Yazılar

Empresyonizm akımının kurucularından biri olarak kabul edilen ama Empresyonizm tanımını kabul etmeyen, onun yerine ‘gerçekçi’ olarak anılmak isteyen Edgar Degas’ın bir tablosu 9 yıl önce çalınmıştı.

Fransız Ressam Edgar Degas’ın Les Choristes (Koristler) isimli tablosu, 9 yıl önce Marsilya’daki bir müzeden çalınmıştı. 1877 yılında yapılan Les Choristes isimli tablo 9 yıldır hiç bir yerde bulunamıyordu.

Fransız Kültür Bakanlığı rutin olarak kontrol çalışması yürütürken, durduğu bir otobüsün bagaj bölümünde 9 yıl önce çalınan Les Choristes isimli tablo bulundu

Bulunan tabloya el koyan Fransız Kültür Bakanlığı, tabloyu Paris’teki Orsay Müzesine götürerek, tablonun gerçek olup olmadığının tespitini istedi. Orsay Müzesi tarafından yapılan incelemeler sonucunda otobüsün bagajında bulunan tablonun gerçek olduğu ve Edgar Degas’ın 1877 yılında yaptığı LEs Choristes isimli tablo olduğu tespit edildi.

Tablo bulundu anca tabloyu otobüsün bagajına bırakan kişi henüz tespit edilemedi.

İşte o tablo:

Mandatory Credit: Photo by Marc Bonodot/AP/REX/Shutterstock (9436161a)
And provided by French Customs shows a stolen painting by French painter Edgar Degas. French customs have discovered an original Impressionist masterpiece by Edgar Degas stolen in 2009 _ in a suitcase on a bus
Degas Found, Paris, France – 22 Feb 2018

Dünyaca ünlü İspanyol ressam Pablo Picasso’nun tablosunun alt katmanında yağlı boya Barcelona resmi olduğu keşfedildi.

1973 yılında hayatını kaybeden efsanevi ressam Picasso’nun Diz Çökmüş Kadın (La Misereuse Accroupie) adlı tablosunun altında farklı bir resim olduğu fark edildi.

ABD’li araştırmacılar, yeni kullanılmaya başlanan bir görüntüleme cihazıyla tabloyu inceledi ve şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştı.

Tabloların alt katmanlarını görüntüleme imkanı tanıyan cihazla Diz Çökmüş Kadın tablosu ele alındı ve tablonun alt katmanında Barcelona şehrine ait yağlı boya bir resim olduğu keşfedildi.

Picasso’nun yatay Barcelona resmi üzerine yaptığı dikey Diz Çökmüş Kadın tablosu, sanatçının depresif eserler yarattığı Hüzünlü Mavi Dönem (1901-1903) eserleri arasında yer alıyor.

Kaynak: sanatkaravani.com

Yapılan araştırmalara göre sanat ile ilgilenen çocukların stres seviyelerinde azalma olduğu görülüyor.

Küçük yaşta dans, müzik veya görsel sanatlar gibi sanatsal aktiviteler ile uğraşan çocukların stres seviyelerinde olumlu yönde değişimler olduğu gözlemlendi.

Sanatın insaların üzerindeki etkileri yıllardır süren bilimsel çalışmalar ile araştırılmaya devam ediyor. Ancak çocuklar üzerinde olumlu yönde etkileri olduğunu kesinleşmiş oldu.

Sanat Karavanı sitesinin Yazarı Saniye Kaya’nın haberine göre; West Chester ve Delaware Üniversitesinden bilim insanları tarafından yürütülen araştırma sonuca ulaştı. Yapılan açıklama da; ‘sanatın, çocukların fizyolojik gelişimi üzerinde yoksulluğun yarattığı güçlü etkiyi yatıştırabilme özelliğini’ ortaya koydu denildi.

Philadelphia’da bir okul öncesi eğitim kurumunda ekonomik durumları iyi olmayan 3 ila 5 yaş arası 310 çocuk üzerinde yapılan bir deneyde de sanatın iyileştirici etkisi kanıtlandı. Sanatla iç içe bir eğitim programı hazırlayan okula giden çocuklar gün içinde birden fazla sanat dalıyla ilgileniyor ve çeşitli becerileri gelişiyor. Araştırmada yer alan ekip, araştırma için rastgele seçilen çocuklardan okuldan önce ve sonra tükürük örnekleri alıyor ve bu örneklerde kortizol seviyesini ölçtüğünde; sanat derslerinden sonra kortizol yani stres seviyesinin düştüğü gözlemleniyor.

Çocuklarda olduğu kadar daha önce yetişkinlerde de benzer araştırma ve deneyler yapılmış yine benzer sonuçlar alınmıştı. Sanatın stres seviyesi üzerindeki olumlu etkisi hem çocuklarda hem de yetişkinlerde oldukça fazla. Sanatın iyileştirici, yatıştırıcı ve dönüştürücü etkisi göz ardı edilemeyecek kadar değerli. Fransız ressam ve heykeltıraş Georges Braque’ın da söylediği gibi:

“Sanat, yaranın ışığa dönüşmüş halidir.”

2013 yılında dünyaca ünlü Hollandalı ressam Vincent van Gogh’un bir eseri bulunmuş ve doğruluğunun teyit edilmesi için uzmanlar tarafından incelemeye alınmıştı.

Georgina Vermeer tarafından 1917’de satın alınan eser, Vermeer’in torunu tarafından kalan miraslar arasından çıkmış ve Paris’te ünlü sanat danışmanı Fred Leeman’ın verdiği konferans sırasında uzmanlara gösterilmişti.

Araştırmalarını şimdiye kadar sürdüren uzmanlar, sonunda eserin Vincent van Gogh’a ait olduğunu kesin olarak açıkladılar. Vincent van Gogh’un 1886’da Belçika’nın Antwerpen kentinde akademi eğitimi alırken çizdiği resimde Paris’teki Montmartre tepesinde bulunan bir taş ocağı görülebiliyor.

Ayrıca, Montmartre tepesinin aynı teknikle resmedildiği fakat isimsiz olan bir eser daha ele geçirildi. Uzmanlar, ele geçirilen isimsiz eserin de Vincent van Gogh’a ait olduğunu tespit etti.

Eserler, 6 Mayıs 2018’e kadar Singer Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

Resim / Güzel Sanatlar öğrencilerinin içine düştüğü hataları değerlendiren uzmanlar, bu hataları sınıflandırdı.

Bazı öğrencilerin, resim sanatını, tuvalin üzerine farklı renklerde boyalar püskürtüp, ilginç figürler çizmekten ibaret zannettiğini kaydeden uzmanlar, resimin eğlenceli ancak bir o kadar da çaba gerektiren bir sanat olduğunun altını çiziyor.

Öğrencilerin bazılarının temelde verilen resim bilgilerini es geçmeleri nedeniyle ilerleyen dönemlerde daha da zorlandığını işaret eden uzmanlar, temel sanatlar bilgisinden uzak öğrencilerin projelere başlayamadığını savunuyor.

Bir türlü yeni proje üretmeye başlayamayan resim/ güzel sanatlar öğrencilerinin, ürettiklerinde de zayıf veya sönük kompozisyonlara yöneldiğini vurgulayan uzmanlar, keyifsiz, sıkıcı, basit ve dengesiz öğelere sahip kompozisyonların zayıf ve sönük olarak tanımlandığını belirtiyor.

Sanatın pek çok dalında, öğrencilerin başlangıçtan sona dek fikir gelişmesinin beklendiğini hatırlatan uzmanlar, aynı şeyin resim içinde söz konusu olduğunu dile getiriyor.

ABD’de yaşayan 3 erkek kardeş ölen annelerinin evini temizlerken bodrum katta toz içinde bir tablo buldu. Buldukları bu tabloyu antikacıya götüren kardeşlere antikacı tarafından tablonun ‘sıradan’ olduğu söylendi. Antikacıdan aldıkları bu yanıtın ardından, milyon dolarlık tabloyu 250 dolardan açık artırmaya çıkaran kardeşler, nasıl bir hata yaptıklarını açık artırma sırasında fark etmiş oldular.

