Dubai’deki Emirates Tower Hotel’de yapılacak açık arttırmada, Türk sanatçıların eserleri binlerce dolarlık başlangıç fiyatıyla, sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Dünyanın önemli müzayede evlerinden biri olan Christie’s, Dubai’de düzenleyeceği müzayedesinde Türkiye’den sanatçılara da yer veriyor. Christie’s’in 23 ve 24 Ekim’de Dubai’deki Emirates Tower Hotel’de gerçekleştireceği Türk, Arap, İran Modern ve Çağdaş Sanat Müzayedesi’nde Ahmet Elhan, Azade Köker, Murat Germen, Ramazan Bayrakoğlu’nun da aralarında bulunduğu sanatçıların eserleri satışa sunulacak.
İlk bölümü 23 Ekim akşamı yapılacak olan müzayedeye Türkiye’den katılan önemli eserlerden biri, Ramazan Bayrakoğlu’nun “Sandra” isimli portre çalışması. Sanatçının pleksiglas üzerine endüstriyel akrilik boya ile boyayarak resmi fotoğrafa dönüştürdüğü çalışmasının müzayedeye çıkış fiyatı 30 bin ila 35 bin dolar arasında değişiyor.

Müzayedenin dikkat çeken bir diğer eseri ise Ahmet Elhan’a ait. Sanatçının 2011 tarihli “Yerler” serisinden “Mavi Oda” isimli çalışmasının tahmini satış değeri 50 bin – 80 bin dolar. Elhan, bu fotoğrafını, geniş bir alanın binlerce farklı açıdan çektiği fotoğrafların bir araya getirmesiyle oluşturdu.

Müzayedede ayrıca İrfan Önürmen’in “Gazze” sergisinden isimsiz eseri 30 bin – 40 bin dolar, Murat Germen’in puslu Dubai gökyüzünü tasvir ettiği “Bir Zamanlar Dubai”de isimli fotoğrafı ise 25 bin – 30 bin dolar fiyat aralığında satışa sunulacak.

İstanbul ilk kez 13 Ekim’de Tasarım Bianeli’ne ev sahipliği yapacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilecek İstanbul Tasarım Bianeli’ne 46 ülkeden 200’ün üzerinde tasarımcı ve mimar yaklaşık 100 projesiyle katılacak. Londra Tasarım Müzesi Direktörü ve İstanbul Tasarım Bianeli Danışma Kurulu üyesi Deyan Sudjic tarafından teması ‘Kusurluluk’ (Imperfection) olarak belirlenen İstanbul Tasarım Bianeli’nde, iki ana sergi yer alıyor. Emre Arolat’ın İstanbul Modern’de yer alacak ‘Musibet’ başlıklı sergisinde ‘tasarımın gündelik hayattan uzak, değdiği her şeyi meşrulaştıran bir gücü olmadığı’ fikri, maket, video, fotoğraf ve interaktif oyun gibi çalışmalarla aktarılacak. Joseph Grima’nın Özel Rum İlköğretim Okulu’nda yer alacak ‘Adhokrasi’ başlıklı sergisinde ise ‘tasarımın odağındaki tüketicilerin de artık tasarım ve üretim sürecinin bir parçası olmasının altı çizilecek. Ziyaretçilerin de tasarım sürecini deneyimleyebilecekleri sergide interaktif alanlar yer alacak. İstanbul Tasarım Bianeli’nde iki ana serginin yanı sıra, akademi programı, atölye çalışmaları sergileri, paralel katılımcı etkinlikleri ve tasarım yürüyüşleri yapılacak. İstanbul Tasarım Bienali, 12 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.

22. Akbank Caz Festivali, ”The Three Ladies of Blues”un 3 Ekim’de Babylon’da vereceği açılış konseriyle başlayacak

Caz tutkunlarının her yıl merakla beklediği, Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden 22. Akbank Caz Festivali, ”The Three Ladies of Blues”un 3 Ekim’de Babylon’da vereceği açılış konseriyle başlayacak.

Dopdolu bir programla 3-21 Ekim tarihleri arasındasanatseverlerle buluşacak festival, dünyaca ünlü cazsanatçılarını Türkiye’de ağırlarken, yetenekli genç müzisyenlere de performanslarını sergileme imkanı sunacak.

Festival kapsamında 3 Ekim’de ”The Snow Owl 5tet” Akbank Sanat’ta, ”Nik Bartsch’s Ronin” ise 4 Ekim’de Babylon’da konser verecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), yeni sezonu 29 Eylül’de Aya İrini Müzesi’nde 200. doğum yılı dolayısıyla Giuseppe Verdi’ye ayrılan konserle açacak.

Konserde, ”Nabucco” operasıyla hayata dönen Giuseppe Verdi’nin, çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerine ait eserleri seslendirilecek. İtalyan şef Gianluca Bianchi’nin orkestrayı, Gökçen Koray’ın koroyu yöneteceği konserde, İDOB solistlerinin yanı sıra İstanbul dışından konuk sanatçılar da yer alacak.

Dünyada izlenme rekorları kıran ”Açlık Oyunları” filminin başrol oyuncularından Lenny Kravitz, 4 Ekim’de Turkcell Kuruçeşme Arena’da sevenlerinin karşısına çıkacak.

”En iyi erkek rock vokal performansı” dalında 4 yıl üst üste Grammy kazanan ve dünya çapında 20 milyon albüm satışına ulaşan Kravitz, 2008’den sonra 2. kez geleceği İstanbul’da hayranlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.

İstanbul’un ilk şehir temalı festivali olan ”Urban Festival İstanbul 2012”, 30 Eylül’de Küçükçiftlik Park’ta Kuzey Avrupa müziğinin önemli temsilcilerinden Röyksopp ile Danimarkalı elektronik müziksanatçısı Trentemoller’i aynı sahnede buluşturacak.

Festivalde performans gösterecek sanatçılar arasında Mehmet Garan, Low Earth, Doğan Aktay, Altan Balgır, Yeşim Unan ve Tufan Demir de yer alıyor.

Ferhat Göçer, yarın ”Symphonie D’orient” projesiyle Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde hayranlarıyla buluşacak.

Göçer, konserde yeni albümünden ve klasikleşmiş repertuvarından seçtiği şarkıların yanı sıra Amy Winehouse, Sting, Adele, Pink Floyd coverlarını Metropol Senfoni Orkestrası’na etnik tınılarıyla eşlik edecek olan İstanbul Strings eşliğinde yorumlayacak.

Şevval Sam, 29 Eylül’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde, aynı gün Levent Yüksel Jolly Joker Beyoğlu’nda sahne alacak.

Avrupa’nın en iyi konser gruplarından biri kabul edilen Moonspell, 5 yıl aradan sonra 30 Eylül’de ”2012 Venue”de Türkiye’deki 3. konserini verecek. Bu yıl 20. yılını kutlayan Moonspell, ilk büyük çıkışını 1996 yılında ”Irelligious” isimli 2. albümüyle yaptı.

FİLMEKİMİ YARIN BAŞLIYOR

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) daha önce 29 Eylül’de başlayacağını duyurduğu Filmekimi, yoğun talep üzerine yarın başlayacak.

Bu yıl 11’incisi düzenlenen Filmekimi kapsamında yarın Atlas Sineması’nda ”Düşler Diyarı”, ”Havana’da 7 Gün”, ”No”, ”Acı” ve ”Aşk”, Beyoğlu Sineması’nda ”Sevmek Gibi”, ”Meleklerin Payı”, ”Aşk” ve ”Tepelerin Ardında” ile Nişantaşı City’s’de ”Onur Savaşı” ve ”Hayalimdeki Aşk” isimli fimler izlenebilecek.

ŞEHİR TİYATROLARI PERDELERİNİ 3 EKİM’DE AÇIYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları perdelerini 3 Ekim’de açacak.

Şehir Tiyatroları’nda bu hafta, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde ”Ateşli Sabır”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Zırhlı Kurt (Kösem Sultan ile Avcı Mehmed)”, Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde ”Arka Bahçe”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Doğum Günü Partisi”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Sevgili Doktor”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Vişne Bahçesi”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak” adlı oyunlar sahnelenecek.

Philip Ridley’in yazdığı, Sami Berat Marçalı’nın yönettiği mahalle baskısının bireylerdeki psikolojik ve fizyolojik sonuçlarını sorgulandığı ”Uğrak Yeri” adlı oyun, yarın Craft Tiyatro’da sergilenecek.

Sami Berat Marçalı’nın yazıp yönettiği ”Yalnızlar Kulübü” adlı oyun yarın İkinci Kat’ta izlenebilecek. Hasibe Eren, Heves Duygu Tüzün, Tevfik Şahin, Bedir Bedir, Pınar Çağlar Gençtürk ve Güçlü Yalçıner’ın rol aldığı oyun, günümüz insanının sosyalleşme problemine değiniyor.

Neil Labute’nin kaleme aldığı ve Çağ Çalışkur’un yönetmenliğini yaptığı ”Kayıp” adlı oyun, 29 Eylül’de Craft Tiyatro’da izleyiciyle buluşacak. Şenay Gürler ve Deniz Karaoğlu’nun rol aldığı oyun, başkalarının yaşadığı felaketler, birilerinin acıları, dünyanın öbür ucundaki savaşlar, bombalanmalar, ”öteki olanlar”ın maruz kaldığı doğal afetler gibi konularda duyarsızlık, ben merkezcilik ve mağduriyet hikayesi anlatılıyor.

Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da 30 Eylül’de ”Godot Öldü mü?” adlı oyun sergilenecek. Oyunda, birbirini hiç tanımayan iki adamın bir tiyatro sahnesinde amaçsızsa bekleyişleri sırasında yaşadıkları olaylar anlatılıyor.

SERGİ

BAE Kültür, Gençlik ve Toplumsal Kalkınma Bakanlığı, ”BAE Kültür Günleri” kapsamında hat ve tezhipsanatının nadide örneklerinin sergilendiği ”El-Bürde” ve Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Mektum’un hususi koleksiyonundan ”Süvarinin Rüyası” adlı sergileri sanatseverlerle buluşturacak.

BAE Kültür, Gençlik ve Toplumsal Kalkınma Bakanlığı’nın Hz. Muhammed’in doğum yıl dönümü dolayısıyla her yıl düzenlediği ”El Bürde” yarışmalarında dereceye giren eserlerden oluşan ”El Bürde Sergisi”nde, 70 civarında eser yer alacak.

Hat tarihçisi ve uzmanı Prof. Dr. Uğur Derman, hattat Mehmed Özçay ve müzehhib Necati Sancaktutan’ın Türkiye’yi jüri üyesi olarak temsil ettikleri yarışmalarda ödül alan eserler, Türkiye’de ilk defa sergilenecek.

Sergi, Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde 1-14 Ekim tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

BAE Kültür Günleri kapsamında, 1-10 Ekim tarihleri arasında İstinye Park’ta sergilenecek ikinci sergi ise Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Mektum’un hususi koleksiyonundan ”Süvarinin Rüyası” olacak. Serginin konusunu BAE Devlet Başkan Yardımcısı, Başbakanı ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Mektum’un ”Metalib” isimli kasidesi oluşturacak.

Konularını daha çok Anadolu coğrafyasına özgü yöresel kadın başlıkları ve kırsal kesim yaşamından kesitler alarak oluşturan ve kendine has üslubuyla İstanbul görünümlerini tuvaline aktaran Remzi İren’in resim sergisi, 2 Ekim’de Galeri Oda’da açılacak.

İren’in, son dönemlerde yaptığı güvercin temalı resimlerini sevenleriyle paylaşacağı sergi, 2 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

SAHNE SANATLARI

Dünyaca ünlü gösteri topluluğu Cirque Du Soleil, ”Alegria” şovuyla yarın, 29 ve 30 Eylül Ülker Arena’da, 2, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde Ora Arena’da sahne alacak.

İspanyolca’da neşe, gurur ve coşku anlamına gelen Alegria ekibi, 15 ülkeden 55 sanatçı ve müzisyenden oluşuyor. Şov, barok ve opera tarzı, gösterişli kostümleri, canlı müziği ve her ayrıntısı düşünülerek hazırlanmış sahnesiyle, atletik ve artistiğin göz kamaştıran uyumunu gözler önüne seriyor.

Şovda, tüm duyulara hitap eden senkronize trapezcilerin yerden 12 metre yükseklikte kurulan barların üzerinde gerçekleştirilen performansları, kıvrak alevli bıçak dansı, inanılmaz yüksekliklerde ve hızda sergilenen jimnastik ve cambazlık gösterileri gibi nefes kesici akrobatik etkinlikler sunuluyor.

”Disney Live Mickey’nin Müzik Festivali”, yarın, 29 ve 30 Eylül tarihlerinde Trump Towers Mall’da çocuklarla buluşacak.

Koreografisi Madonna’nın koreografı tarafından yapılan ve dünyada izlenme rekorları kıran gösteride, Mickey Mouse ve dostları, izleyenleri, ışıltılı kostümler, hareketli ve yüksek enerjili şarkılarla dans ederek eğlendiriyor.

Kültür Mafyası, internet yayıncılığında kazandığı tecrübelerini, hayalleri ile birleştirerek, Ekim 2012 ayından itibaren basılı bir dergi çıkartma kararı aldı. Okuma sürecinde kağıt ile temasa ve kağıdın kokusunu hissetmeye önem veren Mafya ekibi, kendisi gibi düşünen okurların varlığına inandığı için bu hayalinin peşinden gidiyor… 

Dileriz uzun soluklu olur ve daha önceki “Sen ben, bizim oğlan tarzı sanat mafyalarına” dönmez ! (Editör)
“Sanatın kalbinin attığı tek bir yer olmadığına göre, yaşamını destekleyen tüm damarlar Kültür Mafyası tarafından takip edilmekte ve sanatın sağlığı için yine Kültür Mafyası tarafından beslenmektedir.”
Kültür Mafyası, 1 Mart 2010 tarihinde web sitesi olarak yayın hayatına başladı.

Yayıncılık ve kültür üretim alanlarındaki tekelleşmeye dikkat çekmek için Kültür Mafyası ismini tercih eden ekip; bağımsız ve özgün içerik üretimini samimi bir dille gerçekleştirdiği için 2 yıl içerisinde önemli bir takipçi sayısına ulaştı.

“Biraz deliyiz…”

“Evet, biraz deliyiz. Çünkü mevcut dergiler kapanıp internet yayıncılığına yönelirken, biz tam tersini yapıyor, internetyayıncılığından dergi yayıncılığına geçiyoruz. Bir nevi Son Matbucular’ız. Deliyiz, çünkü arkamızda hiçbir politik ve ekonomik güç odağı olmadan, sadece samimiyetimize ve kalemlerimizin gücüne güvenerek bu işe girişiyoruz. Deliyiz, çünkü aklın egemenliği ile derdimiz var bizim. Bu ülkede yayıncılığın, kültür ve sanat üretiminin samimi ve çıkar gözetmeksizin yapılabileceğine, yapılırsa da insanlar tarafından ilgi göreceğine dair umudumuz var. Kültür Mafyası Dergisi, bu umudun peşinden gidiyor. Zaten yayıncılık aslında deli işi, duygu işi biraz; akılla, mantıkla yayıncılık olmaz.” diyor Kültür Mafyası’nın kurucusu ve editörü Turgay Özçelik.

Levent Üzümcü, Jehan Barbur ve Zaytung her ay Kültür Mafyası’nda…

Kültür Mafyası, öğrencisinden öğretim görevlisine, gazetecisinden televizyoncusuna birçok farklı meslek grubundan yazarın oluşturduğu, bu yazarların tecrübe ve birikimlerini paylaştığı kollektif bir çabanın ürünü.

Bu kollektif çaba, dergi sürecinde ekibe katılan Levent Üzümcü, Jehan Barbur ve Zaytung ile daha değerli bir hal aldı.

Sorgu odası, yeraltı röportajları, gizli celse, sayfalar ve haneler gibi kendine has bölümlerinin yanı sıra, Kültür Mafyası dergisinde sinemadan tiyatroya, edebiyattan müziğe, kültür-sanatın tüm alanlarındaki gelişmeleri takip edebilir, bu alanlara dair röportaj, eleştiri ve makaleleri okuyabilirsiniz.

Zizek Sorgu Odası’nda

Kültür Mafyası dergisi ilk sayısında dünyaca ünlü Slavoj Zizek’i sorgu odasına alıyor. Bedia Ceylan Güzelce’nin gerçekleştirdiği röportaj zihin açıcı olduğu kadar, tartışma yaratıcı.

İlk sayıda yer alacak olan bu röportaj uzun süre kültür sanat gündemini işgal edecek gibi gözüküyor.

Herkes okuyabilsin diye 5 TL

Aylık olarak Türkiye çapında yayın yapacak olan Kültür Mafyası, herkesin okuyabilmesi için mimimum bir fiyatla, 5 TL’ye satılacak. 64 sayfalık dolu ve zengin içeriğiyle kültür-sanat yayıncılığında hem duruş, hem içerik, hem de fiyat olarak fark yaratacak olan Kültür Mafyası’nı 1 Ekim’den itibaren her ay gazete bayilerinden ve kitapevlerinden temin edebilirsiniz.

Mafya ekibi: Ayşenil Şenkul, Banu Özyürek, Bedia Ceylan Güzelce, Burak Bayülgen, Burcu Önder, Cansel Uygun, Ceylan Özçelik, Dicle Koylan, Dilek Mayatürk, Duygu Çavdar, Engin Karabacak, Esen Kunt, Gökçe Uygun, Esra Açıkgöz, Hüseyin Aksoylu, Jehan Barbur, Levent Üzümcü, Meltem Sanlav Küpeli, Numan Serteli, Onur Avcı, Sinan
Sülün, Sultan Arınır, Turgay Özçelik, Zaytung.

