Yazılar

Kursumuz Eğitmenlerinden Şeyma YÜREKİR öğrencilerinin bir kısmının katılımı ile bugün 22.12.2013 Pazar günü Saat 16:00’da öğrenci dinletisi gerçekleşti.

Nar-Sanat-Piyano-keman-Dinletisi

Eğitmenimiz Şeyma YÜREKİR‘in Keman ve Piyano öğrencilerinin katıldığı etkinlikte izleyiciler salona sığmadı 80 kişilik Nar Sanat Dinleti salonun tamamını dolduran dinleyicilerin her öğrenciyi tektek parça sonunda alkışlayarak motive etmeleri görülmeye değerdi.

Öğrencilerin sunumunu Piyano Eğitmenimiz Ersin SARACİK gerçekleştirdi.

Etkinlik sonunda teşekkür belgesini alkışlar arasında öğretmenlerinin elinden alan öğrencilerin mutluluğu gözlerinden okunuyordu.

22.12.2013 Cumartesi Programına katılan öğrencilerimiz ve seslendirdikleri parçalar şu şekildeydi.

(Etkinlik Fotoğrafları için LÜTFEN http://www.narcicekleri.com SİTESİNE TIKLAYINIZ)

(Etkinlikten bir kaç video için lütfen LÜTFEN http://www.narcicekleri.com SİTESİNE TIKLAYINIZ)

Eğitmen: Şeyma YÜREKİR

  • Mehmet Egemen HIZLIBAŞ – Childeren’s Corner
  • Öykü UFACIK – Vieille Danse Allemande
  • Sude ÇAĞLAR – Swans On The Lake
  • Sudenaz GÜNEY – Prensesin Valsi
  • Ayşe ÇAPKIN – Çanlar
  • İnci SARACIK – Yankee Doodle & Banjo Çalgıcısı
  • Eliz Canse GÖYSAL – Etüt
  • Elif Ela OKUDAN – The Scissers Grinder
  • Merve AYANOĞLU – 9. Senfoni & Kızıldereliler
  • Kaan ÇAĞLAR – Etüt
  • Öykü BOYOĞLU – In The Hall Of The Mountain Bear & Menuet
  • Bengisu ÖZCAN & Meltem KARAAĞIL – Pleyel  Duo
  • Jbid GÖKTAŞ – Etüt
  • Zeynep Aylin ORTANÇ – A Little Flower

Kursumuz Eğitmenlerinden Ekin SELÇUK öğrencilerinin bir kısmının katılımı ile bugün 21.12.2013 Cumartesi günü Saat 18:00’da öğrenci dinletisi gerçekleşti.

Nar Çiçekleri

Eğitmenimiz Ekin SELÇUK‘un Keman ve Piyano öğrencilerinin katıldığı etkinlikte izleyiciler salona sığmadı 80 kişilik Nar Sanat Dinleti salonun tamamını dolduran dinleyicilerin her öğrenciyi tektek parça sonunda alkışlayarak motive etmeleri görülmeye değerdi.

Öğrencilerin sunumunu Piyano Eğitmenimiz Ersin SARACİK gerçekleştirdi.

Etkinlik sonunda teşekkür belgesini alkışlar arasında öğretmenlerinin elinden alan öğrencilerin mutluluğu gözlerinden okunuyordu.

Yarın yapılacak  dinletimizde ise Eğitmenimiz Şeyma YÜREKİR’in eğitim verdiği öğrencilerimizi dinleyeceğiz. Elbette ücretsiz olan etkinliğimize davetlisiniz. Öğrenci dinletisi hakkında bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

21.12.2013 Cumartesi Programına katılan öğrencilerimiz ve seslendirdikleri parçalar şu şekildeydi.

(Etkinlik Fotoğrafları için LÜTFEN http://www.narcicekleri.com SİTESİNE TIKLAYINIZ)

Eğitmen: Ekin SELÇUK

  • Dilay SINANMIŞ – Yankee Doodle & Salut Au Printemps
  • Selin ÖZ – Carry Me Back To Old Virginny
  • Sıla Meryem İNAL – Row Row (Kürek Çekelim) & Dilim Yandı
  • Ceylin GÖNENÇ – Yavaşça Kürek Çekelim & Balerin
  • Beray BOZ – Menuet
  • Melisa KAYA – Gavotte & Samanyolu
  • Defne KORKMAZ – Gayda Çalgıcıları Geliyor (Musette) & Düşmeden Dağa Tırmanalım
  • Başak SAİT – Sonatin Op. 57 No:1 Allegro Moderato – Allegro Grazioso
  • Ege YILMAZ – Love Me Tender & Deniz ve Mehtap
  • Kayra EMİR – Tuna Dalgaları
  • İklim KELEŞ – The Band Played On (Düet: Ekin SELÇUK) & Greetings (Düet: Ekin SELÇUK) & Gün Doğuşu
  • Arda SERT – Hava Nagila & If I Were A Rich Man & Polyuşka Pole & Miki Fare’nin Dansı

 

Ünlü genç keman virtüözü Ryu Goto yarın akşam İş Sanat’ta Afrodisias Antik Kenti’nin korunma ve tanıtılmasına destek amacıyla 1987’de kurulan Geyre Vakfı yararına konser verecek. Dünyanın çeşitli bölgelerinde gençlere yönelik projelere destek veren Ryu Goto, kızkardeşinin çalışmaları nedeniyle arkeolojiye de büyük ilgi duyuyor

Ryu-Goto-1

Taksim Martı Otel’de Geyre Vakfı Yönetim Kurulu’nun düzenlediği basın toplantısına annesi ve ilk öğretmeni Setzu Goto ile birlikte katılan Ryu Goto, Hakan Şensoy yönetimindeki Filarmoni İstanbul orkestrası eşliğinde vereceği konserin İstanbul ve Afrodisias’ı görmek için de önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

İlk kez Japon Başkonsolosluğu’nda Cana Gürman ile verdiği resital nedeniyle İstanbul’a gelen sanatçı, “Tarihi keşfetmeyi severim. Çok önemli gördüğüm Afrodisias’a destek gibi bir kültürel çabaya katkıda bulunmaktan mutluyum. Bugün Mimar Sinan konsevatuvarı keman öğrencileriyle de provada buluşacağım” diyerek sanatçının eğitiminde teknik kadar ortamın, insan ilişkilerinin de önemli olduğunu belirtti. Konserde çalacağı konçerto hakkında da bilgi veren sanatçı, “Op.61 Keman Konçertosu Beethoven’ın en önemli eserlerindendir.Yavaş yavaş açılan bu eseri çok severek çalıyorum.”dedi.

