Şunun için etiket arşivi: Keman

Bakırköy Yaz sezonunda da sanat eğitimlerine  Nar Sanat ile devam ediyor!

Bakırköy nar sanat

Bildiğiniz gibi Bakırköy’de Bir dernek tarafından kurulan ve M.E.B. Onaylı sertifika vermeye yetkili ilk sanat kursu olma özelliği taşıyan kursumuz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu 2012-2013 Eğitim öğretim yılını başarıyla bitirdi. Tüm yıl boyunca tabiri caizse 7’den 70’yaşına değil ama 3.5 yaşından 70 yaşına karar bir çok kişiye eğitim verdik. Öğrencilerimize sadece eğitim vermedik aynı zamanda sanatı sevmelerini, sanatın içinde olmalarını sağladık.

Henüz birkaç aylık eğitim alanlar ve 3-4 yıldır eğitim alanların bir arada sene sonunda ki etkinliklerde sahne almaları bir başka hazdı hepimiz için.

Bir sanat kursu olmanın ötesinde kursumuzun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneğimizin tüzüğünde yazılı olan görevlerimiz ile misyonumuzu göz ardı etmeden sıcacık bir ortamda büyük, küçük tüm öğrencilerimize sanat adına bir şeyler vermeye çalıştık.

Sene içerisinde gösteriler, etkinlikler yaptık üçyüzden fazla öğrenci ile mutluluklarımızı ve başarılarımızı paylaştık.

Yaz eğitim dönemi ve etkinliklerin ardından öğrencilerimizin bir kısmı tatile gitti bir kısmı eğitimlerine devam ediyor…

Bizler sanat eğitimini heryaş için  sıcaklığımızla sevilebilir hale getirmenin gayreti ile yazında sizlere hizmet vermeye devam ediyoruz.

Piyano, Keman, Klasik, Elektro, Bas, Akustik v.b. Gitar, Bateri, 4 yaşından başlayarak 11 yaşa kadar drama derslerimiz ve elbette çocuk resim derslerimiz yaz tatilinde de devam ediyor…

Akademiye hazırlık resim kurslarımız  ile gündüz ve gece olmak üzere hobi resim kurslarımızda devam etmekte.

2013-2014 Eğitim yılı için Tiyatro, bale eğitimlerimize başvurularımızı elbette kabul etmeye başladık.

Sizlerle ve çocuklarınızla tanışmak için sabırsızlanıyoruz. Konusunda uzman eğitmenlerimiz ve güleryüzlü çalışanlarımızla sizleri bekliyoruz.

“Hayatın içinden Nar Sanat”

Bildiğiniz gibi, 4 yıldır Bakırköy’de Nar Sanat Öğrenci ve eğitmenlerinin katılımı ile yapılmakta olan “Nar Çiçekleri Festivali” 22 Haziranda yapılan etkinliklerle son buldu.

Sabah saat 10:00 dan başlayarak gece 22:30’a kadar devam eden etkinlikler en son gece 21:00 başlayan tiyatro gösterisi ile son buldu. Etkinlikler boyunca eğitmen ve öğrenci orkestralarının yanı sıra, Nar Sanat öğrencileri Bale, Latin Dans, Modern Dans gibi gösterilerin yanı sıra Gitar, Keman, Piyano, Bağlama, Şan, Flüt ve daha pek çok dalda öğrencilerimiz yıl içerisinde öğrendiklerini sergiledi.

Yıl içerisinde eğitim alan 3 yaşından 60 yaşına kadar öğrencilerimizin pek çoğunun katılımı ile gerçekleşen (4 gösteri boyunca toplam 313 öğrencimiz görev almıştır) etkinliklerimizin sonuncusu olan Nar Sanat Öğrenci Tiyatrosu ise veli ve izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Tiyatronun Hemen öncesinde Minikler bale ve modern dans gösterisi ise tüm sevimliliği ile unutulmaz anlar yaşattı. Katılamayan, tatilde olan ve gelecek yıl katılmak için sabır eden öğrencilerimize de yıl içerisinde verdikleri emek için teşekkür ediyor gelecek yıl onları da sahnede görmek istiyoruz.

“Hep Sanat, Nar Sanat”

Atamızın tüm dünya çocuklarına hediyesi olan bayramımız kutlu olsun.

Çok uzun uzadıya yazmamıza gerek olmadığına inanıyoruz.

Ölümsüz Mustafa Keman Atatürk‘ün çocuklarımıza hediyesi olan bu bayramı kutlamak, Atamızı anmak  ve onun kurduğu cumhuriyetin değerlerine bağlı olarak yetişen sanat sever çocuklarımızın sunacağı konser 24 Nisan 2013, Çarşamba günü, saat 14:00 ‘da Nar Sanat Binasında ücretsiz olarak izlenebilecektir. Tüm güzelliklerinin çocuklarımızın ve onların geleceğinin olması dileğiyle.

Bir kez daha bize bu bayramı hediye eden ve ülkemizde, bayrağımız altında yaşamamızı sağlayan M.K. Atatürk’e sonsuz minnetimizle.

23-nisan-çocuk-bayramı-Atatürk

Festival bu yıl ‘zaman ve değişim’ temasıyla 4-29 Haziran tarihlerinde yapılacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen 41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Mario João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdelena Kožená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, 41. İstanbul Müzik Festivali’nin 22 özel konserle müzikseverlerin karşısına zengin bir programla çıkacağını belirtirken, New York Filarmoni Orkestrası’nın Festival dışı özel bir proje olarak Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olmasının 2013’ün en önemli müzik olaylarından biri olacağını söyledi. İSTANBUL (ANKA)-İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali, 41. yılında “Zaman ve Değişim” temasıyla müzikseverleri zengin bir programla karşılamaya hazırlanırken, İKSV festival öncesi bir sürpriz olarak dünyanın en büyük senfoni orkestralarının en önemlisi sayılan New York Flarmoni Orkestrası’nı Mayıs ayında Türkiye’ye getiriyor. İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, 41. İstanbul Müzik Festivali’nin 22 özel konserle müzikseverlerin karşısına zengin bir programla çıkacağını belirtirken, New York Filarmoni Orkestrası’nın Festival dışı özel bir proje olarak Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olmasının 2013’ün en önemli müzik olaylarından biri olacağını,projeyle ilgili detayların gelecek günler içinde açıklanacağını söyledi.

41.İstanbul Müzik Festivali’nin programı, son dört yıldır festivalin basın toplantılarına mekân ve ikram desteği veren Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’da düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Festival sponsorluğunu 2006 yılından beri Borusan Holding’in üstlendiği İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “Zaman ve Değişim” teması etrafında, 4-29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Basın toplantısına, konuşmacı olarak İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ve İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak katıldı. 41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Mario João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdelena Kožená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.41. İstanbul Müzik Festivali’nin afişi Sarkis ve Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. Günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştü.

-“HEDEFİMİZ KLASİK MÜZİĞİ GENİŞ KİTLELERE ULAŞTIRMAK”-

Basın toplantısında konuşma yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, İstanbul Festivalleri’nin bu yılki tanıtım ve duyuru afişlerinde yeni bir işbirliğine gidildiğini duyurarak “Farklı sanat dallarının önde gelen temsilcilerinin desenleri, yapıtları, işaretleri ve el yazıları, grafik tasarımcı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişlerine dönüşecek. 41. İstanbul Müzik Festivali’nin afiş görselinde de günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısını görüyorsunuz. Disiplinlerarasılığın ilham verici gücünü kullanan bu işbirliklerini, 2013 yılında gerçekleştireceğimiz Film ve Caz Festivalleri’nde ve önümüzdeki yıllarda da farklı sanatçıların katılımıyla devam ettireceğiz” dedi. İstanbul Müzik Festivali’nde gençlere yönelik projelerin de artırılarak devam edeceğinin altını çizen Eczacıbaşı ayrıca İstanbul genelinde farklı mekânlarda ücretsiz konserler gerçekleştirerek klasik müziği kentin değişik noktalarına taşımayı ve daha büyük kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini de söyledi.

-“İKSV ARTIK DÜNYADA ÖZEL SİPARİŞLERİYLE ANILIYOR”-

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak konuşmasında “Geçtiğimiz yıl İKSV’nin ve Müzik Festivalinin 40. yılını kutlarken oldukça detaylı bir arşiv çalışması yapmıştık. Festivalin ilk yıllarındaki programlarıyla bugünün programları içerik açısından oldukça farklılık gösteriyor. Bugün farklı sanatçıları bir araya getirdiğimiz, sadece bizim festivalimize özgü projelerin ve eser siparişlerinin prömiyerlerinin ve genç müzisyenlerimizin daha çok yer aldığı, daha maceracı ve yeniliklere daha açık bir festival programı oluşturduğumuzu gördüm. Aradan geçen 41 yıllık zaman, festivalimizi bir yandan olgunlaştırırken diğer yandan kaçınılmaz olarak da değiştirdi” dedi. Oymak, Festivalin bu yılki temasının çıkış fikrini açıklarken de konser programlarındaki kimi eserler ve projelerin “zaman ve değişim”e direkt gönderme yapan başlıklar taşıdığını, kimilerinin biçimsel değişimi ya da belli bir yüzyıla ait bir stilin farklı bir yüzyılda yepyeni bir müzikal dille ele alınması sonucundaki değişimi sergilediğini belirtti. Festivalin 2011 yılından bu yana, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirmeye yönelik çalışmalar yaptığını anlatan Yeşim Gürer Oymak, “Birçok festival ve orkestra artık İstanbul Müzik Festivali’ni eser sipariş eden bir kurum olarak tanımakta” dedi. Festival programını anlatırken gençlik projelerine de değinen direktör, “Bizim genç sanatçılarımızı, gelecekteki umutlarımızı da müzikseverlerin alkışlarıyla desteklemelerini ve onları cesaretlendirmelerini ümit ediyorum” dedi.

Yeşim Gürer Oymak,Festivalde genç müzisyenlere yönelik özel projeler de yer aldığını belirterek, geçen yıl, ülke çapında genç yetenekleri keşfetmek ve teşvik etmek amacıyla başlatılan “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor” projesinin bu yıl viyolonsel dalında devam ettiğini, konservatuvar öğrencilerini festival izleyicileriyle buluşturan “Açık Konservatuvar” projesinin ise bu yıl 9 Haziran Pazar günü Galata Rum İlköğretim Okulu’nda gerçekleştirileceğini ifade etti.

-NASREDDİN HOCA ÖZEL SİPARİŞİ-

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak 41. İstanbul Müzik Festivali’nde orkestralı konserler, oda müziği ve resitaller ile bazıları özgün programlardan oluşan toplam 22 konser yer aldığını, şehri kucaklamak üzere farklı mekanlarda da dinleyicilerle buluşmaya özen gösteren festivalin bu yıl ilk defa Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’ni kullanacağını, Festivalin bu yılki diğer mekânları arasında Aya İrini Müzesi, Süreyya Operası, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Galata Mevlevihanesi Müzesi, Galata Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern ve İş Sanat Kültür Merkezi’nin bulunduğunu söyledi. Yeşim Gürer Oymak 41. İstanbul Müzik Festivali’nin, verdiği eser siparişleriyle çağdaş müzik repertuvarına katkıda bulunmaya da devam ederek çeşitli dünya ve Türkiye prömiyerlerine ev sahipliği yapacağını ifade ederek, Festival tarafından besteci Kâmran İnce’ye sipariş edilen “Nasreddin Hoca” adlı eserin dünya prömiyerinin, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından gerçekleştirileceğini bildirdi. Oymak,. Festivalin besteci Peteris Vasks’a Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası’yla ortak siparişi olan Viyolonsel Konçertosu’nun Türkiye prömiyerini ise Sol Gabetta’nın yapacağını kaydetti.

-“41 KERE MAŞALLAH”-

Toplantıda konuşan Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ise şu görüşleri ifade etti: “Borusan olarak toplumumuzun eğitim ve kültür seviyesini yükseltmeyi ve çağdaş bir toplumun inşası için sorumluluğu üstlenmeyi öncelikli kurumsal değerlerimiz arasında görüyoruz. Yüksek başarı, yenilikçilik ve sürekli gelişimi desteklerken, topluma katkı sağlayacak çalışmalar gerçekleştirmeyi de bir görev kabul ediyoruz. Bu değerleri, kurucumuz ve onursal başkanımız rahmetli Asım Kocabıyık, Borusan’ın kurum felsefesinin temellerine oturtmuştu. Yönetimi ondan devralan kuşak olarak bizler de onun yolundan ilerliyoruz. Sürdürdüğümüz kültür ve sanat faaliyetlerinin yanı sıra toplumumuzun gelişmesinde büyük payı olan İKSV’nin düzenlediği İstanbul Müzik Festivali’ne 20 yılı aşkın zamandır destek vermek ve son sekiz yıldır da sponsoru olmak bizim için bir mutluluk kaynağı.41. yılında 41 kere maşallah diyoruz.”

-FESTİVALİN AÇILIŞ KONSERİ-

41.İstanbul Müzik Festivali, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek tören ve ardından Açılış Konseri’yle başlayacak. 7. Uluslararası Genç Müzisyenler Çaykovski Yarışması birincisi, 17 yaşındaki yıldız kemancı Veriko Çumburidze konserde Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde Franz Waxman’ın Carmen Fantezisi’ni seslendirecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın sürekli orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni ayrıca Hector Berlioz’un Fantastik Senfoni’sini yorumlayacak. Müzikseverlerin her yıl heyecanla beklediği Açılış Konseri öncesinde verilecek kokteyl için de ayrıca sınırlı sayıda bilet satışı olacak.

-FESTİVALİN YAŞAM BOYU BAŞARI VE ONUR ÖDÜLLERİ-

41.İstanbul Müzik Festivali’nin “Onur Ödülü”, piyano ikilisi olarak yaptıkları çok başarılı uluslararası kariyer, müzikte ulaştıkları derinlik ve mükemmeliyetin yanı sıra Türkiye’de çoksesliliğin yayılması konusunda yaptıkları değerli çalışmalar ile genç müzisyenlerin eğitim ve gelişimleri yönünde verdikleri girişimleri dolayısıyla Güher ve Süher Pekinel’e takdim edilecek. Güher ve Süher Pekinel’e ödülleri, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek açılış töreninde verilecek. Festivalin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” ise yaşayan en büyük müzik insanlarından, 20. yüzyılın ikinci yarısına damgasını vurmuş, kullandığı avangart olduğu kadar geleneksel müzik dili ile günümüzün en fazla sipariş alan ve aralarında senfonik eserler ve operaların da bulunduğu çok zengin bir eser birikimine sahip Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’ye verilecek. Penderecki’ye ödülü, 17 Haziran Pazartesi akşamı Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek şef Alexander Liebreich yönetimindeki Münih Oda Orkestrası’nın konserinden önce takdim edilecek. Konserde orkestra, Penderecki’nin 1960’ta bestelediği, UNESCO ödüllü “52 Yaylı İçin Hiroşima Kurbanlarına Ağıt” adlı eserini de seslendirecek.

FESTİVALİN BU YILKİ TEMASI “ZAMAN VE DEĞİŞİM”

“Zaman ve Değişim” temasını işleyen 41. İstanbul Müzik Festivali’nde müzikseverleri bu çerçevede seçilmiş eserler ve konserler bekliyor. Alman çoksesli müzik dünyasının en parlak meşalelerinden biri kabul edilen Münih Oda Orkestrası, genç neslin en duyarlı piyanistlerinden, ECHO ve Choc ödülü sahibi Khatia Buniatishvili solistliğindeki konserinde Penderecki’nin dünya tarihindeki bir dönüm noktasına işaret eden eserinin yanı sıra yine festival temasıyla ilişkili Haydn’ın “Veda” başlıklı 45 numaralı senfonisini seslendirecek.2008 İstanbul Müzik Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi Jordi Savall, kurucusu olduğu Hespèrion XXI ile 11 Haziran’da Aya İri Müzesi’nde zaman ve değişim temasına odaklanan en yeni projesi “Hayatın Evreleri”ni müzikseverlerle paylaşacak. Hayat döngüsünün farklı evrelerine dair şarkıları, kutlamaları ve ağıtları ele alan, Balkanlar’ın son derece zengin müzikal ve sözel mozaiğinden beslenerek kurgulanan konser, festivalin kaçırılmaması gereken etkinliklerinden.Piyano ikilisi Ufuk ve Bahar Dördüncü İstanbul Modern’deki 7 Haziran tarihli konserde Rachmaninov ve Ravel’in süit ve valslerini seslendirecek. Solo kariyerlerinin yanı sıra oda müziğine olan tutkularının peşini hiç bırakmamaları sayesinde hem dostluk hem müzik sevgisiyle bir araya gelen Piano Trio Forte’nin 22 Haziran’daki konseri zamanın yol açtığı değişimleri anlatan eserlere yer verirken stil çeşitliliği ve güçlü tekniğiyle tanınan kemancı ve şef Shlomo Mintz ile Cameristi Della Scala’nın 18 Haziran’daki konseri, Bach ve Schubert’in yanı sıra Grieg’in bir önceki yüzyılın danslarını ve stillerini kendi dönemine uyguladığı neoklasik eseri Holberg Süiti ile Aya İrini’de “geçmişi geleceğe taşıyacak.

-FESTİVALİN ÖZEL ESER SİPARİŞLERİ-

İstanbul Müzik Festivali üç yıldır, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirmeye katkıda bulunuyor. Festivalin bu yılki programında da dünyaca ünlü iki bestecinin yeni eserleri yer alıyor.Türkiye’nin önde gelen bestecilerinden Kâmran İnce’nin festivalin siparişi üzerine bestelediği eserin dünya prömiyeri, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından 19 Haziran Çarşamba akşamı Süreyya Operası’nda gerçekleştirilecek. Günümüzün önde gelen “topluluk piyanistleri”nden biri olarak kabul edilen Zeynep Özsuca, kuşağının gelecek vaat eden flütçülerinden Aaron Dan, barok obua ve blok flütte de çağdaş obuada olduğu kadar usta bir müzisyen Yigal Kaminka, pek çok önemli oda müziği topluluğunca da aranılan bir fagotçu olan Heidi Elizabeth Mockert, klarnetteki eşsiz tonu ile tanınan Sascha Rattle ile Avrupa’nın birçok önemli orkestrasında görev alan kornocu Dániel Molnár’dan kurulu Berlin Counterpoint Ensemble festivalin en hoş sürprizlerinden biri sayılabilecek “Nasreddin Hoca”yı seslendirecek.

İstanbul Müzik Festivali’nin Letonyalı besteci Peteris Vasks’a Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası ile ortak siparişi olan Viyolonsel Konçertosu’nun ise Türkiye prömiyeri yapılacak. Dünyanın belli başlı tüm salonlarında seçkin sanatçılarla konserler veren Amsterdam Sinfonietta ile klasik müziğin yükselen yıldızı Sol Gabetta’yı besteci Peteris Vasks’ın yeni eserinin Türkiye prömiyeri için festivalde buluşturan konser, 25 Haziran Salı günü Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek.

