Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: çocuk

Sanat Haberleri

” Bir Fotoğraf Camı ” Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla Sabahattin Ali sergisi

Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla Sabahattin Ali sergisi

Sabahattin Ali’nin yaşamında önemli yeri olan insanlar, gezdiği, gördüğü yerler, görüntülediği fotoğrafların yer aldığı; “Bir Fotoğraf Camı” Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla Sabahattin Ali sergisi açıldı ve ziyaret etmeye değer.

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi işbirliği ile düzenlediği “Bir Fotoğraf Camı” sergisinde, 41 yıllık kısa yaşamına çok sayıda eser ve tercüme sığdıran, Türkiye’nin farklı yerlerinde öğretmenlik yaparken öğrencileri üzerinde derin izler bırakan, Ankara’da Devlet Konservatuvarı’nın kuruluşunda ve ilk öğrencilerinin yetişmesinde büyük emeği olan Sabahattin Ali’nin en büyük tutkularından biri olan fotoğrafları, kişisel evrakı ve bazı özel eşyaları sergileniyor.
Sergi, Sabahattin Ali’nin yaşamöyküsünün fotoğraflarla anlatıldığı ilk bölümün ardından, yazarın yaşamından seçilmiş temalarla devam ediyor. Serginin yazarın ailesi, çocukluğu, gençliği, Almanya’da yaşadığı yıllar, öğretmenlik, askerlik, evlilik ve babalık dönemleri gibi başlıklı bölümlerinde ise yazarın fotoğraflarına kişisel evrakı ve eşyaları da eşlik ediyor.

Nâzım Hikmet’in Bursa Hapishanesi’nden gönderdiği mektup ve ilk kez bu sergide görülecek bir fotoğrafı, Orhan Veli Kanık’ın imzalı kitabı, Sabahattin Ali’nin gözlüğü ve Paşakapısı Cezaevi’ndeyken üzerinde olan takım elbisesi de serginin önemli parçalarından… Sabahattin Ali’nin Objektifinden başlıklı bölümde de ilk kez bu sergide görülebilecek fotoğraflar var. Ayrıca sergide yer alan ve Sabahattin Ali’nin 1939 yılında Sivas yolunda çektiği fotoğrafları ile eşi ve kızı Filiz Ali’ye ait fotoğraflar da sanatsal olarak dikkate değer.

Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali’nin annesinin sakladığı evrak ve eşyalar içinden çıkardıklarıyla oluşan bu sergi, usta yazara bir kez daha yakından bakmamızı sağlıyor. Ve bir kez daha faili meçhul cinayetlerle yok olup giden onca insandan biri olarak Sabahattin Ali karşısında bizi suskunluğa davet ediyor.

3 Şubat – 3 Mart 2012 tarihlerinde görülebilecek sergi kapsamında, aynı gün saat 15.00 – 16.30 arasında Filiz Ali ve Sevengül Sönmez ’in katılacağı sergi bağlamında bir de söyleşi gerçekleşecek ve saat 17.00’de Filiz Ali kitap imzalayacak.

A’dan Z’ye Sabahattin Ali kitabından “fotoğrafçılık” maddesi:

Fotoğrafçılık

“Aliye Ali eşinin fotoğraf çekmeye olan düşkünlüğünü şöyle anlatmaktadır: ‘Yazı dışında en büyük merakı fotoğraftı. Nereye giderse gitsin Kodak kutu makinesini ve üç ayağını yanından hiç eksik etmezdi. Evde saatlerce bir lamba ışığı altında fotoğraflarımızı çekerdi.’

Öldürüldüğünde yanındaki fotoğraf makinesinde yola çıkmadan bir gece önce Mehmet Ali Cimcozların evinde çektiği fotoğraflar bulunmaktadır. Mahkeme sırasında makinenin içindeki film tabettirilmiştir. Ölümünden sonra devlete borcu olduğu için eşyaları ailesine verilmeyen Sabahattin Ali’nin fotoğraf makinesi de diğer eşyalarıyla birlikte kaybolup gitmiş. Filiz Ali yıllar sonra Kırklareli’ndeki Kültür Günleri’ne katıldığında yanına yaklaşan genç bir hanım, Sabahattin Ali’nin fotoğraf makinesinin evlerinde olduğunu, babasının makineyi o yıllarda polisten satın aldığını söylemiş. Bu genç hanım Filiz Ali’ye adresini vermediği için ona ve dolayısıyla da Sabahattin Ali’nin fotoğraf makinesine ulaşmak mümkün olmamış.

Sabahattin Ali’nin evrakı içinden yüzlerce fotoğraf çıkmıştır. Hemen hepsini Kodak kutu makinesiyle çektiği bu fotoğraflarda, ailesini, dostlarını ve gezip gördüğü yerleri ölümsüzleştirmiş. 1940’lı yılların Ankarası’na ait fotoğraflar, Efes Harabeleri’nin 1940 öncesi hali ve anılarda kalan İstanbul sokakları, elinde bakraçla yoğurt taşıyan köylü kadını ya da kameranın arkasında babasına gülümseyen Filiz Ali. İsa Çelik Sabahattin Ali’nin fotoğrafçılığını şöyle değerlendirmektedir: ‘Bunlar bir amatör fotoğrafçının fotoğrafları, ama sıradan bir amatörlük değil onunki. Yazılarında belirgin bir biçimde görülen, edebi sanatlara yaslanmak yerine yalın, duru bir dille olayın ya da durumun sosyal ve politik çözümlemelerinden okuyucunun -toplumun- alacağı ‘marjinal fayda’nın önde tutulması kaygısı fotoğraflarında da görülüyor. Elimde bulunan fotoğraflarındaki kompozisyonlar, leke ve ışık değerleri son derece çağdaş.’

Filiz Ali babasının kimi fotoğraflarının halkevlerinde düzenlenen yarışmalarda ödül aldığını söylemektedir.”
 

Sevengül Sönmez, A’dan Z’ye Sabahattin Ali, YKY, İstanbul 2009

 Kynk:  http://www.cumhuriyet.com.tr

04 Şubat 2012/16 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/02/sabahattin-ali.jpg 239 331 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-02-04 16:58:172012-02-04 17:00:22” Bir Fotoğraf Camı ” Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla Sabahattin Ali sergisi
Sanat Haberleri

Nerede Olursanız Olun; Diyarbakır ‘da, Gaziantep ‘de, Şanlıurfa ‘da, Mardin ‘de , Sanatla Olun !

“Nerede Olursanız Olun” bu defa Güney Doğu Anadolu için haber veriyor…

Diyarbakır ‘da, Gaziantep ‘de, Şanlıurfa ‘da, Mardin ‘de , Sanatla Olun !

-Diyarbakır-

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), ”Ak Kartalın Oğlu Gılgameş”i yeniden sanatseverlerle buluşturacak. İnsan evriminin anlatıldığı oyunda, Orkun Gülşen, Dilek Mengi, Ozan Hafızoğlu, N. Özgün Çoban, Mümtaz Aydoğan Mengi, Uğur Çınar, Gonca Coşkun, Fatih Yurdakul, Ercan Kılıçarslan, Sevi Demirçivi ve Kerem Corogil rol alıyor.

Dekoru Murat Gülmez’e, kostümü Funda Karasaç’a, ışığı İzzettin Biçer’e, koreografisi de Sibel Erdenek’e ait oyun, 4 Şubat’a kadar Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesinde sahnelenecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu da Sophokles’in tiyatro tarihinin en önemli yapıtlarından olan ve Celal Mordeniz’in yönettiği ”Antigone”yi sahneleyecek.

Oyun, Kürtçe olarak yarın Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda prömiyer yapacak.

Öte yandan, küratörlüğünü Osman Köker’in yaptığı, ”Eski Diyarbakır’da Kültürel Çeşitlilik” konulu sergi, Sümerpark Sanat Galerisinde 7 Şubat’a kadar açık kalacak.

-Gaziantep-

Van Devlet Tiyatrosu, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta, ”Entrikalı Dolap Komedyası” adlı oyunu sahneleyecek.

Yunus Emre Gümüş’ün yazdığı, Cem Zeynel Kılıç’ın yönettiği oyunda, iyilik ve kötülük karşıtlıkları, bir elbise dolabı etrafında ”dolap çeviren” insanlar aracılığıyla sahneye yansıtılıyor.

Dekor tasarımını Melih Karakurt, giysi tasarımını Funda Dicle Çebi, ışık tasarımını İlhan Orhan’ın hazırladığı oyunda, Zeynep Yalçın, Serkan Yakan, Özgür Titiz ve Tolga Gülcüler rol alıyor.

”Entrikalı Dolap Komedyası” adlı oyun, bugün Kahramanmaraş Necip Fazıl Kısakürek Sahnesi’nde, yarın ve 4 Şubat’ta ise Gaziantep Onat Kutlar Sahnesi’nde izlenebilecek.

-Şanlıurfa-

Şanlıurfa Belediye Şehir Tiyatrosu oyuncuları, ”Ayının Fendi Avcıyı Yendi” adlı çocuk oyununu  Cumartesi günü Şair Nabi Kültür Merkezinde sahneleyecek. Aynı yerde akşam ise ”Alo Biz Komşumuzu Öldürdük” adlı oyun sanatseverlerle buluşacak.

Şanlıurfa Belediyesi Türk Halk Müziği (THM) Korosu da Belediye Nikah ve Konferans Salonunda 7 Şubat’ta ”Bizim Türkülerimiz” adlı konser verecek.

-Mardin-

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisinde açılan, küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği ”Seyreyle Ara Güler Mardin’de” sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler’in sergide yer alan fotoğrafları ”Tanımak ve Anlamak” ile ”Yüz Yüze” başlıklı iki bölüm halinde meraklısına ulaşıyor. 114 eserin yer aldığı sergi, bir yıl süreyle açık kalacak.

 

Kynk:  http://www.diyarbakirsoz.com

03 Şubat 2012/33 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2011/12/Kültür-ve-sanat-nar-sanat1.jpg 271 271 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-02-03 16:30:172012-02-03 16:32:38Nerede Olursanız Olun; Diyarbakır ‘da, Gaziantep ‘de, Şanlıurfa ‘da, Mardin ‘de , Sanatla Olun !
Sanat Haberleri

Gramofon ve Taş plak eşliğinde “ Zaman Tunelinde Yolculuk ”

Kütahya’da, 15 gramofon ve 650’ye yakın taş plağı iş yerinde sergileyen emekli astsubay, ziyaretçilerine Türk Sanat Müziği eserlerini dinletiyor

Kütahya’da, 15 gramofon ve yaklaşık 650 taş plaktan oluşan koleksiyonunu iş yerinde sergileyen emekli astsubay Fikret Pak, ziyaretçilerine Türk Sanat Müziği eserlerini dinleterek, adeta onları zaman tünelinde yolculuğa çıkarıyor.

Pak, 1877 yılında Thomas Edison’un icat ettiği fonografın geliştirilmiş biçimi olan gramofona ilgisinin çocukluk yıllarında başladığını söyledi.

Türkiye’de gramofonun son demlerini yaşadığı yılların çocukluğuna rastladığını belirten 76 yaşındaki Pak, bu aletin 1940′lı yıllarda sadece zengin ailelerde bulunduğunu bildirdi.

Pak, ortaokul yıllarında çalıştığı sinemada filmlerden önce taş plaktan eserler çalması ve komşu ziyaretlerinde Türk Sanat Musikisi eserleri dinlemesinin, gramofonla taş plaklara ilgisini artırdığını ifade ederek, 1978′de emekli olduktan sonra elektrikli eşya tamiri yapan iş yeri açtığını anlattı.

İki çocuğu üniversiteyi bitirince ekonomik kaygısı azaldığını için iş yerinde tamiri bırakarak hobisine yöneldiğini dile getiren Pak, ”Önce bir çanta gramofon bulup aldım. Daha sonra İstanbul’da bu işleri yapan kişilerle tanıştım. Sık sık oraya giderek sevdiğim sanatçıların plaklarını topladım” dedi.

 

MOTİFLERLE SÜSLENMİŞ ÇİNİLİ GRAMOFON
Pak, koleksiyonuna kattığı gramofonlardan bir bölümünü sattığı ve elinde 15 gramofon kaldığı bilgisini vererek, 650′ye yakın plaktan hiçbirini satmadığını ve satmayı düşünmediğini belirtti.

