Şunun için etiket arşivi: müze

Müzeler Haftası nedeniyle Kültür Bakanlığına bağlı müzelerle bazı özel müzeler bugün ücretsiz gezilebilecek (Haber tarihi :19 Mayıs 2012)

Müzeler Günü Nedir?

Müze

Dünya kültür mirasının korunması ve Müzeciliğin tanıtılması amacıyla UNESCO tarafından tüm dünyada 18 Mayıs “Müzeler Günü” olarak kutlanmaktadır.

Ülkemizde aynı amaçla 1982 yılından itibaren her yıl “Müzeler Haftası Kutlama Yönergesi” hükümleri kapsamında 18-24 Mayıs tarihleri arasında Bakanlığımız bünyesinde düzenlenen “Müzeler Haftası” etkinlikleri, “Müzeler Günü”nü tüm dünya ülkeleri ile birlikte eşzamanlı olarak kutlamak amacıyla değiştirilmiş ve UNESCO tarafından tüm dünyada “Müzeler Günü” olarak kutlanan 18 Mayıs günü, ülkemizde de “Müzeler Günü” olarak kutlanılmaya başlanmıştır.

Türkiye genelindeki pek çok müze, 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Müzeler Haftası nedeniyle bugün gece yarısına kadar açık ve ücretsiz gezilebilecek. Aralarında İstanbul Ayasofya, Türk-İslam Eserleri, Ankara Anadolu Medeniyetleri, Ankara Etnografya, Gaziantep Zeugma, Antalya Müzesi’nin de olduğu Kültür Bakanlığı’na bağlı birçok müze, bugün mesai saatleri içinde normal ücretle, mesai saati bitiminden gece saat 23.00’e kadar ise ücretsiz olarak ziyarete açık olacak.

Avrupa’da da kutlanan Müzeler Gecesi uygulamasına İstanbul’daki büyük sanat müzeleri Sabancı, İstanbul Modern ve Pera Müzesi de çeşitli etkinliklerle dahil oluyor.

Radikal’in haberine göre şu sıralar ‘Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar’ ve ‘Dünden Sonra’ sergilerine ev sahipliği yapan İstanbul Modern bugün saat 22.00’ye kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

‘Rembrandt ve Çağdaşları: Hollanda Sanatının Altın Çağı’, ‘Bir Ülke Değişirken: Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türk Resmi’ ve yenilenen tasarımıyla ‘SSM Hat Koleksiyonu’ sergilerini ağırlayan Sabancı Müzesi, bugün mesai saatleri içinde ücretsiz gezilebilecek. Sabancı, 19 Mayıs Cumartesi günü ise saat 22.00’ye kadar açık kalacak ve 19 Mayıs Gençlik Bayramı nedeniyle tüm öğrencileri ücretsiz kabul edecek. Ayrıca müze bahçesinde 15.00-16.00 saatleri arasında Sabancı Üniversitesi caz topluluğu Sujazz, 16.00-17.00 arasında rock müziği grubu Shuffle konserleri izlenebilecek.

‘Goya: Zamanının Tanığı’, ‘Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar’ sergilerine ev sahipliği yapan Pera Müzesi de Müzeler Gecesi kapsamında 19 Mayıs Cumartesi günü 24.00’e kadar açık ve öğrencilere tüm gün, diğer ziyaretçilere ise 19.00’dan sonra ücretsiz olacak. Ayrıca müzeyi gezen ilk 200 öğrenciye Pera’da açılan öğrenci sergilerinin katalogları hediye edilecek ve saat 20.00’de Halimden Konan Anlar, 21.15’te ise Bora Çeliker Quartet konserleri gerçekleştirilecek.

 

Kaynak : [-]

Anadolu’nun şirin bir köşesinde bu mimari ile karşılaşmak insanın içinde farklı duygular yaratıyor. Sizler daha önce  fark ettiniz mi bilmem ama bimeyeniniz varsa; Bayburt’un Bayraktar köyünde Prof. Dr. Hüsamettin Koçan tarafından “ Baksı Kültür ve Sanat Vakfı” ile birlikte 2010 yılında yaptırılan Baksı Müzesi batı illerimizde dahi göremeyeceğimiz güzellikte. Bu görüntüleri paylaşmak istedik. 

baksi müzesi ana bina

Müze Farklı mimari yapısı ile dikkat çekiyor.Baksı Müzesinde 30 bin metre karelik alan içersinde çağdaş sanat ve geleneksel el sanatları birlikte sergileniyor.

Prf. Dr.Hüsamettin Koçan

Müzenin internet sitesinde “ Nasıl Bir müze” sorusuna şu cevap verilmiş : “Baksı Müzesi Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 km dışında, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde kurulu… Eski adıyla Baksı, bugünkü adıyla Bayraktar köyünde yükselen bu sıradışı müze çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında yan yana, içiçe yer veriyor.

Sergi salonları, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konuk evleri ile 30 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi Bayburt doğumlu sanatçı ve eğitimci Hüsamettin Koçan’ın bireysel düşü olarak 2000 yılında filizlendi. Bu fikri hayata geçirmek amacıyla 2005 yılında bir vakıf kuruldu. Başta sanatçılar olmak üzere çok sayıda gönüllünün katkısıyla yıllar içinde gerçek bir toplumsal bir projeye dönüşen müze, 10 yıllık zorlu bir serüvenin sonunda, bu süreç içerisinde devletten hiçbir maddi yardım almadan 2010 yılında tamamlandı. 2010 yılı Haziran ayında İstanbul Modern Tanıtımı, Temmuz ayında ise müzenin açılışı yapıldı. Baksı Müzesi’nde, önde gelen sanatçıların eserlerinden oluşan nitelikli bir çağdaş sanat koleksiyonu ile geniş bir halk resimleri koleksiyonu ve yerel el sanatlarını yansıtan özgün örnekler bir arada yer alıyor. Müze, sanatçılar ve araştırmacılar için geleneksel sanatlarla çağdaş sanatı buluşturan özgün bir kültürel etkileşim merkezi yaratmayı, yoğun göç nedeniyle parçalanmış bir kültürel ortama yeniden hayat verebilmeyi ve kültürel belleğin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Baksı Müzesi’nin hedeflerinden biri de, Türkiye’nin en yoğun göç veren bölgelerinden biri olan Bayburt’a yaşam soluğunu sanatla yeniden kazandırmak, bölgenin ekonomik yaşamını canlandırmak.”

Hani diyoruz Bayburt’a yolunuz düşse, Bayraktar Köyüne gitmek için yanıp tutuşsanız, merak etseniz, hani diyoruz düşmese de düşürseniz, uğrasanız, bizim olduğunu fark etseniz! Birilerinin sanat için çalıştığının farkında mısınız?

NASIL MI GİDİLİR?

Bayburt Karadeniz bölgesini Doğu Anadolu’ya bağlayan tarihi İpek Yolu üzerinde bulunuyor. Gümüşhane ile Erzurum arasında konumlanan Bayburt’a ulaşım esas olarak karayolu ile sağlanıyor. Erzurum ve Trabzon havalimanları ise Türkiye’nin dört bir yanından Bayburt’a ulaşımı kolaylaştırıyor. Bayburt Erzurum havalimanına 1,5 saat, Trabzon Havalimanı’na 2,5 saat mesafede bulunuyor

 Detaylı bilgi : http://www.baksi.org/

Baksı Müzesi  Fotoğraf Galerisi :

 Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından gerçekleştirilen DYO Resim Yarışması’nın 35’ncisi başlıyor. Son başvuru tarihi 10 Ağustos 2012 olan yarışmanın Seçici Kurulu’nda Prof. Atilla Atar, Burhan Doğançay, Yalçın Gökçebağ, Abdülkadir Günyaz, Prof. Ergin İnan, Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar ve Prof. Dr. Mustafa Pilevneli gibi çok değerli sanatçıların görev aldığı DYO Resim Yarışması, Türk özel sektörünün sanata destek verdiği örnek projelerden biri olma özelliğini de taşıyor.

dyo resim yarisması 2012 Afişi

DYO Resim Yarışması 1967 yılından bu yana sanata ve sanatçıya destek oluyor

Geçmişten günümüze Türk özel sektörünün sanata destek verdiği örnek projelerden biri olan ve bu yıl 35’ncisi düzenlenen DYO Resim Yarışması başladı. Nisan 2012 tarihi itibariyle başvuruların kabul edileceği yarışmanın son başvuru tarihi 10 Ağustos 2012 olarak belirlendi. 1967 yılında, sanatı ve sanatçıyı desteklemek üzere başlatılan yarışma, 1993 yılından bu yana Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından iki yılda bir düzenleniyor. Seçici Kurulu’nda Prof. Atilla Atar, Burhan Doğançay, Yalçın Gökçebağ, Abdülkadir Günyaz, Prof. Ergin İnan, Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar ve Prof. Dr. Mustafa Pilevneli gibi çok değerli sanatçıların yer aldığı DYO Resim Yarışması, Türk Resim Sanatı’nda isim yapmış usta ressamlara da ev sahipliği yaptı ve resim sanatına sahip çıkarak, gelişimi destekleyici ve kültürel planda ülkemize katkı sağlayıcı bir görevi de bugüne kadar başarıyla yürüttü.

Seçici Kurulu’nda görev alanların ve birinci derece yakınlarının dışında tüm sanatçıların katılımına açık olan 35. Dyo Resim Yarışması’na, yağlıboya, akrilik veya özgün baskıresim tekniğinde eserler kabul ediliyor ve yarışmaya her sanatçı en fazla üç eseriyle katılabiliyor. Konunun serbest olduğu DYO Resim Yarışması’nda; katılan eserin daha önce başka bir yarışmaya katılmamış, ödül almamış veya herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekiyor. Yarışmanın ön değerlendirmeleri ise; 15 Ağustos’ta İstanbul’da, 16 Ağustos’ta Ankara’da, 23 Ağustos’ta Adana, 07 Eylül’de İzmir’de yapılacak. 08 Eylül 2012 tarihinde ise; sergilenmeye değer bulunan eserler ve ödüller belirlenecek. Pentür dalında 4 esere eşit 12 bin TL, özgün baskıresim dalında 3 esere eşit 5 bin TL Başarı Ödülü ve Plaketi’nin verileceği DYO Resim Yarışması’nda sergilenmeye değer bulunan eserler; 2012 – 2013 yıllarında toplam 7 ilde sergilenecektir. Yarışmayla ilgili detaylı bilgilere Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı’ndan (www.yasar.com.tr/vakif , [email protected] , 232 / 4822200 ) ulaşmak mümkün.

1967’den bu yana Dyo Resim Yarışması…

İlk olarak İzmir’de başlayan ve sadece Ege Bölgesi sanatçılarına ulaşan DYO Resim Yarışması, 1973’den bu yana Türkiye çapında düzenlenmeye başladı ve 1999 yılına gelindiğinde uluslararası bir nitelik kazandı. 91 sanatçının 271 eserle katıldığı ilk yarışmanın ardından bu sayı geçtiğimiz yıl 1004 sanatçı ve 1609 esere ulaştı. Başlangıcından bugüne kadar 11 bin 942 sanatçı ve 20 bin 130 eserin katıldığı ve 2 bin 715 eserin de sergilendiği DYO Resim Yarışması, devlet sergilerinin yanı sıra özellikle genç sanatçı kuşağının büyük oranda katıldığı sanat etkinliği olma özelliğini de taşıyor.

Adnan Çoker, Zahit Büyükişleyen, Mustafa Ayaz, Kadir Ata, Alaattin Aksoy ve Mehmet Güler gibi Türk Resim Sanatı’nda isim yapmış pek çok usta ressamın eserleriyle katıldığı DYO Resim Yarışması, gerek katılımcıları gerekse başvuran eserlerin niteliğiyle her geçen gün önemini artırdı. Yarışma bugün ulaştığı noktada resim sanatına değerli isimler katmanın yanı sıra resim sanatındaki ulusal ve uluslararası güncel gelişmelerin, yeni eğilimlerin ve araştırmaların da değerlendirildiği bir platform haline geldi.

Kaynak : Sanatkop.com

İstanbul Modern, Dünya Sanat Günü’nü kutluyor!

Dünya sanat günü amblemi

İstanbul ModernDünya Sanat Günü’nü kutluyor.15 Nisan Pazar Dünya Sanat Günü’nde İstanbul Modern’isaat 22’ye kadar ücretsiz olarak gezebilir, müze deneyimini gece yaşayabilirsiniz. Leonardo Da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan’ın, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Türkiye’nin önerisiyle 2012’den itibaren Dünya Sanat Günü olarak kutlanması UNESCO’ya bağlı Uluslararası Sanat Birliği tarafından kabul edildi.

15 Nisan Dünya Sanat Günü’nde İstanbul Modern’in La La La İnsan Adımları: Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonundan Bir Seçki, Dünden Sonra ve Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar başlıklı sergileri saat 22.00’ye kadar gezilebilir. Saat 16.00’da İstanbul Modern Sinema’da Kanadalı dans kumpanyası La La LaHuman Steps’in ünlü performansı Amelia gösterilecek. Saat 17.00’de sahne sanatları, dans tarihi ve kültür kuramları uzmanı Bedirhan Dehmen, La La La Human Steps’in çalışmalarını yorumlayacak.

La La La İnsan Adımları: Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonundan Bir Seçki,1849 yılında kurulan, Hollanda’nın dünyaca tanınmış Boijmans Van Beuningen Müzesi’nin Direktörü Sjarel Ex’in,koleksiyonlarındaki 140 binin üzerindeki yapıt arasından İstanbul Modern için hazırladığı özel bir seçkiyi içeriyor. Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları kapsamında gerçekleşen sergi, klasik  dönem, modern ve çağdaş sanatın tanınmış isimlerini bir araya getiriyor. Sergide, farklı coğrafyalardan 28 sanatçının resim, çizim, yerleştirme, baskı, fotoğraf ve videolarından oluşan 53 çalışma bulunuyor.

Dünden Sonra sergisi, İstanbul Modern’in fotoğraf koleksiyonundan bir seçkiden oluşuyor ve 53 sanatçının 179yapıtını içeriyor. Ayrıca 66 sanatçının 213 yapıtı da dijital ortamda gösteriliyor. Küratörlüğünü Engin Özendes’in yaptığı, Türkiye’de fotoğrafın modern ve çağdaş örneklerini bir araya getiren sergi, Osmanlı döneminden günümüze uzanan süreçte fotoğrafın teknik ve kavramsal gelişimini ortaya koyuyor. Bugünden geriye doğru bir akışla ilerleyerek, Türkiye’de fotoğrafın günümüzde ulaştığı noktadan 1800’lerin Pera’sına dek fotoğraf serüvenini ele alıyor.

Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar sergisi, Türkiye’de üretilen modern ve çağdaş sanatın başlangıç evresinden bugüne geçirdiği süreci, en önemli sanatçı ve çalışmalar üzerinden izleyiciye sunuyor.Küratörlüğünü İstanbul Modern Şef Küratörü Levent Çalıkoğlu’nun yaptığı sergi, resimden heykele, enstalasyondan videoya farklı disiplinlerden yapıtları içeren İstanbul Modern Koleksiyonu’ndan oluşuyor.

Saat 16.00’da İstanbul Modern Sinema’da Kanadalı dans kumpanyası La La La Human Steps’in performansıAmelia’nın gösteriminden sonra, sahne sanatları, dans tarihi ve kültür kuramları uzmanı Bedirhan Dehmen saat 17.00’de topluluğun çalışmalarını yorumlayacak, çağdaş dans ve koreografi üzerine konuşacak. 1980’de Kanadalı koreograf Édouard Lock tarafından Montreal’de kurulan La La La Human Steps, dünyanın tüm büyük tiyatrolarında ve deneysel dans etkinliklerinde sahne aldı, ödüller kazandı. Dünya prömiyerini Montreal Uluslararası Yeni Sinema ve Medya Festivali ile 2003 yılında gerçekleştiren Amelia isimli performansın ABD’deki prömiyeri, 2004 yılında Tribeca Film Festivali kapsamında yapıldı.

