Sarıyer Belediyesi’nin bu yıl 5.sini düzenleyeceği Çocuk Hakları Festivali yaklaşıyor. 20 Kasım’da gerçekleşecek festivalin ev sahibi çocuklar, hakları konusunda farkındalık yaratmanın önemini kendilerine ayrılan sahnede sanatla vurgulayacak.

Çocuk haklarının şiir, müzik ve dans ile anlatıldığı festival için yayınlanan açık çağrıda sahne ekipleri ve medya öğrencileri aranıyor.

Tiyatrolar, müzik grupları, sirkler, jonglör, illüzyonist gibi performans sanatçılarının gönüllü olarak festivalde yer alması bekleniyor. Siz de 1000 çocuğun katılımıyla yapılacak Çocuk Hakları Festivali’nin paydaşı olmak isterseniz 15 dakikayı geçmeyen demolarınızı [email protected] adresine gönderebilirsiniz.

Çocuk Dergisi için Medya Öğrencileri Aranıyor!
Sarıyer Belediyesi Çocuk ve Gençlik Merkezleri (SAGEM), 20 Kasım Çocuk Hakları günü için 10-14 yas arası çocuklardan oluşan Sarıyer Danışma Kurulu ekibi ile bir dergi çıkarmaya hazırlanıyor. Yazarları çocuklardan oluşan dergi için habercilik, iletişim, yayıncılık konusunda deneyimli medya ve iletişim bölümlerinden çocukları destekleyebilecek, çocuk hakları konusunda duyarlı ve tercihen çocuklarla çalışma deneyimi olan gönüllüler aranıyor.

Nilüfer Belediyesi’nin yaz döneminde düzenlediği Sanat Atölyeleri’ne katılan 700 kursiyer, dramadan heykele, seramikten müziğe 14 farklı branşta eğitim aldı.

Nilüferliler’in sanatın farklı dalları ile tanışması ve yeteneklerin ortaya çıkması amacıyla yıl boyunca çeşitli atölyeler düzenleyen Nilüfer Belediyesi, yaz döneminde 14 farklı branşta eğitimler verdi. Konak Kültürevi, Altınşehir Gençlik Merkezi, Yüzüncüyıl Eğitim ve Sanat Merkezi ile Beşevler Gençlik Merkezi’nde düzenlenen atölyelere yaklaşık 700 kursiyer katıldı. Farklı yaş gruplarından sanat tutkunları, yaz dönemi boyunca dramadan heykele, seramikten müzik eğitim çalışmalarına, piyanodan bağlamaya ve resimden çocuk latin dans ile elektro gitar eğitimine kadar farklı dallarda eğitim aldı.

Sanat Atölyeleri’ne katılan kursiyerlerin, hem yeteneklerini keşfettiklerini hem de yeni sanat dalları ile tanışmanın keyfini yaşadıklarını belirten Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kursiyerlere gösterdikleri ilgi için teşekkür etti. Nilüfer’i sanat kenti haline getirmek, herkesi sanatla buluşturmak istediklerini belirten Başkan Bozbey, “Biz farklı etkinliklerle halkın bütün kesimlerini sanatın farklı dalları ile buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

Millattan Önce 1333-1323 yılları arasında yaşayan Tutankhamon’un muhteşem gömü maskı, Mısır sanatının en bilinen objelerinden biridir. Bu maske, pek çok materyal ve kusursuz zanaatkarlığın bir araya getirilerek ihtişam ve deha izlenimi yaratmayı hedeflemiştir.

Gömü maskları 4. hanedanlıktan itibaren kullanılsa da, Yeni Krallık dönemindeki masklar, kıymetli metallerin gitgide daha yoğun kullanılmasıyla birlikte çok daha gösterişli bir hal almıştır.

Tutankhamon’un Gömü Maskı’nın üç temel noktası bulunmaktadır. Bunlar Nemes, Kobra ve Akbaba ile yakadaki şahin başıdır.