Koleksiyonunu devredeceği çocuklarının gramofonları ellerinden çıkarabileceğini, ancak plakları satmamalarını istediğini ifade eden Pak, sergilediği gramofon ve taş plaklara, bu kültürü hiç yaşamayan gençlerin daha fazla ilgi gösterdiğini dile getirdi.

İş yerini zaman zaman ziyaret edenlere, ”Safiye Ayla, Münir Nurettin Selçuk, Zeki Müren, Hamiyet Yüceses, İbrahim Tatlıses, Orhan Gencebay, Barış Manço” gibi sanatçıların plaklarını dinlettiğini kaydeden Pak, sahip olduğu gramofonların birçoğunun kutusunu kendisinin yaptığını bildirdi.

Pak, İstanbul’da gramofon ustası Mehmet Öztekin’in evinde gördüğü porselen işlemeli gramofonun benzerini çiniden yaparak koleksiyonunun önemli bir parçası haline getirdiğini söyleyerek, ”Kütahya, çini, seramik ve porseleniyle ünlü bir kent. Üzerinde çini işlemeler olan bir gramofon yapabileceğimi düşündüm. Yaklaşık bir ay uğraşarak üzerinde çini işlemeler bulunan, borusu ahşaptan gramofon geliştirdim” diye konuştu.



21 Ocak 2012/14 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/01/gramofon4.jpg 321 480 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-01-21 17:00:372012-01-21 17:02:22Gramofon ve Taş plak eşliğinde “ Zaman Tunelinde Yolculuk ”
Sanat Haberleri

Antalya ” Anna Karenina ” ile buluşuyor!

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), yasak aşk ve evlilik arasında yaşanan duygu fırtınasının anlatıldığı ”Anna Karenina” isimli bale ile sanatseverlerle buluşacak.

Ünlü Rus besteci Çaykovski’nin eserinde, Rus aristokrasisine mensup Anna Karenina’nın güvenli bir liman olarak gördüğü evliliği ve yasak aşkı arasında yaşadığı duygu fırtınası anlatılıyor. Müzik düzenlemesini Guy Woolfenden’in gerçekleştirdiği eserde orkestrayı şef Hakan Kalkan yönetiyor. Senaryosu ve koreografisi Andre Prokovsky tarafından yapılan ve Gilles Madion tarafından sahneye konulan eserin dekor ve kostümleri Alexandre Vassiliev’e, ışık tasarımı ise Mustafa Eski’ye ait.

Eserde Anna Karenina’yı Müge Ünal, Alexei Vronsky’i Tolga Burçak, Alexi Karenin’i ise Cenk Şahinalp canlandıracak. Balede Murat Özdemir ”Konstantin Levin”, Esra Taner ise ”Kitty” rolüyle izleyicinin karşısına çıkacak.

Eser, bugün ve 21 Ocak’ta Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-ADT-

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları bugün, yarın, 21 ve 25 Ocak’ta Hans Fallada tarafından yazılmış, aynı isimli romandan Yılmaz Onay tarafından sahneye uyarlanan ”Küçük Adam Ne Oldu Sana” adlı kabareyi sahneleyecek.

1930’lar Almanyası’nda geçen oyun, 1. Dünya Savaşı sonrası yenilgiye uğramış, ekonomik kriz içinde, büyük yoksulluk çeken halkın, milliyetçi akımlara kapılarak nasyonal sosyalistleri iktidara taşımasını anlatıyor.

Yönetmenliğini Barış Erdenk’in yaptığı oyunun koreografisini Sibel Erdenk üstleniyor. Oyunda Sedat Mayadağ, Gözen Müftüoğlu, Orkun Yılmaz, Sertel Uğur, Gökhan Tüzün, Kader Gözpınar, Senem Şahin, Özlem Şendinç, Zeynep Hasdal Çolakoğlu, Başak İşur, Erol Karayılan, Okan Kağnıcı, Fikret Baran, Gizem Kutluyıl, Ceren Demirton ve Samet Kara rol alıyor.

ADT oyuncuları 22 ve 24 Ocak’ta ”Don Kişot” adlı çocuk oyunu için sahne alacaklar.

Miguel de Ceranvantes’in yazdığı, Özen Rodop’un oyunlaştırdığı oyunu, Ebru Kara yönetti. Oyunda Başak İşür, Erol Karayılan, Samet Kara, Çağdaş Çobanoğlu, Murat Çapar, Gizem Kutluyıl, Eray Ercan, Mehmet Çetin ile Ecem Gözpınar rol alıyor.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-ABT-

Antalya Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu’nda (ABT) bugün ve yarın ”Tersine Dünya” oyunu izleyiciyle buluşacak. Mustafa Gültekin tarafından sahneye uyarlanan Orhan Kemal’in ”Tersine Dünya” adlı eserinin yönetmenliğini, Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Murat Çidamlı yaptı. Oyunun müzikleri Tolga Cebi, koreografisi Binnaz Dorkip, dekoru Cenap Aydınoğlu, kostümleri Gizem Karasu, ışığı Özgür Dokuyucu’ya ait.

ABT oyuncularının tamamına yakınının yer aldığı eserde, kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği hayali bir dünya seyirciye sunuluyor. Erkeklerin evlerde oturup çocuk baktığı, çamaşır, bulaşıkla uğraştığı, kadınların ise bitirim olup serserilik yaptığı ”Tersine Dünya”da toplumsal yapıdaki çarpıklıklar mizahi dille gözler önüne seriliyor.

ABT sanatçıları 21 Ocak’ta usta yazar Turgut Özakman’ın yazdığı ”Fehim Paşa Konağı” isimli oyunu sahneleyecek. Reji uygulamasını ve yönetmenliğini ABT Genel Sanat Yönetmeni Müfit Kayacan’ın yaptığı ve müzikleri İhsan Kılavuz’a ait oyunda Padişah Abdülhamit saltanatının son yıllarında yaşanan bir aşk anlatılıyor.

ABT sahnesinde, aynı gün, Özer Tunca’nın yazdığı ve yönettiği ”Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” oyunu da seyirciyle buluşacak. Oyunda, üç kişinin hırsızlık yapmak için girdikleri evde buldukları kuklalar, kostümler ve eşyalarla eğlenirken hayatlarında yaşadıkları değişiklikler konu ediliyor.

-KBT-

Kepez Belediyesi Tiyatrosu (KBT), Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği ve KBT oyuncularının yer aldığı iki perdelik ”Hacıyatmaz” oyunuyla 20 ve 21 Ocak’ta sanatseverlerle buluşacak.

KBT, yeni sezonda çocukları da unutmadı. Tülin Tümtürk Yılmaz’ın yazdığı ve yönettiği tek perdelik çocuk oyunu ”Ağaç Ev” 21 Ocak’ta sahnelenecek.

Eserler, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

 

Kaynak : http://www.stargazete.com

19 Ocak 2012/31 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/01/Anna-Karenina-balesi-antalya.jpg 412 600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-01-19 14:22:412012-01-19 14:22:41Antalya ” Anna Karenina ” ile buluşuyor!
Sanat Haberleri

Kitap Fuarları ziyaretçileri konusunda Avrupa ‘yı geçtik!

İstanbul’da 400 bin, İzmir’de 200 bin, Adana’da 190 bin ziyaretçiye ulaşan kitap fuarlarına ilginin Avrupa’nın üzerinde olduğu belirtildi

İstanbul’da 30. yılında 400 bin ziyaretçi sayısına ulaşan kitap fuarının Avrupa’nın en büyüğü olduğu, Türkiye’nin kitap fuarlarına ilgi bakımından Avrupa ülkelerinin önünde yer aldığı belirtildi.

Tüyap Kültür ve Sanat Fuarları Genel Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu, Yayıncılar Birliği ile işbirliği halinde tüm yurt genelinde kitap fuarları gerçekleştirdiklerini ve kitap sevgisini Anadolu’nun her yerine yaymaya çalıştıklarını belirtti.

İstanbul’un yanı sıra İzmir, Bursa, Diyarbakır ve Adana’da fuarlar düzenlediklerini anlatan Kavukçuoğlu, bu yıl bunlara Antalya Kitap Fuarı’nın da ekleneceğini, gelecek yıl ise Kayseri’de ilk kitap fuarını kitapseverlerle buluşturacaklarını söyledi.

Kavukçoğlu, fuarlara ilginin her yıl arttığını, yoğun ilginin sadece ziyaretçi bazında değil, katılımcı yayınevi bakımından da arttığını belirtti. Geçen yıl Adana’daki Çukurova Kitap Fuarı’na 170 yayınevininkatıldığını anımsatan Kavukçuoğlu, bu sayının bu yıl yüzde 30 artış göstererek 200’e ulaştığını bildirdi.

Kavukçoğlu, fuarlarda yapılan gözlemlerin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün yaptığı araştırmalara göre kitap okuma oranın fuarlarla birlikte arttığını belirterek, şunları kaydetti:

”Öyle yıllardır konuşulduğu gibi Türkiye’de kitap okuma oranı çok düşük değil. Türk toplumu az okuyan, kitaba küskün bir toplum değil. Türkiye’de kişi başına yılda 6,8 kitap düşüyor. Bu iyi bir oran. İstanbul’da her yıl düzenlediğimiz, 2011’de 30. yılını kutladığımız fuara 400 binin üzerinde ziyaretçi geldi. Adana fuarının 190 bin, İzmir’in 200 binin üzerinde ziyaretçisi vardı. Böyle bakıldığı zaman bu tür fuarlara ilgi büyük. Fuarlardaki kitap satışları da oldukça iyi. Geçen yıl Adana’da bir değerlendirme yaptık. Yüzde 80 gibi oran çıktı. 190 bin ziyaretçinin yüzde 80’i kitap almış. Aşağı yukarı bu diğer fuarlar için de geçerli.”

‘İstanbul Kitap Fuarı, Avrupa’nın en büyük fuarı’
Avrupa’da iki tür kitap fuarlarının gerçekleştiğini anlatan Kavukçuoğlu, birinci tur fuarların Frankfurt Fuarı veya BolognaÇocuk ve Gençlik Kitapları Fuarı gibi profesyonel meslek içi fuarlardan oluştuğunu, buraya okurların değil, sadece yazarlar, yayınevleri, matbaalar, kitabevi sahipleri, telif ajansları gibi o meslekte profesyonel kişilerin geldiğini belirtti.

Kavukçoğlu, ikinci tip fuarların ise İstanbul Kitap Fuarı gibi okura yönelik fuarlar olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

”İkinci tür fuarlar Türkiye’de olduğu gibi tüketiciye yönelik, yayınevi fuarları. Yayınevleri ürettikleri kitapları doğrudan doğruya okura sunuyorlar. Bu ikinci tür fuarlar içinde İstanbul Kitap Fuarı, Avrupa’nın en büyük fuarı. Gerek alan büyüklüğü, gerekse ziyaretçi açısından en büyük fuar. Elimizdeki somut verilerle geçen yıl toplam fuarlarımıza 1 milyon 232 bin ziyaretçi geldi. Kitap fuarlarına ilgi anlamında çok çok iyi konumdayız. Avrupa’da ilgi daha az. Bütün İskandinav ülkelerinin ortak düzenlediği Göteborg Kitap Fuarı’nın ziyaretçi sayısı 90 bin, Paris, Prag, Selanik Kitap Fuarları ise Adana Kitap Fuarı’nın sayısına ulaştıklarında çok büyük sevinç duyarlar. İstanbul’un rakamına yaklaşabilen bir Avrupa ülkesi yok. Avrupa’da düzenlenen bütün kitap fuarlarını geziyoruz.”

Kavukçuoğlu, kitap fuarları açısından İstanbul’da 30, İzmir’de 15, Bursa’da ise 7 yılı geride bıraktıklarını, bu yıl Adana 5, Diyarbakır 3’üncü yıllarını gerçekleştireceklerini bildirdi.

‘Her yıl 1-2 çocuk kitapları yayınevi ortaya çıkıyor’


Kavukçuoğlu, fuarların okur kitlesini arttırma konusunda çok önemli katkıları olduğunu vurguladı.