 

Mimarlar Odası, Mimar Sinan’ın 424. ölüm yıldönümü nedeniyle, tüm birimleriyle birlikte gelenekselleşmiş anma etkinlikleri kapsamında 9 Nisan 2012 (bugün) bir basın bildirisi yayınladı.

Bildiride Türkiye’de kentleşme politikaları ve uygulamaları nedeniyle Koca Sinan’ı anıldığı bugünlerde topluma “uygarlığın esenlikli geleceği” adına güzel şeylerden söz edilemediği belirtildi.

Mimar Sinan’a Saygı
 

mimar sinan

Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan geniş bir coğrafyada dünya mirasına çok sayıda anıtsal eser kazandıran Koca Sinan’ı ölümünün 424. yılında saygıyla anıyoruz.

Mimarlar Odası olarak, Sinan’ın kendi çağından günümüze dek yapıtlarıyla sunduğu mesajı doğru anlayarak bundan dersler çıkarmanın, O’na, toplumumuza ve mimarlığa olan borcumuzun bir gereği olduğu inancıyla meslekî çalışmalarımızı sürdürme çabası içerisindeyiz.

Bu kapsamda öncelikle Koca Sinan’ın tarihsel süreçte ve günümüzün mimarlık ve şehircilik ortamı içerisinde ifade ettiği değerleri bir kez daha anımsıyoruz: “Duru, yalın, dolgun kitleler üzerinde dengelenen ana kubbe ve kubbecikler dizgesini kuran, mühendislik yeteneği ile mimarlık zarafetini bütünleştiren büyük ustanın eserleri, bulunduğu kentlere silüet, estetik, sanat ve kimlik değerleri katmıştır. Yarattığı eserleri çevresiyle, doğayla ve insanla barışık bir yapılaşmanın görkemli anıtsal örnekleri olarak mimarlığın evrensel değerleriyle buluşmuştur. Günümüzde dahi bu yapıtlar, bulundukları kentleri biçimlendirmekte, yaşamımızı etkilemekte ve mimari nitelikleri nedeniyle bilimsel araştırmaların ilgi odağında yer almaktadırlar.”

Büyük Usta’nın bu nitelikleriyle birlikte özgün yaratıcılığının da kamu yönetimleri tarafından gözardı edilerek “içi boş, hamasi nutuklarla”, mimarlık ve şehircilik açısından “çılgın” kararların alındığı bir ortamda anılması, tarih boyunca bu topraklarda yaratılan birikim ve değerlerle bağdaşmamakta ve O’na saygısızlık anlamına gelmektedir.

Öyle ki, tarihî yapıtların “kötü kopyaları”nın ve batıdan alınan demode “postmodern” uygulamaların kamu tarafından kentlere “mimarlık” olarak pazarlandığı koşullarda, mimarlık, kültür ve doğa değerleri yok edilmekte, hatalı yatırım kararları ve niteliksiz uygulamalar ile şehirlerimiz “betonarme çöplüğüne” dönüştürülmektedir.

Aynı anlayış doğrultusunda “Cumhuriyet” dönemi yapıtlarına karşı başlatılan yıkım süreçlerinin sistemli bir şekilde işletilmesi, “uygarlık karşıtı” bu davranışların “ideolojik” niteliğini de açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, özellikle kültür mekânları ile Cumhuriyetin simgesi olan yapı ve meydanların hedef alınması çok anlamlıdır.

Mimar Sinan ve Kemreleri

Yönetimlerin, kent kimliklerini ve silüet görüntülerini yok eden, estetikten yoksun, sosyal, ekonomik ve kamusal kayıplara neden olan, “kent suçları” niteliğindeki uygulamaları karşısında, mimarlığımızın ve kentlerimizin planlı ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacıyla yürütülen hukukî süreçler ve çabalar zayıflatılmak istenmektedir. Buna bağlı olarak, koruma kurulları, bilirkişilik düzeni, üniversiteler ve yargı iktidara bağımlı hale getirilerek, kurumsal güvenceler “bertaraf” edilmekte; Meslek Odalarına yönelik “çağdaş hukuk normları”na yakışmayan “işlevsizleştirme” operasyonları sürdürülmektedir.
Son olarak, tarihî kent merkezlerinde mimarlık değerlerinin, kent dokusunun ve kültür varlıklarının yok edilmesine neden olan 5366 sayılı Yasa ile dayatılan “yenileme” adı altındaki çalışmalardan sonra nihayet bütün ülke topraklarında, TOKİ ve Başbakanlığı “tek imar otoritesi” haline getiren “Dönüşüm Yasası” ile bütün tarihî ve doğal varlıklar ile kentlerimizin sağlıklı geleceğinin “idam fermanı” verilmiştir!

Bu kentleşme politikaları ve uygulamaları nedeniyle Koca Sinan’ı andığımız bugünlerde ne yazık ki toplumumuza “uygarlığımızın esenlikli geleceği” adına güzel şeylerden söz edemiyoruz.

Mimarlar Odası olarak, Koca Sinan’ı ölüm yıldönümü nedeniyle saygıyla anarken, “Sinan’a saygısızlık” olarak nitelediğimiz tüm bu mimarlık ve kentleşme çılgınlıklarından bir an önce vazgeçilmesi için çabalarımızı sürdürmeye kararlı olduğumuzu değerli kamuoyumuza sunarız. Bu çerçevede ülke yöneticilerini, yerel yönetimleri, yatırımcıları ve ilgili tüm kesimleri kentlerimize, Koca Sinan’a ve yarattığı eşsiz değerlere bir kez daha sahip çıkmaya çağırıyoruz.

www.mimarlarodasi.org.tr

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kurucu üyelerinden ve aynı zamanda Derneğimizin Genel  Sekreterliğinin yanı sıra derneğimizin sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Resim Eğitmeni, Heykel Sanatçısı  Ş. Hale ŞAKARÜRKMEZGİL ’inde eserleri ile katılacağı BRHD ’nin ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği ) düzenlemiş olduğu “ 42. Yılı için 142 sanatçı ” sergisi 12 – 31 Mart 2012  tarihinde Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde açılıyor.

142 sanatçı ve eserlerinin yer alacağı sergide, Heykel Sanatçısı  Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL ; 4 heykel ve 4 Tuval üzerine desen çalışması ile katılacak.

Sergi boyunca, halkın da katılımı ile canlı modelden desen çizimi, panel, müzik ve belgesel gösterimlerine BRHD, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde ev sahipliği yapacak.

Heykel Sanatçımız Sayın Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL’ İn kısa öz geçmişi;

Heykel Sanatçısı, Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL ‘in Artev Sanat Galerisinde açacağı kişisel sergisine tüm sanatseverler davetlidir.

Heykel Sanatçısı  Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL; 1973 Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Grafik-Serbest İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreatif Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 15, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergi açtı.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına (2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

 

Sergi Açılış Tarihi : 12 Mart 2012, Pazartesi

Sergi Açılış Saati     : 18:00

Sergi Süresi                :  12 – 31 Mart 2012

Adres                              :  Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi

Kennedy Cad. No:4 Kavaklıdere / ANKARA

 

Türkiye, Anadolu’dan kaçırılan tarihi eserleri iade etmeyen ünlü İngiliz ve Amerikan müzelerinin geçici sergilerine parça vermeme kararı aldı. Bu kararla zora giren müzeler arasında Metropolitan ve British Museum var.

Yayın şirketi Umberto Allemandi bünyesindeki Londra merkezli kültür sanat dergisi The Art Newspaper, mart sayısında, Türkiye’nin geri istediği eserler iade edilene dek Amerikan ve İngiliz müzelerinin geçici sergilerine eser ödünç vermeyi durdurduğunu yazdı. Derginin haberine göre Londra’daki dünyaca ünlü British Museum, 15 Nisan 2012’ye kadar sürecek “Hac: İslam’ın Kalbine Yolculuk” sergisi için Topkapı Sarayı’ndan, Türbeler Müzesi’yle Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nden toplam 35 adet eseri geçici olarak sergilemek üzere istedi.

Varolan anlaşmalar aracılığıyla Türkiye’den geçici sergiler için ödünç eser alabilen müze, serginin açılmasına az bir zaman kala Türk resmi makamlarından “Hayır” cevabını aldı. Dergi, Kültür Bakanlığı’nın eserlerin gönderilmesini engellediğini öne sürerek “Türkiye’nin Anadolu’dan kaçırılan eserlerin iadesi konusunda giderek genişleyen kampanyasının bir parçası olarak, söz konusu eserleri koleksiyonunda bulunduran müzelere eser verilmesi önleniyor” dedi.
Türkiye, British Museum’un milattan önce birinci yüzyıla ait üzerinde Kral Antiochus’un Herakles-Verenthragna’yı selamlarken tasvir edildiği zeytinyağı üretmede kullanılan mermer silindiri istiyor. Adıyaman Selik beldesi yakınlarında bir tarlada 1882’de bulunan 1 metre 23 santim yüksekliğinde ortası delik silindir, bölgede çalışmasına izin verilen Mezopatamya uzmanı ünlü İngiliz arkeolog Leonard Woolley tarafından 1911’de satın alındı. Woolley, 1. Dünya Savaşı’nın karmaşası içerinde eseri Suriye götürdü. 1927’de Suriye’yi mandacı güç olarak yöneten Fransa’nın izniyle silindir British Museum’a satıldı.

Haberde “2005’te Türkiye eserin iadesini talep etse de bu talepte ısrarcı olunmadı. İki ülke arasında da eser ödünç verme işlemleri devam etti” ifadelerine yer verildi. Dergiye konuşan müzenin sözcüsü, uzun hazırlıkla meydana getirilen serginin başarısı için sorunu çözme yolundaki girişimleri şöyle anlattı: “Silindirin geri verilmesi için müze görüşmeye hazırdı. Fakat mütevelli heyeti mülkiyetin transferini istemedi.”

Sergiyi askıya aldılar
Londra’daki The Victoria and Albert Museum da Türkiye’den gelecek eserlerin kritik önemde olduğu “Osmanlılar” sergisini, anlaşmazlık nedeniyle askıya aldı. 2014’te açılması planlanan ve İstanbul’un fethinden 19. yüzyılın sonlarına dek Osmanlı sanatının gelişimini ele alacak serginin hazırlıklarının durdurulmasının nedeni; Sidamara lahitinden çalınan Eros’un başı… İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen, milattan önce üçüncü yüzyıla ait Sidamara lahitinden 1882’de İngiliz arkeolog Charles Wilson tarafından koparılan aşk tanrısı Eros’un başı, 1933’den beri Londra’daki müzede sergileniyor. Müze sözcüsü, Wilson’ın ailesinin Eros’un başını müzeye bağışladığını anımsatarak “müzenin eserin mülkiyetini devredemeyeceğini” öne sürdü. Sözcü, “iade sorununun halledilmesiyle serginin hazırlıklarının ilerleyeceğini umut ettiğini” belirtti.

Türkiye’nin Londra Kültür ve Turizm Müşaviri Tolga Tüylüoğlu, British Museum ve The Victoria and Albert Museum’dan iki eserin iadesinin istendiğini doğruladı. Tüylüoğlu, İngiliz ve Türk sanat kurumları arasındaki “iyi ilişkileri” vurgularken, Türk hükümetinin “sergilere ödünç eserleri tartışmadan önce” antik iki parçayla ilgili meselenin çözümünü istediğini belirtti.

Yunanistan’a yöneldi
New York’ta bulunan dünyanın en büyük müzelerinden The Metropolitan da 14 Mart’ta açılacak “Bizans ve İslam” sergisi için yaşanan sorunları gözönüne alıp Türkiye’den eser talep etmekten kaçındı. Dergiye konuşan bir müze yetkilisi, Türkiye’nin iadesini istediği antik döneme ait bir düzine eserini varlığını doğrularken parçaların ismini vermedi. Yetkili “Konu Türk makamlarıyla görüşülüyor”demekle yetinirken, müzenin sergi için pek çok parçayı Atina’daki Benaki müzesinden istediği öğrenildi.

Bakanlık: İade etmeyene eser yok
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’den götürülen eserleri,istenmesine rağmen iade etmeyen müzelere, geçici de olsatarihi eser verilmemesi kararı aldı.

Türkiye kaçırılan bu eserleri istiyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü verilerine göre ABD, Almanya, Rusya Federasyonu, Hırvatistan, Danimarka, İtalya, Fransa, İsviçre, Sırbistan-Karadağ, Bulgaristan, Ukrayna ve İngiltere gibi birçok ülkede Türkiye’den kaçırılan tarihi eserler bulunuyor. Kültür ve Turizm ile Dışişleri bakanlıklarının koordineli çalışmalarıyla, müzelerde sergilenen, müzayedelerde satışa çıkarılan veya gümrüklerde ele geçirilen eserlerin takibi yapılıyor, iadesi isteniyor, dava açılıyor ve satışlar durduruluyor.

Türkiye’ye getirilen eserler:
– Avusturya’da 2010’da bir otobüste ele geçirilen Roma ve Bizans dönemine ait 316 parça.
– Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan ve Roma dönemine ait heykel, stel ve lahit parçalarından oluşan 23 eser.
– İngiltere’den getirilen, Efes Antik kentinden götürülmüş Roma dönemine ait 1 yüzük.
– Almanya’nın Münih kentinde ele geçirilen 4 adet sikke.
– Almanya Nünberg’de ele geçirilen 2 adet mermer stel parçası.
– İzmir’deki Agora deposundan 2004’te çalınan ve yine Almanya’da bulunan mermer erkek heykel başı.
– Denizli’deki Laodikya antik kentinden çalınan ve İsviçre’de buluhah bronz heykele ait el.
İadesi istenenler:
– Boğazköy Sfenksi: Osmanlı Devleti döneminde onarım için götürülen ve geri getirilmeyen sfenks Berlin Müzesi’nde bulunuyor.
– Bergama Zeus Sunağı: Alman arkeolog Human’ın 1871’de yaptığı izinsiz kazı sonucu Berlin’e götürüldü.
– Truva Hazineleri: Alman arkeolog Schliemann’ın 1869 – 1871 yıllarında yaptığı kazılarda bulunan hazine, Osmanlı makamlarının izni olmadan kaçırıldı. Eserler yaklaşık 20 yıldır Rusya’daki Puşkin Müzesi’nde.
– Lidya eserleri: New York Metropolitan Müzesi’nde sergileniyor. Geri alınması için açılan dava sonuçlanmadı.
– Kuran Sayfaları: Nuruosmaniye Kütüphanesi’nden çalınan 210 sayfa, Princeton Üniversitesi’nde tutuluyor. Ayrıca bir yaprağı Mısır’da, iki yaprağı Yfıskfujf/yfjs David Sampling Müzesi’nde, iki yaprağı İngiltere’de bir şahsın elinde bulunuyor.
– ABD’deki J. Paul Getty Müzesi’nde, Türkiye’den kaçırılmış çok sayıda eser bulunuyor.
– Paris Louvre Müzesi’nde olduğu tespit edilen Ayasofya Cami Haziresi’ndeki Sultan II. Selim Türbesi’nin girişindeki çiniler için dava açıldı.
– Afyonkarahisar’daki Tatarlı Tümülüsü’ne ait M.Ö. 453 tarihli 4 adet boyalı ahşap friz, Almanya’nın Münih şehrindeki Archaologische Staatssammlung Müzesi’nde teşhirde. Parçalarının iadesi için girişimler sürüyor.
– İtalya’da bulunan Lidya yazıtının geri getirilmesi işlemleri sürüyor.
– Rusya’da ele geçen, Türkiye kökenli Bizans dönemine ait gümüş haç ve altın bileziğin iadesi isteniyor.
– Antalya Kumluca’daki kiliseden 1963’te kaçırılan, çoğunluğunu dini amaçlı gümüş kapların oluşturduğu tarihi eserler, Washington’daki Dumbarton Oaks Müzesi’nde sergileniyor.
– Marmara Balıkesir Saraylı beldesindeki açık hava müzesinden çalınan mermer imparator heykel başı ile Kocaeli Müzesi Müdürlüğü fuar alanından çalınan heykel başı aranıyor.
– Almanya’da bir müzayedede satışa çıkarılan Hitit dönemine ait mezar steli parçası, orthostat parçası ve 3 adet minyatür Hitit arabası için dava açıldı.
– İngiltere’deki Bonham Müzayedeevi’ndeki satışı durdurulan Lidya dönemine ait gümüş “kyathosun”un (kepçe) iadesi için çalışmalar sürüyor.

UNESCO sözleşmesi iadeyi öngörüyor
Yurt dışına kaçak kazı ve yasadışı yollarla götürülen tarihi eserlerin iadesi, 1970 UNESCO sözleşmesi ve ikili görüşmelerle yapılıyor. İkili görüşmelerdeki iade talebi kabul edilmediği zaman, Dışişleri Bakanlığı tarafından sağlanan avukatlık firmaları aracılığıyla dava yoluna gidiliyor. Avrupa’da düzenlenen birçok müzayede de bakanlık tarafından takip ediliyor. Ayrıca, müze ve ören yerlerinden çalınan eserlerin yurt dışına çıkışlarının önlenmesi ve kaçakçıların yakalanması için fotoğraflı envanter bilgileri, Başbakanlık, Gümrük, Denizcilik müsteşarlıkları ve İçişleri ile Dışişleri gibi kurumlara gönderiliyor.

 

Kaynak: http://www.sabah.com.tr

TBMM Genel Kurulunda, Fikir ve sanat eserlerinin devlet nüshası olarak derlenmesi ve saklanmasını öngören Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu Tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.

 Kanun, fikir ve sanat eserleri ile anlaşmalar uyarınca yurt dışında çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin etkin, sağlıklı ve eksiksiz bir biçimde toplanması, gelecek kuşaklara aktarılması, elverişli ortamlarda saklanması, korunması ve toplumun bilgi ve yararına sunulmasını sağlayacak esasları düzenliyor.

Kanuna göre, ülke sınırları içinde basılan ve çoğaltılan; kitap, kabartma harfli kitap, kitapçık, ansiklopedi, albüm, atlas ve nota gibi tek başına ya da bir takımın veya bir dizinin parçası niteliğinde olan ayrı yayımlanmış eserler, gazete, dergi, yıllık, bülten, takvim gibi süreli eserler, afiş, kartpostal, gravür, reprodüksiyon, basılı fotoğraf gibi grafik eserler, slayt, film parçası makara, kaset, kartuş, film ve mikroform gibi materyaller, her türlü bilgisayar, müzik ve video cihazlarında kullanılmak üzere üretilmiş ses, görüntü ve veri içeren optik ve manyetik ortamlara kaydedilerek çoğaltılmış eserler, pul ve kağıt para gibi eserler, coğrafik, jeolojik, topografik ya da meteorolojik harita, plan ve krokiler, yurt dışında basımı veya çoğaltımı yapılarak yurt içinde satışı ve dağıtımı yapılan eserler, elektronik ortamda üretilerek kullanıma sunulmuş elektronik yayınlar derlenecek.

Yurt dışında Türkçe olarak basılan ve yurt içinde satışı ve dağıtımı yapılan eserler de derleme kapsamına alınacak.

Ülke sınırları dışında derlenecek eserler ise kanunlar ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca, yabancı uyruklu gerçek ya da tüzel kişilerin Türkiye’deki kütüphane, müze, arşiv ve belgeliklerden yararlanarak hazırladıkları eserler ile Türkiye’de yaptıkları arkeolojik kazı ya da araştırmaların yöntem ya da sonuçlarına ilişkin olarak yurt dışında yayımlamış veya çoğaltmış eserlerden oluşacak.

-Derlenecek eserlerin gönderileceği yerler-

Derleme işleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülecek ve koordine edilecek.

Derleme işlemlerinin ve derlemeyle amaçlanan hizmetlerin etkin bir biçimde yürütülebilmesine ilişkin usul ve esaslar, Kültür ve Turizm Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Kitap, kabartma harfli kitap, kitapçık, ansiklopedi, albüm, atlas ve nota gibi tek başına ya da bir takımın veya bir dizinin parçası niteliğinde olan ayrı yayımlanmış eserler, gazete, dergi, yıllık, bülten, takvim gibi süreli eserler, yerel gazeteler hariç, 6 nüsha derlenerek Milli Kütüphaneye, TBMM Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığına, İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesine ve Ankara’da bakanlıkça belirlenecek kütüphaneye gönderilecek.

Diğer eserler ise ikişer nüsha Milli Kütüphane ve İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesine gönderilecek. Tasarının görüşmelerinde grupların ortak önergeyle, derlemelerin gönderileceği kütüphaneler arasına İzmir Milli Kütüphane ve İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi de yer aldı.

Kabul edilen başka bir önergeyle, elektronik ortama aktarılan eserlerin bir nüshası, görme engellilerin hizmetine sunulmak üzere Milli Kütüphaneye gönderilecek.

Yerel ve bölgesel gazeteler de Milli Kütüphane ve İl Halk Kütüphanesine gönderilecek.

-Sorumluluk ve yaptırımlar-

Eserlerin derleme nüshaları, çoğaltılmış diğer kopyalarla aynı olması zorunlu olacak. Derleme nüshaları çoğaltma işlemini izleyen 15 gün içerisinde eksiksiz ve hatasız olarak derleme müdürlüğü veya derleme birimine teslim edilecek.

Derleme kütüphanelerinin belirlediği yanlış, eksik ya da ciltsiz nüshaların değiştirilmesi, en geç 15 gün içinde derleme mükelleflerince yerine getirilecek. Kanunda yer alan sorumluluklarını yerine getirmeyen derleme mükelleflerine, derlemenin yapıldığı yerdeki en büyük mülki amir tarafından yaptırımlar uygulanacak.

Derleme nüshalarını zamanında derleme müdürlüğü veya birimine göndermeyenler, her derleme nüshası için bin TL’den 5 bin TL’ye kadar idari para cezasına çarptırılacak.

Derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedeli, kazancın saptanmasında gider olarak dikkate alınacak. Bu şekilde gider fazlalığından doğan zarar, bir sonraki yıla devredilemeyecek.

-”Uyanlarla yolumuza devam edeceğiz”-

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İzmir Milli Kütüphanesinin, bir müze olabileceğini söyledi. Günay, Ankara’ya da yeni bir milli kütüphane gerektiğini dile getirerek, ”Türkiye’de çok sayıda öğrenci var, nüfusu çok genç. Her ne kadar elektronik ortamları kullansak da kütüphane, hayatımızdan çıkmaması gereken önemli bir kültür varlığı” dedi.

Tarihi eser kaçakçılığıyla mücadele ettiklerini ifade eden Günay, Şanlıurfa Göbeklitepe’de bir heykel kutusunun, kazı heyeti tarafından yeterince korunmadığı için kayıplara karıştığını söyledi. Günay, bunu bir ölçüde kazı heyetine tanzim ettirdiklerini, başka yaptırımlar da düşündüklerini belirterek, şöyle konuştu:

”Maddi karşılıkla bu eserler ölçülemez. Yaptırımlar düşünmemiz nedeniyle kazı heyeti, karşı bilgilendirme kampanyası açtı. Türkiye’de bir kazıyı ister yabancılar, ister bizim hocalarımız, üniversitelerimiz yapsın, herkesin çalıştığı toprağı sevmesi, yeterince zaman ayırması, buluntularla ilgili eserler yazması gibi yeni getirdiğimiz kurallar var. Bu kurallara uyanlar devam edecekler, uymayanların emeklerine teşekkür edeceğiz, uyanlarla yolumuza devam edeceğiz.”

Günay, herhangi bir ayırım yapmaksızın, bütün zenginlikleri yeni kuşaklara taşımaya çalıştıklarını belirterek, bu konuda yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Günay, Şeyh Bedreddin üzerine bir çalışma yaptıklarını, ilk kez bir Süryani kitabını Türkçe’ye basmaya çalıştıklarını anlattı. Günay, ”Bu topraklarda hangi renk, çiçekler varsa hiçbiri solmasın, bu toprakların bereketi çoğalsın diye uğraşıyoruz” dedi.

Tasarının yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi yarın saat 13.00’de toplanmak üzere kapattı.

Kanun Tasarısı Şu şekilde:

ÇOĞALTILMIŞ FİKİR VE SANAT ESERLERİNİ

DERLEME KANUNU TASARISI

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

            Amaç

            MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, ülkemizin kültürel varlığı ile bilgi birikimini oluşturan fikir ve sanat eserlerinin basılmış veya çoğaltılmış nüshaları ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca yurt dışında basılan veya çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin etkin, sağlıklı ve eksiksiz bir biçimde toplanması, gelecek kuşaklara aktarılması, elverişli ortamlarda saklanması, korunması, düzenlenmesi ve toplumun bilgi ve yararına sunulmasına ilişkin esasları belirlemektir.

Kapsam

            MADDE 2- (1) Bu Kanun; her çeşit basma, ozalit, teksir, ofset, optik, manyetik, elektronik ve diğer çoğaltma yöntemleri ile satılmak, ya da parasız dağıtılmak üzere üretilen çoğaltılmış fikir ve sanat eserinin derlenmesini, derleme işlemlerini yürütecek birimleri ve derlemeye ilişkin usul ve esasları kapsar.

             Tanımlar

            MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,

b) Derleme kütüphanesi: Bu Kanun uyarınca, derlenen çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin gönderildiği kütüphaneleri,

c) Derleme müdürlüğü: İstanbul’da derleme işlemlerini yapacak olan birimi,

ç) Derleme bürosu: Derleme mükelleflerince illerde ve ilçelerde derleme nüshalarının teslim edildiği birimi,

d) Derleme mükellefi: Derleme nüshalarını derleme müdürlüğüne veya derleme bürolarına vermekle yükümlü gerçek ya da tüzel kişiyi,

e) Derleme nüshası: Bu Kanun kapsamında derlenen fikir ve sanat eserlerini,

ifade eder.

                                                                                                                                                                          İKİNCİ BÖLÜM

Derlenecek Eserler

             Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde derlenecek eserler

            MADDE 4- (1) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde basılan veya çoğaltılan, aşağıda belirtilen her türlü eser, bu Kanun kapsamında derlenir:

a) Kitap, kabartma harfli kitap, kitapçık, ansiklopedi, albüm, atlas ve nota gibi tek başına ya da bir takımın veya bir dizinin parçası niteliğinde olan ayrı yayımlanmış eserler.

b) Gazete, dergi, yıllık, bülten, takvim gibi süreli yayınlar.

c) Afiş, kartpostal, gravür, reprodüksiyon, basılı fotoğraf gibi grafik eserler.

ç) Veri içeren her türlü slayt, şerit, film parçası, makara, kaset, kartuş, film ve mikroform gibi materyal.

d) Her türlü bilgisayar, müzik ve video cihazlarında kullanılmak üzere üretilmiş ses, görüntü ve veri içeren optik ve manyetik ortamlara kaydedilerek çoğaltılmış eserler.

e) Prospektüsleriyle birlikte blok veya tek olarak pul ve kağıt paralar.

f) Coğrafik, jeolojik, topografik ya da meteorolojik harita, plan ve krokiler.

g) Türkçe olarak yurt dışında basımı veya çoğaltımı yapılarak, yurt içinde satışı ve dağıtımı yapılan eserler.

Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında derlenecek eserler

            MADDE 5- (1) Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında derlenecek eserler şunlardır:

a) Yürürlükteki kanunlar ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca, yabancı uyruklu gerçek ya da tüzel kişilerin Türkiye’deki kütüphane, müze, arşiv ve belgeliklerden yararlanarak hazırlamış oldukları  eserler ile ülkemizde yaptıkları arkeolojik  kazı ya da araştırmaların yöntem ya da sonuçlarına ilişkin olarak yurt dışında yayımlamış veya çoğaltmış oldukları eserler.

b) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde faaliyet gösteren derleme mükelleflerinin yurt dışında  basımını, çoğaltılmasını ve yayımlanmasını sağladıkları eserler.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Derleme Esasları ve Uygulanması

             Derleme mükellefleri

            MADDE 6- (1) Derleme mükellefleri şunlardır:

a) 4 üncü maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilmiş eserler için; gerçek ya da tüzel kişi yayıncı, yayıncının olmadığı durumda basımevi ya da matbaa.

b) 4 üncü maddenin (ç) ve (d) bentlerinde belirtilmiş eserler için; yapımcı ya da üretici gerçek ya da tüzel kişi.

c) 4 üncü maddenin (e) ve (f) bentlerinde belirtilmiş eserler için; kullanmak ya da dağıtmak üzere çoğaltma işlemlerini yapan gerçek ya da tüzel kişi.

ç) 5 inci maddenin (a) bendinde belirtilmiş eserler için; hazırlayan gerçek ya da tüzel kişi.

d) 5 inci maddenin (b) bendinde belirtilmiş eserler için; basım, çoğaltma veya yayımlama işini yaptıran gerçek ya da tüzel kişi.

e) 4 üncü maddenin (g) bendinde belirtilen eserler için, bu eserlerin yurt içinde satışını ve dağıtımını yapan gerçek ya da tüzel kişi.

             Derleme işlerini yürütecek birimler ve görevleri

            MADDE 7- (1) Derleme işleri, Bakanlık tarafından yürütülür ve koordine edilir.

(2) Derleme işlemlerinin ve derleme ile amaçlanan hizmetlerin etkin bir biçimde yürütülebilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Derleme nüshalarının sayısı ve gönderileceği kütüphaneler

            MADDE 8- (1) Derleme nüshalarının sayısı ve gönderileceği kütüphaneler şunlardır:

a) 4 üncü maddenin (a), (b), (g) ve 5 inci maddenin (b) bendinde belirtilmiş eserler, yerel gazeteler hariç, dört nüsha derlenerek bir adedi Milli Kütüphaneye, bir adedi 2919 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği Teşkilat Kanunu uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphane Dokümantasyon ve Tercüme Müdürlüğüne, bir adedi İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesine, bir adedi de Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesine gönderilir.

b) 4 üncü maddenin (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentleri ile 5 inci maddenin (a) bendinde belirtilmiş eserler ve yerel gazeteler birer nüsha derlenerek sadece Milli Kütüphaneye gönderilir.

                                                                                                                                                                 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Sorumluluk ve Yaptırımlar

             Derleme mükelleflerinin sorumlulukları

            MADDE 9- (1) Derleme nüshalarının, çoğaltılmış diğer kopyalarla aynı olması zorunludur. Ciltlemenin basımevinden ayrı bir yerde yapılması, yayınevinin ya da basımevinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

(2) Derleme nüshaları çoğaltma işlemini izleyen onbeş gün içerisinde eksiksiz ve hatasız olarak derleme müdürlüğü veya derleme bürosuna teslim edilir. 4 üncü maddenin (g) bendi ile  5 inci maddede belirtilen eserler için teslim etme süresi altmış gündür.

(3) Derleme kütüphanelerinin belirlediği yanlış, eksik ya da ciltsiz nüshalar, derleme mükelleflerince en geç onbeş gün içerisinde değiştirilir.

(4) 6 ncı maddenin (ç) bendinde belirtilen derleme mükellefleri gerekli izin için başvurduklarında,  kendilerinden bu Kanun hükümlerine uyacaklarına ilişkin imzalı belge alınır.

