Kullandıkları materyaller ne kadar kısıtlı olursa olsun tarih boyunca hiçbir toplum sanattan yoksun kalmamıştır. Resim, dekorasyon, hikayecilik ve müzik gibi sanatsal faaliyetler farklı zaman dilimlerinde değişen sosyal ve kültürel şartlara bağlı olarak çeşitlilik göstermiştir.

İlk çağlarda sanatın amacının çoğunlukla büyücülük olduğunu iddia eden tarihçiler, bu dönemde sanatın inançların bir ifadesi olduğunu savunur. Ayrıca yine aynı dönemde sanat, tapınakların düzenlenmesi, tanrıların tasvirleri ve dini mitlerin resimli anlatılarda da kullanılmıştır.

En eski tarih öncesi yontulardan ve mağara resimlerinden beri insanlık yaratıcılığını kullanmak için elinden gelen tüm materyalleri kullanmıştır.

Eğer sizde sanatın büyülü dünyasında yer almak istiyorsanız mutlaka sanat tarihi konusunda bilgi sahibi olmalısınız.

Şair Can Yücel, ölümünün 19. yılında anılıyor. Yıllardır Can Yücel’in şiiriyle hiçbir ilgisi olmadığı halde internette “Can Yücel şiiri” olarak paylaşılan dizelerin izini süren Prof. Dr. Semih Çelenk, “Sahte Can Yücel şiirleri” listesinin 50 şiire ulaştığını açıkladı.

Ölümü sonrası Can Yücel’e yapılan en büyük haksızlıkların başında, ilgisiz dizelerin “Can Yücel şiiri” diyerek internette dolaşıma sürülmesi oldu. Şairin üslubu ve siyasi duruşuyla hiçbir alakası olmayan sayısız şiir internette Can Yücel etiketiyle dolaşırken bu, sinemadan gazete makalelerine kadar etki yapmış durumda.

Eşi Güler Yücel, konuya dair Kemal Öncü’ye verdiği röportajda “Yine örneğin Her şey sende gizli diye bir şiir var. O demin söylediğin şiir var… Mistik, kaderci, boşverci, metafizik bulamaçlı bu şiirlerle Can’a karşı adeta faili meçhul bir kampanya yürütülüyor gibi. Can’ın şiiri şiir gibi şiirdi… Ne o öyle “Ömür dediğin bir gündür/ o da bugündür…” ye, iç, eğlen keyfine bak gerisine aldırma mesajı? Can muhalif bir şair, söyleyeceğini eğilip bükülmeden dobra dobra söyleyen bir şair, ziyaret edenlerin şaşırdığı iki göz odada oturup üreten bir şair…” ifadelerini kullanmıştı.

BUGÜN PAYLAŞMAMANIZ GEREKEN ŞİİRLER
Yıllardır bu ilgisiz dizelerin izini süren Prof. Dr. Semih Çelenk, tespit ettiği şiir sayısının 50’ye ulaştığını duyurdu.

Çelenk’in blogunda yayımladığı liste şöyle:

1.Bağlanmayacaksın

2.Kadın Dediğin

3.Erkek Dediğin

4.Seninle Olmanın En Güzel Yanı

5.Anladım

6.Herşey Sende Gizli

7.Eğer

8.Herkes Gitmek İstiyor

9.Sevdiğin Kadar Sevilirsin

10.Sağlık Olsun

11.Tam zamanında Yaşamak (Yaşamak Zamanı)

12.Tersten Yaşamak

13.Biraz Değiştim

14.Bir gün Anlarsın

15.Gitmek

16.Seninle Yaşlanmak İstiyorum

17.Asla Keşkelerim Olmadı

18.Özledim Seni

19.Bilmelisin ki

20.Aşk

21.Boşver ve Yaşı Başı

22.Olmuyorsa Zorlamayacaksın

23.Ben Benden Olgun İnsan İsterim Karşımda

24.Öyle Sabah Uyanır Uyanmaz Fırlama Yataktan

25.Farkında Olmalı İnsan

26.Bir Eşi Olmalı İnsanın

27.Unutma

28.Sevgi Emekmiş

29.Özleme Dair (Kim Özlerdi?)