Özellikle ilköğretim öğrencileri açısından fuarların büyük avantaj sağladığını anlatan Kavukçuoğlu, şunları söyledi:

”Birçok evde kitaplık yok. Anne babalarda okuma alışkanlığı yok. Çocuklar da kitapsız evlerde büyüyorlar. Onların tanıdığı kitaplar sadece okullardaki ders kitapları. İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin de destekleriyle, fuarın açıldığı kentlerde 10 binlerce çocuk bu fuarlara geliyor. Evlerinde görmedikleri kitapları bu fuarlarda görüyorlar. Kitapları tanıma, sayfalarını çevirme, bizim tabirimizle kitabı koklama olanağını fuarlarda buluyorlar. İlk defa fuarlarda tanışıyorlar. O çocuklar annebabalarını da kitap almaya teşvik ediyorlar.”

Kavukçuoğlu, fuarlarda çocuk kitaplarına da ilginin yüksek olduğunu, Türkiye’de en hızlı gelişen yayın dalının çocukkitapları olduğunu belirterek, ”Her yıl 1-2 yeni çocuk kitapları yayın evi ortaya çıkıyor. Bugün çoğu çocuk yayınevi batıdaki benzerleriyle karşılaştırıldığında yer yer onları geride bırakabilecek düzeyde. Bunda da kitap fuarlarının büyük etkisi var” dedi.

Kavukçuoğlu, İstanbul’daki kitap fuarında bir yetişkin ailenin yanlarına gelerek, ”Biz kitaplarla ilk kez sizin düzenlediğiniz fuarlarda tanıştık. Kitap okuru olduk. Şimdi de kendi çocuğumuzu fuara getirdik. Çocuğumuzu kitaplarla tanıştırıyoruz” dediklerini, bundan son derece mutluluk duyup, duygulandıklarını anlattı.

Kaynak : http://www.sabah.com.tr

14 Ocak 2012/9 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/01/kitap-fuarı.jpg 273 477 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-01-14 10:49:422012-01-14 11:05:58Kitap Fuarları ziyaretçileri konusunda Avrupa ‘yı geçtik!
Sanat Haberleri

Nerede olursanız olun Doğu ve İç Anadolu ‘da da Sanatla olun!

Sizler için Derlemeye Çalıştık. 

 

Doğu Anadolu’da

 -Erzurum-

 Erzurum Devlet Tiyatrosu ”Herkes (Mi) Hırsız” adlı oyun ile ”Fırtına” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Eric Chappel’in yazdığı, Cengiz Toraman’ın yönettiği ”Herkes (Mi) Hırsız” adlı oyunun dekor tasarımını Suar Şeylan, giysi tasarımını Özlem Karabay, müziğini Engin Bayrak, ışık tasarımını Duran Güngör yaptı.

Eylem Yıldız, Gökhan Kocaoğlu, Yasemin Erbulun, Mehmet Yıldız, Arif Atalay rol aldığı oyunda, zengin bir çiftin evine giren hırsızlardan birinin yakalanmasının ardından gelişen olaylar, insan zaafları, ekonomi, felsefe ve sistem üzerine eğlenceli, düşündürücü, dinamik ve komik bir olay anlatılıyor.

Oyun bugün, yarın ve 14 Ocakta saat 14.00 ile 19.30’da izleyiciyle buluşacak.

William Shakespeare’in yazdığı, yönetmenliğini Kutay Sungar’ın yaptığı ”Fırtına” adlı çocuk oyununda Emrah Keskin, Nazlı Palattaş, Levent Aras, Salih Bayraktar rol alıyor.

İntikam, erdem ve bağışlama üzerine bir maceranın anlatıldığı çocuk oyunu 15 Ocakta saat 14.00’da izlenebilecek.

-Elazığ-

Sivas Devlet Tiyatrosu ”Gus ile Yemek Saati’ adlı oyunu, İzmir Devlet Tiyatrosu ise ”Anam Bacım Avradım” adlı oyunu Elazığ’da sahneleyecek.

Jim Brochu’nun yazdığı, Ekin Tunçay Turan’ın çevirdiği ”Gus ile Yemek Saati” adlı oyunu Abdullah Ceran yönetiyor. Oyunun dekor tasarımı Güven Öktem’e, giysi tasarımı Funda Çebi’ye, ışık tasarımı Kazım Öztürk’e ait.

Oyunda, bir aşçının hayatından bir kesit konu ediliyor.

Fulya Ülvan, Ömer Eryiğit, Ozan Kalkan, Filiz Uysal’ın rol aldığı 2 perdelik oyun, bugün saat 20.00’da Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği Koro Binasında sahnelenecek.

İzmir Devlet Tiyatrosu ise ”Anam Bacım Avradım” adlı oyunu Elazığ’da sahneye koyacak.

İnanç Yılan’ın yazdığı 2 perdelik oyunu Yaşar Ürük yönetiyor. Oyunun dekor tasarımı Savaş Çevirel’e, giysi tasarımı Buket Başaran Akkaya’ya, ışık tasarımı Kemal Gürgün’e, müziği Cem İdiz’e, koreografisi ise Şenay Sönmez’e ait.

Son dönemde ülkede önemli sorunlar arasında yer alan kadına şiddet hakkında izleyicisini düşünmeye davet eden bir çalışma olan oyun, kahramanının genç kızlık hayallerinin bir bir yıkılmasını müzikle vurgulayarak, kadına eziyet eden zihniyeti eleştiriyor.

Fulya Yalçın, Nalan Örgüt, Gözde Bakşık, Çağatay Özçelik, Evren Serter, Menekşe Bendeş Özyiğit, Alptekin Ertürk, Recep Ayyıldız, Nevzat Hakan Dönmez, Serpil Çağıran, Ekrem Kocaçal, Vedat Özkök, İlker Atatoprak, Selda Bakırtaş Alpuğan, Jülide Derya, Damla Ardal, Uğurcan Özfuruncu, Burak Özbaykuş, Dilek Can, Aytaç Özgür, Ahu Gül Ürük, Onur Amaç, Eren Nalcı’nın rol aldığı, 15 yaşın altındakilerin izlemesinin tavsiye edilmediği oyun, 18 ve 19 Ocakta saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği Koro Binasında sahnelenecek.

-Malatya-

Malatya’da, bu hafta, Sivas Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği ”Gus ile Yemek Saati” adlı oyun izleyiciyle buluşacak.

Oyun, Sabancı Kültür Merkezi Malatya Devlet Tiyatroları sahnesinde yarın saat 20.00’da ve 14 Ocak Cumartesi günü saat 14.00 ve 20.00’da izlenime sunulacak.

İç Anadolu’da

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda ”Açık Aile”, ”Dost”, ”Dostum Şifo”, ”Şimdi Olmaz Sevgilim” ve ”Kamyon” adlı oyunlar sahnelenecek.

İtalyan yazar Dario Fo’nun yazdığı, çevirisini Füsun Demirel’in yaptığı ”Açık Aile” adlı oyunu Tolga Tümer yönetiyor. Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli’nin rol aldığı oyunda, kadın ve erkek ilişkileri farklı bakış açısıyla anlatılıyor. Oyun, Tepebaşı Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’da sahnelenecek.

Şehir Tiyatroları oyuncusu Tulga Serim’in ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun yaşamından ve röportajlarından derlediği ”Dost” adlı tek kişilik oyun, 18 ve 19 Ocakta saat 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde izlenebilecek.

Oyuncu Emre Basalak tarafından yazılıp yönetilen ”Dostum Şifo”da İmren Şengel, Esma Yavuz ve Halil Ahmet Gökaydın rol alıyor. Ramazan Albayrak, Gökalp Mayakan ve Anıl Koç’un canlı müzik performansı eşliğinde, bir köpek ve bir çocuğun arkadaşlığının anlatıldığı sözsüz oyun, 14 Ocakta saat 11.00 ve 14.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

Evlilik, aşk ve aldatma konularını tempolu ve mizahi dille ele alan ”Şimdi Olmaz Sevgilim” oyununda ise Mehmet Alp Sunaoğlu, Mustafa Kılıkcı, Ezgi Çoşkun, Zuhal Lale, Çisem Erdoğan, Şayan Noyan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor. Ercüment Yılmaz’ın yönettiği oyun bugünden 17 Ocaka kadar saat 20.00’da Sultandere Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

Memet Baydur’un sevilen eserlerinden ”Kamyon” adlı oyunun yönetmenliğini Şehir Tiyatrosu sanatçılarından Mert Kırlak üstlendi.

İstanbul’a nakliye işi yapılan bir kamyonun Ege’nin iç kesimlerinde bir dağ başında yolda kalmasıyla içindekilerin ruh hallerinin anlatıldığı oyunda Devrim Özder Akın, Berkay Akın, Kazım Sinan Demirer, Murat Danacı, Ercüment Yılmaz ve Sermet Yeşil rol alıyor.

Oyun, 14 Ocakta saat 20.00’da, 15 Ocakta saat 18.00’da Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Tiyatro Sahnesi’nde izlenebilecek.

-Konya-

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), ”İbiş’in Rüyası”, ”Güzel ve Çirkin” ile ”Dört Köşe Palyaço” adlı oyunları izleyiciyle buluşturacak.

Dekoru Sertel Çetiner, kostümleri Sevgi Türkay ve ışık düzeni Hakan Özdemir ile İlyas Erdurucan’a ait ”İbiş’in Rüyası”nda, Asım Tuncay Aynur, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Yiğit Gümüşada, Ozan Umut Çobanoğlu, Nevra Sayar, Ebru Erbaş, Özlem Özkan, Ayşe Seval Ersu rol alıyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, cumartesi günü ise saat 14.00 ve 19.30’da KDT Sahnesi’nde izleyicinin beğenisine sunulacak.

Tamay Sayar ve Şekip Taşpınar’ın yazdığı çocuk oyunu ”Dört Köşe Palyaço” ise 17 Ocak Salı ve 18 Ocak Çarşamba günü saat 10.30’da ve 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

Bir diğer çocuk oyunu ”Güzel ve Çirkin” ise 15 Ocak Pazar günü saat 14.00’da sahnelenecek.

-Sivas-

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) bu hafta ”Ortak Ağıt” adlı oyunun prömiyerini yapacak.

Hasan Öztürk’ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği oyunda Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı rol alıyor.

Oyunun dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini Yener Turan üstleniyor.

Bugün, yarın ve 14 Ocakta saat 19.30’da sahnelenecek oyunda, acımasız bir krala kahinlerinin yeni doğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yeni doğan çocukları öldürmesi ve doğumları yasaklaması konu ediliyor.

 

12 Ocak 2012/38 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2011/12/Kültür-ve-sanat-nar-sanat1.jpg 271 271 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-01-12 18:03:092012-01-12 18:03:37Nerede olursanız olun Doğu ve İç Anadolu ‘da da Sanatla olun!
Sanat Haberleri

2012 Öykü Yarışmalarından bazıları

Sizler için ülkemizde yapılmakta olan öykü yarışmalarını toparlamaya çalıştık.

Günışığı Kitaplığı’nın bu yıl ilk kez 26 Kasım’da düzenlediği Zeynep Cemali Öykü Yarışması Ödülleri Ankara ve İzmir’e gitti. “Zeynep” adlı öyküsüyle birinciliği kazanan Nurbüke Teker ödülünü Adnan Binyazar’ın elinden aldı. Yarışmanın 2012 yılı teması ise, Zeynep Cemali’nin Patenli Kız romanındaki,“Ona duyduğum öfke çoktan uçup gitmişti” cümlesinden yola çıkılarak “hoşgörü” olarak belirlendi. 2012 yılı seçici kurulu Necati Tosuner, Hacer Kılcıoğlu, Süleyman Bulut, Nuran Özyer ve Müren Beykan’dan oluşan yarışmanın son başvuru tarihi, 18 Mayıs 2012. Katılım koşulları ve katılım formu için siteyi ziyaret edebilirsiniz; http://www.sonkatilim.com/2011/zeynep-cemali-oyku-yarismasi-2012ye-dogru

Çocuk edebiyatımıza ustalara yakışan bir dil ve anlatım zenginliği katan, 2009 yılında kaybettiğimiz Zeynep Cemali’nin anısına düzenlenen ve bütün ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin katılabildiği Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın 2011 sonuçları açıklandı. Necati Tosuner, Sevim Ak, Aysel Gürmen, Necdet Neydim ve Müren Beykan’dan oluşan seçici kurulun gönderilen yüzlerce öyküyü değerlendirmesi sonucunda dereceye giren ilk üç öykünün yazarları ödüllerine kavuştu. Bu yıl için belirlenen “kardeşlik” temasına, Zeynep Cemali’nin son romanı Ankaralı’dan seçilen, “İki kardeş sımsıkı kucaklaştılar” cümlesi kaynaklık etmişti.

2- MAHMUT TUNABOYLU ÖYKÜ YARIŞMASI 2012

Çorum Belediyesi sponsorluğunda Çorum Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen 2012/Mahmut Tunaboylu 6. Öykü Yarışması için çalışmalar başladı. Çorum Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Özkaleli, merhum Gazeteci-Yazar Mahmut Tunaboylu’nun babası emekli Gazeteci-Öğretmen Müslüm Tunaboylu, Jüri Üyeleri Abdulkadir Ozulu ve Metin Demirci bugün düzenledikleri basın toplantısı ile yarışmanın şartnamesini duyurdular.

Çorum Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Jüri Üyesi Abdulkadir Ozulu, Mahmut Tunaboylu Öykü Yarışması’nın önemine işaret ederek, “Cumhuriyet tarihi içinde Çorum’da bu kadar süreklilik arzeden başka bir yarışma yok. Mahmut Tunaboylu Öykü Yarışması bu anlamda rekora doğru gidiyor.” dedi.

Yorgunluk nedeniyle bu yıl öykü yarışmasında jüri görevini yapamayacağını belirten Müslüm Tunaboylu da, Mahmut Tunaboylu Öykü Yarışması’nın artık Çorum Gazeteciler Cemiyeti’ne mal olduğunu vurgulayarak, “Bu yarışma Çorum’u ülke genelinde hatta yurt dışına taşıyan bir olaydır.” şeklinde konuştu.

Jüri Üyesi Metin Demirci ise, yarışma süresince görevlerini hakkıyla yerine getireceklerini dile getirerek, “Bu güzel etkinliğin uzun yıllara ulaşması için elimizden gelen desteği vereceğiz. Bu yarışma iyi insanın ömrünün yalnız bu dünya ile sınırlı olmadığının da işareti.” diye yorumladı.

Çorum Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Özkaleli ise, Türkiye geneline açık olan yarışmaya tüm edebiyat meraklılarını davet ederek, tüm katılımcılara başarılar diledi.

Yapılan açıklamaya göre Mahmut Tunaboylu 6. Öykü Yarışması’na jüri üyeleri, jüri üyelerinin birinci derece yakınları ve daha önce yarışmaya katılıp derece alanlar dışında herkes katılabilecek. Her konuda ürünün katılabileceği yarışmada eserlerin telif olması, başka bir yarışmada ödül almaması ve bir kitapta yer almaması gerekiyor.

Yarışmada jüri olarak Abdulkadir Ozulu, Orhan Kuyu, Turhan Candan, Şahin Ertürk, Metin Demirci, Aytekin Kırdıoğlu ve Kenan Yaşar görev yapacak.

Müslüm Tunaboylu’nun gözlemci, Gülesin Ağbal Demirer’in koordinatör olduğu yarışmada birinci gelecek esere 2.000 TL, ikinci eserin sahibine 1.500 TL, üçüncü eserin sahibine 1.000 TL, üç adet 500 TL değerinde mansiyon ödülü verilecek.

Eserlerin 1 Mayıs 2012 tarihine kadar Çorum Hakimiyet Gazetesi Gazi Caddesi Hamoğlu İşhanı No 109, Kat 4 Çorum adresine gönderilmesi gerekiyor. Değerlendirme 1 Haziran 2012 tarihinde yapılacak. Ödül töreni tarihi ise daha sonra açıklanacak. Detaylı bilgi (364) 224 24 00/117 numaralı telefondan alınabilecek.

3-  EN İYİ GÖNÜLLÜ HİKAYESİ YARIŞMASI 2012

 

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, 2011 Avrupa Gönüllülük Yılı kapsamında “Gönüllü Türkiye Sosyal Katılım ve Değişim Projesi”ni hayata geçirmiştir.

Proje etkinlikleri çerçevesinde gönüllülük çalışmalarını görünür kılmak ve teşvik etmek amacıyla “En İyi Gönüllü Hikâyesi Yarışması” adı ile bir yarışma düzenlenmektedir.

Yarışma ile STK/kurum ve kuruluşların “gönüllülük hizmeti” ihtiyaçlarıyla örtüşecek şekilde sosyal sorumluluk projelerinde yer almış olan 18-30 yaşları arasındaki gönüllülerin başarılı, ilham verici, teşvik edici ve örnek teşkil eden hikâyeleri değerlendirilecek ve ödüllendirilecektir.

Toplumda yaşam kalitesinin artmasında önemli katkıları bulunan,

Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, üniversiteler ve özel sektör arasındaki ortaklıkları geliştiren,

osyal, kültürel, ekonomik ve çevresel açıdan sürdürülebilir niteliği olan başarılı uygulamaların öneminin vurgulanması, tanıtılması ve ödüllendirilerek desteklenmesi amaçlamaktadır.

Yarışmanın Türü ve Şekli

En İyi Gönüllü Hikâyesi Yarışması; bir STK, kurum ya da kuruluşun sosyal sorumluluk projesinin gönüllülük faaliyetinde yer almış, “gönüllülük hikâyesini paylaşarak” yarışmacı olmak isteyen 18-30 yaş arası bütün gençlere açık bir yarışmadır.

Yarışmanın değerlendirme kriterleri yarışmacıların, projeye sağladıkları katkı ve bir birey olarak yarattıkları etki ile farklılaşmaları üzerine temellenmiştir.

En İyi Gönüllü Hikayesi Yarışması Katılım Koşulları

Yarışmaya katılım www.gonulluturkiye.org web sitesi üzerinden gerçekleşecektir.

Katılım için 18-30 yaş arasında olmak esastır.

Hikâyeler, katılımcıların dâhil oldukları bir STK, kurum ya da kuruluşa ait sosyal sorumluluk projesi içinde geçirdikleri gönüllülük faaliyeti sürecine ait olmalıdır.

Katılımcılar yarışmaya sadece bir hikâyeyle katılabilir.

Katılımcılar yarışmaya katılmak için www.gonulluturkiye.org adresinde “Yarışma Hakkında” bölümünde yer alan üç aşamalı başvuru formunu doldurmalıdır. Başvuru formunun sonunda yer alan “yarışmacı olmak istiyorum” kutusunu işaretleyerek karşılarına çıkacak olan hikaye paneline hikâyelerini girmelidirler.

Katılımcılar hikâyelerini metin olarak anlatmalı, metinde yer alacak olan karakter sayısı en fazla 10.000 vuruş olmalıdır. Metin olarak anlatılan içeriklerin resim veya video formatlarında paylaşılacak görsellerden az biriyle zenginleştirilmesi gerekmektedir. Paylaşılacak olan resim ya da fotoğrafların en fazla 2 MB dosya büyüklüğünde ve jpeg formatında olması gerekmektedir. Paylaşılacak olan videoların ise en fazla 2 dakikalık bir süreyi kapsaması ve Youtube video paylaşım sitesine yüklendikten sonra videonun url kodunun kopyalanarak Başvuru Formunda yer alan video yükle bölümüne yapıştırılması gerekmektedir.

Katılımcılar başvuru formunda yer alan “referans kişi” bölümüne Gönüllü Hizmetinde bulundukları STK/kurum ya da kuruluşta yetkili bir kişinin adını ve iletişim bilgilerini e-posta ya da telefon olmak üzere iletmelidirler.

Katılımcılar online başvurularını tamamladıktan ve hikâyelerini yükledikten sonra e-posta adreslerine hikayenin değerlendirilmek üzere sisteme yüklendiğine dair bir bilgilendirme mesajı alacaklardır. Katılımcının hikâyesi yayınlanmaya uygun görüldüğünde katılımcıya hikâyesinin yayına alındığına dair ikinci bir bilgilendirme maili daha gönderilecektir.

Yarışma süreci, online başvurunun gerçekleşmesiyle başlar.

Yarışma organizatörü katılımcıların hikâyelerinin farklı mecralarda, yayın organlarında kullanımı konusunda hakkını saklı tutar. Hikâyeler, hikâye sahipleri belirtilerek yayınlarda yer alabilir. Hikâye sahipleri, yarışmaya katılmakla hikâyelerinin yayınlanmasını kabul etmiş sayılırlar.

Yarışmacıların hikâyeleri www.gonulluturkiye.org sayfasından oylanabilecektir. Online ortamda gerçekleşecek olan oylama genel değerlendirmede %20 oranında etkiye sahiptir. Jüri değerlendirmesi ise % 80 oranında etkilidir.

Değerlendirme Ölçütleri

Katılımcılar online başvurularını tamamladıktan ve hikâyelerini yükledikten sonra e-posta adreslerine, hikâyenin değerlendirilmek üzere sisteme yüklendiğine dair bir bilgilendirme mesajı ulaşacaktır. Katılımcının hikâyesi yayınlanmaya uygun görüldüğünde katılımcıya hikâyesinin yayına alındığına dair ikinci bir bilgilendirme maili daha gönderilecektir.

Gerçekleştirilen Faaliyetin Topluma Olan Katkısı

Doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunması,

Eğitimsel gelişime katkıda bulunması,

Kültürel empatiye ve hoşgörüye katkıda bulunması,

Sağladığı faydanın güçlü bir etki yaratmış olması.

Gerçekleştirilen Faaliyetin Kuruma Olan Katkısı

Gönüllünün sosyal sorumluluk projesinin planlamasına sağladığı katkı,

Gönüllünün sosyal sorumluluk projesinin uygulanma aşamalarına sağladığı katkı,

Gönüllünün yaklaşımının özgün ve yaratıcı olması,

Uygulamanın farklı yerlerde benzer sorunları çözmek için tekrarlanabilir olması,

Sağlanan katkıyla çarpan etkisi yaratarak daha fazla kişiye ulaşması.

Gerçekleştirilen faaliyette yaşanan süreçlerin gönüllüye olan katkısı

Gönüllünün kişisel gelişimine katkıda bulunması,

Gönüllünün sorun çözme yeteneğine katkı sağlaması,

Gönüllünün yaratıcılığını teşvik etmesi,

Gönüllünün bireysel farkını ortaya koymasını sağlayacak bir zemin oluşturması,

Gönüllünün iletişim becerilerine katkı sağlaması.

Yarışma Ödülleri, Ödül Töreni, Sergileme

Bilgisayar

Kamera

Fotoğraf Makinesi

Yarışma ödülleri Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından takdim edilecektir.

Soru ve Cevaplar

Yarışmacılar yarışmaya ait sorularını ([email protected]) e-posta adresine gönderebilirler. Jüri tarafından yanıtlanacak sorularla ilgili bilgi e-posta yoluyla iletilecektir.

Yarışma Sonucunun İlanı

Yarışmanın sonuçları 28 Mayıs 2012 tarihinde www.gonulluturkiye.org adresinde duyurulacaktır.

Katılım koşulları gereğince proje sahipleri, projelerinin sergilenmesini, yazılı ve görsel araçlarla yayımlanmasını ve dağıtılmasını kabul etmiş sayılırlar. Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı bu hikâyelerin her türlü hakkını saklı tutar.

Yarışma Takvimi

Online başvuruların başlangıcı

01 Kasım 2011

Son soru sorma tarihi

16 Mart 2011

Soruların e-posta aracılığıyla yanıtlanması için son tarih

26 Mart 2011

Online başvurunun bitişi

01 Nisan 2012

Halk oylaması açılış tarihi

14 Kasım 2011

Halk oylaması bitiş tarihi

25 Nisan 2012

Yarışma sonucunun ilanı

28 Mayıs 201

İletişim Bilgileri

Beyaz Gemi Eğitim Danışmanlık, Yayıncılık, Organizasyon, Bilgisayar Pazarlama Tic. Ltd. Şti. Mecidiyeköy Mah. Büyükdere Cad. Kuğu İş Hanı No:81 Kat:2 D:3-4 34387 Mecidiyeköy-Şişli / İSTANBUL

4 – BİLSAM –MALATYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ULUSAL ŞİİR VE KISA HİKAYE YARIŞMASI

T.C. Başbakanlığının 2011 yılını “Mehmet Akif Ersoy Yılı” ilan etmesi sebebiyle Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (BİLSAM) ve Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile Mehmet Akif Ersoy’un aziz hatırasına atfen şiir ve kısa hikaye yarışması düzenlenmiştir. 

 AMAÇ

Projenin amacı; büyük şair, mütefekkir ve gönül adamı Mehmet Akif Ersoy’un aziz hatırasını yaşatmak, şiir ve kısa öykü alanında edebiyatımıza yeni eserler kazandırmak, dereceye girmeye layık eserleri ödüllendirerek sanata ve edebiyata karşı heveslerin kalıcı olmasına katkı sağlamak, yeni kalemlerin ortaya çıkmasını teşvik etmektir.

“Şiir” Seçici Kurul Üyeleri;

  • Cumali Ünaldı           (Şair, Yazar)
  • Nurullah Genç           (Şair, Yazar)
  • Turan Karataş            (Şair, Yazar, Öğr. Üyesi)
  • Umut Bozkurtoğlu     (Şair, Gazeteci)

“Kısa Hikâye”  Seçici Kurul Üyeleri

  • Necati Güngör          (Yazar)
  • Turan Karataş           (Şair, Yazar, Öğr. Üyesi)
  • İlhan Erdem              (Öğretim Üyesi)
  • Hüseyin Karatay       (Eğitimci, Yazar)

3.   Sekretarya: BİLSAM – Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şiir ve Kısa Hikâye Yarışması’nın her tür iletişim ve yazışma hizmetleri Yarışma Sekretaryası tarafından yürütülür. Yarışma Sekretaryası aşağıdaki kişilerden oluşur.

–              Murat Aşan

–              İsmail Dol

SERBEST KATEGORİ

D.  YARIŞMA TAKVİMİ

Başvuru İçin Son Tarih       : 01. 04. 2012

Değerlendirme Son Tarih    : 05. 05. 2012

Derecelerin İlan Tarihi        : 15. 05. 2012

Ödül Töreni                         : 26. 05. 2012

Not: Eserler için son başvuru tarihinin belirlenmesinde eserlerin elden teslim edildiği veya resmi bir kayıtla posta ya da kargoya teslim edildiği tarih esas alınacaktır. Bu tarihten sonra teslim edilen veya gönderilen eserler kabul edilmeyecektir. Bu hususta BİLSAM-Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü  sorumluluk kabul etmeyecektir.

ÖĞRENCİLERİN YARIŞMA TAKVİMİ

Okul Müdürlüklerine Teslim                                              : 17.02.2012

İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine Teslim                           : 02.03.2012

İl Milli Eğitim Müdürlüklerine Teslim                               : 16.03.2012

Eserlerin Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Teslimi    : 01.04.2012

Not: Her Okul üç eser seçerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine göndereceklerdir. İlçelerde ilk üçe giren eserleri İl Milli eğitim Müdürlüklerine gönderecekler. İllerde ilk üçe giren eseri Malatya Milli Eğitim Müdürlüğüne belirtilen takvim çerçevesinde göndereceklerdir.

E.   ÖDÜLLER

Seçici  Kurulların değerlendirmeleri sonucunda her iki dalda da ayrı olmak üzere birinci, ikinci, üçüncü olan eserler tespit edilecek, ayrıca her bir dal için bir adet mansiyon verilecektir. Orta Öğretim kurumları arasındaki “Şiir ” ve “Kısa Hikâye” yarışması için ödüller eşit olup aşağıdaki gibidir.

ULUSAL  ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ŞİİR VE KISA HİKAYE YARIŞMASI ÖDÜLLERİ

•               Birincilere     :  Laptop

•               İkincilere       :  Netbook

•               Üçüncülere   :  Digital Fotoğraf Makinesi

•               Mansiyon      :  Çeyrek Altın

Seçici Kurulların değerlendirmeleri sonucunda her iki dalda da ayrı olmak üzere birinci, ikinci, üçüncü olan eserler tespit edilecek, ayrıca her bir dal için bir adet mansiyon verilecektir. Ulusal “Şiir ” ve “Kısa Hikâye” yarışması için ödüller eşit olup aşağıdaki gibidir.

ULUSAL ŞİİR VE KISA HİKAYE YARIŞMASI ÖDÜLLERİ

•              Birincilere     :   2500 TL

•             İkincilere       :   2000 TL

•             Üçüncülere   :   1500 TL

•             Mansiyon      :    500 TL

Ödüle ve yayımlanmaya değer bulunan eserlerin telif hakkı BİLSAM – Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne  aittir. Eserlerin kitap haline getirilip basılması halinde eser sahibine ayrıca bir telif ücreti ödenmeyecektir.

BİLSAM Adres:

Hüseyin Bey Mahallesi Azizler 1.Sk. İstanbulluoğlu Konağı No: 4 Malatya

Telefon No: 0.422.3236980; Fax: 0.422.3233633; GSM: 0 507 748 06 43

E-Posta: [email protected]; WEB: www.bilsam.org

Detay için : http://www.bilsam.org/index.asp?do=haber&hid=125

5- KIRIKKALE EĞİTİM-SEN 2. ULUSAL ÇOCUK ÖYKÜ YARIŞMASI

 

Eğitim Sen Kırıkkale Şubesi tarafından çocuklarda kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için ülke genelinde ödüllü öykü yarışması düzenliyor.

İlki 1997 yılında gerçekleşen ödüllü öykü yarışmasının ikincisi 2012 yılı içerisinde gerçekleşecek. ‘Çocuk okuru olmayan bir toplumun büyük okuru olmaz’ adı ile başlatılan projenin sorumluluğunu Eğitim Sen Kırıkkale Şube Başkanı Yüksel Şahin yürütecek. Başvurular son olarak 31 Mart 2012 tarihinde sonlanacak. Jüri üyelerinin belirleyeceği 3 ödül 1 Eylül 2011 tarihinde basın yolu ile duyurulacak. Ödül sahipleri 15 Eylül 2012 tarihinde Kırıkkale’de gerçekleşecek tören ile ödüllerini alacak. Yarışma sonunda birinciye 5 bin, ikinciye 3 bin, üçüncüye ise 2 bin TL para ödülü ile 500’er TL jüri özel ödülü olmak üzere ödüller verilecek.

Yapılan açıklamaya göre; yarışma yapıtlarında çağcıl değerleri, çocuğa göreliliği, evrensel eğitbilim ilkelerini ve çağdaş bir dil bilincini gözeten amatör- profesyonel tüm yazarlara ve Eğitim Sen üyelerine açıktır. Katılımcılar için yaş; yapıtlar için konu sınırlaması yoktur. Yapıtlar, 9-12 yaş çocuklarına yönelik olmalıdır. Katılımcılar, diledikleri sayıda yapıtla katılabilirler. Yapıtların daha önceden kitap halinde yayımlanmamış ve ödül almamış olması gerekir. Yapıtlar, bilgisayar ortamında arial karakteri ile çift aralıklı yazılmış, en az kırk sayfa uzunluğunda ve tek öykü bütünlüğünde olmalıdır. Yapıtlar, 9 kopya olarak, CD’si ile birlikte gönderilmelidir; katılımcılar bu gönderilerine, imzalı bir başvuru yazısıyla birlikte, özgeçmişlerini ve bir fotoğraflarını eklemeli; başvurularına açık adres, telefon ve e-posta adreslerini yazmalıdırlar.

Başvuru adresi Eğitim Sen Kırıkkale Şubesi, Yenidoğan Mah. Barbaros Hayrettin Cad. 29. Sok. Kutay Apt. Nor:1/23 Kırıkkale. Tel: 318 2242432, kirikkale @egitimsen.org.tr

6- OĞUZ TANSEL HALKBİLİMİ ÖDÜLÜ 2011

1-Ödül bu yıl Halkbilim alanında bir yapıta verilecektir.

2-Ödüle aday yapıtın 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasında yayımlanmış kitap; yayımlanmamışsa, kitap oylumunda dosya olması gerekmektedir.

3-Ödüle son başvuru tarihi 15.03.2012′dur. (Postadaki olası gecikmeden düzenleme kurulu sorumlu değildir.)

4-Ödül, düzenleme kurulu ve seçici kurul üyeleri dışında tüm katılımcılara açıktır.

5-Ödül tek yapıta verilecektir.

6- Yapıt daha önce yayımlanmış ise 8 adet gönderilmelidir. Daha önce yayımlanmamış yapıtlar, A4 boyutunda kağıda,12 punto ve 1,5 satır aralığıyla bilgisayarda yazılmış 8 ayrı dosya biçiminde düzenlenmişolarak posta ile gönderilecektir.

7-Katılımcı, kısa özgeçmiş, iletişim bilgileri ve bir adet fotoğrafının bulunduğu ayrı bir zarfı yapıtıyla birlikteulaştıracaktır.

8-Ödül tutarı 2.000 TL olarak belirlenmiştir.

9-Ödüle birden fazla yapıtla başvurulabilir. Ancak ödül, tek bir yapıta verilir.

10- Ödüle katılmak için gönderilen eserler iade edilmeyecektir.

11-Ödül töreni Mayıs 2012′de yapılacaktır. Törenin kesin tarihi ileride bildirilecektir.

12-Seçici kurul Prof. Dr. Ali Rıza Balaman, Prof. Dr. İlhan Başgöz, Prof. Dr. Cevat Geray, İlhan Gülek, Doç. Dr. Muhtar Kutlu, Prof. Dr. Arzu Öztürkmen ve Metin Turan’dan oluşmaktadır.

13- Başvurular şu adrese yapılacaktır: OĞUZ TANSEL HALKBİLİM ÖDÜL KURULU, Folklor/Edebiyat Dergisi, Konur Sokak 36/13, Kızılay, 06650 Ankara

Ayrıntılı bilgi için: [email protected] & [email protected]

7-  KURGU KÜLTÜR MERKEZİ EDEBİYAT ÖDÜLLERİ 2012

AMAÇ:

Kurgu Kültür Merkezi, kültürel ve sanatsal gelişimin uygar ve şenlikli toplumun oluşturulmasına dün olduğu gibi bugün de katkıda bulunduğunu/bulunmaya devam ettiğini ve bundan sonra da edeceğini düşünmektedir.Bu bağlamda, edebiyatımızı ve edebiyatçılarımızı, sosyal bilimimizi ve bilimcilerimizi, özellikle de genç kalemleri desteklemek amacıyla Şiir-Öykü-Roman Ödülleri olmak üzere, toplam üç dalda, her yıl verilmesi kararlaştırılmıştır. Koşullar uygun olması durumunda, çocuk-gençlik edebiyatı ve sosyal bilimler araştırma ödülleri de ileride buna eklenecektir.

ŞARTNAME:

1. Yarışma dört dalda gerçekleştirilecektir:

a) Şiir b) Öykü c) Roman

2. Yazarlar, birden fazla dalda ayrı dosyalarla yarışmaya katılabileceklerdir. Yarışma tüm yazarlara açıktır.

3. Konular serbesttir.

4. Edebiyatçılar yarışmaya en az 64 sayfalık yayına hazır dosyalarla katılabileceklerdir.

5. Yapıtlar bilgisayar ortamında yazılacak ve çıkışı alınıp çoğaltılacaktır.

6. Yapıtlar geri verilmeyecektir.

7. Yapıtlar beşer nüsha halinde düzenlenip en geç 15 Mart 2012 tarihine kadar başvuru adresine gönderilmelidir. Aynı tarihe kadar elden de teslim edilebilir.

8. Sanatçılar yarışmaya, gerçek adlarıyla, basında tanındıkları imzalarıyla katılacaklar; özgeçmişlerini kısaca yazdıktan sonra, bir fotoğrafla birlikte zarfa koyup aynı dosya içinde göndereceklerdir.

9. Ödüle katılan dosyalara her dalda sadece birincilik ödülü verilecektir. Sonuç 1 Eylül 2012 tarihinde açıklanacaktır.

10. Ödül alan yapıtlar altı ay içinde basılmış olacaktır.

ÖDÜLLER:

1 Ödül kazanan yapıtlar Kurgu Kültür Merkezi Yayınları tarafından (1000/bin’den az olmamak kaydıyla) basılacaktır.

2 Ödül kazanan yazarlara telif hakkı olarak basım adedi üzerinden kitap verilecektir (Örneğin 1000 adet için % 10 = 100 kitap).

3 Gerek ödülle ilgili, gerekse ödül alan yapıtlar belli olduktan sonra duyurular, öncelikle Kurgu Düşün Sanat Edebiyat’ta “gerekçeleriyle birlikte” yapılacak ve gerek duyulması halinde, yapıtlarla ilgili yazarlarıyla söyleşiler düzenlenecek, bunlar Kurgu Düşün Sanat Edebiyat’ta yayımlanacaktır. Kurgu Düşün Sanat Edebiyat’ın kapanması durumunda, diğer dergi ve kitap eklerine yönlendirme yapılacaktır.

Not: Seçici kurul üyeleri herhangi bir dalda yarışmaya katılamazlar.

SEÇİCİ KURUL

ŞİİR YARIŞMASI

1. Çiğdem Sezer

2. İbrahim Oluklu

3. Mustafa Durak

4. Tuncer Uçarol

5. Nizamettin Uğur (Kurgu Kültür Merkezi Yayınları temsilcisi)

ÖYKÜ YARIŞMASI

1. Çiğdem Ülker

2. Kevser Ruhi

3. Lütfiye Aydın

4. Şaban Akbaba

5. Hülya Soyşekerci (Kurgu Kültür Merkezi Yayınları temsilcisi)

ROMAN YARIŞMASI

1. Burhan Günel

2. Erendiz Atasü

3. Kemal Özmen

4. Vedat Yazıcı

5. Alaattin Topçu (Kurgu Kültür Merkezi Yayınları temsilcisi)

BAŞVURU VE YAPITLARIN TESLİM ADRESİ:

Kurgu Kültür Merkezi

Konur Sokak 13/5 Kızılay-Ankara

Tel: 0312 419 54 85

www.kurgukulturmerkezi.com

[email protected]

8- GÜRKAN UÇKAN KISA ÖYKÜ YARIŞMASI 2011

Yitirdiğimiz değerli Yazar, Şair, Gazeteci Gürhan Uçkan’ın kişiliğini, düşüncelerini ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmanın yanı sıra, genç kuşakların dil duyarlılığını artırmak, yazınsal becerilerini değerlendirmek üzere, Dil Derneği ile İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından, üniversite gençliği arasında, “Dil Derneği Gürhan Uçkan Kısa Öykü Yarışması” düzenlenmiştir.

Yarışmaya Katılma Koşulları

1) Ödüle, yalnızca üniversite öğrencileri “tek” bir öykü ile katılabilir.

2) Adaylar konu seçiminde özgürdür.

3) Ödül, “tek” bir öyküye verilir, bölüştürülmez.

4) Yarışmaya gönderilecek öykü, daha önce başka bir yarışmaya katılmamış ve yayımlanmamış olmalıdır.

5) Öykünün bilgisayarla yazılması; iki sayfa olması (6 bin vuruşu geçmemesi); CD’sinin gönderilmesi zorunludur.

6) Ödül, 750,00(yediyüzelli) TL’dir.

7) Ödüle başvuru, 1 Temmuz 2011’de başlayacak, 29 Şubat 2012’de sona erecektir.

Yarışmacı; öyküsünü 6 kopya çoğaltarak, bir sayfaya adını, soyadını, özgeçmişini, açık adresini, telefonunu, e-postasını yazarak, 29 Şubat 2012 gününe dek Dil Derneği’ne (Konur Sok. 34/4 Kızılay-Ankara) gönderecektir. 29 Şubat 2012′den sonra gelen ve postada geciken öyküler değerlendirmeye alınmayacaktır.

9) Ödül töreni Mayıs 2012′de Ankara’da yapılacak, ödüle değer görülen öykünün yazarına bir belge ve anmalık sunulacaktır.

10) Seçici Kurul; Günay Güner, Işık Kansu, Cemil Kavukçu, Nermin Küçükceylan ve Münevver Oğan’dan oluşmaktadır.

9-  NAR DERGİSİ-İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ÖYKÜ YARIŞMASI

Mehmet Ali Yılmaz İlköğretim Okulu bünyesinde çıkarılmakta olan, okul dergisi NAR; Adana ili sınırları içerisinde öğrenim görmekte olan ilköğretim okulu öğrencilerinin katılacağı, “Geleceğin Yazarları” adı  altında bir öykü yarışması düzenlemiştir.  Birinciye dizüstü bilgisayar, ikinciye bisiklet, üçüncüye ise MP4 çaların hediye edileceği yarışmada; dereceye giren ilk on öykü kitaplaştırılacak ve derginin 6. sayısının yanında okurlara armağan edilecektir.

Katılım Koşulları:

  1. İlköğretim öğrencisi olanlar katılabilir.
  2. Yarışmaya katılacak olan eserlerin daha önce hiçbir yarışmada ödül almamış ve herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekmektedir.
  3. Katılımcılar yarışmaya sadece 1 öykü ile katılabilirler.
  4. Öykü konusu serbesttir.
  5. Gönderilecek öykü bilgisayarda, A4 boyutunda, 12 punto ve 5 sayfayı geçmeyecek şekilde yazılmalıdır.
  6. 1. 2. ve 3. olanların ödülleri 6. sayımızda yapılacak etkinlikte sahiplerine verilecektir.
  7. Dereceye giren ilk 10 öykü “NAR DERGİSİ” tarafından kitaplaştırılacak 6. sayımızda okurlarımıza hediye edilecektir.
  8. Eserler elden teslim edilebileceği gibi, posta ve e-posta ile de gönderilebilecektir.
  9. Başvurular, [email protected] adresine veya Mehmet Ali Yılmaz İlköğretim Okulu Yüreğir/ADANA, adresine posta yoluyla yapılabilecektir.
  10. Yarışmaya son katılım tarihi 29 ŞUBAT 2012’dir.
  11. Posta ile gönderilerde yaşanacak olumsuzluklardan dergimiz sorumlu değildir.
  12. Yarışmada ödül kazanan eserlerin her kürlü yayın hakları Nar Dergisi’ne aittir.
  13. Katılımcıların, öyküleri ile birlikte; kendilerine ulaşabileceğimiz bir telefon numarasını, okudukları okulun adını ve kaçıncı sınıfta olduklarını mutlaka yazmaları gerekmektedir.

İLETİŞİM: Mehmet Ali Yılmaz İlköğretim Okulu Tel: 321 00 51 GSM: 0 535 493 82 20

10- ÜMRANİYE BELEDİYESİ 8. GELENEKSEL HİKAYE YARIŞMASI

Hikâye alanında önemli bir marka haline gelen ‘Geleneksel Hikâye Yarışması’ bu yıl 8. kez yeteneklere yeni kapı aralayacak. Yurt içi ve yurt dışından önemli oranda katılım gerçekleştiği hikâye yarışması bu yıl serbest temalı olacak. Hikâye yarışmasında birinciye 8 bin, ikinciye 6 bin, üçüncüye 4 bin ve her biri bin 500’er TL olarak belirlenen 10 adet mansiyon olmak üzere, toplam 33 bin TL para ödülü verilecek. Ayrıca dereceye giren eserler Ümraniye Belediyesi tarafından kitaplaştırılarak edebiyat dünyasına kazandırılacak. Hikâye yarışması için son başvuru tarihi 3 Şubat 2012 Cuma.

08 Ocak 2012/14 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/01/öykü-yarışmaları-2012.jpg 313 470 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-01-08 14:39:272012-01-08 14:39:272012 Öykü Yarışmalarından bazıları
Sanat Haberleri

Flüt tarihi hakkında genel bilgi ? – 7 –

Bakırköy de yerleşik bulunan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği , kuruluşu olan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu, 

Bakırköy çevresinde olan ; Florya, Ataköy,Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Yayla, Haznedar, Bağcılar, Güngören, Halkalı, İkitelli, Soyak Sitesi, Halkalı Toplu Konutları, Bahçeşir, Başak Şehir, Avcılar, ATAKENT, Zeytinburnu, Şirinevler, Güneşli,Yenibosna, Cennet Mahallesi, Sefaköy, Merter, Yayla gibi tüm semtlere hizmet vermektedir.

Eğitim Kalitesi ile kendini kanıtlamış eğitmenlerin görev aldığı Kurumumuzda Sanatın Tüm Dallarında Yetişkin ve Çocuk ile gençlere yönelik eğitimlerimize devam etmekteyiz. Sizleri sadece sanat dallarından birini öğrenmeye değil aynı zamanda  sanatın içinde olmaya davet ediyoruz.

Gerek günlük faaliyetlerimizde ve gerekse internet aracılığıyla zaman zaman sanat dalları hakkında bilgilendirmek amacı ile pekte fazla bilinmeyen sanat braşları hakkında bir nebzede olsa bilgi paylaşmaya çalışıyoruz.

Nezih, güvenilir ve dostluğun sanatla birleştiği Nar Sanat sizleri ve velisi bulunduğunuz çocuklarımızı, diğer dallarda olduğu gibi Flüt öğrenmeye davet ediyor.

Her daim sanatla kalmanız dileğiyle.

FLÜTÜN  TARİHÇESİ

Eski Latincede ki flautare; üflemek,üfleyerek  ses çıkarmak ya da rüzgarın sazlar ve kamışlar arasından geçerken ses çıkarması şeklinde çevrilir.    Batı müziğinde en çok kullanılan flüt cinsi olan yan flütün Çin’de MÖ 900 yılından beri kullanıldığı bilinmektedir

Flüt, Çin’de çok yaygın olan üflemeli bir çalgı. Doğal bambudan yapılmasından dolayı, “bambu flütü” olarak da adlandırılıyor.
Flüt, içi temizlenen bambu kamışın üzerine bir üfleme deliği, bir tane zarla kapalı delik ve altı ses deliği açılarak yapılır. Üfleme deliği, flütün birinci deliğidir. Üflenen hava, boruda titreşerek ses çıkarır. Zarla kapalı delik, flütün ikici deliğidir. Zar, boruya üflenen havayla titrer ve yumuşak, berrak bir ses çıkar.

Yapısı çok basit olan flüt, 7 bin yıllık geçmişe sahiptir. Yaklaşık 4500 yıl önce flüt, kemik yerine bambudan yapılmaya başlamıştır. M.Ö 1. yüzyılın sonlarında flüte, “Hengcui” deniliyordu. Bu çalgı, zamanın üflemeli ve vurmalı çalgıları arasında önemli yer tuttu. 7. yüzyıla girildiğinde flütte değişiklikler yapılarak üzerine zarla kapalı bir delik daha eklendi. 10. yüzyılda hüküm süren Song hanedanı döneminde okunan şiirlere eşlik etti, Yuan hanedanı döneminde de operanın gelişmesiyle operalarda önemli bir çalgı olarak kullanıldı.

Flütün çok zengin bir ifade gücü vardır. Yumuşak ve dolgun tonları çıkarabilir, neşeli ve rahat melodiler yayabilir. Flüt, başta kuşlar olmak üzere doğadaki birçok hayvanın seslerini taklit edebilir. Çin’de flütler, Kuzey ve Güney grubu olarak başlıca iki bölüme ayrılır.

Güney grubundan Qudi, esas olarak Çin’in Yangtze Nehri’nin güneyinde yaygın olarak kullanılıyor. Qudi’nin sesi, açıktır ve çok etkileyicidir.
Kuzey grubundan Bangdi, Çin’in kuzeyinde kullanılıyor. Bangdi’nin sesi, yüksek ve berraktır.

Flüt, Avrupa’ya 12 yüzyılda, öncelikle Almanca konuşulan bölgeler olmak üzere girmiş ve ilk önceleri çoğunlukla askerî bandolarda kullanılmıştır “Alman flütü” isminin verilmesi bu zamana denk gelmektedir Flüt daha sonra 16 ve 17 yüzyılda oda müziğinde kullanılan bir enstrüman haline dönüşmeye başlamıştır Bu ilk flütler, 6 parmak deliğinden ibaret tek parçadan oluşmaktaydı Ancak 1600’lerde flüt, birbirine bağlı 3 parçadan ibaret olarak yeniden tasarlanmıştırAşamalı olarak flüte daha fazla tuş eklenmiş ve orkestra parçalarında yerini almaya başlamıştır 1800’lü yıllarda 4 tuşlu flüt en çok kullanılan türü olmakla beraber, 8 tuşlusu da geliştirilmiştir

Ünlü Alman flütçü Tehobald Boehm, sanatının zirvesine ulaştığı yıllarda, kullanılan yan flütlerin ihtiyaca cevap vermekte yetersiz kaldığını görmüştür Çağ, müzik edebiyatının olağanüstü gelişme gösterdiği bir çağdır Bestecilerin ifade gücü, çalgıların teknik gelişmişlikleriyle sınırlı da olsa bu sınır zorlanmaktadır Besteciler sınır tanımazken, çalgılar yetersiz kalmaktadır

Bu düşünceden yola çıkan Boehm, 1832 yılında akustik (ses fiziği) bilgisi ile sanatındaki becerisini birleştirerek, bugünkü modern flütü geliştirmiştirYan flüt, bu yüzden “Boehm flüt” adıyla da bilinmektedir

Yan flüt, orkestraların ve bandoların önemli bir melodi çalgısıdır İlk zamanlarda abanoz ağacından yapılırdı Günümüzde ağaç flütler hâlâ kullanılıyor olmasına rağmen çok yaygın değildir Bakır alaşımlı, gümüş, krom ve nikel gibi paslanmaz madenlerle kaplanmış parlak metallerden yapılanlar en çok kullanılanlarıdır En değerlileri de gümüş ve altından yapılanlarıdır Yan flütün iç çapı 1,9 cm, uzunluğu 67 cm’dir Üç ana parçadan oluşmaktadırBaştaraf hafif konik, orta ve uç kısmındaki parçalar silindirik boru şeklindedir Üzerindeki (“perde” diye adlandırılan) deliklerin birbirine uzaklıkları ve çapları farklı ölçülerdedir

Boyu yaklaşık 30 cm olan yan flütün bir küçüğüne pikolo denir Pikolo, yan flütün hemen hemen kopyası gibidir Pikolonun boyuna yakın bir benzeri ise fifredir Fifre, ağaçtan yapılmıştır, üzerindeki mekanizma daha basittir Her ikisi de yan flüte göre bir oktav tiz ses verirler Üçü de üfleme tekniği bakımından birbirine benzeyen çalgılardır Son yıllarda yan flütün alto ve bas çeşitleri de üretilmiştir fakat yaygın olarak kullanılmamaktadır

Bazı çalgılar sol anahtarına göre ikinci aralığa yazılan “la” notasını, başka bir ses gibi kabul eder Örneğin klarnetlerden bir tanesi, portenin altındaki birinci çizgiye yazılan “do” sesini “si bemol” olarak verir O yüzden bu klarnete “si bemol klarnet” denilmiştir Bu tip çalgılar “transpoze çalgılar” olarak adlandırılırlar Yan flüt, sol anahtarını kullanır Transpoze çalgı olmadığı için notaların yerlerini değiştirmeden okur

En kalın sesi portenin altına çizilen birinci ilave çizgideki “do”dur Bu yüzden “do flüt” olarak da bilinir Fazla kullanılmamakla birlikte do sesinin altına inen flütler de vardır En ince sesi ise portenin üstüne çizilen, beşinci ilave çizgiden sonraki “do”dur İnceye doğru bu sınır birkaç ses daha zorlansa da bu seslerin kullanımı çok yaygın değildir Genellikle ses sınırı üç oktav diye tanıtılır

Nefesli çalgıların birçoğunda (klarnet, obua, zurna gibi) ses çıkarmaya yarayan bir düzenek (dil) vardır Yan flüt, pikolo, fifre ve ney’de doğrudan ses çıkarmayı sağlayan bir düzenek olmadığı için “dilsiz nefesli çalgılar” grubunda sayılırlar

Nefesli çalgılar için bir başka gruplama da, üretiminde kullanılan maddeye göre yapılır “Bakır nefesliler” ve “ağaç nefesliler” şeklindeki bu gruplamaya göre yan flüt her ne kadar metalden yapılmış olsa da “ağaç nefesliler” grubunda yer alır

Yan flüt; parlak sesi ve kıvrak hareketleri yapabilme özellikleri dolayısıyla etkileyici melodileri çalmada çok kullanılan önemli bir solo ve eşlik çalgısıdır Toplumsal olaylardan zafer coşkularını, sevinç ve mutlulukları, insan sevgisini, özgürlüğü, ilkbahar ve yazın doğal hareketliliğini, çiçekleri ve kuşların cıvıltısını müzikle anlatmayı en güzel yapan çalgıdır Sesinde karamsarlık yoktur

Rock müziğe flütü sokan yegane grup Jethro Tull dır. Bunun dışında James Galway, Jean Piere Rampal, gibi isimlerin yanı sira ülkemizde Bülent Evcil gibi en önde olan isimleri saymamız mümkün.

 

 

 

22 Kasım 2011/8 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2011/11/Yan-Flüt.jpg 469 372 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2011-11-22 14:08:462011-11-28 17:59:31Flüt tarihi hakkında genel bilgi ? – 7 –
Sanat Haberleri

Atatürk’ün Sanat ve Sanatçı ile İlgili Sözleri

— “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.” 

—“Sanat güzelliğin ifadesidir… Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.”

—“Sanatkar, toplumda uzun mücadele ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.”

—“Hayatta müzik lazım değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat, insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.”

—“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”

—“Yüksek bir insan toplumu olan Türk Milletinin tarihi bir özelliği de güzel sanatları sevmek ve onunla yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan gelen zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlar sevgisini ve milli birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve önlemlerle bağlayarak geliştirmek milli idelimizdir.”

—“Güzel sanatların her dalı için, T.B.M.M.’nin göstereceği ilgi ve emek, milletin insani ve medeni hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir.”

—“Hepiniz millet vekili olabilirsiniz, Bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız.”

—“Güzel sanatlarda başarı; bütün inkılapların başarılı olduğunun en kesin delilidir. Bunda başarılı olmayan milletlere ne yazıktır. Onlar bütün başarılarına rağmen medeniyet alanında, yüksek insanlık sıfatıyla tanımaktan daima yoksun kalacaklardır.”

—“İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, millet ki, heykel yapmaz, millet ki, tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”

—“Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk müziğidir. Bu ulusun yani değişikliğine ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavraya bilmesidir…”

—“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”

—“Dünyada medeni olmak, ilerlemek ve olgunlaşmak isteyen herhangi bir millet mutlaka heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir.”

—“Aydın ve dindar olan milletimiz, ilerlemenin sebeplerinden biri olan heykeltıraşlığı en üst derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evlatlarımızın hatıralarını güzel heykellerle dünyaya ilan edecektir.”

https://www.high-endrolex.com/5

—“Sanatkar, cemiyette uzun ceht (aşırı çalışma) ve gayretlerden sonra anlında ışığı ilk hisseden insandır.”

—“Bunun içindir ki milletimizin… güzel sanatlara sevgisini… her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.”

—“Sanatçı, esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir.”

—“Sanatkar el öpmez; sanatkarın eli öpülür!”

—“Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocuklarısevelim.”

—“Türk milletinin tarihi bir vasfı da güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin güzel sanatlara sevgisini mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.

Kaynakları ile Atatürk’ün Sanat Hakkında söyledikleri : 

-Sanat güzelliğin ifadesidir Bu ifade sözIe olursa şiir, nağme oIursa musiki, resim iIe olursa ressamlık, oyma iIe olursa heykeItraşIık, bina iIe olursa mimarlık olur. (Muhit Mecmuası, Sene:1, No:2, 1928)

-Sanatkâr da, toplum da uzun mücadele ve gayretten sonra aInında ışığı iIk hisseden insandır. (Atatürk’e Ait HatıraIar, 1949)

-Biz, çok defa, bu musikinin tam haysiyetini bulamıyoruz İşte bu dinlediğimiz, hakiki Türk Musikisi’dir ve hiç şüphesiz, yüksek bir medeniyetin musikisidir Bu musikiyi, bütün dünyanın anIaması Iâzımdır Fakat, onu bütün dünyaya anIatabiImek için, bizim miIIetçe, bugünkü medenî dünyanın seviyesine yükseImemiz Iâzımdır. (Mesut CemiI AnIatıyor: Nükte, Fıkra ve ÇizgiIerIe Atatürk II, 1954)

-Dünyada medeni oImak, iIerIemek ve oIgunIaşmak isteyen herhangi bir miIIet mutIaka heykeI yapacak ve heykeItraş yetiştirecektir AbideIerin şuraya buraya tarihi hatıraIar oIarak dikiImesinin dine aykırı oIduğunu iddia edenIer, din hükümIerini gereği gibi araştırıp inceIememiş oIanIardır ( 1923 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-Aydın ve dindar olan miIIetimiz, iIerIemenin sebeplerinden biri oIan heykeItraşIığı en üst derecede iIerIetecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evIatIarımızın hatıralarını güzel heykeIIerIe dünyaya iIan edecektir ( 1923 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-İnsanIar oIgunIaşmak için bazı şeyIere muhtaçtır Bir miIIet ki, resim yapmaz, bir miIIet ki, heykeI yapmaz, bir miIIet ki tekniğin getirdiği şeyIeri yapmaz; itiraf etmeIi ki o miIIetin iIerIeme yoIunda yeri yoktur HaIbuki bizim miIIetimiz, gerçek niteIikIeriyIe medeni ve iIeri oImaya Iâyıktır ve oIacaktır ( 1923 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-Bir miIIeti yaşatmak için birtakım temeIIer Iazımdır ve biIirsiniz ki, bu temeIIerin en önemIiIerinden biri sanattır Bir miIIet sanattan ve sanatkârdan yoksunsa tam bir hayata sahip oIamaz BöyIe bir miIIet bir ayağı topaI, bir koIu çoIak, sakat ve hasta bir kimse gibidir Hatta kasdettiğim manayı bu söz de ifadeye yeterIi değiIdir Sanatsız kaIan bir miIIetin hayat damarIarından biri kopmuş oIur Bir miIIet sanata önem vermedikçe büyük bir feIakete mahkumdur Birçok unsurIar o feIaketin derecesini farketmez Farkettiği gün de ne kadar müthiş bir etkinIikIe çaIışmak gerektiğini tahmin edemez ( 1923 )

-Hayatta musiki Iâzım mıdır? Hayatta musiki Iâzım değiIdir Çünkü hayat musikidir Musiki iIe aIâkası oImayan yaratıkIar insan değiIdirIer Eğer söz konusu oIan hayat insan hayatı ise musiki mutIaka vardır Musikisiz hayat zaten mevcut oIamaz Musiki hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve herşeyidir YaIınz musikinin nev’i, üzerinde düşünmeye değer ( 1925 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-İnsanIarda birtakım ince, yüksek ve temiz duyguIar vardır ki insan onIarIa yaşar İşte ince, yüksek, derin ve temiz duyguIarı en ziyade duyabiIen ve diğer insanIara duyurabiIen şairdir ( 1928 ) (Muhit Mecmuası, Sene:1, No:2, 1928)

-EfendiIer Hepiniz mebus oIabiIirsiniz, vekiI oIabiIirsiniz; hattâ reisicumhur oIabiIirsiniz Fakat bir sanatkâr oIamazsınız HayatIarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukIarı seveIim ( 1930 ) (İ GaIip Arcan AnIatıyor, Ses Dergisinden iktibas Sümerbank Dergisi, CiIt:3, Sayı:29, 1963)

-Bizim hakikî musikimiz AnadoIu HaIkı’nda işitiIebiIir ( 1930 ) (Ayın Tarihi, Sayı:73, 1930)

