Antalya’nın Demre İlçesi’nde UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’ne alınan Noel Baba Müzesi’nde restorasyon ve onarım çalışmaları başladı. Yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan çalışmalarla Noel Baba Müzesi’nin Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmesi hedefleniyor.

Antalya’da turizmin en büyük gelir kaynakları arasında yer alan Noel Baba Müzesi’nde restorasyon ve onarım çalışmaları Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Sema Doğan başkanlığında yürütülüyor.

2010 yılında Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’ne alınan Noel Baba Müzesi’ni 2011 yılında 586 bin 590 kişi ziyaret etti. Bu yılın 8 aylık döneminde ise 355 bin 526 kişinin ziyaret ettiği Nole Baba Müzesi, 2 milyon 877 bin 969 lira gelir elde etti. Noel Baba Müzesi, Hıristiyanlarca da kutsal sayılıyor.

Noel Baba Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına önem verdiklerini ve tarihi yapının Dünya Kültür Mirası ilan edilmesini istediklerini belirten Prof.Dr. Sema Doğan, restorasyon planlarının ünlü mimar Cengiz Kabaoğlu tarafından hazırlandığını söyledi.

Kemerler yeniden inşa ediliyor

Çalışmalarda 2 bilim insanı, 5 restoratör, 5 arkeoloji bölümü öğrencisi ve 8 işçinin görev aldığını kaydeden Prof.Dr. Doğan, çalışmaların müzenin giriş bölümünden itibaren başladığını belirtti.

Dış duvarlar ve dış bölümdeki kemerlerde derzlerin temizlendiğine değinen Prof.Dr. Doğan, tarihi yapının sağlamlaştırılacağına işaret etti. Yıkılan kemerlerin aslına uygun yeniden inşa edildiğini de vurgulayan Prof.Dr. Doğan, “Yıkılan tonozlar ve kubbeler onarılıyor. Opussectile (zemindeki yer döşemeleri, mozaikler ve dekoratif panolar) onarılıyor, restore ediliyor. Bu alanda restoratörler, çok dikkatli bir çalışma yapıyor” dedi.

Noel Baba mezarına özel koruma

FOTO: Ahmet ACAR

Yapının galeri katı olarak nitelendirilen ikinci katında daha önceki kazılarda ortaya çıkarılan buluntuların tasnif edilip, geçici depoya alındığına dikkati çeken Prof.Dr. Doğan, “Müzede yeni bir ziyaretçi gezi güzergahı oluşturuldu. Duvar resimleri ve önemli bölümlerin korunması ve elle dokunulmasının önüne geçmek için bariyerler konuldu. Kilisenin kutsal alanı olan Bema bölümüne geçiş yasaklandı. Duvar resimleri için açıklayıcı panolar, gezi güzergahı için broşür hazırlanıyor. Noel Baba’nın mezarı olan yapı, özel cam koruyucu ile korumaya alındı. Dokunulması önlendi” diye konuştu.

Hedefimiz yapıyı ayakta tutmak

Türkiye’nin zengin kültürel mirası arasında yer alan Aziz Nicolaus Kilisesi’nin (Noel Baba Müzesi) özellikle Ortadoks dünyası tarafından çok önemsendiğini vurgulayan Prof.Dr. Doğan, “Yıllık 500 bini aşkın insan tarihi yapıyı ziyaret ediyor. Türk turizmi açısından önem taşıyor. Çalışmalarımızda öncelikle yapıyı ayakta tutmaya, sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Noel Baba Müzesi şu anda UNESCO Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’nde yer alıyor. Bizim asıl hedefimiz yapıyı esas listeye aldırmak” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın restorasyon için 270 bin lira kaynak gönderdiği Noel Baba Müzesi’ndeki çalışmalar yıl sonuna kadar sürecek.

 

Kaynak : [-]

Denizleri ve çevreyi hoyratça kullanıp kirleterek adeta kendi intiharımızı hazırladığımızı haykırmak isteyen Mehmet Turgut, suyun altında intihar fotoğrafları çekti.

Başarılı fotoğrafçının, “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” sergisi, 27 Eylül 2012, Perşembe günü Haliç kıyısında yer alan tarihi Hasköy Yün İplik Fabrikası’nda açılıyor.

İnsanlığın, “bilinçsiz bir intihar”a doğru sürüklendiğini vurgulamayı amaçlayan sergide; serginin küratörlüğünü üstlenen Ayşegül Dinçkök tarafından çekilen kamera arkası fotoğrafları da sanatseverlere sunulacak.

Doğaya olan hassasiyetini çalışmalarına da yansıtan, bugüne kadar hayvan haklarına ve çevre duyarlılığına dikkat çekmek amacıyla çeşitli projelere imza atan Mehmet Turgut; “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” sergisiyle sulara sahip çıkacak.

