Şunun için etiket arşivi: kültür

Usta aktör İzmir’deki tiyatro ödülleri töreninde onur konuğu olacak…

Al-Pacino- Usta aktör, 5. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin onur konuğu olacak. Sahne Tozu Tiyatrosu ve Haldun Dormen tarafından düzenlenen 5. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nde sürpriz isim… İzmir’de kültür ve sanata yeni bir soluk getiren Sahne Tozu’nun kurucusu ve yönetmeni Çağlar İşgören, şunları söyledi:

’1996 yılından beri İstanbul’da düzenlenen Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nin bir benzerini İzmir’de gerçekleştiriyoruz. Haziran ayındaki ödül töreninde onur konuğumuz Al Pacino olacak. Dünya çapında bir aktörü ağırlamaktan gurur duyacağız.’

Bildiğiniz gibi 5 yıl önce 26 Ağustos 2009 tarihinde Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kuruldu. Bir yıl sonra yani 2010 yılında ise Bakırköy’ün bir derneğe ait ilk M.E.B. Onaylı belge vermeye yetkili kursu olan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu kuruldu.

Nar Sanat kuruluş logoları

Nar Sanat Eski Logo

Her kurum gibi derneğimizin de bir logosu olmalıydı. Kurumsal kimliğin temelini oluşturan isim, amblem ya da logo seçiminde uzun düşünce ve tartışmalar sonrası “Nar Sanat ” adını almaya karar verdik. Çünkü bir kuruma isim verilirken düşünülmesi gereken pek çok etken vardır. Uzun vadeli düşünülerek, kısa, akılda kalıcı hedef odaklı, anlaşılır net olmalıdır v.b.. Bunu tüm işletmeciler ve reklamcılar bilir.

Kaldı ki zorluklarla kurulmuş bir sivil toplum örgütü dahi olsanız ilerde olası faaliyetleri gerçekleştirecek iktisadi teşekküllerde de bütünleyici olacak şekilde kullanılacak ve ilk bakışta anımsanacak gerek yazı karakteri ve gerekse logo ile dahi anımsanacak bir belirleyici unsur bulunup karar verilmesi şarttı.

Hele ki bir sanat kurumunun markası, logosu söz konusu ise bir isim bulmak daha da zor. Üstüne üstlük uzun vadeli hesapları olan bir kurum kurulacaksa isimi ve logo daha da önemli.

Pazarlama gurusu olarak bilinen Jack Trout’nun deyimi ile “Alabileceğiniz en önemli pazarlama kararı, bir ürüne ne ad vereceğinizdir.” Bu ürün ister ticari bir faaliyet olsun ister bir sivil toplum kuruluşu isterse holding veya hayır kurumu olsun ürün ve hizmete 1. Verilecek ad 2. Logo ve/veya yazı karakterini önemsemek gerekir.

Zaten pek çok kişi gibi bizde biliyorduk ki; isim gibi logo da kolay anlaşılır, sade, hatırlanması kolay, mümkün olduğunca az sayıda renkten oluşmalıdır. Her türlü baskı ve kesim tekniği ile sorunsuz kullanılabilir olmalı, hangi ölçüde kullanılırsa kullanılsın yani çok küçük ölçülerde ayrıntılar kaybolmamalı, çok büyük ölçülerde dağınık görünmemelidir. Her türlü ölçüde ve yüzeyde okunabilir ve özgün olmalıdır. Başka firma ya da ürünlere ait logolar ile karışıklığa sebep vermemeli, hatta çağrıştırmamalıdır, gibi pek çok özelliğe dikkat edilmeliydi.

İşinizin ruhunu çözmemiş, işinizi anlayamamış birinin logo veya yazı karakterini belirlemesi gerçekten imkansıza yakındır.

Dolaysıyla kuruluşta seçtiğimiz isim ve logonun doğru olduğunu biliyorduk. Fakat her kurumsal yapı gibi bir süre sonra logonun daha pratik, grafiksel ve simgesel hale dönüşmesi gerektiğini ve o hale dönüşmesi için doğru zamanı beklemek gerektiğinin de farkındaydık.

Başlarken simge ile anlatmak zor olacağı ve sözlü olarak da anlatmanın uzun olacağını düşünerek resimsel logo kullanma yolunu seçmiştik.

Zaman aktı ve günümüze geldi. Sonunda logomuzun daha grafiksel hale gelmesi için düşüncelerimiz netleşti ve son bir yıldır çalışma ve tartışmalarımız oldu. Ta ki 2 hafta öncesine kadar.

Bir hafta kadar önce yapılan beyin fırtınaları ve farklı çalışmalar doğrultusunda aşağıdaki logoyu, gerek dernek ve gerekse iktisadi teşekküllerde çeşitlendirerek kullanma kararı aldık. Bunu üyelerimiz ve kurucularımız ile paylaştık ve aldığımız etki çok olumlu oldu. Bu doğrultuda logomuzun son şeklinde karar kıldık.

Dileriz sizlerde beğenirsiniz.

Elbette Logomuzda birkaç unsurda vazgeçmedik.

1-Nar’ın simgeleşmesi

2-Ana rengimizin kırmızı olması

3- “Nokta Grafik” tarafından (Selami ŞENOĞLU ve Elİf ERSİN)  önerilen yazı karakterinin kalıcılığı

4-“İstanbul” ve “Nar” yazılarının birleşiminde ”N” harfinin alt kısmının ve “İ” harfinin noktasının mavi olması.

Bunlar değişmedi.

Aşağıda  yeni logomuzu beğeninize sunuyoruz.

Nar Sanat Yeni Logolar

Nar Sanat Yeni Logolar

 

 

 

Tursak’ın Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte düzenlediği En iyi senaryo yarışması başvuruları 22 Kasım 2013  tarihinde bitiyor.

en-iyi-senaryo-yuarismasi

Amaç

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Türsak Vakfı; Sinemanın en temel öğesi olan ‘Senaryo Geliştirme’ konusunda ilk uzun metraj filmlerinin senaryolarını yazan yönetmenleri desteklemek, yapım öncesi sinemamızın yazımsal sorunlarına katkı sağlamak amacıyla, En İyi İlk Senaryo Yarışması düzenlemektedir. Yarışmamız, yazarlara genç senaristlere ve sanatın diğer disiplinlerine eserler veren sanat yaratıcılarına yani tüm sinemaseverlere açıktır.

 Kapsam

a) “İlk Senaryo” projesi T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle ve Türsak Vakfı’nın danışmanlığı ve işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.

b) “İlk Senaryo” yarışmasına katılacak yarışmacılar 18 yaşını doldurmuş olmalıdır. Yarışma, ilk filmini oluşturmak için senaryosunu yazan tüm katılımcılara açıktır.

Başvuru Koşulları

yarışmaa) “İLK SENARYO” yarışmasının en önemli şartı senaristlerin ilk uzun metraj

senaryosunu yazmış olmasıdır. Daha önce yarışmalara katılıp ödül alan senaryolar kabul edilmez. Başvuru sahibi daha önce senaryo ya da senaryolar yazmış olsa dahi filme çekilmemiş olması şarttır.

b) Katılımcıların daha önce yazdığı ya da yazımına katıldığı film senaryosunun filme çekildiği belirlenirse ödül akçesi geri alınır.

c) Senaryolar Amerikan senaryo yazım formatında olmalıdır.

d) Senaryolar 60-90 sayfa arası olmalıdır.

e) Senaryolar 5 kopya halinde basılarak proje dosyasına eklenmelidir.

f) Senaryonun iki sayfayı geçmeyen sinopsisi 3 kopya halinde basılarak proje dosyasına eklenmelidir.

g) Senaryolar bilgisayar veya daktiloda yazılmalıdır.

h) Yukarıda talep edilen dökümanlar ve başvuru formu bir zarfa koyulup teslim

edilmelidir.

