DJ’ler Uludağ’da rüzgar estirdi

13 yabancı, 15’ten fazla yerli DJ’in sabahlara kadar binlerce kişiyi karlar üzerinde eğlendirdiği Uludağ Music Festival’da katılımcılar çeşitli aktivitelerle dolu dolu bir festival geçirdi. Artbat, Slam, Red Axes, Caravaca, Shonky,  Frankey & Sandrino, Mabbas, Serhat Demiral, Ferhat Albayrak, Jennifer Cardini, Miyagi, Beegee, Nicolas Lutz, Paji,  Cem G, Traumer, Cem G Ve Wolfson gibi techno ve house müzik dünyasının önde gelen DJ’leri 24 saat boyunca Uludağ’ı salladı.

Ünlü isimlerin de katılım gösterdiği festivalde Pınar Altuğ-Yağmur Atacan ve kızı Su, Ece Vahapoğlu-Cihan Alpay, Gonca Vuslateri, Akasya Asıltürkmen, Serhan Sokulgan, Enes Batur, Merve Oflaz, İlknur Soydaş-Cem Pole, Caner-Sercan Badur, Gözde Kansu, Engin Tozak, Hazal Ceren, Özgün Çoban, Semih Öztürk gibi isimler vardı.

Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl 4’üncüsünü düzenleyeceği Uluslararası Nilüfer Caz Tatili, 26 Ocak’ta başlıyor. Açılışını TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın yapacağı Caz Tatili’nde, Kenan Doğulu, Omer Avital, Kerem Görsev gibi müzik dünyasının önemli isimleri sahne alacak.

Nilüfer Belediyesi’nin düzenleyeceği Nilüfer Caz Tatili’nde sanatseverler müzik şöleni yaşayacak. 26 Ocak’ta başlayacak Caz Tatili, 17 Şubat’a kadar devam edecek. 5 ayrı mekanda gerçekleşecek festivalde caz dünyasının sevilen isimleri Bursalılarla buluşacak. Caz Tatili’nde 9 konser, 2 film gösteriminin yanı sıra atölye çalışmaları da yapılacak.

Caz tutkunlarının heyecanla beklediği Nilüfer Caz Tatili özel bir konserle başlıyor. Nilüfer Caz Tatili’nin açılışını, festivalin onur konuğu olan TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası yapacak. 26 Ocak Cumartesi günü Bursa Akademik Odalar Birliği’nde (BAOB) yapılacak açılışta konser verecek olan TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası, aynı zamanda Bursa’da ilk konserini de gerçekleştirmiş olacak.

KENAN DOĞULU’DAN İHTİMALLER KONSERİ
Nilüfer Caz Tatili’nin sürpriz isimlerinde biri de Kenan Doğulu. Kenan Doğulu İhtimaller Konseri 27 Ocak Pazar günü Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Konserde caz rüzgârı estirecek olan Doğulu, şarkılarının caz müzik formlarında yeniden düzenlenmiş versiyonlarını, müzikseverlerin beğenisine sunacak.

Dolu dolu sürecek Nilüfer Caz Tatili’nde 31 Ocak’ta Erkan Oğur Anatolian Blues, BAOB’ta müzikseverlerin karşısına çıkacak. 3 Şubat’ta Kerem Görsev Quartet ve Tufan Ünalp ile 7 Şubat’ta da Elif Çağlar, Nâzım Hikmet Kültürevi’nde sahne alacak sanatçılar arasında. Caz müziğinin sevilen ismi Jülide Özçelik 10 Şubat’ta BAOB’ta, Çağıl Kaya 12 Şubat’ta Uğur Mumcu Sahnesi’nde müzik tutukları ile buluşacak.

Nilüfer Caz Tatili’nin kapanış konserinde de bas gitar virtüözü, besteci Omer Avital, Bursalılar’ın karşısına çıkacak. 17 Şubat’ta Nâzım Hikmet Kültürevi’nde sahneye çıkacak sanatçı, izleyicilere unutulmaz bir müzik ziyafeti yaşatacak.

