bağlama

bağlama konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. bağlama konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. bağlama konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri bağlama konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Son dönemde büyük beğeniyle izlediğimiz Türk dizilerinin hemen hemen bir çoğunda bağlama vurgusu yapıldığını fark ettiniz mi?

Reyting rekorları kıran dizilerde Türk yapımcılar özellikle bu yıl senaryolarında müziğe önemli yer ayırdı. İzleyicinin de etkilenmesini ve bu enstrüman yönelmesini sağlayan dizileri sizler için araştırdık.

ÇUKUR – BAĞLAMA

Show Tv’de yayınlanan Çukur dizisi pazartesi günlerinin tartışmasız birincisi olmaya devam ederken, senaryosunu Gökhan Horzum’un yazdığı, yönetmenliğini ise Sinan Öztürk’ün üstlendiği dizi de sık sık bağlama sahnelerinin bulunması izleyicilerin dikkatinden kaçmıyor. Dizin ilk bölümlerinde de Aras Bulut İynemli’nin hayat verdiği Yamaç karakteri elektro gitar çalıyordu.

Dizide rap müzikte ön plana çıkartılıyor. Gazapizm‘in Heyecanı Yok şarkısı Çukur’da yer aldıktan sonra adeta patlama yaptı.  Heyecanı Yok şarkısının 45. Pantene Altın Kelebek Yılın Şarkısı ödülünü de aldığını hatırlatmakta fayda var.

Ayrıca Çukur dizisinin yanı sıra Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Söz ve Bir Zamanlar Çukurova dizilerinde de bağlama enstrümanına yer veriliyor.

İSTANBULLU GELİN – KEMAN & PİYANO

Başrollerinde Özcan Deniz, Aslı Enver ve İpek Bilgin’in yer aldığı Star Tv’nin dikkat çeken dizisi İstanbullu Gelin, senaryosunda yer alan keman ve piyano sahneleriyle dikkat çekiyor.

Özellikle Aslı Enver’in dizi de hayat verdiği Süreyya karakterinin kemana olan tutkusu, keman çalışı da izleyicileri adeta büyülüyor. Süreyya’nın yanı sıra dizi de Esma karakterine can veren İpek Bilgin’in piyano sahneleri de seyircilerden büyük beğeni topluyor.

İstanbullu Gelin’in yanı sıra bu sezon Show Tv’de yayınlanan Gülperi dizisinde keman ve Fox Tv’de yayınlanan Yasak Elma dizisinde ise piyanoya yer veriliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’na Özel Nar Sanat Eğitim kursumuzda piyano ve keman eğitmenliği yapan Fahri Karaduman’ın; Arka Sıradakiler, Doktorlar, Şöhret, Vatanım Sensin, Cesur ve Güzel, Seviyor Sevmiyor, Yüksek Sosyete, Şefkat Yerimdar, Dayan Yüreğim, Rüya, Kaybolan Yıllar, Serçe ve Söz’den sonra Gülperi dizisinde de imzası bulunuyor.

Bütün bu popüler dizilerin yanı sıra Çocuklar Duymasın ve Jet Sosyete de gitar ve Sen Anlat Karadeniz dizisinde ise kemençe ön plana çıkartılıyor.

Türk halk müziğinin en duayen isimlerinden olan Neşet Ertaş ölümünün altıncı yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor.

İşte ölümsüz usta Ertaş’ın hayat hikayesi:

Bozlak türkülerini ” feryat ” olarak isimlendiren Ertaş, 1938 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde hayata gözlerini açtı. Müzik hayatına başlamasındaki en önemli etken kendisi gibi saz üstadı olan babası oldu. Sanatçının çaldığı ilk çalgı annesinin yaptığı oyuncak bağlamaydı. Küçük yaşta bağlama ve keman çalmayı öğrendi. Küçükken babasıyla köyün eğlencelerinde saz çalıp türkü söylerlerdi.

8 yıl boyunca Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale, Keskin, Yerköy, Kayseri, Yozgat gibi yerleri gezerek babası ile birlikte geçimlerini sağlamaya çalıştı. Hal böyle olunca okula gidemeyen Ertaş’a, ağabeyi okuma ve yazmayı öğretti.

14 yaşında ilk albümünü yaptı.

Babasıyla aynı ruha sahip olduğunu her zaman niteleyen Ertaş, 1950’li yılların başında İstanbul’a gelerek babasının yazmış olduğu ” Neden Garip Garip  Ötersin Bülbül” adlı türküsüyle ilk plağını müzikseverlerine sundu. İstanbul Şen Çalar Plak’tan çıkan bu çalışmasıyla herkesin sevgisini kazanan Ertaş, geniş kitlelere ulaşmış ve tüm Anadolu da dinlenen bir ozan haline gelmiştir.

Geniş halk kitlelerinin yanı sıra musiki çevrelerinde de büyük ilgi uyandıran usta müzisyen “Garip” takma adıyla yazdığı şiirlerinde kendi hayatını tanıttı.

” Türkülerinin Babası “, ” Anadolu Efsanesi “, “Abdal Müzisyen” lakaplarıyla tanınan sanatçı İstanbul’da geçirdiği 2 yıldan sonra Ankara’ya yerleşti ve sanat hayatına burada devam etti.

Ankara Radyosu’nda “Mahalli Sanatçı” unvanıyla programlar yapmaya başladı. Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle enstrüman çalamamaya başlayan Ertaş, kardeşinin de daveti üzerine tedavisi için Almanya’ya yerleşti.

Türkiye’de çıkardığı plaklar, yaptığı radyo programları, konserler ve düğün performansları sayesinde büyük bir üne sahip olan Neşet Ertaş, Almanya’daki birinci kuşak Türk göçmenlerin de gönlünü kazandı.

Gelenekten gelen türküleri kendine has üslubuyla icra eden Ertaş, 2000’de İstanbul’da verdiği konserle sevenlerinin karşısına yıllar sonra yeniden çıktı.

“Devlet Sanatçısı” unvanını reddetti.

Ertaş, Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine teklif edilen “Devlet Sanatçısı” unvanını ise “Herkes bu devletin sanatçısı” diyerek kabul etmedi. Abdallık kültürünün son efsanesi olarak bilinen Ertaş, hayatta olduğu dönemde “Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi” kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca “Yaşayan İnsan Hazinesi” ilan edildi.

Eserlerinde Anadolu insanının acı ve kederini dile getirdiğini ifade eden Ertaş’a, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından 2011’de fahri doktora unvanı verildi.

Aynı zamanda sanatçının bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuvarlarda ders olarak okutuldu. Hayatı ve eserleri Prof. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanan Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012’de İzmir’de prostat kanserine yenik düşerek 74 yaşında vefat etti.

Erdal Erzincan, “Gezici Bağlama Atölyesi fikri doğu ile batı arasındaki fırsat eşitsizliğine tepki amaçlı ortaya çıktı. 25 yıllık bir eğitmen olarak bunu uzun zamandır kendime dert edinmiştim. Sanırım bu dert şimdi en doruk noktaya ulaştı ve ilk adım atıldı” diyor.

Erdal Erzincan Bağlama Kursu’nun düzenlediği “Gezici Bağlama Atölyesi” yola çıkmaya hazırlanıyor. Üç yıllık bir eğitim programını içeren Gezici Bağlama Atölyesi’ndeki dersler Erdal Erzincan Müzik Kursu’nda uygulanan sisteme göre gerçekleşecek. Erzurum, Erzincan ve Tunceli merkezli olarak düşünülen bu çalışma şehir merkezlerinde ve önceden belirlenmiş uygun çalışma ortamı olan köylerde yapılacak. Ücretsiz olarak gerçekleşecek atölye için Erzincan ile konuştuk.

Erzincan, “ Gezici Bağlama Atölyesi fikri doğu ile batı arasındaki fırsat eşitsizliğine tepki amaçlı ortaya çıktı. 25 yıllık bir eğitmen olarak bunu uzun zamandır kendime dert edinmiştim. Sanırım bu dert şimdi en doruk noktaya ulaştı ve ilk adım atıldı” diyor.

Atölyeye katılmak isteyen öğrenciler için 7-8 Eylül’de seçmeler yapılacak. Erzincan, İlk seçmenin kendi doğduğu köyde yapılacağını söylüyor ve ekliyor: “Yaş aralığı 8-12 olacak. Sınavlardan sonra oluşturulacak sınıfla 3 yıl ders yapılacak. Dersler için cumartesi ve pazar günlerini değerlendireceğiz. Ayda bir ben derslere katılacağım. Diğer dersler İstanbul’dan yönlendirilecek ve öğretmenler aracılığı ile gerçekleşecek. Dersler için genellikle köyler değerlendirilecek. Her hafta farklı bir köyde dersler yapılacak. Her köyde aynı zamanda derlemeler de yapılacak. Bu derlemeleri öğrencilerle birlikte yapacağız ve bu yolla onların bu anlamda deneyim kazanmalarını da sağlayacağız.”

Çalışma için belirlenen köylerin özellikle bağlama geleneğiyle uygunluğu göz önünde bulundurulacak. Bu yöntemle öğrencilerin geleneksel bağlama eğitimiyle yakın bir bağ kurması hedeflenleniyor. Atölyeye katılacak adaylarda belli bir düzeyde müzik kulağı ve bağlamada çalıp söyleme yetisi gibi koşullar aracak. Ücretsiz olan atölyenin sponsorluğunu Erdal Erzincan Müzik Kursu üstleniyor.

Erzincan, “Derslerin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için özel bir gayret gösterip uzaktan da teknolojik imkânlarla öğrencilerimle devamlı iletişim halinde olacağım. 3 yılın sonunda başarılı öğrencilerimle konserler vermeyi hedefliyorum” diyor.

Bağlama Eğitmenimiz Murat Hasgün, “Bağlamanın Gelişimi ve Müzik Eğitiminin Zeka Alanlarına Etkisi” konulu bir yazı kaleme aldı.

Türk Halk Müziği, Yurttan Sesler Korosu,  kültürel farkındalık, sanat ve müzik eğitimi ile bu eğitimlerin zeka alanlarına etkisi konularına değindiği yazıyı sizlerle paylaşıyoruz;

*****

Bağlama enstrümanını incelemek için öncelikle Türk Halk Müziğinin tanımını bilmekte fayda var. Türk Halk Müziği, halk kültürü içinde gelişmiş, zaman içinde derin, mekân içinde yaygın, babadan oğula, ustadan çırağa, kulaktan kulağa intikal ederek günümüze kadar gelmiş halk ezgilerinden oluşmaktadır.

Geleneksel Türk Halk Müziği özellikle Cumhuriyet dönemine kadar, oluşum aşamasındaki gibi yine herhangi bir sanat kaygısı gözetilmeden usta-çırak ilişkisi ile aktarılmış ve öğretiminde yazılı vesikalar yerine ustadan çırağa, kulaktan kulağa/kuşağa anlayışı benimsenmiştir. Geleneksel Türk Halk Müziğinin en önemli enstrümanlarından biri olan bağlama da Geleneksel Türk Halk Müziği ile aynı paralelde usta-çırak ilişkisi ile aktarılmış, icrası ve öğretiminde herhangi bir sanat kaygısı gözetilmemiştir. “…Usta-çırak ilişkisiyle günümüze kadar gelen bu kültürün önemli sazı olan bağlamanın, Cumhuriyet dönemine kadar geleneksel öğrenim yönteminin dışında bilimsel ve metodik çalışmaları yapılmamıştır.” (Akçalı, 2012:19,21). Fakat Cumhuriyet dönemiyle birlikte ülkemizde her alanda başlatılan gelişme hareketleri Geleneksel Türk Halk Müziğinde de kendini göstermiş, Geleneksel Türk Halk Müziği eserleri derlenmeye ve kayıt altına alınmaya başlanmıştır. Kayıt altına alınan Geleneksel Türk Halk Müziği eserleri, kitle iletişim araçlarının da yaygınlaşmasıyla birlikte daha geniş kitlelere ulaşmaya başlamıştır. “Bu yapılanmanın paralelinde, 1940’lı yıllarda Muzaffer Sarısözen’in ‘Yurttan Sesler Topluluğu’ nu kurması, tek kişilik çalış ve söyleyiş yerine toplulukların ve kurumsallığın benimsenmesine ilişkin bir gelişmedir.” (Pelikoğlu, 2012:18). “Yurttan Sesler Topluluğu’nun kurulmasıyla birlikte, Türküler ve paralelinde bağlama enstrümanının icrasında, tek kişilik çalıp söyleme geleneğinin yanı sıra, toplu icradan da söz edilir olmuştur.

Her enstrümanda olduğu gibi, bağlama enstrümanının toplu icrasında da belirli teknik kurallar (mızrap birlikteliği, ezgi uyumu vb.) olmasının gerekliliği düşünüldüğünde, bu oluşumun bağlama enstrümanına teknik icra yolunu açan ilk ve en önemli adımlardan biri olduğu sonucuna ulaşılabilir. (Haşhaş, 2013:2).

İnsan yaşamındaki teknolojik gelişmelerin, eğitim ve öğretime yansımasıyla birlikte her alanda yeni yöntem ve yeni tekniklerin ortaya çıktığı gözlenmektedir. Bu durumun kültürel değerleri de her açıdan etkilediği bilinen bir gerçektir. Özellikle bu değerlerin bir kısmı yok olurken bir kısmı ise alanında uzman kişilerin çabalarıyla desteklenerek geliştirilmeye çalışılmıştır. Türk Halk Müziği de bu değerlerin içinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Özellikle toplum tarafından kabul görmüş ve yerel unsurları içinde barındıran geleneksel çalgılarla ilgili olarak, usta çırak eğitimi şeklinde bilinen eğitimden akademik eğitime geçilmesiyle birlikte, bu çalgıların öğretimine yönelik çalışmalar da kendini göstermeye başlamıştır. Akademik kurumların içinde çalgı eğitiminin de yer almasıyla birlikte, öğretici ve öğrenci arasında en uygun öğretim yöntemlerinin kullanılmasıyla ilgili arayışlara geçilmesi kaçınılmaz olmuştur.

Cumhuriyet dönemiyle başlatılan ve günümüze kadar süregelen çalışmalar, bağlama enstrümanının özellikle mesleki müzik eğitimi veren kuruluşlarda (konservatuvarlar, müzik bölümleri, özel kurslar vb.) eğitim-öğretimini ve yapımının bilimsel temeller üzerine oturtulmasını ulusal ölçekte mümkün kılmıştır.

Halkın ortak değerlerle var ettiği ve tüm duygularını yalın haliyle içerisinde barındıran ve sunan Türk Halk Müziği ve bu müziğin temel enstrümanı olan bağlama, özellikle çocuk ve gençlerimiz tarafından doğru anlaşılıp aktarılırsa hem ülkemiz müziği korunup yaşatılmış olur, hem de kültürel farkındalık artmış olur.

 

SANATLA UĞRAŞAN ÇOCUKLAR TARİHSEL EMPATİ KURABİLİYOR

Yaratıcı işlerle uğraşanlar muhtemelen sanatın özellikle ilkokul eğitiminde önemli olduğuna katılacaklardır. Education Next ve Educational Researcher’da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, sanatla ilgilenen öğrenciler sadece sanatla ilişkili derslerde daha yüksek notlar almakla kalmıyor aynı zamanda daha anlayışlı oluyor, tarihsel empati kurabiliyor, eğitsel bellekleri ve eleştirel düşünme becerileri gelişiyor.

Yine 1978′ de Mc Carty, Mc Elfresh, Risce ve Wilson tarafından yapılan bir araştırmaya göre müzikle ilgilenmeye başlayan öğrencilerin okul otobüsündeki davranışlarında olumlu değişmeler gözlenmiştir. Colwell ve Davidson tarafından yapılan bir araştırmada ise sanatsal aktivitelerin olduğu Cuma ve Pazartesi günlerinde okula devamsızlık oranında düşüş vardır.

Dolayısıyla Müzik;

  • Okul ve toplum çevresine nitelikli yaşam için katkıda bulunur.
  • Öğrencilerin kariyer için hazırlanmalarında yardımcı olur ve hobidir.
  • Daha çok çalışmaya yönelterek günü yaşanabilir ve ilginç yapar.
  • Yaşamı zenginleştirir, diğer geçmiş ve şimdiki kültürler gibi kendi kültürel mirasımızı anlamamızı sağlar.
  • Takım çalışmasına teşvik eder.
  • Yaşam başarısının habercisidir.

Sanatın her dalı bireyi bir adım ileri taşır. Bireyin sanatsal ve kültürel anlamda kendisini tanıması, yaşadığı coğrafyaya ait olan müziğin ve bu müziğin icra edildiği enstrümanın farkında olmasıyla mümkündür. Bu bağlamda doğru ve farkındalığı arttıracak eğitim önemlidir.

Tüm bunlardan hareketle çocuk, ailenin ve bilinçli bir eğitim rehberinin önderliğinde sanata yönlenmeli, ilgi ve yeteceği doğrultusunda sanatın birleştirici yönüyle tanıştırılmalıdır.

Özellikle ilköğretim birinci kademedeki çocukların içinde bulunduğu yaş dilimi müzik yeteneğinin geliştirilmesi açısından çok önemlidir.

Unutulmamalı ki müziğin çoklu zekaya, sözel-dil zeka alanına, mantıksal-matematiksel zeka alanına, görsel-uzaysal zeka alanına, bedensel-kinestetik zeka alanına, sosyal zeka alanına ve içsel zeka alanına olumlu etkileri vardır ve Müzik, Tanrının kalabalıkta çaresizce dolaşanlara verdiği en güzel hediyedir.

2016-2017-egitim-donemi

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak tüm öğrencilere 2016-2017 eğitim döneminde başarılar dileriz. Hepimizin de bildiği gibi enformasyon çağında yaşamaktayız. Enformasyon çağında en önemli unsur bilgidir. Bilgili olmak için okumak, öğrenmeye açık olmak ve öğrenmeyi sevmek/sevdirmek gerekmektedir. Okula başlayan veya devam eden öğrencilerimize yalnızca “Oku, sadece oku , sadece şu okula kapak at, şu liseye girdin mi tamamdır!” cümleleri kurmayalım. Eğer bunu yaparsak hedef odaklarını daraltmış oluruz. Elbette bir hedefleri olacak.. Ancak hedefleri bu şekilde yönlendirilmemelidir. Yönlendirme bu şekilde olduğunda hedefini gerçekleştirmiş olsa bile öğrencinin algısı “Tamamdır bu kadardı başardım!” şeklinde olacaktır. Elbette bu olağan bir davranış olacaktır. Ancak bundan sonra aile olarak/destek olanlar olarak size daha büyük bir görev düşmektedir.

ogrenmeye-acik-olun

 

ONA BAŞKA HEDEFLER VERİN

Okulunu kazandıktan sonra sürekli kendini geliştirmesi gerektiğini vurgulamayın, dolaylı olarak anlatın. Nutuk algısı yaratacak konuşmalar bilinçaltında baskı uyandıracak ve savunma mekanizması olarak anlatılanları yapmak istemeyecektir. Vurgulamak yerine dolaylı olarak anlatmaya çalışın ya da olaylar kurgulayarak olayları örnekleyin veya kendi gözleriyle görmesini sağlayın. Kendi gözleriyle gördüğünde kendini geliştirmesi gerektiğini anlayacak ve başkalarında olup kendisinde olmayan şeyler için endişe edecektir. (Bir arkadaşının yabancı dil öğrenip kendisinin dil bilmemesi gibi..) . Bu olduğunda “Ben neden konuşmayayım? , Benim neyim eksik? , Öğrenirsem, bazı şeyleri daha kolay anlarım, daha kolay iletişim kurarım.” şeklinde kendisiyle bir konuşma yapacaktır. Bunun faydası çok daha olumlu olacak ve yeni hedeflerini her başardığında bir sonraki hedef onun için daha bir cezbedici olacak ve daha fazla başarmak daha fazla hedefe ulaşmak isteyecektir. Bu noktadan sonra zincirlerini kırıp ulaşabildiği herşeye ulaşmak isteyecektir. Dolayısıyla siz de aile olarak/destek olanlar olarak HEDEFİNİZE ULAŞMIŞ OLACAKSINIZ..

 

Tüm Nar Sanat öğrencilerine de ayrıca başarılar dileriz..

FERİDE NAZLI YILDIZ Bale
TUANA HAVİN AYDOĞDU Bale
CEREN DAĞIDIR Bale
DOĞA İREM TEKİN Bale
NİL NEVA USLUBAŞ Bale
GÖKÇE ÖDEN Piyano
IRMAK BUDAK Bale
SELİN SADIÇ Bale
FATMA CEREN KABİŞ Yaratıcı Drama
SİBEL GÜLER Piyano
TUĞBA SEHER KARANFİL Piyano
AYSARA ÖZENÇ Piyano
ÖMER ARPACI Org
TAN ONUR Piyano
CEREN KAYA Piyano
BETHANY TURLEY Piyano
İDİL DENİZ BAKIR Piyano
ASYA AHAT Resim
ZEYNEP CEYLİN GÜNENÇ Piyano
MİNA BAYHOCA Piyano
TUANA TAŞKIN Yaratıcı Drama
AYSU SERİNDAĞ Piyano
İPEK GÜRSEL Resim
ÇAĞLA KASAP Keman
CANER EREN Bateri
GÜLCAN ATALAY Keman
MAHİR ERBULAN Piyano
CEREN HELİN CANBOLAT Keman
EREN ÖZDEN Piyano
ATİLLA CEM ATASOY Piyano
MELİKE BEGÜM PALA Keman
NİSAN ETELİK Bale
IRMAK BAĞCI Bale
DOĞA UÇ Resim
BURCU DEMİRSAN AVCI Resim
ZEYNEP BEREN ÖZKUL Yaratıcı Drama
NİL SAHRA AKSAL Piyano
EFE ÖZAYDIN Yaratıcı Drama
ÖYKÜ GÜLEÇ Keman
BÜŞRA SILA ÜÇTEPE Piyano
JBİD GÖKTAŞ Piyano
DURU GÜNDÜZ Resim
DERİN DURU TEOMAN Yaratıcı Drama
ZEHRA MİNA FIRINCI Piyano
MERAL EREN Keman
AYŞENUR İMDAT Keman
DENİZ OCAK Flüt
EYLÜL ŞIKTAŞ Piyano
AHMET BEYİT SAĞBAŞ Yaratıcı Drama
BERAT ŞERİF DEMİR Piyano
BUSE YILDIRIM Gitar
BADE KIRKGÖZ Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
NİSAN KURT Piyano
DORUK OKTAY Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
GÖKSENİN ŞEYLAN Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
YEŞİM ÇELEBİ Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
UMUT OKTAY Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
OYA DİRİM Bateri
BARIŞ MUMCU Bateri
ATİLLA EFE ŞEYLAN Bateri
EMRE ÇETİNKAYA Bateri
EGE KEMAL COŞKUN Bateri
İRFAN METE TOSUN Bateri
MERT BAŞ Bateri
LARA SADİ Piyano
SEDA UNUR Flüt
EDA DEMİR Resim
GÜLLÜZAR YAĞIZ Resim
CANAN SAMSAMA Resim
DENİZ SEVİMLİ Resim
İDİL ONUK Resim
KLİM ANOKHİN Resim
ÇİĞDEM BARLAK Resim
DENİZ KAPLAN Piyano
EGEMEN NAKİPLER Şan
SİMGE KARAGÖZOĞLU Şan
ALİ OSMAN ALTUNDAL Viyolonsel
BADE İKİZGÜL Bale
NECLA BURCU BOZKURT Piyano
ATİLLA PAZARLI Bateri
BELİZ SOYSAL Piyano
DOĞA ATAKANLI Şan
FEYYAZ AYDIN ÖZAYDIN Şan
KARDELEN KAYHAN Şan
ZEYNEP ÖZGE GÜRSOY Tiyatro
ECE EVLER Tiyatro
KADRİYE YILDIRIM Şan
ASIM GÜVEN BOZKURT Piyano
ALEYNA GÜLOĞLU Piyano
ECRİN NUR ÇOLAK Yaratıcı Drama
YÜCEL GÜLOĞLU Bağlama
DENİZ BALCI Piyano
MELTEM TURGUT Tiyatro
İBRAHİM HALİL TÜTÜNCÜ Tiyatro
BERKİN AY Piyano
İKLİM KELEŞ Piyano
SEZEN GÜRCANOK Resim
DEFNE AKGÜN Bale
DURU KORKUTLAR Bale
ASLI DEMİROK Piyano
BERÇEM ÖZEK Bale
MELİS KURT Bale
MELİSA KAYA Keman
BAHAR ECE SARSIN Gitar
ZEYNEP ŞİTİLCİ Bale
SARP KILIÇ Gitar
MÜGE KORKMAZ SEVİM Resim
CANSU NUR KILIÇ Piyano
MERİÇ GÜRCAN Piyano
MERT ALTIN Resim
ELİF ERSİNTEPE Tiyatro
AHMET ÇAKAR Tiyatro
PINAR NADİR Resim
MURAT OYMAN Resim
EKİN ALKAN Yaratıcı Drama
İLAYDA MAKARAÇ Yaratıcı Drama
NİMA ABDULLAHİ Piyano
EYLÜL GÜLENÇ Flüt
NALAN AHMETREİSOĞLU Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
NİLCE GÖZÜKARA Bale
FATMA BETÜL BAŞURAL Bale
ELİF YEŞİLYURT Bale
DEFNE KARAOĞLU Piyano
NAZ BEREN OBUT Bale
ÖZGÜR ERENLER Güzel Sanatlar Lisesi ve Fakültelerine Hazırlık
KUTAY ÇETİN Yaratıcı Drama
DURU POLAT Resim
AYŞE ELA ŞENKAYA Piyano
BEREN ESENDEMİR Bale
NEHİR ERGÜN Piyano
AYŞE ECE ÖZÜLKÜ Bale
İDİL GÜLCE ÖZÜLKÜ Bale
EKİN GÖRE Resim – Akademiye Hazırlık
ENSAR ÇAKIR Tiyatro
DURU KAYA Bale
BELİNAY BEYDEMİR Bale
ONAT AKMAN Bateri
ÖMER UÇAK Bateri
ZEYNEP ADA UÇ Piyano
ARMAĞAN KORUCU Tiyatro
GÜNEŞ GÖZEK Keman
KÜBRA AYDIN Tiyatro
EKİN GÖKER Yaratıcı Drama
ŞEVVAL ZEYNEB BAŞ Resim
ONAT GÜRCANOK Bateri
MUAZZEZ ÇEVİK Gitar
OZAN ARDA ÖZDEN Bateri
SELİN ÜNSAL Keman
OĞUL GÜNEY Resim
GÖRKEM KALELİ Bateri
ELİF GÜNGÖR Şan
AYŞAT AKINCI Resim
MİHRİBAN SEHER DEMİRER Resim
VALERİ ARSLAN Resim
EGE YILMAZ Keman
SEMRA SANCAK Tiyatro
EGE YILMAZ Piyano
MERT GÜNEŞ Piyano
ATACAN APAYDIN Piyano
KÜBRA DURMUŞ Piyano
SU AZRA DAYIOĞLU Piyano
AYŞE BEREN BOZYİĞİT Bale
UMUT NİŞANTAŞ Solfej-Armoni
EDİZ ÖZTÜRK Yaratıcı Drama
DEFNE SERRA NEDİM Piyano
EREN SADIK GÜZEL Piyano
SİBEL KAYA Tiyatro
EMRE BİLGEN Yaratıcı Drama
NİLÜFER FİLİZ ATALAY Şan
ÖZGE ABAY Resim
DİLŞAH AKER Piyano
ERAY ÖZKAN Piyano
SELİN ESEN Bale
DUHA GÖNÜL YILDIZELİ Bale
AYAZ DURSUN Yaratıcı Drama
İREM ÖZTÜRK Yaratıcı Drama
MUSTAFA KEMAL YILDIRIM Şan
EFE RÜYA Yaratıcı Drama
FİKRİ EGE ÖZEN Resim
ELA ÖZBAŞ Piyano
CAN ERDOĞAN Resim
GONCA KUMBUL Keman
FATMA ESRA GÜNAYDIN Piyano
TÜLAY NAZ ÇAKIR Keman
BERKE ÇINAR Gitar
EMRE AYDIN Gitar
ELİF OLGUN Gitar
ELİF ERGÜN Flüt
AHMET YİĞİT BATUR Piyano
DURU ÇAĞLAR Bale
ELİF UNCU Şan
BATU SEFER Tiyatro
SÜMEYRA ARSLAN ÇIKI Bağlama
KAAN CHOUSEIN Yaratıcı Drama
MİM OĞULCAN KESKİNBORA Şan
EVCİM YILMAZ Keman
SILA ERGÜN Keman
DENİZ GERÇEKER Bale
AYŞE HATUN ÖZEN Yaratıcı Drama
HALİL İBRAHİM ÖZEN Yaratıcı Drama
EYLÜL GÖKKUŞ Bale
RÜZGAR ALMASULU Piyano
CEMRE ŞENGÜL Yaratıcı Drama
ELİF GÜREL Piyano
ORHUN SAĞIR Gitar
OVEIS KHATIBI Gitar
ÇAĞLA AYDIN Şan
CEREN HARPUTLUOĞLU Bale
SELİNSU ÖKDEMİR Piyano
ALİ GEÇGEL Yaratıcı Drama
ENGİN ESER GÜVEN Bateri
NİSA DİDE ÇOŞAN Keman
DURU KARAKAYA Tiyatro
SALİH MERT GÜMRÜ Tiyatro
BÜŞRA BAYLAR Yaratıcı Drama
ALMİLA EDA KUMRU Keman
BİLGE BERRA GÜNERİ Bale
MERVE ARTUÇ Şan
SULTAN YILDIRIM Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
SEYFİ TEMEL Gitar
NİSA NUR CANA Bale
ECRİN BETÜL KÖSE Bale
ADA İNCİ ŞENGÜL Bale
BATUHAN DOKSANBİR Klarnet
ŞEVVAL ALARA LAMUŞ Viyolonsel
KAAN GÜLCAN Güzel Sanatlar Lisesi ve Fakültelerine Hazırlık
ÇİÇEK KÖSEDAĞ Resim
ALEYNA ARSLANTÜRK Resim
MARİYA BALOĞULLARI Resim
MUSTAFA KAYRA SANAL Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
BATURALP ÇAM Bateri
EDA DEMİR Yaratıcı Drama
BURAK AKKAYA Piyano
DEMİR MİRZA Piyano
NİL ERGÜN Piyano
MERVE AYANOĞLU Piyano
RÜMEYSA DEMİRHAN Gitar
SERFİNAZ AKŞAHİN Bağlama
AZİZ EMİR DEMİRCİOĞLU Piyano
SAHRA CEMRE CANKAYA Bale
UZAY GÖKYILDIZ Yaratıcı Drama
ŞEFİK TUĞRA TELCİ Tiyatro
EYLÜL SANCAKLI Resim
RÜZGAR KAYABUNAR Resim
ÇAĞLA GÖKÇEN Piyano
GÜLSEMA DOĞA GÜNDÜZ Bale
BERKAN ARSLAN Bateri
EDA NİHAN ÖNDE Piyano
BARLAS KORKMAZ Bağlama
MÜCAHİT İSMET UÇAR Gitar
BUĞRA MERT DÖNGEZ Karikatür
ANIL DÖNMEZ Tiyatro
DİLARA AK Tiyatro
RANA FİRDEVS ÇAYIR Flüt
IŞIL ERSOY Tiyatro
İLKE GÜVEN Piyano
DERİN GÜNDÜZ Yaratıcı Drama
DEMİRHAN ALTINDİL Piyano
ECEM EREM KOCA Keman
YASEMİN ÖZYİĞİT Piyano
MUSTAFA BURAK DİKMEN Klarnet
DENİZ URGAN Resim
ESRA YÖRÜK KOÇAK Resim
DİLAN ARSLAN İşitme
ZEYNEL EREN ÖZYAR Tiyatro
KEREM NEJAT KAYA Yaratıcı Drama
ZEYNEP KARAKURT Yaratıcı Drama
EFE AKSU Yaratıcı Drama
SİNAN ZIRHLI Piyano
NESİM ZIRHLI Piyano
ASLIHAN ŞEN Piyano
SEDA CEBECİ Keman
DERYA SAYLIK Şan
EZGİ FIRAT Şan
ŞERİFE KÜBRA BUDAK Piyano
İLKNUR DOĞAN Keman
CANSEL ÖĞÜTCÜ Piyano
MELEK AKDAĞ Şan
OĞULCAN OFLUOĞLU Bateri
AYLİN PELİT Resim
AKIN KAYTAN Şan
EGE EMİROĞLU Piyano
OSMAN SULHAN Bateri
MİNE OKER Resim
SUĞRA GÜNER Resim
AYTEN AKALIN Resim
