Şunun için etiket arşivi: Konser

Bu yıl 18’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde İspanyol piyanist ve besteci Ariadna Castellanos konser verdi.

Antalya Kültür Merkezinin Aspendos Salonu’nda gerçekleşen Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin sanat yönetmenliğini şef Gürer Aykal üstlendi.

Festival kapsamında İspanyol piyanist ve besteci Ariadna Castellanos solist sanatçı olarak sahneye çıkarak, repertuarındaki ‘Blu’, ‘Zapateao’, ‘Milonga’, ‘Circle’, ‘Melomaniac’, ‘Alpha Women’, ‘I Will’, ‘Monster’, ‘Gog’, ‘Ame’, “Alking on Sand’, ‘Eyes Like Weapons’ adlı eserleri piyanosunun tuşlarından yayılan namelerle seslendirdi. Ariadna Castellanos’un performansı yoğun alkış aldı.

Güzelliği ve şık kıyafetiyle izleyenleri büyüleyen Castellanos, Flamenko ve cazı birleştirerek klasik teknikle doğaçlama yaptı, bestelerini zaman zaman kendi sesiyle de yorumlayarak Antalyalılara unutamayacakları bir akşam yaşattı.

Festival kapsamında 22 Kasım’da Hakan Şensoy yönetiminde Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ile birlikte, Anadolu ezgilerinin senfonik rock türünde yeniden yorumlandığı konserde Çağ Erçağ (Viyolonsel) & Nurkan Renda (Gitar), 26 Kasım’da ‘Romantizmin Tutkulu Sesi’ ve Pedro Almodovar‘ın ‘Yüksek Topuklar’ filminin unutulmaz sesi “İspanyol Diva” Luz Casal, 29 Kasım’da ise 100 genç müzisyenden oluşan Kepez Belediyesi Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrası Antalya Kültür Merkezi’nde müzikseverlerle buluşacak.

Türkiye’nin en önemli festivali olarak bilinen gerek yurt içinden gerek yurt dışından övgüler alan, Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi Uluslararası Antalya Piyano Festivali, 1-2 Aralık’ta dünyaca ünlü Şef Leonard Slatkin’in yöneteceği konserlerle son bulacak.

Final konserlerinde Akdeniz Filarmoni Orkestrası; olağanüstü şiirsel müzik anlayışları ve özgün stilleriyle, uluslararası müzik camiasında özel bir yerleri olan Güher ve Süher Pekinel’e eşlik edecek.

Kariyerleri boyunca pek çok sayıda ödüle layık görülen Güher ve Süher Pekinel; Avrupa, Uzak Doğu ve ABD’nin başlıca konser salonlarında çaldıkları resitallerden sonra, bu kez Antalyalı müzikseverlerle bir araya gelecek.

10 Aralık Pazar günü Ahmet İhvani & Mareechi Asu’nun “Kızılırmak’tan Şahrut’a” isimli konseri Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak organize ettiğimiz bu sanat dolu etkinlikte sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Konserin biletleri için buraya tıklayınız…

KONSERİN ve SANATÇILARIMIZIN DETAYLARI:

Henüz ilkokul son sınıftayken bağlama çalmaya başlayan Ahmet İhvani, müzisyen bir aileden geliyor.

1989 yılında nota, solfej ve bağlama dersleri almaya başlayan Ahmet İhyani, 1995- 98 yılları arasında müzik evlerinde bağlama kursu vermeye başladı. Yine aynı yıllarda yurt içinde birçok sanatçıya bağlamasıyla eşlik etti.

Anton Apostolov’un albümünde Etnomüzikolog Prof. Dr. İrene Markoff ile bir düet gerçekleştirdi. “Işk ile… “ adlı ilk solo albümü 2011 başında BBS Müzik etiketiyle yayınlandı. Albümde usta müzisyen Erdal Akkaya ile çalışan sanatçı, Bu albümün tanıtım konserini Kanada’nın Toronto şehrinde gerçekleştirdi. Usta Gitarist Anton Apostolov ile Balkania orkestrası eşliğinde Toronto’da 3 konser yapan sanatçı, Small World Music etkinliğine konuk sanatçı olarak katıldı. İkinci solo albümü “Dem Û Dem” 2015 temmuzunda yayınlandı. Bu albümde yine Ukrayna, Iran, Hindistan, Bulgaristan ve Kanada’dan usta isimlerle çalışan Ahmet İhvanı, aynı albümde, Sanatçı Ahmet Aslan ile de bir düet gerçekleştirdi. 2016 yılı başında Amerika birleşik Devletleri’nin Nashville kentine workshop ve konser icin davet edildi. 2017 yılında New Jercy ve New York’da yine konserler veren sanatçı, Montreal Concordia Üniversitesinin katkılarıyla gerçekleştirilen bir konserde Zazaca, Kürtçe ve Türkçe eserler seslendirdi. Eylül 2017’de Almanya’nın Berlin kentinde bir konser verdi. Toronto’da Üniversitelerde workshop ve konserlere katılan sanatçı, yaşadığı şehirde Türkiye’den ve farklı ülkelerden gelen öğrencilerine Bağlama dersleri vermeye devam ediyor. Sanatçının yeni çalışmaları stütyo aşamasındadır.

Mareechi Asu; İran’da daf öğretmenliği ve Avrupa ve Amerika’nın çeşitli eyaletlerinde konserler vermiştir.Ayrıca meditasyon için ritim müzikleri (Daf için) cd ve kendi adıyla çıkardığı kitapları mevcuttur.

Yavuz Çetin’in, ölümünün 16’ncı yılında anılacağı “Yavuzfest”, yarın 12.00’de UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde.

Türkiye rock müzik tarihinin en iyi gitar virtüözlerinden biri olarak nitelendirilen Yavuz Çetin’in, ölümünün 16’ncı yılında anılacağı “Yavuzfest”, yarın 12.00’de UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde başlayacak. 15 Ağustos 2001’de hayata veda eden Çetin’in sanatçı dostları ve sevenleri tarafından düzenlenen tek günlük festivalde Pentagram, Büyük Ev Ablukada, Bulutsuzluk Özlemi, Kurtalan Ekpres, Moğollar, Flört, Batu Mutlugil, Murat İlkan & Metin Türkcan (Akustik), Sahte Rakı, Can Gox, Palmiyeler, Eskiz, Yavuzcan Çetin ve Mosquito gibi sanatçılar konser verecek.

Trakya’da ilk kez gerçekleştirilen ve 4 Ağustos Cuma günü Erikli Sahili, Keşan Belediye Plajı’nda gençler ve ailelerinin yoğun ilgisi ile başlayan “Trakya Fest” rekor katılım ile sona erdi. #birliktegüzel sloganı ile hayata geçen “Trakya Fest”e toplam 35 bin kişi katılırken, gençler ve aileleri, birbirinden güzel toplam 17 konser ile müziğe doydular.

Trakya Fest’in ilk gününde Manga, Bülent Ortaçgil, Deniz Tekin, Zakkum ve Niyazi Koyuncu sahne alırken, festivale katılan izleyiciler unutulmaz anlar yaşadılar. Günlük katılımın yanı sıra, kamp alanında konaklayarak 3 gün boyunca sahne alacak sanatçıları izleme fırsatı da sağlayan “Trakya Fest”in ilk gününe 10 bin kişi katıldı.

Trakya Fest’in ikinci gününde gençlerin beğeni ile dinlediği Manuş Baba, Adamlar, Selçuk Balcı’nın yanı sıra, daha büyük yaş gruplarına da hitap eden Leman Sam ve Duman festivale katılan tüm izleyicileri coşturdular. Trakya Fest”in ikinci gününe ise 12 bin kişi katıldı.

Trakya Fest’in son gününde ise, gündüz bölümünde Apolas Lermi, Yüz yüzeyken Konuşuruz, Son Feci Bisiklet gibi gençlerin beğeni ile dinlediği gruplar yer alırken, 18.00’den itibaren Jehan Babur, Yeni Türkü, Moğollar ve Hayko Cepkin ile Şebnem Ferah sahne alarak gençler ve daha ileri yaştaki hayranlarını coşturdular. “Trakya Fest”i üç gün boyunda toplam 35 bin kişi izlerken, 10 bin kişi de festival boyunca kamp alanında konakladı.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak öğrencilerimizi Güzel Sanatlar Liselerine ve Konservatuar sınavlarına hazırlamaya devam etmekteyiz. Görsel Sanatlar eğitmenimiz Sevgi Gencan ‘ın öğrencilerinden; İrem Bekdemir 1. sırada, Esra Doğa Ertaş 15. sırada olarak Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi ‘ni kazandılar. Kendilerine azimlerinden dolayı tebrik eder ve bizi ve ailelerini gururlandırdıkları için teşekkür ederiz.

selin-nardemir-resital

 

30 Nisan 2017 Pazar günü saat 18:00 ‘da Selin Nardemir Viyolonsel Resitali Leyla Gencer Operasında yapılacaktır. Biletler Tam 23 TL , Öğrenci 8 TL ‘dir. Biletleri buraya tıklayarak satın alabilirsiniz.

Selin Nardemir Viyolonsel Resitali, 30 Nisan’da Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi sahnesinde…

1993 yılında İstanbul’da doğan Selin Nardemir,2002 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda viyolonsel eğitimine Prof. Sevil Gökdağ ile başlamıştır. Konservatuvar’daki eğitim yıllarında ; Prof. Yovan Markovitch,Iştvan Varga,Laressa Groeneveld,Henrik Brendstrup,Daniel Müller Schott,Anatoli Krastev,Erkki Lahesmaa,Alexander Hülshoff,Jiri Barta’nın ustalık sınıflarına katılmıştır.

Katıldığı 16. Edirne Uluslararası Genç Müzisyenler Oda Müziği Yarışması’nda ÜÇÜNCÜLÜK (2014),Bulgaristan’da düzenlenen 18. Uluslararası Dobrich Genç Müzisyenler Viyolonsel Yarışması’nda İKİNCİLİK (2014),ayrıca Yamaha’nın düzenlediği Genç Müzisyenler Yarışması kazanmış ve ödül almıştır.

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası ile Edward Elgar Viyolonsel Konçertosu’nun ilk iki bölümünü seslendirmiş (2014) ,Pera Müzik,Tahta Üflemeli Sazlar (Woodwinds) festivallerinde,Aksanat Genç Yetenekler konserinde yer almıştır.

