Şunun için etiket arşivi: Ses

sessiz sinemanın Şantaj filmi Piyanoyla Sese Kavuştu, Hakan A. Toker, Hitchcock’un az bilinen dokuz sessiz filminden biri olan “Şantaj”a piyanosuyla yaptığı doğaçlama müzikle ses verdi.

Blacmail-1929

Ankara Sinema Derneği’nce düzenlenen Gezici Festival’in Ankara ayağının açılışı 28 Kasım akşamı; Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde yapıldı.

Alfred HİTCHCOCKBu yıl 19’uncu yaşını kutlayan Gezici Festival’in açılış filmi olan Alfred Hitchcock’un sessiz filmi “Şantaj” (Blackmail) British Council işbirliği ile programda yer aldı.

Gösterim öncesi Ankara Sinema Derneği Başkanı Ahmet Boyacıoğlu, British Council Ülke Direktörü Margaret Jack ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Mesut Cem Erkul birer konuşma yaptı. Piyanist Hakan A. Toker de film gösterimi sırasında yapacağı müzik hakkında bilgi verdi. Toker; filmdeki oğlan, kız ve şantajcı adam için yaptığı toplamı 10 saniyelik ezgiciklerden örnekler vererek filmin akışı sırasında bu ezgicikleri doğaçlama olarak çalacağını belirtti.

Hakan A. Toker

Hakan Ali TOKER

İngiliz Film Enstitüsü’nün (BFI), “Hitchcock9 Projesi” kapsamında yenilediği Hitchcock’un az bilinen dokuz sessiz filminden biri olan 1929 yapımı “Şantaj”a; Hakan A.Toker’in (Sanatçı hakkında dahafazla bilgi için lütfen adına tıklayınız)piyanosuyla yaptığı doğaçlama müzik ses verdi.

İzleyiciler değişik bir deneyim yaşadıkları bu gösterime olan beğenilerini alkışlarıyla ifade etti. Gezici festival acılış gecesi kokteylle sona erdi.

Şantaj üzerine -sanal alem- notları

* Genç bir kız olan Alice, bir lokantada tanıştığı bir yabancıyla flört ettikten sonra Scotland Yard detektifi olan sevgilisi Frank ile tartışır ve yabancının kolunda oradan ayrılır. Adam, Alice’i resim stüdyosuna davet eder ve o da bu daveti kabul eder. Adam, stüdyoda Alice’e tecavüz etmeye kalkınca, kendini korumaya çalışan Alice ressamı öldürür. Aynı gece Alice’i binadan çıkarken gören birisi, Alice ve dedektif Frank’a şantaj yapar. Detektif Alice’nin katil olduğunu bilmekte ve bu gerçeği üstlerinden saklamaktadır. Şantajcı adam, tanık iken sanık durumuna düşer.

* Sessiz bir film olarak çekilen Şantaj, seslendirme ile yönetmenin ve “İngiltere’nin ilk sesli filmi” olarak sinema tarihine geçmiştir.

* Hitchcock, “Şantaj”da da ışık ve gölgeyle yarattığı gerilimi gündelik yaşamın bir parçası olarak kullanmış;  psikolojik saptamalara ve simgesel anlatımlara yer vermiş.

*Filmde –gösterilmeyen – tecavüz ve cinayetin sahnelerinin sinemasal ifadesi çok etkileyici.

* Her filminde kendine minik bir rol veren Hitchcock, bu filmde metroda gazete okurken küçük bir çocuk tarafından rahatsız edilen yolcu rolünde. (ŞD/HK)

Kaynak :[]  Şadiye DÖNÜMCÜ

 

Sanat lisesine alınmayan otizmli Cem Gündoğdu’nun ailesi okul yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçe kabul edilirse farklı gelişim gösteren bireyler için ilk kez “eğitimde ayrımcılık davası” açılmış olacak.

cem gündogdu

Bianet’in gündeme getirdiği sanat lisesine alınmayan otizmli Cem Görkem Gündoğdu’nun ailesi ayrımcılık yapılarak eğitim hakkının engellendiği gerekçesiyle okul yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Bu dilekçe kabul edilirse Türkiye’de farklı gelişim gösteren bireyler için ilk kez “eğitimde ayrımcılık davası” açılmış olacak.

Üç yaşında otizm teşhisi konan 15 yaşındaki Cem, beş yıldır tutkuylapiyano çalıyor. İlkokuldan beri kaynaştırma eğitimle diğer çocuklarla birlikte devlet okulunda okuyan Cem, müzik eğitimine sanat lisesinde devam etmek istedi.

Mersin Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi’ne başvurdu. Ancak normal gelişim gösteren akranlarıyla girdiği yarışı kazanamadı.

Özel sınava tabi tutulmalıydı

Aslında Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde yer alan maddeye göre, kaynaştırma raporlu öğrencilerin başarı değerlendirmelerinin akranlarıyla birlikte değil, özel durumlarına göre yapılması gerekiyor.

Baba Cezmi Gündoğdu’nun oğlunun rehber eşliğinde dahi sınava girme talebine izin verilmedi. Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mersin Valiliği’ne yaptığı başvurular da bir sonuç vermedi. Otizm Platformu’nun okul yönetimini arayıp yönetmeliğe uyulması gerektiği yönündeki ikna çabalarına da “bize işimizi öğretmeyin” karşılığı verildi.

Cem şu anda mecburen bir meslek lisesinde bilgisayar okuyor ancak piyano çalmaya devam ediyor. Gündoğdu ailesi, hiçbir yol sonuç vermeyince Otizm Platformu’nun desteğiyle hukuki süreci başlattı.

Bugün İstanbul’da savcılığa verdiği dilekçede, çocuklarının bu yönetmelikte yer alan şartlar sağlanmadan sınava tabi tutulduğunu bu yüzden de “eğitim hakkının ayrımcılık yapılarak engellendiğini” belirtildi.

Baba Gündoğdu, hukuki süreci hem kendi çocuğu hem de diğer otizmli çocukların eğitim hakkının sağlanması adına emsal teşkil etmesi için başlattığını söyledi.

otizmDaha önce reddedilen dilekçe AİHM’de

Cem’in davasını üstlenen Otizm Platformu gönüllü avukatı Sedef Erken’in oğlu Ozan Barış’ın ilkokulda eğitim hakkının engellenmesiyle ilgili verdiği dilekçe savcılıkça reddedilmişti. Dava şu anda AİHM’de.

