Şunun için etiket arşivi: Sergi

Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul, dün açıldı. İlk akşamdan 9.000 ziyaretçinin gezdiği fuarda; 748 sanatçı, 3.000 eser, 22 ülkeden 95 çağdaş sanat galerisi bir araya geliyor.

Contemporary Istanbul Announces its 8th Edition 7th - 10th November 2013

Ulusal ve uluslararası galeriler, tüm dünyadan gelen sanatçılar, koleksiyonerler, küratörler, sanat eleştirmenleri, sanatseverler ve basın mensupları bu akşam gerçekleşen açılışta İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Kongre Merkezi’nde sanat için bir araya geldi. Açılışa sanat ve cemiyet dünyasından birçok isim katıldı.

Fuarda, özellikle Türkiye’den galerilerin sergileme ve işlerin kalitesindeki artış dikkat çekti. CI Dialogues kapsamında fuarın ilk gün konuşmasını Hermann Nitsch yaptı. Viyana Aksiyonizmi’nin kurucularından olan Hermann Nitsch, küratör ve sanat eleştirmeni Marcus Graf ile beraber sanatçı konuşması gerçekleştirdi.

Cemiyet ve sanat dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren görkemli ön izleme, Martı İstanbul Hotel Teras Bar ‘da gerçekleştirilen Contemporary Istanbul açılış partisi ile devam etti.

8- Contemporary Istanbul bu sene 748 sanatçı, 3000 eser, 22 ülkeden 95 çağdaş sanat galerisi ile beraber 70.000’den fazla ziyaretçiyi ağırlayacak. 2013 yılında sergilenecek işlerin toplam değeri 180 Milyon TL.

Dünyanın en önemli galerileri arasında yer alan Marlborough Gallery, New York; Galerie Lelong, Paris; Andipa Gallery, London; Opera Gallery, Cenova; Galeria Filomena Soares,

Contemporary Istanbul-2013

Lizbon; Galeria Javier Lopez, Madrid; Senda Gallery, İspanya; Michael Schultz, Almanya; Klaus Steinmetz, Kosta Rika, ve Türkiye’den Dirimart, Galerist, Galeri Mana, Galeri Nev, Pi Artworks, Rampa, x-ist katılımcı galeriler arasında yer alıyor. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı B katı bu sene özel olarak yeni/gelişmekte olan galerilere ayrılıyor.

 

Türkiye’nin en önemli doğal turistik mekanlarından biri olan Bolu Yedigöller Milli Parkı’nın, fotoğraf yarışmasıyla uluslararası düzeyde tanıtılması hedefleniyor.

yarışma-foto

Yeşilin her türlü tonuna sahip tabiatı ve irili ufaklı gölleriyle her mevsim fotoğraf severleri ağırlayan Yedigöller Milli Parkı’nda şimdilerde sonbaharın renkleri hakim. Bu güzelliğin tüm dünyaya gösterilmesi gerektiğini söyleyen Doğa Koruma Milli Parklar 9. Bölge Müdürü Erdem Karaağaç, “Fotoğraf yarışmasıyla koruma altında olan milli parklarımızı ülke bazında ve daha sonra uluslararası düzeyde tanıtmış olacağız.” dedi. Milli parkın çevre düzenlemesi ve otopark-yol çalışmalarını tamamladıklarını belirtti.

Yedigöller’in tanıtımı için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Erdem Karaağaç sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu tanıtımlar sonucunda uluslararası düzeyde doğa turizmine yönelik turist çekebilmek için etkinlikler düzenlemek maksadıyla Fotoğraf Sanatçıları Federasyonu ile beraber ‘Yedigöller’de Sonbahar’ şeklinde bir fotoğraf yarışması düzenledik. Yarışma devam ediyor. Aralık’ın 30’una kadar müracaatlar sürecek. Bugün 100’ün üzerinde fotoğraf sanatçısı gelip eşsiz güzellikleri çekip ölümsüzleştirmeye çalışıyor. Yarışma sonucunda ödül töreni ve sergi düzenlenecek. Sergi ocak ayında gerçekleşecek. Bu ve buna benzer çalışmalarla ülke bazında ve daha sonra uluslararası düzeyde koruma altında olan milli parklarımızı tanıtmış olacağız.”

Fotoğraf çekmek için Adana’dan Yedi-göller’e gelen bazı vatandaşlar kamp kurarak doğanın tadını çıkarıyor. Yarışma özellikle sonbahar renklerinin güzelliğiyle tanınan Yedigöller Milli Parkı’nın doğal ve estetik değerlerinin farklı bakış açıları ve sanatsal yorumlarla ortaya konmasını amaçlıyor. Yarışmada Yedigöller Milli Parkı’nın büyüleyici peyzajları yanı sıra yaban hayatı türleri, ilgi çekici objeler ve detaylar dikkate alınacak. Son başvuru tarihi 30 Aralık 2013 olarak belirlenen yarışma nedeniyle milli parka yoğun ilgi var.

Detay için : LÜTFEN TIKLAYINIZ

Türk denizcilik tarihinin en önemli halkalarından biri olan Piri Reis’in hayatını ve eserlerini konu alan “Piri Reis ve Haritaları” sergisi, İstanbul Deniz Müzesi’nde açıldı.

piri-reis-haritasiSerginin açılışına, Bakan Çelik, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve çok sayıda davetli katıldı. Açılıştan önce konuşan Çelik, Piri Reis‘in haritalarının izlenime sunulduğu sergiyi açmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, Piri Reis’in eserlerinin Türk denizcilik tarihi açısından önemini vurguladı.