İlk orkestra deneyimine Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası ile başlamıştır, 2016’dan beri de Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Cihat Aşkın Ensemble grubu üyesidir.Ayrıca İş Sanat’ın Milli Reasürans’ta düzenlenen bu yılki Parlayan Yıldızlar serisinde yer alacaktır. Lise ve üniversite eğitimini okul birincisi olarak bitiren ve Lisans II ‘den beri Türk Eğitim Vakfı üstün başarı bursiyeri olan Nardemir,halen yüksek lisans eğitimine Prof. Sevil Gökdağ’ın viyolonsel sınıfında devam etmektedir.

23-nisan-cocuk-bayrami-2017

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şerefine 26 Nisan Çarşamba günü saat 19:00 ‘da Öğrenci Dinleti Programımız yapılacaktır. Bu etkinlikte öğrencilerimiz ve eğitmenlerimiz milli bayramımızı hatırlatmak amacıyla sizler için performans sergileyecektir. Etkinliğimize herkes davetlidir!

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

23-nisan-cocuk-bayrami-2017Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmi bayramlarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilmiştir.

Bu bayram, TBMM’nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan 23 Nisan Millî Bayramı ve 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla, önce 1 Kasım olarak kabul edilen, sonra 1935’te 23 Nisan Millî Bayramı’yla birleştirilen Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 1927’de ilan ettiği ve ilki Atatürk’ün himayesinde düzenlenen 23 Nisan Çocuk Bayramı‘nın kendiliğinden birleşmesiyle oluştu. 1980 darbesi döneminde Milli Güvenlik Konseyi, bu bayrama resmî olarak “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adını verdi.

Hakimiyet-i Milliye Bayramı (önceleri 1 Kasım, sonra 23 Nisan), saltanatın kaldırılışının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM’nin açılışının egemenliği padişahtan alıp halka vermesini kutlamak amacını taşırken, Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımaktaydı. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, UNESCO’nun 1979’u Çocuk Yılı olarak duyurmasının ardından, TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ni başlatarak, bayramı uluslararası düzeye taşımıştır. Günümüzde bayrama birçok ülkeden çocuklar katılmakta, çeşitli gösteriler hazırlanmakta, okullarda törenler ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Ayrıca 1933’te Atatürk’le başlayan çocukları makama kabul etme geleneği günümüzde çocukların kısa süreliğine devlet kurumlarının başındaki memurların yerine geçmesi şeklinde devam etmektedir.

 

Tarihçe

TBMM’nin açılması

Ana madde: TBMM 1. dönem milletvekilleri listesi

23 Nisan’ın Türkiye’de ulusal bayram olarak kabul edilmesinin nedeni, 1920’de o gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmış olmasıdır. Milletvekillerinin belirlenişi ve Ankara’ya gelişi çok kısa bir zamanda gerçekleşmiştir. Milletvekili seçimleri Atatürk’ün Ankara’da bir meclisin toplanacağını ve neden toplanması gerektiğini açıklayan 19 Mart 1920 tarihli bildirisiyle başlamış, yine Atatürk’ün 21 Nisan’daki genelgesiyle de meclisin açılacağı tarih duyurulmuş ve milletvekillerinin Ankara’ya gelmesi istenmiştir. 23 Nisan1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştır. O günkü ilk toplantıya daha önce belirlenen 337 milletvekilinden sadece 115’i katılabilmiştir.

Bayram olması

TBMM’nin açılışından 2000’li yıllara kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bu ulusal bayram konusunda eksik bilgilenme ve yanlış tarihlendirmeye çokça rastlanmıştır. Hatta bazı tarihçilerce böyle bir günün tarihinin genişçe araştırılmamış olması büyük bir eksiklikti. Yrd. Doç. Dr. Veysi Akın 1997’de yayımlanan bir makalesiyle bu eksikliği gidermeye çalışmıştır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ortaya çıkışında 3 ayrı bayramın payı vardır. Çocuk Bayramı tamamen ayrı bir kavram olarak gelişirken, Ulusal Egemenlik ve 23 Nisan Bayramları baştan ayrı bayramlarken, birleşmişler; en son da onlara Çocuk Bayramı katılmıştır.

Hâkimiyet-i Milliye

“23 Nisan”, 1921’de çıkarılan 23 Nisan’ın Milli Bayram Addine Dair Kanun ile, Türkiye’nin ilk ulusal bayramı olmuştur. İlk kez ortaya çıkan bu bayramda ne ulusal egemenlikten ne de çocuklardan söz edilmekteydi.Zaten daha o yıllarda Osmanlı saltanatı hala kanunen hüküm sürmekteydi. 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla 1 Kasım, Hakimiyet-i Milliye Bayramı (Ulusal Egemenlik Bayramı) olarak kabul edilmiştir.Daha sonraki yıllarda, TBMM’nin açılış tarihi olan 23 Nisan “Milli Hakimiyet Bayramı” olarak kutlamış ve bu durum 1 Kasım’ın uzun vadede bayram olarak unutulmasına neden olmuştur. 1935’te bayramlar ve tatil günleriyle ilgili kanun değiştirilmiş ve “23 Nisan Millî Bayramı”nın adı “Millî Hakimiyet Bayramı” haline getirilmiş, böylece 1 Kasım Hakimiyet-i Millîye Bayramı ile 23 Nisan Millî Bayramı birleştirilmiştir.

23 Nisan’ın Çocuk Bayramı oluşu yine TBMM’nin açılışıyla ilişkili olmasına rağmen, tamamen ayrı bir bayram olarak gelişmiş ve 1981 yılına kadar da öyle devam etmiştir. Bu Bayram 23 Nisan 1927’de Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin (günümüz Çocuk Esirgeme Kurumu’nun) o günü “Çocuk Bayramı” olarak duyurmasıyla başlamış kabul edilir. Aslında Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 23 Nisan’la ilgili çalışmaları daha önceki yıllarda vardır ve hatta çocuklardan da söz edilmiştir. Kurum, 23 Nisan 1923’te millî bayram için pullar bastırmış ve satmıştır. 23 Nisan 1924’te Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde “Bu gün Yavruların Rozet Bayramıdır” ibaresi yer almış, 23 Nisan 1926’da da yine aynı gazetede “23 Nisan Türklerin Çocuk Günüdür” başlıklı bir yazı kaleme alınmış ve bu yazıda cemiyetin bu günü çocuk günü yapmaya çalışarak doğru yolda olduğu ve para kazanan herkesin bu gün cemiyete çocuklar için bağışta bulunması gerektiği vurgulanmıştır.Nihayet 23 Nisan 1927’de Himaye-i Etfal Cemiyeti o günü Çocuk Bayramı olarak şöyle duyurmuştur:

Millet Meclisimizle millî devletimizin Ankara’da ilk teşkile günü olan Millî bayram Cemiyetimizce çocuk günü olarak tesbii edilmiştir. Bize yeni bir vatan veyeni bir tarih yaratıp bırakan mübarek şehitlerle fedakar gazilerin yavruları fakir ve ıstırabın evladları ve nihayet alelıtlak bütün muhtac-ı himaye-i vatan çocukları namına milletin şevkatli ve alicenab hissiyatına müracaat ediyoruz. Kadın, erkek, genç, ihtiyar hatta vakti ve hali müsait çocuklardan mini mini vatandaşlar için yardım bekliyoruz. Her sayfası başka bir şan ve muvaffakiyetle temevvüç eden milletimizin, yarın azami derecede muavenet göstermekle beraber, çocuk gününün layıkı veçhiyle neşeli ve parlak geçirilmesi için aynı derecede alaka ve müzaheret göstereceğinden emin olan Himaye-i Etfal Cemiyeti, şimdiden arz-ı şükran eder.

Bu tarihten itibaren bu üç kavram, aynı gün üzerinde birleşecek ve çocuk bayramı olma konusunda bir kanunla belirlenmişlik olmaksızın kutlanmaya başlanacaktır. Cemiyeti buna iten neden ise cemiyetin yetim çocukları için gelir kaydetme anlayışıdır. Böylece çocuk bayramı ortaya çıkmıştır. Çocuk bayramı adı daha resmiyet kazanmamış olsa da, bundan sonra 23 Nisan “Millî Hâkimiyet Bayramı”nın yanı sıra “Çocuk Bayramı” olarak da kutlanacaktı.

1927’de ilk kez kez kutlanan çocuk bayramı, başta kaynak oluşturma olmak üzere, çocuklara neşeli bir gün geçirtmeyi hedeflerinde bulunduruyordu. 23 Nisan 1927’deki ilk bayram Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ve dönemin cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa himayesinde gerçekleştirilmiş, etkinlikler için Atatürk arabalarından birini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu’nun konser vermesini sağlamıştır. O yıl cemiyetin Ankara’daki binalarından birine Çocuk Sarayı adı verilmiş ve burada düzenlenen çocuk balosuna İsmet (İnönü) Bey’in çocukları da katılmıştır.

1929’da çocuklara ilgi daha da artmış ve o yıl ve daha sonraki yıllarda 23-30 Nisan haftası “çocuk haftası” olarak kutlanmıştır. Daha sonraları, 70’li yıllara kadar ulusal boyutta ünlenerek ve katılımı artırarak ilerleyen 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlamalarına 1975’te Türkiye Radyo Televizyon Kurumu da katılmış ve bir hafta çocuk programları yayımlamıştır. 1978’de Meclis Başkanlığı’nın izniyle meclisteki törenlere çocukların da katılması sağlandı. 1979’da bu uygulama Ankara ilkokullarından gelen çocuklarla düzenli olarak başlatıldı, 1980’de de bütün illerden gelen çocuklarla “Çocuk Parlamentosu” oluşturuldu. 1979 yılının UNESCO tarafından Dünya Çocuk Yılı olarak duyurulması üzerine, TRT tarafından dünyanın bütün çocuklarını kucaklamayı amaçlayan bir proje hazırlandı ve 1979 yılından itibaren TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği adıyla uygulamaya kondu.

Bayramın en son şeklini alışı ise 1981’de gerçekleşmiştir. Darbe döneminde Milli Güvenlik Konseyi bayramlar ve tatillerle ilgili kanunda yaptığı değişiklikle o güne kadar kanunen adı konmamış bir şekilde kutlanan bayrama “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adını vermiştir.

Kutlanışı

23 Nisan, Türkiye Cumhuriyeti’nde 23 Nisan 1921’de resmî bayram olarak kabul edilmesinden bu yana, değişik adlarla da olsa resmî törenlerle kutlanmıştır. En yalın haliyle bu törenlerde İstiklâl Marşı okunur ve saygı duruşunda bulunulur.

Yeni uygulamaya konulan yönetmeliğe göre, önceki yıllarda uygulanan koltuk devri uygulamasına son verildi. Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara koltuk devretme uygulaması kaldırıldı.