41.İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ’NDEN SEÇMELER

Festival bu yıl, benzersiz müzikal stiliyle dünyanın sayılı orkestraları arasında anılan Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’i 14 ve 15 Haziran tarihlerinde iki gece üst üste Aya İrini Müzesi’nde ağırlayacak. Uluslararası üne sahip Türk şef Alpaslan Ertüngealp’in yöneteceği ilk konserde Portekizli piyanist Maria João Pires solist olarak yer alacak. İkinci konserinde şef James Judd yönetiminde çalacak Deutsche Kammerphilharmonie Bremen, dünyanın önemli keman virtüözleri arasında gösterilen Vadim Repin’e eşlik edecek. Çok yönlü sanatçı Cihat Aşkın ile “şeytanın kemancısı” lakaplı Roby Lakatos, bir festival klasiği haline gelen, “Festival Buluşması” dizisi kapsamında ilk kez İstanbul’da bir araya gelecek. Aşkın ve Lakatos’un topluluklarının yorumuyla, Türk müziği ile Çigan müziğinin renkli dünyalarının birleşiminden oluşan benzersiz bir müzik ziyafeti, festival kapsamında 13 Haziran akşamı Aya İrini Müzesi’nde müzikseverleri bekliyor. Günümüzün en büyük viyolacılarından Kim Kashkashian ile piyanist Péter Nagy’nin birlikte vereceği konser festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri olacak. İkili konserde, Beethoven’ın Mozart üzerine çeşitlemelerinden, 1869 Kütahya doğumlu Ermeni besteci Komitas’a uzanan renkli bir program sunacak. Kashkashian ve Nagy, festival izleyicisiyle 26 Haziran Çarşamba gecesi festivalin yeni mekanlarından Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’nde buluşacak.

-FESTİVAL BİLETLERİ 2 ŞUBAT’TA SATIŞTA-

Rus ekolünün önde gelen temsilcilerinden kabul edilen keman virtüözü Maxim Vengerov festivalin son gecesine konuk oluyor. Keman çalmaya beş yaşında başlayan, Grammy dahil pek çok prestijli ödül kazanan Maxim Vengerov, bugüne kadar dünyanın önemli orkestraları eşliğinde çaldı ve keman repertuvarının en büyük eserlerini kaydetti. 29 Haziran Cumartesi akşamı, Aya İrini Müzesi’nin büyülü atmosferine bir sonraki festivale kadar veda anlamına da gelen Kapanış Konseri’nde Vengerov’a Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik edecek.

41.İstanbul Müzik Festivali’ndeki konserler ile Açılış Töreni ve Konseri’nin biletleri 2 Şubat Cumartesi günü saat 10.00’dan itibaren satışa sunulacak. 41. İstanbul Müzik Festivali bilet fiyatları 15 TL ile 350 TL arasında değişiyor. Öğrenci biletleri yalnızca İKSV gişesinden kimlik kartı gösterilerek satın alınabilecek.Lale Kart sahipleri festival biletlerinde yüzde 20-25 oranındaki “Lale üyelerine özel indirim”lerden yararlanabilecekler.

Kaynak :[-]

Şubat ayında farklı türdeki konserler sanatseverlerle buluşacak

– izmir büyükşehir belediyesi, şubat ayında birbirinden farklı türdeki konserlerle sanatseverleri müzikle buluşturacak – della miles’tan özlem tekin’e, havva karakaş’tan jazzband’a bir çok sevilen sanatçı ve grup izmirlilere müzik ziyafeti çekecek – salvador dali’nin 2 mart’a kadar açık kalacak sergisi, aassm’deki konserlere ayrı bir renk katacak

– İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmirli sanatseverlere Şubat ayında dolu dolu bir sanat programı sunacak. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Kültürpark İzmir Sanat ve İsmet İnönü Sanat Merkezi’ndeki toplam 12 konser, adeta kulakların pasını silecek. Şubat ayının ilk konseri Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) gerçekleşecek.

-Aslı Tuncay’ın piyano resitali 4 Şubat 2013 Pazartesi günü saat 20.00’de Küçük Salon’da. Konserin bilet fiyatları öğrenci 3 TL, tam 5 TL olarak belirlendi.

-AASSM, 5 Şubat 2013 Salı günü ise, Jazzino’yu ağırlayacak. Duygu Tarhan ve Ceyda Köybaşıoğlu’nun solist olarak yer aldığı Jazzino, piyanoda Aşkın Arsunan, bas gitarda Aycan Tezel, bateride Volkan Öktem, saksafonda Batuhan Şallıel, trompette Tolga Bilgin ile perküsyonda Metin Kurtuluş’dan oluşuyor. Grup, kendi bestelerinin yanısıra dünyaca ünlü bestecilerin melodilerini de yorumlayacak. Büyük Salon’da saat 20.00’de gerçekleşecek olan konserin bilet fiyatları öğrenci 5 TL, tam 10 TL.

-6 Şubat 2013 Çarşamba günü Kültürpark İzmir Sanat’ta Bilkent Piyanolu Üçlü’ sahne alacak. Piyanoda Elif Önal, kemanda İrina Nikotina ve viyolonselde Yiğit Ülgen’den oluşan grubun konseri saat 20.00’de başlayacak. 12 Şubat 2013 Salı gününün konseri Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde olacak.

-Saat 20.00’de, Balkan müziğinin usta yorumcusu Havva Karakaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’yla aynı sahneyi paylaşacak. Ücretsiz konserde orkestrayı Hüseyin Çebi yönetecek. Zafer Çebi’nin düzenlemelerini yaptığı konserde Aydın Uştuk, Sedat Yüce, Funda Öncü, Tülay Şen, Bahar Pamukçu, Şenay Gökdemir, İpek Kaletaş ve Esra Göndeş de solist olarak sahne alacak.

-13 Şubat 2013 Çarşamba günü, kaybettiğimiz sevilen seslerden Tanju Okan’ın şarkıları sanatseverlere ulaşacak. Solist Tevfik Rodos’a, piyanoda Ali Hoca, keman ve mandolinde Tamer Albayrak, klavyede Kaya Demircan, gitarda Ataç Aydın, bas gitarda Halil Serin ile bateride Akgün Çavuş eşlik edecek. İsmet İnönü Kültür Merkezi’ndeki konser saat 20.00’de başlayacak.

-4 Şubat 2013 Perşembe günü, Sevgililer Günü Konseri’nin konuğu ise sevilen sanatçı Özlem Tekin olacak. Tekin, AASSM Büyük Salon’da saat 20.00’de sevenleriyle buluşacak. Özlem Tekin’i dinlemek isteyenler için bilet fiyatları öğrenci 5 TL, tam 10 TL olarak belirlendi.

-19 Şubat 2013 Salı günü müzikseverler için iki farklı konser hazırlandı. İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde saat 20.00’de. Zafer Çebi, Evrim Özkaynak, Emre Kartarı, Halil Çokyürekli, Erdoğan Turanlı, Gökçen Güngördü, Halil Çağlar Serin ve Tolga Bilgin’den oluşan Jazzband, cazseverler için çalacak.

-AASSM’de ise Ege Yaylı Çalgılar Beşlisi ve Perküsyon’ başlıklı bir konser var. Küçük Salon’da saat 20.00’de gerçekleşecek olan konserde kemanda Hakan Özaytekin ve Tolga Akın, viyolada Alp Gültekin, viyolonselde Arzu Gök, kontrasta Bülent Oral ile perküsyonda Ali Çetir sahneye çıkacak. Konserin bilet fiyatları öğrenci 3 TL, tam 5 TL.

-21 Şubat 2013 Perşembe günü, İzmir Sanat’ta Batı Ensemble’ dinleyiciyle buluşacak. Klarnette Yonca Alpay, kemanda Sema Korkut ve Ozan Akkol, viyolada Özlem Görgülü ve çelloda Arzu Gök’ten oluşan grubun konseri saat 20.00’de başlayacak.

-27 Şubat 2013 Çarşamba günü ise Samsun Quartet’, AASSM’de sanatseverlerin karşısına çıkacak. Küçük Salon’da saat 20.00’de başlayacak olan konserde, kemanda Canan Cihangir ve Ezel Çalışkan, viyolada Cihan Zabunoğlu, viyolonselde ise Taylan Sarı yer alacak. Konseri izlemek isteyenler için bilet fiyatları öğrenci 3 TL, tam 5 TL.

-28 Şubat 2013 Perşembe günü de sanatseverleri iki konser bekliyor. Biri, caz müziğin ünlü sesi Della Miles’in AASSM’deki konseri. Büyük Salon’da saat 20.00’deki konserin bilet fiyatları öğrenci 5 TL, tam 10 TL.

-Aynı günün diğer konseri ise ‘Küçükay Gitar Üçlüsü’nden. Saat 20.00’de İzmir Sanat’ta gerçekleşecek olan konserde Bekir Küçükay, Fatih Akbulut ve Erkin Çavuş üçlüsü gitarlarıyla müzikseverlerle buluşacak. Konserler için Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ne gelen İzmirli sanatseverlerin, gerçeküstü akımının dünyadaki en ünlü ressamlarından olan Salvador Dali’nin “Zodyak” isimli sergisini de gezmesi öneriliyor. Sergi 2 Mart’a kadar açık kalacak.

-Konserleri izlemek isteyenler, AASSM’nin 293 38 31/ 17/ 19/ 20, Kültürpark İzmir Sanat’ın 0232 293 40 49 / 45 ve İsmet İnönü Sanat Merkezi’nin 0232 293 46 04 nolu telefonlarıyla irtibata geçebilir; ayrıca www.izmir.bel.tr/Kultursanat, www.aassm.org.tr ve [email protected]r adreslerinden yararlanabilir.

Kaynak:[-]

 

41. İstanbul Müzik Festivali 4 -29 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek

500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak festivalde yer alan 22 konserin ortak teması “Zaman ve Değişim” olacak

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali’nin, 41. yılındaki teması “Zaman ve Değişim”. 4-29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin programı, Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’ta düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı.

Toplantıya, konuşmacı olarak İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ve festival direktörü Yeşim Gürer Oymak katıldı. Festivalin afişinde sanatçı Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, Erkmen’in tasarımıyla yer aldı.

41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Maria João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdalena Kozená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak. Toplam 22 konserin yer aldığı festival bu yıl ilk defa Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’ni kullanacak. Diğer mekânlar arasında Aya İrini Müzesi, Süreyya Operası, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Galata Mevlevihanesi Müzesi, Galata Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern ve İş Sanat Kültür Merkezi bulunuyor.

Festival tarafından besteci Kâmran İnce’ye sipariş edilen “Nasreddin Hoca” adlı eserin dünya prömiyeri, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından gerçekleştirilecek. Festival, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek açılış konseriyle başlayacak. 17 yaşındaki yıldız kemancı Veriko Çumburidze konserde Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) eşliğinde Franz Waxman’ın Carmen Fantezisi’ni seslendirecek. Festivalin “Onur Ödülü”, dünya çapında tanınan piyano ikilisi Güher ve Süher Pekinel’e, “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” 20. yüzyıla damgasını vurmuş Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’ye verilecek. Biletler 2 Şubat Cumartesi İKSV ve Biletix’ten satışa çıkıyor.

AMSTERDAM SINFONIETTA VE SOL GABETTA 

DÜNYANIN belli başlı tüm salonlarında seçkin sanatçılarla konserler veren Amsterdam Sinfonietta ile klasik müziğin yükselen yıldızı Sol Gabetta, Letonyalı besteci Peteris Vasks’ın İstanbul Müzik Festivali, Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası’nın ortak siparişi olan yeni eserinin Türkiye prömiyeri için festivalde buluşuyorlar. 25 Haziran Salı günü Türkiye İş Bankası sponsorluğunda Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek konserde ayrıca Mozart’ın ve Bloch’un eserleri seslendirilecek.

MÜNİH ODA ORKESTRASI VE BUNIATISHVILI 

ALMAN çoksesli müzik dünyasının en önemli temsilcilerinden biri olan Münih Oda Orkestrası, genç neslin en duyarlı piyanistlerinden, ECHO ve Choc ödülü sahibi Khatia Buniatishvili solistliğindeki konserinde Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’nin dünya tarihindeki bir dönüm noktasına işaret eden eserinin yanı sıra yine festival temasıyla ilişkili Haydn’ın “Veda” başlıklı 45 numaralı senfonisini seslendirecek.

JORDI SAVALL VE HESPÈRION XXI 

2008 İstanbul Müzik Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi Jordi Savall, kurucusu olduğu Hespèrion XXI ile 11 Haziran’da Aya İrini Müzesi’nde zaman ve değişim temasına odaklanan en yeni projesi “Hayatın Evreleri”ni müzikseverlerle paylaşacak. Balkanlar’ın son derece zengin müzikal ve sözel mozaiğinden beslenerek kurgulanan konser, festivalin kaçırılmaması gereken etkinliklerinden.

DEUTSCHE KAMMERPHILHARMONIE BREMEN 

FESTİVAL bu yıl, benzersiz müzikal stiliyle dünyanın sayılı orkestraları arasında anılan Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’i 14 ve 15 Haziran tarihlerinde iki gece üst üste Aya İrini Müzesi’nde ağırlayacak. Uluslararası üne sahip Türk şef Alpaslan Ertüngealp’in yöneteceği ilk konserde Portekizli piyanist Maria João Pires solist olarak yer alacak. İkinci konserinde şef James Judd yönetiminde çalacak Deutsche Kammerphilharmonie Bremen, dünyanın önemli keman virtüözleri arasında gösterilen Vadim Repin’e eşlik edecek.

Pierre Hantaï’inin konseriyle başlayan NDS BarokMüzik Günleri bu akşam klavsen sanatçısı Orhan Memed’in 19.30’da vereceği konserle devam ediyor.

Pierre Hantaï resitaliyle başlayan, Barokist Müzik Topluluğu, Orhan Memed, Pierre Hantaï-Skip Sempé ikilisi ile devam eden NDS Barok Müzik Günleri, 12Aralık Çarşamba akşamısaat 19.30’da « Duo Traverso – Klavsen »konseriyle noktalanacak. Nihan Atalay( traverso) ve Eriko Wakita (Klavsen)’den oluşan ikili J.M. Leclair, G.F. Haendel, P. Locatelli, A. Forqueray, M. Blavet, G.P Telemann’ın eserlerini seslendirecekler.

Barokist Müzik Topluluğu

Barokist Müzik Topluluğu, barok müziğin geniş repertuvarını seyircilerle paylaşmak üzere bir araya gelen sanatçılardan oluşmaktadır.

Başak Ersöz; Cemal Reşit Rey Orkestrası, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Tekfen Filarmoni Orkestrası ile düzenli olarak konserlervermektedir. Sanatçı, ayrıca İstanbul Devlet Konservatuvarında doktora çalışmalarını sürdürmekte ve flüt sınıfı öğretmeniği de yapmaktadır.

Damla Tuncer; İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın devamlı üyesi olup Tekfen Filarmoni Orkestrası ile düzenli olarak konserlere katılmakta ve solo oda müziği konserleri vermektedir.

Andres Rodrigo Lopez; şeflik çalışmaları, solo-oda müziği konserlerininyanı sıra, Marmara Üniversitesi ve Miam’da öğretmenlik görevine devam etmektedir.

Yağmur Dai, Tevitöl Müzik Bölümünde öğretmenlik yaparken, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarında doktora çalışmalarını sürdürmekte ve oda müziği konserleri vermektedir.

Orhan Memed-Klavsen

Klavsen, piyano ve müzikoloji eğitimi alan Makedonya kökenli Orhan Memed, 1992’den bu yana Paris’te yaşamaktadır. Southern CaliforniaÜniversitesinde piyano ve keman eğitimini, Oxford Üniversitesinde demüzikoloji doktorasını tamamladıktan sonra, Huguette Dreyfus ile klavsen dersleri aldığı Paris’te, jürinin takdirini kazanarak altın madalyaya ve mükemmellik ödülüne layık görülür.

Konser kariyerine başlamasıyla, Éditions de l’Oiseau-Lyre yayınevine önce editör, sonra da müdür olarak atanması aynı zamana denk gelir. Araştırmalarıyla yayınları 17. yüzyıl İngiliz müziğini, 18. yüzyıl Fransız müziğini ve geleneksel Makedonya müziğini kapsar. 1998’den itibaren, Paris’te Vassar College-Wesleyan University Programında müzik tarihive opera tarihi dersleri vermektedir.

1999’da, Fransa’nın güneyinde bulunan Villecroze Müzik Akademisine sanat müdürü olarak atanır ve burada 10 yıl boyunca ustalık sınıfları, beste atölyeleri, müzikoloji kolokyumları düzenler ve yönetir.

Orhan Memed ; Christa Ludwig, Hugues Cuenod, Betsy Jolas, Keiko Abe ve Jessye Norman gibi sanatçılar üzerine belgesel filmler çevirir. ’Quand l’Europe parlait français’ (Avrupa Fransızca Konuşurken) adlı belgeselde Rameau, François Couperin ve Bach’ın müziklerini yorumlar. 2010 yılından bu yana düzenli olarak soprano Erika Escribá-Astaburuaga ile sahneye çıkmaktadır. ’Variations Goldberg de JS Bach’ başlıklı plak kaydı 2011’de piyasaya çıkmıştır. Bach’ın klavye için Partitas’ları ise, 2012’de çift CD olarak Omnia Artists Productions ‘dan çıkacaktır.

Skip Sempé – Klavsen

Nouvelle-Orléans kökenli olan Skip Sempé, ABD’deki Oberlin Konservatuvarında Müzik, Müzikoloji ve Organoloji (müzik aleti bilimi) ve Sanat Tarihi okuduktan sonra eğitimini Amsterdam’da Gustav Leonhardt’ın sınıfında tamamladı. Ardından,1500 – 1750 yıllarının bilinen veya daha az bilinen repertuvarları konusundaki araştırmalarını derinleştirmek üzere Avrupa’da oturmaya karar verdi. Tarih ve organoloji bilgisi Skip Sempé’yi, Rönesans müziğinde özel önem taşıyan doğaçlama uygulamalarını yaptığı araştırmalarıyla yeniden başlatmaya ve bunlarla beslediği kendi canlı ve özel stilini savunmaya yöneltti. Sempé kısa sürede bu nitelikleriyle tanındı.

Klavsenci ve orkestra şefi olarak, çok sayıda müzisyeni kendi etrafında topladı ve 1986’da Capriccio Stravagante‘ı kurdu. Bu topluluk, bugün “Capriccio Stravagante”, “Capriccio Stravagante Renaissance Orchestra” ve “Capriccio Stravagante Les 24 Violons” olarak üç grup olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Skip Sempé’nin solist olarak tanınması, özellikle, Elizabet Çağı eserlerine, Fransız klavsen edebiyatına (Chambonnières, d’Anglebert, Forqueray, Louis ve François Couperin, Rameau), Bach’a ve Scarlatti’ye yakınlığı, ayrıca doğaçlama ve aktarıcı yetenekleri sayesinde olmuştur.

Skip Sempé ‘misafir şef’ olarak sürekli davet almaktadır, ayrıca müzisyen olarak Julien Martin, Josh Cheatham, Sophie Gent, Olivier Fortin, Pierre Hantaï, Doron Sherwin ile ve topluluk olarak B’Rock, Collegium Vocale de Gand, Chœur Pygmalion, Chanticleer, Les Voix Humaines, Studio de Musique Ancienne de Montreal, Helsinki Baroque Orchestra ve Akademie für Alte Musik Berlin ile sahneye çıkmıştır.

Klavsenci, orkestra şefi, profesör ve konferansçı etkinliklerine sanat yönetmenliğini de ekleyen Skip Sempé, 2006’da kendi markası Paradizo’yu kurmuştur; sanatçı, solist olarak veya topluluklarıyla birlikte bu marka altında kayıt yapmaktadır. Burada ayrıca bazı yayın projelerinin eşgüdümünü de sağlamaktadır. Bunlar arasında, kendisini çok esinleyen bir müzisyen olan Wanda Landowska’ya saygı albümü, ayrıca müzik ve yorum üzerine kendi denemelerini bir araya getiren bir derleme vardır.

Pierre Hantaï – Klavsen

1964 ‘te doğan Pierre Hantaï, on yaşına doğru Bach’ın müziğine büyük ilgi duydu. Gustav Leonhardt’ın etkisiyle, önce tek başına, sonra da Arthur Haas yönetiminde klavsen öğrenmeye başladı. İlk konserlerini yalnız ya da kardeşleri Marc ve Jérôme eşliğinde verdi.

İki yıl Amsterdam’da, Gustav Leonhardt’ın yanında öğrenim gördü, ardından onun yönetimi altında çalmaya davet edildi. Takip eden yıllarda Philippe Herreweghe, Kuijken Kardeşler, François Fernandez, Marc Minkowski, Philippe Pierlot gibi çok sayıda müzisyen ve topluluk şefiyle işbirliği yaptı.

Sanatçı artık tüm dünyada, daha çok solist olarak çalmaktadır. Jordi Savall tarafından sıklıkla davet edilmekle birlikte, kardeşleriyle ve dostları Amandine Beyer, Hugo Reyne, Sébastien Marq, Skip Sempé, Olivier Fortin ve Jean-Guihen Queyras ile oda müziği çalmaktan da hoşlanmaktadır. Son zamanlarda, 1980’lerde kurduğu topluluk olan‘’Concert Français’’ yi Bach’ın süit, konçerto ve kantatlarını yorumlamak üzere yeniden oluşturmuştur.

Çıkarttığı çok sayıdaki plak arasında Mirare’ye yaptığı son kayıtlar dikkat çekmektedir : Goldberg Varyasyonları, Jean Sébastien Bach’ın Yumuşak Klavyesinin İlk Kitabı, Scarlatti’den Üç Cilt Sonat, bir François Couperin Resitali ve bir Süit Programı.

Duo Traverso – Klavsen

Nihan Atalay, Traverso
Nihan Atalay, müzik eğitimine 1992’de, Mimar Sinan Üniversitesinde Mükerrem Berk’in sınıfında yan flüt dersleriyle başladı.

Lise diplomasını aldıktan sonra Fransız hükûmetinden sanat bursu kazanarak Lyon Devlet Konservatuvarına kaydoldu ve 2003’te José-Daniel Castellon’un sınıfından Müzik Eğitimi Diplomasını aldı.

İsviçre’den de burs kazanan sanatçı, Lausanne Yüksek Müzik Konservatuvarına kabul edildi. 2005 yılında konser solisti ve pedagog diplomalarını birlikte aldı.

Yan flüt yüksek lisansını, Cenevre Yüksek Müzik Konservatuvarının Barok Müzik bölümünde tamamlarken, aynı zamanda Serge Saïtta’nın sınıfından çok iyi derece ile Post-Grade sertifikasını elde etti.

Nihan Atalay, Fondation Jean Tanner, Fondation Nicati de Luze, Cenevre Üniversite Mezunu Kadınlar Derneği ve kendisine aynı zamanda bir klasik flüt de hediye eden Cenevre Konservatuvarı Dostları ve Mezunları Derneğinden birçok ödül almıştır.

Bir yandan Cenevre Oda Orkestrası, diğer yandan Cenevre bölgesinin çeşitli barok müzik topluluklarıyla sahneye çıkmıştır.

Avrupa’da çok sayıda genç orkestralarına davet edilen sanatçı, 2005’te Luzern Festivalinde Pierre Boulez yönetiminde çalmıştır.

Türkiye’de eski müzik aletlerini çalan ilk flütçü olan Nihan Atalay, burada verdiği konserlerin yanı sıra, master sınıfları da yönetmektedir.

Sanatçı, Eylül 2011’den bu yana, Basel’daki Schola Cantorum’da ünlü flütçü Marc Hantaï ile birlikte yan flüt çalışma şansını yakalamıştır.

Eriko Wakita, klavsen

Basel’da yaşayan Eriko Wakita, hem Schola Cantorum Basiliensis’de hem de Bern ve Basel Müzik Konservatuvarlarında provacı (repetitör) olarak çalışmaktadır. Avrupa’da ve Tokyo Üniversitesinden mezun olana kadar tüm müzik eğitimini aldığı Japonya’da düzenli olarak konserler vermektedir. 2010’da Bach’ın Goldberg Varyasyonları’na ayırdığı ilk solo cd’sini kaydetmiştir.

2004’te İsviçre’ye gelerek Basel’daki Schola’da eğitim görmüş ve 2008’de buradan mezun olmuştur. Bad-Krozingen, ATAKA, Acanthus Musik Preis ve genç sanatçılar ödülü gibi çeşitli ödüllere layık görülmüştür.

2009 ve 2010 yıllarında İsviçre’nin Porrentruy kentinde düzenlenen Académies Bach/Radulescu ‘da klavseniyle, barok müzikte doğaçlama yoluyla armoni tamamlama anlamına gelen “continuo”yu sağlamıştır.

 Kaynak :[-]

Dünyaca ünlü piyanist Akbank Sanat’ta!

Şevki Karayel

Akbank Sanat Piyano Günleri, dünyaca ünlü piyano ustaları ve piyanonun genç yeteneklerini 8-30 Kasım tarihleri arasında müzik tutkunlarıyla buluşturmaya devam ediyor.

Yurtdışında ülkemizi başarıyla temsil eden piyano virtüozö Şevki Karayel, 27 Kasım 2012, Salı günü Akbank Sanat Piyano Günleri’nde. 2004 yılında Bechstein Uluslararası Piyano Yarışması’nda “jüri özel üstün sahne performansı”  ödülü alan ve aynı yıl Avrupa Kültür Vakfı tarafından 2004 Yılı Kültür Ödülü’ne layık görülen Şevki Karayel’e konserinde Yunan asıllı keman sanatçısı Noe Inoui eşlik edecek.

Etkinlik: 

AKBANK SANAT PİYANO GÜNLERİ – Şevki Karayel / piyano, Noe Inoui / keman

Tarih:  27 Kasım 2012, Salı

Saat: 20.00

Yer:  Akbank Sanat

Bilet ücreti:  Tam 20 TL / Öğrenci 10 TL

Şevki Karayel Hakkında

1994 yılında doğu Akdeniz ülkeleri Alman Liseleri arasında Kahire’de düzenlenen Jugend usiziert Yarışması’nda birincilik, aynı yarışmanın Almanya’da düzenlenen finalinde ise büyük Almanpiyanist Edwin Fischer adına konulan özel ödülü kazandı. Başta Türkiye ve Almanya olmak üzere, İtalya, Hollanda, Avusturya, İsviçre, Polonya, Suriye ve Mısır’da pek çok konser verdi. 2004 yılında Bechstein Uluslararası Piyano Yarışması’nda gösterdiği üstün performansdolayısıyla jüri özel “üstün sahne performansı”  ödülünü  aldı.  Ayrıca aynı yıl Avrupa Kültür Vakfı tarafından 2004 Yılı Kültür Ödülü’ne layık görüldü. 2005 yılında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile solist olarak ilk konserini veren Karayel, solistlik kariyerinin yanı sıra Almanya, Türkiye ve Mısır’da eğitmen olarak kurslar düzenlemektedir. Karayel, halen Halen Düsseldorf’ta Robert Schumann Müzik Yüksek Okulu’nda pqiyano dalında öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.

Noe Inoui Hakkında

2005 Jean Sibelius Yarışması“Genç Yetenek Ödülü“ ve 2012 Verbier Festivali“ Prix D’Honneur“ ödülleri sahibi olan Noe Inoui, Martha Argerich tarafından Buenos Aires,Teatro Colon’da kendisiyle sahneyi paylaşması için teklif aldı. Ekim 2012 Japonya Filarmoni Orkestrası’na eşlik edecek olan sanatçı, Mercury Japan firması için CD kayıtları yapmaktadır.

