Hemen hemen herkesin bildiği Yunan ana karasında sanatın ortaya çıkışından önce Ege denizi ve etrafında bazı uygarlıklar var olmuştur. Bunların en dikkat çekeni Yunan ana karasının güneydoğusunda yer alan Kiklad’da ortaya çıkmıştır. Millattan Önce 3000 yılından itibaren bu adalara Anadolu’dan göç edenler, küçük mermer heykelcikler yapmaya başlamıştır. Daha çok kollarını göğüsünde birleştirmiş ayakta duran basit kadın figürleri betimlense de erkek figürleri de müzik aletler veya silahlarla resmedilmiştir. Söz konusu bu eserlerin büyük bir kısmı mezarlarda keşfedilmiş, fakat eserlerin gömülmeden önce yeni yapılmaması nedeniyle yaşam içerisinde de işlevleri olduğu düşünülmektedir. Ayrıca bulunan bu eserler modern heykeltraşlar için de ilham kaynağı oluşturmaktadır.

Milattan Önce 3000 yılında Ege uygarlıklarının en büyüğü olan Minos, Girit Adası’nda ortaya çıkmış ve Minoslu sanatçılar Anadolu’dan ilham alarak çeşitli üslupları kendilerinki ile karıştırarak özgün bir üslup geliştirmişlerdir.

Çömlek, mücevher, frenk ve küçük ölçekli heykel yapımında ustalaşan bu sanatçılar, Knossos, Malla, Faistos saraylarında kendilerini geliştirmiş ticari, dinsel ve törensel eserler ortaya koymuşlardır.

Minos etkisi Milattan Önce 1600-1100 yılları arasında gelişmeye başlayan Mikenlere de güçlü bir şekilde dokunmuş ve Yunan ana karasına yayılmıştır. Miken Uygarlığı adını Kuzeydoğu Peloponez yani Mora yarımadasındaki antik Miken şehrinden alır. Minoslulardan daha fazla savaşçı olan Mikenler, oldukça sağlam saraylar inşa etmişler ve kendilerinden geriye pek çok silah ve savaş kalıntısı bırakmışlardır.

Antik Yunanlar Miken’e uygarlığın beşiği olarak bakmış ve hatta Yunan mitine göre bu şehir Perseus tarafından kurulup Troyalılara karşı savaşan Agamemnon tarafından yönetilmiştir. Homeros, İlyada adlı eserinde bu şehri ‘altın bakımından zengin’ olarak anlatmıştır. Homeros’un bu betimlemesinin altında bazı gerçekler yatmaktadır. Arkeologlar Miken’de 1876 yılında kuyu mezarlarını kazdığında muhteşem sonuçlar elde etmişlerdir.

Altın ve gümüş işlemeli silah ve mücevherlerin dışında defin törenlerinde kullanılan varak haline getirilmiş altının ahşap malzeme üzerine kaplanmasıyla yapılmış bir maske koleksiyonunu topraktan maske koleksiyonunu çıkartan arkeologlar, maskelerin detaylarının keskin bir alet ile oyulduğunu saptamıştır. Arkeologlar bu maskelerin Agamemnon’un sarayı ile bağlantısı olduğunu düşünerek Agamemnon Maskesi adını vermiştir.

Fakat Agamemnon Maskesi olarak adlandırılan bu maskenin Agamemnon’dan üç yüz yıl öncesine ait olduğu ve büyük ihtimalle Mikenli bir hükümdarın yüzüne oturtulmak için yapıldığı belirlenmiştir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Halkbank ana sponsorluğunda yapılacak etkinliğin sanat yönetmenliğini üstlenen klarnet virtüözü Serkan Çağrı, çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapacak festivalin, yurt içi ve dışından önemli sanatçıları ağırlayacağını söyledi.

İstanbul’un 10 gün boyunca nefes alacağını dile getiren Çağrı, “14 Eylül’de de klarnet sevenleri ve klarnetçileri bekleyen çok özel bir etkinlik olan ‘klarnet yarışması’ var. Ülke çapında ve yurt dışından gelen klarnetçilerin nefes nefese mücadele ettiği ödüllü bir yarışma olacak. O gün yine Türk müziğine özel bir klarnet dinletisi de olacak. Caddebostan’da nefes terapi etkinliği olacak. Sporun yanı sıra genç müzisyenlerin konserleri olacak” diye konuştu.