 Başvuru

a) Senaryo sahipleri katılım dosyalarını en geç 22 Kasım Cuma günü saat 18:00’e kadar, Türsak Vakfı Gazeteci Erol Dernek sokak. HANİF HAN 11/2 34433 Beyoğlu/İstanbul adresine elden, kurye veya taahhütlü posta ile teslim etmelidir.

Postadaki gecikmelerden Bakanlık veya TÜRSAK Vakfı sorumlu olmayacaktır.

b) Yarışmaya katılıp ödül kazanamayan senaryolar bir ay içinde TÜRSAK Vakfı’na bizzat gelerek senaryolarını geri alabilirler. Bir ay içinde alınmayan senaryolar imha edilir.

 Detaylı bilgi için : lütfen TIKLAYINIZ

Kültür ve Turizm Bakanlığı 105 müzenin daha girişlerinin özel sektöre devri için adım attı.

muze-narsanatKültür ve Turizm Bakanlığı, bünyesindeki 105 müze ve ören yerinin de gişe ve kontrol sistemlerini özelleştirmek için düğmeye bastı. Bundan böyle bakanlık bünyesinde bulunan 105 müze ve ören yerinin işletmesini deözel sektör üstlenecek.Özel sektör bu müze ve ören yerlerinden elde edilen gelirin sadece yüzde 20’sini bakanlığa verecek.

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay döneminde çıkarılan “Müze ve Ören yerleri Gişelerinin İşletimi, Giriş Kontrol Sistemlerinin Modernizasyonu ve Yönetim İşi” ihalesi ile aralarında Ayasofya, Topkapı Müzesi, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Efes örenyeri gibi Türkiye’nin en önemli 48 müze ve ören yerinin gişe ve kontrol sistemleri, Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen ihale ile özelleştirilmişti.

İhaleyi, MTM-TÜRSAB kazanırken, müzelerin altında daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletme Merkez Müdürlüğü’ne bağlı DÖSİMM mağazalarının işletim hakkı da TÜRSAB’a verilmişti.

Bakanlığın hazırladığı ihale ile hat, tezhip, çini ve dokuma gibi gelenekselTürk el sanatlarından müzelerde sergilenen eserlerin replikasına, Türklokumundan Türk kahvesine kadar birçok ürünün yabancı firmalar tarafından üretilip satılmasına da olanak sağlanıyordu.

Dava 3 yıldır sürüyor

48 müze ve ören yerinin giriş sistemlerinin özelleştirilmesinin ardından Kültür Sanat Sendikası, Danıştay’da, “özelleştirme ihalesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle” dava açmıştı. Sendika yetkililerinin verdiği bilgiye göre dava 3 yıldır sürüyor ve bir sonuç alınamadı.

Bakanlık da 3 yıl sonra, bünyesindeki 105 müze ve örenyerinin giriş ve kontrol sistemlerinin özelleştirilmesi için düğmeye bastı. 105 müze ve ören yeri için “2 Aşama Müze ve Örenyerleri Gişelerinin İşletimi, Giriş Kontrol Sistemlerinin Modernizasyonu ve Yönetimi İşi” ihalesi yapılacak. İhale 30 Ekim Çarşamba günü gerçekleştirilecek.

Bu ihaleyle birlikte bir önceki ihalede olduğu gibi 105 müze ve örenyerinin gişelerini de özel sektör kontrol edecek. Müzekart ve biletli ziyaretçi denetimi de özel sektör aracılığıyla yapılacak. İhalenin geçici teminat bedeli 291 bin 690 TL, ihale şartname bedeli ise 5 bin TL olarak belirlendi.

Kaynak :[]

 

 Yarışmaya, süresi 20 dakikayı aşmayan kurmaca ve canlandırma filmler ile süresi 30 dakikayı aşmayan belgesel filmler katılabilir.

karincaAkbank Kısa Film Festivali, geniş bir kitle tarafından takip edilen kısa filmlerin yapımını özendirmek, uygun koşullarda gösterimini bu yolla izleyiciye ulaşmasını sağlamak, ülke sinemasına katkıda bulunan yeni sinemacıları desteklemek, amatör ya da profesyonel her tür kısa filmi tanıtmak, farklı kültürlerden gelen kısa film örneklerini sunmak, bir festival kültürü içinde kısa filmin tartışılacağı platformu sağlamak, sinemaseverlerin keyifle izleyecekleri bir festival oluşturmak amacıyla ilk olarak 2004 yılında gerçekleştirildi.

Her geçen yıl büyüyen, etkinlik çıtasını biraz daha ileri taşıyan festival, gösterimlerin yanısıra sinema öğrencileri ve festival izleyicileri için sinema sektöründeki deneyimli isimlerin birikimlerini aktardığı çeşitli atölye çalışmalarına ve söyleşilere sahne olmaktadır. “Festival Kısaları”, “Belgesel Sinema”, “Uluslararası Bölüm”, “Yarışmadışı Gösterim”, “Canlandırma Kısalar”, “Deneyimler”, “Kısadan Uzuna” ve “Özel Gösterim” bölümlerine programı kapsamında yer veren festival, her yıl on gün boyunca Akbank Sanat’ta gerçekleşiyor. Festival kapsamında “Kurmaca”, “Belgesel” ve “Canlandırma” kısa film alanlarında yarışmaya evsahipliği yapan Akbank Kısa Film Festivali’nde tüm etkinlikler izleyiciye ücretsiz olarak ulaşıyor.

Akbank Kısa Film Festivali ilk yılından itibaren Akbank Sanat’ta gerçekleşen her Festival sonrasında “Akbank Kısa Film Festivali Üniversitelerde” etkinliği ile, İstanbul ve Anadolu’daki birçok üniversitede ödüllü kısa filmleri öğrencilerle buluşturmaktadır.

Başvuru koşulları hakkında detaylı bilgiye ve başvuru formlarına ulaşmak için tıklayınız.

 Halk Bilim’in(Folklör) öğelerinden kabul edilen Halk danslarının genel kabul görülen tanımlamasını yapacak olursak şu şekilde açıklamamız mümkün; “Genel geçer tanımlama anlamında  tanımlayacak olursak; Halk dansları  hareket ve müzik olmak üzere iki ayrı öğeden oluşmuş bir bütündür. “Düzgün ve birbirine benzeyen ritmik hareketlerin uyumlu bir biçimde ortaya konulmasından oluşan oyun”, nadiren müzik eşliği olmaksızın belli bir ritme bağlı olarak da meydana gelebilir. Hareket bir bütün olarak temelini ayaktan başlatmak üzere, vücut ve kollara kadar uzanır.

halk dansları kursu bakırköyVücut bölümlerinin uyumlu hareketleri kadar, grubun uyumlu hareketlen de estetiği yaratır. Hatta bazen bir bakış bir duruş bile estetik bir ifadedir. Musikide, estetiğin sesle ifadesi ve desteklenmesidir.

Özetleyecek olursak, kavram olarak halk oyunu; göze ve kulağa hoş gelecek tarzda düzenlenmiş, ölçülü ve dengeli hareket yoluyla, estetik bir etki ve heyecan yaratan, çoğunlukla, ses birimlerinden nadana gelen anonim halk müziği ile desteklenmiş, hareket ve müzik bütünleşmesidir.”

Anadolu toprakları, tüm Avrupa’nın toplamından daha fazla halk oyunları çeşitliliğine sahiptir. Medeniyetler beşiği olan ülkemiz topraklarında bu kadar çeşitlilik varken bunu görmezlikten gelmemiz mümkün değil.

Zaman aynı zaman elbette fakat değişimler artık eskisi gibi değil sürecin bu kadar hızlı değiştiği ve kültürlerin giderek bir birine yaklaştığı dönemimizde Halk danslarının modern danslardan da etkilenmemesini beklemememiz gerekir. Bu anlamda halk müziğinin ve halk danslarının çağın gerekleri içersinde hareket etmesi ve modern öğeler taşıması kadar doğal bir durum olamaz.

rusyada 23 nisan çocuk şenlikleriAnadolu’nun bereketli topraklarından çıkan halk danslarını modern danslarla birleştirmek daha bir enerjik ve daha güçlü yapıya ulaşmasını sağlamaktadır. Bu elbette geçmişi deforme etmek veya yok saymak, görmezlikten gelmek değil zamana ayak uydurmak eski ve yeninin sentezi haline dönüştürmektir.

Çağın hareketli ve hızlı yapısı içersinde, teknolojiden yaşam şekline kadar hızlı dönüşümde gelenekten gelen kültürel miraslarında çağın gereklerine uymasını bir deformasyon değil eski ile yeninin sentezi olarak değerlendiren kurumumuz bu bağlamda Anadolu halk danslarını stilize ederek çağımızı aşan bir yapıya ulaşması için Halk dansları eğitimi vermeye başlıyor.

Eğitmenimiz Deniz İME (Özgeçmişi için ada tıklayınız) yönetiminde çocuk ve yetişkin olmak üzere halk dansları eğitimine başlıyoruz.

Nar Sanat imkanlarından faydalanmak ve eğitimler hakkında daha fazla bilgi almak için lütfen bize ulaşın.

Tel: 0212 570 80 68  veya 0530 880 7180  lütfen aramak için tereddüt etmeyiniz.

 Uzun uzadıya laflar yazarak övgüler yağdırmak değil amacımız fakat her meslek kutsal özel ve değerlidir.

öğreetmen-ve-köy-okulu Fakat özellikle öğretmenlik zor ve güzel bir meslektir. Elbette bunu hepimiz biliyoruz. Hele bu mesleği metropollerden uzak bir yerlerde yapıyorsanız ve de yapmaya çalıştığınız dal “sanat” ise daha da zor ve kutsal bizim için.

Bugün bir mail aldık hem üzüldük hem de kurumumuza yazılmasından dolayı çok sevindik. Biliyoruz her yere yetmemiz mümkün değil. Fakat en azından bu güzel isteğe de duyarsız kalmamız da mümkün değil. Çünkü genel olarak sanatın önemsenmediği, umursanmadığı şehirlerde dahi bir çok okulda müzik, resim gibi derslerin boş geçtiği bir dönemde Anadolu’dan bir sesin sanat yapabilmek için destek istemesini görmek bizleri nekadar mutlu etti bilemezsiniz.

Elbette biz kurum olarak elimizden geldiğince destek olacağız ya siz?

Yardım etmek isterseniz evinizde, kütüphanenizde atıl olarak duran sanat ile ilgili katalog, doküman var ise lütfen bize ulaşın bu güzel sese birlikte karşılık verelim. Kim bilir içlerinden büyük sanatçılar çıkar ya da enazından sanat seven bir neslin yetişmesine katkıda bulunuruz. özellikle şu sıralar buna çok ihtiyacımız var.

Sizler gelen e-maili değiştirmeden adı gizli tutarak yayınlıyor ve denizde damla olmaya davet ediyoruz. Elinizde bulunanları bize ulaştırın sizlerin adı ile bizde ilgili Öğretmenimize ve daha başka imtiyazı olan öğretmenlerimize yollayalım.

Adresimizi biliyorsunuz! Bilmiyorsanız lütfen TIKLAYINIZ (Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği-Dernek sitemiz  http://www.narsanat.org.tr)

“Merhaba,

 Erzincan’dan yazıyorum.

kasabada-sanat Küçük bir doğu şehrinin bağrından. Resim öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Her ne kadar dağların ortasındaki bağlardan ilham almaya çalışsak da sanat adına maalesef olanaklarımız kısıtlı. Başta sanatı sevdirmekle işe başlanmalı diye düşünerek elimden geleni yapmaya ve öğrencilerime fayda sağlamaya çalışıyorum. Ancak  doküman kısmında da sıkıntı yaşıyoruz.

 Eğitim ve sanat adına bize destek vereceğinizi düşünerek  ve  naçizane   samimiyetinize güvenerek sizden  kataloglar talep ediyorum.

 En kısa zamanda cevap bekliyorum.

 Saygılarımla…

 Ayşenur Ba…  “

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı, ressamlardan eserlerinin isimlerini, türlerini ve ölçülerini istedi

gesamKültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü, Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği’ne (GESAM) “acil” koduyla gönderdiği yazıda, ressamlardan 2013 yılının nisan, mayıs ve haziran aylarında yaptıkları resimlerin “isimlerini, türlerini ve ölçülerini” istedi. Bakanlıktan istenen bu bilgiler, ressamlarda “Fişleniyor muyuz?” endişesi yarattı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ressamlardan “ilginç bir istekte” bulundu. Bakanlık, GESAM’a gönderdiği “acil” ibareli yazısında, meslek birliğine üye 691 ressamdan 2013 yılının nisan, mayıs ve haziran aylarında yaptıkları resimlerin isimlerini, türlerini ve ölçülerini istedi.

GESAM yönetiminin de söz konusu yazıyı, üyesi bulunan ressamlara, 22 Ağustos’ta, “Acil ve günlüdür” başlıklı bir yazı göndererek duyurdu.

GESAM’dan ressamlara gönderilen yazıda, “Bağlı bulunduğumuz Telif Hakları Genel Müdürlüğü, meslek birliğimize gönderdiği ‘acil’ ibareli yazında, siz değerli üyelerimizin sanatsal üretimlerine göre ‘sınıflandırma, tasnif ve arşivleme’ yapacağından ürettiğiniz eserlere ait bilgilerin GESAM’daki bilgi havuzunda toplanarak bildirilmesi istenmektedir. Bu münasebetle, 2013 yılının ikinci 3 ayında (nisan, mayıs, haziran) yaptığınız yeni eserlerin isimleri, türleri ve ölçülerinin en geç 16 Eylül 2013 Pazartesi akşamına kadar GESAM’a yazı ile bildirilmesi gerekmektedir” denildi.

 

Kaynak : [-]

Ses ve müzik doğumla beraber, hatta bazı araştırmaların kanıtladığı gibi henüz anne karnında iken çocuğun yaşamına girmekte ve etkilemektedir. Bu etkileme annenin söylediği ninni ile başlar ve gitgide çevreden, radyodan, televizyondan duyduğu; evde, okulda, sokakta duyup öğrendiği ve söylediği müzikle beslenir.

 Her çocuk müziğe aynı ölçüde yetenekli değildir. Fakat bütün çocuklar müziği severler. Bu konuda araştırma yapan bilim adamlarına göre, çok üstün yetenekli çocuklar ve çok yeteneksiz çocuklar istisna kabul edilmektedir. Bu istisnalar dışında kalan bütün çocuklar, az ya da çok müziğe yetenekli sayılmaktadırlar. Ancak bu yeteneğin gelişimi büyük ölçüde içinde bulundukları ortama bağlıdır. Yetişmeye elverişli ortam ve koşullar bulunamazsa, çocuk üstün yetenekli de olsa, müzik sanatçısı olamaz.

piyanooooood *Okul öncesi kurumlarında müzik yeteneklerinin derecesi henüz bilinmeyen çocuklara, müzik eğitimi verilirken bu olgu göz önünde bulundurulmalıdır.

*Çocuklar küçük yaşlardan itibaren iyi müzikle beslenirse, büyünce müzik sanatçısı olmasalar bile; iyi müziği seçen, seven ve ondan yararlanmasını bilen yetişkinler olacaklardır.

*Okul öncesi eğitim döneminde müzik ve müzikle bağlantılı hareket, ses, söz ve tartım çocuğun gelişimlerini etkilemektedir.