 Kaynak :{-]

İstanbul’un haftalık sanat ajandası (9-16 Kasım)

sanat duyuru

İstanbullu sanatseverler konserler, resim sergileri, tiyatro oyunları ile sanat dolu bir hafta yaşayacaklar. İstanbul’un farklı yerlerinde gerçekleştirilen sanat etkinlikleri ile İstanbulluları sanatın farklı dallarında yeni keşifler bekliyor. Sizin için haftanın önemli sanat etkinliklerini derledik…

Dünyaca ünlü Latin şarkıcı Jennifer Lopez, 14 Kasım’da Ataköy Atletizm Arena’da sahne alacak.”Dance Again” turnesi kapsamında 3 konser vermek için İstanbul’a gelecek Lopez, dünya listelerinde uzun süre ilk sırada kalan ”On The Floor” şarkısının yer aldığı ”Love” albümünün yanı sıra sevilen hit parçalarını da seslendirecek.Dünyanın en iyi senfoni orkestraları arasında gösterilen şef Lorin Maazel yönetimindeki Kraliyet Concertgebouw Orkestrası, 10 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde konser verecek. Hollanda ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları kapsamında gerçekleştirilecek konserde, Peter Van Anrooy’un ”Piet Hein Rhapsody”si, Sergei Prokofiev’in ”Romeo ve Juliet Süiti”nden bölümler ile Çaykovski’nin ”Op. 36 numaralı Fa minör 4. Senfonisi” seslendirilecek. Her biri virtüoz 120 müzisyenden oluşan orkestra, kurulduğu 1888 yılından bu yana Strauss, Mahler, Debussy ve Stravinsky gibi pek çok önemli besteci tarafından yönetildi.

İrlandalı hard rock grubu ”Thin Lizzy”, Avea’nın 3. Escape to Music konserleri kapsamında 11 Kasım’da Küçükçiftlik Park’ta hayranlarıyla buluşacak. ”Whiskey in the Jar” şarkısını yorumlayış biçimi, ”Jailbreak”, ”The Boys Are Back in Town” ve ”Bad Reputation” gibi parçalarıyla dünya çapında büyük bir hayran kitlesine sahip olan grup, çift gitar armonisi kullanan ilk hard rock gruplarından biri olarak kabul ediliyor. 43 yıllık kariyerinde birçok unutulmaz canlı performans sergileyen grup, müzik kanalı VH1’in ”Hard Rock’un En Büyük 100 Sanatçısı” listesinde 51. sırada gösteriliyor. Van Morrison, Little Feat ve Bob Seger gibi isimlerden ilham alan grup, 1986’da ölene kadar grubun liderliğini yapan basçı, şarkı yazarı ve solist Phil Lynott’ın mirasına duydukları saygıdan dolayı bundan sonraki albümlerini ”Thin Lizzy” adıyla çıkarmayacağını açıklamıştı.

”4. Avea Sıra Dışı Müzik” konserleri, İran asıllı grup ”Niyaz”ın yarın İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu’nda vereceği konserle başlayacak. Azam Ali’nin benzersiz sesi, Loga Ramin Torkian’ın büyülü akustik/elektrik düzenlemeleri ve ”Grammy” adayı prodüktör/remiks ustası Carmen Rizzo’nun öncü elektronik ses örgüleriyle zihinlerde yer eden ”Niyaz”, zengin Sufi mistisizmi ile Orta Doğu’nun şiir ve türkülerini, akustik enstrümanlar ve modern elektronik müziğin tınılarıyla buluşturuyor. Müzik eleştirmenleri tarafından çığır açan bir topluluk olarak görülen ”Niyaz”, 2005’te piyasaya sunulan ilk albümden bu yana sayısız festival ve konserde sahne aldı. Grup, mayıs ayında yayınladığı ”Sumud” ile de Türkiye’deki müzik marketlerde en çok satılan yabancı albümler listelerinin üst basamaklarına tırmandı.

Terence Blanchard Quintet, 13 Kasım’da Nardis Jazz Club’ta sahne alacak. Günümüzün en iyi trompetçilerinden biri olarak görülen Terence Blanchard, 1990’dan bu yana birlikte çalıştığı Spike Lee’nin filmleri için yaptığı müziklerle de büyük beğeni topladı ve bu albümlerle ”Grammy” ve ”Altın Küre”ye aday gösterildi.Blanchard, 2005’te McCoy Tyner, Gary Bartz, Christian McBride ve LewisNash ile birlikte ”En İyi Enstrümantal Caz Albümü” dalında ”Grammy” ödülünü kazandı.

Azerbaycan’da düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nı ”Love Me Back” adlı şarkısıyla Türkiye’yi temsil eden Can Bonomo, 14 Kasım’da Salon İKSV’de konser verecek. Müzikal yolculuğunda The Shins, Wax Poetic, The Kinks, The Libertines ve The Beatles gibi gruplardan esinlenen Bonomo, alaturka nağmelerden indie melodilere uzanan tarzını ”İstanbul Müziği” olarak tanımlıyor. Bonomo, geçen yılın başlarında çıkardığı ilk albümü ”Meczup” ile geniş bir hayran kitlesine ulaştı.

Fransız şanson geleneğiyle cazı bir araya getiren Amerikalı caz şarkıcısı Stacey Kent, yarın Salon İKSV’de sevenleriyle buluşacak. İlk albümü ”Close Your Eyes”ı 1997 yılında çıkaran Stacey Kent’in ”The Boy Nex Door” albümü Fransa’da ”altın plak”a değer bulundu. Sanatçının 2007’de piyasaya sunulan ”Breakfast on the Morning Tram” albümü Fransa’da ”platin plak” aldı ve ”Grammy”ye aday gösterildi.

Portekiz’in en başarılı fado vokalistlerinden olan Carla Pires, 15 Kasım’da Salon İKSV’de hayranlarının karşısına çıkacak. Berrak alto vokaliyle beğeni toplayan Pires, Avrupa kentlerinde birçok festivalde performans gösterdi.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), yılın en parlak projelerinden biri olan, Güher ve Süher Pekinel’in ”Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler” projesinin yıldızları ile 2012’ye veda edecek. Farklı enstrüman gruplarından yetenekli öğrencilerin destek gördüğü ve Avrupa’da dünyanın önde gelen müzisyenleriyle eğitimlerini sürdürme hakkı kazandığı projenin keman, viyolonsel ve piyano dallarından 4 genç yetenek, BİFO ile birlikte 12 Kasım’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde konser verecek. Şef Sascha Goetzel yönetimindeki orkestra konserde, Sibelius’un ”Keman Konçertosu, Re minör, Op. 47”, Schumann’ın ”Viyolonsel Konçertosu, La minör, Op. 129”, Rachmaninoff’un ”2. Piyano Konçertosu, Do minör, Op. 18” ile Brahms’ın ”Keman Konçertosu, Re Majör, Op. 77” eserlerini seslendirecek.

Tuluyhan Uğurlu’dan Atatürk’ü anma konseri

Piyanist Tuluyhan Uğurlu, 10 Kasım’da Tepe Nautilus AVM’de Atatürk’ü anma konseri verecek. Uğurlu konserde, Atatürk için yazılan en önemli eserler arasında yer alan ”Mustafa Kemal Atatürk ve Güneşin Askerleri” isimli senfonik eserini seslendirecek. Görüntülerle de desteklenecek konserde, ”Dolmabahçe’de Hüzünlü Sonbahar”, ”Sofya’da Dans”, ”Biz Cumhuriyet’i Çok Sevdik”, ”Cumhuriyet’in Kızları”, ”Cumhuriyet Trenleri” adlı eserleriyle sahne alacak Uğurlu’ya, kavalda Murat Toraman, elektrogitar ve yaylı tamburda Uğur Varol, kontrbasta Umut Sel, vurmalı enstrümanlarda Gürkan Özkan eşlik edecek.

Sahne sanatları

”Kanlı Düğün”, ”Carmen”, ”Büyülü Aşk” adlı unutulmaz filmlerin ünlü İspanyol yönetmeni Carlos Saura’nın ”Flamenco Hoy” isimli sahne projesi, yarın, 10 ve 11 Kasım’da TİM Show Center’da görülebilecek. 11 sanatçıdan oluşan dans grubu, Rafael Estevez ve Nani Panos tarafından tasarlanan koreografiyle, asırlar boyunca hüküm süren geleneksel temalarla caz ve çağdaş müziği buluşturuyor. Gösteride, İspanyol piyanist Chano Domingez’in eserlerini, 4 ses sanatçısı yorumlayacak. Ayrıca gitar virtüözü Antonio Rey, 5 müzisyenle birlikte canlı performans sergileyecek. Chano Dominguez ve Antonio Rey’in müzikleri, modern cazla geleneksel motifleri birleştirerek izleyiciyi flamenkonun derinliklerine götürecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), ”Midas’ın Kulakları” operasını yarın, 10 ve 13 Kasım’da Kadıköy Süreyya Operası’nda sahneleyecek. Librettosunu temmuz ayında hayatını kaybeden Güngör Dilmen’in yazdığı, Ferit Tüzün’ün bestelediği eserin rejisörlüğünü Yücel Erten yaptı. Orkestra şefliğini Serdar Yalçın’ın, koro şefliğini Gökçen Koray’ın yaptığı operanın koreografisi Selçuk Borak imzası taşıyor. Güngör Dilmen’in aynı ismi taşıyan manzum oyunu ve Ferit Tüzün’ün bestelerinin mükemmel uyumu sonucunda bir Türk klasiği haline gelen ”Midas’ın Kulakları”, masalsı ve şiirsel üslubuyla sanatseverlerin ilgisini çekiyor.

”Wolfgang ve Lorenzo” adlı müzikli oyun, 14 Kasım’da Fulya Konser Salonu’nda sergilenecek. Aydın Büke’nin yazdığı, H. Rıza Murat Göksu’nun sahneye koyduğu oyun, Wolfgang Amadeus Mozart’ın İtalyan metin yazarı Lorenzo Da Ponte ile üç ortak çalışmasını konu ediniyor.

”Çocuk Dünyası” adlı çocuk müzikali, 11 Kasım’da Kadıköy Süreyya Operası’nda izlenebilecek.

Fulya Konser Salonu’nda ise 10 Kasım’da ”Atatürk’ü Anma Konseri” düzenlenecek.

