Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl dördüncüsünü düzenlediği Nilüfer Caz Tatili, TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın konseriyle başladı. Açılışa katılan Nilüfer Belediye Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, hedeflerinin kültür sanat etkinliklerini bütün Bursa halkıyla buluşturmak olduğunu belirtti.

Nilüfer Belediyesi, cazın ustalarını Bursalılar ile buluşturuyor. Sanatseverlere 17 Şubat’a kadar caz keyfi yaşatacak olan Nilüfer Caz Tatili, BAOB Oditoryum’da düzenlenen kokteyl ile başladı. Caz tutkunlarının büyük ilgi gösterdiği açılışa Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Nilüfer Belediye Başkan Adayı Turgay Erdem ve çok sayıda caz tutkunu katıldı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mustafa Bozbey, “Nilüfer Caz Tatili”’nin kültür sanat kenti Nilüfer’in sürdürülebilir çalışmalarından biri olduğuna dikkati çekti. Başkan Mustafa Bozbey, “Bugün, festivalimizin açılışını onur konuğumuz, TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile yapıyoruz. Caz müziğinin daha geniş kitlelere ulaşması ve yaygınlaşması için çalışmalarını sürdüren TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz orkestrası Bursa’da ilk kez, bizim aracılığımızla müzikseverlerle buluşuyor. Bursa’da caz müziğin yaygınlaşması, geniş kitlelere ulaşması misyonu ile yola çıkan orkestrayı Caz Tatili’nde konuk etmek bizim için bir onurdur” diye konuştu.

Nilüfer Belediyesi’nin, kültür sanattaki iddiasını, ulusal ve uluslararası platformlara da taşıyarak yerelden evrensele bir duruş sergilediğine dikkat çeken Bozbey,Nilüfer’deki kültür sanat etkinliklerinin Turgay Erdem ile artarak devam edeceğini de ifade etti. Bu tür kültürel etkinliklerin bütün Bursa halkıyla buluşması gerektiğini belirten Mustafa Bozbey, “Turgay kardeşim Nilüfer’de bizim kaldığımız yerden çalışmaları devam ettirecek. Bazen bana soruyorlar ‘Büyükşehir Belediyesi’ne giderseniz kültür sanat ne olacak’ diye. Elbette devam edecek. Bu tür etkinlikleri izlemek bütün Bursa’nın hakkı. Yıldırım, Osmangazi veya diğer ilçelerde de gençler, sanatseverler var. Büyükşehir’e gidersek Bursa’nın tamamı bu tür etkinliklerle buluşma fırsatı bulacak” dedi.
Gecede Başkan Mustafa Bozbey, açılışa müzikleriyle eşlik eden II-V-I Jazz Band ekibine bir teşekkür plaketi verdi.
TRT İSTANBUL RADYOSU HAFİF MÜZİK VE CAZ ORKESTRASI BÜYÜLEDİ
Kokteylin ardından Nilüfer Caz Tatili’nin ilk gecesinde onur konuğu olan TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası sahne aldı. Caz tutkunlarına müzik ziyafeti sunan TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası konser sonunda ayakta alkışlandı. Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey adına Nilüfer Belediye Meclisi Üyesi Nilgün Berk Şef Serkan Özyılmaz’a çiçek vererek performanslarından dolayı orkestrayı kutladı.

CAZIN USTALARI SAHNE ALACAK
Uluslararası Nilüfer Caz Tatili’nde, Kenan Doğulu, Omer Avital, Kerem Görsev gibi müzik dünyasının önemli isimleri sahne alacak. 5 ayrı mekanda gerçekleşecek festivalde caz dünyasının sevilen isimleri Bursalılarla buluşacak. Caz Tatili’nde 9 konser, 2 film gösteriminin yanı sıra atölye çalışmaları da yapılacak. Dolu dolu sürecek Nilüfer Caz Tatili’nde 27 Ocak’ta Kenan Doğulu, 31 Ocak’ta Erkan Oğur Anatolian Blues, BAOB’ta müzikseverlerin karşısına çıkacak. 3 Şubat’ta Kerem Görsev Quartet ve Tufan Ünalp ile 7 Şubat’ta da Elif Çağlar, Nâzım Hikmet Kültürevi’nde sahne alacak sanatçılar arasında. Caz müziğinin sevilen ismi Jülide Özçelik 10 Şubat’ta BAOB’ta, Çağıl Kaya 12 Şubat’ta Uğur Mumcu Sahnesi’nde müzik tutukları ile buluşacak. Nilüfer Caz Tatili’nin kapanış konserinde de bas gitar virtüözü, besteci Omer Avital, Bursalılar’ın karşısına çıkacak. 17 Şubat’ta Nâzım Hikmet Kültürevi’nde sahneye çıkacak sanatçı, izleyicilere unutulmaz bir müzik ziyafeti yaşatacak.