Yavaş yavaş, hissetmeden, hissettirmeden, belki şu an acısız ama sonu bizi öldürecek bir eylemin içinde olduğumuza dikkat çekmek için, sualtında 6 farklı intiharı fotoğraflayan Mehmet Turgut; insanlığın, suları kirleterek, kimyasını bozarak kendisini, geleceğini zehirlediğini vurguluyor.

Yaşananları “bilinçsiz bir intihar” olarak niteleyen başarılı sanatçı, “Suyu kirletmek için attığımız her adım şakağımıza doğrulttuğumuz tabancadaki mermi, boynumuza geçirdiğimiz ilmekteki düğüm, bileklerimizin üzerinde gezinen jilet.” diyor.

Kötü davrandığımız doğanın yaşadığı sorunlara karşı farkındalığı arttırmayı amaçlayan Turgut’un “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” sergisinde yer alacak fotoğrafları; tüm insanlık olarak bilinçsiz şekilde planladığımız ölümümüze, bu acı sona sert bir gönderme, bir uyarı niteliği taşıyor.

Sualtı fotoğraflarıyla tanınan Ayşegül Dinçkök’ün küratörlüğünü, İpek Sorak’ın sanat yönetmenliğini, Umut Eker’in moda editörlüğünü üstlendiği, tanıtım ve fotoğraf metinlerini Ali Deniz Uslu’nun kaleme aldığı “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” sergisinin çekimleri; Dinçkök’ün Bodrum’daki evinin havuzunda gerçekleştirildi.

Gece 10 civarında başlayarak sabahın ilk ışıklarına kadar süren çekimlerde, profesyonel dalgıç Selin Beşkardeş Öztunalı sualtında Mehmet Turgut’un objektifine poz verdi.

Ayşegül Dinçkök’ün tüm kamera arkasını fotoğrafladığı çekimlerin belgeseli ise İpek Sorak tarafından kayda alındı.

TEB ÖZEL’in sponsorluğunda, Jack Daniel’s, Kavaklıdere Şarapları, 911, gilanni ve Hasköy Yün İplik Fabrikası’nın destekleriyle düzenlenen sergi; 27 Eylül 2012, Perşembe günü gerçekleşecek açılışının ardından, 4 Ekim 2012 tarihine dek Hasköy Yün İplik Fabrikası’nın etkileyici atmosferinde ziyarete açık olacak.

Kaynak : [-]

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB) 2012-2013 sanat yılı sezonunu açmaya hazırlanıyor. Sezonun ilk etkinliği Prof. Rengim Gökmen yönetimindeki “Carmina Burana” adlı sahne kantatıyla gerçekleştirilecek.

MDOB’tan yapılan açıklamaya göre, yeni sanat yılının perdeleri “Carmina Burana” adlı sahne kantatı ile açılıyor. Prof. Rengim Gökmen yönetiminde gerçekleşecek konser, 3 Ekim Çarşamba günü Mersin Marina AVM Amfitiyatrosu’nda ücretsiz olarak seslendirilecek.

Carl Orff’un ölümsüz eseri “Carmina Burana”, aynı zamanda Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür ve Genel Sanat Yönetmenliğini de yapan Prof. Rengim Gökmen yönetiminde seslendirilecek.

MDOB Orkestrası ve korosunca seslendirilecek olan konserde Devlet Opera ve Balesi’nin solistleri Ezgi Yıldırım (soprano), Erdem Erdoğan (tenor) ve Orhan Yıldız (bariton) görev alacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen MDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Erdoğan Şanal, MDOB’un 20. kuruluş yılına hazırlandıkları 2012-2013 sanat sezonunda, Prof. Rengim Gökmen ile sahneye çıkacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, tüm Mersinlileri konsere davet etti.

 

Kaynak: [-]

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu ,fotoğrafçılık eğitimini 16 Eylül’de (bugün) başlatıyor.Fotoğrafa gönül verip,bu işi en doğru adreste öğrenmek isteyen herkese kapımız açık…. Bugün ilk dersimiz saat 13:00 – 15:00 arasında yapılacaktır.

Yüzyıllardan beri merak edilen o sihirli kutu hakkında bilgi vermek istersek;

Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Fotoğraf cisimlerden yansıyan elektromanyetik radyasyonun toplanıp odaklanmasıyla oluşturulur. En yaygın rastlanan fotoğraflar insan gözünün görebileceği kalıcı görüntüler yaratan dalga boylarıyla yaratılan fotoğraflardır.

Fotoğrafta en önemli unsur ışıktır Işık üzerine vurduğu nesneleri görülebilir kıldığı gibi, fotoğraf oluşumuna da olanak sağlar. İşte bu yüzden fotoğrafı çekecek makinedeki objektif de önem arz etmektedir. Objektifin diyafram değeri ne kadar küçükse içeriye giren ışık miktarı da o kadar çok olacağından, fotoğraf çekiminde daha yüksek enstantaneler kullanılabilinecektir. Diyafram’ın 1 olması objektife gelen ışığın tamamının sensöre düşmesidir. Kaliteli ve pahalı lenslerin diyafram değerleri genel olarak 2,8 ve daha düşüktür.

Fotoğrafın çekilebilmesi için ışık şarttır. Işık herhangi bir kaynaktan cisme gelir. Cisimden yansıyan ışık bir algılayıcıya yani göze ya da filme ya da sensore geldiği zaman görünür olur ve renkleri konusunda bilgi verir. Cisimlerin renkleri üzerine gelen ışığın ışık ısısı ve ne kadarını absorbe edip ne kadarını hangi dalga boyunda yansıttığına göre algılanır. Örneğin beyaz duvar sarı ışık ile aydınlatıldığında sarı mavi ışık ile aydınlatıldığında ise mavi renk olarak görünür. Ancak kırmızı renkli cisim yeşil ışık ile aydınlatıldığında siyah gözükebilir.

Objektifler ilk kamera sayılan camera obscuradan bu yana gelişme göstererek optik kusurları neredeyse tamamen giderilmiş hale gelmişlerdir. Geniş açı , normal odaklı ve tele objektif olarak kabaca 3 gruba toplanabilir. Aynı zamanda sabit odaklı ve değiştirilebilir odaklı(zoom) objektifler olarak iki ayrı grupta da toplanabilir.

Çoğu fotoğraf, ışığı fotoğraf filmine, CCD’ye ya da CMOS görüntü algılayıcısına odaklayan fotoğraf makinesiyle çekilir. Nesneler ışığa duyarlı kağıdın yerleştirilip, ışığa maruz bırakılarak (fotogram) ya da bir tarayıcının üzerine konularak da fotoğraf elde edilebilir. İyi fotoğraf’ın ne olduğu her zaman tartışma konusu olmuştur.

Dijital fotoğraf bilgisayar ortamında çeşitli dosya formatlarından oluşur. Bu formatlardan en popüler olanı sıkıştırılmış JPEG’dir. Diğer formatlar ise TIFF ve RAWformatlarıdır.

Tarihçesi 

Görüntüyü görünür kılma kimyasal bazı işlemler gerektirir. “Gümüş ışıkla etkileştiğinde kararır” bilgisinden doğan sonuçları karanlık kutu (Camera Obscura) ile aynı anda, ilk kez deneyen Thomas Wedgwood’un kuramsal çıkarımları doğrudur. Ancak denemelerindeki ışıklama süresinin çok uzun olması, oluşan görüntüdeki kararmayı durduramaması, üstelik oldukça genç sayılacak yaştaki ölümü 1840’da, Sir John Herscel’in Yunanca’da türeterek “ışıkla yazmak” anlamında adlandırdığı “fotoğraf”ın mucidi olmasını engeller. Fransa’dan Joseph Nicephore Niepce, Louis Jacques Mande Daguerre,Hippolyte Bayard, ve İngiltere’den William Henry Fox Talbot bu başarıya ulaşırlar.1813’de Joseph Nicepore Niepce ışığa duyarlı bir levha üzerinde, kalıcı görüntüler elde etmeyi başarır. Niepce’in görüntüsü sekiz saat boyunca ışıklanır. 1829’da benzer çalışmalar yapan Louis-Jacques-Mande Daguerre’la ortaklık kurar. Niepce, çalışmaları bir yönteme dönüşemeden vefat eder.1835 yılına gelindiğinde, birgün Daguerre ışıklanmış bir levhayı içinde kimyasalların bulunduğu bir kaba yanlışlıkla koyar. Birkaç gün sonra levhayı farkettiğinde, elde ettiği sonuçtan kendi adını vereceği yöntemi bulur. “Daguerrotype” adını verdiği bu buluş, 1839’de Fransız Bilimler Akademisi’nce resmileştirilir.

Bu gelişme, halk arasında ilgi uyanmasına ve fotoğrafın yaygınlaşmasına yarar. Ayna görüntüsünün tersinin elde edildiği bu yöntemde; bir gümüş levha, iyot buharına tutulur, yüzeyinde gümüş iyodürden oluşan bir tabaka elde edilir, bu yüzey, karanlık kutu yeterince ışıklandıktan sonra civa buharıyla yıkanır. Benzer çalışmaları İngiltere’de sürdüren William Henry Fox Talbot 1839’da karanlık kutu ile edinilen ilk kalıcı görüntüyü kendisinin bulduğunu ileri sürse de ilgi ve kabul görmedi. Çalışmalarını sonraki yıllarda da sürdüren Talbot negatif/pozitif işlemlerini içeren “Calotype” adını verdiği yönteminde; gümüş tuzlarına batırılmış bir kâğıt kullanarak elde edilen negatif görüntülerden, yine aynı teknikle hazırlanmış kâğıtlara istenilen sayıda pozitif fotoğraf basmayı başarır.