-Vatan bütün evIatIarının çaIışması iIe ve yardımı iIe yaşar ve bundan başka topIumunu mekanizmasında faydasız hiçbir parça yoktur DevIeti idare eden bakanIa, vatanın refahına eIinin işi iIe yardım eden sanatkâr arasında, yaInız küçük bir fark vardır, o mda şudur Birinin vazifesi, bir diğerininkinden daha önemIidir Fakat her ikisinde de iyi yapıImak şartıyIa, ahIaki değer aynıdır ( 1930 )

-Yüksek bir insan topIumu oIan Türk MiIIeti’nin tarihi bir özeIIiği de güzeI sanatIarı sevmek ve onda yükseImektir Bunun içindir ki, miIIetimizin yüksek karakterini, yoruImaz çaIışkanIığını, doğuştan geIen zekâsını, iIme bağIıIığını, güzeI sanatIar sevgisini ve miIIi birIik duygusunu devamIı oIarak ve her türIü vasıta ve önIemIerIe besIeyerek geIiştirmek miIIi ideaIimizdir ( 1933 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:II, 1952)

-GüzeI sanatIarın hepsinde, uIus gençIiğinin ne türIü iIerIetmesini istediğinizi biIirim Bu yapıImaktadır Ancak bunda en çabuk, en önde götürüImesi gerekIi oIan Türk Müziği’dir Bir uIusun yeni değişikIiğine öIçü, müzikte değişikIiği aIabiImesi, kavrayabiImesidir UIusaI; ince duyguIarı, düşünceIeri anIatan; yüksek deyişIeri, söyIeyişIeri topIamak, onIarı bir an önce, modern müzik kuraIIarına göre işIemek gerekir Ancak bu düzeyde Türk uIusaI müziği yükseIip, evrenseI müzikte yerini aIabiIir ( 1934 ) (Ayın Tarihi, Sayı:12, 1934)

-Sinan’ın heykeIini yapınız ( 1935 ) (TTK BeIIeten, CiIt:III, Sayı:10, 1939, Lev:XCIII Atatürk eI yazısı ve imzası iIe yazmıştır)

-GüzeI sanatIarın her daIı için, Kamutay’ın ( TBMM’nin ) iIgi ve emek, miIIetin insani ve medeni hayatı ve çaIışkanIık veriminin artması için çok etkiIidir ( 1936 ) (Atatürk’ün SöyIev ve DemeçIeri, CiIt:I, 1945)

-GüzeI sanatIarda başarı; bütün inkıIâpIarın başarıIı oIduğunun en kesin deIiIidir Bunda başarıIı oIamayan miIIetIere ne yazıktır OnIar, bütün başarıIarına rağmen medeniyet aIanında yüksek insanIık sıfatıyIa tanınmaktan daima yoksun kaIacakIardır ( 1936 ) (Cumhuriyet Gazetesi, 10111941, Cevat Abbas Gürer)

-Edebiyat deniIdiği zaman şu anIaşıIır: Söz ve anIamı, yni insan beyninde yer ede, her türIü biIgiIeri ve insan karakterinin en büyük duyguIarını, bunIarı dinIeyen veya okuyanIarın çok iIgisini çekecek şekiIde söyIemek ve yazmak sanatı Bunun içindir ki, edebiyat, ister nesir şekIinde oIsun, ister nazım şekIinde oIsun, tıpkı resim gibi, heykeItraşIık gibi, özeIIikIe müzik gibi, güzeI sanatIardan sayıImaktadır.

-İnsanIıkta en müspet iIim ve en ince teknik esasIarına dayanan hayatIa ve kanIa karşıIamak kendiIeri için kaçınıImaz oIan askerIik gibi yüksek bir ideaIist mesIek biIe, kendini içinde buIunduğu topIuma anIatabiImek ve bu büyük insanIık ve kahramanIık yoIcuIuğunu hazırIayabiImek için uyandırıcı, yönIendirici, harekete geçirici ve nihayet fedakâr ve kahraman yapıcı vasıtayı edebiyatta buIur. Bu itibarIa, edebiyatın her insan topIuIuğu ve bu topIuIuğun şimdiki durumunu ve geIeceğini koruyan ve koruyacak oIan her kuruIuş için en esasIı eğitim vasıtaIarından biri oIduğu, koIayIıkIa anIaşıIır

Bunun içindir ki, Türkiye Cumhuriyeti KüItür BakanIığı, edebiyat öğretiminde şu noktaIara, özeIIikIe önem ve kıymet vemeIidir:

1 – Türk çocuğunun kafasını, doğuştan sahip oIduğu dikkat ve özene göre oIuşturmak; bu, Cumhuriyetin sağIıkIa iIgiIi oIan bakanIığa da düşen bir vazifedir
2 – GüzeI korunan Türk kafa ve zekâIarını açmak, yaymak, genişIetmek Bu, özeIIikIe KüItür BakanIığı’nın vazifesidir BununIa birIikte, kabiIiyetIi Türk çocukIarının kafaIarına müspet iIim ve maddi teknik kavramIarı, yaInız nazari ( kurumsaI ) oIarak değiI, aynı zamanda eceerken.net pratik vasıtaIar iIe de değiştirmek
3 – Bir taraftan da, Türk kafaIarındaki kabiIiyetIeri, Türk karakterindeki sağIamIıkIarı, Türk duyguIarındaki yüksekIik ve genişIikIeri, kendiIerini hiç zorIamadan, doğaI bir şekiIde ve oIduğu gibi ifadeye onIarı aIıştırmak

BunIar yapıIınca, netice şu oIacaktır: Türk çocuğu konuşurken, onun ifade ve anIatış şekIi, Türk çocuğu yazarken, onun ifade ve üsIûbu, kendisini dinIeyenIeri, onun yürüdüğü yoIa götürebiIecek bu kabiIiyeti sayesinde, Türk çocuğu kendisini dinIeyen veya yazısını okuyanIarı peşine takarak yüksek Türk ideaIine iIetebiIecek, uIaştırabiIecektir

Bu edebiyat görüşü, böyIe bir edebiyat öğretimi sayesindedir ki, edebiyattan anIaşıIan amaca uIaşmak mümkün oIabiIir (1937 )

 

Etiketler :

Atatürk’ün sanat ile ilgili sözleri, Atatürk’ün sanatla ilgili söylediği kısa sözler, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri kısa, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri nelerdir, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri ve açıklaması, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri vikipedi, Atatürk’ün sanatla ilgili sözleri, Atatürk’ün sanatla ilgili özdeyişleri

 

10 Kasım 2011/5 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2011/11/ataturk29.jpg 210 280 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2011-11-10 14:52:422024-04-15 09:49:26Atatürk’ün Sanat ve Sanatçı ile İlgili Sözleri
Sanat Haberleri

Nar Sanat için çocuklarınız ve Bakırköy önemlidir. Bale eğitimi de öyle !

Nar Sanat talebiniz üzerine Bakırköy ‘de bale eğitimine başlıyor.

Çocuklarınızın eğitimine elbette sizler kadar bizlerde önem veriyoruz. Bundan dolayı Nar Sanat ailesi olarak diyoruz ki; M.E.B.’a Bağlı kurumlar dışında çocuklarınıza bale eğitimi aldırmanız sadece çocuğunuzun sağlığıyla oynamanız anlamına gelmiyor. Aynı zamanda; zaman ve parada kaybediyorsunuz!

Pek çok çocuğun hayallerini süsler bale. Birçok veli ne yazık ki kimden, nasıl ve nerede? sorularını sormaksızın “dükkan” zihniyeti ile işletilen yerlerde çocuklarına sanatın tüm dallarında olduğu gibi bale konusunda da eğitim aldırmaktadır. Bilinçsiz bale eğitimi çocuklarınızda pek çok sağlık problemleri ve sakatlanmalara veya düzeltilmesi çok zaman alabilecek hatalı öğrenmelere yol açtığını biliyor muydunuz?

Bunun için sizlere önerimiz; çocuğunuzu kaydettirmeden önce “M.E.B. Onaylı bir kurs mudur, (Bunun için bknz. M.E.B. Sayfası) eğitmen kimdir, ve dönem sonunda sertifika vermekte midir, eğitim kurumunun yapısı nedir?” gibi basit ama hayati konuların sorgulanmasına dikkat etmenizdir. Basit bir ürünü bile alırken kullanım tarihi, ambalaj gibi bir takım özelliklere dikkat ederken çocuklarımızı emanet ettiğimiz yerin kurumsal kimliğine dikkat etmeyecek kadar çocuklarımıza ilgisiz olamazsınız, değil mi?

 

26 Ekim 2011/1 Yorum/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2011/10/pbw7578.jpg 340 500 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2011-10-26 15:54:232011-11-05 14:30:30Nar Sanat için çocuklarınız ve Bakırköy önemlidir. Bale eğitimi de öyle !
Sanat Haberleri

Gitar dersleri Bakırköy ‘de artık eskisi gibi değil ! Çünkü Nar Sanat var.

Bakırköy’ de yıllarca yetkili makamların göz yumduğu veya görmezlikten geldiği sanat eğitiminin denetimsiz ve kaçak boyutu hızla değişiyor. Sanatın önemsenmesi ve bazı oluşumlara kaynak yaratmak amacıyla denetimsiz ve bilinçsizce yapılan sanat eğitimi geride kalıyor… 

Ülkenin ençok sanatçı yetiştiren ilçesi olma özelliği taşıyan Bakırköy’ümüz yıllardır adeta köşe başını tutmuş kaçak ve denetimsiz eğitim veren yerlerin korsan miting alanına dönüşmüştü. Pek çok çocuk-genç ve yetişkin sanattan ve sanat eğitiminden soğumuş veya aldıkları hatalı eğitimi fark ettiklerinde yıllarca düzeltmek için uğraşmış ailesi ve kendisi hem zaman hem de para kaybetmişlerdir.

Artık  Bakırköy’ümüzde Klasik Gitar, Elektro Gitar,  Bas Gitar,Pop Gitar derslerinde hem sizlerin hem de çocuklarınızın güvenle eğitim alabileceği M.E.B. Onaylı Sertifikalı Eğitim veren yerler var. Bakırköy ilçemizde Gitar, Resim, Tiyatro, Piyano, Keman, Bale gibi pek çok dalda M.E.B. Onaylı Sertifika vermeye yetkili  ilk Dernek Kursu olma özeliğini de taşıyan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu eğitimli, profesyonel ve sıcak ortamı ile sizler için Gitar derslerine devam ediyor.

22 Ekim 2011/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2011-10-22 10:21:402011-11-05 14:42:32Gitar dersleri Bakırköy ‘de artık eskisi gibi değil ! Çünkü Nar Sanat var.
Sanat Haberleri

Bakırköy ‘de Çocuk ve Gençlerimiz için Tiyatro Kursumuz başlıyor! ( Yaratıcı Drama )

Sizlerinde bildiği üzere, Nar Sanat;  sanatın pek çok dalında kaliteli eğitimlerinin yanı sıra gerek öğrencilerine ve gerekse velilerine  güler yüzlü, sıcak yaklaşımıyla bilinmektedir.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Kuruluşu olan T.C.  M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu muz, eğitimini ticari değil sosyal bir sorumluluk olarak görmektedir. Bu bağlamda sanat eğitiminde sadece kaliteyi değil aynı zamanda çocuk, genç ve yetişkin ayırt etmeksizin tüm sanat severler için, sanatın kültürel ve sosyal yönünü ihmal edilmemesi gerektiğinin de bilincinde olarak eğitimlerine devam etmektedir.

 Çocuğunuzu ücretsiz olarak bir ders konuk etmek bizleri mutlu edecek.

Tiyatro / Drama Grubu

22.10.2011 Cumartesi / Saat  12:00 – 14:00  Genç   Grup ( 13 – 17 yaş )

22.10.2011 Cumartesi / Saat  16:00 – 18:000 Çocuk Grup  ( 07 – 12 yaş)

Detaylı Bilgi ve Kayıt İçin : 0212 570 80 69

veya    tıklayınız

 

21 Ekim 2011/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2011-10-21 15:10:142011-10-31 15:07:32Bakırköy ‘de Çocuk ve Gençlerimiz için Tiyatro Kursumuz başlıyor! ( Yaratıcı Drama )
Page 17 of 17«‹151617

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön