Şunun için etiket arşivi: kültür

TÜYAP Bursa Fuarcılık A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle düzenlenen Bursa 12. Kitap Fuarı, 15-23 Mart 2014 tarihleri arasında Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını okurlara açmaya hazırlanıyor.

12 kitap fuarı bursa

Bursa’da ‘Kitap Baharı’nı estirecek olan fuara bu yıl, 280 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılıyor. Dokuz gün süresince söyleşi, panel, şiir dinletisi, okuma saatleri ve çocuk etkinlikleri gibi 80 kültür etkinliği ve imza günlerinde 500 yazar okurlarıyla buluşacak. Doğan Hızlan, Yılmaz Özdil, Gülten Dayıoğlu, Ercan Kesal, Ayşe Kulin, Mustafa Balbay, Deniz Kavukçuoğlu, Canan Karatay, İlber Ortaylı, Canan Tan, Altan Öymen, Yekta Kopan, İpek Ongun, Yalvaç Ural, Nermin Bezmen, Onur Öymen, Ataol Behramoğlu, Cemil Kavukçu, , Erdoğan Aydın, Aret Vartanyan ve Nasuh Mahruki etkinliklere katılacak yazarlar arasında.

ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATI ŞÖLENİ

Bursa Kitap Fuarı, bu sene Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Şöleni ile genç okurlarını karşılayacak. Fuar süresince farklı yaş grupları için atölye çalışmaları, yazarların katılımıyla söyleşiler, tiyatro gösterisi, gölge oyunu ve yaratıcı drama gibi 45 etkinlik gerçekleştirilecek. Çocuk ve gençlik edebiyatının değerli isimleri fuar süresince genç okurlarıyla buluşacak. Yalvaç Ural,Süleyman Bulut, Aslı Tohumcu, Mine Soysal, Nilay Yılmaz, Aytül Akal, Nur İçözü, Şaban Akbaba, Gülsüm Cengiz, Simla Sunay, Adnan Özyalçıner, Sennur Sezer, Hakan Akdoğan, Sevgi Özel, Sedat Sever, Selahattin Dilidüzgün ve pek çok değerli isim fuarın konukları arasında.

ISABELLE MILLON FUARIN KONUĞU

isabelle-millonFransız yazar, filozof Isabelle Millon 22 Mart Cumartesi günü fuara bir söyleşi ve ardından imza günü ile konuk olacak . Yirmiden fazla ülkede atölyeler, seminerler düzenleyen Millon, ünlü filozof Oscar Brenifier ile Fransa’da birlikte kurdukları Felsefi Uygulamalar Enstitüsü’nün (Institut de Pratiques Philosophiques) müdürlüğünü yürütüyor.

KIBRIS VE TÜRKİYE ŞAİRLER BULUŞMASI

TÜYAP, ilk kez Bursa’da gerçekleşecek Türkiye ve Kıbrıslı Şairler Buluşması’na ev sahipliği yapıyor. 21 Mart Cuma günü Bursa Kitap Fuarı’nda düzenlenecek etkinliklerle şairler bir araya gelecek. Buluşma kapsamında düzenlenecek söyleşi ve panelde Panos lonnides, Yorgos Moleskis, Neşe Yaşın, Tamer Öncül, Hristos Hadjipapas, C. Hakkı Zariç, Fatma Akhilhoca, Jenan Selçuk, Gürgenç Korkmazel, Arife Kalender ve Sezai Sarıoğlu “Kapılar Açık Kalsın” diyecek.

ORHAN KEMAL 100 YAŞINDA

Orhan Kemal’in doğumunun 100. yılı sebebiyle düzenlenen etkinlikler kapsamında Bursa Kitap Fuarı’nda bir söyleşi ve sergi gerçekleştirilecek. İlk kez Çukurova Kitap Fuarı’nda düzenlenen Orhan Kemal 100 Yaşında sergisi Bursalı okurlarla buluşacak. İçerik danışmanlığını Işık Öğütçü’nün, tasarımının ise Sadık Karamustafa’nın yaptığı TÜYAP tarafından düzenlenen sergide yazarın yaşamı, Bursa Cezaevi’nde geçirdiği zamanlar ve eserlerinden seçme metinlerden oluşuyor. “Orhan Kemal 100 Yaşında” sergisi fuar süresince ziyaret edilebilir.

ÇOCUKLAR İNSANDIR

Yapı Kredi Yayınları tarafından gerçekleştirilen Yaşar Kemal’in “Çocuklar İnsandır” kitabından alıntılardan oluşan sergide Yaşar Kemal’in metinleri, Ara Güler’in fotoğrafları ve Turhan Selçuk’un çizimleri yer alıyor.

Bursa 12. Kitap Fuarı, 15-22 Mart 2014 tarihleri arasında 10.00-19.30, kapanış günü olan 23 Mart 2014 tarihinde ise 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Fuara giriş ücretsizdir.

CNR Kitap Fuarı 1-9 Mart tarihleri arasında CNR EXPO Yeşilköy’de düzenlenen fuar alanında kitapseverle buluşacak. 150’nin üzerinde yayınevinin 250 marka ile katıldığı 20 bin metrekarelik fuar alanına 200 bin ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.

kitap fuarı

Basın Yayın Birliği işbirliğinde gerçekleşen fuar, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İBB Kültür AŞ tarafından destekleniyor.

ÇOCUKLAR KİTABA DOKUNSUN

Kitap fuarının ilk konuklarından biri olan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, okulları fuarlara katılım konusunda teşvik ettiklerini söyleyerek “Çocuklarımızın fuarı ziyaret etmesini, almasalar bile kitaplara dokunmasını istiyoruz. Ailelere, öğretmenlere çocuklara harçlıklarını verip, kitapları kendilerinin almalarını, onları serbest bırakarak hatta indirim için pazarlık etmeyi dahi kendilerinin yapmasını,  kitaba ilişkin böyle bir tat oluşsun istiyoruz” şeklinde konuştu.

HER YAŞA GÖRE KİTAP

Haftasonu ziyaretçi akını beklenen fuar alanına, daha rahat gezmek için erken geldiğini belirten bir okuyucu, “Erken gelelim, kalabalık olmasın’ dedik. Daha şimdiden 4 tane kitap aldım” diye konuştu. Fuardaki kitap fiyatlarının uygun olduğunu belirten bir ziyaretçi ise “Birçok kitabı aynı anda görme fırsatım oldu. Çok da uygun fiyatlar” dedi. Standlar arasında gezerek kitap seçenlerin yanı sıra fuara ellerinde kitap listesi ile gelenler de vardı. Çocuklar ise çocuk kitaplarının olduğu yayınevi standlarının önünde kitapları inceledi.

KİŞİ BAŞINA 7.2 KİTAP

CNR kitap fuarının 1,5 yıldır planlanan bir proje olduğunun altını çizen Basın Yayın Birliği Başkanı Münir Üstün, “Bundan 10 yıl önce 9 bin başlıkla kitap üretilirken, 2013 yılında 47 bin başlıkla kitap üretildi. Geçen sene üretilen kitap adeti 536 milyon. 2012 yılı rakamları 480 milyon civarında. Bu kişi başına 7.2 kitap düştüğü anlamına geliyor. Ama 17 milyonluk İstanbul’da sadece TÜYAP kitap fuarı vardı. Bundan sonra hem TÜYAP hem CNR olacak” dedi. İstanbul’da Anadolu yakasında da bir kitap fuarı olması gerektiğini vurgulayan Üstün, “İstanbul’a TÜYAP ve CNR da yeterli değil. Bir an önce Anadolu yakasına da bir fuar alanı istiyoruz. Anadolu yakasında da bir kitap fuarı olsun” şeklinde konuştu.

ÜNLÜ İSİMLER CNR KİTAP FUARINDA 

İlk kez düzenlenen fuarda Ahmet Ümit, Ataol Behramoğlu, Ayşe Kulin, Cem Mumcu, Doğan Yurdakul, Ediz Hun, Engin Noyan, Erdal Sarızeybek, Fikri Sağlar, Prof.Dr.İlber Ortaylı, İpek Ongun, İskender Pala, Prof.Dr.Mim Kemal Öke, Mustafa Mutlu, Nevzat Tarhan, Sinan Akyüz, Ümit Zileli, Yalvaç Ural, Prof.Dr. Zekeriya Beyaz gibi isimler yer alacak. Kitap satışının yanı sıra imza günleri, tiyatro gösterileri, konferans ve söyleşiler düzenlenecek. Fuar 1-9 Mart tarihlerinde saat 10:00-19:00 arasında ziyaret edilebilir.

Hollanda Kraliyet Konservatuvarı öğretim üyesi, dünyaca ünlü gitar virtüözü Enno Voorhorst, sanat yaşamında ilk defa geleceği Türkiye’de genç gitaristlere ders verecek.

1 (2)

Ortaya koyduğu performansla “gitarın büyülü elleri” tanımlamasını elde eden dünyaca ünlü Hollandalı virtüöz Enno Voorrhorst, sanat yaşamında ilk kez geleceği Türkiye’de genç gitaristlere ders verecek.

Hollanda Kraliyet Konservatuvarı öğretim üyesi, dünyaca ünlü gitar virtüözü Voorhost, Ensemble Feverish Music (EFM) Uluslararası Kültür Ajansının Yaşar Ünivesitesi işbirliğiyle düzenleyeceği “Uluslararası Gitar Günleri 2014” etkinliğine katılacak.

EFM Uluslararası Kültür Ajansı Kurucusu Zafer Yümlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ajanslarının 2014 yılı faaliyetleri kapsamında dünyaca ünlü Enna Voorhost’un ilk defa Türkiye geleceğini ve burada genç gitaristlerle “master class” çalışması yapacağını bildirdi.

Divan-ı Lügati-t Türk ile Kültepe Tabletleri, insanlığın ortak hafızası olarak UNESCO Dünya Belleği’ne yer alması için önerilecek

kültepeBirleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Öcal Oğuz,  Türkiye’den bu yıl Divan-ı Lügati’t-Türk ve Kültepe Tabletleri’nin UNESCO Dünya Belleği’ne alınması için başvuracaklarını açıkladı.

1072-1074 yıllarında Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılan ve Türk dilinin Arapça sözlüğü olan Divan-ı Lügati’t -Türk’ün, dilbilimciler için çok önemli olduğunu belirten Oğuz,  “Divan-ı Lügati’t -Türk demek, yaklaşık 80 ülkeyi yakından ilgilendiren bir kültürel hafızadan söz ediyoruz demektir” dedi.

kültepe1Oğuz, Kaşgarlı Mahmud’un,  eserinde çizdiği dünya haritasıyla topografi, harita belleği ve kültürü açısından da önem taşıdığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Kaşgarlı Mahmud, Kaşgar’dan Bağdat’a kadar o bölgede yerleşik Türk, Arap, Fars ve diğer etnik kültürel grupları tanıyor, bunlarla ilgili bilgiler veriyor, dönemin kültürel birikimini ve belleğini sözlük vasıtasıyla günümüze aktarıyor. Dolayısıyla Divan-ı Lügati’t -Türk demek Kazakistan, Özbekistan, Uygur Özerk Bölgesi, Kırgızistan, Azerbaycan, Türkmenistan, İran, Afganistan Tacikistan gibi ülkelerin bugünkü coğrafyalarıyla Fas’tan Moritanya’ya, Çad’dan Sudan’a kadar körfez ülkeleri dahil yaklaşık 80 ülkeyi yakından ilgilendiren bir kültürel hafızadan söz ediyoruz demektir.”

kültepe3Kayseri’deki Kültepe kazılarında gün ışığına çıkarılan ve çivi yazısıyla Asurca yazılan Kültepe Tableri de Dünya Belleği’ne girmeye hazırlanıyor.

