuyu bulmaya yönelik “Bizimle Oynar Mısın?” başlıklı atölye 7-9 Şubat tarihlerinde Salt Beyoğlu’nda yapılacak. (7-8-9 Şubat, 10.00 – 20.00) Anadolu Kültür ve Diyarbakır Sanat Merkezi’nin yürüttüğü, docIstanbul ve Geniş Açı Proje Ofisi’yle birlikte gerçekleştirilen BAK projesi kapsamında geçen yıl çekilen kısa filmlerin ve fotoğraf çalışmalarının gösterileceği “Hatırlamak Ve Anlatmak İçin Şehre Bak” başlıklı etkinlik ise 14 Şubat’ta gerçekleşecek.  (14 Şubat Cuma, 16.00 – 18.00)

Cezayir

!f İstanbul Etkinlikleri kapsamında 4. kez gerçekleştirilecek Yaşayan Kütüphane, 15 ve 16 Şubat tarihlerinde Cezayir’de olacak… Aynı kentte birlikte yaşadığı halde birbiriyle konuşma fırsatı bulamayan insanlara yapıcı ve kişisel bir söyleşi ortamı sunmayı ve bu yolla kişilerin birbirlerine karşı önyargılarını yeniden gözden geçirmelerini teşvik ederek toplumsal barışa katkı sağlamayı hedefleyen Yaşayan Kütüphane, Toplum Gönüllüleri Vakfı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi tarafından yürütülüyor. (16-17 Şubat, 12:00 – 17:00)

 Biletler biletix’te

13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin biletleri  31 Ocak-2 Şubat tarihlerinde İstanbul için, 14-16 Şubat tarihlerinde de Ankara ve İzmir için biletix’te indirimli ön satışa çıkacak. Bu yıl festival biletleri biletix’ten ve sinema gişelerinden satın alınabilecek.

 İstanbul’da bilet ücretleri:

Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 8 TL (19:00 seansı öncesi)

Tam: 15 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

Öğrenci: 12 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

“Ev” Bölümü Filmleri: 8 TL

21:30 – 22:00 Seansları: 17 TL

Ankara ve İzmir’de ise bilet ücretleri:

Hafta içi Gündüz Gösterimleri: 8 TL

Tam: 14 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

Öğrenci: 11,5 TL (Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün)

“Ev” Bölümü Filmleri: 8 TL

21:30 – 22:00 Seansları: 14 TL

İş Bankası Maximum Kartlılara özel avantajlar

Festivalde İş Bankası Maximum Kart sahiplerine özel olarak hazırlanan “Maximum Film” ve “Maximum Müzik” paketleri ile biletlerde %50 indirim ayrıcalığı sunulacak. İş Bankası Maximum Kart sahipleri, “Maximum Film” paketiyle en az 4, en fazla 20 adet festival sinema biletini, “Maximum Müzik” paketiyle ise en az 2, en fazla 6 adet parti biletini %50 indirimle satın alabilecekler. Paket almayı tercih etmeyen İş Bankası Maximum Kart sahipleri için de film ve parti biletlerinde ön satışta %20 indirim ayrıcalığı sunulacak.

Turkcell’den bir bilet alana bir bilet bedava

Festivalde ayrıca, Turkcell Profesyoneller Kulübü üyeleri de Cuma ve Cumartesi akşamı 19:00 ve 19:30 seanslarında “bir bilet alana bir bilet hediye” fırsatından faydalanacaklar.

!f İstanbul,13 Şubat’ta İstanbul’da başlayacak ve 27 Şubat’ta Ankara’ya ve İzmir’e uğrayarak 2 Mart’ta yolculuğunu tamamlayacak. Ayrıntılı bilgi için: www.ifistanbul.com

Ayrıntılı bilgi ve söyleşi talepleriniz için:

Uğur Yüksel

!f İstanbul Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörü

Dereboyu Cad. Ambarlıdere Yolu No:4 Kat:1 Ortaköy – Beşiktaş, İstanbul

www.ifistanbul.com

T: +90 212 281 01 42

F: +90 212 270 55 58

G: +90 536 731 42 16

 

28 Ocak 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/01/festival-afisi-14-175-3.jpg 1270 991 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-01-28 14:11:202014-01-28 14:12:1013. !f İstanbul 13 Şubat’ta başlıyor
Sanat Haberleri

Kitap kazanmak için soruyu bil

“Hurriyet.com.tr Hediye Kitap Günleri” devam ediyor. Bu yarışma ile 20 şanslı hurriyet.com.tr okuyucusu bizden Arnaldur Indridason’ın kaleme aldığı “Sular Çekildiğinde”yi kazanacak.

sular çekildiğinde

Türkiye’nin en önemli yayınevlerinden Doğan Kitap ile yaptığımız işbirliği sonucu hurriyet.com.tr okurları kitap kazanma şansı yakalıyor. Her hafta birbirinden değerli yazarların, satış rekoru kıran kitaplarından birini kazanmak için tek yapmanız gereken sizlere sorduğumuz soruya doğu yanıt vermek olacak.

“Sula Çekildiğinde”ı kazanmak için tek yapmanız gereken sorduğumuz soruya doğru yanıt vermeniz. Doğru cevaplayanlar arasında 1’inci, 10’uncu, 50’nci, 100’üncü, 200’üncü, 250’nci, 300’üncü, 400’üncü, 450’nci, 500’üncü, 600’üncü, 650’nci, 700’üncü, 800’üncü, 850’nci, 900’üncü, 950’nci, 1000’inci, 1500’üncü, 2000’inci, olan okuyucular bizden Reinhold Hartmann’ın kitabını kazanacak.

“Sular Çekildiğinde” için ödüllü soru:

Aşağıdakilerden hangisi, Avrupa’nın en iyi polisiye yazarlarından biri olarak kabul edilen İzlandalı Arnaldur Indridason’un Doğan Kitap tarafından yayınlanan bir kitabıdır?

a) Buz Prenses
b) Uyuyana Kadar
c) Nemesis
d) Sesler

CEVABI GÖNDER

Geçmişten nereye kadar kaçabilirsin?

Avrupa’nın en iyi polisiye yazarlarından biri olarak kabul edilen İzlandalı Arnaldur Indridason, dedektif Erlendur karakterinin serüvenleriyle bir kez daha dikkatleri üzerine topluyor.

Serinin ikinci kitabı Sular Çekildiğinde, İzlanda’daki Kleifarvatin gölünün suları çekildiğinde açığa çıkan bir cinayet öyküsünü anlatıyor.