Fotoğrafçılık hakkında detaylı bilgi için 

Bize ulaşmak için tıklayınız

Kaynak

Türkiye’de bulunan üniversitelerin hangilerinde Konservatuvar vardır sorusuyla sık sık karşılaşmaktayız. Bundan dolayı devlet üniversitelerinde bulunan konservatuvarların linklerini aşağıda bulabilirsiniz.

01 Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ankara
02 Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Konservatuvarı Gaziantep
03 Hacettepe Üniversitesi Konservatuvarı Ankara
04 İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı İstanbul
05 Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İstanbul
06 Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Konya
07 Mustafa Kemal Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Antakya (Hatay)
08 Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bursa
09 Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Ankara
10 Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Adapazarı (Sakarya)
11 İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İstanbul
12 Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Afyon
13 Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Eskişehir
14 Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuvarı İzmir
15 Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Adana
16 Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İzmir
17 Dicle Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Diyarbakır
18 Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Mersin
19 Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Antalya
20 Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Edirne
21 Fırat Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Elazığ
22 Karaelmas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Zonguldak
23 Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kars
24 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Samsun
25 Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Ankara
26 Ordu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ordu
27 KTÜ Devlet Konservatuvarı Trabzon
28 Onsekiz Mart Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Çanakkale
29 Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Giresun
30 Gazi Osman Paşa Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tokat
31 Haliç Üniversitesi Konservatuvarı İstanbul
32 Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kocaeli
33 Adıyaman Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Adıyaman
34 Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ankara
35 İnönü Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Malatya
36 Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ankara
37 Artuklu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Mardin

Bakırköy’ün merkezine; Otobüs duraklarına 5 dakika minibüslere ise 1 dakika mesafede olması açısından sizleri yormayacak ve kolay ulaşabileceğiniz bir sanat merkezi konumundadır. Örneğin Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Sefaköy, Küçükçekmece, Halkalı toplu konutlar, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı, Cennet Mahallesi, Avcılar, Başakşehir, Bahçeşehir gibi semtlerden kolaylıkla ulaşabileceğiniz bir konumda olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğine bağlı faaliyet gösteren “Nar Sanat Eğitim Kursumuzun; Çoksesli çocuk korosu kayıtları başladı.

Yetkin eğitmenler eşliğinde tiyatrodan piyanoya, piyanodan bateriye kadar pek çok dalda faaliyet gösteren kursumuzda M.E.B. onaylı sertifikalı çocuk korosu için kayıt almaya başladı. Çocukların hem eğleneceği hem de şarkılar söyleyeceği koro çalışmalarımız için hazır mısınız?

“Adım adım sanat, Nar Sanat” cümlesi ile özetlenebilecek kursumuzda çocukların şarkı söylerken eğleneceği ve birlikte daha güzel vakit geçireceği  sanat ile iç içe olacağı Nar Sanat Merkezimize çocuklarımızı bekliyoruz.

5-12 yaş aralığı çocuklardan oluşacak olan Çocuk Koromuzda çocuklarımız ezgilerle eğlenecek ve sene sonunda kulaklarımızın pası silinecek.

Bekliyoruz. İLETİŞİM

 

 

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu 15 eylül itibariyle bale derslerini başlatıyor.Minik kelebeklerimiz rüyasını gerçekleştirmek için sizleri ‘’deneme dersimize’’ bekliyoruz.Bugün saat 13:00’de bizleri onurlandırmanız dileğiyle…

Bale eğitimi için tercih edeceğiniz kurs çok önemli!

Bale kursu MEB’e bağlı değilse ciddi bir takım eksiklikleri var demektir. Çünkü bu tip eksiklikleri olmadığı halde MEB’e bağlanmamak anlamsızdır. Genelde en büyük bağlanamama nedeni bir tane dahi resmi öğretmeni bulunmayışıdır. Bunu daha az önemdeki diğer unsurlar takip eder.

Bale okulunun MEB’e bağlı olması ilk olarak eğitime bir disiplin kazandırır, resmi müfredata uyumu zorunlu kılar, bu da minimum bir eğitim kalitesini garanti eder. Bu olmadığı durumlarda öğrencilerde hiçbir ilerlemenin izlenemediği durumlar ortaya çıkabilir.

Bale kursunun MEB onaylı olmasının belki de en önemli avantajı eğitimi tamamladığınızda resmi öğretmen olma hakkını elde etmenizdir. Unutulmamalıdır ki, MEB onaylı kurslar belki bitiren herkesi sanatçı yapamaz(bunun için başkaca kişisel meziyetler de gereklidir) ama öğretmen yapar. Bu belge tüm Dünya’da geçerli bir belgedir. Eğer bu klasik sanatı gerçekten öğrendi iseniz bu belge ile Dünya’nın her yerinde okul açma şansınız doğacaktır.

Bale okulunun MEB’e bağlı olup olmadığını en kolay müdüriyette asılı olması gereken ruhsattan veya ilgili ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden kontrol edebilirsiniz.