FİLM GÖSTERİMLERİ DE OLACAK
Nilüfer Caz Tatili kapsamında film gösterimleri ve tango gösterisi de olacak. Amy Winehouse’un hayatını beyazperdeye taşıyan‘Amy’ ve Blue Blues Band üyeleri Yavuz Çetin ile Kerem Çaplı’nın hayat hikâyesini anlatan ‘Blue’ filmleri Konak Kültürevi’nde sanatseverlerle buluşacak.

14 Şubat Sevgililer Günü’nde Nâzım Hikmet Kültürevi’ndeki sahneye konacak tango gösterisinin ardından da müzisyen Mehmet Güreli sevenleri ile bir araya gelecek.

Nilüfer Belediyesi, Nâzım Hikmet’in doğumunun 117’inci yıl dönümünde, “Nâzım Hikmet’in Ellerinin İzinde” isimli sergiyi izlenime açtı. Sergide Nazım’ın 40’a yakın dilde yayımlanmış kitaplarının yanı sıra, koleksiyon değeri taşıyan nesneler de bulunuyor.

Nilüfer Belediyesi, Nâzım Hikmet’in doğumunun 117’inci yıl dönümünde çok özel bir sergiyi sanatseverlerle buluşturdu. Küratörlüğünü M. Melih Güneş’in, tasarımını da Aykut Genç’in yaptığı “Nâzım Hikmet’in Ellerinin İzinde” isimli sergi Nâzım Hikmet Kültürevi’nde izlenime açıldı.

Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu oyuncularının şiir dinletisiyle başlayan açılış törenine Nilüfer Belediye Başkan Vekili ve Nilüfer Belediye Başkan Adayı Turgay Erdem, Nâzım Hikmet’in bestekar dostu Arif Milikov’un torunu Amina Milikov ve sanatseverler katıldı. Açılışta konuşan Turgay Erdem, büyük usta Nâzım Hikmet’in doğumunun 117. yılında böyle güzel bir sergiye ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Erdem, “Nâzım Hikmet 11 yılı aşan sürede demir parmaklıklar arkasında baktığı Bursa’ya şimdi, Moskova’daki çalışma odasında yer alan, değişik dillere çevrili kitapları ve arşiv niteliğindeki objeleriyle geri dönüyor. Tüm sanatseverleri bu anlamlı ve eşsiz sergiyi izlemeye davet ediyorum” dedi.

TEMELLİ OLARAK TÜRKİYE’YE DÖNEN ESERLER
Serginin küratörü M. Melih Güneş de Bursa’da, Nilüfer Belediyesi ile çok önemli bir sergiye imza attıklarını ifade etti. Serginin özelliğine dikkat çeken Güneş “Bu sergideki kitapların çoğu Nâzım’ın temelli olarak Türkiye’ye dönmüş eserlerdir. Daha önceki sergilerde kullanılan eserler tekrar Moskova’ya giderdi. Ama artık öyle değil. Türkiye’ye dönmüş eser ve eşyalara ilk ev sahipliği yapan Bursa ve Nilüfer oldu” diye konuştu.

Açılışa katılan, Nâzım Hikmet’in eseri Ferhat ile Şirin’in bale resitali müziklerini besteleyen Azeri bestekar Arif Milikov’un torunu Amina Milikov da duygusal bir konuşma yaptı. Dedesi Arif Milikov ile Nâzım Hikmet’in güçlü dostluk bağına değinen Amina Milikov, imza attıkları eserlerin dünya çapında ses getirdiğini söyledi.

SERGİ 15 MART’A KADAR AÇIK
Sergide, şairin sağlığında 40’a yakın dilde yayımlanmış ve Brezilya’dan Japonya’ya kadar dünyanın çeşitli ülkelerinden bir araya getirilmiş kitapları yer alıyor. Usta yazarın adını taşıyan Nâzım Hikmet Kültürevi’nde 15 Mart’a kadar açık kalacak sergide, küratör M. Melih Güneş’in arşivindeki belgelerle, koleksiyon değeri taşıyan nesneler de bulunuyor.

Ayrıca, Nâzım Hikmet’in bilinmeyen, Türkiye’deki külliyatında bulunmayan eserleri de bu sergide yer alıyor. Sergide dikkat çekici fotoğraflardan biri de, Ara Güler’in çektiği, Nazım’ın Moskova’daki çalışma odası ve karısı Vera Tulyakova Hikmet’in fotoğrafı.

