Şunun için etiket arşivi: Piyano

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 9 Mart’ta; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla etkinlik yapmış bulunmaktayız. İşte Nar Sanat Eğitim Kursu bayan öğrencilerinin ve eğitmenlerinin videoları;

 

 

Etkinlik Programı

ERKAN BAŞA

Defne Nedim  “Zeybek” Faik Canselen (Piyano) , “Ode to Joy” L.W. Beethoven

ÖZGÜR YAHYA ORUÇOĞLU

Tuğba Seher, “Vals” OLE HALEN, “Zumba” JOSEPH WANDERS, “Romance” ANONİM

BURCU IŞIL OĞUZ

Aysara Özenç “La Donna E Mobile” GIUSEPP VERDİ

SENA SEVİM

Eylül Gülenç – Elif Ersün (DÜET) – “Duetto in A minör” BENOİT BERBİGUİER

REŞAT TOKATLI

Meral Eren – Reşat Tokatlı (Düet) “A moll Keman Lonçertosu” A. VİVALDİ (Keman)

ERKAN BAŞA

İdil Deniz Bakır “Lirik” Fikret Amirov, “Venedik gondol” F. Mendalsohn (piyano)

SENA SEVİM

Elif Şahin “Old Mc DONALD” John Thompson (Piyano)

Selinsu Ökdemir “Menuet” J.S. Bach (Piyano)

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 8 Mart Kadınlar günü dolayısıyla 9 Mart Çarşamba günü saat 19:30’da dinleti yapılacaktır. Etkinlik videoları için buraya tıklayınız. Program şu şekildedir;

ERKAN BAŞA

Defne Nedim  “Zeybek” Faik Canselen (Piyano) , “Ode to Joy” L.W. Beethoven

ÖZGÜR YAHYA ORUÇOĞLU

Tuğba Seher, “Vals” OLE HALEN, “Zumba” JOSEPH WANDERS, “Romance” ANONİM

BURCU IŞIL OĞUZ

Aysara Özenç “La Donna E Mobile” GIUSEPP VERDİ

SENA SEVİM

Eylül Gülenç – Elif Ersün (DÜET) – “Duetto in A minör” BENOİT BERBİGUİER

REŞAT TOKATLI

Meral Eren – Reşat Tokatlı (Düet) “A moll Keman Lonçertosu” A. VİVALDİ (Keman)

ERKAN BAŞA

İdil Deniz Bakır “Lirik” Fikret Amirov, “Venedik gondol” F. Mendalsohn (piyano)

SENA SEVİM

Elif Şahin “Old Mc DONALD” John Thompson (Piyano)

Selinsu Ökdemir “Menuet” J.S. Bach (Piyano)

Not: Dinletimiz ücretsizdir.

tangonun-krallari-istanbula-geliyor,a6MzkPlPm06zDkYupeG7UA (1)

Aşk, tutku ve özlemin müziği tangonun, günümüzde ki en güçlü temsilcilerinden “Los Reyes Del Tango Orkestrası”  geçen sezon çok beğenilmesi üzerine bir kez daha 6 Mart’ta TİM Show Center’da izleyicisiyle buluşuyor…

Türkçe adıyla “Tangonun Kralları” olarak bilinen Arjantinli orkestra, İstanbul’da verecekleri tek konserle TİM Show Center’da müzikseverler ile buluşacak.  Tango tarihine damgasını vurmuş eserlerin seslendirileceği konserde, dünyanın en iyi 6 tango çifti olarak gösterilen dansçılar da orkestraya eşlik ederek izleyenlere muhteşem bir görsel şölen sunacaklar.

EFSANE JUAN D’ARİENZO’NUN İZİNDE

Yaşları 69 ile 82 arasında değişen 8 müzisyenin oluşturduğu “Los Reyes del Tango”, Arjantin’in müzik efsanesi Juan d’Arienzo’nun eşsiz stilini yaşatmaya devam eden tek orkestradır. Orkestra, Arjantin tango dünyasında “Ritmin Kralı” olarak da anılan, tango müziğinin altın çağı sayılan 1940 ve 1950’li yıllara damgasını vuran ve yüzlerce unutulmaz esere imza atan Juan d’Arienzo’nun güçlü müziğini günümüzde en iyi şekilde temsil etmektedir.

İtalya, İspanya, Portekiz, Avustralya, İsviçre, Ekvator, Kolombiya gibi birçok ülkede başarılı performanslar sergileyerek, ayakta alkışlanana orkestra, 1999 yılından itibaren Buenos Aires’te düzenlenen dünyanın en ünlü tango müzik festivali Uluslararası Arjantin Tango Kongresi’ndeki konserlerde sahne almış ve Arjantin halkının gözdesi olmuştur. Seyirci tarafından en saygı duyulan orkestralardan biri haline gelen Los Reyes del Tango festivale katılan tüm ünlü gazetelerden ve müzik eleştirmenlerinden en iyi notları toplamıştır.

Del BUONO (İtalya)

ORKESTRA ÜYELERİ

  • Luciano Rafael Orive (Buenos Aires, 1945) – Bandoneon
  • Anibal Cauda (Buenos Aires, 1940) – Bandoneon
  • Fausto Mario Danesi (Buenos Aires, 1936) – Bandoneon
  • Angel Berrocoso (Buenos Aires, 1938) – Keman
  • Alberto Gancedo (Buenos Aires, 1932) – Keman
  • Armando Solari (Buenos Aires, 1933) – Keman
  • Oscar Enzetti (Buenos Aires, 1938) – Piyano
  • Ricardo Sanchez (Buenos Aires, 1937) – Kontrbas
  • Victor Solari (Buenos Aires, 1933) – Bandoneon

 

ORKESTRAYA EŞLİK EDECEK DANSÇILAR

  • Javier RODRIGUEZ & Moira CASTELLANO (Arjantin)
  • Adrian FERREYRA & Dana FRIGOLI (Arjantin)
  • Sebastian JIMENEZ & Nadia JOHNSON (Arjantin)
  • Carlitos ESPINOZA & Noelia HURTADO (Arjantin)
  • Sebastian ACHAVAL & Roxana SUAREZ (Arjantin)
  • Giampiero CANTONE & Francesca

Ünlü Türk flüt virtüözü Şefika Kutluer, İspanya’nın başkenti Madrid’in seçkin kulüplerinden Casino de Madrid’de özel bir konser verdi. Kulübün 21. Müzikal Etkinlikleri kapsamında 2016’nın ilk konserini veren Şefika Kutluer beğeni topladı.

Kraliyet Salonu’nda iki bölümden oluşan konserde Kutluer, Sebastian Bach, Christoph Willibald Glück, Maurice Ravel ve Georges Bizet’in yanısıra Türk besteci Ekrem Zeki Ün’ün “Yunus’un mezarında” adlı eserini de sahneledi.

Kutluer’e konser boyunca Azeri piyano sanatçısı Naile Ahmedova eşlik etti. Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Ömer Önhon’un da aralarında olduğu bazı büyükelçilerin ve kulüp üyelerinin izlediği konser sonrasında Kutluer, salondan büyük alkış aldı.

İKİNCİ KONSER ENDÜLÜS’TE

54 yaşındaki sanatçı İspanya’daki ikinci konserini Endülüs bölgesinin Granada kentindeki Federico Garcia Lorca Tiyatrosu’nda yarın verecek.