23 Nisan’ın Çocuk Bayramı olarak kutlanışı 23 Nisan 1927’de Atatürk’ün himayesinde başlamış, Cumhurbaşkanlığı Bandosu çocuklar için konser vermiş ve Ankara’da çocuk balosu düzenlenmiştir. 1928’de Dr. Fuat (Umay) Bey’in teklifiyle daha geniş içerikli bir program hazırlanmış, ilanlar verilmiş, halk davet edilmiş, çocuk alayları oluşturulmuş, yarışmalar ve geziler düzenlenmiştir. 1929’daki 23 Nisan’dan önce HEC 23-30 Nisan haftasını çocuk haftası olarak duyurmuş, etkinlikler çoğaltılarak bir haftaya yayılmıştır. Asıl bayram yine 23 Nisan’da kutlanmış, çocuk balosu yine Atatürk tarafından himaye edilmiştir. Yine de HEC ve Türk Ocağı’nın bütün çabalarına rağmen ülke çapına yayılmada sorunlar yaşanmıştır. Birkaç yıl böyle gitmesi üzerine, Kırklareli milletvekili Dr. Fuat Umay’ın teklifiyle 20-30 Nisan arasında tüm telgraf ve mektuplara Himaye-i Etfal Şefkat Pulu yapıştırılması mecliste onaylandı. Yasa, 14 Nisan 1932’de yürürlüğe girdi.

1933 23 Nisan’ında Atatürk yeni bir gelenek başlattı. O sabah çocukları makamında kabul etti ve onlarla sohbet etti. Aynı yıl stadyumlarda beden hareketi gösterileri yapılmaya başlandı. O bayram, Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey’in kaleme aldığı Andımız çocuklar tarafından ilk kez okundu. 1933’te artık Çocuk Bayramı devlete de mal olmuştu. Yine de 1935’teki yasa değişikliğinde çocuk bayramında hiç söz edilmedi. Yalnız resmî ismi konmamış olsa da, Milli Hâkimiyet Bayramı’nın yanında “23 Nisan Çocuk Bayramı”, devlet ve toplum örgütlerinin ortaklaşa hazırladığı programlarla kutlanmaya devam edildi.

1970’lerde artık 23 Nisan Çocuk Bayramı tüm ulustan katılım alan bir bayram halini almıştı. 1975’ten itibaren TRT de programlarıyla destek vermiş, 1979’da resmî Millî Hakimiyet Bayramı törenlerine çocukların da katılmasına karar verilmiş, 1980’de de “Çocuk Parlamentosu” oluşturulmuştur.Böylece 23 Nisan Çocuk Bayramı, Millî Hakimiyet Bayramı’yla tamamen aynı etkinliklerde kutlanmış oluyordu. Nitekim 1981’de birleştirilecekti.

Günümüzde 23 Nisan günlerinde bayram Türkiye Cumhuriyeti devleti erkanının başta Anıtkabir olmak üzere çeşitli Atatürk anıtlarında yaptıkları resmî törenlerle başlamakta, stadyumlarda ilköğretim öğrencilerinin hazırladığı gösterilerin sergilenmesi ve resmî geçit töreniyle devam etmektedir. Akşamları da büyük şehirlerde fener alayı düzenlenir. Resmî törenlerden sonra bayram yeri olarak nitelendirilen çayırlarda güreşler, koşular ve başka çeşit yarışmalar düzenlenir. Çeşitli sivil toplum örgütleri veya kuruluşlar tarafından düzenlenen etkinlikler yer alır. Önceden belirlenmiş öğrenciler kısa bir süreliğine kurumlardaki devlet memurlarının makamlarına oturur, onlarla orada sohbet edilir. Ayrıca 23 Nisan günü Türkiye’de resmî tatil günüdür. İlköğretim öğrencilerine 24 Nisan günü de tatildir.

 

burcu-isil-oguz-erkan-basa

Marmara üniversitesinin topluma hizmet etkinliği kapsamında Kazım Karabekir (Erenköy) Kültür Sanat Merkezinde  Doç. Dr. Zuhal Özcengiz önderliğinde gerçekleştirilen “Geçmişten günümüze resim ve müzik alanındaki gelişmeler” adlı konser etkinliğinde piyano ve şan eğitmenimiz Işıl Oğuz ‘da yer almıştır. Kendisini Nar Sanat ailesi adına Etkinlik Koordinatörümüz Erkan Başa ziyaret etmiş ve sürpriz yapmıştır. Mart ve Nisan ayında da konserin tekrarı yapılacaktır. Hocamıza başarılarının ve sosyal projelerinin devamını dileriz..

 

KONSER İÇERİĞİ

İLKEL TOPLULUKLAR (ESAT MERT KOÇ Ortaçağ’ın sonuna kadar sunacak.)

İlkel topluluklarda yaratıcılığın temel ögesi doğaydı. İnsanlar hayvanların benzerlerini mağara duvarlarına ve kayalara resmediyorlardı. Taşlara ve kemik parçalarına vurarak değişik sesler çıkartıyorlardı. İlkel topluluklarda müzik ve resmin başlangıcı bu şekilde olmuştur.

ANTİK MISIR (İ.Ö 4000)

RESİM__Eski Mısır dünyasında resim sanatı edebi, sürekli ve kutsal olanı ifade etmek için kullanılmıştır. Mısır resim sanatı örneklerini, büyük tapınaklar ve mezar anıtları içinde yer almasının nedeni de budur.

MÜZİK__ Mısır tarihinde müziğin önemini, kazılarda bulunmuş çalgılardan ve tapınak duvarlarındaki resimlerden öğreniyoruz. Mısırlıların gelişmiş bir dans kültürü olduğu,özellikle kadınların şarkı söyleyerek dans ettikleri de belgeleniyor.

ANTİK YUNAN

RESİM__ M.Ö. 7. yy sonları ve 6. y.y. da siyah figür tekniği, sonraki dönemlerde ise kırmızı figür tekniği kullanılmıştır. Yunanlıların günlük ihtiyaçları için yapmış oldukları vazolarda, resim ve nakış sanatı için önemli belgelerdir.

MÜZİK__ Antik Yunanlıların müzikleri hakkında son yüzyılda pek çok malzeme ortaya çıkarılmıştır. Bu dönemde müzik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyordu. Hipokrates yaklaşık 2400 yıl önce bazı hastalıkların tedavisi için, hastaları ilahilerle tapınağa götürüyordu.

ANTİK ROMA (M.Ö 9. yy -1453)

Roma uygarlığı, kültürel olarak yoğun biçimde ilham ve örnek aldığı Antik Yunan ile birlikte “klasik antikite”ye dahil edilir. Antik Roma Batı dünyasındaki hukuk,savaş, sanat, edebiyat, mimari, teknoloji ve dil konularının gelişimine büyük katkıda bulunmuştur ve hâlen de günümüz dünyası üzerinde büyük etkiye sahiptir.

ORTA ÇAĞ (476-1400)

RESİM__ Ortaçağ’ın en belirli resim akımını Bizans sanatıdır. “İkon” adı verilen tablo halindeki aziz resimleri de Ortaçağ Avrupa resmi gelişmesini etkilemiştir.Ortaçağ resmi başlangıçta altın zemin üzerinde, mekansız, ağırlıksız figürleri ile Bizans sanatından gelme bir tabiat uzaklığı, dini-mistik hava içindeyken, yavaş yavaş bu resim akımlarında doğaya yaklaşma başlar

MÜZİK__Orta Çağ, Antik Çağ ile Rönesans’ın arasındaki dönemi kapsayan ve müziğin gelişimini etkileyen bir dönemdir. Bu dönem karanlık çağ olarakta adlandırılır.Bunun sebebi kilisenin aşırı baskısıdır.Bu dönemde en önemli çalgı insan sesidir ve şarkı sözleri incilden alınmıştır.

RÖNESANS (Yeniden Doğuş) –  (SEFER TURAN sunucak)

Avrupa’da 1000 yıllık karanlık Ortaçağ sonrası katolik kilisesinin acımasız hakimiyetini kaybettiği ve  insanların hümanizmayla birlikte özgürlüklerini yeniden kazandıkları ve bu özgürlükle birlikte özellikle sanatta baskıcılıktan ve yasaklardan dolayı bin yılın biriktirdiği sanat eserlerinin onlarca yıl içinde ortaya çıktığı bir dönemdir.

RESİM__ Leonardo Da VİNCİ (1452-1519) insanlık tarihinin şahit olduğu tüm çağlara hitap edebilen en önemli tasarım, ressam ve mucitlerindendir. Rönesans döneminde doğadaki altın oran düzenini sanatına yansıtarak insanlığın fikri ve sanatsal gelişiminin belkide en önemli ivmesini gerçekleştirmiştir.

MÜZİK__Guilio CACCİNİ (1550-1618) bu dönemde konusu ilk din dışı şarkılar olan madrigallerin en ünlü bestecilerindendir. Amarilli mia bella en ünlü madrigalidir. ( Sefer Turan AMARİLLİ eserini seslendirecek.)

BAROK  DÖNEM (1600-1750) (AYHAN DOĞAN sunacak)

RESİM__ Barok resimde ışık bütün resim yüzeyine aynı ölçüde dağılmaz ve parçalar halinde yansır. Savrulan uçuşan hareketli figürler , eğri çizgiler oluşturacak biçimde resme yerleştirilmiştir.

MÜZİK__Barok müzik , armoninin açık seçik olmadığı , modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyon güç ve hareketi zor olan müziktir. Müzikteki başlıca büyük yeniliği “fonksiyonel tonalite” kavramının çok geliştirilmesindedir.

GİOVANNİ PAOLO PANİNİ (1691-1765)

Barok Dönemde yaşamış ve o dönemin özelliklerini eserlerine yansıtarak günümüze kadar ulaştırabilmiş İtalyan ressamdır. Eserlerinde daha çok içinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır. Roma Antigua adlı eserini birçok yap-bozun üstünde görmek mümkündür.

JOHANN SEBASTİAN BACH (1685-1750)

Alman barok müzik bestecisi Bach köklü Alman stillerini , özellikle İtalya ve Fransa gibi dış ülkelerden aldığı ritm, form, armoni ve kontrpuan birikimleri ile müzikal motiflerin organizasyonundaki ustalığıyla geliştirmiştir. Eserleri arasında konçertoları , varyasyonları ,si minör missa , 2 çile ve 200 tanesi günümüze kadar ulaşmış 300 den fazla kantatı bulunmaktadır. (AYHAN DOĞAN Bach sol minör menüet çalacaktır.)