Sergide ayrıca Abidin Dino tarafından Nazım’ın İtalya’da yayımlanmış kitaplarına yönelik yaptığı illüstrasyonların orijinalleri de bulunuyor. Nazım’ın Moskova’daki evinden, 55 yıldır korunan çalışma odasından getirilen kitapları da sergide Bursalılarla buluştu.

Rıfat Ilgaz’ın ölümsüz eseri Hababam Sınıfı Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi’nde sahne aldı.

Rıfat Ilgaz’ın unutulmaz eseri Hababam Sınıfı, yüzlerce tiyatro oyununun sahne aldığı Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi’nde tiyatro severlerle buluştu.

Müjdat Gezen Sanat Merkezi oyuncularının hazırladığı müzikal tadındaki tiyatro oyununu izleyen Büyükçekmeceli sanatseverler, tiyatrocuları ve Müjdat Gezen’i oyun bitiminde dakikalarca ayakta alkışladı. Hababam Sınıfı romanındaki karakterleri canlandıran tiyatrocular sergiledikleri muazzam performansla ölümsüz eseri seyirciye en iyi şekilde anlattı.

“Çok keyif alarak izlediğim bir oyundu”

Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ü temsilen usta sanatçı Gezen’e çiçek takdim eden Belediye Başkan Danışmanı Tarihçi – Yazar Sacide Bolcan, “Müjdat Gezen Sanat Merkezi oyuncularına çok teşekkür ediyorum. Değerli yazarımız Rıfat Ilgaz’ın ölümsüz eserlerinden biri olan Hababam Sınıfı’nı o kadar güzel canlandırdılar ki oyunu izlerken kendimi o sınıfta okuyan bir öğrenci gibi hissettim. Çok keyif alarak izlediğim bir oyundu. Her biri birbirinden yetenekli olan tiyatro oyuncularına ve onları yetiştiren usta tiyatrocu Müjdat Gezen’e teşekkür ediyorum” dedi.

Usta tiyatro oyuncusu Müjdat Gezen, kültürel ve sanatsal aktivitelere ev sahipliği yapan Büyükçekmece Belediyesi’ne ve sağladığı imkanlardan ötürü Başkan Dr. Hasan Akgün’e teşekkür etti.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, bu sene sahnede altmışıncı yılına ulaşan usta sanatçı Genco Erkal’a, Eskişehir’de sürpriz bir kutlama yaptı.

Dostlar Tiyatrosu önceki akşam, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Tiyatro Salonu’nda, Genco Erkal ve Tülay Günal’ın rol aldığı “ Yaşamaya Dair” adlı oyunu sahneleyerek Eskişehirli tiyatro izleyicilerinin konuğu oldular. Dostlar Tiyatrosu’nun kurucusu büyük usta Genco Erkal, sahne üzerinde geçirdiği altmışıncı yılına adım attığı bu günlerde Eskişehir izleyicisi ile sahnede buluşmanın mutluluğunu yaşarken, oyun sonunda şehir tiyatroları yönetiminin sürpriz yaparak sahnede altmışıncı sanat yılını kutlaması üzerine şaşkınlığını ve heyecanını gizleyemedi. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ali Eyidoğan’ın oyun sonunda sahneye çıkarak onur plaketi takdim etmesi sırasında sahne gerisinden indirilen dev kutlama pankartını gören usta oyuncu duygulu anlar yaşadı. Tüm salonu dolduran sanatseverler bu özel kutlamaya ayakta alkışlayarak eşlik ettiler.

Kutlama sonrası Şehir Tiyatroları yetkilileri ile bir araya gelen Genco Erkal “Hiç beklemediğim ve beni çok mutlu eden bu sürpriz kutlama için tüm Şehir Tiyatrosu ailesine teşekkür ediyorum. 10 yıl önce Şehir Tiyatrolarının çatısı altında, birbirinden değerli oyuncu arkadaşlarımla birlikte çalışarak “Azizlikler” adlı oyunun yönetmenliğini gerçekleştirmiştim. Şehir Tiyatroları ailesinin, kadim dostum Yılmaz Büyükerşen’in ve Eskişehir’in tiyatro izleyicisinin bendeki yeri ve önemi ayrıdır. Eskişehir’de olmak benim için her zaman mutluluk verici olmuştur” diyerek duygularını ifade etti.