İçkiyi fazla kaçırdığı bir gecenin ardından göl kıyısında dolaşmaya çıkan hidrolog Sunna’nın gözüne bir kemik parçası çarpar. Önce bunun bir hayvan iskeleti olduğunu düşünür. Bir deprem sonucu başlayan çekilme nedeniyle daha önce de gölde hayvan iskeletleri bulunmuştur. Dikkatle yaklaşıp incelediğinde, bunun bir insan iskeleti olduğunu anlar. İskeletin kafatasında bir de delik vardır. Sunna, durumu hemen polise bildirir.

bir reykjavik polisiyesiOlayı aydınlatma görevi, Reykjavík Cinayet Masası’ndan dedektif Erlendur’a verilir. Dedektif Erlendur ve yardımcıları Elínborg ile Sigurdur Óli, soruşturmayı derinleştirmeye başlarlar. İskeletin bir erkeğe ait olduğu ve uzun yıllar önce öldüğü ortaya çıkar. Bu arada, iskelete bağlı bir halatın, Rus yapımı bir dinleme cihazına bağlı olduğu tespit edilmiştir.
Dinleme cihazı, Soğuk Savaş yıllarına ait izlenimi vermektedir. Soruşturma ilerledikçe Erlendur ve ekibi olayı ilmek ilmek çözeceklerdir.

Daha önce Doğan Kitap’tan çıkan Sesler adlı romanında olduğu gibi, bu olayda da dedektif Erlendur daha çocukken bir kar fırtınasında kaybolarak ölen ama cesedine bir türlü ulaşılamayan kardeşinin hikâyesini hatırlar. Uyuşturucu bağımlısı olan kızı Eva Lind ve oğlu Sindri ile hiçbir zaman sahip olamadığı yakınlık üzerine düşünme fırsatı bulur.

Olayların Reykjavík’ten Leipzig’e uzandığı romanda Erlendur, bir kez daha kayıp öyküleriyle yüzleştikçe kendi kayıp öyküsüne geri dönecektir.

Kitaptan

Yazdığı sayfaları büyük bir zarfa koydu, üzerine adres yazdı ve masasına bıraktı. Eliyle zarfı okşayarak içinde yatan hikâyeyi düşündü. Olayları anlatıp anlatmayacağına dair kendisiyle mücadeleye girmiş, sonunda kaçışı olmadığına karar vermişti.

Ceset Kleifarvatn’da bulunmuştu. İz sürüp er ya da geç ona ulaşacaklardı. Göldeki cesetle arasında neredeyse hiç bağlantı olmadığını biliyor, polisin o itiraf etmezse hiçbir şey bulamayacağını düşünüyordu. Ama yalan söylemek istemiyordu. Geride bir tek gerçekleri bıraksa bu bile yeterdi.

Yazar hakkında

Arnaldur Indridason 1961’de Reykjavík’te doğdu. Üniversitede tarih okuyan Indridason gazetecilik ve film eleştirmenliği yaptı. Polisiye Yazarları Birliği “Altın Hançer” Ödülü’nün sahibi olan Indridason’un kitapları 21 dile çevrilerek 26 ülkede yayımlandı, 8 milyonun üzerinde sattı. The Guardian gazetesi tarafından 2011 yılında Avrupa’nın en iyi polisiye yazarları listesinde 1 numarada gösterildi. Yazarın Sesler isimli kitabı da Doğan Kitap tarafından yayımlanmıştı.

KATILIM ŞARTLARI

* Cevap gönderen yarışmacıların adını, soyadını, telefon numarasını, e-posta ve açık adreslerini EKSİKSİZ VE DOĞRU OLARAK CEVABI GÖNDER linkinde çıkan pencereye yazması zorunludur.

* Kazanan yarışmacı ödülünü bir başka kişiye devredemez.

* 18 yaşından küçükler yarışmaya katılamaz.

* Bir kereden fazla cevap yollayan okuyucular, kazanma şanslarını artırmaz. İlk gönderdikleri cevap dikkate alınır.

* Kazananlar 17 Aralık Salı günü http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/ sayfasından duyurulacak.

* Hediye kitaplar posta yoluyla adreslerine yollanacak.

* Soru ya da görüşlerinizi [email protected] e-posta adresine iletebilirsiniz.

 

Kaynak : Hürriyet.com.tr

13 Aralık 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/12/bir-reykjavik-polisiyesi.jpg 350 227 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-12-13 18:47:182013-12-13 18:47:18Kitap kazanmak için soruyu bil
Sanat Haberleri

Otizmli Cem’in Müzik Serüveni Mahkemeye Bağlı

Sanat lisesine alınmayan otizmli Cem Gündoğdu’nun ailesi okul yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçe kabul edilirse farklı gelişim gösteren bireyler için ilk kez “eğitimde ayrımcılık davası” açılmış olacak.

cem gündogdu

Bianet’in gündeme getirdiği sanat lisesine alınmayan otizmli Cem Görkem Gündoğdu’nun ailesi ayrımcılık yapılarak eğitim hakkının engellendiği gerekçesiyle okul yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Bu dilekçe kabul edilirse Türkiye’de farklı gelişim gösteren bireyler için ilk kez “eğitimde ayrımcılık davası” açılmış olacak.

Üç yaşında otizm teşhisi konan 15 yaşındaki Cem, beş yıldır tutkuylapiyano çalıyor. İlkokuldan beri kaynaştırma eğitimle diğer çocuklarla birlikte devlet okulunda okuyan Cem, müzik eğitimine sanat lisesinde devam etmek istedi.

Mersin Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi’ne başvurdu. Ancak normal gelişim gösteren akranlarıyla girdiği yarışı kazanamadı.

Özel sınava tabi tutulmalıydı

Aslında Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde yer alan maddeye göre, kaynaştırma raporlu öğrencilerin başarı değerlendirmelerinin akranlarıyla birlikte değil, özel durumlarına göre yapılması gerekiyor.

Baba Cezmi Gündoğdu’nun oğlunun rehber eşliğinde dahi sınava girme talebine izin verilmedi. Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mersin Valiliği’ne yaptığı başvurular da bir sonuç vermedi. Otizm Platformu’nun okul yönetimini arayıp yönetmeliğe uyulması gerektiği yönündeki ikna çabalarına da “bize işimizi öğretmeyin” karşılığı verildi.