*Bale derslerimiz her Cumartesi 13:00-15:00 saatleri arasındadır.

*Deneme dersi ücretsizdir ve 20 dakikadır.

Bale eğitimi ile alakalı detaylı bilgi için 

Bize ulaşmak için 

 29 Eylül 7 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek Filmekimi’nde, usta yönetmenlerin dünya genelindeki festivallerde gösterilmiş, ödüller kazanmış son yapıtlarının da aralarında bulunduğu 39 film izleyici karşısına çıkacak.

 Önümüzdeki günlerde sinema ortamı hayli hareketli ve bereketli geçecek. Önce, 17-23 Eylül tarihleri arasında sinemanın kalbi Adana Altın Koza Film Festivali’nde atacak. Ardından 6-12 Ekim’de Antalya Altın Portakal Film Festivali başlayacak. Ancak sanatın başkenti İstanbul da boş durmuyor. 29 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan ‘Filmekimi’ de adeta alternatif bir mini festival niteliğinde. Zira dünya sinemasının en iyi filmlerinden oluşan 39 filmlik bir seçki İstanbullu sinemaseverleri bekliyor olacak. Kimler yok ki Filmekimi programında… Geçen hafta sonu Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü kucaklayan Kim Ki Duk’un Acı’sı, İranlı yönetmen Abbas Kiarostami’nin Cannes’da yarışan son filmi ‘Sevmek Gibi’si, ünlü İngiliz yönetmen Ken Loach’ın Cannes’dan jüri özel ödülü kazanan ‘Meleklerin Payı’, Michael Haneke’nin bu senenin Altın Palmiye’sini alan filmi ‘Aşk’ ve daha niceleri… Sundance ve Cannes’da büyük ses getiren Benh Zeitlin’in ‘Düşler Diyarı’ da programın parlak filmlerinden biri. Film bu yıl Cannes’da en iyi ilk filme verilen Altın Kamera ve FIPRESCI, Sundance’te ise Jüri Büyük Ödülü’nün yanı sıra görüntü ödüllerini kazanmıştı. Vodafone sponsorluğunda IKSV tarafından düzenlenen Filmekimi porgramına bakıldığında İstanbul’u da bir sinema şenliğinin/şöleninin beklediğini söylemek mümkün.

BİLETLER 22 EYLÜL’DE

Filmekimi, İstanbul’da 9 gün boyunca Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı Citylife City’s’de izleyicilerle buluşacak. Biletler, 22 Eylül’den itibaren Biletix ile Atlas ve Beyoğlu sinemaları gişelerinde satışa sunulacak.

SEKİZ ŞEHİRDE FİLMEKİMİ

Bu yıl 11.’si düzenlenen Filmekimi, İstanbul sınırlarını aşarak Türkiye’nin 8 farklı kentine sinemanın ‘’en iyi’’ ve ‘’en güncel’’ örneklerini götürecek. Filmekimi gösterimleri, bu yıl Bursa (29 Eylül-1Ekim Korupark Sineması), İzmir (5-7 Ekim-Karaca Sineması), Ankara (12-14 Ekim-Büyülü Fener Kızılay), Erzurum (12-14 Ekim-Cinotekno Sineması), Diyarbakır (19-21 Ekim-Avrupa Sineması) ve Gaziantep’te (19-21 Ekim- Sinepark Nakıp Ali Sineması) gerçekleştirilecek. Ayrıca Van ve Batman’da da ücretsiz gösterimler yapılacak.

KAYNAK :  TUNA ACAR [-]

Büyükşehir Belediye Meclisinde bugün yapılan toplantı ile, Fatih Aksaray Meydanı’nın değişmesini sağlayacak ”Aksaray Meydan Düzenlemesi 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Tadilatı ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı” teklifini içeren komisyon raporu onaylandı.

1970 Aksaray Meydanı

Aksaray Meydan Projesi’nin, ”Proje kapsamında Aksaray Meydanı’nda üst geçidi kaldıran, tamamen hemzemin bir çözüm oluşturuldu. Bununla beraber bölgede bazı alanlarda kamulaştırma da var. Muratpaşa Camisi ile Valide Sultan Camisi arasında, onları birleştiren ve o tarihi eserleri tamamen ortaya çıkartan 60 dönümlük yeni bir yayalaştırma alanı da yapılacak. Bugün planı onadık. Sonra da bu işin ihale aşaması olacak”. Meydanda hiçbir üst yapı oluşturulmayacağını vurgulandı. ”Meydanda ne bir alt geçit, ne bir üst geçit yapılacak. Şu anda alt geçitte olan esnafa da dokunan bir şey yok. Yer altı geçidinin altındaki esnafı da planda ilgilendiren bir konu yok. “ dendi.

Söz konusu meydan hemzemin geçitlerden oluşacak ve bu haliyle Taksim 1 Mayıs meydanına yakın büyüklükte bir meydan oluşacak.