İdari para cezası

            Madde 10- (1) Bu Kanunda yer alan sorumluluklarını yerine getirmeyen derleme mükelleflerine, derlemenin yapıldığı yerdeki en büyük mülki amir tarafından uygulanacak yaptırımlar şunlardır:

a) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen derleme mükellefleri, her derleme nüshası için bin Yeni Türk Lirasından beş bin Yeni Türk Lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. İdari para cezası,  tutanağın tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenir.

b) 6 ncı maddenin (ç) bendinde belirtilmiş derleme mükelleflerinden, 9 uncu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler, bu yükümlülüklerini yerine getirmedikleri sürece bir daha izin belgesi alamazlar.

              Cezaya itiraz ve cezaların tahsili

              MADDE 11- (1) Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları hakkında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uygulanır. Para cezasını ödemiş olmak, derlemeye ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

 

              Diğer kanunlara göre derlenen eserler

              MADDE 12- (1) Bu Kanun uyarınca derlenen eserler kütüphane ve arşiv hizmetlerine yöneliktir. 5187 sayılı Basın Kanununun 10 uncu maddesi ile 5681 sayılı Matbaalar Kanununun 4 üncü maddesi gereğince verilen nüshalar, bu Kanun kapsamı dışındadır.

Derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedelinin gider yazılması

              MADDE 13- (1) Derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedeli, kazancın saptanmasında gider olarak dikkate alınır. Bu şekilde gider fazlalığından doğan zarar bir sonraki yıla devredilemez.

Yürürlükten kaldırılan hükümler

              MADDE 14- (1) 21/6/1934 tarihli ve 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu ile 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun ek 5 inci maddesi ve ek 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

(2) Diğer mevzuatta, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununa yapılan atıflar, bu Kanuna yapılmış sayılır.    

              Yönetmelik

              GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunda belirtilen yönetmelik, Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlık tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulur. Bu süre içerisinde yapılacak derleme iş ve işlemleri, mevcut mevzuat hükümlerine göre yürütülür.

              Yürürlük

              MADDE 15- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

              Yürütme

              MADDE 16- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GENEL GEREKÇE

Bir ülkenin kültürel varlığını oluşturan fikir ve sanat eserlerinin toplumun bilgi ve yararına sunulması, arşivlenip korunması ve gelecek nesillere aktarılması o ülkede çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin derlenmesi ile mümkündür.

Milli ve kültürel varlıkları oluşturan fikir ve sanat eserlerinin toplanması, saklanması, duyurulması, istifadeye sunulması ve gelecek kuşaklara aktarılması Devletin en önemli görevlerinden biridir. Bu sebeple, hemen hemen her ülkede derleme kanunları bulunmaktadır. Derleme kanunları devletlerin bu görevlerini etkili ve sağlıklı bir biçimde yerine getirme isteğinin bir sonucudur.

Nitekim, üyesi bulunduğumuz Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO)’nın, Eylül 1977’de Paris’te gerçekleştirdiği Milli Bibliyografyalar konulu milletlerarası kongrede, derleme kanunlarının önemi üzerinde durulmuş ve UNESCO’ya üye olan ülkelerin “derleme” konusunda yürürlükteki yasaları yeniden gözden geçirmeleri ve bunları günün ve geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemeleri kararlaştırılmıştır. Bu önemli ihtiyacı aynı surette hisseden ülkelerin çoğu, “Depot Legal” kanunları ile kendi ülkelerinde yayımlanan bütün fikir eserlerinin belirli bir miktarını, yayımını müteakip, basımevlerinden ve yayımcılardan almakta, milli kütüphanelerinde ve diğer bazı kütüphanelerinde toplamaktadır. Kütüphaneler, bilgisayar otomasyon tekniklerinden faydalanarak yayımladıkları milli bibliyografyalar ile ülkelerinin basılı ve çoğaltılmış fikir eserlerini dünyaya tanıtarak kültürel varlıklarını korumaktadır.

Ülkemizde yayımlanan fikir ve sanat eserlerinin toplanması, saklanması ve kullanıma sunulmasının önemi ve gerekliliği yıllar önce anlaşılmış ve 21/6/1934 tarihinde 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu çıkarılarak Türkiyede her türlü baskı yöntemi ile basılıp yayımlanan eserlerin beş nüshası Devlet nüshası olarak derlenerek belirli kütüphanelerde hizmete sunulmuştur. 1934 yılında Atatürk’ün de ilgilenmesi ile kanunlaşan Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununun hazırlanması sırasında eski Fransız “Depot Legal” kanunundan yararlanılmıştır.

Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler sonucunda, yayımcılıkta ve yayım türlerinde çok önemli gelişmeler olmuş; baskı yöntemleri dışında gelişen yeni çoğaltma usulleri ile çok miktarda bilim, fikir ve sanat eseri üretilmiş bulunmaktadır. Mevcut Kanunla bunların Devlet nüshası olarak derlenmesi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle, bu tür yeni çoğaltma yöntemleriyle üretilen eserlerin de kapsama alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda benimsenen derleme politikasına göre derleme kütüphanesinin, derleme nüshasının, derleme mükellefinin ve cezai hükümlerinin belirlenmesi,      2527 sayılı Kanunun adının da günümüz koşullarına göre değiştirilmesi gerekli hale gelmiştir.

Yüzyılımızın bilgi çağı olması nedeniyle Dünyada hızlı bir bilgi üretimi ve kullanımı söz konusudur. Bilginin hızlı artışı ülkemizde basılan, yayımlanan ve dağıtılan materyallerin takip edilmesini ve kullanıma hazır hale getirilmesini hem gerekli kılmakta hem de zorlaştırmaktadır. Bu doğrultuda milli koleksiyonların çoğaltılması, kültürel mirasın muhafazası, insan hafızasından silinebilecek bilgileri içeren materyallerin toplanarak ulusal belleğin oluşturulması ve kaynak olarak kullanılması amacıyla Kanun güncelleştirilmekte ve yeni çoğaltma yöntemleri ile üretilen eserler de bu kapsama alınmaktadır.

Bu nedenle, günün ihtiyaçlarına cevap veremeyen yürürlükteki 2527 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak teknolojik ve sosyal şartlara uygun yeni bir düzenleme yapılmaktadır. Bu yeni düzenleme ile, 2527 sayılı Kanunda yer alan İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ile İzmir Milli Kütüphanesine derleme nüshaları verme yükümlülüğü, bu kütüphanelerin bütçe, bina ve personel sorunları nedeniyle, amacına uygun hizmet sunamadıkları için kaldırılmaktadır.

Diğer yandan, günümüzde bilgi, fikir ve sanat eserlerinin maliyetlerinin yüksekliği ve derleme nüshası sayısının artırılması, derlemeyi veren basımevlerini ve yayımcıları mali külfete sokmaktadır. Bedelsiz verilen bu nüshaların getireceği mali yükü hafifletmek için verilen eserlerin bedeli, kazancın saptanmasında gider olarak dikkate alınmaktadır.

Temelde bilgi, fikir ve sanat eserlerinin devlet nüshası olarak derlenerek gelecek nesillere aktarılması için korunmasını ve hizmete sunulmasını amaç edinen Tasarı, yukarıda belirtilen hususların ışığı altında günün şartlarına ve yeni ihtiyaçlara cevap verecek şekilde hazırlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

         MADDE 1– Madde ile; kültürel varlığı oluşturan basılmış veya çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin, ülkemizin kültür birikiminin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla derlenmesi düzenlenmektedir.

              MADDE 2– Madde ile, çeşitli yöntemlerle basılmış veya çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin devletçe derlenmesi ile derleme usul ve esaslarının bu Kanunda düzenlendiği belirtilmektedir.

MADDE 3– Madde ile, Kanunda geçen Bakanlık, derleme kütüphanesi, derleme müdürlüğü, derleme bürosu, derleme mükellefi ve derleme nüshası ifadelerinin tanımları yapılmaktadır.

MADDE 4– Maddede, yurt içinde derlenecek basılmış veya çoğaltılmış fikir ve sanat eserleri belirtilmektedir.

MADDE 5– Madde ile; Türkiye’de araştırma yapanlardan, yurt dışında bu araştırmaya dayalı eser yayımlayanların eserleri ile Türkiye sınırları içinde faaliyet gösteren derleme mükelleflerinin yurt dışında basımını, çoğaltılmasını ve yayımlanmasını sağladıkları eserlerin derleneceği belirtilmektedir.

MADDE 6– Madde ile, derleme mükellefleri belirtilmektedir.

MADDE 7– Maddede, derleme işlerinin Bakanlık tarafından yürütülmesi ve koordine edilmesi ile derleme iş ve işlemlerinin çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmektedir.

MADDE 8– Maddede, derleme nüshalarının sayısı ve gönderileceği kütüphaneler belirtilmektedir.  Bu yeni düzenleme ile eski Kanunda yer alan; İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ile İzmir Milli Kütüphanesine derleme nüshaları verme yükümlülüğü, bu kütüphanelerin bütçe, bina ve personel sorunları nedeniyle, amacına uygun hizmet sunamadıkları için kaldırılmaktadır.

MADDE 9– Maddede, derleme mükelleflerinin sorumlulukları düzenlenmektedir.

MADDE 10– Maddede, derleme yükümlülüklerini yerine getirmeyen derleme mükelleflerine uygulanacak yaptırımlar belirtilmektedir.

MADDE 11– Maddede, derleme mükellefiyetinin yerine getirilmemesinden dolayı verilen cezaya itiraz ve derleme mükelleflerinin yerine getirmedikleri yükümlülükleri nedeniyle verilen cezaların nasıl tahsil edileceği belirtilmektedir.

MADDE 12– Maddede, bu Kanunda öngörülen derlemenin diğer kanunlarla derlenen eserlerle bir ilişkisi olmadığı belirtilmektedir.

MADDE 13– Maddede, derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedellerinin, kazancın tespitinde gider olarak gösterilebileceği, gider fazlalığından doğan zararın bir sonraki yıla devredilemeyeceği belirtilmektedir.

MADDE 14– Maddede, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan mevzuat belirlenmekte, ayrıca mevzuatta 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununa yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış sayılacağı hükme bağlanmaktadır.

              GEÇİCİ MADDE 1- Maddede, bu Kanun uyarınca çıkarılacak yönetmeliğin hazırlanma süresi belirtilmektedir.

MADDE 15– Yürürlük maddesidir.

MADDE 16– Yürütme maddesidir.

Kanun Taslağı Kaynak :  www.basbakanlik.gov.tr/docs/kkgm/kanuntasarilari/fikirvesanat.doc
Haber Kynk:  http://www.samanyoluhaber.com

Bobby McFerrin Ankara’da!

Congresium Ankara, On Grammy Ödüllü Bobby McFerrin’ı ağırlıyor…

İnsan sesinin sınırlarına meydan okuyan dünyaca ünlü ses virtüözü Bobby McFerrin muhteşem konseriyle 27 Mart 2012 Salı saat 20:30 da Congresium Ankara’da müzikseverlerle buluşuyor.Uzun süre dünya listelerinde bir numarada kalan Don’t Worry Be Happy parçası ile bir efsaneye dönüşen McFerrin’ın bu muhteşem konserini sakın kaçırmayın.

Congresium Ankara, dünyaca ünlü sanatçıları Ankaralı müzikseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Günümüzün başarılı ve seçkin sanatçılarına ev sahipliği yapan Congresium Ankara, 27 Mart Salı günü efsanevi sanatçı Bobby McFerrin’i ağırlıyor.
Emprovizasyon yeteneği, dört oktavlık ses genişliği ve eşsiz tekniği ile günümüzün en başarılı ve seçkin vokallerinin başında gelen Bobby McFerrin muhteşem performansıyla müzikseverleri büyüleyecek.

McFerrin, caz, pop, R&B, klasik ve dünya müziği gibi farklı tür müzik stillerini bir araya getirerek yarattığı olağanüstü çeşitlilik, sınırları olmayan ve yaratıcı müzik anlayışı ile milyonların kalbinde taht kurdu. Sanatçı konserlerinde yaratıcı enerjisini dinleyicileri ile muhteşem bir şekilde paylaşarak dinleyicilerine olağanüstü bir deneyim yaşatıyor.

Müzik hayatı boyunca pek çok sanatçı ile başarılı çalışmalara imza atan sanatçının, Bach’ın Ave Maria prelüdünü icrasındaki mükemmellik ve Beatles şarkılarına getirdiği eşsiz yorumlar milyonları bir kez kendisine hayran bırakıyor. Çellist Yo-Yo Ma, piyanist Chick Corea ve aktör Robin Williams ile yaptığı çalışmalar, Viyana Filarmoni’yi yönetişi ve Susam Sokağı’ndaki “Muppet Show”a katılımı McFerrin’ın başarılı ve sıra dışı müzik kariyerinin öne çıkan çalışmalarıdır.

Bobby McFerrin’a bu konserde önemli müzisyenlerimizden Kanun üstadı Tahir Aydoğdu ve Neyzen Bilgin Canaz ile Orfeon Oda Korosu eşlik ediyor. Saz üstadlarımız ile eşsiz doğaçlamalara imza atacak olan Sanatçı, Türk Koro Müziğinin başarılı temsilcilerinin başında gelen ve dünyaca ünlü vokal topluluklarından Swingle Singers ve Cantabile ile başarılı konserlere imza atan Orfeon Oda Korosu ile birlikte kendi kompozisyonlarını ve Türk bestelerini yeniden yorumlayacak.

Bu muhteşem konserin biletleri Biletix ve Congresium Bilet Satış Gişesi’nden satışa sunulmuştur.

Congresium Ankara’da Sanat Dolu Günler Devam ediyor…
Ankara’nın dünyaya açılan kapısı, Avrupa’nın sayılı çok amaçlı etkinlik merkezlerinden biri olan Congresium Ankara, kültür-sanat organizasyonlarında da oldukça iddialı. Modern mimarisi ve tüm konforuyla sanatseverleri ağırlamaya hazır olan Gordion Oditoryum, 3.107 kişilik kapasitesi, 1.200 metrekarelik dev sahnesi, en son teknoloji ses-ışık ve audio-visual altyapısı, dev sinema perdesi ve 900 araç kapasiteli otoparkı ile her türlü kültür-sanat performansına ev sahipliği yapabilecek altyapı düşünülerek tasarlandı.

Congresium Ankara ile sanat dolu günler sizleri bekliyor.

Bobby McFerrin
Yer          : Congresium Ankara, Gordion Oditoryum Salonu
Tarih       : 27 Mart 2012 Salı
Saat       : 20:30
Biletler  : Biletix: www.biletix.com.tr
Congresium Gişe: 0312.286 54 61

Yeşilçam Ödülleri bu yıl düzenlenmeyecek

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, (TÜRSAK) ile birlikte 4 yıldır ortaklaşa gerçekleştirdikleri ”Yeşilçam Ödülleri”ni bu yıl düzenlemeyeceklerini söyledi

Ahmet Misbah Demircan, TÜRSAK Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil ile Pera Palace Hotel’de düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, sinema sektörünün 4 yıldır düzenledikleri ”Yeşilçam Ödülleri”ni benimsediği için gurur duyduklarını belirtti.

Gelenekselleşen ödüllerin sinema sektörüne çok önemli maddi ve manevi katkı sunduğunu, Yeşilçam ve ve Türk sineması ile ilgili büyük bir farkındalık oluşturduğunu ifade eden Demircan, şunları söyledi:

”Sinema Meslek Birlikleri ile de sürekli bir irtibat halindeydik. Teknik konulardaki itirazlarını dinledik, dikkate aldık. Bu programa paydaş olmalarını kendilerinden teklif ettik. Sinema meslek birlikleri ile toplantılar yaptık. Çok daha etkin, çok daha güçlü ‘Yeşilçam Ödülleri’ üzerinde devam ederken, hiçbir haberimiz olmadan sinema meslek birlikleri bir basın toplantısı düzenledi. Birliğin geliştirdiği projenin detaylarını basından öğrendik.”

Geleneksel Yeşilçam Ödülleri ile ilgisi olmayan başka bir proje açıkladıklarını dile getiren Demircan, şöyle devam etti: ”Hedeflerimiz arasında bulunan akademi oluşumu da, bu toplantı da birlik tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. ‘Yeşilçam Akademi Ödülleri’ ile bizim düzenlediğimiz Yeşilçam Ödülleri arasında isim benzerliği dışında bir ilişki olmadığını gördük. Basın toplantısından sonra yaptığımız görüşmede, Yeşilçam Ödülleri’ne katılımları ile ilgili yaptığımız teklifi kabul etmediklerini, kendilerinin yepyeni bir proje yaptıklarını, istersek bu yeni projede yer alabileceğimizi bizimle paylaştılar. Gelenekselleşmiş bir ödül programız varken, aynı amaca hizmet edeceği var sayılan, bizim dışımızda geliştirilen, açıklanan paydaşları arasında olmadığımızı aynı isimli yeni bir ödül programına katılamayacağımızı kendilerine bildirdik.”

YENİ PROJELERLE KATKI ÜRETMEYE DEVAM EDECEKTİR”

Sinema Meslek Birliklerinin akademi düzeyinde bir oluşum içine girmesinin önemli olduğunu ifade eden Demircan, sözlerine şöyle devam etti:

”Bizim amacımız Yeşilçam’dan nostalji değil, değer üretmektir. Sinema endüstrisinin şehrimize, ülkemize ve insanımıza daha fazla katkı sunmasıdır. Yeşilçam Ödülleri bu amaca büyük katkı sundu. Yeşilçam’ın güçlendirilerek yaşatılmasına, Sinema Meslek Birliklerinin de katkı sunmak istemesi memnuniyet vericidir. Yeşilçam Ödülleri’ni 1 yıl süreyle donduruyoruz. Belediyemiz ve paydaşlarımızın ortak kararıyla Sinema Meslek Birliklerinin düzenleyeceği yeni ödüllere şans vermek amacıyla Yeşilçam Ödülleri’ni bu yıl düzenlemeyeceğiz. Sinema Meslek Birliklerinin vereceği ilk ödülleri takip edip, ardından yeni bir değerlendirme yapacağız. Ödüllerin başarılı olmasını diliyoruz.”

“TÜRK SİNEMASINA DESTEK OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

TÜRSAK Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil ise kültür ve sanat yaşamının önderlerinin katılımıyla 1991’de kurulan vakfın, 1000’e yakın kurucusu olduğunu kaydetti.

Beyoğlu Belediyesi ile birlikte Türk sinemasının en iyilerinin seçilmesi için yola çıktıklarını dile getiren Yiğitgil, Yeşilçam Ödülleri ile amaçlarının Yeşilçam Sinema Akademisini oluşturmak olduğunu ifade etti.

Yiğitgil, şöyle devam etti: ”Tüm yönetim kurulumuz bu amaca katkı vermekten onur duydu. 4 yıl süresince Türk sinemasının, o yılki en iyisini seçerken ekonomik katkı sağlamak için bazen TÜRSAK olarak, bazen Beyoğlu Belediyesi ile birlikte sponsorluk bulduk. Biz TÜRSAK Vakfı olarak, Türk sinemasına katkı sunmaya, Türk sinemasına genç sinemacılar yetiştirmeye ve kazandırmaya, Türk sinemasına, sinema okullarından mezun olup gelecek öğrencilere destek sunmaya, üreten Yeşilçam film yapımcı, oyuncu, yönetmenlerine ve diğer katmanlarına destek olmaya, yaratıcılarının gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Altın Portakal Heyecanı Afiş Yarışmasıyla Başlıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın (AKSAV) düzenlediği 49’uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanı afiş yarışmasıyla başlıyor.

Altın Portakal Heyecanı Afiş Yarışmasıyla Başlıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın (AKSAV) düzenlediği 49’uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanı afiş yarışmasıyla başlıyor.

– Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın (AKSAV) düzenlediği 49’uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanı afiş yarışmasıyla başlıyor.

Tanıtım materyallerinde kullanılacak festival afişi yarışmayla belirleniyor. Yarışmanın birincilik ödülü 5 bin, ikincilik ödülü 2 bin, üçüncülük ödülü bin TL olarak belirlendi. Yarışmaya katılmak için son başvuru tarihi 30 Nisan 2012 olarak açıklandı

Birincilik ödülüne değer görülen afiş 49. Festivalin tanıtım materyallerinde kullanılacakken; sergilenmeye değer görülecek afişler ödüllü afişlerle birlikte festival programı kapsamında açılacak sergide sinemaseverlerle buluşturulacak.

GRAFİK SANATINA PORTAKAL DESTEĞİ

Tasarım dünyasında son yıllarda yaşanan ilerlemeye dikkat çeken Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve AKSAV Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akaydın, grafik sanatını desteklemek ve genç sanatçıları büyük projelere özendirmek amacıyla Altın Portakal heyecanını afiş yarışmasıyla başlattıklarını bildirdi.

YARIŞMA JÜRİSİ

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali afişinin seçileceği yarışmanın akademisyen, sanatçı ve iletişim uzmanlarından oluşan jürisinde şu isimler yer alıyor:

Ressam -Grafiker, Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kurucu Dek.Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Saim Tekcan, Ressam – Grafiker Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı, Prof. Dr. Hasip Bektaş, Akdeniz Reklamcılar Derneği Başkanı, Cihan İşbaşı, Ressam Grafiker, Orkun-Ozan Medya A.Ş. Sahibi Himmet Öcal, Seramik Sanatçısı-AKSAV Yön. Kur. Üyesi Tufan Dağıstanlı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Akgün Keskin, Sakarya ve

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Merih Taşkaya.

YARIŞMA TÜM GRAFİKERLERE AÇIK

Grafikerler, meslek kuruluşu üyelerine, grafik tasarım / görsel iletişim tasarımı bölümü öğrencileri ve mezunlarına; amatör – profesyonel tüm grafikerlere açık olan yarışmaya gönderilen eserlerin kopya edilmemiş, herhangi bir yayın broşür – çalışma kapsamında kullanılmamış; yurt dışında – yurt içinde herhangi bir yarışmaya katılmamış; bir etkinlik kapsamında sergilenmemiş olması gerekiyor.

Dört renkli baskı teknolojisi ile elde edilen renklerin dışına çıkılmadan hazırlanacak afişlerin, 50×70 cm boyutunda dikey ve yatay olarak çalışılması gerekiyor.

Katılımcılar yarışmaya en fazla bir eserle katılabilecek. Yarışmaya katılmayı düşünen sanatçıların yarışma yönetmeliğine www.altinportakal.org.tr/ adresinden ulaşabileceği, katılım formlarını aynı adresten elde edebilecekleri belirtildi.

Mona Lisa Kopyası Müzede :

Leonardo da Vinci’nin ”Mona Lisa” tablosunun, kopyası Madrid’deki Prado Ulusal Müzesi’nde sergilenmeye başlandı.

Dünyanın en ünlü sanat eserlerinden biri olarak bilinen Leonardo da Vinci’nin ”Mona Lisa” tablosunun, usta ressamın stüdyosunda ve onun bir öğrencisi tarafından yapıldığı ortaya çıkarılan kopyası Madrid’deki Prado Ulusal Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. İlk defa basının ve halkın karşısına çıkartılan tablo, 13 Mart’a kadar Prado’da sergilendikten sonra, 29 Mart-25 Haziran arasında ”Leonardo da Vinci’nin son eseri. Azize Ana” adlı sergi kapsamında Fransa’daki Louvre Müzesi’ne taşınacak. İtalyan ressamın ünlü tablosunun kopyası 14 yıldır Prado Müzesi’nin duvarlarında olmasına rağmen bu zamana kadar sıradan bir kopya olarak biliniyordu. Louvre Müzesi’nde açılacak Leonardo da Vinci ile ilgili sergi dolayısıyla 2 yıl önce araştırma yapan teknik bir heyet, kopya tablonun arkasındaki siyah fonun altındaki peyzajın farkına varınca yapılan restorasyon çalışmalarıyla kopyanın orijinali ortaya çıkarıldı.

Prado Ulusal Müzesi’nin Araştırma ve Koruma Bölüm Müdürü Gabriele Finaldi, ”Bu eserin değeri, orijinali ile aynı anda ve aynı stüdyoda yapılmış olması”

Kaynaklar :  milliyet.com.tr

                             sabah.com.tr

                             A.A.

Ülkemizde pek çok dönemde değişik isimler altında sansür uygulanmış ve hepsine de bir kılıf uydurulmuştur. Kimi zaman Kominizim propagandası, kimi zaman müstehcenlik, kimi zaman resmi, kimi zaman gayrı resmi, kimi zaman “Ağzına tükürülerek” veya “Ucubeleştirilerek” gayrı resmi de olsa sanata sansür uygulanmakta… bir adım ileri gidip elbette toplumu korumak için  İnternet sansürü dahi uygulanabilmekte ki kime, neye göre sansür ve algıda yanıltma mıdır sansür?  Örneğin solda kullandığımız resimde “ el ” sansürlenince ne anlaşılıyor? 

 Sansürsüz Sansür Tarihi kitabı Osmanlı’dan günümüze sansür uygulamalarını ayrıntılarıyla anlatıyor. Kitaba göre İstanbul Telefon Rehberi de bir dönem yasaklı eserler arasındaymış…

Bu yılın başında, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği (İFOD) tarafından 3 Ocak’ta açılan Aykırı sergisindeki üç fotoğrafı, müstehcen olduğu gerekçesiyle, sanatçıların izni olmadan kaldırmıştı. Böylece kültür sanat dünyası yeni yıla sansürün gölgesinde girmiş oldu. Sinemis Yayınları’ndan çıkan, Nuri Kayış ile Serhat Hürkan’ın yazdığı Sansürsüz Sansür Tarihi 1795-2011 adlı kitaptaki örnekleri görünce, bu coğrafyada sansürün her dönem kendini gizliden gizliye gösterdiğini görüyorsunuz. Öyle ki aradan yıllar geçse bile ‘sansür hikayeleri’ değişmiyor. Örnek mi? 1939 yılında daha önce İstanbul ve Ankara’da izleyicilere buluşan bir sergi, İzmit’te açıldığında üç tablo İzmit’teki savcılık tarafından müstehcen bulunduğu için sergiden kaldırılmış! Kayış ve Hürkan, Osmanlı’dan başlayarak günümüze kadar yaşanan sansür uygulamalarını, 582 sayfaya sığdırmaya çalışmışlar. Her dönem, hemen hemer her kesimden yazar çizer, düşünen insanın sansürden mağdur olduğu görülürken, Türkiye’de yasaklanan kitaplardan birinin de İstanbul Telefon Rehberi olduğunu öğreniyorsunuz. Rehber, yasaklı kitaplar listesinden 1988 tarihinde çıkarılınca bu yasağın varlığı örneniliyor. İşte ‘sansür tarihimizden’ traji-komik manzaralar:
İbni Sina’nın Şifa adlı eseri Maarif Nezareti bütçesinden verilen ödenekle basılırken ‘kitabın zararlı’ olduğu iddia edilir. Baskı durdurulur. Basılıp, ciltlenen nüshalar da yakılır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Mürebbiye adlı kitabından aynı adla Ahmet Fehim tarafından sinemaya uyarlanan, bir Fransız mürebbiyenin Osmanlı konağında yaşadığı aşk hikayesini anlatan film, 1919’da Fransız işgal komutanı Franchet D’Esperey tarafından, ‘bir Fransız kızı düşük ahlaklı gösteriliyor’ gerekçesiyle yasaklanır.
1940’ta, Pierre Louys’un yazdığı ve CHP milletvekili Nasuhi Baydar’ın Türkçeye çevirdiği Afrodit adlı roman müstehcen olduğu iddasıyla yargılanır. Dava büyük ilgi görür. Kitap beraat eder ve 5 Nisan 1940’ta satışa sunulur. Üç saat içerisinde kitap tükenir.
1952’de Metin Erksan’ın Aşık Veysel’in hayatını anlatan Karanlık Dünya filmi ‘ekinler cılız, köylüler fakir gösterildiği’ gerekçesiyle yasaklanır.
1954’te Osman Seden’in Kardeş Dursun filmi, İstanbul Boğazı’nın görüntüleri, ‘çıkarma yapabilecek düşman birliklerine yol göstebilir’ gerekçesiyle sansürlenir.
1962 yapımı Halit Refiğ’in yönettiği Şafak Bekçileri filminin sansürlenme gerekçesi ise şöyle: “Filmde uçak düşme sahnelerinin gençleri askerlikten soğutma tehlikesi, hava subayını canlandıran Göksel Arsoy’un üniformalıyken sevgilisiyle öpüşmesi.”
Türk sinemasının başyapıtları arasında bulunan Yılmaz Güney’in yönettiği Umut‘un sansürlerme gerekçesi de oldukça ilginç: “Faytancunun giyim kuşamının fakirliğin sembolü olması…”
Yaşar Kemal’in başyapıtı İnce Memed romanı Lütfi Akad tarafından sinemaya uyarlanmak üzere senaryolaştırılır. Sansür Kurulu senaryoyu ‘Türk devletinin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün bozucu nitelikte olduğu’ gerekçesiyle onaylamaz. Yılmaz Güney’in Memed’i oynaması planlanan film projesi de iptal edilir.
Atıf Yılmaz’ın yönettiği Kemal Sunal’ın rol aldığı Kibar Feyzo‘yu izleyen bir emniyet amiri, filmde komünizm propagandası yapıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunur. Atıf Yılmaz ile yapımcı Ertem Eğilmez idam istemiyle yargılanır.
Sabah yazarı Refik Erduran’ın Canavar Cafer adlı oyunu Ankara Birlik Tiyatrosu tarafından birçok şehirde oynanır. Muş Valiliği oyunu yasaklar. Ama oyun Tunceli’de polisler tarafından ödüllendirilir.
 Son yıllardaki örneklerden biri de kitapta kendine yer buluyor: Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken öyküsünden tiyatroya uyarlanan oyunda, rol icabı sigara içen oyunculara Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından ceza kesilir.
Ünlü yazar Chuck Palahniuk’un Ölüm Pornosu adlı kitabı müstehcen olduğu iddasıyla yayıncısı ve çevirmeni yargılanır. Çevirmene karakoldaki sorgusunda “Manken misiniz?” diye sorulur.

Devletin tepesi bile Sansürü tavsiye edebilmiş!

Türkiye’nin Oscar aday adayı olan ve Altın Portakal ödüllü Handan İpekçi’nin yönettiği, Kürt sorununa barışcıl bir gözle bakan Büyük Adam Küçük Aşk filmi 2002’de yasaklanmıştı. Kitaptan öğrendiğimiz kadarıyla film, Milli Güvenlik Kurulu’nda bile tartışılmış. Kurul’da dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç, Kültür Bakanlığı’nın sağladığı kaynaklarla böyle bir film nasıl çekildiğini öğrenmek istemiş. Kültür Bakanlığı yetkilisi ise açıklamasından sonra “Gerekli çalışmaları yaptık. Filmi önümüzdeki günlerde yasaklatacağız” cevabını vermiş.

Dahasonraki süreçte ise herpimizin bildiği gibi “Ağzına Tükürenler”, “Ucubeleştirenler ve dahi batıda rahatça sergilenen resimler sanatçısı (!) tarafından güneydoğu illerimizin birinde kumaşla bile sansürlenebilmiştir.

Burası Türkiye…

( (kynk : sabah.com.tr + Diren)

Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde bugün saat 20.00’de “Zeynep Üçbaşaran ‘Mozart ve Liszt ile Opera” konseri izlenebilir.

SERGİ

İSTANBUL

■ Saim Bugay anısına “Hayvan” isimli karma kukla sergi 26 Şubat’a kadar Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Amire binasında.