MİCHELANGELO CARAVAGGİO  (1573-1610) (MELİKE GÜZEL sunacak)

İtalyan ressam, aşırı gerçekçilikle yarattığı eserler dışında duygusal anlatımlı dinsel resimler de yapmıştır. Işığın kullanımında yenilik getirerek  karanlık alana, tek kaynaktan kuvvetli bir ışık vermeyi yeğlemiştir.

George Frideric Handel (1685-1759)

Alman bestecisidir, Su müziği, Havai Fişekler için müzik ve Mesih gibi eserleriyle Barok dönemin en büyük bestecilerinden biri sayılmıştır. Almira operasıyla  besteci olarak ilk başarılarını kazanmıştır. 40’tan fazla opera  ve oratoryo bestelemiş. Ayrıca orkestra müziği ve solo çalgılar için birçok eser yazmıştır. (Melike Güzel Handel sol minör sonata çalacak.)

 

KLASİK DÖNEM (1750-1827) (BURCU IŞIL OĞUZ sunacak)

RESİM__ Resimde insan, bir mekan içinde gösterilir. Yüzlerin ifadesi heykelde olduğu gibi iç duyguları yansıtmaz. Resimlerde, tek bir noktadan gelen ışık değil, tablonun her tarafını aydınlatan üniversal ışık önem kazanır.

MÜZİK__ Barok müziğin süslü anlatımı yerini sadeliğe bırakmıştır. Kontrpuantal yazım yerini homophoneye bırakmıştır. Orkestra müziği gelişmiştir. Piyano icat edilmiş ve piyano için besteler yapılmıştır.

JACQUES-LOUİS DAVİD (1748-1825)

Dönemin önemli ressamlarından biridir. Döneme damgasını vuran rokaka akımının ve Fransız ihtilanin etkileri eserlerinde görülür.

WOLFGANG AMADEUS MOZART (1756-1791)

Dönemin ünlü bestecilerindendir. Eserlerinde dönemin getirisi olan yalın müziği ve akıcı melodileri işleyişi göze çarpmaktadır. Opera buffa ve opera seria tarzlarında operalar yazmıştır. Senfoni, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kentet ve piyano sonatları da vardır. Ömrüne 626 eser sığdırmıştır. ( Burcu Işıl Oğuz Mozart – Als Luise seslendirecek.)

ANTOİNE – JEAN GROS (1771-1835) (ESAT MERT KOÇ sunacak.)

Fransız asıllı ressamdır. Minyatür ressamı olan babası tarafından 6 yaşında eğitilmeye başladı. 1785’in sonuna doğru jacques Louis David’in atölyesine katıldı. Yaşadığı dönem ve siyasi durumdan kaynaklı olarak genellikle; devlet liderleri, savaşlar ve meclis üyelerinin portelerini çiziyordu.

LUDWIG VAN BEETHOVEN (1770-1827)

Alman besteci ve müzisyendir. Yaşamı boyunca çeşitli sağlık problemleri çeken Beethoven 1801 yılında işitme problemleri yaşamaya başlamıştır. Bu süre zarfında çok sayıda piyano sonatı ve konçertolar bestelemiş bir de Fidelio adında opera yazmıştır. 1817’de tamamen sağır olan Beethoven yazdığı 9 senfoninin bir kısmını sağır olduğu zamanlarda yazmıştır. Hayatta çeşitli zorluklar yaşaması onun müzikal karakterini belirlemiştir. Besteleriyle kendinden sonraki dönem olan romantik dönem için önemli temeller atan Beethoven müziği aşırı belirgin duygu geçişleriyle, gerilen ve çözülen akorlarla bilinir.( Esat Mert Koç Beethoven – Pathetique sonat 2. bölüm çalacak.)

ROMANTİK DÖNEM (SEDEN CANALP sunacak.)

Romantizm dönem olarak, 19. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar geçen süreyi kapsar. 19. yüzyılla birlikte besteciler eserlerini yazarken romantik romanlar ve dramalardan etkilenmeye başlamışlardır. Bu özellikle opera ve senfonik şiirlerde göze çarpmaktadır.

JEAN AUGUSTE DOMİNİQUE INGRE

29 Ağustos 1780 yılında Toulouse yakınlarında Montauban’da dünyaya geldi. Babası dekoratif işler yapan bir heykeltraş idi. Böylece Dominique İngres on yaşlarındayken babasın¬dan ilk resim derslerini aldı. Hayatının son senelerindeki en büyük eseri, bü¬tün çıplaklarını kapsayan  Türk Hamamı adlı tablosu oldu.

FRANZ SCHUBERT

Yaklaşık 600’ün üzerinde şarkı, 9 senfoni (ünlü “Bitmemiş Senfoni”nin de içlerinde bulunduğu), operalar, çok sayıda oda müziği ve piyano parçaları bestelemiştir. Schubert’in müziği, hümanist özelliğiyle insanları kucaklar. İnanılmaz bir melodi zenginliği vardır. Schubert’in müzik dünyasına en önemli katkısı lied alanındadır.600 kadar liediyle kendinden önce Viyana Klasikleri’nin, yani Mozart, Haydn ve Beethoven’in sistemleşmiş çalışmalarını aştı, yeni bir biçimin sağlam temellerini attı. (Seden Canalp Schubert – Sarabande çalacak.)

Francisco Goya (30 Mart 1746 – 16 Nisan1828) (SELİN ECE KARAAĞAÇ sunacak.)

Romantik dönemin en önemli ressamlarından biri olan Francisco Goya, 30 Mart 1746’da Zaragoza’da doğmuştur. İlk resim denemelerini  Zaragoza’da yapmıştır. Başlangıçta  portre çalışmalarını manzara resimlerine tercih eden Goya, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti. (Selin Ece Karaağaç Schubert – Die Forelle seslendirecek. Not : Seden de schubert çaldığı için ressam hakkında bilgi verip eserine bağlayacaktır. )

HENRİ MATİSSE (31 Aralık 1869 – 3 Kasım 1954) (BURAK OTLU sunacak.)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından olan Matisse renkleri büyük bir ustalıkla kullanışıyla Picasso ve Kandinsky ile birlikte, modern sanatın en büyük sanatçılarından biri kabul edilir. Fovist akımın öncülerindendir.

SERGEY RAHMANİNOV (01 Nisan 1873 – 28 Mart 1943)

Sergey Rahmaninov, Sergey Rahmaninov 20. yüzyılın en büyük piyanist ve bestecilerinden birisidir.İlk önemli eseri 1895-1896’da yazdığı Re Minor 1. Senfoni’dir. (Burak Otlu Rachmaninov – Vocalise çalacak.)

PAUL CEZANNE (19 Ocak 1839 – 22 Ekim 1906)  (GÜL SIVACI sunacak.)

30 mart 1746 da  Zaragoza da doğmuştur. İlk resim denemelerini Zaragoza da yapmıştır. Başlangıçta portre çalışmalarını manzara resimlerine, tercih eden sanatkar, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti.

CAMİLLE SAİNT SEANS (1835-1921)

Fransız bestecidir. Orkestra şefi ve piyanisttir. Saint-Seans’ in opera, senfoniler, konçerto, şarkılar, solo piyano ve oda müziği gibi neredeyse tüm türlerde yazdığı eserler 19. yüzyıl Fransız bestecileri arasında bir anormallikti. (Gül Sıvacı Camille – Kuğu çalacak.)

ÇAĞDAŞ DÖNEM (1900 ve Günümüz) (CEM ONAT TAYLAN sunacak.)

Resim : Birçok sanat akımının bir arada toplandığı dönemdir. Bu dönemde vurgulanan en önemli olgu resimde bulunan disiplinlerin kendine has yöntemlerini, disiplinin kendisini eleştirmek için kullanmak olduğu ve bundaki amacın ise o  disiplini geliştirmek ve önemini arttırmak olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda doğadaki görüntülerin takliti yavaş yavaş bırakılmış, temsil ikinci plana atılmıştır. Gelinen en son nokta ise; insan elinin izlerini tümden kaldırarak dümdüz tek renge boyanan, böylece içerikten arındırılmaları amaçlanan tuvallerdir.

Müzik: Bu dönem; teknikte, ifadede, biçimde, stilde, içerikte, özde tüm kuralların eğilip bükülmeye, eriyip çökmeye başladığı dönemdir. Belli bir stil veya kalıp yoktur. Birçok besteci müziğin kurallarını tekrar değiştirip farklı tekniklerde başarılı örnekler sunmuşlardır. Sadece orkestral müzikte değil, sahne müziklerinde de yenilikler yapılmıştır. Son olarak teknolojideki gelişmeler ile beraber müzik salona gidemeyen milyonları dinleyici haline getirmiştir.

PABLO PİCASSO (1881-1973)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından biri olan Picasso bir kalıp halinde çalışmak yerine parçaları bir araya getirme tekniği ile de bilinmektedir. Picasso nun amacı tutarlılık portresi çıkarmak yerine, his ve duyguların doruk noktasını yakalamaktı. Kübizmin önemli bir temsilcisidir. Bu yüzden eserlerinde doğa olgusunun olduğu gibi yansıtılmaması gerektiğini öne süren, nesneleri geometrik bir biçimle yansıtan bir anlayışa sahiptir. Eserlerinde metaforlar kullanarak gizlenmiş şekilde hikayelerde anlatmaktadır.

FREDERICK LOEWE   (10 Haziran 1901-14 Şubat 1988)

Viyana müzikal stilini benimsemiştir. ‘Fritz’  15 yaşına geldiğinde popüler bir şarkı olan ‘Katrina’ yı bestelemiştir. Film müzikalin den 9 akademi ödülü kazanmıştır. (Cem Onat Taylan Loewe – Ascot Gavotte çalacak.)

MARC CHAGALL (1887- 1985) (ÖZLEM ASİLTÜRK sunacak.)

Rus asıllı Fransız ressam. 1.Dünya Savaşı öncesinde Paris’teki avangard akımlara dahil oldu, fakat çalışmaları, kübizm ve fovizm gibi akımlara daha yakındır. Eserlerinde ülkesine ait folklorik öğeler göze çarpar. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Paris’ te avantgart akımlara dahil oldu fakat çalışmaları, diğerleri ile karşılaştırınca kübizm ve fovizm gibi popüler sanat hareketlerine daha yakındı.