KOMİSYON RAPORU

Komisyon raporuna göre, proje kapsamında Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) üzerinden gelen araç trafiğinin sinyalleri azaltılarak yaya geçiş öncelikli düzenleme yapılacak. Ayrıca, Yusufpaşa ve Aksaray tramvay istasyonlarının iptal edilerek, orta kısımda tek durak olarak düzenlenmesi, Ordu Caddesi Ceylan Sokak, Şair Efendi Sokak, Mesihpaşa Caddesi’nin tamamının yayalaştırılması, Atatürk Bulvarı’nın ise kısmi olarak yaya alanına alınması söz konusu.

Aksaray Meydanı ve çevresinde bulunan tarihi Valide Sultan Camisi, Muratpaşa Camisi ile Zübeyde Hanım Parkı’nın çevresini de kapsayan toplamda yaklaşık 60 bin 851 metrekarelik kısım da bir bütün halinde meydan olarak düzenlenecek.

Bölgede yoğun olarak yaya hareketi konforlu ve güvenli hale getirilecek. Yeni projeyle meydan ve çevresinde bulunan araç trafiği düzenlenecek. Bölgenin görüntüsünü olumsuz yönde etkileyen araç üst geçitleri iptal edilecek. Meydanda gerekli yerlerde kısmen kamulaştırma yapılacak.

Kaynak : Nar Sanat Haber

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu bir ilke daha imza atıyor ve sizlere ‘’annem ve ben’’ hizmetini sunuyor.Çocuklarımız bizler için çok değerli ,onların öğrenirken eğlenmesini istemek de en doğal hakkımız…

Sizlerin bu isteğini bir çalışma haline getirdik ve sizlere sunuyoruz.Bu çalışmanın içeriğine gelince;

Derse anne ve çocuk aynı anda ,aynı atölyede çalışarak katılır.

Ders içeriği temel sanat eğitimi yanı sıra illüstrasyon eğitimi verilmektedir.

*Resimleme veya illüstrasyon (İngilizce illustration), en kısa açılımı ile konu anlatan resimdir. Şekilden ziyade nesneye dikkat çeken bir çizim, resim, fotoğraf veya herhangi bir sanat eseridir. Amacı, sanattan ziyade, bir konuyu anlatmaya yardımcı olmaktır.

Antik mağara resimlerinden, günümüzde gazetelerde çizilen karikatürlere kadar farklı illüstrasyon örnekleri vardır.Grafik sanatların bir koludur.

 Anne ve çocuk katılımcılara MEB sertifikası verilir.

Çocuklarınızla pazar günlerini, eğlenerek ve sanatla dopdolu bir atmosferde hayal güçlerinin güçlenmesine yardımcı olacak çalışmalar yaparak, değerlendirmek için lütfen irtibat kurunuz.

*Ders saatlerimiz Pazar günleri 11:00-13:00 ve 13:00-15:00 arasındadır.

 

 

Fotomaraton’un bu yılki konusu ‘Spor’dur. Spor, özellikle profesyonellerin ve gençlerin ilgilendiği bir alan diye düşünülse de, son yıllarda özellikle parklarda ve benzeri alanlarda halka açık spor yapabilme olanaklarının artması ve sağlıklı yaşam isteği, daha geniş kitleleri sporla haşır neşir etmeye başladı. Avrupa Futbol Şampiyonası ve Londra 2012 Olimpiyat Oyunları heyecanıyla geçen 2012 yılında, İstanbul’un ‘Avrupa Spor Başkenti’ olmasıyla kentte sayısı artan spor aktiviteleri de göz önünde bulundurulduğunda; spor, günlük hayatımıza eskiye göre çok daha fazla girmiş durumda. Bu yıl, önceki yıllardan farklı olarak Forum İstanbul Alışveriş Merkezi dışında çekilen fotoğraflarla da katılınabilecek olan yarışmada, katılımcıların sporu ve sporun hayatla nasıl iç içe olduğunu fotoğraflamaları bekleniyor. Profesyonel ya da amatör spor karşılaşmaları, sporcuların antrenmanları, insanların izleyici olarak sporla olan ilişkileri, “sağlık için spor” olarak da adlandırılabilecek halka açık alanlarda yapılan spor faaliyetleri, mahalle arası ya da lüks spor salonlarında yapılan spor, sokaklarda futbol oynayan çocuklar, spor malzemeleri satan mağazalar gibi günlük hayatta sık sık karşımıza çıkan alt başlıklar, yarışmanın olası konuları arasında.

FOTOMARATON TAKVİMİ:

Fotomaraton başlangıcı: 22 Eylül 2012 Cumartesi, Saat 10:30

Fotomaraton bitişi: 23 Eylül 2012 Pazar, Saat 16:00

Sonuçların açıklanması ve ödül töreni: 23 Eylül 2012, Saat 19:00

 

Sonuçlar, 24 Eylül 2012 tarihinden itibaren Forum İstanbul internet sitesi (www.forumistanbul.com.tr) ve basın aracılığı ile de kamuoyuna duyurulacaktır.