Nilüfer Caz Tatili kapsamında film gösterimleri ve tango gösterisi de olacak. Amy Winehouse’un hayatını beyazperdeye taşıyan‘Amy’ ve Blue Blues Band üyeleri Yavuz Çetin ile Kerem Çaplı’nın hayat hikâyesini anlatan ‘Blue’ filmleri Konak Kültürevi’nde sanatseverlerle buluşacak. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Nâzım Hikmet Kültürevi’ndeki sahneye konacak tango gösterisinin ardından da müzisyen Mehmet Güreli sevenleri ile bir araya gelecek.

Açıldığı günden beri yüzlerce sanat eserinin sergilendiği Odunpazarı Belediyesi Çağdaş Sanatlar Galerisi, sanat yolculuğuna İrfan Önürmen “Fragmanlar, Katmanlar ve Olasılıklar” Sergisi ile devam ediyor. 17 Aralık 2018 tarihinde açılışı yapılan ve 28 Ocak 2019 Pazartesi Günü kapanacağı açıklanan İrfan Önürmen “Fragmanlar, Katmanlar ve Olasılıklar” Sergisi, sanat severlerin yoğun talebi üzerine 4 Şubat’a kadar uzatıldı.

Aynı zamanda Çağdaş Sanatlar Galerisi’nin 2019 yılının ilk sergisi olma özelliğini de taşıyan sergi, Önürmen’in son dönemde ortaya koyduğu yapıtlarından özel bir seçkiden oluşuyor. Eskişehir’de ilk kez izleyiciyle buluşan serginin küratörlüğünü Hayri Esmer’in yapıyor. Gündelik olanın doğasına odaklanan “Fragmanlar, Katmanlar ve Olasılıklar”, kent kültürü, dil ve kavram bileşenleriyle deneysel yorumunu ortaya koyan sergiyi gezmek isteyen sanatseverler, 4 Şubat 2019 Pazartesi Günü’ne kadar her gün 10.00-20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezebilirler.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin 11 ilçede düzenlediği 2. Karne Hediyesi Çocuk Oyunları Tiyatro Festivali kapsamında “Bremen Mızıkacıları” isimli çocuk tiyatrosu, 27 Ocak 2019 Pazar günü 11.00 – 13.00 – 15.00 saatlerinde üç seans olarak Kültür Sarayı’nda Malkaralı çocuklar için ücretsiz olarak sahnelendi.

Bremen Mızıkacıları adlı tiyatro oyununda köpek, eşek, horoz ve kedinin hikâyesi anlatıldı. Hırsızları yakalayamayan bir eşek, yaşlanmış bir köpek, farelerle dost bir kedi ve sürekli şarkı söyleyen bir horoz sahipleri tarafından işe yaramadıkları ve yaşlandıkları bahanesiyle evden kovulurlar. Bir araya gelerek ortak hayalleri olan müzik ile buluşabilmek için Bremen’e gitmeye karar veren dörtlü yola çıkar. Yolda kendilerine yiyecek veren yaşlı bir adamın evine giren hırsızları, yaptıkları plan ile kovan sevimli dörtlü, yaşlı adam ile dost olurlar. Yardımlaşmanın önemini ve hayvanlara iyi davranmamızın onlar için ne kadar önemli olduğunu anlatan oyun, çocuklar tarafından büyük beğeni ve dikkatle izlendi.

“Bremen Mızıkacıları” isimli çocuk tiyatrosu sonunda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından çocuklara çikolata ve balon hediye edildi.

Süleymanpaşa Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenecek olan Bisanthe Oda Müziği Festivali aynı hızıyla devam ediyor.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Rektörlük Konferans Salonu’ndaki etkinlikte, Bendis Trio Grubu konser verdi.

Grup, Baldassare Galuppi, M. Dring, halk türküsü, Karadeniz türküsü ve tango eserlerini icra etti.

Yaklaşık iki saat süren konser, izleyiciden büyük alkış aldı.

Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konseri, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler izledi.

