İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenecek ‘3. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde yarışacak filmler belli oldu.

3-Uluslararası-Suç-ve-Ceza-Film-Festivali‘Çocuk(ça) Adalet’ başlığı altında ‘Suça Sürüklenen Çocuklara’ dikkat çekecek festival kapsamında ‘Uluslararası Altın Terazi Film Yarışması’ yapılacak. Açılışı İspanyol yönetmen Patricia Ferreira’nın ‘Vahşiler’ isimli filmiyle yapılacak festivalde ‘Altın Terazi’ için 10 film yarışacak.
‘Altın Terazi’de yarışacak eserler şöyle:
Cezaevi Ziyaretçisi / The Visitor of Prisons (Laura Mana – İspanya)
Dumont Davası / L’affaire Dumont (Daniel Grou – Podz – Kanada)
Etraftakiler / People Out There (Aik Karapetian-Letonya)
Jo’nun Mahallesi / Jo’s Neighborhood (Alain Minier – Fransa)
Kapalı Devre / The Closed Circuit ( Ryszard Bugajski – Polonya)
Koma / Disorder (Archil Kavtaradze – Gürcistan)
Nemez (Stanislav Güntner – Almanya)
Rock The Casbah / Rock Ba-Casba ( Yariv Horowitz – İsrail)
Vejetaryen Yamyam / Vegetarian Cannibal (Branko Schmidt – Hırvatistan)
Yaşasın Belarus! / Viva Belarus! (Krzysztof Łukaszewicz – Polonya)

Kültür ve Turizm Bakanlığı, ressamlardan eserlerinin isimlerini, türlerini ve ölçülerini istedi

gesamKültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü, Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği’ne (GESAM) “acil” koduyla gönderdiği yazıda, ressamlardan 2013 yılının nisan, mayıs ve haziran aylarında yaptıkları resimlerin “isimlerini, türlerini ve ölçülerini” istedi. Bakanlıktan istenen bu bilgiler, ressamlarda “Fişleniyor muyuz?” endişesi yarattı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ressamlardan “ilginç bir istekte” bulundu. Bakanlık, GESAM’a gönderdiği “acil” ibareli yazısında, meslek birliğine üye 691 ressamdan 2013 yılının nisan, mayıs ve haziran aylarında yaptıkları resimlerin isimlerini, türlerini ve ölçülerini istedi.

GESAM yönetiminin de söz konusu yazıyı, üyesi bulunan ressamlara, 22 Ağustos’ta, “Acil ve günlüdür” başlıklı bir yazı göndererek duyurdu.

GESAM’dan ressamlara gönderilen yazıda, “Bağlı bulunduğumuz Telif Hakları Genel Müdürlüğü, meslek birliğimize gönderdiği ‘acil’ ibareli yazında, siz değerli üyelerimizin sanatsal üretimlerine göre ‘sınıflandırma, tasnif ve arşivleme’ yapacağından ürettiğiniz eserlere ait bilgilerin GESAM’daki bilgi havuzunda toplanarak bildirilmesi istenmektedir. Bu münasebetle, 2013 yılının ikinci 3 ayında (nisan, mayıs, haziran) yaptığınız yeni eserlerin isimleri, türleri ve ölçülerinin en geç 16 Eylül 2013 Pazartesi akşamına kadar GESAM’a yazı ile bildirilmesi gerekmektedir” denildi.

 

Kaynak : [-]

Bakırköy’de pek çok ilkleri başaran Özel Nar Sanat Eğitim Kursumuz  gerekli ders programlarını hazırlayarak M.E.B. Talim terbiye kuruluna baş vurarak çocuk ve yetişkin Hip Hop dansı konusunda “M.E.B. Onaylı belgelendirme” konusunda bir ilki başarmak için girişimlerde bulunmuştur.

Hip-Hop-DansKısa bir süre içerİsinde onaylanması beklenen bu çalışmanın sonucu 5-7 yaş, 8-11 yaş ve 12-15 yaş ile üstü için kayıt talepleri başlamıştır. Müzik ve sanatın diğer dallarında olduğu gibi HİP Hop dans konusunda da  kalite, güvenirlilik ve en iyi eğitmen ilkesi ile yola çıkan kurumumuz  pek çok sanatçı için Koreografi ve dans çalışmaları yapmakta olan Halice Sibel AYTAN ile sizleri bekliyor. (Sibel Aytan’ın çalışmaları hakkında bilgi edinmek için lütfen TIKLAYINIZ)

Sınırlı sayıda kayıt alınacağı için şimdiden geç kalmadan kayıt yaptırabilirsiniz.

Kayıt olmak için lütfen 0212 570 80 68  veya 0530880 71 80  nolu telefonlardan bilgi almakta tereddüt etmeyiniz.

RTÜK, 30 yıl önce çevrilen Cüneyt Arkın’ın “En Büyük Yumruk” adlı filmindeki sevişme sahneleri için, ‘Duygusal değil’ diyerek ceza verdi.

EN-BUYUK-YUMRUK-CUNEYT-ARKIN-MERAL-ORHONSAYBaşrollerini Cüneyt Arkın ve Meral Orhonsay’ın paylaştığı 1983 yapımı ‘’En Büyük Yumruk’’ adlı filmdeki sevişme sahneleri ceza getirdi. RTÜK ‘’Duygusal boyutundan arındırılmış’’ yorumu yaptığı sevişme sahneleri nedeniyle, filmi yayınlayan Olay TV’ye uyarı cezası verdi.

Gazeteport’un haberine göre RTÜK toplantısında Bursa’da yayın yapan Olay TV’de 5 Mayıs 2013 günü yayınlanan film ele alındı. RTÜK İzleme ve Değerlendirme Dairesinin raporunda şöyle denildi: ‘’Filmin bir çok sahnesinde cinsellik olgusu yoğun biçimde yer almaktadır. Çıplaklığın sıklıkla ortaya koyulduğu, kaba cinselliğin yapım boyunca devam ettiği görülmektedir. Birçok sahnede, kadınların mahrem sayılabilecek uzuv ve organları, seyirlik malzeme halinde görsel bir meta gibi sunulmaktadır. Cinsellik ikonografisinin filmin bir çok sahnesine hakim olduğu, duygusal boyutundan arındırılmış sevişme sahnelerinin sunulduğu görülmüştür. Striptiz denilen cinsel gösteri niteliğindeki görsel ikonografik öğelerle zevk yaşayan gençlerin deneyimlerinin, bir tür öykü yumağı içinde sunulduğu görülmüştür’’.

RTÜK üyeleri de filmi, ‘’Çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek nitelikte’’ buldu ve Olay TV’ye uyarı cezası verdi. TV kanalına, benzer bir ihlal durumunda, para cezası verileceği de bildirildi.

Bazı olayları çok cümle kurarak anlatmaya asla gerek yoktur. Bundan dolayı, dolu dolu bir yazı paylaşmaya gerek görmüyoruz! Çünkü 30 Ağustos için ne yazarsak yazalım kendisi kadar zaten dolu dolu olamayacak.

Kutlu olsun!

30-ağustos-zafer-bayramı

Artık okulların açılmasına çok az zaman kaldı. Tatil bitiyor ve çocuklarımızın eğitimi için, sosyalleşmesi ve gelecekte daha başarılı olması için gerekli zemin arayışlarımızda hızlanıyor…

sanat ve çocuk1Eğitimde artık sadece IQ (Intelligence Quotient) ‘basetmiyoruz. Araştırmalar göstermiştir ki çocuğun gelişimi ve gelecekteki başarısını etkileyecek olan EQ (Duygusal Zeka) ve “Sosyal Zekadır”

IQ Kavramını hepimiz genel olarakta olsa biliyoruz fakat EQ VE Sosyal Zeka’da ne diyorsanız sizler için aşağıda tanımlamaya çalıştık.

 *Duygusal zeka veya yaygın İngilizce ifade edilişiyle EQ (Emotional Quotient), bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü tanımlamaktadır. Göreceli olarak yeni bir kavram olan duygusal zeka’nın tanımlanışı sürekli değişmekte ve güncellenmektedir. Bazı psikologlar, duygusal zeka ve duygusal bilgi olmak üzere iki ayrı terimin kullanılmasını tercih etmektedirler.

Sosyal Zeka sadece kişinin kendinde veya karşısındakinde değil, çevresinde olup bitenleri anlama, etkileyebilme ve farklı sosyal ortamlarda iyi ilişkiler kurabilme kapasitesidir. Başarı için sayısal zeka ve duygusal zeka artık yeterli değil. Kişiler arası bağ kurabilme, grubu harekete geçirebilme, olayların ve duyguların ne olduğunu anlamamıza yardımcı olan IQ ve EQ’ dan öte bir zekâ ile gerçekleşebiliyor.

 Nasıl ki IQ eğitim ile işlevsel hale getirilebiliyorsa EQ ve Sosyal zeka da aynı şekilde eğitimle geliştirilebilir.

çocuk-ile-sanatNormal eğitimin yanı sıra çocuğumuzun bir faaliyet içersinde olması çocuğun zamanında çalmak değildir. Gerek okul ve gerekse dershaneler arasında sıkıştırılan çocuklarda farkındalık yaratmak, özel hissetmesini sağlamak ve sosyalleşmesini sağlayacağı bir takım faaliyetler içersinde olması çocuğun özgüvenini artıracağı gibi sosyalleşmesine de katkıda bulunacağı aşikardır.

Bir müzik aleti çalmayı öğrenerek, resim yaparak veya drama eğitimindeki çalışmalara katılması ilerideki yaşamında daha ekin ve başarılı olmasının yollarını açacaktır.

Ne yazık ki pek çok anne/baba haftada bir iki saat bu tür etkinlikler içerisinde olan çocuğun vakit kaybettiğini veya zamanını boşa geçirdiğini düşünmektedir. Oysa kendi çocukluklarını dahi hatırlasa neden bu tür faaliyet içerisinde olması gerektiğini de anlayabilecektir.

Daha fazla geç kalmadan çocuğunuz için bir etkinlik seçin ve ona destek olun fakat bunu yaparken lütfen onun hoşlandığı veya hoşlanıp hoşlanmayacağını kendisi ile konuşarak karar verebilirsiniz. Ufak yönlendirmelerle onu üzmeden ve kırmadan bunu yapmanız mümkün.

Eğer çocuğunuzun ne tarz bir eğitim alması gerektiği konusunda tereddüdünüz varsa kararsız kalıyor veya seçemiyorsanız Nar Sanat’a gelin eğitmenlerimizle konuşun görüsün ve  çocuğunuzun hangi dal ile ilgilendiğini tespit edelim.

 Bekliyoruz…

Kaynakça :

–    * WİKİ

–    Öğr.Gör. Kazım ARTUT Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi,  (Okul öncesinde resim eğitiminin  çocuğun duygusal ve sosyal  gelişimine etkisi)

 

 

 2013-2014 eğitim dönemi Türk Sanat Müziği Koro (TSM Koro) çalışmaları  2 Eylül 2013 tarihinde başlayacaktır.

tsm-bakırköy-koro

Yeni dönem kayıtları her yıl olduğu gibi hafta için, hafta sonu ve akşam grubu olmak üzere faaliyet gösterecektir.

Kurulduğu günden günümüze kadar pek çok konsere imza atan  Şef Murat ERAĞAN yönetimindeki “Nar Sanat Müziği Topluluğu”  sizleri de arasında görmek istiyor.

Genç ve kendini genç hisseden herkese açık olan koromuz gerek Şef Mert ERAĞAN ve gerekse koro üyelerimizin zevkli çalışma ve paylaşımları ile her yıl değişik salonlarda konserler vermekte.

Hem eğlenip hem şarkıların büyülü dünyasına dalmak istiyorsanız sizleri bekliyoruz.

İletişim bilgisi için lütfen TIKLAYINIZ.

 

 

 

 

Hatay’da inşaat çalışması süren yeni müze binası, yıllardır depoda ve toprak altında bekletilen eserlere ev sahipliği yapacak.
 Hatayda-yeni-muze

Çok sayıda medeniyeti barındıran ve her karış toprağından tarih fışkıran “Hoşgörü Kenti” Hatay’da inşaatı süren yeni müze binası, bugüne kadar teşhir edilememiş eserlere de ev sahipliği yapacak.

Kent merkezinde yer alan mevcut müzenin yetersizliği nedeniyle bugüne kadar gün yüzüne çıkarılan eserlerin bir kısmının sergilenebildiği Hatay, 29 Ekim’de açılması planlanan yeni müzeyle depolarda bekletilen eserlerle ziyaretçileri tarihte yolculuğa çıkaracak.

Mevcut müzedeki mozaiklerin taşınmasının devam ettiği çalışma kapsamında, tespit edilen ancak yer darlığı nedeniyle toprak altından çıkarılamayan mozaikler de usta eller tarafından gün ışığına çıkarılarak, müzeye taşınıyor. Mozaiklerin yeniden restore edilmesinin yanı sıra geçmişte yerleşim yerleri olan Üçağız Mağarası ile Tell Tayinat ve Aççana höyükleri de müzede inşa ediliyor.

Hatay Arkeoloji Müzesi teşhir ve tanzim işinden sorumlu restoroter Celalettin Küçük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından projelendirilen ve İl Özel İdaresi tarafından ihalesi yapılan 50 bin metrekare alan üzerine kurulacak yeni müze inşatına 2011’in Haziran ayında başlandığını söyledi.

Yeni müzede 11 bin 700 metrekarelik sergi alanı bulunacağını ifade eden Küçük, burayı ziyaret edenlerin teknolojiyle tarihi bir arada bulacağını kaydetti.

Müzenin 29 Ekim’e yetiştirilmesi için işçisinden arkeoloğuna herkesin büyük gayretle çalıştığını vurgulayan Küçük, şöyle devam etti:

” Hatay Arkeoloji Müzesi diyince akla ilk mozaikler geliyor. Mevcut müzenin içerisindeki mozaikler restore edilirken, arazide daha önce belirlenen mozaikler de buraya getiriliyor. İlk etapta 2 bin 500 metrekarenin üzerinde mozaik sergisi düşünüyoruz. Proje uzun soluklu, bu çerçevede başka eserlerin de gelmesi söz konusu. Mevcut müze içerisinde bugüne kadar sergilenmemiş, arkeolojik açıdanHatay sikke koleksiyonu söz konusu. Sikke koleksiyonuyla ilgili yeni yerimizde bölüm oluşturuyoruz. Bunlar müzenin önemli noktaları. Müzenin planlamasını yaparken belirli odak nokları seçtik. Gezen insanlar, M.Ö 45 binden günümüze kadar değişimi çok rahat görebilecek, o dönemdeki insanların yaşadıkları yerlerin mimarisi, eserleri nasıl kullandıkları konusunda çok ciddi bir bilgi sahibi olacaklar. Bugüne kadar sergilenmemiş çok çarpıcı eserler var. Sergilenmemiş değerli mozaikler var, her biri simge olabilecek nitelikte. Bu anlamda çok yankı uyandıracak müze olacak. Yeni müzemizde teknolojiyi de kullanarak, M.Ö. 45 binden günümüze olan değişimi canlandırmalarla, yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunacağız.”

Hedef, dünyada ilk 5 müze arasında yer almak

Her karış toprağından tarih fışkıran Hatay’ın önemli konuma sahip olduğunu ve yapılacak müzenin de bu anlamda dikkat çekeceğini ifade eden Küçük, hedeflerinin hem eserleri hem de bilimselliğiyle dünyada adından söz ettiren ve ilk beş arasında yer alacak bir müze açacaklarını belirtti.

Eserlerin restorasyonu konusunda kazı ekipleriyle işbirliği içerisinde olduklarını belirten Küçük, bu kapsamda ABD, İngiltere, İtalya ve Türkiye’deki üniversitelerden ekiplerin ortak çalışma yürüttüklerini söyledi.

Arkeoloji Müzesi Müdürü Nilüfer Sezgin ise yeni müzenin zamanında açılması ve eserlerin taşınması için çalışmaların devam ettiğini, Harbiye beldesi başta olmak üzere Erzin, Kırıkhan, Arsuz, Dörtyol gibi yerlerde daha önce kazısı yapılmış ancak yer darlığı nedeniyle toprak altında bekletilen yaklaşık 400 metrekare mozaiğin müzeye naklini sürdürdüklerini kaydetti.

Mevcut müzede yer alan bin 165 metrekare mozaiğik de büyük bölümünün nakledildiğini belirten Sezgin, depolarda bulunan yaklaşık 550 metrekare ile sergilenen 650 metrekare mozaiğin de büyük bir bölümünün yeni müzeye getirildiğini söyledi.

2 bin 300 yıl önce yazılmış oyun

Arkeolog Ömer Çelik ise 1997’de tespiti yapılan, 2007’de kazı çalışmasıyla gün yüzüne çıkarılan Helenistik dönemde yaşamış oyun yazarı Menander’in 4 panodan oluşan oyun tasvir ettiği mozaiğin yeni müzeye taşındığını ve burada restorasyonunun devam ettiğini belirterek, “Bu oyunların 2 bin 300 yıl önce yazıldığını ve yazılmasından yaklaşık 600 yıl sonra MS 3. yüzyılda Romalılar tarafından mozaiğe yansıtıldığını tespit ettik. 2009 yılında da bölgede kazı çalışmalarımızı devam ettirdik. Yeni müze çalışmalarıyla toprak altında bekletilen ve üzerinde oyunların isimlerinin yer aldığı yazı ve figürlerden oluşan mozaik panoları buraya taşıdık. Ekiplerimiz bu mozaiklerin restorasyonunu yapıyor” diye konuştu.

Kaynak :  onedio.com

HATAY – İsmihan Özgüven

 

Çocuklar için yaratıcı drama (Eğitici drama)kursumuza sınırlı sayıda, değişik yaş gruplarından öğrenci alınacaktır dolaysıyla daha fazla gecikmeden kayıt için başvurabilirsiniz.

cocuk-drama-dersi-bakirkoy

Günümüz şehir yaşamında özellikle anne ve babanın çalışması ve bundan dolayı çocuğun bakımı ve gelişimi sürecini ya kreş ve çocuk bakım evleri veya büyük anneler/anneanneler üstlenmektedir. Bu durum çocuğun gelişimi anlamında yetersizlikler ve kendini ifade edememe, paylaşamama, hayata hazırlanma ve bunlardan kaynaklı iletişim bozukluğu konuşma sorunları, el becerilerinde yeterli gelişememe, işbirliğine kapalı olma hali ve daha pek çok konuda sorunlarla karşılaşılmaktadır.

Tüm bunların farkında olan kurumumuz çocuklarımız için 2013-2014 eğitim dönemi drama ders kayıtlarına başlamıştır. Yetkin eğitmenler eşliğinde devam eden drama derslerimize çocuklarımızı bekliyoruz.

Hafta sonları devam eden drama derslerimiz yaş gruplarına göre ayrı şekilde düzenlenmektedir. Arzu ediyorsanız denem dersine gelebilir ondan sonra kararınızı verebilirsiniz.

 Bu arada dramanın daha detaylı çocuk için faydalarını da aşağıdaki yazıdan okumanız mümkün.

 Dolaysıyla günümüz yapısı içerisinde drama her geçen gün çocuk eğitiminde önemini hissettirmektedir. Kabul etmek gerekir ki çocuk draması sadece tiyatro eğitimi almış  kişiler kişilerin el yordamı ile yapabileceği bir çalışma değildir. Çocuk psikolojisi ve çocuk gelişimini bilmeyen kişiler tarafından verilen drama eğitimine bazı uzmanlar haklı olarak şüpheyle yaklaşmaktadır.

 

İyi bir eğitmen ile yapılacak drama çalışmalarının çocuklara sağlayacağı faydaların başlıcalarını sayacak olursak; çocuğu bağımsız davranmaya, hoşgörülü olmaya, demokratik olmaya ve yaratıcı bir kişilik kazanmaya yöneltir. Ayrıca , drama,eğitimin değişik basamaklarında yer alan diğer disiplinlerin pek çoğunda bir yöntem olarak uygulanabilir. Drama yoluyla öğrenme çabuklaştırılır ,etkinleştirilir. Bu çalışmalar öğrencinin sözcükleri ,tutum ve davranışları ,devinimleri ve yaşam durumlarını anlamlandırmasını sağlar.

 

Eğitimde yaratıcı dramının önemini şu şekilde özetleyebiliriz ; 

 Kişinin; İmgelem ( hayal ) gücünü geliştirir, Bağımsız düşünebilmeyi sağlar, İş birliği yapabilme özelliğini geliştirir, Sosyal ve psikolojik duyarlılık yaratır,

Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasını ve hissetmesini ve bu durumun ona iletilmesi sürecine empati adı verilir.

Sözel olmayan iletişimin öğrenilmesini sağlar

Yaratıcılık ve estetik gelişimini sağlar,

Etik değerlerinin gelişmesine olanak sağlar.

Kendine güven duyma ,karar verme becerilerinin gelişmesini sağlar.

Farklı olay ve durumlarla ilgili deneyim kazandırır.

Kaslarını hareket ettiren yeni yöntemleri bulmayı,denemeyi ve bedenini çok yönlü geliştirmeyi sağlar.

Çevresindeki canlı ve cansız varlıkları tanıma ve algılamayı öğretir.

Hata yapma korkusu olmaksızın yeni davranışlar geliştirmeyi sağlar.

Sanat formlarına duyarlılık göstermeyi sağlar.

Özellikle doğaçlama çalışmalarında iç tepi ve dürtülerden yaralanmayı öğretir.

Duygunun sağlıklı bir şekilde boşalımından yararlanmayı sağlar.( Bu kontrollü bir birey için oldukça önemlidir.)Duygunun denetlenmesi ,onun bastırılması anlamına gelmez. Bütün insanlar zaman zaman hissettikleri öfke,korku,kaygı,kıskançlık,dargınlık gibi duygularını bu temaların ifade edildiği oyunlarda rol alarak boşaltabilir ve gerilimden kurtulabilirler.

Öncelikle kendini tanımasını sağlar.

Kendinde bulunan özelliklerle başkalarını karşılaştırabilmeyi sağlar.

Başkaları ile benzerliklerini keşfetmesini sağlar.

Kendinde geliştirmek istediği yanlarıyla ilgilenmesini ,kendini eleştirebilmesini sağlar.

Kendini ifade etmede gerek duyduğu kaynaklara ulaşma gerekliliğini fark ettirir.

Bilgiye ulaşmaya ve onu kullanmaya istekli duruma gelir.

Kendini ifade etmede güven kazanır.

 

Dört temel dil becerisini ( konuşma , dinleme, okuma , yazma ) kazandırır,dilin kullanım alanlarını ve kalitesini zenginleştirir

 Dil gelişimi ile ilgili hedeflenenler şu şekilde belirlenmiştir :

* Konuşmada güven
* Konuşma becerisinde gelişme
* Sözcük dağarcığında gelişme
* Düşüncelerin yazılı ve sözlü anlatımında gelişme
* Dinleme becerisinde gelişme
* Farklı sosyal rol ve statülere ilişkin değişik dil biçimlerini kullanabilme
* Okuma becerisini geliştirme
* Yazma becerisini geliştirme
Kaynaklar

*Yaratıcı Drama Yazılar Prof. Dr. İnci San Pegem A

**Sınıfta Demokrasi Doç. Dr. Ali ŞİMŞEK Ankara 2000

***HALKLA İLİŞKİLER VE İLETİŞİM Yazar  Doç.Dr. Mustafa ÖZODAŞIK, Yrd.Doç.Dr. F. Seçil BANAR

T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2682 ,  AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1648

Artık yaz bitiyor. Yetişkin öğrenci ve veliler çok yakında hummalı bir koşuşturma içerisine girecek çünkü okullar açılacak.

bakirkoy-müzik

Okullar açılınca elbette gidilecek kurslar araştırılacak… Sanatın hayat içerisinde vazgeçilmez olduğunu bilen öğrenci ve velilerimiz ilgi alanlarına göre;  Dans çeşitleri, Bale,  Resim, Gitar, Bağlama, Piyano, Keman, Bateri, Tiyatro, Fotoğrafçılık v.b. daha pek çok sanat dalında eğitim almak veya aldırmak isteyecekler.

Elbette sanat eğitiminizi alırken veya çocuklarınıza aldırırken; düzenli, yeterli donanıma sahip eğitmen ve kurs alanı ile sağlıklı bir ortamda yapmak isteyeceksiniz.

İşte bu noktada Bakırköy’de sizler için kurulmuş olan Nar sanat Eğitim Kursunu ziyaret etmeniz size pek çok imkân sunacak.

Her şeyden önce ilk defa bir kursta toplamında 5 saat ücretsiz solfej dersi sadece Nar Sanat’ta var.

Hangi çalgı aleti dersini alırsanız alın, başlangıç seviyesinde ücretsiz olarak bir birine paralel giden haftada 3 ders solfej eğitimi ve haftada 1 ders ikinci düzey solfej eğitimi ve okul öncesi çocuklarımız için haftada 1 ders olmak üzere solfej eğitimini isteğe bağlı olarak ücretsiz alabilmektesiniz.

Elbette tüm bunlar emeğinizin karşılığını tam ve en iyi şekilde alabilmeniz için.

2013 – 2014 eğitim döneminde fiyat artışından etkilenmemek, istediğiniz gün ve saatte ders alabilmeniz için bir an önce kayıt yaptırmanızda fayda var.

nar sanat -genel logo

Eylülden önce kayıt yaptıranlar fiyat artışından etkilenmeyecekleri gibi aynı zamanda istedikleri gün ve saatte ders alma imkanına da sahip olabilmektedirler.

Son günlere bıraktığınız taktirde sizlere uygun olan gün ve saatlerde istediğiniz eğitimi alamayabilirsiniz. Bir an önce sizleri de Nar Sanat ailesine katılmaya davet ediyoruz.

Çok geç olmadan hemen arayın… İLETİŞİM

Bildiğiniz gibi Bakırköy’ün adı pek çok özelliğinden dolayı geçmişte olduğu gibi günümüzde de sıkça anılır. En büyük özelliklerinden biride pek çok sanatçı yetiştirmiş olması veya pek çok ünlü kişinin yolunun Bakırköy’den geçmiş olmasıdır. Hatta ülkemizin beklide Dünyanın en çok sanatçı yetiştiren ilçesi olması özelliği de vardır dememiz mümkündür.

tiyatro dersleriiiiiiiii

Yaşayan ve  kaybettiğimiz pek çok ünlü Bakırköy’de doğdu, büyüdü veya yaşadı.Örneğin; Münir ÖZKUL, Tarık AKAN, Ahmet SEZGİN, Suna PEKUYSAL, Sırrı GÜLTEKİN, Bülent ORAN, Cem KARACA, Kenan PARS, Altan ERBULAK, Cihat TAMER,Erdoğan SICAK, Ergün KÖKNAR, Yurdaer DOĞULU, Boran Mutlu KAYA Kenan DOĞULU ve daha niceleri.

Hatta Bakırköy Mezarlığında yatan Cenap ŞAHABETTİN ve Halid Ziya UŞAKLIGÜL’i de saymak lazım elbette.

Son yıllarda hatta uzun yıllardır Bakırköy’ümüze ait bir profesyonel özel tiyatromuz olmamıştı. Kuruluş amacında sanatı yaygınlaştırmak, sevdirmek v.s. gibi bir takım sanat faaliyetleri olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği bu amacını gerçekleştirmek için kurulduğu yer olan Bakırköy’de yıllardır süren sessizliği bozarak Profesyonel tiyatrosunu kurdu.

Uzun süredir çalışmalarına devam eden “NAR SANAT TİYATROSU” yeni sezona yoğun bir çalışma ile hazır.

Ebru ERDEMOĞLU’nun “ARAF NE TARAF” adlı 2 perdelik oyununu hazırlayan “Nar Sanat Tiyatrosu” İstanbul başta olmak üzere pek çok yerde oyununu sergileyecek.

Oyuncu Kadrosunda : Cumhur SARI, Halis BAYRAKTAROĞLU, Oğuz ÖZTAŞ, Nalan BAŞARAN, Ebru SARITAŞ gibi tecrübeli oyuncuları barındıran Nar Sanat Tiyatrosunun birde oldukça tanınan ve sevilen sürpriz bir oyuncusu da var kadroda. Bu sürpriz ismi şimdilik açıklamıyoruz.

Elbette Nurgül YEZİZ’in emeklerini unutmamak gerekli Nurgül hanım Nar Sanat Proje koordinatörlüğünü üstlenmiş durumda aktaralım.

arafffff Sizlere kısaca oyundan bahsedelim isterseniz.

“Sizi bir zebani sorgulasaydı eğer, zebaninin kadın mı olmasını isterdiniz, erkek mi?”

Şeytanla yapılan anlaşma asla unutulmaz.

Pardon Zebani Bey, Araf ne taraf?

Birbirinden çok farklı iki arkadaş cennet ve cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı daha kolay, yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Mahmut ve Bilal’in Zebani ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel  Hostes Şule de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Peki, Zebaninin yardımcısı Zu boş duruyor mu? Tabi ki hayır.  Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı için geçen yılın sorularının peşine düşmüş yeni merhum,  şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…

Sizleri de bekleriz. Pek yakında hangi sahnede ve hangi günler ile saatler olacağını elbette açıklayacağız…

 

 

 

Tiyatro ile başarılı bir dönem geçiren Nar Sanat tiyatrosu kayıt sezonu açıyor.

Nar Sanat

Bakırköy’de Tiyatro adına M.E.B. Onaylı belge vermeye yetkili ilk Tiyatro Kursunu kuran Nar Sanat, 2013-2014 Eğitim dönemi için tiyatro kayıtlarına başladı.

2012-2013 Eğitim Döneminde başarılı bir sezon geçiren kurumumuz diğer tüm sanat dallarında olduğu gibi çocuk, genç ve yetişkin tiyatroları ile sanat severlere Haziran ayındaki gösterileri ile amatör tiyatronun gücünü gösterdi.

Aşağıda çalışmalarını göreceğiniz Nar Sanat Tiyatrolarına dahil olmak istiyorsanız sınırlı sayıdaki kontenjan dolmadan sizleri kayıt olmaya bekliyoruz.

Ön başvuru ve bilgi için TIKLAYINIZ.

Kayıt olmak için kursumuzun adres ve krokisi için TIKLAYINIZ.

Aşağıda Tiyatro gösterimizden ve çalışmalarından örnek fotoğrafları görebilirsiniz.