JUAN JOSE BUSCAGLİA (1893-1958)

Arjantin’ li gitarist ve şarkıcı. Chagall gibi, ülkesi Arjantin’in ulusal müzik türü olan ve folklorik motifler taşıyan milonga ve tango türünde besteler yapmıştır. (Özlem Asiltürk Buscaglia – Milonga çalacak.)

sanat-teorisi

Sokrates “Sanat taklittir.” dediğinde taklitin sanat için gerekli olduğu kavramı anlaşılabileceği gibi, bu teorinin bir şeyin taklidi olmadan yapılan sanat eserlerinin sanat olmayacağı sonucuna da ulaşılabilir.

İlk yargım “Sokrates”in sözüne daha iyimser ve mantıksal bir yaklaşımdır.

Taklitten kasıt gerçek dünya nesnelerinin taklitleridir.

Ancak o zamanın başka bir filozofu ve Sokrates”in öğrencisi olan Platon, formların kesin gerçek olduğuna inanıyordu. Platon için sanat bir taklit, gerçek dünya nesnelerinin bir taklidiydi. Oysa formlar gerçek dünya nesnelerinden daha değerliydi. (Çünkü onlar ölümsüz, değişmez ve haklarında gerçeğin bilinebileceği nesnelerdi. -Bir matematikçi içinde 1 rakamı doğada hiç varlığı olmadığı halde gerçek birşey-matematksel bir nesnedir.) Bu nedenle Platon taklidi bir kusur olarak görüyordu ve taklit olarak sanat Platon”un gerçeğinde iki düzlem gerideydi. Bir kedi”nin resmi kendisinden daha az gerçek, kedinin kendisi ise mutlak olan zihinlerdeki formundan daha az gerçekti.

İşte yinede Sanat üzerine bir teori olan bu “Sanatın Taklit Teorisi”nin 2000 yıl süre ile yerinde kalmasına neden olanda Sokrates ve Platon”dur. Çünkü bütün bu süre boyunca sanat, çoğunlukla taklit teorisine göre, orjinal nesneyi ne ölçüde temsil ettiğine göre yapılmış ve değerlendirilmiştir.

Platon bugün empresyonistlerle ile ilgili ne derdi acaba?

Konunun aynı bağlamda birleşmesi açısından başka bir örneğe geçip bir soru soracağım. Andy Warhol”un Brillo karton kutularının ve başka ürünlerin konserve kutularının sergisini sanat yapan ama aynı kutuları markette dükkanda sanat yapmayan şey nedir? Bunun cevabını Arthur Dunto”nun 1964”te “Sanat Dünyası” adlı makalesinden bir kesit alarak verebilirim.

“… İnsan bir sanat zeminin üzerinde olduğunu, bunu ona söyleyecek bir sanat teorisi yoksa farketmeyebilir. Bunun nedeni, bir ölçüde sanat teorisinden dolayı zeminin birleşiminin de sanatsal olmasıdır. Teoriler, sanatı bazı şeylerden ayırdığı gibi, sanatı da olanaklı kılar.

Bir Brillo kutusu ile bir Brillo kutusundan oluşan sanat yapıtı arasındaki farkı meydana getiren şey, sonuçta bir sanat teorisidir. Kutuyu sanat dünyasına taşıyan ve gerçekten olduğu gerçek nesneye dönüşmesini önleyen teoridir. Teori olmadan onun sanat olarak görünme olanağı olmadığı ortadadır. Onu sanat dünyasının bir parçası olarak görmesi için insanın, yakın zaman New York resimlerinin yanı sıra, sanat teorilerinide iyice öğrenmiş ve biliyor olması gerekir. Bunlar elli yıl önce sanat sayılmazdı. Gerçek dünyanın olduğu kadar sanat dünyasının da bazı şeyler için hazırlanması gerekir. Her zaman olduğu gibi, bugünde sanat teorisinin rolü sanat dünyasını ve sanatı olanaklı kılmaktadır…”

Demek oluyor ki, sanat dünyası öğrenen ve öğrendiği ölçüde sanat tarihi ile içiçe olmuş insanlardan oluşan bir komplekstir. Bir şeye sanat statüsü veren, onun bu sanat dünyasına girişidir.

Bugün eski IBM bilgisayarlarından oluşan bir çöplüğü sanat haline getirmemek için hiçbir neden yoktur. Yalnızca sanat dünyasına adım atması gerekmektedir. Bu da ona zemin hazırlayacak bir sanat teorisin varlığı ile mümkündür. Teorik karşılığını bulunduğu mekanda bulduğu zaman o sanattır.

Peki, öyleyse var olan bir sanat teorisi olmadan yeni bir sanat türü yaratılamaz mı sorusunu burada sormak gerekiyor. Yada başka bir deyişle önce zeminin hazır olması mı gerekmektedir?

Zaman, mekan, coğrafya ve anlayışın etkisi altında insanın bütün bunların dışında -dünya dışı- bir sanat eseri oluşturamayacağı kanaatindeyim. Çünkü yepyeni bir tür sanat eserinin ortaya çıkışı bile onunla beraber olarak gelecek olan sanat teorisinin ince önermeleri bir şekilde sanatçının sezgileri ile reel hayatta bağlantılı olacaktır. Ama bu sanatçıyı bağımlı kılar anlamına da gelmiyor.

Yazım burada bitiyor ama aklıma birde şunlar geliyor…

Teori yeni süreci uzaklaştırır ama ruha dokunmaz, ola ki ruh kendini teorilerle perdelemesin. Ama bu aradaki fikir akımlarının oluşması ve sindirilmesi için de ruhların perdelenmesi bir o kadar gerekli….

Bu tıpkı şuna benziyor.

“Ne sen bensiz varsın, ne ben sensiz bulunurum.”

 

Kaynak: www.sanatteorisi.com

meola
meolaPiu Live prodüksiyonuyla İstanbul’ a gelecek olan İtalyan asıllı Amerikan sanatçı Al Di Meola, son albümü “Elysium & More” ile mutluluğu yeniden tanımlıyor. Amerikan füzyon cazında akla gelen ilk isimlerinden olan Al Di Meola, gitara dokunuşları ile unutulmaz bir geceye imza atacak.

Küçük yaşlarda davul çalmayı öğrenen Al Di Meola, 9 yaşında Beatles dinlemeye başladıktan sonra gitar ile buluşup, dünyaya adını duyurdu. Caza olan ilgisinin artmasıyla ünlü Berklee Müzik Koleji’ne girdi ve klavyeci Barry Miles’in öncülüğündeki füzyon caz grubu ile çalışmalarının ilk adımlarına başladı.

Profesyonel müzik kariyeri dünyaca ünlü caz ve dünya müziği piyanisti Chick Corea tarafından keşfedilmesiyle başladı. O dönemlerde günde on saat gitar çalan Al Di Meola, ses getirecek solo kariyerinin temellerini inşa etti.

Al Di Meola 1974’te Return to Forever’a katılmasıyla kendi rüyasını yazmaya başladı ve ardından 1976’da ilk albümünü çıkardıktan sonra Paco De Lucia ve John McLaughlin ile bir üçlü oluşturarak Flamenko’nun etkisinin hissedildiği bir albüm çıkardı.

Arjantinli ünlü tango bestecisi ve Bandoneon ustası Astor Piazzolla ile tanışmasının ardından Güney Amerika müziğine olan ilgisi arttı. 1966’da Paco De Lucia ve John McLaughlin’le tekrar bir araya gelen Al Di Meola ‘Guitar Trio’ albümünü çıkardı.

Land of the Midnight Sun ve Elegant Gypsy albümleri bugün hala geniş kitlelerce dinlenen ve tüm zamanların en iyi albümleri arasında gösterilen Al Di Meola, çıkardığı yeni albümü “Elysium & More” ile İstanbul’daki müzik severleri kendine bir kez daha hayran bırakacak.

40 senelik kariyerinde müzik dünyasına adını altın harflerle yazdıran Al Di Meola, 15 Kasım’da İstanbul Zorlu PSM sahnesinde sürprizleri ve gitar şovu ile herkesi büyüleyecek. Al Di Meola konseri biletlerine Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.

pop-muzik

NAR SANAT bünyesinde POP MÜZİK KOROSU oluşturulacaktır. Koronun şefliğini pop müzik sanatçısı UHDE SEÇİL yönetecektir. Kurulacak olan koronun amacı popüler müziğin daha geniş bir kitleye hitap etmesi ve her meslek dalından olan amatör insanlarında şarkı söyleyip müzik yapabileceğini göstermektir. Koroya katılmak isteyen katılımcıların duyurulan gün ve saatte 18 yaş ve 65 yaşına kadar her meslekten bay ve bayan olmak üzere NAR SANAT ‘a başvuru yapmaları gerekmektedir.

Katılımcılarda aranan özellik iyi ve düzgün şarkı söyleyebilen ve kulağı sağlam ses duyabilen kişiler olması gerekmektedir. Bunun içinde ön bir eleme yapılacaktır. Koristlerin koroya kabul edilmesinden sonra belirlenen ders günü ve saatlerini aksatmamaları ve disiplin kurallarına uymaları ve çalışmalara devamlılıkları önemlidir. Dersler haftanın iki günü 2 saat olacaktır.

Koronun hazır olduğu andan itibaren belirlenen konser salonlarında halka konser vermesi NAR SANAT tarafından ayarlanacaktır.

burs-veren-kurumlar

Kalebodur KSV Bursu

Burs Miktarı       :              belirtilmedi

Başvuru tarihi    :              15 Eylül / 10 Ekim

Burs ilanı             :              bursverenkurumlar.com

Kalebodur Seramik San. A.Ş. şirketleri tarafından kurulan Dr. (h.c.) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı olan KSV her yıl olduğu gibi bu yılda öğrencilere burs yarımı yapmaktadır. 2001 yılından bu yana kesintisiz bur yardımı yapan vakıf aynı zamanda öğrencilere staj imkanı da sağlamaktadır.

Öğrenci buluşmaları;

Burs imkanının yanında KSV öğrencileri, yılda iki kez düzenledikleri Geleneksel Öğrenci Buluşmaları etkinliği sayesinde farklı üniversitelerde ki öğrencileri bir çatı altında toplayarak tanışmalarını sağlamaktadır. Çanakkale Kalebodur Seramik A.Ş. fabrikasında düzenlenen toplantılara Kale Grup Şirketlerinden üst seviye yöneticiler de iştirak etmektedir. Üst düzey yöneticilerin yanısıra Grup başkanı Sayın Zeynep Bodur hanımefendi de bu buluşmalara teşrif etmektedir.

Bu buluşmalarda Şartlı Bağış imkanıyla hayırsever vatandaşlar vakfa başvuran öğrenciler arasından seçtikleri öğrencilere burs verebilmektedir. Burs hakkı kazanan öğrenciler KSV tarafından eğitim hayatları boyunca takip edilmektedirler.  Takip edilen öğrencilerin eğitim durumları sürekli olarak bağışçıya bildirilmektedir.

