Şunun için etiket arşivi: Sinema

15. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Kısa Film Yarışması sonuçlandı .

Yarışma bu sene kısa filmcilere “Size Baba Diyebilir miyim?” sorusunu sordurarak erk ve erkekliğin inşası üzerinden ‘baba’ kavramına odaklandı. Baba kavramına dair çeşitlemelerin üretilmesine dair kısa filmcileri cesaretlendirmeyi amaçlayan kısa film yarışmasında, hikayelerine sadece bir baba figürü koymanın ötesine geçen ve babalığın alt okumalarını yapan filmler jürinin beğenisini kazanmayı başardı.

15.uçan süpürge uluslar arası kadın filmleri festivali

Gülden Treske, Meltem Ağduk, Tayfun Atay, Pelin Aytemiz ve Sevna Somuncuoğlu’ndan oluşan yarışma jürisi 21 kısa film arasından üç filmi ödüle değer buldu, iki film ise festivalde gösterilmeye hak kazandı. Jürinin ödül gerekçesi ve dereceye giren filmler şöyle: Sinematografik açıdan başarılı bulunan ve film gramerini iyi kullanan Musa Ak’ın yönettiği “İs” filmi ve düz anlatımına rağmen animasyon türünün teknik olarak iyi bir örneği olan Reyhan Meral’in yönettiği “Horoz” filmi bu seneki festivalde gösterilmeye değer bulundu. Her ne kadar teknik ve sinematografik yetersizlikleri olsa da, kısa film türünün hakkını vererek kuşak çatışmasını akıllıca anlatan Perihan Türkdoğan yönettiği “Rıfat” filmi yarışmanın üçüncüsü oldu. Gerek sinematografisi ve kurgusu, gerekse işlediği konu itibariyle özenli ve yaratıcı olan, söylemek istediklerini üst ses ile basitçe anlatmak yerine karakterlerini konuşturarak derdinin altını çizen, köyün delisinden bir kahramana dönüşen babanın hikayesini anlatan, Canan Doğramacı’nın yönettiği “Ronahi” filmi ikincilik ödülünü aldı. Babalık hallerini ‘karanlık’ olmayan bir tonla sorgulayan, babanın otoritesini kaybetmenin eşiğindeyken, agresyon göstermeden yeni hayatına uyumlanma çırpınışlarını konu alan ve bunu izleyicinin kalbine dokunan küçük ayrıntılar ile yapan, aynı zamanda belgesel türüne dair de bir arayış içinde olduğunu düşündüğümüz Bilgi Diren Güneş’in yönettiği “Eyvah! Babam Emekli Oldu” filmi birincilik ödülü almaya hak kazandı. Jürinin değerlendirmesi sonucunda dereceye giren filmlerin yönetmenleri festivalin 17 Mayıs akşamı yapılacak kapanış töreninde ödüllerini alacak. Dereceye giren filmler festival programına alınarak ve Alman Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

2012  HENKEL ART AWARD YARIŞMASI

2012 yılında Viyana merkezli Henkel Orta ve Doğu Avrupa (Henkel CEE), 11’inci yılında ‘Orta ve Doğu Avrupa Henkel Art.Award.’ yarışması için başvuruları kabul etmeye başladığını açıkladı. Proje, Avusturya’da KulturKontakt ve “Museum der Moderner Kunst Stiftung Ludwig” (Modern Sanat Müzesi – MUMOK) ortaklığıyla yürütülüyor. Birinciliği kazanan sanatçı 7 bin euro para ödülünün yanı sıra, kendi ülkesinde düzenlenecek bir sergi imkânına da sahip olacak. Ayrıca eserlerini önümüzdeki yıl MUMOK’ta düzenlenecek olan kişisel bir sergi kapsamında sergileme ve sergi kataloğunun yayımlanması fırsatını elde edecek.

Özel bir tema belirlemeyen Henkel Art.Award, Orta ve Doğu Avrupa’daki sanatçılar tarafından resim, çizim, fotoğraf, video ve enstalasyon alanlarında üretilen çarpıcı ve yenilikçi sanat eserlerini ödüllendiriyor. Yarışmanın birincisi çok aşamalı bir seçim süreci ile belirleniyor.

Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda Henkel Art.Award finalisti veya birincisi daha sonra uluslararası sergilere davet edildi ve uluslararası ölçekte başarı kazandı. Bu isimlerin arasında Dan Perjovschi (2002), Miha Strukelj (2008) ve Mladen Miljanovic (2009) gibi sanatçılar da yer alıyor.

Henkel Art.Award. 2012 – Başvuru dokümanları:

– CV ve sanat kariyeri hakkında bilgi (İngilizce veya Almanca)

– Yaş sınırı: 40 (Ekim 2012’de Avusturya’da düzenlenecek olan gala töreni sırasında sanatçı 40. yaş gününe ulaşmamış olmalıdır.)

– Sanat eserlerinin 3-5 adet röprodüksiyonu: Orijinal eserler gönderilmemelidir!

– Resim, çizim ve fotoğraf alanlarında sanat eserleri: Fotoğraf, dosya ve/veya katalog biçiminde olmalıdır. (Boyut: azami A3). Slayt, CD veya DVD olarak gönderilmemelidir.

– Video ve enstalasyon dallarında sanat eserleri: DVD’de video olarak gönderilmelidir. (Azami sunum süresi: 10 dakikadır.)

– Bütün sanat eserleri 2009 sonrasında üretilmiş olmalıdır.

– Aşağıdaki ülkelerden yapılacak başvurular kabul edilecektir: Arnavutluk, Belarus, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Kazakistan, Kosova, Letonya, Litvanya, Makedonya, Moldovya, Karadağ, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye ve Ukrayna.

Kayıtlar, Haziran ayında yerel bir jürinin ön elemesine tabi tutulacak. Uluslararası jüri, 2012 yazında toplanarak 5 finalist belirleyecek ve birincinin seçileceği Viyana’ya gönderecek. Ardından, finale kalan sanatçılar haberdar edilecek ve Henkel CEE tarafından Henkel Art.Award. 2012 Gala törenine davet edilecekler.

Tören kapsamında 7 bin euro para ödüllü Henkel Art.Award., beş finalist arasından bir kişiye verilecek.

Sunulan sanat eserleri jüri oturumundan sonra bunları üreten sanatçılara iade edilecek.

Not:

– Yarışmaya katıldıkları için sanatçılara ücret ödenmemektedir.

– Sanat eserlerinin kaybolması veya zarar görmesiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul edilmemektedir.

Henkel Art.Award.2012’ye başvurular, en geç 25 Mayıs 2012 tarihine (zarf üzerindeki tarih) kadar aşağıdaki adrese yapılmalıdır;

Türk Henkel A.Ş.

Kurumsal İletişim

İçerenköy Mah. Karaman Çiftliği Yolu Cad.

No:49/A PK 34752 Ataşehir – İstanbul

[email protected]

Tel: 216 579 40 59

2012 DERS BELGELİĞİ DESEN YARIŞMASI

KATILIM:

– Her katılımcı yarışmaya, 2012 yılı içerisinde yapmış olduğu en

fazla üç eseri ile katılabilir.

– Yarışma; Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel

Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Anabilim Dalı / dB atölye MEZUNLARI *

ve öğrencileriyle birlikte diğer ÖĞRENCİLERE de açık bir yarışmadır.

Kapsama alanı dışındaki öğrenciler kimlik kartlarının bir

fotokopisiyle başvuru yapabilirler (aslını göstermek şartıyla)

– Desenler, 50x70cm boyutunda desen kağıdı üzerine yapılacaktır.

– Katılımcı, desen kağıdının arkasına adını, soyadını, mezun olduğu

yılı, eğer öğrenime devam ediyorsa sınıfını ve iletişim adresini

yazacaktır.

– Desenler, (15-24 Mayıs 2012) Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri

saat 9:45 ile 17:00 arasında 8 numaralı atölyeye teslim edilecektir.

Detay için Lütfen Tıklayın  

AKŞEHİR BELEDİYESİ ANMA VE MİZAH GÜNLERİ İÇİN AFİŞ YARIŞMASI 2012

AFİŞ YARIŞMASI

Akşehir Belediyesi bu yıl 53.’sü düzenlenecek olan Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Anma ve Mizah Günleri için bir afiş yarışması düzenledi. Amatör yada profesyonel tüm sanatçıların katılabileceği afiş yarışmasında son başvuru tarihi ise 16 Mayıs 2012 Cuma günü olarak belirlendi.

Anma Ve Mizah Günleri İçin

Afiş Yarışması…Akşehir’de her yıl Nasreddin Hoca’nın anısına düzenlenen ve bu yıl 53.’sü gerçekleştirilecek olan Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Anma ve Mizah Günleri için hazırlıklar devam ediyor. Bu yıl yapılacak etkinliklerde kullanılacak afiş içinde bir yarışma açıldı.

Organizasyon Komitesi tarafından açılan yarışmaya Amatör yada profesyonel tüm sanatçıların katılabileceği bildirildi. 53. Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Anma ve Mizah Günleri”nin tanıtımında kullanılacak afiş yarışmasının amacı, bir taraftan ünlü gül-düşün ustası Nasreddin Hoca’yı felsefesi ve mizahi kişiliğiyle daha bilimsel yöntemler ve daha çok ses getirici araçlarla geniş kitlelere tanıtmak, diğer taraftan da tasarım alanında çalışan kişilerin yaratıcı çabalarını destekleyerek grafik sanatının gelişmesine katkıda bulunmak olarak açıklandı…

Her katılımcının en fazla 3 afişle katılabileceği yarışmada son başvuru tarihi ise 16 Mayıs 2012 tarihi olarak belirlendi. Organizasyon Komitesi tarafından belirlenen Jüri değerlendirmesi sonucunda birinci gelen eser, 1.250,00t ikinci gelen eser 1.000,00 t üçüncü gelen eser 750,00 t ve Nasreddin Hoca plaketi ile ödüllendirilecek. Ayrıca, yarışmaya katılan eserlerden sergilenmeye değer görülenler ise etkinlik süresince sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Yarışma ile ilgili şartname ve geniş bilgi Akşehir Belediyesi Özel Kalem, Kültür ve Sosyal İşler Birimi’nden temin edilebilecek.

Detaylar için lütfen tıklayınız   

NURİ İYEM RESİM ÖDÜLÜ 2012

NURİ İYEM

Nuri İyem adına 2006 yılından bu yana gerçekleştirilen “Nuri İyem Resim Ödülü” Resim Yarışması bu yıl yedinci kez düzenleniyor.

Seçici Kurul tarafından ödüle layık görülen sanatçıya 10.000 Türk Lirası para ödülünün yanı sıra “Nuri İyem Resim Ödülü” nü simgeleyen, Prof. Rahmi Aksungur tarafından özel olarak üretilen bronz “Heykel” verilecek. Ayrıca ödül alan sanatçı, Lebriz.com sanatçı katalogları bölümünde iki yıl süreyle online katalog hakkı kazanacak.

“Nuri İyem Resim Ödülü – 2012” Seçici Kurulu; Prof. Rahmi Aksungur, Prof. Dr. Adem Genç, Prof. Dr. Zeynep İnankur, Prof. Kemal İskender, Ümit İyem, Prof.Dr. Erhan Karaesmen, Temür Köran, İrfan Önürmen ve Prof. Dr. Mehmet Özer’den oluşuyor.

“Nuri İyem Resim Ödülü”nü alan resim ve Seçici Kurul tarafından sergilenmeye değer bulunan resimler, Evin Sanat Galerisi’nde 26 Haziran 2012 tarihinde düzenlenecek ödül töreninin ardından, 26 Haziran–10 Temmuz 2012 tarihleri arasında sergilenecek ve hazırlanacak kapsamlı katalogda bir araya getirilecek.

Yarışmaya katılım için 18 yaşını doldurmuş, T.C. vatandaşı ressamların; Evin Sanat Galerisi ve www.evin-art.com ’dan temin edecekleri katılım formlarını, yapıtlarıyla birlikte 01.06.2012 tarihinden başlamak üzere 03.06.2012 saat 19.00’a kadar Evin Sanat Galerisi’ne teslim etmeleri gerekiyor.

TURGUT PURA VAKFI ULUSLARARASI RESİM VE HEYKEL YARIŞMASI 2012

TURGU PURA VAKFI YARIŞMASI

Bu yıl 31. si düzenlenecek olan serbest konulu “Turgut Pura Vakfı Uluslararası Resim ve Heykel Yarışması” başvuruları başlamıştır. Turgut Pura Vakfı tarafından gerçekleştirilen uluslararası yarışma resim ve heykel olmak üzere 2 kategoride yapılacak olup; yarışma için son başvuru tarihi 26 Nisan 2012.

26 Nisan tarihine kadar başvuruların kabul edileceği yarışmanın ödül töreni 25 Mayıs 2012 tarihinde İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi alt salonunda saat: 19:30 da gerçekleşecektir.

Seçici kurullar tarafından seçilen eserler 25 Mayıs-03 Haziran 2012 tarihleri arasında İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde sergilenecek ve sergi kataloğunda yer alacaktır.

Turgut Pura Vakfı Uluslararası Resim ve Heykel Yarışması’nın resim ve heykel alanındaki birincileri 5.000 TL’lik para ödülü, 1.’lik Beratı ve Ödül Heykelciği ile ödüllendirilecek ve eserler Turgut Pura Vakfı Kolleksyonuna dahil edilecektir. Yarışmanın 2. leri; 2.’lik Beratı ve Ödül Heykelciği ile ödüllendirilecektir. Ayrıca Heykel ve Resim Dalı Seçiciler Kurulları ödüle layık gördüğü diğer eserleri mansiyon ile ödüllendirecektir.

Bu yıl 31. Düzenlenecek olan “Uluslararası Turgut Pura Resim ve Heykel Yarışması” seçici kurullarında;

Resim bölümünde; Burcu PELVANOĞLU, Greg WOLFF, Marcus GRAF, Turan AKSOY

Heykel bölümünde; Genco GÜLAN, Günnur ÖZSOY, Mike BERG, Seckin PİRİM yer almaktadır.

“31. Turgut Pura Vakfı Uluslararası Resim ve Heykel Yarışması” başvurusu ve ayrıntılı bilgi için: www.turgutpuravakfi.com

Turgut Pura Vakfı 1981 yılında Turgut Pura’nın eşi Güngör Pura tarafından, resim ve heykel sanatçısı Turgut Pura’nın 1979’da ölümünden sonra kurulmuş bir SANAT vakfıdır. Vakıf, İzmir Resim ve Heykel Müzesi’nin kuruluşunda büyük emeği geçen heykeltıraş Turgut Pura’nın anısını yaşatmakta ve resim, heykel ve seramik dallarında sanatçılar yetiştirmektedir. Vakıf Bünyesinde Bu amaç doğrultusunda kurulduğu yıldan itibaren her sene resim ve heykel alanında sanatçılarımızın çalışmalarını desteklemek, sergilemek ve kalıcı eserler kazandırmak amacıyla uluslararası resim ve heykel yarışması düzenlenmektedir.

1464.Sk.No-25-27 Alsancak/İZMİR (Kıbrıs Şehitleri Caddesi Saint Joseph Lisesi Arkası)

Tel: 0232 422 32 86 Fax: 0232 422 32 86

PENDİK BELEDİYESİ ŞİİR YARIŞMASI 2012

PENDİK BELEDİYESİ

 Yarışma Konusu

Şiir yarışmasının konusu “PENDİK’TE ZAMAN” olarak belirlenmiştir.

Yarışma Tarihi

15 Mart – 15 Haziran 2012 tarihleri arasındadır.

Teslim Tarihi

Eserler 10 Haziran 2012 mesai bitimine kadar teslim edilecektir.

Teslim Şekli

Yarışmacılar eserlerini www.pendik.bel.tr adresinde açılacak online başvuru sayfasından sisteme giriş yaparak teslim edecektir.

Ödüller

Birinciye : 10.000

İkinciye : 7.000

Üçüncüye : 5.000

Üç adet mansiyon verilecek olup her mansiyon 1000′dir. Derece sahipleri ve mansiyonlar dışında eserleri yarışma kitabında yayımlanmaya değer bulunanlara 100 telif ücreti ödenecektir.

Katılım Koşulları

1. T.C vatandaşı olmak.

2. Yarışmaya en az 15 yaş ve üzeri katılımcılar katılabilir.

3. Pendik Belediyesi çalışanları ve birinci derece yakınları yarışmaya katılamaz.

4. Jüri üyelerinin birinci derece yakınları yarışmaya katılamaz.

5. Bir yarışmacı en fazla 1 (bir) eserle yarışmaya katılabilir.

6. Eserler 12 punto ve 1.5 satır aralığıyla dizilmiş olmalı ve Times Nev Roman yazı karakteriyle yazılmış olmalıdır.

7. Eserlerin son teslim tarihi 10 Haziran 2012’dir.

8. Sonuçlar 2012 Haziran sonuna kadar ödül sahiplerine bildirilecektir.

9. Dereceye giren eser sahiplerine ödülleri 2012 Eylül ayında düzenlenecek ödül töreninde idare tarafından dağıtılacaktır.

10. Ödül kazanan eserlerin her türlü yayım ve telif hakları Pendik Belediyesine aittir.

Şiir Yarışması Jürisi

1.A.Ali URAL

2.Haydar ERGÜLEN

3.Celal FEDAİ

4.Baki ASİLTÜRK

5.Cevdet KARAL

Bilgi İçin

İletişim Merkezi 4447635 Dahili:3616

2012 RAŞİT KARA ŞİİR YARIŞMASI

İÇERİK:

Raşit Kara Şiir Yarışması; şair, yazar, çevre dostu Raşit Kara’yı yaşatmak, onun misyonunu gelecek kuşaklara taşımak adına, geleneksel hale getirilen ve ülke genelini kapsayan bir yarışmadır.

DÜZENLEYEN:

Kar Dergisi ve Raşit Kara ailesi adına kızı Avukat Türkan Kara.

(Girişimi başlatan ailesi, ileride kurulacak dernek, vakıf ya da benzeri tüzel oluşumlara bu yetkiyi devredebilir.)

ARIŞMA ŞARTLARI:

1-Yarışma 18 yaşını aşmış tüm şairlerimize açıktır. Konu serbesttir.

2-Yarışmada Birincilik, İkincilik ve Üçüncülük ödülleri verilecektir. (Jüri gerek görürse bir kişiye de Özendirme ödülü verebilir.)

3-Şairler, en fazla 2 (iki) şiirle yarışmaya katılacaktır. Şiirler, A4 kâğıdına 12 punto ile (Times New Roman karakterinde) bilgisayarda yazılarak gönderilecektir.

4-Şiirlerde, daha önce ödül almamış ve hiçbir yerde yayımlanmamış olması koşulu aranacaktır.

6-Ödüller 21 Temmuz 2012 saat 16.00’da, Kınalıada’da yapılacak Raşit Kara Anma etkinliğinde verilecektir.

7-Birincilik ödülüne 1000 TL+plaket, İkincilik ödülüne 750 TL+plaket, Üçüncülük ödülüne 500 TL+plaket verilecektir.