Sarıyer Belediyesi, kültür sanat merkezlerine bir yenisini daha ekledi. Çağdaş ve modern mimari yapısıyla Maslak’ta hizmete giren Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi’nin (BKSM) resmi açılışı dünyaca ünlü piyano sanatçısı İdil Biret konseriyle yapıldı.

Sanata ve sanatçıya verdiği destekle, dev projeleri bir bir hayata geçiren Sarıyer Belediyesi, Maslak’ta Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi’ni kültür-sanat ağına ekledi. Sanatın bin bir rengini öne çıkartarak, İstanbul’un en prestijli kültür merkezini bölgeye kazandıran Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve ekibi, Ana Hizmet Binası B Blok’ta inşa edilen Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi’nin resmi açılışını dün Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük piyanistlerden olan İdil Biret’in verdiği konserle gerçekleştirdi. Geceye, ünlü sanatçı Zülfü Livaneli, duayen gazeteci Oktay Ekşi, haber spikeri Gülgün Feyman, tiyatro sanatçısı Yalçın Özden, usta yazar Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Semiha Baban, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel ve iş kadını Dilek Terimer gibi iş, televizyon, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Usta piyanist açılışın ardından hakkında yazılan kitapları ve albümlerini sevenleri için imzaladı.

HER ŞEYİN BİR HİKAYESİ VAR
Açılışta konuşan Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, “ Her şeyin bir hikayesi vardır diyoruz. Biz 2009 da bu hikayelerden binlercesiyle yola çıktık ve bu hikayeleri bir bir hayata geçiriyoruz. Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi de bunlardan biri. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ sözünden yola çıkarak, bu merkezi inşa ettik. Bu noktalara gelmek bizim için bir gurur. Biz bu işin en iyisini yaparak ne kadar cumhuriyetçi ve Atatürkçü olduğumuzu bir kez daha göstermiş olduk” şeklinde konuştu.

BÖLGEYE DEĞER KATIYOR
Modern mimarisiyle İstanbul’un en seçkin kültür ve sanat merkezi olan Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi, rahat ulaşım imkânı ve geniş otoparkıyla sanatseverlere büyük konfor sağlıyor. 650 koltuk kapasiteli salonu ve 300 metrekarelik fuaye alanıyla tiyatro, konferans, canlı performanslar ve özel oturumlar gibi birçok etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, İstanbulluların kültür sanat koridorunu genişletmiş oldu.

GERİ DÖNÜŞÜM MALZEMELERİ BİNADA HAYAT BULDU

Sarıyer Belediyesi Ana Hizmet Binası’nın yeşil bina Breeam sertifikalı modeline uygun olarak inşa edilen Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi’nde, geri dönüşüme giren tetrapak artıklarından yapılan suya dayanıklı, çevre dostu yüzde 98 oranında kâğıt içeren paneller kullanıldı. Fuaye alanının yer döşemesi ise geri dönüşümü mümkün olmayan tamperli cam atıklardan yapıldı. Merkez’de ayrıca kalabalık grupların çalışabilmesi için iki adet 150 metrelik prova alanı, 310 metrekarelik açık alan, 4 grup kulisi, 6 tek kişilik kulis ve 160 metrekarelik dekor deposu da bulunuyor. Konser ve canlı performanslara sahne olacak Boğaziçi Kültür ve Sanat Merkezi, tüm etkinlikler için uygun bir akustiğe sahip. Merkez, aynı zamanda konferans tipi etkinlikler için 2 dil çevirili simültane sistemi ile donatıldı.

Kartal Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün düzenlediği Ocak ayı etkinlikleri kapsamında Serhat Üstündağ’ın yönettiği “Ebegümeci” adlı tiyatro oyunu, Kartal Belediyesi Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde sahnelendi.

Mustafa Kalıpçı’nın yazdığı 2 perdelik komedi oyunu, izleyiciden tam not aldı. Makine Mühendisleri Odası Üyelerinden oluşan Makine Tiyatro Grubu tarafından sahneye konulan oyunda, Müşkül adlı karakterin başından geçen trajikomik sahneler canlandırıldı. Hurşit adlı arkadaşı ile bir parkta yaşayan ve parktan her gün geçen bir kıza âşık olan Müşkül’ün hayatından kesitler sunan oyunda çöpten topladıkları ile beslenen iki kafadarın hayatı komik unsurlarda eklenerek sahnelendi. Kartal halkının ilgi gösterdiği ve oyuncuların ayakta alkışlandığı oyun, yaklaşık 2,5 saat sürdü.