Ryu Goto Yarın akşam saat 21.00’de İş Sanat’ın mekan sponsorluğunda gerçekleşecek olan konserde Ryu Goto’ya Beethoven Keman Konçertosu’nde eşlik edecek olan Filarmoni İstanbul orkestrası, Oğuzhan Balcı’nın “Balkan Uvertürü” ve Çaykovski’nin “Romeo & Jüliet Fantazi Uvertürü”nü de seslendirecek.

Vakıf adına konuşan yönetim kurulu üyesi Sennur Hamamcıoğlu da Sevgi Gönül’ün ölümünden sonra Ömer Koç’un başkanı olduğu Geyre Vakfı’nın bugüne kadar dünyaca ünlü Sebastion Rölyeflerinin sergilendiği Sebastion Müzesi Sevgi Gönül Salonu, Sebastion Anastolosis, Tiyatro yolunun kazılması gibi çok önemli projelere imza attığını açıkladı.

Geyre Vakfı’nın Başkanlığını halası Sevgi Gönül’ün vefatının ardından kendisi de arkeolojiye çok önem veren Ömer M. Koç yürütüyor. Arkeolojiye büyük destek veren Sevgi Gönül’ün bağışları sayesinde kazı başkanı rahmetli Prof. Kenan Erim’in Aydın ili Geyre köyünde Antik Afrodisias kentinden çıkardığı eserler depolarda kalmaktan kurtulmuş yerinde sergilenme imkanı veren müzeye kavuşmuştu.

Eğitim sezonun başlamasıyla beraber eğitim almak veya çocuğuna eğitim aldırmak  isteyen veliler haklı olarak keman eğitimi ve keman satın alma ile ilgili pek çok soru ile karşılaşıp cevap aramaktadır.

 Kurumumuzu ziyaret eden kişilerin genel olarak sorduğu soruları da derleyerek keman öğrencimiz olsun ya da olmasın tüm sanat eğitimine önem veren kişilerin aklındaki sorulara cevap olması amacıyla “Keman Eğitimi ve Keman satın alma kılavuzu” diyebileceğimiz bilgileri içeren yazıyı okumanızı tavsiye ederiz.

KEMAN ÖĞRENMEYE NASIL BAŞLAMAK GEREKİR?

 Keman Kursu Hakkında Sık Sorulanlar

Girl holding violin Hangi Kurum:

Öncelikle öğrenci ve velilerin kendi rahat hissedebilecekleri güvenilir ve kurumsal kurumlar tercih edilmelidir. Elbette kesinlikle M.E.B. Bağlı kurumlar öncelikli olarak tercih edilmelidir.

Çünkü M.E.B. Bağlı olan kurumlar yeterliliği olmayan ve aynı zamanda diploma sahibi olmayan eğitmen çalıştıramazlar. Tüm eğitmenler M.E.B’ nın onay ve denetimi, kontrolü altında çalışmaya izin verilerek görev alır.

Kurum seçiminde dikkat edilecek diğer bir konu solfej eğitimini ücretsiz olarak sunup sunmadığıdır..

Evde mi yoksa bir kurumda mi ders alınması daha iyidir?:

Kesinlikle bir kurumda ders alınmalıdır bu sayede çocuk daha disiplinli ve farkındalığı hissedecektir. Bunun yanı sıra gelecekte kesinlikle elinin altında M.E.B. Onaylı bir belgenin olması referans ve okul dışı sosyal faaliyetleri belgelendirebime konusunda bir adım daha ileride olacaktı. Evde veya resmi olmayan kurumlarda verilecek belgelerin hiçbir geçerliliği olmadığı gibi referans(Yurt dışında) olması da mümkün değildir.

Hangi Öğretmen/Eğitmen?:

Kesinlikle öğretmenin eğitim alt yapısına bakılmalıdır. Hangi okulda okuduğu v.b. öz geçmişleri incelenmelidir.

keman öğren nar sanatKonservatuvar ve  Öğretmenlik mezunu öğretmen arasında ne fark vardır?:  

Konservatuvarlar genel olarak orkestralara elemanı yetiştirmekle görevli eğitim kurumlarıdır. Genel olarak konservatuvar eğitimi İlk öğrenim çağında başlar ve ardından ya güzel sanatlar liselerine veya Üniversitelerin Konservatuvar bölümlerine devam ederek mezun olabilirler.

Dolaysıyla üniversite düzeyinde konservatuvar mezunu olan kişiler pedagojik formasyon yapmamış olabilir.

Eğitim Fakültesi Mezunu Öğretmenler ise temel olarak ya konservatuvar veya güzel sanatlar lisesi mezunu olup üniversitelerin eğitim fakültelerinden mezun olan kişilerdir. Eğitim odaklı yetiştirilirler.

Child playing violinGrup ders mi yoksa özel ders mi?:

Elbette genel olarak veliler fiyat olarak daha uygun olan grup derslerini tercih edebilmektedirler. Fakat maddi olanaklar mümkünse özel dersi tercih etmelerinde fayda vardır. Çünkü bire bir özellikle çocuk ile yapılan dersler daha verimli olduğu bir gerçektir. Özel ders ile çocuğun algı ve becerisine göre eğitmen dersi yapmakta dolaysıyla ilerleme daha fazla olabilmektedir.

Grup derslerde ise evde çalışan, çalışmayan, hızlı öğrenen öğrenmeyen diye ayrım yapılamamakta belirli bir standarda göre  eğitim verilmekte dolaysıyla da çalışan veya hızlı ilerleyebilecek öğrenci sıkılabilmekte veya geri kalabilmektedir.

 Keman dersi almak için herhangi bir yaş sınırı var mı?:

Genel olarak elbette kişisine göre değişmekle beraber  5 ila 60 yaş arasında olmak yeterlidir. Fakat bazı çocuklar 4 yaşında da başlayabilir. Önerilen en erken yaş 5-6 olarak söylenebilir.

