Şunun için etiket arşivi: sanatçılar

24. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları’nda; “ENKA’da Tempo, Allegro!” Sadece müzik etkinliklerinden oluşan ve 13 Kasım – 18 Aralık 2012 tarihleri arasında gerçekleşecek.

ENKA İbrahim Betil Oditoryumu’nda, birbirinden farklı sanatçılar ve yüksek müzikalitedeki konserlerle, birçok sanatseveri bir araya getirecek olan “ENKA’da Tempo, Allegro!” günleri için geri sayım başladı.

24. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları kapsamındaki “ENKA’da Tempo, Allegro”; solistliğini Gökhan Aybulus’un yaptığı, Cem Mansur şefliğindeki, Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası’nın “Listz Akşamı” konseri ile başlıyor. İdil Biret’in piyano resitali ile müzik şöleni yaşatacağı etkinlik programında; Şirin Pancaroğlu yönetimindeki Cafe Tango da Latin esintilerini yanı başımıza taşıyor. İlginç müzikleri ve farklı tarzı ile müziğin ayrık otu olan Nil Karaibrahimgil’in şarkılarıyla herkesi eğlendireceği 24. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları’nda; viyolonsel ve piyano ikilisi Dilbağ Tokay ve Emine Serdaroğlu da, verecekleri konser ile sanatseverleri aynı çatı altında topluyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin “Wolfgang ve Lorenzo” müzikli oyunuyla sona eren “ENKA’da Tempo, Allegro”da çocuklar da unutulmuyor. BT Müzikevi projesi olan “Dansa Davet”; Neşeli Pazarlar’da çocukları Bay Majör ile keyifli bir yolculuğa çıkıyor.

ENKA İbrahim Betil Oditoryumu’nda koltuk sayısının sınırlı ve yerlerin numarasız olması nedeniyle, önceden rezervasyon yaptırılması öneriliyor. Dileyen katılımcılar, her etkinlik öncesi saat 19:00’da Taksim – AKM önünden kalkacak ücretsiz servis ile etkinlik merkezine ulaşabiliyorlar. Etkinlik bitiminde ise, ENKA İbrahim Betil Oditoryumu’ndan kalkacak servis, konukların Taksim – AKM’ye ulaşımını sağlıyor. Servisten yararlanabilmek için etkinliklerden en az iki gün önce ENKA ile bağlantıya geçerek rezervasyon yaptırılması yeterli.

 

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nca (DDT) bu yıl onuncusu düzenlenen “Orhan Asena Yerli Oyunlar Tiyatro Festivali”, 7 yerli yapıma ev sahipliği yapacak.

DDT’nin ev sahipliğinde Diyarbakırlı oyun yazarı Orhan Asena anısına ve 1-17 Kasım’da, bu yıl onuncusu düzenlenen, “Orhan Asena Yerli Oyunlar Tiyatro Festivali” kapsamında tiyatroseverler, Ankara, Van, İstanbul, Sivas ve Bursa Devlet Tiyatrolarının seçkin eserleri ile Ankara Opera Balesi’nin de bir temsilini izleme şansı bulacak.

DDT Müdürü Lebip Gökhan düzenlediği basın toplantısında, şu aralar bölgede farklı bir gündemin olmasına rağmen festival gibi etkinliklerin de yapıldığını ifade ederek, DDT bünyesinde Diyarbakırlı bir tiyatro adamı anısına adanan ve onuncusu düzenlenecek “Orhan Asena Yerli Oyunlar Tiyatro Festivali”ni gerçekleştireceklerini söyledi.

Festivalin önemli olduğunu, Devlet Tiyatroları (DT) bünyesinde, DDT’nin gerçekleştirdiği hem yerli yazarlara hem de yerli oyunlara destek anlamında tek yerli oyunlar festivali olduğunu ifade eden Gökhan, bu yıl sadece oyunlarla değil, Diyarbakır’da görev yapmış sanatçılarla da buluşma ve söyleşilerin yapılacağını bildirdi.

Gökhan, kapanışta Ankara Opera Balesi’nin “Töre” adlı temsille sanatseverlerle buluşacağını, açılışı ise küçük bir müzik dinletisinin ardından Orhan Asena’nın yazdığı, Serhat Nalbantoğlu’nun yönettiği “Hürrem Sultan” adlı oyun ile yapacaklarını söyledi.

“Dolu dolu bir festival geçirmeyi diliyoruz” diyen Gökhan, “Bu önemli şehirde, coğrafyada, tiyatro yapmanın keyfini ve mutluluğunu her zaman yaşıyoruz. Bütün seyircilerimizi 1 Kasım’dan itibaren festivale bekliyoruz” dedi.

“Batıda tiyatro yapmak kolay”

Gökhan, sezonu Sadık Şendil’in yazdığı, Volkan Özgömeç’in yönettiği “Kanlı Nigar” oyunuyla açtıklarını anımsatarak, oyunun yoğun ilgi gördüğünü belirtti.

Seyircinin genel olarak komedi ve müzikli oyunlara daha çok ilgi gösterdiğini anlatan Gökhan, şöyle konuştu:

“Ancak, gerçekten iyi anlatılan oyunlar da ilgi görüyor. Diyarbakır’ın harika, özel ve çok duyarlı bir seyircisi var. Tiyatroyu bilen bir seyircisi olduğuna inanıyorum. Bunun nedeni ise burada 24 yıldır DT var. Bu yüzden köklü bir seyircimiz var. Diyarbakır’da uzun yıllar çalışmış biri olarak Diyarbakır’ı başka yerde anlattığımız zaman ‘biz hiç öyle bilmiyoruz, tanımıyoruz” diyorlar. Diyarbakır zaman zaman bazı olumsuzluklara gündeme geliyor. Ama Diyarbakır’da sanat da var. Biz sanatla üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Sanatın her dalıyla, sporun her dalıyla insanlar buluştuğu zaman daha iyi bir şekilde sorunların çözüleceğine inanıyorum. Burası özel bir bölge. Batıda tiyatro yapmak kolay. Önemli olan burada bir şeyler yapmak. Teknik anlamda zorluklar var. İstanbul’da, Ankara veya İzmir’deki herhangi bir sanatçıyla Diyarbakır’daki bir sanatçının durumu farklı. Çünkü diğer yerlerde sanatçılar kendilerine alternatifler bulabiliyorlar. Mesleki açıdan kendimizi geliştirmek için biraz uzağız. Örneğin Van DT, şu an çadırda tiyatro yapıyor. Ama Devlet Tiyatroları her il ve ilçede seyirciyle buluşuyor, buluşmaya da devam edecek.”

Festival programı

Yarın Orhan Asena’nın yazdığı Ankara DT’nin “Hürrem Sultan” oyunuyla başlayacak festivalde, Ankara DT “Keloğlan” adlı oyunuyla ikinci kez tiyatroseverleri selamlarken, Van DT 5-6 Kasım’da, “Mem ile Zin”, İstanbul DT, 8,9,10 Kasım’da “Ay Ecesi”, Sivas DT, 12,13 Kasım’da “İstanbul Efendisi”, Bursa DT de 14,15 ve 16 Kasım’da “Kuzguncuklu Fazilet” oyunlarıyla konuk olacak.

Yetkin Dikinciler, Bülent Emin Yarar ve Engin Altan Düzyatan’ın da söyleşileriyle renk katacağı festival, Ankara Opera Balesi, Turgut Özakman’ın yazdığı, koreografi ve rejisi İhsan Bengier’e ait “Töre’ adlı bale gösterisiyle sona erecek.

