Şunun için etiket arşivi: Piyano

Yurdumuzda son senelerde dizi film oyunculuğu ,amatör insanların tiyatro grupları kurarak oyun sergilemeleri, bunun yanında hayatını sesini kullanarak kazananlar (Şarkıcılar,politikacılar,öğretmenler,televizyon …

şan dersi

Yurdumuzda son senelerde dizi film oyunculuğu ,amatör insanların tiyatro grupları kurarak oyun sergilemeleri, bunun yanında hayatını sesini kullanarak kazananlar (Şarkıcılar,politikacılar,öğretmenler,televizyon sunucuları,din görevliler v.s.) seslerini iyi kullanmadıkları zaman seslerinin birkaç sene sonra hastalandığını , kullanılamaz hale geldiğini gördüler . Bir an evvel daha uzun sürede sağlıklı ,temiz , anlaşılabilir ,gür seslere kavuşmak için arayışlara girdiler. Önce doğru nefes alma ;arkasından da ses eğitimi . Böylece yeni bir sektör doğdu. Bu konuda usta eğitimci sayısı çok az olduğundan ortalık hiçbir eğitim almamış SES KOÇLARIYLA(!) dolmuştur.

Eğitim Fakülteleri Müzik bölümlerinde iki sene ses eğitimi görenler ( çoğu Eğitim Fakültelerinde öğretmen yokluğundan şan dersi toplu ders olarak görülür veya başka branş öğretmenleri girer), müzik kurslarından sertifika alanlar ve Konservatuarlarda şan (ses) eğitimini tamamlamamış öğrencilerin çok ucuz ücretlerle dershanelerde ses eğitimi hatta ses terapisi dersleri vermeye başlamaları; bunun yanında dershane sahiplerinin işi ucuza mâl etmek için insan sağlığını hiçe sayıp bu işe maalesef çanak tutmaları ; aylığı 200- 300 T.L. verilen bu derslerin ; bilinçsiz insanlarımıza cazip gelmesi ; bir müddet sonra yapılan bu yanlış eğitimlerin onarılması çok zor ses hastalıklarıyla karşılaşılmasına neden olmuştur.

coskun-nehir-2

COŞKUN NEHİR -İst. Dev. Operası Sanatçısı – Marmara Üniv. Atatürk Eğitim Fak. Müzik Böl. Öğ.Üyesi -Nar Sanat Eğitim Kursu, Ses Terapisti ve Şan Eğitmeni

Doğu illerinde hiç ses eğitimi almamış K.B.B. profesörünün ses eğitimi egzersizleri yaptırması, piyano çalan bir eğitmenin ‘’ Hocam ben çalıyorum öğrenci bağrıyor.Ben de paramı alıyorum . Bana ne sesinden ‘’ demesi. Kenarda köşede kalmış bir okuldan mezun olmuş bir müzik öğretmeninin veya bu öğretmenlerden 3-4 ay ders görmüş bir kursiyerin verdiği dersin ne kadar sağlıklı olabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Sonra ne mi oluyor? Ortalık sesi hasta kişilerle doluyor .O zamanda internetten veya kitaplardan okudukları üç beş satırla sesinizi iyileştiririm diyen şarlatanlar devreye giriyor. Konserlere,operaya,sempozyumlara v.s. hiç gitmemiş kişiler bunlar.

Bir gün çok ünlü bir kanalda spikerlik yapmak isteyen ince sesli bir hanım bana telefon etti. ’’Hocam telefonunuzu ……… aldım . Sizle ses eğitimi çalışması yapmak istiyorum .Bir kaç ay sonra …. Kanalında haber spikerliğine başlayacağım. Sesimi çok ince buluyorlar , sesimin kalınlaşması gerekli bana yardım eder misiniz?’’dedi. Öğrenciyle yer ve zaman konusunda anlaşamadığımız için benimle çalışamadı ama son anda bana sorduğu soru beni bir hayli şaşırttı. ‘’ Hocam bana bir de ameliyatla sesimi kalınlaştıracaklarını söylediler. Siz ne dersiniz?’’ Bu soru karşısında şaşırdım kaldım.

İlk defa böyle bir şey duyuyordum. Elimden geldiğince telefonun karşısındaki kişiye yapacağı işin çok yanlış olduğunu anlatmaya çalıştım. Sonra bir daha hiç görüşmedik.

Eğitim Fakültesinde 3 (üç) senedir benim öğrencim gözüken ve hiçbir derse devam etmeyen bir öğrencimin İstanbul Küçükçekmece civarında bir kursta piyano, solfej ve şan dersi verdiğini söylersem bana ne derdiniz?
Sevgili okuyucularım ses eğitimi çok emek ister eğitim süresi ergenlik çağı (ses değişimi) bittikten sonra başlar ve en az 5(beş)- 6(altı) yıl sürer. Olgunlaşmaksa seneler alır. Kişinin öğretmenlik yapması için deneyim kazanması gereklidir. Bol bol başka sesleri dinlemesi , doğruyu yanlışı ayrıt etmesi , insan sesini çok iyi tanıması , ders verdiği kişinin psikolojik yapısını iyi bilmesi , standart bir şekilde değil ; kişiye göre ders yapması, mutlaka bireysel olarak öğrenciyle çalışması (toplu sınıf dersi yapılamaz.) gerekmektedir.

İnsan vücudu esas alındığında ; kişinin sizin anlattıklarınızı anlayıp ,onu vücuduna aktarabilmesi çok zordur. Onun için öğreticinin örneklemelerini çoğaltıp öğrencinin bunlardan birini algılamasını ve vücuduna tatbik etmesi ,gözlemlemesi gereklidir.Bunun yanında yorum konusuna eğiticinin çok dikkatli olması ve gene eğiticinin müzik kulağının çok iyi olması gereklidir.

Artık insan hayatında çok önemli bir yer alan ve insanın kişiliğini ortaya koyan ses eğitimi ; eğitimsiz kendini yenilemeyen sadece para kazanma tutkusu içinde bulunan , kendilerinin ses eğitimi olmayan ,pedagojik formasyondan uzak olan kişilerin eline bırakılmamalıdır.Öğrenilmesi ve öğretilmesi zaman ve sabır isteyen bir o kadar da zor olan bu işi öğretenler de bir parmağın sayıları kadar azdır.

Siz okuyucularıma tavsiyem sesinize sahip çıkıp eğitimine karar verdiğinizde mutlaka o bir parmağın sayıları kadar az olan eğitimcilerden birini bulmanızdır.

Saygılarımla…

COŞKUN  NEHİR

İST. DEV. OPERASI SAN. VE MARMARA ÜNİV. ATATÜRK EĞ. FAK. MÜZİK BÖL. ÖĞ. ÜYESİ.

Nar Sanat Kursu Ses Terapisti ve Şan Eğitmeni (Özgeçmiş İçin Tıklayınız)

Eğitmen ve Sanatçının sitesi için lütfen www.coskunnehir.com.tr tıklayınız.

 

Kaynak : bakirkoygazete.com

Samsun Devlet Opera ve Balesi, J.Sebestian Bach’ın müzikleri eşliğinde “Konçerto ve Bach Alla Turca” adlı bale gösterilerini sahneye taşıyor.

devlet-opera-balesi

Marco Cantalupo ile Katarzyna Gdaniec tarafından sahneye konulan, libretto ve koreografisi hazırlanan gösteri iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm olan Konçerto’da; J.S.Bach’ın klavsen eserinin eşliğinde heybetli bir masanın üstünde, altında ve etrafında dört kişilik bir grup tarafından oynanan, vücutların gerginliği ve hareketliliğinin girdabının ortasındaki tek bir sabit noktayı temsil eden bir toplantı yansıtılıyor. Dört karakter arasında oluşan karmaşık ilişkisel değişim, Bach’ın tempolarına göre ritimleniyor: hızlanan enerji ve yürek parçalayan tutkulu ilişkiler patlamasına karışarak, bazen amansız ve hızlı bazen yavaş ve rahat. Bir ebedi çekişme, ayrıklık ve karşıtlık alegorisi gibi, dört karakter tükenene kadar, son notaya kadar, karşılıklı uzlaşma ve ortak görüşü elde edene kadar savaşıyorlar.

İkinci bölüm Bach Alla Turca ise; Anjelika Akbar’ın Bach’ın müziğini piyano ve oryantal perküsyonlarla bir araya getirerek Bach A L’Orientale’de yaptığı düzenlemeler ile Mehmet Balkan’ın Bach’dan ve Bach A L’Orientale’den ilham alarak hayat verdiği koreografiden oluşuyor. Bach Alla Turca, kadın erkek ilişkilerinin soyut formda ve dansla anlatıldığı bir modern dans niteliğini taşıyor.

Bu iki güzel gösteri, 28 Şubat ve 14 Mart saat 20:00’de Büyük Salon’da sahnelenecek.

Kaynak: Seç Haber

İnsan beyninin 10 yaşına kadar sünger kıvamında olduğunu ve bu dönemde temel yetenek ve becerilerle ilgili her şeyi emdiğini söyleyenYard. Doç. Dr. Oktay Aydın bu dönemin çocukların içindeki potansiyeli açığa çıkarma ve yükseltmek için çok önemli olduğunu vurguluyor. Yani çocuğun beynini bir santral gibi düşündüğümüzde bu santrali 50 hatla kullanmak yerine bin hatlık bir merkeze dönüştürmek mümkün.

çocuklar

Ancak bunu yaparken beynin nasıl işlediğini çok iyi bilmek gerektiğini belirten Aydın “Okul öncesi süreçte aklına gelen her davranışı yapmaya çalışan çocuk, ilköğretim döneminde daha mantıklı ve kontrollü davranışlar geliştirir. Bunu sadece büyüme ile açıklamak mümkün değil. Aslında buradaki değişikliğin sağ ve sol beyindeki tepkilerden kaynaklandığını bilmek ebeveynlerin yapacağı pek çok yanlışı da önleyebilir. Çünkü beyni bilmeden çocuğun davranışlarını yorumlamak pek çok hataya neden oluyor. Çocuğun birçok davranışı ile ilgili ‘vurdumduymaz, saygısız, saldırgan, tembel vb.’ nitelemeler yapılabilir. Oysa bu tepkiler çocuğa özgü değil, bulunduğu yaşa uygun davranışlar” diyor. Oktay Aydın’ın çocukların 10 yaşına kadar beynini geliştirecek 10 yöntem ve bu konudaki tavsiyeleri ise şöyle :

ARDIŞIK RAKAMLARLA İŞLEM YAPTIRIN

matematik ve çoçuk

Okul öncesinden başlayıp ilkokulu bitirinceye kadar çocuklara oyunlaştırılmış ortamlarda dikkat ve bellek çalışmaları yaptırılmalı.Dikkat ve bellek çalışmaları sanılanın aksine sadece bu konuda sorun yaşayan çocuklar için değil, bu yaştaki tüm çocuklar için gerekli.Ardışık olarak verilen sayı ve sözcük kümelerini tekrar etmek.(Örneğin, 3-0-9-8, araba-toprak-masa-deniz gibi. Giderek sayı ve sözcük sayısı artırılarak uygulama devam ettirilebilir.) İki resim arasındaki farkları bulmak. Anlamsız cümleleri söyleyip tekrarlamasını istemek gibi uygulamalar yapılabilir. (Örneğin, “Gökyüzünde yürüyen evin yaprakları mutluydu.”)

PARMAKLARIYLA DEĞİL AKILDAN HESAP YAPTIRIN

matematik_ve_çocuk

 

Akıldan hesaplama egzersizleri de beyin açısından oldukça etkili.Çocuğun yaşına uygun yönergeler verin ve hesaplamayı parmaklarıyla değil, akıldan yapmasını isteyin. Uygulamayı, zorluk düzeyini artırarak ve zenginleştirerek tekrarlayın. “İki elman var, iki elma da ben verirsem, kaç elman olur?” “Üç elman var, ikisini ben alıp yesem, kaç elman kalır?” “Dört elman var, birini ben yedim, birini de arkadaşın yedi, toplam kaç elman kalır?” “Beş elman var, iki elma daha verdim, bir elmanı da arkadaşına verdin, kaç elman olur?” “28+12+7=?” “33-6+5=?”

SES VE GÖRÜNTÜSÜNÜ KAYDEDİP İZLETİN

çocuk ve ses

 

Çocuğun günlük bir  faaliyetini, oyununu, hareketini görüntülü olarak kaydedip daha sonra izlettirin. Bu çocuğun kendini dışarıdan görmesi ve izlemesini sağlar.İzleme sürecinde, olumsuz herhangi bir yorumun yapılmaması son derece önemlidir. Sadece, çocuğun kendisi ile ilgili söylediği şeyler olursa dinleyin ve söylediklerinin özünü ona tekrar edin. Ya da belirli bir konuyu öğrenme aşamasındayken, konuyu sesli olarak okuyarak veya anlatarak ses kayıt cihazına kaydedin ve dinlemesini sağlayın. Böylece, okurken/anlatırken ve kendi sesinden dinlerken tekrar tekrar öğrenme gerçekleşir. Ayrıca, uygulama çocuklara ilgi çekici geldiğinden ders çalışma motivasyonlarını da artırıyor. Kendi sesimizi dinlemenin yaratacağı sempati de öğrenme sürecimizi kolaylaştırıcı bir başka etkendir. Uygulamanın bir başka şekli de, tanıdığı, sevdiği kişinin konuyu okurken ya da anlatırken kaydedilmesi ve onun izlenmesi yolu ile olabilir.

SÖZCÜKLERİ TERSİNE ÇEVİREREK OKUTUN

okuyan-çocuk

 

Tersine çevirme işlemi zorlayıcı olduğu için beyni geliştirir. Sözcükleri, verilen sayıları, işlemleri, olayları, hareketleri vb. tersine çevirin. Mesala “araba” sözcüğünü ya da “8-2-5 sayılarını” tersten okumasını isteyin. Çocuğunuzla “20’den geriye doğru 2’şer say” “56’dan geriye 7’şer say” “Labirenti sondan başa doğru çizerek tamamla” gibi alıştırmalar yapabilirsiniz.

ANLATTIKLARININ RESMİNİ ÇİZDİRİN

res,m çizen çocuk

Beyin girdi-işlem-çıktı süreci ile çalışıyor. Dışarıdan gelen bilgiler üzerinde bir dizi işlem yapan beyin, onları konuşma, yazma, okuma, hareket etme vb. çıktılara dönüştürüyor. Baktığı resmi anlatma, anlatılan öykünün resmini yapma, resimde gördüklerini canlandırma, dinlediği şarkının resmini yapma gibi pratikler beynin kapasitesiniartırıyor.

İSTEKLERİNİZİ TEKRARLATIN

tekrarlayan çocuk

Çocuklar, çoğu zaman kendisinden yapılması istenen şeyi ya hatırlayamaz ya da nasıl yapacaklarını şaşırırlar. Bu nedenle dinleme, işitsel dikkat, sıralama gibi becerilerinin gelişimini sağlamak için onlara bir ile dört aşamalı isteklerde bulunun ve bu isteklerinizi tekrar etmesini isteyin. Örneğin: “İstersen önce kitabını çıkarıp resim yapabilir, sonra oyuncaklarınla oynayabilirsin” gibi bir yönerge verdikten sonra “Hadi tekrar et bakalım senden ne yapmanı istedim” deyin.

BİR SANAT DALI İLE İLGİLENMESİNİ SAĞLAYAN

Little girl smiling at piano keyboard

Çocuğun farkındalık, fiziki ve ruhsal gelişimini etkileyecek ve daha estetik fizik ve düşünce yapısına ulaşabilmesi için hobi amaçlı bile olsa , resim, dans, bale, müzik (Gitar, keman, piyano, bağlama, Akordeon, Bateri, ritm aletleri  v.b.)  bir sanat dalı ile ilgilenmesi için teşvik edin. Bunu yaparken mümkün olduğunca ilgisi olan bir alanı seçmeye çalışın ve amaç olarak sanatçı olmasını değil bir hobi edinmesi düşüncesi ile yapın. Beklentilerinizi onu strese sokacak bir düşünce ile yapmayın beyinin daha işlevsel olması için çaba harcayın ve teşvik edin.

5N1K KURALINI UYGULAYIN

kitap-cocuk

Kitap okuma çocukların gelişimleri açısından çok önemli. Ancak, kitabı sadece okumak yeterli değil. Okuma, beyne girdi sağlıyor ama çıktı sağlamıyor. Oysa beyin çıktılarla daha fazla geliştiği için okunan metnin anlatılması çok daha etkili. Okumalarda kısa metinden başlayıp aşamalı olarak uzun metinlere doğru gidilmelidir. Çocuğunuzdan öncelikli olarak serbest anlatma (çocuğun kendi istediği gibi anlatması) değil, yapılandırılmış anlatma (5N1K) yapmasını isteyin. Böylece,çocuğun zihninde belirli bir okuma sistematiği kodlanmış oluyor. Bu okuma ve anlatma sistematiği yerleştiğinde, çocuğunuz görsel (metni okuyabiliyorsa) ve işitsel dikkati (metin kendisine okunmuşsa), okuduğunu anlama becerileri gelişiyor ve kısa süreli hafızası daha da güçleniyor.

 

 

ÖĞRENDİKLERİNİ BİR ARKADAŞINA ANLATSIN

dedikodu

Öğrenmenin en iyi yolu öğretmedir. Beynimiz, dışarıdan gelen birçok bilgiye lokal bölgelerle tepki verirken öğretme eyleminde neredeyse topluca tepki veriyor. Bu nedenle, çocuğunuzla bir arkadaşını “öğrenme/öğretme partneri” olarak tanımlayın. Derslerden sonra çocuğunuz, partneri olan arkadaşıyla öğrendiklerini paylaşsın ve ona aklında kalanları anlatsın. Öğrendiklerini arkadaşına anlatırkenbeyni daha yoğun şekilde harekete geçecek ve öğrenme kapasitesi belirgin şekilde artacaktır.

BAKTIĞI RESMİ CANLANDIRSIN

resim-cocuk

Beynimize gelen uyarıcıların büyük çoğunluğu görsel alana (occipital lob) ulaştığı için öğrenmede görsel unsurlar son derece önemli. Etkili öğrenme için etkili görsel canlandırmalar yapılması gerekiyor.Çocuğunuza gözleri kapalıyken bir öykü, konu okuyun ya da anlatın. Bu anlatım süresince gözlerini hiçbir şekilde açmamasını isteyin. Konu bittiğinde, öykü ya da konu ile ilgili sorular sorun. Gözlerini açmadan bunlara yanıt vermesini isteyin. Bir başka uygulamada da çocuğunuzabelirli bir resim, şekil, tablo, grafik, formül, obje göstererek belli bir süre bakmasını isteyin. Baktığı şeyin zihinsel olarak “fotoğrafını çekmesini” söyleyin. Daha sonra gözlerini kapatarak az önce baktığı şeyi zihninde görüntülü olarak canlandırmasını isteyin.

HOŞ KOKAN BİR ODADA DERS ÇALIŞSIN

cocuk-ve-kokular

Koku, beyinde duyguların merkezi olarak tanımlanan limbik sistemidoğrudan etkilediği için kendi başına olumlu ya da olumsuz bir duyguyu harekete geçirebilir ve buna bağlı olarak tepkilerimizi de etkileyebilir.Güzel ve hoş kokular olumlu duyguları, rahatsız edici kokular ise olumsuz duyguları tetikler. Koku çocukların ders yaptığı ortamlardaolumlu bir uyarıcı olarak kullanılabilir. Çocuğun kokulara karşı sağlığını etkileyecek bir hassasiyeti yoksa, ders çalıştığı odaya çalışmadan önce hoşuna giden bir koku sıkılarak olumlu duyguları harekete geçirilebilir.

OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLARIN SAĞ BEYNİ ÇALIŞIR

ilkokul_ogrencileri

Okul öncesi ve ilkokul dönemi çocuklarının temel farklılıklarından biri de düşünme şekli. Okul öncesi çocuklarda sağ beyin baskın olduğu için, kurallara bağlı kalmaksızın düşünürler. Akıllarına geleni söylerler. İlkokula gelindiğinde ise düşünce yapısında da gelişmeler olur veçocuk daha mantıklı, kurallı düşünme becerisi geliştirir. Bu çocuklar genelde daha akıllıca konuşan, dili daha iyi kullanabilen, gerçeği algılamada daha başarılı olan bir performans sergiler. Bu beceri de daha çok sol beynin bir fonksiyonudur. Eğitimsel açıdan her iki beyni koordineli şekilde kullanmak en iyi olanıdır. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin, çocuklara, her fırsatta sağ ve sol beyin yarıkürelerini birlikte çalıştıracak etkinlikleri yaptırmaları gerekiyor. Örneğin, piyano, bateri çalmak, sağ el ile sol kulağı gösterme, sol el ile sağ ayağa dokunma gibi oyunlar, belirli bir hareketi taklit etme, yapılan bir hareketi anlatma vb. çalışmalar bu anlamda yararlı olacaktır.

 

HANGİ YAŞTA HANGİ BECERİLER GELİŞİYOR ?

0-1 yaş anadil

0-2 yaş görme, işitme, tat alma vb. duyular

1-4 yaş matematik ve mantıksal yetenekler

5 yaşına kadar genel zeka

3-10 yaş müzik yeteneği

0-10 yaş yabancı dil

Alın bölgesi gelişmediği için ergenler agresif oluyor. Beyin arkadan öne doğru geliştiği için en son alın korteksi (prefrontal korteks) gelişiyor ve alın korteksinin olgunlaşması 20’li yaşlara kadar devam ediyor. Ergenlik döneminde duyguları ve hareketleri baskılayan ve kontrol eden alın bölgesi tam gelişmediğinden, ergenler ilişkilerinde çatışmacı ve eleştirici bir dil kullanıyor. Kaygı düzeyleri de yüksek olduğu içinagresif davranışlar sergiliyorlar. Yaş ilerledikçe bu davranışlar yerini sakin ve kontrollü hareketlere bırakıyor. Halk arasında davranışlardaki olgunlaşma olarak ifade edilen bu süreç aslında beyindeki olgunlaşmanın bir sonucu. Çocukların da doğumdan itibaren sürekli hareketli olması, içinden geçeni hemen yapmak istemesi, duygularının götürdüğü yere gitmesi ve şimdiki zamanı yaşaması gibi birçok davranışı, beynin arkadan öne doğru gelişmesinden dolayı yaşanan bir durum.

 Bu yıl 31 Mayıs – 29 Haziran tarihleri arasında 43. kez düzenlenecek İstanbul Müzik Festivali’nin tanıtım toplantısı, dün sabah Martı İstanbul Otel’de gerçekleşti. Basın toplantısına konuşmacı olarak, İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak ve 2006 yılından beri festival sponsoru olan Borusan Holding adına Borusan Kocabıyık Vakfı Genel Sekreteri Canan Ercan Çelik katıldı.
Haber :SELAY SARI
Folklorik öğelere vurgu
Sol Gabetta

Sol Gabetta

Festivalin bu yılki teması ‘Kültürel Manzaralar’, 19. YY Avrupasında milliyetçiliğin güçlenmesiyle klasik müzikte vurgu kazanan folklorik öğelere atıfta bulunuyor. Programda ‘İspanyol Manzaraları’, ‘Rus Mevsimleri ve Amerikan Mevsimleri’ gibi coğrafi başlıklara sahip konserlerin yanı sıra, Macar piyano virtüözü ve besteci Franz Liszt, Çek besteci Antonin Dvorak ve Macar halk müziği üzerine çalışmalarıyla etnomüzikolojinin kurucularından sayılan Bela Bartok’un eserlerine özel olarak yer veriliyor.
Festivalde sahne alacak önemli isimler arasında yıldız mezzosoprano Magdalena Kozena, Berlin Filarmoni’nin 12 Çellisti, keman virtüözü Patricia Kopatchinskaja ve çello virtüözü Sol Gabetta, Fazıl Say ve festivalin yerleşik konuk orkestrası Deutsche Kammerphilharmonie Berlin yer alıyor.
Patricia Kopatchinskaja

Patricia Kopatchinskaja

Bu yıl festival tarafından ısmarlanan iki eser de, aynı döneme ait iki tarihi olayı anma niteliği taşıyor. Besteci Hasan Niyazi Tura’ya, Çanakkale Savaşı’nın 100. yılı sebebiyle sipariş edilen senfonik şiirin dünya prömiyeri, 31 Mayıs Pazar akşamı Lütfi Kırdar UKSS’deki açılış konserinde Sascha Goetzel yönetimindeki BİFO tarafından gerçekleştirilecek. Saygın Ermeni besteci Tigran Mansurian’a sipariş edilen eser ise dünyada ilk kez, viyola virtüözü Kim Kashkashian ve piyanist Peter Nagy tarafından 10 Haziran Çarşamba akşamı Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’nde icra edilecek. Yeşim Gürer Oymak, eseri tanıtırken, “Bu eserin, 1915’te kaybettiğimiz Ermeni kardeşlerimizi anmamıza yardımcı olmasını diliyoruz,” şeklinde konuştu.
Onur Ödülü Filiz Ali’ye
Prof.Dr. Filiz Ali

Prof.Dr. Filiz Ali

Festivalin Onur Ödülü bu yıl, hem müzisyen hem de eğitimci kimliğiyle Türkiye’de çok sesli batı müziğinin yaygınlaşmasına yaptığı katkılar sebebiyle Prof.Dr. Filiz Ali’ye sunulacak. Eğitimci kimliğiyle kurduğu Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi’nin yanı sıra müzik eleştirileriyle de klasik Batı müziği alanında Türkiye’de en önemli isimlerden biri olan Ali’ye ödülü, 31 Mayıs günü festivalin açılış konserinde takdim edilecek.
Festival biletleri 14 Şubat’ta İKSV ana gişesi, Biletix satış noktaları, çağrı merkezi ve www.biletix.com web sitesinde satışa çıkacak.

Bale Kursu – Piyano Eşliğinde Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Bale Hazırlık sınıfında öğrencilerimizin çalışmalarından kesitler. (2014 – 2015 Eğitim Dönemi)

Rivayete göre; kötü ve mutsuz geçirdiği çocukluk dönemi, yalnızlığı, sağlık problemleri -özellikle sağır oluşu- Beethoven’ı hayata küstürmüştür. İntihara karar verir ve hatta vasiyetini bile hazırlar. Ancak görme engelli küçük bir kız, Beethoven’a yaşama bakışını tamamen değiştirecektir. Gözleri görmeyen genç kızın ayışığını hiç görememiş ve göremeyecek olması Bethooven’ı fazlasıyla derinden etkiler. Ve yaşama yeniden bağlanmasına en büyük sebep olur.

Ludwing van Beethoven1

Bir gün Beethoven, bir arkadaşı ile birlikte Viyana sokaklarında dolaşmaya çıkmıştır. Tam o esnada bir apartmandan piyano sesi geldiğini duyar ve kafasını kaldırıp bakar. Apartmanın ikinci katındaki cam açıktır ve Beethoven’ı büyüleyen ses oradan gelmektedir. Arkadaşına, çalan kişinin muhteşem çaldığını ve onu görmesi gerektiğini söyler.

Birlikte ikinci kata çıkıp kapıyı çalarlar. Kapıyı açan kadın, Beethoven’ı hemen tanır ve şok olur. Beethoven, piyano sesine geldiğini, çalan kişiyi çok merak ettiğini ve muhakkak görmek istediğini söyler. Kadın, piyanoyu çalanın kızı olduğunu ve tanışmaktan mutlu olacağını belirterek Beethoven ve arkadaşını içeri alır. Beethoven, piyano çalan kızın olduğu odaya girer. Annesi kıza, Beethoven’ın geldiğini söyler ve küçük kız çok heyecanlanır, hemen ayağa kalkar, fakat kız görme engellidir. Bunu gören Beethoven ise, “Lütfen benden bir şey isteyin.” der, maddi bir şey isteyeceklerini düşünerek. Kızın cevabı şu olur; “Ben hiç ayışığı görmedim, bana ayışığını anlatır mısınız?” Bu durumdan etkilenen Beethoven, bunun üzerine piyanonun başına geçer ve Ayışığı Sonatı’nı(Moonlight Sonata), doğaçlama olarak besteler.

“Bu hikaye tamamen rivayettir. Gerçek olup olmadığı kesin olarak bilinmemektedir.”

 

Kaynak : onedio.com

“Vals” adlı şarkısı ile gönüllerde taht kuran Rus piyanist Evgeny Grinko, 12 Aralık 2014 gecesi garaj istanbul’da!

Evgeny_Grinko

“Vals” adlı şarkısı ile gönüllerde taht kuran Evgeny Grinko ilk uzun albümü Ice For Aureliano Buendia’nın tanıtımı için çıkacağı Türkiye turnesi kapsamında 12 Aralık 2014 gecesi garajistanbul’da!

Dünyanın her yerinden önemli müzisyenleri Türk seyircilerle buluşturacak olan GOLDNIGHTS serisinin yeni misafiri Rus besteci, piyanist Evgeny GrinkoAnkara, Konya, İzmir, Eskişehir ve İstanbul’u kapsayan turnesinde hayranlarıyla buluşacak.

Moskova’nın yakınında Zhukovsky adlı küçük bir kasabadan çıkan fakat kısa sürede adını tüm dünyaya duyuran genç piyanist, ilk kez Türkiye turnesine çıkıyor….

Daha önceden yayımladığı iki kısa albümden sonra ilk uzun albümünü Ice For Aureliano Buendia adıyla Aralık 2014’te yayımlayacak olan Evgeny Grinko, duygulara hitap eden, dinleyenleri düşsel yolculuklara çıkaran tarzı ile “Cinematic Melodies” ve “Winter Sunshine” isimli albümleriyle kazandığı ünü, “Vals” adlı şarkısıyla pekiştirdi.

İlk uzunçalarında sanatçının YouTube’da 2.600.000 kereden fazla izlenen “Vals” şarkısının yanı sıra “Serenade”, “Rumba”, “Faulkner’s Sleep” gibi şarkılar da yer alıyor.

Sanatçının ilk uzunçaları Ice For Aureliano Buendia CD olarak ilk kez bu turnede satışa çıkacak.

Türkiye’de çok sıkı bir dinleyici kitlesine sahip olan ve yanında çellocu, kemancı, violacı ve akordeoncu 5 müzisyen ile sahne alan Evgeny Grinko, konserlerinde piyano haricinde gitarda ve davulda da hünerlerini gösteriyor.

Daha önceden 2 kere İstanbul’da kapalı gişe konser veren Evgeny Grinko’nun GOLDNIGHTS kapsamında gerçekleşecek bu turnesi 2014 yılının en son büyük turnesi olacak.

Birbirinden yetenekli müzisyen ve grupları izleyeceğimiz Goldnights serisinin bir parçası olarak gerçekleşecek Evgeny Grinko turnesi daha önceden Mr. Big, Asaf Avidan, Paul Gilbert, Richie Kotzen, God Is A Astronaut, Marty Friedman, Marillion, Marky Ramone, Rainbow, Leon Hendrix, Wardruna gibi isimlerin Türkiye konserlerini düzenleyen MOODLive organizasyonunda gerçekleşecek.

12 Aralık 2014, garajistanbul

Kapı Açılış : 22:00

Sahne : 23:00

Bilet Fiyatları : Tam 60 TL,

Öğrenci 40  TL

T.C. M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencileri 16 Ekim 2014 tarihinde London College Of Music (LCM) sınavlarına katılmıştı. Bakırköy ve çevre ilçelerde ilk ve tek resmi LCM  eğitim ve sınav merkezi olma özelliğini taşıyan kursumuzda yapılan sınav sonucunda, kursumuzda sınava giren öğrenciler  % 100 başarı göstermiştir.

London-College-of-Music-Sertifikasyon-Bakirkoy

Öğrencilerimiz ve kursumuzda sınava giren diğer kurum öğrencilerinin % 100’ü  tüm dünyada geçerli University  Of West London akreditasyonuna sahip belge almaya hak kazanmıştır. Bilindiği üzere sınav  İngiltere’de bulunan  University  Of West London ‘dan gelen gözlemciler eşliğinde yapılmaktadır. Kurumumuzda sınav olup başarı gösteren tüm öğrencilerimiz ve öğrencimiz olmayıp kurumumuzda sınava giren diğer kursların öğrencilerini kutluyoruz.

London College of Music eğitimi veren kurum olarak hedeflerimiz;

Enstrüman eğitimi alan öğrencinin,
•Teknik ve müzikal gelişimini sağlayarak, akademik seviyesine bilimsel katkı yapmak,
•Sanatsal vizyonunu geliştirmek,
•Müzik eğitimini Uluslararası sertifikalarla belgelendirerek nitelikli bir portfolyoya sahip olmasını sağlamaktır.

T.C. MEB Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun LCM’e yönelik çalışma programları:

Piyano-Keman- Gitar-Flüt, Davul (Bateri), şan  programlarıdır. Solfej-Duyuş-Teori dersi de ayrıca ve grup olarak uygulanmaktadır.

Sınava giren öğrencilerimizin in adları şu şekildedir.

ADI SOYADI BÖLÜM
Ahmed Doğukan Balık PİANO
Aybike Su Duran PİANO
Begüm Ayaz PİANO
Berzah Aydemir PİANO
Doğa Aynacı PİANO
Ege Yılmaz KEMAN
Faruk Baray Uludağ PİANO
Ievsenıı Gostyshchev PİANO
Jewahir Başak Sait PİANO
Mehmet Efe Dülger PİANO
Mert Taşdemir PİANO
Yağmur Kozan PİANO
Zehra Sümerkan PİANO
Zeynep Beceren PİANO

LCM hakkında daha detaylı bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

Doğrular ve yanlışlar yoktur, hatalar da yoktur; sadece sanat vardır. Çocuklar yaratmayı öğrenir, hem de kuru bir “Aferin” almak için değil,  hoşlarına gittiği için yaratmayı…

çocuk- sanat-adımları

-1-

Doğrular ve yanlışlar yoktur, hatalar da yoktur; sadece sanat vardır. Çocuklar yaratmayı öğrenir, hem de kuru bir “Aferin” almak için değil,  hoşlarına gittiği için yaratmayı…

1-sanat-egitimi

-2-

İnsanın içinden geleni dışa vurmasıdır, çocuklara kendilerini ifade edebilmeleri  için içlerine dönebilme becerisini öğretir.  Zorluklarla karşılaştığımızda, bir karar vermek durumunda kaldığımızda aslında ne yapmak istediğimizi anlamak için içimize dönmeyi bilmek gerekmez mi? Peki bunu yapabilen kaç yetişkin tanıyorsunuz?

2-sanat-egitimi

-3-

Asla birbirinin aynısı olan iki şey üretemezsiniz! Farklılık burada her daim kabul görür, çünkü bu güzel bir şeydir ve değerlidir.

3-sanat-egitimi

-4-

Sınır tanımaz. Irk, dil, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum ne olursa olsun yaratmak herkes için özgürlüktür.

4-sanat-egitimi

-5-

Girdilerin, çıktıların, sonuçların diliyle konuşmaz. Aslolan deneyimdir.  Mutlu eden sürecin ta kendisidir.  Zamanı unutup anı yaşamaktan daha güzeli var mı? Ya bunu yaşayabilen kaç yetişkin tanıyorsunuz?

5-sanat-egitimi

-6-

Sanatçılar cesurdur, kendine özgü olanı yaratmak için hazır olana meydan okur. Tutkuludur, ilham geldi mi yerinde duramaz. Mutluluğu, para ve statü getiren “başarı hikayeleri” ile tanımlamaz, çocuklara bağımsız düşünmeyi öğretecek ilginç yol arkadaşlarıdır.

6-sanat-egitimi

-7-

Sanatçı dediğin çalışır da çalışır. Ne kadar çalışırsan, ne kadar yoğunlaşırsan vardığın yer o kadar derin olur. Tutkular sadece duygularını bastırmamayı değil, sabır ve sebatı da öğretir. Yapmak bazen bir saniye, bazen bir ömür sürer.

7-sanat-egitimi

-8-

Hangi dalı olursa olsun sanat, hayalgücünü harekete geçiren, çocukları farklı düşünmeye zorlayan koskoca bir alan açar. Küçük ya da büyük buluşlar bizi hayata bağlar, hatta bazen hayat kurtarır değil mi?

8-sanat-egitimi

-9-

Sanat okulda bitmez, evde devam eder. Ama eve getirilen şey asla ödev olmaz: Oyuna devam!

9-sanat-egitimi

-10-

Yapana da izleyene de heyecan verir. Evet çocuklara özgüven kazandırır ama başka bir şey daha öğretir: Başkalarını takdir etmeyi… Ve ikisinin birleşimine paha biçilemez.

10-sanat-egitimi

Hazırlayan : Handan Saatçıoğlu

Kaynak : []

Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının bizlere armağanı olan cumhuriyetin 91. Kuruluş yıl dönümünün kutlama coşkusuna Nar Sanat ile katılabilirsiniz.

29-ekim-cumhuriyet-bayrami1

Cumhuriyet bayramı etkinlikleri şu şekilde olacaktır. Etkinlikler halka açık ve ücretsizdir.

1-Etkinlik

Ataköy A PLUS Alışveriş merkezinde halka açık Öğretmen ve Öğrencilerimizin katılacağı bir dinleti yapılacaktır.

Tarih                     : 29 Ekim 2014

Etkinlik yeri       : Ataköy A Plus AVM

Saat                       : 17:00 – 19:00

Etkinliğe Katılacak Öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz şu şekildedir.

Öğretmenlerimiz:

Reşat TOKATLI     –   Keman

Cem CÜCENOĞLU – Piyano

Can BAŞARIR – Gitar

Şeyma YÜREKİR – Keman

Kamuran TERZİOĞLU – Akordeon

Piyano Öğrencilerimiz:

Ceren KAYA

Tan ONUR

Egemen ÖZGÜVEN

Alara YÜCEL

 

2.ETKİNLİK

Tarih                     : 31 Ekim 2014

Saat                       : 19:00 – 21:00

Etkinlik yeri       : Bakırköy İşadamları Derneği Salonu

 

Öğretmenler ve Öğrencilerimizin adı şu şekildedir.

 

Ersin SARACiK öğrencileri:

Eda KÖLÜKFAKI                Piyano
Bilge KANDUR                     Piyano
Egemen ÖZGÜVEN            Piyano
Aleyna GÜLOĞLU              Piyano

Can BAŞARIR öğrencisi:

Alara YÜCEL                       Piyano

Murat HASGÜN Öğrencisi:

Caner BAHADIR                 Bağlama

Şeyma YÜREKİR Öğrencileri:

Melisa KAYA                        Keman

Ege YILMAZ                         Keman

Egemen HIZLIBAŞ             Piyano

Canse ELİZ GÖYSAL         Piyano

Bengisu ÖZCAN                   Keman

Jbid GÖKTAŞ                        Piyano

Coşkun NEHİR Öğrencileri:

Simge KARAGÖZOĞLU      Şan

Cem CÜCENOĞLU öğrencileri:

 Tan ONUR                              Piyano

Ceren KAYA                           Pyano

 

Piyanist İdil Biret, Cumhuriyet’in kuruluşunun 91. yıl dönümü dolayısıyla Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) nezdindeki Türkiye Daimi Temsilciliği’nin düzenlediği programda resital verdi.
İdil Biret, başta Chopin ve Liszt olmak üzere birçok bestecinin piyano repertuvarını tamamlamış durumda. 

İdil Biret, başta Chopin ve Liszt olmak üzere birçok bestecinin piyano repertuvarını tamamlamış durumda.

UNESCO’nun Paris’teki merkez binasında gerçekleşen resitale, UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova, Paris Büyükelçisi Hakkı Akil, UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı, OECD Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mithat Rende ve birçok davetli katıldı.

Piyanist İdil Biret, resitalinde Beethoven ve Chopin’ın yanı sıra Adnan Saygun’un eserlerine de yer verdi. Davetlilerden büyük alkış alan Biret, yoğun istek üzerine Chopin’ın bir başka bestesini yorumladı.

Kaynak : Al Jazeera Türk

Otizmli Cem Görkem Gündoğdu, müzik eğitimi alabilmek için bir yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Güzel Sanatlar Lisesi’nde özel durumu gözetilmeden sınava alınıp başarısız sayılan Gündoğdu’yu Mersin 2. İdare Mahkemesi de haklı buldu ancak MEB’den hâlâ ses yok.

cem görkem gündoğdu

Cem Görkem Gündoğdu altı yıldır piyano eğitimi alıyor. [Fotoğraf:Al Jazeera Türk]

Üç yaşında otizm teşhisi konulan Cem Görkem Gündoğdu, Mersin’de yaşıyor ve altı yıldır piyano eğitimi alıyor. Müzik onun tutkusu. Bu alanda eğitimine devam etmek isteyen Gündoğdu, geçen sene Nevin Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi’ne başvurdu. 15 yaşındaki Cem Görkem, güzel sanatlar lisesinin sınavına girdi ancak kazanamadı. Çünkü özel durumu gözetilmeden sınava alındı, diğer çocuklarla birlikte sınava sokuldu.

Oysa Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde özel gereksinimli çocuklar için “Başarı değerlendirmeleri akranlarıyla birlikte değil, özel durumlarına göre yapılmalı” diyor. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kabul ettiği otizm eylem planında da, kaynaştırma eğitiminden yararlanmak isteyen otizmli çocukların yetenek sınavlarına girerken raporlarının dikkate alınması isteniyor.

Cem Görkem Gündoğdu, istemediği halde teknik ve endüstri meslek lisesine başladı. Şimdi lise ikinci sınıf öğrencisi. Piyano dersleri almaya devam ediyor. Aile ise oğullarının eğitim hakkı için hukusal mücadelesini sürdürüyor. Kasım 2013’te ‘eğitimde ayrımcılık’ davası açılması için savcılığa yapılan suç duyurusundan sonuç alınamayınca, aile konuyu Kamu Denetçiliği Kurumu’na (ombudsman) da taşımıştı. Ombudsman aileyi haklı bulmuş ve MEB’e Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri Yönetmeliği’nde, engelli bireylerin özel durumlarına uygun sınav ve eğitim imkânı sağlanacak şekilde değişiklik yapılmasını tavsiye etmişti.

Mahkeme: Telafisi güç zararlar doğurur

Ailenin açtığı yürütmeyi durdurma davasından da Cem Görkem lehine bir karar çıktı. Mersin 2. İdare Mahkemesi 29 Ağustos tarihinde verdiği kararda, Gündoğdu’nun özel durumu gözetilmeden sınava alınmasının hukuka aykırı olduğuna karar verdi. İşlemin uygulanmasının Gündoğdu’nun eğitim öğretim hakkının engellenmesi nedeniyle telafisi güç zararlar doğurabileceğini vurguladı. Mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

“Karardan sonra Cem Görkem yeniden sınava alınmalı”

Bu karar da Gündoğdu’nun eğitim öğretim hakkını alması için yeterli olmadı. Ailenin avukatlarından ve Otizm Dernekleri Federasyonu’ndan Sedef Erken, bu karara göre okulun öğrenciye özel durumu gözeterek ek sınav yapması gerektiğini vurguluyor. Erken, “Karar uygulanmak zorunda. Öğrenci yasal olarak haklı ama buna rağmen MEB harekete geçmiyor. Okul da MEB’den haber beklediğini söylüyor. Bu çocuğa eziyet yapılıyor. Bu karar otizmli olduğu için ayrımcılığa uğrayan pek çok öğrenci için de emsal bir karar. Otizmli çocuklara kimse inanmıyor, anayasal eğitim hakları gasp ediliyor” diye konuşuyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’na da yürütmeyi durdurma kararının ardından ne yapacağını ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun tavsiyesine yönelik herekete geçip geçmediğini sorduk. Ancak bakanlıktan bir yanıt gelmedi.

Umay Aktaş Salman

Haber: Umay Aktaş Salman

Kaynak :[-]