Oğuz, Anadolu’da Türklerden önceki Sümerler’den Hititlerlere kadim uygarlıklarının izlerinin yer aldığı tabletlerde, insanlık tarihini aydınlatacak önemli bilgiler, anlaşmalar, yazışmalar bulunduğunu söyledi. Oğuz, her iki dosyanın da yazım çalışmasının devam ettiğini ve 31 Mart’a kadar UNESCO Genel Merkezine başvuruda bulunacaklarını bildirdi.

 

Kaynak :[-]

Bugün e-mail kutumuza gelen bir mail bu haberi yapmamıza neden oldu mailde şöyle diyordu. “İstanbul Bilgi Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı son sınıf öğrencisiyim. Bitirme projesi olarak Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi kadınları ile ilgili bir fotoğraf serisi hazırlamak istiyorum.Hem sponsor arıyorum, hemde kısıtlı olan zamanımda bağış toplamaya çalışıyorum.Bunun için de bir bağış sayfası açtım.Acaba siz sayfanın yayılmasına yardımcı olabilir misiniz?” “Yasemin Karaca” Biz de karınca kararınca destek olmaya çalışarak olduğu gibi yayınlıyoruz.

Halide_Edip-adıvarUlviye’nin Hayali; Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Dönemi’nde önemli bir yere sahip olan, iz bırakmış ancak hiçbir zaman yeterince hatırlanmamış kadınlardan ilham alarak hazırlanacak bir fotoğraf serisidir.

Ulviye Mevlan; Osmanlı Kadın Hareketi’nin önemli kişilerinden biridir. İlk kadın dergilerinden biri olan “Kadınlar Dünyası” isimli derginin editörüydü. Birçok kız okulu ve kadınları çalışması için terzi atölyeleri açılmasını sağladı. İsmi, yüce, güçlü, üstün anlamına gelmektedir.

Bu seri de tarihi ambiyans tekrar yaratılacak. Ancak kadınlar modernize edilmiş bir görünüme sahip olacaklar.Bu görünüm 1910’lar, 1920’ler ve 1930’ların izlerini de taşıyacak. Bu sayede geçmiş ve gelecek arasında bir köprü kurulacak ve Türk Kadın’nına hem geçmişini hem geleceğini hatırlatarak ona ilham ve güç kaynağı olmasını sağlayacak bir proje olacak.

Türkiye’de kadın adına yapılan yaratıcı ve sanatsal projeler neredeyse yok derecede az; özellikle  kadın şiddetinin arttığı, kadın haklarında geriye gidilen bu dönemde bu tarz “pozitif bir etki” yaratması gereken bir çalışma yapmam gerektiğini düşündüm. Çünkü daima çizilen zayıf kadın imajının aksine, Türk Kadını 100 yıl önce büyük bir zinciri kırmış, zeki, güçlü ve cesur bir kadındır. Bugün Türk Kadını, gerçek geçmişini öğrenmesi yada hatırlaması, bugününü sorgulaması gerekmekte çünkü Halide Edip Adıvar’ın dediği gibi “Türkiye’de ki gericilik her zaman kadının kazandığı özgürlüğe saldırmakla başlar”

Türk Kadının Tarihi

Özellikle Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi’nin ele alınmasının nedeni 1800’lerin sonunda başlayan Osmanlı’da ki kadın hareketine dikkat çekerek, Türk kadının hem savaşta, hem kendi haklarının arayışında neler başardığını göstermektir. Türk Kadını siyasallaşmaktan öte toplumsallaşmamış, ikinci bir vatandaş olarak hep bir gölge gibi hissetmiştir. Kadınlarla ilgili haklardan çok yasaklar vardı. Eve kapıtılan, zorla örtünen, eğitim alamayan, çalışma hakkı olmayan, sadece bir ev kadını ve çocuk bakıcısı olarak görünen kadın, kara-fatmakadınsız bir toplum yaratılmasına neden olmuş.1910’larda ise, kadın ani bir ivme ile erkekten geri kalmamış, düşmanla savaşmış, ordu da yer almış hatta ordular kurup, barışın gelmesinde büyük bir önem taşımıştır.Zengin aileler kız çocuklarını avrupa da eğitmiş ve bu kadınlar ülkeye özgürlüğün gelmesi için çalışmışlardır. Türk Kadını 1920’lerde Cumhuriyet’in ilanı ile yıllardır istediği haklara kavuşmuş ve 1930’lara kadar da büyük bir ivme ile gelişip siyasal hakkını kendi çabası ile almıştır.

Misyon ve Vizyon

Bu projenin amacı, kurtuluş savaşı ve cumhuriyet dönemi kadınlarını yeni jenerasyona tanıtmak, hatırlatmak ve etkilemek amacı taşımaktadır.

Yeni jenerasyon bu savaşçı ve yenilikçi kadınlardan ilham alabilir ve güç bulabilir. Sadece yeni jenerasyon olmamakla birlikte, tüm türk toplumunu da hedeflemektedir. Türk toplumu geçmişi öğrenirken tarih kitaplarında ki küçük fotoğraflara bakıp, basitçe ezberlemekten hiç bir zaman hoşlanmamıştır. Çünkü bilinir ki tüm bu dönemin arkadasında büyük bir hikaye vardır.

İnsanlarda böyle bir etki yaratmak için, tarihi ambiyans ile birlikte kadınlar modern bir görünüm ile çekilmesi gerekmektedir, bunun nedeni o dönemin kadınlarının; hayallerini, ve hayattan beklentilerini gerçekleştirmektir.En büyük hayallerinden biri de modern Türk kadınıydı.

Bu hayaller ve beklentiler kurgusal olmayacaktır.Türk kadın’nın o zaman ki yaptıkları konferanslardan, kadın dergilerine, gönderdikleri mektuplar ve makalalerin doğrultusunda belirlenecektir. Bu yazılarda, ne haklar istediklerini, devletten beklentilerini, anılarını, hislerini paylaşmışlardır. Bu yazılar fotoğraflarla birlikte desteklenerek, izleyiciye sunulacaktır.

cumhuriyet kadınıİzleyici olan yeni jenerasyon, genç – yaşlı türk kadınları, türk toplumu hem geçmişini öğrenecek ve bugün ile bir bağlantı kurabilecek. Türk kadınına diğer ülkelerden ve kültürlerden öte, kendinden, kendi geçmişinden modern bir giyim akımı yaratabileceğini gösterecek.

Bu akım gurur duyuyarak ve güç alarak günlük hayatında taşıyabilecek.

Proje’nin İlerleyişi

Proje ile ilgili bir ay boyunca yaklaşık otuz adet kurtuluş savaşı ve cumhuriyet dönemi ile ilgili kitaplar okuyup, dönemi ait belgeseleri izleyerek osmanlı kadınlarını ve osmanlı modası incelendim,  eski fotoğraflar toplandım. Bunların sonucunda döneme ait moodboardlar hazırlandım

Konu ile ilgili moda tasarımcısı, yönetmen, fotoğrafçı ve kostüm tasarımı uzmanları ile görüşültüm. 16-35 yaş aralığında, çoğunluk kadın olmak üzere anket yaptım. Bu anketlerin ve görüşmelerin sonucunda proje tekrardan süzülerek hedef kitlenin doğrultusunda yapılandırdım.

Projenin takvimi, planı ve bütçesi çıkardım.
Özellikle Çanakkale, Safranbolu, Bursa’da ve İstanbul çevresinde olmak üzere şu an fotoğraf çekimi için doğru mekanlar arıyorum.Bir sonraki aşama model seçimi ve koleksiyonun dikimine başlanması.

Yapılan bağış ne için kullanılacak?

Projenin kıyafet, ayakkabı, aksesuar, dekorasyon, ulaşım, ekipman kiralama, asistan, makyöz tutulması, baskı gibi giderleri var.Bu giderler bireysel olarak karşılamam mümkün olmadığı için projeye bağış toplamam gerektiğine karar verdim.

Toplanan bağışın miktarına göre bu proje; ya bir sergi (ki en büyük hedefim bu) ya da bir kitaba dönüşecek. Gerek basılı gerek sosyal medya aracılığı ile duyurarak proje dikkat çekecek ve amacını çıkış yolu nasıl olursa olsun gerçekleştirecektir.

Bağış dışında nasıl yardımcı olabilirim?

Bağış dışında; yukarıda ki giderlere sponsor olmak isteyen bireysel/kurumsal kişilerin tekliflerine açığım. Bunun dışında blog, haber sitesi sahiplerinin bu bağış sayfasını duyurması,sosyal medya da paylaşılmasının da oldukça yardımı dokunacaktır.Proje’nin sahibi “Yasemin Karaca” kim?

25 yaşındayım, İstanbul Bilgi Üniversitesi,“Görsel İletişim Tasarımı “ son sınıf öğrencisiyim.Daha önce İstanbul Kültür Üniversitesi’nde “e-Ticaret” bölümünden mezun oldum.
Eğitimim boyunca web tasarımı, grafik tasarımı,illüstrasyon, video sanatı ile ilgilendim.Mezun olduktan sonra ise kariyerime fotoğraf ve fotoğraf manipülasyonu ile devam etme kararı aldım.Şu an bitirme projem olan “Ulviye’nin Hayali” ile ilgilenmekteyim.

Desteğiniz için teşekkür ederim.

ataturk-duvar-kagidi

Daha fazla detay öğrenmek isteyenler için gözatabileceğiniz kaynaklar.

http://yaseminkaraca.com

Bağış yapabilmeniz için

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun birlikte organize ettiği Bakırköy Türk Sanat Müziği Korosu (TSM Korosu) konseri bildiğiniz gibi  26 Ocak Pazar saat : 17:00′de Bakırköy İşadamları Derneği Konser Salonunda gerçekleşti ilgili konsere ait resim ve görselleri aşağıdaki linklere tıklayarak  izleye bilirsiniz

turk-sanat-muzigi-konser

Videolar için

Resimler için

Görev alan korist adları şu şekilde:

Şef:
Mert ERAĞAN

Sesler:
Perihan GÜRSES
Sevim DEMİRCİ
Nuran URAL
Hatice DÜNDARALP
Yüksel ÇOLAK
Güner GÜLBAĞÇALAR
Sermin ERKOL
Özgür DEMİRALP
Meral MANDACI
Serap ATAKAY
Funda ÜNVER
Haldun SADIK
Mustafa KURT
Cem BUBA
Ali ATAŞ
Tarkan SUBAKAN
Nuray GÜLER
Melek KURHAN
Serpil OKURLU
Arzu AÇIKGÖZ

Sazlar: 
Şenol KARAGÖZ – Klarnet
Onur GÜPGÜP – Kanun
Kamuran TERZİOĞLU – Akordeon
Eda GÜLER – Ud
Erdinç ŞEN – Ritm Saz

Adres: 
Kartaltepe Mah. İncirli Cad. Yesiladali Sokak No:2/A BAKIRKOY
Telefon: 0212 570 80 98

CRR Konser Salonu tarafından bu yıl ilki düzenlenecek olan “CRR Caz Şubatı” 1 Şubat – 18 Şubat tarihleri arasında dünyaca ünlü yıldızları İstanbullu cazseverler ile buluşturuyor. 

 Wadada Leo Smith

Wadada Leo Smith

 Grammy ödüllü ,Kenny Garrett  yeni albümü “ Pushing the World Away “  ile  CRR Caz Şubatı’na konuk oluyor.  Washington City Paper tarafından Jenerasyonun en önemli alto saksafoncusu, belkide en cesuru”  olarak tanımlanan  Kenny Garrett yenilikçi ve yaratıcı kariyeri ile günümüzün en etkili caz müzisyenleri arasında yer alıyor.  Kenny Garret’in son albümü “Pushing the World Away” ‘ de ,”I Say a Little Prayer” cover’ı hariç hepsi Kenny Garrett’ in kendi bestesi… Sanatçı, ”  Pushing the World Away “  ile 2013 Grammy Ödüllleri’nde “ En İyi Enstrümantel  Caz Albümü” adayıdır.   3 Şubat  Pazartesi günü saat 20:00’de CRR Konser Salonu’nda gerçekleşecek bu konseri  kaçırmayın!

joan &andrea

joan &andrea

Andrea Motis ve Joan Chamorro CRR Caz Şubatı’nda ilk kez İstanbullu cazseverlerle buluşuyor! Caz sahnelerindeki  1995 doğumlu Andrea Motis, Norah Jones ‘un veliahtı olarak görülüyor. Andrea’yı caz dünyasına kazandıran akıl hocası Joan Chamorro’nın da gruba katkısı oldukça fazla.  Saksafon sanatçısı olarak şöhret kazanan Chamorro’nın kariyerini birkaç cümleyle özetlemek zor … Genç yıldız Andrea Motis’in ilk albümü Joan Chamorro’nun öncülüğünde  “ Joan Chamorro presents Andrea Motis” başlığı altında müzik marketlerde yerini almıştır. Bu albümle Katalan cazının dünya caz sahnelerindeki yeni temsilcisi olduğunu kanıtlayan Andrea Motis, caz klasiklerini bossa nova formuyla caz tutkunlarına sunuyor.  Gitarda mükemmel eşliğiyle Josep Tarver, piyanoda Ignasi Terraza, davulda Esteve Pi ile Avrupa’nın önemli caz festivallerinde sahne alan bu grubu dinleme şansına ulaşacağınız için kendinizi şanslı hissedebilirsiniz.  Andrea Motis ve Joan Chamorro  Quintet konseri 4 Şubat Salı günü saat 20:00 ‘de CRR Konser Salonu’nda gerçekleşecek.

Modern cazın en önemli temsilcilerinden trompet virtüözü Wadada Leo Smith Golden Quartet, son albümü “ Ten Freedom Summers  ile CRR Caz Şubatı kapsamında cazseverleri büyülecek. 40 yılı aşkın bir süredir besteleri ve doğaçlamaları ile yaratıcı çağdaş caz müziğinin en önemli isimlerinden olan Wadada Leo Smith çok sayıda enstrümanı büyük bir ustalıkla çalmasıyla tanınıyor. Golden Quartet, cazın en sade müzikal ifade biçimini, doğu müzik kültürü ile harmanlayarak, usta besteci ve sanatçıların oluşturduğu bir dörtlü… Wadada Leo Smith,  Golden Quartet, Silver Orkestra, ve Organic ile çalışmalarına devam ediyor. AACM-Orkestrası, Kronos

kenny garrett

kenny garrett

Quartet, Da Capo Oda Oyuncuları, New Century Oyuncuları, San Francisco Çağdaş Müzik Oyuncuları, Chicago Üniversitesi Çağdaş Oda Oyuncuları, S.E.M. Topluluğu, Southwest Oda Müziği, Del Sol String Quartet ve New York Yeni Müzik Topluluğu sanatçının eserlerini seslendiren topluluklar arasında yer alıyor. Wadada Leo Smith 5  Şubat Çarşamba günü saat 20:00’de CRR Konser Salonu’nda , Golden Quartet ile karşınızda olacak.

Biletler CRR Konser Salonu gişeleri ve Biletix’de !

1 Şubat -18 Şubat tarihleri arasında CRR Konser Salonu’nda  ilki gerçekleşecek olan “ CRR Caz Şubatı “ ‘nın biletlerine CRR Konser Salonu gişelerinden ve Biletix’in tüm satış noktalarından ulaşabilir.

Haber : Suat Unal

sinema-film1988 yılında sansür kurulunun beş filme sansür istemesi üzerine Elia Kazan önderliğinde yapılan protestolarla kaldırılan festivallere bakanlık denetimi uygulaması geri döndü.