ÇEV Sanat’ın QNB Finansbank ana sponsorluğu ile sürdürdüğü ‘Genç Yetenekler’ Projesi kapsamında desteklenen Arya Su Gülenç; Rusya’da 2004 yılından bu yana düzenlenen bale ve müzik alanında yetenekli gençlerin katıldığı ve 40 ülkeden 180 gencin kabul edildiği ‘Moscow Meets Friends International’ Uluslararası Müzik Festivali’nde bu yıl Türkiye’yi temsil edecek.

FESTİVAL, MOSKOVA PUŞKİN MÜZESİ’NDE
9 yaşındaki genç piyano sanatçısı Arya Su Gülenç, Rusya Filarmoni Orkestrası Şefi ve Sanat Yönetmeni Vladimir Spivakov’un başkanlığını yaptığı festival kapsamında 4 Ekim’de Moskova Puşkin Müzesinde ülkemizi temsil edecek.

Fazıl Say’ın ÇEV Sanat Enstrüman Fonu’na bağışladığı piyano, ÇEV Sanat’ın 2018-2019 eğitim öğretim yılı için yaptığı seçmeleri kazanarak ‘Genç Yetenekler ‘Projesine dâhil olan ilkokul ikinci sınıf öğrencisi Arya Su’nun kullanımına verildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Kültür AŞ yönetimindeki müzeler, Kurban Bayramı tatilinde kentte kalanlar için kapılarını açık tutacak.

İBB Kültür AŞ’ye bağlı Yerebatan Sarnıcı, Şerefiye Sarnıcı, Miniatürk, Panorama 1453 Tarih Müzesi ve Topkapı Türk Dünyası Kültür Mahallesi Kurban Bayramı’nda da ziyarete olacak.

Yerebatan Sarnıcı bayramın birinci günü 13.00-18.30, diğer günler ise 09.00-18.30 saatleri arasında, Şerefiye Sarnıcı bayramın birinci günü 13.00-19.00, diğer günler ise 10.00- 19.00 saatleri arası, Miniatürk bayram boyunca 09.00-19.00 saatleri arasında her gün, Panorama 1453 Tarih Müzesi birinci günü 13.00 – 18.00 diğer günler 09.00 – 18.00 saatleri arası, Türk Dünyası Kültür Mahallesi sadece bayramın birinci günü kapalı, diğer günleri ise 09.00-17.00 saatleri arasında açık olacak.

Yerebatan Sarnıcı
Tarihî Yarımada’nın ortasında bulunan Yerebatan Sarnıcı, 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılamak üzere yaptırılmıştır. Suyun içinden yükselen mermer sütunlar arasındaki ihtişamından dolayı halk tarafından “Yerebatan Sarayı” olarak da anılıyor. Bilgi için: www.yerebatan.com

Şerefiye Sarnıcı
428 ve 443 tarihleri arasında İmparator II. Theodosius tarafından, Bozdoğan Kemeri (Valens Su Kemeri) vasıtasıyla su depolamasını sağlamak amacıyla inşa edilmiştir. Sudan çatıya doğru 32 adet mermer sütunla yükselen sarnıç etkileyici bir güzellik sunmaktadır. Adres: Binbirdirek Mh.Piyer Loti Cd. No:2334122Fatih/İstanbul

Miniatürk
Türkiye’nin geçmişten bugüne uzanan kültür ve medeniyet birikimini yansıtan mimari eserlerini, sergilenen maketlerle bir araya getiren Miniatürk, “zamanın durduğu yer” olarak da nitelendiriliyor. Miniatürk’te, Türkiye ve dünyadan seçilmiş 134 mimari eserin 1/25 oranında küçültülerek yapılmış maketleri sergileniyor. Toplam 60 bin metrekarelik alan üzerine kurulu olan ‘Büyük Ülkenin Küçük Modeli’ Miniatürk, restoran, kafeterya, alışveriş merkezi, açık hava gösteri alanı, çocuk oyun parkı ile dev bir kompleks durumunda. Bilgi için: www.miniaturk.com.tr

Panorama 1453 Tarih Müzesi
Dünyadaki 30 kadar panoramik müze içerisinde “tam panoramik” özelliği taşıyan tek müze unvanını taşıyan Panorama 1453 Tarih Müzesi, 3 boyutlu panoramik görüntüsü ve ses efektleriyle gerçekçi bir etki uyandırarak, İstanbul’un fethini adeta yeniden yaşatıyor. Ziyaretçiler, müzenin alt katındaki panoramik kısma girdiklerinde, kapalı bir mekâna girdikleri değil de, adeta açık bir alana çıktıkları duygusuna kapılıyorlar.