Derse başladığımda kemana günde ne kadar zaman ayırmalıyız? :

Profesyonel bir amaç güdülmüyorsa, sadece müzik ile ilgilenmek hayatımıza renk katmak ise amacımız minimum günde 30 dakika, 1 saat kadar vakit ayırmak yeterli olacaktır.

Nota bilgisi olmayan bir kişi ne kadar zorlanır?

Elbette herhangi bir konuda eğitim almak başlarda zor olabilmektedir çok kolay ve basit olduğu söylenemez . Fakat Nar Sanat’ın en büyük farklarından biri okul öncesi için haftada 1 ders Solfej, Okur yazar olanlar için kademeli olarak devreye giren başlangıç seviyesi için  haftada 3 ders ve az da olsa nota bilgisi olanlar için haftada 1 ders olmak üzere toplamda 5 Ders  grup dersi şeklinde solfej eğitimi ÜCRETsiz olarak verilmektedir.

Keman hangi omuzda çalınır?

Eğer aksini gerektirecek bir durum yok ise sol omuza konularak tutulur. Solak olmanız bir problem yaratmaz.

Temel duruş pozisyonu nasıldır?

Keman genellikle ayakta durarak ya da belli bir yere oturarak dengeli ve rahat biçimde çalınmalıdır. Ayaktayken ayaklar yanlara doğru omuz hizasında, otururken de gövde olağan dikliğinde durur.

Kemanın tarihinden bahsetmek gerekirse;

Keman yaylı çalgılar ailesinin en küçük üyesidir.Karakteristik özellikleriyle XV. yüzyılın ilk yarısında görülmektedir. Yüzeysel olarak bakınca kemanın yüzyıllar boyunca değişmeden kaldığı düşünülebilir fakat gerçekte birbirini izleyen besteci ve yorumcuların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gözle görülür bir evrim geçirmiştir. Keman ve onun ayrılmaz bir parçası olan yay , belirli özellikleri olan bazı ağaçlardan yapılmaktadır.Keman, her biri ayrı perdede ses veren dört telli ve standartlaştırılmış bir çalgıdır. (Daha Fazla bilgi için LÜTFEN TIKLAYINIZ)

elyapımı keman öreneği

El yapımı keman örneği

Kemanın başlıca unsurları;

Salyangoz, ağaç burgular, sap eşiği, sap, teller, tuşe, f delikleri, ses eşiği, fiksler,tel takacağı, kiriş eşiği, kiriş düğmesi, çenelik ve omuzluktur.

Keman ve yay seçiminde dikkat edilmesi gereken özellikler;

Keman öğrencisinin bedensel yapısı keman ve yayın yapısı ve bu yapılar arasındaki uyum, başlangıç keman eğitimi için büyük önem taşımaktadır.Bu yüzden keman öğrenmeye , rastlantısal olarak geçen herhangi bir keman ve yay ile değil, belli ölçülere göre seçilen keman ve yay ile başlanmalıdır. (Daha detaylı bilgi için lütfen aşağıya bakınız)  Keman çalmada en temel faktör duruş, tutuş ve işleyiştir.

Dinleti ve çalınma alanları nerelerdir;

Orkestra veya piyano eşlikli solo konser , resitaller yada orkestra sanatçısı olarak icra edilir.Keman teknik donanımı ve icra yönü en zengin çalgılardan biridir bu sebepten dolayı başlangıç ve gelişim aşamalarında yoğun çalışma ve sabır ister.Kemandan uygun sesin çıkartılması ve icra yönünün gelişmesi belli başlı teknik temeller üstüne sağlanır.Kusursuz bir icranın ve yeterli teknik donanımın sağlanması kişinin keman’a , sanat tarihine armoniye kısacası müziğin tüm temel faktörlerine olan ilgisi ve çalışmasına bağlıdır.Ancak ülkemizde keman icra sanatı sadece performans olarak algılanmaktadır.Bu tek başına asla yeterli değildir.Keman icra sanatında yazılan eserlerin dönemi ,dönemin teknik unsurları , armonisi icra sekli ve bir çok sosyal ve felsefi boyutu vardır.Ancak tüm bunlar sırasıyla işlendiğinde kusursuz bir icra ortaya çıkar.

fabrika kemanı

Fabrika yapımı keman örneği

Doğru Keman Seçimi

Herkes elbette en iyi kemana sahip olmak ister. Kimisi için “en iyi” kavramı görsellik, kimisi için ise enstrümanın ses kalitesi ve akustiktir. Her iki durumda maddi olanaklar ile sınırlıdır. Ancak görsel olarak seçenek sınırlı olduğu için kemanın ses kalitesi bir adım öne çıkmaktadır.

Ülkemizde ne yazık ki gerek fabrikasyon gerekse el yapımı kemanlar için fazla seçeneğimiz bulunmamaktadır. İthal edilen fabrikasyon kemanlar (genellikle) çok düşük kalitede ve ses özelliği bakımından memnun edici özellikler sunamamaktadır. El yapımı kemanlarda ise sanatkar sıkıntısı baş göstermektedir. Ülkemizde el yapımı keman imal eden usta sayısı maalesef bir elin parmaklarını geçememektedir.

Fabrikasyon Keman

Eğer fabrikasyon bir keman almaya karar verdiyseniz ses kalitesinin bir süre sonra sizi tatmin etmeyeceğini bilmelisiniz. Fabrikasyon olması itibariyle yapımında gerekli incelik ve kalite sağlanamamaktadır. Ayrıca düşük maliyet kısıtı altında; kullanılan ağaçların özensiz seçimi, makine işçiliği ile birleşince ortaya çıkan enstrüman yeni başlayanlar için nitelendirilen “öğrenci kemanı” olarak isim bulmuştur kendine. Ülkemizde öğrenci kemanları boyut ve kalitesine göre 80 – 250 YTL arasında satılmaktadır.

Bu şartlar altında daha iyi bir keman seçmek için;

-Seçeceğiniz kemanlar arasından en hafif olanı tercih etmelisiniz.

-Cilasının pürüzsüz ve üzerinde çizik olmamasına dikkat etmelisiniz.