Yıl boyunca seçkin tiyatro eserlerini İzmirlilerle buluşturan Büyükşehir Belediyesi, yarıyıl tatiline giren çocuklar için de toplam 29 oyundan oluşan renkli bir program hazırladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yarıyıl tatiline çıkan çocukları güzel bir sürprizle karşılayacak. 18 Ocak-3 Şubat tarihleri arasında Kiraz, Selçuk, Aliağa, Bornova, Çiğli, Seferihisar Beydağ, Bergama, Dikili, Kınık, Torbalı, Menemen ve Ödemiş ilçeleri ile kent merkezindeki İzmir Sanat, Aziz Vukolos ve Kültürpark Gençlik Tiyatrosu’nda sahnelenecek ücretsiz gösteriler, çocuklara tiyatro sevgisi aşılarken tatil süresince kaliteli zaman geçirmelerini de sağlayacak.

Çocuklar eğlenerek öğrenecekler
Birbirinden güzel oyunlardan ilki, 18 Ocak Cuma günü saat 10.30’da Kiraz Belediyesi Haliller Düğün Salonu’nda İzmir Sıcakkan Tiyatrosu tarafından sergilenecek “Gel Katıl Bize” adlı oyun. Eser, gelişme çağındaki çocuklara özgüven, cesaret, hakkını arama, hayır diyebilme, emek vererek bir şeyleri elde etme konularına dair önemli mesajlar veriyor.

19 Ocak Selçuk Kültür Merkezi’nde saat 14.00’de “Gökkuşağını Yakala” ile aynı tarihte saat 11.00 ve 14.00’de Kültürpark- Gençlik Tiyatrosu’nda “Dünyanın En Güzel Ekmeği” adlı oyunları sergilenecek.

20 Ocak saat 11.00 ve 14.00’de “Reklamdaki Çocuk” oyunu Kültürpark Gençlik Tiyatrosu’nda çocuklarla buluşacak.

Müzikli ve danslı çocuk oyunu olan “İğneli Kahraman” 21 Ocak saat 11.00 ve 14.00’de Kültürpark-İzmir Sanat’ta olacak.

21 Ocak saat 14.00’de Aliağa Kültür Merkezi’nde sahnelenecek “Bir Küçük Prens Masalı”, bir çocuğun gözünden büyüklerin bazen hiç farkına bile varmadıkları yanlışları anlatarak çocuklarla yetişkinler arasındaki bakış açısının farklılığı üzerinde duruyor.

Müzikli danslı “Zamanın Birinde Nasreddin Hoca” çocuk oyunu, 22 Ocak saat 14.00’de Bornova Kültür Merkezi’nde güldürerek öğretecek.

Bir kukla oyunu olan “Kayıp Tohum”, insanların yaşam kaynağı olan tohum Mumutların hikayesini anlatıyor. Oyun 22 Ocak saat 11.00 ve 14.00’de Gençlik Tiyatrosu’nda.

23 Ocak saat 11.00 ve 14.00’de İzmir Sanat’ta “Kurnaz Tilki Aslan Kral’a Karşı” adlı oyunda, ormanlar kralı aslan ve çevresindekiler ile halktan biri olan kurnaz tilkinin çatışmaları, sürtüşmeleri ilginç bir serüven biçiminde sahneye taşınıyor.

24 Ocak saat 11.00’de İzmir Sanat’ta sahnelenecek “Küçük Kuş” adlı oyun ise çocukların hedeflerine ulaşmak için pes etmeden çaba harcamaları gerektiğini anlatıyor.

Bambaşka bir dünyaya yolculuk

24 Ocak Çiğli Kültür Merkezi’nde “Mutlu Ülke” oyununda, görgü kuralları genel ve eğlenceli olarak ele alınıyor.

Zorbalığın bir çözüm olmadığını anlatan “Avcı ile Kuş” 25 Ocak’ta saat 11.00 ve 14.00’de Gençlik Tiyatrosu’nda olacak.

26 Ocak saat 14.00’de Seferihisar Kültür Merkezi’nde, Cumhuriyetin ne olduğunu, kim tarafından neden ilan edildiğini ve önemini vurgulayan “Cumhuriyet Çocukları” gösterime sunulacak.

İnteraktif çocuk oyunu “Sevgi” 26 Ocak saat 11.00 ve 14.00’de İzmir Sanat’ta olacak. “Oyuncaklar Ülkesi” 27 Ocak saat 11.00 ve 14.00’de Gençlik Tiyatrosu’nda, 2 Şubat saat 11.00 ve 14.00’de de Doğanlar Şapeli Kültür Merkezi’nde çocuklarla olacak.

27 Ocak saat 14.00’de Beydağ Belediyesi Düğün Salonu’nda “Güneşin Çocukları” adlı oyun, Aziz Vukalos Kilisesi Kültür Merkezi’nde “Şaşkın” orta oyunu çocuklarla buluşacak. 28 Ocak’ta “Sakar Mucitler” saat 14.00’de Bergama Belediyesi’nde, saat 11.00 ve 14.00’de “Hayalciler” oyunu İzmir Sanat’ta çocukları bekliyor.

Grimm Masallarından “Hansel ve Gretel” adlı oyunun modern zaman yorumu 29 Ocak saat 11.00 ve 14.00’de Gençlik Tiyatrosu’nda olacak.

30 Ocak saat 14.00’de “Güzel Hayaller Durağı” Dikili Çandarlı Vuslat Demir Konferans Salonu’nda, aynı gün saat 11.00 ve 14.00’de pandomim gösterisi “Mrs. Zet” İzmir Sanat’ta sahnelenecek.

“Deniz Kızı Arel’in Maceraları” isimli interaktif çocuk oyunu, hayallerin peşinden gitmeyi anlatıyor. Eser 31 Ocak saat 11.00 ve 14.00’de Gençlik Tiyatrosu’nda.

Gölge ve kukla oyunu olan “Alice Harikalar Diyarında” 1 Şubat saat 14.00’de Kınık Mustafa Kemal İlkokulu Çok Amaçlı Salon’da çocuklarla bir araya gelecek.

2 Şubat saat 11.00 ve 14.00’de “Masal Dostlarımız” İzmir Sanat’ta, saat 14.00’de “Şirinler Aramızda” Torbalı Belediyesi Kültür Merkezi’nde, yine saat 14.00’de “Denizlerin Perisi” Menemen Kubilay Kültür Merkezi’nde çocuklarla buluşacak.

Çizgi Film’in tiyatroya uyarlaması olan “Tom ve Jerry Sıkı Dostlar” ise 3 Şubat saat 14.00’de Ödemiş Belediyesi Kültür Merkezi’nde gösterime sunulacak.

Paul Cézanne, 19 Ocak 1839 yılında Aix şehrinde giderek dahada çok zenginleşen bir anne ve babanın gayri meşru çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtı. O zamanlarda kırk yaşında olan babası Louis Auguste Cézanne, şapka üzerine hem imalat hem de ithalat yapan bir işletmenin başındaydı ; Paul’ün çok daha gen yaşında olan annesi Anne Êlisabeth Honorie Aubert de daha önceden orada çalışıyordu.

Anne ve babası aradan beş yıl geçtikten sonra resmi bir nikah ile evlendi, 1848 yılında Louis-Auguste bir ortak bulup çok karlı bir banka kurdu. Paul, üç çocuğun en büyüğüydü. 1841’de Marie, ondan tam üç yıl sonra sonraysa Rose doğdu.

Hırslı bir babaya sahipti Paul ve tek erkek çocuğuydu. Yaşamının neredeyse büyük bir bölümünü babasının ona hiç uymayan beklentileriyle mücadele ederek geçirdi.

Paul her şeye rağmen mutlu bir çocukluk geçirdi. Değişken bir mizaca sahip olsa da enerjik ve akıllıydı, sağlam dostluklar kuran, çok başarılı bir öğrenci idi. En yakın arkadaşı genç Êmile Zola’ydı ; Collége Bourbon ‘da 1852’de sınıf arkadaşı olduklarında Cézanne onu zorba insanlardan korumuştu.

Cézanne, Zola ve arkadaşlar gruplarının üçüncüsü Baptistin Baille – daha sonra Paris’te saygın bir ışık ve ses bilimi profesörü olacaktı- doğaya, sanata, şiire fikirlere ve gözlemlere yönelik tutkularını paylaşarak unutulmaz anılar biriktirdiler.

Okulda herkes tarafından ” sıkı dostlar ” diye tanınan Cézanne ve iki arkadaşı hem entelektüel hem şiirsel ideallerini paylaştılar, zamanın olanaklarından ve sorunlarından ilham alarak yaratıcı tutkularını plana döktüler. Fransa’da sosyalist ve anarşist idealler politik manzarayı şekillendiriyor,hızlı teknolojik değişim ve kentleşme ise toplumun tümünü etkisi altına alıyordu. Okudukları kitaplar ve dergiler sayesinde, bu değişimlere duyarlı olan ve iz bırakan hem romantik hem de realist akımın sanatçı ve yazarlarına büyük bir tutkuyla kendilerini kaptırıyorlardı.

Henüz ressam olacağı daha belirsiz olsa da duyduğu heves ortadaydı, nitekim 1857 yılında Aix’te belediyenin ücretsiz akşam okulunda resim derslerine başladı.Hem canlı model çizimi çalışmaları hem de okulun bitişiğindeki müzede yer alan antik heykellerin ve orijinal mermerlerin alçı kopyalarını yaptı.

Ancak Şubat’ın 1858 yılında her şey birden değişti. Zola Paris’e taşındı, Cézanne ve Baille ‘i bir başına bıraktı. O yılın Aralık ayında, Paris’i ve sanatla uğraşmayı düşleyen ,ancak babasının baskısıyla başka bir meslek edinmek zorunda kalan  mutsuz Cézanne , hukuk okumak için Aix Üniversitesi’ne kayıt oldu. Zola’ya : ” Hukuk; çarpıtılmış bir laf kalabalığından ibaret olan şu berbat hukuk ” diye yazmıştı.

” Üçümüz daha yaşamlarımızın başındayken karşılaştığımızda bilmediğimiz bir gücün dürtüsüyle – birbirimizin elini tutup asla bırakmamaya yemin ettik ; hiçbirimiz birbirimizin zenginliğini, malını,mülkünü merak etmedik. Peşinde olduğumuz şey, yüreklerimizin ve aklımızın değeriydi ; gençliğimizin etkisiyle gözlerimizin önünde çekici bir halde asılı duran geleceğimize uzanmaya çalışıyorduk ”       Zola’dan Baille’e. 1860 

Milas Belediyesi tarafından bu yıl 9.si düzenlenecek olan Uluslararası Turhan Selçuk Karikatür Yarışması başvuruları başladı. Yarışmanın son başvuru tarihi ise 30 Nisan 2019 olarak belirlendi.Konu kısıtlamasının olmadığı ve yarışma tüm çizerlere açık olacak.

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ın da yer aldığı seçici kurulda karikatüristler Kamil Masaracı, İzel Rozental, Aslı Alpar , Turgay Karadağ, Halit Kurtulmuş, Adriana Mosquera-Nani (Kolombiya),Christina Sampaio (Portekiz), Serter Karataban ve Turhan Selçuk’un eşi Ruhan Selçuk isimleri yer alacak.
Yarışma sonuçlarının 20 Mayıs ‘ta açıklanacak olup ödül töreni ise 13 Eylül’de gerçekleştirilecek. Ödül töreniyle birlikte Çöllüoğlu Hanı içerisinde sergilenmeye değer görülen ve ödül alan karikatürlerin sergileneceği bir sergi açılacak. Sergi 1 Ekim’e kadar açık kalacak.
Yarışmanın birincisine 7.500, ikincisine 5.000 ve üçüncüsüne 3.000 türk lirası ödül verilecek.
Yarışmaya katılacak sanatçıların eserlerini “9. Uluslararası Turhan Selçuk Karikatür Yarışması – Milas Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü Hisarbaşı Mahallesi Belediye Caddesi No:24/A 48200 Milas, Muğla” yada [email protected] ve [email protected] e-posta adreslerine göndermesi gerekiyor.

Çankaya Belediyesi Temizlik İşleri Şantiyesi’nde çöpe atılan kitaplarla Mayıs 2016’da oluşturulan 3 bin 500 kitaplık kütüphane, 2018’in sonunda 25 bin kitaba ulaştı.

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, tüm Çankaya’yı temizlemekle yetinmeyen, kütüphane kuran, bununla da yetinmeyerek, kütüphaneye gelemeyenlere kitap taşımak için harekete geçen çalışma arkadaşlarıyla gurur duyduğunu belirtti.

Çankaya Belediyesi Temizlik İşçilerinin, çöp konteynerlerinin yanına bırakılan kitapları özenle biriktirip, dezenfekte etmelerinin ardından oluşturdukları kütüphane büyük ilgi gördü. Mayıs 2016’da 3 bin 500 kitapla açılan kütüphane, bağışlarla birlikte, 2018 yılı sonunda 25 bin kitaba ulaştı.

Ansiklopedilerden, tarih kitaplarına; romanlardan kişisel gelişime kadar geniş bir yelpazede kitapların bulunduğu mekandan öncelikle şantiyeyi kullanan temizlik işçileri yararlanıyor. İşçiler kitapları ödünç alabildiği gibi, dinlenme saatlerinde diledikleri kitabı okuyabiliyor ya da satranç oynayabiliyor. İşçilerin çocukları da kendileri için oluşturulan çocuk kitapları bölümünü diledikleri gibi kullanabiliyor.

GEZİCİ KÜTÜPHANE YOLLARDA
Kütüphanelerinin dileyen herkese açık olduğunu belirten şantiye yetkilileri, topladıkları kitapları, köy okullarına ve ilçe kütüphanelerine ulaştırmak üzere, restore edilmiş bir çöp kamyonunu da gezici araç haline getirdi. İşçiler, gezici kütüphanede, dünya klasikleri, Türk edebiyatı, siyaset, kişisel gelişim gibi 17 farklı kategorideki kitabı öncelikle öğrencilere olmak üzere okurlara ulaştırıyor.

“KİTAP BAĞIŞLARI ÇOK DEĞERLİ”
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, söz konusu kütüphanenin kurulmasının ardından yapılan kitap bağışlarının çok değerli olduğunu vurguladı. Taşdelen, tüm Çankaya’yı temizlemekle yetinmeyen, kütüphane kuran, bununla da yetinmeyerek, kütüphaneye gelemeyenlere kitap taşımak için harekete geçen çalışma arkadaşlarıyla gurur duyduğunu belirtti.

Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi Sergi Salonu 2019 yılının ilk sergisine Türk Fotoğraf Sanatçısı Ali Borovalı’nın “Orada Kimse Var mı?” üçlemesi ile başlıyor. Fransız Kültür Merkezi ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ortaklığı ile yapılan sergi 17 Ocak – 10 Şubat tarihleri arasında gezilebilecek.

Orada Kimse Var Mı? sergisinin temasını sanatçı Ali Borovalı “Dünyanın hemen her yerinde insan giderek artan zorunluluklara, sürüp giden döngülere, her şeyin kendisi için üretildiği hazır bir çevreye, sıkışmışlığa ve aynılaşmaya doğru sürükleniyor. Sahip oldukları ne kadar çoğalırsa o denli yetemiyor, istekleri de o ölçüde artıyor. Sınırları genişledikçe etrafını saran boşluk büyüyor.

Durmadan bir çıkışın yolları aranıyor sonra. Bir şehirden, mekândan, fikirden, zamandan, alışılandan ya da insanın ta kendisinden… Bu bir tercih ve gidilenin terkini gerektiriyor. Ama her çıkış yeni bir giriş değil mi? Ve her giriş, çıkmaya doğru atılacak ilk adım” sözleri ile açıklıyor.

Bir Koca Yalnızlık 2018 yılının başında 24 Ocak’ta FKM İstanbul’da, Gidilmeyen Yol 25 Ocak’ta FKM İzmir’de, Çıkış Yolu Arayışları 26 Ocak’ta FKM Ankara’da açılmış ve serginin tamamını gezmek isteyen izleyiciler üç şehri de ziyaret etmesi gerekmişti.

Orada Kimse Var Mı? üçlemesinin tamamı 17 Ocak Perşembe günü saat 18.00’de Türkiye’de ilk defa tek bir çatı altında Eskişehir’de bir araya geliyor.