Bilgi için: www.panoramikmuze.com

Topkapı Türk Dünyası Kültür Mahallesi
Topkapı Kültür Parkı’nda kurulan Türk Dünyası Kültür Mahallesi Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), R.F. Tataristan, ve Başkortostan’a ait kültür evlerinden oluşuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Türk Cumhuriyetleri’ne tahsis ettiği evlerde ülkelere özgü kültürel ögeleri görebilmek mümkün. Mahallede ayrıca Orta Asya kültürüne ait üç çadır bulunuyor. Alan içerisinde ayrıca, Moğolistan’daki Orhun kitabelerinin, Kazakistan’daki Hoca Ahmet Yesevî Türbesi’nin, Azerbaycan’daki Kız Kalesi’nin ve Kırgızistan’daki Burana Kulesi’nin maketleri, Kırgız ve Kazak çadırları, Hoca Ahmet Yesevi Otağı, Turkuaz Hediyelik Eşya ve Türk Dünyası Restoranı bulunmaktadır.

Büyükçekmece Belediyesi 2. Kitap Günleri, 31 yayınevi ve 3 sahafın katılımıyla 1 Eylül Cumartesi günü başlıyor.

Belediye Hizmet Binası avlusunda gerçekleşecek kitap günleri ünlü yazar ve yayınevlerinin katılacağı, dopdolu bir programa sahip olan 2. Kitap Günleri 9 Eylül Pazar akşamına kadar sürecek.

8 gün boyunca dolu dolu kültürel etkinlikler
Başta gençler ve çocuklar olmak üzere her yaştan insana okuma sevgisi aşılamaya yönelik olarak düzenlenen Kitap Günleri’nde birçok ünlü yazar kitaplarını imzalayacak, okurlarıyla söyleşilerde bulunacak. Çok sayıda yayınevi ve sahafın katılacağı 8 gün boyunca çocuklar ve yetişkinlere yönelik çeşitli kültürel etkinlikler düzenlenirken, Trio Müzik, Salsa, Tango, Pandomim ve Jazz Gecesi etkinlikleri de kitap günlerine renk katacak.

Kültür ve sanat kenti Büyükçekmece
Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, 2. Kitap Günleri’nin sadece bölgede değil İstanbul genelinde ses getirecek etkinliklerle dolu olduğunu ifade ederek; “Kültürel etkinliklerimiz kapsamında bu yıl ikincisini düzenleyeceğimiz Kitap Günleri’ne tüm İstanbul halkını davet ediyorum. Kitapsever vatandaşlarımızı ülkemizin saygın yazar, karikatürist, gazeteci ve araştırmacı ile Büyükçekmece’de buluşturacağız. Ayrıca yine önemli yayınevleri de 8 gün boyunca standlarında kitaplarını sergileyecekler. Kültür ve sanat şehri Büyükçekmece’ye yakışacak bir etkinliğe imza atacak olmanın heyecanını yaşıyoruz” dedi.

İmza günü ve söyleşiler

Büyükçekmece Belediyesi 2. Kitap Günleri’nde Enver Aysever, Sinan Meydan, Hanefi Avcı, Kerimcan Kamal, Bahar Feyzan, Cenk Sönmezsoy, Murat Tavlı, Saygı Öztürk, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Göktuğ Canbaba, Ayşenur Arslan, Ömür Kurt, Nasuh Mahruki, Osman Balcıgil, İhsan Eliaçık ve Nebil Özgentürk gibi isimler kitapseverlerle imza günleri ve söyleşileriyle buluşacak.

Ayrıca kitap günleri kapsamında Semra Atasoy yazarlık atölyesi ve İrfan Ünalan karikatür atölyesi gerçekleşecek.