Erken, “Dilekçemizi bile okumadılar. Çünkü reddettiklerine dair gönderdikleri yazıda hiçbir gerekçe yazmıyordu. Kimseyi muhatap bulamadık. Sadece bir kez karakolda ifademiz alındı. Beni en çok üzen de bu. Cem’in dilekçesi kabul edilirse AİHM’de değil Türkiye’de muhatap alınmış olacağız” dedi.

MEB’e de tazminat davası açılacak

Geçen nisan ayında Otizm Platformu katkılarıyla hazırlanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın açıkladığı “Otizm Eylem Planı’nda “MEB otizmli çocukların meslek, güze sanatlar ve spor liseslerinden kaynaştırma eğitimi almalarını yetenek sınavları raporları dikkate alınarak yapılmasını sağlamalı” ifadeleri yer alıyor.

Erken, Cem’in davası için MEB’e tazminat davası açacaklarını da belirtti. (NV)

Kaynak : [-]

GTA V ve COD:Ghosts’un salladığı video oyun dünyası, bu ay içinde satışa sunulacak Xbox One ve PlayStation 4 konsollarıyla iyice hareketlenecek. Artan oynanabilirlik ve görüntü kalitesiyle her geçen gün daha fazla ilgi toplayan video oyunları, toplam gelirde Hollywood filmlerine neredeyse 90 milyar dolar fark atmış durumda.

video oyun

Hollywood, video oyunlarının tehdidi altında. Ünlü oyuncu ve sanatçılar video oyun dünyasında yer almayı tercih ederken, elde edilen gelir açısından fark kapatılması güç bir noktaya geldi.

Mashable sitesinin haberine göre, küresel gelirler ele alındığında Hollywood yapımlarının 2013’te 10.8 milyar dolar gelir elde etmesini beklerken, video oyunları için aynı miktar tam hollywood100 milyar dolar.

Toplam 7 rekor kırarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren GTA V, ilk üç günde 1 milyar dolar elde ederken, oyunun Mart 2014’e kadar 25 milyon satması bekleniyor.

İlk gününde 1 milyar gelir elde eden COD:Ghosts’un reklamında ünlü aktris Megan Fox yer alırken, Emma Stone, Christopher Walken ve Snoop Dogg gibi isimler de oyunlarda seslendirme yapan diğer ünlüler arasında yer aldı.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 19. Yüzyılın en büyük bestecilerinden Richard Wagner’i, doğumunun 200. yılında, bestecinin ünlü opera dizisi “Der Ring des Nibelungen”den seçilmiş aryalardan oluşan bir programla anacak.

wagner-klasik-muzikBİFO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre; operaları, büyüklükleri dolayısıyla bugüne kadar Türkiye’de hiç sahnelenmeyen sanatçının opera dizisi “Der Ring des Nibelungen”den seçilmiş tenor ve bas aryalarından oluşan program, 7 Kasım saat 20.00’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek.
BİFO’nun onursal şefi Gürer Aykal’ın yönetiminde yapılacak konserin solistleri tenor Ünüşan Kuloğlu ve bas Tuncay Kurtoğlu olacak. 2011 Donizetti Ödülü sahibi Kuloğlu, “Türkiye’nin yıllardır aradığı Wagner tenoru” olarak gösterilirken, Kurtoğlu dünyanın birçok ülkesinde operalarda yer alan, Türkiye’nin önemli bas solistlerinden biri olarak kabul ediliyor. Programda, Wagner’in en önemli operalarından Das Rheingold, Die Walküre, Siegfried ve Götterdämmerung’dan aryalar seslendirilecek.

İstanbul Modern Sinema, 19-29 Eylül tarihleri arasında “Ölesiye” başlıklı programla, tutkunun hükmettiği hayatların geçtiği 11 filmlik bir seçki sunuyor.

İrade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların yaşandığı kara sevdalara, tutkudaki teslimiyet kavramına, tutkuyla tutsaklığın arasındaki çizginin kaybolduğu farklı kaderlere bakan programda, sinema tarihinin farklı dönem ve coğrafyalarından örnekler yer alıyor.

“Ölesiye” programı kapsamında Steven Soderbergh’in Cannes’da Altın Palmiye alan ve James Spader’a da En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandıran Seks Yalanları, Andrey Tarkovski’den Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük ödülü ve FIPRESCI ödülünü kazanan Solaris, Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ile dönen Rainer Werner Fassbinder’in Veronika Voss’u, Jean-Jacques Beineix’nin ilk filmi Diva, Luis Buñuel’in Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü alan Viridiana, Zeki Demirkubuz’un Altın Portakal’da En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini alan filmi Kader yer alıyor.

Programda Sam Peckinpah’ın kült yapıtı Bana Alfredo Garcia’nın Kellesini Getirin, Atom Egoyan’ın Oscar’a aday olan filmi Başka bir Dünya, Kim ki-duk’tan Yay, Roger Michell’in Ian McEwan’ın romanından uyarlanan filmi Dayanılmaz Aşk ve Peter Brosens ile Jessica Hope Woodworth’ün Beşinci Mevsim  adlı uzun metrajı da bulunuyor.

Solaris, 1972

Solaris2Sovyetler Birliği, 35mm, 167’, Rusça
Yönetmen: Andrey Tarkovski
Oyuncular: Natalya Bondarchuk, Donatas Banionis
Solaris isimli uzay istasyonundan tuhaf sinyaller gelmektedir. Kozmonot ve psikolog Kris Kelvin bu sorunla ilgilenmek üzere oraya gönderilir. Ancak kendisi de bu büyülü, okyanusa benzer gezegende yaşanan doğaüstü olaylara maruz kalacak, yıllar önce ölmüş karısına kavuşarak kendi bilincinin en karanlık katmanlarına doğru bir yolculuğa çıkacaktır. Rus yönetmen Tarkovski, bilim kurgu yazarı Stanislaw Lem’in romanındaki bilimkurgu şablonunu kırarak insan-doğa ve hakikat kavramları üzerine kendi fikir ve duygularını aşılayarak bir başyapıt yaratmıştır. Vicdan muhasebesi üzerine derin bir gerilim filmi olan Solaris, Cannes’da hem Jüri Büyük ödülü’nü, hem de FIPRESCI ödülünü kazandı.