 

ÖDÜLLER:

•  Birincilik Ödülü: Canon EOS 650D Fotoğraf Makinesi

•  İkincilik Ödülü: Canon PowerShot G12 Fotoğraf Makinesi

•  Üçüncülük Ödülü: Canon PowerShot S10 Fotoğraf Makinesi

Seçici Kurul, gerek gördüğü takdirde bu ödüllerin dışında da ödül ya da belge verebilecektir.

 

SEÇİCİ KURUL:

•        Tanju Akleman (İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı, Fotoğrafçı)

•        Selahattin Sevi (Zaman Gazetesi Fotoğraf Editörü, Fotoğrafçı)

•        Muammer Yanmaz (Fotoğrafçı/Eğitmen)

•        Joao Xavier (Forum İstanbul Genel Müdürü)

•        Cüneyt Akman (Canon Euraisa Ürün Yöneticisi / Tüketici Görüntüleme Ürünleri)

 

FOTOMARATON 2012’YE KATILIM KOŞULLARI:

• Fotomaraton, Seçici Kurul Üyeleri, Forum İstanbul çalışanları, Canon çalışanları ve onların birinci derece yakınları dışında, tüm amatör ve profesyonel fotoğrafçılara açıktır.

• Fotomaraton 22 Eylül 2012 Cumartesi saat 10:30’da başlayıp, 23 Eylül 2012 Pazar saat 16:00’da sona erecektir.

• Yarışmacıların, 22 Eylül 2012 Cumartesi saat 10:30’dan itibaren ‘Dünya Basın Fotoğrafları 2012 Sergisi’nin bulunduğu Zemin Kat Büyük Meydan’daki Fotomaraton masasına gelip kayıt yaptırmaları ve başvuru formunu doldurmaları gerekmektedir. Kayıt masası Cumartesi günü 10:30-20:30 saatleri arasında, Pazar günü 10:30-16:00 saatleri arasında açık olacaktır.

• Yarışmacılara kayıt sırasında sıra numarası verilecek, kayıt masasında bulunan ‘START’ tabelasını fotoğraflamaları istenecek ve bu fotoğrafın ismi/numarası kayıt formlarına yazılacaktır. Yarışmacılar, bu fotoğraftan sonraki isme/numaraya sahip fotoğraflarla fotomaratona katılabilecektir.

• Yarışmacılar fotoğrafları kendi dijital fotoğraf makineleri ile çekeceklerdir.

• Yarışma sadece Forum İstanbul AVM ile sınırlı olmayıp, başka mekânlarda da ‘SPOR’ konusu ile ilgili çekim yapılabilecektir.

• Yarışmaya katılan fotoğrafçıların, fotoğraflarını en geç 23 Eylül 2012 Pazar saat 16:00’ya kadar kayıt masasına teslim etmeleri gerekmektedir.

• Fotomaratona katılacak fotoğrafların 22-23 Eylül 2012 tarihlerinde çekilmiş olması zorunludur. Aksi tespit edilirse yarışmacı diskalifiye edilecektir.

• Yarışmacılar, kayıt sırasında çekmiş oldukları ‘START’ fotoğrafından sonraki fotoğraflar arasından seçtikleri 3 tanesini, kayıt masasında bulunan görevliye yine hafıza kartlarında teslim ederek yarışmaya katılacaktır. Fotoğraflar hafıza kartlarından kopyalandıktan sonra kartları yarışmacılara iade edilecektir. Fotoğraflar işlenip CD’ye kayıtlı olarak getirilirse hafıza kartlarından orijinal halleri de kayıt masasına teslim edilmelidir.

• Yarışmacıların seçmiş olduğu (maksimum 3) fotoğrafların kayıt masasındaki yazıcılarda çıkışları alınacak, arkalarına yarışmacının sıra numarasına göre isim (001-1 gibi) verilecek ve yarışmacının eksiksiz olarak doldurduğu ve imzaladığı başvuru formuyla birlikte bir zarfın içine konacaktır.

• Ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar, ilerleyen tarihlerde Forum İstanbul’da açılacak bir sergide teşhir edilebilecek, Forum İstanbul’un internet sitesindeki Fotomaraton sayfasında yayınlanabilecek, bir katalog halinde yayımlanabilecek ve Forum İstanbul’un çeşitli basılı ve görsel materyallerinde tanıtım amaçlı kullanılabilecektir. Fotoğrafların yukarıda adı geçen durumlarla sınırlı olmak kaydıyla tüm kullanımları hakları Forum İstanbul’a aittir. Bu durumda ayrıca bir telif ödenmeyecektir.

• Fotomaratona katılanlar yukarıda belirtilen koşulları kabul etmiş sayılır.