Müziğin, çocuğa çok yönlü yararlarını şöyle sıralayabiliriz:

-Çocuğun duyularını geliştirir. Çocuk dinlediğini duymak, duyduğunu anlamak gibi okuma yazmaya hazırlıkta önemli beceriler kazanır.

-Şarkı söylerken yeni sözcükler ve cümle kalıpları öğrenir bunları tekrar ederken düzgün konuşmayı benimser ve dili gelişir.

-Sözcükleri doğru ve anlaşılır bir şekilde söylemeyi öğrenir, yani diksiyonu gelişir.

-Tekerleme ve saymacalar söylerken dil çevikliği kazanır, akıcı konuşma becerisi ve alışkanlığı gelişir.

-Duygusal yönden rahatlar; güvensizlik, çekingenlik, saldırganlık, korku gibi olumsuz duygu ve davranışlar, müziğin etkisiyle olumlu duygu ve davranışlara dönüştürülebilir.

-Grup çalışmalarında içine kapanık bir çocuk, grup içinde rahatlamayı, dikkati üzerine çekmeden başkalarıyla beraber olmayı, hata yapmaktan korkmadan denemeyi, etkin iletişim kurmayı öğrenir. Aynı zamanda özel yetenekleri olan bir çocuk, solo çalışmalarında grup içinde sivrilme olanağı bulur.

-Grup içinde şarkı söylerken veya müzik eşliğinde hareket ederken, arkadaşlarıyla uyum içinde olmayı öğrenir (Birlikte başlama ve bitirme, seslerin yüksekliğine ritme uyma, etrafını dinleme, müzik işaretlerini uygulama vb.). Böylece birlikte iş yapmanın toplumla uyum içinde olmayı gerektirdiğini kavrar ve disiplin alışkanlığı kazanır.

-Çocuk kendi kültür ve geleneklerimizi müzik ve danslarımızla tanır; vatan, ulus, bayrak duyguları gelişir.

-Estetiğe yönelir ve çevresine karşı duyarlı olur.

-Yaratıcılığı güdülenir, esnekliği artar ve yeni deneyimlere yönelir.

-Sesini, kulağını ve zevkini geliştirir. Doğru duymayı, denetlemeyi ve kullanmayı, güzel müziği ayırt etmeyi öğrenir.

-Şarkı söylerken “soluk alıp vermeyi denetleme” becerisi kazanır ve akciğerleri gelişir.

-Çalgı ve çalgı olarak kullanılabilecek oyuncakları kullanırken, müzik eşliğinde hareket ederken, koordinasyonu, küçük ve büyük kasları gelişir, bu da fiziksel ve psiko-motor gelişimini olumlu yönde etkiler.

Kaynak: Ayten ÖZTÜRK, Okul Öncesi Eğitimde Müzik, Morpa Yayınları, 2007

Bakırköy Yaz sezonunda da sanat eğitimlerine  Nar Sanat ile devam ediyor!

Bakırköy nar sanat

Bildiğiniz gibi Bakırköy’de Bir dernek tarafından kurulan ve M.E.B. Onaylı sertifika vermeye yetkili ilk sanat kursu olma özelliği taşıyan kursumuz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu 2012-2013 Eğitim öğretim yılını başarıyla bitirdi. Tüm yıl boyunca tabiri caizse 7’den 70’yaşına değil ama 3.5 yaşından 70 yaşına karar bir çok kişiye eğitim verdik. Öğrencilerimize sadece eğitim vermedik aynı zamanda sanatı sevmelerini, sanatın içinde olmalarını sağladık.

Henüz birkaç aylık eğitim alanlar ve 3-4 yıldır eğitim alanların bir arada sene sonunda ki etkinliklerde sahne almaları bir başka hazdı hepimiz için.

Bir sanat kursu olmanın ötesinde kursumuzun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğimizin tüzüğünde yazılı olan görevlerimiz ile misyonumuzu göz ardı etmeden sıcacık bir ortamda büyük, küçük tüm öğrencilerimize sanat adına bir şeyler vermeye çalıştık.