26 Ocak 1920’de günlüğüne şunları ekler Virginia Woolf:

“Dün doğum günümdü; açıkçası 38’ime girdim, 28’imden çok daha mutlu olduğumdan kuşku yok, bugün de dünden daha mutluyum, çünkü öğleden sonra yeni bir roman için yeni bir biçim fikri geldi aklıma…”

Ve şöyle de ekler Virginia Woolf :

“ Diyelim ki, bir olay ötekinin içinden doğup çıksa -bir roman taslağından olduğu gibi- sadece 10 sayfalığına değil, 200 sayfa filan – bu benim istediğim gevşekliği ve hafifliği vermez mi, böylelikle olaya daha yakınlaşılır ama aynı zamanda biçim ve hız korunur, her şey, her şey de kuşatılmış olmaz mı?

Kuşkum bunun insan yüreğini ne ölçüde kuşatacağı – onu orada kıskıvrak yakalayacak kadar hakim miyim konuşmalara? Çünkü biliyorum yaklaşımım tamamıyla farklı olacak bu kez; kaba inşaat yok; tek bir tuğla bile görülmeyecek; her şey akşam alacası, ama yürek, tutku, mizah, her şey siste yanan ateş gibi için için parlayan.

O zaman başka şeylere yer olacak – bir şenlik alakasız bir ayrıntı- tüy kadar hafif adımlarla yürüyeceğim kendi gönlümce. (…) Umuyorum ki türlü türlü marifet gösterecek kadar iyi öğrendim işimi.

Gene de el yordamıyla gitmeli, denemelerde bulunmalıyım, ama bugün öğleden sonra bir ışık yandı kafamda. Hakikaten, yazılmamış romanı bu kadar ilerletebildiğime göre doğru yoldayım diye düşünüyorum.”

Michael Jackson’ın hayatından ve müzikal kariyerinden ilhamla yapılan  müzikal, 2020’de Broadway’de sahnelenmesinden önce bu yılın sonunda Chicago’da prömiyer yapmayı hedefliyor.

Pop müziğin efsanevi ismi olan Michael Jackson’ın hayatı müzikal oluyor.

Broadway’de 2020’de sahnelenmesi beklenen müzikal, Broadway öncesinde bu yılın sonunda ABD’nin Chicago’da kentinde sahnelenecek.

“Don’t Stop ’Til You Get Enough” adlı müzikal oyunun Chicago’daki Nederlander Tiyatrosu’nda 29 Ekim ve 1 Aralık tarihlerinde sahneleneceği duyuruldu.

Michael Jackson’ın hayatı ve müziğinden ilhamla hazırlanan müzikal için çalışmalar hala devam ediyor. İki Pulitzer ödülü yazar Lynn Nottage, Jackson’ın şarkı kataloğundan yararlanarak müzikali yazıyor. Tony ödüllü yazar Christopher Wheeldon da müzikali yönetecek ve koregrafisini hazırlayacak.

Yahudi soykırımında hayatta kalmayı başaran 96 yaşındaki büyükanne, “Hayatta hiçbir şey için geç değildir” sözünü doğrularcasına bir heavy metal grubunda solistlik yapıyor.

Avusturyalı büyükanne, üç yıl önce bir death metal grubunun solisti oldu. Kendi hayat hikayesini kaleme alan Ginsberg, “Neden death metal müzik?” sorusunu şöyle yanıtlıyor: Şarkı söyleyemiyorum, tonlayamıyorum. Heavy metal işe yarıyor, çünkü sadece sözleri söylemem gerekiyor.”

Söylediği şarkıların sözlerini kendi yazan Ginsberg, şarkıları hem İngilizce hem de Almanca söylüyor. Sözlerinde insanlık, çevre, aşk, düşmanlık, kendine karşı açık olmak için temalar kullanan Ginsberg, “Heavy metal şiir içermez, mesaj verir” diyor

1922’de Viyana’da doğan Ginsberg, hayatını, “Çok iyi şartlarda yetiştik. Çalışanlarımız vardı. Şehirde yaşıyorduk ama aynı zamanda hafta sonları gittiğimiz villamız vardı. Normal üniversiteye gittim” diye anlatıyor.

Besteci Otto Kollman’la evlenen büyükanne, bu sayede müzikle tanıştığını, ABD’de eşiyle birlikte Nat King Cole, Dean Martin gibi yıldızlara beste yaptığını anlatıyor.

Devlet Opera ve Balesi tarafından, tarih ve müziği bir araya getirmek amacıyla müzelerde konserler düzenlenmeye başlayacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığının projesi kapsamında, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliği ile düzenlenecek “Müze Konserleri” başlıyor.

İlk konser Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde gerçekleşecek.