 

Kaynak : [-]

Sanat dünyasında kural tanımaz tavırlarıyla en yaramaz ve en çok tartışılan sanatçılarından olanİngiliz sanatçı Damien Hirst ses getirecek bir yapıta daha imza attı. 47 yaşındaki Hirst karnının bir kısmında ana rahmindeki bebeğin de görüldüğü, elinde kılıç tutan çıplak bir hamile heykeli yaptı. 20.5 metre yüksekliğindeki heykel, sanatçının evinin ve bir restoranının olduğu Devon’da, denize
bakan bir tepeye konuldu. Hirst’ün 20 yıllığında yerel yönetime verdiği “Verity” adlı bronz heykeli kimileri kamu içinde sergilenmek için uygunsuz buldu, kimileri ise “Güzel ama martıların hedefi olacağı kesin” dedi.

Belediyeye heykele karşı çıkan 100 kişi “itiraz mektubu” gönderildi. Yerel yöneticiler ise heykelin turizme katkısı olacağını düşündüklerini söyledi.

“Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması” sonuçlandı!

22. Akbank Caz Festivali kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması”nı kazanan isimler, 15 Ekim 2012, Pazartesi günü usta cazcılarla birlikte Babylon’da sahne a

“Nefesli, “Vurmalı”, “Telli”, “Tuşlu” ve “Vokal” olmak üzere beş ayrı kategoride 30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklerin başvurularının alındığı yarışma, Türkiye’nin dört bir yanından büyük ilgi gördü. Organizasyonu Pozitif Live tarafından gerçekleştirilen 22. Akbank Caz Festivali’nde gençlere Festival’in bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla birlikte sahnede Jam Session yapma imkanı sunan yarışmaya 54 aday başvurdu.

Finale kalan 12 aday, 14 Ekim 2012, Pazar günü cazın Türkiye’deki öncü isimlerinden İmer Demirer, caz vokalisti ve Ayten Alpman’ın kızı Ayşe Gencer, Duman grubu bateristi Cengiz Baysal, ünlü kontrbas sanatçısı Volkan Hürsever, ünlü piyanistAydın Esen ve radyo programcısı Hakan Tüfekçi’den oluşan yarışma jürisi karşısında sahne aldı. Performansları ile jüri üyelerini büyük beğenisini toplayan adaylar arasında yapılan değerlendirme sonucu; Olgun Acar (davul)-EN İYİPERFORMANS, Gürtuğ Gök (alto saksafon)-EN İYİ DOĞAÇLAMA ve Melisa Kıral (vokal)-EN İYİ YORUM kategorilerinde birinci oldu. Üç farklı dalda kazanılan birinciliklerin yanı sıra jüri gösterdikleri başarı sonucunda; Paşa Çelik (elektro gitar), Sanat Deliorman (vokal) ve Fulya Akça (vokal) de mansiyon ödülüne değer buldu.

JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması birincileri, 15 Ekim 2012, Pazartesi günü Aydın Esen, Cengiz Baysal, İmer Demirer, Ayşe Gencer ve Volkan Hürsever’den oluşan yıldız bir kadro eşliğinde Babylon sahnesinde düzenlenen özel Jam Session’da sahne aldılar.

Yarışmada dereceye giren genç yetenekler ayrıca Venedik Caz Festivali kapsamında gerçekleşecek olan atölye çalışmalarına katılarak, sekiz gün boyunca New York’taki New School for Jazz ve Contemporary Music Akademisi eğitmenlerinden teorik bilgiler, kulak eğitimi ve ritm gibi birçok alanda dersler alacaklar.

 

29. Aydın Doğan Karikatür Yarışması’na 80 ülkeden 944 sanatçının, 2 bin 945 eserinin arasından dereceye girenler ve sergilenmeye layık görülenle Caddebostan Kültür Merkezi’nde açılan sergiyle görücüye çıktı.

Caddebostan Kültür Merkezi’nde yer alan sergi gerçekleştirilen kokteyl ile sanat severlerle buluştu. Açılış törenine, Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı, yarışmada eserleri ilk üç dereceye girenler ile başarı ödülüne layık görülen karikatüristler ve sanat severler katıldı.

Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı, sergiyle ilgili yaptığı konuşmasında 29 yıldır bir yarışmayı sürdürebilmenin önemli bir kurumsallığı gösterdiğini belirterek, “Bunun arkasında ciddi bir çalışma var, disiplin var, bir vakfın gücü var. Biz bütün dünya çizerlerinin özgür ifade platformu olmaktan gurur duyuyoruz. Bizim bugüne kadar vakfımıza 70 bin tane karikatür geldi. Dünyanın dört bir yanından karikatürcülerle ilişkimiz var. Her yıl bu tekrarlanarak devam ediyor. Hepsiyle ayrı ayrı diyalog içerisindeyiz” diye konuştu.

ARŞİVİMİZDE 130’DAN FAZLA ÜLKEDEN KARİKATÜRCÜNÜN KARİKATÜRÜ VAR

Yarışmalara katılan karikatürleri web ortamına aktararak web müze kurduklarını ifade eden Fetvacı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bundan sonra yeniliklerle devam edeceğiz. Karikatürcülere daha başka olanaklar da hazırlamaya çalışıyoruz. Çalışmalarımızı bu yönde ilerletiyoruz, geliştiriyoruz. Bu sene bize 2945 karikatür geldi. Bunların elemesi çok zor oluyor. Jüri baya bir zorlanıyor. Çünkü çok kuvvetli çizgiler var. Gördüğünüz gibi 2 tane birinci çıktı. Jüride her sene dünyaca ünlü karikatüristler oluyor. Biz şöyle bir jüri kurmaya çalışıyoruz, her kıtayı temsil eden mutlaka birisi oluyor. Yani hem Asya’dan, Amerika’dan, Avrupa’dan Güney Amerika’dan Afrika’dan mutlaka birer temsilci olsun istiyoruz ve Türkiye’den birkaç temsilci oluyor. Türkiye’den bir de ön jürimiz var. Hepsi yoğun bir çalışma yapıyor. Baya bir tartışarak geliyorlar. Bu gördüğünüz karikatürlerin önünde de saatlerce konuştular düşündüler, gittiler geldiler bir daha baktılar bir daha not verdiler. Öyle çok da bir süreç olmuyor ama başka türlüsü de olamaz herhalde. Jürinin bize söylediği, gelenlerin bize söylediği bu yarışmanın dünyanın sayılı saygın yarışmalarından bir tanesi olması. Biliyorsunuz biz yarışma sırasında ülkelerin isimlerini ve imzalarını kapatıyoruz. Dolayısıyla hangi karikatürü kimin yaptığı belli değil en sonuna kadar. En sonunda kazananlar belli olunca isimleri açıyoruz, isimleri açıyoruz ondan sonra hangi ülke kazanmış hangi çizer kazanmış o zaman ortaya çıkıyor. Bu da bunun ne kadar titizlikle yaklaşıldığının bir başka göstergesi. Arşivimizde 130’dan fazla ülkeden karikatürcünün karikatürü var. Bu sene de 90’a yakın ülkeden 944 karikatürcü 2945 karikatürle katıldı. Her sene artıyor. Artması kadar bizim için kaliteli eserlerin gelmesi de önemli. Son yıllarda özellikle kalitede ciddi bir artış olduğu da bize ifade ediliyor. Biz de onun farkındayız. Bu da çok önemli tabi.”

TABİİ Kİ DÜNYA, BU SAVAŞ ORTAMINDA MİZAHLA GÜLÜMSEMEYLE DAHA GÜZEL OLACAK

Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Hulusi Özocak ise Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’na katılan eserlerin ev sahipliğini yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Çünkü 29 yıl dile kolay. Karikatür gibi bir sanata akıl sanatının güzel ürünlerini hem Türkiye’de hem dünyanın çeşitli köşelerinde sergilemek cesaret ister. Hele de günümüzde birçok ayrılıkçı ayrıştırıcı politikaların olduğu yerde bu mizah, bu estetik, bu hoşgörün ev sahipliğini yapmak bize büyük gurur veriyor. Hatta biz Kadıköy’ü tabii ki kültürle, sanatla, eğitimle sağlıkla güzelleştiriyoruz. Yaşam kalitesiyle öne çıkıyor. Gördük ki bir şeyimiz eksik. Geçtiğimiz yıl bir karikatür evi açmaya karar verdik. Hemen belediyemizin yanındaki bir tarihi köşkü yine Türkiye çapındaki, semtimizdeki karikatürcülerimiz orada atölye olarak çalışmalarını yapacaklar, sergilerini yapabilecekler, konferanslarını verebilecekler. Çok güzel bir kompleks. Yerimiz hazır ancak yer anıt eser olduğu için bazı prosedürleri de bu anıtlar kurulu kısa sürede izin verir umarım. Bu sanata özellikle burada bugün birinci olan Türk yurttaşımız Amerika’da yaşıyor ama, onun espri anlayışına onun hoşgörüsüne bir katkı sunmak bizim için bunlara ev sahipliği yapmak çok hoştu. Tabii ki dünya, bu savaş ortamında mizahla gülümsemeyle daha güzel olacak. Onun için de bir çabamız bir umudumuz var olacak. Eğitim kısmı da olacak. Karikatürle uğraşan sanatçılarımıza orayı teslim edeceğiz. Çünkü bir çok sanatsal gönüllülerimiz var, çocuk ruh sağlığı merkezlerimiz var, bunun yanında yine karikatürcülerin yöneteceği hem eğitsel boyutuyla hem atölye çalışması boyutuyla hem de eserlerini taktim edecekleri alanlarıyla güzel bir merkez olacak” diye konuştu.

BU ÖDÜLÜ KAZANMAKTAN ÖTÜRÜ ONUR DUYUYORUM

Yarışmada birincilik ödülünü paylaşan İranlı sanatçı Javad Alizadeh, yarışmanın organizatörlerine teşekkür ederek, “Bu ödül benim için çok prestijli bir ödül. Bu ödülün benim için iki anlamı var. Birinci anlamı, Aydın Doğan Uluslararası Karikatür yarışmasının dünya çapındaki en iyi yarışmalardan biri olması. İkinci nedeni ise ben İranlı bir Türk’üm. Bu ödülü kazanmaktan ötürü onur duyuyorum. Özellikle birincilik ödülü almış olmaktan mutluluk duyuyorum. Dediğim gibi bu güzel festivali organize edenlere çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

DEMOKRASİNİN EN GÜZEL TEMEL ÖZELLİKLERİNDEN BİR DE ELEŞTİRİDİR

Yarışmada birincilik ödülünü kazanan diğer karikatür sanatçısı, Doğan Arslan ise, “Aydın Doğan karikatür yarışması benim için çok önemli. Özellikle sadece karikatürler değil genel sanatla uğraşan biri olarak. Çünkü karikatür sanatında en önemli özellik eleştiri sanatıdır. Böyle uluslararası bir yarışmada eleştiri sanatı hat safhadadır. Bu yarışmada bu en üst seviyededir. Demokrasinin en güzel temel özelliklerinden bir de eleştiridir. Demokrasinin güzelleşmesi ve serpilebilmesi için eleştirinin olması lazım. Dolayısıyla Aydın Doğan Karikatür Yarışması’nın burada demokrasiye ve eleştiriye katkı sağlıyor. Karikatür sanatı ve demokrasinin dolaylı bir ilişkisinin olduğuna inanıyorum. Bu benim için önemli. Bir sanatçı olarak dünyadaki gelişmeler hakkında fikirlerimi beyan etmek istediğimde bu tür kaliteli yarışmalara katılmak benim için zevktir. Bu yarışmadaki karikatürümde belirtmek istediğim, günümüzdeki Arap Baharı ve teknoloji. Bu iki noktanın, politika ve teknolojinin arasındaki ilişkiyi kurmaya çalıştım. Bu tür yarışmaların devam edebilmesi ve çoğalması, Türkiye’de eleştiri sanatını geliştirecek” diye konuştu.

Caddebostan Kültür Merkezi’nde bulunan sergi, 23 Ekim 2012 tarihine kadar gezilebilecek.

 

Kaynak : [-]

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi kuruluşunun onuncu yılını Monet sergisiyle kutluyor.

6 Ocak 2013’e dek izlenebilecek ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi, izlenimciliğin isim babası Monet’nin olgunluk döneminde Giverny’deki evinin bahçesinde ürettiği doğa ve çiçek tablolarına ağırlık veriyor.

Bu sene 10’uncu yılını kutlayan Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) düzenlediği ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi bugün ziyarete açıldı. Fransa’daki Marmottan Monet Müzesi’nin koleksiyonundan yapılan 39  tabloluk seçkiyi sunan sergi, Monet’nin ağırlıklı olarak çiçek ve doğa temalı tablolarına yer veriyor. Çünkü, sergideki tablolar “Belki de ressam olmayı çiçeklere borçluyum” diyen Monet’nin olgunluk dönemindeki sanatsal üretiminin ana temasını oluşturan Giverny Bahçesi’ne odaklı. Monet’nin 1883 yılında ikinci eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığı Giverny’deki ev, sanatçının sanatsal üretiminin de kaynağı haline gelmişti. Evin dekorasyonu, eski meyve bahçesinin bir çiçek bahçesine dönüştürülmesi ve daha sonra buraya bir su bahçesinin eklenmesi, Monet’nin tam 15 yılını aldı. Sonrasında Giverny Bahçesi’nde çiçeklerle sarılı bir hayat süren Monet, tablolarında da hep onları resmetti. Öyle ki, bahçedeki renkleri paletine göre oluşturuyor; bahçeyi de bir sanat eseri gibi hayranlık yaratacak şekilde tasarlıyordu.

Paleti ve piposu da sergileniyor

SSM’de açılan ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi; empresyonizm, namı diğer izlenimcilik akımına adını veren Monet’nin Giverny Bahçesi’ndeki evi, geç dönem bahçe manzaraları, nilüferler ve ünlü Japon köprüsü tablolarına yer veriyor.
Bunların yanı sıra, Monet’nin yakın arkadaşı ressam Auguste Renoir imzalı Monet ve eşi Camille’in portreleri ve fotoğraflarıyla, Monet’nin paleti, çalışma gözlüğü ve piposu gibi kişisel eşyasını da sergide görmek mümkün.

Sanatçının bahçe tutkusunu ve büyük önem verdiği aile yaşamını yansıtan ‘Monet’nin Bahçesi’nde

Monet’nin Nar Ağacı

ressam, sanat yaşamında sergilediği yenilikçi yaklaşımlar ve 1940 ile 50’lerin geleneklere karşı gelen genç sanatçılarına ilham veren kimliğiyle izleyiciye tanıtılıyor. Marmottan Monet Müzesi Küratörü Marianne Mathieu tarafından hazırlanan sergiyi, 6 Ocak 2013’e dek görmek mümkün.

 

Kaynak :[-]

 

 

 

 

Arter’de 5 Ekim – 18 Kasım 2012 tarihleri arasında Başak Şenova’nın küratörlüğünü yaptığı “Hamle” başlıklı sergi yer alacak

Şenova serginin yapısını ve mekânsal tasarımını satranç oyununun mantığını ve hamlelerini izleyerek kurguladı. Sergi sanatçıların araştırma konuları, üretim süreçleri ve işlerinden hareketle görsel ve işitsel algı, mekanı ve algıyı dönüştürme stratejileri, farklı görüş açılarının birlikteliği, kavramsal alanların inşası gibi birçok düşünce kümesini eşzamanlı olarak işliyor.

Sergide Adel Abidin, Rosa Barba ve Runa Islam’ın işleri yer alıyor.

ARTER’in giriş katı bu üç sanatçının yaklaşımlarının ve üretimlerinin belirgin niteliklerini taşıyan işlerle izleyiciyi karşılıyor: Rosa Barba’nın Bir Devre Kurdum, Sonra da Bir İkincisini Kurdum (2010) adlı işi, Adel Abidin’in Senfoni (2012) başlıklı heykel yerleştirmesi ve Runa Islam’ın Gördüğün Şeyi Gördüğün Gibi Gören İlk Sen Ol (2004) başlıklı 16mm filmi.

Girişteki bu “hamle”yi, birinci katta Adel Abidin’in “…ötesinde”; ikinci katta Rosa Barba’nın “notlar” ve üçüncü katta Runa Islam’ın “atları yiyen köpekler” başlıklı kişisel sergileri takip ediyor.

ADEL ABİDİN KİMDİR?

1973 Bağdat doğumlu Adel Abidin farklı mecralara yayılan pratiğinde, kültür, siyaset ve kimlik arasındaki karmaşık ilişkiyi inceliyor. Sosyal meselelere hiciv ve mizahın keskin renklerini kullanarak, tarifi zor tecrübeleri ve kültürel yabancılaşmayı ele alarak yaklaşıyor.

Hamle’de Adel Abidin’in Üç Aşk Şarkısı adlı video yerleştirmesi; çekimlerini ARTER’de gerçekleştirdiği Seksek başlıklı videosu ve Senfoni adlı heykel yerleştirmesi ve video yerleştirmesi ayrı ayrı yer alıyor.

 

Eski otobüs terminalinde kavramsal çerçevesi “Kurgular ve karşı duruşlar” olarak belirlenen bienal, 3 Kasım’a kadar sürecek

Kavramsal çerçevesi “Kurgular ve karşı duruşlar” olarak belirlenen “3. Uluslararası Çanakkale Bienali” çağdaş resim sergisi ile eski otobüs terminalinde açıldı. Sergide 34 sanatçının eseri sergileniyor.

Bienalin Genel Sanat Yönetmeni ve Küratörlerinden Beral Madra, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çanakkale Belediyesi’ne ait kullanılmayan eski otobüs garajı ve deposunu düzenledikten sonra 34 sanatçının eserinin yer aldığı sergi ile bienalin açılışını yaptıklarını söyledi.

Sergiye 8 uluslararası sanatçının da katıldığını belirten Madra, “Avrupa’dan, Ortadoğu’dan sanatçılar yer alıyor. Çanakkale Bienali’nin kavramsal çerçevesi ‘kurgular ve karşı duruşlar‘ olarak belirlendi” dedi.

Bunun için bir metin hazırladıklarını, yaşadıkları dönemin ekonomik, bunun siyasal ve toplumsal krizlerine odaklanan bir metin olduğunu dile getiren Madra, metni, yıllardır birlikte çalıştıkları sanatçıların işlerine bakarak oluşturduklarını bildirdi.

“Şu anda Türkiye’nin içinde bulunduğu bölge ve yanı başımızdaki Avrupa’nın büyük krizlerine bakmadan bu işi yapamazdık” diyen Madra, çağdaş sanat yapıtlarının duvara asılı bir manzara resmi olmadığını vurguladı.

Çağdaş sanat yapıtlarının arkasında siyasal duruşların olduğunu kaydeden Madra, şöyle konuştu:

“İşte orada bir karşı duruş konusu gündeme geliyor. Ama bu karşı duruşu asla olumsuz düşünmeyelim. Orada demokratik bir süreç ve bireyin özgür ifadesi, özgür düşüncesi yer alıyor. Bunu vurguluyoruz. Günümüzde bu, görsel sanatlar aracılığıyla çok etkili bir biçimde vurgulanıyor. Görsel sanatların bugünkü amacı, geniş toplumlara küresel bağlamda her ülkede, her bölgede bütün insanlığı ilgilendiren sorunları görsel olarak ifade etmek. İnsanlar geldikleri ve izledikleri zaman, normal günlük yaşantılarının dışında kendilerine tüketim endüstrisi ve siyasal çıkarlar doğrultusunda sunulan resmin dışında bir resimle dünyaya bakmakta. İşte o resimler burada yer alıyor.”

Bienale Türkiye’nin her yerinden sanatçı çağırdıklarını dile getiren Madra, “Batman’dan da sanatçımız var,İzmir‘den de, Antakya’dan da… Tüm bölgelerden var. Çünkü Türkiye’de çağdaş sanat İstanbul’a odaklanmış gibi görünüyor. 3. Uluslararası Çanakkale Bienali ile İstanbul’un bu tekelleşme havasını da kırmayı amaçladık” diye konuştu.

Küratörlerden Seyhan Boztepe ise çağdaş sanat sergisini, eski otogarın bilet satış ofislerinin olduğu yerde sanatseverlerle buluşturduklarını söyledi.

Farklı disiplinlerinin olduğu sergide desenler, resimler, fotoğraflar ve videoların olduğunu kaydeden Boztepe, bienalde, ileri yaşta kendini kanıtlamış sanatçılar, orta kuşaktan sanatçılar ve yeni çıkış yapan yetenekli önemli sanatçı adaylarının yer aldığını bildirdi.

“Bu üç kuşağı bir arada görmek bizim kavramsal çerçevemiz olan ‘kurgular ve karşı duruşlar’a da çok uygun” diyen Boztepe, şöyle devam etti:

“Yaklaşımları, sanat üretim süreçlerindeki farklılıklar, kuşakların birbiriyle olan geçiş süreçlerinin de izlenebileceği farklı bir imkan sunuyor. Bienalin içinde 3 ayrı program da var. ‘Bineal çocuk, bienal genç ve bienal engelsiz’ diye… Çanakkale’deki tüm ilköğretim okullarındaki öğrencileri özel araçlarla okullarında alıp bienali gezdireceğiz. Gençlerle atölye çalışmaları yapacağız. Engellilerin de buraya gelip işlerle ilişkilenmelerini sağlayan bir program yaptık. Bunun için de her türlü engel gurubuna giren insanlar için bir şeyler düşündük.”