-Kemanın ağacında budak olmamasına dikkat etmelisiniz.. (Ne yazık ki zaman zaman bu tür kemanlarla karşılaşıyoruz.)

-Klavyesinin kesinlikle simetrik olmasına, eğiklik ya da çap olmamasına dikkat etmelisiniz.

-Köprünün gövdeye tam olarak oturduğuna ve köprünün dik durduğuna dikkat etmelisiniz.

-Yay kıllarının eksik olmadığından ve yay vidasının çalışır durumda olduğundan emin olmalısınız.

-Tellere yayla değil bir mızrapla (sanki ud yada bağlama çalıyor gibi) tek ses vurulduğundan tınısının devam ettiğinden emin olmalısınız. (Bunun için gerekirse bir diyapazon kullanabilirsiniz.)

El Yapımı Keman Seçiminizi el yapımı bir keman edinmekten yana kullandıysanız önünüzde biraz daha fazla seçenek olduğunu söyleyebiliriz. Fakat yukarıda da belirttiğimiz gibi ülkemizde el yapımı keman ustası sayısı oldukça az. Doğal olarak bu güzide kemanlara biçilen fiyatlarda yüksek. Ancak hem dinleyici hem de çalan kişi için çok daha lezzetli ve naiflidir. Yerel ustaların yanı sıra yurtdışından da el yapımı kemanlar ithal edilmektedir. Ülkemizde el yapımı kemanlar 1,500  ve üst sınırı hayli esnek olan fiyat aralığında  satılmaktadır

(El yapımı Keman imalatında önerilebilecek atölye için lütfen TIKLAYINIZ)

Kaliteli bir el yapımı kemanda kullanılması gereken en uygun ağaçlar

Ön Kapak : Ladin Ağacı

Arka Kapak : Kelebek Ağacı

Yan Şeritler : Kelebek Ağacı

Sap : Kelebek Ağacı

Klavye : Abanoz Ağacı

Burgular : Abanoz (ya da Gül) Ağacı

Kuyruk : Abanoz (ya da Gül) Ağacı

Çenelik : Abanoz (ya da Gül) Ağacı

Eşikler : Kelebek Ağacı

Yay : Gül Ağacı

Yay Kılı : Moğol at kuyruğu

Can Direği ve Bas Bar : Ladin Ağacı

 

Yazının tamamını PDF olarak İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 

Hollandalı kemancı, besteci, orkestra şefi ve Johann Strauss Orkestrası’nın kurucusu Andre Rieu, 29 Kasım’da İstanbul’da konser verecek.

Andre-RieuDünya müzik otoritelerince yüzyılın en önemli müzisyenlerinden biri olarak kabul edilen ve her birine 50-60 bin kişinin katıldığı konserlerinin biletleri aylar önce tükenen Andre Rieu, İstanbul’daki konserinde Sinan Erdem Spor Salonu’nda sevenleriyle buluşacak.

“Statlarda konser veren tek klasik müzik sanatçısı” olma özelliği taşıyan Rieu, bugüne kadar dünya müzik listelerinde 30 kez liste birinciliği, 355 Platin Albüm Ödülü, 35 milyon DVD satışı, 2012 dünyanın en çok satan erkek sanatçısı, 2009-2011 Yılın Tur Sanatçısı Top 10 gibi başarıları elinde tutuyor.

Rieu, Pollstar listelerinde de 2012 yılının en çok kazanan müzisyenler listesinde 12. sırada yer aldı.

Rieu hakkında

Andre Rieu, 1949’da Hollanda’nin Maastricht kentinde doğdu. Babası Limburg Senfoni Orkestrası’nda ve Leipzig Operası’nda şef olan sanatçının kardeşleri de müzisyen.

Babasından aldığı keman eğitiminin ardından, Lüttich, Maastricht ve Brüksel konservatuarlarında eğitimine devam eden sanatçı, on yıl boyunca Limburg Senfonu Orkestrası’nın üyesi oldu.

Franz Lehar’ın “Gold and Silver”ını icra eden bir salon grubuna katılması, Rieu’nun müzikal kariyerini bu yönde çizmesinde etkili oldu. Kendi salon orkestrası Maastricht Salon Orkestrası’nı 1978’de kuran sanatçı, 1987’ye kadar çalıştığı bu orkestrası ile albümler yayınladı.

Sanatçı, 1980’lerin başında kurduğu Maastricht Salon Orkestrası ile adını duyurdu.

Özellikle Strauss’un valslerine getirdiği yorumlarıyla “Waltz King” olarak adlandırılmaya başlanan Andre Rieu, 1987’e yılında Johann Stauss Orkestrası’nı kurdu ve başlarda on kişiden oluşan, bugün elliyi aşkın müzisyenin üyesi olduğu bu orkestra ile Strauss’un valslerini 19. yüzyıl ruhu ve atmosferi içerisinde icra ettiği gösterisini, dünyanın büyük kentlerinde sunmaya devam ediyor.

Titanik 1912 yılının Nisan ayında batarken çalmaya devam eden orkestranın şefi Wallace Hartley’e ait keman 100 yıl sonra açık arttırmayla satışa çıkarılıyor.

titanik-kemanı

Kazanın ardından, Wallace Hartley ve orkestrası, fedakârlığın simgesi haline gelmişti.

Keman’ın açık arttırmadaki alt fiyatı 300 bin sterlin, yaklaşık 950 bin Türk lirası olarak belirlendi. Bu, Titanik’ten geriye kalan eşyalar içinde tek bir parçaya biçilen en yüksek değer.

Ancak uzmanlar, taşıdığı duygusal ve sembolik değer nedeniyle asıl satış fiyatının çok daha yüksek bir değere ulaşacağını belirtiyorlar.

Kaynak :[-] []

‘İstanbul Bach Günleri’, 10. yılında 10 Ekim – 2 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek.

istanbul-bach-gunleriBaşlangıcından bugüne, Gustav Leonhardt gibi efsanevi büyükleri ve eski müziğin dünyadaki en önemli isimlerini İstanbul’a getiren “Bach Günleri“, Avrupa Birliği’nin Kültür Elçisi European Union Baroque Orchestra’nın 10 Ekim 2013 Perşembe günü saat 20.30’da St. Antuan Kilisesi’nde vereceği konserle başlıyor.

