Yazılar

Hepimiz daha uzun süre yaşamak isteriz değil mi? Hatta bunun için kimimiz sağlıklı beslenir, kimimiz spor yapar. Böylece hem yaşam kalitemiz yükselir, hemde daha sağlıklı olur ve uzun yaşarız.

Londra Üniversitesi tarafından yapılan bilimsel bir araştırmaya göre yoga yapmak ve yürüyüşe çıkmaktan daha çok yaşam kalitesini arttıran bir şey daha keşfedildi: Konsere Gitmek!

Hani hep derler ya, “Müzik ruhun gıdasıdır” diye, bu araştırma bu cümleyi de doğrular nitelikte olmuş diyebiliriz. Müzik yaşam kalitenizi arttıran bir eğlencedir. Müzik konserleri ise vazgeçilmezlerimizdendir. Tabi dinlediğiniz tarza göre değişiklik gösterebilir ama genel anlamda müzik dinlemek kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Konsere gitmek ise kendimizi çok daha iyi hissetmemize neden olur.

Bilim insanları da ‘müzik ve kendinizi iyi hissetmek’ arasındaki bağı araştırmaya devam ediyor. Konuyla ilgili Londra Üniversitesi’nin yaptığı son araştırmaya göre konsere gitmenin insan üzerindeki olumlu etkisi yoga yapmaktan ya da yürüyüşe çıkmaktan çok daha fazla.

Müziğin insan beynine etkisi araştırılırken mutluluk hormonu salgılamaya neden olduğu ve yaşam süresini uzattığı daha önce yapılan bilimsel çalışmalarla ispatlanmıştı. Londra Üniversitesi ise katılımcılarla gerçekleştirdikleri araştırmalar neticesinde benzer sonuçlara ulaştı. Araştırmadaki katılımcılar 20 dakika yoga yaptıklarında modları yüzde 10 artarken 20 dakika müzik dinlediklerinde modlarının yüzde 21 arttığı görüldü. Yürüyüşe çıkanlarda ise bu oran yüzde 7’de kaldı.

15 yıl aradan sonra Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği, Özel Nar Sanat Eğitim Kursu ve Deniz İme’nin organizatörlüğü ile İstanbul’a gelen Ensemble Rustavi, izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Gürcistan Devlet Halk Dansları Topluluğu Ensemble Rustavi, 15 yıl aradan sonra İstanbul’a gelerek muhteşem bir dans gösterisine imza attı.

3 Şubat 2018 Cumartesi günü konserin gerçekleştiği Bostancı Gösteri Merkezi’nde adeta adım atacak yer kalmadı ve salon hınca hınç doldu.

50 kişilik dans grubunun yanı sıra 10 kişilik müzisyen ekibinde sahne aldığı bu muhteşem dans gösterisi izleyiciden de tam not aldı. Alkışların eksik olmadığı konseri 2350 kişilik salonda toplam 2700 kişi izledi.

Ensemble Rustavi Dans Topluluğu, dünyanın en köklü kültürlerinden birine sahip olan Gürcülerin dans ve şarkılarını izleyici ile buluşturarak, izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Konseri izlemeye gelenler arasında Gürcistan Büyükelçiliği Maslahat Güzarı Gela Japaridze, Gürcistan İstanbul Başkonsolosu İnga Kikvadze, Gürcistan Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Varlam Badzagua, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Öztürk Orhan, Fox Haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyonu Başkanı Sabri yiğit, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak, Miroğulları İnşaat Kamil Salduz ve Bayramoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Tanrıverdi ‘de yer aldı.

Gösteriden sonra açıklama yapan gösterinin organizatörlerinden Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Kurucu Başkanı Naci Özcan“15 yıl aradan sonra Ensemble Rustavi Dans Topluluğunu İstanbullular ile buluşturduğumuz için mutluyuz. İstanbul’un bu buluşmayı ne kadar özlediğini ve istediğini bugün görmüş olduk. Bu organizasyonlarımız devam edecektir. Önümüzdeki ilk proje 12 Mayıs 2018’de yine Bostancı Gösteri Merkezi’nde olacak. Bu defa İstanbulluları dünyaca ünlü dans grubu olan Sukhishvili  ile buluşturacağız.” dedi.