Cem şu anda mecburen bir meslek lisesinde bilgisayar okuyor ancak piyano çalmaya devam ediyor. Gündoğdu ailesi, hiçbir yol sonuç vermeyince Otizm Platformu’nun desteğiyle hukuki süreci başlattı.

Bugün İstanbul’da savcılığa verdiği dilekçede, çocuklarının bu yönetmelikte yer alan şartlar sağlanmadan sınava tabi tutulduğunu bu yüzden de “eğitim hakkının ayrımcılık yapılarak engellendiğini” belirtildi.

Baba Gündoğdu, hukuki süreci hem kendi çocuğu hem de diğer otizmli çocukların eğitim hakkının sağlanması adına emsal teşkil etmesi için başlattığını söyledi.

otizmDaha önce reddedilen dilekçe AİHM’de

Cem’in davasını üstlenen Otizm Platformu gönüllü avukatı Sedef Erken’in oğlu Ozan Barış’ın ilkokulda eğitim hakkının engellenmesiyle ilgili verdiği dilekçe savcılıkça reddedilmişti. Dava şu anda AİHM’de.

Erken, “Dilekçemizi bile okumadılar. Çünkü reddettiklerine dair gönderdikleri yazıda hiçbir gerekçe yazmıyordu. Kimseyi muhatap bulamadık. Sadece bir kez karakolda ifademiz alındı. Beni en çok üzen de bu. Cem’in dilekçesi kabul edilirse AİHM’de değil Türkiye’de muhatap alınmış olacağız” dedi.

MEB’e de tazminat davası açılacak

Geçen nisan ayında Otizm Platformu katkılarıyla hazırlanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın açıkladığı “Otizm Eylem Planı’nda “MEB otizmli çocukların meslek, güze sanatlar ve spor liseslerinden kaynaştırma eğitimi almalarını yetenek sınavları raporları dikkate alınarak yapılmasını sağlamalı” ifadeleri yer alıyor.

Erken, Cem’in davası için MEB’e tazminat davası açacaklarını da belirtti. (NV)

Kaynak : [-]

29 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/11/cem-gündogdu.jpg 288 568 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-29 14:23:522013-11-29 14:23:52Otizmli Cem’in Müzik Serüveni Mahkemeye Bağlı
Sanat Haberleri

Talepler üzerine Pazar günleri yeni hobi/Akademiye hazırlık resim grubumuz açılıyor

Stresten uzaklaşıp kendinizi gerçekleştirmek için yanınızdayız. Şehrin stresi sizi yenmesin çünkü Nar sanat yanınızda.

resim hobi grubu

Stres hepimizin bildiği gibi, sağlığımızı ve yaşam kalitemizi olumsuz yönde etkileyen zamanımızın en büyük düşmanlarımızdan biri, özellikle ruh, kalp ve damar sağlığımız üzerine sayısız olumsuz etkisi var. Stres, yaşadığımız ortama, yaptığımız işe, hayat tarzımıza, hayata bakış açımıza ve kişilik yapımıza göre hepimizi farklı farklı değişen oranlarda etkiler. O halde sağlıklı yaşamamız da, bu amansız düşman ile ne ölçüde mücadele edebildiğimize bağlıdır. (*)

Stres ile mücadelede pek çok yöntem uygulanabileceği gibi modern yaşamın ve kendini gerçekleştirmenin yöntemlerinden biride hobi edinmektir.

14akademiye hazırlık ve hobi resimGenel anlamda

1-Nefes Egzersizleri

2-Sağlıklı Beslenme

3-Zaman Yönetimi

4- Bir Hobi Edinme

5-Sosyalleşme gibi bir takım programlar sunulmaktadır.

Görüldüğü gibi bilim insanlarının da önerilerinden enaz ikisini hobilerinizle gerçekleştirmeniz mümkün.

Kaldı ki modern çağın yaşamı gereği iş stresinden kurtulma veya iş koşturmamasının rutininden çıkma ya da emekli olduktan sonra iş yoksunluğu diye adlandırabileceğimiz çalışmama halinin sağlık üzerindeki olumsuzluklarından kurtulmanın yolu kendini gerçekleştirmekten geçiyor.

Bu anlamda Nar Sanat olarak sizleri sadece çocuklarımızın sanat eğitimi değil kendinizin de bir hobi edilebilmesi için aramıza bekliyoruz.

Müzik dallarından herhangi biri veya Koro çalışmalarının yanı sıra hafta içersinde gündüz ve gece olmak üzere resim hobi/ Akademiye Hazırlık gruplarımızın mevcut olduğunu 12akademiye hazırlık ve hobi resimbiliyorsunuz. Hafta sonu  cumartesi günü olan grubumuz dolması ve Pazar günü talebin oluşması ile artık Pazar günleri de hobi ve akademiye hazırlık grubumuz başlıyor. Enfazla 8 kişilik gruplar halinde ve bir birinden bağımsız olarak temel sanat eğitimi ardından herhangi bir tarzda resim çalışmanız mümkün.

Hocamızı tanıyorsunuz Ülkemizin yetiştirdiği nadir kadın Heykel sanatçılarından olan Ş.Hale ÜRKMEZGİL’in (Sanatçının öz geçmişi için adına tıklayınız) atölyesinde resim dersi almak daha bir eğlenceli daha bir eğitici.

Sadece resim eğitmenliği yapmayan fiili olarak sanatını da devam ettirten Hocamız sizlerle olmaktan mutluluk duyacaktır. Buyurun Pazar günü saat : 12:00-16:00 saatlerini arasında gelip konuk olup sonra karar verebilirsiniz.

 (*) Kaynakça: Prof.Dr.Ahmet ALPMAN 

 

Öğrencilerimizden bazı resim çalışmaları






28 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/11/10akademiye-hazırlık-ve-hobi-resim.jpg 675 1200 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-28 13:15:592013-11-28 16:20:26Talepler üzerine Pazar günleri yeni hobi/Akademiye hazırlık resim grubumuz açılıyor
Sanat Haberleri

Karşılıksız % 50 burs, Nar Sanat çocuklarınızı Bale dersine çağırıyor

Çocuklarımız bale yapsın diye Nar Sanat’dan karşılıksız % 50 burs

bale-kursları nar sanat

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği dikeySanat eğitiminin tüm dallarında kaliteli ve saygın eğitimler veren kurumumuz gelen talepler doğrultusunda çocuklarımızın daha iyi bale eğitimi alması için Cumartesi ve Pazar günü birer grup olmak kaydı ile (10 kişilik 2 sınıf) % 50 burs ile öğrenci alacaktır.