Muhabir: Fikriye Susam Uyar/Harun Kaymaz

Yayıncı: Hızır Hacısalihoğlu

Kaynak: AA

 

  Dubai’deki Emirates Tower Hotel’de yapılacak açık arttırmada, Türk sanatçıların eserleri binlerce dolarlık başlangıç fiyatıyla, sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Dünyanın önemli müzayede evlerinden biri olan Christie’s, Dubai’de düzenleyeceği müzayedesinde Türkiye’den sanatçılara da yer veriyor. Christie’s’in 23 ve 24 Ekim’de Dubai’deki Emirates Tower Hotel’de gerçekleştireceği Türk, Arap, İran Modern ve Çağdaş Sanat Müzayedesi’nde Ahmet Elhan, Azade Köker, Murat Germen, Ramazan Bayrakoğlu’nun da aralarında bulunduğu sanatçıların eserleri satışa sunulacak.
İlk bölümü 23 Ekim akşamı yapılacak olan müzayedeye Türkiye’den katılan önemli eserlerden biri, Ramazan Bayrakoğlu’nun “Sandra” isimli portre çalışması. Sanatçının pleksiglas üzerine endüstriyel akrilik boya ile boyayarak resmi fotoğrafa dönüştürdüğü çalışmasının müzayedeye çıkış fiyatı 30 bin ila 35 bin dolar arasında değişiyor.

Müzayedenin dikkat çeken bir diğer eseri ise Ahmet Elhan’a ait. Sanatçının 2011 tarihli “Yerler” serisinden “Mavi Oda” isimli çalışmasının tahmini satış değeri 50 bin – 80 bin dolar. Elhan, bu fotoğrafını, geniş bir alanın binlerce farklı açıdan çektiği fotoğrafların bir araya getirmesiyle oluşturdu.

Müzayedede ayrıca İrfan Önürmen’in “Gazze” sergisinden isimsiz eseri 30 bin – 40 bin dolar, Murat Germen’in puslu Dubai gökyüzünü tasvir ettiği “Bir Zamanlar Dubai”de isimli fotoğrafı ise 25 bin – 30 bin dolar fiyat aralığında satışa sunulacak.

Kings Of Convenience, çarşamba, perşembe ve cuma günü saat 20.00’de Garanti Caz Yeşili Nordik Müzik Festivali kapsamında Babylon’da.

Sergi

İstanbul

■ Mehmet Turgut’un “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” isimli sergisi 27 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında Hasköy Yün İplik Fabrikası’nda.

■ Tamer Yılmaz’ın “by TAMER YILMAZ” isimli fotoğraf sergisi 20 Eylül – 12 Ekim tarihleri arasında, Piramid Sanat’ta.

■ Naciye Baş’ın “Büyüsün Sanat” isimli sergisi 17 – 29 Eylül tarihleri arasında VakıfBank İstanbul Genel Müdürlük Fuaiyesi’nde.

■ İlke Kutlay’ın “Balans” isimli sergisi 17 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Galeri Merkur’de.

■ İzlenimler ve Karşılıklar isimli karma sergi 18 Eylül – 5 Ekim tarihleri arasında Galeri/Miz’de.

■ Ayten Yetiş Doğu’nun “Boğazı Yeniden Tanımak” isimli sergisi 18 Eylül – 8 Ekim tarihleri arasında Galeri Işık’ta.

■ Özgür Oğuz ve Mete Erdoğmuş ’un “Kesişim” isimli sergisi 18 Eylül – 9 Ekim tarihleri arasında.

■ Emmanuelle Karatay ’ın “Düşlerim” isimli sergisi 18 Eylül – 10 Ekim tarihleri arasında Ortaköy Sanat Galerisi’nde.

■ Ruzin Gerçin Anısına isimli suluboya resim sergisi 18 Eylül – 12 Ekim tarihleri arasında Galeri Selvin’de.

■ Gavin Turk’un “Türk” isimli sergisi 18 Eylül – 16 Ekim tarihleri arasında Galerist’te.

■ Dominique Barreau’nun “İstanbul’da Randevu” isimli sergisi 18 Eylül – 31 Ekim tarihleri arasında Gama Sanat Galerisi’nde.

■ Yansıma Üzerine Düşünceler isimli karma sergi 18 Eylül – 10 Kasım tarihleri arasında Galeri Manâ’da.

■ Unseen Photo Fair Amsterdam isimli sergi 19 – 23 Eylül tarihleri arasında Elipsis Galeri’de.

■ Taner Alakuş’un “Hayallerimdeki Minyatürler” isimli sergisi 19 Eylül – 22 Ekim tarihleri arasında Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Gerard Caris’in “Beşgencilik” isimli sergisi 19 Eylül – 27 Ekim tarihleri arasında Kuad Galeri’de.

■ Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış isimli sergi 20 Eylül – 25 Kasım tarihleri arasında İstanbul Modern’de.

■ Abdurruhman Öztoprak anısına yapılan sergi 20 Eylül – 1 Aralık tarihleri arasında Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Sonbahar Karma Sergisi 28 Eylül’e kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde.

■ Evin Sanat Galerisi yaz karma sergisi 28 Eylül’e kadar devam ediyor. (0212 265 81 58)

■ Dora Günel’in “Unvan-Sız” isimli fotoğraf sergisi 28 Eylül’e kadar TMMOB Mimarlar Odası, Karaköy Binası’nda.

■ Bilge Alkor, Semih Duman, Ahmet Elhan, Ege Kanar, Çağlar Kanzık, Cihan Poçan, Sinan Tanrıdağ ve Begüm Yamanlar’ın fotoğraf sergisi 29 Eylül’e kadar 4a Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)

■ Oto-Portre isimli karma sergi 29 Eylül’e kadar artSümer’de.

■ Yunus Tonkuş’un “Bin desen, desem” isimli sergi 29 Eylül’e kadar Arte İstanbul’da.

■ Dombrovskaya Elena, Meerson Aleksandr, Titov Nikolay gibi isimlerin bulunduğu “Dokuz İstanbul” isimli sergi 29 Eylül’e kadar Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde.

■ Deneyimin Ötesi sergisi 30 Eylül’e kadar Pera Müzesi’nde.

■ Setenay Özbek’in sergisi 30 Eylül’e kadar ART350’de.

■ Kare Art Gallery’deki karma sergi 30 Eylül’e kadar ziyaret edilebilir.

■ Kes-Yapıştır isimli karma kolaj sergi 30 Eylül’e kadar Galeri İlayda’da.

■ Işığın Peşindeki Çocuklar 3isimli karma fotoğraf sergisi 30 Eylül’e kadar PhotoWorld Fotoğraf Merkezi’nde. (0216 418 19 76)

■ İstanbul Fotoğrafları Sergisi 5 Ekim’e kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Pınar Ceylan’ın “ULİTSA” isimli sergisi 2 Ekim’e kadar Galeri Espas Sanat Galerisi’nde. (0212 270 70 17)

■ Selim Birsel, Ali Kazma, Ali Emir Tapan, Nasan Tur, Mürüvvet Türkyılmaz’ın “Küçük Hakikatler” isimli sergisi 6 Ekim’e kadar Egeran Galeri’de. (0212 251 12 51)

■ Ersan Deveci’nin “Çocuk Oyuncağı” sergisi 6 Ekim’e kadar Dirimart’ta.

■ Bihrat Mavitan’ın “Üçer, üçer, üçer” isimli heykel sergisi 7 Ekim’e kadar Harmony Sanat Galerisi’nde.

■ Ysolt’un Yeni Limanı 10 Ekim’e kadar Rahmi Koç Müzesi’nde.

■ Algı Kapıları isimli karma sergi 13 Ekim’e kadar The Marmara Pera’da. (0212 292 00 38)

■ Bahadır Baruter’in “Senin Ailen Bir Yalan Yavrum” isimli sergisi 13 Ekim’e kadar Galeri X-Ist’te.

■ Padişahın Evi: Haremi Hümayun sergisi 15 Ekim’e kadar Topkapı Sarayı Müzesi, Has Ahırlar Sergi Salonu’nda.

■ Sara Baruh’un “Double Face – İki Yüzlü” isimli sergisi 15 Ekim’e kadar Gallery LiNART’ta.

■ Hüseyin Aksoylu’nun “Ağırlık” isimli sergisi 15 Ekim’e kadar art ON İstanbul’da.

■ Esra Ekşi Demir’in “Yaşanmışlıklar” isimli sergisi 19 Ekim’e kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Emre Senan’ın “ani Paçavra” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar Galeri Apel’de.

■ Yağız Özgen’in “Tayf” adlı ikinci kişisel sergisi 20 Ekim’e kadar Sanatorium’da.

■ Servet Koçyiğit’in “Aşk ve Diğer Meseleler” isimli sergisi 20 Ekim’e kadar RAMPA’da. (0 212 327 08 00)

■ Ahmet Güneştekin’in sergisi 20 Ekim’e kadar Armaggan Art Gallery’de.

■ Viron Erol Vert’in “7 Perde / 7 Curtain” isimli sergisi 21 Ekim’e kadar Galerist Hasköy’de.

■ Josephine Powell’ın “Josephine’in Gördüğü: 20. Yüzyılda Anadolu’nun Kırsal Yörelerine Fotoğrafik Bakışlar” sergisi 21 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ Çağdaş Ustalardan Sergi 31 Ekim’e kadar TEM Sanat Galerisi’nde.

■ Halki’den Yansımalar Kartpostallarda Ada Sergisi 31 Ekim’e kadar Heybeliada İnönü Evi Müzesi’nde.

■ Allan Sekula: Birleşmeyen Filmler 1997-2012 sergisi 31 Ekim’e kadar Akbank Sanat’ta.

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

Ankara

■ Yaz Karması – resim – 28 Eylül’e dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0312 468 59 04)

■ Yaz Karması – resim, heykel, 30 Eylül’e dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0312 418 02 53)

■ Federica Rossi – resim – 30 Eylül’e dek – Ankara Devlet Resim Heykel Müzesi’nde. (0312 446 51 78)

■ Tuncay Betil&Zeki Faik İzler – resim – 1 Ekim’e dek – Doku Sanat Galerisi’nde. (0312 439 78 80)

■ Temas ve Tahammül – resim – 8 Ekim’e dek – Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da. (0312 433 12 35)

■ Türkiye’de 2012 Çin Kültür Yılı – Ankara sergisi – 20 Ekim’e dek – IC Sanat Galerisi’nde. (0313 417 82 64)

İzmir

■ Arkas Sanat Merkezi, Ahmet Ertuğ’un “Sessizliğin Yankısı” adlı fotoğraf sergisini ağırlamayı sürdürüyor.

■ Ekin Erman “Bütünlüksüz” adlı heykel, resim, seramik ve fotoğraf sergisi, 28 Eylül’e dek, İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi’nde izlenimde. Aynı mekânın Şeref Akdik Salonu’nda Sezen Okur’un “Tasarım hayalle başlar” adlı minyatür, hat, tezhip ve ebru sergisini 12 Ekim’e dek ağırlayacak.

Adana

■ Adana Fotoğraf Amatörleri Derneği (AFAD), dönemin ikinci etkinliğinde fotoğraf sanatçısı Ali Rıza Demir’in, “İsimsizler” adlı gösterisi ve sergisine ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz cumartesi günü AFAD – Kasım Gülek Fotoğraf Sanat Galerisi’nde, sokakların ve vitrinlerin, isimsiz bekçileri olan vitrin mankenlerinin görüntülerinden oluşan çalışmasının sunumunu yapan Demir’in grafiksel kurgu fotoğrafları hafta boyu izlenebilecek. (0322 458 42 24)

■ “Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması”nda dereceye giren ve sergilenmeye değer bulunan 44 eserin yer aldığı “Hayata Dair” adlı sergi, İstanbul’dan sonra bu kez Adanalı sanatseverlerin izlenimine sunuldu. M1 Merkez’deki sergi 28 Eylül’e dek izlenebilecek. (0530 780 96 17)

Mersin

■ İçel Sanat Kulübü’nün, “Resim Koleksiyonu Sergisi” sürüyor. Mersin Marina Vakko Mağazası önündeki sergi, 4 Ekim tarihine dek sanatseverlerin izlenimine açık olacak. (0324 238 10 88)

Bodrum

■ Orhan Taylan’ın son dönem yağlıboya çalışmaları sergisi yarın başlayıp 28 Eylül’e kadar Nurol Sanat Galerisi’nde.

■ Ayşenur Önemci, Burcu Aydın, Demet Yalçınkaya, Ekin Koç, Gizem Enuysal, Halil Şentürk, İrfan Okan, Joel Menemşe, Kemal İskender, Kudret Türküm, Mehmet Subaşı, Nurdan Likos, Resul Aytemür, Selahattin Yıldırım, Sertap Yeğin, Şemsi Altaş, Ümran Özbalcı Aria, Yağmur Yılan, Sinem Kaya, Şahin Paksoy’un sergisi 2 Ekim’e kadar ART SUITES BODRUM GALLERY’de. (0212 251 55 61)

Müzik

İstanbul

■ ‘Nardis Jazz Club’ta bugün saat 21.30’da “Yinon Muallem & Rast Ensemble”, yarın saat 21.30’da “Burak Bedikyan & Erdal Akyol & Deniz Dündar Trio”, çarşamba günü saat 21.30’da “Peter Brewer Quartet”, perşembe ve cuma günü saat 22.30’da “Kevin Mahogany Quartet”, cumartesi günü saat 22.30’da “Sibel Köse Quartet feat. Peter Brewer” konseri izlenebilir. (0212 244 63 27)

■ ‘Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde bugün saat 20.30’da “Bülent Ortaçgil ‘Sen’fonik”, yarın saat 21.00’de “Zülfü Livaneli & George Dalaras”, cuma günü saat 21.00’de “Ferhat Göçer – Symphonie D’orient”, cumartesi günü saat 21.00’de “Şevval Sam” konseri izlenebilir. (0 212 232 86 03)

■ ‘Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde bugün saat 22.30’da “Vera”, yarın saat 22.30’da “Deden”, çarşamba günü saat 22.30’da “Nada” ve saat 23.59’da “Özge Fışkın”, perşembe günü saat 22.30’da “Ete Kurttekin”, cuma günü saat 22.30’da “Timuçin Esen”, cumartesi günü saat 23.59’da “Soul Stuff” konseri izlenebilir. (0 212 244 25 58)

■ ‘Babylon’da yarın saat 22.00’de “Babylon Jukebox Party – Sezon Açılış”, çarşamba, perşembe ve cuma günü saat 20.00’de “Garanti Caz Yeşili Nordik Müzik Festivali: Kings Of Convenience”, cumartesi günü saat 23.55’te “Shigeto” konseri izlenebilir. (0 212 292 73 68)

■ ‘Turkcell Kuruçeşme Arena’da yarın saat 21.15’te “Candan Erçetin, Erol Evgin ve Nükhet Duru ile Melih Kibar – Çiğdem Talu Şarkıları”, perşembe günü saat 21.00’de “Il Divo”, cuma ve cumartesi günü saat 21.00’de “Sezen Aksu Acoustic Band” konseri izlenebilir. (0 212 263 39 83)

■ ‘Ghetto’da çarşamba günü saat 22.30’da “Jozi Levi Brazil Project”, perşembe günü saat 21.30’da “Odylle”, cuma günü saat 22.30’da “Baba Zula”, cumartesi günü saat 22.30’da “Mor ve Ötesi” konseri izlenebilir. (0 212 251 75 01)

■ ‘Jolly Joker’de çarşamba günü saat 21.00’de “Eren Sandal”, perşembe günü saat 21.00’de “Sattas”, cuma günü saat 22.00’de “Flört”, cumartesi günü saat 22.00’de “Levent Yüksel” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘Haliç Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde perşembe günü saat 20.00’de İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. yılı kapsamında “Berlin Filarmoni Orkestrası” konseri izlenebilir. (0 212 347 98 07)

Ankara

■ ATO Congresium’da, Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının vereceği, şef Rengim Gökmen’in yöneteceği konser 28 Eylül’de saat 20.30’da. (0312 324 68 01)

■ ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde, Fazıl Say’ın vereceği konser 26 Eylül’de saat 20.00’de. (0312 210 41 51)

■ Jolly Joker Ankara’da, Cem Adrian’ın vereceği konser 28 Eylül’de saat 22.00’de, Volkan Konak’ın vereceği konser 29 Eylül’de saat 22.00’de, MFÖ’nün vereceği konser 6 Ekim’de saat 22.00’de, Emre Aydın’ın vereceği konser 12 Ekim’de saat 22.00’de, Kıraç’ın vereceği konser 13 Ekim’de saat 22.00’de, Athena’nın vereceği konser 19 Ekim’de saat 22.00’de, Rafet el Roman’ın vereceği konser 20 Ekim’de saat 22.00’de, Feridun Düzağaç’ın vereceği konser 26 Ekim’de saat 22.00’de, Gökhan Türkmen’in vereceği konser 27 Ekim’de saat 22.00’de. (0312 424 11 11)

■ If Performance Hall’de, Ezginin Günlüğü grubunun vereceği konser 27 Eylül’de saat 00.00’da.

(0 312 418 95 06)

Tiyatro

İstanbul

■ ‘İkinci Kat’ta salı günü saat 20.30’da “Korku Tüneli”, çarşamba günü saat 20.30’da “Limonata” izlenebilir. (0 212 292 32 47)

■ ‘Sahne Hal’da salı günü saat 20.00’de “Parti”, çarşamba günü 20.00’de “Largo Desolato” izlenebilir. (0212 274 74 78)

■ ‘Dot’ta perşembe günü saat 21.00’de “Sarı Ay” izlenebilir. (0 212 232 44 40)

Ankara

■ Akün Sahnesi’nde, “33 Varyasyon” adlı oyun 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Kış Gelmeden” 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 316 59 02)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Sidikli Kasabası/İstanbul DT” 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’e saat 15.00’te. (0312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “Soğuk Bir Berlin Gecesi” 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Tek Kişilik Yaşam/Bursa DT” 2, 3, 4, 5 ve 6 Ekim’de saat 18.30’da. (0312 311 11 69)

■ Stüdyo Sahne’de, “Jerry ve Tom” 2, 5 Ekim’de saat 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 397 30 24)

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Aşkın Sıradanlığı/İstanbul DT” 2, 3, 4 ve 5 Ekim’de saat 20.00’de, 6 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 7 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 397 30 24)

■ MEB Şûra Salonu’nda, “İsim, Şehir, Hayvan” adlı oyun, 10, 11, 12 ve 13 Ekim’de saat 20.30’da. (0312 212 98 86)

■ Ritüel Sanat Merkezi’nde, “Şu İşe Bak” adlı oyun 29 Eylül’de saat 20.30’da. (0312 426 89 07)

■ Nâzım Hikmet Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Levent Kırca’nın tek kişilik oyunu “Azınlık” 29 Eylül’de saat 16.00 ve 20.00’de. (0312 444 93 64)

■ Anadolu Gösteri Merkezi’nde, Tolga Çevik’in tek kişilik gösterisi “Arkadaşım Hoş Geldin” 13 Ekim’de saat 21.00’de. (0312 286 12 11)

■ ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde, Dostlar Tiyatrosu’nun sahneleyeceği “Ben Bertolt Brecht” 14 Ekim’de saat 19.00’da, “Kerem Gibi” 13 Ekim’de saat 20.30’da, Ortaoyuncular Tiyatrosu’nun sahneleyeceği “Ferhangi Şeyler” adlı oyun 15 Ekim’de saat 20.30’da. (0312 210 41 51)

■ Tiyatro Pembe Kurbağa’da, “Hiçyemez Prenses” adlı çocuk oyunu 6 ve 13 Ekim’de saat 12.00’de, “Kırmızı Şapkalı Kurbağalar” adlı çocuk oyunu 7 ve 14 Ekim’de saat 12.00’de. (0312 418 02 67)

■ Tiyatro Tempo’da, “Mutlu Kelebek/çocuk oyunu” 30 Eylül’de saat 13.00’te, “Bavuldaki Hayatlar/yetişkin oyunu” 5 Ekim’de saat 20.00’de, “Maskeli Balo/çocuk oyunu” 6 Ekim’de saat 13.00’te, “Göknineye Konuk Geldi/çocuk oyunu” 14 Ekim’de saat 13.00’te, “Benim Sevgili Yağmurum/yetişkin oyunu” 20 Ekim’de saat 19.00’da, “Beyaz Kalemin Renkli Dünyası/çocuk oyunu” 21 Ekim’de saat 13.00’te. (0312 232 32 92)

Opera Bale

İstanbul

■ ‘İstanbul Devlet Opera ve Balesi’, cumartesi günü saat 20.00’de Aya İrini’de vereceği Giuseppe Verdi konseriyle yeni sezonu açıyor. Orkestrayı, İtalyan şef Gianluca Bianchi; koroyu Gökçen Koray yönetiyor. Konserde İstanbul Devlet Opera ve Balesi solistlerinin yanı sıra İstanbul dışından konuk sanatçılar da yer alıyor.

Ankara

■ Operet Sahnesi’nde, “Evlilik Senedi/opera” 2 ve 16 Ekim’de saat 20.00’de, 28 Ekim’de saat 14.00’te. (0312 324 68 01)

Gösteri Söyleşi

İstanbul

■ ‘Cirque du Soleil’ topluluğu, “Alegria” adlı gösterisiyle bugün, yarın, çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri saat 20.00’de, pazar günü saat 17.00’de Ülker Sports Arena’da izlenebilir.

(0216 556 98 00)

■ ‘Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da cumartesi günü saat 18.00’de “Ben Küçükken Gösterirdim” adlı stand- up gösterisi izlenebilir. “Ayşe Erbulak Stand-up Show: Herbokoloji” ise çarşamba günü saat 21.00’de.

(0216 467 33 32)

Ankara

■ Cermodern Sanatlar Merkezi’nde, “Le Tableau” adlı filmin gösterimi 25 Eylül’de saat 21.00’de.

(0312 310 00 00)

■ Opera Sahnesi’nde, “Don Giovanni/opera” 6 ve 15 Ekim’de saat 20.00’de. (0312 324 68 01)

Kaynak : [-]

Akbank Caz Festivali kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenecek olan “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması” sunduğu yurtdışı eğitim fırsatı ve saygın jürisi ile genç yetenekleri bekliyor.

 Son Başvuru:  22 Eylül 2012, Cumartesi Akbank Sanat/ Beyoğlu

Bu sene ikincisi düzenlenen “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması” ile amatör caz müzisyenlerini ustalarla buluşturuyor. Yarışmada “en iyi performans”, “en iyi doğaçlama”, ve “en iyi yorum” kategorilerinde , aralarında Ayşe Gencer, Aydın Esen, İmer Demirer, Cengiz Baysal ve Volkan Hürsever’in olduğu jüri üyeleri tarafından seçilerek, dereceye giren finalistler Venedik Caz Festivali kapsamında gerçekleşecek atölye çalışmalarına katılma şansı elde edecekler. Lale Plak ve Zuhal Müzik’ten hediye çeki sahibi olacaklar. Aynı zamanda kazananlar Amerikan Konsolosluğu Kültür Ofisi’nden Caz İkonları Serisi ile efsane cazcıların performanslarının yer aldığı 9 DVD’lik setin sahibi olacaklar.

Jamzz kazananları, festivalin bir parçası olup profesyonel sanatçılarla ve birbirinden değerli jüri üyeleri ile birlikte Babylon sahnesinde özel jam session sunacaklar.

 CAZIN USTALARI İLE GENÇ YETENEKLER JAmZZ’DE BULUŞUYOR

30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklere, Festival’in bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla birlikte sahnede “Jam Session” yapma imkanı sunan yarışmaya katılmak için adayların, hazırladıkları bir demo CD, kısa öz geçmişleri, müzik tarzlarını anlatan ön yazı ve bir fotoğraf ile Akbank Caz Festivali/JAmZZ konu başlığını ekleyerek 22 Eylül 2012, Cumartesi  gününe kadar Akbank Sanat / Beyoğlu adresine ulaştırmaları gerekiyor.

 

Katılım Şartnamesi için  tıklayınız.

Başvuru Formu için  tıklayınız.

Poster için tıklayınız. 

 

Sinema Oyuncuları Meslek Birliği (BİROY), 1995 yılı öncesinde çekilen 3 bin 500 filmde rol alan 107 oyuncunun, televizyon yayınlarından doğan telif haklarının ödenmesi için dava açmaya hazırlanıyor.

 BİROY avukatı Sedef Erken Sanlısoy, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda, meslek birliklerinin bir araya gelerek belirledikleri ortak tarife üzerinden oyuncuların da içinde yer aldığı eser sahiplerine, yayından doğan lisans bedellerinin, yani telif hakkının ödenmesi zorunluluğu getirildiğini ancak bugüne değin hiçbir televizyon kuruluşunun bu yolla bir oyuncuya telif hakkı ödemediğini söyledi.

Yargıtay’ın içtihadına göre 12 Haziran 1995 öncesi sinema eserleri üzerinde sanatçıların telif hakkı bulunduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’nda da, “Meslek birliklerince belirlenen tarife veya ortak tarifeler üzerinden sözleşmenin yapılmaması halinde, taraflar yargı yoluna başvurabilirler” şeklinde ibarenin yer aldığını dile getiren Sedef Erken Sanlısoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Herhangi bir alışveriş merkezinden, Filiz Akın’ın, Tarık Akan’ın, Türkan Şoray’ın tüm filmlerini bir arada satın alabiliyorsunuz. Hala bu filmler satılıyor, televizyonlarda gösterilmeye devam ediliyor. DVD, CD satışından, reklam gelirlerinden yayıncılar büyük paralar kazandılar ama bu oyuncular 1 lira dahi telif hakkı elde edemediler. Bugün Avrupa Birliği ve dünyada oyuncunun telif hakkı alamaması söz konusu olamaz ancak Türkiye’de oyuncular hala teliflerini alamıyorlar. BİROY olarak, çoğunluğu Yeşilçam oyuncularının oluşturduğu 107 oyuncu ve 3 bin 500 film üzerinden yayıncılara, Türkiye’de telif haklarıyla ilgili en büyük davayı açıyoruz. Bu sadece maddiyatla ilgili bir dava da değil. Bu bir hakkın ihlali. Yayınlar izinsiz yapılıyor. Bunun cezai yaptırımı da yasada açıkça belirtilmiş. Dolayısıyla maddi taleplerin yanı sıra suç duyurusunda da bulunacağız. Çünkü lisanslamalarla ilgili yasa maddelerine uyulmadan yapılan bu yayınlar yasaya aykırıdır.

Oyuncularla yayıncılar arasındaki telif hakkı sorununun çözümü için girişimlerinin sonuç vermediğini dile getiren Sanlısoy, “Sorunun diyalogla çözülmesini isteriz. Ancak yayıncılara çektiğimiz ihtarnameler ve çağrıların tamamen cevapsız kalması sonrasında oyuncuların haklarını almak için artık dava kaçınılmaz oldu. Dileriz dava sonuçlanmadan bu konuda gerekli adımlar atılır ve oyuncular teliflerine kavuşurlar” diye konuştu.

Sanlısoy, Türk sinemasının unutulmaz oyuncularından Kemal Sunal’ın ve çocuklarının yürüttüğü hukuk mücadelesinin diğer oyunculara örnek olduğunu ifade etti.

BİROY BAŞKANI JANSET

Sinema ve dizi film oyuncusu Janset, AA muhabirine yaptığı açıklamada, başkanı olduğu BİROY’u, 3 yıl önce, oyuncuların telif haklarını takip etmek için kurduklarını belirtti.

Bugüne kadar filmleri yayınlanan oyuncuların telif sorununun çözümü için bir çok görüşme yaptıklarını ancak hiçbir netice alamadıklarını dile getiren Janset, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oyuncuların telif hakkını takip etmek ve usulüne uygun olarak dağıtılmak üzere kurulmuş bir örgütüz ama ne yazık ki bugüne kadar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ‘Şu kadar telif topladık ve dağıttık’ diye bir rapor sunamadık. Muhatabımız olan neredeyse herkesle görüştük. Ilımlı yaklaşımlar oldu ama sonuca ulaşamadık. Geçen yıl oyuncularımızın filmlerini gösteren 20 televizyon kanalına, ‘Oyuncularımıza telif haklarını ödeyin’ diyerek, ihtarname çektik. Bundan da bir sonuç alamadık. Artık dava dışında bir seçenek kalmadı. Artık Türkiye’de oyuncular olarak bu utancı yaşamak istemiyoruz. Zaten bizim olması gereken, kağıt üzerindeki haklarımızın ödenmesi için televizyonlara çıkıp şikayet etmekten yorulduk. ‘Ne kadar geç ödersek o kadar iyi’ gibi bir yaklaşım var ancak biz 107 oyuncumuz adına 1995 öncesi çekilen 3 bin 500 film için, hukuki haklarımızı kullanacağız ve ne gerekiyorsa yapacağız. Bizler uyanıklık yapıp daha fazla kazanç elde etmeye çalışmıyoruz, yasada belirtilen ve sadece kağıt üzerinde kalan haklarımızı istiyoruz.”

Janset, yapımcı şirketlerin artık, oyuncuların yasal yollara başvurmalarını önlemek ve bütün yasal haklarını kendilerine devreder nitelikte maddeler içeren sözleşmeler imzalattırdığını da belirterek, “Hatta oyuncuların meslek birliklerine ve sendikalara üyeliklerini engellemeye dönük dahi maddeler bulunduğunu görüyoruz. Sözleşme maddelerinin hukuka aykırılığı için de hukuki girişimleri başlatacağız” diye konuştu.

Janset, 107 oyuncunun dışındaki oyuncuları da yargı sürecine dahil etmek için birliklerine üye olmaya çağırdı.