Samsun’un Alaçam ilçesinde DSİ Türk Müzik Topluluğu tarafından verilen konser büyük ilgi gördü.

Alaçam Belediyesi Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü salonunda Samsun DSİ 7. Bölge Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Türk Müzik Topluluğu, koro şefi Sevtap Bayraktar eşliğinde Türk sanat müziği eserlerini solo ve koro halinde seslendirildi. Salonu dolduran davetliler de şarkılara zaman zaman eşlik etti. Konser sonunda teşekkür konuşması yapan Belediye Başkanı Hadi Uyar, Sevtap Bayraktar’a plaket takdim etti.

Konseri, İlçe Milli Eğitim Müdürü Sezai Tural, İlçe Emniyet Müdürü Kenan Bıyık, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri ile çok sayıda davetli izledi.

Tarihi İpek Yolu üzerinde stratejik bir noktada olduğu için asırlarca güvenilir üs olarak tercih edilen Bayburt Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Roma ve Osmanlı dönemine ait eserler bulundu.

Yerleşim yeri olarak Türkiye’nin en büyük üçüncü kalesi olduğu belirtilen ve İlk Tunç Çağı’ndan itibaren kesintisiz iskana sahip olduğu düşünülen Bayburt Kalesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2017’de başlatılan ve geçen yıl ikinci etabı tamamlanan kazı ve restorasyon çalışmaları sırasında, birçok medeniyetin izine rastlandı.

Bayburt Müze Müdürü ve Bayburt Kalesi Kazı Başkanı Adem Bedir, yaptığı açıklamada, Bayburt Kalesi’ndeki çalışmaların büyük bir titizlikle yürütüldüğünü belirtti.

Bedir, kalede kazı ekibince titizlikle gün yüzüne çıkarılan eserlerin yine aynı hassasiyetle müze bünyesindeki arkeologlar tarafından temizliği ve restorasyonu yapılarak sergilenmek üzere depoya alındığını belirtti.

Bedir, kazı ve restorasyon çalışmalarında açığa çıkarılan yapılar haricinde yine ev sahipliği yaptığı medeniyetlere ait küçük buluntulara da ulaştıklarını ifade ederek, “Kazı çalışmaları neticesinde mimari buluntuların yanında taşınır kültür varlığı dediğimiz, müze envanterine girebilecek, tasnif ve tescile tabi toplamda 165 esere ulaştık.” dedi.

Adem Bedir, Bayburt Müze Müdürlüğü envanterine kaydedilen eserlerin gelecek yıllarda Bayburt Kalesi eteğinde yapılması planlanan ve proje çalışmaları halen devam eden müzede sergileneceğini sözlerine ekledi.

40 yıl aradan sonra yeniden sahnede buluşan Erdal Özyağcılar ve Güzin Özyağcılar’ın başrollerini paylaştığı ‘Kral’ adlı oyunun, gala gösterimi tiyatroseverlerle buluştu.

Usta oyuncular Erdal Özyağcılar ile Güzin Özyağcılar’ın başrollerini paylaştığı ‘Kral’ adlı oyun, gala gösteriminde tiyatroseverlerle buluştu. Mecidiyeköy’deki Artı Sahne’de sergilenen oyuna tiyatro sanatçıları da yoğun ilgi gösterdi.

Dramaturjisi ve metin çalışması Erdal Özyağcılar tarafından yapılan oyun, absürt tiyatronun duayeni Eugene Ionesco’nun ‘Kral Ölüyor’ oyunundan uyarlandı. ‘Kral 1. Beranger’i Erdal Özyağcılar, ‘Kraliçe 1. Margarite’i ise Güzin Özyağcılar’ın canlandırdığı oyun, ölürken bile tahtından ayrılmayan ve yaşlandıkça yalnızlaşan bir kralın ölüm karşısındaki çaresizliğini ele alıyor.

Yalvaç’taki Pisidia Antiokheia Antik Kenti’nde 11 yıldır yürütülen kazı çalışmalarına başkanlık eden Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, antik kentin Helenistik Dönem’de hac merkezi olarak kullanılan Men Tapınağı’nda, Geç Helenistik Dönem’e ait olduğu ön görülen ve görünümü itibarıyla Makedonya Kralı Büyük İskender’e benzetilen mermer heykel bulunduğunu söyledi.

Men Tapınağı alanında ilk kez geçen yıl kazı çalışmalarına başlandığını belirten Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, kentin doğusunda bulunan oikos’larda (ana mekan, esas oda) 7 nokta açıldığını ve 7 numaralı noktada bulunan mermer heykelin arkeoloji tarihine ışık tutacak önemli bir eser olduğunu kaydetti.

Çok değerli bir buluntu

Heykelin oldukça önemli buluntu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, Men Tapınağı alanından çıkarılan eserin gerekli incelemelerin ardından envantere kaydedilerek Yalvaç Müzesi’nde korumaya alındığını vurguladı. Prof. Dr. Özhanlı, şöyle konuştu:

“Bu eserle birlikte M.Ö. 50- 25 yıllarına tarihlendirilen bir gümüş sikke ele geçirildi. Bugüne kadar tapınakta yaptığımız kazılarda ele geçen en erken olarak nitelendirebileceğimiz eserlerden bir tanesiydi. 2 yıl içerisinde elde ettiğimiz veriler Men Tapınağı’nın özellikle Hristiyanlık öncesi paganist inançlar hakkında oldukça fazla ve Hristiyanlığın oluşturduğu ön yargıdan farklı bir din anlayışı olduğunu bize gösterdi. Bununla ilgili notlar tabii ki yayına hazırlanıyor. Önümüzdeki yıllarda bunlar çıkacaktır.”

Kültür ve Turizm Bakanlığı aracılığıyla 1979’dan beri her yıl verilen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri’nin bu yılki sahipleri belli oldu.

Bu yılki ödüllere Emin Ongan Üsküdar Mûsikî Cemiyeti’ ile Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi (AGAVAM) Ara Güler Müzesi layık görüldü.

Türk kültür ve sanatının gelişmesine, yurt ve dünya düzeyinde yücelmesine katkıda bulunan özgün eser, uygulama, yorum veya bilimsel araştırmalar için verilen ödüller, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, 10 Ocak’ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde verilecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri, Türkiye’nin eriştiği kültür düzeyini başarılı bir şekilde anlatan eğitici çalışmalar ve üretimler ile hizmet ve eserlerini gelecek nesillere aktarmak için özveriyle çalışan topluluk veya kuruluşları teşvik etmek amacıyla veriliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı eski Bakan Yardımcısı Ömer Arısoy başkanlığında belirlenen bu yılki ödüllerin jürisindeki isimler ise; Güzel Sanatlar Genel Müdürü Murat Sâlim Tokaç, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, Prof. Dr. İskender Pala, Prof. Dr. Erol Parlak ve Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün oldu.

Oscar’ın habercisi olarak anılan Altın Küre ödüllerine “Green Book” (Yeşil Rehber)” 3 kategoride ödül alarak rüzgar gibi geçti.

Los Angeles’ta düzenlenen 76. Altın Küre ödülleri töreninde “Green Book” (Yeşil Rehber), 3 dalda ödül kazanarak gecenin en fazla ödül alan filmi oldu. Her yıl Hollywood Yabancı Basın Birliği tarafından verilen ve Oscar’ın habercisi olarak kabul edilen Golden Globe’da (Altın Küre), Green Book, en iyi müzikal/komedi film, en iyi yardımcı erkek oyuncu ve en iyi senaryo olmak üzere 3 kategoride ödül aldı. Green Book’u geceden ikişer ödülle ayrılan, “Bohemian Rhapsody”, “Roma”, “The Kominsky Method” ve “The Assassination of Gianni Versace: American Crime Story” adlı yapımlar takip etti. Televizyon ve sinemanın iki ayrı kategori olarak ele alındığı törende film kategorisinin ödülleri şöyle oldu:

  • En İyi Film (Drama): Bohemian Rhapsody.
    En İyi Film (Müzikal/Komedi): Green Book.
    En İyi Film (Animasyon): Spider-Man: Into the Spider-Verse.
    En İyi Erkek Oyuncu (Drama): Rami Malek, Bohemian Rhapsody.
    En İyi Kadın Oyuncu (Drama): Glenn Close, The Wife.
    En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal/Komedi): Christian Bale, Vice.
    En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal/Komedi): Olivia Colman, The Favourite.
    En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Mahershala Ali, Green Book.
    En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Regina King, If Beale Street Could Talk.
    En İyi Yönetmen: Alfonso Cuaron, Roma.
    En İyi Senaryo: Green Book.
    En İyi Film Müziği: Shallow – A Star is Born (Lady Gaga, Mark Ronson).
    En İyi Yabancı Film: Roma.

Türkiye’nin en güçlü sesleri arasında yerini almış sanatçı Ahmet Kaya’nın hem eserlerinin hem de yaşamından kesitlerin yer aldığı müzikli tiyatro oyunu ‘Hep Sonradan’, 9 Ocak’ta İstanbul UNIQ Hall’deki prömiyerinin ardından seyircisiyle buluşacak.

İlk gösterim 9 Ocak’ta yapılacak 

9 Ocak’ta ilk gösteriminin yapılacağı, 10 Ocak’tan itibaren de sezonun en önemli tiyatro prodüksiyonlarına ev sahipliği yapan İstanbul UNIQ Hall’de sahnelenmeye başlayacak olan ‘Hep Sonradan’ın yapımcılığını Bgst Organizasyon ve An Yapım üstlenirken, oyunda yer alacak Ahmet Kaya şarkılarının canlı yorumunu ise Kardeş Türküler yapacak. Hep Sonradan’ın biletlerine Biletix üzerinden ulaşılabilecek.

Ahmet Kaya’nın hayat hikâyesinden önemli dönüm noktalarına dair detay ve anekdotların da anlatılacağı ‘Hep Sonradan’ın yönetmen koltuğunda Metin Göksel otururken, Ahmet Kaya’nın en sevilen 15 şarkısını da Kardeş Türküler canlı şekilde seyirciye sunacak. Oyuncu kadrosunda Cüneyt Yalaz, Elit Andaç Çam, Ahmet Melih Yılmaz, Saim Güveloğlu, Ferya Soysal ve Banu Açıkdeniz gibi oyuncular yer alacak.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın bu haftaki konuğu akordeon sanatçısı Ladislav Horak oldu. Patrick Souıllot’un orkestra şefliğini yaptığı konserde ünlü akordeon sanatçısı, notaları ile Eskişehirli sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Eskişehir’in son yıllarda büyük bir ivme ile artan kültür ve sanata yatırımlarının en önemli halkalarından biri olan Senfoni Orkestrası birbirinden başarılı sanatçıları ağırlamaya devam ediyor. 2002 yılında kurulan ve Türkiye’nin en genç sanatçılarına sahip olan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrasının bu haftaki konuk sanatçısı Ladislav Horak oldu. Patrick Souıllot’un orkestra şefliğini yaptığı konserde akordeon sanatçısı Horak, Eskişehirlilere müzik ziyafeti verdi. A. Pıazzolla, G. Hermosa ve R. Korsakov’un eserlerini başarı ile seslendiren Horak ve Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası konser sonunda dakikalarca ayakta alkışlandı.
Senfoni Orkestrası’nın gelecek konserinde 11 Ocak Cuma günü saat 20.00’de Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çok Seli Korosu işbirliğiyle Feryal Türkoğlu, Özge Kalelioğlu, Aydın Uştuk, Sabri Çapanoğlu sahne alacak. Konserin Orkestra Şefliğini ise Ender Sakpınar yapacak.