Gökçe Uygun:

“’Başka türlü bir şey’ ise istediğiniz, başka türlü şeyler okumak için Kültür Mafyası dergisine hoş geldiniz…”

Onur Avcı:

“Kültür Mafyası; kültür hareketini bir karşıkültürel tavır, yöntem ve sistem içinde uygulayabilmenin potansiyel yapılanışı olmaya aday oluşundan dolayı; tanımını yaparken onun bir parçası olma nedeniniz de olabilir.”

Burcu Önder:

“Özgür ifade alanı olan, yazarın kendini olduğu gibi yansıtmasını sağlayandır Kültür Mafyası.”

Numan Serteli:

“Kültür Mafyası kültürü haraca bağlayanlara hesap sormaya geliyor..”

Meltem Sanlav Küpeli:

“Kültür Mafyası’nın yazarak veya okuyarak içinde olmak, hayata tanıklık etmenin en hafifletici, en iyi gelen yollarından biri.”

Burak Bayülgen:

Duygu Çavdar:

“Farklı tatların tek vücut olmuş, bütünleşik, aynı zamanda çok yönlü hali…”    “Dijitale inat, ille de kağıt!

Dilek Mayatürk:

Basılı sayfaların sihrine inanarak, akıntıya karşı “kalemleriyle” kürek çeken bir mafya ve dergisi takdimimizdir..”

Esen Kunt:

“Her telden her demden farklı kalemlerin  Türkiye’nin fikir ve sanat iklimine dokundukları  önemli bir kültür sanat mecrası.”

Esra Açıkgöz:

“Sinema, sanat, siyaset, müzik, edebiyat, hayat, dün ve bugün.” (Esra Açıkgöz)

Hüseyin  Aksoylu:

‘’Öldüğünü düşündüğümüz her şey için Kültür Mafyası hayatta.’’

Ayşenil Şenkul:

”Kültür Mafyası, çikolata gibidir; ruha iyi gelir.”

Ceylan Özçelik:

“Kültür Mafyası sanat düşkünlerinin özgür mabedidir.”

Sinan Sülün:

“Hiçbir Mafya bu kadar kültürlü olmamıştı.”

Jehan Barbur:

“Kurşun kalem kokusunu özleyenlere, dergilere dokunma hasreti çekenlere ne güzeldir ki cesaretli bir davranış sonucu “kültür mafyası” geliyor. Benim de artık bir köşem var. Ne mutlu bana…”

Levent Üzümcü:

“Adada mafya kurduk… Kültür mafyası. Kültür mantarlarına karşı. Okumak istersen, katlanabilir, şarjın bitse de okunabilir.”

Zaytung:

“Kültür mafyası, parasını alamadığınız her türlü yazı-çeviri işlerinde sizin yerinize tahsilatı (bir şekilde) yaparak bu alanda önemli bir açığı kapatıyor. Aldıkları komisyonu sonuna kadar hak eden değerli bir kurum…”

Cansel Uygun:

“Hepimiz önce okulda öğreniyoruz. Sonra öğrendiklerimizi ters yüz etmeye, unutmaya, yeniden öğrenmeye çalışıyoruz. Bunun yapıldığı yer, benim için, Kültür Mafyası’dır.”

Sultan Arınır:

“Bu ‘mafya’nın tek suçu, içeriği ile herkesi kendine bağlamak olacak.”

Türkiye tarihinin en kapsamlı çeviri etkinliğini gerçekleştirmek üzere 30 Eylül Uluslararası Çeviri Günü’nde İstanbul’da bir araya geliyor.

‘Çeviriyorum; öyleyse varım’ Türkiye ’de son yıllarda çevirmenler arasında artan dayanışma kültürünün bir ürünü olarak çeviri alanın en önemli temsilcileri 30 Eylül Uluslararası Çeviri Günü’nü kutlamaya hazırlanıyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki çevirmenleri bir araya getirecek etkinlik, Depo İstanbul ’da gerçekleştirilecek. Uluslararası Çeviri Günü etkinliği, ‘Çeviriyorum; öyleyse varım’ diyen bütün çevirmenler ve çeviri ile çevirmene değer veren herkese kapılarını açacak. Türkiye tarihinin en kapsamlı çeviri etkinliği olması beklenen etkinliğe Çeviri Derneği, Türkiye Konferans Tercümanları Derneği, Kitap Çevirmenleri, Meslek Birliği, Çeviri İşletmeleri Derneği, Türkiye Çeviri Öğrencileri Birliği ve bağımsız çevirmenler katılıyor. Türkiye Çeviri Öğrencileri Birliği öncülüğünde gerçekleştirilecek olan etkinlik 30 Eylül Pazar Günü saat 13.00’da Depo İstanbul’da başlayacak. Etkinlik öncesinde, çevirmenler saat 12.00’da Taksim Meydanı’nda toplanıp, ellerinde çevirmenlik mesleği ile ilgili dövizlerle Depo İstanbul’a yürüyecek. Dans, müzik, kısa film gösterimi ve bir serginin de yer alacağı etkinliğe “Çeviriyorum; öyleyse varım” diyen bütün çevirmenler ve çeviri ile çevirmene değer veren herkes davetli.

Kaynak :[-]

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, geçen sezonu, gündemi uzun süre meşgul eden yönetmelik değişimi tartışmalarıyla kapatmıştı. 3 Ekim’de açılacak yeni sezonun basın toplantısı dün gerçekleştirildi. “Yapılan tüm tartışmaların sonrasında, lütfen oyunlarımıza gelinerek, yapılan iş üzerinden eleştiriler yapılsın” diyen İBBŞT Genel Sanat Yönetmeni Hilmi Zafer Şahin’le konuştuk.

(Ezgi ATABİLEN)

Hilmi-Zafer-Şahin

-Provalar neden gecikti?

İki nedenden ötürü çok sayıda oyunun provasını başlatamadık. Öncelikle, ben bu göreve 20 Nisan 2012 tarihinde atandım. Ardından repertuvar kurulu, yani yeni adıyla edebi kurul ve yönetim kurulunu oluşturmak bir süre aldı. Bir de temmuzda tüm aya yayılan bir kurumsal tatil olunca, provası yapılan oyunların sayısı az kaldı tabii. Hem yapılanma hem sezon programını birlikte yürüttük. O yüzden bu oyunların provaları biraz gecikti ve şimdi art arda geliyor.

İşi iyi yapma tedirginliğim var

İşin kendisiyle ilgili asla çekincem olmadı. Ama işi iyi yapmakla ilgili tedirginliklerim kesinlikle oldu. Hala da var ve olmalı da bence. Çünkü insanı daha iyiye götürecek bir şey. Korkuysa olmalı ama korkmamalı insan ve kimse de kimseyi korkutmamalı. Çünkü korkutmak suçtur. Ne yazık ki Türkiye’de herkes korkudan ekmek yiyor. Ben bunun dışında yaşıyorum çünkü yaşamım boyunca korkunun her türlüsünü gördüm. Geçen sezon yapılan tüm tartışmaların sonrasında, oyunlarımıza gelinsin ve yapılan iş üzerinden eleştiriler yapılsın lütfen.

Sanatçı inisiyatifi var

-Sanatçı inisiyatifinin sıfıra indirgenmesine dair korku mu var?

Bilemiyorum, bunu oyunları öneren yönetmenlere sormalı. Konuşmak isteyen herkesle konuşuluyor çünkü. Şehir Tiyatrosu’nda inisiyatif demek, repertuvar demektir aslında. Ben herhangi bir oyun öneren yönetmene, olumsuz ya da çok abartılı olumlu bir yanıt vermemişimdir. Hiç böyle bir tartışma içinde olmadım.

Yeni metin, yeni yazar

Biz herkesin alkışlayacağı ve yanında duracağı metinlerden daha çok, bundan 10 yıl sonra Türk tiyatrosunun simgesi olabilecek yazar, yönetmen ve oyunculara yer vermeliyiz. O yüzen bu yılki temamız ‘Yeni metin yeni yazar’. Bu sene 50 civarında oyun sahnelenecek. Bunların 10’u da yeni yazarlara ait yepyeni metinler.

+16 ibaresi kalkacak

Oyunlara yaş sınırı koyma fikri nasıl doğdu bilmiyorum. Çünkü biz zaten tiyatroyu kamu için yapıyoruz ve kamu tiyatrosu olarak dikkat edeceğimiz şeyleri çok iyi biliriz. Çocuk oyunu demediğimiz bir oyuna izleyici zaten çocuğunu getirmez. Bence bu ibare izleyiciyi bilinçsiz gösteriyor, buna gerek yok.

Hangi oyunlar var

İSTANBUL Şehir Tiyatrosu’nn yeni sezonda sahnelemeyi planladığı birçok oyun yanında, ekim ayı itibarıyla sahnelenecek oyunlar arasında; Vişne Bahçesi (Anton Çehov), Dar Ayakkabıyla Yaşamak (Duşan Kovaçeviç), Oyun (Samuel Beckett), Büyünün Gözleri (Mehmet Murat İldan), Türkiye Kayası (Fehime Seven), Zengin Mutfağı (Vasıf Öngören), Radyonun İçindekiler (Cenk Gündoğdu), Hıdrellez (Fruze Engin), Definename (Sinan Bayraktar), Yuvaya Dönmek (Alessandra Paoletti), Kösem Sultan (Turan Oflazoğlu), Ali Baba ve Kırk Haramiler (Can Doğan), Damlaların Dansı (Sema Ergenekon – Gökhan Aktemur), Okul Gezisi: Kaşıkçı Elmasının Peşinde (Burcu Sevil Şahin), Edi’nin annesi Nerede (Pınar Yaygel-Raşel Meseri) ve Islık Sever Max (Volker Ludwig – Carsten Krüger) yer alıyor.