8-Şiirlerde rumuz kullanılacaktır. Yarışmacılar tek zarf hazırlayacaktır. Her şiir 5 (beş) adet çoğaltılarak gönderilecektir. Katılımcı, özgeçmiş ve iletişim bilgilerini ayrı bir mektup zarfına koyarak zarfın ağzını kapatacak, zarfın üzerine şiirlerinde kullanmış olduğu rumuzu yazarak büyük zarfın içine koyacaktır.

9-Başvurular en geç 10 Haziran 2012 tarihine kadar,

Türkan Kara, E 5 Yanyol, Teknik Yapı, Uprise Elite Residence, Kat: 19, D: 167 Soğanlık, Kartal/İSTANBUL adresine elden, kargo ya da posta yoluyla ulaştıracaktır. (Postadaki gecikme ve ulaşımsızlık sorumluluğu katılımcıya aittir)

SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ:

1-Ahmet Saraçoğlu (Şair)

2-Niyazi Yaşar (Kar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni-Yazar)

3-İsmail Biçer (Şair-Yazar)

4-Gülderen Canyurt (Şair)

5-Türkan Kara (Raşit Kara ailesi adına kızı-Avukat)

İLETİŞİM:

Ahmet Saraçoğlu

[email protected]

(0535) 768 90 21

(0216) 290 11 44

(0216) 290 11 45

GELENEKSEL AŞK ŞİİRLERİ YARIŞMASI 2012

1. Şiirin konusu Sevgiliye aşktır (siyasal bir düşünce veya lidere övgü türündeki şiirler yarışma dışı bırakılır.) Yarışmaya 2 adetten fazla şiir göndermeyiniz.

… 2. Yarışmaya kendi yazmış olduğunuz şiir veya şiirlerinizle katılabilirsiniz. Bir başkasının yazmış olduğu şiirle katıldığınızın belirlenmesi durumun…da, “şiir hırsızı olarak” suçlanarak kamuoyuna açıklama yapacağımızın bilinmesini isteriz.

3. Yarışmaya katılan şiirlerin bir başka yerdeki yarışmada ilk üç dereceye girmemiş olması gerekmektedir. (Bu konudaki dürüst davranışı katılımcıya bırakıyoruz.)

4.Katıldığınız türü mutlaka belirtiniz.

5. Şiirlerinizin altına gerçek adınızı yazmayınız. Bir rumuz ile yaşınızı belirtiniz. Bir başka kağıt üzerinde ise; yarışmaya katıldığınız şiirinizin adını, şiirin altında kullandığınız rumuzunu ve açık adresinizi (varsa telefon numaranızı) belirtmeniz gerekmektedir.

6. Şiirlerinizi kapalı zarf içerisinde elden getirebileceğiniz gibi, posta ile de gönderebilirsiniz. (Posta gönderilerindeki aksaklıklardan dolayı,Yarışma Kurulumuz sorumlu değildir.)

7. Yarışmaya katılan ve ilk 3 dereceye giren katılımcılara

1.nciye 750 lira

2.nciye 500 lira

3.üncüye 250 lira ve plaketler verilecektir

8.Yarışmamıza göndereceğiniz şiirlerin bugünden başlamak üzere, en geç; 16 MAYIS 2012 TARİHİNE kadar elimize ulaşmış olması gerekmektedir. (Son gün, saat: 20.00′e kadar açık olacağız.)

9.Yarışma sonuçları YARIŞMA ÖDÜL TÖRENİ 4 HAZİRAN PAZARTESİ SAAT 19,00 DA İZMİRDE GERÇEKLEŞECEKTİR .

Tüm katılımcıların ödül dağıtım töreninde bulunmalarını, ödül günü gelemeyecek olanların yerlerine bir yakınlarının gelmelerini ve şiirlerini bugünden itibaren göndermelerini bekliyoruz.

Tüm katılımcılara şimdiden başarılar diliyor, şiirlerinizi süresi içinde göndermenizi bekliyoruz.

NOT:YARIŞMAYA KATILAN ŞİİRLER KİTAPLAŞACAKTIR BU KİTAPTA YER ALMAK İSTEYENLER 50 TL ÖDEMESİ GEREKMEKTEDİR .

HER KATILIMCIYA 10 ADET VERİLECEKTİR .

TÜM KATILIMCILARA DUYRULUR

SEÇİCİ KURUL

1:TURABİ YILMAZ(ŞAİR-HALK OZANI)

2:OKAN YÜKSEL (ŞAİR)

3:ÖZTÜRK ERBEK (ŞAİR)

4:GAZİ KESKİN (ŞAİR)

5:MURAT OZANOĞLU (ŞAİR-HALK OZANI)

ANADOLU SANATSAL FAALİYETLER VE KÜLTÜR DERNEĞİ

Yarışma Başvuru Adresi:GAZİLER CADDESİ NO:50 KÜREBAŞI İŞ HANI KAT :7 ÇANKAYA /İZMİR

Yarışma İletişim Bilgileri:0 232 484 14 15-0232 489 33 34

[email protected]

4 MEVSİM BAĞCILAR FOTOĞRAF YARIŞMASI

fotograf yarismasi secilen

Bağcılar Belediyesi, ilçenin kuruluşunun 20′inci yıl dönümü dolayısıyla “4 Mevsim Bağcılar” konulu fotoğraf yarışması düzenliyor. Ünlü fotoğrafçı Ara Güler’in de aralarında bulunduğu jüri üyeleri en iyi fotoğrafları seçecek. Birinciliği kazanan fotoğrafçı 5 bin TL para ödülü kazanacak.

Bağcılar Belediyesi, ilçenin en güzel fotoğraflarını çekenleri ödüllendirmek için “4 Mevsim Bağcılar” konulu fotoğraf yarışması düzenliyor. Yarışmaya farklı mevsimlerde çekilen Bağcılar fotoğrafları katılabilecek. Fotoğraflar, ünlü fotoğrafçılar Ara Güler, Coşkun Aral, Prof. Dr. Sabit Kalfagil, Prof. Dr. Güler Ertan ve Ümit Karalar ile ünlü haber spikeri Oğuz Haksever’den oluşan jüri tarafından değerlendirilecek.

Fotoğraflarda birinciliği kazanan fotoğrafçıya 5 bin TL para ödülü verilecek. Yarışmada ikinciye 2 bin 500, üçüncüye ise bin 500 TL para ödülü verilecek. Yarışma kapsamında dört fotoğrafa da 500 TL olmak üzere mansiyon ödülü verilecek.

SERGİ AÇILACAK

5 Ekim 2012′ye kadar devam edecek yarışmada sergilenmek üzere de 20 fotoğraf 150 TL karşılığında satın alınacak.

Bağcılar’ın kuruluşunun 20′inci yıl dönümü olduğunu ifade eden Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, serginin de bu kapsamda açıldığını ve Bağcılar’ın 20 yılda yaşadığı değişim ve dönüşümü fotoğraflarla görmek ve göstermek istediklerini belirtti.

Daha Fazla bilgi için lütfen tıklayınız

 

2012 WILO ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI

Su Dünyanın Her Karesinde - Fotoğraf Yarışması

Hayati önem taşıyan suyu Türkiye’nin her noktasına, geliştirdiği yeni teknolojilerle ulaştıran WILO, çevre dostu projelerine bir yenisini daha ekliyor. Dünyada ve ülkemizde su kaynaklarının verimli kullanılması gerektiğine dikkat çeken WILO, Dünya Su Günü’nde “WILO 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması”, düzenlediğini açıklıyor. WILO, “Su, Dünyanın Her Karesinde” konulu fotoğraf yarışması ile suyun ve sanatın yaşamımızdaki önemini de vurguluyor.

WILO Pompa Sistemleri A.Ş., enerji tasarrufunda dünya lideri markalardan biri olarak faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Yeşil binasıyla Türkiye’de ve Avrupa’da kendi sektöründe LEED Gold Sertifikası’na (Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik Sertifikası) sahip ilk firma olan WILO Türkiye, çevre dostu projelerine bir yenisini daha ekliyor. WILO, 22 Mart Dünya Su Günü’nde “WILO 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması” düzenlediğini açıklıyor.

WILO’nun, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) onayı ve İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği’nin (İFSAK) desteğiyle düzenlediği “Su, Dünyanın Her Karesinde” konulu fotoğraf yarışması; içme suyu kaynaklarının azalması, suyun temiz kalması ve verimli kullanılması konusunda bilinci artırmayı hedefliyor.

Dünyanın büyük bölümü su kaynaklarıyla çevrili olsa da bu kaynaklar giderek azalıyor. Düzensiz yapılaşma, aşırı nüfus artışı, sera gazlarındaki artış ve sanayileşme, dünyayı daha “susuz” bir hale getiriyor. Bu sebeple WILO Türkiye, “Su, Dünyanın Her Karesinde” konulu yarışması ile hayatın her anında ihtiyaç duyduğumuz suyun verimli kullanımına dikkat çekmeyi hedefliyor. Hayat fonksiyonlarımızı dengede tutan suyun fotoğraflarla belgeleneceği fotoğraf yarışması ile toplumda su bilincinin yükselmesini amaçlıyor.

WILO 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması amatör ve profesyonel tüm fotoğrafçıların katılıma açık olarak düzenleniyor. Katılımın ücretsiz olarak gerçekleşeceği yarışmada son başvuru tarihi, 24 Eylül 2012 olarak belirlendi.

Yarışmanın Seçici Kurulu; İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı Tanju Akleman, AFIAP unvanlı fotoğraf sanatçısı Ali Balkı, AFIAP unvanlı fotoğraf sanatçısı Cengiz Karlıova, İFSAK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve AFIAP unvanlı fotoğraf sanatçısı Serkan Turaç ve WILO Pompa Sistemleri A.Ş.’den Melis Akçin’den oluşuyor.

“Su Dünyanın Her Karesinde” konulu yarışma sonucunda birinci olan esere 3000 TL, ikinci esere 2000 TL, üçüncü esere ise 1000 TL ödül verilecek. Ayrıca yarışmada başarılı olan diğer eserler mansiyon ve sergileme ödüllerinin yanısıra TFSF yayını olan Almanak 2012 kitabında yer alacak ve 12 Ekim 2012 tarihinde düzenlenecek ödül töreninde de sergilenme imkânı elde edecekler.

Yarışmanın sonuçları, 29 Eylül 2012’de gerçekleşecek Seçici Kurul toplantısı ile belirlenecek. Toplantının ardından sonuçlar 01 Ekim 2012 tarihinde basın yoluyla ve www.tfsf.org.tr, www.ifsak.org.tr adresleri ile www.wilofotografyarismasi.com adresinden duyurulacak.

Yarışmaya başvurmak ve şartname konusunda detaylı bilgi almak için www.wilofotografyarismasi.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

2012 yılını “Enerji Verimliliği Farkındalık Yılı” ilan eden WILO Türkiye, enerji verimliliği konusunda öncü marka olarak çalışmalarını bu doğrultuda sürdürüyor. WILO Türkiye’nin faaliyetlerini sürdürdüğü Tuzla-Orhanlı’daki yeşil binası, özellikle suyun verimli kullanımı konusunda birçok uygulama içeriyor.

Enerji ve su tasarrufu bilinciyle hareket eden WILO bu bilinç ve anlayışını; “Su Dünyanın Her Karesinde” konulu fotoğraf yarışmasıyla tüm topluma aşılamayı amaçlıyor.

Fotoğraf Yarışması Takvimi:

Son Başvuru tarihi: 24.09.2012

Seçici Kurul Değerlendirmesi: 29.09.2012

Sonuçların Açıklanması: 01.10.2012

Ödül Töreni ve Sergi : 12.10.2012

DEĞİŞEN BODRUM’UN DEĞİŞMEYEN YÜZÜ FOTOĞRAF YARIŞMASI

Fotoğraf yarışması

Bodrum, gerek kentsel gerekse turizm anlamında hızla gelişmesiyle birlikte geleneksel kültüründen ve özgünlüğünden hızla uzaklaşmaktadır. Ancak bu hızlı gelişmeye karşın kentsel ve toplumsal geleneklerini de yaşamaktadır. Bu amaçla Bodrum’un henüz kaybolmamış bu değerlerini fotoğraf sanatının olanakları içersinde saptamak ve görsel arşiv oluşturmak amacıyla BKST bir fotoğraf yarışması düzenlemiştir.

Son katılım tarihi: 09.08.2012

Daha Fazla bilgi için tıklayınız    

 

 

“TARIM VE İNSAN” KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI 2012

Tarım ve insan 4. ulusal Fotoğraf yarışması

Amatör ve profesyonel 7’den 70’e tüm fotoğraf severlerin katılabileceği 15 bin lira toplam para ödüllü “Tarım ve İnsan” konulu ulusal fotoğraf yarışmasına başvurular başladı. Yarışmaya katılmak isteyenler, 13 Temmuz 2012 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.

Özellikle fotoğraf severlerin büyük ilgi gösterdiği ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın geleneksel hale getirdiği ve DenizBank’ın katkılarıyla düzenlenen yarışmanın, bu yıl 4’üncüsü yapılacak. Büyük ilgi gören yarışmaya, çiftçi-üretici,öğrenci,genel olmak üzere 7’den 70’e herkes başvurabilecek.

Başvurular beş ayrı kategoride kabul edilecek

“Tarım ve İnsan” konulu yarışmaya katılmak isteyenler için son başvuru, 13 Temmuz 2012 olarak belirtiliyor.Genel, çiftçi-üretici, öğrenci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve DenizBank personeli olmak üzere başvuru sonuçları, 24-27 Temmuz’da açıklanacak.Yarışmasının ödül töreni de Ekim’de yapılacak.

15 bin lira ödül verilecek

Yarışmanın genel kategori birincisine 4 bin, ikincisine 3 bin, üçüncüsüne 2 bin, çiftçi-üretici, öğrenci, Bakanlık personeli kategorilerinde 2’şer bin lira olmak üzere, toplam 15 bin lira ödül verilecek. Amatör ve profesyonel tüm fotoğraf severlerin katılabileceği yarışmanın başvuru formu ve diğer bilgilere, www.tarimyayin.gov.tr internet sitesinden ulaşılabiliyor.

SANPELLEGRINO CAFE SOCIETY FOTOĞRAF YARIŞMASI 2012

Sanpellegrino meyveli içeceklerin 11 senedir Avusturalya’da düzenlediği ve bir gelenek haline gelen Sanpellegrino Café Society Fotoğraf Yarışması ikinci kez Türkiye’de! Sanpellegrino şişeleri ile bir cafe veya restoranda kompozisyon yarat, fotoğrafını çek, Facebook uygulamasıyla fotoğrafını yükle ve yarışmaya katıl!

Uzman jürinin değerlendirmesi sonucunda kazananları ALMA School’da yeme – içme workshop’unu da kapsayan 2 kişilik VIP İtalya seyahati fırsatı, iPad2, iPhone4 ve Nikon L100 Dijital Fotoğraf Makinesi; katılımcıların oylarıyla seçilen Facebook kategorisi birincisini ise, 1 senelik Sanpellegrino tüketimi, illy X7 Francis Francis Espresso Makinesi ve 12 adet illy espresso fincan takımı bekliyor!

Yarışmaya başvurular 1 Nisan – 1 Haziran 2012 tarihleri arasında!

Daha Fazla Detay İçin Lütfen Linklere tıklayınız:

http://www.cafesocietyturkey.com/

http://www.facebook.com/cafesocietyturkey

https://twitter.com/#!/CafeSocietyTR

http://www.facebook.com/cafesocietyturkey/app_167827073337736

BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI 2012

Büyükçekmece Belediyesi 3. Uluslararası Fotoğraf Yarışması

Son Katılım Tarihi: 31.05.2012

Daha fazla detay için lütfen tıklayınız   

 

2012 HENKEL ART AWARD YARIŞMASI

2012 yılında Viyana merkezli Henkel Orta ve Doğu Avrupa (Henkel CEE), 11’inci yılında ‘Orta ve Doğu Avrupa Henkel Art.Award.’ yarışması için başvuruları kabul etmeye başladığını açıkladı. Proje, Avusturya’da KulturKontakt ve “Museum der Moderner Kunst Stiftung Ludwig” (Modern Sanat Müzesi – MUMOK) ortaklığıyla yürütülüyor. Birinciliği kazanan sanatçı 7 bin euro para ödülünün yanı sıra, kendi ülkesinde düzenlenecek bir sergi imkânına da sahip olacak. Ayrıca eserlerini önümüzdeki yıl MUMOK’ta düzenlenecek olan kişisel bir sergi kapsamında sergileme ve sergi kataloğunun yayımlanması fırsatını elde edecek.

Özel bir tema belirlemeyen Henkel Art.Award, Orta ve Doğu Avrupa’daki sanatçılar tarafından resim, çizim, fotoğraf, video ve enstalasyon alanlarında üretilen çarpıcı ve yenilikçi sanat eserlerini ödüllendiriyor. Yarışmanın birincisi çok aşamalı bir seçim süreci ile belirleniyor.

Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda Henkel Art.Award finalisti veya birincisi daha sonra uluslararası sergilere davet edildi ve uluslararası ölçekte başarı kazandı. Bu isimlerin arasında Dan Perjovschi (2002), Miha Strukelj (2008) ve Mladen Miljanovic (2009) gibi sanatçılar da yer alıyor.

Henkel Art.Award. 2012 – Başvuru dokümanları:

– CV ve sanat kariyeri hakkında bilgi (İngilizce veya Almanca)

– Yaş sınırı: 40 (Ekim 2012’de Avusturya’da düzenlenecek olan gala töreni sırasında sanatçı 40. yaş gününe ulaşmamış olmalıdır.)

– Sanat eserlerinin 3-5 adet röprodüksiyonu: Orijinal eserler gönderilmemelidir!

– Resim, çizim ve fotoğraf alanlarında sanat eserleri: Fotoğraf, dosya ve/veya katalog biçiminde olmalıdır. (Boyut: azami A3). Slayt, CD veya DVD olarak gönderilmemelidir.

– Video ve enstalasyon dallarında sanat eserleri: DVD’de video olarak gönderilmelidir. (Azami sunum süresi: 10 dakikadır.)

– Bütün sanat eserleri 2009 sonrasında üretilmiş olmalıdır.

– Aşağıdaki ülkelerden yapılacak başvurular kabul edilecektir: Arnavutluk, Belarus, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Kazakistan, Kosova, Letonya, Litvanya, Makedonya, Moldovya, Karadağ, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye ve Ukrayna.

Kayıtlar, Haziran ayında yerel bir jürinin ön elemesine tabi tutulacak. Uluslararası jüri, 2012 yazında toplanarak 5 finalist belirleyecek ve birincinin seçileceği Viyana’ya gönderecek. Ardından, finale kalan sanatçılar haberdar edilecek ve Henkel CEE tarafından Henkel Art.Award. 2012 Gala törenine davet edilecekler.

Tören kapsamında 7 bin euro para ödüllü Henkel Art.Award., beş finalist arasından bir kişiye verilecek.

Sunulan sanat eserleri jüri oturumundan sonra bunları üreten sanatçılara iade edilecek.

Not:

– Yarışmaya katıldıkları için sanatçılara ücret ödenmemektedir.

– Sanat eserlerinin kaybolması veya zarar görmesiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul edilmemektedir.

Henkel Art.Award.2012’ye başvurular, en geç 25 Mayıs 2012 tarihine (zarf üzerindeki tarih) kadar aşağıdaki adrese yapılmalıdır;

Türk Henkel A.Ş.

Kurumsal İletişim

İçerenköy Mah. Karaman Çiftliği Yolu Cad.

No:49/A PK 34752 Ataşehir – İstanbul

[email protected]

Tel: 216 579 40 59

DEVLET FOTOĞRAF YARIŞMASI 2012

fotograf_yarismasi

AMAÇ

Türk Fotoğraf sanatçılarının çalışmalarını desteklemek, son eserlerini bir arada sergilemek, sanat ortamımıza seviye ve canlılık kazandırmak ve buna bağlı olarak da fotoğraf sanatının yaygınlaşmasını sağlamak, gerektiğinde uluslararası platformlarda ülkemizi temsil edecek nitelikte fotoğraf sergileri oluşturmak amacıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığınca “Devlet Fotoğraf Yarışması”nın onbeşincisi düzenlenmiştir.

KONU

1. Anadolu’da insan ve yaşam

2. Anadolu’da doğal hayat

3. Anadolu’da tarihi yapılar

4. Deneysel çalışmalar

KATILIM ŞARTLARI

● Yarışma; Seçici Kurul Üyeleri ile birinci derece yakınlıkları dışında, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu, yaşayan tüm sanatçılara açıktır.

● Fotoğraflar, sayısal ortama kayıtlı olarak gönderilecektir.

● Yarışmaya her kategoride en fazla üç eser gönderilebilir.

● Katılımcı daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş eserleriyle katılabilir.

● Yarışmaya gönderilen eserler, bir CD/DVD’de, uzun kenarı en fazla kısa kenarı . geçmeyecek şekilde 300 dpi çözünürlükte ve JPEG formatında kayıtlı olarak gönderilecektir.

● Eserlerin kaydedildiği CD/DVD’de her kategori için bir dosya oluşturulacak ve fotoğraflar şartnamede belirtilen sıra numarası verilerek ait oldukları dosya içine kaydedilecektir.

● CD/DVD’lerin üzerine en az 2 (iki) harf 4 (dört) rakamdan oluşan bir rumuz yazılacaktır. Örnek(AS5379) CD/DVD’ ye kayıt edilen fotoğraflara, katılımcı kesinlikle kendi ismini yazmayacak, yalnız rumuz ve sıra numarası yazacaktır.

● CD/DVD’ler bir zarfa konmalı, zarf kapatılarak üzerine sadece RUMUZ yazılmalıdır. Katılım formu eksiksiz doldurularak başka bir zarfa konmalı, zarf kapatılmalı ve üzerine yine yalnızca rumuz yazılmalıdır. Her iki zarf, ayrıca hazırlanan gönderim ambalajına konarak gönderilmelidir.

● Her fotoğrafa isim verilerek fotoğrafın nerede ve ne zaman çekildiği CD/DVD’deki dosyada belirtilmelidir.

● CD/DVD’lerin posta ya da kargo ile gönderimi sırasında zarar görmemesi için sertleştirilmiş ambalajlarda paketlenerek gönderilmesi gerekmektedir. Gönderim sırasında doğabilecek zararlardan Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumlu olmayacaktır.

● Katılımcılar formları eksiksiz olarak doldurup imzalayarak göndereceklerdir.

● Yarışmaya eser verecek olan sanatçılar, kendi anlatım biçimlerine uygun her türlü yaklaşımı/yorumu kullanmakta serbesttirler.

● Fotoğrafların kayıtlı olduğu CD/DVD ve Katılım Formları 10-18 Mayıs 2012 tarihleri arasında aşağıda belirtilen adrese kargo ya da posta ile gönderilmeli veya teslim makbuzu karşılığında elden teslim edilmiş olmalıdır.

● Posta veya kargo ücretleri yarışmacılar tarafından ödenecektir. Posta ve kargoda meydana gelebilecek gecikmelerden Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü sorumlu değildir.

● Katılımcı yarışmaya gönderdiği eser/eserlerin kendisine ait olduğunu ve tüm izinlerini aldığını kabul, beyan ve taahhüt eder. Eseri ödül alan veya sergilenmeye değer bulunan katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanlardan bu yarışma ile elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır.

TOPLAMA MERKEZİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü

Roma Meydanı Hipodrom Cad. 06330 Hipodrom/ANKARA

Tel: 0312 384 42 00/160

SEÇİCİ KURUL

● 15. Devlet Fotoğraf Yarışması Seçici Kurulu aşağıda isimleri belirtilen üyelerden oluşur:

– Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi

– Yrd. Doç. Dr. Gökhan BİRİNCİ (Sanatçı)

– Sıtkı FIRAT (Sanatçı)

– İzzet KERİBAR (Sanatçı)

-Yrd. Doç. Seçkin TERCAN (Sanatçı)

●Seçici Kurul üyelerinin isimleri soyadı alfabetik sırasına göre yazılmıştır.

●Seçici Kurul toplantısı için en az üç üyenin katılımı gereklidir.

●Değerlendirme toplantısı için yeterli sayıda Seçici Kurul üyesi bulunmaması halinde yeterli sayıda yedek üye çağırılabilir.

DEĞERLENDİRME

Seçici Kurul, 2012 yılı Mayıs ayı içerisinde Ankara’da toplanarak, her kategoriden ayrı ayrı 3 Başarı Ödülü ve 20 sergilenmeye değer eseri belirler.

ÖDÜLLER

15.Devlet Fotoğraf Yarışması’nda, Başarı ödülüne değer görülecek her bir kategorideki üç eser için; 3.000.-TL ve Başarı Belgesi verilecektir.

●Seçici Kurul, ödüllerin tümünü ya da bir kısmını dağıtıp dağıtmamakta serbesttir.

TELİFHAKKI

●Yarışmada ödüle değer bulunan eserlerin baskı ve sayısal kopyaları, tüm haklarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Koleksiyonuna ait olacaktır.

●Yarışma sonunda ödül alan eserler, bütün telif haklarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından satın alınmış gibi işlem görür. Kültür ve Turizm Bakanlığı,ödüle değer bulunan eserleri, etkinliklerinde eğitim faaliyetlerinde sergileme,afiş, katalog, broşür vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme,medyada yayınlama hakkı da dahil olmak üzere eser sahibinin ismi ile birlikte5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına sahip olacaktır.

SERGİLEME

15.Devlet Fotoğraf Yarışması Sergisi, 2012 yılı Haziran ayında Ankara’daaçılacaktır.

ESERLERİN İADESİ

●Sergi bitiminden sonra Bakanlığımıza gönderilmiş olan CD/DVD’ler bir ay içerisinde sanatçılar tarafından elden geri alınabilir. Bu süre içinde geri alınmayan CD/DVD’ler bir komisyon tarafından imha edilecektir.

DİĞER

●Katılım Formları ve Şartnameler, Valiliklerden (İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri), ilgili Fakülte ve Derneklerden, Bakanlığımız web sitesi www.kulturturizm.gov.tr veya www.guzelsanatlar.gov.tr adresinden de indirilebilir. Fotokopi ile çoğaltılabilir.

●Başarı ödülü alan ve sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar Kültür ve Turizm Bakanlığınca sergilenecektir.

●Kültür ve Turizm Bakanlığı, sergilenmeye değer bulunan eserleri afiş, katalog, broşür v.b.her türlü tanıtım malzemesi olarak kullanma hakkına sahip olacaktır.

●Kültür ve Turizm Bakanlığı, yarışmaya teslim edilen eserlerin sergilenmesi sırasında gereken tedbirleri alır. Buna rağmen söz konusu eserlerle ilgili olarak doğabilecek aksaklıklarda “Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Plastik Sanat Eserlerini Seçme ve Değerlendirme Kurulu”nun kararı geçerlidir.

●Yarışmaya katılan tüm sanatçılar, bu şartname hükümlerini kabul etmiş sayılırlar.

DASK KISA FİLM YARIŞMASI 2012

Dask kısa flm yarışması

Konu

Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) 2012′de dördüncüsünü düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın konusu “Sallanmaya vakit yok!” olarak belirlenmiştir.

Bu çerçevede kritik başarı faktörü, zorunlu deprem sigortasının öneminin ve bu kapsamda son dönemde Türkiye’de yaşanan depremlerden edinilen deneyim ve derslerin filmlere yansıtılmasıdır.

Başvuru şartları

Yarışma, Türkiye’deki bütün üniversitelerin lisans ve lisansüstü öğrencilerine açıktır

Yarışmaya birden fazla eserle başvurulabilir.

Öğrenciler yarışmaya grup çalışmalarıyla katılabilirler. Bu çalışmalarda öğrenci sayısı en fazla 4 olabilir. Başvuruyu yapan kişi, diğer grup üyelerinin de yazılı onaylarını başvurusuna eklemelidir.

Başvuru formuna www.dask.gov.tr ve www.facebook.com/dask adreslerinden ulaşabilirsiniz.

Katılımcılar başvuru formunu eksiksiz doldurmalıdır. Her proje için ayrı bir form doldurulup projeyle birlikte gönderilmelidir.

Tüm başvurulara özgeçmiş, 2 adet fotoğraf ve okul kimliğinin fotokopisi eklenmelidir.

Tüm çalışmalar için dekanlık onayı gerekmektedir.

Filmlerin DVD formatında, 3 kopya olarak teslim edilmesi gerekmektedir.

Jüride yer alan isimler ve yakın akrabaları ile DASK çalışanları ve birinci dereceden yakın akrabaları bu yarışmaya katılamazlar.

Filmlerde aranan özellikler

Filmler Şubat 2012 tarihinden sonra yapılmış olmalıdır.

Filmlerin süresi 45 saniye ile 3 dakika arasında olmalıdır.

Tür sınırlaması yoktur. Kurmaca, deneysel, belgesel, animasyon gibi kısa filmin bütün dallarında ürün gönderilebilir.

Yarışmaya eser verecek öğrenciler, kendi anlatım biçimlerine uygun her türlü teknik ve malzemeyi kullanmakta serbesttirler.

Filmde kullanılan müziklerin telifiyle ilgili her türlü yasal sorumluluk film sahibi/sahiplerine aittir.

Eserlerde kaynak belirtilmeksizin alıntı yapılamayacak, yapanlar hakkında yasal işlem başlatılacaktır.

Yarışma şartlarına uymayan çalışmalar değerlendirme dışı tutulacaktır.

Yarışmaya gönderilen çalışmalar iade edilmez.

Yarışma takvimi

Son başvuru tarihi:01 Haziran 2012

Ön jüri değerlendirmesi11 – 15 Haziran 2012

Jüri değerlendirmesi: 25 – 29 Haziran 2012

Facebook oylaması: 9 Temmuz – 5 Ağustos 2012

Sonuçların açıklanması:7 Ağustos 2012

Değerlendirme

Yarışmaya başvuran bütün eserler 11 – 15 Haziran 2012 tarihleri arasında bir gün ön jüri tarafından değerlendirilecektir.

Ön jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda finale kalan eserler 25 – 29 Haziran 2012 tarihleri arasında bir gün düzenlenecek olan toplantıda jüri tarafından değerlendirilecektir.

Her iki jürinin değerlendirmesinde de aşağıdaki kriterler esas alınacaktır:

Temaya uygunluk

Senaryoda özgünlük

Görsellik

Kurgu

Jürilerin değerlendirmesinde gizlilik ilkesi esastır.

Jüri ödüle değer gördüğü ilk 3 filmi dereceleriyle birlikte belirleyecektir.

İlk 3′e giren filmlerin dışında kalan 5 filmi de 9 Temmuz – 5 Ağustos 2012 tarihleri arasında DASK’ın Facebook sayfası üzerinden yapılacak izleyici oylamasına katılması için seçeceklerdir.

DASK’ın Facebook sayfasından oylamaya sunulan 5 filmden en çok oy alan ilk 2′sine “İzleyici Özel Ödülü” verilecektir.

Sonuç duyurusu

Yarışma sonuçları basın, www.dask.gov.tr ve www.facebook.com/dask aracılığıyla duyurulacaktır.

Jürinin kararları DASK tarafından başvuran kişilere iletilecektir.

Yayın ve telif hakkı

Yarışmada dereceye giren eserlerin yayın ve telif hakları DASK’a aittir.

Bu yapıtlar, DASK’ın içinde bulunduğu topluluğa ait kuruluşlarda kullanılabilir ya da yayımlanabilir.

DASK, tüm projeleri basılı veya elektronik ortamda kamuoyuyla paylaşabilir.

Ödüller

Birincilik Ödülü: MacBook Pro / Sony HXR – MC2000E Kamera

İkincilik Ödülü: MacBook Pro

Üçüncülük Ödülü: iMac

1. İzleyici Özel Ödülü: Canon SLR Dijital Fotoğraf Makinesi

2. İzleyici Özel Ödülü: Canon Compact Dijital Fotoğraf Makinesi

Yarışma başvurusu

Sevil Eroğluer

Grup 7 İletişim Danışmanlığı

İnönü Cad. Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya Sok. Gümüşsuyu İş Mrk. No:11/1 34427 Beyoğlu / İstanbul

Tel: 0212 292 13 13

E-mail: [email protected]

BEYAZ GÜVERCİN KISA FİLM YARIŞMASI 2012

Kısa Film Yarışması

HH İnsani Yardım Vakfı, İstanbul’da gerçekleşecek 5. Uluslararası Çocuk Buluşması kapsamında Beyaz Güvercin ismiyle bir kısa film yarışması düzenliyor. Kurmaca, belgesel ve animasyon kategorilerinde yarışacak filmlerin son teslim tarihi 21 Mayıs.

1992 yılından bu yana savaş, işgal ve doğal afet bölgelerinde sürdürdüğü yetim çalışmalarıyla

36 ülkede 23.000’in üzerinde yetim çocuğa kucak açan İHH İnsani Yardım Vakfı, insanlığı bu kutlu emanete sahip çıkmaya çağırmak, konuya insanlığın dikkatini çekmek ve farkındalık

oluşturmak amacıyla “Kutsal Emanetlerimiz Yetimler” temalı bir kısa film yarışması düzenliyor.

İstanbul’da gerçekleştirilecek 5. Uluslararası Çocuk Buluşması kapsamında ödül töreni de

düzenlenecek kısa film yarışmasında kurmaca, belgesel ve animasyon kategorilerinde filmler yarışacak. Derviş Zaim, İhsan Kabil, Rıdvan Şentürk, Semih Kaplanoğlu ve Yusuf Kaplan gibi birbirinden değerli isimlerin jüri üyeliğini yapacağı yarışmada eserlerin son teslim tarihi ise 21 Mayıs 2012.

Yarışmada kurmaca ve belgesel dallarında birincilik ödülü Sony NEX-FS100k video kamera iken animasyon dalında birincilik ödülü de Apple iMac 21,5 inç bilgisayar ve WACOM Cintiq 21 UX Pen Display çizim ekranı. Ayrıca jüri özel ödülünü kazanacak filmin yönetmeni de yetimleri ziyaret etmek için Afrika seyahati kazanacak. Mansiyon ödülü kazanan filmler de çeşitli video kameralar ve pen tabletler ile ödüllendirilecek.

Dünyanın her yerinden amatör ya da profesyonel kısa filmcileri “Kutsal Emanetlerimiz” dediğimiz çocuklarımız için bir hikâye anlatmaya davet ediyoruz. 165 milyon yetim çocuğun başrol oyuncusu olduğu bu büyük hikâyeyi anlatmaya istediğiniz yerden başlayabilirsiniz!

ayrıntılı bilgi için www.beyazguvercin.org

SEKANS FİLM ELEŞTİRİSİ YARIŞMASI 2012

sekans kısa film yarışması

Amacı

Düzenlenen yarışmayla film eleştirisi alanında ürün veren amatör / profesyonel yazarların ürünlerini değerlendirmek ve böylece film eleştirisi üretimini desteklemek ve özendirmek; sinema kültürünün gelişmesine katkı ve bu alanda üretim yapan kişilere ortam sağlamak ve ulusal sinemanın, film eleştirisi alanında üretilen yazılar aracılığıyla daha geniş bir platformda tanınması ve tartışılmasının önünü açmak amaçlanmaktadır.

Kapsam ve Koşullar

1- Yarışmaya katılacak yazılar Türkiye yapımı filmler üzerine olmalıdır. 2- Yazıların daha önce yayımlanmamış olması gerekmektedir. 3- Her yazar en çok iki yazıyla başvurabilir.

4- Çeviri eleştiri yazılarıyla yarışmaya başvurulamaz. 5- Yazılar Times New Roman karakterinde, 12 punto, çift satır aralıklı olmalıdır. Yazılar posta veya elden başvurularda 4 kopya olarak teslim edilir. E-posta yoluyla yapılan başvurularda yazının elimize ulaştığı başvuru sahibine iletilir. 6- Yazılara konu olan filmlerin yapım yılı, türü vb. konusunda bir sınırlama yoktur. 7- Yazıların dili Türkçe olmalıdır. 8- Yazılarına ek olarak, katılımcıların bir sayfayı aşmayan biyografilerini teslim etmeleri zorunludur. 9- Katılımcılar açısından amatör / profesyonel ayrımı yoktur. 10- Başvuru, yazıların yazarları tarafından yapılır. Eser sahipliği ve telif hakları konusunda yaşanacak herhangi bir hukuki sorun karşısında başvuru sahibi sorumludur. 11- Yarışmaya katılan tüm yazıların yayın haklarının 1 Temmuz 2013 gününe kadar Sekans Sinema Grubu’na ait olduğu katılımcılar tarafından kabul edilmiş sayılır. 12- Yarışmaya katılan herkes bu kapsam ve koşulları kabul etmiş sayılır ve yerine getirmedikleri koşullar nedeniyle ön elemeyi aşamazlar.

Başvuru Yöntemi

Yarışmaya başvurular 20 Mayıs 2012 tarihine kadar posta, e-posta yoluyla veya elden yapılabilir.

Posta ve elden teslim adresi: Tan Kitabevi (Konur-2 Sokak No: 54 / 12 Kızılay – Ankara)

E-posta: [email protected]

Değerlendirme Süreci

1- Yazıların ön elemesini gerçekleştirecek olan Eleme Kurulu, Sekans Grubu yazarlarından oluşmaktadır. 2- Ön elemeden geçen en fazla 10 yazı Seçici Kurul tarafından değerlendirilecek ve yarışmanın birinci, ikinci ve üçüncülüğe değer bulunan eleştiri yazıları belirlenecektir. 3- Yarışma sonuçları 20 Haziran 2012 günü medyada duyurulacak ve ardından Sekans Sinema Yazıları Seçkisi’nde yayınlanacaktır.

Seçici Kurul

Ahmet Gürata (Bilkent Üniversitesi)

Hakan Savaş (Anadolu Üniversitesi)

Ece Özdemir (Sekans Sinema Grubu)

Ödüller

Birincilik ödülü: 30 kitaplık sinema kitabı seti

İkincilik ödülü: 25 kitaplık sinema kitabı seti

Üçüncülük ödülü: 20 kitaplık sinema kitabı seti

Sponsor Kurumlar: Bağlam Yayınları, Der Yayınevi, Doruk Yayımcılık, Kalkedon Yayıncılık, Küre Yayınları, Metis Yayınları, Phoenix Yayınevi.

İLKADIM BELEDİYESİ KISA FİLM YARIŞMASI 2012

BAŞVURU ŞARTLARI

1.Katılım sadece İlkadım İlçesi Sınırlarındaki İlköğretim okulları (Devlet ve özel) için geçerlidir.

2.Katılımı Sağlayacak İlköğretim Okulları,15 Mayıs 2012 Tarihine kadar, eserin 2 DVD kopyasını ,filmle ilgili en az iki adet siyah beyaz veya renkli fotoğrafını(filmin afişi veya filmden kare)ve filmin özetini (en fazla 100 kelime ) bir CD içerisinde İlkadım Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne bir zarfın içinde teslim etmeleri gerekmektedir.

3.Katılım okul adına ve okul müdürlüğünün imzası ile istenen evrak ve materyaller İlkadım Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğüne elden teslim edilecektir.

4.Son başvuru tarihinden sonra yapılacak başvurular kesinlikle kabul edilmeyecektir.

5.Filmde rol alacak kişiler okul öğrencilerinden olacaktır. Ana tema içinde yardımcı oyuncular olabilir.

6.Film içerisinde animasyon görüntü kullanılmayacaktır.

7.Belediyemize teslim edilen tüm filmlerin kullanma hakkı belediyemize ait olacaktır. Belediye bu filmleri kendi etkinliklerinde kullanma hakkına sahip olabilecektir.

8.Katılımcı her okul yukarıdaki tüm koşulları kabul etmiş sayılacaktır. Yukarıda belirtilmeyen tüm hususlar için karar mercii yarışma komisyonudur.

9.Bireysel başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.

10.Yarışma sonuçları 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla İlkadım belediyesinin düzenleyeceği programda açıklanacak ve ödüller aynı programda sahiplerine takdim edilecektir.

5 ADIMDA KISA FİLM ÇEKİMİ

1. Filminizin senaryosunu/hikayesini yazın.

Senaryo: Senaryo, filmin kâğıt üzerindeki ilk halidir. Senaryo, görüntü ve sese dönüşecek bir düşüncenin, bir olayın yazıya dökülmüşüdür. Göstermeyi esas alan bu nedenle, yazım biçimi, kurgulama, zaman, mekan ve diyaloglar gibi teknik açıdan farklı nitelikler taşıyan yazıdır.

Senaryonun temeli “bir hikâye en iyi şekilde nasıl anlatılır?” sorusudur. Eğer iyi bir hikâyeniz varsa onu anlatmak için iyi bir senaryo ilk şarttır.

İyi bir senaryonun temel özellikleri nelerdir: İyi bir senaryonun ilk şartı hikâyenin iyi olmasıdır. Hikâye yöresel olmamalı, sınırları asmalı, tüm dünya insanlarına ulaşmalı. Hikâyenin bir çıkış noktası olmalı. Senaryo “Ben ne anlatacağım?”, “Bir mesaj veriyor mu?” soruları ile kurulmalı. Burada mesajı bilgi olarak verip, altını çizip dikte etmek seyirciyi sıkmanın en kestirme yolu.

2. Filmi çekeceğiniz ekipmanın seçimi (Kamera, video çekimli fotoğraf makinası, cep telefonu vb. )

Çekimde dikkat edilmesi gerekenler;

Filminizi 16:9 formatında çekiniz. Yani çekim yapacağınız ekipmanı dikey olarak değil yatay şekilde kullanınız.

Mümkün olduğunca tripod/üç ayak kullanarak çekim yapınız. Böylelikle görüntüde titreme ve netlik kaybolması olmaz.

Eğer bir harici ışık kaynağınız yok ise çekimlerinizi gündüz yapınız.

3. Sahne çekimleri

Bir mekan da birden fazla çekim gerekiyorsa bütün çekimler aynı anda yapılır.

Sahnelerin sıralaması çekim bittikten sonra kurgulanır.

4. Senaryonuzdaki sahneleri birden fazla çekerek en iyisini filminize seçiniz.

5. Bilgisayarda movie maker vb video işleme programlarında senaryonuza göre kurguladığınız şekilde filminizi oluşturunuz.

GENÇ SANATÇILAR VE SANATSEVERLER DERNEĞİ KISA FİLM YARIŞMASI 2012

BAŞVURU KOŞULLARI

1.Yarışmaya 01/01/2010 tarihinden sonra çekilmiş filmler katılabilir.

2.Katılımcılar HER DALDA YANLIZCA 1 ADET film ile yarışmaya katılabilirler.

3.Başvuruda bulunacak filmler KURMACA ve BELGESEL dallarında değerlendirileceklerdir.

4.Başvuruda bulunulan film Türkçeden başka bir diller çekilmişse ,Türkçe altyazılı olarak gönderilmelidir.

5.Yarışma filmleri ,bir ekip olarak çekilmiş olsa bile,başvuru,filmin tek bir yönetmeni tarafından yapılmalıdır.

6.Daha önce herhangi bir yarışmada ödül almış veya GSSD yarışmasına katılmış filmler yarışmaya KATILAMAZLAR

7.GSSD yönetim kurulu bu yarışmaya katılamaz.

8.Filmde telif hakkı doğuran tüm işlemler için,ilgili telifleri almak katılımcının sorumluluğundadır.

9.Katılımcı ,hangi tür makina ile çekerse çeksin,filmlerinin 2 ADET PAL OLARAK ÇEKİLMİŞ DVD KOPYASINI + DOLDURULMUŞ VE İMZALANMIŞ BAŞVURU FORMUNU 15 / 05 /2012 TARİHİNE KADAR AŞAĞIDAKİ ADRESE , KARGO YOLUYLA YOLLAMASI GEREKİR.

10.Yarışmaya katılan film kopyaları,dernek arşivinde saklanır ve GSSD derneğinin,ticari olmayan tüm faaliyetlerinde kullanılabilir.Yarışma hakkında gelişmeler,dernek internet sitesinden takip edilebilir.Yönetmen ya da başvuru sahipleri, Festival programı kamuya duyurulduktan sonra filmlerini festivalden geri çekemezler.

10.Yarışma değerlendirmesi,seçıci kurul tarafından yapılacak.Finale kalan filmler arasında aşağıdaki katagorilerde ödül dağılımı yapılacaktır.

KURMACA DALINDA 1. FİLM

KURMACA DALINDA 2.FİLM

KURMACA DALINDA 3.FİLM

BELGESEL DALINDA 1.FİLM

BELGESEL DALINDA 2.FİLM

BELGESEL DALINDA 3. FİLM

Seçilecektir.

FİLMİN VE BAŞVURU FORMUNUN GÖNDERİLECEĞİ POSTA ADRESİ :

Önemli duyuru..!!!!!!!!!!!

Genç Sanatçılar ve Sanatseverler Derneği Geleneksel Kısa film Yarışmasına katılacak değerli sanatseverler..

Lütfen kargolarınızı PTT Kargo ile Gökhan KARADUMAN – (GSSD) PK 218 Kadıköy Merkez Postahanesi Kadıköy / İstanbul adresine gönderiniz…

İNTERNET ADRESİ : http://www.gencsanatcilar.org

GERİ DÖNÜŞÜM KONULU KISA FİLM YARIŞMASI

1.Katılım sadece İlkadım İlçesi Sınırlarındaki İlköğretim okulları (Devlet ve özel) için geçerlidir.

2.Katılımı Sağlayacak İlköğretim Okulları,15 Mayıs 2012 Tarihine kadar, eserin 2 DVD kopyasını ,filmle ilgili en az iki adet siyah beyaz veya renkli fotoğrafını(filmin afişi veya filmden kare)ve filmin özetini (en fazla 100 kelime ) bir CD içerisinde İlkadım Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne bir zarfın içinde teslim etmeleri gerekmektedir.

3.Katılım okul adına ve okul müdürlüğünün imzası ile istenen evrak ve materyaller İlkadım Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğüne elden teslim edilecektir.

4.Son başvuru tarihinden sonra yapılacak başvurular kesinlikle kabul edilmeyecektir.

5.Filmde rol alacak kişiler okul öğrencilerinden olacaktır. Ana tema içinde yardımcı oyuncular olabilir.

6.Film içerisinde animasyon görüntü kullanılmayacaktır.

7.Belediyemize teslim edilen tüm filmlerin kullanma hakkı belediyemize ait olacaktır. Belediye bu filmleri kendi etkinliklerinde kullanma hakkına sahip olabilecektir.

8.Katılımcı her okul yukarıdaki tüm koşulları kabul etmiş sayılacaktır. Yukarıda belirtilmeyen tüm hususlar için karar mercii yarışma komisyonudur.

9.Bireysel başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.

10.Yarışma sonuçları 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla İlkadım belediyesinin düzenleyeceği programda açıklanacak ve ödüller aynı programda sahiplerine takdim edilecektir.

Daha fazla detay için http://www.ilkadim.bel.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1907

 

VEFA LİSESİ KISA FİLM YARIŞMASI 2012

Son Başvuru: 11 Mayıs 2012

Katılım Koşulları:

* Yarışmaya İstanbul sınırları içinde ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrenciler katılabilir.

*Yarışmaya 2011 yılından itibaren çekilmiş filmler katılabilir.

*Katılan filmler MEB ilke ve kurallarına, genel ahlak ilkelerine uygunluk göstermek zorundadır.

*Yarışmaya kurmaca, deneysel, animasyon ve belgesel türlerindeki filmler katılabilir.

*Yarışmaya daha önce başka yarışmalara veya festivallere katılmış filmler de katılabilir.

*Yarışmaya katılacak filmler “PAL” sistemi ile kaydedilmiş olmalıdır. Filmler en fazla 15 dk uzunluğunda olabilir.

*Yarışmaya katılan filmlerde kullanılan müzik eserlerinin telif hakkı sahipleri filmin sonunda belirtilmelidir.

*Yarışmaya başvuran her katılımcı, katılım koşullarını kabul etmiş sayılır. Burada belirtilmeyen diğer tüm hususlar için karar yetkisi Vefa Lisesi bilişim kulübünündür.

* Filmin 2 adet DVD kopyasını,

* Film özetini(En fazla 100 kelime) ve filmden en az iki kare veya film afişini(Ayrı bir CDde),

*Yönetmenin öğrenci belgesini

*Yönetmenin cep telefonu ve mail adresi

İletişim:

Dedeefendi cad. Şehzadebaşı sok. No:5 Fatih/İstanbul

http://www.vefalisesi.k12.tr/2012/03/07/vefa-lisesi-2-kisa-film-yarismasi-icin-son-gun-11-mayis/

facebook.com/vefakisafilm

[email protected]

Tel: 05373528048

ATIF YILMAZ KISA FİLM YARIŞMASI 2012

Sinemanın usta yönetmeni Atıf Yılmaz, ölümünün 6. yıl dönümünde Mersin Üniversitesi işbirliğiyle Forum Mersin’de düzenlenecek “Kısa Film” yarışmasıyla anılacak. Serbest konu ve kurmaca alanında eserlerin kabul edileceği “Kısa Film” yarışmasına başvurular 23 Nisan itibariyle başlayacak.

Sanata verdiği destekle adından sıkça bahsettiren Forum Mersin’in Atıf Yılmaz anısına düzenlediği kısa film yarışması için başvurular 7 Mayıs 2012 tarihinde sona erecek. Yarışma sonuçları 26 Mayıs’ta Forum Mersin Atıf Yılmaz Meydanı’nda düzenlenecek olan ödül töreninde açıklanacak.

Sanata Destek Veren Herkes Forum Mersin’de Atıf Yılmaz Kısa Film Yarışması’nda Buluşuyor…

Forum Mersin’de Atıf Yılmaz Kısa Film Yarışması’na sinema ile ilgilenen amatör ve profesyonel herkes katılabilecek. Yarışmacılar konu sınırlaması getirilmeyen yarışmaya, 2010-2011 yılları veya sonrasında ürettikleri kurmaca eserlerle başvurabilecek. Yarışmacılar için bir başka avantaj ise eserlerinin daha önce başka yarışmalara gönderilmiş veya derece almış olmasının bu yarışmaya katılımda engel oluşturmaması.

Yarışma Facebook Üzerinden de Oylanacak…

Atıf Yılmaz Kısa Film yarışmasının değerlendirmesi Facebook üzerinden de gerçekleştirilecek.www.facebook.com/forummersinavm adresine yüklenecek olan eserler 10-20 Mayıs tarihleri arasında izleyicinin beğenisine sunulacak. En çok “beğeni” alan eser sahibine 2 bin TL ödül verilecek.

Yarışmaya katılacak eserler önce Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Pekman, Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Hakan Erkılıç ve Forum Mersin Pazarlama ve Halkla İlişkiler Şefi Murat Telli’nin yer alacağı ön jüri tarafından değerlendirilecek.

Ön jüri tarafından seçilen eserler daha sonra, oyuncu Deniz Türkali, Radikal Gazetesi Yazarı Erkan Aktuğ, Yapımcı-Yönetmen Ezel Akay, Atıf Yılmaz ile uzun yıllar birlikte çalışan Yapımcı-Yönetmen Leyla Özalp ve Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Senem Duruel Erkılıç’ın yer aldığı jüri tarafından değerlendirmeye alınacak.

Atıf Yılmaz Kısa Film Yarışması’nda Birinciye “6.000 TL”…

Atıf Yılmaz Kısa Film Yarışması’nı kazanan birinciye 6 bin TL, ikinciye 3 bin TL üçüncüye ise 2 bin TL ödül verilecek. Jüri değerlendirmesi sonucunda ilk üçe giren filmler haricinde jürinin özel beğenisini kazanan filme 2 bin TL değerinde “Forum Mersin Jüri Özel” ödülü, 10-20 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek “facebook” oylamasında en fazla beğeniyi alan filme ise yine 2 bin TL değerinde “Facebook Beğeni” ödülü verilecek.

Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü işbirliğiyle akademisyenlerin katılacağı “Workshop” etkinlikleri de yapılacak. Senaryo, çekim ve kurgu alanında tekniklerin anlatılacağı ve uygulamaların yapılacağı workshoplar herkese açık olacak.

Yarışmacılar etkinliğe dair tüm detayları www.atifyilmazkisafilm.com adresinden takip edebiliyor.

 Kaynak : [-]

 


İstanbul Modern Sinema, Türk sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden ve filmleriyle çığır açan Metin Erksan’ın dokuz filmini izleyiciyle buluşturuyor.

Erol Taş - Hülya Koçyiğit

19 Nisan – 29 Nisan tarihleri arasında gösterime sunulacak seçkide, Metin Erksan sinemasının olgunlaştığı ve en iyi ürünlerinin ortaya çıktığı 1960’lı yıllarda çektiği filmler yer alıyor. Bu filmler, Metin Erksan’ın günümüz Türk sinemasındaki etkisini, izlerini yansıtıyor.

“Metin Erksan Siyah Beyaz” başlıklı program, 19 Nisan Perşembe günü saat 16.30’da  Kuyu filminin gösterimiyle başlayacak ve gösterimin ardından saat 18.30’da düzenlenecek söyleşiye filmin yapımcısı, Lale Film’in sahibi Necip Sarıcı, Kuyu filmini Türk sinema tarihinin en iyi filmi olarak niteleyen sinema yazarları Yeşim Tabak ile Burcu Aykar katılacaklar. Söyleşide filmin perde arkası irdelenecek ve Metin Erksan’ın 1968’de AltınKoza’da kazandığı “En İyi Yönetmen” ödülüyle ilgili  özel bir belgesel sunumu gerçekleştirilecek.

Metin Erksan, öznel, yenilikçi ve evrensel sinema diliyle Türk sinema tarihinde toplumsal gerçekçi akımı yaratan bir “auteur” olduğu gibi, uluslararası bir yarışmada birincilik ödülü alan ilk yönetmen. Sinemacı ve entelektüel kimliği iç içe geçen, sanat tarihiyle yakından ilgili olan Erksan, yıllarca sansürle mücadele etti ve filmleriyle olduğu kadar yazılarıyla da sinemaya büyük katkılar sağladı. “Erksan’ın tutkularının, eserlerindeki kişilerin tutkularıyla kaynaşarak, filmlerinin başka hiçbir rejisörün eserlerinde rastlanmayan o kendine has fırtınalı dünyasını” ortaya çıkardığını belirten Halit Refiğ, Metin Erksan’ın büyük sanat eserleri yaratmak için gereken ilk şartı başararak, kendi özel dünyasını kurduğunu vurguluyor.

“Metin Erksan Siyah Beyaz” başlıklı programda ünlü yönetmenin Kuyu, Susuz Yaz, Yılanların Öcü, Sevmek Zamanı, Cingöz Recai Beyaz Cehennem, Dokuz Dağın Efesi, Gecelerin Ötesi, Mahalle Arkadaşları ve Suçlular Aramızda isimli filmleri gösterime sunulacak.

Türk sinemasının kilometre taşı ve Metin Erksan filmografisinin en önemli filmlerinden biri olan Susuz Yaz, 1964 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazandı.  Susuzluk ve kadınsızlık temasını işleyen bu köy filmi, Necati Cumalı’nın aynı adlı hikayesinden uyarlandı. Fakir Baykurt’un aynı adlı eserinden Metin Erksan’ın senaryolaştırdığı ve Karanlık Dünya filminden sonra sansürle en sert çatışmasını oluşturan, 1966 yılında Kartaca Film Şenliği’nde birincilik kazanan, “köy gerçeklerine dönüş” filmi Yılanların Öcü’nde Erksan fakirliği abartmadan, karton tipler değil gerçek ve direnen karakterler yaratarak, mülkiyet temasının altını çizdi. Türk sinemasının en iyi filmlerinden biri olarak değerlendirilen kült aşk filmi Sevmek Zamanı, bir kızın suretine aşık olan delikanlı ile o suretin sahibi kızın modern zamanlarda geçen aşk hikayesiydi. “Metin Erksan Siyah Beyaz” başlıklı programın açılış filmi Kuyu ise Orhan Gencebay’ın müzikleri ve kuyu başındaki dramatik finaliyle 1969 yılında 1. Adana Altın Koza Film Şenliği’nde  “En İyi Film”,  “En İyi Yönetmen”, “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödüllerini kazandı, kimi eleştirmenlerce Türk sinemasının en iyi örneklerinden biri olarak nitelendirildi.

“Metin Erksan Siyah Beyaz” başlıklı programda yönetmenin gösterilecek diğer filmleri arasında Peyami Safa’nın polisiye romanından uyarlanan Cingöz Recai Beyaz Cehennem; Erksan’ın tarihsel gerçekçi hikayelerinden biri olan, Ege yöresinde Osmanlı Hükümeti’ne karşı isyan ederek dağa çıkan Çakıcı Mehmet Efe’nin serüvenini anlatan Dokuz Dağın Efesi; 1961’de Türk Filmleri Yarışması’nda “En İyi Senaryo” ödülünü alan ve toplumsal gerçekçi sinemanın başlangıcı olarak kabul edilen Gecelerin Ötesi; Steinbeck’in Sardalya Sokağı romanından esinlenen Mahalle Arkadaşları ve 1965’te İzmir Enternasyonal Fuarı 1.Film Şenliği’nde “En Başarılı Yönetmen” ve  1965’te Milano Film Festivali’nde “En İyi Sosyal İçerikli Film” ödüllerine değer görülen Suçlular Aramızda bulunuyor.

Cingöz Recai Beyaz Cehennem

Turan Seyfioğlu

1954, 88´, siyah beyaz

Oyuncular: Turan Seyfioğlu, Avni Dilligil, Neriman Köksal

Peyami Safa’nın polisiye romanından uyarlanan bu hırsız-polis hikayesi uluslararası biruyuşturucu çetesiyle mücadele eden Cingöz Recai’nin İstanbul’daki maceralarını anlatır. Hikaye, armatör Hüseyin Faik’in öldürülmesiyle başlar. Arkadaşı Leman’la bir gece gezmesinden dönen karısı Melahat, bindikleri taksi şoförü tarafından kaçırılmak istenir. Polislerce kurtarılıp evine getirilir. Evde kocasını boğulmuş olarak bulurlar. Arsen Lüpen tiplemesinden esinlenerek yaratılmış bu sakız çiğneyen, cesur ama tedbirli, zeki ama çapkın, sevimli sabıkalı rolünde Turan Seyfioğlu öne çıkıyor.

Dokuz Dağın Efesi

1958, 107´, siyah beyaz

Oyuncular: Fikret Hakan, Serpil Gül, Hayri Esen

Erksan’ın tarihsel gerçekçi hikayelerinden biri olan film, Ege yöresinde Osmanlı Hükümeti’ne karşı isyan ederek dağa çıkan Çakıcı Mehmet Efe’nin serüvenini anlatır. Babası, Hasan Çavuş tarafından öldürülen Çakıcı Mehmet, bunun üzerine intikam almaya

Çakıcı Geliyor - Dokuz Dağın Efsanesi

karar verir ve dağa çıkar. Anadolu’nun gerçekçi yaşantısınınn derinine bakan film Erksan’ın tüm kahramanları gibi yalnız ve tutkulu bir insanın destanını aktarır.

Gecelerin Ötesi

1960, 85´, siyah beyaz

Oyuncular: Kadir Savun, Erol Taş, Hayati Hamzaoğlu

Film, aynı mahallede yaşayan yedi gencin öyküsünü anlatır. Birbirlerinden farklı yaşantılara ve ideallere sahip  olan bu gençlerin tek ortak yanları,  paranın mutluluk getireceğine inanmalarıdır. Bunun için bir çete kurarlar ve benzin istasyonlarını soymaya başlarlar. Uzun yol şoförü Fehmi, ailesine bakmak zorunda olan dokuma işçisi Ekrem, Amerika’ya gidip şöhret olma hayaline kapılan rock’n roll meraklısı müzisyenler Sezai ve Yüksel, sanatından tatmin olmayan idealist tiyatrocu Cevat ve mutsuz ressam Ayhan… Her mahallede bir milyoner yetiştiren siyasi düzenin kurbanları üzerinden dönemin ekonomik yapısına ve sosyal yaşamına sert bir eleştiri getiren bu film, toplumsal gerçekçi sinemanın başlangıcı olarak kabul edilir. Gecelerin Ötesi 1961’de Türk Filmleri Yarışması’nda “En İyi Senaryo” ödülünü aldı.

Mahalle Arkadaşları

1961, 90´, siyah beyaz

Oyuncular: Efkan Efekan, Suna Selen, Kadir Savun

Erksan yine bir çetenin maceralarını anlatıyor: Steinbeck’in Sardalya Sokağı romanından esinlenen bu hikaye bir kızı seven fakir bir kaptanla, aylak arkadaşları üzerinedir. Sinema yazarı ve tarihçisi Giovanni Scognamillo’nun ifade ettiği gibi, “Sevimli mutlu serseriler, avare yaşamanın rahatlığı, sorumsuz olmanın tatlılığı, zengin kız-fakir delikanlı aşkı, kötü adam, vamp kadın, geleneklere bağlı gülünç baba, Erksan’ın hikayesinde kullandığı başlıca motiflerdi… Bu buruk güldürüde arkadaşlık savunuluyordu, küçük insanlar şirinlik kazanıyordu, burjuvalar sövülüyordu…”

Yılanların Öcü

1962, 102´, siyah beyaz

Oyuncular: Fikret Hakan, Nurhan Nur, Aliye Rona, Kadir Savun, Erol Taş

Fakir Baykurt’un aynı adlı eserinden Erksan’ın senaryolaştırdığı bu film, yönetmenin sansürle üçüncü ve en sert çatışmasını doğurdu. Dönemin siyasi sahnesinde yankı uyandıran, basının uzun süre ilgisini çeken Yılanların Öcü, bir “köy gerçeklerine dönüş” filmi.  Yaşlı anası Irazca, karısı ve üç çocuğuyla küçük toprağını ekerek geçimini sağlayan Kara Bayram yoksul bir köylüdür. Muhtar, köyün ortak arazisinden bir yeri Deli Haceli’ye satınca yapılacak evin kendi evinin önünde olmasına karşı çıkan Kara Bayram’ın huzuru kaçar. Erksan filmde fakirliği abartmadan, karton tipler değil gerçek ve direnen karakterler yaratarak mülkiyet temasının altını çizer.Yılanların Öcü  1966 yılında Kartaca Film Şenliği’nde birincilik kazandı.

Susuz Yaz

1963, 90´, siyah beyaz

Oyuncular: Erol Taş, Hülya Koçyiğit, Ulvi Doğan

Necati Cumalı’nın aynı adlı hikayesinden uyarlanan bu köy filmi, Berlin’de büyük ödül AltınAyı’ya layık görüldü. Hikayenin geçtiği İzmir’in Bademler köyünde dokuz ayda yapılan film susuzluk ve kadınsızlık temasını işler. Sosyolojik bir olayı “yalnız insan” dramıyla kaynaştıran filmde çiftçi Osman, arazisinde çıkan suyu kendi başına sahiplenmek ister, ancak suya ihtiyaçları olan diğer köylüleri karşısına alır. Bu çatışmada hapse düşen kardeşi Hasan’ın karısı Bahar’a da göz koyar. Sinema yazarı ve tarihçisi Giovanni Scognamillo, Susuz Yaz’ın “Toprak ve su mülkiyeti meselelerine, Türk köylüsünün cinsel davranışlarına, Erksan’ın kendi dünyası içinde doğru bir şekilde yaklaşmayı başardığı” için üstün bir sanat eseri olduğunu belirtiyor. Film, bir yandan köy yaşantısını, toplumsal davayı gözlemlese de asıl dayanağı üç karakterin arasındaki duygusal ilişkiler ve çatışmadır. Erksan bu filmde dönemin yıldız ekolüne karşı koyarak, sonrasında her biri Türk sinemasında değerli izler bırakan oyuncuların yetişmesini sağladı. Filmin müziği Manos Hacidakis tarafından bestelendi. Susuz Yaz, “Her bakımdan Türk sinemasının kilometre taşı” olarak nitelendiriliyor.

Suçlular Aramızda

1964, 98´, siyah beyaz

Oyuncular: Belgin Doruk, Tamer Yiğit, Ekrem Bora

İstanbullu zengin bir ailenin konağında, oldukça kıymetli olduğu söylenen bir kolye çalınır. Hırsızın evin içinden bir kişi olduğu düşünülmektedir. Ancak şüphelerde sınıf farklılıkları, önyargılar hemen göze çarpar. İşin tuhaf yanı kolye sahtedir. Suçlular Aramızda, çalınan bu sahte kolyenin çevresinde dönüp dolaşan, ölen ve öldürülen karakterlerin hikayesidir. Farklı çevrelerde geçen ve bir polis romanını andıran olaylar aslında yine bir toplum eleştirisini ortaya çıkarır. Suçlular Aramızda, 1965’te İzmir Enternasyonal Fuarı 1.Film Şenliği’nde “En Başarılı Yönetmen” ve 1965’te Milano Film Festivali’nde “En İyi Sosyal İçerikli Film” ödüllerini aldı.

Sevmek Zamanı

1965, 89´, siyah beyaz

Oyuncular: Müşfik Kenter, Sema Özcan, Süleyman Tekcan, Deniz Çakır

Değeri sonradan anlaşılan kült bir aşk filmi. İnsan dramıyla, insanın içsel dünyasıyla ilgilenen, mekanı, öykü anlatımı, usta sahneleri ve diyaloglarıyla Türk sinemasının en iyi filmlerinden biri olarak değerlendirilir. Bir kızın suretine aşık olan delikanlı ile o suretin sahibi kızın modern zamanlarda geçen aşk hikayesidir. Döneminin popüler Türk filmlerinden tamamen ayrılan, aşkı farklı bir gözle, tutkuyu soyut bir yaklaşımla irdeleyen, Doğu masallarından borç aldığı ‘suret’ teması üzerinden kurgulanan filmi, Fransız sinema tarihçisi Georges Sadoul, “Sinemada sert bir sınıf çatışmasının en net göründüğü metin” olarak nitelendirdi. Halil, adada ustası Mustafa ile birlikte boyacılık yapmaktadır. Bir gün boyamaya girdiği boş köşklerden birinde duvarda asılı bir kadın resmi görür ve resme aşık olur. Bir yıl boyunca her gün köşke girer ve resmi seyreder; ta ki köşkün sahibinin kızı olan resimdeki Meral, iki arkadaşıyla köşke gelip Halil’i resmini seyrederken görene kadar. Meral, Halil’in kendisine aşık olduğuna inanarak bu aşka karşılık verir. Oysa Halil, Meral’e değil, onun resmine aşıktır.

Kuyu

1968, 84´, siyah beyaz

Oyuncular: Nil Göncü, Hayati Hamzaoğlu, Aliye Rona

Şiddet ve tutkunun bir arada işlendiği film, bir gazete haberinden yola çıkmıştır. Komşusu Fatma’ya deli gibi tutkun olan Osman kızı defalarca kaçırır, dağa kaldırır, evlenmeye ikna etmeye çalışır, başaramayınca bir ağaca bağlayarak tecavüz eder. Ama Fatma’nın intikamı acı olur. Dönemin köy hikayelerinin aksine toprak ağası karakterine yer vermeyen filmdeki dramatik çatışma, mülk sahibi olanların kendi çıkarlarını kovalarken başkalarına zarar vermelerinden kaynaklanır. Hastalıklı bir tutkuyla bir kadına sahip olma isteğinin sınırlarını gösterir. Nijat Özön “tam Erksan usulü bir kara sevda filmi diye nitelendirdiği filmin, “İnsanın derinliklerine bakışı, karakterlerin patolojik yalnızlıklarını neredeyse doğallaştırdığınadeğinerek, sinemanın değil, psikiyatrinin konusu olması gerektiğini belirtir. Orhan Gencebay’ın müzikleri ve kuyu başındaki dramatik finaliyle 1969 yılında 1. Adana Altın Koza Film Şenliği’nde  “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödüllerini kazanan film, kimi eleştirmenlere göre Türk sinemasının en iyi örneklerinden biridir.

Kaynak : [-]

Zeki Demirkubuz, Dostoyevski’nin ‘Yeraltından Notları’ndan serbest uyarladığı filmini anlattı.

Zeki Demirkubuz

Demirkubuz’un İstanbul Film Festivali’nden 5 ödülle dönen filmi şimdi sinemalarda. Demirkubuz, “Benim filmimde kötü, iyi, doğru, yanlış yok” diyor. “Gerçek dururken karşıtlardan beslenen bir dil bana çok aşağılık geliyor.”

Lermontov’un “Çağımızın Kahramanı” kitabını anlatırken söylediği sözleri hatırlatıyor Zeki Demirkubuz: “Tatlı yediğiniz yeter. Mideniz bozuldu. Biraz da acı yiyin.” Başrollerinde Engin Günaydın’ın yer aldığı ve İstanbul Film Festivali’nden beş ödülle dönen yeni filmi “Yeraltı”nda yönetmen, yine hiçbirimizin inkâr edemediği karanlık noktalarımıza iniyor.

Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar” kitabından esinlenen Demirkubuz filmin baş karakteri Muharrem’le benzeştiğini söylüyor. Film, insanın kötüden de pekâlâ beslendiğini, dibe vurmanın dayanılmaz bir zevke dönüştüğüne odaklanıyor: “İnsan zararına olan bir şeyi yapmaz diyorsak, onu mahveden bir şeyden de aldığı zevk ya da çıkar olabileceğini neden düşünmüyoruz?”

– Murathan Mungan’ın en iyi filmi size vermek için çok çabaladığı konuşuldu. Bu jüriden ödül bekliyor muydunuz?

Yıllar yılı sinemacılardan sıtkı sıyrılmış biri olarak İstanbul Film Festivali’ne, jüride Murathan Mungan’ı görünce katıldım. Özel bir ahbaplığımız yok. Tek kriterim bana garezi olmayan birilerinin olması jüride. İnsanlarda filmlerimden çok kişiliğimle bir etki uyandırıyorum. Özellikle sinema çevresinde (gülüyor). Türk toplumunda adalet duygusu yaratılmış değil. Türk insanı ihtirastan, gizlenmiş “ben” duygusundan hareketle kendini var ediyor. Bunun da en somut karşılığı biraz sanatçılarda, biraz da ‘Yeraltı’ndaki gibi mürekkep yalamışlarda.

– Filmde geçen “Mürekkep yalamışların arasındaki husumet kan davasından daha beterdir” sözü filmin ana cümlelerinden biri mi sizin için de?

Bütün Cumhuriyet tarihi aydınlarının özetidir o cümle. Bir cümle daha var, bulduğumda ve yazdığımda yağlarımı eriten: “Aklın i..leştirdiği insan tipi.” Cinsiyetçilik olarak algılanmasın bu tabii. Bu bir dil. Ahlaktan, gururdan, şereften yoksun bir akıl insanı i..leştirir. Adam çok zekidir. Atom bombasını yapar, gider insanların kafasına atar.

– Muharrem için ne kötü, ne iyi diyebiliyoruz. Herkes gibi karmaşık, biraz da acılarından da beslenen bir tip.

Benim hiçbir filmimde kötü, iyi, doğru, yanlış yok. Gerçek dururken karşıtlardan beslenen bir dil bana çok aşağılık geliyor. Bu ülkedeki dünyayı anlama çabasının, muhakeme etme

Yeraltı - Zeki Demirkubuz Film Afişi

gücünün, aydın duygusunun en aşağılık yanı bu. Her şeyi karşıtlarla anlatmak. Yoksa Muharrem’e biri sapık der, biri kıskanç der. Zaten sistem bizim böyle düşünmemizi istiyor.

– Filmi izlerken ne zaman Muharrem gibi olacağım acaba diye düşünenler çok oldu. Siz ne düşünüyorsunuz?

Bir mesaj aldım geçen gün. “Senin Allah’ın yok mu? Ben bundan sonra nasıl yaşayacağım. Kendimi kandırıyordum, hayat ne güzel gidiyordu” demiş (gülüyor).

– Diğer filmlerdeki karakterlerinizle çok karşılaştırılıyor Muharrem. Bu sizi rahatsız etmiyor mu?

Aksine çok hoşuma gidiyor. 18 senedir aynı şeyi sayıklayıp duran bir adamım. İnsanın muğlaklığı ve belirsizliği. İnsan akılcı bir varlıktır, yararına olmayan bir şeyi yapmaz diyorsak zararına gibi gözüken, onu mahveden bir şeyden de aldığı zevk ya da çıkar olabileceğini neden düşünmüyoruz? Dostoyevski’nin “Ye-raltından Notlar”ı yazmasına neden olan şey de bu. Ben insanları kendileriyle barıştırıyorum. Yoksa ben de insanların gözlerini doldurarak hikâye anlatmasını bilirim. Sen de sıkılmadın mı bu kadar mıymıntılıktan?

Yeraltı’nın Muharrem’i Engin Günaydın, İstanbul FilmFestivali’nde ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülüne değer görüldü.

Kaynak: Cumhuriyet – AYŞEGÜL ÖZBEK

21-28 Nisan tarihleri arasında yapılacak Uluslararası İzmir Film Festivali kapsamında bütün gösterimler ve etkinlikler ücretsiz  gerçekleşecek. Film gösterimleri için dağıtılacak yer kuponlarınızı sinema fuayelerinde açılacak festival gişelerinden alabilirsiniz. Yer kuponları günlük dağıtılacaktır. Seyirciler her seans için en fazla iki yer kuponu alabilecektir.

izmir film festivali

FESTİVAL’DE BUGÜN (21 NİSAN CUMARTESİ)

Havai Fişek Gösterisi

21:00-22:00

GÜZELYALI, KONAK İSKELE YANI, GÜNDOĞDU, KADİFE KALE, BAYRAKLI REKREASYON ALANI, ARENA İZMİR, KARŞIYAKA ÖZGÜRLÜK MEYDANI

Karaca Sineması Salon 1

12:00 Theo’nun Bakışı / Theo’s Gaze 59′

14:00 İşte Böyle / Damn The Dams (Yönetmen Osman Şişman ve Özlem Sarıyıldız’ın katılımıyla / with the attendance of the directors Osman Şişman and Özlem Sarıyıldız)

14: 00 Türkçe Pekiyi / Turkish: A (Yönetmen Murat Bayramoğlu’nun katılımıyla / with the attendance of the director Murat Bayramoğlu)

17:30 KURMACA KISA FiLMLER GÖSTERİMİ ve EKİP ÖDÜLLLERİ TÖRENİ / FICTION SHORT FILMS SCREENING AND TEAM AWARDS

12. İzmir Uluslar arası film Festivali Gösterim Programı

21:00 Yalnızlar Rıhtımı / The Lonely Ones Quay  113′

İzmir Sineması Salon 4

12:15 Mutlu Et Yoktur / LoveMEATender 63′

14:15 Charlotte Rampling: Cazibe / Charlotte Rampling: The Look 90′

16:45 Punk Usulü Baba / The Other F Word 99′

18:45 Agarta’nın Çağrısını Duyan Çocuklar / The Children Who Chase Lost Voices from Deep Below 116′

21:15 George Harrison: Fani Dünyaya Karşı / George Harrison: Living in the Material World 208′

İzmir Sineması Salon 3

13:00 Kibarlık Zor Zanaat / It is Hard to Be Nice 102′

15:30 Başım Belada / First On The List 85′ (Yönetmen Roan Johnson’ın katılımıyla / with the attendance of the director Roan Johnson)

18:00 Eva / Eva 94′

20:30 Benim Adım Li / Shun Li and the Poet 100′

Bornova Batı Sineması

13:00 Düzelti / Erratum 95′

15:30 Gönül Laf Dinlemez / Reasons of the Heart 119′

18:00 Hayatta En Önemlisi Ölü Olmamak / The Most Important Thing in Life Is Not To Die 80′ (Yönetmen Pablo Martin Torrado’nun katılımıyla / with the attendance of the director Pablo Martin Torrado)

20:30 Kumpanya / The Travelling Players 230′

Festival Katalogu :  http://www.izmirfilmfest.com/pageFlip2/index.html

Film festivali Duyuruları için :  http://www.izmirfilmfest.com/duyuru.php

 Festivalin Tarihçesi : 

İzmir’de Film Festivali Yolculuğu…

Oğuz Makal*

Sanıldığının aksine, bugün Antalya’da ünlenen Sanat ve Kültür Festivali (Altın Portakal) ve yine bu kapsamda düzenlenen film yarışmasının öncü kenti İzmir’dir.

1961 yılında İzmir, öncekilerin tümü tartışmalı geçen sinema festivali ya da yarışmalara bir katkıda bulunmak istedi. Fuar sırasında düzenlenen “Birinci Sanat Festivali”nde içlerinde rahmetli gazeteci-yazar Özdemir Hazar’ın da olduğu girişimciler, “Fuar Filmleri Yarışması”nın yapılmasına karar verdiler. İstanbul’daki film şirketlerine, sinemayla ilgili kuruluşlara çağrılar yapıldı. Bu olayı aktaran Sn. Erman Şener’e göre, ortada bir sorun vardı, birkaç ay önce İstanbul’da “Türk Filmleri Yarışması” adıyla bir etkinlik düzenlenmişti ve özellikle olumsuz yankıları sürüp gitmekteydi. İzmir ise sinema endüstriden uzak, medya açısından zayıf bir kentti, getireceği mali külfetler nedeniyle de filmcilere çekici gelmemekte. Çok az basılan film kopyasının en azından 4-5 gün gösterimden uzak tutulması onları düşündürtmekteydi. Şener’e (**) göre, “Tabii bunlar birer La Palice gerçeğiydi ve festivali düzenleyenler de bütün bunları mükemmelen biliyorlardı. Bu yüzdendir ki, festivali her türlü koşulun dışında tuttular. Yapılan çağrıda, en küçük bir koşul bile söz konusu değildi. Yani festivali düzenleyenler ne başka bir festivale katılmama şartını ileri sürüyorlardı, ne de katılacak filmin o yıl çevrilme şartını. “Peki, İzmir’deki bu festivale hangi filmler katılmıştı? Sekiz film başvurmuştu: İki Damla Gözyaşı (Nejat Saydam-1961), Gecelerin Ötesi (Metin Erksan-1960), Ayşecik ‘Şeytan Çekici’ (Atıf Yılmaz-1960), Dolandırıcılar Şahı (Atıf Yılmaz-1960), Kader Yolcusu (Selahattin Burçkin-1961, Cumbadan Rumbaya (Turgut Demirağ-1960), Denize İnen Sokak (Atilla Tokatlı-1960), Unutamadığım Kadın(Ülkü Erakalın-1961).

Yedi kişilik jüri filmleri izledi. İlk günler her şey düzgün ve sakindi, filmlerin sonuna gelindiğinde ise jüride genel bir hoşnutsuzluk başladı. Bu konuda Erman Şener şöyle yazar: “Jüri -Ne demekse- ‘Seyredilen filmlerin içinde Türk Film ortamını bulan bir film…’ bulamamıştı. Bu yüzden, birincilik ödülünün hiçbir filme verilmeyeceği sanılıyordu. Oysa sonuçlar açıklandığında hayretle görüldü ki, 8 film içinde Türk Film ortamını bulan bir tek film bile bulamayan jüri 6 oyla (evet, mevcudun bir eksiği ile) ‘Denize İnen Sokak’ adlı filmi birinci seçmişti. Anlaşılan jüri, lahana turşusu yemenin perhizi bozmayacağı kanaatindeydi.”

İstanbul’da yapılan bir önceki yarışma kadar ses getirmeyen yarışma, gelip geçecek ve şu ödüller şöyle sıralanacaktır;
En başarılı film: Denize İnen Sokak
En başarılı rejisör: Yok
En başarılı senarist: Selçuk Bakkalbaşı
En başarılı kameraman: Enver Burçin
En başarılı erkek oyuncu: Ulvi Uraz
En başarılı kadın oyuncu: Nurhan Nur

Bu ilk yarışmanın jürisi gerçekten ilginçtir. Birinci film için oy kullanmayan tek jüri üyesinin kanısı, Şener’in deyimiyle “gerçekten dünya sinema literatürüne girecek değerde birinci”dir ve üstelik bu üye Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan aktör-Yönetmen Ziya Demirel’dir. Ziya Demirel’in Fuar Filmleri yarışmasında ‘Denize İnen Sokak’ adlı filme oy vermemesinin gerekçesi, filmin teatral olmamasıdır. Tiyatrodan daha farklı bir sanat diline sahip olmak için o güne değin elli-altmış yılını vermiş olan sinema sanatından beklentisi teatral olmasıydı. Ona göre, film teatral özellikler taşımadığı için birinci seçilmemeliydi.

Öte yandan, en başarılı filmi seçen jüri, en başarılı yönetmeni bulamamıştı. Belki de nedeni Denize İnen Sokak’ı iyi yöneterek en iyi filmi yapan ancak sinema yönetmeni olmayan Atilla Tokatlı’yı yüceltmemek (!) olabilir…

İzmir, ikinci kez film festivali yarışması için girişimde bulunmayacak, bu sessizlik de Antalya’nın işine yarayacaktır.

İzmir ve Sinema Kulüpleri

İzmir iki kez sinema kulübüyle tanışacaktır. İlki 1960’lı yılların sonunda İstanbul Sinematek derneğinin kurulmasından sonra bir avuç sinema sevdalısının girişimiyle -Esat Balım, Ziya Metin, Necati Doluorman – gerçekleşecek, mekân olarak son yıllara kadar aktif durumda olan Hatay Sineması seçilecektir.

İkincisi İzmir Sinema ve Kültür Derneği (İSKD-1974) girişimidir. 1974’de kurulan bu derneğin başkanı Ali Özgüven, başkan yardımcısı ve sinema etkinlikleri yönetmeni Oğuz Makal’dır. İSKD, ilk film gösterisini Karaca Sineması’nda Bulgar sinemasından “Sevgi” adlı filmle yapar. Açılışı, dönemin Belediye Başkanı Sn. İhsan Alyanak ve o yıllarda doçent olan ve iki yıl sonra İzmir’de bir fakülte içinde ilk Sinema-TV bölümünü kuracak Alim Şerif Onaran birlikte yaparlar. Daha ikinci haftada yaptığı gösterimler derneğin, emniyetin “sıkı gözetim trenine” binmesi için yeterli olacaktır… İSKD’nin “genç” tavrı ve 1960’ların sonlarındaki bağımsız bir sinema hareketi olan “Genç Sinema” hareketi gibi ‘Yeşilçam’ olarak adlandırılan sinemadan uzak kalışı nedeniyle, ilk adı ‘İzmir Bağımsız Film Festivali’ olan etkinliği yaratır. (Türk Sineması’ndan gösterdiği filmler Karanlıkta Uyananlar (Ertem Göreç-1964), Bitmeyen Yol (Duygu Sağıroğlu-1965) gibi toplumsal tanıklık filmleridir).

Fuar alanındaki eski Belediye Meclis salonuna kurulan 35 mm’lik gösterim aracıyla Yılmaz Güney’in “Umut”(1970) ve “Endişe”(1974) filmleri sunulur. İstanbul Sinematek Yönetmeni Onat Kutlar “Politik Sinema” konulu bir konferans verir. Yurt dışında, İsveç’te filmler yapan Muammer Özer’in kısa-belgesel filmleri ilk kez İzmir’de gösterilir. Dernek kurulduğunda tam bir sanat çölü olan İzmir’de bu birkaç günlük olayın beklenen sesi verdiğini söylemek zordur.

Uluslararası İzmir Film Festivali’ne doğru…

Sinemanın kenti İstanbul’dur ve İstanbul bir festivale ancak 1983’te “Uluslararası Sinema Günleri” adıyla kavuşacaktır. 1985’ten başlayarak “sinema ve sanatlar” temasını işleyen yabancı ve yerli filmler yarışması açılacak, ‘Altın Lale’ ödülleri verilecektir. İzmir’de ise 1976 yılından itibaren Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Bölümü öğrenci almaya başlar. Kentin değişen kültür yaşamının etkileri ve biraz da İstanbul’a duyulan gıptayla – bu arada Oğuz Adanır ve ben, her yıl festival için İstanbul’a koşuşturmaktaydık-,Ankara’da da bir festivalin başlatılmasının gizli tahrikiyle bir adım atıldı: “Uluslararası İzmir Sinema Günleri”. Bu ilk etkinlik tümüyle gösterime yönelikti, yarışma yapma cesareti yoktu, “Altın Artemis” adıyla bir onur ödülü vermeyi planladık, ve ilk ‘Altın Artemis’i yılların ustası Atıf Yılmaz’a sunduk. Köşk Sineması’nda Atıf yılmaz Filmleri toplu gösterimi yapılırken, TAD (Türk-Amerikan Derneği) , Fransız Kültür Merkezi Salonu ve İzmir Sineması’nda Zoltan Fabri’den Ağıt, Andrey Tarkovski’den Stalker, Ayna, Solaris, Andrey Rublev, François Truffaut’dan Neşeli Pazar, Franco Zeffirelli’den Otello, Oshima’dan Furyo, İngmar Bergman’dan Yüzyüze, Jean Luc Godard’dan Adı Carmen, Percy Adlon’dan Bağdat Cafe gibi filmler gösterildi. Ayrıca Bernardo Bertolucci’ye ayrılmış bir toplu gösteri ve “İzmir’de Sinema Kültürü ve Sorunları” başlıklı bir panel gerçekleşti.

Bu ilk etkinlikte, o güne kadar sinema sanatı adına kayda değer hiç bir filmin izlenemediği İzmir’de bir sinema rüzgârı, zengin örnekleriyle estirilmişti. Bugün geriye dönerek bakarsak, sinema sanatı için önemi kaçınılmaz olan Andrey Tarkovski, Bertolucci ve Godard’ı İzmirliler bu ilk festivalde keşfedecekti. Bir yıl sonra Alain Resnais’den Hiroşima Sevgilim, Gece ve Sis, Godard’dan Erkek-Dişi, Robert Bresson’dan (Çok sonra İstanbul’da gösterildi) Rastgele Balthasar, Costas Ferris’ten Rembetiko, Fernando Solanas’dan Güney (bu politik film Yılmaz Güney’e ithaf edilmiştir), Francesco Rosi’den Kırmızı Pazartesi, Krzysztof Kieslowski’den Öldürme Üzerine Küçük Bir Film ve Aşk Üzerine Küçük Bir Film’in yanısıra Mauro Bolognini’nin üç filmi, Stephen Frears’ın Benim Güzel Çamaşırhanem, Zhang Yimou’dan Kızıl Mısır Tarlaları gösterilecektir. O yıl “Altın Artemis Onur Ödülü “Türkan Şoray ve Halit Refiğ’e verilecek, bu nedenle Refiğ’e ayrılmış bir toplu gösterim yapılacaktır. Bir sergi, 6 söyleşi, üç panel (biri Kültür ve Turizm açısından sinema şenlikleri olan) festivali tamamlayacaktır. Üçüncü yılı da başarılı bir çizgide atlatan “Sinema Günleri”, dördüncü yılında “Uluslararası İzmir Film Festivali” olarak, olumlu yankılar alan şu bölümleri açarak ve davet ettiği konuklarıyla canlı tutarak günümüze ulaşacaktır: Kameranın Ardındaki Kadın, Genç Artemis Yarışması, Ülke Sineması gibi.

Geçen on yıllık süreçte dünya sinemasının en önemli ustaları Akira Kurosawa, Andrzej Wajda, Abbas Kiarostami, Lars Von Trier, Istvan Szabo, Doris Dörrie, Salvoteres, Francesco Rosi, Ettora Scola, Wim Wenders, C. Sautet, Claude Chabrol, İdiko Szabo, Leo Carax, C. Miller, Luc Besson, Carlos Saura, Peter Greenaway, B. Biller, David Cronenberg, Federico Fellini, Theodoros Angelopoulos, Mike Figgis, Luis Bunuel, Marco Ferreri, Pier Paolo Pasolini, Agnes Varda, Yılmaz Güney ayrıca Mustafa Altıoklar’dan Kutluğ Ataman’a, Zeki Demirkubuz’a birkaç yıl sonra ünlenecek bizden yönetmenlerin ilk filmlerini keşfetme olanağı bulunmuştur. Sinemamızın değerli kadın yönetmeni Bilge Olgaç yaşarken, sinemanın 100. yılına rastlayan yedinci festivalde o dönemde hayatta olan en önemli sinemacımız Lütfü Ö. Akad, Fikret Hakan, sevgili hocamız Alim Şerif Onaran onurlandırılmıştır. Sinema araştırmacısı ve yazarı Nijat Özön, Agah Özgüç ve Giovanni Scognamillo; Ömer Kavur, Şener Şen, Atilla Dorsay ve kentimizden Hüseyin Baradan değişik zamanlarda “Altın Artemis” alan sinemacılardır. Bunların dışında 9. ve 10. yılında Akdeniz Ülkeleri Film Yarışması’nın başlatılması ayrı bir önem taşır.

Festivalin 11. yılını o yıl yayımlanan “Tarih İçinde İzmir Sinemaları” kitabı ve aynı adlı belgesel filmiyle geride bırakan, yine Oğuz Makal’ın gayretiyle – festivale doğru giden yolda Zuhal Çetin Özkan ve Ragıp Taranç’ın da desteklerini unutmamak gerekir- İEF Sinema Burada Festivali’ni ve Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali’ni yaşatan İzmir, sinema sanatı ve kültür tarihinin de bir parçasıdır.

…şimdi İzmir’de yine ve yeni bir sinema festivalini başlatmanın zamanıdır.

* (Prof. Dr. Beykent Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı)

(**) Erman Şener, Festivaller, Anlam Yayını, 1972, İstanbul

Almanya’da yaşayan bazı Türk kökenli vatandaşlar ‘Mevsim Çiçek Açtı’ya gitmeyin çağrısı yaptı!

mevsim cicek acti filmi

Ali Levent Üngör’ün senaryosunu yazıp, yönettiği ‘Mevsim Çiçek Açtı’ Almanya’da bazı çevreler tarafından tepkiyle karşılandı.

Üngör’ün filmi Almanya’da artan Türkiyeli ailelerin aile içi şiddetini konu alıyor. Küçük yaşta evledirilerek gurbete gelin olarak gönderilen Mevsim’in eşinden gördüğü şiddet ekseninde gelişen olayları anlatan filmde ayrıca bazı politik imgeler de yer alıyor.

Ntvmsnbc’nin haberine göre; ‘Mevsim Çiçek Açtı’nın gösterildiği sinemalara giden bazı Türkiyeli sinemaseverlerin filmin başrol oyuncusunun karısına uyguladığı şiddetin gerçekle yakından uzaktan alakası olmadığını söylerek sinemadan kaldırılmasını talep ettikleri öğrenildi.

Ayrıca filmin bazı sahnelerinde yer alan Ahmet Kaya fotoğraflarının Abdullah Öcalan’ın fotoğrafı gibi algılanması da eleştirilerin diğer odak noktası. Filmdeki Mahir Çayan, Deniz Gezmiş fotoğafları da tepki çektiği için protesto ediliyor.

Ali Levent Üngör’ün bu tepkilere karşı yorumu ise: 

Mevsim Çiçek Açtı özünde bir sevgi filmidir, şiddetin karşısına çıkan sevgidir. Ve her türlü şiddeti birbirimiz anlayarak, hoşgörerek ve sevgiyle yenerizin filmidir. Film iyi ve kötünün savaşıdır ki; filmde dini bütün Veysel dayı nasıl iyiye bir örnekse sosyalist Musa’da iyinin bir başka örneğidir. Filmimize yapılan bu yakışıksız sataşma ve eleştiriler art niyetli olup sevgi toplumunu bozmaya yönelik’ nifak tohumları’ dır.

 

Film Hakkında :

mevsim çiçek açtı afiş

Vizyon tarihi: 6 Nisan 2012

Yönetmen: Ali Levent Üngör
Oyuncular: Feriha Ecem Çalık, Yavuz Bingöl, Mehtap Bayrı, devamı…

uzun metrajlı film Türkiye . Tür Dram
Süre: 98 dk Yapım yılı: 2012
Dağıtımcı: Medya Vizyon

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: (-)

 

SEKANS SİNEMA GRUBU FİLM ELEŞTİRİSİ YARIŞMASI

 

sekans sinema grubu

Sekans Sinema Grubu, “film eleştirisi alanında ürün veren amatör ve profesyonel yazarların ürünlerini değerlendirmek ve film eleştirisi üretimini desteklemek, sinema kültürünün gelişmesine katkı ve bu alanda üretim yapan kişilere ortam sağlamak, ulusal sinemanın, film eleştirisi alanında üretilen yazılar aracılığıyla daha geniş bir platformda tanınması ve tartışılmasının önünü açmak” amacıyla Film Eleştirisi Yarışması yapacak. Yarışacak yazıların daha önce yayımlanmamış olması gereken yarışmaya, her yazar en çok iki yazıyla başvurabilecek. Yazılara konu olan filmlerin yapım yılı ve türü konusunda sınırlamanın olmadığı yarışmada, katılımcılardan bir sayfayı aşmayan biyografilerini de teslim etmeleri istenecek.

 Grubun sitesindeki açıklama şu şekilde:

 Amacı

Düzenlenen yarışmayla film eleştirisi alanında ürün veren amatör / profesyonel yazarların ürünlerini değerlendirmek ve böylece film eleştirisi üretimini desteklemek ve özendirmek; sinema kültürünün gelişmesine katkı ve bu alanda üretim yapan kişilere ortam sağlamak ve ulusal sinemanın, film eleştirisi alanında üretilen yazılar aracılığıyla daha geniş bir platformda tanınması ve tartışılmasının önünü açmak amaçlanmaktadır.

Kapsam ve Koşullar
1- Yarışmaya katılacak yazılar Türkiye yapımı filmler üzerine olmalıdır. 2- Yazıların daha önce yayımlanmamış olması gerekmektedir. 3- Her yazar en çok iki yazıyla başvurabilir.
4- Çeviri eleştiri yazılarıyla yarışmaya başvurulamaz. 5- Yazılar Times New Roman karakterinde, 12 punto, çift satır aralıklı olmalıdır. Yazılar posta veya elden başvurularda 4 kopya olarak teslim edilir. E-posta yoluyla yapılan başvurularda yazının elimize ulaştığı başvuru sahibine iletilir. 6- Yazılara konu olan filmlerin yapım yılı, türü vb. konusunda bir sınırlama yoktur. 7- Yazıların dili Türkçe olmalıdır. 8- Yazılarına ek olarak, katılımcıların bir sayfayı aşmayan biyografilerini teslim etmeleri zorunludur. 9- Katılımcılar açısından amatör / profesyonel ayrımı yoktur. 10- Başvuru, yazıların yazarları tarafından yapılır. Eser sahipliği ve telif hakları konusunda yaşanacak herhangi bir hukuki sorun karşısında başvuru sahibi sorumludur. 11- Yarışmaya katılan tüm yazıların yayın haklarının 1 Temmuz 2013 gününe kadar Sekans Sinema Grubu’na ait olduğu katılımcılar tarafından kabul edilmiş sayılır. 12- Yarışmaya katılan herkes bu kapsam ve koşulları kabul etmiş sayılır ve yerine getirmedikleri koşullar nedeniyle ön elemeyi aşamazlar.

Başvuru Yöntemi
Yarışmaya başvurular 20 Mayıs 2012 tarihine kadar posta, e-posta yoluyla veya elden yapılabilir.
Posta ve elden teslim adresi: Tan Kitabevi (Konur-2 Sokak No: 54 / 12 Kızılay – Ankara)
E-posta: [email protected]

Değerlendirme Süreci
1- Yazıların ön elemesini gerçekleştirecek olan Eleme Kurulu, Sekans Grubu yazarlarından oluşmaktadır. 2- Ön elemeden geçen en fazla 10 yazı Seçici Kurul tarafından değerlendirilecek ve yarışmanın birinci, ikinci ve üçüncülüğe değer bulunan eleştiri yazıları belirlenecektir. 3- Yarışma sonuçları 20 Haziran 2012 günü medyada duyurulacak ve ardından Sekans Sinema Yazıları Seçkisi’nde yayınlanacaktır.

Seçici Kurul
Ahmet Gürata (Bilkent Üniversitesi)
Hakan Savaş (Anadolu Üniversitesi)
Ece Özdemir (Sekans Sinema Grubu)

Ödüller
Birincilik ödülü: 30 kitaplık sinema kitabı seti
İkincilik ödülü: 25 kitaplık sinema kitabı seti
Üçüncülük ödülü: 20 kitaplık sinema kitabı seti

Sponsor Kurumlar: Bağlam Yayınları, Der Yayınevi, Doruk Yayımcılık, Kalkedon Yayıncılık, Küre Yayınları, Metis Yayınları, Phoenix Yayınevi.

 

Film maratonu başladı

 200’den fazla filmin gösterileceği 31. Uluslararası İstanbul Film Festivali, dün akşam düzenlenen törenle başladı. Törende, Sevin Okyay, Ali Özgentürk, Ayşen Gruda, Halit Akçatepe ve Terence Davies’e Sinema Onur Ödülü verildi

31-istanbul-film-festivali-basladi

İstanbul’un muhtelif yerlerinde afişler göreceksiniz: Bir film bileti fotoğrafının yanında ‘Değeri Büyük’ yazısı var afişlerde. Bahsedilen değer, İstanbul Film Festivali’nin 30 yılda oluşturduğu bir sinema kültürü aslında. Bu kültür, her geçen yıl daha bir kök salarak, kapsamını genişleterek devam ediyor. İKSV’nin düzenlediği 31. Uluslararası İstanbul Film Festivali dün Lütfi Kırdar’da düzenlenen törenle başladı. Festivalin şimdilerde kapalı olan ana sineması Emek’in hatırlatılmasıyla başladı tören. Sunucu Memet Ali Alabora’nın “Emek Sineması’nın olduğu yerde, ‘moving’ yapılmadan korunması hepimizin en büyük temennisi” demesiyle salonda alkış kıyamet koptu. Törende, festivaldeki bölümler ve filmlerin tanıtılmasının ardından geçen yıl kaybedilen sinemacılar da anıldı. Oscar töreninde anılmayan dünya sinemasının büyük ustası Theo Angelopoulos, Lütfi Akad, Yusuf Kurçenli gibi sinemacılar tek tek hatırlatıldı. Hüseyin Baş ile Paşa Gündoğdu’nun yeni vefat ettiğini de bu esnada öğrendik. 

SİNEMA YAZARLARINA ÖVGÜ 
Bu haberlerin ardından Sinema Onur Ödülleri’nin takdim edilmesine geçildi. İlk ödül, Türkiye’nin ilk kadın sinema yazarı Sevin Okyay’a verildi. Ödülü veren yazar Murathan Mungan, “Sinema yazarları sinemanın görünmez, saklı kahramanlarıdır. Seyrettiğimiz filmleri görmemizi, algılamamızı sağlarlar” diyerek Okyay nezdinde tüm sinema yazarlarını onurlandırdı. İkinci ödül ise Müjdat Gezen elinden yönetmen Ali Özgentürk’e verildi. Ali Özgentürk’ün duygu dolu, manalı ve uyarıcı konuşması salondan alkış aldı. “Bu festival kurtarılmış bir adadır” diyen Özgentürk, bu tür adaların Türkiye’de çoğalması temennisinde bulundu. Türk sinemasının iki unutulmaz oyuncusu Halit Akçatepe ve Ayşen Gruda Sinema Onur Ödülleri’ni birçok filmde beraber rol aldıkları Tarık Akan’ın elinden aldı. Ayşen Gruda, “Oyuncu olmak istemedim, okumak istedim. Babam öldü. Çalışmak zorundaydım. O sırada ablam, ‘bir oyunda hizmetçi kız rolü var. Oynar mısın?’ dedi. O gün bugündür oynuyorum. Bu işin okulunu okumadım ama işi ustalarından öğrendim” diyerek mutluluğunu seyircilerle paylaştı. Bu yılın Onur Konuğu ise ünlü yönetmen Terence Davies’di. Ödül almak için sahneye çıkan Davies, İstanbul’a gelen pek çok yabancı sanatçı gibi şehre iltifatlar yağdırdı ve ödül için teşekkür etti. Terence Davies’in konuşmasında “Bizans’a geldim” demesi salonda espri konusu oldu: ‘Hazır Fetih 1453 filmi vizyondayken, Davies filmi izleyese ya…’ esprisi küçük çaplı gülüşmelere neden oldu. Festivalin açılış törenin ardından söz sırası şimdi sinemaseverlerde. Onlar, 15 günlük maratonun elden geldiğince tadını çıkaracak. Festivalin kalbin yine Beyoğlu’nda atacak. Beyoğlu’nda filmler, Atlas, Fitaş, Beyoğlu sinemaları ve Pera Müzesi’nde gösteriliyor. Nişantaşı’nda ise CityLife (City’s) sinemasında festival filmleri izlenebilir. Anadolu Yakası’nda festivalcilerin tek adresi Kadıköy Rexx Sineması.

FESTİVALİN İLK GÜNÜNDE NE İZLEMELİ
Festival ilk günden yoğun bir programla başlıyor. Komedi arayanlar için 11.00 seansında Norveçli yönetmen Ole Endresen’in Körling Kralı filmi var. 13.30’da ise dün akşam festivalde Sinema Onur Ödülü alan yönetmen Terence Davis’in Aşkın Karanlık Yüzü filminin gösterileceğini hatırlatalım. 16.00’da Slava Ross’un yönettiği Sibirya, Monamur filmi izlenebilir. Film, Sibirya’daki ıssız buz çölü Monamur’da yaşayan yaşlı bir adam ve torununun evlerine iki eşkıya baskın yaptıktan sonra yaşananları anlatıyor. 19.00’da Kadıköy Rexx Sineması’nda Malgowska Szumowska’nın yönettiği Juliette Binoche’un başrolünde oynadığı Kadınlar tavsiye edilir. 2011 Venedik Altın Aslan ödüllü Alexander Sokurov’un Goethe’nin klasik romanından uyarladığı Faust Atlas Sineması’nda 21.30’da gösterilecek. 24 Ocak’ta vefat eden usta yönetmen Theo Angelopoulos ‘un başyapıtlarından Kumpanya, 21.30’da Fitaş’ta olacak. Nişantaşı City’s sinemasında ise 21.30’da emekliliklerini Hindistan’da geçirmeye karar veren bir grup İngiliz’in maceralarını anlatan Marigold Oteli‘nde filmi var.

EMEK’TE BAKAN’IN RİCASI DİKKATE ALINMAMIŞ!
Bir festival daha Emek’siz başlıyor. Bunun için sinemaseverlerin bir burukluk yaşadığını belirtelim. Peki Emek Sineması’nda son durum nedir? Dün Emek Sineması’yla ilgili Kamer İnşaat, SİYAD üyesi sinema yazarlarına yönelik bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. SİYAD Yönetim Kurulu bu toplantıya katılmayacaklarını ilan etmişti, üyeler de toplantıya katılmadı. Toplantıda da gazeteciler ve Emeksever vardı. Hararetli geçen toplantı da Kamer İnşaat’ın sahibi Levent Eyüpoğlu, Emek Sineması ile ilgili bilgi verdi. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın SABAH’a yaptığı “Mümkün olduğu kadarıyla tartışmaları azaltacak, Emek’i özgün dokusuyla ortaya çıkaracak olan bazı yeni gayretlerde bulunmalarını rica ettim arkadaşlardan. (Kamer İnşaat yetkilileri)” açıklamadan dolayı Levent Eyüboğlu’na bu teklife karşı yaklaşımlarını sorduk. Eyüboğlu “Projede bir değişiklik yapmak çok zor. Yasa ve hukuksal prosedürler nedeniyle mümkün gözükmüyor” dedi. Ama birtakım yeni gelişmeler de sözkonusu. Mesela Emek Sineması ile aynı katta bir tiyatro binasının da yapılması plana dahil edilmiş. Ayrıca yeni yapılacak yapı dördüncü katına taşınacak. Emek Sineması’nın kontrolünü üstlenecek bir vakfın kurulması da yeni planlar dahilinde. Lakin bütün bunlara rağmen Kamer İnşaat’ten Levent Eyüboğlu, Emek Sineması’nın taşınarak korunması yönündeki ısrarından vazgeçmiyor. Bunun, Emek Sineması’nın yıllarca kendi kendini var etmesi yönündeki en doğru yol olduğu düşünüyor. Bu konuda ise kamuoyu ikna edilmiş değil. Emek’in yerinde korunarak da varlığını sürdürmesi mümkün olduğu biliniyor.

OLKAN ÖZYURT

http://www.sabah.com.tr

Liste başı “Pan’ın Labirenti”

Pan’ın Labirenti

Masalların bu kadar popüler olmasının nedeni, herkesin mutlu son istemesi olarak gösterilirken,Associated Press ajansının en güzel masal filmleri listesinin başında “Pan’ın Labirenti” yer alıyor.

En güzel masal filmleri listesine giren diğer 4 filmşöyle sıralanıyor: “Prenses Gelin, Uyuyan Güzel, Kırmızı Pabuçlar ve Manhattan’da Sihir.”

Pan’ın Labirenti (2006): Guillermo del Toro’nun filmi, 2. Dünya Savaşı sonrasında geçen fantastik bir yolculuğun hikayesi. Küçük bir kız, 1944 yılı İspanya’sında faşist yönetimin korkularından, yeni taşındığı evin arka bahçesinde keşfettiği esrarengiz bir labirent sayesinde kaçar. Labirentin içerisinde yaşayan Pan adındaki yaratık küçük kızın tüm yaşamını değiştirir. Film, sinematografi dalında Oscar ödülü aldı.

Prenses Gelin (1987): William Goldman’ın romanından sinemaya uyarlanan film, bir kahraman tarafından kurtarılan güzel prensesin fantastik hikayesini konu alıyor. Başrollerinde Billy Crystal, Mandy Patinkin, Wallace Shawn, Robin Wright ve Cary Elwes’in yer aldığı filmde, imkansız bir aşkın öyküsü, büyükbaba tarafından torununa anlatılıyor. Birçok festivalden ödüllerle dönen film, Willy De Ville’ın imzasını taşıyan “Storybook Love” adlı şarkıyla, en iyi film müziği dalında Oscar’a aday gösterildi.

Uyuyan Güzel (1959): Walt Disney’in masal uyarlaması olan film, zamanında en pahalı film ünvanını aldı. Filmde kötü güçler tarafından lanetlenmiş bir prenses olan Aurora’nın bu kötülükle olan mücadelesi anlatılıyor. Filmin müzikleri olarak ünlü besteci Pyotr İlyiç Çaykovski’nin eserleri kullanılıyor.

Kırmızı Pabuçlar (1948): İngiltere yapımı olan ve 1949 yılında en iyi sanat yönetimi ve en iyimüzik dallarında iki Oscar ödülü alan film, Hans Christian Andersen’in masalından uyarlama. Film, genç balerin Victoria’nın, kendisini bir yıldız yapan gösterinin besteci Julian Craster’e aşık olarak ölümcül bir hata yapmasını konu alıyor.

Manhattan’da Sihir (2005):  Filmde, peri masallarındaki ülkesinden Susan Sarandon’un canlandırdığı kötü ruhlu kraliçe tarafından kovulduktan sonra kendisini günümüz Manhattan sokaklarının katı gerçekliğinde bulan güzel prenses Giselle’in öyküsü anlatılıyor.

27 Mart Dünya Tiyatro Gününde İBB Şehir Tiyatrosunda sahnelenecek oyunlar.

dünya tiyatro günü

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü nedeniyle 27 Mart 2012 Salı günü seyircilerle buluşuyor. İBB Şehir Tiyatroları’nın 9 sahnesinde Oyunlardan önce John Malkovich’in hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi veKenan Işık’ın hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi; Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu, Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde sanatçımızJülide Kural, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde sanatçımız Hikmet Körmükçü, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde sanatçımız Aslı Öngören, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde sanatçımız Nilgün Kasapbaşoğlu, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde sanatçımız Funda Postacı, Ümraniye Sahnesi’ndesanatçımız Ayşe Kökçü, Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde sanatçımız Betül Kızılok Bavli, Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde sanatçımız Binnur Şerbetçioğlutarafından okunacak.

Oyunlar her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz olarak izlenebilecek. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’ndeoynanacak Oyunların biletleri, Oyunların oynanacağı sahnelerin gişeleri ve idare amirliklerinden temin edilebilir.

27 Mart 2012 tarihinde sahnelenecek Oyunlar şöyle;

Otobüs… Çağdaş Bulgar yazınının önemli ismi Stanislav Stratiev’in toplumsal taşlaması olan Oyun, ülkedeki değişimi farklı Oyun kişilerinin üzerinden anlatıyor. Toplumsal yapının ve rejimin eleştirildiğiOyunda, son durağı bilinmeyen bir otobüs yolculuğu, yolcuların kendi dünyaları ve yaşama bakışları açısından değerlendirilişi, kendi aralarında tartışmaları ele alınıyor. Stanislav Stratiev’in yazdığı Arif Akkaya’nın yönettiği Oyunda; Ahmet Özarslan, Mert Aykul, Mert Turak, Elyesa Çağlar Evkaya, İrem Erkaya, Burak Davutoğlu, Can Ertuğrul, Berrin Akdeniz Kortidis, Ergun Üğlü, Fahri Kıncır, Barış Çağatay Çakıroğlu rol alıyor. Oyun, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde…

Aşk Halleri, Nezihe Meriç’in çeşitli öykülerinden Hülya Karakaş’ın uyarlayıp yönettiği bir Oyun… Aşk savrulmaktır, savrulup kaybolmaktır. İhanette vardır içinde, çığlık da… Aşk için serseri bir mayın gibi patlamaz mı insan… Gülmek de aşka dairdir, ağlamak da… Gün gelir aşk için kapının paspası olursun, gün gelir göğsünü siper ederek direnirsin aşk yüreğine sokulunca. Aşkın her haline, en Yalın sözüyleNeşet Ertaş türküleri eşlik ediyor. Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde sahnelenecek Oyunda; Sevil Uluyol, Eftal Gülbudak, Caner Bilginer, Cemal Ahhan Şener, Nurdan Kalınağa, Burcu Çoban, Pınar Aygün, Nazan Yatgın, Ömer Barış Bakova rol alıyor.

Arka Bahçe’de, yıllardır yığınlarca çöpün biriktiği bir arka bahçesi olan evde yaşayan yaşlı hanım, noeli yalnız geçirmek istememekte ve hizmetçisini gittikçe miktarını arttırdığı parayla yanında tutmaya çalışmaktadır. Kendini Amerikan Özgürlük Anıtı gibi hisseden kadın çöplerin ortadan kaldırılmasını istemektedir. Çünkü sanki yığınlar onu suçlamaktadır. Sistem sorgulamasının iyi örneklerinden olan Oyun, güçlü dünyanın Arka Bahçe’sinde çöp muamelesi gören milletlerin varlığını dile getiriyor. Bilgesu Erenus’un yazdığı Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği Oyunda; Güzin Özyağcılar, Şenay Saçbüker, Zümrüt Erkin, Özge Midilli, Mevlüt Demiryay, Deniz Evrenol, Nur Saçbüker, Berk Samur, Doğan Şirin, Melisa Demirhan rol alıyor. Oyun, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde…

İntiharın Genel Provası’nda, intihar etmek isteyen bir mimar Tuna köprüsüne gelir. “Sanatsal bir ölüm” hayaliyle, sevgilisine son kez telefon edip aşkını vurgular. İntihar Eden Adam, köprüden tam atlayacağı sırada Balıkçı feryat edip onu durdurur: Köprü altına ağ yerleştirdiğinden adam buradan atlamamalıdır. Derken adamın sevgilisi Kadın belirir, intihara engel olmaya çalışır. İntihar Eden Adam tam atlayacakken Kadın ile Balıkçı dans etmeye başlar. Bu sırada beyaz üniformasıyla Kaptan belirir. İntiharda kararlı olan adamın mesleğini öğrenince ona bir iş teklifi yapar. Duşan Kovaçeviç’in yazdığı Oyunu M. Nurullah Tuncer yönetiyor. Bora Seçkin, Serhat Mustafa Kılıç, İbrahim Can, Bennu Yıldırımlar’ın rol aldığı Oyun, KadıköyHaldun Taner Sahnesi’nde…

Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum’da; Libby Tucker, on altı yıldır görmediği babasının yanına geldiğinde nasıl karşılanacağını bilmiyordur. Hollywood’da senaryo yazarı olan babası Herbert Tucker, onun sinema artisti olma hayallerine yardım edecek midir? Bu karşılaşmayla başlayan geçmişin sorgulanmasına, babasının kız arkadaşı Steffy ile arasındaki sorunlar da eklenince gerilim artar. Genç bir kızın hayalleriyle, hayattan düş kırıklıklarından yorulmuş bir adamın birbirlerini nasıl etkilediğine ve birbirlerine nasıl ihtiyaç duyduklarına tanık olacaksınız. Bu baba kız hikâyesinde içten içe sessiz sinemadan başlayarak sinemanın gelişimi, sorunları, insandaki yansımaları da işlenmekte. Oyun, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde… Neil Simon’un yazdığı S. Bora Seçkin’in yönettiği Oyunda; Bestem Türen, Derya Çetinel, Erhan Yazıcıoğlu rol alıyor.

Gönlümdeki Osman Hamdi Bey, ölümünün 101. yılında, Batılı anlayışla figürlü resmin ilk temsilcisi, müzeci, arkeolog ve Sanayi-i Nefise Mektebi’nin kurucusu Osman Hamdi Bey’in hayatını sahneye taşıyor; ünlü ressamın hayatından önemli kesitler sunarken, onun hiç bilinmeyen yönlerini, sanatçı kişiliğini, aile yaşantısını, arkadaşlık ilişkilerini ve aşklarını anlatıyor. Gülsün Siren Kınal’ın yazdığı, Engin Gürmen’in yönettiği Oyunda; Aslı Narcı, Ayşen Çetiner, Tolga Yeter, Engin Gürmen, Vildan Gürelman, Emre Narcı, Enes Mazak, Nurseli Tırışkan, Cem Uras, Ceysu Aygen, Özgür Dağ, Yağız Pala rol alıyor. Oyun, ÜsküdarKerem Yılmazer Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

Kargaşa (16+)… Kırılmalar, kayıplar, rüyalar, çocukluğa duyulan özlem… Aşk, sevgi, seven bir kadından geriye kalanlar. Dünyanın herhangi bir yerinde olabilecek bir boşluğun ortasında ve eski bir evde yıllardır uyuyan hikâyenin gizlediği beş kadının dramı KARGAŞA ile açığa çıkıyor… Abdul Mounem Amayri’nin yazıp yönettiği Oyunda; Nergis Çorakçı, Ezgi Sümer Yolcu, İrem Arslan Aydın, Zeynep Özyağcılar, Ece Özdikici rol alıyor. Oyun, Ümraniye Sahnesi’nde…

Özgür Atkın ve Ceren Hacımuratoğlu’nun birlikte yazdığı Özgür Atkın’ın yönettiği Karagöz Balıkçı adlı çocukOyunu Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde;

Aziz Nesin’in yazdığı Haşmet Zeybek’in yönettiği Pırtlatan Bal adlı çocuk Oyunu ise Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde seyredilebilir.

27  MART DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ HAKKINDA GENEL BİLGİ

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 1948 yılında kuruldu. Bu enstitü 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Her yıl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramı olarak kutlanır.

27 Mart günü her ülkenin sanat ve tiyatro adamlarınca hazırlanan bir bildiri, sahnelerde okunur. Tiyatrolar o gece halka parasız gösteriler düzen­ler. Tiyatroyu halka sevdirmeye çalışırlar.

Ülkemizde tiyatro ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, yaşamını Türk tiyatrosuna içtenlikle adamış olan Muhsin Ertuğrul yazdı.

Dünyada ilk tiyatro olayının nerede, nasıl başladığı kesinlikle bilinmi­yor, Araştırmacılar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar. Daha sonraları topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar yılın belirli günlerinde, belirli bir yerde toplanmaya başladılar. Bu toplantıda içlerinden bir kişi yüksekçe bir yere çıkarak güldürücü öyküler anlatır, taklitler yapar, şarkılar söylerdi. Bu tür oyunlar zamanla şenlikler geleneğini oluşturdu. Bir süre sonra tiyatroda kişiler ikiye, üçe çıktı. Daha canlı, daha ilgi çeki­ci konular bulundu. Böylece oyunlar, sanat niteliğine kavuştu. Tiyatro da meslek haline geldi.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Konusu bakımından harekete, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir.

Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir iletişim vardır. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenle­dikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur.

Yazılı tiyatro yapıtları çok sonra ortaya çıktı. Bir süre tiyatro sözsüz oynandı. Oyuncular olayları, el, kol, gövde, bacak ya da yüz hareketleriyle anlatırlardı. Bu sözsüz tiyatroya pandomima denir.

Bizde tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun gölge oyunu biçiminden başlar. Gölge oyunu arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde üzerine belli tipteki kuklaların hareket ettirilmesi ve konuşturulması ile yansıyan Karagöz oyunlarıdır.

Bugün köylerimizde, çok eski geleneklerden kalma bir alışkanlıkla tiyatroya çok benzeyen eğlenceler düzenlenmektedir. Buna oyun çıkarma denir.

Tiyatro oyunculuğu özel eğitimi gerektiren bir meslektir. Tiyatro öğre­timi konservatuar denilen okulda yapılır.

Tiyatro; yazarların dram, komedi, trajedi türünde yazdıkları eserlerin sahnede oynanması sanatıdır. Tiyatro gösteri sanatı olarak tanımlanır. Belli başlı türleri şunlardır:

Komedi  : Oyunların, insanların, durumların gülünç yönlerini gösteren bir tiyatro yapıtıdır. Komedinin belli başlı türleri şunlardır :

a) Vodvil, hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, içinde şarkılar bulunan hafif güldürüdür.

b) Fars, olayların aşırı abartıldığı, taklitlerin sık sık tekrar edildiği bir komedi türüdür.

Trajedi : Konusunu tarih, ya da efsanelerden alan acıklı sahne yapıtı­dır.    .

Dram     : Yaşamımızda var olan umudu, sevinci, acıyı, bir arada sunan tiyatro oyunudur. Dram şiir ve düz yazı ile yazılabilir.

Tiyatrolar; devlet tiyatroları, halk tiyatroları, bulvar tiyatroları, açık hava tiyatroları ve şehir tiyatroları gibi isimlerle anılır.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Yaşamı sergiler. Yaşama sevincini yaratır. Geçmişi, günümüzü, geleceği anlamamıza yardımcı olur. Tiyatro; Sorunlarımıza ışık tutar. Tiyatro, insanlar arasında halkın içinden doğmuş bir sanattır. Tiyatro hep iyiden, güzelden hoştan yana olmuştur.

Tiyatro insanları eğitir. Eğitirken düşündürür. Tiyatro insanlara bera­ber gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duygular aşılar.

 

Sizlerden gelen elektronik postalarda 31. İstanbul Film Festivali programı soruluyordu. Açıklanan Belli başlı programlar aşağıdaki gibi olup daha detaylı bilgiyi http://film.iksv.org/tr/program adresinden edinebilirsiniz. İyi seyirler.


 Festival sponsorluğunu bu yıl sekizinci kez AKBANK’ın üstlendiği 31. İstanbul Film Festivali, 31 Mart–15 Nisan tarihlerinde yapılacak. Gösterdiği filmlerin niteliği ve çeşitliliğiyle önder konumunu koruyan İstanbul Film Festivali, bu yıl da sinemaseverlere 20’nin üzerinde bölümde 200’ün üzerinde filmden oluşan programının yanı sıra ünlü konuklar, usta sinemacıların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları, sinema dersleri, ustalık sınıfları ve konserlerle dolu dolu iki hafta vaat ediyor.

Her zaman olduğu gibi sinemaseverlere oldukça zengin bir içerik sunacak festival programında bu yıl 2011 ve 2012’nin yeni yapımlarından sinemanın unutulmaz klasiklerine ve usta yönetmenlerinin başyapıtlarına seçmeler, Ocak ayında Sundance ve Şubat’ta Berlin’de dünya prömiyerlerini yapan filmlerden, Uluslararası Altın Lale, Ulusal Altın Lale ve FACE İnsan Hakları yarışmalarına, belgesellerden çocuk filmlerine uzanan geniş bir yelpazede filmler izleyicilerle buluşacak. Festivalde, İKSV’nin 40. yılı için hazırlanan “Sinema ve Müzik” başlıklı bölümün yanı sıra “Devrimin Filmini Çekmek”, “Yunanistan’da Neler Oluyor?”, “Bir Çin Sinema Geleneği: WuXia”, “Aile İçinde” gibi yeni bölümler ve Mark Cousins’in The Story of Film: An Odyssey  / Filmin Hikayesi: Uzun ve Maceralı Bir Yolculuk adlı 15 saatlik filminin özel gösterimi dikkat çekiyor.

FESTİVAL BİLETLERİ NE ZAMAN, NEREDE?
İstanbul Film Festivali biletleri 17 Mart Cumartesi günü saat 10.00’da satışa çıkıyor. Sinemaseverler biletlerini Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı Citylife (City’s) ve Kadıköy’de Rexx sinemalarında açılacak gişelerden, Biletix satış noktalarından, Biletix çağrı merkezinden (0216 556 98 00) ve biletix.com’dan satın alabilecek.

Festivalde bilet fiyatları, tam 15 TL, öğrenci ile 65 yaş ve üstü sinemaseverler için 9 TL olacak. Festivalde hafta içi gündüz seanslarındaki indirimli fiyat uygulaması bu yıl da devam edecek; hafta içi gündüz seansları yalnızca 5 TL.

Lale Kart sahipleri her zaman olduğu gibi yine biletlerini öncelikli ve indirimli almaya devam ediyor. Üniversite ve lise öğrencileri için hazırlanan PasoFilm! kartı bu yıl da festival boyunca özel avantajlar sağlamaya devam edecek. Festival Sponsoru AKBANK’ın Axess kart sahipleri ise (hafta içi gündüz seansları hariç) Festival boyunca satın alacakları biletlerde %20 özel indirimden yararlanacak.

FESTİVALDE SİNEMA ONUR ÖDÜLLERİ
İstanbul Film Festivali’nin 30 Mart Cuma akşamı Lütfi Kırdar Sergi ve Kongre Sarayı’nda yapılacak Açılış Töreni’nde sinemanın beş önemli ismine İstanbul Film Festivali’nin Sinema Onur Ödülü takdim edilecek.

Sinema Onur Ödülleri bu yıl Türkiye’den, sinemaya imza atan dört büyük isme veriliyor: Yönetmen Ali Özgentürk, Türk Sineması’nın unutulmaz oyuncuları Ayşen Gruda ve Halit Akçatepe ile Türkiye’nin ilk kadın sinema eleştirmeni Sevin Okyay. 2008’de çektiği Liverpool güzellemesi Zaman ve Şehre Dair’in ardından yeni filmi merakla beklenen usta yönetmen Terence Davies de festivalin açılış töreninde Sinema Onur Ödülü’nü almak üzere İstanbul’da olacak bir diğer önemli sinemacı. İngiliz yönetmenin, başrolünde Rachel Weisz’in yer aldığı son filmi The Deep Blue Sea / Aşkın Karanlık Yüzü 31. İstanbul Film Festivali Açılış Filmi olarak gösterilecek. The Deep Blue Sea festivalde ayrıca “Yıllara Meydan Okuyanlar” bölümü kapsamında izleyicilerle buluşacak. Terence Davies, ayrıca festival kapsamında bir de sinema dersi verecek. “Belirsizliğin Keyfi ve Tehlikeleri” başlıklı sinema dersi, 31 Mart Cumartesi günü 16.00’da Salon’da gerçekleştirilicek.

Ali Özgentürk’ün 1981 yılında çektiği bol ödüllü At, Ayşen Gruda’yla Halit Akçatepe’nin birlikte rol aldığı, Ertem Eğilmez’in kültleşmiş Süt Kardeşler ve Ayşen Gruda’nın ‘Kam Ana’ karakterini canlandırdığı Ezel Akay’ın Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filmleri de festival kapsamında gösterilecek.

ULUSAL YARIŞMADA 12 FİLM
Festivalde bu yıl, 2011–2012 sezonunda yapımı tamamlanan 12 film, Ulusal Altın Lale ödülü için yarışacak. 31. İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma jüri başkanlığını, yönetmen, senaristi, şair ve yazar Murathan Mungan üstlenecek. Ulusal Yarışma Jürisi festivalde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Müzik ve Jüri Özel Ödülü olmak üzere toplam 9 dalda ödül verecek.

Ulusal Yarışma Jürisi’nin seçeceği En İyi Film 150.000 TL, En İyi Yönetmen 50.000 TL, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu 10.000’er TL ile ödüllendirilecek. İlk kez 2011 yılında para ödülüyle desteklenen Jüri Özel Ödülü bu yıl Efes tarafından verilmeye başlanıyor. Altın Lale Ulusal Yarışma’ya katılan filmler arasından Onat Kutlar anısına verilecek Jüri Özel Ödülü’nü kazanan filmin yönetmenine bir sonraki filminin yapımında kullanılmak üzere Efes tarafından 30.000 Amerikan Doları ödül verilecek.

Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül için bu yıl 12 film jüri karşısına çıkacak. 3 tanesinin Türkiye,
4 tanesinin dünya prömiyerini yapacağı yarışma filmleri şöyle:

Tepenin Ardı / Emin Alper (Türkiye Prömiyeri)
Ben Uçtum, Sen Kaldın / Mizgin Müjde Arslan (Dünya Prömiyeri)
İz-Rêç / M. Tayfur Aydın
Lal Gece / Reis Çelik (Türkiye Prömiyeri)
Can / Raşit Çelikezer
Yeraltı / Zeki Demirkubuz
Babamın Sesi / Orhan Eskiköy & Zeynel Doğan (Türkiye Prömiyeri)
Ana Dilim Nerede? / Veli Kahraman (Dünya Prömiyeri)
Yurt / Muzaffer Özdemir
Ferahfeza / Elif Refiğ (Dünya Prömiyeri)
Şimdiki Zaman / Belmin Söylemez (Dünya Prömiyeri)
Nar / Ümit Ünal

 

Akbank 8. Kısa Film Festivali başlıyor!

20 ülkeden 110 film, 40 seans, 11 söyleşi ve atölye çalışması, sinemadünyasından 21 konuğun yer aldığı festival, 19-29 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Festivale 557 film başvurdu Akbank 8. Kısa Film Festivali, 19-29 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Akbank Sanat’tan yapılan açıklamaya göre, 20 ülkeden 110 film, 40 seans, 11 söyleşi ve atölye çalışması, sinema dünyasından 21 konuğun yer aldığı Akbank 8. Kısa Film Festivali, 10 gün boyunca ücretsiz takip edilebilecek.

Festivalin “Uluslararası Bölüm”ünde bu yıl, Türkiye, AlmanyaABDİspanyaFransa, Belçika,Brezilya, Polonya, Finlandiya, Küba, Polonya, Kolombiya, Arjantin, Avustralya, Norveç, Macaristan, İtalyaİsrail, Güney Kore ve Kanada’dan gelen kısa filmlerin yanı sıra, Cannes, Clermont-Ferrand, Rotterdam, Milano, Berlin, Sydney gibi dünyanın saygın film festivallerinde gösterilen ve ödül alan kısa filmler de sinemaseverlerle buluşacak.

Festivalin “Kısadan Uzuna” bölümü, bu yıl yönetmen Ümit Ünal’ı konuk edecek. Uzun metraj filmlerinden sonra kısa filmler çeken ve kısa filme olan ilgisi ile tanınan Ümit Ünal’ın baştan sona dijital olarak çekilen ilk Türk filmi olan “9” ve kısa filmleri festival kapsamında seyircilerle buluşacak. Ünal Ayrıca “Kısadan Uzuna” başlıklı söyleşide sinema serüvenini kısa filmcilerle paylaşacak.

Can Dündar’a ayrılan “Belgesel Sinema” bölümünde, yönetmen Dündar’ın “Yılmaz Güney”, “Aşk Bu mu” ve “Tan Baskını” isimli belgeselleri gösterilecek. Ayrıca Can Dündar, “Belgesel Sinema” başlıklı söyleşide deneyimlerini paylaşmak üzere festival izleyicileriyle bir araya gelecek.

“Deneyimler” bölümünün konuğu olan Almanyalı görüntü yönetmeni Sebastian Wiegartner, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaptığı “Shooting with HD-DSLR” atölyesi ile festivale derinlik katacak. Sebastian Wiegartner, festivaldeki söyleşisinde, HD-DSLR kameralarla çekim yapmanın inceliklerini ve dijital sinemada görüntü estetiği konularını anlatacak.

“Canlandırma Kısalar” bölümünde, Türkiye’den ve dünyadan 19 canlandırma kısa film örneğine yer verilecek.

Bu yıl belgesellerden oluşan “Özel Gösterim” bölümünde ise Rüya Arzu Köksal’ın “Bir Avuç Cesur İnsan”,Aysim Türkmen’in “Galata Kulesi Sokak No:23”, Mehmet Özgür Candan’ın “Geçmiş Mazi Olmadı” ve Selim Evci’nin “Kırmızıyı Arayan Adam” adlı filmleri izleyicilerle paylaşılacak.

Söyleşiler

Festival, söyleşileri ile de sinema dünyasının ünlü isimlerini sanatseverlerle bir araya getirecek. Yönetmen Aysim Türkmen, Erol Mintaş, Umut ral ve Emre Akay “Kısa Filmde Söz Yönetmenlerin”, Cahit Berkay, Selim Demirdelen ve Murat Ertel “Sinemada Müzik”, avukat Erdem Türkekul, BİROY Başkanı Atilla Engin ve SENDER Başkanı Nilgün Öneş “Telif Hakları”, Laçin Ceylan, Akasya Asıltürkmen, Türkü Turan ve Melih Selçuk “Oyuncu Gözüyle Kısa Film” başlıklı söyleşide sinemaseverlerle buluşacak.

Festival boyunca Akbank Sanat’ta “Işıl Özgentürk ile Senaryo”, “Derya Alabora ile Oyunculuk”, “Bora Gökşingöl ile Kurgu”, “Mehmet Aksın ile Görüntü Yönetmenliği” ve “Sebastian Wiegartner ile Shooting with HD-DSLR” atölye çalışmaları gerçekleştirilecek.

Akbank 8. Kısa Film Festivali jürisi, her yıl olduğu gibi bu yılda üç farklı kategoriden oluştu. Festivalin, 372 filmin başvurduğu yarışmalı bölümü “Festival Kısaları”nı oluşturan ön eleme jüri kurulunda, belgesel yönetmeni Emel Çelebi, kurgucu Bora Gökşingöl ve yönetmen Selim Evci yer aldı.

Festivalin “En İyi Kurmaca Film”ini belirleyecek kurmaca kategorisi jüri kurulu, yapımcı Zeynep Özbatur, oyuncu Uğur Polat, sinema yazarı Cüneyt Cebenoyan, yönetmen Seren Yüce ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluştu.

“En İyi Belgesel Film”i belirleyecek belgesel kategorisi jüri kurulunda ise yazar Yekta Kopan, belgesel yönetmeni Ethem Özgüven ve Aysim Türkmen, gazeteci ve sinema yazarı Burçak Evren, Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı yer aldı.

“En İyi Kurmaca Film” ve “En İyi Belgesel Film” yönetmenleri Akbank Sanat tarafından 8 bin lira ile ödüllendirilecek.