Yönetmenliğini İsmet Arasan’ın üstlendiği, geçtiğimiz yıl düzenlenen 45.Antalya Film Festivali’nde “En İyi Belgesel” dalında Altın Portakal ödülünü alan “Adakale Sözlerim Çoktur” isimli belgesel filmin gösterimi, Maltepe Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Maltepe Belediyesi’nin yeni yıldaki belgesel film gösterimleri, yönetmenliğini İsmet Arasan’ın üstlendiği “Adakale Sözlerim Çoktur” isimli filmle başladı.

ADANIN SULARA GÖMÜLÜŞÜ ANLATILDI

Arasan belgeselde, bugünkü Romanya topraklarında yer alan, üzerinde Türk nüfusun yaşadığı Tuna Nehri üzerindeki Adakale isimli adanın, 1967’de yapımı başlayan 1972’de biten barajla sular altında kalan hazin öyküsüne yer verdi. Belgeselde, Türkiye ve Romanya topraklarına dağılan adalıların anıları, albümleri, yadigârları ve rüyaları üzerinden parçalanmış hafızaları bir araya getirildi. Belgeselin metin yazarlığını İsmet Arasan, müziklerini Ersen Kutluk hazırladı.

“YİTİK BİR YURDUN AĞIDINI ANLATTIM”

Film gösterimi sonrasında İsmet Arasan, izleyicilerle film üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Adakaleliler’in hayatının kendisini hep duygulandırdığını ifade eden İsmet Arasan, belgeselde yitik bir yurdun ağrısı peşinde ağıt, bir Tuna masalını aktardığını söyledi. Arasan, farklı kültürlerin izlerini bıraktığı adada koca bir tarihin yok oluş öyküsünü anlattığını ifade etti.

ADAKALE’NİN TORUNLARI DA FİLMİ İZLEDİ

Gösterime, Adakale’de doğmuş, çocukluğunu yaşamış ve göç etmek zorunda kalan ailelerin torunları da konuk olarak katıldı. Konuklar, filmle kendi geçmişlerini, kültürlerini tanımalarına olanak sağladığı için Arasan’a teşekkür etti.

Yunus Emre Enstitüsü, Türk kültürünü ve sanatını tanıtmak amacıyla imza attığı etkinliklerin yenisinde Mozart, Vivaldi gibi dünya klasiklerini Türk Halk Müziği ile harmanlayarak Avrupa’ya taşıyor.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliği ile Avrupa’da düzenlenecek “Köprü ve Ötesi” konserler serisinin ilki, 7 Ocak’ta Paris’te gerçekleşmesi planlanıyor.

Türk dilini, tarihini, kültür ve sanatını tüm dünyaya tanıtmaya ve kültürel diplomasi kapsamında ülkeler arası dostluk köprüleri kurmaya yönelik çalışmalarına hızla devam eden Yunus Emre Enstitüsü, bu defa Anadolu’dan dünyaya açılıyor. İlki 7 Ocak’ta Paris’te başlayacak ‘Köprü ve Ötesi’ konserler serisi, 12 Ocak’ta Roma’da ve 14 Ocak’ta Viyana’da olmak üzere 10’a yakın Avrupa ülkesinde düzenlenecek.

Avrupa’yı karış karış dolaşacak

T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yunus Emre Enstitüsü’nün iş birliğinde düzenlenecek “Köprü ve Ötesi” konserlerinde Kültür Bakanlığı sanatçısı ve bağlama virtüözü Ahmet Koç bağlamasıyla Mozart, Vivaldi gibi ölümsüz isimlerin eserlerine hayat verecek. Bağlamanın eşsiz tınısının Avrupa’daki müzikseverlerle buluşması keyifli ve bir o kadar da farklı bir deneyim yaşatacak.