Kurs bedelinin % 50’si M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği tarafından karşılanacaktır.

Açılacak sınıf 4-6 yaş aralığını kapsamaktadır. Sınırlı sayıda olacak olan burstan faydalanmak için bizzat gelerek form doldurmanız gerekmektedir. Kontenjan dolmadan lütfen başvurunuzu yapınız.

Diğer bazı sanat eğitimi dallarında da Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği tüzüğünün gereklerini yaparak çocuklarımızla sanatı buluşturma hazırlığında. Kısa bir zaman sonra pek çok branşta grup dersi şeklinde burslar verilecek.

Not: İnternet üzerinden yapılan başvurular kabul edilmeyecektir.

Bale hakkında kısa bilgi:

bale-vertikalBale hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; Bildiğiniz gibi özellikle kız çocuklarımızın sevdiği ve ilgi gösterdiği  bale her türlü dans eğitiminin temelidir. Bale kursundan alacakları eğitim ile öğrenciler incelik, zarafet,teknik, disiplin, esneklik ve dayanıklılık gibi çocuk gelişimini etkileyen faktörleri öğrenirler.  O nedenle, çocuk olsun yetişkin olsun bir insanın çalışacağı en önemli dansın formunun bale olduğu bir gerçektir.

Bale eğitiminde de diğer sanat dallarında olduğu gibi odak kaliteli sanat eğitimi olmalıdır. Eğitim kalitesinden asla taviz vermeyen Nar Sanat Eğitim Kursu tüm dallar gibi Bale eğitiminde de siz velilerimizin yanında.

Bale için uygun yaş aralığı nedir?

Çocuk fiziksel gelişiminin gereklerinden olan, sağlık, esneklik ve düzenli bir yaşamın alışkanlık olması ve yerleşik hale gelmesi için yapılacak en uygun ve sevilerek yapılan dans türü olan baleye günümüzde en çok çocuklar ilgi göstermektedir. Doğru bale eğitimi erken yaşlarda başlar.

Bildiğiniz gibi fiziki yapı ve zihinsel farkındalığın, bedensel disiplin ile eğitime daha yatkın olunan en uygun zaman elbette çocukluk dönemidir. Gerek figürlere kolay uyum hem de fiziksel hareketlerin yerleşik hale gelmesi bu yaşlarda daha rahat ve uygun olmaktadır..

Baleye başlama yaşı konusunda farklı söylemler olsa dahi genel olarak 4 ile 7 yaş arası daha uygun görülmekle birlikte üst sınır olarak 11 yaşa kadar uzanılabilmektedir. Elbette bale sadece kız çocukları tarafından yapılan bir dans türü değildir. İster kız olsun ister erkek çocuk şart ve koşullar aynıdır. Hatta zaman zaman 3,5 yaş civarı çocuklar

21 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/11/bale-kursları-nar-sanat.jpg 300 700 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-21 18:35:072013-11-21 20:54:36Karşılıksız % 50 burs, Nar Sanat çocuklarınızı Bale dersine çağırıyor
Sanat Haberleri

Okulöncesi çocuklarda yaratıcı düşüncenin geliştirilmesinde sanat eğitiminin rolü

Her zaman olduğu gibi sanat eğitimin çocuklar üzerinde ne gibi etkileri olacağı konusunda yazı yazmak için kaynak arayışındayken aşağıda yayınladığımız yazıyı bulduk. Böyle güzel anlatılmış bir yazı varken alıntı yerine olduğu gibi yayınlamanın daha doğru olacağına inanıyoruz.

Sayın Doç.Dr.Ayşe Cakır İlhan*’a teşekkür ederiz.

perküsyon eğitimi ve çocuk

müzik ve çocuk             Çocukları okulöncesi kurumlarda eğitime başlamadan önce oyun oynarken izlersek onlarda var olan yaratıcılık potansiyellerini ne kadar bilinçsizce ve amaçsızca tükettiklerini görürüz. Yetişkinler onlara zaman ve uygun ortam sağlayabilirse çocuklara bu gizil güçlerini ortaya koyma olanağı tanırlar ve onların çevrelerini oyun yoluyla tanıdıklarını ve kendi iç dünyalarını yansıtan hikayeler uydurduklarını, heykeller yaptıklarını, köprüler, barajlar kurduklarını, evler inşa ettiklerini, resimler çizip boyadıklarını hemen fark ederler.

Okulöncesi eğitim kurumları çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimine paralel eğitim veren ve vermesi gereken kurumlardır. Okulöncesi eğitiminin en önemli amaçlarından biri çocuğun yaratıcılığının geliştirilmesidir. Yaratıcılığın geliştirilmesinde sanat eğitimi programlarının önemli bir yeri vardır. Yaratıcılığın geliştirilmesinde sanat programların hedef kitlenin gereksinimlerini doğrultusunda düzenlenmesi gerekmektedir.

çocuk gelişimi ve çocuk     Buna dayalı olarak okulöncesi çocuklar için düzenlenen sanat programları :

  •  Yaşantılara dayalı olmalı,
  • Uygulamaya olanak vermeli,
  • Sanatsal malzemeleri kullanacak beceri eğitimi sağlamalı,
  • Çocuğun estetik duyarlılığını geliştirmelidir.

Sanat Eğitiminin yukarıda sıralanan dört olmazsa olmaz koşulu okulöncesi sanat programının temel içeriğini oluşturur. Bu sıralanan koşullar birbirleri ile bağlantılı olmalarına karşın zaman zaman ağırlık birine veya ikisine verilebilir.

Çocuklar sanatsal çalışmalar yapmaya her zaman hazırdırlar. Resim, müzik, tiyatro, drama, dans v.b. sanat dalları çocuğun yaşantısında oyun alarak kendini göstermektedir. Sanat, oyunun bir parçası veya kendisi olarak çocuğun yaşamında hep önemli bir yere sahiptir.

Çocuklarla sanatsal çalışmalar yapabilmek için çevre, duyu, duyum, duygu , algı, algı alanı gibi önemli kavramların ne olduğu, ne işe yaradığı konusunda bilgi sahibi olunmalıdır.

çocuk ve anneÖğrenmenin gerçekleşmesinde beş duyunun farkında olunarak kullanılması, duyumsanan şeylerin doğru ve sağlıklı algılanması önemlidir. Bunun için çocuğun farklı alanlarda yaşantılar geçirmesi gerekir. Çünkü çocuk sanat yaparken (resim, heykel, drama, tiyatro, dans v.b.) daha çok günlük yaşantılarından –bir olaydan, bir nesneden, bir duygu ya da etkilendiği bir kişiden- yola çıkar. Çocuğun çevresini gözlemlemesi ve kişisel yaşantıları öğretmene belli bir birikim sağlar.