Kaynak : Ezgi ATABİLEN[-]

Cengiz Özek Gölge Tiyatrosu, ”3. Uluslararası Hanoi Kukla Festivali”nde iki ödüle layık görüldü.

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, 4-10 Eylül’de Vietnam’da düzenlenen ”3. Uluslararası Hanoi Kukla Festivali”nde, Türkiye’yi Cengiz Özek Gölge Tiyatrosu temsil etti.

Çeşitli ülkelerden 20 tiyatro grubunun katıldığı festival sonunda yapılan uluslararası jüri değerlendirme sonuçlarına göre, ”En İyi Oyuncu” ve”En İyi Senaryo” ödüllerine, ”Çöp Canavarı” adlı modern yaklaşımlı Karagöz oyunu yorumlarıyla, Cengiz Özek Gölge Tiyatrosu layık görüldü.

Cengiz Özek

İstanbul’da 1964’te doğan Cengiz Özek, İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Kent Oyuncuları, Dormen Tiyatrosu, Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu, rejisör ve yönetici olarak görev yapan Özek, Müşfik Kenter’in ”Bir Garip Orhan Veli” oyununun afişini tasarladı.

Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği üyesi olan Özek, 1993 yılında Geleneksel Türk Tiyatrosu türlerinden hareketle çağdaş oyunlar sahnelemeyi ve kukla tiyatrosu ile ilgili gösteriler yapmayı hedefleyen ”Cengiz Özek Kukla Tiyatrosu”nu kurdu.

Türk Tiyatrosu’na ve seyircisine, kukla tiyatrosunu tanıtmak amacıyla, her yıl düzenli bir şekilde devam etmesi planlanan ”İstanbul Uluslararası Kukla Festivali”ni oluşturan Özek, halen Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde ”Türk Tiyatrosu” dersi veriyor.

Özek’in, kukla tiyatrosuna verdiği katkılar ve yürüttüğü projeler nedeniyle, ulusal ve uluslararası çok sayıda ödülü bulunuyor.
 Kaynak : [-]

Dünyanın konuştuğu kitap, sinemaseverler içinfestival boyunca ücretsiz dağıtılacak!

 Dan Fleming’in tüm dünyada ses getiren sinemakitabı ¨Making the Transformational Moment inFilm¨ sinemaseverler ve sinema öğrencileri için çevriliyor. Malatya Valiliği ve Malatya Kayısı Araştırma Geliştirme ve Tanıtma Vakfı tarafından hayata geçirilen ve bu yıl 9-15 Kasım 2012 tarihleri arasında üçüncü kez gerçekleştirilecek olan Malatya Uluslararası Film Festivalisinemaseverler ve sinema bölümü öğrencileri için sinema teknik kitapları hazırlamaya devam ediyor.
Sinema tekniği üzerine çok az kitabın yayınlanmış olduğu ülkemizde, MUFF ilk yılından itibaren bu eksikliği giderebilmek için teknik bir kitabı yayına hazırlıyor. MUFF birinci yılında Jeremy Vineyard’ın “Sinemada Çekim Teknikleri: Her Sinemacının Bilmesi Gereken Önemli Kamera Hareketleri” kitabını; ikinci yılında Gael Chandler’ın “Film Kurgusu:  Sinemaseverlerin ve Film Yapımcılarının Bilmesi Gereken Mükemmel Kesmeler, 2009” kitaplarını sinemaseverlere ve sinema öğrencilerine armağan etmişti.
Malatya Uluslararası Film Festivali geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da, bir önceki kitapların devamı niteliğinde; Yeni Zelanda Üniversitesi Sanat Okulu Ekran ve Medya Araştırmaları Kürsü Başkanı Dan Fleming’in “Making the Transformational Moment in Film” adlı yeni kitabını, Festivale katılacak sinemacı ve sinema öğrencileri için Türkçe olarak hazırlıyor.
Eleştirmenlere göre kitabın en önemli yararı; sinema insanlarına, film yapımındaki ham materyallerin bir araya getirilerek, nasıl bir dönüşüm yarattığını, ayrıntılar ve örneklerle öğretmesi.
Yazar bu kitapta anlık dönüşümün nasıl inşa edildiğini, anın nasıl sahnelendiğini, görsel kompozisyonların nasıl kullanıldığını, öykünün nasıl yapılandırıldığını, renk, ışık ve müziğin nasıl bir araya getirildiğini ve karakterlerin nasıl ete kemiğe büründüğünü; Vincent Ward ve diğer yönetmenlerin filmlerinin önemli kareleri ile örneklendirerek anlatıyor. Fleming’e göre dönüşüm süreci, renk, ışık ve müzik öğelerinin bir araya gelmesiyle oluşuyor ve tüm içeriğe etki ediyor.
Kitap için ne dediler?
¨Bu kitabın her sayfasında, sinemacıları sevinçten zıplatacak öneriler var. Zekice yazılmış, Arthur Koestler çaprazlamasını çağrıştıran bu kitap önemli film çekim tekniklerini ve önemli teorileri bir arada sunuyor.¨  Barnet Bain, Yapımcı, What Dreams May Come.
• “Fleming, teorik eğitimi ustalıkla pratiğe dönüştürüyor. Biz sinemacılara, iyi film yapabilmemiz için yeni düşünce yolları gösteriyor. Bence, ihtiyacımız olan tam da budur.¨

Kültür ve sanat hayatımızı dopdolu programlarıyla 12 yıldır renklendiren İş Sanat, 13. sezonunda da sanatseverlere özel projelerle merhaba diyor. İş Sanat geçtiğimiz aylarda genç yaşta aramızdan ayrılan İş Sanat Yönetmeni Meriç Soylu’nun imzasını taşıyan programıyla 13. sezonunda değerli yönetmenini anıyor.

İstanbullu sanatseverlerin buluşma noktası olan İş Sanat 13. sezonuna 17 klasik müzik, 6 caz, 6 dünya müziği, 7 yerli proje, 3 dans gösterisi, 5 şiir dinletisi ve 8 çocuk gösterisinden oluşan dopdulu bir program ile başlıyor.

Sanat tutkunlarının her yıl büyük beğenisini kazanan ve hafızalara kazınmış geçmiş sezonları gibi, İş Sanat yeni sezonunda da dünyaca ünlü sanatçı ve topluluklar ile ülkemizin önde gelen sanatçılarını ağırlayacak. .

İş Sanat 2012-13 sezonunda, müziğe olan tutkusuyla sanatseverleri 6 yıldır birinci sınıf etkinliklerle buluşturmak için üstün bir gayret gösteren, sezonun programını hazırlayan Meriç Soylu’yu anıyor.

YENİ SEZON “PİYANONUN ŞEYTANİ MELEĞİ” İLE BAŞLAYACAK

Sanatseverlere bu yıl 13. kez kapılarını açacak olan İş Sanat, 3 Kasım Cumartesi günü şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan Filarmoni Orkestrası’nın, 1995 yılında kazandığı 5. Roma Uluslararası Piyano Yarışması Birincilik Ödülü sonrasında İtalyan basınının “Piyanonun Şeytani Meleği” diye bahsettiği, Emre Şen’e eşlik edeceği konserle açacak.

İş Sanat’ın yeni sezonunda soprano Simone Kermes, piyanist Paul Lewis, klarnet sanatçısı Martin Fröst ile piyanist Lisa de Salle ve cazın sıradışı üçlüsü The Puppini Sisters ilk kez Türk izleyicisiyle buluşacak. İş Sanat ayrıca Giardano Dance Chicago ve dünyaca ünlü koreograf ve dansçı Benjamin Millepied’nin topluluğu L.A. Dance Project’in Türkiye’deki ilk gösterilerine de ev sahipliği yapacak.

LUZ CASAL, IMA, MARIZA…

İspanyol müziğinin başarılı temsilcilerinden Luz Casal, Kanadalı genç yıldız sanatçı Ima, dünyaca ünlü Flamenko gitaristi Paco Pena, fado müziğinin genç temsilcilerinden Carminho, Yunanistan’da “Şarkıların Yüce Tanrıçası” olarak anılan diva Marinella ve fadonun kraliçesi Mariza dünya müziğinin farklı renklerini İş Sanat sahnesine taşıyacak.

YİNE KLASİK MÜZİĞİN DEV İSİMLERİNİ AĞIRLAYACAK

Bu yıl 65. yaşını kutlayacak olan ünlü çellist Mischa Maisky, kızı Lily ve oğlu Sascha Maisky, “piyano dâhisi” olarak anılan Arcadi Volodos, bir buçuk yıllık bir aradan sonra tekrar sahnelere dönen piyanonun aranan isimlerinden Piotr Anderszewski ve ülkemizin yetiştirdiği en önemli piyanistlerden Gülsin Onay’ın yanı sıra parlak genç piyanist Lise De La Salle, kemanın yıldız isimleri Isabella Faust, Hilary Hahn Janine Jansen ve Patricia Kopatchinskaja öne çıkan isimlerden yalnızca bir kaçı. Prag Filarmoni Camerata Salazburg, Die Deutsche Kammerphilarmonie Bremen, Berlin Oda Orkestrası, Bavyera Radyo Oda Orkestrası da İş Sanat sahnesinde müzik ziyafetine imza atacak dünyaca ünlü orkestralar arasında yer alıyor. Strauss Festival Orchestra Vienna ise yine unutulmaz yeni yıl konserleri gerçekleştirecek.

CAZ TUTKUNLARI BULUŞACAK

Cazın efsane haline gelmiş isimlerinden David Murray ve Macy Gray dünya turneleri kapsamında caz tutkunlarının karşısında olacak. Kenny Garret Quartet, The Puppini Sisters, Hiromi Trio Project, Kurt Elling ve Michel Camilo Flamenko gitaristi Tomatito ile İş Sanat sahnesinde unutulmaz konserlere imza atacak.

Kaynak :[-]

Kings Of Convenience, çarşamba, perşembe ve cuma günü saat 20.00’de Garanti Caz Yeşili Nordik Müzik Festivali kapsamında Babylon’da.

Sergi

İstanbul

■ Mehmet Turgut’un “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” isimli sergisi 27 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında Hasköy Yün İplik Fabrikası’nda.

■ Tamer Yılmaz’ın “by TAMER YILMAZ” isimli fotoğraf sergisi 20 Eylül – 12 Ekim tarihleri arasında, Piramid Sanat’ta.

■ Naciye Baş’ın “Büyüsün Sanat” isimli sergisi 17 – 29 Eylül tarihleri arasında VakıfBank İstanbul Genel Müdürlük Fuaiyesi’nde.

■ İlke Kutlay’ın “Balans” isimli sergisi 17 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Galeri Merkur’de.

■ İzlenimler ve Karşılıklar isimli karma sergi 18 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Galeri/Miz’de.

■ Ayten Yetiş Doğu’nun “Boğazı Yeniden Tanımak” isimli sergisi 18 Eylül – 8 Ekim tarihleri arasında Galeri Işık’ta.

■ Özgür Oğuz ve Mete Erdoğmuş ’un “Kesişim” isimli sergisi 18 Eylül – 9 Ekim tarihleri arasında.

■ Emmanuelle Karatay ’ın “Düşlerim” isimli sergisi 18 Eylül – 10 Ekim tarihleri arasında Ortaköy Sanat Galerisi’nde.

■ Ruzin Gerçin Anısına isimli suluboya resim sergisi 18 Eylül – 12 Ekim tarihleri arasında Galeri Selvin’de.

■ Gavin Turk’un “Türk” isimli sergisi 18 Eylül – 16 Ekim tarihleri arasında Galerist’te.

■ Dominique Barreau’nun “İstanbul’da Randevu” isimli sergisi 18 Eylül – 31 Ekim tarihleri arasında Gama Sanat Galerisi’nde.

■ Yansıma Üzerine Düşünceler isimli karma sergi 18 Eylül – 10 Kasım tarihleri arasında Galeri Manâ’da.

■ Unseen Photo Fair Amsterdam isimli sergi 19 – 23 Eylül tarihleri arasında Elipsis Galeri’de.

■ Taner Alakuş’un “Hayallerimdeki Minyatürler” isimli sergisi 19 Eylül – 22 Ekim tarihleri arasında Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Gerard Caris’in “Beşgencilik” isimli sergisi 19 Eylül – 27 Ekim tarihleri arasında Kuad Galeri’de.

■ Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış isimli sergi 20 Eylül – 25 Kasım tarihleri arasında İstanbul Modern’de.

■ Abdurruhman Öztoprak anısına yapılan sergi 20 Eylül – 1 Aralık tarihleri arasında Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Sonbahar Karma Sergisi 28 Eylül’e kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde.

■ Evin Sanat Galerisi yaz karma sergisi 28 Eylül’e kadar devam ediyor. (0212 265 81 58)

■ Dora Günel’in “Unvan-Sız” isimli fotoğraf sergisi 28 Eylül’e kadar TMMOB Mimarlar Odası, Karaköy Binası’nda.

■ Bilge Alkor, Semih Duman, Ahmet Elhan, Ege Kanar, Çağlar Kanzık, Cihan Poçan, Sinan Tanrıdağ ve Begüm Yamanlar’ın fotoğraf sergisi 29 Eylül’e kadar 4a Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)

■ Oto-Portre isimli karma sergi 29 Eylül’e kadar artSümer’de.

■ Yunus Tonkuş’un “Bin desen, desem” isimli sergi 29 Eylül’e kadar Arte İstanbul’da.

■ Dombrovskaya Elena, Meerson Aleksandr, Titov Nikolay gibi isimlerin bulunduğu “Dokuz İstanbul” isimli sergi 29 Eylül’e kadar Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde.

■ Deneyimin Ötesi sergisi 30 Eylül’e kadar Pera Müzesi’nde.

■ Setenay Özbek’in sergisi 30 Eylül’e kadar ART350’de.

■ Kare Art Gallery’deki karma sergi 30 Eylül’e kadar ziyaret edilebilir.

■ Kes-Yapıştır isimli karma kolaj sergi 30 Eylül’e kadar Galeri İlayda’da.

■ Işığın Peşindeki Çocuklar 3isimli karma fotoğraf sergisi 30 Eylül’e kadar PhotoWorld Fotoğraf Merkezi’nde. (0216 418 19 76)

■ İstanbul Fotoğrafları Sergisi 5 Ekim’e kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Pınar Ceylan’ın “ULİTSA” isimli sergisi 2 Ekim’e kadar Galeri Espas Sanat Galerisi’nde. (0212 270 70 17)

■ Selim Birsel, Ali Kazma, Ali Emir Tapan, Nasan Tur, Mürüvvet Türkyılmaz’ın “Küçük Hakikatler” isimli sergisi 6 Ekim’e kadar Egeran Galeri’de. (0212 251 12 51)

■ Ersan Deveci’nin “Çocuk Oyuncağı” sergisi 6 Ekim’e kadar Dirimart’ta.

■ Bihrat Mavitan’ın “Üçer, üçer, üçer” isimli heykel sergisi 7 Ekim’e kadar Harmony Sanat Galerisi’nde.

■ Ysolt’un Yeni Limanı 10 Ekim’e kadar Rahmi Koç Müzesi’nde.

■ Algı Kapıları isimli karma sergi 13 Ekim’e kadar The Marmara Pera’da. (0212 292 00 38)

■ Bahadır Baruter’in “Senin Ailen Bir Yalan Yavrum” isimli sergisi 13 Ekim’e kadar Galeri X-Ist’te.

■ Padişahın Evi: Haremi Hümayun sergisi 15 Ekim’e kadar Topkapı Sarayı Müzesi, Has Ahırlar Sergi Salonu’nda.

■ Sara Baruh’un “Double Face – İki Yüzlü” isimli sergisi 15 Ekim’e kadar Gallery LiNART’ta.

■ Hüseyin Aksoylu’nun “Ağırlık” isimli sergisi 15 Ekim’e kadar art ON İstanbul’da.

■ Esra Ekşi Demir’in “Yaşanmışlıklar” isimli sergisi 19 Ekim’e kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Emre Senan’ın “ani Paçavra” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar Galeri Apel’de.

■ Yağız Özgen’in “Tayf” adlı ikinci kişisel sergisi 20 Ekim’e kadar Sanatorium’da.

■ Servet Koçyiğit’in “Aşk ve Diğer Meseleler” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar RAMPA’da. (0 212 327 08 00)

■ Ahmet Güneştekin’in sergisi 20 Ekim’e kadar Armaggan Art Gallery’de.

■ Viron Erol Vert’in “7 Perde / 7 Curtain” isimli sergisi 21 Ekim’e kadar Galerist Hasköy’de.

■ Josephine Powell’ın “Josephine’in Gördüğü: 20. Yüzyılda Anadolu’nun Kırsal Yörelerine Fotoğrafik Bakışlar” sergisi 21 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ Çağdaş Ustalardan Sergi 31 Ekim’e kadar TEM Sanat Galerisi’nde.

■ Halki’den Yansımalar Kartpostallarda Ada Sergisi 31 Ekim’e kadar Heybeliada İnönü Evi Müzesi’nde.

■ Allan Sekula: Birleşmeyen Filmler 1997-2012 sergisi 31 Ekim’e kadar Akbank Sanat’ta.

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

Ankara

■ Yaz Karması – resim – 28 Eylül’e dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0312 468 59 04)

■ Yaz Karması – resim, heykel, 30 Eylül’e dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0312 418 02 53)

■ Federica Rossi – resim – 30 Eylül’e dek – Ankara Devlet Resim Heykel Müzesi’nde. (0312 446 51 78)

■ Tuncay Betil&Zeki Faik İzler – resim – 1 Ekim’e dek – Doku Sanat Galerisi’nde. (0312 439 78 80)

■ Temas ve Tahammül – resim – 8 Ekim’e dek – Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da. (0312 433 12 35)

■ Türkiye’de 2012 Çin Kültür Yılı – Ankara sergisi – 20 Ekim’e dek – IC Sanat Galerisi’nde. (0313 417 82 64)

İzmir

■ Arkas Sanat Merkezi, Ahmet Ertuğ’un “Sessizliğin Yankısı” adlı fotoğraf sergisini ağırlamayı sürdürüyor.

■ Ekin Erman “Bütünlüksüz” adlı heykel, resim, seramik ve fotoğraf sergisi, 28 Eylül’e dek, İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi’nde izlenimde. Aynı mekânın Şeref Akdik Salonu’nda Sezen Okur’un “Tasarım hayalle başlar” adlı minyatür, hat, tezhip ve ebru sergisini 12 Ekim’e dek ağırlayacak.

Adana

■ Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (AFAD), dönemin ikinci etkinliğinde fotoğraf sanatçısı Ali Rıza Demir’in, “İsimsizler” adlı gösterisi ve sergisine ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz cumartesi günü AFAD – Kasım Gülek Fotoğraf Sanat Galerisi’nde, sokakların ve vitrinlerin, isimsiz bekçileri olan vitrin mankenlerinin görüntülerinden oluşan çalışmasının sunumunu yapan Demir’in grafiksel kurgu fotoğrafları hafta boyu izlenebilecek. (0322 458 42 24)

■ “Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması”nda dereceye giren ve sergilenmeye değer bulunan 44 eserin yer aldığı “Hayata Dair” adlı sergi, İstanbul’dan sonra bu kez Adanalı sanatseverlerin izlenimine sunuldu. M1 Merkez’deki sergi 28 Eylül’e dek izlenebilecek. (0530 780 96 17)

Mersin

■ İçel Sanat Kulübü’nün, “Resim Koleksiyonu Sergisi” sürüyor. Mersin Marina Vakko Mağazası önündeki sergi, 4 Ekim tarihine dek sanatseverlerin izlenimine açık olacak. (0324 238 10 88)

Bodrum

■ Orhan Taylan’ın son dönem yağlıboya çalışmaları sergisi yarın başlayıp 28 Eylül’e kadar Nurol Sanat Galerisi’nde.

■ Ayşenur Önemci, Burcu Aydın, Demet Yalçınkaya, Ekin Koç, Gizem Enuysal, Halil Şentürk, İrfan Okan, Joel Menemşe, Kemal İskender, Kudret Türküm, Mehmet Subaşı, Nurdan Likos, Resul Aytemür, Selahattin Yıldırım, Sertap Yeğin, Şemsi Altaş, Ümran Özbalcı Aria, Yağmur Yılan, Sinem Kaya, Şahin Paksoy’un sergisi 2 Ekim’e kadar ART SUITES BODRUM GALLERY’de. (0212 251 55 61)

Müzik

İstanbul

■ ‘Nardis Jazz Club’ta bugün saat 21.30’da “Yinon Muallem & Rast Ensemble”, yarın saat 21.30’da “Burak Bedikyan & Erdal Akyol & Deniz Dündar Trio”, çarşamba günü saat 21.30’da “Peter Brewer Quartet”, perşembe ve cuma günü saat 22.30’da “Kevin Mahogany Quartet”, cumartesi günü saat 22.30’da “Sibel Köse Quartet feat. Peter Brewer” konseri izlenebilir. (0212 244 63 27)

■ ‘Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde bugün saat 20.30’da “Bülent Ortaçgil ‘Sen’fonik”, yarın saat 21.00’de “Zülfü Livaneli & George Dalaras”, cuma günü saat 21.00’de “Ferhat Göçer – Symphonie D’orient”, cumartesi günü saat 21.00’de “Şevval Sam” konseri izlenebilir. (0 212 232 86 03)

■ ‘Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde bugün saat 22.30’da “Vera”, yarın saat 22.30’da “Deden”, çarşamba günü saat 22.30’da “Nada” ve saat 23.59’da “Özge Fışkın”, perşembe günü saat 22.30’da “Ete Kurttekin”, cuma günü saat 22.30’da “Timuçin Esen”, cumartesi günü saat 23.59’da “Soul Stuff” konseri izlenebilir. (0 212 244 25 58)

■ ‘Babylon’da yarın saat 22.00’de “Babylon Jukebox Party – Sezon Açılış”, çarşamba, perşembe ve cuma günü saat 20.00’de “Garanti Caz Yeşili Nordik Müzik Festivali: Kings Of Convenience”, cumartesi günü saat 23.55’te “Shigeto” konseri izlenebilir. (0 212 292 73 68)

■ ‘Turkcell Kuruçeşme Arena’da yarın saat 21.15’te “Candan Erçetin, Erol Evgin ve Nükhet Duru ile Melih Kibar – Çiğdem Talu Şarkıları”, perşembe günü saat 21.00’de “Il Divo”, cuma ve cumartesi günü saat 21.00’de “Sezen Aksu Acoustic Band” konseri izlenebilir. (0 212 263 39 83)

■ ‘Ghetto’da çarşamba günü saat 22.30’da “Jozi Levi Brazil Project”, perşembe günü saat 21.30’da “Odylle”, cuma günü saat 22.30’da “Baba Zula”, cumartesi günü saat 22.30’da “Mor ve Ötesi” konseri izlenebilir. (0 212 251 75 01)

■ ‘Jolly Joker’de çarşamba günü saat 21.00’de “Eren Sandal”, perşembe günü saat 21.00’de “Sattas”, cuma günü saat 22.00’de “Flört”, cumartesi günü saat 22.00’de “Levent Yüksel” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘Haliç Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde perşembe günü saat 20.00’de İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. yılı kapsamında “Berlin Filarmoni Orkestrası” konseri izlenebilir. (0 212 347 98 07)

Ankara

■ ATO Congresium’da, Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının vereceği, şef Rengim Gökmen’in yöneteceği konser 28 Eylül’de saat 20.30’da. (0312 324 68 01)

■ ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde, Fazıl Say’ın vereceği konser 26 Eylül’de saat 20.00’de. (0312 210 41 51)

■ Jolly Joker Ankara’da, Cem Adrian’ın vereceği konser 28 Eylül’de saat 22.00’de, Volkan Konak’ın vereceği konser 29 Eylül’de saat 22.00’de, MFÖ’nün vereceği konser 6 Ekim’de saat 22.00’de, Emre Aydın’ın vereceği konser 12 Ekim’de saat 22.00’de, Kıraç’ın vereceği konser 13 Ekim’de saat 22.00’de, Athena’nın vereceği konser 19 Ekim’de saat 22.00’de, Rafet el Roman’ın vereceği konser 20 Ekim’de saat 22.00’de, Feridun Düzağaç’ın vereceği konser 26 Ekim’de saat 22.00’de, Gökhan Türkmen’in vereceği konser 27 Ekim’de saat 22.00’de. (0312 424 11 11)

■ If Performance Hall’de, Ezginin Günlüğü grubunun vereceği konser 27 Eylül’de saat 00.00’da.

(0 312 418 95 06)

Tiyatro

İstanbul

■ ‘İkinci Kat’ta salı günü saat 20.30’da “Korku Tüneli”, çarşamba günü saat 20.30’da “Limonata” izlenebilir. (0 212 292 32 47)

■ ‘Sahne Hal’da salı günü saat 20.00’de “Parti”, çarşamba günü 20.00’de “Largo Desolato” izlenebilir. (0212 274 74 78)

■ ‘Dot’ta perşembe günü saat 21.00’de “Sarı Ay” izlenebilir. (0 212 232 44 40)

Ankara

■ Akün Sahnesi’nde, “33 Varyasyon” adlı oyun 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Kış Gelmeden” 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 316 59 02)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Sidikli Kasabası/İstanbul DT” 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’e saat 15.00’te. (0312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “Soğuk Bir Berlin Gecesi” 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Tek Kişilik Yaşam/Bursa DT” 2, 3, 4, 5 ve 6 Ekim’de saat 18.30’da. (0312 311 11 69)

■ Stüdyo Sahne’de, “Jerry ve Tom” 2, 5 Ekim’de saat 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 397 30 24)

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Aşkın Sıradanlığı/İstanbul DT” 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 397 30 24)

■ MEB Şûra Salonu’nda, “İsim, Şehir, Hayvan” adlı oyun, 10, 11, 12 ve 13 Ekim’de saat 20.30’da. (0312 212 98 86)

■ Ritüel Sanat Merkezi’nde, “Şu İşe Bak” adlı oyun 29 Eylül’de saat 20.30’da. (0312 426 89 07)

■ Nâzım Hikmet Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Levent Kırca’nın tek kişilik oyunu “Azınlık” 29 Eylül’de saat 16.00 ve 20.00’de. (0312 444 93 64)

■ Anadolu Gösteri Merkezi’nde, Tolga Çevik’in tek kişilik gösterisi “Arkadaşım Hoş Geldin” 13 Ekim’de saat 21.00’de. (0312 286 12 11)

■ ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde, Dostlar Tiyatrosu’nun sahneleyeceği “Ben Bertolt Brecht” 14 Ekim’de saat 19.00’da, “Kerem Gibi” 13 Ekim’de saat 20.30’da, Ortaoyuncular Tiyatrosu’nun sahneleyeceği “Ferhangi Şeyler” adlı oyun 15 Ekim’de saat 20.30’da. (0312 210 41 51)

■ Tiyatro Pembe Kurbağa’da, “Hiçyemez Prenses” adlı çocuk oyunu 6 ve 13 Ekim’de saat 12.00’de, “Kırmızı Şapkalı Kurbağalar” adlı çocuk oyunu 7 ve 14 Ekim’de saat 12.00’de. (0312 418 02 67)

■ Tiyatro Tempo’da, “Mutlu Kelebek/çocuk oyunu” 30 Eylül’de saat 13.00’te, “Bavuldaki Hayatlar/yetişkin oyunu” 5 Ekim’de saat 20.00’de, “Maskeli Balo/çocuk oyunu” 6 Ekim’de saat 13.00’te, “Göknineye Konuk Geldi/çocuk oyunu” 14 Ekim’de saat 13.00’te, “Benim Sevgili Yağmurum/yetişkin oyunu” 20 Ekim’de saat 19.00’da, “Beyaz Kalemin Renkli Dünyası/çocuk oyunu” 21 Ekim’de saat 13.00’te. (0312 232 32 92)

Opera Bale

İstanbul

■ ‘İstanbul Devlet Opera ve Balesi’, cumartesi günü saat 20.00’de Aya İrini’de vereceği Giuseppe Verdi konseriyle yeni sezonu açıyor. Orkestrayı, İtalyan şef Gianluca Bianchi; koroyu Gökçen Koray yönetiyor. Konserde İstanbul Devlet Opera ve Balesi solistlerinin yanı sıra İstanbul dışından konuk sanatçılar da yer alıyor.

Ankara

■ Operet Sahnesi’nde, “Evlilik Senedi/opera” 2 ve 16 Ekim’de saat 20.00’de, 28 Ekim’de saat 14.00’te. (0312 324 68 01)

Gösteri Söyleşi

İstanbul

■ ‘Cirque du Soleil’ topluluğu, “Alegria” adlı gösterisiyle bugün, yarın, çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri saat 20.00’de, pazar günü saat 17.00’de Ülker Sports Arena’da izlenebilir.

(0216 556 98 00)

■ ‘Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da cumartesi günü saat 18.00’de “Ben Küçükken Gösterirdim” adlı stand- up gösterisi izlenebilir. “Ayşe Erbulak Stand-up Show: Herbokoloji” ise çarşamba günü saat 21.00’de.

(0216 467 33 32)

Ankara

■ Cermodern Sanatlar Merkezi’nde, “Le Tableau” adlı filmin gösterimi 25 Eylül’de saat 21.00’de.

(0312 310 00 00)

■ Opera Sahnesi’nde, “Don Giovanni/opera” 6 ve 15 Ekim’de saat 20.00’de. (0312 324 68 01)

Kaynak : [-]

Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış başlıklı sergiyle günümüz Çin sanatının gelişimi ve yaratıcılığı Türkiye’de sergileniyor. 2012 Çin Kültür Yılı etkinlikleri kapsamında Çin sanatının çağdaş örneklerine ev sahipliği yapan İstanbul Modern, bu sergiden sonra 2013 yılında Çin’de Türkiye Yılı çerçevesinde Şangay’da bir koleksiyon sergisi düzenleyecek.

 21 Eylül – 25 Kasım 2012 tarihleri arasında düzenlenen ve 15 sanatçının 20 yapıtla yer aldığı sergide geleneksel Çin kültürü ve felsefesi, yeni teknikler, çağdaş keşifler ve yenilikçi yaklaşımlarla yorumlanıyor. Küratörlüğünü Sun Feng’in üstlendiği sergide Cao Jigang, Chen Xi, Ding Yi, Gao Rong, Feng Mengbo, Liu Jianhua, Liu Liyun, Liu Xiaodong, Miao Xiaochun, Qin Yufen, Rong Rong & inri, Wang Dongling, Xu Bing, Yang Fudong ve Zhan Wang’ın çalışmaları yer alıyor.
Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış sergisinin 20 Eylül Perşembe saat 19.30’daki açılışında Çin’in en önemli kaligrafi ustalarından biri olan Wang Dongling, alt kat sergi salonunun girişinde bir kaligrafi performansı gerçekleştirecek.
Serginin küratörü Sun Feng, son 30 yılda yaşanan gelişmelerin ve farklı kuşaklardan sanatçıların çalışmaları ve katkılarıyla çağdaş Çin sanatında yaşanan derinleşmenin, ülkenin sanat ortamının zenginleşmesini ve geleceğe dönük yeni olanakların ortaya çıkmasını sağladığını belirtiyor.
Sergi, günümüz dünyasında geleneksel Çin değerlerinin içsel araştırması ve dışsal yansımasına odaklı dinamik bir dengeye işaret eden “içsel ve dışsal gelişim” kavramından yola çıkıyor.
Serginin, Çin’in kendi içindeki değerlere dair güncel arayışını ve dışarı yansıyan yüzünü tartıştığına değinen Sun Feng, “Çin bakış açısında ‘dış’, makro dünyayı, somut nesneleri, bunların gelişim sürecini, çevreyi, gerçekliği ve kamusal olanı; ‘iç’ ise mikro dünyayı, ruhu, geçmişin mirasını, psikolojiyi, zamanı, soyutu, kişisel yorumları ve duyguları temsil eder. Sergide yer alan çalışmalar bu iç ve dış öğelere dair yaratıcı açıklamalarda bulunurken, bu öğeler arasında gönülsüz etkileşimi ve obje ile benliğin geçirdiği değişimleri gözler önüne seriyor” diyor.
Geleneksel Çin kültürünün dış değişimleri hoşgörüyle karşılarken, iç bağımsızlığını ve değerlerini korumaya çalıştığını vurgulayan Sun Feng, Çin’in doğa ve felsefe üzerine özgün görüşleriyle, güncel gerçekliğin karşılaşmasından, canlı ve yenilikçi bir sinerji ve heyecan verici bir yaratıcılık ortaya çıktığının altını çiziyor. Sun Feng,  serginin “Çinli çağdaş sanatçılar sanatı nasıl değerlendiriyorlar? Yaratıcı çalışmaları Çin kültürünü nasıl yansıtıyor? Dünyaya nasıl ilham vermeyi bekliyorlar?” sorularına yanıt vermeye çalıştığına değiniyor.
Sergi üç farklı temadan oluşuyor: Sanatçıların Çin sanatının tarih öncesi dönemden bu yana oluşturduğu kültürel alt belleği yansıtan çalışmalarını içeren Ruhun Dış Gelişimi, Batı ve Doğu arasındaki felsefe ve tarihten doğan kültürel farkın bilinciyle kültür ve kimliklerin küreselleşen dünyanın güncel teknolojisiyle harmanlandığı Denge ve Değişim, kentleşme süreci ve sosyoekonomik değişiklikler gibi dış faktörlerle karşılaşmanın sanatçıların iç dünyasına etkisi üzerinde duran Dış Dünyanın İçe Yansıması.
Bu sergi, Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 40. yılında Çin Halk Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Çin Halk Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiliği tarafından düzenlenen Türkiye’de 2012 Çin Kültür Yılı kapsamında gerçekleştiriliyor. Çin Sanat ve Eğlence Grubu Uluslararası Sergileme Ajansı ile İstanbul Modern arasındaki bu işbirliği aynı zamanda iki ülke arasındaki karşılıklı anlayış ve dostluğu geliştirme fırsatı sunuyor.
SANATÇILAR
Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış başlıklı sergide yer alan sanatçılardan Cao Jigang (1955), Batı resmindeki klasik tempera tekniğini kullanarak Çin geleneğinde manzara resimleri yaratıyor.
Liu Liyun (1974), el yapımı ipek yerleştirmelerinde geleneksel Çin manzara resimlerinden esinleniyor.
Heykeltıraş Liu Jianhua (1962), sanatında “anlamsızlık” ve “maddesizlik” kavramlarını araştırıyor.
Çoğunlukla soyut formlar üzerine çalışan ünlü heykeltıraş Zhang Wang’ın (1962) sergide yer alan paslanmaz çelikten kayaları Çin’in geleneksel bahçe peyzajlarından ilham alırken, ülkenin hızla değişen kültürüne gönderme yapıyor.
İnternete ve internet kültürüne ciddi anlamda ilgi gösteren ilk çağdaş Çinli sanatçılardan ve Çin yeni medya sanatının önemli isimleri arasında bulunan Feng Mengbo (1966), bilgisayar oyunlarıyla müzikten esinlenen özgün çalışmalar gerçekleştiriyor.
Doğu ve Batı arasındaki kültürlerarası ilişkiyi sanatına yansıtan ve çalışmalarında kültürel kimliğin ayrımlarıyla benzerliklerini araştıran Qin Yufen (1954), Çin estetiğinde yer etmiş doğal malzemeleri Batı’nın sanatsal teknikleriyle bir araya getiriyor.
Çin’in en önemli kaligrafi ustalarından biri olan Wang Dongling (1945), kaligrafiyi kamusal alana taşıyıp, kaligrafinin “kaynak” ve “akış”ını yeniliyor.
Çalışmalarında kültürel deneyimle dil arasındaki bağlantıya odaklanan Xu Bing (1955), “Yeniİngilizce Kaligrafisi”nde Batı ve Doğu arasındaki büyük dil ve kültür farklılıklarına karşılık veriyor.
Çalışmalarında çarpı motifini kullanan Ding Yi (1962), anlamlı, teknik, anlatısal ve resimsel olan her şeyi filtreleyen bu simgeyi, Çin gelenekselliği ve Batı modernizmi arasındaki mücadelede yer alan atılımlara karşılık olarak seçiyor.
Filmlerinde Çin’in geleneksel değerleriyle Batı’nın film ve video kültüründen etkilenmeleri bir araya getiren Yang Fudong (1971), çalışmalarında kültürel psikolojinin güncel gerçekliğe yansımasını araştırıyor.
Çin’in yeni medya sanatında en etkili sanatçılarından olan Miao Xiaochun (1964), çalışmalarında kurgusal dijital imgeleri kullanarak sanat tarihindeki klasik eserleri yeniden yaratmayı, kültürel kimliği güncel bir çevrede algılamayı ve yeniden düşünmeyi amaçlıyor.
Chen Xi (1968), tarihsel değişime dair anlatıları kişisel deneyimlerle iç içe geçirerek, sıradan insanların dış değişimlere verdikleri tepkileri kayıt altına alıyor ve insan psikolojisi üzerindeki etkilerini araştırıyor.
Geleneksel kumaşları ve süsleme tekniklerini kullanarak kavramsal çalışmalar yapan Gao Rong, kişisel deneyimlerini temel alarak günlük durumları yeniden yaratıyor.
2000 yılından beri birlikte çalışan Rong Rong (Çin) ve inri (Japonya) çiftinin yapıtları, geleneksel siyah-beyaz karanlık oda tekniklerinin sınırlarını zorlarken, insan ve doğa arasındaki uyuma, insanların yaşam alanlarındaki hislerine, günlük yaşamın şiirselliğine ve felsefesine eğiliyor.
1990’ların Yeni Gerçekçilik akımının Çin’deki en önemli temsilcilerinden biri olan Liu Xiaodong (1963), sinemadaki görselliğe karşı kendine özgü bir yaklaşım ve anlayış geliştiriyor.
SERGİ ETKİNLİKLERİ: Film gösterimi ve eğitim programı
Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış sergisinde yer alan Hometown Boy başlıklı belgesel, İstanbul Modern Sinema’da müze ziyaretçilerine ücretsiz gösterilecek. Liu Xiadong’un çocukluğunun geçtiği bölgeye ziyaretini ele alan Hometown Boy filminde sanatçı geçmişini tekrar resmederken, ziyaret sürecini ödüllü yönetmen Hoi Hiao Hseh kayda alıyor. Gösterim tarihleri:
21-28 Eylül Cuma
25 Eylül Salı
5- 12- 19 Ekim Cuma
13.00
İstanbul Modern, Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış sergisine paralel olarak, Eğitim  Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla, çocuklar, gençler ve aileler için Atölyede Çin Oyunları adlı özel etkinlikler tasarladı. Farklı yaş gruplarına yönelik bu etkinlikler, geleneksel sanatlardan esinlenen çağdaş Çin sanatçılarının çalışmalarından yola çıkarak hazırlandı. Uzman eşliğinde sergi gezisiyle başlayan Atölyede Çin Oyunları eğitim programında çocuklar yelpazeler tasarlayacak, maskeler oluşturacak, maketler hazırlayacak ve el yapımı oyuncaklar üretecekler.
Programda 4-6 yaş grubu çocuklar için Renkli Yelpazeler, 7-9 yaş grubu için Fantastik Maskeler, 10-12 yaş grubu için Çin Evleri, 13-15 yaş grubu için Kâğıttaki Su İzleri etkinlikleri düzenlenecek. Ayrıca 3-5 yaş grubundan çocuklar aileleriyle birlikte Şakacı Pandalar, 6-10 yaş grubu çocuklar aileleriyle birlikte Büyülü Ejderhalar adlı etkinliklere katılabilecek.
EĞİTİM:
ATÖLYEDE ÇİN OYUNLARI
Atölyede Çin Oyunları eğitim programı pazartesi hariç hafta içi her gün okul grupları, hafta sonları ise çocuklar, gençler ve aileler için gerçekleştiriliyor.
RENKLİ YELPAZELER 
4-6 yaş grubu
Atölye çalışması çocukların, başta Çin olmak üzere tüm dünyada kullanılan yelpazenin tarihi, işlevi, kullanım alanları ve estetiği üzerine konuşmalarıyla başlıyor. Çocuklar, serinlemek için kullanılan bu nesnenin, Çin kültüründeki örneklerini değerlendiriyorlar. Atölye çalışması çocukların günün hatırası olarak yanlarında götürebilecekleri bir yelpaze tasarlamalarıyla tamamlanıyor.
FANTASTİK MASKELER 
7-9 yaş grubu
Çin tiyatro sanatının en önemli araçlarından biri olan maskenin anlatım gücünün ele alındığı atölye çalışmasında çocuklar renkli kartonlar, kumaş parçaları, tokalar ve düğmelerle fantastik maskeler tasarlıyorlar.
ÇİN EVLERİ 
10-12 yaş grubu
Çin mimarisine odaklanan bu atölyede, iklim koşulları, yer şekilleri, malzeme olanakları, kültürel ve sosyal yaşama bağlı olarak farklı dönemlerde farklı özellikler taşıyan Çin yapılarını inceleyen çocuklar, geleneksel Çin mimari yapılarından yola çıkarak maketler yapıyorlar.
KAGITTAKİ SU İZLERİ 
13-15 yaş grubu
Çocuklar Çin harflerinden yola çıkarak mürekkeple desen çalışmaları yapıyorlar. Yazının sanat yapıtında kullanımı konusuna odaklanan bu desen çalışması, gençlere duygularını sanatla ifade etme deneyimi sunuyor.
AİLECE SANAT
İstanbul Modern, Ailece Sanat programı kapsamında aileler için iki yeni program gerçekleştiriyor. 3-5 yaş aralığındaki çocuklar aileleriyle Şakacı Pandalar, 6-10 yaş grubu çocuklar ise Büyülü Ejderhalar adlı etkinliğe katılabiliyor.
ŞAKACI PANDALAR 
3-5 yaş grubu çocuğu olan aileler için
Atölye çalışmasında çocuklar ve aileleri, nesli tükenmek üzere olan pandalardan yola çıkıyorlar. Çin’in resmi olmayan sembolü haline gelen bu sevimli hayvanların kuklalarını yaratıyorlar. Atölyenin ardından tasarladıkları kukla oyuncakları günün hatırası olarak yanlarında götürüyorlar.
BÜYÜLÜ EJDERHALAR 
6-10 yaş grubu çocuğu olan aileler için
Atölye çalışmasında çocuklar ve aileleri, masallara konu olan bu efsanevi yaratıkların nasıl göründüklerini ve sahip oldukları olağanüstü güçleri hayal ediyor, renkli kağıtları, kumaşları, ahşap parçalarını bir araya getirerek hayallerini sanat çalışmalarına taşıyorlar.

Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde 2008 yılında yaşamını yitiren ve denize olan tutkusuyla bilinen usta şair İlhan Berk için artık seramik malzemeleri kullanılarak yapılan yelken görünümlü, ‘Aganta Sofa’ adlı özgürlük heykeli açıldı.

Bodrum Kültür ve Sanat Topluluğu (BKST) üyesi seramik sanatçısı İnci İyibaş tarafından yapılan ve Bodrum Kalesi yolu kenarındaki çim alana yerleştirilen iki ton ağırlığındaki heykelin açılışına İlhan Berk’in oğlu Ahmet Berk, BKST Başkanı Necmi Cavlı ve BKST üyeleri katıldı.

Heykelin yapan seramik sanatçısı İnci İyibaş:

“İlhan Berk denizi çok severdi. Denize olan tutkunluğunu şiirlerine yansıttı. BKST olarak hem İlhan Berk’i anmak istedik, hem de Bodrum’a yakışır bir heykel yaptık. Heykelin ön tarafı bir tür bank gibi. İnsanlar oturup dinlenebilir. Heykelin arka yüzüne de İlhan Berk’in ‘Aganta Aganta Aganta, dedim durup dururken deniz çınladı, ver Coşkuyu’ sözlerini yazdık” dedi.

 

Kaynak :[-]