30. Ömür Dediğin Bir Gündür O da Bugündür

31.Aşk Ayakkabı Gibidir

32.Rakı İçen Kadınlar

33.AteşveSu

34.Ülke Bölünsün İstiyorum

35.Kadınım Ben

36.Senin İçin Yasak Dediler

37.Bayram Şiiri

38.Dostlar Irmak Gibidir

39.Öye Bir Hayat Yaşadım ki

40.Bir Yolun varsa Gidilecek

41.Ömür Dediğiniz Nedir Ki

42.Fakirin Gayrimeşru Çocuğu

43.Ey Yüreğim

44.Özlersin

45.Hepsi Bu

46.Birşey Eksik

47.Kendimden Özür Diliyorum

48.Bir Kadını Ağlatmak

49.Ölüm Bir An

50.Galiba Yoruldum

İlki geçen yıl düzenlenen Edremit Kitap Fuarı’nın 2’ncisi yarın başlıyor. 19 Ağustos Pazar günü sona erecek fuar bu yıl Sabahattin Ali’nin ölümünün 70. yılı anısına “ Sabahattin Ali Yılı” sloganıyla düzenleniyor. Fuarın açılışı saat 20.00’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasıyla yapılacak.

Yarın ayrıca saat 21.30’da “ Sabahattin Ali Yılı” kapsamında yazarın kızı Filiz Ali bir söyleşiye katılacak.

Mardin Müzesi, tarihi eserleri tarih severlerin beğenisine sunarken, binlerce yıllık kültür mozaiğinin sergilendiği müzede tarihi eser ve dolandırıcılardan ele geçirilen sahte eserler de sergilenerek vatandaşlar uyarılıyor.

Mardin Müzesi’nde vatandaşın kandırılmaması için sahte eserler ibretlik olarak tarih severlere sunuluyor. Mardin Müzesi sahte eserler ile dolandırılan vatandaşların dikkatini çekmek için ele geçirilen sahte eserleri müzede oluşturduğu bölümde sergiliyor. Mardin Müzesi tarafından yapılan çalışma ile elinde tarihi eser olan vatandaşların tarihi eser dolandırıcılarının kurbanı olmaması için dikkat çekmesi açısından düzenlenen bölüm ile hem gerçek eserlerin müzelere ulaştırılması gerekliliği hem de sahte eser kurbanı olmamaları için yasal açıklamalar yer alıyor.

Önceki akşam eğitim editörleriyle bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un sorulara verdiği yanıtlardan ve açıklamalarından satır başları şöyle:

LGS KALDIRILACAK MI?
Seneye de LGS var. Ama sonraki senelerde sürüp sürmeyeceğini ekim ayında yapacağımız toplantıda açıklayacağız. Çünkü üzerinde çalıştığımız yeni bir sistem var. Asıl hedefimiz kuralı yeni başlayanlara koymak, ortadakilere, bir sisteme başlamışlara yeni kural getirmemek.

LGS’DE SİMÜLASYON YAPILMAMIŞ:
LGS sistemindeki sorunların nedeni bir simülasyon yapılmamasından kaynaklanıyor. Ama bunu getiren ekibin de kabahati yok.
LGS yerleştirmelerinde velilerimiz sakin olsunlar, huzurlu olsunlar. İkinci ve üçüncü yerleştirmelerde bir rahatlama olacak. Nisan ayında çıkan kılavuz var. Bunun kelimesine bile dokunamıyoruz. Bir kelimesine dokunsak bu kez sınav iptal edilecek. ‘Bu kılavuzu biz yazmadık’ diyerek de çekilemeyiz. Bu kılavuz sanki ‘nasıl olmasın’ diye hazırlanmış. Ama şunu da unutmamak gerek, kılavuzu biz yazmış olsaydık da her koşulda mutsuz olacak bir kesim olacaktı.

ünyaca ünlü senarist ve yönetmen Nuri Bilge Ceylan’a 24. Saraybosna Film Festivali kapsamında “Saraybosna’nın Kalbi Yaşam Boyu Başarı Ödülü” takdim edildi. Ödülünü, Festival Direktörü Mirsad Purivatra’dan alan Ceylan burada yaptığı konuşmada, “Saraybosna’nın Kalbi” ödülünü almanın büyük bir onur olduğunu belirterek, “Bu ödülü bütün kalbimle kabul ediyorum” dedi.