Tarihin ve Anadolu kültürünün önemli eserlerinin sergilendiği müzelerde düzenlenecek konserlerin ilki, Türkiye’nin önemli tarihi eserlerine ev sahipliği yapan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB) sanatçılarının vereceği konser, 30 Ocak Çarşamba günü saat 14.00’te sanatseverlerle buluşacak.

Solistler Sayra Seyhan Geçim, Nihan İnan, Haser Tek ve Kemal Badem, opera eserlerinden aryalar ve zengin Anadolu kültürünün birbirinden farklı türkülerini piyano sanatçısı Yaman Dikener eşliğinde sunacak.

Sanatı müzelere taşıyan ADOB, her ay farklı bir müzede konser düzenleyecek, tarih meraklıları için keyifli müzik dinletileri verecek.

Yapı Kredi Kültür Sanat’ın desteği ile 2018 yılı Ocak ayında başlayan ve edebiyat ile müziği bir araya getiren “Harf’ten ve Nota’dan” dizisi 26 Ocak cumartesi günü “… kahveden gelir sesi” etkinliğiyle yeni sezona merhaba diyor.

Yapı Kredi Kültür Sanat’ın desteği ile 2018 yılı Ocak ayında başlayan ve edebiyat ile müziği bir araya getiren dinleti dizisi “Harf’ten ve Nota’dan” yeni sezonuyla müzikseverlerle buluşmayı planlıyor.

Geçen sezonda Türk edebiyatıyla klasik Türk müziği arasındaki yakınlıkların izini süren dizi, bu kez kültür tarihimizden çeşitli temalara odaklanıyor.

İlk dinleti, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın birçok kitap ve sergisine konu olan “kahve”ye ve İstanbul kahvehanelerinde icra edilen müziklere ayrıldı.

“Harf’ten ve Nota’dan” dizisi 26 Ocak cumartesi günü “… kahveden gelir sesi” etkinliğiyle yeni sezona merhaba diyecek.

Kahvenin ve kahvehanelerin İstanbul’da 16. Yüzyıl’da başlayan öyküsünün ve şehrin yaşantısındaki yeri ve katkılarının anlatılacağı etkinlikte, yüzyıllar içerisinde buralarda seslendirilen müziklere kulak verilecek. Proje ve sunumu Nurinisa Eroğlu’na ait olan  2-“Harf’ten ve Nota’dan” dizisinin solisti Güzin Değişmez. Saz sanatçıları ise, Birol Yayla, Lütfiye Özer ve Taner Sayacıoğlu.

Yalova Belediyesi’nin kültür ve sanat takviminde yer alan ‘Süit’ isimli tiyatro gösterisi seyirci ile buluştu. Yalovalılar tarafından beğeniyle takip edilen tiyatro gösterisi dakikalarca alkışlandı.

Yalovalı tiyatro severlerin yoğun katılım sağladığı Süit isimli tiyatro gösterisi büyük beğeni topladı. Kahkahaların eksik olmadığı gösteride; bir otelin süit odası, yeni bir hayata adım atmak üzere evlilik törenine hazırlanan genç bir çift, hazırlıkları takip eden yakın dostları ve hayatlarına bir anda giren beklenmedik misafirler ile gelişen olayları konu aldı.

Raif Dinçkök Kültür Merkezi Özgecan Salonu’nda gerçekleştirilen gösterinin oyuncu kadrosunda ise; Begüm Öner, Ceyhun Fersoy, Ebru Şahin, Melis Kaygılaroğlu ve Ümit Kantarcılar yer aldı. Gösterinin sonunda tiyatro ekibini başarılı performansları için tebrik eden Yalova Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Sinan Çolak, sanatçılara hediyeler armağan etti.

Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi, Neyzen Bilgin Canaz’ı Ankaralı sanatseverlerle buluşturdu.

Büyüleyen nefes Neyzen Bilgin Canaz, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde verdiği konserle izleyenleri farklı bir yolculuğa çıkardı. Nefesine evrensel soundu da ekleyen Canaz, neyle çalınamayacak eser olmadığını tango, vals, flamenko türü bilinen eserleri seslendirerek gösterdi.

Neyzen Bilgin Canaz, konserine kendi eseri “Hamdım, Piştim, Yandım” ile başladı. İlk esere dansıyla eşlik eden Hacettepe Üniversitesi Konservatuarı Modern Dans Bölüm Başkanı Selçuk Göldere’nin gösterisi nefeslerini tutarak izledi. “Hamdım, piştim, yandım”, “Meleklerin Hüznü”, “Zarif ve Kırılgan” gibi kendi bestelerinin yanı sıra Iğdır’ın Al Alması, Libertango, Oblivion, Batum, Hicaz Funky, Neyim, Majör Segah gibi eserleri seslendiren Canaz’a iki parçada da Seda Bağcan eşlik etti.