Tarihe tanıklık etmek ve sanatın gelişimini gözlemlemek isteyen sizlerle ‘Hayat’ Ansiklopedisinin dikkat çeken haberlerini paylaşmaya devam ediyoruz.

Önümüzdeki hafta Kurban Bayramı.  “Hayat” Ansiklopedisinin 15 Nisan 1965 tarihli sayısını karıştırırken karşımıza ünlü markaların Kurban Bayramı reklamları takıldı. Bizde sizlerle paylaşmak istedik.

İşte o reklamlar:

Philips:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Nuh’un Ankara Makarnası:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Piyale Makarnası:

 

İzmir Belediyesi’nin kuruluşunun 150. yılı kapsamında kent kültürünü ve tarihini konu alan söyleşilere evsahipliği yapan Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi, bu kez “İzmir Müzikleri” konulu buluşmada Serap Tamay ve İsmet Tezcan’ı konuk ediyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, düzenlediği farklı etkinliklerle kentin geçmişine ışık tutmaya devam ediyor. İzmir belediyeciliğinin 150. yılı olması nedeniyle bu yıl kent kültürü ve tarihine ilişkin çalışmalarını yoğunlaştıran Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM), yaz ayları boyunca 15 günde bir salı günleri gerçekleştirdiği söyleşilere “İzmir Müzikleri” ile devam ediyor.

14 Ağustos Salı akşamı saat 20.30’a başlayacak söyleşide Serap Tamaey ve İsmet Tezcan konuk edilecek. “Grup Günberi” adıyla kurdukları müzik topluluğuyla tanınan ve büyük beğeni toplayan iki isim “İzmir’in Müzikal Belleğinde Kaybolan Türler” konulu belgesel film gösteriminin ardından mini bir konser de verecek.

APİKAM Bahçesi yaz etkinliğinin son etkinliği, 28 Ağustos Salı saat 20.30’da “Masallarla İzmir” başlığı altında Sıla Topçam ve Elif Özbinet’in katılımıyla gerçekleşecek.

Çankaya Belediyesinin gelenekselleşen Açık Hava Sinema Etkinlikleri Ankara’nın yaz akşamlarına renk kattı. İki farklı filmin 20 farklı noktada gösterildiği etkinliğe 80 bin Çankayalı katıldı. 2 ay boyunca Çankaya Belediyesinin parklarında ve kent meydanı olarak revize edilen pazaryerlerinde halkla buluşan filmler nostalji tadında akşamlar yaşattı.

Çankaya Belediyesinin gelenekselleşen Açık Hava Sinema Etkinlikleri Ankara’nın yaz akşamlarına renk kattı. İki farklı filmin 20 farklı noktada gösterildiği etkinliğe 80 bin Çankayalı katıldı. 2 ay boyunca Çankaya Belediyesinin parklarında ve kent meydanı olarak yapılan ya da revize edilen pazar yerlerinde halkla buluşan filmler nostalji tadında akşamlar yaşattı.

11 Temmuz’da başlayan ve 11 Ağustos’a kadar devam eden film günleri, Cebeci’den Çayyolu’na, 100. Yıl’dan Dikmen’e birçok semtte gerçekleşti. Son dönemin iki komedi filmi, “Olanlar Oldu” ve “Aile Arasında” ile nostaljik açık hava sineması keyfini yeniden yaşayan vatandaşlara Çankaya Belediyesi tarafından mısır da ikram edildi.

2017 yılında gösterime giren iki farklı filmin yer aldığı etkinlikte izleyiciler öncelikle senaryosunu Gülse Birsel’in yönetmenliğini ise Ozan Açıktan’ın yaptığı başrollerde Engin Günaydın, Demet Evgar gibi isimlerin yer aldığı Aile Arasında filmini izledi. 21 yıllık ilişkileri aynı gün noktalanan nevrotik Fikret ile müzikhol vokalisti Solmaz’ın komik bir tesadüfle tanışmasını anlatan film izleyenlerden tam not aldı.