ABD’de 3 erkek kardeş ölen annelerinin evini temizlerken buldukları Rembrandt tablosunu 250 dolardan açık artırmaya çıkardı. Fransa’dan bir alıcının katılmasıyla fiyat birden arttı ve tablo 1.1 milyona satıldı.

ABD’nin New Jersey Eyaleti’nde yaşayan Ned, Roger ve Steven Landau kardeşler umulmadık bir servete kondular. Landau kardeşler, kısa süre önce ölen annelerinin evinin bodrumunda toz içinde kalmış bir tablo buldular. Gazete Habertürk’te yer alan habere göre daha önce büyükannelerinin evinin yemek salonunda gördükleri bu tabloyu bir antikacıya gösterip “sıradan” yanıtını alan kardeşler resmi açık artırmada “en fazla 800 dolar” beklentisiyle satma kararı aldılar.

250 dolardan başlayan açık artırmada fiyat Fransa’dan telefonla katılan bir alıcının teklifleriyle hızla yükseldi. Ardından Almanya’dan gelen bir telefonla fiyat 100 bin doların üzerine çıktı. Sonuçta açık artırmayı Fransız alıcı 1.1 milyon dolarla kazandı.

Uzmanlar tarafından yapılan incelemede eserin 17’nci yüzyılda yaşamış Hollandalı ressam Rembrandt’ın “Bilinçsiz hasta” isimli tablosu olduğu tespit edildi. Fransız alıcı daha sonra tabloyu 4 milyon dolara Amerikalı televizyoncu James Colby’ye sattı. Fransız ve Alman alıcıların tablonun gerçek olduğu bilgisini nasıl aldıkları ise hâlâ bir sır.

Şair Ahmet Telli, Eskişehir’de Çağdaş Sanatlar Galerisi tarafından düzenlenen “Renkler-İmgeler-Sözcükler” adlı resim ve heykel sergisiyle sanatseverler ile buluşacak.

Eskişehir’deki Çağdaş Sanatlar Galerisi’nde gerçekleşecek olan ‘Renkler-İmgeler-Sözcükler’ isimli resim ve heykel sergisini görmeye gelen sanatseverler, 1980 yılında Ahmet Telli ile birlikte Toprak Şiir Ödülünü alan şair-ressam Metin Altıok, Ülkü Tamer, Metin Yurdanur, Doğan Örs, Asaf Koçak’ında aralarında yer aldığı 82 sanatçının gözünden Ahmet Telli’yi izleyebilecek.

Şair Ahmet Telli’nin 70’inci yaşı nedeniyle Çağdaş Sanatlar Galerisi’nde “Renkler-İmgeler-Sözcükler” isimli resim-heykel sergisi düzenliyor. Serginin açılışı 6 Ocak Cumartesi günü yapılacak. Sergisinin küratörlüğünü sanat eleştirmeni ve yazar İbrahim Karaoğlu yapacak.

Koordinatörlüğünü ise Füsun Demiray’ın üstlendiği sergiside, Ahmet Telli şiirleri 82 sanatçının estetiğinde yankılanacak.

6 Ocak Cumartesi günü saat 17: 00’de sanatseverler ile buluşacak olan sergide ayrıca özel bir program yer alacak. Açılışta Türkiye’nin önemli gitar virtüözlerinden Ahmet Kanneci ve şair Ahmet Telli gitar-şiir dinletisi gerçekleştirecek. Açılış programında ayrıca yönetmenliğini Mahir Karayazı’nın yaptığı ‘Şairini Bekleyen Sandalye’ isimli belgesel filmin gösterimi de yapılacak.

Amerikalı milyarder David Rockefeller, geçtiğimiz Mart ayında 101 yaşında vefat etmişti. Vefat eden David Rockefeller’in aralarında, Picasso, Matisse, ve Monet gibi ressamların eserlerinin de bulunduğu resim koleksiyonu açık artırma ile satışa çıkarılıyor.

Resim Koleksiyonun muhammen bedeli 700 milyon dolar. Ancak açık artırmada rakamın 1 milyar doların üzerine çıkılacağı tahmin ediliyor.

İspanyol ressam Pablo Picasso’nun “Çiçek sepetli genç kız” tablosu koleksiyondaki en değerli parça olarak görülüyor ve en az 70 milyon dolara alıcı bulması bekleniyor.

Fransız ressam Claude Monet’nin “Nilüferler” tablosunun değerinin ise 35 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.

Şimdiden “Tarihin en büyük açık artırması” olarak anılan müzayedenin New York’ta Christie’s Müzayedeevi’nde yapılması bekleniyor. Ancak tarih henüz belli değil.

2017 yılının sonuna geldik. Bu gece 2018 yılına giriyoruz. Peki 2017 yılında kültür sanat dünyasında neler yaşandı? HT Pazar’dan Deniz Çağlar 2017 yılında kültür sanat dünyasında neler yaşandığını tek tek yazdı. Bizde 2017 yılındaki Kültür Sanat dünyasındaki bu önemli gelişmeleri sizlerle paylaşmak istedik.

KÜLTÜREL YAPI PATLAMASI 
Dünyada 101’den fazla önemli sanat merkezi açıldı. Müzeler, performans sanatları ve kültür merkezlerinin toplam inşaat maliyeti: 8.45 milyar dolar

TATE MODERN’DE İLK TÜRK
Tate Modern’de ilk kez bir Türk sanatçının retrospektifi sergilendi: Fahrelnissa Zeid

DÜNYANIN EN PAHALI ESERİ
Leonardo da Vinci’ye ait Salvator Mundi tablosu, Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından Christie’s New York’ta 450 milyon dolara satın alındı. Hz. İsa’yı betimleyen ‘dünyanın en pahalı eseri’, Louvre Abu Dhabi Müzesi’nde sergileniyor.
Sanat piyasası ‘2017’yi şüphesiz bu yarım milyar dolarlık satışla hatırlayacak.

2017’NİN EN PAHALI ESERLERİ 
1. Leonardo da Vinci, Salvator Mundi (c. 1500), 450 milyon dolar.
2. Qi Baishi, Twelve Landscape Screens (1925), 140.8 milyon dolar.
3. Jean-Michel Basquiat, Untitled (1982), 110.4 milyon dolar.
4. Vincent van Gogh, Laboureur dans un champ(1889), 81.3 milyon dolar.
5. Fernand Léger, Contraste de formes (1913), 70 milyon dolar.
6. Andy Warhol, Sixty Last Suppers (1986), 60.8 milyon dolar.
7. Gustav Klimt, Bauerngarten (1907), 59.3 milyon dolar.
8. Constantin Brancusi, La muse endormie (1913), 57.3 milyon dolar.
9. Cy Twombly, Leda and the Swan (1962), 52.8 milyon dolar.
10. Francis Bacon, Three Studies for a Portrait of George Dyer (1963), 51.7 milyon dolar.

2017’NİN EN POPÜLER SERGİSİ (TÜRKİYE)
Ai Weiwei, Porselene Dair, Sabancı Müzesi

2017’NİN EN POPÜLER SERGİSİ(DÜNYA)
Treasures from the Wreck of the Unbelievable ‘İnanılmaz Enkazdan Hazineler’, Damien Hirst, Venedik

2017’NİN YILDIZLI SANAT ETKİNLİĞİ 
İstanbul Bienali

EN ÇOK KONUŞULAN SANATSAL İŞBİRLİĞİ 
Jeff Koons x Louis Vuitton

EN ÇOK KONUŞULAN SANAT OLAYI
450 milyon dolara satılan Salvator Mundi…

BITCOIN SANAT PAZARINA GİRDİ 
Londra’da Dadiani Gallery’de Bitcoin karşılığında ilk sanat eseri alım-satımı gerçekleşti.

BEYAZ SARAY’A YENİ KOLEKSİYON
Beyaz Saray’ın duvarlarını süsleyen tablolar Trump’ın başkanlığıyla beraber kızı Ivanka Trump’ın seçtiği eserlerle değiştirildi. ‘Dear Ivanka’ protestoları aylarca sürdü.

TERÖR MÜZELERİ VURDU 
Ocakta Paris’teki Louvre Müzesi, mayısta Londra’daki Victoria and Albert Müzesi’nde terör alarmı verilmişti. Neyse ki saldırganlar olaysız etkisiz hale getirildi.

AMERİKA’NIN EN PAHALI SANATÇISI 
Japon koleksiyoner Yusaku Maezawa, JeanMichel Basquiat eserine 110 milyon dolar vererek Andy Warhol’un tahtını elinden aldı. Basquiat 2017 itibarıyla Amerika’nın en pahalı sanatçısı…

LOUVRE’UN BAE MÜZESİ 
Paris Louvre Müzesi’nin yıllardır beklenen Abu Dhabi şubesi nihayet kapılarını açtı.

ORTADOĞU’YA İLGİ
Christie’s Londra’da 2006’dan beri ilk kez, ‘Middle Eastern Modern and Contemporary Art/Modern ve Çağdaş Ortadoğu Sanatı’ müzayedesi gerçekleşti.

MÜSLÜMAN SANATÇILARA DESTEK 
Trump’ın seyahat yasağına karşı, MoMA yasaklanmış 7 Müslüman ülkenin sanatçılarının eserlerini sergiledi.

DALİ DAVASI 
Sürrealizmin öncü ismi Salvador Dali’nin yıllar süren babalık davası sonucu mezarı açıldı.

AFRİKA’NIN İLK ÇAĞDAŞ SANAT MÜZESİ 
Eski Puma CEO’su ve koruma uzmanı Jochen Zeitz, Afrika’nın ilk çağdaş sanat müzesini açtı. Zeitz Çağdaş Sanat Müzesi, Güney Afrika’nın Cape Town kentinde.

GÖRSEL MEDYANIN EN DİKKAT ÇEKEN İSİMLERİ:

Edel Rodriguez: Yılın en güçlü ve iddialı dergi kapaklarını çizdi. Özellikle TIME ve Der Spiegel için resmettiği mevcut ABD başkanı ve yönetiminin politikalarını tasvir eden siyasi karikatürleri çok konuşuldu.
Awol Erizku: Instagram’ın en çok beğenilen fotoğrafının imzası ona ait. Şubat ayında, Beyonce ikizleri beklediğini dünyaya duyurmak için Instagram’da bir portre paylaşmıştı. Fotoğraf, kültürel simgeler ve göbeği Virgin Mary’yi hatırlatacak bir şekilde resmedilmişti. Paylaşım, Beyonce’yi fotoğraflayan Erizku’nun kariyerini şüphesiz bambaşka bir boyuta taşıdı.
Maria Balshaw: Sir Nicholas Serota’nın ayrılmasıyla Tate’in ilk kadın yöneticisi olarak atandı.
Pete Souza: Obama’nın Beyaz Saray fotoğrafçısı Souza, geniş görüntü arşivini Obama’nın Beyaz Saray’dan ayrıldığı gün itibarıyla sosyal medyada yeni açtığı hesapla paylaştı.
Leonardo Da Vinci: 450 milyon dolara satılan eseriyle, sanat piyasasına ve sanatın jeopolitikle kesişim noktasına uluslararası bir boyut kazandırdı.

2017’NİN OLAĞANÜSTÜ SANAT-TARİHSEL KEŞİFLERİ

✔ Auguste Rodin’in başyapıtlarından Napoléon Bonaparte’ın mermer büstü (1908), 75 yıl aradan sonra New Jersey belediye binasında bulundu.

✔ Peter Paul Rubens’in yaklaşık 400 yıldır kayıp bir portresinin, tarihi bir Glasgow evinde asılı olduğu keşfedildi.

✔ René Magritte’in son tablosu The Enchanted Pose (1927), kaybolduktan 85 yıl sonra Belçika’da bulundu.

✔ Mısır’ın Luksor kentinin güneyindeki Thebes’de Draa Abou Naga nekropolünde, 18. Mısır Hanedanlığı’na ait 3 bin 500 yıllık mezarların da içinde olduğu yepyeni bir sit alanı bulundu.

2017 yılının sonlarına geldik. Yarın yeni yıla giriyoruz. Peki 2017 yılında en pahalı eserlerini merak ediyor musunuz? Bu haberimizde sizler için 2017 yılının en pahalı eserleri derledik.

Listenin ilk sırasında; 16. yüzyılda yaşamış olan ünlü İtalyan ressam ve bilim adamı Leonardo da Vinci’nin Salvator Mundi (Dünyanın Kurtarıcısı) adlı İsa Peygamber tablosu yer alıyor. ABD’nin New York kentinde 15 Kasım’da düzenlenen müzayedede 450.3 milyon dolara satılarak rekor kıran bu tablo 2017 yılının en pahalı eseri olarak ilk sıradaki yerini aldı.

Listenin ikinci sırasında ise; aynı zamanda grafiti sanatçısı olan ressam Jean-Michel Basquiat’ın ‘Untitled’ isimli eseri yer alıyor. New York’ta 18 Mayıs 2017’de düzenlenen bir müzayedede 110.5 milyon dolara alıcı bularak listenin ikinci sırasına yerleşti.

Listenin üçüncü sırasında; Hollandalı dünyaca ünlü ressam Vincent Van Gogh’un ‘Laboureur dans un champ’ isimli tablosu yer aldı. Yine New York’ta 13 Mayıs 2017 tarihinde düzenlenen müzayedede 81.3 milyon dolara alıcı bulan bu tablo 2017’nin en pahalı eserleri listesinde üçüncü sıraya yerleşti.

Listenin dördüncü sırasında; 20. yüzyıl Paris Ekolü sanatçılarının başında gelen ressam, heykeltıraş, seramikçi ve film yapımcısı Fernard Léger’in ‘Contraste de formes’ isimli tablosu yer aldı. New York’ta 13 Mayıs tarihinde düzenlenen bir müzayedede 70 milyon dolara alıcı bulan bu tablo 2017 yılının en pahalı eserleri sırasına dördüncü sıradan girdi.

Listenin beşinci sırasında; aynı zamanda film yapımcısı ve yayıncısı olan Amerikalı ressam Andy Warhol’un ‘Sixty Last Suppers’ isimli tablosu yer aldı. New York’ta 14 Mayıs 2017 tarihinde düzenlenen bir müzayedede 60.9 milyon dolara alıcı bulan bu tablo 2017 yılının en pahalı eserleri sıralamasında beşinci sıradaki yerini aldı.

Listenin altıncı sırasında ise; Tablolarının yanı sıra duvar resimleri, eskizleri ve diğer eserleriyle de tanınan Avusturyalı ressam Gustav Klimt’in ‘Bauerngarten’ isimli eseri yer aldı. Londra’da 1 Mart 2017 tarihinde düzenlenen müzayedede 59.6 milyon dolara satılan bu eser 2017 yılının en pahalı eserleri listesinde altıncı sırada yer aldı.

Listenin yedinci sırasında; Romanya asıllı, fakat önemli çalışmalarını Paris’te yapan ve Fransız vatandaşlığına geçen, uluslararası modernizm akımının başta gelen heykeltıraşlarından biri olan Constantin Brancusi’nin ‘La muse endormie’ isimli eseri yer aldı. Londra’da 15 Mayıs tarihinde gerçekleşen bir müzayedede 57.4 milyon dolara alıcı bulan bu eser, 2017’nin en pahalı eserleri listesinde yedinci sırada yer aldı.

Listenin sekizinci sırasında; dünyaca ünlü ressam Cy Twombly’ın ‘Leda and the Swan’ isimli tablosu yer aldı. New York’ta 17 Mayıs 2017’de düzenlenen bir müzayedede 52.9 milyon dolara satılan bu tablo, 2017 yılının en pahalı eserleri listesinde sekizinci sırasında yer aldı.

Listenin dokuzuncu sırasında; İngiliz ekspresyonist ressam olan Francis Bacon’un ‘Three Studies for a Partrait of George Dyer’ isimli eseri yer aldı. New York’ta 17 Mayıs’ta düzenlenen bir müzayedede 51.8 milyon dolar’a alıcı bulan bu eser 2017’nin en pahalı eserleri listesinde dokuzuncu sırasında yer aldı.

Listenin onuncu sırasında ise; Çinli ressam Houang Binhong’un ‘Yellow Muntain’ isimli eseri yer aldı. Çin’de 19 Haziran 2017’de düzenlenen bir müzayedede 50.6 milyon dolara satılan bu eser, 2017 yılının en pahalı eserleri listesinde onuncu sırada yer aldı.

Altı yaşında elektrik direğine çıkınca elektrik akımına kapılan ve hastanedeki tüm müdahalelere rağmen iki kolu da kurtarılamayan Yusuf Akgün’ün iki kolu birden kesilmek zorunda kalınmış.

6 yaşındayken iki kolunu da kaybeden Yusuf Akgün, sonrasında çocuk esirgeme kurumunda büyümüş.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen pes etmeyen ve resime merak salan Akgün, ağzına kalemi aldı ve çizmeye başladı. Bir süre sonra ağzı ile kalem kullanma konusunda kendisini geliştiren Akgün, çok güzel resimler çizebilmeye başladı.

Akgün, kendisine büyük saygınlık kazandırdığını söylediği bu yeteneğinin şimdi herkese örnek olmasını istedi ve “Kendiniz için kalkın, pes etmeyin” dedi.

Yarışmalara ve çeşitli faaliyetlere katılarak çizimlerini ve resimlerini daha güzel yapmaya başlayan Akgün, bununla da yetinmedi. Profesyonel yüzme ve kick boks yaptı. Türkiye’yi Helsinki Olimpiyatları’nda temsil etti. Kendi gücünü çocuk yaşta keşfeden Akgün, kendisi gibi engeli olanlara seslendi:

“Ağlasalar da, sızlansalar da, yatsalar da hayat onların. Biz insanız. Doğamız gereği keşfetmeyi, üzülmeyi, çabalamayı ve sevilmeyi yaşayan bir varlığız… O yüzden evde oturmaktan ziyade ‘İnsanlar ne diyecek’ demeden ‘Ben ne yapabilirim ki?’ demeden başlarını kaldırmalılar. Engellerini, psikolojilerini bir yana bırakarak kendileri için bir şeyler yapmak istiyorlarsa kalksınlar ve çabalasınlar.”

Türkiye’nin yeni nesil sanatçılarını İstanbul’da toplayan BASE sergisini 5 günde 10 binden fazla kişi ziyaret etti.

Galata Rum Okulu’nda yapılan BASE sergisinde toplam 20 ilden 31 üniversiteden 108 sanatçıya ait 116 yapıt yer aldı.

Serginin haricinde sanat dünyasının ünlü isimlerinden 75 ayrı kişiyi konuşmacı olarak ağırlayan BASE, büyük ilgi ile takip edildi.

Bu yıl mezun olan sanatçı adaylarının eserlerinin 23 kişiden oluşan uluslararası seçici kurulun değerlendirmesiyle, oluşturulan sergi 21-24 Aralık tarihleri arasında sergilendi.

Aralarında Agah Uğur, Alev Ebuüziya, Ali Kazma, Banu Çarmıklı, Gülsün Karamustafa, Hale Tenger, Mehmet Güleryüz, Murat Germen, Mustafa Taviloğlu, Refik Anadol, Taner Ceylan gibi isimlerin de arasında 75 konuşmacı izleyicilerle buluştu.

BASE’te baskı, cam, enstalasyon, fotoğraf, görsel iletişim tasarımı, grafik tasarımı, heykel, resim, seramik, Türk el sanatları ve video kategorilerinde, Türkiye’nin dört bir yanından 31 üniversiteden 108 sanatçı adayının 116 yapıtı BASE’de sergilendi.