Bir dönem yazılan kitaplarda, Piri Reis’in eserleri için “Normal bir insanın o dönemde yazması mümkün değil, ancak uzaylılar yazdırmış olabilir” gibi ifadelerin kullanıldığını hatırlatan Çelik, Piri Reis’in eserlerinin tanıtımı ve daha iyi anlaşılması için çalışmalar yapıldığını anlattı.

Denizcilik tarihi için özel bir uygulamanın bir süredir terk edildiğini de kaydeden Çelik, 20-30 yıl öncesinde kadar Boğaz’dan geçen gemilerin Beşiktaş’taki Barbaros Hayrettin Paşa’nın kabrine selam durarak geçtiğini anımsattı.

Bakan Çelik, “20-25 yıldır bu gelenek unutulmuş. Bu geleneğin yeniden ihya edilmesinin, bu toprakların büyük bir denizci ile kurduğu piri-reis-portreanlamlı bağın yeniden ihya edilmesi anlamında önemli olacağı düşüncesindeyim” dedi.

Bugüne kadar denizcilik konusunda stratejik bir çalışmanın bulunduğunu söylemenin mümkün olmadığını dile getiren Çelik, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye‘nin denizlerden azami şekilde faydalanmak durumunda olduğunu söyledi.

Piri Reis’in hayatının anlatıldığı 8 dakikalık filmin izlenmesinin ardından Bakan Çelik ve beraberindekiler sergiyi gezdi.

Kaynak :[]

Malatya Uluslararası Film Festivali’nde, bir filme Kemal Sunal Halk Ödülü verileceği bildirildi.

4-malatya-film-festivaliMalatya Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, ünlü oyuncu Kemal Sunal, Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfının bu yıl 15-21 Kasım tarihlerinde dördüncüsünü gerçekleştireceği Malatya Uluslararası Film Festivali’nde anılacak.

Kemal Sunal anısına, Ulusal Uzun Film Yarışması’nda yer alan filmler, halk oylamasına sunulacak. Oylama sonucunda ödüle değer görülen filme Kemal Sunal Halk Ödülü Sunal ailesi tarafından takdim edilecek.

Kemal Sunal etkinlikleri kapsamında, eşi Gül Sunal’ın hazırladığı, oyuncunun filmlerinde giydiği elbiselerden ve kullandığı aksesuarlardan oluşan sergi, festival haftası boyunca Malatya Park AVM’de sinemaseverlerle buluşacak. Sunal ailesinin katılımıyla malatya-film-festivali-afişMalatya Park AVM’de bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Hababam Sınıfı adlı filmde öğrencileri canlandıran sinema oyuncularının, “İnek Şaban”ı anlatmak için bir araya geleceği festivalde, Kemal Sunal’ın Tosun Paşa ve Propoganda filmleri gösterilecek.

Festivalde, sinema yazarı ve araştırmacı Ali Can Sekmeç’in, Sunal’ın röportajlarını derlediği Kahkaha Kralı kitabı sinemaseverlere hediye edilecek. Sekmeç’in özel arşivinden derlenen Kemal Sunal Sergisi de festival boyunca gezilebilecek.

Kaynak: [-]

İsviçre’de bir banka kasasında ortaya çıkarılan 400 tabloluk koleksiyonda Rönesans döneminin efsanevi ismi Leonardo da Vinci’ye ait olduğu sanılan bir tablo bulundu.

Leonardo- da-Vinci

Yağlıboya tablo, İtalyan ustanın 1499’ta tamamladığı İtalyan asilzade Isabella d’Este’nin portresi ile büyük benzerlik gösteriyor. Da Vinci’nin İtalya’nın Lombardi bölgesinde yaptığı karakalem portre, halihazırda Paris’teki Louvre Müzesi’nde sergileniyor.

Los Angeles’taki California Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Ordinaryüs Prof. Carlos Pedretti, 61×46 santimetrelik eserin da Vinci’nin elinden çıktığına hiçbir şüphe olmadığını söyledi.

Pedretti, İtalyan Corriere della Sera gazetesine yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

“Da Vinci’nin tekniği ve tarzı, özellikle yüz kısmında son derece belirgin. Markiz Isabella d’Este’nin, karakalem çalışmayı gördükten sonra ünlü ustadan portresini yağlıboya olarak da yapmasını istediğini biliyoruz. ‘Bir sanat eseri, asla tamamlanmaz sadece terk edilir’ ifadesini kullanan Da Vinci, zaman yetersizliğinden ya da ilgisini yitirdiğinden eseri tamamlamamış olabilir. Çünkü da Vinci, karakalem portrenin ardından Floransa belediye binası duvarına Anghiari Savaşı’nı çizmeye, 1503’te ise Mona Lisa üzerinde çalışmaya başlamıştı.”

Arizona Üniversitesi laboratuvarında yapılan karbon tarihleme testi de eserin 1460 ve 1650 yılları arasında yapıldığını gösterdi. Bu zaman aralığı, da Vinci’nin döneminin en etkili kadını olan Markiz Isabella d’Este ile tanışıp karakalem portresini yaptığı döneme denk düşüyor.