Sene içerisinde gösteriler, etkinlikler yaptık üçyüzden fazla öğrenci ile mutluluklarımızı ve başarılarımızı paylaştık.

Yaz eğitim dönemi ve etkinliklerin ardından öğrencilerimizin bir kısmı tatile gitti bir kısmı eğitimlerine devam ediyor…

Bizler sanat eğitimini heryaş için  sıcaklığımızla sevilebilir hale getirmenin gayreti ile yazında sizlere hizmet vermeye devam ediyoruz.

Piyano, Keman, Klasik, Elektro, Bas, Akustik v.b. Gitar, Bateri, 4 yaşından başlayarak 11 yaşa kadar drama derslerimiz ve elbette çocuk resim derslerimiz yaz tatilinde de devam ediyor…

Akademiye hazırlık resim kurslarımız  ile gündüz ve gece olmak üzere hobi resim kurslarımızda devam etmekte.

2013-2014 Eğitim yılı için Tiyatro, bale eğitimlerimize başvurularımızı elbette kabul etmeye başladık.

Sizlerle ve çocuklarınızla tanışmak için sabırsızlanıyoruz. Konusunda uzman eğitmenlerimiz ve güleryüzlü çalışanlarımızla sizleri bekliyoruz.

“Hayatın içinden Nar Sanat”

Kursumuzun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği “Türk Müziği Korosu” Ücretsiz konserlerine devam ediyor.

tsm-koro-Bakirkoy

Bakırköy‘de pek çok sanat etkinliğine ev sahipliği yapan Nar Sanat derneği ve Kursu 29 Mayıs Çarşamba akşamı saat :20:30’da (Bu çarşamba) Nar Sanat Konser Salonunda ücretsiz olarak Türk Müziği Korosu konseri verecektir.

Ücretsiz olarak verilecek olan konsere tüm Bakırköy Halkı davetlidir. Adres ve Konum için Lütfen TIKLAYINIZ

Şef  Mert ERAĞAN yönetiminde 3 yılı aşkın bir süredir çalışmalarına devam eden koro her geçen gün daha da büyümektedir. Gerek koro olarak gerekse solo olarak söylenecek parçalar ile izleyiciler her zaman olduğu gibi yine coşacaklar.

Şef Mert ERAĞAN yönetiminde gerek koro, gerekse solo olarak görev alacak sanatçılarımızın adları şu şekilde:

Şef: Mert ERAĞAN

Sevim DEMİRCİ

Perihan GÜRSES

Nuran URAL

Halis DUMLUPINAR

Yasemin İNAL

Taner AÇIKGÖZ

Güner GÜLBAĞÇALAR

Yüksel ÇORAK

Fatmagül MERZALI

Nesrin TURAN

Mustafa KURT

Saim TANİŞ

 

 

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat derneği ve Nar Sanat Eğitim Kursunun 2012-2013 yılı 1. Dönem Fotoğrafçılık Atölye öğrencilerinin açmış olduğu Fotoğraf sergisi bu gün Nar Sanat’da açılıyor.

Nar Sanat‘ın bu eğitim dönemindeki ilk Fotoğraf Atölye çalışmasına Eğitmen Damla YEDİSAN ile katılan öğrencilerin arasında sergiye katılmayı arzu eden öğrencilerin çalışmalarının yer aldığı sergi 04 Mayıs 2013 Cumartesi günü saat :13:00′ de Nar Sanat’da sergilenmeye başlayacak. Tüm fotoğraf meraklıları davetlidir.

Sergiye eserleri ile katılmak isteyen öğrencilerimiz : Berfin TARIM,  Ersin SARACİK,  İbrahim YILDIZ,  Seda GÜLDAŞ

afiş

 

Bakırköy Nar Sanat Galerisine Ulaşmak için harita üzerine tıklayınız.

harita