Ankara Devlet Konservatuarı mezunu olan Şefika Kutluer, daha sonra kariyerine Viyana ve Roma’da devam etti. New York Times gazetesinde yayımlanan bir yazıda kendisi için yapılan “Sihirli flüt” yakıştırması Kutluer’in lakabı oldu. Kutluer, Türkiye ve dünyada birçok ödüle layık görülürken 2012 yılında UNICEF’in “İyi Niyet Elçisi” oldu.

sihirli-flut-madridlileri-buyuledi,iQOUgzYnqE-_QDKFReXFmQ (1)

Ludus Ensemble, 7 Mart Pazartesi günü Martı Klasiklerinde “Sıra dışı bir kadının müzikli dünyası: Clara Schumann” başlıklı dinleti-söyleşinin konuğu.

 Dinletinin söyleşi bölümünü Aydın Büke idare edecek.

Ludus Ensemble, Martı Klasikleri dahilinde, Dünya Kadınlar Günü için 7 Mart Pazartesi saat 20’de  Martı İstanbul Hotel’de düzenlenen müzikli söyleşide Clara Schumann’ın Piyano Trio’su ile kadın duyarlılığının izini sürüyor.

Dinletide Ludus Ensemble’ın üç değerli üyesi; Banu Selin Aşan- Keman & Seren Karabey – Viyolonsel & Elif Gökçe Tuğrul – Piyano yer alıyor.

“Romantizmin Işığı Clara ” kitabının yazarı Aydın Büke, “19.Yüzyılda Kadın Besteci” olmak üzerine müzisyenlerle sohbet ediyor.

Ludus Ensemble’ın muhteşem yorumu ve değerli müzisyen ve yazar Aydın Büke’nin genç müzisyenler ile sohbeti kaçırılmaz.  Anısı belleklerde kalacak bu harika geceye eşlik etmek isteyen müzikseverlerin biletleri Biletix ve konser öncesi Martı Otel’den temin etmeleri mümkün. Ludus Ensemble Dünya Kadınlar Günü konserinin  biletleri,  tüm kadın ve emekli dinleyeciler için indirimli!

“Ludus Ensemble, 2013 yılında, eğitimlerini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda almış dört genç müzisyen tarafından kuruldu. Banu Selin Aşan, Tuna Erten, Seren Karabey ve Elif Gökçe Tuğrul, Ludus Ensemble’ı kurarken, 2000li yıllarda İstanbul’da yaşayan genç klasik müzik yorumcuları olarak, ülkeler ve kültürler arası sınırların şeffaflaştığı, geçmiş ve günümüz sanatının birbirini zenginleştirdiği düşüncesini çıkış noktası edindiler.

 Dünyanın farklı coğrafyalarından ve zaman dilimlerinden bestecilerin eserlerini yorumlamak, Ludus Ensemble’ın üyelerine, zamanın ve mekanın sürekli değiştiği bir oyuna dahil olmak hissini verdiğinden, oluşumlarına isim olarak Latince ‘oyun’ anlamına gelen ‘ludus’u’ seçtiler.

Ludus Ensemble, dinleyicilerini zaman ve mekan ötesi yolculuklara davet ederek, klasik müziğin heyecan veren renkli dünyasını paylaşmayı hedefliyorlar. Ludus Ensemble üyeleri (keman,viyolonsel, piyano) 2014 Ekim’den beri Türk Eğitim Vakfı Güsel Bilal Yurt dışı Bursu ile Hamburg Hochschule für Musik und Theater’de Prof.Niklas Schmidt ile ‘Oda Müziği’ yüksek lisans çalışmalarına devam ediyorlar.”

Ludus Ensemble diğer konserleri:
– 12 Mart Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi Kış Konseri AIMA Yalısı

– 14 Mart Bodrum

– 16 Mart Summart Sanat Merkezi / İSTANBUL

Ludus Ensemble bu konserde Fransız besteci Jean Francaix’nin triosu, Arjantinli bandoneon sanatçısı ve besteci Astor Piazzolla’nın 4 Mevsim’i ve Amerikalı besteci Paul Schoenfield’in Cafe Music’ini seslendirecek olan Ludus Ensemble, Summart’ta gerçekleştireceği bu konserde dinleyicilerini caz etkilerinin hissedileceği farklı bir dünyaya çağırıyor.. 

7 Mart Pazartesi Ludus Ensemble Martı Klasiklerinde1

http://www.summart.org/tr/summart-sahne/gelecek-etkinlikler/ludus-ensemble/i-178
– 10 Nisan Jesteburg/Hamburg

– 19-20-21 Mayıs Avusturya Turnesi

– 31 Mayıs Süreyya Operası

– 16 Haziran Laeiszhalle/Hamburg

Her yıl Haziran ve Kasım ayında yapılan London College of Music sınavları için Pera Güzel Sanatlar Lisesi 2016 yılında Trinity College London ile çalışma kararı aldı. Nar Sanat Eğitim Kursu LCM için Eğitim ve sınavlarının yapıldığı SINAV MERKEZİDİR. Sınavda okul değişikliği olduğu için sınav kitaplarında da değişiklik yapıldı. Kitap ücretlerinde bir değişiklik olmadı.

Haberin tarihi: 29 Şub 2016

London College of Music Nedir?

London College of Music’in Grade ve Diploma Sınavları, sınava girenlere, sahip olduğu bilgi ve beceriyi kanıtlama ve uluslararası geçerliliğe sahip bir belgeye sahip olma imkanı sunmaktadır. LCM, uluslararası düzeyde kabul gören akreditasyon kurumu Ofqual tarafından akredite edilmiştir. Sınavlar her yıl Haziran ve Kasım aylarında yapılır. İngiltere Ulusal Eğitim Bakanlığı denetim elemanları tarafından yapılan LCM sınavlarının uluslararası sınav kurulları içerisinde ciddi bir saygınlığı vardır. LCM sınavları Qualifications and Curriculum Authority (QCA) (Nitelikler ve Müfredat Kurumu) tarafından ve The National Qualifications Framework (NQF) (Ulusal Kualifikasyon Çerçevesi) standartları doğrultusunda ulusal ve uluslararası akreditasyona sahiptir. Çok sayıda ülkede uygulanan bu sınavlar, çeşitli seviyeleri, seviyeler için gereken beceri ve bilgi standartları, seviyelerin birbirleriyle bağıntısı ve aşamalı süreçleri ile dünyada eşi benzeri bulunmayan bir yapıdadır.


 

Sınavların Temel Özellikleri

1- Grade ve Diploma derecelerinde geniş bir portfolyöye sahiptir. Her çeşit enstrüman için seçenekler bulunmaktadır.
2- Grade 8 derecesi, Ofqual tarafından müzik lisesi mezunu seviyesinde kabul edilmektedir. Adayların bu seviyede elde edecekleri başarı, üniversiteye girişlerinde büyük önem arz etmektedir.

OFQUAL AKREDİTASYONU

1- Kurumsal Tanınma Akreditasyon kurumumuz West London Üniversitesi’nin Büyük Britanya’daki Ofqual (Nitelik ve Sınav Düzenleyici Kurum), Galler Bölgesi’ndeki DCELLS ve Kuzey İrlanda’daki CCEA kurumları tarafından tanınırlığı vardır.
2- Nitelik Akreditasyonu Dolayısıyla çok çeşitli konulardaki Grade belgeleri ile performans ve öğretmenlik diplomaları Ofqual, DCELLS ve CCEA tarafından tanınmaktadır. Bu belgelerin tanınması için sınavların, içerik, yürütme, değerlendirme ve raporlama prosedürlerinin kriterlere kesinlikle uygun olması gerekmektedir.
Sistemin seviyeleri Grade ( Derece ) ve Diploma sınavları şeklindedir.


 

Sınav Seviye Değerlendirme Tablosu

EŞDEĞER STANDART SEVİYELER LCM SINAVLARIN QF
Seviye 7 FLCM Müzik Performans Master derecesi modülü
Seviye 6 – 7 A seviyesi
Seviye 6 LLCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin son yılı modülü (Lisans)
Seviye 5 ALCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin ikinci yılı modülü (Ön lisans)
Seviye 4 Dip LCM Müzik Performans ve Müzik Öğretmenliği Üniversitenin birinci yılı modülü
Seviye 3 Seviye 8 seviye ( Lise Mezunu )
Seviye 2 Seviye 4 – 5 GCSE Seviyeleri A* – C
Seviye 1 Seviye 1 – 3 GCSE Seviyeleri D – G

 


Lcm Öğrenci Adayları 

London College of Music sınavlarına girmek isteyen öğrenciler başvurularına Eylül ayından itibaren başlayabilirler. Sınav seviyelerinin çalıştıkları öğretmen tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Eğitim alınan kurum veya öğretmen bu konuda öğrenci adayına en doğru cevabı verecektir. Başvuruların erken yapılması sınav kitaplarının temini açısından önem taşımaktadır. Sınav kitapçıkları ve repertuar notaları adayın başvurmasının ardından genel merkezden temin edilir. Kitaplar İngiltere’den geldiği için geç başvurular öğrencinin sınava hazırlanma sürecini kısaltmaktadır.


LCM sınavına girecek öğrenci adayları;

A – Sınav Başvuru Formunu eksiksiz doldurmalı,
B – 1 adet vesikalık resim,
C – Nüfus kağıdı fotokopisi,
D – Sınav harcı ve kitap parasını LCM sınav merkezine eksiksiz teslim etmelidir.
Öğrenci adayları LCM sınav merkezlerinde ilan edilen yıllık sınav harcı ve kitap parası dışında bu sınavlara katılmak için (eğitim aldıkları kurumun veya öğretmenin bedeli haricinde) başka bir bedel ödemezler.


 

Grade Ve Diploma Sınavları

Öğrenci kendi bilgi ve becerisine göre öğretmenin tespit ettiği dereceden başlayabilir. Bazı sınav seviyelerini geçmek için Teori sınavını vermek gerekir (Örneğin Grade 8 derecesinden mezun olabilmek için Teori 5 seviyesinde başarı göstermek gerekir). Grade 8 mezunu, tüm dünyada MÜZİK LİSESİ mezunu sayılmaktadır.


 

Diploma Seviyelerinde

Performans, Bestecilik ve Öğretmenlik seçenekleri vardır. Pre Preparatory ( Başlangıç seviyesinde)

Grade Sınav Seviyeleri

  • Step 1
  • Step 2
  • Grade 1
  • Grade 2
  • Grade 3
  • Grade 4
  • Grade 5
  • Grade 6
  • Grade 7
  • Grade 8

 

Grade Derecesi Bölümleri

  • Piano/ Piyano
  • Singing/ Şan
  • Pop Vocal/ Müzikal – Pop Şarkıcılığı
  • Classıcal Guitar/ Klasik Gitar
  • Bass Guitar/ Bas Gitar
  • String/ Yaylı Sazlar / Keman – Viyola – Çello
  • Woodwınd/ Flüt – Obua – Klarinet – Saksafon
  • Brass/ Trompet – Trombone – Tuba – French Horn – Cornet
  • Drum Kits/ Vurmalı Sazlar – Bateri
  • Organ/ Org
  • Harp
  • Theory/ Müzik teorisi

 

Diploma Sınav Seviyeleri

  • DipLCM / Önlisans (1)
  • ALCM – Associate / Önlisans (2)
  • LLCM – Licentiate / Lisans
    FLCM – Fellowship
    Yüksek Lisans

Diploma seviyelerinde Performans bestecilik ve öğretmenlik seçenekleri vardır.


Diploma Derecesi Bölümleri

  • Piano/ Piyano
  • Singing/ Şan
  • Classıcal Guitar / Klasik Gitar
  • String / Yaylı Sazlar / Keman- Viyola- Çello
  • Woodwınd / Flüt – Obua – Klarinet- Saksafon
  • Brass / Trompet – Trombone – Tuba – Frenc Horn – Cornet
  • Percussion / Perküsyon
  • Organ/ Org
  • Theory / Müzik Teorisi
  • Composition / Kompozisyon

Haberin tarihi: 29 Şub 2016

sihirli-flut-madridlileri-buyuledi

Ünlü Türk flüt virtüözü Şefika Kutluer, İspanya’nın başkenti Madrid’in seçkin kulüplerinden Casino de Madrid’de özel bir konser verdi. Kulübün 21. Müzikal Etkinlikleri kapsamında 2016’nın ilk konserini veren Şefika Kutluer beğeni topladı.

sihirli-flut-madridlileri-buyulediKraliyet Salonu’nda iki bölümden oluşan konserde Kutluer, Sebastian Bach, Christoph Willibald Glück, Maurice Ravel ve Georges Bizet’in yanısıra Türk besteci Ekrem Zeki Ün’ün “Yunus’un mezarında” adlı eserini de sahneledi.

Kutluer’e konser boyunca Azeri piyano sanatçısı Naile Ahmedova eşlik etti. Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Ömer Önhon’un da aralarında olduğu bazı büyükelçilerin ve kulüp üyelerinin izlediği konser sonrasında Kutluer, salondan büyük alkış aldı.

İKİNCİ KONSER ENDÜLÜS’TE

54 yaşındaki sanatçı İspanya’daki ikinci konserini Endülüs bölgesinin Granada kentindeki Federico Garcia Lorca Tiyatrosu’nda yarın verecek.

Ankara Devlet Konservatuarı mezunu olan Şefika Kutluer, daha sonra kariyerine Viyana ve Roma’da devam etti. New York Times gazetesinde yayımlanan bir yazıda kendisi için yapılan “Sihirli flüt” yakıştırması Kutluer’in lakabı oldu. Kutluer, Türkiye ve dünyada birçok ödüle layık görülürken 2012 yılında UNICEF’in “İyi Niyet Elçisi” oldu.

yeni yıl

16 Ocak Cumartesi günü Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 nın ilk etkinliği gerçekleştirdik. Etkinliğin görüntülerini buradan inceleyebilirsiniz.

19.00 – 20.00 Programı

Dinleti:

Özgür Yahya Oruçoğlu,

Tuğba Seher Karanfil – Bartalome Calatayud (Vals) ,  Joseph Wanders (Rumba) –

Sena Sevim

Selinsu Ökdemir – Beethoven Sonatin (Piyano)

Reşat Tokatlı,

Zehra Mina Fırıncı – Jean (Philippe Romeau), Tambourine

Onur Güner

Sarp Kılıç – La Sautillante (Beste: Ferdinando Carulli) , İzmir Marşı (Beste: anonim)

Zuhal Sevim

Dilşah Aker – Mozart Sonatina

Lara  Sadi – Vals

Kayra Demir Mirza – Mary’nin Minik Kuzusu

Reşat Tokatlı

Berkin Ay – Enver Tufan (Oyun)

Sena Sevim

Elif Gürel – Enver Tufan, Eskiye Dönüş (Piyano),

Reşat Tokatlı

Melisa Kaya – Historia De un Amor

Onur Güner

Bade Kırkgöz – Divertissement (Beste: Antonio Cano)

Zuhal Sevim

Tülay Naz Çakır – Ömer Can (58. Etüt)

Reşat Tokatlı

Tan Onur – Yanni (Until the last moment , River flows in your)

Ege Yılmaz – God Father

Sena Sevim

Eylül Gülenç – Bach Menuet (Piyano, Flüt)

Onur Güner

Batuhan Doksanbir – Hoşgeldin (Beste: Birsen Kozer)

Zuhal Sevim

Gabriella Özcan – Hasat Vakti (Enver Tufan)

Reşat Tokatlı

Jbid Göktaş – A. Piazzola, Libertango

Reşat Tokatlı

Mahir Erbulan – Enver Tufan (Lokamotif)

Onur Güner 

Bahar Ece Sarsın – Window (Murat İşbilen) , Waltz in C (Ferdinando Carulli)

Reşat Tokatlı

Öykü Güleç – O. Rieding (Si Minör Keman Konçertosu 1. Bölüm) –

20.00 – 21.00 Programı

Skeç : (Tiyatro grubu)

(Bir sabah Shakespeare yine yazmaya çalışıyordu.) – (Oyuncular: William shakespeare – Doğukan Yiğitler
Romeo ve Juliet -Ibrahim Tütüncü,Ece Evler
Lady Macbeth -Gabriella Özcan
Hircin kiz Katherina – Zeynep Gürsoy
Petruchio – Mert Gümrü, Hamlet – Armağan Korucu),

Dinleti:

Burcu Işıl Oğuz

Merve Ayanoğlu – Fenerbahçe Marşı – Odet to Joy (Beethoven)

Aysara Özenç – Tirve Spent (Deaf Center) , Polovetzian Dance (Alexander Borodin)

Aslı Gürbüz

Ecem Eren Koca – Artık Sevmeyeceğim (Suat Sayın – Keman)

Erkan Başa

İdil Deniz Bakır – Lirik (Fikret Amirov) , Night and Day (Cole Porlan)

Burcu Işıl Oğuz

Nil Sahra Aksal – Savaş Dansı (Michael AAR), Arie (Mozart)

Aslı Gürbüz

Zeynep Ada Uç – Old Mcdonald (F.T. Nettleingham – Piyano)

Erkan Başa

Su Azra Dayıoğlu – Bahar Yağmuru, Orada bir köy var uzakta, Für Elise (Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Zeynep Ceylin Günenç – Alman Dansı (Joseph Hayoln), İskoç Dansı (Oscar Beringer)

Deniz Kaplan – Çekirge, Yansıma, Dolaptaki Sır (Enver Tufan – Piyano)

Burcu Işıl Oğuz

İklim Keleş – SonatinaIop.36 No.2 (Muzıo Clementi), TangoIESeiber

Erkan Başa

Burcu Bozkurt – Dalgalara Şarkısı, Lokomotif , Jingle Belss Amerikan Halk Şarkısı

Burcu Işıl Oğuz

Aleyna Güloğlu – Rüya (Barış Manço), Happy Together (The Turtles)

Erkan Başa

Mert Güney – Musetta, Yavaşça Kürek Çekelim

Burcu Işıl Oğuz

Mina Bayhoca – Hatırla Sevgili

Erkan Başa,

Meriç Gürcan – Kuş Uçar, La-si-do, Kızılderelilerin Savaş Dansı –

Burcu Işıl Oğuz,

Nil Ergül – Ode To Joy (Beethoven), Lokomotif (Enver Tufan)

Erkan Başa

Defne Nedim – Prensesin Valsi, Trambon Çalgıcısı (Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Yasemin Özyiğit- Jingle Bells (Amerika Ezgisi düz. – Y. İman), Dalgaların Şarkısı (Enver Tufan)

Erkan Başa

Aslı Demirok – Allepro (S. Suzuki), Melodi (Maxwell Eckstain)

Nehir Ergün – Lokomotif (Enver Tufan), Jingle Bells Amerikan Halk Ezgi./ Y. İman, Ode To JoyL.D. Beethoven

Berat Şerif – Çanlar Çalıyor (J. Thompson)

Oda Müziği -Murat Hasgün

Oda Müziği -Murat HasgünMüzik eğitiminin amaçlarından biri de, kendi müzik kültürümüzün yanında evrensel müzik kültürlerinin tanıtılması ve öğretilmesidir. Evrensel müzik kültürünün bir boyutu olan çok seslilik ise, geleneksel Türk müziğinin yapı ve ifade özelliklerine aykırı düşmemek koşuluyla önem arz etmektedir. Öyle ki Türk müziğinin çok seslendirilmesi ilgili yapılan bazı çalışmalar, müziğin geleneksel üslubunu yok etmiş ve bu durum, “Türk Müziğinde çok sesli çalışmalar yapılmalı mı, yapılmamalı mı” tartışmasını beraberinde getirmiştir. Bu tartışmalar çok yaygın olmamakla birlikte hala süredursun, ben, ana hatlarına zarar vermemek şartıyla Türk Müziğinin çok seslendirilmesi konusunda herhangi bir sakınca görmüyorum. Hatta düşüncem o ki; aşırı koruyucu disiplinler, zaman zaman bu koruyuculuğu abartıp, Türk Müziği üzerinde baskıcı bir anlayış oluşturmuşlar ve bu durum, müziğimizin kendi kimliğini ‘paylaşmasına’, dolayısıyla gelişmesine engel olmuştur. Türk müziği icra eden oda müziği topluluklarının sayı bakımından az olması, sanırım çok sesliliğe duyulan ön yargının yansıması.

Bu noktada, Çok Seslilik ve Oda Müziği konularını, tanımlardan yola çıkarak açıklamak yerinde olur.

Çok seslilik

Çok seslilik ile ilgili birden fazla tanım yapmak mümkün. Bir tanıma göre; “Aynı anda tınlayan seslerin, belli bir amaca yönelik olarak ve zamanla değişen görüşlere göre bir düzen içinde kaynaşmasıdır.”(Cangal, 1988:147). Başka ve daha geniş bir tanıma göre ise; “Birden fazla ses partisinin yer aldığı müzik. Gelişim süreci, Avrupa’da orta çağdan günümüze uzanır. 11.yüzyıldan başlayarak gelişen çok seslilik, yöntem bakımından iki genel yönelim izlemiştir: Birincisi Polyphoni (polifoni) olarak nitelenen kontrpuan tekniğine dayalı yatay çokseslilik; ikincisi, Homophonie (homofoni) denen armoni bilimi ve sanatına dayalı dikey çokseslilik. Çağdaş müzikte ilke olarak bu iki çok seslilik yöntemine bağlı kalınmamış yeni çok seslilik stil ve teknikleri geliştirilmiştir” (Say, 2002:135).