Şenay Aydemir’in Radikal’deki haberine göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ulusal film festivallerinde gösterilecek filmlere bakanlık denetiminden geçme zorunluluğu getirdi. Sinema Genel Müdürlüğü başvuruları devam eden İstanbul Film Festivali yöneticilerine bir yazı göndererek festivalde gösterilecek hem yerli hem de yabancı yapımların bakanlıktan onay alması gerektiğini bildirdi.

Sinema Genel Müdürlüğü Vekili Mesut Cem Erkul imzasıyla gönderilen yazıda ülke içinde düzenlenecek, fuar, film festivali ve şenlik gibi sanatsal etkinliklerde gösterilecek yabancı filmlerin ‘Sanatsal Etkinlikler Komisyonu’ndan izin alındıktan sonra gösterilebileceği belirtilirken; yerli yapımlar için kayıt ve tescil belgelerinin tamamlanmış olması zorunluluğu getirildi.

Yerli yapımlar içi kayıt ve tescil belgesi Malatya Kristal Kayısı Film Festivali dışında, büyük festivaller olan İstanbul, Adana ve Antalya’daki festivallerde istenmiyordu.

Sinema Genel Müdürlüğü’nün yazısında 5224 sayılı kanunun ilgili maddesine atıfta bulunularak “Yapılan değerlendirme ve sınıflandırma sonucu belirlenen işaret ve ibarelerin her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve tüm taşıyıcı materyaller üzerinde kullanılması ve bu işaret ve ibarelere uygun olarak dağıtılması zorunludur. Bakanlık içerik gösteren ve uyarıcı nitelikteki bu işaret ve ibarelere uyulup uyulmadığını ve bu işaretlerde belirlenen yaş sınırına uygun bir şekilde satış ve dağıtım ve gösterim yapılıp yapılmadığını her zaman denetleyebilir” ifadelerine yer verildi. Yazıda kurallara uymayanların para cezasına çarptırılacağını dikkat çekildi.

Sinema Genel Müdürlüğü, kayıt ve tescil belgesini 2013 Altın Portakal’ına bir hafta kala talep etmiş, yapımcılar yoğun uğraşlar sonucunda kalan sürede bu belgenin yetişmeyeceğine yetkilileri ikna etmişlerdi. Ancak genel müdürlük yine de tescil belgesi için başvurma zorunluluğu getirmişti. Altın Portakal sırasında konuşulan önemli gündem maddelerinden birisi de bu uygulamanın festivaller için zorunlu hale getirileceğiydi.

ELİA KAZAN’IN PROTESTOSU İLE MUAFİYET KAZANILMIŞTI

Dünyaca ünlü yönetmen Elia Kazan’ın Altın Lale jüri başkanı olduğu 1988 yılının İstanbul Film Festivali’nde, bakanlığın beş film birden kesme kararı büyük tepki çekmişti. Türkiyeli sinemacılar, Elia Kazan başkanlığında Taksim Meydanı’na yürüyüş düzenledi. Dönemin Kültür Bakanı da çıkarttığı kararnameyle film festivallerini sansürden muaf tuttu.

Kaynak: Kısa Haber

Baltık Dans Tiyatrosu Bir Yaz Gecesi Rüyası ile 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin konuğu oluyor.Gösterinin Baş Dansçısı Radoslaw Palutkiewicz, 4 ve 5 Şubat tarihinde Dans Tiyatrosu Atölyesi için İstanbul’da.

Radoslaw-Palutkiewicz

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 2004 yılından bu yana Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen 19. İstanbul Tiyatro Festivali, 9 Mayıs-5 Haziran 2014 tarihleri arasında oyun, gösteri, performans ve etkinliklerden oluşan zengin bir programla tiyatroseverlerle buluşacak.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ilk sürprizlerinden biri Polonyalı dans topluluğu Baltık Dans Tiyatrosu olacak.
2010 yılında dansçı ve koreograf Izadora Weiss’ın öncülüğünde genç ve yetenekli dansçıların girişimiyle kurulan Baltık Dans Tiyatrosu, Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı yapıtının farklı bir yorumuyla, ENKA Vakfı sponsorluğunda 31 Mayıs 2014 tarihinde yapılacak iki gösteri ile Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Müziklerini ünlü sanatçı Goran Bregovic’in hazırladığı, kostümlerini ise Polonyalı ünlü modacı Gosia Baczyńska’nın tasarladığı Bir Yaz Gecesi Rüyası, Dance Europe Magazine tarafından 2013’ün En İyi Prömiyeri ödülüne layık görüldü. Bünyesinde klasik baleden, ritmik jimnastiğe ya da sokak dansına kadar farklı alanlardan gelen dansçılar bulunduran Baltık Dans Tiyatrosu, son yıllarda sahneye koyduğu Bahar Ayini ve Shakespeare’in ünlü eseri Romeo ve Juliet ile eleştirmenlerden övgü topladı.

Radosław Palutkiewicz ile Dans Tiyatrosu Atölyesi 4 Şubat Salı-5 Şubat Çarşamba, ENKA

Radosław-Palutkiewicz1ENKA Kültür Sanat ve İstanbul Tiyatro Festivali ortaklığı ile Baltık Dans Tiyatrosu’nda solist dansçı ve Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın baş dansçısı da olan Radosław Palutkiewicz, iki günlük bir atölye çalışması gerçekleştirmek üzere Şubat ayında İstanbul’a gelecek.

Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Radosław Palutkiewicz  Dans Tiyatrosu Atölyesi, 4 Şubat Salı ve 5 Şubat Çarşamba günlerinde 11.00-13.00 ile 15.00-18.00 saatleri arasında ENKA İbrahim Betil Oditoryumu’nda düzenlenecek. Sınırlı sayıda kapasiteye sahip atölye çalışmasına başvurular 20 Ocak Pazartesi gününe kadar enkasanat.org adresi üzerinden yapılabilir.

Baltık Dans Tiyatrosu’nun Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı gösterisi, 2014 yılında Polonya ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 600. yıldönümü kutlamaları için düzenlenecek kültürel etkinlikler kapsamında gerçekleştirilecek. Bu kutlamalar kapsamında 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde başka gösteriler de yer alacak. 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin detaylı programı Şubat ayında yapılacak basın toplantısıyla duyurulacak.

MÖ18.yüzyıl’a tarihlenen ve Eski Babil Dönemine ait olan bu yazıt dünyanın bilinen en eski aşk şiiri olarak nitelenmektedir. Sümer inancına göre toprağın bereketini ve döl yatağının verimli olmasını sağlamak amacıyla kralın yılda bir kez bereket ve aşk tanrıçası İnanna yerine bir rahibe ile dünyanın en eski şiirievlenmesi kutsal bir görevdi. Bu şiir, büyük olasılıkla kral Suşin için seçilmiş bir gelin tarafından, yeni yıl bayramını kutlama töreninde söylenmek üzere kaleme alınmıştı ve ziyafetlerde, şölenlerde müzik, şarkı ve dans eşliğinde söyleniyordu.

 

 

Çevirisi:

Damat, kalbimin sevgilisi
Güzelliğin büyüktür, bal gibi tatlı
Aslan, kalbimin kıymetlisi
Güzelliğin büyüktür, bal gibi tatlı

…………………

Damat, seni okşayayım
Benim değerli okşayışılarım baldan tatlıdır
Yatak odasında bal doludur
Güzelliğinle zevklenelim
Aslan seni okşayayım
Benim değerli okşayışılarım baldan tatlıdır
Damat benden zevk aldın,
Anneme söyle, sana güzel şeyler verecektir.
Babam sana hediyeler verecektir.

…………………

Sen, beni sevdiğin için,
Lütfet bana okşayışlarını,
Beyim tanrım, beyim koruyucum,
Tanrı ENLİL’in kalbini memnun eden ŞUSİN’im
Lütfet bana okşayışlarını

…………………

Kaynak : [-]

Sümerler Hakkında Bilgi

Sümerler, MÖ 4000 – MÖ 2000 yılları arasında Güney Irak’ta (Mezopotamya) yerleşik olan, medeniyetin beşiği olarak bilinen coğrafi bölge ve medeniyet.

Mezopotamya’da ortaya çıkan sayısız medeniyetin temelini Sümerler atmıştır. Ayrıca yazı ve astronomi de ilk kez Mezopotamya’da Sümerlerde ortaya çıkmıştır.Genel kanı Sümerlerin çağdaşı olan halklarla yakın etkileşim ve benzerliklerinin olduğu yönündedir.

Sümer Devleti, Sami olmayan bir topluluk tarafından kurulmuştur.

Mezopotamya’da yaşayan birçok farklı kavimden ilk öne çıkan ve daha sonraki medeni oluşumların temelini atan Sümerlerdir. Gerek yazı, dil, tıp, astronomi, matematik, gerekse din, fal, büyü ve mitoloji gibi alanlarda ilk öne çıkan ve bilinen toplum Sümerlerdir. “Yaratılış” ve “Tufan”a ilk kez Sümerlerde rastlanır. Sümer döneminde 21’i büyük olan yaklaşık 35 büyük şehir ve kasaba vardı. Bunlar arasında Kiş, Nippur, Zabalam, Umma, Lagaş, Eridu, Uruk ve Ur sayılabilir.

Sümer Şehir devletleri

MÖ 4000 yılları başlarında Sümer sınırları kanallar veya sınır taşları ile belirlenmiş bir düzine şehir devletine bölünmüştü. Bütün şehirlerin merkezinde şehre ait özel bir sahip tanrı veya tanrıçaya adanmış olan ve bir rahip yöneticinin (ensi) veya kralın (lugal) idaresindeki tapınak bulunurdu.

Hanedanlık öncesi ilk beş şehir:   

  1. Sümer-sehirleriEridu (Ebu Şahreyn)
  2. Bad-tibira (El-Medain)
  3. Larsa (Es-Senkereh)
  4. Sippar (Ebu Habbah)
  5. Şuruppak (Fara)

Diğer temel şehirler:

  1. Kiş (Uheymir ve İnharra)
  2. Uruk (Warka)
  3. Ur (El-Muqayyer)
  4. Nippur (Afak)
  5. Lagaş (El-Hiba)
  6. Ngirsu (Tello veya Telloh)
  7. Umma (Jokha)
  8. Hamazi 1
  9. Adab (Bismaya)
  10. Mari (Hariri2
  11. Akşak 1
  12. Akkad 1
  13. Isin (İşhan el-Bahriyat)

(1Yeri belirsizdir)
(2Mezopotamya’nın kuzeyinde kalan bir şehir)

Küçük şehirler (güneyden kuzeye):

  1. Kuara (El-Lahm)
  2. Zabala (Ibzeikh)
  3. Kisurra (Ebu Hatab)
  4. Marad (Wannat es-Sadum)
  5. Dilbat (Ed-Duleim)
  6. Borsippa (Birs Nimrud)
  7. Kutha (İbrahim)
  8. Der (El-Badra)
  9. Eshnuna (Asmar)
  10. Nagar (Brak)

(2Mezopotamya’nın kuzeyinde kalan bir şehir)

 Sümer şehri

Sümer şehri, Mezopotamya’nın güney ucunda, Dicle ve Fırat nehirleri arasında, sonradan Babil olmuş, günümüzde de Irak’ın Bağdat şehrinden Basra Körfezi’ne kadar olan bölgede idi.

Sümer şehri, Sümerlerden önce yaşamış ve Sümerce konuşmayan ve Sami olmayan bir halk tarafından, MÖ 4000 – 2350 yılları arasında kurulmuştur. Bu halka günümüzde Proto-Fıratlılar ya daUbaidliler denmektedir. Ubaid ismi Al-Ubaid şehrindeki kazı alanından gelir. Ubaidliler Sümer şehrinde kurulmuş ilk medeniyettir. Bataklıkları tarım için kurutmuşlar, ticaret, dokumacılık, dericilik, demircilik, taş oymacılığı ve çanak-çömlekçilik gibi işlerle uğraşmışlardır. Ubaidlilerin bölgeye yerleşmesinden sonra çeşitli Sami halklar da aynı bölgeye yerleşmiş, kültürlerini Ubaidlilerinki ile karıştırarak Sümerler öncesi yüksek bir medeniyet kurmuşlardır.

KAYNAK VE DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

 

İspanyol ressam Miro sergisi, Miro Vakfı’nda gelen sahte şüphesi uyarısı üzerine kapatıldı.Miro Vakfı’yla ARETE Sanat Galerisi arasında anlaşmazlık giderilinceye kadar Joan Miro Sergisi 20 Aralık 2013 itibariyle kapandı.

JOAN-MİRO-41-1024x638

Yapılan açıklama şu şekilde:

20 Kasım 2013 tarihinde Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi’de düzenlediğimiz Joan Miro Sergisi dolayısıyla 18 Aralık 2013 tarihinde İspanya’da bulunan Miro Vakfı’ndan tarafımıza bir elektronik posta gelmiştir. Bu elektronik postada sergideki bazı eserlerin orijinalliğine ilişkin tartışma bulunmaktadır.

Koleksiyonun sahibi ARETE Sanat Galerisi eserlerin orijinal olduğunu belgeleriyle belirtip taahhüt etmesine rağmen Miro Vakfı’yla ARETE Sanat Galerisi arasındaki bu anlaşmazlık giderilinceye kadar Joan Miro Sergisi’ni 20 Aralık 2013 itibariyle kapatma kararı almış bulunmaktayız.

Kamuoyuna duyururuz.

Gün geçmiyor ki ilginç ve farklı, yeni siteler açılmasın.  İnternetin bilgi almak açısından artık gerekli hatta zorunlu kaynak durumunda olduğu bir gerçek, elbette bunun yanı sıra da  bilgi kirliliği içeren yalan yanlış bilgilerin yığınlar halinde olduğu sitelerin de çokluğunu hepimiz biliyoruz..

kisa-haberBirçok kişisel blog, haber sitesi ve elbette ilgili ilgisiz pek çok internet sitesi var. Ulusal boyuttaki pek çok basın sitesinde yerel veya özel haberlerinizi paylaşmak genel olarak mümkün değil. İnternette dolaşırken gözümüze ilişen http://www.kisahaber.net haber sitesi, olaya farklılık katmasıyla dikkat çekmiş. İsteyen kendi haberini yerel veya ulusal anlamda girip haber haline getirip paylaşabiliyor. Kısaca artık haberci olmanız içten bile değil. İster şirketinizin, ister şahsınıza ait, ister mahalle veya semtiniz ya da ulusal bir haberi, fotoğrafları ile birlikte herkesten önce paylaşmak ve haberci olmak istiyorsanız, buyurun size sunulmuş bu fırsatı kaçırmayın. Sitenin sloganı şöyle; “haberin kısası Kısa haber”

Ya da özellikle sanatla ilgili haberlerin sergi, yarışma, konser gibi konuların ulusal gazetelerde zor yayınlandığını bilmekteyiz. Kim bilir, beklide bu siteler bir fırsattır. Kendi serginizin, konserinizin doğum gününüzün haberini yapın kitlelere ulaşın.

Kendi evlilik, nişan veya benzeri özel haberlerinizde dahil olmak üzere haberlerinizi paylaşabileceğiniz, kategoride sınır tanımayan siteyi incelemenizde fayda var.

diğer bir bahsetmek istediğimiz iste ise http://www.bizeyazin.com

bizeyazinlogoKisahaber.net Benzeri ama daha çok eğlenceye yönelik diğer bir site ise http://www.bizeyazin.com . Bu sitede de benzer özellikler var. Farkı ise soru sorup verilen cevapları da okuyabiliyor olmanız. Slogandan da anlaşılıyor; “Bize Yazın, cevap vermeyelim”. Mantık şu, soru sorabilir veya yazılan sorulara cevap verebilirsiniz. İster bir ansiklopedi olarak, ister gırgır şamata olarak kullanın. Çok işlevli bir site diyebiliriz.

Siteleri inceleyin ve ilk üyelerden olun. Hem sosyal çevreniz ve kültürünüze katkısı olsun, hem başkalarının bilgi dağarcığına katkıda bulunun.

 

Elbette söylemeye gerek yok ama bir kez daha belirtelim, Haber Metni haline getirilmiş sanat duyurularınızı [email protected] adresine görseler ile birlikte destekliyerek ve elbette adınızı da yazarak gönderdiğiniz taktirde sitemizde de de yayınlamaktayız. ( Lütfen yazı metnini word formatında ve enaz bir paragraf uzunluğunda yazınız.)