Seks Yalanları (Sex, Lies and Videotape), 1989  

Sex-Lies-and-VideotapeA.B.D., 35mm, Renkli, 100’, İngilizce
Yönetmen: Steven Soderbergh
Oyuncular: Andy McDowell, James Spader, Peter Galagher
Los Angeles’ta geçen bu film cinsel hayatları karmaşık dört kişinin hikâyesini anlatıyor. Çiftimizin ilişkilerindeki denge, geçmişten bir arkadaşın hayatlarına girmesiyle değişiyor. Cinsel fantezilerin videoya çekilmesi, yalanlar ve sırlarla ilişkiler daha da girift bir hâl alıyor. Seks Yalanları, 29 yaşındaki Steven Soderbergh tarafından Los Angeles’a yaptığı bir seyahat sırasında sekiz günde yazıldı ve çekildi. Film beklenmedik bir gişe başarısı yakaladı ve Cannes’da Altın Palmiye ve Spader’a da En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandırdı.

Kader, 2006  

kader-zekidemirTürkiye, 35mm, 103’, Türkçe
Yönetmen: Zeki Demirkubuz
Oyuncular:  Vildan Atasever, Ufuk Bayraktar, Settar Tanrıöğen
Altın Portakal’da En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini alan Kader’de, Demirkubuz’un 1997 filmi Masumiyet’teki Bekir ve Uğur karakterlerinin geçmişlerine, onları ömürleri boyunca tutsak eden duyguların başlangıcına gidiyoruz. Tanışmalarından başlayarak uzun yıllara yayılan bu tutku ve teslimiyet hikayesinde Bekir’in Uğur’a olan umutsuz aşkı hayatını kemirerek onu tam bir ‘tutunamayan’a çevirirken, Uğur ise körü körüne bir hapishane tutkunu olan Zagor’a aşıktır. Kader, izleyicinin yüreğini yakan, ölesiye tutkunun ağırlığını omuzlarımıza yükleyen gerçek anlamda bir kara sevda filmidir.

Veronika Voss (Die Sensucht der Veronika Voss)

Die-Sensucht-der-Veronika-Voss1982, Batı Almanya, DVD, 104’, Almanca
Yönetmen: Rainer Werner Fassbinder
Oyuncular:Rosel Zech, Hilmar Thate, Cornelia Froboess
Fassbinder’in ‘BRD Üçlemesi’nin ikinci filmi olan Veronika Voss, ‘50’li yıllardan – özellikle de UFA Stüdyoları’nın ürettiği – bir melodram kılığına bürünmüşse de, aslında ülkesine dair sert bir hicivdir. Bir zamanların gözde aktrisi Veronika Voss savaş sonrası bir uyuşturucu bağımlısı olarak Münih’te yaşamaktadır. Sinemadaki geçmiş zaferlerinin gölgesinde hayatta kalmak için mücadele ederken bir spor yazarı olan Krohn ile tanışır. Veronika esrarengiz güzelliğiyle onu etkiler, ancak ilişkileri geliştikçe geçmişindeki karanlık sırlar ortaya çıkar. Gerçek bir hikayeden yola çıkan bu melankolik film hem savaş sonrası Batı Almanya’nın ekonomik mucizesine bakıyor, hem de kadın karakteri üzerinden ülkesindeki ahlak ve dürüstlüğü sorguluyor. Bu film katıldığı yıl Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ile dönmüş, Fassbinder birkaç ay sonra odasında ölü bulunmuştu.

Diva, 1981

diva-Jean-Jacques-BeineixFransa, 35mm, 123’, Fransızca
Yönetmen:  Jean-Jacques Beineix
Oyuncular:  Frédéric Andréi, Wilhelmenia Wiggins Fernandez
Fransız Neo-Barok döneminin de ilk örneklerinden olan, Jean-Jacques Beineix’nin bu ilk filmi, gösterişli, stilize bir polisiyedir. Opera tutkunu bir postacı olan Jules, özellikle de Amerikalı diva Cynthia Hawkins’e saplantıyla bağlıdır. Konserinden gizli bir ses kaydı alınca işin içine müzik piyasasındaki korsan çeteler girer. Çürümüş polis teşkilatının olaya karışmasıyla işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.  Bu rengarenk, romantiklikten de vazgeçmeyen distopyada aksiyondan kara filme birçok tür bir arada. Filme ruhunu veren en etkileyici unsur ise Vladimir Cosma’nın operaya çalan müzikleri.

Viridiana, 1961  

viridiana-luis-bunuelİspanya/Meksika, DVD, 90’, İspanyolca
Yönetmen: Luis Buñuel
Oyuncular:Silvia Pinal, Francisco Rabal, Fernando Rey
Gündüz Güzeli’nin iffetli ama düşmüş sarışını, burada Viridiana’yı oynuyor. Viridiana kendini ebediyen Kilise’ye adamak üzereyken başrahibe eğitimi için gereken masrafları karşılamış olan zengin amcası Don Jaime’ye bir veda ziyareti yapar. Önce ondan kuşkulansa da Jaime masum yeğenine o kadar nazikçe davranır ki, kız onun kendisini baştan çıkarmaya niyetlendiğinden şüphelenmez. Ancak, Viridiana ilaçlı kahveyi içip kendinden geçince, Jaime’nin yüreği ona tecavüz etmeye elvermez. Yine de, kendisini bırakıp manastıra dönmesin diye Viridiana’ya artık bakire olmadığını söyler. Fetişi ve taşlamayı seven bir yönetmen olan Buñuel’den tanıdık bir kara komedi.İnsan doğası üzerine alaycı ve bozguncu film, yetkililerden habersiz olarak İspanya adına Cannes Film Festivali’ne katılarak Altın Palmiye’yi kazanmıştı.

 Bana Alfredo Garcia’nın Kellesini Getirin (Bring me the Head of Alfredo Garcia), 1974

Bring-me-the-Head-of-Alfredo-GarciaABD/Meksika, 35mm, 112’, İspanyolca/İngilizce
Yönetmen:Sam Peckinpah
Oyuncular: Silvia Pinal, Francisco Rabal, Fernando Rey
Zengin ve güçlü çiftlik sahibi bağırır: “Bana Alfredo Garcia’nın kellesini bulun!” İki ödül avcısı yola koyulur ve asıl kahramanımız, piyanist barmen Bennie ile bir salonda karşılaşırlar. Film Bennie’nin kelleyi teslim ettiğinde bir milyon dolar ödül kazanacağını inanarak kız arkadaşıyla birlikte çıktığı sarhoş ve şiddetli Meksika yolculuğunu anlatır. Yıllar sonra kült film olarak anılacak bu yolculuk kan ve tekila kokacak, Peckinpah çaresiz anti-kahramanını sevse de ona acımayacak, filmini Western gibi başlatıp daha karanlık bir anlatıma gidecek, tutku ve saplantının sınırlarını sorgulatacaktır.