Deniz İme, gösteri sonrası yaptığı açıklamada; “Kafkas Dansının en iyi temsilcilerinden biri olan Ensemble Rustavi’yi İstanbullular ile buluşturmaktan dolayı gururluyuz. 15 yıl aradan sonra İstanbul’a gelen Ensemble Rustavi Dans Topluluğu, izleyenleri adeta büyüledi. Biletleri günler öncesinden tüketen İstanbullulara teşekkür ediyorum. Kafkas Dansının devlerini İstanbullularla buluşturmaya devam edeceğiz. 12 Mayıs’ta Sukhishvili Dans Topluluğu İstanbul’da izleyicilere bambaşka bir gece yaşatacak. Bu gece itibari ile Sukhishvili’nin biletleri satışa çıktı.” dedi










Yaşayan en büyük bestecilerden biri olarak bilinen İtalyan piyanist ve bestekar Ludovico Einaudi, Türkiye’de konser verecek.

İtalyan piyanist ve bestekar Ludovico Einaudi konser vermek üzere İstanbul’a geliyor.

Klasik müziği rock ve elektronik gibi tarzların enstrümanlarıyla birleştirip yeni bir müzik anlayışı yakalayan İtalyan piyanist ve bestekar Einaudi, 6 yaşında tanıştığı piyanoyla başarılı eserler üreterek dünya çapında tanınmış ve çok sayıda filmin altyapı müziklerini üstlenmiştir.

Yaşayan en büyük besteci ve piyanistlerden biri olarak anılan Ludovico Einaudi, 6 Şubat 2018 günü Zorlu PSM’de İstanbullu müzikseverlerle buluşacak.

Dünyaca ünlü Türk besteci ve piyanist Fazıl Say, merakla beklenen yeni bestesini dinleyici ile buluşturdu.

“Yürüyen Köşk-Atatürk Anısına Opus 72” ismini verdiği yeni eserini İzmirli sanatseverler için seslendirdi.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen konserde İzmirlilerle buluşan besteci ve piyanist Fazıl Say, “Yürüyen Köşk-Atatürk Anısına Opus 72” isimli bestesi ile dinleyicilerden büyük beğeni topladı.

Atatürk’ün Yalova’daki Millet Çiftliği’nde yaşayan çınar ağacı ve köşkün hikayesini melodilere dönüştüren ünlü sanatçı Say, yeni eseri “Yürüyen Köşk Atatürk Anısına Opus 72″yi İzmirli sanatseverler için seslendirdi.

Konserde ayrıca Beethoven ve Chopin gibi ünlü bestecilerin eserlerini de yorumlayan Say’ı, sanatseverler ilgiyle izledi.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun sponsorluğunda 15 yıl aradan sonra derin ve köklü bir kültür elçiliği gerçekleştiren Gürcistan Devlet Halk Dansları Topluluğu Ensemble Rustavi 3 Şubat 2018 Cumartesi günü İstanbul’da sanat severler ile buluşuyor.

50 kişilik dansçı ve 10 müzisyen ile İstanbul’da izleyicilere muhteşem bir gece yaşatacak olan Ensemble Rustavi Dans Topluluğu, 15 yıl aradan sonra ilk defa İstanbul’da konser verecek.

İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde sahne alacak olan Ensemble Rustabi Dans Topluluğu, dünyanın en köklü kültürlerinden birine sahip olan Gürcülerin dans ve şarkılarıyla buluşacak ve tam anlamıyla bir görsel şölen yaşatacak.

Bu özel gecede orada olmak, Ensemble Rustavi’nin muhteşem dansına şahit olmak için biletinizi almayın unutmayın. Biletleri biletix’den alabilirsiniz.

Biletix: http://www.biletix.com/etkinlik/VYV01/ISTANBUL/tr
Detaylı Bilgi İletişim: +905534655036 Deniz İme – 02125708068 Nar Sanat

200 kişiden oluşan Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun 5 bininci gösterisi 12-23 Ocak tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek.

İstanbul’da bulunan Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda seyirciyle buluşacak olan Anadolu Ateşi Dans Topluluğu, 12 Ocak Cuma günü doğu ile batı kültürlerini buluşturan Troya Müzikali, Troya’nın UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı vesilesiyle sahnelenecek. 13 Ocak’ta ise Anadolu Ateşi gösterisi 5 bininci kez seyirciyle buluşacak.