BAĞIŞÇILAR

Eğitim dönemi içerisinde bağışçılar KSV’ye başvurup vakıf denetiminde öğrenci okutabilir. Hayırsever vatandaşlar öğrencileri kendileri seçebilir veya istedikleri özelliklerdeki öğrencileri vakfa bildirip bağışçıya uygun öğrenciler KSV tarafından tespit edilebilir. Bağış verenlerin destek oldukları öğrencilerin özel durumları olursa, kıyafet, hastalık vs. gibi bağışçılar bunları da temin edebilir, karşılayabilir. Bu gibi durumlarda vakıf bağışçılara öğrencinin durumunu bildirmektedir. Bağışçılar burs dışında okuttukları öğrencilere özel günlerde farklı yardımlar da yapabilir, bu gibi durumlarda vakıf ile iletişime geçmeleri yeterlidir. Bağışlarınız için tıklayınız.

BURS BAŞVURULARI;

Dr. (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı bursları bursverenkurumlar.com internet sitesi üzerinden ilan edildikten sonra, 15 Eylül ile 10 Ekim tarihleri arasında KSV internet sitesinden yapılacaktır.

BURS BAŞVURU ŞARTLARI;

  • Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmak
  • Lisans eğitim alan burs adayları için ara sınıflarda okuyan öğrencilerin başarılı olmaları gerekmektedir. Başarısız dersi olan öğrenciler burs imkanından faydalanamamaktadır. KSV vakfının belirlediği Başarı Kriteri 4’luk Puan sistemi üzerinden en az 2,5, yüzlük puan sistemi üzerinden en az 60 puan almış olmaktır.
  • Endüstri Meslek Lisesi okuyan öğrenciler için alttan dersi olmaması gerekmektedir.
  • (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı tarafından belirlenen okullarda eğitim görmek (bu okullar bursverenkurumlar.com internet sitesinde belirtilmiştir)
  • Burs ihtiyacı olmak

 

BURS BAŞVURUSU YAPABİLECEK OKULLARIN LİSTESİ
Uludağ Üniversitesi
Balıkesir Üniversitesi
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi
Dokuz Eylül Üniversitesi
Ege Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi
İstanbul Teknik Üniversitesi
Boğaziçi Üniversitesi
Mimar Sinan Üniversitesi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
İstanbul Üniversitesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Marmara Üniversitesi
18 Mart Üniversitesi
Galatasaray Üniversitesi
Karadeniz Teknik Üniversitesi
Anadolu Üniversitesi (Sadece Malzeme Mühendisliği, Endüstriyel Tasarım, İletişim ve Seramik Mühendisliği)
Akdeniz Üniversitesi (Endüstriyel Tasarım, İç Mimari ve Çevre Tasarımı, Grafik, Moda Tasarımı, Cam ve Seramik Bölümü)Burs Başvurusu Yapacak Bölümler
Tasarım (Endüstriyel Tasarım, Grafik Tasarım, Moda Tasarımı)
Mimarlık
İç Mimarlık
Mühendislik Fakülteleri (Endüstri Mühendisliği, İşletme Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Malzeme Mühendisliği, Elektrik – Elektronik Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Uçak Mühendisliği, Uzay Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, Bilişim Sistemleri Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği)
İşletme
Uluslararası İlişkiler
Seramik ve Seramik Mühendisliği
Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri
İletişim
Halkla İlişkiler ve Tanıtım
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
Ulaştırma ve Lojistik
Uluslararası Lojistik ve Taşımacılık

Meslek Liselerinin aşağıdaki bölümlerde eğitim gören 11. Ve 12. Sınıf öğrencileri;
BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ALANI – Bilgisayar Teknik Servisi
BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI – Yönetici Sekreterliği
DENİZCİLİK ALANI – Gemi Elektroniği ve Haberleşme
DENİZCİLİK ALANIGemi Yönetimi
DENİZCİLİK ALANI – Makine Zabitliği
ELEKTRİK-ELEKTRONİK TEKNOLOJİSİ ALANI – Endüstriyel Bakım Onarım
İNŞAAT TEKNOLOJİSİ ALANI – Yapı ve Yüzey Kaplamacılığı
İNŞAAT TEKNOLOJİSİ ALANI – Yapı Yalıtımcılığı
KİMYA TEKNOLOJİSİ ALANI – Boya Üretimi ve Uygulama
KİMYA TEKNOLOJİSİ ALANI – Kimya Laboratuvarı
KİMYA TEKNOLOJİSİ ALANI – Kimya Proses
MUHASEBE VE FİNANSMAN ALANI Bilgisayarlı Muhasebe
MUHASEBE VE FİNANSMAN ALANI – Dış Ticaret Ofis Hizmetleri
MUHASEBE VE FİNANSMAN ALANI – Finans ve Borsa Hizmetleri
SERAMİK VE CAM TEKNOLOJİSİ ALANI – Alçı Model Kalıp
UÇAK BAKIM ALANI – Uçak Gövde-Motor
ULAŞTIRMA HİZMETLERİ ALANI – Lojistik

KSV Burs Kesilme Şartlarını İndir

Burs Başvuru için: http://www.ksvvakfi.org

 


 

Hukuk & Araştırma Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi   :              1 20 Eylül

Burs İlanı            :              bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı       :              Aylık 600 TL

Hukuk ve Araştırma Vakfı öğrencilere karşılıksız burs desteği sağlamaktadır. Burs başvurusu yapmak isteyen öğrenciler bursverenkurumlar.com internet adresinde ki şartları okumaları gerekmektedir. Burs şartlarını yerine getiren öğrenciler 1 / 20 Eylül tarihleri arasında burslara başvurabilirler.

Hukuk ve Araştırma Vakfı Burs için başvuru şartları;

  1. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak
  2. Burslardan aşağıda belirtilen okullarda okuyan öğrenciler başvurabilir.
    1. Ankara üniversitesi HUKUK fakültesi öğrenci bursu
    2. Gazi Üniversitesi HUKUK fakültesi öğrenci bursu
    3. Hacettepe Ünivesitesi HUKUK fakültesi öğrenci bursu
    4. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  3. Lisans ve tezli yüksek lisans öğrencisi olmak
  4. Ekonomik sıkıntıları olan öğrenciler
  5. Okuduğu bölüm içerisinde başarılı olmuş olmak, ilk başvuru için ÖSYM puanı geçerlidir.
    1. Üniversiteye yeni başlayan öğrenciler için ÖSYM puanı baz alınacaktır.
    2. Ara sınıf öğrencileri için başarı derecesi 4 üzerinden en az iki veya 100 üzerinden en az 60 olarak kabul edilecektir.
  6. Lisans eğitimi gören öğrencilerin 25 yaşından büyük olmaması gerekmektedir.
  7. Yüksek lisans eğitimi gören öğrencilerin 27 yaşından büyük olmamaları gerekmektedir.

HUKUK VE ARAŞTIRMA VAKFININ BURS BAŞVURUSUNU KABUL ETMEYECEĞİ KRİTERLER

  1. En az asgari ücret düzeyinde maaş alan ve sürekli çalışan öğrenciler
  2. Yabancı uyruklu öğrenciler
  3. Öğrenimleri uzayan öğrenciler
  4. Doktora yapan öğrenciler
  5. her hangi kurum kuruluş veya vakıftan aldığı burs ya da kredi toplamı 600 lirayı geçen öğrenciler
  6. geçmiş senelere ait alttan ders sayısı 2’in üzerinde olanlar.
  7. Sabıka kaydı bulunan öğrenciler

Burs Başvurusu için: http://hukukarastirmavakfi.com/burs-basvurusu/

 


 

Çamlıca Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi    : 01 / 30 Eylül Arası

Başvuru İlanı      : bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı        : Belirtilmedi

Kurulduğu günden bu yana 15000 öğrenciye burs yardımı yapan Çamlıca Vakfı 2016 / 2017 eğitim öğretim yılında da öğrencilerin yardımına koşuyor. 1998 yılından beri her sene 1000’den fazla öğrencinin maddi ve manevi olarak yanına koşan vakıf burslarına, bursverenkurumlar.com internet adresinde belirtilen şartlara uyan bütün öğrenciler başvurabilir.

  • Çamlıca Vakfı bursları 01 30 Eylül tarihleri arasında ckyv.com internet sitesinden başvuruları kabul edecektir.
  • Çamlıca Vakfı burslarına aşağıda ki alanlarda eğitim gören öğrenciler başvurabilirler;
    • Ön lisans bursları
    • Lisans bursları
    • Yüksek lisans bursları
    • Doktora bursları
  • Çamlıca Vakfından geçen sene burs alan öğrenciler belirtilen tarihler içerisinde burs başvurularını yenilemek durumundadırlar.

ÇAMLICA VAKFI BURSLARINA KİMLER BAŞVURAMAZ

  1. Dersleri başarısız olan öğrenciler
  2. İlkokul ve ortaokul öğrencileri burs alamaz
  3. Yurtdışında eğitim gören öğrenciler
  4. Ücretli değişim programına katılanlar
  5. Uzaktan öğrenim gören öğrenciler
  6. Açık öğretim öğrencileri
  7. Formasyon öğrencileri burslardan faydalanamazlar

 

Başak Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi   : 20 Ağustos / 20 Eylül

Burs ilanı             : bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı       : 150 LİRA

Başak kültür ve Sanat Vakfı 2016 / 2017 yılında öğrencilere burs desteği yapmaktadır. Burs başvuruları bursverenkurumlar.com internet sitesinde yayınlandıktan sonra 20 Ağustos / 20 Eylül tarihleri arasında burs başvurusu yapılabilecektir.  Vakıf kuruluşundan itibaren sanat eğitiminde başarı gösteren fakat çeşitli sebeplerden ötürü maddi sıkıntı çeken öğrencilere burs yardımı yapmaktadır.

Burs alacak öğrenciler vakıf tarafından şu kriterlere göre değerlendirilir;

  1. Başak Kültür ve Sanat Vakfı sosyal faaliyetlerine katılanlara
  2. Maddi yetersizlikler nedeniyle eğitim hayatında sıkıntı çeken başarılı öğrencilere
  3. Çeşitli sebeplerle göç etmiş ya da savaş mağduru çocuklara
  4. Ailesi dağılmış çocuklara
  5. Çalışması riskli çocuklara

BURS BAŞVURU ŞARTLARI

Yukarıda belirtilen şartlara uygun olan çocukların yüzde yetmişi kız olması koşuluyla,

  1. İlköğretim
  2. Lise
  3. Üniversite
  4. Konservatuar öğrencileri

BURS BAŞVURU İŞLEMLERİ NASIL YAPILIR?

  1. Öğrenciler burs ihtiyaçları ve özgeçmişiyle birlikte bursverenkurumlar.com adresinde belirtilen [email protected] adresine bildirimde bulunur
  2. Başak Vakfı burs başvuruları vakıf tarafından yetkilendirilen kişiler tarafından incelenir.
  3. Durumları incelenen öğrenciler Ekim ayında görüşmeye davet edilir.
  4. Mülakatı geçen öğrenciler Başak Vakfı bursiyer şartlarına uygunsa, bu şartlar
    1. Aylık gelir gider dengesi
    2. Bölümünün başarı sıralaması
    3. Engellilik durumları
    4. Aile bireylerinin hayatta olup olmadıkları
    5. Sosyal güvenceleri
    6. İş ve çalışma durumları
    7. Başak Kültür ve Sanat vakfı faaliyetlerine katılmaları vb.
  5. Başvuruları olumsuz yanıtlanan öğrencilere eposta ile bildirilecektir.

BURS MİKTARI VE SÜRESİ

Başak Vakfı bursları bursverenkurumlar.com adresinde ilan edildiği duruma göre 2016 / 2017 eğitim yılında 150 TL olarak belirlenmiştir. Burslar ekim ve haziran aylarında ödenir.

*Başak Kültür ve Sanat Vakfından önemli rica; Lütfen telefondan burs başvurusu yapmayınız.


 

Azaklıoğlu Vakfı Bursu

Başvuru Tarihi    : 22 Ağustos / 19 Eylül

Başvuru İlanı      : bursverenkurumlar.com

Burs Miktarı        : Belirtilmesi

Azaklıoğlu Vakfı her yıl olduğu gibi bu yılda öğrencilere burs imkanı sağlamaktadır. Burslar bursverenkurumlar.com adresinden resmen yayınlandıktan sonra Azaklıoğlu Vakfı resmi internet sitesinden BURS BAŞVURU FORMU doldurularak yapılacaktır. Burs başvurusunun ardından Azakloğlu Vakfınca kurulda değerlendirilen bursiyerler, asil ve yedek bursiyer olarak iki farklı değerlendirmeye tabi tutulacaklardır. İlk öncelik asil listede bulunan bursiyer adayları olacaktır.Asil listede adı geçen bursiyer adayları gerekli evrakları gönderdikten sonra vakfın belirteceği tarihte burs ödemelerini alacaklardır. Asil listede olmasına karşın gerekli evrakları tamamlayamayan veya burs almaya yetersiz olan adaylar olursa yedek listedeki adaylar dikkate alınacaktır. Burs tamamen almaya hak kazanan öğrenciler Azaklıoğlu Vakfı resmi sitesinde yayınlanacaktır.

BURS BAŞVURU FORMU’nu doldurmak için tıklayın.


 

Borusan Bursları

Ülkenin en büyük değerlerinden biri olan Borusan Holding, her yıl olduğu gibi bu sene de ihtiyaç sahibi öğrencilere burs yardımı yapmaya devam ediyor. Burslar Borusan Holding adına Borusan Kocabıyık Vakfı tarafından aytılan fon üzerinden verilecektir.

Borusan Vakfı Bursları için başvuru kriterleri;

  1. Borusan Vakfı burslarına başvuracak öğrencilerin yurtiçinde eğitim veren kurumlarda aktif olarak öğrenci olması,
  2. Burs verilecek öğrenciler yönetim kurulu tarafından belirlenecektir.
  3. Borusan Holding bursları bursverenkurumlar.com internet sitesinde ilan edilecektir.
  4. Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakıf burslarından sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları faydalanabilir,
  5. Burslardan faydalanacak öğrencilerin ekonomik duruma ihtiyacı olduğunu belgelemesi gerekir,
  6. Burslar başarı gösteren öğrencilere verilecektir.
  7. Borusan Holding bursları için başarı niteliği, 4’lük sistem üzerinden en az 2.75, 100’lük sistem üzerinden ise en az 70 ortalama sahibi olmaktır.
  8. Burs alacak öğrencilerin başka bir yerde tam zamanlı eleman olmaması gerekmektedir.
  9. Kredi yurtlar kurumu KYK hariç başka herhangi bir kurumdan burs almaması gerekmektedir.
  10. Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakfı Bursları tamamen karşılıksız olup geri ödeme veya karşılığında gönüllü hizmet yada staj gibi şartlar istenmemektedir.
  11. Burslara başvuran öğrenci başarı durumunu belgelemek zorundadır. Yeni kayıt olan öğrenci okula giriş puanını, okumakta olan öğrenci ise ders notlarını gerektiğinde belgelemekle yükümlüdür.

Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakfı Burs verilecek Üniversiteler;

  1. İstanbul Üniversitesi Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  2. İTÜ Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  3. Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  4. ODTÜ – Mühendislik, İşletme ve İktisat Fakültesi
  5. Uludağ Üniversitesi  Hukuk Fakültesi

Yukarıda belirtilen Üniversitelere Kayıt yaptıran öğrenciler, okulların burs ofislerinden başvuru yapabilirler. Belirtilen okullarda bulunan burs ofislerine başvuran öğrencilerin başvuruları okul tarafından onaylandıktan sonra, burs almaya hak kazanan öğrenciler Borusan Holding Borusan Kocabıyık Vakfı tarafından mülakata davet edilecektir.

 

Burs Devamlığı İçin;

  1. Öğrencinin başarılı bir şekilde alttan ders kalmadan sınıf geçmesi,
  2. 15 Eylül tarihinden önce karne veya not çizelgesi olan transkript fotokopilerini Borusan Kocabıyık Vakfına göndermeleri gerekmektedir.

Öğrencinin burs hakkının iptal olma sebepleri;

  1. Başarı gösteremeyen dönem yada sınıf tekrarı yapan öğrencilerin,
  2. Okuldan kaydını sildiren, okuldan ilişiği kesilen, Borusan Kocabıyık Vakfına bildirmeden ve onay almadan okul, öğrenim kurumu değiştiren.
  3. Burs hakkından vazgeçtiğini bildiren,
  4. Başka kurumlardan burs veya aylık alan,
  5. Türk Devleti yasalarına aykırı veya disiplin suçu işleyen,
  6. Tutuklanan veya hapis cezası alan, yasadışı gösteri veya eylemlere karışan,
  7. Yalan ve yanlış beyanat veren,
  8. Borusan Kocabıyık Vakfına gerekli belgeleri belirtilen tarihlerde teslim edemeyen,
  9. Staj haricinde SGK’da sigortalı çalışan olarak görülen öğrencilerin bursları iptal edilir.

 Bursu Kesilen Bursiyerlere burs hakkının tekrar verilmesi;

  1. Bursiyerin aldığı disiplin suçlarının affedilmesi
  2. Tutuklu bulunan bursiyerin tutukluluk halinin kalkması durumunda bursları tekrar verilebilir.

Burslar ilke olarak 1 yıl ve burs süresi, lise ve dengi okullarda okuyan öğrenciler için 10 ay, üniversite öğrencileri için 9 aydır. Müteakip yıllarda bu yönetmeliğin III. maddesindeki koşullara uygunluğu devam edenlere ve I. maddedeki vasıflara sahip olan öğrencilere burs verilir.

BAŞVURU FORMU


 

Yeni Dünya Vakfı Bursu

Burs Miktarı :

  1. Yurtdışı için : 300 TL (KIBRIS İÇİN 200 TL)
  2. Doktora için : 300 TL
  3. Yüksek Lisans için : 250 TL
  4. Lisans için : 200 TL
  5. Önlisans için : 150 TL
  6. Lise ve Üniversite Hazırlık için : 100 TL
  7. İlk ve Ortaokul için : 75 TL

Burs Başvuru Tarihi : 15 Ağustos / 2 Eylül

Yeni Dünya Vakfı her sene olduğu gibi bu sene de eğitim öğretim yılında 15 ağustos ve 2 eylül tarihleri arasında bursverenkurumlar.com adresi üzerinde belirtilen bağlantı üzerinden başvuruda bulunabilirsiniz. Başvuru sonrası olumlu değerlendirilen bursiyer adayları mülakat hakkı kazanmaktadır. Mülakat değerlendirmesi olumlu çıkan öğrenciler 21 eylül tarihinden sonra Yeni Dünya Vakfı resmi adresinde listenecektir.  Listede adı olan bursiyer adayları 24 Eylül 9 ekim tarihleri arasında ÖSYM’den aldıkları transkiptle birlikte Yeni Dünya Vakfı Genel Merkezleri, Şubeleri veya temsilciliklerine giderek görüşme yapacaklardır.

Vakfımıza 2016-2017 Eğitim & Öğretim Yılında ilk defa burs müracaatında bulunacak öğrencilerin 15 Ağustos – 02 Eylül 2016 tarihleri arasında vakfımızın resmi web sayfasından online müracaat formunu mutlaka doldurmaları gerekmektedir.
Mülâkata katılmayı hak kazanan öğrencilerin isimleri 21 Eylül 2016 tarihinden itibaren vakfımızın www.yenidunyavakfi.org sitesinde listeler halinde yayınlanmaya başlayacaktır.
İsmi açıklanan öğrenciler ile mevcut bursiyerler (mevcut bursiyerler online başvuru yapmayıp doğrudan mülakata katılacaklardır) 24 Eylül – 09 Ekim 2016 tarihleri arasında ÖSYM sonuç belgesi ya da transkriptleri ile birlikte davet edildikleri Genel Merkez/Şube/Temsilcilikte mülâkata katılacaklardır.

 

  • Burs Takvimi:
  1. Burs müracaatlarının Başlangıç Tarihi: 15 Ağustos 2016 – Bitiş Tarihi: 02 Eylül 2016
  2. Burs mülakatları Başlangıç Tarihi: 24 Eylül 2016-Bitiş Tarihi: 09 Ekim2016
  3. Bursiyer listelerinin açıklanması 13 Ekim 2016 itibari ile başlar.
  4. Burs Belgelerinin Teslim Tarihi 14 Ekim 2016-Bitiş Tarihi – 24 Ekim 2016
  5. Bursların verilmesi Başlangıç Tarihi: 15 Kasım 2016 Bitiş Tarihi: 15 Haziran 2016

***2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılında, 15 Temmuz 2016 darbe girişimine karşı mücadele ederken şehit olan vatandaşlarımızın çocukları, öncelikli olarak dikkate alınacaktır.

***Burs başvurusu yapacak öğrencilerin 15 Ağustos’tan itibaren www.yenidunyavakfi.orgadresinden müracaat etmeleri gerekmektedir.

Burslarla İlgili Bilgi İçin:

Genel Merkez Tel: 0212 526 33 34 (Dahili 4)

Şafak Alacakoç: [email protected]

Türkan Koğuk: [email protected]

Ankara Şube Tel: 0 312 324 00 66

Sezer Bulut: [email protected]

Mustafa Alarslan: [email protected]


 

Türk Kadınları Bursu

Burs Başvuru Tarihi  : 15 / 26 Ağustos
Burs Miktarı                 : Belirtilmedi
TÜRK KADINLARINA DESTEK OLMAK İÇİN PAYLAŞALIM
2016 / 2017 Eğitim öğretim yılında dernekler arasında öğrencilere burs veren kurumlardan bir tanesi de Türkkad’dır.
Türkkad’ın açılımı Türk Kadınları Kültür Derneğidir. Mutasavvıf ve yazar Samiha Ayverdi’nin başında bulunduğu bir grup Türk Hanımefendisi taradından kurulan dernek, hanımların dayanışma içerisinde birbirlerine destek olmayı amaçlamaktadır.
Dernek kurulduğu günden bu yana bir çok öğrenciye ve eğitim gönüllüsüne destek olmuş ve olmaya devam etmektedir. Bu amaçla 2016 / 2017 Eğitim öğretim yılında yeniden burs başvuruları almaya başlamışlardır. Burs miktarları henüz belli olmayan derneğin burslarını bursverenkurumlar.comadresinden takip edebilirsiniz.
Burs başvuruları 15 / 26 ağustos tarihleri arasında bursverenkurumlar.com adresinde belirtilecektir.

BAŞVURU FORMU


 

Tekfen Holding Bursu

Burs Başvuru Tarihi: 5 /25 Eylül

Burs Miktarı : 525 TL üniversite, 240 TL lise

Başvuru :bursverenkurumlar.com

Tekfen Holding bünyesinde hizmet veren Tekfen Eğitim, Sağlık, Kültür, Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı kurulduğu 1999 yılından bu yana öğrencilere burs yardımı yapmaktadır. Kısaca Tekfen Vakfı olarak da bilinen Tekfen Holding kuruluşu 2004 senesinde “Kamu Yararına Çalışan Kurum” pozisyonuna yükselmiştir.

 

Her yıl olduğu gibi 2016 / 2017 eğitim öğretim sezonunda da ekonomik sıkıntı çeken öğrencilere burs yardımı yapmayı planlamaktadır. Burs yardımı yapılacak öğrenci sayısı 500 kişi olarak belirlenmiştir. Tekfen burslarına başvuru koşulu olarak, bursiyerin ailesinde en çok maaş alan kişinin senelik brüt geliri, fazla mesai hariç tutularak, aldığı ikramiye veya prim ücretlerinin 54 bin TL’den aşağı olduğunu belgelemesi yeterlidir.

Tekfen Vakfı bursu almaya hak kazanan bir öğrencinin başka hiç bir kurumdan burs almaması gerekmektedir.

TEKFEN VAKFI ÖĞRENCİLERE İKİ FARKLI KATEGORİ OLARAK BURS VERECEKTİR.

  1. Birinci burs Kamuya Açık Burs Fonu üzerinden verilecektir. Kamuya açık burs fonu parlak öğrencilerin ekonomik sıkıntılarına destek sağlamak amacıyla verilmektedir. Fon bursları için öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olması, ekte belirtilen şartlara uygun olması, 4 yıllık üniversite öğrencisi olması gerekmektedir.
  2. Öğrencinin aile fertleri Tekfen Çalışanı olması durumunda verilen burslar, Tekfen Holding bünyesinde çalışan personellerin çocuklarına destek olması amacıyla verilmektedir. Bu Fondan burs başvurusu yapacak olan bursiyerler, başarı durumu, aile bireyinin gelir durumu ile ters orantılı işleyen formülle belirlenmektedir. Özetle daha başarılı fakat daha düşük ücret alan öğrenciler bursa başvuran diğer öğrencilerden önde olurlar.

Tekfen Holding Vakfı bursları öğrencilerin eğitim hayatı süresince destek olmayı amaçlamaktadır.

TEKFEN HOLDİNG VAKFINA BURS BAŞVURUSU İÇİN GEREKLİ BELGELER

AİLESİ TEKFEN HOLDİNG BÜNYESİNDE ÇALIŞMAYAN ÖĞRENCİLER İÇİN;

  1. Öğrenciye ait kimlik fotokopisi
  2. Ebeveynler içinde en yüksek maaş alan kişinin fazla mesai hariç yıllık brüt özeti.
  3. Okulu yeni kazananlar için,
    • Öğrenim belgesi
    • Sınav sonuçlarını gösterir belge.
    • Ara sınıf öğrencileri için not çizelgesi (transkript)
    • Ara sınıf öğrencileri için öğrenci belgesi

AİLESİ TEKFEN HOLDİNG BÜNYESİNDE ÇALIŞAN ÖĞRENCİLER İÇİN;

  1. Öğrenciye ait arkalı önlü nüfus cüzdanı fotokopisi
  2. Tekfen Holding bünyesinde personel olan anne, baba, kardeşe ait nüfus cüzdanı fotokopisi
  3. Tekfende çalışan personele ait maaş, ikramiye, prim gelirlerini gösteren yıllık brüt belge.
  4. Okulu yeni kazanan öğrenciler için;
    • Öğrenci belgesi
    • Sınav sonucunu gösterir belge
  5. Ara sınıfta okuyan öğrenciler için
    • Önceki döneme ait olmak kaydıyla not çizelgesi (transkript) veya karne
    • Öğrenim durumu gösterir belge

BURS BAŞVURU KOŞULLARINI OKU

BAŞVURU YAP(5 /25 Eylül arası aktif olacaktır.)


 

TOG Gençlik Bursları 220 TL

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ BURSLARI 220 TL

Yeni eğitim öğretim yılı başlangıcında öğrencilere bir burs müjdesi de TOG’dan. 2016/2017 eğitim öğretim yılında Toplum Gönüllüleri öğrencilere her ay 220 TL karşılıksız burs verecektir. Yeni Eğitim Öğretim yılı burslarına ara sınıflarda okuyan öğrenciler 5 Ağustostan itibaren başvuru yapabilir. Üniversiteye yeni başlayacak öğrenciler için ise burs başvuru tarihi 15 ağustostabursverenkurumlar.com adresinde yayınlanacaktır.

TOG kurulduğu günden beri başarılı ve sosyal hayatta etkili ancak ekonomik sıkıntı çeken öğrencilere burs yardımı yapmaktadır. Toplum Gönülleri Vakfı bursları her senebursverenkurumlar.com adresinde güncel fiyatlarıyla ihtiyaç sahiplerine duyrulmaktadır. Sizlerde birer Toplum Gönüllüsü olmak için burs ilanlarını sosyal medya hesaplarında paylaşarak, daha çok öğrencinin burs yardımı almasına destek olabilirsiniz.

Toplum Gönüllüleri Vakfı Burs Başvuru Şartları:

  1. Ara sınıflarda ki öğrencilerin Burslara başvuru yapabilmesi için TOG vakfı bünyesinde yapılan yardım ve sosyal sorumluluk projelerine aktif olarak katılmış olması gerekmektedir.
  2. Toplum Gönüllüleri Gençlik burslarına yeni başvuracak olan adaylar için Toplum Gönüllüsü olma şartı aranmamaktadır.
  3. Toplum Gönüllüleri Vakfı burslarına başvuru yapacak öğrenciler için, Lisans, önlisans, bölüm, Özel Vakıf üniversitesi, devlet üniversitesi, birinci öğretim öğrenci, ikinci öğretim öğrencisi gibi şartlar olmamakla birlikte, burs başvuru koşullarına uygun olan herkes başvurabilir.

Toplum Gönülleri bursu başvurusu ve bursiyer değerlendirme süreci;

  1. Toplum gönüllüleri bursu bursverenkurumlar.com adresinde yayınlandıktan sonra websitesinde bulunan başvuru formu doldurulur. (Başvuru bağlantısı aşağıdadır.)
  2. bursverenkurumlar.com internet sitesi üzerinden başvuru yapıldıktan sonra, bursiyer adaylarının, varsa gönüllülük durumu, iş durumları, aile bireylerinin hayatta olup olmadıkları, varsa sosyal güvenceleri, bedensel engelli ise durumu, kazanılan bölümün başarı sıralaması, ve aylık gelir giderleri sistem tarafından puanlamaya tabi tutulur.
  3. Burs başvurusu yapan adaylar Puanlama sırasına göre ekim ayı içerisinde mülakata davet edilir.
  4. Başvurusu reddedilen adaylara elektonik posta gönderilerek durum bildirimi yapılır.

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ BURS MİKTARI VE BURS SÜRESİ

  1. Yeni eğitim öğretim dönemi Toplum Gönüllüleri Vakfı burs miktarı 220 TL’dir.
  2. Şartlara uygun hareket eden sorumluluklarının bilincinde olan bursiyerlerin bursları Eylül ayından Haziran ayına kadar kesintisiz devam eder.

 

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ BURSU ALAN ÖĞRENCİLERİN SORUMLULUKLARI

  1. Burs almaya hak kazanan öğrenci, “Burs Taahütnamesi”ni imzalayarak sözleşlemde bulunan sorumluluklara uymak zorundadır.
  2. Sözleşmeye uymayan, yanlış beyanat veren bursiyerlerin burs hakkı iptal edilir.
  3. Burs alan öğrencilerin haftada en az 4 saat Toplum Gönüllüleri faaliyetlerine katılmaları zorunludur.
  4. Burs alan öğrenciler katıldıkları faaliyetleri dönem sonunda Gençlik Destek Departmanına raporlamaları gerekmektedir.
  5. Toplum Gönülleri bursundan yararlanan öğrenciler dönem sonunda not çizelgeleri ve öğrenci belgelerini Gençlik Destek Departmanına göndermeleri gereklidir.

* Bursiyelerin, sorumluluklarını yerine getirmedikleri takdirde bursları kesilir. 

** Yüksek lisans öğrencilerine yönelik bir burs programımız bulunmamaktadır.

** İlköğretim ve lise öğrencilerine yönelik bir burs programımız bulunmamaktadır. 

BURS BAŞVURU SAYFASI

BAŞVURU TARİHİ: 5 AĞUSTOS – 5 EYLÜL

BURS MİKTARI : 220 TL