Küçük çocuklar duygusal anlamda aç gözlüdürler. Şekillerden ve ayrıntılardan etkilenirler. Yerde yürüyen bir böcek, eriyen buzdan damlayan su tanelerini hayretle izlerler. Bu nedenle büyük heyecan yaşatan bu ve benzeri yaşantılar yetişkinler tarafından desteklenmelidir. Yetişkinlerin rolü çocuğun ayrıntıları fark etmesine, zengin obje kavramı oluşturmasına ve bütün duyuları kullanmasına yardımcı olmaktır.

erken dönem sanat eğitimiÇocuklar bu ve benzeri yaşantılardan yola çıkarak sanatsal çalışmalar yaparlar. Örneğin bir resim çalışması için öncesinde bir konu saptanıp, konuşulup canlandırılmadıysa çocuklar şu soru ve sorunları dile getirirler.

* Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi.

  • Öğretmenim ne çizeyim?
  • Ne yapacağımı bilmiyorum.
  • Nasıl yapacağımı bilmiyorum.

Bunun için saptanan konu önceden konuşulmalı, drama yolu ile canlandırılmalı, resim yaparken kullanılacak teknik hakkında bilgi verilmeli daha sonra resim yapmaya geçilmelidir. Öğretmen ya da yetişkin çocuğun sanatsal çalışmalar yapmasını desteklemeli ona cesaret vermelidir.

Bunun yanında çocuklar, sanat, sanatçı, sanatçıların yapıtları konusunda bilgilendirilmelidir.

  •  Sanat nedir?
  • Sanat niçin yapılır?
  • Sanat yapıtı nedir? gibi sorular çocuklara çok soyut gelebilir, onları şaşırtabilir.

Bu bilgilendirme 5-6 yaşlarda daha etkili olmaktadır. Çünkü 5-6 yaşına gelmiş bir çocuk sanatçıların nasıl değişik insan, hayvan veya nesne çizdikleri konusunu algılayabilir. Sanatçıların sanatlarını üretirken değişik malzemeler kullandıklarını gözlemleyebilir, öğrenebilir. Burada amaç çocuklara sanat tarihi öğretmek değil, onları zengin sanatsal mirasla tanıştırmaktır.

Sanat kültürün bir parçasıdır ve insanlık hakkında bilgi verir.

  • Onlar kimdiler?
  • Nasıl yaşadılar?
  • Neler giydiler?
  • Neler kullandılar?
  • Nasıl iletişim kurdular? v.b.

Sanatı ve sanatçıları tanıyarak büyüyen çocuklar, ayrıca farklı sanat akımlarını da tanıyabilirler, kendi algıları çerçevesinde bu bilgileri kullanabilirler. (gerçekçi sanat soyut sanat, gerçeküstü sanat, kavramsal sanat v.b.)

bele ve sanatSanat ve sanatçılarla tanışan çocuklar hem kendi ürettiklerini, hem de sanatçıların yapıtlarını bir anlamda eleştirmeyi öğrenebilirler. Yetiştiriciler, sanat eleştirisi konusunda çocukları yönlendirebilirler. Örneğin :

 Bu gördüğünüz nedir? (Resim, heykel, fotoğraf, halı.v.b.)

  • Ne gibi biçimsel özellikleri vardır? (büyük, yuvarlak, kare, yumuşak, katı v.b)
  • Nelerden yapılmıştır? (kağıt, boya, metal, kil, kumaş, mermer, tahta v.b)
  • Sanatçı burada ne anlatmaya çalışmıştır?
  • Bu çalışmayı nasıl anlatabilirsin?
  • Sana neler hissettiriyor? (mutluluk, komik, üzüntü, acı v.b.)
  • Bu yapıtı sevdiniz mi? Neden?

Buradaki amaç çocuklara sanatsal bir bakış açısı kazandırmak, yaratıcılığı ve estetik duyarlılığı geliştirmek ve kendi duygularını ifade etmeyi öğrenmektir.

Bilindiği gibi estetik güzelliğin bilmidir ve güzel olanla ilgilenir. Çocuklar güzellik arayışında duygularını ve bedenlerini kullanırlar. Gözleri görsel olarak sanatı araştırırken, kulaklar sesleri ve müzikleri dinleyebilir. Çocuklar sanatsal çalışmalara dokunabilir, güzel kokuları koklayabilir, yiyecekleri tadabilirler. Beden, dans ve hareket yoluyla kendilerini ifade edebilir. Böylece küçük yaştaki çocuğun beş duyusu erken dönemde güzele doğru, güzeli yeğleyecek bir yönde eğitilebilir.

resimle sanat adım adım4Çocuklara bu konuda hem zaman hem de ortam hazırlamak ve onlara fırsat vermek gerekir. Çevreleri estetik nesnelerle donatılmalı, bulundukları ortamlar kaotik, düzensiz, aşırı süslü değil, temiz, aydınlık ve renkli olmalıdır. Duyuları harekete geçirmeli, bakma, dinleme, dokunma, koklama ve tatma konularında onları kışkırtmalıdır. Çiçekler, bitkiler, hayvanlar, yumuşak yastıklar, sallanan sandalyeler, heykeller ortama öğretici ve estetik özellikler katarlar. Sergiler (doğal nesneler, kartpostallar, kolleksiyonlar, sanat kitapları, antikarlar, araç ve gereçler, makine parçaları, çömlekler, posta pulları, paralar v.b.) sanat merkezleri, dans alanları v.b. çocukların estetik imgeler, düşünceler, duygular yeni kavramlar üretmeleri için birer fırsat ortamlarıdır. Yarının estetik ortamıyla, zorlanmadan karşılaşabilecekleri ilk deneyim alanlarıdır.

Çocuklar, sanat merkezlerinde sergi açılışlarına, müze gezilerine, konserlere, performanslara katılabilirler. Sanatçılar (ressamlar, heykeltraşlar, müzisyenler, grafikerler v.b.) çocuklarla çalışarak onların yaşantı dünyalarını zenginleştirebilirler.