Kullanılan astar ve boyaların belirlenmesi için yapılan testler de eserin İtalyan ustanın kariyeri boyunca kullandığı malzemelerle yapıldığını kanıtladı.

Bazı sanat tarihi uzmanları ise tablo tuval üzerine boyandığı için da Vinci’ye ait olmadığını ileri sürüyor. Ünlü usta, tahta panoları tercih ediyordu.

Koleksiyon, adı açıklanmayan bir İtalyan aileye ait banka kasasında ortaya çıkarılmıştı.

 Kaynak :[]

İstanbul özel günler yaşıyor. Bir tarafta kapılarını yeni açan 13.Uluslararası İstanbul Bienali; diğer yanda Sakıp Sabancı Müzesi’nde, kentin tarihi dokusu ile manalı bir ahenk yakalayan, kavramsal sanatın büyük ismi Anish Kapoor’un Türkiye’deki ilk kişisel sergisi… 10 Eylül’de sanatçının katılımıyla açılışı gerçekleşen etkinlik, sıra dışı boyuttaki taş eserleriyle sanatseverleri sonsuzluk ve karşıtlık kavramı üzerine düşündürecek

Anis-KapoorGeçen hafta Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki katıldığım sergi ile ilgili basın toplantısında, yaşayan en ünlü ve yaratıcı sanatçılardan biri olan Anish Kapoor’u birebir görmek, düşüncelerini ve çalışmalarını sesinden duymak gerçekten büyük bir ayrıcalıktı.

Bir başka ayrıcalık da böylesi bir serginin ayağımıza kadar gelebilmiş olması! Uzun zamandan beri bu olayın hayalini kuran Sakıp Sabancı Müzesi yetkilileri sergiyi gerçekleştirmek için, Akbank’ın da desteğiyle müzeyi yıkıp adeta yeniden inşa ettiler. Tonlarca ağırlıktaki devasa taş eserleri (en büyüğü 12 ton) gördüğünüzde bunları buraya nasıl taşıdılar, nasıl binanın içine soktular diye hayret içinde düşünüyorsunuz. Dokuz tırla Türkiye’ye taşınan 32 eseri yerleştirmek için dört vinç çalıştı ve SSM adeta bir şantiye alanı haline geldi. Bu gayretli çaba sadece bizim değil, Kapoor’un ve “Elektrik direğinin kaldırılmasına bile itiraz etmediler” diyen sergi küratörü Sir Norman Rosenthal’in de haklı takdirini kazanmış. Bundan sonra SSM’nin altından kalkamayacağı hiçbir sergi olamaz bence.

Anish Kapoor’un “Enerjik, açık ve müthiş dinamiklere sahip bir yer” olarak tanımladığı İstanbul’a olan sevgisi, şehrin tarihi, mimari değerleri ve Bienal, şimdiye kadar hiçbir yerde sergilenmeyen bu eserleri kentimize getirmesine vesile olmuş. Kararını pekiştiren bir diğer nokta da; ölçeğinin kaybolacağı endişesiyle bu işlerinin açık havada sergilenmesini istememesi ve sanatçının kapalı mekân arzusunu kabul eden müzenin olumlu yaklaşımı olmuş.

Anish-Kapoor-dev-heykelleri-1Taş, eski ve hafızası olan bir materyal; nice olaya şahit olmuş ve nice sır barındırmakta… Sergideki eserlerin birçoğu farklı coğrafyalardan toplanan mermer, kaymaktaşı, oniks ve granit gibi malzemelerden oluşuyor. Bu arkaik dünyada, kendi deyimiyle taşı ‘taciz eden’, kötüye kullanan Kapoor, ondan harika formlar yaratıyor.

Binaya girdiğimde kendimi zamansız bir arkeoloji müzesinde hissettim. Boyutlarının yanı sıra abartıdan uzak ve yalın duruşları dikkatimi çekti heykellerin. Bir de o kadar uyumlu yerleştirilmişler ki, farklı malzemelerden ve farklı dönemlerde yapılmalarına rağmen bir bütünlük ve temasal bir birliktelik oluşturmuşlar.  Bazı formlar, özellikle de oyuklar sık sık karşınıza çıkıyor; zaten Kapoor da bunları tekrar etmekten sakınmadığını ifade ediyor. Sanatçı, her ne kadar çalışmalarının nasıl algılandığı ile ilgilenmediğini söylese de; sanırım maddeye odaklanıp manayı göz ardı etmememiz için benzer malzeme ve minimalist bir yaklaşımla gerçekleştirmiş yapıtlarını. Az sözle, geçmişten geleceğe uzanan bir sonsuzluk ve süreklilik kavramı içinde insanlık tarihine vurgu yaparken, madde ile maneviyat arasındaki karşıtlığı da ön plana çıkarıyor.

Seyircileri eserleriyle iletişime; soyut işlerini, anlamın tam sınırında (anlamla anlamsızlık arasında) tutarak manipüle ettiğini söyleyen sanatçının her yapıtını, gizini keşfetmek ister gibi uzun uzun seyretme ihtiyacı duyuyorsunuz. Özellikle derin delikler, yarıkların içindeki oyuklar, dehlizler esrarengiz bir dünyanın kodları gibi insanda merak ve hafif bir korku yaratıyor. Sanki bir girdaba yakalanıp döne döne o deliğin içinde kaybolacak gibi hissediyorsunuz. Hemen hemen herkes başını bu deliklere sokarak derinliğin sonunu görmeye çalışıyor.

Dolaşmaya devam ederken, insan bedeninin farklı organlarını andıran formlar, eril/dişil girinti ve çıkıntılar, parlak mermerlerde renk pigmentlerin oluşturduğu damarlar gözüme çarpıyor. Aklıma Norman Rosenthal’in “Anish önemlidir. O, hiçbir eserini önceden tasarlamaz, eskiz yapmaz. Onun sergisine bir roman, bir tiyatro eseri gibi bakmalısınız. Çok katarsis (ruhsal arınma) yaşanır sergilerinde” sözleri geliyor.

Anish-Kapoor-dev-heykelleri-2Optik illüzyon yaratan aynalar serginin en ilginç parçaları; sanatla teknolojiyi birleştiren, ünlü ‘Gök Ayna’, iç bükey formuyla müzenin bahçesinde yerini almış. Yanılsamalar yaratan ve sonsuzluk hissi veren bu objelerde bakanı kendisiyle karşılaştırıyor. Kapoor izleyiciyi yönlendirmeyi sevmiyor, onun eserle kendi deneyimini yaşamasını ve kendi evrenini kurmasını istiyor.

Sarı, Erdem, Kaçınılmazlık, Dil, Mezar, Sekiz, Çiçek, Ejderha çalışmalarından bazıları… Daha öncel Guggenheim Kraliyet Sanat Akademisi’nde de sergilenen ‘Sarı (Yellow/ 1999)’, serginin en etkileyici çalışması bana göre; cam elyafı ve pigmenten oluşan bu devasa yapıtı dakikalarca seyrederken o sonsuz sarı içinde kaybolduğumu hissettim.

Bu sergiyi, özel bir vakit ayırarak, tadını çıkararak gezin; taşın ne kadar kadim bir malzeme olduğunu, sadeliğin ne kadar çok şey anlatabileceğini tecrübe edin.  Kendi deneyimlerinizi yansıtın. Zaten sanat da en açık bir diyalog şekli değil midir?

 

 

Anish Kapoor kimdir?

1954 Mumbai doğumlu olan Anish Kapoor, 1970’li yıllardan bu yana sanat eğitimi için gittiği İngiltere’de yaşıyor. Londra’da Hornsey College of sanatçı-anish-kapoorArt ve Chelsea School of Art and Design’da sanat eğitimi gören sanatçı, bugün Kraliyet Akademisi üyesi ve Britanya İmparatorluk Nişanı sahibi. Kapoor, 1970’lerin sonunda ziyaret ettiği anavatanı Hindistan’da gördüğü boya pigmentlerinden etkilenerek yaptığı ‘pigment heykelleri’ ile dikkat çekti. 1980’lerden itibaren Yeni İngiliz Sanatı adı altında anılmaya başlayan ve Tony Cragg, Richard Deacon, Bill Woodrow gibi sanatçılardan oluşan grup içinde anıldı. 1990’da Venedik Bienali’nde, 1992’de Documenta’da İngiltere’yi temsil eden Kapoor, 1991 yılında aldığı Turner Ödülü’yle İngiliz sanat ortamının önde gelen sanatçılarından biri haline geldi. 1990’lı yıllardan itibaren malzeme dağarcığını büyük ölçüde genişleten ve yeni endüstriyel teknolojilerin kullanımını gerektiren büyük boyutlu projelere yönelen Kapoor’un İngiltere’de gerçekleştirdiği en dikkat çekici işler arasında, 2002 yılında Unilever Serisi kapsamında Tate Modern’de gerçekleştirdiği ‘Marsyas’ heykeliyle, 2012’de Londra Olimpiyatları sırasında gerçekleştirdiği Olimpiyat Kulesi ‘Arcelor Mittal Orbit’ yer aldı.

1990’lardan 2000’li yıllara uzanan süreçte dünya çapında birçok sergi gerçekleştiren Anish Kapoor’un dikkat çeken büyük boyutlu projeleri arasında, Kunsthaus Bregenz’de 20 tonluk kırmızı vazelin ve mumdan oluşan heykeli ‘Benim Kırmızı Yurdum’ (2003), Chicago’daki Millennium Park’ta 110 tonluk paslanmaz çelik heykeli ‘Bulut Geçit’ (2004), Viyana’da Museum fur Angewandte Kunst’ta ve Londra’da Royal Academy’de ‘Köşeye Ateş Etmek’ enstalasyonu (2009) ve Paris Grand Palais’de sergilediği ‘Leviathan’ heykeli bulunur.

 Haber : Tuna SAYLAĞ   

Kaynak : []

 

Norveç 3. Sınırda Kelimeler Edebiyat Festivali’nde, kadınların seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 100. yıldönümünde bu yıl ilk kez verilen Özgürlük Ödülü Aslı Erdoğan’ın 

aslı-erdogan

Norveç’in Frederikstad şehrinde gerçekleşen ve 5 Eylül’de sona eren 3. “Ord i Grenseland” (Sınırda Kelimeler) Edebiyat Festivali’nde verilen “Özgürlük Ödülü’ü yazar Aslı Erdoğan’ın oldu.

Edebiyatın tarih boyunca sınırları zorlayan ve ortadan kaldıran bir eylem olduğu fikri üzerine temellendirilen festivalde, 2013 yılının Norveçli kadınların seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 100. yıldönümü nedeniyle ilk kez verilen Özgürlük Ödülü, görüşleri yüzünden baskılara maruz kalan, tutuklu ve ya tehdit altındaki kadın şair ve romancılara verilmesi kararlaştırılmış.

Aynı kategoride Aslı Erdoğan ile birlikte Mısırlı feminist yazar Nawal El Saadawi ve Hırvatistanlı Slavenka Drakulic de ödüle adaydı.

Aralarında uzun yıllar Uluslararası PEN örgütünün başkanlığını yapan Norveçli yazar Eugene Schoulgin ve İsveç’de yaşayan Türkiyeli Kürt yazar  Mustafa Can’ın da olduğu İsveç ve Norveçli yazarlardan oluşan juri, bu ödülü Erdoğan’a verme nedenlerini Erdoğan’ın hapse atılma riski, dışlanma ve sürgün gibi ödediği ağır bedellere rağmen tüm edebiyat hayatı boyunca haksızlık ve bastırılmışlığa karşı sergilediği kararlı duruşu ve anlattığı şiddet ve toplumsal ayrımcılığa maruz kalan kadınların hikayelerini dil getirdiği kendine has şiirsel ve büyülü yazım tarzı olduğunu açıkladı.

Norveç’te dinsel, sosyal ve kültürel gelenekleri kadın özgürlüğü açısından sorgulayan en başarılı yazarlardan biri olarak tanınan Aslı Erdoğan, ülkede ayrıca Modern Türkiye Edebiyatı’nın önde gelen isimlerinden biri olarak gösteriliyor.

Özgür Gündem gazetesinde de yazan Erdoğan, Norveç’te Kırmızı Pelerinli Kent ve Mucizevî Mandarin ve Taş Bina isimli kitaplarıyla tanınıyor.

Kaynak :[]

ASLI ERDOĞAN BİYOGRAFİ

aslı-erdoğan-foto

1967 İstanbul doğumlu. Bilgisayar mühendisliği ve fizik okudu, yüksek lisansını CERN’de (Avrupa Yüksek Enerji Fiziği Labaratuarı) hazırladı. Rİo de Janeiro’da başladığı fizik doktorasını yarıda bırakarak yazmayı seçti, iki yıl Güney Amerika’da yaşadı. 

İlk romanı Kabuk Adam 1994’te, öykü kitabı Mucizevi Mandarin 1996’da yayınlandı. Tahta Kuşlar adlı öyküsü, Deustche Welle Ödülü kazandı, dokuz dile çevrildi. İkinci romanı Kırmızı Pelerinli Kent (1998), Fransızca, Norveççe’ye çevrilerek Astes Sud tarafından yayınlandı, Gyldendal Yayınları’nın ”Marg” (Omurilik) Serisi’ne seçildi. Radikal’de yazdığı köşe yazıları Bir Delinin Güncesi ve Bir Kez Daha adlı kitaplarında toplandı. 

Şu anda beş dile çevrilmekte olan Aslı Erdoğan, ”Geleceğin 50 Yazarı” arasında gösterildi. 2004’te Hayatın Sessizliği adlı çalışması yayınlandı. 2009’da çıkardığı son kitabı ise Taş Bina ve Dİğerleri.

Uzunca bir süredir “NAR SANAT TİYATROSU” oyun çalışmalarına devam eden, oyuncu ve Nar Sanat Tiyatro eğitmenlerinden Halis BAYRAKTAROĞLU   “NAR SANAT TİYATROSU” ekip oluşumunu  bitirdi ve artık “sahneye hazır “olduğunu belirtti.

Nar Sanat Tiyatro ekibininin tamamlamasının yanı sıra pek çok tiyatro ve sanat mekanı ile  sezon için sahne sözleşmelerini imzaladı. Eğlenceli ve komik olaylar içeren oyun izleyicileri kahkahaya boğacak.

Sezona hızlı başlayan Nar Sanat Tiyatrosu’nun sahneye koyacağı oyun hakkında ki kısa tanıtımını şöyle yapıyor..

Pardon Zebani Bey…

                    …bazı sınavlar yakıcı olabilir

PrintBirbirinden  farklı iki samimi arkadaş Cennet ve Cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor. Ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Bu sezon Nar Sanat Tiyatrosu, Araf Ne Taraf? adlı iki perdelik bir komedi oyunu sergiliyor.

Mahmut (Cumhur SARI) ve Bilal’in (Halis BAYRAKTAROĞLU) Zebani (sürpriz konuk sanatçı) ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel hostes Şule (Ebru SARITAŞ) de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Zebaninin yardımcısı Zu (Nalan BAŞARAN) boş duruyor mu peki? Tabi ki hayır.

CCYS (Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı) için geçen yılın sorularının peşine düşmüş, yeni merhum şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…

Toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı araya dursun, sizler gülme krizinden çıkma yolları arayacaksınız.

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARI, Halis BAYRAKTAROĞLU, Nalan BAŞARAN, Ebru SARITAŞ, Oğuz ÖZTAŞ ve sürpriz konuk sanatçınun araladığı kapıdan bakalım sizler de Araf’a girebilecek misiniz…

 biletix’den Biletlere ulaşmak için LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Bildiğiniz gibi, 4 yıldır Bakırköy’de Nar Sanat Öğrenci ve eğitmenlerinin katılımı ile yapılmakta olan “Nar Çiçekleri Festivali” 22 Haziranda yapılan etkinliklerle son buldu.

Sabah saat 10:00 dan başlayarak gece 22:30’a kadar devam eden etkinlikler en son gece 21:00 başlayan tiyatro gösterisi ile son buldu. Etkinlikler boyunca eğitmen ve öğrenci orkestralarının yanı sıra, Nar Sanat öğrencileri Bale, Latin Dans, Modern Dans gibi gösterilerin yanı sıra Gitar, Keman, Piyano, Bağlama, Şan, Flüt ve daha pek çok dalda öğrencilerimiz yıl içerisinde öğrendiklerini sergiledi.

Yıl içerisinde eğitim alan 3 yaşından 60 yaşına kadar öğrencilerimizin pek çoğunun katılımı ile gerçekleşen (4 gösteri boyunca toplam 313 öğrencimiz görev almıştır) etkinliklerimizin sonuncusu olan Nar Sanat Öğrenci Tiyatrosu ise veli ve izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Tiyatronun Hemen öncesinde Minikler bale ve modern dans gösterisi ise tüm sevimliliği ile unutulmaz anlar yaşattı. Katılamayan, tatilde olan ve gelecek yıl katılmak için sabır eden öğrencilerimize de yıl içerisinde verdikleri emek için teşekkür ediyor gelecek yıl onları da sahnede görmek istiyoruz.

“Hep Sanat, Nar Sanat”

Tarih: 1 Mayıs – 20 Mayıs 2013
Açılış: 1 Mayıs 2013 Saat: 18.00
Yer: NHKM (Nazım Hikmet Kültür Merkezi) Kadıköy-İstanbul

redfotoğraf olarak ilkini 2008 yılında gerçekleştirdiğimiz 1 Mayıs fotoğraf sergilerinin devamı olarak 1 Mayıs 2013 yılında “dünden, bugüne” dokümanter bir 1 Mayıs sergisi gerçekleştiriyoruz.

1909 Selanikten, 1976 Taksim’e – 1977 Taksim’inden, 1980 yılına ve Darbeli yılların kesintisini yırtan Emek Sinedunden-buguneması salon kutlamalarına, Yeniden alanlara çıktığımız 1988’li yıllardan, 2013 yıllarına bir görsel hafıza tazeleme sergisidir “dünden, bugüne” 1 Mayıs sergisi.

Bu sergi, aynı zamanda bir ön sergidir.
“Haziran ayında TYS. (Türkiye Yazarlar Sendikası) ile birlikte 2013 yılının  1 Mayıs İşçi Bayramı’nda “Sendikalı ol” teması ile işçi sınıfının “birlik, mücadele ve dayanışma” gününün anlamına uygun bir etkinlik de gerçekleştireceğiz.
Sendikalı olma bilincini görünür kılmak. İşçi sınıfının mücadele ve dayanışma örgütleri olan sendikaların kapsayıcılığını göstermeye yönelik fotoğrafların çekilmesini ve paylaşılmasını sağlamak. Bu bağlamda; Hak mücadeleleri, Grevler, Direnişler ve Eylemlerle dolu fotoğrafların yazarlarca yorumlanarak sergilenmesi gerçekleştirilecektir.”

“Çalışmak rüzgârdır yelkenlerde,
Çalışmak süt, ekmek ve dokuma…”
Bertolt Brecht’in

 YARIŞMANIN KONUSU:

 İstanbul Bahçelievler Belediyesi, Bahçelievler’deki yaşamın fotoğrafçıların kadrajları ile buluşmasını hedefleyerek “Bahçelievler’de Hayat” konulu fotoğraf yarışmasını düzenliyor.

fotograf-yarismasi

 Yarışma, 2 bölümden oluşuyor;

 

  1. Renkli
  2. Siyah/Beyaz

Bahçelievler Belediyesi İlçe sınırları içerisinde çekilecek olan fotoğraflar, İlçenin sosyal yaşamını, kültürünü, tarihini ve doğal yaşamını betimler nitelikte olacak.

İlgili Dökümanı ve Katılım Formunu İndirmek İçin:

PDF indirmek için buraya tıklayınız…

DOC indirmek için buraya tıklayınız…

 BAHÇELİEVLER BELEDİYESİ – İFSAK

“BAHÇELİEVLER’DE HAYAT”

FOTOĞRAF YARIŞMASI

 

 KATILIM ŞARTLARI:

 

  • Yarışmada  seçici kurul üyeleri, Bahçelievler Belediyesi Yönetimi, İFSAK Yönetim Kurulu üyeleri, Danışma Komitesi üyeleri, TFSF temsilcisi ve birinci dereceden yakınları ve dışında tüm fotoğraf severler katılabilir.

 

  1. Yarışmanın her iki bölümüne de gönderilecek olan fotoğrafların 2013 yılı içerisinde çekilmiş olması gerekmektedir. Önceki yıllarda çekilmiş fotoğraflarla katılım, kural ihlali sayılacaktır.
  1. Fotoğraf Sayısı: Her katılımcı, her bölüm için en fazla dört (4) eser ile yarışmaya katılabilecektir. Her iki bölüme de katılma zorunluluğu bulunmamaktadır.
  2. Yarışmaya gönderilecek olan fotoğrafların, baskı ve CD/DVD kaydı olarak gönderilmesi gerekmektedir.
  3. Baskı: Fotoğraf baskı boyutları 30 x 20 cm olacaktır.
  4. CD/DVD’ye kaydedilecek fotoğraflar: Kısa kenar minimum 2000 pixel, jpg formatında, 300 dpi çözünürlükte ve en yüksek sıkıştırma kalitesinde olmalıdır.
  5. Fotoğraflara verilecek isim (baskıların arka yüzüne sağ alt kısma yazılacak ve CD/DVD kayıtları için dosya ismi olarak kullanılacak olan isimler);
  • Konu indisi (“A” veya “B”), 6 Rakamdan oluşacak katılımcının rumuzu (Örneğin; 012345), Fotoğrafın sıra numarası (Örneğin; “1” veya “2”,… “4”) olarak hazırlanmalıdır.

       Örneğin; A-012345-1.jpg,   A-012345-2.jpg,  …, B-012345-1.jpg,…  gibi

  1. Baskı ve CD/DVD kaydı ile gönderilecek fotoğrafların kenarlarında boşluk veya paspartu kullanılmamalıdır.
  2. Keskinlik, kontrast, saturasyon gibi basit müdahelelerin dışında tamamen bilgisayar yazılımları ile oluşturulmuş veya olmayan bir nesne/objenin eklendiği/çıkartıldığı fotoğraflar kabul edilmeyecektir.
  3. Daha önce başka yarışmalarda derece almış (birinci, ikinci, üçüncü, mansiyon, özel ödül) fotoğrafların katılımı kesinlikle kural ihlali olarak sayılacaktır ve katılımcı, yarışmaya gönderdiği yapıtın tümüyle kendisine ait olduğunu, gerekli izinlerin alındığını diğer hususlarla birlikte kabul, beyan ve taahhüt eder.
  4. Ödül kazanan katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanların elde ettikleri ödül, ünvan ve her türlü kazanımları geri alınır.
  • Yarışmaya gönderdiği fotoğraf üzerinde, yapıt kendisine ait olmadığı halde kendisininmiş gibi göstermeye ve seçici kurulu yanıltmaya yönelik her türlü müdahale ve değişikliği yapan,
  • Ödül almış fotoğrafların katılımının kısıtlandığı bu yarışmada böyle bir fotoğraf ile ya da bu fotoğrafın ana unsur olarak kullanıldığı yapıtlarla katılımda bulununan kişilerin yarışmalara katılımı TFSF Yarışma ilkeleri gereğince bir (1) yıl kısıtlanır.
  • Daha önce kural ihlali cezası almış olan katılımcıların ikinci defa kural ihlali yapması durumunda yarışmalara katılımı TFSF yarışma ilkeleri uyarınca süresiz olarak kısıtlanır.
  1. Haklarında yukarıda açıklanan gerekçelerle verilmiş kısıtlılık kararı devam eden katılımcılar bu yarışmaya katılamazlar.

 

ESERLERİN GÖNDERİLMESİ:

  • Baskıların arka sağ alt kısmında yazan fotoğraf ismi ile CD/DVD’ye kaydedilen fotoğrafların ismi aynı olmalıdır.
  • CD/DVD’nin üzerinde sadece katılımcının 6 rakamlı rumuzu yazılı olacaktır. Üzerinde “katılımcı rumuzu” yerine “katılımcı ismi” yazılan CD/DVD’ler yarışma dışı bırakılacaktır.
  • Şartnamenin son sayfasında bulunan katılım formunun eksiksiz olarak doldurulması, imzalanması, baskılar ve CD/DVD ile birlikte kapalı bir zarfın içerisine konulması, zarfın üzerine sadece 6 rakamlı rumuzun yazılması gerekmektedir.
  • Baskılar, CD/DVD ve katılım formunun içinde bulunduğu zarf, postada hasar görmeyecek şekilde paketlenip aşağıdaki adreslere posta/kargo ile gönderilecek veya elden teslim edilecektir:

 İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK)

Sayın Çetin Kaya,

İstiklal Caddesi, Ayhan Işık Sokak, No: 32/2 Beyoğlu/İstanbul

Tel: 0212-292 42 01

DİĞER HUSUSLAR:

  • Yarışmaya katılım ücretsizdir.
  • Gönderilen Baskılar ve CD/DVD’ler katılımcılara geri gönderilmeyecektir. Elenen Baskılar ve CD/DVD’ler TFSF temsilcisi gözetiminde imha edilecektir.
  • Yarışma sırasında TFSF Temsilcisi hazır bulunacaktır.
  • Katılımcılar katılım formunu imzalayarak yarışmaya katılmalıdır. İmzasız form ile gönderilen fotoğraflar yarışmaya alınmayacaktır.
  • Şartnameye uymayan fotoğraflar jüri değerlendirmesine alınmayacaklardır.
  • Yarışmaya katılan yarışmacılar, belirtilen tüm hususları kabul etmiş sayılacaklardır.

 KULLANIM HAKLARI:

  • Yarışmada ödül alan fotoğrafların yayın, telif, kullanım ve sergileme hakkı eser sahipleriyle birlikte Bahçelievler Belediyesi’ne ait olacaktır. Bu eserler Bahçelievler Belediyesi’nin arşivinde saklanacaktır. Ödül ve mansiyon alan eserler ile satın alınan eserler Bahçelievler Belediyesi tarafından kitap, katalog, reklam, broşür, web sayfası ve benzeri basılı yayınlarda fotoğrafçı adı belirtilmek koşuluyla kullanılabilinir.  Ayrıca yarışmada başarılı olan eserler TFSF yayını olan Almanak 2013 kitabında da yer alacaktır. Katılımcılar bu şekilde kullanılan fotoğrafları için verilen ödülden başka herhangi bir telif hakkı ya da maddi manevi talep ileri sürmeyeceklerini gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederler.
  • Plananlanan sergi için derece alan fotoğraflar Bahçelievler Belediyesi tarafından bastırıldığı takdirde katılımcılardan herhangi bir bedel tahsil edilmeyecektir.
  • Fotoğraflar bastırıldıktan sonra Bahçelievler Belediyesi arşivine kaldırılacak ve serginin dolaşımı söz konusu olduğunda bu dolaşımda yer alabilecektir.

SEÇİCİ KURUL:  Alfabetik sıra ile;

Ara Güler              Fotoğraf Sanatçısı

Bülent Turan        Milletvekili, Fotoğraf Sanatçısı

Coşkun Aral          Fotoğraf Sanatçısı

Ersin Alok              Fotoğraf Sanatçısı

İlyas Göçmen        Fotoğraf Sanatçısı

Murat Aydın         Zeytinburnu Belediye Başkanı – Fotoğraf Sanatçısı

Mustafa Ataş        Milletvekili, Fotoğraf Sanatçısı

Seçici Kurul en az Üç (3) üyesinin bir araya gelmesi ile toplanır ve yarışma sonrasında değerlendirme tutanağı hazırlanır. Toplantı tarihinde Üç seçici kurul üyesinin bir araya gelememesi durumunda toplantı ve sonuç duyurusu bir hafta ertelenir.

 

ÖDÜLLER:

  A

(Renkli)

B

(Siyah/Beyaz)

1.lik Ödülü 4.000 TL 4.000 TL
2.lik Ödülü 3.000 TL 3.000 TL
3.lük Ödülü 2.000 TL 2.000 TL
Mansiyon (7 Ad.) 7 x 1.000 TL 7 x 1.000 TL
Sergileme Ödülü

(40 Ad.)

40 X 200 TL 40 X 200 TL

  

TAKVİM:

Son Başvuru tarihi:                                             15.05.2013

Seçici Kurul Değerlendirmesi:                         25.05.2013

Sonuçların Açıklanması:                                    31.05.2013

Ödül Töreni, Sergi:                                            08.06.2013

YARIŞMA SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ve DUYURUSU:

Yarışma sonuçları basın yoluyla ve, www.bahcelievler.bel.trwww.ifsak.org.trwww.tfsf.org.tr adreslerinden duyurulacaktır. Dereceye giren katılımcılara ödülleri düzenlenecek tören ve sergide takdim edilecektir. Katılımcıların sunduğu eserlere layık görülen sıra Seçici Kurulun takdiri ile belirlenecektir. Seçici kurul tarafından dereceye layık bir eser  bulunmadığı takdirde bu sıra boş bırakılacaktır.

 

İLETİŞİM: 

İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK)

İlgili: Çetin Kaya

Adres: İstiklal Caddesi, Ayhan Işık Sokak, No: 32/2, Beyoğlu/İstanbul

Tel: 0212-292 18 07         E-Posta: [email protected]

 

Bahçelievler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü

İlgili: Enes Yanmaz

Adres: Siyavuşpaşa, Barbaros Cad. No:9 Bahçelievler – İstanbul

Tel: 0212 484 38 21           E-Posta: [email protected]

 

DANIŞMA ve DÜZENLEME KOMİTESİ:

Zekeriya Yıldız – Bahçelievler Belediyesi Başkan Yardımcısı

Cemalettin Çelik  – Bahçelievler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü

Hasan Güler – Fotoğraf Sanatçısı

Serkan Turaç-EFIAP – İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı

Burak Şenbak-EFIAP – İFSAK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Yarışma Bahçelievler Belediyesi tarafından düzenlenmekte olup, (İFSAK) İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği tarafından organize edilmiştir.

Yarışmamız TFSF 2013/14 patronajı ile desteklenmektedir

Yarışma süresince TFSF Temsilcisi bulunacaktır.

 Çankaya Mizah Festivali 2. yılında yine Ankaralıların yüzünü güldürecek.

Bu yıl 25-28 Nisan tarihleri arasında 2. kez düzenlenecek olan Çankaya Mizah Festivali, Ankara sokaklarında barışın, ötekinin, umudun gülen yüzü olacak. Yine oldukça dolu bir programla hazırlanan festivalin sloganı ise:”Nanik!”

Geçtiğimiz yıl büyük usta Sadri Alışık mizah festivalianısına düzenl
enen festival bu kez bir başka büyük isme, Aziz Nesin’e ithaf ediliyor. Nesin Vakfı ile birlikte hazırlanan çok özel “Aziz Nesin Hakkında Her Şey Sergisi”, Aziz Nesin ile ilgili söyleşiler ve oyunlarında yer alacağı festival çok önemli konukları Ankara’da ağırlayacak.

Festivalin tüm etkinlikleri bu yılda ücretsiz.

Festival programı ve tüm detaylar yakında www.mizahfest.com adresinde olacak.