28 Ekim gecesi dünyaca ünlü Romen kemancı Alexandru Tomescu, yine St. Antuan Kilisesi’nde dinlenebilir. Concertgebaouw (Amsterdam), Theathre des Champs Elysees (Paris), Carnegie Hall (New York) gibi dünyaca ünlü konser salonlarında resitaller veren Alexandru Tomescu bu konserde Bach’ın solo sonat ve partitalarını çalacak.

“Bach Günleri”, Moskova Virtüözlerine de şeflik yapmış olan ünlü Rus piyanist Konstantin Lifschitz’in Sakıp Sabancı Müzesi’nde vereceği resitalle devam edecek. Türkiye‘ye ilk kez gelen sanatçı, 29 Ekimakşamı Goldberg Varyasyonları’nı klasik piyanoyla seslendirecek. Seyirciler, etkinlik kapsamında SSM’deki Anish Kapoor sergisini de gezebilecek.

“Bach Günleri”ne ikinci kez katılan Thomas Gabriel Trio’nun 30 Ekimtarihli konserinde ise caz ile Bach bir araya gelecek.

Festival ayrıca Alexander Rudin ile Hüseyin Sermet’i de buluşturacak. Bu özel konserde ilk kez bir araya gelen iki büyük müzisyeni 31 Ekim’de Aya İrini‘de dinlenebilir.

10. “Bach Günleri”, 2 Kasım gecesi Barocco Sempre Giovane Topluluğu’nun Aya İrini’de vereceği konserle kapanacak. Bu konserde Nazlı Erdoğan, Telemann’ın Viyola Konçertosu’nu çalacak. Daha sonra ünlü Çek viyolonselci Jiri Barta, Hindemit ve Haydn’ın viyolonsel konçertolarını yorumlayacak.

Konser Programı

10 Ekim 2013 – Avrupa Birliği Barok Orkestrası, St. Antuan Kilisesi, Saat: 20:30

28 Ekim 2013 – Alexandru Tomescu, St. Antuan Kilisesi, Saat: 20:30

29 Ekim 2013 – Konstantin Lifschitz, The Seed/Sakıp Sabancı Müzesi, Saat: 20:30

30 Ekim 2013 – Thomas Gabriel Trio Caz Konseri, St. Antuan Kilisesi, Saat: 20:30

31 Ekim 2013 – Alexander Rudin ve Hüseyin Sermet, Aya İrini, Saat: 20:30

2 Kasım 2013 – Barocco Sempre Giovane ve Jiri Barta, Nazlı Erdoğan, Aya İrini, Saat: 20:30

Kasım ayında başlayacak yeni sezonunda İş Sanat”yıl boyu sanat, yıl boyu festival” yaklaşımıyla John McLaughlin, Joshua Bell gibi dünyaca ünlü sanatçıları ağırlayacak. Programda Amerikalı ünlü dans grubu Limon Dance Company’de yer alıyor

John McLaughlin

John McLaughlin

Klasik müzikten caza, gelenekselden dünya müziğine, danstan şiir dinletisine farklı etkinlikler ve sergilerle İstanbul İş Sanat’ın 14. sezonu kasım ayında başlıyor. İş Sanat’ın 14. sezonunun tanıtıldığı basın toplantısında konuşan Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Senar Akkuş, İş Sanat’ın kasımda başlayıp mayısta sona erecek yeni sezonunda 15 klasik müzik, 5 caz, 6 dünya müziği, 5 yerli proje, 2 dans gösterisi, 5 şiir dinletisi, 4 Parlayan Yıldızlar konseri ve çocuk gösterilerinin yer aldığını açıkladı. Kibele Sanat Galerisi ise 4 önemli sergiye ev sahipliği yapacak.

İş Sanat, sezonu 2 Kasım’da geleneksel hale gelen Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO)konseri ile açacak. Şef Sascha Goetzel’in yönetimindeki BİFO, genç kuşak piyanistlerinden Özgür Aydın’a eşlik edecek. Klasik müzikte sıra dışı tarzıyla dikkat çeken İngiliz Barok topluluğu Red Priest ile “kemanın şairi” olarak adlandırılan Joshua Bell yönetimindeki Academy of St Martin in the Fields sezonun öne çıkan konserleri arasında yer alacak.

MADELEINE PEYROUX DA GELİYOR
İş Sanat’ın caz konserlerinde ise, yenilikçi çalışmaları ile adından söz ettiren John McLaughlin ve tabla sanatçısı Zakir Hussain’in müzikal

Joshua Bell (Foto: Chris Lee)

Joshua Bell
(Foto: Chris Lee)

işbirliklerinin 40’ıncı yılını kutladıkları “Remember Shakti” projesi dikkat çekiyor. Time Dergisi’nin “Yılın en heyecan verici vokali” olarak nitelendirdiği caz vokalisti Madeleine Peyroux “The Blue Room” isimli son albümünün en beğenilen parçalarını İş Sanat sahnesinde seslendirecek.

LIMON DANCE COMPANY

İş Sanat, dansın uluslararası üne sahip önemli gruplarından birini daha dans severlerle buluşturacak. Dramatik ifadeleri, teknik ustalıkları ve coşkun hareketleriyle sahneye çıktıkları her ülkede izleyicilerine eşsiz deneyimler yaşatan Amerika’nın köklü dans topluluğu Limón Dance Company iki gösteriyle bu sezon İş Sanat’a konuk olacak.

 2013-2014 Eğitim yılı başladı gerek çocuklarınızın gerekse sizlerin boş vakitleri belirlendi.

sanat-kurslari

İyi bir kursta en uygun gün ve saate çocuklarınızın veya sizin bir sanat eğitimine mi ihtiyacı var? O zaman elinizi çabuk tutun ve en uygun gün ve saat imkânını kaçırmayın. Elbette 3 yıldır aynı fiyattan eğitim veren kurumumuzun fiyat artışlarından da etkilenmemiş olacaksınız. Eğer geç kalırsanız uygun saatler dolabilir ve elbette zaman sizleri zorlayıp sanat eğitiminden  uzak kalmanıza yol açabilir. Lütfen unutmayın! Haftanın 7 günü sabah 09:00- akşam 21:00 arasında açığız ve derslerimiz devam ediyor.