Sonuç olarak okulöncesinde sanat eğitimi çalışmaları yapılırken çocukların duygularını geliştirici ortamların önemsenmesi gereklidir. Duyumsama, sanatsal çalışmalar yapma, sanat hakkında bilgi sahibi olma, sanatçıları tanıma ve sanatçıların yöntemlerini öğrenme estetik yaşantılar için ön plana çıkmaktadır. Küçük çocuklar elbetteki sanat tarihçileri gibi eğitilemez, ama sanatçılar ve onların yapıtları ile tanışabilirler. Değişik sanat akımlarını tanıyarak bu doğrultuda çalışmalar yapabilirler. Sanatsal eleştiri konusunda da bilgilendirilebilirler.

Bu konuda yapılabilecek bazı çalışma örneklerini şöyle sıralayabiliriz :

* Bir sanat sergisi, müze veya tıpkı basım sergisi gezilebilir. Bu mekanlarda en fazla iki ya da üç ayrı sanat akımına ait çalışmalar, karşılaştırılabilir. Çocuklar farklı sanat akımlarına ait uygulamalı çalışmalar yapabilirler.

Örneğin belli bir çizim (bu insan, ağaç, ev, meyve v.b. olabilir) iki ya da üç farklı sanat akımında nasıl ele alınmış, akımlar arasında ne gibi farklar ve benzerlikler bulunmaktadır? gibi. Her sanatsal yapıt tek tek ele alınır, üzerinde konuşulur, drama yöntemleri ile canlandırılır, daha sonra uygulamalı çalışmalara geçilebilir.

* Bir sanatçıyla çocuklar tanıştırılabilir. Sanatçının çalıştığı, yaşadığı mekan, giyim tarzı, kokusu, duyguları (nasıl gülüyor, neye kızıyor v.b.) düşünceleri, çocuklara farklı bakış açıları kazandırabilir.

Amaç okulöncesi çocuğunun yaşantılarını, imge dünyasını olanaklar ölçüsünde ve zorlama yapmadan zenginleştirmektir. Sanat; duyu, duyum, duygu, algı eğitiminde vazgeçilmemesi gereken hem zevkli, hem eğlendirici, hem de öğretici, belki de en önemlisi çocuğun yaratıcılığını geliştirici olmazsa olmaz bir alandır.

Kaynak : Robert Schırrmacher. Art and Creative Develepment for Young Children. Çev: Suna Karaküçük Delmar Publishers İnc. New York. 1998

 

Kaynak :[-]

08 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/11/perküsyon-eğitimi-ve-çocuk.jpg 924 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-08 20:20:082013-11-08 20:20:08Okulöncesi çocuklarda yaratıcı düşüncenin geliştirilmesinde sanat eğitiminin rolü
Sanat Haberleri

Okul öncesi çocuklarda Resim Eğitimi ve Veli beklentileri

Bildiğiniz gibi Nar Sanat Eğitim Kursu olarak pek çok branşta eğitimler vermekteyiz. Bu eğitimlerimiz sanatın bir çok dalında neredeyse tabiri yerindeyse  7’den 70’e (4 yaşından başlayarak) öğrencilerimizi beş yıldır sanat ile yoğuruyor ve sanatı sevdirmeye çalışıyoruz. Her ne kadar temel olarak tüm sanat eğitimi konusunda benzer soru ve sorunlarla karşılaşıyor olsak da bugün resim Dersleri ve velilerin beklentilerini işlemek istiyoruz.

çocuk-resim dersleri-bakirkoy

Zaman zaman velilerden resim eğitiminin kaç yaşında başlaması ve nasıl olması gerektiği konusunda sorular geliyor. Dolaysıyla bu sorulara daha net cevap vermek ve bazı hatalı algılamaları düzeltmek üzere konu hakkında aydınlatıcı bir yazıyı kaleme almakta fayda olduğuna inanıyoruz..

Her veli kendi çocuğunun başlı başına bir “yetenek” olduğunu düşünebilir oysa çocuğun yetenekli olmasından daha çok süreğen ve istikrarlı bir eğitimin başarıya giden yol olduğunu göz ardı edilmemesi gerektiği unutulmamalıdır.

enmutlu-aileDiğer bir hatalı yaklaşım çocuğun dikkatini verme süresinin göz önüne alınmadan 2 ders boyunca resim çizmesinin beklenmesidir. Oysa yaşa ve kişiliğe göre çocuğun ve elbette yetişkinin dahi dikkatini bir konuya verme ve verimli olarak öğrenme sürecinin göz ardı edilmesidir.

Yine resim çalışmalarında aslolan “bir sanatçı yetiştiriyorum” veya “benim çocuğum sanatçı olacak” düşüncesi olmamalıdır. Öncelikle onun sıkılmadan ve severek mümkün olduğunca yaratıcılığını engellemeden sanata dahil edebilmektir.

Çocuktan akademik bir yaklaşım beklemek ve onu akademik çizimlerle boğmak daha iyi resim yapmasına değil belkide resim sanatından soğumasına yol açmaktan başka bir şeyi sağlamaz.

Zaman zaman kolaj çalışmaları, zaman zaman eğlenceli resim faaliyetlerinde bulunmak resim dersini çocuk açısından çekici hale gelmesine yol açacaktır.

resim çizcen-çocuk-güzeldirTüm bunların yanı sıra tüm bu konulara hakim bir kurum ve eğitmen seçiminde de dikkat etmekte elbette kesinlikle fayda var.

Yetkin olmayan eğitmen ve sadece parasal kaygılarla kurgulanmış bir sanat eğitiminin ne kadar verimli olacağını belirtmeye gerek olmadığı düşünmekteyiz.

Tüm bu eğitimlerin yanı sıra çocukların her eğitim döneminde en azından birkaç sergiye götürmenin de teşvik edici olacağı ve resim algısı üzerinde örneklem olacağını da gözden kaçırmamak gerekir diye düşünmekteyiz.

Tüm bunlara dikkat ederek bu yazıyı yazarken Dikkatimizi çeken bir yazıyı sizlerle paylaşmanın faydalı olacağına inanmaktayız. Ebette pek çok makale, tez v.b. yazı var fakat anlatım ve okunma kolaylığı ve anlaşılır olması açısından Öğr.Gör. Kazım ARTUR’un(Çukurova Üni.Eğit.Fak. İlk.Öğr. Bölümü) hazırlamış olduğu yazıyı kayda değer buluyoruz. Okumanızda fayda var. Lütfen  PDF Okumak için TIKLAYINIZ, WORD dosyası olarak okumak için TIKLAYINIZ.