Yay (Hwal), 2005  

hwal-yayGüney Kore / Japonya, 35mm, 90’, Korece
Yönetmen: Kim ki-duk
Oyuncular: Yeo-reum Han, Si-jeok Seo, Gook-hwan Jeon
Çocukluğundan beri büyüttüğü genç bir kızla birlikte okyanusun orta yerinde, teknede yaşayan 60 yaşlarındaki bir balıkçının hikayesini anlatıyor Yay. Dış dünyaya kapalı  yaşayan bu ikilinin geçim kaynağı teknede balıkçılara ev sahipliği yapmak ve ok atarak fal bakmaktır. Genç kız için hayatın anlamı o tekne ve engin sularken, balıkçı kızı babacan bir tavırla kollar, ona bakar ve evlenecekleri gün için hediyeler alır. Sabır ve bilgelikle kız 18’ine varınca onunla evlenmeyi hayal ederken genç bir delikanlının kızın gönlünü çalmasıyla işler planladığı gibi olmaz. Ahlak, sevgi, tutku, bağlanma ve öldürme derken hikaye kendini mistik bir sona doğru taşır.
Başka bir Dünya (The Sweet Hereafter), 1997
Kanada,Bluray, 112’, İngilizce
Yönetmen: Atom Egoyan
Oyuncular: Ian Holm, Caerthan Banks, Sarah Polley
Holm’un oynadığı büyük şehir avukatı Mitchell Stephens küçük bir Kanada kasabasına gelir. Kasaba halkının başına büyük bir trajedi gelmiş, 14 çocuk bir otobüs kazasında feci şekilde ölmüştür. Stephens kalan ebeveynlere giderek onları birleştirmeye ve suçluya karşı dava açmalarına ikna etmeye çalışır. Bir yandan da kendi kızının uyuşturucu problemiyle uğraşmakta, onu neredeyse kaybetmek üzeredir. Kazadan kurtulan tek tanık Nicole, bu dava için kilittir. Egoyan metaforik mikroskobundan suçun özüne, insan ilişkilerindeki çetrefilliğe bakıyor. Ölümün trajedisinden çok hayatta kalmanın yasıyla ilgilenen yönetmen, ustalığını parlattığı bu filmle Oscar’a aday olmuştu.

Beşinci Mevsim (La Cinquième Saison), 2013 

La-Cinquième-SaisonBelçika, Hollanda, Fransa, Bluray, 93’, Fransızca-Flamanca
Yönetmen:  Peter Brosens, Jessica Hope Woodworth
Oyuncular: Aurélia Poirier, Django Schrevens
İsimsiz, sıradan bir Belçika köyü gizemli bir afetin etkisi altında kalır ve köye o yıl bahar gelmez. Belli ki, doğanın döngüsünde bir sorun vardır. Her yıl kış sonu kutlanan şenlik ateşinde otlar alev almayınca tohumlar da büyümemeye, inekler süt vermemeye başlar. Köy halkı panik ve husumetle bir araya gelir; kısa sürede bir günah keçisi aramaktan da çekinmeyecektir. Doğa adeta insanoğlunu cezalandırmaya karar verdiğinde, köyün üç çocuğu Alice, Thomas ve Octave olan biten karşısında hayatta kalmaya çalışırlar. Bu tüyler ürpertici kıyamet filminin ilk gösterimi Venedik Film Festivali’nin yarışmasında yapıldı.

Dayanılmaz Aşk (Enduring Love), 2004

Enduring-LoveBirleşik Krallık, 35mm, 100’, İngilizce
Yönetmen:Roger Michell
Oyuncular: Rhys Ifans, Daniel Craig, Samantha Morton
Zekice yazılmış, dramatik bir gerilim. Akademisyen Joe’nun hayatı, bir gün piknikte kurtarmaya çalıştığı başka bir adamın ölümüne sebep olan bir balon kazasından sonra değişir. Joe, tanık olduğu kazanın kötü anılarını ve ölümün etkisini üzerinden atmakta zorlanır ve kendi rolünü sorguladığı olayda balonun ipini tutarak yardım etmeye çalışanlardan biri olan Jed, onu bulur. Aralarında “Tanrı sevgisi” ile birlikte tuhaf bir bağ oluşur. Aşk, kader ve tutkuyu inceleyen film için iki erkek arasında geçen bir tür Öldüren Cazibe, denilebilir. Ian McEwan’ın romanından uyarlanan filmin özellikle nefes kesen açılışına dikkat!

 

Oğlu Işık Öğütçü, Orhan Kemal’in 1960’larda tefrika edilmiş ‘Uçurum’ adlı bir romanının ortaya çıkarıldığını söyledi. 2014’te yazarların yayımlanmış öyküleri de basılacak ve Nâzım Hikmet, Kemal Tahir, Yaşar Kemal gibi yazarlarla yazışmaları da yayımlanacak.

Aslı Uluşahin [-]

orhan-kemalTürk edebiyatında toplumsal gerçekçiliğin usta yazarlarından Orhan Kemal (1914-70), önümüzdeki yıl doğumunun 100. yılı dolayısıyla bir dizi kitapla anılacak ve gündeme taşınacak.

Yayımlanacak kitapların ilki, 1961 yılında “Büyük Gazete” isimli dergide tefrika edilmiş “Uçurum” adlı roman. Romanı gün yüzüne çıkaran Orhan Kemal’in oğlu IşıkÖğütçü, bir araştırmacının Türker İnanoğlu Vakfı’nın (TÜRVAK)müzesinde derginin nüshalarına rastlayıp haber vermesinin sonrasında esere ulaşmış.

“Uçurum”un, üretken bir yazar olan Orhan Kemal’in peşine düştüğü kayıp eserlerinden biri olduğunu söyleyen Öğütçü, ne var ki dergide 23bölüm tefrikanın yer aldığını, 21 Haziran 1961 tarihindeki sayı sonrasında derginin başka nüshalarına ulaşamadıklarını söylüyor. Derginin kapandığını düşündüklerini belirten Işık Öğütçü, eser yayına hazırlanırken hikâyenin sonunu “birkaç cümle ile bağlamış”.

Kitapta “Uçurum” dışında, yazarın yine aynı dergide yayımlanmış söyleşileri de yer alacak. Orhan Kemal, o dönemde Ruhi Su, Atıf Yılmaz, sinema ve seslendirme sanatçısı Ferdi Tayfur gibi isimlerle söyleşiler yapmış. Ayrıca müstear isimle “İtiraflar” isimli bir bölümde, örneğin hayat kadınlarıyla söyleşileri yayımlanmış.

orhan-kemal-1Öğütçü, roman ve söyleşilerden oluşacak bu kitabın, büyük olasılıkla yazarın diğer eserlerini de yayımlayan Everest Yayınları tarafından basılacağını belirtiyor.
2014 yılında çıkacak bir diğer kitapta ise Orhan Kemal’in daha önce yayımlanmamış öyküleri yer alacak. Öğütçü, yazarın 1950’li yıllarda neredeyse bütün gazetelere, Yeditepe, Varlık gibi edebiyat dergilerine, kendi adıyla ya da müstear isimlerle pek çok öykü yazdığını, uzun süren bir çalışma sonrasında bu öyküleri derlediğini ifade ediyor.
Ayrıca gelecek yıl usta yazarın az bilinen fotoğaflarından oluşan bir albüm de yayımlanacak.

Işık Öğütçü’nün üzerinde çalıştığı bir diğer kitap ise Orhan Kemal’in mektuplarıyla ilgili. Yazarın Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Nâzım Hikmet, Samim Kocagöz, Fikret Otyam ve Nevzat Üstün gibi dönemin önemliyazarlarıyla mektuplaşmaları bu kitapta bir araya getirilecek. “Mektuplar” kitabının ise 2014 sonrasında yayımlanması planlıyor.
Orhan Kemal’in son olarak 2011 yılında yine oğlu Işık Öğütçü tarafından bulunan “Yüzkarası” adlı kitabı yayımlanmıştı.

   YARIŞMAYA KATILIM ŞARTLARI

Do Re Mi ile Sağlık Afiş1. Yarışma tema olarak sağlık konularını içeren eğitsel bir şarkı sözü yarışması olarak düzenlenmiştir. Gönderilecek şarkı sözlerinin sesleneceği hedef kitle 4-10 yaş grubu çocuklar olarak planlanmıştır. Yarışmacılar şarkı sözlerini yazarken hem dil hem de eğitsel içerik açısından bu yaş grubunun düzeyini göz önüne bulundurarak metinlerini oluşturmalıdırlar.

2. Yarışmacılar yarışmaya tek bir eserle katılabilirler.

3. Eserler başkalarına ait olmamalıdır, başka eserlerle benzer özellikler taşımamalıdır.

4. Şarkı sözleri Microsoft Office Word programı kullanılarak A4 kâğıdı boyutunda  yazılacaktır. Yazılar, Times New Roman karakteri kullanılarak bir buçuk satır aralığı,
12 punto ve beş kıtayı geçmeyecek şekilde düzenlenmelidir. Gönderilecek olan MS
Word dosyasının adı, şarkının başlığı olmalıdır.

5. Yarışmaya eser gönderme  1 Haziran 2013 tarihinden itibaren başlayacak, 31 Ekim 2013 tarihinde sona erecektir.  Sonuçlar 18 Kasım2013 tarihinde duyurulacaktır.

6. Yarışmada ödüle değer bulunan eserler uygun görüldüğü takdirde bestelenip ödül sahiplerine teslim edilecektir.

7. Eser sahipleri eserlerini, yarışma sonrası çıkarılacak herhangi bir basılı yayında kullanılmasını kabul etmiş sayılırlar ve gönderilen hiçbir eserden telif ya da benzeri hak talebinde bulunamazlar.

8. Şarkı sözleri ve yarışmacının kimlik bilgileri www.aydin.edu.tr/doremiilesaglik
adresine gönderilmelidir.

9. Kimlik bilgisi şunları içermelidir: Yarışmacının adı-soyadı, mesleği, yaşı, cinsiyeti,
e-posta adresi, posta adresi, telefon numarası. Gönderilecek şarkı sözleri sadece elektronik ortamda kabul edilecektir.

10. Şartnameye uymayan katılımcıların eserleri değerlendirmeye tabi tutulmayacaktır.

11. Yarışmaya katılanlar yukarıdaki şartları kabul etmiş sayılırlar.

12. Ödüller
Birinciye: 3.000 TL
İkinciye: 2.000 TL
Üçüncüye :  1.000 TL
Barış Manço adam olacak çocuk ödülü: 500 TL

13. Yarışmayla ilgili sorularınız için [email protected] adresine e-posta gönderebilirsiniz.

14. Yarışmaya ilişkin duyurular www.aydin.edu.tr/doremiilesaglik adresinden yapılacaktır.

Ön Jüri Üyeleri   Jüri Üyeleri
Yrd. Doç.Dr. Ganime Aydın Prof. Dr. Hamide Ertepınar
Yrd. Doç.Dr. Bayram Baş Prof. Dr. Cengiz Yakıncı
Yrd. Doç.Dr. Mualla Murat Prof. Dr. Ataol Behramoğlu
Dr. Sema Selvioğlu Prof. Dr. Şuayip Karakaş
Yrd. Doç.Dr. Dinara  Duisebayeva Prof. Dr. Kazım Yetiş
Öğr. Gör. Aylin Büyükbayram Prof. Dr. Süreyya Ali Beyzadeoğlu

 

Öğr. Gör. Aylin Büyükbayram

 

4 Yıldır devam etmekte olan Nar Çiçekleri Festivali kapsamında öğrencilerimizin ve eğitmenlerimizin dinletilerine ait görselleri aşağıda bulabilirsiniz. 

Bakırköy’de 4 yıldır yapılmakta olan ve Nar sanat öğrenci, veli ve eğitmenlerinin katılı ile gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında pek çok dalda öğrenciler 16 Haziran (Pazar günü) 14:00’dan itibaren akşam 23:00 saatine kadar süren etkinlikte eski yeni küçük büyük demeksizin örenciler öğrendiklerini sergiledi..

Bir kaç aylık eğitim alan da 3-4 yıldır eğitim alanlarda dahil olmak üzere hoş görüntülerin oluştuğu etkinliğe ait fotoğraflar aşağıda. Diğer etkinliklerimiz 22: Haziran tarihinde saat 14:00 Cem Karaca Kültür merkezinde devam edecektir.

 

 

Etkinliğe katılan öğrenci ve eğitmenlerin listesi.

1.           Sunum

2.           Açılış konuşması…

Dernek Başkanımız ve Heykel Sanatçısı

Hale Şakar ÜRKMEZGİL

3.           DORA BURCU MUTLU (PİYANO)

– Etüt 41 ve 56………….Czerny

– Menuet…..…….J.S. Bach

4.           EFE BERK ÇOLAK (PİYANO)

-Etüt 60………………..Beyer

– Sevgi…… Nail Yavuzoğlu

– Emre ve ışık……….Nail Yavuzoğlu

5.           FEYZA ÇETİN (KEMAN)

-Re Majör Menuet………….Carsel

Piyano eşlik: Aslı Özger

6.           CAN VOLKANGİL (KEMAN)

– Sally Knight-Fiesta

– Sail Away

Piyano eşlik: Aslı Özger

7.           ASLI ŞEN (KLASİK GİTAR)

-Chorus…………… D. Semen zato

 8.      BÜŞRA UTKU (PİYANO)

– Drifting…………………Alison Huunsome

– Napoliten Şarkı………….P. I. Tchaikovsky

9.      DENİZ CHOUSEIN (KLASİK GİTAR)

-Greensleves………..Anonim

10.    EGE CAN BEYHAN (PİYANO)

– Kızılderili Savaş Dansı……. M. Aaron

– 9. Senfoni……….. Beethoven

11.    FERDA İLERTEN (PİYANO)

– Beyer etüt 80 ve 81

12.    EKİN KARAHAN (KEMAN)

– Çok Uzaklarda….. L.M.Kinnet

Piyano eşlik: Ersin Saracık

13.    ECE KAZGAN (PİYANO)

– Etüt 54………………………..Beyer

14.    JOSIAH HOVARD (ELEKTRO GİTAR)

– From the inside out……………………….Hilsong United

Bas gitar eşlik: Özden Gürsoy

Bateri eşlik: Ömer Uçak

 

15.    EGEMEN ÖZGÜVEN (PİYANO)

– Song of Stroms……………..Kuji Kondo

– Skyrim…………………………Jeremy Soule

– Dr. Mario (chill)…………….. Hirokazu Tanaka

16.    NAR SANAT ÖĞRENCİ ORKESTRASI

-Nothing else matters…………………………Metallica

– Umbrella…………………………………………Rihanna

– Görevimiz tehlike………………………..Lalo Schifrin

– Someone Like you………………………….Adele

Bateri: ÇAĞLAYAN KAYHAN, ÖMER UÇAK

Bas gitar: ÖZDEN GÜRSOY

Klasik ve elektro gitar: ASLI ŞEN

Piyano: BENGİ SU ÖZCAN, EGEMEN ÖZGÜVEN

Şan: NAZLI GÜN

 

17.    ALEYNA GÜLOĞLU (PİYANO)

– Etüt……..J. B. Duvernoy

– Love the way you lie……… Rihanna

18.      BEGÜM ARICI (PİYANO)

– Ballade……………………Burgmüller

– Spider in the Bath……….Pam Wedgwood

19.    ASLI ŞEN ve NAZLICAN GÖKSU (GİTAR ve BAĞLAMA)

-Dostum dostum…………….Mehmet Özbek

– Divane aşık gibi……………………Maçkalı Hasan Tunç

-Evlerinde lambaları yanıyor…………Abdurrahman Kızılay

– Neredesin sen……………………….Neşet Ertaş

20.    ESMA İHTİYAR (PİYANO)

– The Blue Danube…….J. Strauss

– Sessiz gece…………. F. X. Grub

21.    ELİF ÖKSÜZ (ELEKTRO GİTAR)

EGE KÖKSAL (ELEKTRO GİTAR)

-Godfather…………Slash

Bas gitar eşlik: ÖZDEN GÜRSOY

Bateri eşlik: ÖMER UÇAK

 

22.    ÇAĞLAYAN KAYHAN (PİYANO)

– Cha cha cha…………. Hengeveld

– Amelie………………….İan Tiersen

23.      ASLI ŞEN (KLASİK GİTAR)

– Sil baştan…………… Şebnem Ferah

24.    ELA ÖZYURT (KEMAN)

– James Horner…. My heart will go on

Piyano eşlik: Ekin Selçuk

25.    BENGİ SU ÖZCAN (PİYANO)

– Yesterday……………………Beatles

– Fandango……………………Anonim

26.    SELENAY USTA (ŞAN)

– Yanarım…………….Sertab Erener

– I will always love you……………W. Houston

Piyano eşlik: Ersin Saracık

27.    ŞİMAL KELLECİ (PİYANO)

– Bak bir varmış bir yokmuş………….Anonim

– Samanyolu……………………..Berkant

28.    NAR SANAT EĞİTMEN ORKESTRASI

– Yalgızam……………………..Tofiq Guliyev / Şan eğitmeni: BAHAR DEMİREL

– Memory………………………Lloyd Webber / Şan eğitmeni: BAHAR DEMİREL

– Historia de un amor……….C. E. Almaran / Şan eğitmeni: BESTE YOLTAY

– Phantom of the opera……..Lloyd Webber / Şan eğitmeni: BESTE YOLTAY

İKİNCİ BÖLÜM 

3.                  NAR ÇİÇEKLERİ BALE GRUBU 4 – 6 YAŞ

İzgi Özdemir, Öykü Onbaşı, Nisa Akkaya, Vanessa Ezikoğlu, Yağmur Akbaş,

İpek Nazlı Terzi, İrem Güden, Elanur Angın

4 Küçük kuğu…………………………..P. İ. Tchaikovsky

4.                  ILGIN CEREN BİLGEN (MODERN DANS)

Breathless…………………….Old Boy

  1. 5.                  BENGİ SU ÖZCAN (ŞAN)

– Arnavut Kaldırımı…….Gitar eşlik: Özgür Yılgın

– Bana bir masal anlat baba…..Piyano eşlik: Ersin Saracık

  1. 6.                  CEREN ACAR (PİYANO)

– Samanyolu…………….Berkant

– Katibim…………………Anonim

7.            DEFNE COĞUPLUGİL (PİYANO)

– Etüt 23 ve 24……………Beyer

8.            AYKUN NERSESYAN (PİYANO)

– Kovalama……………..Thompson

9.            ASLI DEMİROK (PİYANO)

-Yankee Doodle……….. Thompson 1

10.          DEFNE KORKMAZ (PİYANO)

– Yavaşça kürek çakalim…………. Thompson1

11.          KAYRA EMİR (PİYANO)

– Waves of the danube

12.          İDİL BOYOĞLU (PİYANO)

– Katibim……………….Anonim

– Okul……………………N. Yavuzoğlu

13.          ÖYKÜ BOYOĞLU (PİYANO)

– Song without words…………F. Spindler

– İn the hall of the mountain bear………… Pam Wedgwood

14.          DORUK AKBULUT (PİYANO)

– Waltz time……………………… Mysterious Procession

15.          NAR SANAT EĞİTMEN ORKESTRASI

– Yalgızam……………………..Tofiq Guliyev / Şan eğitmeni: BAHAR DEMİREL

– Memory………………………Lloyd Webber / Şan eğitmeni: BAHAR DEMİREL

 16.          EDA KÖLÜKFAKİ(PİYANO)

– Alouette…………..Step 1

– Accents and Squashed notes……………Step1

– Lord of the dance…………………Step1

17.          İKLİM KELEŞ (PİYANO)

– Ten little indians……….. Traditional

– Ballerin……………….Thompson

18.          ECE DEMİRÇUBUK (KEMAN)

– Sally Knight…. Fiesta

– Allegro

Piyano eşlik: Aslı Özger

19.          DİLAY SINANMIŞ (PİYANO)

– Old Mc Donalds………Thompson1

20.          İREM SU BAŞ (PİYANO)

– Etüt 23 ve 24………………Beyer

21.          ECE ALAEDDİNOĞLU (GİTAR)

– Arenas volume 1……………..Fernando Carulli

22.          SENA ÜNAL (PİYANO)

-Etüt 23…………………..Beyer

23.          BİLGE KANDUR (PİYANO)

-Beni takip et………….Thompson1

24.          EGEMEN HIZLIBAŞ (PİYANO)

– Musette……………J. S. Bach  Thompson 1

25.          ZEYNEP ECE USTA (PİYANO)

– Yankee doodle……………….Thompson1

– Old mc donald………………..Thompson1

26.          BESTE YOLTAY  VE SOLFEJ GRUBU

– İstiklal Marşı………….Ekrem Zeki Ün

– Hayat bayram olsa……

– Arkadaş…………………..Melike Demirağ

  Piyano eşlik: Ersin Saracık

27           NAR SANAT EĞİTMEN ORKESTRASI

– Historia de un amor……….C. E. Almaran / Şan eğitmeni: BESTE YOLTAY

– Phantom of the opera……..Lloyd Webber / Şan eğitmeni: BESTE YOLTAY

 Eğitmenlerimiz: KAMURAN TERZİOĞLU, ERHAN KARACA, CEM CÜCENOĞLU, ERSİN SARACIK, ASLI ÖZGER, EKİN SELÇUK, MURAT HASGÜN, MURAT KELEŞ, SEREN KOÇOĞLU, ZAFER TUĞRİÇERİ, MEHMET YÖNTEM, ÖZGÜR YILGIN.

 

 

2013 yılının ikinci konserini verecek olan Nar Sanat Türk Sanat Müziği Topluluğu çalışmalarına devam ediyor.

tsm koro

Bakırköy’de pek çok ilkleri başaran Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği halk ve sanat arasında köprü olmaya devam ediyor.  Nar Sanat, Türk Sanat Müziği Topluluğu 17 Mart 2013 günü saat 20:00 da Nar Sanat lokalinde halk açık olarak konser verecektir.

Şef Mert ERAĞAN yönetiminde neşeli ve farklı şarkılar seslendirecek olan Nar Sanat Türk Sanat Müziği Korosunda yer alacak olan sanatçılar şu isimlerden oluşmaktadır; Damla DURSUN, Kübra GÜVEN, Serpil OKURLU, Güler ELİBOL, Sevim DEMİRCİ, Perihan GÜRSES, Nuran URAL, Halis DUMLUPINAR, Yasemin ENER, Taner AÇIKGÖZ, Haldun SADIK, Güner GÜLBOHÇALAR, Kader BOZKIR, Yüksel ÇORAK, Emine CİVİR, Fatmagül MERZALI.

 

Ücretsiz olarak verilecek konsere elbette ki davetlisiniz. Türk Sanat Müziği şarkıları ile çoşmak istiyorsanız bekliyoruz.

Melbourne Üniversitesi’nden Neil McLachlan, müziğin anlaşılması ve beğenilmesiyle ilgili daha önceki kuramların ses, kulak gibi fiziksel özelliklere ve doğuştan gelen armoniyi işitme becerisine dayandırıldığını belirtti.

Bilimadamı, ancak ekibiyle yaptıkları araştırmanın armoninin, beynin “sesleri duymak için eğitilmesiyle” öğrenilebileceğini gösterdiğini vurguladı.

McLachlan, bazı egzotik kültürlerin müziğinin ya da cazın kulağa kötü gelebilmesinin sebebinin, bu müzikleri kurallarına göre dinlemenin öğrenilmemesinden kaynaklandığını ifade etti.

Müzik eğitimi alan 66 gönüllünün katılımıyla yapılan araştırmada, kişilerin aşina oldukları notaların oluşturduğu sesleri uyumlu buldukları veya beğendikleri görüldü.

Araştırmacılar beynin, caz ve rock müzikteki gibi özel varyasyonları sevmek için eğitilebileceğini vurguladı.

McLachlan, bu araştırmayla bazı notaların kulağa “Güzel” veya “Kötü” gelip gelmediği yönünde yıllardır süren tartışmayı, “güzellik beyindedir” cevabını vererek sonlandırdıklarını savundu.

Araştırma, “Journal of Experimental Psychology: General” dergisinde yayımlandı.