Çok seslendirme yönteminin ilk örnekleri barok çağın başlangıcı sayılan 1600 yıllarına rastlamaktadır. Rönesans (1450-1600) ve barok (1600-1750) çağın en önemli çok seslendirme yöntemi olan “kontrapunt”taki “yatay çokseslilik” örgüsüne karşıt olarak aynı anda tınlayan seslerin “dikey” ilişkisine dayanan armonik çok seslendirme, bütün barok çağ boyunca kontrapuntla yan yana (kimi zaman iç içe) kullanılmış olmasına karşın, kullanılan yöntemin teknik yanı ile ilgili yazılı açıklamalar ilk kez 1722 yılında Rameau tarafından yapılmış, konunun teknik yanını ifade eden “armoni bilgisi” terimi de ilk kez G.A.Sorge’nin “Armonik Özet ya da Armoni Bilgisi” (Conpendium harmonicum oder… Lehre von de Harmonie, 1760) başlıklı kitabında kullanılmıştır (bkz.,Cangal, 1999)

Türk Müziğinde çok seslilik

Türk müziğini ilk kez çok sesli yazan kişinin Sultan V. Murad olduğu bilinir. Sultan V. Murad Osmanlı padişahları arasında en çok batı tarzı eser vermiş olanıdır. Armonilenen ilk Türk parçası, Weber’in “Oberon” operasındaki bir Rumeli oyun havasıdır. Ülkemizde çok sesli müziğin gelişimi Cumhuriyet sonrası açılan müzik okulları, bandoların kurulması ve bestecilerimizin yurt dışına gönderilmeleri ile başlar. İlk olarak 19. yüzyılın ortalarında etkilerini gösteren batılaşmanın da etkisi ile tek sesli olan Osmanlı müziği, değişerek çok sesli hale geldi. Cumhuriyetin ilan edilmesi ile birlikte Avrupa da müzik öğrenimi alan Cemal Reşit Rey, Türkiye’ye geri dönerek İstanbul kurslarında öğretmenlik yapmaya başladı. Öğretmenlik döneminde yetenekli gençlere müzik eğitimi vererek, onların Avrupa’ya gidip eğitim alması sağladı. Türk müziğine katkılarından dolayı, çok sesli Türk müziğine adları Türk beşleri olarak geçmiştir. Türk beşleri olarak bilinen isimler Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun ve Necil Kazım Akses’dir.

Türk beşlerinden sonra bu alanda, Nuri Sami Koral, Kemal İlerici, Ekrem Zeki Ün, Bülent Tarcan, Sabahattin Kalender, Nevit Kodallı, Ferit Tüzün, İlhan Usmanbaş, Bülent Arel, İlhan Mimaroğlu, Muammer Sun, Cenan Akın, Cengiz Tanç , Kemal Sünder, İlhan Baran, Yalçın Tura, Ali Doğan Sinangil gibi isimler ürünler vermişler ve vermeye devam etmektedirler. Bu kuşaktan sonra da yine bu alanda, giderek artan oranda bir çok besteci ürün vermeye devam etmektedir. Günümüzde ise bu alanındaki besteci sayısı 60′a yaklaşmıştır. Cumhuriyetin kurucusu olan Atatürk de çok sesli müziğe önem vermiştir. Atatürk çok sesli müziğin ülke çapında yaygınlaştırılması amacıyla en ünlüsü 1927 Sarayburnu söylevi olmak üzere bir çok konuşmasında konuyu gündeme getirmiştir.

Oda Müziği

Oda müziği, konser salonunun aksine bir odada veya küçük bir salonda çalınmak amacıyla yapılan ve genellikle çalgı toplulukları için yazılan, yaylı çalgılar dörtlüsünde olduğu gibi her partinin bir çalgıyla çalındığı klasik müzik formudur (Hutkinson Müzik Sözlüğü, 2004, sf.120). Oda müziği, bir zamanlar vokal müzik ve çalgısal müziği kapsardı. Ama bugün terim her bir partiden yalnız bir kişinin sorumlu olduğu (her partiyi tek bir çalgının çalması bakımından diğer orkestral müzikten ayrılır), sınırlı sayıda müzisyen için yazılmış çalgısal çalışmalar için kullanılmaktadır (Collins Müzik Ansiklopedisi, 1991, sf.113). Köken olarak “oda müziği” terimi bir misafir odasında veya küçük bir salonda sınırlı sayıda bir dinleyicinin önünde veya dinleyici olmadan ev ortamında gösteri için yazılan ve solo çalgılardan oluşan müziği ifade eder (Çelenk, 2001, sf.20).

Oda müziği terimi, sonat biçimindeki çalgı parçalarını belirtir. Başka bir deyişle bir grup çalgı için yazılmış sonat veya senfonidir. Wagner dışında 19. ve 20. Yüzyıl bestecilerinin çoğunluğu bu alana ilgi duymuşlardır. Günümüzde oda müziğinin alanı daha da genişlemiştir. Terim bir veya daha fazla çalgı için yazılmış sonatları, ikilileri, üçlüleri, dörtlüleri, beşlileri, altılıları kapsar. Solo veya eşlikli ses parçaları da bu kapsamdadır. (Say 1992, sf.966)

H.Ulrich’e (1966, sf. 2) göre oda müziği, alanı tanıyanlara keyif veren zengin bir kaynaktır. Bir kere literatürlerin en eğlenceli ve en kıymetli olanıdır. Müzik alanındaki amatörler bunu genelde hobi olarak yapar ve müzik alanındaki varlığını ona borçludur. Profesyonel müzisyen ise bu müziği gevşemek amacıyla ve başka hiçbir alanda bulamadığı bir hazzı yaşamak için kullanır. Hem müziksel hem de sosyal açıdan özel yetenek isteyen oda müziği, amatör ya da profesyonel olsun daha çok zevk için yapılır.

Türk Müziği bağlamında oda müziği

Türk müziğinin geleneksel icra yapısı ve ifadesine aykırı olmayacak şekilde, orkestra müziğinden farklı olarak, az sayıda müzisyenden oluşan küçük topluluklarca, konser salonundan daha küçük bir salonda çalınır. Oda müziği toplulukların­da orkestra şefi yoktur. Toplulukta uyum sağlama ve yönetme işini genellikle çalgıcılar­dan biri yürütür. Örneğin, bir yaylı çalgılar dörtlüsünde bu işi birinci keman üstlenir. Geleneksel oda müziği topluluğu “yaylı çalgılar dörtlüsü” biçimindedir.

Geleneksel çalgılarımızın oda müziği kimliğinde çok sesli bir pota içinde değerlendirilmeleri fikri, dönemin azınlıkları dikkate alınarak, 19. yüzyıldaki ilk nota yayınlarında piyano eşliği şeklinde başlamıştır 1930 sonrasında H. Saadettin Arel, arkadaşı Dr. Zühtü Rıza Tinel ile birlikte oluşturdukları “Kemençe Beşlemesi” hem bir ilk, hem bir mihenk taşı olmuştur. Fakat tüm bu ve benzeri atılımların, Arel’in vefatından sonra sessizliğe büründüğünü söylemek mümkün. Öyle ki günümüzde, Türk müziği icra eden oda müziği topluluklarının sayı bakımından az olması, konuya spesifik bir örnek.

Sonuç

Örnek olarak Türk Halk Müziğini ele alırsak, bu müzik için ‘tek sesli’ demek, çokta doğru olmaz. Öyle ki halk müziğinin yapı taşı Bağlama, geleneksel olarak tek tel ile değil, tüm teller kullanılarak (yöre tavırlarına göre farklılık gösterebilir) çalınır. Nitekim alt tel, ana melodiyi çalarken, aynı anda orta ve üst tel, melodiye eşlik eder ve doğal bir çok seslilik oluşur. Bu mantıktan hareketle, kendi müziğimizi, tekrar söylüyorum, ana hatlarını bozmadan ve erozyona uğratmadan, geliştirmek ve ileri kuşaklara taşımak istiyorsak; geleneksel anlayışı bozmamak koşuluyla bu tür yeniliklere, başka bir tabirle bu tür buluşturmalara açık olmalıyız. Bağlama, senfoni orkestrasıyla, repertuarından ödün vermeden çalabilmeli veya bir tambur, oda müziği topluluklarına girebilmeli.

Demem o ki gelişime açık olmak, doğal olanı bozmayacaksa, ona zarar vermez.

*

Murat Hasgün ‘ün makalesini buradan indirebilirsiniz.


 

yeni yıl

16 Ocak Cumartesi günü Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 nın ilk etkinliği gerçekleştireceğiz. Yeni Yıl Etkinliğimizde Nar Sanat öğrencileri performanslarını ortaya koyacak. Saat 19.00 ‘da başlayacak etkinlik programı şu şekilde;

19.00 – 20.00 Programı

Dinleti:

Özgür Yahya Oruçoğlu,

Tuğba Seher Karanfil – Bartalome Calatayud (Vals) ,  Joseph Wanders (Rumba) –

Sena Sevim

Selinsu Ökdemir – Beethoven Sonatin (Piyano)

Reşat Tokatlı,

Zehra Mina Fırıncı – Jean (Philippe Romeau), Tambourine

Onur Güner

Sarp Kılıç – La Sautillante (Beste: Ferdinando Carulli) , İzmir Marşı (Beste: anonim)

Zuhal Sevim

Dilşah Aker – Mozart Sonatina

Lara  Sadi – Vals

Kayra Demir Mirza – Mary’nin Minik Kuzusu

Reşat Tokatlı

Berkin Ay – Enver Tufan (Oyun)

Sena Sevim

Elif Gürel – Enver Tufan, Eskiye Dönüş (Piyano),

Reşat Tokatlı

Melisa Kaya – Historia De un Amor

Onur Güner

Bade Kırkgöz – Divertissement (Beste: Antonio Cano)

Zuhal Sevim

Tülay Naz Çakır – Ömer Can (58. Etüt)

Reşat Tokatlı

Tan Onur – Yanni (Until the last moment , River flows in your)

Ege Yılmaz – God Father

Sena Sevim

Eylül Gülenç – Bach Menuet (Piyano, Flüt)

Onur Güner

Batuhan Doksanbir – Hoşgeldin (Beste: Birsen Kozer)

Zuhal Sevim

Gabriella Özcan – Hasat Vakti (Enver Tufan)

Reşat Tokatlı

Jbid Göktaş – A. Piazzola, Libertango

Reşat Tokatlı

Mahir Erbulan – Enver Tufan (Lokamotif)

Onur Güner 

Bahar Ece Sarsın – Window (Murat İşbilen) , Waltz in C (Ferdinando Carulli)

Reşat Tokatlı

Öykü Güleç – O. Rieding (Si Minör Keman Konçertosu 1. Bölüm) –

20.00 – 21.00 Programı

Skeç : (Tiyatro grubu)

(Bir sabah Shakespeare yine yazmaya çalışıyordu.) – (Oyuncular: William shakespeare – Doğukan Yiğitler
Romeo ve Juliet -Ibrahim Tütüncü,Ece Evler
Lady Macbeth -Gabriella Özcan
Hircin kiz Katherina – Zeynep Gürsoy
Petruchio – Mert Gümrü, Hamlet – Armağan Korucu),

Dinleti:

Burcu Işıl Oğuz

Merve Ayanoğlu – Fenerbahçe Marşı – Odet to Joy (Beethoven)

Aysara Özenç – Tirve Spent (Deaf Center) , Polovetzian Dance (Alexander Borodin)

Aslı Gürbüz

Ecem Eren Koca – Artık Sevmeyeceğim (Suat Sayın – Keman)

Erkan Başa

İdil Deniz Bakır – Lirik (Fikret Amirov) , Night and Day (Cole Porlan)

Burcu Işıl Oğuz

Nil Sahra Aksal – Savaş Dansı (Michael AAR), Arie (Mozart)

Aslı Gürbüz

Zeynep Ada Uç – Old Mcdonald (F.T. Nettleingham – Piyano)

Erkan Başa

Su Azra Dayıoğlu – Bahar Yağmuru, Orada bir köy var uzakta, Für Elise (Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Zeynep Ceylin Günenç – Alman Dansı (Joseph Hayoln), İskoç Dansı (Oscar Beringer)

Deniz Kaplan – Çekirge, Yansıma, Dolaptaki Sır (Enver Tufan – Piyano)

Burcu Işıl Oğuz

İklim Keleş – SonatinaIop.36 No.2 (Muzıo Clementi), TangoIESeiber

Erkan Başa

Burcu Bozkurt – Dalgalara Şarkısı, Lokomotif , Jingle Belss Amerikan Halk Şarkısı

Burcu Işıl Oğuz

Aleyna Güloğlu – Rüya (Barış Manço), Happy Together (The Turtles)

Erkan Başa

Mert Güney – Musetta, Yavaşça Kürek Çekelim

Burcu Işıl Oğuz

Mina Bayhoca – Hatırla Sevgili

Erkan Başa,

Meriç Gürcan – Kuş Uçar, La-si-do, Kızılderelilerin Savaş Dansı –

Burcu Işıl Oğuz,

Nil Ergül – Ode To Joy (Beethoven), Lokomotif (Enver Tufan)

Erkan Başa

Defne Nedim – Prensesin Valsi, Trambon Çalgıcısı (Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Yasemin Özyiğit- Jingle Bells (Amerika Ezgisi düz. – Y. İman), Dalgaların Şarkısı (Enver Tufan)

Erkan Başa

Aslı Demirok – Allepro (S. Suzuki), Melodi (Maxwell Eckstain)

Nehir Ergün – Lokomotif (Enver Tufan), Jingle Bells Amerikan Halk Ezgi./ Y. İman, Ode To JoyL.D. Beethoven

Berat Şerif – Çanlar Çalıyor (J. Thompson)

Not: Dinletimiz Ücretsizdir.

GİRİŞ

Tarih boyunca alt kültür müziklerinin pek çoğu sosyo – ekonomik sınıflaşma sonucu baskıya maruz kalan ve ezilen gruplardan çıkmıştır. Araştırmanın konusu olan Caz müziği de bunlardan biridir. 1880’lerde New Orleans’ta gelişmeye başlayan Caz müziği Blues ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri’nde doğan siyahi yerel müziklerin atası olarak kabul edilmektedir. Kaynağında Afrika – Avrupa kökenli ritm ve melodilerin, tarlalarda söylenilen iş şarkılarının, dinsel müziğin, Fransızların sokak şarkılarının, halk dansları müziklerinin var olduğu Caz, siyah Amerikalıların etkilendiği çok değişik müzik türlerinin sentezidir. İmprovizasyon (doğaçlama) ve swing (salınım) etkenleri Caz stillerinin temelini oluşturmuştur. Doğaçtan anlatılan hikayelere, “çağrı ve yanıt” ilişkisine dayanan Caz, doğal ruhsal tepkilerin ses ve ritmle anlatılmasına olanak verir.

  1. KÖKEN

Amerika’lı caz eleştirmeni Marshall W. Stearns şu tanımı yapar: “Caz, Afrika – Avrupa kaynaklı melodi ve ritmin, Avrupa armonisi ve çalgılarıyla birleştirilmesi sonucunda doğaçtan çalınan Amerikan müziğidir.”                                                                                                               Bu yalın tanımın içinde yer alan “Amerikan” sözcüğü tepkiyle karşılanmıştır. Uzmanlar, bu müziğin “Amerika’dan dolayı” değil, “Amerika’ ya rağmen” gerçekleştiğini söylerken haklıdırlar. Buna göre tanımdaki “Amerikan müziği” yerine “uluslararası müzik” sözcüklerini koymak doğru olacaktır.                                                                                              Cazın doğum yeri ve beşiği Amerika’dır; cazı yaratan insanlar ise zencilerdir. Eğer Afrika’lı zenciler 16. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın son çeyreğine kadar köle tüccarları eliyle Amerika’lı toprak sahiplerine getirilip satılmasaydı, caz müziği doğmayacaktı.

Öte yandan caz, çeşitli müziklerin karışımıdır: Afrika’nın halk müziği, zenci kölelerin tarlada çalışırken söyledikleri iş şarkıları, İngiliz’lerin dinsel müziği, Fransız’ların sokak şarkıları ve halk dansları müziği ile Fransız bando müziği, İspanyol sömürge müziği ve bir ölçüde kızılderili müziği… “Bütün bunlar zencinin potasında eridi ve en bol, en etkileyici gereç, blues, ortaya çıkan müziğe ayrıca çeşnisini verdi.”

 

 

2.CAZIN DOĞUŞU VE KÖKENLERİ

Caz müziği 1880′ lerde New Orleans’ta gelişmeye başladı ve 1920’lerin başında New York, Los Angles ve Chicago’da yapılan kayıtlarla son şeklini aldı. O zamanlar birçok değişik akım cazın ortaya çıkışında yol gösterici olmuştur. Bunlardan biri melodilerin ve akorların eşliğinde simgesel olarak özgürlüğe kavuşma çabalarıydı. Bu akım bugün doğaçlama olarak tanımladığımız olaya liderlik etmiştir. Bir diğeri ise, siyahi Amerikalıların yarattığı blues ve ragtime gibi müzik türleriydi.

Caz müziğinin neden ve nasıl Amerika’da ortaya çıktığını ve bu kadar farklı türde müziğin nasıl biraraya geldiğini anlayabilmek için, Afrikalıların kölelik Amerika’sındaki yaşamlarına göz atmamız gerekir. Afrikalı köleler Amerika’ya getirildikleri zaman yanlarına müzik aletlerini almalarına izin verilmemişti. Ama onlar müzikal zevklerini ve geleneklerini yanlarına almışlardı. Afrikalıların yüzyıllar önce yaptığı bu hareket, Avrupa müziğinin neden Afrika kökenli Amerikalılar tarafından çalındığında daha farklı duyulduğunu biraz da olsa anlamamıza yardımcı olabilir. Örneğin bazı köleler Avrupa kökenli kilise müziklerini, yöresel müzikleri ve dans müziklerini kendi müzik zevk ve geleneklerine uyacak şekilde değiştirdiler. Onların çocukları da atalarının müzikteki bu davalarının peşinden gittiler. Böylelikle bu müziksel tercih nesilden nesile devam etti.

 2.1.Caz neden New Orleans’da ortaya çıktı?

Fransızlar 1718 yılında New Orleans’ a yerleşmeye başladılar ve 1719 yılında yüz kırk yedi siyah köle buraya getirildi. 1722 yılının başında New Orleans’ta kölelik tamamen yayılmamıştı, hala özgür siyahlar vardı. 1763 yılında Fransızlar Louisiana topraklarını İspanyollara hediye ettiler. Ancak 1769 yılına kadar İspanyolların kuralları bu topraklar üzerinde tam olarak geçerli olmadı. Daha sonrasında gelen İspanyol kurallarına rağmen, Fransızların dilleri ve gelenekleri hep ön plandaydı. 1801’de İspanyollar Louisiana’yı Fransızlara geri verdiler. Ancak İspanyolların koymuş olduğu kurallar, 1803′ te Louisiana Amerika Birleşik Devletleri tarafından Fransızların elinden alınana kadar, geçerliliğini sürdürdü.

İspanyolların bu topraklar üzerindeki etkisi bazı sosyolojik örneklerde göze çarpıyor. Örneğin o yıllarda farklı etnik gruplardan insanların birbirleriyle evlenmeleri Louisiana’da çok sık gerçekleşen bir olaydır. Ayrıca İspanyol kuralları çok sayıda kölenin özgür kalmasını sağlamış, bu da özgür siyahların sayılarının artmasına neden olmuştur. 1800′ lerin ortalarında siyah ve beyaz ırkın biraraya gelmesi, Avrupa ve Afrika geleneklerinin etkileşimlerine yol açmıştır. İki ırkın birleşmesinden oluşan bu yeni ırk Creole toplum olarak bilinir ve Creole’ler biraz Afrikalı biraz da Fransızdır.

New Orleans caz müziğinin ortaya çıkması için ideal bir yerdi. Mississippi Nehri’nin ağzının yakınında olan New Orleans Amerika için gelişmekte olan bir ticaret yoluydu ve bu nedenle o zamanlar ticaretin merkeziydi. Ticari öneminin yanısıra bir liman şehri olduğu için buraya dünyanın heryerinden insanlar geliyordu ve New Orleans günden güne kozmopolitik bir yerleşim merkezi şeklini alıyordu. Bu kadar renkli bir yerin eğlence hayatı da çok renkliydi. New Orleans’ta birçok bar vardı ve bu barlarda sık sık dans partileri yapılıyordu. New Orleans’ taki bu yoğun eğlence hayatının sonucu olarak, bölgedeki müzisyenlere birçok iş imkanı doğuyordu.Bu dönemde canlı müziğe çok büyük bir istek vardı ve yeniliklere olan ihtiyaç devam ediyordu.

Bu istek ve ihtiyaaçlar müzisyenlerin yeni stiller yaratmalarına neden oldu. Müzisyenler değişik ve garip yaklaşımları harmanladılar, gözden geçirip yeniden düzenlediler. Bu gelişmeler cazın ortaya çıkışında büyük rol oynadı.[3]

        2.2.Caz’ın kökenindeki yapı

İlk ortaya çıkışından şimdiye dek, caz 19 ve 20. yüzyıl Amerikan popüler müziğinden etkilenmiştir. Caz terimi ilk batı kıyısında ortaya çıkmış ve Chigago’da 1915’lerde yapılan müziği tanımlamak için kullanılmıştır. Bu zamandan öncede caz New Orleans’ta yapılsa da caz ismi ile adlandırılmamaktaydı.

Caz’ı ta. dayanır. Belki de onu bir sanat müziği formu olarak tanımlayabiliriz Amerika kökenli ama siyahların Avrupa müziği ile karşı duruşlarıyla şekillenen bir form olarak.

 1843’e dek New Orleans’da Afrika dans ve davullarının olduğu festivaller düzenlenir tıpkı benzerlerinin New York ya da New England’ta yapıldığı gibi. Afrika geleneksel müziği Avrupa tarzı armoni içermez , tek seslidir.

19 uncu yüzyılın başlarında Avrupa sazlarını çalmayı öğrenen siyah müzisyenlerin sayısı artmaktadır. Sonuçta Güney Amerika, Karayip ve diğer köle melodileri salon müziği olarak piyano ile icraya başlanır. Siyah köleler “harmonik” tarzları da öğrenerek kendi müzikleri ile harmanlarlar.

    2.3.Başlangıç dönemi

Zencilerin en yoğun olduğu New Orleans’ ta doğan caz, Mississipi nehrindeki gemilerde çalan müzisyenler tarafından Amerika’ nın içlerine yayılmıştır. Bilinen ilk caz parçalarını Buddy Bolden (trompet) ve Jerry Roll Morton (piyano) yapmıştır (1895-1905)

 

“New Orleans Stili” nin ritmik yapısı “Avrupa Müziği” nin “Marş” ritmine çok yakındır. Caz ritmine özgü o bilinen “dalgalanma” henüz bu stilde yoktur. Genel anlamda dalgalanmayı, 1. ve 3. zamanlardaki güçlü vuruşlar yerlerinde kalırken, 2. ve 4. zamanların da vurgulanması yaratır. Oysa “New Orleans Stili” nde bu ritmik olguya pek rastlanmaz. Vurgular 1. ve 3. Zamanlardadır.

“Hot” (ateşli) çalış, ilk kez “New Orleans Stili” nde görülür. Bu çalış tekniği, anlatımın son derece sıcak oluşuyla karakterize edilir. “Sound”, (müzikal tını, ses) “cümleleme”, “vibrato” teknikleriyle özgünleşir. Müzisyenler, enstrümanlarını “çalmaktan” çok, onlarla “konuşarak” duygularını yansıtırlar.

Kornetçi Buddy Bolden, sonradan “jazz” olarak adlandırılacak tarzın öncülerinden biri olarak zikredilen bir müzik topluluğunun başıydı. 1895 – 1906 yılları arasında New Orleans’da çaldı. Bolden’dan bugüne gelen herhangi bir plak kaydı yok ama Bolden topluluğunun repertuvarında bulunan “Buddy Bolden Blues” gibi çeşitli ezgiler birçok diğer müzisyen tarafından kaydedildi.

 

 KAYNAKLAR

Ahmet Say – Müzik Tarihi Kitabı (Müzik Ansiklopedisi Yayınları 8. Basım)  Erişim tarihi: 26.10.15 / 18:10

http://acikerisim.baskent.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/baskent/1529/00127.pdf?sequence=3&isAllowed=yç Erişim tarihi: 25.10.15 / 19:26

http://www.alka.com.tr/alphtml/jazzhtm/index_caz.asp?page=icerik&id=26      Erişim tarihi: 28.10.15 / 17.30

http://cibrank.blogcu.com/cazin-dogusu-ve-kokenleri/117126 Erişim tarihi: 26.10.15 / 19:30

http://dosya.marmara.edu.tr/aef/mzo/2013-2014%20duyurular/%C4%B0smet%20ARICI/gpm_2014.pdf     Erişim tarihi:  28.10.15 / 18.04

http://muzik.stereomecmuasi.com/2011/09/caz-muzigin-tarihcesi.html  Erişim tarihi: 27.10.15 / 21:20

 [1]http://acikerisim.baskent.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/baskent/1529/00127.pdf?sequence=3&isAllowed=y

[2] Ahmet Say – Müzik Tarihi Kitabı (Müzik Ansiklopedisi Yayınları / 8. Basım)

[3]: http://cibrank.blogcu.com/cazin-dogusu-ve-kokenleri/117126

[4] http://muzik.stereomecmuasi.com/2011/09/caz-muzigin-tarihcesi.html

[5] http://www.alka.com.tr/alphtml/jazzhtm/index_caz.asp?page=icerik&id=26

[6] http://dosya.marmara.edu.tr/aef/mzo/2013-2014%20duyurular/%C4%B0smet%20ARICI/gpm_2014.pdf

 

Bu makale Nar Sanat Eğitim Kursu eğitmenlerinden Burcu Işıl Oğuz tarafından hazırlanmıştır. Buradan indirebilirsiniz.

RAGTIME

1800’lerin sonunda Ragtime New Orleans’ta çok popülerdi.1870 dolaylarında ortaya çıkan ilk caz parçalarına Ragtime deniliyordu. Ragtime New Orleans stili caz müziğindeki ilk stil olarak niteledirildi. Ragtime’ın ortaya çıktığı yer ise Missouri eyaletindeki Sedaila idi.Rag kelimesi askeri marşların ve Afro-Amerikan Banjo müziğinden alınmış ritimlerin bir arada kullanıldığı müzik türü anlamına gelir. Genellikle Ragtime ilk olarak 1890’larda görülen, piyano için yazılmış müziklere verilen isimdir.

  • Ragtime Stili Müziksel Yapısı

“Ragtime”lar, “serbest doğaçlama” ürünü eserlerdir. Ragtime’ın ana karakter özelliği senkoplu ya da “düzensiz” [ragged] ritmidir. Parçayı, ritmik bir şekilde ayrı ayrı ve birçok sesin meydana getirdiği ses dizisi takip eder. 19. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan bir “tür” ya da “ön biçim” olan “Ragtime”, sert vurgulu ritmik yapısı ve folklorik melodileriyle bir piyano müziği olarak Amerika’daki siyahlar tarafından uygulanmıştır. “Ragtime”, genellikle 2 zamanlı ölçü birimlerinde, orta tempoda ve “Avrupa Müziği’nin “March” (Marş, yürüyüş) karakterine yakınlık gösteren özellikler taşımaktadır. Ragtime başlangıcı, siyahilerin, çeşitli törenlerde söyledikleri eski şarkılardır. Ragtime’ da, da, o zamanlar önemli olan Chopin ve Lizst’ den marş ve polkalara kadar her şey vardır, ancak bütün bunlar ritmik bir yorum ve zencilerin dinamik icra tarzıyla bütünleşmiştir.

  • Ragtime Bestecileri

Ragtime’ın en önemli sanatçıları Jelly Roll Morton, James Scott, Ernest Hogan ve  ”Beyaz Derili ”Joseph Lamb Scott Joplin’dir(1868-1917).Scott Joplin 600’den fazla ”Ragtime” bestelemiştir. Scott Joplin’in en önemli besteleri arasında Maple Leaf ve The Entertainer sayılabilir. Ragtime için ‘’zenciler tarafından çalınan beyaz müziğidir’’ denilir.

  • Ragtime Caz Stili Midir? Ragtime Son Dönemleri

Ragtime terimi sadece piyano için yazılan bir müzik olmanın dışında müziğe giriş devrini tanımlamakta da kullanılır. Örneğin, 1890-1920 yılları arasında New Orleans’ta Ragtime piyanistlerinin yanı sıra Ragtime orkestraları, Ragtime şarkıcıları ve Banjo ile Ragtime yapan müzisyenler vardı. Bugün caz müzisyeni olarak adlandırdığımız müzisyenlerin birçoğu, o zamanlar kendilerini Ragtime müzisyeni olarak tanıtıyorlardı. Bu yüzden bazı müzikologlar Ragtime’ın ilk caz stili olduğunu düşünürler. Tutucu görüşlere göre ise, Ragtime bir caz stili değildir. Sadece biraz doğaçlama içerir ve cazın Swing duygusundan oldukça uzaktır.

Ragtime’ın bununla beraber cazın habercisi olduğunu söylemek kaçınılmazdır.Joplin’in kendi döneminde mekanik piyanoya kaydettiği bir “Ragtime”ını, yaklaşık 50 yıl sonra Amerikalı caz eleştirmeni R. Blesh plağa aktararak bu örneği günümüze taşımıştır.1917’den sonra gözden düşmekle birlikte sonraki on yıllarda çeşitli defalar yeniden canlanan Ragtime Erik Satie, Claude Debussy ve Igor Stravinsky gibi klasik müzik bestecilerini etkiledi.

 

 

Resim 1:  1910 Yılına Ait Bir Caz Orkestrası

 

Aslı Gürbüz ‘ün hazırladığı makaleyi indirmek için buraya tıklayınız.