02 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/11/enmutlu-aile.jpg 441 772 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-02 18:43:452013-11-08 19:24:03Okul öncesi çocuklarda Resim Eğitimi ve Veli beklentileri
Sanat Haberleri

Sürekli festival İş Sanat’ta!

Kasım ayında başlayacak yeni sezonunda İş Sanat”yıl boyu sanat, yıl boyu festival” yaklaşımıyla John McLaughlin, Joshua Bell gibi dünyaca ünlü sanatçıları ağırlayacak. Programda Amerikalı ünlü dans grubu Limon Dance Company’de yer alıyor

John McLaughlin

John McLaughlin

Klasik müzikten caza, gelenekselden dünya müziğine, danstan şiir dinletisine farklı etkinlikler ve sergilerle İstanbul İş Sanat’ın 14. sezonu kasım ayında başlıyor. İş Sanat’ın 14. sezonunun tanıtıldığı basın toplantısında konuşan Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Senar Akkuş, İş Sanat’ın kasımda başlayıp mayısta sona erecek yeni sezonunda 15 klasik müzik, 5 caz, 6 dünya müziği, 5 yerli proje, 2 dans gösterisi, 5 şiir dinletisi, 4 Parlayan Yıldızlar konseri ve çocuk gösterilerinin yer aldığını açıkladı. Kibele Sanat Galerisi ise 4 önemli sergiye ev sahipliği yapacak.

İş Sanat, sezonu 2 Kasım’da geleneksel hale gelen Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO)konseri ile açacak. Şef Sascha Goetzel’in yönetimindeki BİFO, genç kuşak piyanistlerinden Özgür Aydın’a eşlik edecek. Klasik müzikte sıra dışı tarzıyla dikkat çeken İngiliz Barok topluluğu Red Priest ile “kemanın şairi” olarak adlandırılan Joshua Bell yönetimindeki Academy of St Martin in the Fields sezonun öne çıkan konserleri arasında yer alacak.

MADELEINE PEYROUX DA GELİYOR
İş Sanat’ın caz konserlerinde ise, yenilikçi çalışmaları ile adından söz ettiren John McLaughlin ve tabla sanatçısı Zakir Hussain’in müzikal

Joshua Bell (Foto: Chris Lee)

Joshua Bell
(Foto: Chris Lee)

işbirliklerinin 40’ıncı yılını kutladıkları “Remember Shakti” projesi dikkat çekiyor. Time Dergisi’nin “Yılın en heyecan verici vokali” olarak nitelendirdiği caz vokalisti Madeleine Peyroux “The Blue Room” isimli son albümünün en beğenilen parçalarını İş Sanat sahnesinde seslendirecek.

LIMON DANCE COMPANY

İş Sanat, dansın uluslararası üne sahip önemli gruplarından birini daha dans severlerle buluşturacak. Dramatik ifadeleri, teknik ustalıkları ve coşkun hareketleriyle sahneye çıktıkları her ülkede izleyicilerine eşsiz deneyimler yaşatan Amerika’nın köklü dans topluluğu Limón Dance Company iki gösteriyle bu sezon İş Sanat’a konuk olacak.

26 Eylül 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-09-26 18:20:442013-09-26 18:20:45Sürekli festival İş Sanat’ta!
Sanat Haberleri

Uygun fiyat ve saat imkânını kaçırmayın

 2013-2014 Eğitim yılı başladı gerek çocuklarınızın gerekse sizlerin boş vakitleri belirlendi.

sanat-kurslari

İyi bir kursta en uygun gün ve saate çocuklarınızın veya sizin bir sanat eğitimine mi ihtiyacı var? O zaman elinizi çabuk tutun ve en uygun gün ve saat imkânını kaçırmayın. Elbette 3 yıldır aynı fiyattan eğitim veren kurumumuzun fiyat artışlarından da etkilenmemiş olacaksınız. Eğer geç kalırsanız uygun saatler dolabilir ve elbette zaman sizleri zorlayıp sanat eğitiminden  uzak kalmanıza yol açabilir. Lütfen unutmayın! Haftanın 7 günü sabah 09:00- akşam 21:00 arasında açığız ve derslerimiz devam ediyor.

Kaliteli bir ortamda, eğitimli ve işinin uzmanı eğitmenlerle pozitif bir yapı içerisinde siz veya çocuklarınız sanat ile tanışacak.

Huzurlu, bakımlı, samimi bir ortamda ister çocuğunuz dersteyken sizde bir başka derse girebilir, isterseniz çayınızı yudumlayarak müzik sesleri arasında diğer veliler ile sohbet edebilirsiniz.

Buyurun gelin tanışalım! Daha içeri adım atar atmaz huzur ve sanatı hissedeceğiniz kurumumuza misafir olun. Kayıt olma zorunluluğunuz elbette yok gelip bilgi alabilir sohbet edebilirsiniz. Bir başka kurumda eğitim alacak olsanız dahi kurumumuza gelin merak ettiğiniz şeyleri sorun öğrenin. Nar Sanat bir sanat derneği kuruluşu ve sizlerin nerede olursa olsun sanat eğitimi almasını destekleyen bir kurum.

Tek beklentimiz özellikle çocuklarımızın doğru eğitmenler eşliğinde iyi bir eğitim alması. Çocuk drama eğitiminden, hobi veya akademiye hazırlık resim, piyano, gitar, bateri, bağlama, keman, Tiyatro, Bale, dans, diksiyon, fotoğraf ve daha nice sanat dalı konusunda her türlü bilgi desteğini vermeye hazırız yeter ki çocuklarımız sanatın içerisinde olsun.

Lütfen unutmayın hangi kuruma giderseniz gidin kurum imkanlarına ve eğitmenlerin eğitim düzeyine bakınız ve özellikle M.E.B.’e bağlı olmasına dikkat ediniz!

Davetlimizsiniz bekleriz…

“Hep Sanat, Nar Sanat“

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

23 Eylül 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/09/sanat-kurslari.jpg 300 715 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-09-23 20:28:352013-09-23 20:28:35Uygun fiyat ve saat imkânını kaçırmayın
Sanat Haberleri

Sahneler sizi çağırıyor, Tiyatro kursu kayıtlarımız devam ediyor

Bakırköy, bildiğiniz gibi ülkemizin ençok sanatçı yetiştiren ilçesi olma özelliğini taşımaktadır.

tiyatro-kursu5. yılında da sizlere ve çocuklarınıza sanatı sevdirmek ve sanat eğitimi ve faaliyetlerini hayatınıza dâhil etmeye çalışan Nar Sanat Eğitim Kursu Bakırköy’de birçok sanat dalında M.E.B. Onaylı belge vermeye yetkili ilk dernek kuruluşudur.