■ Alper Bıçaklıoğlu’nun “Yasal Sokak” isimli sergisi 7-28 Şubat tarihleri arası Mabeyn Gallery’de. (0 212 261 6060)

■ What I Love isimli karma sergi 7 Şubat – 21 Mart tarihleri arası Borusan Müzik Evi’nde. (0 212 261 6060)

■ Ahmet Elhan – Esat Tekand’ın “Kıskançlıklar” isimli sergisi 7 Şubat – 7 Mart tarihleri arası 44A Sanat Galerisi’nde. (0 212 233 33 80)

■ Alp Klanten’in “ALP” isimli sergisi 7 Şubat – 20 Mart tarihleri arası Maçka Sanat Galerisi’nde. (0 212 240 80 23)

■ Ebru Döşekçi’nin “Hatırla” isimli sergisi 7 Şubat – 7 Mart tarihleri arası MERKUR’de. (0 212 225 37 37)

■ Kış Karma Sergisi 7 Şubat – 6 Mart tarihleri arası Evin Sanat Galerisi’nde. (0 212 265 81 58)

■ Yusuf Tuvi – Birol Üzmez’in “Oteller Sokağı” isimli fotoğraf sergisi 8 – 29 Şubat tarihleri arası Schneidertempel Sanat Merkezi’nde. (0 212 249 01 50)

■ Ali Kabaş’ın “üçücü göz” isimli sergisi 8 Şubat – 3 Mart tarihleri arası Pg Art Gallery’de. (0 212 252 80 00)

■ Ebru Döşekçi’nin “Hatırla” isimli sergisi 8 Şubat – 7 Mart tarihleri arası MERKUR’de. (0212 225 37 37)

■ O Zamanlar Konuşuyorduk isimli sergi 8 Şubat – 22 Nisan tarihleri arası SALT Galata’da. (0212 334 22 00)

■ Remzi Raşa’nın “Yalnızlığı Seçmek” isimli retrospektif sergisi 8 Şubat – 15 Mart tarihleri arası santralistanbul’da. (0212 334 22 00)

■ No 1 isimli karma sergi 8 Şubat – 28 Nisan tarihleri arası Nesrin Esirtgen Collection’da.

■ Cemre Demirgiller, Kadir Tavaz, Sesil Kalaycıyan, Yeliz Cantekin’in “Gençler” isimli heykel sergisi 9 Şubat – 3 Mart tarihleri arası Artisan’da. (0212 247 9081)

■ Murat Durusoy’un “Seyir” isimli sergisi 9 Şubat – 17 Mart tarihleri arası C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

■ Hüseyin Rüstemoğlu’nun “Büyütmeyen Masallar” isimli sergisi 9 -24 Şubat tarihleri arası Galeriartist Çukurcuma’da. (0212 251 91 63)

■ İsmail Acar’ın “Aşk” isimli retrospektif sergisi 9 Şubat – 28 Mart tarihleri arası Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde. (0212 326 46 46)

■ Van Gogh Alive isimli sergi 10 Şubat – 15 Mayıs tarihleri arası Karaköy Antrepo 3’te.

■ Yontu Dünyamızdan 7 sergisi 11 Şubat – 6 Mart tarihleri arası Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)

■ Kainat Barkan P., Orhan GÜREL’in sergisi 11 Şubat – 2 Mart tarihleri arası Bakraç Sanat Galerisi’nde. (216 – 362 18 26)

■ Abdullah Kırbaş’ın Kuşbakışı Muğla Fotoğraf Sergisi 11 – 17 Şubat tarihleri arası Çemberlitaş Basın Müzesi’nde.

■ Pınar Du Pre’nin “Devam Ettiği Sürece Güzeldi” sergisi 7 Şubat’a kadar Galeri Linart’ta. (0212 247 47 29)

■ Ebru Uygun’un “In Time in Rhythm” sergisi 7 Şubat’a kadar Dirimart’ta. (0 212 291 34 34)

■ Döngüsel Yansımalar isimli karma sergi 8 Şubat’a kadar Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi’nde. (0212 245 02 29)

■ Cenk Akaltun’un “Suda Yaratılışlar” isimli sergisi 8 Şubat’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da. (0212) 251 91 63)

■ Şaziye Erel ve Atölye Baraka 15’in karma sergisi 8 Şubat’a kadar Yeminli Mali Müşavirler Odası Sanat Galerisi’nde.

■ Jale Çelik’in sergisi 8 Şubat’a kadar Galeri Artist’te. (0212 227 6852)

■ Sema Öcal ’ın “Kimsecik” başlıklı sergisi 9 Şubat’a kadar Galeri Espas’da. (02122277017)

■ Sefer Öztürk’ün keçe ve resim sergisi 10 Şubat’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde. (216 – 362 18 26)

■ A. Halim Kulaksız’ın “Döngü” isimli sergisi 11 Şubat’a kadar Piramid Sanat’ta. (0212 297 31 15)

■ Cemil Güç’ün “Elma” isimli heykel sergisi 11 Şubat’a kadar Galeri Selvin’de.

■ Ahmet Sel’in “Oryantal İllüzyonlar” adlı sergisi 12 Şubat’a kadar Pi Artworks Galatasaray’da. (0212 2454087)

■ Sami Solmaz’ın “Adalılar” adlı fotoğraf sergisi 12 Şubat’a kadar Beyoğlu Sismanoglio Megaro (Şişmanoğlu) Binası’nda. (212 219 29 71)

■ Erdinç Babat’ın “Müşkülpesent” adlı sergisi 12 Şubat’a kadar Cep Sanat Galerisi’nde. (0212 292 00 38)

■ Ahmet Merey’in “Serbest Tırmanış” isimli sergisi 12 Şubat’a kadar ART SUİTES Gallery’de.(0 212 251 5561)

■ İbrahim Balaban’ın “Balabanizm” isimli sergisi 14 Şubat’a kadar International Art Center’da. (0 216 310 83 94)

■ Aradığın Şeyin ta Kendisi isimli karma sergi 15 Şubat’a kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. (0 212 241 04 58)

■ Hülya Düzenli’nin “Ortak Bir Acı” isimli sergisi 15 Şubat’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0 212 232 38 13)

■ Yeni İşler isimli sergi 15 Şubat’a kadar Kare Sanat Galerisi’nde. (0212 240 44 48)

■ Züleyha Akbaş’ın sergisi 17 Şubat’a kadar Ziraat Bankası Tünel Sanat Galerisi’nde.

■ Asija Radaviciene’nin sergisi 17 Şubat’a kadar Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde. (0212 227 92 74)

■ Ertuğrul Ateş’in sergisi 18 Şubat’a kadar İş Sanat Kibele Galerisi’nde.

■ Buğra Erol’un “Gri” isimli sergisi 18 Şubat’a kadar Galeri/Miz’de. (0212 241 76 66)

■ Sevim Çizer, Zehra Çobanlı, Meltem Kaya Erti, Candan Güngör ve Sibel Sevim’in seramik sergisi 18 Şubat’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)

■ Georgios Maroudas’ın sergisi 19 Şubat’a kadar Rahmi M. Koç Müzesi’nde. (0212-438 63 50 )

■ İkametgâh Kadıköy isimli karma sergi 19 Şubat’a kadar KargART, Hush Galeri, Piha Kolektif Sanat, Asfalt Art Gallery’de. (0216 337 15 13)

■ Sabri Berkel’in “Etütler” isimli sergisi 21 Şubat’a kadar GaleriFe’de. (0 216 368 03 78)

■ Ferda Pulhan’ın sergisi 21 Şubat’a kadar Hobi Sanat Galerisi’nde. (0 212 225 23 37)

■ Tolga Boztoprak’ın “Mekânsızlar” sergisi 21 Şubat’a kadar Bindallı Sanatevi’nde. (0 212 252 79 66)

■ Semra Taşdemir’in “Çizgilerin Ötesinde II” sergisi 21 Şubat’a kadar NİŞ Galeri’de. (0 212232 88 48)

■ Sevgililere Çizgiler ve Renkler başlıklı karma sergi 23 Şubat’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Karlı Oda 2 başlıklı karma resim sergisi 24 Şubat’a kadar Galeri Oda’da. (0 212 259 22 08)

■ Elvan Alpay’ın “Kirpi” adlı sergisi 25 Şubat’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Tunca Subaşı’nın “Kalıntı” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar PiArtworks’te. (0212 245 40 87)

■ Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun “Kâğıt Üzerinde Gezinti” adlı sergisi 25 Şubat’a kadar füsuninanartgallery’de. (0212 232 40 49)

■ Aslımay Altay Göney ’in “İstif” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar Galeri Apel’de.

■ Michael Snow’un “Solosnow” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Sezgin Sander’in “Yeniden Görmek” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar Ayşe Takı Galerisi’nde. (0212 343 21 54)

■ Özcan Ağaoğlu’nun “İranabak” isimli fotoğraf sergisi 25 Şubat’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ Salvador Dali’nin “İlahi Komedya”, “Gala ile Akşam Yemeği”, “Sürrealizm İzleri” adlı üç ayrı başlıktaki eserlerinden oluşan sergi 26 Şubat’a kadar MSGSÜ Tophane – i Amire’de.

■ Gogi Çagelişvili’nin sergisi 26 Şubat’a kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde. (0212 252 68 12)

■ Berna Erkün’ün “Yakın Uçtuk Uzaktık, Uzaktık Yakın Geçtik” adlı sergisi 26 Şubat’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0216 385 12 03)

■ Selçuk Erez Fotoğraf Koleksiyonu’ndan “Görünenler Görünmeyenler” isimli sergi 26 Şubat’a kadar Galeri G-art’da. (0212 296 08 76)

■ Yüksel Tamtekin’in sergisi 26 Şubat’a kadar Harmony Sanat Galerisi’nde. (0216 553 21 67)

■ Sevinç Altan’ın “Ayrıntı’nın Sevinç’li Kapakları” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde.(0212 393 81 11)

■ Neşe Gümüşcüoğlu’nun “Özgür Atlarım” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Tonguç Yaşar’ın “Renkahenk” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi Karikatür ve Mizah Merkezi’nde. (0212 256 42 58)

■ Toprak Turan Kara’nın “Sessiz Kadınlar Korosu” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar Apeiron Sanat Galerisi’nde. (0212 234 10 58)

■ Gülay Yüksel’in “Kadının Rengi” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar Ortaköy Kültür Merkezi’nde. (0212 23658 01)

■ Adile Gülan, Tülay Oskay Işın, Yusuf Özsarfati, Evrensel Derman ve Nihat Evren Derman’ın karma sergisi 29 Şubat’a kadar Tolga Eti Sanat Evi’nde.(0216 368 26 79)

■ Sümer Sayın’ın “Bir An İçin” isimli sergisi 29 Şubat’a kadar Art ON’da.( 0212 259 15 43)

■ Bir Fotoğraf Camı – Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla Sabahattin Ali sergisi 3 Mart’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi CKM – Sanat Galerisi’nde. (0216 386 26 81)

■ Otoportre isimli karma sergi 3 Mart’a kadar Alanİstanbul’da. (0 2122529453)

■ Sanatla Kırk Bir Yılı Birlikte Yaşadık sergisi 7 Mart’a kadar Tatbiki Sanat Galerisi’nde (0 216 338 98 37)

■ Jose Maria Mellado’nun “Esrarengiz Manzaralar” adlı sergisi 10 Mart’a kadar Elipsis Gallery’de.(0212 244 89 00)

■ Halil’in “Tepme” isimli sergisi 31 Mart’a kadar The Empire Project’te. (0212 292 5968)

■ Sultanlar, Tüccarlar, Ressamlar ve Konstantiniyye’den İstanbul’a Boğaziçi Anadolu Yakası Fotoğrafları sergisi 1 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde. (0212 211 41 00)

■ İnci Eviner’in sergisi 6 Nisan’a kadar Salt Galata’da.

■ Kilden Suretler, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu’ndan Antik Çağ Terrakotta Figürinleri sergisi 15 Nisan’a kadar Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi’nde. (0212 284 63 63)

■ 20 genç ressamın “bir” kavramını yorumladığısergi 25 Nisan’a kadar Art&Design Gallery’de.

■ Musevitoğlu Atölyesi resim sergisi 31 Mayıs’a kadar Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde. (0212 259 77 40)

■ Adalar, Mimarlar, Binalar isimli sergi Haziran 2012’ye dek Adalar Müzesi’nde. (0216 382 64 30)

ANKARA

■ Osman Akbay&Mustafa Cinel&Mustafa Hikmet Malkoç – karma resim – 9 Şubat’a dek – Fırça Sanat Galerisi’nde. (0 312 438 60 08)

■ Suat Arıkan – resim – 10 Şubat’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)

■ Malik Bulut/Yüzleşme – resim – 11 Şubat’a dek – Armoni Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 43 24)

■ Osman Kerkütlü – resim – 18 Şubat’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)

■ Ercan Gülen – resim – 18 Şubat’a dek – Gözde Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 11 31)

■ Hüseyin Şahbudak – resim – 18 Şubat’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

■ Baran Kamiloğlu – resim – 19 Şubat’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)

■ Serdar Leblebici – resim – 22 Şubat’a değin – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ İbrahim Örs – resim – 25 Şubat’a dek – Takıantika Sanat Galerisi’nde. (0 312 436 37 88)

■ Cemil Eren – resim – 26 Şubat’a dek – Ankara Sanayi Odası Kültür Merkezi’nde. (0 312 417 12 00)

■ Habip Aydoğdu – resim – 28 Şubat’a dek – ARETE Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 08 81)

■ Bekir Coşkun’un kalemi ve Hasan Rastgeldi’nin fırçasından/Yazının Rengi – resim, yazı – 29 Şubat’a dek – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 468 21 05)

■ Canan Atalay/İçsel Manzaralar – resim – 2 Mart’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

■ Devrim Erbil – resim – 3 Mart’a dek – Helikon Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 78 01)

İZMİR

■ Karacasu Vakfı’nın kurduğu Aphrodisias Sanat Merkezi, 7-18 Şubat tarihleri arasında Prof. Dr. A. Ali Küpelioğlu’nun “Kapı Tokmakları”, İFOD Işıkla Boyama Fotoğraf Atölyesi’nin “Masallar” ve Naile Cimit’in seramik sergilerini ağırlayacak.

■ Ceyda Kiraz’ın “Koza Mucizesi” adlı resim sergisi 12 Şubat’a dek EÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde izlenimde. Aynı mekân 11 Şubat’a dek Nedim Sönmez’in ebru sergisine de ev sahipliği yapacak.

■ Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar-MÖTBE Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde Erkuter Leblebici’nin seramik sergisi 17 Şubat’a dek görülebilecek.

■ İzmir Suluboyacılar Derneği Profesyoneller Grubu’nun resim sergisi 25 Şubat’a dek Karabağlar Belediyesi Çalıkuşu Sergi ve Kongre Salonu’nda görülebilir.

■ İzmir Sanat Merkezi 13 Şubat’a dek Sevim Çınar’ın “İçimizdeki Kanatlar” adlı seramik sergisini ağırlayacak.

■ Yunus Koç ve Erol Özdayı’nın fotoğrafları Urla Fotoğraf Sanat Evi’nde 2 Mart’a dek izlenimde.

MERSİN

■ Oberhausen-Arttwin Genç Sanat Yarışması Sergisi, İçel Sanat Kulübü, Ayşe Uğural-Müfide İlhan Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 17 Şubat’a dek izlenime açık olacak. (0324 2381088)

MÜZİK

İSTANBUL

■ ‘Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde bugün saat 20.00’de “Zeynep Üçbaşaran ‘Mozart ve Liszt ile Opera” konseri izlenebilir. (0 216 346 15 31)

■ ‘Nardis Jazz Club’da bugün saat 21.30’da “Yansımalar”, yarın saat 21.30’da “Serkan Çakıt Quartet”, çarşamba günü saat 21.30’da “Neşet Ruacan Grup”, perşembe günü saat 21.30’da “Ozan Musluoğlu Quartet ‘40th Day’”, cuma günü saat 22.30’da “Önder Focan Projesi – Swing A La Turc”, cumartesi günü saat 22.30’da “Sibel Köse Quartet” konseri izlenebilir. (0 212 244 63 27)

■ ‘Babylon’da yarın saat 21.30’da “Değer Deniz”, çarşamba günü saat 21.30’da “Alp Ersönmez Cereyanlı feat. İmer Demirer”, perşembe günü saat 20.30’da “HAOSSAA, Soft Gates, Hayvansaray”, cuma günü saat 23.30’da “Burn Dubstep Series: Emika”, cumartesi günü saat 23.00’te “Shantel DJ Set” konseri izlenebilir. (0 212 292 73 68)

■ ‘Ghetto’da çarşamba günü saat 21.30’da “Gürcan Ersoy”, perşembe günü saat 21.30’da “Ali Erel – Lansman Konseri”, cuma günü saat 21.30’da “Ghetto 5. Yıl Özel Hafta Sonu: Bibi Tanga and The Selenites”, cumartesi günü saat 23.30’da “Ghetto 5. Yıl Özel Hafta Sonu: Makossa & Megablast” konseri izlenebilir. (0 212 251 75 01)

■ ‘Jolly Joker Balans’ta çarşamba günü saat 21.00’de “Ayşe Saran”, perşembe günü saat 21.00’de “Hüseyin Delen”, cuma günü saat 22.00’de “Halil Sezai”, cumartesi günü saat 22.00’de “Yaşar” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘İş Sanat Kültür Merkezi’nde çarşamba ve perşembe günü saat 20.00’de “Russian Chamber Philharmonic St Petersburg” konseri izlenebilir. (0 212 316 10 83)

■ ‘garajistanbul’da Avea Escape to Music kapsamında perşembe günü saat 21.00’de “Cat Power”, cumartesi günü saat 23.00’de “Dead Combo” konseri izlenebilir. (0 212 244 44 99)

■ ‘Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Gösteri Salonu’nda perşembe günü saat 19.30’da “Orçun Orçunsel” konseri izlenebilir. (0 212 219 16 97)

■ ‘Bronx’ta perşembe günü saat 22.00’de “A State of Mind”, cuma günü saat 22.00’de “Kurban”, cumartesi günü saat 21.00’de “Tramvay” konseri izlenebilir. (0 212 293 53 98)

■ ‘Borusan Müzik Evi’nde perşembe günü saat 21.30’da “Konstrukt & A Trio -İstanbul – Beirut”, cuma günü saat 20.00’de “Borusan New Series – Figura Ensemble”, cumartesi günü saat 21.30’da “Burçin Büke – Gözbebeğim” konseri izlenebilir. (0 212 336 32 80)

■ ‘Türker İnanoğlu Maslak Show Center’da cuma günü saat 21.00’de “Melihat Gülses ile Bol Ahenk”, cumartesi günü saat 20.00’de “Okay Temiz – Ritmin Günü” konseri izlenebilir. (0 212 286 66 86)

■ ‘Romeo Juliet İstanbul’da cuma günü saat 21.00’de “Tatavla Keyfi”, cumartesi günü saat 22.00’de “Geveze & Zeliha Sunal ile Neşeli Maşrapa” konseri izlenebilir. (0 212 243 85 80)

■ ‘İstanbul Live’da cumartesi günü saat 21.00’de “Entu” konseri izlenebilir. (0 541 889 10 90)

■ ‘Ora Arena’da cumartesi günü saat 21.00’de “Zülfü Livaneli” konseri izlenebilir. (0 212 640 25 20)

■ ‘Salon’da cumartesi günü saat 22.00’de “Tonbruket” konseri izlenebilir. (0 212 334 07 52)

■ ‘İKÜ Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde pazar günü saat 20.00’de “Gheorghe Zamfir” konseri izlenebilir. (0 212 498 41 41)

ANKARA

■ CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şef Raoul Grüneis yönetiminde vereceği, Manfred Bellmann (obua), Iris Rath’ın (flüt) katılacağı konser 10 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 309 13 43)

ADANA

■ Adana Musıki Derneği’nin geleneksel, ‘Türk Sanat Müziği Konseri’ bugün 20.00’de Büyükşehir Belediye Tiyatro Salonu’nda gerçekleşecek. Ali İntizam ve Şükrü Birbaş’ın yöneteceği iki bölümlük konserde, saz ve ses heyeti ünlü bestekârların 26 eserini koro ve solistlerle birlikte seslendirecek. (0322 4579625)

MERSİN

■ İçel Sanat Kulübü’nün, Anadolu Türk Halk Müziği Topluluğu konseri, perşembe günü 19.00’da Akdeniz Belediyesi Konser Salonu’nda gerçekleşecek. O. Nihat Hatipoğlu’nun yöneteceği konserde, Mersin yöresi başta olmak üzere, çeşitli bölgelere ait ezgiler seslendirilecek. İçel Sanat Kulübü’nün, geleneksel, ‘Müzik Akşamları’ sürüyor. İSK Lokali’nde cuma günü 19.00’da gerçekleşecek gecede, Murat Denizeli’nin arşivinden, ‘Mum Işığında Çigan Müziği’ adlı dinleti sunulacak. (0324 2381088)

TİYATRO

İSTANBUL

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “At” Cuma, Cumartesi 20.00. Cevahir Sahnesi Salon 1’de “Yanık”, Cevahir Sahnesi Salon 2’de “Opera Komik” Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, Pazar 15.00. Küçük Sahne’de “Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk” Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00. Küçük Sahne’de “Temiz Ev” Perşembe, Cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, Pazar 15.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Ve Hep Birlikte Soldan Çıkarlar” Çarşamba, Cuma 20.00, cumartesi 15.00. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Antigone” Salı, Perşembe, cumartesi 20.00, Pazar 15.00. (0 212 455 39 00)

■ Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Ufak Bir Hata”, Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Otobüs”, Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Kargaşa”, Kağ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Bocuk”, K. Haldun Taner Sahnesi’nde “Binali ile Temir” , Ümraniye Sahnesi’nde “Aşk Halleri”, Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Rosenbergler Ölmemeli”, Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Günlük Müstehcen Sırlar” Çarşamba, Cumartesi 15.00 ve 20.30, Perşembe, Cuma 20.30, Pazar 15.00. GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Uğur Böceği” 10.30 ve 13.30.

■ Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Hangisi Baba” Cuma 20.30, “Hoşu’nun Utancı” cumartesi 11.00, “Külhanbeyli Müzikali” cumartesi 20.30, Pazar 15.30 “Benim Güzel Pabuçlarım” Pazar 11.00. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Şişman Domuz” Salı 20.30, “Medeni Hali: Kadın” Çarşamba 20.30. (0 212 252 59 35)

■ Ortaoyuncular’da “İşsizler Cennete Gider” Cumartesi 20.00, Pazar 18.00. (0 212 251 18 65)

■ Oyun Atölyesi’nde Tiyatroadam “Bölge Hastanesi” Salı 20.30, Oyun Atölyesi “Testosteron” Perşembe, Cuma, Cumartesi 20.30, Pazar 16.00. (0 216 345 39 39)

■ Dot’ta “Öksüzler” Perşembe, Cuma, Cumartesi 21.00, Pazar 17.00. “Süpernova” Perşembe, Cuma, Cumartesi 21.00.

■ Kumbaracı50’de “Sen Balık Değilsin Ki” bugün, “444” yarın, “Araf” Çarşamba, “Sinekler Sevişirken” Perşembe, “Hakiki Gala” Cuma, “Bernarda Alba’nın Evi” Cumartesi 20.30. (0 212 246 3589)

■ Semaver Kumpanya’nın “Paki ve Sevgi Çiçekleri” oyunu Cumartesi 11.30, “Büyük Ev Ablukada” Cumartesi 21.00 Çevre Tiyatrosu’nda. (0 212 585 59 35)

■ Tiyatro Kedi’nin “Kibarlık Budalası” oyunu Çarşamba, Cuma 20.30, “Kaplan Maplan” Cumartesi, Pazar 13.00 Tiyatro Kedi Blackout Sahnesi’nde, (0 212 257 79 36)

■ Duru Tiyatro’da “Sondan Sonra” cumartesi 20.45, (0 216 338 56 36)

■ İkincikat’ta bugün “Bulanık”, yarın ve Çarşamba “Yalnız Batı”, “Yok Oğlum, Biz Evdeyiz” perşembe, “Aut” Cuma, Cumartesi, “Tetikçi” Pazar 21.00. (0 212 292 32 47)

■ Maya Sahnesi’nde “Ford Mach 1 Bağdat Caddesi’nde” salı 20.30, “Psikoz” Çarşamba 20.30, “Eleni’den Mektuplar” Perşembe 20.30, “Troyalı Kadınlar” Cuma 20.30, “Otobüs” Cumartesi 20.30, “Kayıp Eşya Bürosu” Pazar 13.00. (0 212 252 74 52)

ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde, “Rab Şeytana Dedi ki” yarından itibaren 12 Şubat’a değin cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Yastık Adam” 14-18 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Camdan Kalp/çocuk oyunu” 19 Şubat’ta saat 11.00’de. (0 312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Kafes Arkasında” yarından itibaren 11 Şubat’a değin cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 12 Şubat’ta saat 11.00’de, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” 14-19 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da, “Kerbela” 7, 10 Şubat’ta saat 20.00’de, 12 Şubat’ta saat 15.00’te, “Bir Tayyare Serüveni” 17 Şubat’ta saat 20.00’de, 19 Şubat’ta saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Kantocu” 7-11 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Benim Tatlı Meleğim/çocuk oyunu” 12 Şubat’ta saat 11.00’de. (0 312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “Figaro” 7-11 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk tiyatrosu” 12, 19 Şubat’ta saat 11.00’de, “George Dandin” 14-18 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Hüzzam” 7-11 Şubat tarihleri arasında saat 18.30’da, “Kontrabas” 14-18 Şubat tarihleri arasında saat 18.30’da, “Stüdyo Sahne”de, “Üç Yönetmen Üç Oyun” 7, 10 Şubat’ta saat 20.00’de, 12 Şubat’ta saat 15.00’te, “Bir Delinin Hatıra Defteri” 14, 17 Şubat’ta saat 20.00’de, 19 Şubat’ta saat 15.00’te. (0 312 311 11 69)

VAN

■ Van Devlet Tiyatrosu, Yunus Emre Gümüş’ün yazdığı, Cem Zeynel Kılıç’ın yönettiği “Entrikalı Dolap Komedyası”nı 7, 8 Şubat saat 20.00’de AKM Samsun Devlet Opera ve Balesi Büyük Salon’da sahneleyecek. (0362-431 50 00)

■ Gazi Sahnesi’nde, Samsun Söz Sanat Merkezi, 6 Şubat Pazartesi ve 8 Şubat Çarşamba günü saat 20.00’de “Geç Kalanlar” adlı oyunu sahneleyecek. 7 Şubat Salı günü saat 20.00’de, Düşevi Oyuncuları’nın hazırladığı, Can Kibiroğlu’nun yazdığı, Cem Kaynar’ın sahneye koyduğu “Süreyya” isimli oyun tekrar sahnelenecek. (0362-231 78 01)

TRABZON

■ Trabzon Devlet Tiyatrosu, Haluk Ongan Sahnesi’nde “Islık Sever Max” Çarşamba 13.00, Pazar 13.30, “Şahane Düğün” Perşembe ve Cuma 20.00, Cumartesi 15.00, 20.00. (0 462 230 10 44)

■ Trabzon Sanat Tiyatrosu, Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi Sahnesi’nde “Muammer Muammer” 8-14-21-24-28 Şubat’ta saat 20.00. (0 462 321 98 55)

ADANA

■ Adana Devlet Tiyatrosu, daha önce de sahnelediği, Orhan Kemal’in ölümsüz eseri ‘Murtaza’yı yarından itibaren yeniden sahneleyecek. Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği oyun hafta içi her gün 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de yinelenecek. ADT sanatçıları, Harun Özer’in yazdığı ve Ebru Kara’nın yönettiği, ‘Kayıp Bolluk Ülkesi’ adlı çocuk oyununu da yine pazar günleri 11.00, çarşamba günleri ise 14.00’te küçük seyirciler için sahnelemeyi sürdürüyor. (0322 3523355)

OPERA BALE

İSTANBUL

■ Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde yarın ve perşembe günleri saat 20.00’de “Don Kişot” adlı bale gösterisi, pazar günü saat 11.00’de ise “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk müzikali seslendirilecek.

(0216 346 15 31)

ANKARA

■ Opera Sahnesi’nde, “Don Giovanni/opera” bugün ve 15 Şubat’ta saat 20.00’de, “Zorba/bale” 9 ve 16 Şubat’ta saat 20.00’de, “Başlangıç/modern dans” 11 Şubat’ta saat 20.00’de, “Çakırcalı Efe/dans tiyatrosu” 13 Şubat’ta saat 20.00’de, “Yusuf ile Züleyha” 18 Şubat’ta saat 20.00’de, “Oda Müziği/konser” 19 Şubat’ta saat 20.00’de.

(0 312 324 68 01)

■ Leyla Gencer Sahnesi’nde, “Sihirli Dünya/çocuk müzikali” 19 Şubat’ta saat 11.00’de. (0 312 324 68 01)

MERSİN

■ Mersin Devlet Opera ve Balesi, bugün 14.00’te, piyano eşlikli ‘Şan Konseri’ ile sanatseverlerin karşısında olacak. Çarşamba günü 13.00’te ‘Okul Konseri’ ile öğrencilerin karışısına çıkacak olan MDOB sanatçıları, perşembe günü 20.00’de W. A. Mozart’ın, ‘Cosi Fan Tutte’ adlı 3 perdelik operası ile sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşatacak. (0324 2379130)

SAMSUN

■ Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde 6 Şubat Pazartesi günü saat 20.00’de “La Boheme” adlı opera gösterisi, 9 Şubat Perşembe saat 20.00’de “Amazonlar” adlı bale gösterisi, 10 Şubat Cuma günü saat 14.00’te “Kuklacı” adlı çocuk oyunu sahnelenecek. (0362-431 50 00)

Sivas’ta Kültür Sanat

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Hasan Öztürk‘ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği Oyunda, Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı rol alıyor.

Oyunun dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini ise Yener Turan üstleniyor.

Bugün, yarın ve 4 Şubatta saat 19.30’da sahnelenecek Oyunda, acımasız bir krala, kahinlerinin yenidoğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yenidoğan çocukları öldürmesi ve doğumları yasaklaması konu ediliyor.

SDT, 8 Şubat Çarşamba günü ise saat 10.30 ve 13.30’da “Dans Eden Eşek” adlı çocuk Oyununu sahneleyecek. Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap‘ın çevirisini yaptığı Oyunda, Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor.

Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

Bursa’da Kültür Sanat

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Sam Bobrick’in yazdığı, Fikret Urucu’nun yönettiği “Yolcular”ın dekor tasarımı Murat Gülmez, kostümtasarımı Candan Günay, ışık tasarımı Rahmi Özan’a ait. Kamil Korunan, Cem Arabacıoğlu, Rüyam P. Dirin ve Cansu Yılmaz’ın rol aldığı Oyunda, kendini bir otobüs terminalinde bulan yolcuların başına gelenler anlatılıyor. Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde 2-3 Şubat’ta saat 20.00’de, 4 Şubat Cumartesi ise saat 15.00 ve 20.00’de sanatseverle buluşacak.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman‘ın imzasını taşıyor.

Y. Emir Çiçek’in rol aldığı Oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenmegibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan Oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Sandberg ve Firner’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Bora Özkula’nın yönettiği “Bu da Benim Karım” adlı komedinin dekor tasarımını Murat Gülmez, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışık tasarımını Rahmi Özan yapıyor.

Berrin Balkanlar, Jale Çiçek, Taner Turan, Süheyla Zeybek, Muharrem Dalfidan ve Ayşe Dinç’in rol aldığıOyun, hayatın içinden bir güldürmece sunuyor. Oyunda, çalıştığı fabrikasında her on dakikada bir kamyondan hamile elbisesi çıkan, hali vakti yerinde olan bir kişi ve güzel ama artık güzelliği ve kadınlığınıunutmuş olan eşi anlatılıyor.

Titiz, temizlik hastası, baskın karakterli bir kadın ile eşi arasında geçenleri komik dille anlatan, herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceği Oyun, AVP Sahnesi’nde 7-8 Şubatta saat 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 5 ve 7 Şubat’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor

Amerikan Edebiyatının korku ve gerilim yazarı olan İra Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu Mustafa Kurt yönetiyor.

Sezonun yeni Oyunu olan “Ölüm Tuzağı”, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 8 Şubat Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı Oyunu sahneye koyacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde, Ayşen Taştekin Doda’nın kişisel resim sergisi ise, 30 Ocak-4 Şubat tarihlerinde açık kalacak.

Zonguldak’ta Kültür Sanat

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York’ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

Zonguldak‘ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

İstanbul Devlet Tiyatrosu, Janusz Glowacki’nin yazdığı, Tuğrul Çetiner’in çevirdiği ve Faik Ertener’in yönettiği “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” 2 perdelik Oyunu 3-4 Şubat tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi‘nde izleyenlerle buluşturacak.

Özden Çiftçi, Mehmet Ali Kaptanlar, Şamil Kafkas, Ali Düşenkalkar ve Adnan Kürkçü’nün rol aldığıOyunda, New York‘un parklarından birinde dünyanın bir çok yerinden Amerika’ya göç etmiş insanların yaşam mücadelesi konu ediliyor.

Konya’da Kültür Sanat

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Dekoru Gül Emre, kostümleri Gülnur Orhon ve ışık düzenini Mehmet Yaşayan’ın yaptığı “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı Oyunda Alpay Aksum, Şebnem Büyükkalkan, Gökçe Yurtsal, Doğan Doğru, Bengisu Gürbüzer Doğru, Feray Darıcı, Özgür Baş ve Hasan Tanılmış rol alıyor.

Kulakların duymak istediklerini mi yoksa her şeyi mi duyduğunu anlatan

“Kulaktan Kulağa” ve iki çocuklu bir annenin savaş sırasındaki yaşamını anlatan

“Carrar Ana’nın Silahları” bugün ve yarın saat 19.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise saat 14.00 ve 19.30’da izleyicinin beğenisine sunulacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Güzel ve Çirkin” adlı müzikal Oyununu da sergileyecek.

Dekoru Aytuğ Dereli‘ye, kostümleri Ceren Karahan’a ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait Oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan bir prensin, yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa çevrilmesinin ardından çirkin prensin, elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan Oyun, 5 Şubat Pazar günü saat 14.00’da KDT sahnesinde izlenebilecek.

Tamay Sayar ve Şekip Taşpınar‘ın yazdığı çocuk Oyunu “Dört Köşe Palyaço” ise 7 Şubat Salı ve 8 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da ve 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

İstanbul’da Kültür-sanat

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley’in 67.doğum günü, 4 Şubat’ta Babylon’da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley‘in 67. doğum günü, 4 Şubat’taBabylon‘da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Şarkılarında işlediği sevgi, barış ve kardeşlik konularıyla tüm dünyada milyonlarca hayranı olan Marley’in anısına düzenlenecek partilerde, Selekta Firuzaga, Ras Memo, Sattas, Mahi, Selekta Genjah, King Seroman, Naranjaman, Pnarzenci, Mojahfire ve Jr. Sensimilla gibi ünlü DJ’ler sahne alacak.

Trompet sanatçılarından İmer Demirer, yarın sanatçı dostlarıyla birlikte Borusan Müzik Evi’nde konser verecek.

Mor ve Ötesi, 2007 yılından beri klasikleştirdiği “Akustik” konser serisinin 5’incisinde, daha önce akustik versiyonları hiç çalınmamış, eski ve yeni birçok şarkısını, sahneye davet edeceği şarkıcı ve müzisyen dostlarıyla yarın Ghetto’da seslendirecek.

Pop müzik sanatçısı Göksel, yeni albümü “Bende Bi Aşk Var”ın ilk konserini yarın Salon İKSV’de verecek.

“Mi Kubbesi” isimli albümlerinin yayınlanmasıyla büyük bir hayran kitlesi tarafından takip edilmeye başlanan Nekropsi, derin enstrümantal kompozisyonları, ani ataklarla dinleyeni bambaşka bir hikayeye sürükleyen tarzlarıyla yarın Babylon‘da sahne alacak.

Arabesk eserleri rock altyapılar, arabesk vokaller ve doğu vurmalıları kullanarak yorumlayan, arabesk formatında besteler yapan ve “Her Gün İsyanım Var” ve “Damarımda Kanımsın” albümleriyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan İstanbul Arabesque Project, 4 Şubat’ta Live Haymatlos’ta sahne alacak.

Konserlerinde Bergen’den Kamuran Akkor’a, Orhan Gencebay‘dan İbrahim Tatlıses‘e pek çok arabesk duayeninin eserlerini seslendiren grup, kendisini izlemeye gelen müzikseverlere arabeskin kederli değil, keyifli ve eğlenceli yönünü göstermeyi hedefliyor.

Uzun bir aradan sonra büyük bir özenle hazırladığı “Derindekiler” albümünü dinleyenlerin beğenisine sunan Kıraç, albümünün ilk İstanbul konserini 4 Şubat’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde verecek.

Mevlana Kültür ve Sanat Vakfının düzenlediği ve bestekarı bilinmeyen, bestelenmiş en eski Mevlevi ayinlerinden olduğu kabul edilen Pençgah Ayini

(Beste-i Kadim) “Sema Töreni”, 5 Şubat’ta Galata Mevlevihanesi Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

-Sahne sanatları

Çin Ulusal Akrobasi Topluluğu “Rüya Takımı-Sihirli Akrobatlar”, trapez, dans, akrobasi ve kung-fu’yu bir araya getiren, yer çekimine ve fizik kurallarına meydan okuyan performanslarını 3, 4 ve 5 Şubat’ta TİMMaslak Show Center’da sergileyecek.

Neil Labute’un yazıp Defne Halman ve Engin Hepileri’nin yönettiği “Zorla Güzellik” isimli komedi türündeki tiyatro Oyunu, yarın Kenter Tiyatrosu’nda perdelerini açacak.

W. Gordon Smith’in yazıp Ülkü Tamer‘in çevirdiği ve Hakan Gerçek’in hem yazıp, hem de oynadığı tek kişilik Oyun “Van Gogh”, yarın Caddebostan Kültür Merkezi Küçük Salon’da izleyiciyle buluşacak.

Levent Kazak‘ın yazıp Laçin Ceylan‘ın yönetmenliğini üstlendiği, kadının sosyal konumuna dikkat çeken “Cam”, yarın Kozyatağı Kültür Merkezi Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak.

Zorlu Çocuk Tiyatrosunun yeni sezonu için Prof. Dr. Hasan Erkek tarafından Andersen’in “Çirkin Ördek Yavrusu” masalından hareketle yeniden yazılan

“öteki” kavramının farklı katmanlarda işlendiği “Çirkin Ördek Yavrusu”, 4 Şubat’ta Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Cesare Pavese‘nin “Yaşama Uğraşı” adıyla yayımlanan günlüğünden esinlenen, ölüm gerçeğini ve onu takip eden yas sürecini konu edinen bir dans performansı olan “Bugün, Hiçbir Şey”, 6 Şubat’ta Salon İKSV’de izleyici karşısına çıkacak.

“Elazığ Kültür ve Sanat Şehridir”

Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması için ilimize gelen sanatçılar ve kültür elçileri Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nu ziyaret ettiler.

Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşmasına katılacak olan sanatçılar ile organizasyona katkı veren kuruluşların yetkilileri hazır bulundu.

Ziyarette bir değerlendirme yapan Bedrettin Keleştimur: “Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması kapsamında şehrimizde bir faaliyeti daha icra etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Azerbaycan‘ın bağımsızlığının 20. yılında bu etkinlikler iki gün süreyle devam edecek. Azerbaycanlı Şair Elmas Yıldırım adına düzenlenecek paneller yapılacak. Cafer Cabbarlı’nın kitap tanıtımını yapacağız. Ve bu aradaAzerbaycan edebiyatında önemli olan şahsiyet Anar Bey’e FÜ tarafından Fahri Doktora unvanı verilecek. Programlarımız kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi tertip edeceğiz. Tüm programlarımızın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Yakup Deliömeroğlu ise konuşmasında Azerbaycan Şehitleri içinTürkiye‘de ilk defa Elazığ‘da bir anıt yapıldığına dikkat çekerek, bu durumun iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerini geliştirme adına çok önemli olacağına vurgu yaptı.

Sanatçı Mehmet Özbek ise açıklamasında; “Bizler için Elazığ – Bakü sanat buluşmasından ziyade burada bir Bayram yaşıyoruz. Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza ve manas ekibine teşekkür ediyorum. Biz türkülerimizi yörelerimizden derleyerek sizlere sunmaya gayret gösterdik. Bu etkinliklerin tamamının hayırlı olmasını diliyorum. Etkinlikler kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi bizler için ayrıca önem arz eden programlardan biridir.” Dedi.

Elazığ‘ın bir kültür ve sanat şehri olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi:

“Sizleri Anadolu‘nun bu inci şehrinde ağırlamaktan mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat buluşmasını organize eden Bedrettin Keleştimur Beyefendi başta olmak üzere tüm arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Geçmişte Hazar Şiir Akşamlarından birini Azerbaycan‘da gerçekleştirmiştik ve orada Yazarlar Birliği Başkanı Anar beyle de bir araya gelmiştik. Şehrimizde düzenlenecek bu programların hayırlı olmasını diliyor, bizleri ziyaretiniz içinde şükranlarımı sunuyorum.”

BAŞKENTTE KÜLTÜR SANAT HABERİ

CUMHURBASKANLIGI SENFONI ORKESTRASI (CSO), 10 SUBAT’TAKI KONSERINDE ”BAROK HAFTASI” PROGRAMIYLA IZLEYICI KARSISINA CIKACAK.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 10 Şubatˊtaki konserinde ˊˊBarok Haftasıˊˊ programıyla izleyici karşısına çıkacak.

Orkestrayı Şef Raoul Grüneisˊin yöneteceği konserde, obuada Manfred Bellmann ve flütte Iris Rath yer alacak. Konserde, Telemannˊın ˊˊre majörˊˊ senfoniˊsi, Bach ve Vivaldiˊnin ˊˊobua konçertoˊˊlarıile Hasseˊnin ˊˊsol minörˊˊ senfonisi seslendirilecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 15 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 5 eserle izleyiciyi selamlayacak.

-Tiyatro-

Büyük Tiyatro: ˊˊGenç Osmanˊˊ, yarın ve 5 Şubatˊta sahne alacak.

Ali Berktayˊın kaleme aldığı, Ayşe Emel Mesciˊnin yönettiği ˊˊKerbelaˊˊ, 7 Şubatˊta seyredilebilir.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Aristophanesˊin yazdığı, Yücel Ertenˊin çevirip, oyunlaştırıp yönettiği ˊˊBarışˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊKantocuˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilir.

ˊˊBenim Tatlı Meleğimˊˊ, 5 Şubat pazar Günü izleyiciyle birlikte olacak.

Şinasi Sahnesi: Tennessee Williamsˊın yazdığı, Can Yücelˊin çevirdiği, Jason Haleˊnin yönettiği ˊˊSırça Kümesˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahnelenecek.

ˊˊElma Hırsızlarıˊˊ isimli eser, 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyirciyle birlikte olacak.

Küçük Tiyatro: Angelo Savelliˊnin kaleme aldığı ve yönettiği ˊˊFigaroˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahne alacak.

ˊˊKeloğlan Keleşoğlanˊˊ isimli çocuk oyunu, 5 Şubat Pazar günü görülebilecek.

Akün Sahnesi: ˊˊGizler Çarşısıˊˊ, yarın, 4 ve 5 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊRab Şeytana Dedi Kiˊˊ, 7, 8 ve 9 Şubatˊta tiyatroseverlerle birlikte olacak.

Altındağ Tiyatrosu: Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Musahipzade Celalˊin kaleme aldığı ˊˊKafes Arkasındaˊˊ isimli oyun hafta boyunca izlenebilecek.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: ˊˊYastık Adamˊˊ, 4 Şubatˊta izlenebilecek.

Stüdyo Sahne: ˊˊÜç Yönetmen Üç Oyunˊˊ, yarın, 5 ve 7 Şubatˊta izlenebilir.

Oda Tiyatrosu: ˊˊDönülmez Akşamın Ufkundayızˊˊ adlı eser, yarın ve 4 Şubatˊta, ˊˊHüzzamˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilecek.

-Opera-bale-

Opera Sahnesi: ˊˊMacbethˊˊ, 4 Şubat Cumartesi, ˊˊDon Giovanniˊˊ 6 Şubat Pazartesi sahnelenecek.

ˊˊZorbaˊˊ balesi, 9 Şubat Perşembe günü seyirciyle birlikte olacak.

Operet Sahnesi: ˊˊBir Tenor Aranıyorˊˊ, 5 Şubatˊta, ˊˊŞarkılarla Yaşamakˊˊ ise 7 Şubatˊta sahne alacak.

Leyla Gencer Sahnesi: ˊˊSihirli Dünyaˊˊ adlı müzikli çocuk oyunu, 5 Şubatˊta izlenebilir.

-Sinema-

Steven Spielbergˊin Kamera karşısına geçtiği ve konusu Birinci Dünya Savaşı yıllarında geçen ˊˊSavaş Atıˊˊ adlı film, yarın seyirciyle buluşacak.

Jeremy Irvin, Peter Mullan, Emily Watson ve David Thewlisˊin başrolünü üstlendiği film, Birinci Dünya Savaşı sırasında Albertˊın eğittiği ve çok sevdiği atı Joeyˊnin satılarak savaşta sipere gönderilmesi üzerine yaşananları işliyor. Film, Michael Morpurgoˊnun aynı adlı çocuk romanından sinemaya aktarıldı.

Hasan Tolga Pulatˊın yönettiği, Altın Portakal ödüllü ˊˊGüzel Günler Göreceğizˊˊ vizyona girecek. Bir Güniçinde İstanbulˊda geçen hikaye, beş farklı karakterin kesişen yollarını anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cevadzade, Feride Çetin ve Barış Atay Mengüllü yer alıyor.

48. Antalya Altın Portakal Film Festivaliˊnde yarışan yapım En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı kadın Oyuncu ödüllerine layık görülmüştü. Şanal Günseliˊnin yönettiği ˊˊEş Ruhumun Eş Zamanıˊˊ adlı film gösterime girecek. Uğur Çavuşoğlu, Aylin Kabasakal, Zeynep Utku, Deniz Seki, Musa Uzunlar, Tuğçe Ersoy ve Güzin Ustaˊnın rol aldığı yapım, Şanal Günseli ve Işık Günseli-nin gerçek hayat hikayelerinden yola çıkarak 2005 yılında yazdıkları aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlandı. Türü ˊˊkuantum filmiˊˊ olarak nitelendirilen yapım, yeryüzünden uzak bir boyutta bütünlüğünü tamamlamış enerji dolu bir varlığın dünyaya inmesini ancak, burada çıkan bir kaos sonucu ikiye ayrılması nedeniyle bu varlıktan ayrılan iki eş ruhun birbirini aramaya başlamasını konu alıyor.

İngiltere yapımı ˊˊUtançˊˊ, haftanın dördüncü yeni yapımı. Steve Mcqueen IIˊnin yönettiği filmde Michael Fassbender, Carey Mulligan, James Badge Dale, Lucy Walters, Elizabeth Masucci ve Calamity Chang rol alıyor. Film, New Yorkˊta yaşayan 30ˊlu yaşlardaki Brandonˊın sorunlarından sıyrılma çabalarını işliyor.

 Kaynak : http:// haberler.com