Saraybosna Film Festivali’ne bugüne kadar üç defa katıldığını belirten Ceylan, etkinliğin en beğendiği festivallerden biri olduğunu dile getirdi. Ceylan, Festival Direktörü Mirsad Purivatra’nın sadece iyi bir sinema lezzetine sahip bir insan değil, aynı zamanda gerçekten çok iyi bir kişi olduğunu ifade ederek, “Ödül için çok teşekkür ediyorum. Bunu asla unutmayacağım” diye konuştu.

Çankaya Belediyesinin, “Kalpten Gelen Yolculuk” adıyla geçen yıl ilk kez düzenlediği ve 20 bin vatandaşın katıldığı kültür gezilerinde bu yıl, 2 bin 430 vatandaş Çanakkale, 3 bin 825 vatandaş ise Safranbolu Amasra turuna katıldı.

Çankaya Belediyesinin, “Kalpten Gelen Yolculuk” adıyla geçen yıl ilk kez düzenlediği kültür gezileri bu yıl farklı rotalarla devam ediyor. Geçen yıl 20 bin Çankayalının Amasra, Kapadokya, Eskişehir ve Konya illerini görerek yeni kültürler keşfetmesini sağlayan Çankaya Belediyesi’nin kültür gezilerinde 2 bin 430 vatandaş Çanakkale, 3 bin 825 vatandaş ise Safranbolu-Amasra turuna katıldı. Geziler Ekim ayına kadar devam edecek.

Mayıs ayında başlayan ve yaz dönemi yoğun bir programla devam eden gezilerde öncelik daha önce Ankara dışına çıkmamış vatandaşlara veriliyor. Bademlidere, Cebeci, Dikmen, Karapınar, Mimarsinan, Mürsel Uluç, Sokullu, Umut, Bayraktar Çankaya Evlerinde alınan kayıtların yanı sıra Çankaya’nın ihtiyaç sahibi vatandaşlar için uygulamaya koyduğu Halk Kart projesinden ve yine üniversite öğrencilerine yönelik burs programı olan Çankaya’nın Filizleri projesinden faydalananların da katıldığı gezi programlarına dernekler de başvurabiliyor.

Konaklamalı Çanakkale gezisinin güzergahı; Kilit Bahir Kalesi, Rumeli Mecidiye Tabyası, Bigalı Köyü Atatürk Evi, Anzak Koyu, Büyük Anafartalar Köyü, Arıburnu, Mehmetçiğe Saygı Anıtı, Kanlı Sırt Avusturalya Anıtı, Kırmızı Sırt Tünel ve siperler, 57. Alay Şehitliği, Conkbayırı Yeni Zelanda ve Atatürk Anıtı, Anafartalar Ovası, Alçıtepe Köyü, Salim mutlu Müzesi, İkiz Koyu, Seddülbahir Köyü, Çanakkale Şehitler Abidesi, Şahindere Sargı Yeri Şehitliği, Soğanlıdere Sargı Yeri Şehitliği, Havuzlar Şehitliği. Safranbolu-Amasra gezi güzergahı ise Hıdırlık Tepesi, Cinci Han, Yemenciler Arastası, Küçük Liman, Barış Akarsu Parkı, Büyük Liman, Ceneviz Kalesi, Fatih Cami, Ağlayan Ağaç, Tahtacılar Çarşısı’ndan oluşuyor.

Vatandaşları kayıt noktalarından alıp yine aynı yere bırakan Çankaya Belediyesi, araçta ikram ettiği kahvaltıların ardından vatandaşlara öğle ve akşam yemeğinde de gidilen yöreye özgü menüler

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Nilüfer Müzik Festivali bu yıl, 7-9 Eylül tarihleri arasında müzik dünyasının dev isimlerini ve gruplarını Bursa’da sevenleriyle buluşturacak. Festivalde Selda Bağcan & Boom Pen, Mor ve Ötesi, Şebnem Ferah, Ezhel gibi isimlerin yanı sıra, Metronomy ve Acid Arab gibi 11 yabancı grup da sahne alacak.