Son eserinde izleyicilere “Daha önce ney ile dans eden var mı?” diye sorarak ayağa kaldıran Canaz, keyifli bir dans eşliğinde salonu dolduran Ankaralılara güzel bir gece yaşattı.

NEYZEN BİLGİN CANAZ
1998 yılında Ege Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarından mezun olan Canaz, geleneksel Türk Müziği dışında Flamenko, caz, ve new age tarzında da çalışmalarda bulundu. Caz müziğinin önemli isimlerinden Bobby Mc Ferrin, Yıldız İbrahimova, flamenco müziğinin duayen gitaristi Paco De Lucia’nın baş dansçısı Joaqim Grilo gibi tanınan isimlerle sahne alan Canaz, Berkley Caz School, Rotterdam Konservatuvarı gibi önemli müzik okullarında Türk Müziği üzerine atölye çalışmaları yaptı. Aralarında Kraliçe 2. Elizabeth de bulunan 60’dan fazla devlet başkanı huzurunda konser veren sanatçı, Tanini Trio grubuyla müzik yolculuğuna devam ediyor.

Bu yıl 24.’sü düzenlenen ve Almanya’nın Nürnberg kentinde gerçekleşecek olan Türkiye Almanya Film Festivali’nde Atom Film ‘LEKE’ adlı kısa filmi ile finalist oldu.

Ulusal ve uluslararası birçok festivalden başarı alan Atom Film, yönetmenliğini Tufan Şimşekcan ve Ozan Sihay’ın yaptığı LEKE adlı kısa filmi Adana’da çekti. Filmin başrollerinde Adana Devlet Tiyatrosu oyuncusu ‘Mazlum Taşkıran’ ve “Müslüm” filminde de Müslüm Gürses’in çocukluğunu canlandıran ‘Alper Parlak’ yer aldı. Yaklaşık 1 yıl ön hazırlığı süren Leke filmi, 30 kişilik yardımcı oyuncu ve set ekibiyle Adana tren garında çekildi. Post prodüksiyon aşaması 2 ay süren LEKE kısa filmi, trenle memleketine dönmekte olan bir savaş muhabiri ile trene kaçak bir şekilde binen mülteci bir çocuğun yollarının kesişmesini anlatıyor.

24. Türkiye Almanya Film Festivali Kısa Film Yarışması’nın başkanlığını bu yıl Berlin’de yaşayan yönetmen Constanze Knoche üstlenecek. Seçici kurulun diğer üyeleri ise, sinema ve televizyondan tanınan ünlü oyuncu Berrak Tüzünataç (İstanbul), bilim insanı ve belgesel film yönetmeni Carolin Lano (Erlangen), yapımcı ve ses mühendisi Robert Kellner (Nürnberg)’den oluşuyor.

Yarışmaya başvuran 500’den fazla kısa film arasından ön jüri seçkisini tamamladı.

Almanya, Türkiye, İran, Fransa, İsviçre, ABD, Suriye, Avusturya, Irak, Rusya ve başka 90 farklı ülkeden gelen başvuru arasından, Almanya, Türkiye ve Avusturya’dan olmak üzere toplam 14 film yarışmaya seçildi. Kısa filmler 15 Mart’ta festival kapsamında gösterilecek.

Festivalin ikinci haftasında, 16 Mart Cumartesi akşamı yapılacak olan ödül töreninde, En İyi Film (1.’lik Ödülü), 2.’lik Ödülü ve 3.’lük Ödülü açıklanacak.

Festival kapsamında yarışacak 14 film:

Dikenli Tel: Serdal Altun
Aus der Nähe (Yakından): Daniel Popat
Çember: Subutay Kırkpınar
Mitose (Mitoz): Halit Ruhat Yildiz
Kısmet: Doğuş Özokutan, Vasvi Çiftcioğlu
Kerata: Kasım Ördek
3:1: Alisia Manuguerra
Kaset: Serkan Fakılı
Katharsis (Katarsis): Alison Kuhn
Finiş: Benhür Bolhava
Salveger (Yıl Dönümü): Angelica Germanà Bozza
Naftalin: M. Furkan Daşiblek
Leke: Tufan Şimşekcan, Ozan Sihay
Generalprobe (Genel Prova): Jannis Lenz