Kaynaklar : [-] 

http://www.onedio.com


Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Muradiye Külliyesi restorasyon çalışmalarında, türbelerin kubbesinde yer alan orijinal Osmanlı motiflerinin, 19. yüzyıl sonlarında yapılan bir tadilatla sıva ile kapatıldığı ve üzerine barok desenler işlendiği ortaya çıktı.

Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, restorasyon çalışmaları sırasında, Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılan ve Fatih Sultan Mehmed’den itibaren 100 yılı aşkın bir dönem içinde peyderpey yaptırılan 12 adet türbeden oluşan Muradiye Külliyesi’ndeki türbelerin kubbesinde yer alan görüntünün orijinal olmadığı belirlendi.

Çalışmalara II. Bayezid’in eşi Gülruh Hatun Türbesi’nden başlayan restorasyon uzmanları, türbe kubbesinde Barok desenlerle süslü sıvanın hareketli olduğunu fark edince sondaj çalışması yaptı. Bisturi kullanılarak büyük bir titizle yapılan çalışmalarda mevcut sıvanın altında kalan kubbenin aslında Osmanlı motifleriyle süslü olduğu ortaya çıktı.

Bunun ardından II. Bayezid’in oğlu şehzade Mahmud Türbesi’nde yapılan çalışmalarda da aynı görüntüyle karşılaşıldı.

-‘Osmanlı erken dönem tezyinatı sıva ile kapatılmış’-

Tarihi sırrı ortaya çıkaran Restorasyon Uzmanı Sara Özçelik, iskeleyi kurup kubbeye kadar ulaşınca yaptıkları incelemede sıvanın hareketli olduğunu gördüklerini anlattı.

Bu bölgede yaptığımız sondajda sıvanın altında Osmanlı erken dönem tezyinatı (bezekler, süsler) olduğunu gördüklerini belirten Özçelik, özellikle 17. yüzyılda Avrupa’da yaygınlaşan Barok sanatının etkisi altında kalınarak, sadece Bursa’da değil, İstanbul’da da böyle çalışmalar yapıldığını kaydetti.

Bu türbelerde de 1850’li yıllarda barok sanatının etkisiyle Osmanlı erken dönem tezyinatının sıva ile kapatılıp, üzerine barok desenler işlendiğini düşündüklerini vurgulayan Özçelik, ‘Şimdi biz yasa gereği sonradan yapılan düzenlemenin 8’de birini koruma altına alıp sıvanın altındaki orijinal desenleri ortaya çıkarıyoruz. Sıvanın tutması için kubbedeki desenlere zarar verilmesine rağmen, renkler hala canlılığını koruyor. Biz orijinal renklere hiç dokunmayıp hasarlı yerlere müdahale edeceğiz. Bu çalışmanın ardından türbeler ilk günkü orijinal görüntüsüne kavuşacak’ diye konuştu.

-‘Bu çalışma ile gerçek tarih ortaya çıkıyor’-

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de Genel Sekreter Yardımcısı Bayram Vardar ve Tarihi ve Kültürel Miras Projeler Koordinatörü Aziz Elbas ile restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi.

Restorasyon Uzmanı Sara Özçelik’ten çalışmalar hakkında bilgi alan Altepe, Gülruh Hatun Türbesi’ndeki iskeleye çıkarak kubbede yapılan tahribatı yerinde inceledi.

Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasını gün yüzüne çıkarmak amacıyla yaptıkları çalışmaların önemine vurgu yapan Altepe, bu çalışmalar sayesinde tarihi bir gerçeğin de ortaya çıkarıldığını dile getirdi.

Altepe, bugüne kadar sade bir sıva üzerine barok desenler bulunan türbe kubbelerinin aslında Osmanlı erken dönem tezyinatlarıyla bezenmiş olduğunun ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

‘Her alanda olduğu gibi restorasyon çalışmalarımızda da alanında uzman ekiplerle çalışıyoruz. Yaklaşık 600 yıllık yorgunluğu bulunan Muradiye Külliyesi’ndeki çalışmalarımızda da tarihi bir gerçek ortaya çıktı. Yaklaşık 550 yılını dolduran türbe kubbesi 19. yüzyılın sonlarında sıva ile kapatılmış ve üzerine batının etkisinde kalınarak barok desenler işlenmiş. Bu çalışma ile gerçek tarih ortaya çıkıyor ve türbeler orijinal kimliğine kavuşuyor.’

-Muradiye Külliyesi-

Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılan Muradiye Külliyesi, Fatih Sultan Mehmed’den itibaren 100 yılı aşkın bir dönem içinde peyderpey yaptırılan 12 adet türbeden oluşuyor.

Külliyede Fatih Sultan Mehmed’in annesi Hüma Hatun (Hatuniye) Türbesi, II. Murad’ın oğlu şehzade Alaaddin Türbesi, şehzade Ahmet Türbesi, Fatih’in oğlu şehzade Mustafa (Cem Sultan) Türbesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu şehzade Mustafa Türbesi, Sultan II. Bayezid’in eşi Şirin Hatun Türbesi, II. Bayezid’in diğer eşi Gülruh Hatun Türbesi, Fatih Sultan’ın ebesi Ebe Hatun (Gülbahar Hatun) Türbesi, II. Bayezid’in oğlu şehzade Mahmud Türbesi, II. Bayezid’in gelini Mükrime Hatun Türbesi, Fatih Sultan’ın eşlerinden Gülşah Hatun Türbesi ile Saraya mensup kimselerin (Cariyelerin) gömülü olduğu Cariyeler/Saraylılar Türbesi bulunuyor.

 

Kaynak :[-]

Bugünlerde müthiş bir Rus piyanisti ortalığı kasıp kavuruyor, fırtına gibi esiyor. Günümüzün en iyi Rus piyanistleri arasında kabul edilen Alexei Volodin, 15 Şubat 2013 Cuma 20:00’de Sakıp Sabancı Müzesi’ ‘the Seed’de sevenleriyle buluşacak.

Rusya’nın en ünlü piyanistlerinden Alexei Volodin, Sakıp Sabancı Müzesi’de sevenleriyle buluşacak.

Hayranlarıyla görkemli bir buluşma planlayan Volodin, konserindeBeethoven, Rachmaninov ve Prokofiev’den seçmeleri seslendirecek

Albümleri, Almanya’da Live Classics, Avusturya’da ABC Classics ve Hollanda’da Challenge Records tarafından yayınlanan Alexei Volodin son albümünden sonra Challenge Classics sanatçısı oldu.