Bir kamu kurumu olarak düzenlediği müzik festivaliyle Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Nilüfer Belediyesi, bu yıl da çok konuşulacak bir organizasyona imza atıyor. İlki 2015 yılında düzenlenen Nilüfer Müzik Festivali bu yıl dördüncü kez yapılacak ve dopdolu programıyla müzikseverlere unutulmaz günler yaşatacak.

“Dünyayı sev, geyiği öp, festivale gel” sloganıyla Balat Atatürk Ormanı’nda düzenlenecek festival, her türden müzikal beğeniye hitap eden zengin sanatçı listesiyle, on binlerce kişiyi ağırlamaya hazırlanıyor. Müzikseverler, Balat Atatürk Ormanı’nın doğal güzelliği eşliğinde 3 gün boyunca müziğe doyacak.

Festivalde müziğin sevilen isimleri, 3 ayrı sahnede aralıksız müzikle katılımcılara eğlence dolu anlar yaşatacak.

SELDA BAĞCAN, ŞEBNEM FERAH…
11’i yabancı toplam 28 isim ve grubun yer alacağı Nilüfer Müzik Festivali’nde sahne alacak isimler arasında, 70’li yıllara damgasını vuran, müziğin efsanevi ismi Selda Bağcan da var. Ünlü sanatçı, İsrailli surf-rock grubu Boom Pam ile Nilüfer Müzik Festivali’nde hayranlarının karşısına çıkarak hasret giderecek.
Festivalde büyük sahnede müzik tutkunlarının karşısına çıkacak diğer isimler arasında rock müziğin güçlü sesi Şebnem Ferah, 20 yıldır gönüllerdeki yerini koruyan Mor ve Ötesi, kısa sürede üne kavuşup, dünya çapında yüzden fazla konser veren İsviçreli pop müzik grubu Kadebostany ile İngiltere’de kurulan Metronomy de var.

EZHEL NİLÜFER’DE SEVENLERİ İLE BULUŞACAK
Katılımcıların eğlence dolu günler yaşayacağı Nilüfer Müzik Festivali’nde ikinci sahnede konser verecek isim ve gruplar ise şöyle olacak: Büyük Ev Ablukada ‘Fırtınayt’, Ceyl’an Ertem, Acid Arab, Xinobi Live, Hey Douglas, Leoniden, Manuş Baba, Vega, Sattas, Ezhel, Evgeny Grinko, Weval, İntergalactic Lovers, Findlay, Melek Mosso, Yüzyüzeyken Konuşuruz, Korhan Futacı, Max the Sax.

Üç sahnede konserlerin gerçekleşeceği Nilüfer Müzik Festivali’nde ayrıca Sedef Sebüktekin, CanOzan, Palmiyeler, Nova Norda ve Dolu Kadehi Ters Tut da üçüncü sahnede verecekleri konserlerde sevenleri ile buluşacak.
Bilet satışları devam eden Nilüfer Müzik Festivali’nde isteyenler belirlenen alanda çadır kurarak, Balat Atatürk Ormanı’nda doğal güzellikleri eşliğinde müziğe doyacak.

BOZBEY’DEN MÜZİKSEVERLERE ÇAĞRI
Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, bütün müzik tutkunlarını 7-8 ve 9 Eylül 2018 tarihinde Balat Atatürk Ormanı’nda buluşmaya davet etti. Mustafa Bozbey, festivalin, müziğin birleştirici gücünden hareketle düzenlendiğini ifade etti. Nilüfer Müzik Festivali’nin, gerçekleştirilecek atölyeler, oyun alanı, tasarım stantları, farklı ve yerel yeme-içme duraklarıyla katılımcılara bol müzik, bol eğlence vaat ettiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, bütün müzik tutkunlarına, “Dünyayı sev, geyiği öp, festivale gel” sloganıyla düzenlenen festivale katılma çağrısında bulundu.

“Hayat” Ansiklopedisi’nin 12 Mart 1965 tarihinde yayınlanan sayısında yayınlanan “Beğendiniz bir tablo şahsiyetinizi ortaya koyabilir” başlıklı haber dikkatimizi çekti.

Yabancı ve yerli ressamların bazı tabloları üzerinden ‘Hayat’ Ansiklopedisi editörleri tarafından oluşturulan bu testi sizlerle paylaşmak istedik.