Yönetmenliğinde Hakan Algül’ün oyuncu kadrosunda ise Ata Demirer, Ülkü Duru gibi isimlerin yer aldığı Olanlar Oldu filmi de ikinci etapta perdeye yansıyan film oldu. Ege’nin kıyı kasabasında mütevazı teknesiyle geçimini sağlayan Zafer’in İstanbul’dan gelen dizi oyuncusuna aşık olma serüvenini anlatan komedi türündeki film, sinema eleştirmenleri tarafından “en iyi Ata Demirer filmi” olarak değerlendirildi.

6. Engelsiz Filmler Festivali, Seyircilerini “Otizm Dostu Gösterim”lerine Davet Ediyor.

Bu yıl sinemaseverler ile altıncı kez buluşacak olan Engelsiz Filmler Festivali’nin programında, otizm spektrum bozukluğu yaşayan çocuk ve gençlerin rahat bir şekilde film izleyebilmelerine imkan veren Otizm Dostu Gösterim de yer alıyor.

İlk kez 2015 yılında gerçekleşen bu gösterim kapsamında bu sene Orman Çetesi Les As de la Jungleadlı filmseyircilerle buluşacak. Ormanda yaşayan canlıların, ormanı yok etmek isteyen Koala Igor’a karşı mücadelesini anlatan film, loş bir salonda, ses seviyesi düşük tutularak gösterilecek. Herhangi bir tanıtım filmi ya da reklamın gösterilmeyeceği seansta, seyirciler gösterim sırasında salonda yiyecek ve içecek bulundurabilecek ve diledikleri gibi hareket edebilecekler. Böylece öğrenme güçlüğü ya da duyusal problemler yaşayançocuklar ve yakınları bu gösterim sırasında birlikte film izleyebilecekler.

Festival Programında Otizmle İlgili Sanal Gerçeklik Deneyimi
Her sene daha kapsayıcı olmaya yönelik arayışlarını sürdüren Engelsiz Filmler Festivali’nin geçtiğimiz yıl ilkini gerçekleştirdiği Sanal Gerçeklik programında bu sene otizm temalı bir deneyim de bulunuyor. Otizmli genç bir kız olan Layla’nın hayatına odaklanan ve otizmin hayatını nasıl etkilediğini anlatan The Partyadlı sanal gerçeklik deneyimi, festival boyunca gösterim mekanlarının fuayelerinde, sanal gerçeklik gözlüğüyle deneyimlenebilecek.

Sinemaseverler Festival’i 8 – 10 Ekim tarihleri arasındaİstanbul, Boğaziçi Üniversitesi Sinema Salonu’nda (SineBu), 12 – 14 Ekimtarihleri arasında Eskişehir, Taşbaşı Kültür ve Sanat Merkezi’nde (Kırmızı Salon), 17 – 21 Ekimtarihleri arasında ise Ankara,Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi ve Goethe-Institut’te takip edebilecekler.

Tüm Gösterim ve Etkinlikler Ücretsiz
Engelsiz Filmler Festivali her sene olduğu gibi bu sene de tüm gösterimlerini ve yan etkinliklerini ücretsizolarak seyircilere sunuyor.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) ortaöğretim kurumlarına yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçları açıklandı. Nakil sonuçlarına “meb.gov.tr” adresinden ulaşılabiliyor. Ortaöğretim kurumlarına yerleştirmeye esas diğer nakil dönemleri de 13-17 Ağustos, 27-31 Ağustos ve 3-6 Eylül olarak belirlenmişti. Nakil sonuçlarını merakla bekleyen öğrenciler ve veliler MEB’in sonuç açıklama sisteminde 2018 Yılı Ortaöğretim Kurumlarına Yerleştirmeye Esas 1. Nakil Sonuçlarını sorgulayabilecekler. Haberimizin devamında yer alan linke tıklayarak T.C. Kimlik numarası, doğum tarihi ve güvenlik kodu girilerek nakil sonuçları sorgulanabilecek.

NAKİL SÜRECİNDE TERCİH DÖNEMLERİ OLACAK
Ortaöğretim kurumlarına yerleştirmeye esas nakiller devam edecek.13-17 Ağustos, 27-31 Ağustos ve 3-6 Eylül dönemlerinde yapılacak.

Yerleştirmeye esas nakil tercih işlemleri, Bakanlığın http://www.meb.gov.tr veya https://e­okul.meb.gov.tr internet adreslerinde yayımlanan tercih listelerine göre, öğrenci velisi tarafından yapılacak.

Yerleştirmeye esas nakil sonuçları, her nakil döneminin sonunda, 19 Ağustos, 3 Eylül ve 8 Eylül´de www.meb.gov.tr internet adresinden ilan edilecek.

Millattan Önce 4000 yılında Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki alçak havzanın adı olan Mezopotamya, dine dayalı yönetim biçimi (teokrasi) benimseyen bir hanedanlık olan Sümerlere vatan olmuştur. Endüstriyel tarım toplumu olan bu antik halkça üç bin yıl boyunca geliştirilen politik, dinsel, ekonomik, sanatsal ve mimari geleneklerin Batı uygarlığının temelini taşındığı unutmamak gerekir.

Burada, tabiri yerindeyse ilklerin uygarlığı olan Sümerlerin imza attığı ilkleri sizlerle paylaşmak istedik.

İşte Sümerlerin imza attığı ilkler:

* İlk şehir devleti.
* Tanrıların, insanların ve ritüellerin hiyerarşik yapısına dayalı ilk din.
* İlk yazılı dil (Çivi yazısı).
* İlk sulama sistemi.
* İlk tekerlekli araçlar.
* Afrika, Asya ve Avrupa arasında ilk ticaret ağı.
* İlk silindir mühürler.

Sümerlerde toplumun itici gücü olan din, Sümer mimarisini de etkilemiştir. Her Sümer şehrinde Ziggurat olarak bilinen çok katlı platformlardan meydana gelmiş devasa heybetli tapınak – kule yapıları inşa edilmiştir. Zigguratların her katlarının çevresinde kutsal bölüme doğru yükselen eğilimli merdivenler bulunmaktadır.

1928 yılında Ur Ziggurat’nın kazıları sırasında önemli bir keşif olan kraliçenin silindir mühüründe Pu-abi olarak tanımlanmış kral ve kraliçeye ait mezar kompleksi ibareleri bulunmuştur.

Kraliyet ailesinden olan bu çift, içinde ölümden sonraki yaşamda kullanılmak üzere, mücevherlerin, dinsel sunakların, silahların, araçların, müzik aletlerinin ve oyun tahtalarının bulunduğu birbirine bitişik iki lahite, yetmişten fazla hizmetkar tarafından gömülmüştür. Araştırma sırasında, M.Ö 3500’den 2400 tarihlerine dek uzanan, Sümer sanatına ait, çok iyi korunmuş eserlerde bulunmuştur. Çalılıktaki Koç heykeli bunların başında gelmektedir. Bu heykel aslında çiçek açan bir ağaca karşı şahlanan erkek keçi figüründen meydana gelmektedir.

Keçinin boynuzları, gözleri lapis lazuli taşından, yüzü, bacakları ve ağaç ise altından yapılmıştır.

Sümer şehir devletleri, M.Ö 2334’ten 2279’a kadar hüküm süren Akad’lı Muhteşem Sargon tarafından istila edildikten sonra, Sargon Akad Hanedanlığını kurmuş ve tanrısal yetki ile yönetmiştir. İşte bu dönemde de Sümer heykelciliğinden daha ileri bir adım atılmış ve sanat başka bir boyut almıştır.

Millattan Önce 200 ile Milattan Sonra 600 yılları arasında Nazca Uygarlığı var olmuştur. Nazca Uygarlığı’ndan arta kalan mimari kalıntılar olmasa da bu kültürün en büyük özelliği gizemini koruyan çizgilerdir.

Yeryüzü üzerine yapılmış Nazca Uygarlığı’nın büyük çizimleri, örümcek, pelikan, kertenkele ve sinekkuşu gibi hayvan figürlerini, geometrik şekilleri oluşturan örütü ve motifler içerir.

Söz konusu bu çizimler, 450 kilometrekareden fazla bir alanı kaplar ve en büyük çizimlerin boyu 305 metreyi bulur.
Yapıldıkları rüzgarsız iklim çizimlerin yok olmasını engellemiştir. Nazca Uygarlığı’nda en fazla konu olan varlıklar kuşlardır. 18 kadar Nazca kuşu figürü keşfedilmiştir. Sinekkuşu çizimi ise en dikkat çekenleri içinde yer almaktadır.