Devlet ve şehir tiyatroları

İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncuları, Küçük Sahne’de yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Herkesin Bildiği Sırlar”, 13, 14 ve 15 Kasım’da ”Çirkin”, Küçükçekmece Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını”, Cevahir Salon 1’de yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Yanık”, 13, 14 ve 15 Kasım’da ”Sidikli Kasabası Müzikali”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde 15 Kasım’da ”Çehov Makinesi”, Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde yarın, 10 ve 11 Kasım’da ”Düğün Şarkısı”, Kartal Bülent Ecevit Sahnesi’nde 13 ve 14 Kasım’da ”Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını”, Cevahir Salon 2’de 13, 14, 15 Kasım’da ”Düğün Şarkısı’, Üsküdar Stüdyo Sahne’de yarın 10 ve 11 Kasım’da ”Çirkin” ile 13 ve 14 Kasım’da ”Kontrabas” adlı oyunları sahneleyecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda 10 ve 11 Kasım’da, Ümraniye Sahnesi’nde ”Şark Dişçisi” ve ”Fareli Köyün Kavalcısı”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak” ve ”Pinokyo”, Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde ”Perşembenin Hanımları” ve ”Ali Baba ve Kırk Haramiler”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Mutfak Söyleşileri” ve ”Boncuk”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Çığ” ve ”Karagöz Tatlıcı”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Ateşli Sabır (Postacı)” ve ”Sokak Kedileri”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye” ve ”Pırtlatan Bal” adlı oyunlar izlenebilecek.

Ümraniye Sahnesi’nde ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Vişne Bahçesi”, Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde ”Kabare”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Büyünün Gözleri”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”Toros Canavarı” adlı oyunlar ise 14 ve 15 Kasım’da sergilenecek.

Özel tiyatrolar

Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde ”Tatlı Kaçık”, Tiyatro Pera’da ”Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im”, Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da ”Aşk Dönümü”, İkinci Kat’ta ”Yalnızlar Kulübü”, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde ”Otelde Komik Bir Gece”, Craft Tiyatro’da ”Uğrak Yeri”, Kozyatağı Kültür Merkezi (KKM) Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde ”Sonbaharı Beklerken”, Caddebostan Kültür Merkezi’nde ”Alevli Günler”, oyunları yarın tiyatroseverlerle buluşacak.

Ayrıca, 10 Kasım’da Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde ”Menan Cinleri”, Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde ”Eleni’den Mektuplar”, Gri Sahne’de ”Kutlama”, KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde ”Hasretinden Prangalar Eskittim”, Çevre Tiyatrosu’nda ”Metot”, Şişli Blackk Out Sahnesi’nde ”Tatlı Kaçık”, Kenter Tiyatrosu’nda ”Macbeth”, İkinci Kat’ta ”Torbacının Esrarı”, 11 Kasım’da garajistanbul’da ”Oda ve Adam”, Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da ”Arkadaşım Kadın Oldu”, 12 Kasım’da Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde ”Meymenetsiz Musibet”, İkinci Kat’ta ”Limonata”, Kumbaracı 50’de ”Yokuş Aşağı Emanetler” oyunları izlenebilecek.

Sergi

”Atatürk: Bir İnsandan Daha Fazla…” başlıklı fotoğrafı sergisi, 10 Kasım’da Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde açılacak.  Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamının farklı yönlerini anlatan sergide, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu’ndan seçilen 30’ı aşkın fotoğraf yer alacak. Küratörlüğünü Ekrem Işın’ın yaptığı sergi, 30 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

Heykel sanatçısı Ozan Oganer’in ”Dilemma” adlı sergisi, yarından itibaren Galeri Merkur’de görülebilecek. Heykel sanatına, dantel, iğne oyası gibi malzemeleri kazandıran sanatçı, bu sergide, kendine özgü tekniğini, alışılmış materyalin yanı sıra yeni bir malzemenin sınırlarını zorlayarak genişletiyor.Sanatçının son heykel işlerinin yer aldığı sergi, 27 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

Çocuklar için

”Disney Live Mickey’nin Müzik Festivali”, yarın, 10 ve 11 Kasım’da Trump Towers Mall’da çocuklarla buluşacak.Koreografisi Madonna’nın koreografı tarafından yapılan ve dünyada izlenme rekorları kıran gösteride, Mickey Mouse ve dostları, izleyenleri, ışıltılı kostümler, hareketli ve yüksek enerjili şarkılarla dans ederek eğlendiriyor.

Atlantis Sirki, yarın, 10 ve 11 Kasım’da Merter Meydan AVM’de gösteri sunacak. Akrobasi gösterileri, fanatik köpeklerin futbol şovu, nefes kesen köpekbalıkları, akıllı foklar ve sevimli penguenler, çocuklara eğlenceli dakikalar yaşatacak.

”Sinbad ve Adalar Prensesi” adlı müzikal çocuk oyunu, 10 Kasım’da TİM Fettah Aytaç Salonu’nda, ”Balıkçı ve Pisiler” adlı tek perdeli müzikli oyun ise 11 Kasım’da Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde izlenebilecek.

Bursa

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Altın Kafeste Yangın”, “Kuzguncuklu Fazilet” ve “Tek Kişilik Yaşam”, oyunlarını sahneleyecek.

Eski devlet bakanlarından Yılmaz Karakoyunlu’nun yazdığı, Galip Erdal’ın yönettiği “Kuzguncuklu Fazilet” adlı oyunun dekor tasarımını Başak Özdoğan, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını Yakup Çartık yapıyor.

1942-1944 yılları arasında yürürlükte olan Varlık Vergisi’nin toplum üzerinde yarattığı çarpıklıkları konu edinen oyun, 11 kişilik oyuncu kadrosu ile izleyicilerle buluşuyor. Oyun, Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde bugün ve yarın 20.00’de, 10 Kasım Cumartesi 15.00 ve 20.00’de, 11 Kasım Pazar ise 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı oyunun dekor ve kostüm tasarımı ise Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman’ın imzasını taşıyor.

Y. Emir Çiçek’in rol aldığı oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenme gibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Hidayet Sayın’ın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği “Altın Kafeste Yangın”ın dekor tasarımını ise Özlem Karabay, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını ise Ali Karaman yapıyor. Taner Turan, Rüyam Dirin, Kamil Korunan, Ecehan Şarman Çetinkaya, Sitare Tuna, Emre Yaşa, Emir Çiçek, Erol Aydın, Süheyla Zeybek, Bora Özkula’nın rol aldığı oyunda, Osmanlı sultanları arasında trajik bir hayatı olan Sultan V. Murad’ın umutsuzluklar, korkular, onur mücadelesi ve müzikle dolu 28 yıllık esareti anlatılıyor.

Oyun, 13 ve 14 Kasım tarihlerinde saat 20.00’de Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde sahnelenecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ise “Karagöz Dadım Olsana” adlı gölge oyununu sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği oyun 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Gölge oyunu, 10 Kasım Cumartesi 14.00’de Karagöz Müzesi Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.  Kaynak :[-] Muhabir : Cem Şan / Haluk Yüksel

 

 

Nar Sanat sizler için yeniliklerine devam ediyor !

Detay Bilgi için lütfen logoya tıklayınız

Bakırköy’de pek çok ilki gerçekleştiren Kurumumuz bir ilke daha imza attı.

Bakırköy’ün ilk ve tek sınav ve eğitim merkezi olarak, Bakırköy bölgesinde “London College of Music” Eğitim ve Sınav Merkezi olup akreditasyon çalışmalarına başlayan kurumumuz 04 Ekim 2012 tarihi itibarı ile imza altına aldığı sözleşme gereği;

 

  • Piyano
  • Şan
  • Müzikal – Pop Şarkıcılığı
  • Klasik Gitar
  • Bas Gıtar
  • Keman – Viyola – Çello
  • Flüt – Obua – Klarinet- Saksafon
  • Trompet – Trombone – Tuba – Frenc Horn – Kornet
  • Bateri
  • Org
  • Harp
  • Müzik Teorisi
  • Kompozisyon

Branşlarında “London College of Music, Unversity of west london” eğitim ve sınav merkezi olarak Bakırköy ve çevre ilçelerimize hizmet vermeye başladı.

“Halk için sanat, Nar Sanat” sloganı doğrultusunda pek çok yenilikler ve ilkler için çalışan kurumumuz sizlerin hizmetinde “London College of Music”  hakkında detaylı bilgi için lütfen Yukarıda veya yanda olan logoya tıklayabilirsiniz .

Kültür ve sanat hayatımızı dopdolu programlarıyla 12 yıldır renklendiren İş Sanat, 13. sezonunda da sanatseverlere özel projelerle merhaba diyor. İş Sanat geçtiğimiz aylarda genç yaşta aramızdan ayrılan İş Sanat Yönetmeni Meriç Soylu’nun imzasını taşıyan programıyla 13. sezonunda değerli yönetmenini anıyor.

İstanbullu sanatseverlerin buluşma noktası olan İş Sanat 13. sezonuna 17 klasik müzik, 6 caz, 6 dünya müziği, 7 yerli proje, 3 dans gösterisi, 5 şiir dinletisi ve 8 çocuk gösterisinden oluşan dopdulu bir program ile başlıyor.

Sanat tutkunlarının her yıl büyük beğenisini kazanan ve hafızalara kazınmış geçmiş sezonları gibi, İş Sanat yeni sezonunda da dünyaca ünlü sanatçı ve topluluklar ile ülkemizin önde gelen sanatçılarını ağırlayacak. .

İş Sanat 2012-13 sezonunda, müziğe olan tutkusuyla sanatseverleri 6 yıldır birinci sınıf etkinliklerle buluşturmak için üstün bir gayret gösteren, sezonun programını hazırlayan Meriç Soylu’yu anıyor.

YENİ SEZON “PİYANONUN ŞEYTANİ MELEĞİ” İLE BAŞLAYACAK

Sanatseverlere bu yıl 13. kez kapılarını açacak olan İş Sanat, 3 Kasım Cumartesi günü şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan Filarmoni Orkestrası’nın, 1995 yılında kazandığı 5. Roma Uluslararası Piyano Yarışması Birincilik Ödülü sonrasında İtalyan basınının “Piyanonun Şeytani Meleği” diye bahsettiği, Emre Şen’e eşlik edeceği konserle açacak.

İş Sanat’ın yeni sezonunda soprano Simone Kermes, piyanist Paul Lewis, klarnet sanatçısı Martin Fröst ile piyanist Lisa de Salle ve cazın sıradışı üçlüsü The Puppini Sisters ilk kez Türk izleyicisiyle buluşacak. İş Sanat ayrıca Giardano Dance Chicago ve dünyaca ünlü koreograf ve dansçı Benjamin Millepied’nin topluluğu L.A. Dance Project’in Türkiye’deki ilk gösterilerine de ev sahipliği yapacak.

LUZ CASAL, IMA, MARIZA…

İspanyol müziğinin başarılı temsilcilerinden Luz Casal, Kanadalı genç yıldız sanatçı Ima, dünyaca ünlü Flamenko gitaristi Paco Pena, fado müziğinin genç temsilcilerinden Carminho, Yunanistan’da “Şarkıların Yüce Tanrıçası” olarak anılan diva Marinella ve fadonun kraliçesi Mariza dünya müziğinin farklı renklerini İş Sanat sahnesine taşıyacak.

YİNE KLASİK MÜZİĞİN DEV İSİMLERİNİ AĞIRLAYACAK

Bu yıl 65. yaşını kutlayacak olan ünlü çellist Mischa Maisky, kızı Lily ve oğlu Sascha Maisky, “piyano dâhisi” olarak anılan Arcadi Volodos, bir buçuk yıllık bir aradan sonra tekrar sahnelere dönen piyanonun aranan isimlerinden Piotr Anderszewski ve ülkemizin yetiştirdiği en önemli piyanistlerden Gülsin Onay’ın yanı sıra parlak genç piyanist Lise De La Salle, kemanın yıldız isimleri Isabella Faust, Hilary Hahn Janine Jansen ve Patricia Kopatchinskaja öne çıkan isimlerden yalnızca bir kaçı. Prag Filarmoni Camerata Salazburg, Die Deutsche Kammerphilarmonie Bremen, Berlin Oda Orkestrası, Bavyera Radyo Oda Orkestrası da İş Sanat sahnesinde müzik ziyafetine imza atacak dünyaca ünlü orkestralar arasında yer alıyor. Strauss Festival Orchestra Vienna ise yine unutulmaz yeni yıl konserleri gerçekleştirecek.

CAZ TUTKUNLARI BULUŞACAK

Cazın efsane haline gelmiş isimlerinden David Murray ve Macy Gray dünya turneleri kapsamında caz tutkunlarının karşısında olacak. Kenny Garret Quartet, The Puppini Sisters, Hiromi Trio Project, Kurt Elling ve Michel Camilo Flamenko gitaristi Tomatito ile İş Sanat sahnesinde unutulmaz konserlere imza atacak.

Kaynak :[-]

Her “kereste” doğru muamele görürse Stradivarius kalitesinde bir keman olabiliyor

 

 

“Müzik aletlerinin yapımı ile ilgili bir haber yapmak lazım.” diye düşünürken Pinhani Grubunun üyesi ve iyi bir Luthier (Anlam: Müzik aleti üreten kişi. Bilgi için: wiki) olduğunu bildiğim sevgili Zeynep Eylül ÜÇER aklıma geldi. Aradım ve biraz lafladık, Zeynep ve iş arkadaşı Türkay Ateş prıl pırıl genç ve müzikteki başarılarının yanı sıra okullu ve gelecek vadeden bir Luthier. Hani el yapımı bir müzik aletiniz olsun isterseniz kesinlikle görüşmeniz gerekli olan kişilerden… Ulaşmak isterseniz: http://violindream.com/     veya http://www.facebook.com/ViolinDream  (Editörden.) 

 

Doç. Dr. Neva ÇİTÇİOĞLU BANES 

İnsan eli duygu, yaratıcılık ve beceriyi bir araya getirdiğinde ortaya inanılmaz eserler çıkartıyor. Seramik, bakır, tunç, boya, deri, hatta ipek bile kullanılsa o eserleri gözlerimle sevmem yetiyor bana. Ama kullanılan madde ham ağaçsa elimde olmadan o esere dokunmak istiyorum.

O ağacın bir insan tarafından şekillendirilmeden önceki dönemlerini, köklerini toprağa saldığı ilk günden itibaren yaşadığı fırtınaları, kuraklıkları, milyonlarca kuşun üzerine konup kalktığı anları hissetmek istiyorum belki de.

Bu kadar vefalı, bir o kadar da cefalı bir canlının bedeninin bizler tarafından yeniden şekillendirilişi sanatın bambaşka bir boyutu. Daha önceki yazılarımda da tavsiye etmiş, “Strese girdiğiniz anda bir ağaca sarılmayı deneyin” demiştim. Kiminiz, “Denedim, hakikaten işe yaradı” diye mesaj atarken kiminiz, “Bilim adamları deli derlerdi de inanmazdım, doğruymuş” diye yorumlar yaptı.

İster “delilik” deyin ister “saçmalık”, evimdeki ağaçtan oyulmuş kaşıklarımı bile özenle yıkar, kurular, ayrı bir kutuda saklarım. Kullanılmaktan parça parça oluncaya kadar da atamam. Çocukluğumda da kurşun kalemlerim ağaçtan yapıldığı için tutulamayacak boyutlara indiğinde tepesine tükenmez kalem kapağı geçirir, “son nefesine” kadar kullanırdım.

Ben evde pilav yaparken kullandığım tahta kaşıklarımı ve yazı yazdığım kurşun kalemlerimi sırf ağaçtan yapıldığı için bu kadar severken, bir kemancının kemanına olan sevgisini düşünemiyorum bile. Ben olsam tüm duygularıma aracı olan, bana ekmek parası kazandıran o “ağaç parçasından” yapılan alete canlıymış gibi bir de isim takardım herhalde: “Duygu”, “Can”, “Hayat” ya da ne bileyim belki de “Aşkım” olurdu adı.

Hele bir de Stradivarius gibi bir markaysa, saklarken ipeklere mi sarardım, kadifelere mi bilemiyorum. 17. ve 18. yüzyıllarda İtalya’da Antonio Stradivari ve ailesi keman üretiyorlardı. Daha sonraki dönemlerde ustalar ve hatta bilim insanları, Stradivari Ailesi’nin yaptığı ve Stradivarius olarak anılan kemanları incelemeye alıp elde ettikleri gözlemlerle benzerlerini üretmeye çalıştılar.

Fakat hiçbir taklit teknolojiyle yapılan kemanın sesi, orijinal bir Stradivarius kemanın çıkardığı ses kalitesine yaklaşamadı. Kullanılan ağacın seçiminden tutun da üzerine yumurta akının karışımıyla atılan orijinal vernik bile ince ince analiz edildi. Ama nafile.

Bu yüzden bugün 1690 ve 1700 yıllarında yapılan Stradivarius kemanların değeri yüz binlerce, hatta milyonlarca dolar değerinde. Kalitedeki “sırrı” çözme çalışmalarıysa halen devam ediyor. Uzmanlar dönüp dolaşıp aynı kararda birleşiyor: Anahtar, seçilen “kereste” olmalı. Her “kereste”den keman olmuyor.

Geçen hafta ağaçlar üzerinde araştırma yapan İsviçreli bilim insanı Prof. Francis Schwarze, keman yapımında kullanılan ağacın özel mantar çeşitleriyle (physisporinus vitreus ve xylaria longipes) işlem görmesi halinde yapılacak kemanın Stradivarius kalitesinde ses çıkaracağı iddiasını tekrarladı.

Berlin’de bulunan Max Delbrück Merkezi Moleküler Tıp Bölümü’nde, 7 Eylül’de düzenlenen sempozyumda Prof. Schwarze’nin yaptığı konuşma, tıp doktorlarından bile büyük ilgi gördü. Benzer denemeyi 2009’da da yapmış olan profesör, bu seferki çalışmasından çok daha emin.

Kullanılacak ağaçlar bu mantarlarla işlem gördüğünde daha esnek ve akustik bir yapıya bürünüyorlar. İkinci aşamada, belli bir kaliteye ulaşan ağaç, mantardan arınsın diye etilen oksite tabi tutuluyor. Bütün mantarların öldüğü test edildikten sonra da keman yapımı başlıyor.

Bu teknikle elde edilen ilk kemanlar 2009 yılında uzmanlarca test edilmişti. Perde arkasında çalınan kemanların Stradivarius mu yoksa bilimin ürettiği keman mı olduğunu hiçbir uzman anlayamamıştı. Prof. Schwarze’nin bu toplantıda ilan ettiği amacı, 2014’ten itibaren maddi gücü yetmeyen genç sanatçıların eline Stradivarius kalitesinde kemanlar verebilmek.

Haberi okuyunca hem umutlandım hem sevindim. “Kereste” zengini bir ülkeyiz. Demek ki her “kereste” doğru muamele görürse Stradivarius kalitesinde bir keman olabiliyor. Sadece birazcık bilim gerek.

Kaynak : [-]