Anadolu Ateşi’nin Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan olan Mustafa Erdoğan, bu gösteri için sanki yeni bir gösteriye hazırlanıyormuş gibi hazırlandıklarını belirterek, neden gösterilerden önce Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dans eden fotoğrafını sergilediklerine de açıklık getirdi.

Anadolu Ateşi Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan, konuyla ilgili Sözcü’den Sercan MERİÇ’e yaptığı açıklamada; “Biz, gösterimize başlamadan önce Mustafa Kemal Atatürk’ün dans eden fotoğrafını sergileriz. Bu, her alanda başöğretmen olduğu, ilerici gelişmelere ön ayak olduğu gibi dansta da ilk hocamız olması sebebiyledir. Ulusal dans yaratmak da Atatürk’ün fikridir. Selim Sırrı Tarcan’a sipariş verir. “Bizi anlatan bir dans türü geliştirin” der. Tarcan da ‘Sarı Zeybek’ ve ‘Tarcan Zeybeği’ni yapar. Atatürk, İzmir Muallim Mektebi’nde dansları icra etmelerini ister. Tarcan ve bir öğretmen arkadaşı, yerel kostümlerle zeybek dansını yaparlar. Atatürk çok beğenir, “Bu dansı bir de modern kostümlerle icra eder misiniz” der. Modern kostümlerle de dans ederler. Daha sonra onları, ABD’li Isadora Duncan’ın da katıldığı Londra’daki uluslararası bir dans etkinliğine Türkiye’yi temsilen gönderir. Halkevleri’nde de bunun devam etmesini ister. Bizim bakışımız ve sürdürdüğümüz çizgi de bu.” dedi.

Kadıköy’de bulunan ve Anadolu Yakası’nın tek opera salonu olan Süreyya Operası’nın 2018 Fuaye Konserleri programı açıklandı.

Fuaye konserleri Süreyya Operası tarafından ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Sanatseverlerin büyük ilgiyle takip ettiği Fuaye Konserleri’nin ilki 8 Ocak Pazartesi Saat 18.00’da Can Okan Fuaye Konseri-Piyano Resitali ile gerçekleşecek.

2018 Fuaye Konserleri programı şöyle:

8 Ocak Pazartesi Saat: 18.00 Can Okan Fuaye Konseri – Piyano Resitali

MSGSÜ Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Metin Ülkü ile piyano ana sanat dalındaki doktora eğitimine, orkestra şefliği bölümünde araştırma görevliliğine ve devlet sanatçısı İdil Biret ile düzenli çalışmalarına devam eden Can Okan, 8 Ocak 2018 Pazartesi saat 18:00’de vereceği piyano resitalinde birinci ciltten yaptığı bir seçkiyi, eser hakkında çeşitli bilgileri de paylaşarak seslendirecek.

26 Şubat Pazartesi Saat: 18:00 Çağdaş Türk Bestecileri Fuaye Konseri

Klarnette Emirhan Tuğa’nın ve Piyano’da Edzo Bos’un olduğu programda Betin Güneş “Turkische Fantasie”; Necil Kazım Akses “Allegro Feroce”; Ahmet Adnan Saygun “Horon”; İlhan Usmanbaş “3 Sonatine”, Meliha Doğuduyal “Hasret”; Utku Aşuroğlu “Karlı Kayın Ormanında”; Evrim Demirel “Molto Reflecivo No2”; Erberk Eryılmaz “Miniatures Set No3”; Fazıl Say “Klarnet Sonatı” ve Önder Özkoç “Rondo” eserleri sahnelenecek.

2 Nisan Pazartesi Saat: 18:00 Nemeth Quartet Fuaye Konseri

Nemeth Quartet’ın sanatçıları Gülen Ege Serter, Şeniz Aybulus, Elena Ünaldı ve Mutlu Varlık Kocaili konserde ilk olarak D. Şostakoviç’in “Faşizm ve Savaş Kurbanları Anısına” adını verdiği ve yalnızca üç günde bestelediği 8 numaralı yaylı çalgılar dörtlüsünü, daha sonra ise A. Dvorak’ın La Majör piyanolu beşlisini piyanist Özgür Ünaldı ile birlikte seslendirecek.

Ünlü İspanyol Kemancı Leticia Moreno ile dünyanın en iyi akordeon virtüözlerinden biri olan Richard Galliano, dünyaca ünlü Zürih Oda Orkestrası eşliğinde İstanbul’da İş Sanat sahnesinde klasik müzik dinleyicisiyle buluşacak.