 

RAFAEL:

Nizami ve programlı yaşamayı seven bir insansınız. Güzel olan her şey makbulünüzdür. Hassassınız, naziksiniz, geleneklerinize çok bağlısınız. Yeniliklere birden bire intibak edemezsiniz. Aşk hayatınız çok defa kendiniz için üzüntülü ve yıpratıcı olur. İnce bir zevke sahipsiniz. En ufak şeyden alınırsınız.

 

 

 

MONDRIAN:

Neticesi gözle görülmeyen işlere girişmek istemezsiniz. Fazla ihtiyatlısınız. Atacağınız her adımı uzun uzun hesaplarsınız. Sanat zevkiniz modern anlayışa uygundur. His hayatınızda da rahat hareket edersiniz. Alıngan değilsiniz. Kıskanma hissiniz yoktur. Sakin tabiatlısınız. Kızgınlığınız fenadır.

 

 

 

 

RENOIR:

Diğer cinslerinize karşı zaafınız fazla. Kendinizi çabuk kaptıran tiplerdensiniz. Hislerinizi hemen açıklarsınız. İsteğinize erişemezseniz fazla üzüntüye kapılabilirsiniz. Çok kıskanırsınız ama, başkalarının sizi kıskanmasına tahammül edemezsiniz. Kolay mesut olur ve mesut edersiniz. Sertliği sevmezsiniz.

 

 

OSMAN HAMDİ:

Romantiksiniz, ama aşk konusunda biraz çekingensiniz. Başkalarına kolay inanmazsınız. Kendinize fazla güveniniz yoktur. Bir karar vermek için başkalarının fikrine her zaman muhtaç olursunuz. bazı konularda realist, bazı konularda da lüzumundan fazla hayalperestsiniz. İş hayatında kötümsersiniz.

 

 

 

 

 

İşte diğer resimler ve açıklamaları :

 

Oturakçı Pazarı içerisinde 19’uncu yüzyılda yaptırılan ve halen çay bahçesi olarak kullanılan han, restore edilerek asli dokusuna kavuşturulacak. İl Özel İdaresi, kentin tarihi kimliğini öne çıkarmak amacıyla hazırladığı restorasyon projesiyle, yıkılmaya yüz tutan Tuz Hanı’nı turizme kazandıracak. Yaklaşık 15 yıldır süren kamulaştırma sorununun çözülmesinin ardından hanının çevresindeki dükkanlar da boşaltılacak. Restorasyon çalışmaları 9 milyon liraya mal olacak hanın 1,5 yıl içinde ziyarete açılması planlanıyor.

Vali Nurullah Naci Kalkancı, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, kentteki önemli projelerinden birinin de Tuz Hanı’nın turizme kazandırılması olduğunu söyledi. Kamulaştırma sorununun çözülmesi üzerine harekete geçtiklerini ifade eden Kalkancı, şöyle konuştu:

“8-10 yıllık süreci hızlandırarak istimlak işlemini tamamladık. Tuz Hanı çevresindeki dükkanları İl Özel İdaresi bünyesine geçirdik. İstimlak süreci bittikten sonra restorasyon işlemleri söz konusu oldu. Adıyaman’ın geçmişini anlatan en iyi yer, Oturakçı Pazarı ve içerisindeki Tuz Hanı’dır. Tarihi Tuz Hanı’nın restorasyon projesini hazırlattık. 9 milyon liraya ihaleye çıktık. İhale tamamlandı. Bir firmamız restore işlemlerini üstlenecek.”

Vali Kalkancı, han çevresindeki esnaflara da iş yerlerini boşaltmaları için ay sonuna kadar süre verdiklerini belirtti.

Restorasyon çalışmalarının hesaplamalarına göre 3 yıl süreceğini dile getiren Nurullah Naci Kalkancı, “Müteahhitlerle konuşup bu süreyi kısaltmayı düşünüyoruz. Yaklaşık 1,5 yıl içerisinde tarihi Tuz Hanı’nı Adıyaman’a kazandırmak istiyoruz. Burası otantik bir mekan haline dönüşecektir.” dedi.

Tarihe tanıklık etmek ve sanatın gelişimini gözlemlemek isteyen sizlerle ‘Hayat’ Ansiklopedisinin dikkat çeken haberlerini paylaşmaya devam ediyoruz.