NEMES: Geleneksel olarak firavunlar tarafından giyilen nemes, altın ve lacivert taşından yapılır. Lacivert taşı, mavi altın olarak da isimlendirilmiştir. Nemes’lerde, firavunlar Gök Tanrı’nın temsilcileri olduğundan mavi, Güneş Tanrısı ile bağdaşlaştırılmıştır.

KOBRA VE AKBABA: Firavunun geleneksel başlığındaki bir özellikte Aşağı Mısır’ın koruyucu tanrıçası Wadjet’in sembolü olan kobra veya uraesus’tur. Ateşler saçmaya hazır bir şekilde şaha kalkmıştır. Akbaba başı ise Yukarı Mısır’ın koruyucusudur.

YAKADAKİ ŞAHİN BAŞI: Altın ve seramik boncuklardan yapılan gösterişli yaka, şahin başlarıyla süselnmiş parçalar ile altın omuzluğa iliştirilmiştir.

Sosyal sorumluluk projelerinin yanı sıra kültür-sanat alanında çalışmalara destek veren Limak Vakfı tarafından kurulan Limak Filarmoni Orkestrası, büyük beğeni toplayan Zeki Müren konserlerine devam ediyor. Dünyanın en önemli tenorları arasında gösterilen Murat Karahan’ın sanat yönetmenliğindeki orkestra, yaz turnesi kapsamında Ege sahillerini gezmeye hazırlanıyor… 27 Ağustos 2018 Pazartesi günü Bodrum Antik Tiyatro, 28 Ağustos’ta ise Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek konserlerde, Zeki Müren’in en sevilen şarkıları bambaşka bir yorumla izleyicilerle buluşacak.

Farklı alanlarda hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle, Türkiye’nin toplumsal kalkınmasına destek veren Limak Vakfı, Limak Filarmoni Orkestrası aracılığıyla sanata olan katkılarını da sürdürüyor. Çok sesli müziğin tanınması ve sevilmesi için çıktığı yolda Türkiye turnesini başarıyla tamamlayan Limak Filarmoni Orkestrası, büyük beğeni toplayan Zeki Müren şarkılarını Bodrum ve Çeşmeli müzik severlerle buluşturmak için harekete geçti. Limak Filarmoni Orkestrası’nın, yaz turnesi kapsamında 27 Ağustos 2018 Pazartesi Bodrum Antik Tiyatro’da, 28 Ağustos Salı günü ise Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda vereceği konserlerde, Zeki Müren’in en sevilen şarkıları bambaşka bir yorumla izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Murat Karahan seslendirecek
Dünyaca ünlü Türk tenor Murat Karahan’ın sanat yönetmenliğini yaptığı orkestranın şefliğini ise yine Rengim Gökmen üstlenecek. Moskova Bolşoy Tiyatrosu’ndan, Berlin Deutsche Oper, Viyana Wiener Staatsoper, Münih Bayerische Staatoper, Napoli San Carlo, Arena Di Verona, Teatro Regio di Parma, Teatro Filarmonico Verona ve Fransa Limoges ile Reims operalarına kadar yüzlerce kez sahnelerde başrolde yer alan Murat Karahan, düzenlenecek konserlerde Zeki Müren’in hafızalardan çıkmayan “Şimdi Uzaklardasın”, “Elbet Bir Gün Buluşacağız” ve “Yaralı Gönül” gibi onlarca parçasını seslendirecek.

Hedefimiz çok sesli müzik izleyicisi oranını artırmak
Opera ve klasik müzik alanında Türkiye’nin çok ciddi bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Murat Karahan, Limak tarafından kurulan Filarmoni Orkestrası’nın çok önemli bir adım olduğunu ve benzer projelerle Türkiye’nin kısa süre içinde dünya operaları ile yarışacak seviyeye geleceği kanısında. Murat Karahan, “Bizim projedeki çıkış noktamız da bu oldu. Ülkemizdeki klasik müzik ve çok sesli müzik izleyicisi oranını artırmak ve bu zenginliği çok daha geniş kitlelere yaymak hedefiyle yola çıktık. Limak Filarmoni Orkestrası gün gelecek dünyaca ünlü Orkestra Şefi Barenboim’i getirip Şostakokoviç de çalacak, Zeki Müren şarkılarını da yorumlayacak. Evrensel müziğe kendi yerli ezgilerimizle katkıda bulunacağız” ifadelerini kullanıyor.

“Nebamun İçin Denetlenen Tarla” fresk parçası, diğer on fresk parçasıyla birlikte 1821 yılında British Museum’a getirilmiştir. Tahıl muhasebecisi ve 3. Amenhotep’in hükümdarlığı sırasında Karnak’taki Amon tapınağında görev yapan Nebamun’un gömüldüğü mezarı süslemek için yapılmış bir tasarım parçasıdır.

Yüksek makama sahip olan Nebamun, resmin bir bölüünde kazların sayımını teftiş ederken resmedilmiştir. Arkeologlar günümüze dek ulaşmayan freskin diğer parçalarında Nebamun’un başka taşra etkinliklerini denetlerken de resmedilmiş olabileceğinin altını çizmektedir.

“Nebamun İçin Denetlenen Tarla” fresk parçasında yaşlı bir çiftçi, bir firavun incir ağacının yanında at arabalarıyla bekleyen iki memurun karşısında dururken görülmektedir. Nebamun’un buyruğu ile çiftçi, tarlaları denetleyen ve beyaz bir sınır taşıyla sınırları kontrol eder.

Fresk yapılış açısından dönemin Mısır sanatına özgü bir üslup taşımaktadır.

“Nebamun İçin Denetlenen Tarla” freskinde hiyeroglifler, yaban eşeği veya katırla ile gerçekçi detaylar dikkat çekmektedir.

Yaşlı çiftçiye bitişik olarak yerleştirilen freskteki hiyeroglifler de çiftçinin yemini yer almaktadır. Çiftçi “Gökteki Tanrı’nın bekası üzerine yemin ederim ki bu sınır taşı doğru yerde durmaktadır” diye yemin etmektedir.

Pera Müzesi’nin düzenlediği “Sarsılan İmge” ve “İstanbul’da Deniz Sefası” sergileri 26 Ağustos’a kadar ziyaretçileri bekliyor.

“Sarsılan İmge” başlıklı sergi, genç sanatçıları görünür kılarken, “İstanbul’da Deniz Sefası” sergisi, deniz hamamından plaja geçişin devrim niteliğindeki hikâyesine odaklanıyor. Kurban Bayramı’nın ilk günü hariç bayram boyunca kapıları açık olan müzede ayrıca, “Kesişen Dünyalar”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri”, “Kahve Molası” koleksiyon sergileri ile Pera Öğrenme Atölyesi’nde devam eden “Yaz Yaz Yaz’18” sergisi izlenebilir.

Türkiye başta olmak üzere, Dünya’nın her yerinde kültürel esinti yaratmaya devam eden Anadolu Ateşi Dans Topluluğu, Çarşamba günü Marmaris’de başladığı Ege turnesine bugün Bodrum Antik Tiyatrosu’nda devam etti.
18 yılda, 100 ülkede, 45 milyonu aşan seyirciyle buluşan Anadolu Ateşi Dans Topluluğu, Ege turnesi kapsamında bu akşam Bodrum Antik Tiyatrosu’nda yerli ve yabancı yüzlerce dansseverin karşısına çıktı.

Tüm dünyada ve Türkiye’de 5.000’den fazla kez seyirciyle buluşan Anadolu Ateşi gösterisini izleyenler arasında Gülben Ergen, çocukları Atlas, Ares ve Güney de vardı.

Özel Gösteriserisi Ege Turnesi’ne devam eden topluluk repertuvarında; kostümden, koreografiye birçok değişiklikle seyirci karşısına çıktı. Ege Bölgesi’nin zeybek oyunu ile büyük alkış toplayan gösterinin sonunda topluluğun Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan 18 yıllık geleneği bozmayarak sahnedeki tüm dansçılarla birlikte dans ederek geceyi sonlandırdı.

Ege Turnesi devam ediyor…
Marmaris’ten başlayan turne 25 Ağustos’da ÇeşmeAmfi Tiyatrosu’ndave 26 Ağustos’da KuşadasıAVM Amfi Tiyatrosu’nda seyirciyle buluşacak.

Anadolu Ateşi Ege Turne Programı:

25 Ağustos Cumartesi, Saat 21:15’de Çeşme Amfi Tiyatrosu

26 Ağustos Pazar, Saat 21:15’de Kuşadası AVM Amfi Tiyatrosu

Türkiye’de kültür ve sanata önemli katkılar sağlayan Doğuş Grubu’nun, fotoğraf sanatının duayenlerinden Ara Güler ile iş birliği sonucu hayata geçirdiği Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi (AGAVAM) ve Ara Güler Müzesi, kapılarını Ara Güler’in doğum günü olan 16 Ağustos’ta bomontiada İstanbul’da ziyaretçilere açtı.

Ara Güler’in çok yönlü sanatçı kimliğini ve ilham veren yaşamını gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan ve Türkiye’nin uluslararası standartlara sahip ilk fotoğraf sanatçısı müzesi olma özelliğini taşıyan Ara Güler Müzesi’nde, sanatçının arşivinden fotoğraf, hikaye, video ve maket kitaplardan oluşan bir seçki, “Islık Çalan Adam” başlığı altında ilk kez sergilenecek.

Doğuş Grubu’nun 2016 yılında Ara Güler’le yaptığı işbirliği sonucu kurulan Ara Güler Müzesi, usta sanatçının arşivinden derlenen “Islık Çalan Adam” sergisi ile Ara Güler’in doğum günü olan 16 Ağustos’ta ziyarete açılıyor. İstanbul bomontiada’da sanatseverlerle buluşan müze, Türkiye’de uluslararası niteliğe sahip ilk fotoğraf müzesi olma özelliğini de taşıyor.

Doğuş Grubu Sanat Danışmanı Çağla Saraç liderliğinde iki yıldır çalışmalarını sürdüren arşiv ekibi, Ara Güler’in yüzbinlerce eserinin tasnif, envanter, koruma, sayısallaştırma ve indeksleme işlemlerini yürütüyor. Arşiv koleksiyonlarının önümüzdeki dönemde bir portal üzerinden fotoğraf meraklıları ve araştırmacılara açık hale getirilmesi hedefleniyor.

Ara Güler Müzesi’nin açılışı, iş, sanat ve siyaset dünyasından seçkin konukların katılımıyla gerçekleşti. Açılışta konuşan Doğuş Grubu CEO’su Hüsnü Akhan, Ara Güler’le dünyada benzeri olmayan bir işbirliğine imza atıklarına işaret etti. Akhan, “Çok kıymetli bir kaynak olan Ara Güler arşivinin bütün olarak korunması ve gelecek nesillere aktarılmasını, bu süreçte fotoğraf sanatının bu arşiv üzerinden çeşitli yöntemlerle desteklenmesini hedefliyoruz. 2016 yılında Ara Güler ile yapılan işbirliği sonrasında kurulan Ara Güler Doğuş Sanat ve Müzecilik A.Ş. çatısı altında yapılandırılan Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’ni (AGAVAM) ile Ara Güler Müzesi’ni bugün üstadın 90’ıncı doğum gününde açmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Profesyonel düzeyde yönetilen ve kâr amacı gütmeyen bu iki sanat kurumu birbirini operasyon ve içerik anlamında besleyecek, koordineli çalışacak” dedi.

Grit Adası’ndaki Knossos sarayının Taş Çeşme Avlusu’nda yer alan Toreador Freski, Minos kültürünün dikkat çeken örneklerinden biridir. Resim, sarayın merkez avlusunda veya gösteriler için düzenlenmiş geçici bir alanda yapılan boğa sporlarının da temsilidir. Gerçekleşen bu atletik gösteriler, Minos’un dinsel ritüellerinde büyük rol oynamıştır. Saray, freskleri ve diğer çeşitli kalıntılarıyla 1899 yılında başlayan kazılar sırasında arkeologlar tarafından ortaya çıkartılmıştır.

Minos sanatına özgü kıvrımlı ince nitelikli çizgiler ve renkli dekoratif bordürler sahnenin ritmini de adeta günümüze taşımaktadır.

Freskte, boğanın boynuzlarını tutan atlet, boğanın bacakları, takla atan akrobat, kollarını kaldırmış asistan dikkat çekmektedir.

Toreador Freski’nde boğayı boynuzlarından tutan atletin, takta atan akrobat harekete başlamadan önce boğayı tuttuğu ve bu hareketi gerçekleştirmesine yardımcı olduğu düşünülmektedir. Fakat aslında bu atlet, boğayı gerektiği gibi tutamamaktadır.

Boğa, Toreador Freski’nde gereğinden daha uzun olarak betimlense de oldukça zariftir. Boğanın bacaklarının tuhaf bir şekilde betimlenmesinin nedeni boğanın dört nala koştuğunun gösterilmek istenmesidir.

Boğanın üzerinde takla atan erkek bir boğa sporcusu olarak tanılmaktadır.

Minos sanatında erkekler kırmızı, kadınlar ise beyaz tenli olarak tasvir edilmiştir.

16. Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali, Taşra Kabare’nin sahnelediği “Düşperest” oyunuyla sona erdi.

Kadıköy Belediyesi’nin Selamiçeşme Özgürlük Parkı Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlediği 2 Ağustos’ta başlayan geleneksel Kadıköy Tiyatro Festivali’nde 14 gün boyunca yoğun ilgi gören oyunlar seyirciyle buluştu. Tiyatro Festivali’nin açılışı, Genco Erkal’ın 50’inci Sanat Yılı kapsamında yönetip oynadığı “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyunu ile yapıldı. Festival, Taşra Kabare’nin sahnelediği “Düşperest” oyunuyla kapanış yaptı. Ayça Işıldar’ın yazdığı, Oğuz Utku Güneş’in uyarladığı ve yönettiği oyun 85 dakika sürdü.

Festivalde klasiklerden yeni oyunlara büyük beğeni alan 14 oyunu 15 bin 500 kişi ziyaret etti.

Korku filmi The Nun’ın sadece altı saniye süren korkutucu tanıtımı, YouTube politikalarını ihlal ettiği gerekçesiyle yayından kaldırıldı.

Corin Hardy’nin yeni korku filmi The Nun’ın fragmanı, fazla korkutucu olduğu için YouTube’dan kaldırıldı.

Video sitesi YouTube, görüntülerde kendi kurallarına aykırı olarak şiddet içeriği bulunduğu gerekçesiyle fragmanı kaldırdığını duyurdu.

Fragmanı ihbar eden bir tweet, Twitter’da 100 binden fazla re-tweet alınca YouTube, sosyal medya kullanıcılarının şikayetine kayıtsız kalmadı.

Altı saniyelik tanıtım, önce sessiz başlıyor ama daha sonra bir işaretle korkutucu bir ses ve görüntü ekrana geliyor.

7 Eylül’de vizyona girmesi planlanan, Demián Bichir ve Taissa Farmiga’nın başrollerde yer aldığı The Nun’ın fragmanı bir süredir bekleniyordu.

Karakter ilk olarak 2016 yılında yayınlanan James Wan’ın The Conjuring 2 filminde ortaya çıkmıştı.

Bonnie Aarons’ın canlandırdığı iblis rahibe karakteri başlı başına bir filmin baş karakterine dönüştü.

YouTube, “şok edici içerik politikasını” ihlal ettiğini ileri sürerek, yaklaşan The Conjuring tanıtımını da kaldırdı.

YouTube, “Çeşitliliğe ve başkalarına saygı göstermeye değer veriyoruz ve reklamlar, web siteleri veya reklam ağımız için uygun olmayan uygulamalarla kullanıcıları rahatsız etmekten veya şoke etmekten kaçınmaya çalışıyoruz” açıklamasını yaptı.

YouTube aynı zamanda, “Bu konuyu gündemimize taşıdığınız için teşekkür ederiz. Bu tanıtım bizim ‘dehşet verici içeriklere karşı politikamızı’ ihlal ediyor ve artık tanıtım olarak yayınlanmayacaktır” ifadesini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından açık havada düzenlenen “Yeşilçam Film Günleri” Kurban Bayramı’nda da devam edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından açık havada düzenlenen “Yeşilçam Film Günleri”, Türk sinemasının sevilen filmlerini, yenilenmiş ve yüksek çözünürlüklü haliyle bayram süresince de İstanbullularla buluşturacak. Bu çerçevede 17-18 ve 19 Ağustos tarihlerinde üç film gösterimde olacak. Ayrıca 21- 22- 23 Ağustos tarihlerinde bayramın ilk üç günü, Milli Sinema akımının ünlü yönetmenleri Yücel Çakmaklı ve Mesut Uçakan’ın dikkat çeken yapımları açık havada seyirciyle buluşacak. Uzun bayram tatilini İstanbul’da geçirecek olanlar, bayram coşkusunu eskimeyen Yeşilçam filmlerinin sunacağı nostaljik atmosferde daha bir keyifli yaşayacak. Saat 21.00’da başlayacak gösterimlerde ücretsiz olarak ikram edilen patlamış mısır ve gazoz da açık hava sineması konuklarına ikram edecek.

17 Ağustos’tan 23 Ağustos’a Açık Hava Sinemasında gösterilecek filmler
İBB İştiraki Kültür AŞ’nin “Yeşilçam Film Günleri”nde 17 Ağustos Cuma akşamı yönetmenliğini Şerif Gören’in yaptığı, başrollerini Cüneyt Arkın ve Hülya Koçyiğit’in paylaştığı “İstasyon” adlı film var. 18 Ağustos Cumartesi akşamı Ergin Orbey’in yönetmenliğini üstlendiği, Türk seyircisinin kalbinde ayrı bir yeri olan Kemal Sunal’ın başrolü Gölgen Bengü ile paylaştığı 1976 yapımı “Meraklı Köfteci” adlı film gösterilecek. 19 Ağustos Pazar akşamı ise açık havada hep birlikte izlemenin ayrı bir keyif verdiği, usta yönetmen Orhan Aksoy imzalı 1978 yapımı “Neşeli Günler” filminde usta oyuncular Münir Özkul ve Adile Naşit karşımıza çıkacak.

Bayrama özel gösterimde Milli Sinemamızın dikkat çeken ve yayınlandığı döneme damgasını vuran yapımlar açık havada gösterilecek. 21 Ağustos Salı günü Mesut Uçakan’ın 1993 yapımı “Kelebekler Sonsuza Uçar” adlı filminde başrolleri Türk sineması ve tiyatrosunun önemli oyuncularından Haluk Kurtoğlu başrolü, başarılı rolleriyle dikkat çekerken genç yaşta kaybettiğimiz oyuncu Yılmaz Zafer ile paylaşıyor.

22 Ağustos Çarşamba günü ise perdede yine usta sinemacı Mesut Uçakan’ın yönettiği “Reis Bey” adlı film gösterilecek. Filmin başrollerini Haluk Kurtoğlu, Sümer Tilmaç, Murat Soydan paylaşıyor. 23 Ağustos Perşembe yani bayramın üçüncü günü Topkapı İBB Kültür Parkı Açık Hava Sinemasında, Türk sinemasının ve Türk televizyon tarihinin usta yönetmenlerinden Yücel Çakmaklı’nın, yayınlandığı dönemde büyük ses getiren “Birleşen Yollar” adlı filmi gösterilecek. 1970 yapımı filmin başrollerinde Türk Sinemasının Sultanı Türkan Şoray ve İzzet Günay yer alıyor.

Topkapı İBB Kültür Parkı Amfi Tiyatro’da gerçekleştirilen “Yeşilçam Film Günleri” kapsamında, 2 Eylül 2018 tarihine kadar, her hafta Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri saat 21.00’da ücretsiz olarak gösterilmeye devam edecek.