Dünyaca ünlü orkestra şefi Betin Güneş, Ahmet Koç’a eşlik edecek

Anadolu’dan Batı’ya gönül köprüsü kuracak bağlama virtüözü Ahmet Koç’a dünyaca ünlü Türk orkestra şefi Betin Güneş, 30 kişilik bir senfoni orkestrasıyla eşlik edecek. Bağlama eşliğinde çalınacak klasik müzik eserlerinin yanı sıra Âşık Veysel’in “Uzun İnce Bir Yoldayım” ve Neşet Ertaş’ın “Gönül Dağı” gibi unutulmaz eserleri çello, viyola ve arp gibi batı müziği enstrümanlarının da yer aldığı dev bir senfoni orkestrası tarafından yorumlanarak müziğe yeni bir renk katacak.

Klasisizmin her bakımdan kuralcılığına başkaldıran Romantik dönemin müzik duayenleri, Serhan Bali’nin “Müzikte Romantik Dönem Bestecileri”nde anlatılıyor. VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla okurla buluşan kitapta, 19. yüzyıl müziği incelenirken Paganini’den Donizetti’ye, Brahms’tan Chopin ve Schubert’e kadar 73 bestecinin sıradışı yaşamı ve eserleri yer alıyor.

19. yüzyılda, sanatın her dalında olduğu gibi, müzik alanında da köklü değişimler yaşandı. Romantik Dönem adı verilen yıllarda anahtar kelime “başkaldırı”ydı. Bu, kendisinden önceki onlarca yıl boyunca kabul edilen Klasisizm akımının kuralcı yapısına karşı özgünlüğü savunmak, iyi ile kötü ayrımını keskin çizgilerle ortaya koymak, duyguları, aşk, doğa ve ölüm gibi temaları ön plana çıkarmak demekti.

Serhan Bali’nin yazmış olduğu “Müzikte Romantik Dönem Bestecileri”, konu ettiği dönemi klasik müzik duayenleri üzerinden ele alıyor. Tam 73 bestecinin hayatı, yaşamının kırılma noktaları ve çalışmalarının aktarıldığı kitap, “19. yüzyıl müziği” olarak da geçen dönemin icracılarının sanatını gözler önüne seriyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı öğrencileri, final projelerinde çok farklı ve yaratıcı bir projeye imza attı.

Öğrenciler, dünyaca ünlü yerli ve yabancı ressamların bazı eserlerindeki karakterlere bürünerek, farklı görüntüler oluşturdu. Son sınıfta görülen ‘Müze Eğitimi ve Uygulamaları’ dersi kapsamında final projesi olarak gerçekleştirilen çalışma, 36 öğrencinin katılımıyla, fakülte binasının girişinde,izleyicinin karşısına çıktı.

Eserler hayat buldu

Çalışmada Vincent Van Gogh, Johannes Vermeer, William Adolphe Bouguerau, Pablo Picasso, Henri Matisse, Rene Magritte, Edgar Degas, Raffaello Sanzio, Oscar Kokoschka gibi farklı dönem ressamlarının yanı sıra, Mihri Müşfik, İbrahim Çallı, Nuri İyem, Osman Hamdi Bey, Hale Asaf gibi Türk resim tarihine damgasını vurmuş isimlerin resimleri de yer aldı.

Araştırma görevlisi Dr. Tuğba Gürkan Şenyavaş, ilham aldıkları yurt dışındaki bir sokak festivalinde gerçekleştirilen kostüm yürüyüşünü, yaratıcı dramayla beslediklerini ve öğrencilerle birlikte projeyi gerçekleştirdiklerini söyledi.

Dr. Şenyavaş, bu tür bir çalışmanın benzerlerinin çok az sayıda olduğunu ve üniversitenin de tanıtımına katkı sunduklarını belirterek, “Bu performans, müze eğitiminin sanat eğitimi bağlamında ele alınışına farklı bir örnek sunuyor.

Öğrenciler yaparak, yaşayarak öğrenme ve öğretme deneyimi kazanıyor. Ayrıca benzeri çok az olan bir çalışma yaparak, örgencilerimiz,  üniversitenin tanıtımına da büyük katkı sundu” dedi.