Nar Sanat Eğitim Kursu’nda bir çok sanat dalında olduğu gibi Tiyatro konusunda da profesyonel eğitmenler eşliğinde kurs  kayıtlarımız  devam etmekte.

Tecrübeli ve usta oyuncu Esin KARAKAYA yönetiminde eğitimlerine devam eden tiyatro kursumuza kayıt olmak için bekliyoruz.

Gerek fiyat avantajı, gerse kontenjan açısından bir an önce kayıt yaptırmanızda fayda var. 2013-2014 eğitim döneminde Pazar ve cumartesi seçeneğiniz de olacak.

Hafta sonu, Cumartesi ve Pazar günleri taleplere göre saatlerin belirleneceği kursumuzda teorik çalışmalarla başlayacak olan eğitim, sahne pratikleri ile devam edecek ve ardından seçilecek bir oyunda tüm öğrencilerimiz muhakkak bir rol üstlenerek ardından sene sonunda enaz bir kez oyun sahneye konulacaktır.

Tüm bunların yanı sıra elbette M.E.B. Onaylı oyunculuk eğitimi aldıklarına dair bir belgeye de sahip olacaklardır.

tiyatroGelin! Hayaliniz olan, oyuncu olma arzusunu bastırmayın gelin ister hobi olarak, ister birgün oyuncu olma ihtimalinizi veya toplum içersinde kendinizi daha rahat hissetmek ve sosyal bir etkinlik içersinde yer alma arzu ve heyecanını birlikte yaşayalım

Artık tiyatroyu, sahneyi amatörce değil profesyonel ellerden öğrenmenizin vakti geldi…

Arayıp bilgi edinmek için kursumuza gelebileceğiniz gibi telefonla da bilgi edine bilirsiniz. Lütfen çekinmeyin.

Tiyatro Eğitmenlerimizi mi merak ettiniz Esin KARAKAYA (Lütfen İsme tıklayın)

 

 

 

16 Eylül 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-09-16 14:23:522013-09-16 15:49:57Sahneler sizi çağırıyor, Tiyatro kursu kayıtlarımız devam ediyor
Sanat Haberleri

Çocuklar için sanat eğitiminin önemi

Artık okulların açılmasına çok az zaman kaldı. Tatil bitiyor ve çocuklarımızın eğitimi için, sosyalleşmesi ve gelecekte daha başarılı olması için gerekli zemin arayışlarımızda hızlanıyor…

sanat ve çocuk1Eğitimde artık sadece IQ (Intelligence Quotient) ‘basetmiyoruz. Araştırmalar göstermiştir ki çocuğun gelişimi ve gelecekteki başarısını etkileyecek olan EQ (Duygusal Zeka) ve “Sosyal Zekadır”

IQ Kavramını hepimiz genel olarakta olsa biliyoruz fakat EQ VE Sosyal Zeka’da ne diyorsanız sizler için aşağıda tanımlamaya çalıştık.

 *Duygusal zeka veya yaygın İngilizce ifade edilişiyle EQ (Emotional Quotient), bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü tanımlamaktadır. Göreceli olarak yeni bir kavram olan duygusal zeka’nın tanımlanışı sürekli değişmekte ve güncellenmektedir. Bazı psikologlar, duygusal zeka ve duygusal bilgi olmak üzere iki ayrı terimin kullanılmasını tercih etmektedirler.

Sosyal Zeka sadece kişinin kendinde veya karşısındakinde değil, çevresinde olup bitenleri anlama, etkileyebilme ve farklı sosyal ortamlarda iyi ilişkiler kurabilme kapasitesidir. Başarı için sayısal zeka ve duygusal zeka artık yeterli değil. Kişiler arası bağ kurabilme, grubu harekete geçirebilme, olayların ve duyguların ne olduğunu anlamamıza yardımcı olan IQ ve EQ’ dan öte bir zekâ ile gerçekleşebiliyor.

 Nasıl ki IQ eğitim ile işlevsel hale getirilebiliyorsa EQ ve Sosyal zeka da aynı şekilde eğitimle geliştirilebilir.

çocuk-ile-sanatNormal eğitimin yanı sıra çocuğumuzun bir faaliyet içersinde olması çocuğun zamanında çalmak değildir. Gerek okul ve gerekse dershaneler arasında sıkıştırılan çocuklarda farkındalık yaratmak, özel hissetmesini sağlamak ve sosyalleşmesini sağlayacağı bir takım faaliyetler içersinde olması çocuğun özgüvenini artıracağı gibi sosyalleşmesine de katkıda bulunacağı aşikardır.

Bir müzik aleti çalmayı öğrenerek, resim yaparak veya drama eğitimindeki çalışmalara katılması ilerideki yaşamında daha ekin ve başarılı olmasının yollarını açacaktır.

Ne yazık ki pek çok anne/baba haftada bir iki saat bu tür etkinlikler içerisinde olan çocuğun vakit kaybettiğini veya zamanını boşa geçirdiğini düşünmektedir. Oysa kendi çocukluklarını dahi hatırlasa neden bu tür faaliyet içerisinde olması gerektiğini de anlayabilecektir.

Daha fazla geç kalmadan çocuğunuz için bir etkinlik seçin ve ona destek olun fakat bunu yaparken lütfen onun hoşlandığı veya hoşlanıp hoşlanmayacağını kendisi ile konuşarak karar verebilirsiniz. Ufak yönlendirmelerle onu üzmeden ve kırmadan bunu yapmanız mümkün.

Eğer çocuğunuzun ne tarz bir eğitim alması gerektiği konusunda tereddüdünüz varsa kararsız kalıyor veya seçemiyorsanız Nar Sanat’a gelin eğitmenlerimizle konuşun görüsün ve  çocuğunuzun hangi dal ile ilgilendiğini tespit edelim.

 Bekliyoruz…

Kaynakça :

–    * WİKİ

–    Öğr.Gör. Kazım ARTUT Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi,  (Okul öncesinde resim eğitiminin  çocuğun duygusal ve sosyal  gelişimine etkisi)

 

 

27 Ağustos 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/08/çocuk-ile-sanat.jpg 300 715 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-08-27 17:36:352013-08-27 18:44:52Çocuklar için sanat eğitiminin önemi
Page 11 of 17«‹910111213›»

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön