İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) aracılığıyla düzenlenen 22. İstanbul Tiyatro Festivali son buldu. İstanbul Tiyatro Festivali’nde ülkemizden 12, yurtdışından 12 olmak üzere 24 tiyatro, dans ve performans topluluğundan toplam 56 gösteri sahnelendi.
Dario Moreno, ölümünün 50’nci Dario Moreno,yılında doğup büyüdüğü Konak’ın Karataş semtinde, adının verilmiş olduğu sokakta düzenlenen törenle anıldı.
Konak Belediyesi ve İzmir’i Sevenler Platformu işbirliğinde her yıl gerçekleştirilen anma gecesine bu yıl katılım oldukça yoğun oldu. Dario Moreno Sokağı’nı doldurup taşıran kalabalık, 70’li ve 80’li yılların unutulmaz şarkıları eşliğinde dans edip, usta sanatçıyı bir kez daha özlemle andı.
Ünlü şarkıcı Dario Moreno’yu anma gecesinde akordeon sanatçısı Işıltan Uşaklıgil ve Serkan Ünlü katılanlara müzik ziyafeti yaşattı. Işıltan Uşaklıgil, 50 yıl önce hayata gözlerini yuman İzmir aşığı Dario Moreno için bestelediği ‘Seni unutmadık, unutmayacağız’ şarkısını akerdeonu eşliğinde seslendirirken, Serkan Ünlü de gitarıyla Dario Moreno’nun eskimeyen şarkılarını seslendirdi. Gecede ‘Deniz ve Mehtap’, ‘Her Akşam’, ‘Hatıralar Hayal oldu’ şarkıları eşliğinde konuklar dans etti. Gece boyunca Dario Moreno ruhuna dökülen lokma, boyoz, sübye ve çay ikramı yapıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı kapsamında yapılan ‘2018 Çin’de Türk Yılı’ etkinliklerinin kapanış programına katılan Devlet Opera ve Balesi, Pekin’de bulunan Ulusal Gösteri Sanatları Merkezi’nde konser verdi.
Kültür ve Turizm Bakanı Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Çin Kültür ve Turizm Bakanı Luo Şugang, Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Abdülkadir Emin Önen, misyon temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katıldığı konserde Hacı Arif Bey, Münir Nurettin Selçuk, Ahmet Adnan Saygun, Aşık Veysel, Neşet Ertaş’ın şarkı ve türküleri seslendirildi. Konserde Özgür Adam İnanç’ın koreografisi ile Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu sanatçıları da Anadolu kültürünün yöre yöre folklorik adımlarını sahneye taşıdı.
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü Neşet Günal Atölyesi’nden mezun olan Ressam Hatice Kumbaracı Gürsöz bu sene sanat hayatının 50. yılını kutlamakta. Bu kapsamda önceki yıllarda 5 kez ortak sergi açtığı Yunanistan’ın önemli sanatçılarından Sofia Kalogeropoulo ile 6. ortak sergilerini İstanbul’da açtı.
Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu, sanatçılar Sofia Kalogeropoulou ve Hatice Kumbaracı Gürsöz’ün, İris Kritikou’un yönettiği “Köprüler” isimli Resim Sergisi düzenliyor.
Sergi, 23 Kasım – 14 Aralık 2018 tarihleri arasında Sismanoglio Megaro’da, pazartesiden cumaya 15:00 ile 20:00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.
Geçmişte Atina, Ankara, İzmir ve Nafplion’da “Köprüler” ve “İki Dost” isimli ortak resim sergileri düzenleyen, dostluk ve işbirliği bağlantısı bulunan iki büyük sanatçı için İstanbul ve Sismanoglio Megara önemli bir referans olurken, bu şehir aynı zamanda keyifli bir buluşma mekânı oluyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek olan “10. İstanbul Edebiyat Festivali”nin ayrıntıları basın toplantısıyla duyuruldu.
Birçok edebiyatçı ve gazetecinin katılmış olduğu toplantıda , aynı zamanda festival mekanı da olan Sultanahmet’teki Kızlarağası Medresesi’nde gerçekleştirildi.
TYB İstanbul Şubesi Başkanı Mahmut Bıyıklı, toplantıda yaptığı açıklamada, her yıl olduğu gibi bu yıl da 10 Aralık’ta İstanbul’a layık, zengin bir içerikle edebiyatseverlerin karşısına çıkacaklarını söyledi.
Aylarca süren bir çalışma neticesinde festivali ortaya çıkardıklarını aktaran Bıyıklı, “Festivalin dolu dolu geçmesi için onlarca toplantı yapılıp yüzlerce fikir ortaya atılıyor. İstişare grubu ve yönetim kurulunda çıkan kararlar tartışılıyor. Bu bağlamda geçtiğimiz yıllarda birçok güzellikler yaşadık. 10 yıl içerisinde çok değerli misafirlerimiz oldu.” diye konuştu.
Genel olarak roman, hikaye,şiir ve deneme türlerinde yoğunlaşacağız
Bıyıklı, İstanbul Edebiyat Festivali’nde en çok “Vefa” bölümlerini sevdiğine işaret ederek, “Geçtiğimiz yıllarda çok kıymetli üstatlarımıza vefa bölümü yapıldı. Bu yıl da Beşir Ayvazoğlu, Bahaettin Karakoç, İsmet Özel, Kamil Eşfak Berki ve eserleriyle edebiyata büyük katkılar sunan ‘Onur Konuğu’muz Sevinç Çokum özel programları olacak. Gerek akademisyenler gerekse edebiyatçılar, Sevinç Çokum’un yürüyüşüne dair sunumlarını yapacak.” ifadelerini kullandı.
TYB’nin 40. yılını kutladığına dikkati çeken Bıyıklı, “Kültür, edebiyat ve medeniyetimize hizmet eden TYB’nin 40. yılına atıfta bulunmak için bu yılki tema ‘yazmak’ olarak belirlendi. Tabii ‘yazmak’ deyince ‘yaşamak’ da gelmiş oldu. Festivalin ilk yılından bu yana yaptığımız gibi roman, deneme, şiir ve hikaye türlerine yoğunlaşıyoruz. Bu sene de bu türlerin en iyi temsilcileri sunumlarını yapacak.” dedi.
“Yazmak ve Yaşamak” teması altında çok sayıda panel, söyleşi ve şiir programlarının yapılacağı festival, Mahmut Bıyıklı’nın yöneteceği TYB Şeref Başkanı Mehmet Doğan, yazar Beşir Ayvazoğlu, şair ve yazar Ali Ural ile yazar Mustafa Özel’in konuşmacı olarak yer alacağı açılış oturumuyla başlayacak.
Ünlü foto muhabir olan Çağrı Kılıçcı’nın objektifinden çıkan “Ateşin Birleştiren Gücü” adlı fotoğraf sergisi, sanatseverlerini bekliyor.
Gedik Holding, sanayinin ekmeği kaynak ve döküm alanlarındaki 55 yıllık tecrübesini gelecek nesillere taşımak, Türk ekonomisinin olmazsa olmazı üretimin gücünü ve önemini vurgulamak üzere düzenlediği fotoğraf sergisiyle karşınızda!
Ateşin birleştiren gücünden ilham alan ve aynı adla sunulan fotoğraf sergisi, deneyimli foto muhabiri Çağrı Kılıçcı’nın objektifinden çıkan 24 fotoğraftan oluşuyor. Serginin ana teması ateş, mesajı üretim.
Geçmişi inşa eden ateş, bugünü biçimlendirirken geleceğe de ayna tutuyor. İnsanı, emeği, üretimi ateşin etrafında birleştiren fotoğraflar, holdingin “hayat için” sloganına vurgu yapıyor.
Batı Afrika ülkesi olan Senegal’in başkenti Dakar’da yapımı uzun yıllar süren Siyahi Medeniyetler Müzesi açıldı. Müzede, 24 bin metrekarelik alanda “Afrika Medeniyetleri” temalı ve Afrika medeniyetinin Neolitik Çağ’dan Demir Çağı’na kadar olan dönemde bilim ve teknoloji alanına sunduğu katkıları gösteren eserler sergileniyor.
Tanıtımı Senegal’in ilk Cumhurbaşkanı Leopold Sedar Senghor döneminde 1966’da yapılan, temeli 3. Cumhurbaşkanı Abdoulaye Wade zamanında atılan, Çin’in 35 milyon dolarlık desteğiyle inşası bu yıl tamamlanan Siyah Medeniyetler Müzesi’nin açılışı ise Cumhurbaşkanı Macky Sall tarafından yapıldı.
Iğdır’da henüz 6 yaşındayken elektrik akımına kapılarak 2 kolunu kaybeden ve hayata tutunmak için yollar ararken resim yeteneğini keşfeden 32 yaşındaki Yusuf Akgün, Yeşilçam’ın ünlü isimlerinin portreleriyle dikkati çekiyor.
Çocukluğundan beri kendisini geliştiren Yusuf Akgün, resmin yanı sıra kick boks, atletizm ve yüzme branşlarıyla da ilgilendi.
Başarılarıyla çevresindekilerin takdirini toplayan Akgün, 2012 yılından beri “Engelsiz Empati” adı altında sosyal platformlarda ve kamu kuruluşlarında eğitimler veriyor.
Kara kalemle portreler yapan Yusuf Akgün, Ayhan Işık, Cüneyt Arkın, Hulusi Kentmen, Ayşen Gruda, Şener Şen ve Yadigar Kuzu gibi Yeşilçam sanatçılarının yer aldığı 60 parçalık koleksiyonunu sergilemenin mutluluğunu yaşıyor.
“Dünya Engelliler Günü” dolayısıyla kente gelen Akgün, yaptığı açıklamada, kollarını kaybettikten sonra Ankara’da çocuk yurdunda büyüdüğünü söyledi.
Yeşilçam sanatçılarını çizmeye 2016 yılında karar verdiğini dile getiren Akgün, şunları kaydetti: “Yeşilçam’a olan sevgimden, vefa borcumuzu ödemek için sanatçıları çizdim. Ben Yeşilçam filmleriyle büyüdüm.
Milli, kültürel miras haline getireceğim koleksiyona imza atmak istedim. Yeşilçam aktör ve aktrislerinin olduğu 60 parçalık koleksiyonumu 1,5 senede bitirdim. Detaylarla, bakış açısını yakalamak için uğraştım. Sadece gözleri 2,5 saatte bitirdiğim oldu.
Bir portreyi 3 günde bitirmişliğim de var. Çocukluğumdan beri resim yapıyorum. Moda Tekstil Tasarımı eğitimi aldım. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde yüksek lisans yapıyorum. 2012 yılından beri ‘Engelsiz Empati’ adı altında sosyal platformlarda, kamu kuruluşlarında eğitimler veriyorum.”
Bu güzel sahne, Jean-Honoré Fragonard’ın Akademi’ye henüz üye olduğu ve eserlerinin Salon’da büyük övgüler almaya başladı, kariyerinin ilk yıllarında yapılmıştır. Kim olduğu bilinmeyen bir saray mensubu bu dönemde kendisine bir sipariş önerisi ile gelir.
Bu genç adam, metresi ile birlikte bir resminin yapılmasını ister. Adam, kadının gizli aşkı olarak, yoğun çalılıklara gizlenmiş halde temsil edilecek ve bir papaz kadını salıncakta sallayacaktır.
Fragonard, kilise karşıtı bir ayrıntı olarak yorumlanabilecek papaz figürünü -kariyerini tehlikeye atma korkusuyla- yapmak istemediği için müşterisini papazın yerine aldatılmış bir koca figürü yapmaya ikna eder.
İlk bakışta, bu aşk dolu karşılaşma, vahşi bir ormanlık alanda geçiyormuş gibi görünmekte. Ancak bahçe aletleri, heykeller ve kadın figürünün arkasındaki mimarı detaylar, sahnenin şatafatlı bir özel mülkte geçtiğini gösterir. Bu gösterişli ortam, sanatçının 1760’ta yaz mevsiminin geçirdiği, İtalya’nın Tivoli kentindeki Villa d’Este’nin bahçelerini andırmaktadır.
Trump Art Gallery, ‘Metalist Manifesto Karma Metal Heykel Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor. Sergi, 2 Ocak tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
Metalist Manifesto Karma Metal Heykel Sergisi Trump Art Gallery’de açıldı.
Sergide, çağdaş sanata bilinçaltı göndermelerde bulunan sanatçılar Ahmet Doğan, Berk Kakeci, Berke Uysal, Büşra Kölmük, İrem Kopuz, Kağan Ezal, Mert Çıkılmazkaya, Mete Özyıldırım, Muzaffer Tuncer, Oğuz Savan ve Ozan Temelli’nin metal malzemeler kullanarak ürettikleri heykeller, sanatın bilinçaltı şifrelerini sergiliyor.
Sanatın yenilikçi hareketlerini bir araya getiren sergide sanatçıların metal malzeme kullanarak ürettiği farklı form ve boyutta eserler bulunuyor.
Küratörlüğünü Kenan Bahadır Derre’nin üstlendiği sanatı ve hayatı aklın egemenliğinden koparmaya çalışan ve hayal gücünü özgürleştiren sergi, 2 Ocak’a kadar Trump Art Gallery’de ziyaret edilebilir.
Dünyaca ünlü Türk Soprano Zehra Yıldız, bu yıl da Kartal Belediyesi’nin düzenlediği geceyle anılacak. Kartal Belediyesi ile Zehra Yıldız Kültür ve Sanat Vakfı’nın işbirliğiyle düzenlenen anma gecesi, sanat dünyası ve halkın katılımıyla 14 Aralık 2018 Cuma günü saat 20.30’da Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Zehra Yıldız’ın 21. ölüm yıl dönümünde gerçekleşecek olan anma etkinliğinde; Piyanist Christian Koch, Soprano Burcu Uyar, Mezzosoprano Barbora Fritscher Hitay, Tenor Muzaffer Soydan ve Bariton Caner Akgün; sahne alacak.
Anma gecesine katılmak isteyen vatandaşlar, ücretsiz e-biletlerini www.kartal.bel.tr adresinden temin edebilir.
Zehra Yıldız kimdir?
Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Opera ve Şan Bölümünden 1983 yılında mezun olan Zehra Yıldız, aynı yıl İstanbul Devlet Opera ve Balesi ailesine katılarak ilk kez ‘Venedik’te Bir Gece’ opereti ile sahneye çıktı. 1984’te İtalya’daki La Boheme yarışmasında ‘Mimi‘ rolü ile ilk beş soprano arasına girdi. Antonietta Stella, Lia Guarini, Carlo Bergonzi, Renato Gavarini gibi ünlü sanatçılarla çalışan sanatçı, “Hoffmann’ın Masalları”, “Madama Butterfly”, “Otello”, “Maskeli Balo”, “Aida” operalarında baş kadın oyuncu rolünü üstlendi. Zehra Yıldız, 1994-95 sezonunda Kültür Bakanlığı tarafından “Yılın En Başarılı Kadın Opera Sanatçısı” ünvanına değer bulundu. Sanatçı, 1995-96 mevsiminde Almanya’da oynadığı “Uçan Hollandalı” operasındaki Senta rolü ile ünlü ‘’Opern Welt’’ dergisinde yılın en başarılı sanatçıları arasında yer aldı. Almanya’nın iki ayrı opera evinde “Salome” ve“Fidelio” temsillerinde baş kadın rolünde sahne almış olan sanatçı, İstanbul da ise son kez “Tosca” temsiliyle belleklerde ayrı bir yer tutmuştu. Zehra Yıldız, 12 Aralık 1997’de Heidelberg Operası’nda temsil sonrası geçirdiği beyin kanamasıyla beklenmedik biçimde yaşama veda etmişti.
Eskişehir’de Pazartesi günlerinin vazgeçilmez sanat etkinliği Büyükşehir Belediyesi Oda Müziği konserinde Ulucan Trio, Bulgar Göçmeni Türk besteciler Özcan Sönmez ve Berkant Gençkal’ın eserleriyle izleyicilere Balkan tınılarıyla dopdolu bir akşam yaşattılar.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükerşen’in gerçekleştirdiği projelerle Türkiye’de kültür-sanat kenti olarak tanınan Eskişehir’de her Pazartesi akşamı, biletleri günlerce önceden tükenen Oda Müziği konserinde bu haftanın konuğu Ulucan Trio idi.
Bulgaristan’dan göç ettikten sonra müzik yaşamlarını Türkiye’de sürdüren piyano snatçısı Birsen Ulucan ve keman sanatçısı Özcan Ulucan ile Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyesi olan ödüllü viyolonsel sanatçısı Ozan Evrim Tunca’dan oluşan Ulucan Trio, 8 yıldır birlikte konserler veriyor.
Konserin ilk bölümünde Ulucan Trio, Bulgar göçmeni Türk besteciler Özcan Sönmez’in Piyano Trio’sunu ve besteci Berkant Gençkal’ın içinde Balkan esintileri taşıyan Piyano Trio için yazdığı ‘Küpe ve Çocuk’ adlı eseri seslendirdiler. Kendisi de konseri izleyen besteci Berkant Gençkal, başarılı performans için Ulucan Trio’yu sahnede kutladı.
Konserin son bölümünde Ulucan Trio, dünyaca ünlü besteci Ludmig Von Beethoven’ın ‘Ghost’ olarak da anılan Piyano Trio, Re Majör Op. 70 No. 1 adlı eserini seslendirdi. Başarılı konser sonunda salonu dolduran klasik müzikseverler, sanatçıları dakikalarca alkışladılar.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası, gelecek programında, 7 Aralık 2019 Cuma günü saat 20.00’de, Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı’nda (Opera) Tolga Taviş’in şefliğinde piyano sanatçısı Aksel Başaran ve saksafon sanatçısı Zuhal Erdin ile bir konser verecek.