Bu özel konser İstanbul’da İş Sanat sahnesinde 9 Ocak akşamı gerçekleşecek. İstanbullu müzik severlere keyifli bir akşam yaşatacak olan konser’de dünyaca ünlü isimler sahne alacak. Dünyaca tanınan Kemancı Leticia Moreno ve dünyanın en iyi akordeon virtüözlerinden olan Richard Galliano aynı sahneyi paylaşacak. Bu dev buluşmaya yine dünyaca ünlü olan Zürih Oda Orkestrası eşlik edecek.

Arjantin tangolarından caz standartlarına ustası olduğu akordeonuyla dinleyicileri büyüleyen Richard Galliano ile kemanın yükselen yıldızı Leticia Moreno, unutulmayacak bir konser için İş Sanat sahnesinde bir araya gelecek.

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından 1945’te Edmond de Stoutz tarafından kurulan Zürih Oda Orkestrası; Edmond de Stoutz’un ardından Howard Griffiths, Muhai Tang gibi başarılı isimlerin yönetiminde yoluna devam etti. 2011-2016 yılları arasında Sir Roger Norrington ile dünya çapındaki ününü artırırken geçen sene itibarıyla topluluk keman sanatçısı Daniel Hope’un yönetimine geçti…

Zürih Oda Orkestrası’nın repertuvarı dünyanın dört bir yanından klasik müzik dinleyicileri tarafından yakın takibe alınmış durumda. Zira Zürih Oda Orkestrası barok, klasik, romantik dönem eserlerin yanı sıra caz, folk, pop gibi farklı türleri de kapsayan konser programlarıyla farklı janrları ustalıkla bir araya getirmesiyle öne çıkıyor.

Avrupa’nın önemli müzik merkezlerindeki uluslararası festivallere düzenli davet alan topluluk sadece Avrupa’da değil Amerika ve Çin’e kadar uzanan global bir üne sahip… Cazdan folka farklı türlerde üretim yapan müzisyenlerle yaptığı iş birlikleriyle tanınan orkestranın öne çıkan bir diğer özelliğiyse genç nesillere klasik müziği sevdirmek. Bu amaçla 7’den 70’e farklı yaş gruplarına hitap eden konser programları da sunan topluluk, genç ve yetenekli sanatçılara verdiği destekle takdirleri kazanıyor. Topluluğun üyesi sanatçılar, birbirinden farklı projelerde yer alırken orkestra da çocukların klasik müzikle buluşmasına destek veren organizasyonlara katılıyor.

Klasik müziği genç yaştaki dinleyicilere sevdirmekten bahsetmişken; Zürih Oda Orkestrası’nın İş Sanat sahnesinde vereceği konserin solistlerinden akordeon sanatçısı Richard Galliano’dan bahsetmenin vakti! Zira o da müzikle çok erken yaşta tanışanlardan… Dört yaşındayken akordeon sanatçısı ve öğretmeni olan babası Lucien Galliano ile müzik çalışan Galliano, uzun ve yoğun bir müzik eğitim sürecinin ardından farklı müzik türlerini keşfedip ilgi duymaya başladı. Kişisel ilgi alanı caz müzik ve etrafında şekillenen Galliano, dünyadan etkilenerek akordeonu bu müzikal serüvenin bir parçası haline getirmeyi arzu etti. Bu vesileyle de Chet Baker’dan Charlie Haden’a, Charles Aznavour’dan Serge Gainsbourg’a birçok ünlü isimle çaldı. Kariyerindeki dönüm noktalarından birini, Arjantin tango müzikleriyle tanışması ve akıl hocası olarak gördüğü Astor Piazzolla ile karşılaşması olarak gösteren sanatçı, kariyerini dünyanın en usta akordeon sanatçısı olmak çerçevesinde değil de kendi yeteneklerini en üst sınırda paylaşma fikri etrafında kurmuş. Sanatını “Ben bir gezginim, müziğimle insanlar arasında bağ ve sevgi köprüsü kurmak istiyorum. Çaldığım eserler ve enstrümanım aracılığıyla bu içten duyguları yaygınlaştırıp bir hikâye anlatıyorum” cümleleriyle özetliyor. Müzik eleştirmenlerinin Fransız asıllı akordeon ustası söz konusu olduğunda hem fikir olduğu nokta ise sanatçının ilgi duyup beslendiği müzik türüne dair kalıpları yıkmayı başarıp bir yaklaşım sunabilmesi. Klasik müzik söz konusu olduğunda da kendini güvenli sularda hisseden sanatçının tekniğine canlı tanıklık edecek olmak kaçırılmaz bir fırsat.

Konserde Zürih Oda Orkestrası’na eşlik edecek diğer solistse kemanın yükselen yıldızı Leticia Moreno… Yıldızı her geçen yıl daha da parlayan; bugüne kadar birçok ünlü toplulukla sahneye çıkan Moreno, tekniği ve derin yorumlama gücüyle övgü topluyor.

Dünyanın en bilinen barok flüt yorumcularından olan Nihan Atalay ile İtalyan barok Modo Antiquo orkestrası, 7 Aralık’ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak.

Türkiye’nin barok müzik alanında önde gelen isimlerinden, dünyaca ünlü barok flüt yorumcusu Nihan Atalay ve barok müzik alanında Grammy Ödüllü Modo Antiquo orkestrası bir araya geliyor.

Nihan Atalay’ın yurtdışında bulunduğu yıllarda birlikte çalıştığı Grammy ödüllü İtalyan barok topluluk Modo Antiquo ile gerçekleştireceği konserde, barok müziğinin tanınmış ve az bilinen eserleri seslendirilecek.

Basel Schola Cantorum ve Cenevre Yüksek Müzik Üniversitesi Barok Müzik Bölümleri’nde devlet bursu ile okuyan Nilay Atalay, Lucerne Festival Orkestrası’nın efsane şefi Pierre Boulez ile birlikte çalışmıştı.

Başta Amerika Flüt Derneği olmak üzere uluslararası yarışmalardan ödül alan Atalay, halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi.

1987 yılında kurulan Modo Antique orkestrası ise barok müziğin güçlü altyapısına sahip müzisyenlerden oluşmaktadır. Modo Antique orkestrası, bugüne kadar dünyanın birçok yerinde sahne aldı ve 40’tan fazla CD çalışmasına imza attı.

Modo Antiquo, Antonio Vivaldi’nin tüm eserlerini günümüze yeni bir anlayışla taşıyan orkestra olarak biliniyor.

Barok müzik alanında Grammy ödüllü İtalyan orkestra Modo Antiquo, kemanda Raffaele Tiseo, Stefano Bruni, Rossella Borsoni, Giorgia Leonida Tosi, viyolada Pasquale Lepore, viyolonselde Bettina Hoffmann, kontrbasta Nicola Domeniconi, klavsende Andrea Coen ile sahnede olacak.

Dünyaca ünlü kamança üstadı Mark Eliyahu, İstanbul’da unutulmaz bir konser verdi.

Ortadoğu ve Balkan ezgilerini müziğine yansıtan kamança üstadı Mark Eliyahu, 150 yıllık kamançası ile dün gece İstanbul’da sahne aldı.

Mark Eliyahu’ya sahnede babası Piris Eliyahu da tar enstrümanı ile eşlik etti. Konserin sonunda seyirciler Mark Eliyahu’yu uzun süre alkışlarken, sanatçı da yoğun istek üzerine iki kez bis yaptı.

Konserin ardından basın mensuplarına açıklama yapan İstanbul’da babasıyla aynı sahneyi paylaşmaktan dolayı çok mutlu olduğunu ifade ederek; “Bu büyülü atmosferde bulunmak benim için mutluluk verici. Tekrar İstanbul’a geldiğim için çok mutluyum. Üstadım ve öğretmenim olan, benim bugünlere gelmeme en büyük katkıyı sağlayan babamla aynı sahneyi paylaşmak da benim için çok değerli” dedi.

Bu yıl 18. defa gerçekleşen Uluslararası Antalya Piyano Festivali, dün geceki kapanış konseri ile sona erdi.

Yıldızlar geçidine sahne olan 18. Uluslararası Antalya Piyano Festivali, Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Sanat yönetmenliğini Şef Gürer Aykal’ın üstlendiği Uluslararası Antalya Piyano Festivali kapsamında Güher- Süher Pekinel kardeşler ikinci kez sahneye çıkarak Antalya Piyano Festivalinin kapanışını yaptılar. Pekinel kardeşlerin performansı sanatseverlerden yoğun ilgi gördü.

Kariyerleri boyunca pek çok sayıda ödüle layık görülen Güher ve Süher Pekinel kardeşler; Avrupa, Uzak Doğu ve ABD’nin başlıca konser salonlarında çaldıkları resitallerden sonra, bu kez Antalyalı müzikseverlerle bir araya geldi.

Dünyaca ünlü şef Leonard Slatkin’in yönettiği Akdeniz Filarmoni Orkestrası ile Güher ve Süher Pekinel kardeşlerin konseri sanatseverler tarafından dakikalarca alkışlandı.

Festivalde bu yıl dünyaca ünlü Şef Leonard Slatkin, Gürer Aykal ve Hakan Şensoy’un yanı sıra; Manolo Carrasco, Stéphane Blet, Cem Esen, Emre Elivar, Ariadna Castellanos, Çağ Erçağ, Nurkan Renda, Luz Casal, Güher & Süher Pekinel, gibi yerli ve yabancı birbirinden ünlü müzisyenler yer aldı.

Aynı zamanda müzik dünyasının önde gelen şef ve solistlerinden Serdar Yalçın, Dağhan Doğu, Murat Göktaş, Gökhan Aybulus ve Cem Babacan gibi isimler de konserleri izledi. Festivalin sanat yönetmenliği görevini bu yıl da Orkestra Şefi Gürer Aykal üstlendi.

Tüm konserleri binlerce kişinin izlediği 18. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde, gerçekleşen tüm etkinlikler boyunca 468 müzisyen, Antalyalı müzikseverlerin huzuruna çıktı.

Bu yıl 18’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde İspanyol piyanist ve besteci Ariadna Castellanos konser verdi.

Antalya Kültür Merkezinin Aspendos Salonu’nda gerçekleşen Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin sanat yönetmenliğini şef Gürer Aykal üstlendi.

Festival kapsamında İspanyol piyanist ve besteci Ariadna Castellanos solist sanatçı olarak sahneye çıkarak, repertuarındaki ‘Blu’, ‘Zapateao’, ‘Milonga’, ‘Circle’, ‘Melomaniac’, ‘Alpha Women’, ‘I Will’, ‘Monster’, ‘Gog’, ‘Ame’, “Alking on Sand’, ‘Eyes Like Weapons’ adlı eserleri piyanosunun tuşlarından yayılan namelerle seslendirdi. Ariadna Castellanos’un performansı yoğun alkış aldı.

Güzelliği ve şık kıyafetiyle izleyenleri büyüleyen Castellanos, Flamenko ve cazı birleştirerek klasik teknikle doğaçlama yaptı, bestelerini zaman zaman kendi sesiyle de yorumlayarak Antalyalılara unutamayacakları bir akşam yaşattı.

Festival kapsamında 22 Kasım’da Hakan Şensoy yönetiminde Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ile birlikte, Anadolu ezgilerinin senfonik rock türünde yeniden yorumlandığı konserde Çağ Erçağ (Viyolonsel) & Nurkan Renda (Gitar), 26 Kasım’da ‘Romantizmin Tutkulu Sesi’ ve Pedro Almodovar‘ın ‘Yüksek Topuklar’ filminin unutulmaz sesi “İspanyol Diva” Luz Casal, 29 Kasım’da ise 100 genç müzisyenden oluşan Kepez Belediyesi Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrası Antalya Kültür Merkezi’nde müzikseverlerle buluşacak.

Türkiye’nin en önemli festivali olarak bilinen gerek yurt içinden gerek yurt dışından övgüler alan, Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi Uluslararası Antalya Piyano Festivali, 1-2 Aralık’ta dünyaca ünlü Şef Leonard Slatkin’in yöneteceği konserlerle son bulacak.

Final konserlerinde Akdeniz Filarmoni Orkestrası; olağanüstü şiirsel müzik anlayışları ve özgün stilleriyle, uluslararası müzik camiasında özel bir yerleri olan Güher ve Süher Pekinel’e eşlik edecek.

Kariyerleri boyunca pek çok sayıda ödüle layık görülen Güher ve Süher Pekinel; Avrupa, Uzak Doğu ve ABD’nin başlıca konser salonlarında çaldıkları resitallerden sonra, bu kez Antalyalı müzikseverlerle bir araya gelecek.