ABDÜLKERİM BALCI Bağlama
OZAN BİÇER Şan
YASİN YILDIRIM Resim
DURU BAL Resim
ELİF TÜLİN ŞAHİN Piyano
EYLÜL KILIÇ Resim
SİNEM VEDAT İşitme
MELEK CEYLAN Resim
M. FETULLAH GÜNDÜZ Piyano
ROJDA BULUT Piyano
GÜRAY BURAK KARAKUZU Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
CAN SARIKAYA Bateri
UTKU KIBRIS Yaratıcı Drama
HASAN ANIL UMMAN Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
ALİ ÖZÇOŞKUN Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
EMİRHAN GÖL Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
HASAN ALİYEV Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
EREN KOÇAŞ Piyano
MUSTAFA YURDAKADİM Piyano
HATİCE ÜRÜNDÜ Keman
NUR DENİZ DURSUN Keman
NEŞE COŞKUN Keman
DEFNE DEVLET AKTAŞ Bale
KARDELEN YILMAZ Piyano
KARWAN HAMAD Şan
ONUR TECİM Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
KAYRA EMİR Piyano
EMİR ADAR SAVSİN Gitar
ALP KAVAKLI Piyano
YAĞMUR FEYZA İHVAN Keman
UMUT ÇAKIR Keman
IRMAK ÖZSOY Keman
SILA KARTAL Bale
ELA NAZLI AKÇEŞME Bale
MÜNİR ORAL Keman
BEYZA YALVAÇ Keman
Doğaç Yılmaz Şan
NEDİM BALOĞULLARI Gitar
BİLGE TÜZEN Keman
ZEYNEP KASAPOĞLU Resim
SELEN KAYIKÇI Piyano
IRMAK DÜZGÜN Bale
SİBEL YANARATAŞ Piyano
PARVIN SEPEHRVAND Piyano
AYCA ŞİMŞEK Şan
EMRE CEBECİOĞLU Piyano
MERTKAN ZEYBEKOĞLU Piyano
ALP DENİZ Piyano
MELİHA ENGİN Piyano
ECE NEHİR AYDIN Tiyatro
JİYAN KIZMAZ Flüt
BORAN ÇALIŞ Bateri
NEHİR AKIN Yaratıcı Drama
EFE UĞURLU Yaratıcı Drama
NAZ SUDE DAĞISTANLI Gitar (Klasik,Bas,Elektro,Pop)
ERHAN KARAKAYA Şan
DEFNE ALEMDAĞ Resim
BELİZ UYSAL Piyano
YAĞMUR ÇELENK Gitar
ELİF DÜLGER Keman
BERKER GEZER Piyano
EBRU ARSLAN Gitar
ELİF ÖKSÜZ Şan
ANIL SİNANGİL Resim
ALİ CENKER AKKUŞ Tiyatro
FİGEN ÖZTÜRK Piyano
ELİF KIRÇİÇEK Keman
HALİL ARAS BOZKAYA Bateri
ÇAĞLA KELEŞ Piyano
GONCA VARDAR Piyano
BAHAR ÖZLEM EKER Şan
ZEYNEP TAYDAŞ Piyano
TOLGA YELKENBASAN Şan
ELVİN SU TATLI Resim
ZEYNEP ENGİN Klarnet
ESMANUR GENÇ Resim
YELİZ KORKMAZ Resim
DİLA KARAGÖZ Piyano
YUNUS KAYA Flüt
PINAR SEYHUN Resim
FİDAN UCUZ Resim
BERDAN YILDIZ Piyano
CAN GERÇEK AYGÜNEŞ Yaratıcı Drama
MERVE BAŞARAN Bale
NEZİHE NİLDEN TUNA Piyano
ŞAHİN DURNA Şan
ARDEN EGE MAYISOĞLU Piyano
EMİR KARADEMİR Piyano
NAMIK MERT YİĞİT Yaratıcı Drama
SİAMAK SADEGHDOKPT Bağlama
BERFİN ERDEM Piyano
ÇAĞAN KAYTAN Yaratıcı Drama
ALİ AYDIN MENEKŞE Yaratıcı Drama
YASEMİN KOCAMAN Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
ZEYNEP BERATOĞLU Yaratıcı Drama
CANAN KAYALAR Şan
HASAN BOZYOKUŞ Tiyatro
ÖMER KAYALI Yaratıcı Drama
FATMA DORA ALTAŞ Piyano
DURU KOÇAK Piyano
İDİL KOÇAK Piyano
ILGIN TUMAN Resim
İKBAL ALAN Yaratıcı Drama
EBRU AYSOYSAL Piyano
CEREN DİZAR Resim
YADEN BUYRUK Bale
DİLEK ÖZGÜR Resim
SUNA DENİZ KESKİN Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
DORUK DİKMENLİ Yaratıcı Drama
ZEYNEP ÖRÜK Yaratıcı Drama
ENSAR KAYRA YILDIRIM Yaratıcı Drama
ÖMER TUĞRA YILDIRIM Yaratıcı Drama
ÖMER SAFA OLGUN Gitar
TALAT CANTÜRK GÜRSUL Gitar
BÜŞRA HİKMET UTKU Piyano
BEYZA ÇAVUŞ Resim
ECE FUNDA ŞAHİN Keman
DENİZ EFE EMECAN Bateri
DEFNE KURAN Bale
MURATHAN ATEŞ Yaratıcı Drama
YİĞİT ATEŞ Resim
BATUHAN ARGÜN Yaratıcı Drama
BURAK ÇAVUŞOĞLU Piyano
NİSA DENİZ KARA Yaratıcı Drama
EMİNE CABIOĞLU Resim
BUSE NUR ULAK Flüt
HAVVA ÇEVİK Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
HATİCE KARAKÖSE Bağlama
RECEP YİĞİT YÜKSEL Gitar
AYŞE SELİN YURTSEVER Bale
EMRE ANAPALI Gitar
İREM TEKKELİ Gitar
DENİZ EFE EMECAN Bateri
SEYFİ İSLAM CERAN Piyano
SEYFİ İSLAM CERAN Resim
METE ÖNAL Piyano
JANBERK BULUT Piyano
SENA TUNÇ Bale
YASİN BUYRUK Keman
BERKİN DURMAZ Bateri
KHANBALA ALİYEV Gitar
EREN CANER Bateri
AHMET BURAK ŞAHİN Keman
MUSTAFA MUMAY Gitar
BEREN HEPSERT Gitar
ÇAĞAN KEMERLİ Gitar
GÜRKAN YILMAZ Piyano
ZULFİYA ZAHİDOVA Piyano
HASAN EMRE ERDURAK Gitar
ABDOLMAJID ASKARIZADEH Piyano
TÜRKAN AYGEN Gitar
BARTU USTAOĞLU Yaratıcı Drama
ELA ÖZCAN Yaratıcı Drama
ZEHRA YAZICI Resim
NEHİR KOCAGİL Bale
ARDIÇ AKSU Resim
BELEN ÖZGÜÇ Bale
ULAŞ HEPSERT Klarnet
AZRA BAYRAM Yaratıcı Drama
FURKAN ERDEM HÜNER Yaratıcı Drama
ARDA SOYLU Piyano
DENİZ SAYLIK Piyano
ZEYNEP PEKER Resim
EMRE CAN SÜRAL Şan
SERKAN KONCAOĞLU Piyano
KEMAL EREN TÜRKMEN Yaratıcı Drama
MERT ÖZTÜRK Gitar
EFE ÜNSAL Piyano
MUSTAFA ASIM DEMİRKOL Keman
NAZLI EVİN TAŞATAN Şan
GAMZE BAL Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
İDİL KORKUT Resim
YAĞMUR AKTAĞ Yaratıcı Drama
MİNA YILMAZ Piyano
SERTAÇ İÇTEN Gitar
METİN AYDIN Gitar
ECRİN BODUR Resim
BEGÜM ÖNEY Bale
HAZAN ERBAŞ Şan
ERKAN KÖSEOĞLU Keman
SELEN ORUÇOĞLU Şan
MİNA YILDIZ Piyano
İPEK DOLU Piyano
EMEK DENİZ DOĞAN Piyano
AHMET AĞLIÇ Piyano
ZEYNEP AKÇA Keman
ÖZLEM BULCU Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
ELA EFLİN METİN Bale
NURAN GEZİCİ Resim
DEFNE BAKIR Resim
İLAYDA YALÇIN Akordeon
FİKRET ZAFER DUVAN Bağlama
RÜZGAR ÖZDEMİR Yaratıcı Drama
AYNUR KESEROĞLU Düğün Dansı
NİSA KÜPELİ Piyano
ÖMER TAYLAN ŞAHİN Gitar
SERKAN KORKMAZ Gitar
EGE EREN ŞEN Flüt
DERİN SU KORKMAZ Yaratıcı Drama
MURAT ÇETİNKAYA Keman
ELA ZEYNEP GÜLTEKİN Yaratıcı Drama
FULYA KARA Resim
MUSTAFA AKKIZ Bağlama
DORUK YILMAZ Gitar
METEHAN ALTINDİL Şan
SELVİ DUYUM Keman
CANSU YILMAZ Piyano
AYNUR BAYDİLLİ Şan
ASYA TÜRKSEVEN Bale
ZAFER BERKEHAN PEKKAN Gitar
URFAN JAFAROV Düğün Dansı
ELİF BEŞİNCİ Şan
OSMAN DÖNMEZ Resim
DORUK RÜZGAR SARAÇER Piyano
FULYA MUTLU Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
FATMANUR ÇEBİ Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
YETER ÇEBİ Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
GUSHODAKHON SOTVOLDIEVA Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
PINAR ÖZTÜRK Piyano
OKAN BEYHAN Düğün Dansı
AYŞENUR DEMİR Resim
ALİ KOÇ Bağlama
ZEYNEP ŞEYHOĞLU Bateri
EGE SEZEGEN Gitar
SÜMEYYE BARUTÇU Resim
MEHMET YILMAZ Şan
KAAN YİĞİT FIRAT Gitar
İBRAHİM HALİL ÜNLÜ Bağlama
RÜZGAR BİROL Yaratıcı Drama
DOĞA BİROL Yaratıcı Drama
BEYZA BARANOK Piyano
DERİN ALKAYA Piyano
ŞİMAL NWOKORO Şan
AYBERK OKAN HACER Gitar
SEVİM GAMZE ÇANKAYA Piyano
HATİCE ERDOĞAN Dans(Latin,Tango,Hip-Hop,Oryantal)
İREMSU UYGUR Şan
BURÇAK SEVEN Piyano
CAN KEREM AK Bateri
AYFER DEMİREL Resim
EFE ERİŞ Resim
FATİH MEHMET KAYA Şan
IRAZ KOBAN Bale
PELİN ŞİRİN Piyano
AYŞE NAZ MİRASYEDİ Yaratıcı Drama
ARAT MUSOSOĞLU Şan
BERKAY ERYILDIZ Gitar
LİDA TURĞUT Tiyatro
BİLGE ERDOĞDU Piyano
İREM BOZKURT Tiyatro
FERHAT ERİNÇ Klarnet
ŞEYDA SARIÇAY Flüt
KEREM KAHYA Gitar
ÇAĞLA DEMİR Şan
SENA ERTOP Keman
ONUR ERDOĞAN Keman
HAZAR PARMAKSIZ Piyano
ASELNAZ ELİDOĞRU Bale
GÖZDE DÖNMEZ Bale
SİNAN ÜLKEN Bateri
EGE ERUÇAR Viyolonsel
YUSUF KÖSE Resim
BUSE ÇEVİKBAŞ Yaratıcı Drama
ELİSA AYDIN Keman
MAZİ KUTLU Piyano
GÜLBİN ZEYNEP ARAL Piyano
SELİM TUNA Piyano
TUANA AĞRİKLİ Tiyatro
SİNAN ÇOLAK Klarnet
İNCİ TEMUR Bale
TAYFUR ÖZBOLAT Bağlama
CEMRE DAĞ Bale
DURU UYSAL Bale

 

 

yaz okulu

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 yaz sezonu için yaz okulu gruplarımız başlamaktadır. Akıl oyunları seti ve ZeKare eğitim setleri ile basitten karmaşığa doğru bilinçaltı eğitimi temelli başlayacak olan eğitim; her ayın sonunda veliye hangi konuda eksik, hangi konuda dikkatli hangi konuda daha başarılı olduğu konuyla ilgili rapor olarak sunulacaktır. “Hangi alanda nasıldı?, Ne tür destekler verildi? , Hangi gelişim özelliğinin ileride desteklenmesi lazım? , Hangi zeka alanı daha kuvvetli?” sorularının cevaplarını velilerimiz rapor halinde eğitmenimizden alacaklardır. Gün içerisindeki eğitim devam edecektir. Gün içerisinde rutin çoklu eğitim devam ederken, birebir özel eğitim ile ilgilenen eğitmenimiz bazı saatlerde arkadaşlarımızı birebir eğitime alarak zeka gelişim programını uygulayacaktır. Buradaki asıl amacımız; okul öncesi dönemdeki çocuklar emici beyindir, yani herşeyi alırlar fakat hepsini alma becerisi ya da hedefe ulaşma becerisi farklıdır. İleriye giden çocukların geridekilere uyum sağlaması zor olur, zor öğrenenlerin de ilerideki çocuklara uyum sağlaması zor olur. Bu nedenle hepsine ayrı ayrı gelişim programı uygulanması gerekmektedir.  Bu program daha çok Montessori eğitim programından etkilenerek hazırlanmış bir programdır ama Montessori eğitiminin tamamı baz alınmamıştır. Çünkü Montessori eğitiminin devamında Türkiye ‘de devam edebilecekleri bir okul bulunmuyor. Biz geleneksel eğitimimizi hazırlayacak şekilde bu materyalleri uygulayacağız. Materyallerimizin tanıtımını eğitmenimiz randevu ile tanıtabilmektedir. Bu materyaller görsel algı becerisi, konsantrasyon becerisi , el-göz koordinasyonunu geliştiren materyallerdir.

montessori egitimi

Montessori Eğitimi Nedir?

Montessori eğitimi İtalyan bir doktor ve eğitimci olan Maria Montessori tarafından geliştirilen ve serbestlik, sınırlar içinde özgürlük ile bir çocuğun doğal psikolojik, fiziksel ve sosyal gelişimine verdiği önem ile tanımlanan bir eğitim yaklaşımıdır. “Montessori” adı altında bir dizi uygulama bulunsa bile, Association Montessori Internationale (AMI) ve Amerikan Montessori Cemiyeti (AMS) aşağıdaki unsurları esas olarak belirlemiş bulunmaktadır:

  • Büyük çoğunlukla 2.5 ya da 3 yaşından 6 yaşına kadar çocuklar için oluşturulmuş karma yaş sınıfları,
  • Belirlenmiş seçenekler içerisinden, öğrencinin kendi seçeceği faaliyetler,
  • Bölünmeyen çalışma zamanı blokları, ideal olarak üçer saat,
  • Öğrencilerin doğrudan eğitim (yönergeler) yerine malzemelerle çalışarak kavramları öğrenmelerine dayalı “Yapılandırmacı” ya da bir “keşif” modeli,
  • Montessori ya da arkadaşları tarafından geliştirilmiş olan özelleştirilmiş eğitim malzemeleri,
  • Sınıf içerisinde hareket özgürlüğü,
  • Montessori metodu için eğitilmiş bir öğretmen

Bunlara ilave olarak, birçok Montessori okulu onun yayınlanmış eserlerinde yer alan Montessori’nin insan gelişimi modelini referans alarak programlarını tasarlamakta ve Montessori’in hayatı boyunca verdiği eğitici eğitimi derslerinde tanıtılan pedagoji, ders ve malzemeleri kullanmaktadır.

Okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar; sosyal bilimler, görsel sanatlar,spor ve becerilerin geliştirilmesi de önemlidir. Çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Matematik, fen eğitimleri ve soyut kavramları en iyi öğretmenin yolu müzik,drama ve spor uygulamalarıdır. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formulüdür.

YAZ OKULUMUZUN YAPISI

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri,

-Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim,

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği,

-ORFF destekli  Müzik Etkinliği,

-Bahçede açık hava oyunları,

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi,

-Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

-İlgi köşelerinde serbest zaman,

-Sabah Kahvaltısı,

-Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler),

-Bahçede açık hava oyunları,

-Orff destekli müzik etkinliği,

-Öğle yemeği,

-Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır),

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Meyve saati,

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği),

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

  • Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.
  • Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)
  • Bale
  • Resim dersleri ücretsizdir.
  • Yaş Grupları
  • 3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.
  • Kontenjanımız 20 kişi ile sınırlı olup, daha detaylı bilgi ve eğitmen randevusu için bize telefonla ulaşmak için 0212-570-80-68 veya 0530-880-71-80 numaralarından veya e-mail yoluyla ulaşmak için info@narsanat.com adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

yaz okulu

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 yaz sezonu için yaz okulu gruplarımız başlamaktadır. Akıl oyunları seti ve ZeKare eğitim setleri ile basitten karmaşığa doğru bilinçaltı eğitimi temelli başlayacak olan eğitim; her ayın sonunda veliye hangi konuda eksik, hangi konuda dikkatli hangi konuda daha başarılı olduğu konuyla ilgili rapor olarak sunulacaktır. “Hangi alanda nasıldı?, Ne tür destekler verildi? , Hangi gelişim özelliğinin ileride desteklenmesi lazım? , Hangi zeka alanı daha kuvvetli?” sorularının cevaplarını velilerimiz rapor halinde eğitmenimizden alacaklardır. Gün içerisindeki eğitim devam edecektir. Gün içerisinde rutin çoklu eğitim devam ederken, birebir özel eğitim ile ilgilenen eğitmenimiz bazı saatlerde arkadaşlarımızı birebir eğitime alarak zeka gelişim programını uygulayacaktır. Buradaki asıl amacımız; okul öncesi dönemdeki çocuklar emici beyindir, yani herşeyi alırlar fakat hepsini alma becerisi ya da hedefe ulaşma becerisi farklıdır. İleriye giden çocukların geridekilere uyum sağlaması zor olur, zor öğrenenlerin de ilerideki çocuklara uyum sağlaması zor olur. Bu nedenle hepsine ayrı ayrı gelişim programı uygulanması gerekmektedir.  Bu program daha çok Montessori eğitim programından etkilenerek hazırlanmış bir programdır ama Montessori eğitiminin tamamı baz alınmamıştır. Çünkü Montessori eğitiminin devamında Türkiye ‘de devam edebilecekleri bir okul bulunmuyor. Biz geleneksel eğitimimizi hazırlayacak şekilde bu materyalleri uygulayacağız. Materyallerimizin tanıtımını eğitmenimiz randevu ile tanıtabilmektedir. Bu materyaller görsel algı becerisi, konsantrasyon becerisi , el-göz koordinasyonunu geliştiren materyallerdir.

montessori egitimi

Montessori Eğitimi Nedir?

Montessori eğitimi İtalyan bir doktor ve eğitimci olan Maria Montessori tarafından geliştirilen ve serbestlik, sınırlar içinde özgürlük ile bir çocuğun doğal psikolojik, fiziksel ve sosyal gelişimine verdiği önem ile tanımlanan bir eğitim yaklaşımıdır. “Montessori” adı altında bir dizi uygulama bulunsa bile, Association Montessori Internationale (AMI) ve Amerikan Montessori Cemiyeti (AMS) aşağıdaki unsurları esas olarak belirlemiş bulunmaktadır:

  • Büyük çoğunlukla 2.5 ya da 3 yaşından 6 yaşına kadar çocuklar için oluşturulmuş karma yaş sınıfları,
  • Belirlenmiş seçenekler içerisinden, öğrencinin kendi seçeceği faaliyetler,
  • Bölünmeyen çalışma zamanı blokları, ideal olarak üçer saat,
  • Öğrencilerin doğrudan eğitim (yönergeler) yerine malzemelerle çalışarak kavramları öğrenmelerine dayalı “Yapılandırmacı” ya da bir “keşif” modeli,
  • Montessori ya da arkadaşları tarafından geliştirilmiş olan özelleştirilmiş eğitim malzemeleri,
  • Sınıf içerisinde hareket özgürlüğü,
  • Montessori metodu için eğitilmiş bir öğretmen

Bunlara ilave olarak, birçok Montessori okulu onun yayınlanmış eserlerinde yer alan Montessori’nin insan gelişimi modelini referans alarak programlarını tasarlamakta ve Montessori’in hayatı boyunca verdiği eğitici eğitimi derslerinde tanıtılan pedagoji, ders ve malzemeleri kullanmaktadır.

Okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar; sosyal bilimler, görsel sanatlar,spor ve becerilerin geliştirilmesi de önemlidir. Çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Matematik, fen eğitimleri ve soyut kavramları en iyi öğretmenin yolu müzik,drama ve spor uygulamalarıdır. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formulüdür.

YAZ OKULUMUZUN YAPISI

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri,

-Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim,

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği,

-ORFF destekli  Müzik Etkinliği,

-Bahçede açık hava oyunları,

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi,

-Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

-İlgi köşelerinde serbest zaman,

-Sabah Kahvaltısı,

-Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler),

-Bahçede açık hava oyunları,

-Orff destekli müzik etkinliği,

-Öğle yemeği,

-Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır),

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Meyve saati,

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği),

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

 

  • Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.
  • Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)
  • Bale
  • Resim dersleri ücretsizdir.
  • Yaş Grupları
  • 3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.
  • Kontenjanımız 20 kişi ile sınırlı olup, daha detaylı bilgi ve eğitmen randevusu için bize telefonla ulaşmak için 0212-570-80-68 veya 0530-880-71-80 numaralarından veya e-mail yoluyla ulaşmak için info@narsanat.com adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

 

 

Oda Müziği -Murat Hasgün

Oda Müziği -Murat HasgünMüzik eğitiminin amaçlarından biri de, kendi müzik kültürümüzün yanında evrensel müzik kültürlerinin tanıtılması ve öğretilmesidir. Evrensel müzik kültürünün bir boyutu olan çok seslilik ise, geleneksel Türk müziğinin yapı ve ifade özelliklerine aykırı düşmemek koşuluyla önem arz etmektedir. Öyle ki Türk müziğinin çok seslendirilmesi ilgili yapılan bazı çalışmalar, müziğin geleneksel üslubunu yok etmiş ve bu durum, “Türk Müziğinde çok sesli çalışmalar yapılmalı mı, yapılmamalı mı” tartışmasını beraberinde getirmiştir. Bu tartışmalar çok yaygın olmamakla birlikte hala süredursun, ben, ana hatlarına zarar vermemek şartıyla Türk Müziğinin çok seslendirilmesi konusunda herhangi bir sakınca görmüyorum. Hatta düşüncem o ki; aşırı koruyucu disiplinler, zaman zaman bu koruyuculuğu abartıp, Türk Müziği üzerinde baskıcı bir anlayış oluşturmuşlar ve bu durum, müziğimizin kendi kimliğini ‘paylaşmasına’, dolayısıyla gelişmesine engel olmuştur. Türk müziği icra eden oda müziği topluluklarının sayı bakımından az olması, sanırım çok sesliliğe duyulan ön yargının yansıması.

Bu noktada, Çok Seslilik ve Oda Müziği konularını, tanımlardan yola çıkarak açıklamak yerinde olur.

Çok seslilik

Çok seslilik ile ilgili birden fazla tanım yapmak mümkün. Bir tanıma göre; “Aynı anda tınlayan seslerin, belli bir amaca yönelik olarak ve zamanla değişen görüşlere göre bir düzen içinde kaynaşmasıdır.”(Cangal, 1988:147). Başka ve daha geniş bir tanıma göre ise; “Birden fazla ses partisinin yer aldığı müzik. Gelişim süreci, Avrupa’da orta çağdan günümüze uzanır. 11.yüzyıldan başlayarak gelişen çok seslilik, yöntem bakımından iki genel yönelim izlemiştir: Birincisi Polyphoni (polifoni) olarak nitelenen kontrpuan tekniğine dayalı yatay çokseslilik; ikincisi, Homophonie (homofoni) denen armoni bilimi ve sanatına dayalı dikey çokseslilik. Çağdaş müzikte ilke olarak bu iki çok seslilik yöntemine bağlı kalınmamış yeni çok seslilik stil ve teknikleri geliştirilmiştir” (Say, 2002:135).

Çok seslendirme yönteminin ilk örnekleri barok çağın başlangıcı sayılan 1600 yıllarına rastlamaktadır. Rönesans (1450-1600) ve barok (1600-1750) çağın en önemli çok seslendirme yöntemi olan “kontrapunt”taki “yatay çokseslilik” örgüsüne karşıt olarak aynı anda tınlayan seslerin “dikey” ilişkisine dayanan armonik çok seslendirme, bütün barok çağ boyunca kontrapuntla yan yana (kimi zaman iç içe) kullanılmış olmasına karşın, kullanılan yöntemin teknik yanı ile ilgili yazılı açıklamalar ilk kez 1722 yılında Rameau tarafından yapılmış, konunun teknik yanını ifade eden “armoni bilgisi” terimi de ilk kez G.A.Sorge’nin “Armonik Özet ya da Armoni Bilgisi” (Conpendium harmonicum oder… Lehre von de Harmonie, 1760) başlıklı kitabında kullanılmıştır (bkz.,Cangal, 1999)

Türk Müziğinde çok seslilik

Türk müziğini ilk kez çok sesli yazan kişinin Sultan V. Murad olduğu bilinir. Sultan V. Murad Osmanlı padişahları arasında en çok batı tarzı eser vermiş olanıdır. Armonilenen ilk Türk parçası, Weber’in “Oberon” operasındaki bir Rumeli oyun havasıdır. Ülkemizde çok sesli müziğin gelişimi Cumhuriyet sonrası açılan müzik okulları, bandoların kurulması ve bestecilerimizin yurt dışına gönderilmeleri ile başlar. İlk olarak 19. yüzyılın ortalarında etkilerini gösteren batılaşmanın da etkisi ile tek sesli olan Osmanlı müziği, değişerek çok sesli hale geldi. Cumhuriyetin ilan edilmesi ile birlikte Avrupa da müzik öğrenimi alan Cemal Reşit Rey, Türkiye’ye geri dönerek İstanbul kurslarında öğretmenlik yapmaya başladı. Öğretmenlik döneminde yetenekli gençlere müzik eğitimi vererek, onların Avrupa’ya gidip eğitim alması sağladı. Türk müziğine katkılarından dolayı, çok sesli Türk müziğine adları Türk beşleri olarak geçmiştir. Türk beşleri olarak bilinen isimler Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun ve Necil Kazım Akses’dir.

Türk beşlerinden sonra bu alanda, Nuri Sami Koral, Kemal İlerici, Ekrem Zeki Ün, Bülent Tarcan, Sabahattin Kalender, Nevit Kodallı, Ferit Tüzün, İlhan Usmanbaş, Bülent Arel, İlhan Mimaroğlu, Muammer Sun, Cenan Akın, Cengiz Tanç , Kemal Sünder, İlhan Baran, Yalçın Tura, Ali Doğan Sinangil gibi isimler ürünler vermişler ve vermeye devam etmektedirler. Bu kuşaktan sonra da yine bu alanda, giderek artan oranda bir çok besteci ürün vermeye devam etmektedir. Günümüzde ise bu alanındaki besteci sayısı 60′a yaklaşmıştır. Cumhuriyetin kurucusu olan Atatürk de çok sesli müziğe önem vermiştir. Atatürk çok sesli müziğin ülke çapında yaygınlaştırılması amacıyla en ünlüsü 1927 Sarayburnu söylevi olmak üzere bir çok konuşmasında konuyu gündeme getirmiştir.

Oda Müziği

Oda müziği, konser salonunun aksine bir odada veya küçük bir salonda çalınmak amacıyla yapılan ve genellikle çalgı toplulukları için yazılan, yaylı çalgılar dörtlüsünde olduğu gibi her partinin bir çalgıyla çalındığı klasik müzik formudur (Hutkinson Müzik Sözlüğü, 2004, sf.120). Oda müziği, bir zamanlar vokal müzik ve çalgısal müziği kapsardı. Ama bugün terim her bir partiden yalnız bir kişinin sorumlu olduğu (her partiyi tek bir çalgının çalması bakımından diğer orkestral müzikten ayrılır), sınırlı sayıda müzisyen için yazılmış çalgısal çalışmalar için kullanılmaktadır (Collins Müzik Ansiklopedisi, 1991, sf.113). Köken olarak “oda müziği” terimi bir misafir odasında veya küçük bir salonda sınırlı sayıda bir dinleyicinin önünde veya dinleyici olmadan ev ortamında gösteri için yazılan ve solo çalgılardan oluşan müziği ifade eder (Çelenk, 2001, sf.20).

Oda müziği terimi, sonat biçimindeki çalgı parçalarını belirtir. Başka bir deyişle bir grup çalgı için yazılmış sonat veya senfonidir. Wagner dışında 19. ve 20. Yüzyıl bestecilerinin çoğunluğu bu alana ilgi duymuşlardır. Günümüzde oda müziğinin alanı daha da genişlemiştir. Terim bir veya daha fazla çalgı için yazılmış sonatları, ikilileri, üçlüleri, dörtlüleri, beşlileri, altılıları kapsar. Solo veya eşlikli ses parçaları da bu kapsamdadır. (Say 1992, sf.966)

H.Ulrich’e (1966, sf. 2) göre oda müziği, alanı tanıyanlara keyif veren zengin bir kaynaktır. Bir kere literatürlerin en eğlenceli ve en kıymetli olanıdır. Müzik alanındaki amatörler bunu genelde hobi olarak yapar ve müzik alanındaki varlığını ona borçludur. Profesyonel müzisyen ise bu müziği gevşemek amacıyla ve başka hiçbir alanda bulamadığı bir hazzı yaşamak için kullanır. Hem müziksel hem de sosyal açıdan özel yetenek isteyen oda müziği, amatör ya da profesyonel olsun daha çok zevk için yapılır.

Türk Müziği bağlamında oda müziği

Türk müziğinin geleneksel icra yapısı ve ifadesine aykırı olmayacak şekilde, orkestra müziğinden farklı olarak, az sayıda müzisyenden oluşan küçük topluluklarca, konser salonundan daha küçük bir salonda çalınır. Oda müziği toplulukların­da orkestra şefi yoktur. Toplulukta uyum sağlama ve yönetme işini genellikle çalgıcılar­dan biri yürütür. Örneğin, bir yaylı çalgılar dörtlüsünde bu işi birinci keman üstlenir. Geleneksel oda müziği topluluğu “yaylı çalgılar dörtlüsü” biçimindedir.

Geleneksel çalgılarımızın oda müziği kimliğinde çok sesli bir pota içinde değerlendirilmeleri fikri, dönemin azınlıkları dikkate alınarak, 19. yüzyıldaki ilk nota yayınlarında piyano eşliği şeklinde başlamıştır 1930 sonrasında H. Saadettin Arel, arkadaşı Dr. Zühtü Rıza Tinel ile birlikte oluşturdukları “Kemençe Beşlemesi” hem bir ilk, hem bir mihenk taşı olmuştur. Fakat tüm bu ve benzeri atılımların, Arel’in vefatından sonra sessizliğe büründüğünü söylemek mümkün. Öyle ki günümüzde, Türk müziği icra eden oda müziği topluluklarının sayı bakımından az olması, konuya spesifik bir örnek.

Sonuç

Örnek olarak Türk Halk Müziğini ele alırsak, bu müzik için ‘tek sesli’ demek, çokta doğru olmaz. Öyle ki halk müziğinin yapı taşı Bağlama, geleneksel olarak tek tel ile değil, tüm teller kullanılarak (yöre tavırlarına göre farklılık gösterebilir) çalınır. Nitekim alt tel, ana melodiyi çalarken, aynı anda orta ve üst tel, melodiye eşlik eder ve doğal bir çok seslilik oluşur. Bu mantıktan hareketle, kendi müziğimizi, tekrar söylüyorum, ana hatlarını bozmadan ve erozyona uğratmadan, geliştirmek ve ileri kuşaklara taşımak istiyorsak; geleneksel anlayışı bozmamak koşuluyla bu tür yeniliklere, başka bir tabirle bu tür buluşturmalara açık olmalıyız. Bağlama, senfoni orkestrasıyla, repertuarından ödün vermeden çalabilmeli veya bir tambur, oda müziği topluluklarına girebilmeli.

Demem o ki gelişime açık olmak, doğal olanı bozmayacaksa, ona zarar vermez.

*

Murat Hasgün ‘ün makalesini buradan indirebilirsiniz.


 

Bozkırdan Gelen Keman Sesi

Bozkırdan Gelen Keman Sesi İstanbul Üniversitesi öğrencileri 10 Aralık Perşembe günü yapılacak olan seminerde öğrenciler Köy Enstitülerini ve edebiyat alanına etkilerini konuşacaklar.

1940’lı yıllarda açılan Köy Enstitüleri 1954’e kadar çok büyük etki yarattı. Kültür derslerinden, ziraat dersleri ve teknik derslere kadar bir çok dersin verildiği Köy Enstitüleri’nde ise 17251 Köy Öğretmeni yetişti.

Köy Enstitülerinin yarattığı etkilerden birisi de kültür sanat alanında oldu. Mandolin, keman, bağlama gibi bir çok çalgı eğitiminin verildiği Köy Enstitüleri’nde konserler düzenlenmiş ve  tiyatro oyunları oynanmış, bunun yanı sıra Köy Enstitüleri halk dünya edebiyatıyla tanışmıştı.

İstanbul Üniversitesi’nde faaliyet göstermekte olan  Mavi Çınar Edebiyat Topluluğu da, düzenleyeceği bir etkinlikle Köy Enstitüleri’nin edebiyata etkileri ve yarattığı edebiyatı isimli  konuya yer vererek , etkinlikte, aydınlanma ürünü olan Köy Enstitülerinin yarattığı edebiyatı ve bu edebiyatın yarattığı iklimin geçmişe ve günümüze etkilerini Köy Enstitüsü Mezunlarından Yazar Yusuf Ziya Bahadınlı ve Edebiyat Eleştirmeni B.Sadık Albayrak anlatacak.

‘Bozkırdan Gelen Keman Sesi – Köy Enstitülerinden Doğan Edebiyat’ başlığıyla duyurulan etkinlik 10 Aralık Perşembe günü saat 14’te Yeşil Kafe’de (İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi yanı) düzenlenecek.

 

baglama kursunda burs narsanat

baglama kursunda burs narsanatGeleneksel sazlarımızın tanıtımı ve müziğimizin temel felsefesi olan “kuşaktan kuşağa aktarıma” hizmet amacıyla Türk halk müziğinin temel enstrümanı olan Bağlama’nın etkinliğinin arttırılmasına yönelik Nar Sanat İstanbul Eğitim Kültür Derneği olarak burs vermekteyiz. Kontenjanımız sınırlı olup, talepler alınmaya başlamıştır.  4 kişilik grup dersi şeklinde; hafta içi bir gün, bir ders saati , 17.00-21.00 saatleri arasında olan eğitimlerimizin normal ücreti 350 TL olup %50 burslu aylık olarak 175 TL şeklinde ücretlendirilecektir. Bağlama derslerini Murat Hasgün vermektedir.

caner bahadır

Sanat eğitimi konusunda kalitesini ispatlamış olan Nar Sanat Eğitim Kursu, lise güzel sanatlar sınavlarına hazırladığı iki öğrencisi ile başarısını bir kez daha perçinledi.

caner Bahadır

Nar Sanat Bağlama öğrencisi Caner Bahadır

Nar Sanat Eğitim Kursu Bağlama öğrencisi Caner Bahadır, Beylikdüzü Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi‘ni başarıyla kazandı.

Başarıyı her alanda ödüllendiren Nar Sanat, derslerinde gösterdiği başarıyla kendisini ispatlamış olan Caner Bahadır‘a hak ettiği gibi burs vermiş, eğitimini kesintisiz ve başarılı bir şekilde tamamlamasını sağlamıştır.

Eğitimini Nar Sanat Eğitim Kursu Bağlama eğitmeni Murat HASGÜN‘den alan Caner, eğitmeninin özverili ve titiz çalışmaları sonucu hedeflediği lise olan Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi‘nin yetenek sınavlarına girmiş ve kendisinden bekleneni yaparak sınavı başarıya geçmiştir.

Caner Bahadır ayrıca şan eğitimini Erkan Başa‘dan, solfej eğitimini Şeyma YÜREKİR‘den aldı ve bu eğitimleri de başarıyla tamamladı.

Öğrencimizin güzel sanatlar lisesine hazırlanmasında katkısı olan başta Bağlama eğitmeni Murat HASGÜN olmak üzere tüm eğitmenlerimize teşekkür ediyoruz.

Elbette Tekirdağ Güzel Sanatlar Lisesi Resim bölümü sınavlarına hazırlanan Başak Burcu ERGETİR‘i unutmuyoruz. Resim öğretmenimiz Ezgi BAYTÖRE ÖKTEN’nin yoğun ve başarılı eğitimi ile hazırladığı öğrencimiz Başak Burcu ERGETİR Tekirdağ Güzel Sanatlar Lisesi’ni 2. sıradan kazanmıştır. Elbette Ezgi BAYTÖRE ÖKTEN Öğretmenimiz olmak üzere öğrencimiz Başak Burcu ERGETİR’i de kutlar ve teşekkür ederiz.

 

unesco arguvan türküleri

Arguvan türküleri UNESCO tarafından dünya kültür mirası listesine alındı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization) Arguvan türkülerini somut olmayan dünya kültür mirası listesine aldı. Bir süre önce yapılan başvurunun karara bağlanmasıyla Arguvan Türküleri ulusal ve uluslararası alanda kültür mirası bağlamında değerlendirilecek.

 

Hollywood’da Film Müziği Olmuştu

Türküleri ile yurt içinde ve yurt dışında büyük bir ilgi gören Arguvan, dünya sinemalarında önemli yeri olan Hollywood’da film müziği de olmuştu.

“Exodus: Tanrılar ve Krallar” filminde Hz. Musa’nın düğün sahnesinde bir Arguvan türküsü olan ‘Sunam’ çalınmıştı. Ramses’in üvey kardeşi olarak yetiştirilen Hz. Musa’nın Yahudi olduğunu keşfetmesiyle başlayan Arguvan türküsü “Sunam”ın film müziği olduğu hikaye, Musevilerin Mısır’dan çıkışını konu alıyor.

Kayıtlara geçen 500’ün üzerinde türküsü olan Arguvan, ozanları ile de adından söz ettiriyor. Küçük yaştan itibaren türkülerle büyüyen ozanlar Arguvan türkülerinin geçmişten günümüze taşınmasında etkili oluyorlar.

Arguvan Belediyesi’nin çalışmaları sonucu, Arguvanlı ozanların günümüze taşıdığı yüzlerce türkü Unesco Somut Olmayan kültür Mirası Listesi’ne girdi.