Kaliteli bir ortamda, eğitimli ve işinin uzmanı eğitmenlerle pozitif bir yapı içerisinde siz veya çocuklarınız sanat ile tanışacak.

Huzurlu, bakımlı, samimi bir ortamda ister çocuğunuz dersteyken sizde bir başka derse girebilir, isterseniz çayınızı yudumlayarak müzik sesleri arasında diğer veliler ile sohbet edebilirsiniz.

Buyurun gelin tanışalım! Daha içeri adım atar atmaz huzur ve sanatı hissedeceğiniz kurumumuza misafir olun. Kayıt olma zorunluluğunuz elbette yok gelip bilgi alabilir sohbet edebilirsiniz. Bir başka kurumda eğitim alacak olsanız dahi kurumumuza gelin merak ettiğiniz şeyleri sorun öğrenin. Nar Sanat bir sanat derneği kuruluşu ve sizlerin nerede olursa olsun sanat eğitimi almasını destekleyen bir kurum.

Tek beklentimiz özellikle çocuklarımızın doğru eğitmenler eşliğinde iyi bir eğitim alması. Çocuk drama eğitiminden, hobi veya akademiye hazırlık resim, piyano, gitar, bateri, bağlama, keman, Tiyatro, Bale, dans, diksiyon, fotoğraf ve daha nice sanat dalı konusunda her türlü bilgi desteğini vermeye hazırız yeter ki çocuklarımız sanatın içerisinde olsun.

Lütfen unutmayın hangi kuruma giderseniz gidin kurum imkanlarına ve eğitmenlerin eğitim düzeyine bakınız ve özellikle M.E.B.’e bağlı olmasına dikkat ediniz!

Davetlimizsiniz bekleriz…

Hep Sanat, Nar Sanat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Herhangi bir çalgı aleti ile ilgilenmek buna dair kurs almak çocuk ve ya yetişkine neler sağlıyor, zor mudur, nereye gitmeliyiz, öğretmen/eğitmen iyi midir, beklentilerimiz nelerdir? Gibi daha birçok soruyu zaman zaman hangimiz sormamışızdır ki?

muzik-egitiminin-onemi

Elbette herhangi bir müzik eğitimi almak çocuk veya yetişkinin kişisel öz güveninin gelişmesine yardımcı olması, çalma becerisinin artması ile pek çok özelliğin yanı sıra müzik zevklerinde de değişikliklere yol açacaktır. Müzik eğitimi alan kişiler daha seçici daha dikkatli ve daha gelişmiş kulağa sahip olacaktır.

Tüm bunlar herhangi bir müzik aleti ile ilgilenen kişilerde olası gelişmelerdir. Örneğin;  Keman eğitiminin bireysel anlamda ne gibi faydaları vardır?

Genel anlamda “öğrenilmesi zor” bir müzik aleti olarak bilinen “Keman ” yerleşik algılamadan dolayı bir yanılgı ile  diğer çalgılara göre zor  olduğu düşünülmektedir. Pek çok çalgıda öğrenme aşamasında duyu, görme, dokunma çerçevesi birlikte etkili olmakta fakat daha önemli olan kişinin yapacağı bir işe yönelik olan bireysel yargıları, içsel ve dışsal nedenler gibi farklı etmenleri de düşünmek gerekir.  Mathews (2005), kişinin bir işi başarmasına yönelik motivasyonun ve becerinin  tek başına yetenekten ve bilgiden çok o işe karşı geliştirilen öz yeterlik algısı tarafından belirlendiğini belirtmiştir. Yapılacak olan işe dair bilgi ve beceri kazanımının da seviyesini öz yeterlik algıları belirlemektedir. Keman çalmaya yönelik öz yeterlik algısı da gerek teknik gerekse müzikal sorunların çözülmesinde büyük etkendir. Bireyin keman çalmaya yönelik sahip olduğu öz yeterlik algısı bireyin  keman çalmak için ne kadar efor harcayacağını ve karşılaştığı bir sorunu çözmek için ne kadar zaman ayıracağını belirler. Kişinin kendisini keman çalmak konusunda yetersiz hissetmesi, keman çalışmalarına ayıracağı süreyi olumsuz yönde etkileyebilir. Kendisini keman çalmak için yeteneksiz hisseden birey ne kadar çalışırsa çalışsın başarıya ulaşamayacağını düşündüğü için keman çalışmayı bırakabilir.

Özellikle müzikal kazanımlar anlamında kritik yaşlar olan ilköğretim dönemi öğrencilerinin bilişsel ve fiziksel gelişimlerine paralel olarak tasarlanan bir eğitim uygulanmasıyla müzik eğitimlerinin daha verimli olacağı kesindir. Eğitmenin tüm bunları düşünerek ve özellikle çocukların algı, dikkat ve ilgilerini gözlemleyerek uygun tarzda eğitim vermesi gereklidir. Bunun için elbette eğitmenin eğitimli, bilgili ve donanımlı olması gerekmektedir. Yeterli alt yapısı olmayan eğitmenlerin hatalı eğitim vermesi bir tarafa çocuğun yukarıda sayılan tüm bu gerekliliklere dikkat etmemesi nedeniyle müzik eğitimi, özellikle keman eğitiminden soğuması veya müzikten uzaklaşması olasıdır.

Özellikle diğer çalgılara göre daha fazla sabır gerektiren keman eğitiminin zorluğu bu noktada başlamaktadır. Yoksa bir çalgı diğerinden daha zor kanısı geçerli değildir. Zorluk kişilik ve genel algının insanları yönlendirmesinden kaynaklıdır.

Tüm bu kanıları kırmak için elbette önerimiz özel derslerdir. Birebir ilgilenme ile birtakım olası zorlukları aşmak daha kolay olabilir.

Genel olarak ülkemizde tüm müzik eğitimlerinde olduğu gibi Keman eğitiminde’de bazı eğitmenler ya yeterli bilgi  düzeyinde değiller ya da eğitmenliğin/öğretmenliğin pedagojik yönünü göz ardı etmektedirler. Elbette pedagojik formasyonda tek başına iyi öğretmen olmak için yeterli değildir. Çünkü ülkemizdeki eğitim sistemi genel anlamda uygulama değil sözlü anlatım temeline dayanmaktadır. Sözlü anlatıma dayalı olan bu eğitim bir anlamda ilköğretim seviyesinin üstü için belki uygun olabilir fakat ilköğretim grubu için uygunluğu kesinlikle tartışılır bundan dolayı eğitmen/öğretmenlerin bu durumu göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.  Çünkü soyut ve sıkıcı çocuğun dikkat verme seviyesinin üzerinde bir beklenti ile verilecek sözlü eğitime dayalı sistem çocukta verimliliği düşürecektir.