 

İLETİŞİM:

Geniş Açı Proje Ofisi / 0212 251 70 03

Detay Bilgi için lütfen TIKLAYIN !

www.forumistanbul.com.tr 

 

“Garanti Caz Yeşili” 15. yıl etkinlikleri kapsamında İstanbul’da ağırlayacağı Stevie Wonder için sayılı gün kaldı. Efsane müzisyen Stevie Wonder, 14 Eylül Cuma akşamı Küçükçiftlik Park’ta vereceği ilk İstanbul konserinin öncesinde, 9 Eylül Pazar akşamı İngiltere‘de unutulmaz bir konsere imza attı.

Müzikseverlerin yıllardır dört gözle beklediği, nadir konser vermesiyle tanınan, efsanevi müzisyen Stevie Wonder, 14 Eylül Cuma akşamı Küçükçiftlik Park’ta vereceği bu ilk İstanbul konserinin öncesinde İngiltereli hayranlarıyla buluştu. 9 Eylül Pazar akşamı İngiltere‘nin Newport şehrindeki Robin Hill Country Park’ta düzenlenen Bestival isimli festivalin yıldız ismi olarak sahneye çıkan Stevie Wonder, konserde “Superstition”, “I Just Called To Say I Love You”, “Happy Birthday”, “How Sweet It Is (To Be Loved By You)”, “Master Blaster” ve “Higher Ground” gibi hitlerinin yanı sıra sevdiği sanatçıların şarkılarını da yorumladı. İzleyiciler Wonder’ın, Michael Jackson‘ın “The Way You Make Me Feel” ve John Lennon‘un “Imagine” şarkılarına getirdiği yorumu hayranlıkla dinlediler.

Yıllardır stüdyo albümü yayımlamayan Stevie Wonder’ın çok nadir konser vermesi, hayranları için konserlerinin değerini de arttırıyor. 2012 yılında Avustralya, Endonezya, Portekiz ve ABD‘de olmak üzere toplam 5 konser veren Stevie Wonder, İngiltere konserinin hemen ardından 14 Eylül Cuma akşamı Küçükçiftlik Park’ta, “Garanti Caz Yeşili” 15. Yıl etkinlikleri kapsamında yılın 6. konserine imza atacak. Saat 21.00’da başlayacak Stevie Wonder, İstanbul’a 5 tonluk sahne ve prodüksiyon malzemesiyle geliyor.

Konser için midi özelliği de taşıyan özel kuyruklu piyanosu ve 3 clavinet getirecek. İngiltere‘den özel olarak 3 ses masasının getirileceği konserde, 3 klavye seti ve 3 ayrı perküsyon seti bulunacak.

Sahne kurulumu için Wonder’ın prodüksiyon ekibine İstanbul’dan 30 görevli daha katılacak ve Wonder’ın yanında getirdiklerine ek olarak, yaklaşık bir tır dolusu prodüksiyon malzemesi de İstanbul’dan tedarik edilecek.

İstanbul konserinde Stevie Wonder’a 10 kişilik bir müzisyen ekibi ve aralarında Wonder’ın kızı Aisha Morris’in de bulunduğu, 3 kişiden oluşan bir geri vokal grubu eşlik edecek. Ayrıca bazı şarkılarda Wonder’a eşlik etmek üzere 8 kişilik bir koro da sahnede olacak. Wonder ve ekibinin konser öncesinde çalışabilmesi için kulislere ek sistemler kurulacak.

Özellikle 1970’lerde dönemin müziğine yön veren isimlerden, dünyaca ünlü Amerikalı besteci, şarkıcı, virtüöz ve yapımcı Stevie Wonder, onlu yaşlarının başında başladığı, yarım asırlık müzik kariyeri boyunca Music of My Mind, Talking Book, Innervisions ve Songs in the Key of Life gibi klasikleşmiş albümlerin yanı sıra “Superstition”, “I Just Called To Say I Love You”, “Master Blaster”, “Higher Ground”, “Pastime Paradise”, “Sir Duke”, “You’re the Sunshine of My Life”, “Isn’t She Lovely?”, “Part-Time Lover”, “Another Star” gibi onlarca unutulmaz şarkıya imza attı.

Piyano ve klavyenin yanı sıra armonika, davul ve perküsyon gibi enstrümanları da çalabilen Stevie Wonder,  The Woman in Red filminde kullanılan “I Just Called To Say I Love You” şarkısıyla kazandığı Golden Globe ve Oscar ödüllerinin yanı sıra kariyeri boyunca ürettikleriyle “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” de dahil olmak üzere 25 Grammy‘nin de sahibi. Stevie Wonder, cazdan popa güncel müziğin birçok farklı alanından sayısız müzisyene ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Bildiğiniz üzere size çok yakınız.Bakırköy İncirli Caddesi üzerinde,Town Center karşısı ve Özel Yaşar Hastahanesi sokağındayız.Lütfen irtibat için inceleyiniz.