Adana’da, 16-22 Eylül’de düzenlenecek 20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin tanıtım toplantısı Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz’ın katılımıyla yapıldı.

20-altın-koza-film-festivali

Toplantıda, ilk olarak festival kapsamında yarışmaya katılacak filmlerin fragmanları izlendi. Daha sonra organizasyon hakkında gazetecilere bilgi veren Aldırmaz, sinema ve Yeşilçam dendiğinde akıllara Adana’nın geldiğini söyledi. Aldırmaz, eskiden olduğu gibi şimdi de sinema ve dizilerin Adana’da çekildiğini anlatarak, “Çünkü Adana 365 gün yazı, kışı, baharı yaşayabileceğiniz bir kent” dedi.

20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin dolu dolu bir etkinlik olacağını ifade eden Aldırmaz, şöyle konuştu:

“Gezici sinemamız bu sene yine önemli noktalara gitti. Anadolu insanının dikkatini Altın Koza’ya çekmek için, onlara katkı sağlamak için, onların sevgisini buradaki etkinliğe getirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Altın Koza, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Daire Başkanlığı, Altın Koza AŞ. ve gönüllülerle yürüyen bir festival. Geçen yıl ilk defa Başbakanlık Tanıtım Fonu’ndan 500 bin lira gibi bir destek aldık. Kültür ve Turizm Bakanlığının desteği oldu. Sayın Bakanımız Ömer Çelik’e arz ettim, kendisi Adana’ya yakışır desteği yapacağını ve gerekli talimatı verdiklerini ifade etti.”

AÇILIŞ 4 YAPRAKLI YONCA İLE…

Açılışın “4 yapraklı yonca” ile başlayacağını anlatan Aldırmaz, “Özellikle benim yaşımdakilerin, hepimizin bu yıldızlarla yaşadığı, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik ve Filiz Akın’ın katılımıyla açılış başlayacak. Daha sonra da sanatla kültürle, sinema müzikleriyle dolu önemli bir hafta geçireceğiz” dedi.

Geçen yıl festivalin basında güzel haberlerle yer aldığını, bu sene de öyle olmasını ümit ettiğini dile getiren Aldırmaz, “Çevremizde o kadar çok olumsuzluklar var ki, sanatla, kültürle ve çevre faaliyetleriyle gündeme gelmenin ayrıca bir özelliği var” ifadelerini kullandı.

“BEKLENTİMİZ DAHA FAZLA DESTEK”

Festival kapsamında 10 salonda 215 film gösterimi yapılacağını aktaran Aldırmaz, geçen yıl Başbakanlık Tanıtım Fonu ve Sinema Genel Müdürlüğü’nden 750

bin liralık destek aldıklarını, bu desteğin bu yıl daha fazla olmasını arzu ettiklerini kaydetti.

Eskiden Altın Koza’nın çok daha fazla rakamlarla desteklendiğini anlatan Aldırmaz, “Artık Altın Koza ile Altın Portakal eşitlendi ama bu önemli değil. Çünkü biz, Anadolu’nun, Anadolu insanının tek festivaliyiz. Biz 81 vilayetle akrabayız. Dolayısıyla bizim beklentimiz daha fazla açıkçası. Altın Koza kendisiyle yarışan bir festival” dedi.

 

Kendinizi ev ile iş arasına sıkışmış, şehrin stresinden, yoğun olan işinizin psikolojik baskısından yorgun düşmüş olarak mı hissediyorsunuz? Ya da yıllarca başkaları için yaşayıp, kendinize hiç vakit mi ayıramadınız? Artık hobinizi gerçekleştirme zamanı gelmedi mi?

resim kursuÇağımızın hastalığı olan “stres”in pek çok sebebi ve elbette sonuçta yol açtığı pek çok hastalık da var. Tüm bunlardan kurtulmanın diğer bir yolu kendinize vakit ayırmanız bir hobi edinmeniz. İster çalışın ister emekli olun hayatınıza farklılık katmak ve yeniliklere açık olarak sanatın dinlendirici ve değiştirici etkisinden kurtulmak için Nar Sanat’a uğramanız yeter. Muhakkak sizlere ve ya çocuklarınıza göre bir hobi kursumuz var…

Resimden herhangi bir müzik aletine, oradan fotoğrafçılığa kadar pek çok sanat dalında faaliyet gösteren kursumuzda hafta içi ve hafta sonu seçenekleri ile eğitimlerimiz devam ediyor.

Örneğin Hobi resim kursu mu istiyorsunuz, ister hafta içi ister hafta sonu hangisi uygunsa ona devam edebiliyorsunuz. Ya da bunlar size uygun değil mi o zaman buyurun akşam kursumuza…

Biz hep yanınızdayız, yeter ki siz “Sanat ile rahatlamak ve hobi edinmek istiyorum” deme cesaretini gösterin. Nar Sanat’da daima bir çözüm bulunur. Her türlü sorunuz için lütfen çekinmeden arayınız.

Tel: 0212 570 80 68 / 0530 880 71 80

 

 

Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 23. yılında yine dopdolu bir program ile kapılarını açıyor. Dünya çapında caz yıldızlarına ev sahipliği yapan festival bu yıl, 25 Eylül-12 Ekim 2013 tarihleri arasında üç hafta boyunca şehri cazın farklı renkleriyle kucaklayacak.

23.-Akbank-Caz-Festivali-l Akbank Caz Festivali’nin bu yılki programı, Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen basın toplantısıyla açıklandı.

Festivalin, sadece ülkemizde değil, uluslararası platformda da merakla beklenen bir etkinlik haline geldiğini belirten Akbank Genel Müdürü Binbaşgil, “İstanbul, gece-gündüz temposu hiç düşmeyen, her semtinde farklı bir melodi, her caddesinde farklı bir ritmi bulunan renkli bir şehir. İstanbul’u 23 yıldır kendine çok yakışan caz müziğiyle bir kez daha buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

23. Akbank Caz Festivali’nin klasik cazdan avangard tınılara, dünya müziklerinden elektronikanın sınırlarına dek uzanan işitsel tecrübelerle takipçilerine geniş bir çeşitlilik sunduğunu söyleyen Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı ise, “Festival kapsamında, yakın dönemde kaybettiğimiz usta müzisyenler anısına gerçekleştireceğimiz önemli etkinlikler yer alacak… Aynı zamanda, müzik-sinema ilişkisi üzerine farklı etkinliklere de programımızda yer vereceğiz” dedi.

Pozitif Live yönetim kurulu üyesi Ahmet Uluğ ise festival genel programını açklarken “23. Akbank Caz Festivali’nin bu yıl öne çıkan isimleri arasında; Cassandra Wilson, Harriet Tubman, Enrico Rava, Mare Nostrum ve Nicholas Payton, Mos Def, Mulatu Astatke, Sex Mob, Lost Fingers, Jehan Barbur feat. İlhan Erşahin ve Jim Rotondi yer alıyor” diye konuştu.

25 Eylül – 12 Ekim 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Festival boyunca aralarında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Merkezi, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Akbank Sanat, Babylon, Babylon Lounge, Nardis, GarajIstanbul, Pera Palace Hotel Jumeirah ve Caddebostan Kültür Merkezi’nin bulunduğu 45 ayrı mekanda 50 konser, 3 panel, 6 atölye gerçekleştirilecek ve 280 müzisyen ağırlanacak.
23. AKBANK CAZ FESTİVALİ’NDEN SEÇMELER

Cazın Ustaları

Cazın ustaları her yıl olduğu gibi bu yıl da 23. Akbank Caz Festivali’nde buluşuyor. 23. Akbank Caz Festivali’nin onur konuklarından biri; efsanevi trompetçi Enrico Rava. Enrico Rava, ‘Rava Tribe’ projesi ile 27 Eylül 2013, Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak. Zengin bir estetik anlayışıyla müzikal bir mozaik sunmak isteyen Rava’ya konserde davulda Fabrizio Sferra ve trombonda ise dünyanın en iyi trombon sanatçılarından Gianluca Petrella eşlik edecek.

1960’lardan bugüne uzanan kariyerinde kendine has bir tarz yakalamayı başaran, geçtiğimiz yıl yayınladığı ‘Saltash Bells’ albümü ile ‘En İyi Albüm’ ödülüne lâyık görülen ünlü İngiliz saksafon sanatçısı John Surman, 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki konseri ile Festival’e renk katacak.

Her biri Avrupa caz sahnesinin saygı duyulan müzisyenlerden oluşan Mare Nostrum, 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Festival için sahne alacak. İtalyan trompetçi Paolo Fresu, Fransız akordeon sanatçısı Richard Galliano ve İsveçli piyanist Jan Lundgren’dan oluşan ve bir araya getirdikleri enstrümanlarla alışılageldik caz triolarının bir adım ötesinde duran Mare Nostrum, Festival kapsamında müzikseverlere unutulmaz bir caz ziyafeti yaşatacak.

23-akbank-caz

Yeni Dünyadan Sesler 

23. Akbank Caz Festivali, “Yeni Dünyadan Sesler” bölümünde; Jim Rotondi, Kurt Rosenwinkel, Nicholas Payton, Mulatu Astatke, Harriet Tubman & Cassandra Wilson, Mos Def, Chris Dave and the Drumhedz ve Rova Plus presents: No Favorites! (for Lawrence Butch Morris) yer alıyor.

20 yılı aşkın bir süredir gerek New York, gerekse uluslararası caz dünyasının önemli karakterlerinden biri olan ünlü trompetçi Jim Rotondi, 26 Eylül 2013, Perşembe ve 27 Eylül 2013, Cuma günleri Nardis’de caz tutkunlarıyla buluşacak. Ustalığı, gücü, zekası ve mükemmele yaklaşan sololarıyla pek çok müzik otoritesi tarafından Freddie Hubbard sonrası dönemin en parlak isimlerinden biri olarak gösterilen Jim Rotondi’nin konserleri Festival’in unutulmazlarından olmaya aday.

Berklee School of Music’de okurken Gary Burton tarafından keşfedilen, sıklıkla Pat Metheny ve John Scofield ile karşılaştırılan ünlü gitarist Kurt Rosenwinkel, 01 Ekim 2013, Salı günü Babylon’da sahne alacak. Geçtiğimiz yıl Aaron Parks, Eric Revis ve Justin Faulkner’la birlikte son albümü Star of Jupiter’i yayınlayan sanatçıya konserde yine aynı kadro eşlik edecek.

Günümüzün en yetenekli müzisyenlerinden biri olarak gösterilen, Grammy ödüllü trompetçi Nicholas Payton, 23. Akbank Caz Festivali kapsamında 02 Ekim 2013, Çarşamba günü Babylon’da bir konser verecek. Belirli bir türe sadık kalmayan, her konserinde farklı tarzları bir araya getiren Payton, konserinde müzikseverlere, beslendiği zengin geçmişinden günümüze uzanan bir müzikal ziyafet sunacak.

Caz dünyası tarafından Ethio-Jazz türünün yaratıcısı olarak kabul edilen yaşayan müzik efsanesi Etiyopyalı Mulatu Astatke, 5 Ekim 2013, Cumartesi günü İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda müzik tutkunlarını unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak. Geleneksel Etiyopya müziğini, klasik caz ve Latin müziğiyle birleştireceği bu performansında sanatçıya, Hüsnü Şenlendirici ve Mısırlı Ahmet eşlik edecek.

Grammy ödüllü Cassandra Wilson ve yenilikçi caz topluluğu Harriet Tubman, 23. Akbank Caz Festivali kapsamında çok özel bir konser için biraraya geliyor. Müzikal özgürlükleriyle cazda yeni alanlar keşfeden Brandon Ross, Melvin Gibbs ve JT Lewis’dan oluşan Harriet Tubman’a,  son 20 yılın soul ve caz dünyasının ses getiren isimlerinden biri olan Cassandra Wilson’ın vokaliyle eşlik edeceği konser, 6 Ekim 2013, Pazar günü İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek. Adeta bir yıldızlar geçidine dönüşecek konser, Festival’in en gözde performanslarından biri olacak.

90’lı yıllardan bu yana soul müziğe damgasını vuran Chris Dave and the Drumhedz, Türkiye’ye ilk kez gelecek olan Mos Def ve MF Doom ile seyirciyi cazdan hip-hop’a uzanan bir yolculuğa davet ediyor. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda 5 Ekim 2013, Cumartesi günü gerçekleşecek Festival programındaki farklı tarzda projelerden biri olan bu konserle müzikte sınırların nasıl kalktığına şahit olacaksınız.

Rova Saxophone Quartet, bu yıl aramızdan ayrılan caz üstadı Butch Morris’in anısına,  23. Akbank Caz Festivali’nin en özel gecelerinden birine imza atacak. Butch Morris’in canlı performanslarıyla yakaladığı ruhu yansıtmak için 10 Ekim 2013, Perşembe günü Babylon’da düzenlenecek ‘Rova Plus presents: No Favorites! (for Lawrence Butch Morris)’ gecesinde sahne alacak San Francisco’lu topluluğa, bu özel performanslarında, yerli ve yabancı pek çok sürpriz isim eşlik edecek.

Avrupa’dan Caz ve Ötesi

İsveç’in zengin müzikal mirasını kendine has doğaçlama kompozisyonlarla birleştiren Kuzey Avrupa’nın ünlü piyanistlerinden Mattias Nilsson, 25 Eylül 2013, Çarşamba günü Akbank Sanat’ta olacak.

Doğaçlama yöntemiyle kökenlerine büyüteç tutan ve müzik dünyasına farklı bir soluk getiren Elina Duni, Festival’in bir diğer önemli sanatçısı. Arnavutluk kültürünü ve çalkantılı geçmişinden saklı kalmış güçlü ve büyüleyici şarkılarını gün ışığına çıkaran, hayatın her anını büyüleyici sesi ve şiirsel anlatımıyla derin bir zarafet içinde müziğine dahil eden Elina Duni, 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Akbank Sanat’ta müzik tutkunlarıyla buluşacak.

Yeteneği ve müziğiyle kendisine yeni bir müzik oyun alanı yaratan, kompozisyon, doğaçlama, diyalog gibi müziğin farklı bileşenlerini dengeli bir şekilde harmanlayan Martin Fondse, Hollandalı bir diğer sanatçı Eric Vloeimans’ın trompetiyle katıldığı ‘Testimoni’ projesi ile Festival’e renk katıyor. Yayınladıkları albümle 2012’de Edison Caz Ödülü’nü kazanan ikili, 02 Ekim 2013, Çarşamba gecesi Akbank Sanat’taki performanslarıyla oyunun kurallarını değiştirecek.

Bir caz piyanisti olarak kendini farklılaştırmayı başarırken, değişik müzik türleri arasındaki sınırları genişletmekten hiçbir zaman çekinmeyen Helge Lien, Frode Berg ve Knut Aalefjær’dan oluşan, 2008’de yayınladıkları ‘Hello Troll’ albümüyle Norveç Grammy ödülünü kazanan Helge Lien Trio, Festival kapsamında 05 Ekim 2013, Cumartesi günü Akbank Sanat’ta  sahne alacak.

Caz ve Sinema

Festival’in “Caz ve Sinema” adını taşıyan bölümünde ilk olarak; 520’den fazla filmde prodüktörlük ve yönetmenlik koltuğunda oturan ve birçoğunda da aktör olarak rol alan  sinema tarihinin en farklı ve öncü isimlerin biri Georges Méliès anısına hazırlanan ‘Georges Méliès Cine-Concert’ yer alıyor. Orijinal kayıtların yeniden gün yüzüne çıkıp yorumlandığı piyano doğaçlamalarıyla hazırlanan Georges Méliès Cine-Concert, 30 Eylül 2013, Pazartesi günü Babylon’da.

“Caz ve Sinema” adını taşıyan bölümünün bir diğer etkinliği ise; Steven Bernstein önderliğindeki Sex Mob, Grammy adayı Sexotica albümünün üzerinden geçen yedi yılın ardından hazırladığı ‘Cinema, Circus & Spaghetti – Sex Mob Plays Fellini: The Music of Nino Rota’ projesi. Federico Fellini’nin filmlerinin vazgeçilmezi İtalyan besteci Nino Rota’nın eserlerinden yola çıkarak yaratıcılığın sınırlarını zorlayan New Yorklu topluluk, filmlerinde sinema, sirk ve spagettiden, yani yaşamının her anından esinlenen ünlü yönetmenin izinden korkusuzca ilerliyor. Babylon’da 08 Ekim 2013, Salı günü gerçekleştirilecek etkinliğe cazseverler, kendilerine has doğaçlama saykodelik melodileriyle dinleyenleri geçmişten günümüze uzanan gerçeküstü ritimlerle buluşturan Sex Mob’un müzik kurallarını alt üst eden performansıyla Festival’in kaçırılmaması gereken gecelerinden birine tanıklık edecek.

Kışkırtıcı sesinin yanı sıra performans sanatçısı ve model olarak kariyerini sürdüren, daha önce  Willie Nelson, Brian Setzer, Donovan, Adrien Utley (Portishead), King Crimson’dan Pat Mastelotto ve Trey Gunn gibi efsanelerle birlikte sahne alan Chrysta Bell, 25 Eylül 2013, Çarşamba günü Babylon’da müzik tutkunlarıyla buluşacak.

1 Ekim 2013, Salı günü Akbank Sanat’ta gösterilecek olan ve yakın zamanda kaybettiğimiz ünlü müzisyen Butch Morris anısına çekilen ‘Black February’ adlı belgesel film bu senenin süpriz etkinlikleri arasında yer alıyor. Vipal Monga’nın ilk uzun metraj çalışması olan belgesel, Butch Morris önderliğinde 28 günde 85 farklı müzisyenle gerçekleşen 44 performansı konu alıyor. Morris’i daha yakından tanımak isteyen ve cazda devrim yaratan canlı yaratıcı performans ve yaratıcı yöntemlerine odaklanan belgesel, müzikseverler için festivalin kaçırılmaması gereken bir etkinliklerinden biri olacak.

Müziğin Sıradışı Kadınları

Malavi kökenli İngiliz müzisyen Malia, Nina Simone’un unutulmaz şarkılarını 21. yüzyıla taşıyor. Nina Simone’un ‘Four Women’, ‘If You Go Away’, ‘Don’t Explain’, ‘Baltimore’, ‘Feeling Good’, ‘Wild Is The Wind’, ‘Marriage Is For Old Folks’ gibi unutulmaz parçalarını yorumlayan, yeni dönemin en önemli soul caz seslerinden Malia, dikkat çekici vokaliyle ile 23. Akbank Caz Festivali’nin açılışına yaraşır bir performansla 25 Eylül 2013, Çarşamba günü The Seed’de olacak.

The Guardian tarafından Laura Marling, Beth Orton ve Björk’ün bir sentezi olarak tanıtılan folk-rock sanatçısı İsviçreli genç şarkıcı ve söz yazarı Sophie Hunger,  bu yıl yayınlanan ‘The Danger of Light’ adlı albümününün dünya turnesi kapsamında 03 Ekim 2013, Perşembe günü Babylon’da gitarı ve buğulu sesiyle festivalcileri büyüleyecek.

Eğlenceli ve Farklı Sesler 

Festival’in bu yıl misafir edeceği sıra dışı isimlerden biri olan Butterscotch için caz müziğini beatboxing ile ortak bir noktada buluşturan tek kişilik bir orkestra demek hiç de yanlış olmaz. Gitarını ve piyanosunu çalarken aynı zamanda beatbox yeteneğini sergileyen ve şarkılarını söyleyen genç müzisyen, dünyanın en iyi kadın beatbox sanatçısı olarak gösteriliyor. Chopin’den John Coltrane’e uzanan bir etkileşim alanında, cazdan klasik müziğe, hip hop ve R&B’ye uzanan bir tarzla şimdiden gelecek nesil için rol model haline gelen Butterscotch, 27 Eylül 2013, Cuma günü Babylon’da gerçekleştireceği solo performansının ardından Alp Ersönmez’in ‘Cereyanlı’ projesine eşlik edecek.

Electro-swing ve kabare denince akla ilk gelen gruplardan biri olan The Real Tuesday Weld, müziğin yanı sıra tiyatro ve sinema ile iç içe geçen bir projesi ile 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Babylon’daki performansında Festival izleyenlerine swing ruhunu sinematik bir şekilde yansıtacak. Konser öncesinde ve sonrasında ise electro-swing arşiviyle Tobumusikizm,  DJ setinin başında olacak.

“Çingene usulü caz” olarak adlandırdıkları kendilerine has müzikleri ile klasik pop parçalarını bambaşka bir formda yorumlayan Kanadalı sıra dışı topluluk The Lost Fingers, enerjisi yüksek ve eğlenceli konseriyle 02 Ekim 2013, Çarşamba günü Garajistanbul’da müzikseverlerle buluşacak.

House müzikte yepyeni bir konsept yaratan Tortured Soul, heyecan verici sahne performansıyla 04 Ekim 2013, Cuma günü Babylon sahnesinde olacak. Kulüp müziğini afro-beat ve samba ile birleştiren, caz, funk ve soul’u harmanlayarak yepyeni bir titreşim oluşturan Tortured Soul, soul, elektronika ve house müziği bir arada sunduğu yüksek tempolu performansıyla caz tutkunlarını coşturacak.

Yenilikçi tarzıyla son dönemde İngiltere’den çıkan en önemli müzikal oluşumlardan biri olarak gösterilen Submotion Orchestra, Nujazz, Soul, Ambient ögelerini Ruby Wood’un değişken ve kırılgan sesiyle buluşturan performansları ile 05 Ekim 2013, Cumartesi günü Babylon’da.

High Ku, SLY ve Zé Mateo tarafından kurulan bağımsız bir Fransız rap kolektifi olan Chinese Man, dub, reggae, hip hop, caz ve funk gibi stilleri kullanarak insanları sahnede etkilemesi, kendi
propagandasını (Make music, not war) yapması ile tanınıyor. Chinese Man, 03 Ekim 2013, Perşembe günü Garajistanbul’da izleyenlerine büyük bir görsel şölen sunacak.

Yeraltı müzik sahnesinin en taze oluşumlardan biri olan ve 2012 yılında kurdukları Davulun Sesi
projesiyle birçok başarılı enstrümantal hip nop prodüktörünü bir araya getiren Tektosag Records, 05 Ekim 2013, Cumartesi gecesi Babylon Lounge’da Festival’in en hareketli gecelerinden birine imza atacak.

İstanbul’dan Cazın Farklı Renkleri

Türk cazının ustalarını ve genç yeteneklerini buluşturan “İstanbul’da Cazın Farklı renkleri” isimli bölüm, yenilikçi çalışmalardan standartlara, sürpriz konukların yer aldığı birlikteliklerden folklorik tınıların yer verdiği çalışmalara uzanan bir çeşitlilik sergiliyor. Günümüz Türk cazının geniş panoramasını sunan bölümde; Jehan Barbur & İlhan Erşahin, Birsen Tezer, Ece Göksu & Neşet Ruacan, Evrim Demirel, Tamer Temel, For Esemble ve Fötr Blues Band konserleri dikkat çekiyor.

Türkiye’de pek çok önemli projede sahne almış genç kuşak müzisyenlerden Tamer Temel, 26 Eylül 2013, Perşembe günü Akbank Sanat’ta festivalcilerle buluşacak.

23. Akbank Caz Festivali kapsamında aynı sahneyi paylaşacak olan Ece Göksu ve Neşet Ruacan, özgün bestelerinin yanı sıra, caz standartlarından oluşan bir repertuvar ile 27 Eylül 2013, Cuma günü Akbank Sanat’ta olacak. İki sanatçının kendi tarzlarının müzikal bir yansımasını sunacakları konser, İstanbullu cazseverler için çok özel bir performans vadediyor.
Birlikte söyledikleri çok sesli şarkılar, düetler ve solo parçalar ile ilgi çekici bir konser performansına sahip olan For Ensemble, caz klasiklerinden popüler şarkıların caz yorumlarına ve çağdaş caz örneklerine uzanan renkli bir repertuvar ile 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Jazz Company sahnesinden müzik tutkunlarına seslenecek.

Son dönem caz ve klasik müziğin en yetenekli isimlerinden biri olan Evrim Demirel, Türk folkloru ve Osmanlı dönemi musikisinden etkiler taşıyan müzikleri ile 29 Eylül 2013, Pazar günü Babylon sahnesinde olacak.

Samimi performansları ve başarılı doğaçlamalarıyla birçok müzik dinleyicisine blues’u sevdiren Fötr Blues Band, 05 Ekim 2013, Cuma günü Jazz Company’de gerçekleştirecekleri konser ile 1930’lu yılların Delta Blues’undan 2000’li yılların caz ve funk ögeler içeren modern  yaklaşımına müzikleri ile blues coşkusunu yaşatacaklar.
Türkiye’nin yetiştirdiği en özel seslerden biri olan, sesi ve zarafetiyle hüznü çekilebilir kılan ender sanatçılardan Birsen Tezer, Festival kapsamında 08 Ekim  2013, Salı günü Caddebostan Kültür Merkezi’ndeki konseriyle müzik tutkunlarıyla birlikte olacak.

Jehan Barbur ve İlhan Erşahin, 23. Akbank Caz Festivali kapsamında özel bir performans için bir araya geliyor. Günümüz Türk caz sahnesinin en önemli şarkıcı ve bestecilerinden biri olarak gösterilen, hikâye odaklı masalsı şarkıları ile çağdaş kadın ozan geleneğini günümüzde de sürdürmeyi başaran Jehan Barbur ve İlhan Erşahin’in 09 Ekim 2013, Çarşamba günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirecekleri performanslarında Çağrı Sertel de  konuk sanatçısı olarak yer alacak.

Füzyon

Yeni Zelanda, Yunanistan ve Türkiye’yi birleştiren bir müzikal köprü olan Natalia Mann Trio, Natalia Mann’ın gelenekselden popüler müziğe uzanan yetkinliği, Dine Doneff’in multi-enstrümantal yaratıcılığı ve İzzet Kızıl’ın çağdaş ritimleriyle harmanlanan müzikal uyumlarını 26 Eylül 2013, Perşembe akşamı Babylon’da gerçekleştirecekleri konserle izleyenlerle paylaşacaklar.

İlhan Erşahin, İstanbul’un eklektik ruhunu kendi tarzında tercüme ederken caz, rock ve dans müziğinin ögelerini bir araya getirdiği ‘İstanbul Sessions’ projesiyle 09 Ekim 2013, Çarşamba günü Babylon’da sahne alacak.

Cecil Taylor, Ornette Coleman, John Cage gibi, avant-garde müziğin önde gelen üstadlarıyla çalışan ve “sound-based” serbest doğaçlama müziğe yeni bir boyut getiren Şenol Küçükyıldırım, müziğin ustalarından, gitarist Şevket Akıncı ve bas gitarda Murat Çopur’un yer aldığı ‘WeeD’ adını taşıyan yeni grubu ile 06 Ekim 2013, Pazar günü Babylon’da sahne alacak.

Caz ve Dans

Babylon Lounge’un klasikleşen Electro Swing partisi hızını alamıyor ve enerjisini 23. Akbank Caz Festivali’ne de taşıyor. Tobumusikizm, 1920’lerin ve 1930’ların ruhunu günümüz modern dünyasına en hızlı şekilde sunan geniş electro-swing arşiviyle 27 Eylül 2013, Cuma günü herkesi eğlenceye davet ediyor.

Avrupa’nın en köklü caz oluşumlarından biri olan Hot Jazz Band, 1920, 1930 ve 1940’ları kapsayan repertuvarıyla 03 Ekim 2013, Perşembe ve 04 Ekim 2013 Cuma günü festivalcileri geçmişten günümüze uzanan müzikal bir yolculuğa çıkaracak. Pera Palace Hotel Jumeırah’ın retro motiflere sahip Grand Pera Salonu’ndaki gece, White Mink’in electro-swing arşivi ve İstanbul Lindy Hoppers dans grubunun swing atölyesi ile başlayacak ve Festival’in en özel gecelerinden biri olacak.

ATÖLYE ve PANELLER

23. Akbank Caz Festivali her yıl olduğu gibi bu yılda pek çok atölye çalışması ve panele ev sahipliği yapacak.

ATÖLYE: Tap Away 
Atölye Dans’ta canlı piyano eşliğinde gerçekleştirilecek “Tap Away” atölye çalışmasında, katılımcılar, 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkan ve daha sonra tüm dünyaya yayılan tap dansının tüm inceliklerini eğitmenlerle beraber pratik etme şansı yakalayacak. Etkinlik ile tap dansının çeşitli  kombinasyonlarından faydalanarak, katılımcıların günlük hayatın stresinden kurtulmaları ve “Singing in the Rain” gibi  eski  müzikallerde hissedilen neşeli atmosferin günümüzün zor şehir hayatında yeniden yakalanması amaçlanıyor.

28 Eylül 2013, Cumartesi   Saat: 15:00   Yer: Atölye Dans
5 Ekim 2013, Cumartesi   Saat: 15:00   Yer: Atölye Dans
12 Ekim 2013, Cumartesi  Saat: 15:00   Yer: Atölye Dans

ATÖLYE: Şapkadan Caz Çıktı  
Wicked tasarım markasının sahibi İpek Yaylacıoğlu ve İstanbul Moda Akademisi işbirliğinde gerçekleşecek “Şapkadan Caz Çıktı” atölye çalışmasında, katılımcılar caz ikonlarının kullandığı, swing ekolü kostümlerinden hareketle saç aksesuarları ve minyatür şapkalar tasarlayacak.
25 Eylül 2013, Çarşamba Saat:14:00  Yer: İstanbul Moda Akademisi
26 Eylül 2013, Perşembe Saat:14:00  Yer: İstanbul Moda Akademisi

ATÖLYE: Ezo Sunal Çocuk Atölyesi –  “Çocuklarla Caz”
Orrf Yaklaşımı’na dayalı olarak yapılacak “Çocuklarla Caz” atölye çalışmasında, en temel caz ritmi olan swing, beden perküsyonu, tekerlemeler ve oyunlarla çocuklara tanıtılacak. Bu ritmin üzerine Orff Çalgıları kullanılarak çocuklarla beraber melodik doğaçlamalar yapılacak ve çocuklardan renkli bir caz orkestrası oluşturulacak.

5 Ekim 2013, Cumartesi   Saat: 14:00   Yer: Akbank Sanat

ATÖLYE: “Mavi Loves Jazz”  
Her sene yaratıcı katılımcıların artan ilgiyle izlediği Mavi  Loves Jazz/Mavi’nin yaratıcı tasarım atölyeleri, bu sene de 23. Akbank Caz Festivali’ne renk katmaya devam ediyor. Kağıttan boyaya, tişörtten boncuk ve yamalara kadar her tür malzemenin bulunacağı atölyede, siz de hayal gücünüzü ve yeteneklerinizi keşfederek, “İstanbul ve Caz” temalı tasarımlarla festivalin ruhunu tişörtlere taşıyabilirsiniz.

28 Eylül 2013, Cumartesi   Saat: 14.00  Yer: Akbank Sanat

PANEL: Butch Morris Anısına  
Bu yıl aramızdan ayrılan usta caz müzisyeni Lawrence D. “Butch” Morris, Festival kapsamında gerçekleşecek özel söyleşi ile bir kez daha anılıyor. Morris’in cazda devrim yaratan canlı performansları, anıları ve müzik dünyasına bıraktığı miras dostları Mehmet Uluğ, Sevin Okyay, Hülya Tunçağ ve Festival’de sahne alacak Harriet Tubman’ın gitaristi Brandon Ross tarafından caz tutkunları ile paylaşılacak.

5 Ekim 2013, Cumartesi    Saat: 16:00   Yer: Akbank Sanat

PANEL: Caz ve Teknoloji (Artısıyla Eksisiyle)
Teknoloji daima cazın lehine mi işledi yoksa bazı uygulamalarda ruhunu mu öldürdü? Deneyimli radyo programcısı ve müzik yazarı Hülya Tunçağ’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek bu panel caz ve teknoloji arasındaki ilişkiye odaklanacak.

9 Ekim 2013, Çarşamba  Saat: 16:00   Yer: Akbank Sanat

PANEL: Caz Müziğinde Üç Farklı Yetişme Tarzı 
Farklı disiplinlerden ve eğitim süreçlerinden geçen Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli caz sanatçılarından Önder Foçan, Kerem Görsev ve Ferit Odman, Hakan Tüfekçi moderatörlüğünde gerçekleşecek panelde, sanatçılar caz müziğinde eğitimin öneminden ve yetişme tarzlarının geçmişten günümüze uzanan katkıları anlatacaklar.
10 Ekim 2013, Perşembe  Saat: 19:00   Yer: Akbank Sanat
CAZLI BRUNCH
Festival’in kulağa olduğu kadar damak zevkine de hitap eden ve büyük ilgi gören Cazlı Brunch’ları bu yıl da devam ediyor. Haftaya caz müziği eşliğinde keyifli başlangıç yapmak isteyenler için, 29 Eylül 2013, Pazar günü şehrin her iki yakasında iki ayrı Cazlı Brunch gerçekleştirilecek. Avrupa yakasında tasarımıyla büyük beğeni toplayan Beyoğlu’nun en yeni konsept otellerinden Mama Shelter’de Radyo Babylon’da yayın yapan Volkan Barak, Caz Yumurtası DJ seti ile müzikseverlerle buluşurken; Kalamış Koyu’ndan FenerbahçeBurnu’na, Adalar’dan Marmara Denizi’ne kadar uzanan manzarasıyla Anadolu yakasının en beğenilen mekanlarından olan Moda Teras’ta gerçekleşecek brunch’a JazzMatiz keyifli müzikleriyle renk katacak. Nefes kesen boğaz manzarası ile bu yıl ikinci kez Cazlı Brunch’a ev sahipliği yapacak olan Hilton ParkSA ise 6 Ekim 2013, Pazar günü gerçekleştirilecek brunchta JazzMatiz’in müziği ve lezzetli açık büfesi ile misafirlerine unutulmaz bir Pazar sabahı yaşatacak.

Akbank Sanat Kafe’nin 28 Eylül 2013, Cumartesi ve 5 Ekim 2013, Cumartesi günleri evsahipliği yapacağı “Akbank Sanat Kafe’de Akşam Üstü Caz” kapsamında Jazz Matiz’in caz, blues ve bossa şarkılarından seçtikleri repertuvarları ile kendinizi caza bırakıp günün yorgunluğunu atabilirsiniz.
LİSELERDE CAZ ATÖLYELERİ

Geçtiğimiz yıl başlayan ve bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan “Liselerde Caz Atölyeleri”, bu yıl da festivalin en önemli etkinliklerinden biri olmaya aday. Müzik ile ilgili olsun ya da olmasın, lise çağındaki birçok gence ulaşmayı, onlara caz müziğini tanıtmayı ve  sevdirmeyi amaçlayan etkinlik; 30 Eylül Pazartesi günü Üsküdar Amerikan Lisesi ve Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi, 01 Ekim Salı günü Özel Şişli Terakki Lisesi ve Özel Enka Lisesi, 07 Ekim Pazartesi günü Avusturya Lisesi ve Galatasaray Lisesi, 08 Ekim Salı günü İstanbul Amerikan Robert Lisesi ve Nişantaşı FMV Özel Işık Lisesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Soru ve cevap şeklinde gerçekleşecek sohbetler boyunca gençler, M. Cem Tuncer, Barış Ertürk, Ercüment Orkut ve Ediz Hafızoğlu ile bir araya gelerek caz müziğini ve enstrümanlarını yakından tanıma fırsatı bulacaklar.

KAMPÜSTE CAZ

Akbank Caz Festivali’nde festival içinde festival rüzgarını estiren, artık bir Festival klasiği haline gelen “Kampüste Caz” bu yıl rotasına yeni şehir ve isimler ekleyerek yoluna devam ediyor. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz, 4-19 Kasım tarihleri arasında İstanbul’un yanı sıra 11 farklı şehirde toplam 19 üniversitede cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturuyor.

“Kampüste Caz”ın İstanbul ayağında; müzik otoritelerince yeni nesil cazın en yetenekli müzisyenleri arasında gösterilen başarılı kontrbas sanatçısı Ozan Musluoğlu, Koç Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi; caz vokalisti, besteci ve söz yazarı Şenay Lambaoğlu Galatasaray Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nde gençlerle buluşacak.
Anadolu ayağında ise 70’lerin Kung-fu filmleri, animeleri ve çizgi roman kitaplarından esinlenen Sean Nowell&The Kung-Fu Masters yüksek enerjileri, çılgın ritimleri ve akıllara durgunluk veren efektleri ile; Erciyes Üniversitesi (Kayseri), Gaziantep Üniversitesi (Gaziantep), Çukurova Üniversitesi (Adana), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (Ankara), Anadolu Üniversitesi (Eskişehir), Atatürk Üniversitesi (Erzurum), Karadeniz Teknik Üniversitesi (Trabzon), Ondokuz Mayıs Üniversitesi (Samsun), Ege Üniversitesi (İzmir), Dokuz Eylül Üniversitesi (İzmir), Uludağ Üniversitesi (Bursa) ve Trakya Üniversitesi (Edirne) kampüslerindeki konserleri ile gençlere görsel ve işitsel bir şölen yaşatacaklar.
JAMZZ AKBANK CAZ FESTİVALİ GENÇ YETENEKLER YARIŞMASI 

23. Akbank Caz Festivali kapsamında bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması”, 30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklere, Festival’in bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla birlikte sahne alma fırsatı sunuyor. Türk cazının önemli temsilcilerinden piyanist ve besteci Kerem Görsev’in juri başkanlığını yapacağı, “Nefesli”, “Vurmalı”, “Telli”, “Tuşlu” ve “Vokal” olmak üzere beş ayrı kategoride gerçekleştirilecek yarışmaya katılmak için adayların, hazırladıkları bir demo CD, kısa öz geçmişleri, müzik tarzlarını anlatan ön yazı ve bir fotoğraf ile Akbank Caz Festivali/JAmZZ konu başlığını ekleyerek 5 Ekim 2013, Cumartesi gününe kadar Akbank Sanat / Beyoğlu adresine ulaştırmaları gerekiyor. Yarışmada, “En iyi performans”, “en iyi doğaçlama” ve “en iyi yorum” kategorilerinde dereceye giren yetenekli genç cazcılar, hem Festival kapsamında 18 Kasım 2013, Pazartesi günü usta caz müzisyenleriyle beraber Babylon’da  düzenlenecek özel Jam Session’da sahne alacak, hem de Venedik Caz Festivali’nde bir hafta boyunca caz eğitim hakkı kazanacaklar.

 

Dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say ‘İstanbul Senfonisi’ eseri ile Avrupa’nın en büyük ve prestijli müzik ödülü olan ECHO’yu kazandı.

Seçici Kurul yaptığı açıklamasında ödülün ‘Doğu ve Batı arasında oluşturduğu sanatsal köprüdeki başarısı” gerekçesiyle Say’a verildiğini belirtti. Büyük ödüle layık görülen CD’de ‘İstanbul Senfonisi’ni, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve şef Gürer Aykal eşliğinde Burcu Karadağ (ney), Hakan Güngör (kanun) ve Aykut Köselerli (vurmasazlar) icra etmişti.
nar sanat fazıl say
Fazıl Say daha önce, 2001 yılında Stravinski’nin ‘Bahar Ayini’ kaydı ile en iyi yorumcu ve 2008 yılında kemancı Patricia Kopatchinskaja ile yaptığı CD ile en iyi oda müziği ödülüne layık görülmüştü. Say, 2013 yılında bu kez besteci olarak ‘İstanbul Senfonisi’ ile en iyi beste özel ödülünün sahibi oldu. ‘İstanbul Senfonisi’ eseri 2009 yılında bestelendi. Yedi bölümden oluşan eser 45 dakika. ‘İstanbul Senfonisi’ kısa bir süre içinde 12 ülkede, 50’den fazla konserde seslendirildi.

Kaynak :[]

Kardeş Türküler konseri bugün Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.

kardes-turkuler

Sergi

İSTANBUL
nar sanat duyuru* Arslan Sükan’ın “Görünmeyen” isimlisergisi 11 Eylül – 12 Ekimtarihleri arasında Galerist’te.
* Hale Arpacıoğlu’nun “Manyetik Şiirler” isimlisergisi 11 Eylül – 13 Ekimtarihleri arasında Piramid Sanat’ta.
* Ali Kazma’nın “Kitap” isimli sergisi 11 Eylül – 26 Ekim tarihleri arasında Galeri Nev’de.
* Sohei Nishino’nun “Diorama Maps” isimli sergisi 11 Eylül – 12 Ekimtarihleri arasında Sanatorium’da.
* Apel 15isimli sergi 12 Eylül – 19 Ekim tarihleri arasında Galeri Apel’de.
* Meriç Algün Ringborg’un “Görünürdeki Yazar” isimli sergisi 12 Eylül – 2 Kasım tarihleri arasında Galeri NON’da.
* Volkan Kızıltuç’un “Eşikte” sergisi 13 Eylül – 19 Ekim tarihleri arasında MERKUR’de.
* Semiha Biçer’in sergisi 12 Eylül’e kadar İstanbul Sanayi Odası SanatGalerisi’nde.
* Mehtab Kardaş’ın “Mavi Sonsuzluk” isimli sergisi 13 Eylül’e kadar Cevahir Otel’de.
* Yaz Karma Sergisi 14 Eylül’e kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde.
* “Ara Yüzeyler”isimli karma sergi 15 Eylül’e kadar Kare SanatGalerisi’nde.
* Francesco Albano’nun “On the Eve” başlıklı sergisi 20 Eylül’e kadar GALERİST’te.
* Bilinmeyen Güçler isimli karma sergi 21 Eylül’e kadar Tophane-i Âmire’de.
* GÜNEY KORE&TÜRKİYE ÇAĞDAŞ SANATLAR SERGİSİ 22 Eylül’e kadar Cemal Reşit Rey fuayelerinde.
* Yaz Karma Sergisi 22 Eylül’e kadar Galeri Selvin’de.
* Geçmişten Geleceğe Balat isimli sergi 26 Eylül’e kadar Plato Sanat’ta.
* Karma resim, heykel, seramik ve cam sergisi 28 Eylül’e kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde.
* Merve Üstünalp’in “Biz vardık, biz yoktuk” isimli sergisi 28 Eylül’e kadar .artsümer’de.
* İmgenin İdeolojisi isimli karma sergi 28 Eylül’e kadar ALAN İstanbul’da.
* Ayşe Gül Süter’in sergisi 29 Eylül’e kadar Pg Art Gallery’de.
* İhtişam ve Zarafet: Kore’nin Sanatı isimli sergi 29 Eylül’e kadar Topkapı Sarayı’nda.
* 2013 Yaz Karma Sergisi 30 Eylül’e kadar Alta Sanat’ta.
* Tüm Zamanlarisimli karma sergi 30 Eylül’e kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde.

* Işıl Eğrikavuk’un “Ters Köşe” isimli video yerleştirmesi 5 Ekim’e kadar Egeran Galeri’de.
* Samimiyetle Hacklendim isimli karma sergi 5 Ekim’e kadar ARK Kültür Cihangir’de.
* Ahmet Duru, Buğra Erol, Candan Öztürk, Deniz Rona ve Evrim Kavcar’ın “Kayıp” isimli sergisi 5 Ekim’e kadar Daire Galeri’de.
* Ege’den Karadeniz’e Ortaçağ Limanları isimli fotoğraf sergisi 6 Ekim’e kadar Rahmi Koç Müzesi’nde.
* Artamonoff: Bizans İstanbul’u İmgeleri, 1930-1947 isimli sergi 6 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Araştırma Medeniyetleri Müzesi’nde.
* Karma resim heykel sergisi Şile Sanat işbirliğiyle 11 Ekim’e kadar E-lab’da.
* Ekrem Kahrama*’ın “Buluşma” isimli sergisi 11 Ekim’e kadar Medica Çağdaş Sanat’ta.
* Beş Asır Sonra Piri Reis Tersane-i Âmire’de sergisi 20 Ekim’e kadar Rahmi M. Koç Müzesi’nde.
* Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 26 Ekim’e kadar Pi Artworks İstanbul’da.
* Yakın Menzil isimli karma fotoğraf sergisi 27 Ekim’e kadar İstanbul Modern’de.
* Balık Ağ(a)lara Takıldı isimli sergi 30 Ekim’e kadar Heybeliada İskele Açık Sergi Alanı’nda.
* Çağdaş Ustalardan Resim, Heykel ve Fotoğraf sergisi 31 Ekim’e kadar TEM Sanat Galerisi’nde.
* Göç Bağlantıları Sergisi 22 Aralık 2014’e kadar Adalar Müzesi’nde.
* Geçmiş ve Geleceksergisi İstanbul Modern’de.
BODRUM
* Muzaffer Akyol’un sergisi 14 Ekim’e kadar Casa dell’Arte’de.

ANKARA
* Yaz Karması – resim – 27 Eylül’e dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)
* Barış – resim, fotoğraf, heykel – 29 Eylül’e dek – Çankaya Belediyesi Galeri Uray’da. (0 312 458 89 00)
* Mexican Art – resim – 15 Kasım’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

Müzik

İSTANBUL
*Kardeş Türküler konseri bugün Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.
*Göksel konseri yarın Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.
*Ceyl’an Ertem konseri 11 Eylül’de Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde.
*Bülent Ersoy – Oya Aydoğan konseri 12 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’ta.
*Allen Hulsey konseri 12 Eylül’de Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde.
*Lenka konseri 13 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’ta.
*Redd konseri 13 Eylül’de Jolly Joker sahnesinde.
*Luxus konseri 13 Eylül’de Hayal Kahvesi Arena Park sahnesinde.
*Blonde Redhead konseri 14 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’ta.
*Tuluyhan Uğurlu dinletisi 14 Eylül’de Galata Mevlevihanesi Müzesi’nde.
*Levent Yüksel konseri 14 Eylül’de Jolly Joker sahnesinde.

ANKARA

*Jolly Joker Ankara’da, Yeni Türkü konseri 13 Eylül’de saat 22.00’de,

Fettah Can konseri 14 Eylül’de saat 22.00’de,

Tan Taşçı konseri 20 Eylül’de saat 22.00’de,

Pentagram – Murder King konseri 21 Eylül’de saat 22.00’de,

Demet Akalın konseri 27 Eylül’de saat 22.00’de,

Levent Yüksel konseri 28 Eylül’de saat 22.00’de,

Redd konseri 4 Ekim’de saat 22.00’de,

Orphaned Land konseri 9 Ekim’de saat 21.00’de,

Cem Adrian konseri 11 Ekim’de saat 22.00’de,

Göksel konseri 12 Ekim’de saat 22.00’de. (0 312 424 11 11)

 Kaynak : [-]

National Geographic Society’nin sekizincisini düzenlediği Uluslararası Fotoğraf Yarışması, Türkiye’de başladı. National Geographic Türkiye tarafından yerel birincinin seçileceği yarışmaya okurlar dört ana kategoride katılabilecek: İnsan, Mekân, Doğa ve Paylaşmak

www.nationalgeographic.com.tr

National Geographic Türkiye bu yıl fotoğraf yarışmasıyla tüm fotoğrafçılara sesleniyor. Türkiye’nin önemli isimlerinden foto muhabiri Ara Güler, NTV program yapımcısı Oğuz Haksever, National Geographic Uluslararası Edisyonlar Fotoğraflar ve Tasarım Editörü Darren Smith ve fotoğraf editörü Elizabeth Krist’ün yer aldığı Türkiye jürisi fotoğrafları yaratıcılık ve teknik kriterlere göre değerlendirecek. “Fotoğraf bir sürü işe yarar. Dokümantasyondur, tarihin bir parçasıdır, çekildiği devri gösterir, yani insanların tarihinin bir yarışma-nationalparçasıdır,” diyerek fotoğrafın gücünü yorumlayan Ara Güler yarışmanın ilk yıllarından beri Türkiye jürisinde.

Başvuruların üç ay boyunca NG Türkiye internet sitesi üzerinden kabul edileceği yerel yarışmada kategorilerinde derece elde edenlerin ABD’de gerçekleşen uluslararası yarışma başvuruları National Geographic Türkiye tarafından gerçekleştirilecek. Yerel edisyonda kategori birincileri ayrıca Canon EOS 650D fotoğraf makinesiyle ödüllendirilecek. Bunun dışında her kategoride ilk üçe giren yarışmacılara 2 yıllık National Geographic Türkiye aboneliği ve NTV Yayınları Kitap Seti hediye edilecek. Türkiye’de 18 yaşını doldurmuş tüm fotoğraf severlere açık olan bu yarışmada insan, mekan, doğa ve özel sponsor kategorisi paylaşmak olmak üzere toplamda 4 adet kategori var. Paylaşmak konulu Akmerkez özel kategorisi için de sponsor özel ödülü veriliyor.

Yerel yarışmaların ardından uluslararası büyük ödül sahibini bulacak. Büyük ödüle layık görülen fotoğrafın sahibi 10.000 Amerikan Doları para ödülü ve Ocak ayının 2. haftasında Washington’da yapılacak fotoğraf semineriyle ödüllendirilecek. Uluslararası kategori birincileri ise 2500’er Amerikan Doları para ödülü ve Canon fotoğraf makinesi kazanırken fotoğrafları da National Geographic dergisinde yayınlanacak.

National Geographic ABD edisyonunun fotoğraf editörü Ken Geiger dünyanın dört bir yanındaki fotoğraf tutkunlarına sesleniyor: “Makinenizi elinize alın, yeteneğinizi kullanın, doğru yerde doğru zamanda bulunma şansını yakalayabilirseniz muhteşem kareler yakalayabilirsiniz. Bu yarışma ile vizyonunuzu dünyayla paylaşabilir, herkesi şaşırtabilirsiniz.”

Yarışma hakkında daha fazla bilgi almak için www.nationalgeographic.com.tr sitesine başvurabilirsiniz.

Uzunca bir süredir “NAR SANAT TİYATROSU” oyun çalışmalarına devam eden, oyuncu ve Nar Sanat Tiyatro eğitmenlerinden Halis BAYRAKTAROĞLU   “NAR SANAT TİYATROSU” ekip oluşumunu  bitirdi ve artık “sahneye hazır “olduğunu belirtti.

Nar Sanat Tiyatro ekibininin tamamlamasının yanı sıra pek çok tiyatro ve sanat mekanı ile  sezon için sahne sözleşmelerini imzaladı. Eğlenceli ve komik olaylar içeren oyun izleyicileri kahkahaya boğacak.

Sezona hızlı başlayan Nar Sanat Tiyatrosu’nun sahneye koyacağı oyun hakkında ki kısa tanıtımını şöyle yapıyor..

Pardon Zebani Bey…

                    …bazı sınavlar yakıcı olabilir

PrintBirbirinden  farklı iki samimi arkadaş Cennet ve Cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor. Ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Bu sezon Nar Sanat Tiyatrosu, Araf Ne Taraf? adlı iki perdelik bir komedi oyunu sergiliyor.

Mahmut (Cumhur SARI) ve Bilal’in (Halis BAYRAKTAROĞLU) Zebani (sürpriz konuk sanatçı) ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel hostes Şule (Ebru SARITAŞ) de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Zebaninin yardımcısı Zu (Nalan BAŞARAN) boş duruyor mu peki? Tabi ki hayır.

CCYS (Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı) için geçen yılın sorularının peşine düşmüş, yeni merhum şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…

Toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı araya dursun, sizler gülme krizinden çıkma yolları arayacaksınız.

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARI, Halis BAYRAKTAROĞLU, Nalan BAŞARAN, Ebru SARITAŞ, Oğuz ÖZTAŞ ve sürpriz konuk sanatçınun araladığı kapıdan bakalım sizler de Araf’a girebilecek misiniz…

 biletix’den Biletlere ulaşmak için LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

İstanbul Modern Sinema, 19-29 Eylül tarihleri arasında “Ölesiye” başlıklı programla, tutkunun hükmettiği hayatların geçtiği 11 filmlik bir seçki sunuyor.

İrade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların yaşandığı kara sevdalara, tutkudaki teslimiyet kavramına, tutkuyla tutsaklığın arasındaki çizginin kaybolduğu farklı kaderlere bakan programda, sinema tarihinin farklı dönem ve coğrafyalarından örnekler yer alıyor.

“Ölesiye” programı kapsamında Steven Soderbergh’in Cannes’da Altın Palmiye alan ve James Spader’a da En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandıran Seks Yalanları, Andrey Tarkovski’den Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük ödülü ve FIPRESCI ödülünü kazanan Solaris, Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ile dönen Rainer Werner Fassbinder’in Veronika Voss’u, Jean-Jacques Beineix’nin ilk filmi Diva, Luis Buñuel’in Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü alan Viridiana, Zeki Demirkubuz’un Altın Portakal’da En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini alan filmi Kader yer alıyor.

Programda Sam Peckinpah’ın kült yapıtı Bana Alfredo Garcia’nın Kellesini Getirin, Atom Egoyan’ın Oscar’a aday olan filmi Başka bir Dünya, Kim ki-duk’tan Yay, Roger Michell’in Ian McEwan’ın romanından uyarlanan filmi Dayanılmaz Aşk ve Peter Brosens ile Jessica Hope Woodworth’ün Beşinci Mevsim  adlı uzun metrajı da bulunuyor.

Solaris, 1972

Solaris2Sovyetler Birliği, 35mm, 167’, Rusça
Yönetmen: Andrey Tarkovski
Oyuncular: Natalya Bondarchuk, Donatas Banionis
Solaris isimli uzay istasyonundan tuhaf sinyaller gelmektedir. Kozmonot ve psikolog Kris Kelvin bu sorunla ilgilenmek üzere oraya gönderilir. Ancak kendisi de bu büyülü, okyanusa benzer gezegende yaşanan doğaüstü olaylara maruz kalacak, yıllar önce ölmüş karısına kavuşarak kendi bilincinin en karanlık katmanlarına doğru bir yolculuğa çıkacaktır. Rus yönetmen Tarkovski, bilim kurgu yazarı Stanislaw Lem’in romanındaki bilimkurgu şablonunu kırarak insan-doğa ve hakikat kavramları üzerine kendi fikir ve duygularını aşılayarak bir başyapıt yaratmıştır. Vicdan muhasebesi üzerine derin bir gerilim filmi olan Solaris, Cannes’da hem Jüri Büyük ödülü’nü, hem de FIPRESCI ödülünü kazandı.

Seks Yalanları (Sex, Lies and Videotape), 1989  

Sex-Lies-and-VideotapeA.B.D., 35mm, Renkli, 100’, İngilizce
Yönetmen: Steven Soderbergh
Oyuncular: Andy McDowell, James Spader, Peter Galagher
Los Angeles’ta geçen bu film cinsel hayatları karmaşık dört kişinin hikâyesini anlatıyor. Çiftimizin ilişkilerindeki denge, geçmişten bir arkadaşın hayatlarına girmesiyle değişiyor. Cinsel fantezilerin videoya çekilmesi, yalanlar ve sırlarla ilişkiler daha da girift bir hâl alıyor. Seks Yalanları, 29 yaşındaki Steven Soderbergh tarafından Los Angeles’a yaptığı bir seyahat sırasında sekiz günde yazıldı ve çekildi. Film beklenmedik bir gişe başarısı yakaladı ve Cannes’da Altın Palmiye ve Spader’a da En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandırdı.

Kader, 2006  

kader-zekidemirTürkiye, 35mm, 103’, Türkçe
Yönetmen: Zeki Demirkubuz
Oyuncular:  Vildan Atasever, Ufuk Bayraktar, Settar Tanrıöğen
Altın Portakal’da En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini alan Kader’de, Demirkubuz’un 1997 filmi Masumiyet’teki Bekir ve Uğur karakterlerinin geçmişlerine, onları ömürleri boyunca tutsak eden duyguların başlangıcına gidiyoruz. Tanışmalarından başlayarak uzun yıllara yayılan bu tutku ve teslimiyet hikayesinde Bekir’in Uğur’a olan umutsuz aşkı hayatını kemirerek onu tam bir ‘tutunamayan’a çevirirken, Uğur ise körü körüne bir hapishane tutkunu olan Zagor’a aşıktır. Kader, izleyicinin yüreğini yakan, ölesiye tutkunun ağırlığını omuzlarımıza yükleyen gerçek anlamda bir kara sevda filmidir.

Veronika Voss (Die Sensucht der Veronika Voss)

Die-Sensucht-der-Veronika-Voss1982, Batı Almanya, DVD, 104’, Almanca
Yönetmen: Rainer Werner Fassbinder
Oyuncular:Rosel Zech, Hilmar Thate, Cornelia Froboess
Fassbinder’in ‘BRD Üçlemesi’nin ikinci filmi olan Veronika Voss, ‘50’li yıllardan – özellikle de UFA Stüdyoları’nın ürettiği – bir melodram kılığına bürünmüşse de, aslında ülkesine dair sert bir hicivdir. Bir zamanların gözde aktrisi Veronika Voss savaş sonrası bir uyuşturucu bağımlısı olarak Münih’te yaşamaktadır. Sinemadaki geçmiş zaferlerinin gölgesinde hayatta kalmak için mücadele ederken bir spor yazarı olan Krohn ile tanışır. Veronika esrarengiz güzelliğiyle onu etkiler, ancak ilişkileri geliştikçe geçmişindeki karanlık sırlar ortaya çıkar. Gerçek bir hikayeden yola çıkan bu melankolik film hem savaş sonrası Batı Almanya’nın ekonomik mucizesine bakıyor, hem de kadın karakteri üzerinden ülkesindeki ahlak ve dürüstlüğü sorguluyor. Bu film katıldığı yıl Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ile dönmüş, Fassbinder birkaç ay sonra odasında ölü bulunmuştu.

Diva, 1981

diva-Jean-Jacques-BeineixFransa, 35mm, 123’, Fransızca
Yönetmen:  Jean-Jacques Beineix
Oyuncular:  Frédéric Andréi, Wilhelmenia Wiggins Fernandez
Fransız Neo-Barok döneminin de ilk örneklerinden olan, Jean-Jacques Beineix’nin bu ilk filmi, gösterişli, stilize bir polisiyedir. Opera tutkunu bir postacı olan Jules, özellikle de Amerikalı diva Cynthia Hawkins’e saplantıyla bağlıdır. Konserinden gizli bir ses kaydı alınca işin içine müzik piyasasındaki korsan çeteler girer. Çürümüş polis teşkilatının olaya karışmasıyla işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.  Bu rengarenk, romantiklikten de vazgeçmeyen distopyada aksiyondan kara filme birçok tür bir arada. Filme ruhunu veren en etkileyici unsur ise Vladimir Cosma’nın operaya çalan müzikleri.

Viridiana, 1961  

viridiana-luis-bunuelİspanya/Meksika, DVD, 90’, İspanyolca
Yönetmen: Luis Buñuel
Oyuncular:Silvia Pinal, Francisco Rabal, Fernando Rey
Gündüz Güzeli’nin iffetli ama düşmüş sarışını, burada Viridiana’yı oynuyor. Viridiana kendini ebediyen Kilise’ye adamak üzereyken başrahibe eğitimi için gereken masrafları karşılamış olan zengin amcası Don Jaime’ye bir veda ziyareti yapar. Önce ondan kuşkulansa da Jaime masum yeğenine o kadar nazikçe davranır ki, kız onun kendisini baştan çıkarmaya niyetlendiğinden şüphelenmez. Ancak, Viridiana ilaçlı kahveyi içip kendinden geçince, Jaime’nin yüreği ona tecavüz etmeye elvermez. Yine de, kendisini bırakıp manastıra dönmesin diye Viridiana’ya artık bakire olmadığını söyler. Fetişi ve taşlamayı seven bir yönetmen olan Buñuel’den tanıdık bir kara komedi.İnsan doğası üzerine alaycı ve bozguncu film, yetkililerden habersiz olarak İspanya adına Cannes Film Festivali’ne katılarak Altın Palmiye’yi kazanmıştı.

 Bana Alfredo Garcia’nın Kellesini Getirin (Bring me the Head of Alfredo Garcia), 1974

Bring-me-the-Head-of-Alfredo-GarciaABD/Meksika, 35mm, 112’, İspanyolca/İngilizce
Yönetmen:Sam Peckinpah
Oyuncular: Silvia Pinal, Francisco Rabal, Fernando Rey
Zengin ve güçlü çiftlik sahibi bağırır: “Bana Alfredo Garcia’nın kellesini bulun!” İki ödül avcısı yola koyulur ve asıl kahramanımız, piyanist barmen Bennie ile bir salonda karşılaşırlar. Film Bennie’nin kelleyi teslim ettiğinde bir milyon dolar ödül kazanacağını inanarak kız arkadaşıyla birlikte çıktığı sarhoş ve şiddetli Meksika yolculuğunu anlatır. Yıllar sonra kült film olarak anılacak bu yolculuk kan ve tekila kokacak, Peckinpah çaresiz anti-kahramanını sevse de ona acımayacak, filmini Western gibi başlatıp daha karanlık bir anlatıma gidecek, tutku ve saplantının sınırlarını sorgulatacaktır.

Yay (Hwal), 2005  

hwal-yayGüney Kore / Japonya, 35mm, 90’, Korece
Yönetmen: Kim ki-duk
Oyuncular: Yeo-reum Han, Si-jeok Seo, Gook-hwan Jeon
Çocukluğundan beri büyüttüğü genç bir kızla birlikte okyanusun orta yerinde, teknede yaşayan 60 yaşlarındaki bir balıkçının hikayesini anlatıyor Yay. Dış dünyaya kapalı  yaşayan bu ikilinin geçim kaynağı teknede balıkçılara ev sahipliği yapmak ve ok atarak fal bakmaktır. Genç kız için hayatın anlamı o tekne ve engin sularken, balıkçı kızı babacan bir tavırla kollar, ona bakar ve evlenecekleri gün için hediyeler alır. Sabır ve bilgelikle kız 18’ine varınca onunla evlenmeyi hayal ederken genç bir delikanlının kızın gönlünü çalmasıyla işler planladığı gibi olmaz. Ahlak, sevgi, tutku, bağlanma ve öldürme derken hikaye kendini mistik bir sona doğru taşır.
Başka bir Dünya (The Sweet Hereafter), 1997
Kanada,Bluray, 112’, İngilizce
Yönetmen: Atom Egoyan
Oyuncular: Ian Holm, Caerthan Banks, Sarah Polley
Holm’un oynadığı büyük şehir avukatı Mitchell Stephens küçük bir Kanada kasabasına gelir. Kasaba halkının başına büyük bir trajedi gelmiş, 14 çocuk bir otobüs kazasında feci şekilde ölmüştür. Stephens kalan ebeveynlere giderek onları birleştirmeye ve suçluya karşı dava açmalarına ikna etmeye çalışır. Bir yandan da kendi kızının uyuşturucu problemiyle uğraşmakta, onu neredeyse kaybetmek üzeredir. Kazadan kurtulan tek tanık Nicole, bu dava için kilittir. Egoyan metaforik mikroskobundan suçun özüne, insan ilişkilerindeki çetrefilliğe bakıyor. Ölümün trajedisinden çok hayatta kalmanın yasıyla ilgilenen yönetmen, ustalığını parlattığı bu filmle Oscar’a aday olmuştu.

Beşinci Mevsim (La Cinquième Saison), 2013 

La-Cinquième-SaisonBelçika, Hollanda, Fransa, Bluray, 93’, Fransızca-Flamanca
Yönetmen:  Peter Brosens, Jessica Hope Woodworth
Oyuncular: Aurélia Poirier, Django Schrevens
İsimsiz, sıradan bir Belçika köyü gizemli bir afetin etkisi altında kalır ve köye o yıl bahar gelmez. Belli ki, doğanın döngüsünde bir sorun vardır. Her yıl kış sonu kutlanan şenlik ateşinde otlar alev almayınca tohumlar da büyümemeye, inekler süt vermemeye başlar. Köy halkı panik ve husumetle bir araya gelir; kısa sürede bir günah keçisi aramaktan da çekinmeyecektir. Doğa adeta insanoğlunu cezalandırmaya karar verdiğinde, köyün üç çocuğu Alice, Thomas ve Octave olan biten karşısında hayatta kalmaya çalışırlar. Bu tüyler ürpertici kıyamet filminin ilk gösterimi Venedik Film Festivali’nin yarışmasında yapıldı.

Dayanılmaz Aşk (Enduring Love), 2004

Enduring-LoveBirleşik Krallık, 35mm, 100’, İngilizce
Yönetmen:Roger Michell
Oyuncular: Rhys Ifans, Daniel Craig, Samantha Morton
Zekice yazılmış, dramatik bir gerilim. Akademisyen Joe’nun hayatı, bir gün piknikte kurtarmaya çalıştığı başka bir adamın ölümüne sebep olan bir balon kazasından sonra değişir. Joe, tanık olduğu kazanın kötü anılarını ve ölümün etkisini üzerinden atmakta zorlanır ve kendi rolünü sorguladığı olayda balonun ipini tutarak yardım etmeye çalışanlardan biri olan Jed, onu bulur. Aralarında “Tanrı sevgisi” ile birlikte tuhaf bir bağ oluşur. Aşk, kader ve tutkuyu inceleyen film için iki erkek arasında geçen bir tür Öldüren Cazibe, denilebilir. Ian McEwan’ın romanından uyarlanan filmin özellikle nefes kesen açılışına dikkat!

 

Oğlu Işık Öğütçü, Orhan Kemal’in 1960’larda tefrika edilmiş ‘Uçurum’ adlı bir romanının ortaya çıkarıldığını söyledi. 2014’te yazarların yayımlanmış öyküleri de basılacak ve Nâzım Hikmet, Kemal Tahir, Yaşar Kemal gibi yazarlarla yazışmaları da yayımlanacak.

Aslı Uluşahin [-]

orhan-kemalTürk edebiyatında toplumsal gerçekçiliğin usta yazarlarından Orhan Kemal (1914-70), önümüzdeki yıl doğumunun 100. yılı dolayısıyla bir dizi kitapla anılacak ve gündeme taşınacak.

Yayımlanacak kitapların ilki, 1961 yılında “Büyük Gazete” isimli dergide tefrika edilmiş “Uçurum” adlı roman. Romanı gün yüzüne çıkaran Orhan Kemal’in oğlu IşıkÖğütçü, bir araştırmacının Türker İnanoğlu Vakfı’nın (TÜRVAK)müzesinde derginin nüshalarına rastlayıp haber vermesinin sonrasında esere ulaşmış.

“Uçurum”un, üretken bir yazar olan Orhan Kemal’in peşine düştüğü kayıp eserlerinden biri olduğunu söyleyen Öğütçü, ne var ki dergide 23bölüm tefrikanın yer aldığını, 21 Haziran 1961 tarihindeki sayı sonrasında derginin başka nüshalarına ulaşamadıklarını söylüyor. Derginin kapandığını düşündüklerini belirten Işık Öğütçü, eser yayına hazırlanırken hikâyenin sonunu “birkaç cümle ile bağlamış”.

Kitapta “Uçurum” dışında, yazarın yine aynı dergide yayımlanmış söyleşileri de yer alacak. Orhan Kemal, o dönemde Ruhi Su, Atıf Yılmaz, sinema ve seslendirme sanatçısı Ferdi Tayfur gibi isimlerle söyleşiler yapmış. Ayrıca müstear isimle “İtiraflar” isimli bir bölümde, örneğin hayat kadınlarıyla söyleşileri yayımlanmış.

orhan-kemal-1Öğütçü, roman ve söyleşilerden oluşacak bu kitabın, büyük olasılıkla yazarın diğer eserlerini de yayımlayan Everest Yayınları tarafından basılacağını belirtiyor.
2014 yılında çıkacak bir diğer kitapta ise Orhan Kemal’in daha önce yayımlanmamış öyküleri yer alacak. Öğütçü, yazarın 1950’li yıllarda neredeyse bütün gazetelere, Yeditepe, Varlık gibi edebiyat dergilerine, kendi adıyla ya da müstear isimlerle pek çok öykü yazdığını, uzun süren bir çalışma sonrasında bu öyküleri derlediğini ifade ediyor.
Ayrıca gelecek yıl usta yazarın az bilinen fotoğaflarından oluşan bir albüm de yayımlanacak.

Işık Öğütçü’nün üzerinde çalıştığı bir diğer kitap ise Orhan Kemal’in mektuplarıyla ilgili. Yazarın Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Nâzım Hikmet, Samim Kocagöz, Fikret Otyam ve Nevzat Üstün gibi dönemin önemliyazarlarıyla mektuplaşmaları bu kitapta bir araya getirilecek. “Mektuplar” kitabının ise 2014 sonrasında yayımlanması planlıyor.
Orhan Kemal’in son olarak 2011 yılında yine oğlu Işık Öğütçü tarafından bulunan “Yüzkarası” adlı kitabı yayımlanmıştı.

16-18 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde ilk kez düzenlenecek çağdaş sanat fuarı ArtInternational İstanbul’a 50’si yurtdışından toplam 60 galeri katılıyor. 

 art-istanbul-sanat-fuarıSanat fuarı hususunda henüz yolun başında sayılan İstanbul , dünya sanat merkezlerine bir adım daha yaklaşıyor. 16-18 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek yeni uluslararası çağdaş sanat fuarı ArtInternational Istanbul’a, İstanbul’dan New York’a, Dubai’den Viyana’ya, uluslararası alanın birçok prestijli galerisi katılacak.

Fuarda stand açacak 60 galerinin 50’si yurtdışından gelecek. Asya’nın en büyük uluslararası sanat fuarlarından Art HK’nin kurucusu ve Hindistan’da bu yıl beşincisi yapılan India Art Fair’ın ortaklarından Angus Montgomery ile Türkiyeli fuarcılık şirketi Fiera Milano İnterteks’in işbirliğiyle yapılacak fuar, Dyala Nusseibeh’in koordinatörlüğü ve Stephane Ackermann’ın artistik direktörlüğünde gerçekleşecek.
Dün, ArtInternational Istanbul’un kurucularından Sandy Angus, direktör Dyala Nusseibeh, artistik direktör Stephane Ackermann, video enstalasyon programı küratörü Başak Şenova ve inisiyatifler bölümü küratörü Özkan Cangüven’in katılımıyla gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla programı açıklanan fuar, yerli ve yabancı 60 galeriye ev sahipliği yapacak. Fuar ekibi, galeri seçiminde son derece seçici davranıldığının altını özellikle çiziyor. Viyana’dan Ursula Krinzinger, İstanbul’dan Leyla Tara Suyabatmaz, Dubai’den Isabelle van den Eynde ve New York’tan Leila Heller’den oluşan seçim komitesinin Avrupa, Amerika ve Ortadoğu ’da yaptıkları değerlendirme sonucu seçilen galeriler arasında, Londra’dan Pace ve Lisson Gallery, Paris’ten Yvon Lambert, Berlin’den Arndt gibi çağdaş sanat takipçilerini epey heyecanlandıracak galeriler de var, sanatseverlerin keşfini bekleyen görece ‘şöhretsiz’ galeriler de.
Son dönemin en tartışmalı sanatçılarından, heykel, yerleştirme, tuval ve çizimleriyle tanınan Damien Hirst, yeni dalga Suudi Arabistan çağdaş sanatının en önemli isimlerinden Ahmed Mater, Fransız fotoğraf sanatçısı Sabine Pigalle ve video işleriyle bilinen Sophia Pompery, Londralı sanatçı Julian Opie ve Yugoslav ‘body art’ performans sanatçısı Marina Abramovic ArtInternational Istanbul’un galeriler aracılığıyla İstanbul’a taşıyacağı isimlerden bazıları. Fuara Türkiye’den yalnızca artSümer, x-ist, Galeri Zilberman, Galeri Manâ, Galeri Non, Galerist, Pi Artworks, Pilot Galeri, Rampa Gallery ve Egeran Galeri’nin katıldığı fuarda izleme fırsatı bulacağımız yerli isimler arasında ise Selim Birsel, Azade Köker, Ahmet Elhan, Bahadır Baruter, Ansen, Burak Delier, Güçlü Öztekin, İnci Furni, Vahap Avşar ve Nevin Aladağ dikkat çekiyor.
Mekân tasarımını Erhan Patat’ın yaptığı fuar kapsamında galeri sergileri dışında sanatsal aktiviteler ve özel projeler de düzenlenecek. David Claerbout’un ilk gösterimini ArtInternational Istanbul’da yapacağı ‘Travel (1996-2013)’ isimli videosu; performans sanatçısı Camila Rocha’nın fuarın açılış gününde, 2007’de kaybettiği çağdaş sanatçı eşi Hüseyin Bahri Alptekin’in anısına lokal bir bando ekibiyle düzenleyeceği ‘To See The Band Passing By’ adlı performansı; Fransız sanatçı Tal Isaac Hadad’ın farklı kompozisyonları birleştirerek elde ettiği ‘Piano Constraints’ bunlardan bazıları. Ayrıca uluslararası sanatçılardan performanslar, oditoryum konuşmaları, Başak Şenova küratörlüğünde gerçekleşecek video gösterimleri ve Özkan Cangüven eşliğinde hazırlanan non-profit inisiyatifler de fuarın sanat aktiviteleri arasında.

NOT: ArtInternational İstanbul 16-18 Eylül tarihleri arasında 12.00 – 20.00 saatleri arasında sanatseverlerin ziyaretlerine açık olacak. Fuarın bilet ücretleri; günlük tam 30 TL, üç günlük tam 60 TL, üç günlük öğrenci 15 TL olarak satışa sunulacak ve Biletix’ten ya da Haliç Kongre Merkezi’nde bulunan gişelerden alınabilecek.

KATILACAK GALERİLER VE SANATÇILARDAN SEÇMELER

  • Amsterdam’dan Akinci: Cevdet Erek ve Imogen Stidworthy.
  • Berlin’den ARNDT:
  • Wim Delvoye.
  • İstanbul’dan artSümer: Basım Magdy.
  • Cidde’den Athr Gallery: Ahmed Mater ve Sami Alturki.
  • Londra’dan Carroll / Fletcher: Eulalia Valldosera ve
  • Michael Najjar.
  • Lugano’dan Cortesi Contemporary: Damien Hirst, Enrico Castellani, Fernando Botero, Francesco Vezzoli ve Marc Quinn.
  • Lizbon’dan Galeria Filomena Soares: Didier Faustino, Dias & Riedweg, Helena Almeida, Ângela Ferreira, Bruno Pacheco, Carlos Motta, Ghada Amer & Reza
  • Farkhondeh, Shirin Neshat ve
  • Peter Zimmermann.
  • İstanbul’dan Egeran Galeri: Selim Birsel, İlhan Koman ve Ivan Navarro.
  • İstanbul’dan Galeri Non: Uriel Orlow ve Extramücadele.
  • İstanbul’dan Galeri Zilberman: Alpin Arda Bahcık, Azade Köker, Özlem Şimşek, Zeren Göktan, Ahmet Elhan ve Walid Siti.
  • Hamburg’dan Galerie Conradi: Thomas Baldischwyler.
  • Paris’ten Galerie Dix9: Sophia Pompéry.
  • İstanbul’dan Galerist: Arik Levy, Arslan Sükan, Elif Uras ve Francesco Albano.
  • Stockholm’den Galleri Andersson/Sandström: Tony Cragg, Antony Gormley, Anne-Karin Furunes, Assa Kauppi, Ian McKeever ve Riitta Päiväläinen.
  • San Francisco’dan Gallery Wendi Norris: Lionel Bawden, Val Britton, Sherin Guirguis ve Julio César Morales.
  • Buenos Aires’ten Ignacio Liprandi Artes Contamporaneo: Tomás Espina.
  • Dublin’den Kerlin Gallery: Callum Innes, Liam Gillick,
  • Mark Francis, Phil Collins ve Sean Scully.
  • Dubai’den Lawrie Shabibi: Wafaa Bilal, Nadia Kaabi-Linke, Driss Ouadahi, Shahpour Pouyan, Marwan Sahramani ve Larissa Sansour.
  • New York’tan Leila Heller Gallery: Shiva Ahmadi, Ayad Alkadhi, Ana Laura Aláez, Reza Aramesh, Hadieh Shafie, Kezban Arca Batıbeki ve Richard Hudson ile.
  • Londra Lisson Gallery: Marina Abramovic, Spencer Finch, Jonathan Monk, Rashid Rana, Richard Deacon, Jason Martin, Pedro Reyes, Richard Wentworth, Jason Martin, Julian Opie ve Santiago Sierra.
  • Salzburg’dan Mario Mauroner Contemporary Art: Alfred Haberpointner, Anthony Cragg, Bernardi Roig, Carlos Aires, Jan Fabre, Javier Pérez, Susy Gomez ve Paolo Grassino.
  • Pekin/Londra/New York’tan Pace: Keith Coventry ve Kevin Francis Gray.
  • İstanbul’dan Pi Artworks: Gülay Semercioğlu ve Susan Hefuna.
  • İstanbul’dan Pilot Galeri: Burak Delier ve Hamra Abbas.
  • Londra’dan Repetto Ltd Modern and Contemporary Fine Art: Pier Paolo Calzolari, Christo, Abbas Kiarostami ve Shirin Neshat.
  • İstanbul’dan x-ist: Ahmet Polat, Ansen, Bahadır Baruter ve Serkan Adın.
  • Paris’ten Yvon Lambert: Douglas Gordon, Loris
  • Gréaud, Zilvinas Kempinas ve Bertrand Lavier.

Kaynak : [-] ELİF EKİNCİ 

 

Coca-Cola tarafından ilk kez 2003 yılında düzenlenen ve bu sene 10. yaşını dolduran Türkiye’nin en büyük açık hava müzik festivali Rock’n Coke, bu sene de sürpriz yenilikleri ve eşsiz atmosferi ile yine festivalseverlere unutulmaz bir haftasonu yaşatacak.

rock-n-coke-213

Ses getirecek festival programının detaylarını www.rockncoke.com üzerinden açıklayan Rock’n Coke, bu sene artan sahne sayısı ile bir çok farklı müzik türüne ve yenilenmiş festival alanı ile müzik dışı özel performanslara da ev sahipliği yapacak.

Dünyaca ünlü birçok grubun sahne alacağı Rock’n Coke Sahnesi ve Coca-Cola Zero Sahnesi; bu yıl ilk kez kesintisiz dans ve elektronik müzikle dolu olacak, dünyaca ünlü gruplar ve DJ’lerin yer alacağı Party Arena; dünyanın farklı ülkelerinden taze ve çizgi dışı müzik gruplarının performans göstereceği Keşif Sahnesi ve birbirinden farklı işbirlikleri ile zengin bir programı olacak Şehir Sahnesi bu yıl festivalseverlere eşsiz bir müzik ziyafeti sunacak.

Yabancı sanatçı organizasyonu Sziget, yerli sanatçı seçimi ve festival organizasyonu ise showhow tarafından gerçekleştirilen Rock’n Coke İstanbul 2013 ile ilgili detayları www.rockncoke.com ‘dan öğrenebilirsiniz!

18 yaşından küçük katılımcılar, yanında bir ebeveyni ile birlikte festivale katılabilirler.18 yaşından küçük katılımcıların beraberindeki anne ve/veya babası, festival alanı girişinde “Festival boyunca 18yaşından küçük katılımcısına refakat edeceğini” belirten bir taahhütnameyi imzalayarak, 18 yaşından küçük katılımcıyla festivale giriş yapabilecektir. 18 yaşından küçük katılımcılar; bileklikleri olsa dahi festival alanına giriş yapabilmek için anne ve/veya babası ile birlikte olmalıdırlar.18 yaşından küçük katılımcılara refakat eden ebeveynler de kendi biletlerini ibraz etmek zorundadırlar.

 Rock’n Coke Istanbul 2013 

06 Eylül 2013 18:00
Hezarfen Havaalanı, İstanbul

 

 

İstanbul yaz ayına Tarkan’la veda ediyor. Sanatçı 3-4 Eylü’de Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.

erkin koray

İSTANBUL

  • Ayşe Gül Süter’in sergisi 4 – 29 Eylül tarihleri arasında Pg Art Gallery’de.
  • Ahmet Duru, Buğra Erol, Candan Öztürk, DenizRona ve Evrim Kavcar’ın “Kayıp” isimli sergisi 4 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Daire Galeri’de.
  • Tüm Zamanlar isimli karma sergi 5 – 30 Eylül tarihleri arasında Teşvikiye Sanat Galerisi’nde.
  • Merve Üstünalp’in “Biz vardık, biz yoktuk” isimli sergisi 5 – 28 Eylül tarihleri arasında .artsümer’de.
  • Işıl Eğrikavuk’un “Ters Köşe” isimli video yerleştirmesi 5 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Egeran Galeri’de.
  • Deniz Gökduman’ın atölye sergisi 4 Eylül’e kadar Piramid Sanat’ta.
  • Ceylan Eşit’in “Ultramarine” isimli sergisi 8 Eylül’e kadar Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde.
  • Piri Reis ve 1513 Dünya Haritası: 500 Yılın Gizemiisimli sergi 8 Eylül’e kadar Çanakkale Çimenlik Kalesi Müzesi’nde.
  • Semiha Biçer’in sergisi 12 Eylül’e kadar İstanbul Sanayi Odası SanatGalerisi’nde.
  • Mehtab Kardaş’ın “Mavi Sonsuzluk” isimli sergisi 13 Eylül’e kadar Cevahir Otel’de.
  • Yaz Karma Sergisi 14 Eylül’e kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde.
  • “Ara Yüzeyler”isimli karma sergi 15 Eylül’e kadar Kare SanatGalerisi’nde.
  • Francesco Albano’nun “On the Eve” başlıklı sergisi 20 Eylül’e kadar GALERİST’te.
  • Bilinmeyen Güçler isimli karma sergi 21 Eylül’e kadar Tophane-i Amire’de.
  • Güney Kore&Türkiye Çağdaş Sanatlar Sergisi 22 Eylül’e kadar Cemal Reşit Rey Fuayelerinde.
  • Yaz Karma Sergisi 22 Eylül’e kadar Galeri Selvin’de.
  • Geçmişten Geleceğe Balat isimli sergi 26 Eylül’e kadar Plato Sanat’ta.
  • Karma resim, heykel, seramik ve cam sergisi 28 Eylül’e kadar PirosmaniSanat Galerisi’nde.
  • İmgenin İdeolojisi isimli karma sergi 28 Eylül’e kadar ALAN İstanbul’da.
  • İhtişam ve Zarafet: Kore’nin Sanatı isimli sergi 29 Eylül’e kadar Topkapı Sarayı’nda.
  • 2013 Yaz Karma Sergisi 30 Eylül’e kadar Alta Sanat’ta.
  • Ege’den Karadeniz’e Ortaçağ Limanları isimli fotoğraf sergisi 6 Ekim’e kadar Rahmi Koç Müzesi’nde.
  • Artamonoff: Bizans İstanbul’u İmgeleri, 1930-1947 isimli sergi 6 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Araştırma Medeniyetleri Müzesi’nde.
  • Karma resim heykel sergisi Şile Sanat işbirliğiyle 11 Ekim’e kadar E-lab’da.
  • Ekrem Kahraman’ın “Buluşma” isimli sergisi 11 Ekim’e kadar Medica Çağdaş Sanat’ta.
  • Beş Asır Sonra Piri Reis Tersane-i Amire’de sergisi 20 Ekim’e kadar Rahmi M. Koç Müzesi’nde.
  • Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 26 Ekim’e kadar Pi Artworks İstanbul’da.
  • Yakın Menzil isimli karma fotoğraf sergisi 27 Ekim’e kadar İstanbulModern’de.
  • Balık Ağ(a)lara Takıldı isimli sergi 30 Ekim’e kadar Heybeliada İskeleAçık Sergi Alanı’nda.
  • Çağdaş Ustalardan Resim, Heykel ve Fotoğraf sergisi 31 Ekim’e kadar TEM Sanat Galerisi’nde.
  • Göç Bağlantıları Sergisi 22 Aralık 2014’e kadar Adalar Müzesi’nde.
  • Geçmiş ve Gelecek sergisi İstanbul Modern’de.
sanat duyuru

sanat duyuru

ANKARA

  • Yaz Karması – resim – 27 Eylül’e dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

İSTANBUL

  • Tarkan 3-4 Eylül’de Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.
  • Ajda Pekkan konseri 5 Eylül’de Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.
  • Sezen Aksu konseri 6-7 Eylül’de Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.
  • Gülşen konseri 6 Eylül’de Via Port İstanbul’da.
  • Mehmet Erdem konseri 6 Eylül’de Jolly Joker’de.
  • Koray Candemir konseri 6 Eylül’de Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde.
  • Red 2 konseri 7 Eylül’de santralistanbul’da.
  • Yeni Türkü konseri 7 Eylül’de Jolly Joker’de.
  • Soul Stuff konseri 7 Eylül’de Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde.
  • Ebru Gündeş – Serdar Ortaç konseri 8 Eylül’de Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.

ANKARA

  • Jolly Joker Ankara’da,
  • Leyla The Band konseri 6 Eylül’de saat 22.00’de,
  • Erkin Koray konseri 7 Eylül’de saat 22.00’de,
  • Yeni Türkü konseri 13 Eylül’de saat 22.00’de,
  • Fettah Can konseri 14 Eylül’de saat 22.00’de,
  • Tan Taşçı konseri 20 Eylül’de saat 22.00’de,
  • Pentagram – Murder King konseri 21 Eylül’de saat 22.00’de,
  • Demet Akalın konseri 27 Eylül’de saat 22.00’de,
  • Levent Yüksel konseri 28 Eylül’de saat 22.00’de,
  • Redd konseri 4 Ekim’de saat 22.00’de,
  • Orphaned Land konseri 9 Ekim’de saat 21.00’de,
  • Cem Adrian konseri 11 Ekim’de saat 22.00’de,
  • Göksel konseri 12 Ekim’de saat 22.00’de. (0 312 424 11 11)

 

Kaynak : [-]