Kaliteli  bir müzikal ve teknik altyapının temellerinin atıldığı önemli bir dönem olan ilköğretim dönemi, çocuklar  için zor, soyut ve sıkıcı değil, bu durumun ta m tersine eğlenceli, aktif ve kolay olması gerekmektedir. Küçük  çocuklarda algılama daha çok dokunsal ve kinestetik bir eylemdir. Küçük çocuklar parmaklarını ve ellerini kullanmayı severler, dokunarak hissetmekten hoşlanırlar ve hareketli olmaya çok büyük ihtiyaç duyarlar.

Karmaşık ve çok sayıda bilgiyi absorbe etmeleri için en zor yol ise dinlemektir. Buna karşın yetişkinler çocuklara öğretme konusunda her zaman açıklama yolunu tercih etmektedirler. Okul yaşındaki çocukların % 30’ dan daha azı dinleme modunda algılayabilmektedir ve duyduklarının % 75’ini hatırlayabilmektedir. (Calissedorf, 2006). Keman eğitiminin çocuklar için somut ve kalıcı olmasının ilk şartı  ise oluşturulacak olan eğitim programının çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişim özelliklerine uygun olmasıdır. Bu programın oluşturulmasında kullanılması gereken en geçerli yol ise aktif öğrenmedir.

Çünkü aktif öğrenme, çocuğu derste aktif hale getiren, pasif bilgi alıcısı olmaktan çıkararak, bilgiyi kendisinin keşfetmesini sağlayan bir yöntemdir.  (Batı Anadolu Eğitim Bilimleri Dergisi cilt:1 Sayı:02 2010, sf:112-124-S.Serkan ŞEKER VE Şermin BİLEN)

Velilerimiz müzik eğitiminin uzun soluklu bir eğitim olduğunu unutmamalıdır. Dolaysıyla çocuklarımızın özellikle okul öncesi ve ilköğrenim dönemi öğrencilerimizin ders saatinin tamamında söz konusu eğitim ile ilgili çalışma yapmasını beklememeleri gerekmektedir.  Dikkati ders süresi kadar öğrencinin bulunduğu ortamın, kişilik özelliklerinin, kişinin konuya olan ilgisinin, alışkanlıklarının, gruba uyumunun, merak ve keşfetme duygusunun, öğrenmede kullanılan yöntemlerin de etkilediğinin bilinmesine fayda vardır. (Prof. Dr. Adil Türkoğlu)

Normal şartlarda bir ilköğretim öğrencisinin dikkat süresi 16-20 dakika aralığındadır. Elbette kişisel özellikler bunu etkiler. Bunun dışında özellikle çocuğun daha küçük yaştaki çocukların dikkat süresi de azalmaktadır. Bazı velilerin çocuktan dolu dolu 40-45 ya da 50 dakika müzik çalışma performansı beklemektedir. Oysa bu beklenti  yanılgıdan başka bir şey değildir.

İyi bir eğitimci çocuğun sıkıldığını gördüğü zaman farklı yaklaşımlarla birkaç dakika sıkılmasını engelleyip ardından tekrar eğitime dönebilmektedir. Bu birkaç dakika çocuğun kişisel özelliklerine göre uzayıp kısala bilmektedir. Bu bağlamda tüm bunları bilmeyen veliler dersin boşa geçtiği kanısına kapılmaktadır. Kaldı ki kurslarda müzik eğitimi  yapılırken, ilk koşullardan birisi çocuğa uğraşı olan müzik aletini sevdirmektir ve eğitimci elbetteb bunun bilincinde olarak eğitimine devam etmelidir.

Bunun farkında olmayan velilerin bir kısmı daha kursa yazıldığı andan itibaren büyük beklentiler içerisine girmektedir. Oysa eğitim bir süreç, sabır ve anlayış gerektirmektedir. Eğitmenlerin görevi çocukları eğitmenin yanı sıra velileri de bir anlamda eğitmektir. Her öğrenci kendi kişisel özelliklerine göre daha hızlı veya daha yavaş öğrenebilmektedir. Bu durumda velinin kendi çocuğunu bir başka çocukla kıyaslaması değil teşvik etmesi gerekmektedir.

Veli, eğitmen ve kurs idaresinin tüm bu süreci iyi değerlendirip gerek velileri bilgilendirme gerekse çocuğun dikkat süresini etkileyecek olan teknik donanım ve ortamı sağlaması gerekmektedir.

Elbette kursların ayakta kalması için maddi kazanımları şarttır fakat söz konusu sanat eğitimi olunca birtakım konularda kurs idarelerinin daha verici olma zorunluluklarının olduğunu düşünmekteyiz.

Tüm bu ayrıntı ve yapılanmalar içersinde sanat eğitimi ile uğraşan kurumların kendilerinin oluşturacakları birimler ile sanat eğitimcilerinin kendi özdenetim ve yapılanmalarını sağlamaları gerekmektedir.

Bu yapıldığı taktirde kurslarda hobilerini geliştiren veya sanata kendini yakın hisseden ya da sanatı seven kişilerin çoğalmasına yol açacak ve uzun vadede sanatla iç içe olan toplumların oluşmasının yanı sıra kültürel değerlerin yükseldiği, hoşgörü ve sosyal zekanın yükseldiğin görmemiz mümkün olacaktır..

Velilerin özellikle Özel okullarda verilen ortam ve biçimi ile “sanat hobi kurslarında” verilen eğitimlerin nekadar sağlıklı olduğunu da elbette değerlendirmeleri gerektiğine inanmaktayız.

Her işte olduğu gibi kurumlarda kendi uzmanlıkları anlamında değerlendirilmelidir.

Örgün eğitim kurumları (İlköğretim, ortaöğretim kurumları) asli işleri ile ilgili eğitimlerinde kalite ve seviyelerini yükseltmekle ilgilenmeli M.E.B.  kapsamındaki genel sözel anlatım ağırlıklı sanat ve müzik derslerini vermeli. Sanat özellikle müzik eğitiminin pratikte uygulamalı eğitimini  kurslara bırakmalı. Bunun dışında devletin gerek belediye ve gerekse Halk Eğitim Merkezi kanalı ile bu geleneksel sanatlar dışındaki sanat eğitiminden çekilmesinin gerekliliği de ortadadır.

Kaldı ki devlet bir taraftan “Müzik Öğretmeni sayısı fazla” diyerek Müzik öğretmenliklerini kapatırken bir taraftan da Özel kolej ve okulların müzik kursu açmasına göz yumarak veya halk eğitim merkezlerinin, ismek benzeri kuruluşlar ile Özel kursların önünü tıkamaktadır. Bu yüzden müzik Müzik Öğretmelerinin  istihdamını engellemekte aynı zamanda  sevdirilmesi gereken sanat eyleminin develet eli ile kalıplaştırılmasını “sanatı yaygınlaştırmak “olarak lanse ederek tektipleştirmek ve hatta çocukları sanattan uzaklaştırmaktadır.

Kurulduğu yıllarda önemli görevler üstlenen Halk Evleri (şimdiki Halk Eğitim Merkezleri) Metropol ve büyük şehirler için artık özelliğini yitirmiş ve misyonunun dışındaki amaçlarla kullanılır hale gelmiştir.

İlgili ilgisiz pek çok konuda özelleştirmeye giden hükümetler nedense (!) hatta “sanatın içine tükürseler bile” sanat eğitimini halk evleri ve özel okulların yetkisi ile sınırlamaktadır. Oysa elbette bir Kursun devletin gücü veya bir kolejin ekonomik gücü ile rekabet etmesi mümkün değildir. Bunun yanı sıra elbette uzmanlığı sanat eğitimi olan bir kurumla bir kolejin veya Devlet denetimindeki kurumun sanat eğitimine bakışı aynı olamaz. Kolejler ekonomik kaygılar devlet destekli kurumlar ise görev kaygısı ile yaptıkları eğitimin verimin incelemek durumundadır.

Nedenlerini hepimizin bildiği sebeplerle bunlara göz yumak ülkede sanatı gömmek demektir. Daha akılcı politikaların uygulanması dileğiyle…

 

 Sanat dolu günler dileğiyle.

N.ÖZCAN

Dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say ‘İstanbul Senfonisi’ eseri ile Avrupa’nın en büyük ve prestijli müzik ödülü olan ECHO’yu kazandı.

Seçici Kurul yaptığı açıklamasında ödülün ‘Doğu ve Batı arasında oluşturduğu sanatsal köprüdeki başarısı” gerekçesiyle Say’a verildiğini belirtti. Büyük ödüle layık görülen CD’de ‘İstanbul Senfonisi’ni, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve şef Gürer Aykal eşliğinde Burcu Karadağ (ney), Hakan Güngör (kanun) ve Aykut Köselerli (vurmasazlar) icra etmişti.
nar sanat fazıl say
Fazıl Say daha önce, 2001 yılında Stravinski’nin ‘Bahar Ayini’ kaydı ile en iyi yorumcu ve 2008 yılında kemancı Patricia Kopatchinskaja ile yaptığı CD ile en iyi oda müziği ödülüne layık görülmüştü. Say, 2013 yılında bu kez besteci olarak ‘İstanbul Senfonisi’ ile en iyi beste özel ödülünün sahibi oldu. ‘İstanbul Senfonisi’ eseri 2009 yılında bestelendi. Yedi bölümden oluşan eser 45 dakika. ‘İstanbul Senfonisi’ kısa bir süre içinde 12 ülkede, 50’den fazla konserde seslendirildi.

Kaynak :[]

Artık yaz bitiyor. Yetişkin öğrenci ve veliler çok yakında hummalı bir koşuşturma içerisine girecek çünkü okullar açılacak.

bakirkoy-müzik

Okullar açılınca elbette gidilecek kurslar araştırılacak… Sanatın hayat içerisinde vazgeçilmez olduğunu bilen öğrenci ve velilerimiz ilgi alanlarına göre;  Dans çeşitleri, Bale,  Resim, Gitar, Bağlama, Piyano, Keman, Bateri, Tiyatro, Fotoğrafçılık v.b. daha pek çok sanat dalında eğitim almak veya aldırmak isteyecekler.

Elbette sanat eğitiminizi alırken veya çocuklarınıza aldırırken; düzenli, yeterli donanıma sahip eğitmen ve kurs alanı ile sağlıklı bir ortamda yapmak isteyeceksiniz.

İşte bu noktada Bakırköy’de sizler için kurulmuş olan Nar sanat Eğitim Kursunu ziyaret etmeniz size pek çok imkân sunacak.

Her şeyden önce ilk defa bir kursta toplamında 5 saat ücretsiz solfej dersi sadece Nar Sanat’ta var.

Hangi çalgı aleti dersini alırsanız alın, başlangıç seviyesinde ücretsiz olarak bir birine paralel giden haftada 3 ders solfej eğitimi ve haftada 1 ders ikinci düzey solfej eğitimi ve okul öncesi çocuklarımız için haftada 1 ders olmak üzere solfej eğitimini isteğe bağlı olarak ücretsiz alabilmektesiniz.

Elbette tüm bunlar emeğinizin karşılığını tam ve en iyi şekilde alabilmeniz için.

2013 – 2014 eğitim döneminde fiyat artışından etkilenmemek, istediğiniz gün ve saatte ders alabilmeniz için bir an önce kayıt yaptırmanızda fayda var.

nar sanat -genel logo

Eylülden önce kayıt yaptıranlar fiyat artışından etkilenmeyecekleri gibi aynı zamanda istedikleri gün ve saatte ders alma imkanına da sahip olabilmektedirler.

Son günlere bıraktığınız taktirde sizlere uygun olan gün ve saatlerde istediğiniz eğitimi alamayabilirsiniz. Bir an önce sizleri de Nar Sanat ailesine katılmaya davet ediyoruz.

Çok geç olmadan hemen arayın… İLETİŞİM