“Hayat” Ansiklopedisinin 11 Şubat 1965 tarihli sayısını karıştırırken aslında gözlerimize inanamadığımızı kabul etmemiz gerekiyor.

Hayattan fotoğraflar başlıklı dünyanın dört bir yanından haberlerin derlendiği bölümde “Futbolculara bale dersi” başlıklı haber diğer tüm haberleri arkasında bırakıp ön plana çıkmış.

Haberde “İngiltere’de Enderby Rangers futbol takımının 32 futbolcusu her gün yarım saat müddetle jimnastik ve bale dersleri almaktadır. Başarılı bir mahali lig takımı olan Enderby Rangers’lilerin bale öğretmenliğini, Vera Taylor adında bir balerin yapmaktadır.” deniyor.

 

İşte o haber:

Çok yönlü kişiliği ile sinemadan fotoğrafa, yağlı boya resimden heykele ve müziğe kadar pek çok sanat alanında adını duyduğumuz 1907 doğumlu Doğan Baha Gelenbevi’yi sizlerle buluşturmak istedik.

Öncelikle Doğan Baha Gelenbevi kimdir?

1928 yılında Fransa Valabre Ziraat Okulu’ndan mezun olan Doğan Baha Gelenbevi, film operatörlüğü ve Pierre Billon, Andre Hügo ve ünlü rejisör Abel Gence gibi isimlerin asistanlığını yaptıktan sonra 35 yaşında Türkiye’ye döndü.

1943 yılında Türkiye’de Dertli Pınar filmi foto direktörlüğünü yaptıktan sonra 1944’te senaryosunu yazdığı “Deniz Kızı” filminin rejisörlüğü ile adını duyduğumuz Doğan Baha Gelenbevi, Türk Sinema Sanatçıları Derneğini kurdu.

1928 yılında Türk Filmciler Derneği tarafından “Sinemada Fotoğraf Direktörlüğü-50 yıl” Altın madalyasını alan Doğan Baha Gelenbevi, 1983 yılında da FIAP tarafından verilen Hon-EFİAP ünvanını kazandı.

“Film Reji Asistanı Adayı Kılavuz Kitabı” adlı kitabı İFSAK yayınları arasında yer alan ve 18.İstanbul Fotoğraf Günleri kapsamında 8 kasım 2002’de İFSAK sergi salonunda anısına sergi açılan Baha Gelenbevi, fotoğraf ve sinema alanında iz bırakmış bir ustaydı.

Yıllar önce “Yeni Fotograf” dergisinde yayınlanan bir yazısında “Yalnız içgüdü veya özel yetenekle fotoğrafta sanat yapmak olanaksızdır. Fotoğrafta sanat yapmak için birtakım gereksinmelerin bir asgari müşterek vardırılması kadar bilinçle, bilinçdışı içeriklerin estetik dizaynını bireysel olarak gerçekleştirme gücüne erişmiş olmak ilk şarttır” diyerek fotoğraf hakkındaki görüşlerini belirtmişti.

Yönetmen Filmografisi
Deniz Kızı – 1944
Yanık Kaval – 1947
Çıldırtan Kadın – 1948
Kanlı Döşek – 1949
Barbaros Hayrettin Paşa – 1951
Boş Beşik – 1952
Balıkçı Güzeli / Binikinci Gece – 1953
Kaldırım Çiçeği – 1953
Günahkarlar Cenneti – 1958
Senarist Filmografisi
Deniz Kızı – 1944
Yanık Kaval – 1947
Kanlı Döşek – 1949
Kaldırım Çiçeği – 1953
Günahkarlar Cenneti – 1958
Görüntü Yönetmeni Filmografisi
Dertli Pınar – 1943
Köroğlu – 1945

Doğan Baha Gelenbevi ile ilgili 11 Şubat 1965 sayılı ‘Hayat’ Ansiklopedisinde dikkat çeken bir haber yer bulmuştu.

“Hayat” Mecmuası editörleri haberlerinde, Doğan Baha Gelenbevi’nin ileri bir anlayışın öncülüğünü yaptığının altını çizerken, Fransa’da açacağı sergi ile dünya çapında kendinden bahsettireceğine emin olduklarını da dile getirmişler.

İşte o haber: