Gülsin Onay’dan Ahmet Kanneci’ye, Pelin Körmükçü’den Bahar Yanılmaz Emre Kınay’a; bir ay sürecek festival

13.odtu festivali

“ODTÜ 13. Sanat Festivali” başlıyor 

ODTÜ’de bugün başlayıp 20 Nisan’a kadar sürecek “ODTÜ 13. Sanat Festivali”nin programı şöyle:

n 25 Mart Pazar: Saat 18.00: “Aksak Duo” konseri. (Keman: Cihat Aşkın, gitar: Mesut Özgen)

* 26 Mart Pazartesi: Saat 20.00: “Gülsin Onay piyano resitali.”

* 27 Mart Salı: Saat 20.00: Ankara Sanat Tiyatrosu “Giderayak” adlı oyunu sahneleyecek.

* 29 Mart Perşembe: Saat 20.00: Hava Kuvvetleri Bando Komutanlığı Bahar konseri. (Etkinlik ücretsiz.)

* 30 Mart Cuma: Saat 20.00: Çellistanbul Çello Dörtlüsü konseri.

* 31 Mart Cumartesi: Saat 18.00: “Geriye Kalan” filmi gösterilecek. Filmin yönetmeni Çiğdem Vitrinel Özcan ve oyuncuları Şebnem Hassanisoughi ile Erkan Bektaş söyleşiye katılacak.

* 3 Nisan Salı: Saat 20.00: “Can” adlı tiyatro oyunu sahnelenecek. (Can Yücel’den uyarlayan: Genco Erkal, yöneten ve oynayan: Kemal Kocatürk.)

* 4 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Aşk Her Yerde” adlı oyun sahnelenecek. (Oyuncular: Emre Kınay, Pelin Körmükçü, Sait Genay, Bahar Yanılmaz, Cem Yanılmaz.)

* 5 Nisan Perşembe: Saat 14.00: Hasan Pekmezci Atölye Çalışması. (Etkinlik ücretsiz.)

* 6 Nisan Cuma ve 13 Nisan Cuma: Saat 20.00: “Ahmet Kanneci gitar resitali.” Resitale Özcan Dal eşlik edecek.

* 7 Nisan Cumartesi: Saat 15.00 ve 20.00: Ankara Devlet Tiyatrosu “Soğuk Bir Berlin Gecesi” adlı oyunu sahneleyecek.

* 8 Nisan Pazar: Saat 19.00: “Akdeniz Flamenko Topluluğu” konseri.

* 9 Nisan Pazartesi: Saat 20.00: Ankara Devlet Opera ve Balesi “Seslerle Anadolu” adlı müzikli dans tiyatrosunu sahneleyecek.

* 10 Nisan Salı: Saat 20.00: “Borusan Quartet” konseri.

* 11 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Julio Almeida gitar resitali.”

* 15 Nisan Pazar: Saat 18.00: “Adamas Quartett” konseri. (New Austrian Sound of Music/Keman: Claudia Schwarzl ve Maria Wahlmüller; viyola: Anna Dekan; viyolonsel: Jakob Gisler.)

* 17 Nisan Salı: Saat 20.00: “Ferhangi Şeyler” adlı oyun sahnelenecek. (Oynayan: Ferhan Şensoy.)

* 18 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Türk Armoni Yıldızları Orkestrası” konseri. (Şef: Tarık Tal.)

* 19 Nisan Perşembe: Saat 20.00: “Can Çakmur piyano resitali.”

* 20 Nisan Cuma: Saat 20.00: “Emrehan Halıcı & Ankara Müzisyenleri” 50 Yılın Rock Konseri, 7. Yıl.

13.odtu festivali

Salvador Dali sergisi, Cer Modern Sanatlar Merkezi’nde başkentlilerle buluştu

Serginin açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, eşi Gülten Günay, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Erol Erdinç, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve çok sayıda davetli katıldı.

cer modern sanatlar

Serginin açılışını yapan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, burada yaptığı konuşmada, Dali’nin resmin ve sürrealizmin en önemli isimlerinden biri olduğunu söyledi. Ankara’ya ilk defa böyle bir serginin geldiğini belirten Günay, sergiyi tüm başkentlilerin gezmesini istediğini dile getirdi.

Günay, İstanbul’daki Van Gogh sergisinin eylül ayındaCer Modern’de izlenime açılacağını da ifade ederek, Cer Modern’in, Ankara’nın kültür yaşamında bir simgeye dönüşmesi, vazgeçilmez ve çok bilinen bir mekan olmasını arzu ettiklerini belirtti.

Ankara’da sanatseverlerin, sanat eğiticilerinin, sanat öğrencilerinin Cer Modern’i yeterince kullanmadığını düşündüğüne değinen Günay, ”Bu izlenimim eğer haksızsa çok sevinirim. Ama umut ediyorum ki önümüzdeki süreçte bu mekanın daha fazla kullanılmasına bu sergiler yardımcı olacaktır” diye konuştu.

Bir gazetecinin, ”Eserler Fransa ve Rusya’dan geliyor. ‘Bize iade etmedikleri için biz yurt dışına eserlerimizi vermiyoruz’ şeklinde beyanatınız olmuştu. Ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine Günay, ”Bunlar resim, plastik sanatı. Piyasada dolaşıyor zaten. Arkeolojik eserlerle bunları karıştırmayalım” dedi.

Günay, Ankara Atatürk Kültür Merkezi’nde kurulması planlanan müze inşaatının ne durumda olduğunun sorulması üzerine, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile protokol imzaladıklarını anımsattı, ancak henüz inşaata başlanmadığını söyledi.

Alanda eskiden kalma ve olumsuz nitelendirmelere yol açan yapıları kaldırdıktan sonra, Türkiye’nin en büyük müzelerinden birini buraya yapmanın en büyük hayali olduğunu belirten Günay, ”Bu, şimdilik hayalim, ön niyetim. Daha başlamadık. Dileğim, benim görev yaptığım bu dönemde bitmesidir. Ama imkansız olduğunu görüyorum. Hiç olmazsa ben başlarım, Cumhuriyetin 100. yılında Ankara, dünya çapında bir arkeolojik müzeye sahip olur. Biz de bunu gerçekleştirmiş olursak, büyük bir mutluluk sebebi olacaktır” diye konuştu.

”İlahi Komedya”, ”Sürrealizmin İzleri” ve ”Galayla Akşam Yemeği” adlı üç ayrı başlıktan oluşan Salvador Dali sergisi, 20 Mayıs’a kadar gezilebilecek.

Juan Gris’in 125. Yaşgününde Ünlü Ressamı Google Unutmadı Haber Detayı

Juan Gris-google 23 Mart

Juan Gris farklı tarzı ve ilginç yapıtları ile döneme damga vuran sanatçılarıdan biridir. Eserlerinde genelde Bardaklar, şişeler ve gazeteleri kullanmıştır. 40 yaşında ölen ünlü sanatçı eğer yaşasaydı emin olun daha çok şeyler yapardı.

Juan Gris farklı tarzı ve ilginç yapıtları ile döneme damga vuran sanatçılarıdan biridir. Eserlerinde genelde Bardaklar, şişeler ve gazeteleri kullanmıştır. 40 yaşında ölen ünlü sanatçı eğer yaşasaydı emin olun daha çok şeyler yapardı.

José Victoriano González-Pérez (23 Mart 1887, Madrid – 11 Mayıs 1927, Sur Seine), bilinen adıyla Juan Gris, hayatının büyük bölümünü Fransa’da geçirmiş olan ünlü İspanyol ressam ve heykeltraştır.

Sanatçı tablolarında önce biçimlerin çözülerek dağıtıldığı analitik kübizmi denemiş daha sonra birleştirici nitelikteki sentetik kübizme yönelmiştir. bardaklar, gazete ve şarap şişesi önemli yapıtlarındandır.

Juan Gris

Google Bu gün Juan Gris için özel bir logo oluşturdu, Kimdir bu Juan Gris (23 Mart 1887 – Mayıs 11, 1927) olarak bilinen Jose Victoriano Gonzalez-Perez yaşamış ve hayatının en Fransa’da çalışan bir İspanyol ressam ve heykeltıraş oldu.

His works are closely connected to the emergence of an innovative artistic genre-Cubism. Eserleri yakından tarz-Kübizm yenilikçi bir sanat ortaya çıkmasına bağlıdır. Born in Madrid, Gris studied mechanical drawing at the Escuela de Artes y Manufacturas in Madrid from 1902 to 1904, during which time he contributed drawings to local periodicals. Madrid doğumlu, Gris de yerel dergi çizimler katkıda bu süre içinde, 1902 tarihli 1904 Madrid’de Escuela de Artes y Manufacturas mekanik çizim okudu. From 1904 to 1905 he studied painting with the academic artist José Maria Carbonero. 1904’ten 1905’e kadar o akademik sanatçı José Maria Carbonero ile resim çalıştı.

Yüzyılımızın başlarında etkinliğini duyuran kübist akımın, Braque, Picasso ve Léger ile birlikte dört büyük kişiliğinden biridir Juan Gris. Juan Gris Onun bu akıma bütün yaşamı boyunca içtenlikle bağlı kaldığı, yalnız uygulamacı olarak değil, kendi çapında kuramcı olarak da kübizmin temellerini oluşturduğu göz önüne alınırsa, Gris ye özel bir yer ayıran kaynaklara hak vermek gerekecektir. Juan Gris Fransız eleştirmen Maurice Raynal in resmin cebiri deyimini kullanmakla, belki doğrudan doğruya Juan Gris nin sanatını anlatmak istediği bile düşünülebilir. Juan Gris Çünkü, doğanın Cézanne dan beri geometrik biçimlere dönüştürülmesi yöntemini, açık yüreklilikle ve tam bir içtenlikle savunan, uygulayan o olmuştur. Juan Gris Tipik bir kübist tir bu bakımdan Juan Gris. Juan Gris Eşyanın ve doğanın, bu anlayış çerçevesinde resme yansıyan görünümleri, en tanımlanır biçimini onun sanatında bulmuştur.

Juan Gris

1887 de Madrid te, bir tüccar ailesinin on üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelmişti. Juan Gris Asıl adı José Gonzalez di. Juan Gris Daha yedi yaşlarına doğru, defterinin sayfa kenarlarını süslemek için karaladığı desenlerle, resme olan ilgisini ve yeteneğini kanıtlamıştı. Juan Gris Ne var ki, her sanatçı gibi onun ailesi de, resim sanatına olan bu yakınlığından yana değildi. Juan Gris O da bir bakıma ailesine hoş görünmek için Madrid Sanat ve Zenaat Okulu nu seçti. Juan Gris Bir yandan bu okulda öğrenimini sürdürüyor, öte yandan Madrid Comico ve Bianco y Negro dergilerine satirik desenler, karikatürler çiziyordu. Juan Gris Ama okulun eğitim sistemiyle bağdaşmadığı için bir süre sonra okulu bırakarak, kendini bütünüyle resme verdi. Juan Gris İki yıla yakın bir zaman, akademik ressamlardan Moreno Carbonero nun atölyesinde çalıştı.

Kaynak : http://www.enerjigundem.com

Bu yıl 30. kez düzenlenecek İzmir Tiyatro Günleri, ilk kez uluslararası boyuta taşınıyor. İspanya, İtalya ve KKTC’den tiyatro gruplarının da katılacağı Tiyatro Günleri kapsamında 11 etkinlik düzenlenecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve İzmir Devlet Tiyatrosu işbirliğinde düzenlenen İzmir Tiyatro Günleri, 30. yılında ilk kez uluslararası düzeyde bir etkinliğe dönüştürüldü. 27 Mart-11 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri öncesi düzenlenen toplantıda etkinlik programı sanatseverlerle paylaşıldı. Toplantıya Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Silkü, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Hakkı Bahar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serpil Baran, Tiyatro Günleri Düzenleme Kurulu Sanat Danışmanı Prof. Dr. Özdemir Nutku ve Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Anasanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Hülya Nutku katıldı.

İzmir Tiyatro Günleri’ne ve sanatın tüm dallarına verdikleri destekler nedeniyle Büyükşehir Belediyesi adına mutluluk duyduğunu dile getiren Serpil Baran, bu yılki etkinliğin çok daha özel bir anlam taşıdığını söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Baran, İzmir Tiyatro Günleri’nin uluslararası boyuta taşınması yönünde ilk adımları attıklarını, İspanya, İtalya ve KKTC’den gelen grupların düzenlenecek etkinliklere renk katacağını belirtti. Baran, başlattıkları uluslararası atılımı önümüzdeki yıllarda daha da artırarak sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Düzenleme Kurulu Sanat Danışmanı Özdemir Nutku da bu yıl uluslararası festivale geçişin ilk denemesini yaptıklarını belirterek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu tiyatro günlerini devam ettirmesi çok önemli. Bu bakımdan öncelikle Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül ve Ege üniversitelerini kutlamak gerekiyor. Önümüzdeki yıl sanıyorum tam uluslararası festival boyutuna geçiyoruz. İzmir Tiyatro Günleri İzmir’in çevresine gidecek, varoşları da kaplayacak bir şenlik olacak” diye konuştu.

Gelecek kuşaklar için tiyatro

Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Silkü ise “1955 yılında kurulan bir üniversite olarak 50. yılımızda, sosyal sorumluluğunu yerine getirme anlayışı çerçevesinde bu organizasyonda yer almaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Hakkı Bahar da konuşmasında, kurum olarak sanata büyük önem verdiklerini dile getirerek şunları kaydetti: “Her şeyden önce adalet ve hukuka saygı, herkesin eşit haklardan yaralanabilmesi, tüm görüş ve ideallerin serbest dolaşımı ve özgürce ifade edilebilmesi, tüm insanların yaşayış biçimlerinin öğrenilmesi, uluslar, dinler arasındaki kin ayrımcılık ve düşmanlığın dolayısıyla savaşların ortadan kaldırılması gibi görüşlerin dünyaya yayılması ve dile getirilmesi açısından bu gün çok önemli. Bu günün bir haftaya çıkarılarak uluslararası platforma taşınması da çok önemli. Doğmamış nesillerimize daha yaşanası bir dünya bırakabilmemiz için tiyatroyu ve tüm sanat dallarını yaşatmalıyız”

İş dünyasına destek çağrısı

Prof. Dr. Hülya Nutku ise ilk kez uluslararası boyuta taşınan Tiyatro Günleri’nin dolu dolu bir içeriğe sahip olduğunu belirterek, “Bu yıl 8’i turne topluluğu, ikisi yurtdışından, biri de fakültenin büyük prodüksiyonu olmak üzere toplam 11 etkinlik gerçekleştirilecek” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destek ve katkı nedeniyle teşekkürlerini dile getiren Nutku, “Ama bir yandan da iş adamlarımıza seslenmek istiyorum: Hayat sadece ticaretle yürümüyor. Biraz da sanata destek verin” diye konuştu.

Emek ödülü Hale Eren’e

30. Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri kapsamında 1999 yılından beri uygulanan bir gelenek de sürdürülecek. Yaşamı boyunca ülkemizde tiyatro sanatının gelişimi yolunda üstün hizmet vermiş sanatçı ve bilim adamlarına verilen Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü’nün 14.’sü, sahne tasarımı dalında Hale Eren’e verilecek.

Yine etkinlikler kapsamında 27 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde 30. Dekor-Eskiz-Maket Sergisi düzenlenecek. 31 Mart-1 Nisan 2012 tarihlerinde ise Tarihi Havagazı Fabrikası’nda “Hayat Sanattan Öğrenir” adlı proje kapsamında bir workshop gerçekleştirilecek. Geleneksel Flamenko gösterisini modern bir yaklaşımla yorumlayan İspanyol Tatiana Garrido Flamenko Topluluğu, 27 Mart akşamı AASSM’de İzmirli sanatseverlerle buluşacak.

Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri Programı:

AHMED ADNAN SAYGUN SANAT MERKEZİ

Ateş ve Kum 27 Mart 2012 Saat 20.00

GSF ÖZDEMİR NUTKU SAHNESİ

4 Kısa Oyun 28 Mart 2012 Saat 20.00

İSMET İNÖNÜ SANAT MERKEZİ

Ölümüne 29-30 Mart 2012 Saat 20.00
Sandalım Kıyıya Bağlı 31 Mart – 1 Nisan 2012 Saat 20.00
Şems!.. Unutma!.. 2 Nisan 2012 Saat 15.00/20.00
Savaş İkinci Perdede Çıkacak 5 Nisan 2012 Saat 20.00
Kazaen 6-7 Nisan 2012 Saat 20.00
Zübük 10-11 Nisan 2012 Saat 20.00

İZMİR SANAT

Ben Bertolt Brecht Kabare 3-4 Nisan 2012 Saat 20.00
Tiyatro Öldü 8-9 Nisan 2012 Saat 20.00

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ

Düğün 31 Mart – 1 Nisan Saat 20.00

SABANCI KÜLTÜR MERKEZİ

Kuşlar 8 Nisan 2012 Saat 15.00 / 20.00

 

Günümüzün en iyi davulcularından biri olarak gösterilen Avusturyalı Martin Grubinger, 29 Mart’ta Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) eşliğinde bir konser verecek

Martin Grubinger

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 29 Mart Perşembe günü vereceği konserde “Davullara şarkı söyleten adam” olarak tanınan Avusturyalı davulcuMartin Grubinger’i konuk edecek. Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda, Şef Sascha Goetzel yönetiminde gerçekleşecek konserde Grubinger, Avner Dorman’a sipariş ettiği “Frozen in Time” yapıtını seslendirecek. BİFO konserin ikinci yarısında, 19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başının müzik dehalarından biri olarak görülen Gustav Mahler’in “Titan” adlı 1. senfonisini seslendirecek.

‘TUTKUNUN PERKÜSYONLA BİRLEŞİMİ’ 
Günümüzün en iyi davulcularından biri olarak gösterilen Grubinger, konserde seslendireceği “Frozen in Time”ın esin kaynaklarını üç kıtanın ve sayısız şehrin sesleri olarak özetliyor. Grubinger, gündelik yaşamımızda kulağımızı dolduran ses dünyasını sihirli bir müziğe dönüştürüyor. Avusturyalı Martin Grubinger’in sahne performansı “tutkunun perküsyonla birleşimi” olarak da tanımlanıyor. Müzisyen, çaldığı tüm perküsyonları yeniden keşfediyor ve onlarla yepyeni bir müzikal boyuta ulaşıyor.

-İSTANBUL-

 Daha Detaylı Programı Yayınladık fakat Kısa Kısa Hatırlatmalar Yapalım İstedik.

İstanbullu sanatseverler konserler, resim sergileri, tiyatro oyunları ile sanat dolu bir hafta yaşayacaklar. İstanbul’un farklı yerlerinde gerçekleştirilen sanat etkinlikleri ile İstanbulluları sanatın farklı dallarında yeni keşifler bekliyor. Sizin için önemli sanat etkinliklerini derledik…

İBB Kent Orkestrası

”Bach Before&After” Mart ayı etkinlikleri kapsamında Neyzen Kudsi Erguner ve Fransız viyolonsel sanatçısı EricMaria Couturier, yarın ve 24 Mart cumartesi günü St. Antuan Kilisesi’nde konser verecek. İzleyicilerin ikiliden Bach ve Itri üzerine doğaçlama ve varyasyonlar dinleyebilecekleri konserlerde, ayrıca dünyaca ünlü besteci Kamran İnce’nin ney ve viyolonsel için bestelediği eseri ”Asumani”nin dünya prömiyeri de gerçekleştirilecek.

Oğuz Büyükberber klarnetler, piyano ve elektronik seslerde, Sophie Hassfurther saksafonlarda,Wolfgang Reisinger ise vurmalı çalgılardaki performanslarını yarın Borusan Müzik Evi’nde sergileyecek. Üçlü, klasik caz tınılarından çağdaş elektro-akustik müziğe kadar geniş bir yelpazede doğaçlama ve özgün eserleri seslendirecek.

Karadeniz müziğinin önemli seslerinden Fuat Saka yarın Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde sevenleriyle buluşacak.

Aşkın Nur Yengi, sevilen şarkılarının ve Türk sanat müziği eserlerinin Türk sanat müziği sazları ve batı müziği enstrümanlarıyla harmanlanacağı bir özel bir projeyle yarın İş Sanat’a konuk olacak.

Şarkıları tiyatral bir sunumla sergileme anlayışıyla 1985 yılından itibaren birlikte konser vermeye başlayan Nesrin ve Çetin Körükçü çifti, yarın Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda sahne alacak.

Ezginin Günlüğü, 24 Mart cumartesi günü Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde konser verecek.

Deborah Davis, yarın ve 24 Mart cumartesi günü İstanbul Caz Center’da şarkılarını seslendirecek.

Prof. Dr. Gürer Aykal öncülüğünde 2005 yılında kurulan Borusan Quartet, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası solisti ve Bilkent Üniversitesi’nin sürekli sanatçısı Gülsin Onay ile birlikte 24 Mart cumartesi günü Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi’nde müzikseverlerle buluşacak.

CRR İstanbul Senfoni Orkestrası, 24 Mart cumartesi günü Rengim Gökmen şefliğinde Özyurt Kantatı’nı seslendirecek.

İran asıllı İsveçli şarkıcı Arash Labaf ve İranlı Shahram Shabpareh, 24 Mart cumartesi günü Ora Arena’da konser verecek.

Aynı gün, Afrika kökenli İngiliz şarkıcı Malia’nın konseri Tamirane’de, İngiliz pop-caz topluluğu Matt Bianco’nun konseri Salon İKSV’de dinlenebilecek.

İBB Kent Orkestrası ABBA şarkılarını seslendirecek

İBB Kent Orkestrası

Dünya müziğinin yeni divası olarak nitelenen Mor Karbasi, Endülüs’ten Ortadoğu’ya uzanan zengin repertuvarı ile 25 Mart pazar günü Sakıp Sabancı Müzesi-the Seed’de müzikseverlerle buluşacak.

Opus Amadeus Oda Müziği Festivali konserler dizisinin beşincisinde, Tuncay Yılmaz, Gustav Rivinius ve Emre Elivar’dan kurulu Arkas Trio, Viyana klasikleri, çağdaş çok sesli Türk müziği ve Alman romantizminden oluşan bir programla, ”Viyana Klasikleri Partisinden Romantik Bir Şenliğe” adlı konserle 25 Mart pazar günü Fulya Sanat’ta dinleyicilerle buluşacak.

Şef Kamil Coşkun yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 26 Mart pazartesi günü CRR Konser Salonu’nda müziğin efsanelerinden ‘‘ABBA” grubunun sevilen eserlerini seslendirecek.

İş Sanat Kültür Merkezi, 26 Mart pazartesi günü kendine özgü icra stili ve Bach’tan Schnittke’ye uzanan repertuvarıyla her performanslarında seyircilerine müzik başyapıtlarının tadını çıkarma imkanı sunan ”Moskova Virtüözleri” Oda Orkestrasını ağırlayacak.

Aynı gün Fatih Erkoç, Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki konserinde poptan alaturkaya, türküden caza kadar müzik dünyasında iz bırakan eserleri akustik olarak yorumlayacak.

”Opus Amadeus Oda Müziği Festivali” sona erecek

Borusan Müzik Evi’nde 28 Mart çarşamba günü düzenlenecek deneysel ”Hoca Nasreddin&Tim Hodgkinson: Breath” konserinde, klarnette Tim Hodgkinson, saksafonda Robert Reigle, kavalda Serkan Şener, vokalde ise Nikolai Galen performanslarını sergileyecek.

Aynı gün CRR Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek ”Senfonik Mehter” konserinde, Rayif Doğrulu şefliğinde ”Saraydan Kız Kaçırma”, ”Barbaros Marşı”, ”Fetih Marşı”, ”Estergon Kalesi”, ”Ah Bir Ateş Ver”, ”Kürdili Hicazkar Longa” gibi eserler seslendirilecek.

10 Grammy ödüllü, ”Don’t Worry Be Happy” şarkısıyla tanınan Bobby McFerrin, 28 Mart çarşamba günü İş Sanat Kültür Merkezi’nde konser verecek.

Kayhan Kalhor ve Erdal Erzincan, 28 Mart çarşamba günü garajistanbul sahnesinde hayranlarıyla buluşacak. Enstrümantal konserde, şiirsel şarkı sözlerinin yerini enstrümanlar alacak.

Arp sanatçısı Tara Jaff, 28 Mart çarşamba günü Live Haymatlos’ta sahne alacak.

Martin Grubinger, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile birlikte 29 Mart perşembe günü Lütfi Kırdar Anadolu Auditoriumu’nda sahneye çıkacak. Sascha Goetzel’in şefliğinde verilecek konserde Grubinger, Avner Dorman’a
sipariş verdiği ve dünya prömiyerini de seslendirdiği ”Frozen in Time”la sahnede olacak.

”Opus Amadeus Oda Müziği Festival”inin kapanışı, 29 Mart perşembe günü Fulya Sanat’ta gerçekleştirilecek ”Bach’tan Stravinsky’ye Tek Nefeste” konseri ile yapılacak. Tuluğ Tırpan, Ulrich Mertin, Nusret İspir ve Ellen Jewett bu konserde barok müzikten Mozart’a, romantik dönemden Mimaroğlu ve Stravinsky’ye geniş bir repertuvar sunacak.

Taylan Erler Jazz Quartet, ”Caz Hiç Bu Kadar Eğlenceli Olmamıştı…” konseriyle 29 Mart perşembe günü Kozyatağı Kültür Merkezi’nde sahne alacak.

Devlet ve Şehir Tiyatroları

İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda bu hafta, Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde ”Aşkın Sıradanlığı”, Cevahir Sahneleri’nde ”Sezuan’ın İyi İnsanı” ve”Yanık” Küçük Sahne’de ”Kırmızı” ve ”Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk”, Küçük Çekmece Sahnesi’de ”Açıl Kafam Açıl”,Zeytinburnu Sahnesi’nde ”Anita’nın Aşkı ya da Antigone Newyork’ta”, Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde ”İmparatorluk Kuranlar” ve ”Michalengelo”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde ”Gılgameş Konya DT” ve ”Antigone” oyunlarını izlenebilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda bu hafta sergilenecek oyunlar ise şöyle: Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Çığ” ve ”Aşk Halleri”, Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Sahnesi’nde ”Benim Arkadaşım Yok” ve ”Boncuk” Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Tehlikeli İlişkiler” ve ”Otobüs”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”İstanbul Efendisi”, ”Çiçek Prenses” ve ”Arka Bahçe”, Kağıthane Küçük Kemal Sahnesi’nde ”Boya Benek”, Kadıköy Haldun Taner ”Dullar”, ”Fareli Köyün Kavalcısı” ve ”İntiharın Genel Provası”, Ümraniye Sahnesi’nde ”Kabare”, ”Pinokyo” ve ”Kargaşa” Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde ”Düşüş” ve ”Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi”, ”Cambazhane” ve ”Gönlümdeki Osman Hamdi Bey”.

”Seyahatname 2” Sabancı Üniversitesi’nde

Tiyatroseverler, ”Rahat Yaşamaya Övgü (Brecht Kabare)” oyununu, yarın ve 24 Mart cumartesi günü Tiyatro Pera Eren Uluergüven Sahnesi’nde izleyebilecek. Bertolt Brecht’in ”Schweyk İkinci Dünya Savaşında”, ”Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı” ve ”Üç Kuruşluk Opera” oyunlarından ve ”Faşizm Üzerine Yazılar”ından Nesrin Kazankaya’nın uyarlayıp yönettiği müzikli oyunda, Kurt Weill, Hanns Eisler ve Turgay Erdener’in müzikleri kullanılıyor.

İstanbul Halk Tiyatrosu’nun ”Paçi-Bir Karadeniz Komedisi” oyunu, yarın Caddebostan Kültür Merkezinde seyirciyle buluşacak. Modern bir Don Kişot öyküsü olarak nitelenen oyun, Karadeniz’i değiştirmeye, bozmaya, satmaya, talan etmeye çalışan her şeye karşı yaşadığı küçük şehirde tiyatro yapmaya çalışan bir adam (Erkan Can) ve arkadaşları anlatılıyor.

Genco Erkal’ın ”Kerem Gibi” oyunu, 27 Mart salı günü Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde sahnelenecek. Erkal, oyunda belgesel, tiyatro ve şiiri buluşturarak, seyircileri Nazım Hikmet’in şiir dünyasında bir gezintiye çıkarıyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin ”Seyahatname 2” gösterisi, Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi’nde sergilenecek. Beyhan A. Murphy’nin koreograflığını yaptığı oyunun tarihsel metinlerinde Evliya Çelebi’den yararlanılırken, çağdaş metinleri Elif Şafak tarafından yazıldı.

Tiyatroseverler bu hafta ”Ayışığı Tarifesi” oyununu, 26 Mart pazartesi günü Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, 24 Mart cumartesi günü ”Bi Garip Cinayet Mahalli” oyununu Ortaköy Kültür Merkezi’nde ve ”Lacivert Gölgeli Adamlar” oyununu Bahçelievler Kültür Merkezi’nde, ”Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” oyununu ise 23-24-25 Mart günleri Ortaoyuncular Tiyatrosu’nda izleyebilecek.

Sergiler

Nihal Martlı’nın ”RomantiqueNihal Martlı” adlı sergisi, 27 Mart-22 Nisan tarihleri arasında Beşiktaş’taki Mekan C.A.M Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Cem Dinlenmiş’in mizahi bakışıyla harmanladığı eserlerinin yer alacağı ”Şimdi Olmaz” adlı sergisi, 29 Mart’ta X-İst’te açılacak.

Yavuz Tanyeli’nin 26 Mart’ta Tem Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak ”Bora’s Blues” adlı yeni sergisi, hem sanatçının son estetik anlayışına bir ışık tutacak, hem de dünyada ve Türkiye’de olup bitene bir teşhis denemesi olacak.

-İSTANBUL-

Önceki sayımızda uzun uzun verdiğimiz İstanbul sanat faaliyetlerinin bir kısmını tekrar hatırlayalım.

SOPHİA JAFFÉ İDSO İLE ÇALACAK

SOPHİA JAFFE

Türkiye’de daha önce de konserler veren genç keman sanatçısı Sophia Jaffé, 23 Mart Cuma akşamı Şef Gürer Aykal yönetimindeki İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde  bir konser verecek. Fulya Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek dinletide, Chausson, Sarasate ve Bruckner’den eserler seslendirilecek. Sophia Jaffé, ilk müzik derslerini Berlin’de anne ve babasından -Nora ve Abraham Jaffé- almıştı.

Shlomo Mintz B.Ü. Albert Long Hall’da

Dünyanın en tanınmış keman virtüözlerinden Shlomo Mintz ve piyanist Sander Sittig, keman-piyano edebiyatının başyapıtlarıyla 28 Mart Çarşamba akşamı Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Konser Salonu’nda Bach, Milhaud, Brahms ve Manuel de Falla’nın eserlerinden oluşan bir repertuar sunacaklar. 15. Yılını kutlayan Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Klasik Müzik Etkinlikleri kapsamındaki ‘İspanyol Dansı’ başlıklı konser, ‘Akdeniz Yolculuğu’ temalı etkinliklerin bir parçası olarak gerçekleşiyor.

Yusuf Tuvi’nin ‘İnsanları’ için son günler

Yusuf Tuvi’nin Fototrek Fotoğraf Merkezi’nde ‘İnsana Dair’ başlıklı retrospektif sergisi, 30 Mart’ta sona eriyor. Sergi, Türkiye ve dünyada çekilen, insanı irdeleyen fotoğraflardan oluşuyor. Sanatçı, sergi konusunu kişiliğine en uygun tema olarak ifade ediyor. Tel: (0212) 251 90 14

‘…VE ÖTESİ’

Duyarlı olduğu konulara eserleriyle dikkat çekmeyi başaran ressam Nur Ataibiş’in; dış dünyadaki iktidarın gücü, doğanın yok edilişi, göç, kaos ve şiddet gibi meseleleri içsel yolculuğuyla birleştirerek bilinçaltı katmanlarını ortaya koyduğu çalışmalarına yer verdiği 10. kişisel sergisi ‘…Ve Ötesi’, 29 Mart – 21 Nisan tarihleri arasında Demart Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

Tel: (0212) 287 78 67

Janus İstanbul’ raflarda

Gisele Durero Köseoğlu tarafından kaleme alınan ve Erol Köseoğlu’nun müziklerini yaptığı müzikal tiyatronun Fransızca kitabı ‘Janus İstanbul’, Editions GİTA tarafından (CD hediyesiyle) yayınlandı. Tanrı Janus’un küçük bir çocukla olan ilişkisini Gisele Durero Köseoğlu; hicivle şiiri, dramla komediyi harmanlayıp, karışık kültürlerdeki kimlik ve varoluş sorununu sorgulayarak yazdı. Fransızca bilmeyenler için kitabın Türkçesi ‘İanus İstanbul’da’ adıyla çok yakında piyasada.

Akbank 8. Kısa Kısa Film Festivali başladı

29 Mart’a kadar sürecek olan Akbank Kısa Film Festivali, yurt içi ve yurt dışından geniş katılımı, farklı bölümleri, atölye çalışmaları ve söyleşileriyle sinemaseverlere dopdolu bir program sunuyor. Rekor sayıda 557 filmin başvurduğu festival’in ‘uluslararası bölümü’nde bu yıl; Türkiye, Almanya, İsrail, ABD, İspanya, Fransa, Belçika, Brezilya ve daha birçok ülkeden gelen kısa filmlerin yanı sıra, Cannes, Clermont-Ferrand, Rotterdam, Milano, Berlin, Sydney gibi dünyanın saygın film festivallerinde gösterilen ve ödül alan kısa filmler de sinemaseverlerle buluşuyor. www.akbankkisafilm.com

HESAPLAŞMA

Başak Şenova’nın küratörlüğünü yaptığı Hesaplaşma sergisini, 14 Mart-28 Nisan  tarihleri arasında Akbank Sanat’ta görebilirsiniz. Sergi, Adel Abidin, Almagul Manlibayeva, Ayman Yossri Daydban, Bahar Behrani, Ceren Oykut, Constantinos Taliotis, İpek Duben, Özgül Ezgin, Rheim Alkadhi ve Yane Calovski’nin gibi yaklaşımları birbirinden oldukça farklı sanatçıları bir araya getiriyor. Sergide yer alan her bir iş, kullandığı mecranın sınırlarını zorlayarak, kendi mekânını yaratmakta; mekânsal yerleştirmeler olarak karşımıza çıkmaktadır.

-ANTALYA-

Antalya’da kültür sanat -Antalya Büyükşehir Belediyesi, Emre Kınay ve Ahu Türkpençe’nin oynadığı “Sondan Sonra” oyununu sanatseverlerle ücretsiz buluşturacak

ANTALYA Antalya Büyükşehir Belediyesi, Emre Kınay ve Ahu Türkpençe’nin oynadığı “Sondan Sonra” oyununu sanatseverlerle ücretsiz buluşturacak.

Emre Kınay ve Ahu Türkpençe'nin oynadığı "Sondan Sonra"

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, Duru Tiyatro’nun hazırladığı “Sondan Sonra”yı, Antalya Kültür Merkezi’nde bu akşam tiyatro severlerin beğenisine sunacak. İngiliz yazar Dennis Kelly’nin kaleme aldığı oyun, ilk kez 2005’te Londra’da Bush Theatre’da, sonra çeşitli ülkelerde oynandı. Füsun Günersel’in çevirdiği, Emre Kınay’ın yönettiği oyunda, dekor Kemal Göylüler, ışık tasarımı Emrah Keskin, müzikler Mert Canka ve Engin Hızarcı’ya ait.

Emre Kınay ile Ahu Türkpençe’nin rol aldığı “Sondan Sonra”, özellikle ABD’de 11 Eylül saldırısıyla gelişen terörizm paranoyasını ele alıyor. Eserde, korkunç nükleer saldırı sonrasında sığınakta başbaşa kaldığı Louise’e hastalıklı bir aşk besleyen Mark’ın duyguları üzerinden “güç ve iktidar” ilişkisi sert bir dille irdeleniyor.

Ücretsiz sahnelenecek oyunda, 16 yaş sınırı bulunuyor.

-ANTDOB-

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), sahnelendiği ilk günden bu yana kapalı gişe oynayan Broadway’in ünlü müzikali “West Side Story” ile bugün ve 24 Mart’ta sanatseverlerle buluşacak.

Dünyanın en çok izlenen müzikalleri arasında yer alan “West Side Story”, William Shakespeare’in eseri Romeo ve Juliet’in güncel bir uyarlaması. 20’den fazla Oscar ve Grammy ödülüne sahip müzikal, New York’un Batı yakasında Porto Riko’lu göçmen gençlerin oluşturduğu “The Sharks” ile göçmenlerin artışından rahatsızlık duyan Amerikalı gençlerin çetesi “The Jets” arasındaki gerilim ve kavgalarla karışık bir aşk hikayesini konu alıyor.

Arthur Laurents’in kitabından uyarlanan ve müziklerini Leonard Bernstein’ın yaptığı, sözleri Stephen Sondheim tarafından yazılan müzikalin rejisi ve koreografisi Mehmet Balkan’a ait.

Eserde Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı Şef Hakan Kalkan yönetiyor. Koro şefleri ise Caner Ruhselman ve Krastin Nastev. Dekor tasarımı Tayfun Çebi’ye, kostüm tasarımı ise Funda Çebi’ye ait eserde, Maria’yı Sema Çavuşoğlu ve Pırıl Şengenç, Tony’i ise Atay Ergezen ve Fatih Şanal seslendiriyor.

ANTDOB oyuncuları yarın “Haydi Çocuklar Operaya” etkinliğiyle minik sanatseverlerle buluşacak. Çocuklarda opera bilincinin geliştirilmesini hedefleyen etkinlik, eğitici özelliği de sahip. Operaya gelen çocuklar, sahnelenecek eserin dekorunu görme ve opera hakkında bilgi alma fırsatı bulacak, daha sonra şovu seyredecek. ANTDOB sanatçıları 26 Mart’ta “Kuklacı” adlı çocuk müzikalini sahneleyecek.

Mozart’ın ünlü operası “Figaro’nun Düğünü”, 27 Mart’ta sanatseverlerle buluşacak. Rus rejisör Alexander Titel tarafından sahneye konulan eserin koro şefliğini Caner Ruhselman yapacak. Eserde dekor Tayfun Çebi’ye, kostüm Ayşegül Alev’e, koreografi Arkın Zirek’e, ışık Mustafa Eski’ye, üst yazı Umut Özbek’e ait.

Gecede Figaro’yu Umut Tarık Akça, Con Almavia’yı Serhat Konukman, Contes’i Nurdan Aydın canlandırıyor. Figaro’nun Düğünü, İspanya’da Almaviva Kontu’nun sarayında geçen tek bir günden oluşuyor.

Yeni sanat sezonunda farklı ülkelerden bestecilerin eserlerinden oluşan özel konserlerle sanatseverlerle buluşan ANTDOB, 28 Mart’ta Rus bestecileri konseriyle izleyici karşısında olacak. Konserde, Rahmaninov, Çaykovski ve Glinka gibi ünlü Rus bestecilerinin eserleri seslendirilecek. Piyanistliğini Marvida Hüseyinova’nın yaptığı konserde, Nurdan Küçükekmekçi Aydın, Medine Tuganova, Göksay Yaran, Oben Bostancı, Tamer Peker, Mukhtar Malikov ve Şafak Güç solist olarak yer alacaklar.

Eserler ve konser, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

-ADT-

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları Aziz Nesin’in “Toros Canavarı” adlı eserini 24 Mart’a kadar sahneleyecek. “Toros Canavarı”nda Nuri Sayaner isimli mülayim bir memur emeklisi, ailesiyle monoton bir hayat sürmektedir. Aile bir taraftan geçim sıkıntısıyla diğer taraftan onları apartmandan atmak isteyen ev sahibiyle uğraşmaktadır. Tahliye davasını kazanan Sayaner ailesinin sevinci çok uzun sürmez. Ev sahibi, alt ve üst katlara yerleştirdiği adamlarla ve çevirdiği türlü oyunlarla apartmanı zindana çevirir. Nuri Bey, ailesinin ısrarları sonucu karakola gidip şikayetçi olmak zorunda kalır. Yıllardır aranmakta olan “Toros Canavarı” adıyla nam yapmış seri katil yerine emekli memur Nuri Bey polisler tarafından yakalanır. Nuri Sayaner’in karakola adımını attığı o geceden sonra herkesin kaderi değişecektir.

ADT oyuncuları 27 Mart’ta “Eşeğin Gölgesi” adlı oyunu sahneleyecek. Oktay Gözpınar, Bahar Işık, Uğur Sertel, Gökhan Tüzün ve Murat Bölük’ün rol aldığı oyunda, şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen Berber Şaban bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan, “Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Bunun üzerine iki taraf arasında çıkan tartışma, ülkenin eşekçiler ve gölgeciler olarak ikiye bölünmesiyle sonuçlanan politik bir davaya dönüşür.

-ABT-

Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT) oyuncuları bugün ve 27 Mart’ta “Tersine Dünya” adlı eserleri sahneleyecek. Oyunda, kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği hayali bir dünya seyirciye sunuluyor. Erkeklerin evlerde oturup çocuk baktığı, çamaşır ve bulaşıkla uğraştığı, kadınların ise bitirim olup serserilik yaptığı Tersine Dünya’da toplumsal yapıdaki çarpıklıklar mizahi dille gözler önüne seriliyor.

ABT, yarın Turgut Özakman’ın yazdığı “Fehim Paşa Konağı” adlı oyunu sahneleyecek. Abdülhamit döneminde yaşanan istibdat döneminin güçlü paşalarından Fehim Paşa’nın yanına aldığı Yusuf adlı genç, Fehim Paşa’nın kızına aşık olur. Bütün mahallelinin de ortak olduğu olayda mahalle sakinleri kızı paşadan ister. Ancak Fehim Paşa kızı vermediği gibi adam tutarak Yusuf’u öldürtmeye kalkışır.

Prof. Dr. Metin Balay’ın yazdığı ve yönettiği “İnadına Yaşamak”, 24 Mart’ta izleyiciyle buluşacak. Müfit Kayacan, Mehmet Özgür ve Murat Ercanlı rol aldığı oyunda, günlük hayatın koşuşturması içinde farkına varılmadan yaşanıp gidilen, ancak sahnede karşımıza çıkınca akıllarımızda yer eden hikayelerde seyirci bazen gülüp bazen duygusallaşacak.

ABT sahnesinde, 24 Mart’ta Özer Tunca’nın yazıp yönettiği “Otobüs Durağı’nda Üç Bencil” adlı oyun sanatseverlerle buluşacak. Oyun, üç soytarının 24 numaralı otobüsü beklediği durakta yaşadığı ilişkiler anlatılıyor.

ABT oyuncularının 27 Mart’ta sahneleyeceği “Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” adlı oyunda, üç kişinin hırsızlık yapmak için girdikleri evde buldukları kuklalar, kostümler ve eşyalarla eğlenirken hayatlarında yaşadıkları değişiklikler konu ediliyor.

-KBT-

Kepez Belediyesi Tiyatrosu (KBT), Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği iki perdelik “Buzlar Çözülmeden” oyunuyla yarın, “Hacıyatmaz” oyunuyla da 24 Mart’ta sanatseverlerle buluşacak.

KBT oyuncuları 27 Mart’ta, Hüseyin Erdoğan’ın yazıp yönettiği tek perdelik “Yunus Emre” ile sanatseverlerin karşısında olacak.

Tülin Tümtürk Yılmaz’ın yazdığı ve yönettiği tek perdelik çocuk oyunu “Ağaç Ev” ise 24 Mart’ta sahnelenecek.

Eserler, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-Sergi ve konser-

Antalya Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (ASMEK) tarafından açılan seramik kursunda toprağı su ve ateşle şekillendirerek sanatla buluşturan 9 kadının eserleri, Antalya Sanatçılar Derneği (ANSAN) Galerisi’nde sergileniyor. Sergide, Şennur Erdoğan, Ayşe Yılmaz, Canan Ekinci, Meltem Gül, Zühal Kaya, Gülçehre Kara, Ayşe Gencer, Arzu Yıldız ve Ayşe Topçu’nun 6 ayda yaptığı ve sergilemeye değer buldukları 40 esere yer verildi.

Sergi, 25 Mart Pazar gününe kadar açık kalacak.

Kepez Belediyesi Türk Halk Müziği Topluluğu, bugün Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde şef Mahmut Özmen yönetiminde Bahar konseri verecek.

-BURSA-

bursa vefik paşa AVP

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT) ’Karmakarışık’, ’Bütün Oğullarım’, ’Karı Koca Arasında Ufak Tefek Cinayetler’ ve çocuk oyunu ’Alaaddin’in Sihirsiz Lambası’nı sahneleyecek.

Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği, Kerem Atabeyoğlu’nun yönettiği, İngiliz yazar Ray Cooney’in en tempolu oyunu olarak nitelendirilen ’Karmakarışık’, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı Bay Philips’in, muhafazakar partinin sekreteriyle yapacağı bir gecelik kaçamakta yaşanan ilginç olayları anlatıyor.

Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 24 Mart Cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00 saatlerinde tiyatroseverlerle buluşacak.

Ege Aydan yönettiği, dekor tasarımını Ufuk Üsterman, kostüm tasarımını Yeşim Türkgeldi, ışık tasarımını Rahmi Özan’ın yaptığı Arthur Miller’in ’Bütün Oğullarım’ oyununda, Halil Balkanlar, Elif Nutku, Yener Sezgin, Levent Uzunbilek, Sitare Tuna, Ali Volkan Çetinkaya, Sıdıka Derya Gümral, Cenk Turan, Nergis Acar, Ayşe Dinç rol alıyor. Bir toplum eleştirisinin sunulduğu oyunda, seyirciye, maddi çıkarların manevi değerlerden üstün görüldüğü ve böyle yaşandığı zaman sonuçlarının ne kadar acı olduğu gösteriliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 27 ve 28 Martta saat 20.00’de sanatseverle buluşacak.

Eric-Emmanuel Schmitt’in yazdığı, Mustafa Kurt’un yönettiği ’Karı Koca Arasında Ufak Tefek Cinayetler’in dekor tasarımı Sertel Çetiner, kostüm tasarımı Özge Akarsu, ışık tasarımı da Zeynel Işık’a ait. Sinan Demir ve Demet Oran’ın rol aldığı oyunda, kadın-erkek ilişkisi anlatılıyor. Çiftlerin evliliklerindeki ihmaller, sıkıntılar, alışkanlıklar, eksiklikler, fark edilmezlik, değişkenlik, cimrilik, üşengeçlik, olumlu olumsuz durumlar, mutluluk ve mutsuzlukları açık biçimde masaya yatıran oyun, Oda Tiyatrosu’nda bugün, yarın ve 24 Mart Cumartesi 18.00’de sahnelenecek.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği ’Alaaddin’in Sihirsiz Lambası’ adlı çocuk oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığı oyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 25 ve 27 Mart’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

 

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, ’Karagöz Dadım Olsana’ adlı gölge oyununu sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği oyun 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Gölge oyunu, bugün ve yarın saat 11.00 ve 14.00’te, Karagöz Müzesi Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Tiyatroda, 28 Mart Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, ’Güliver Devler Ülkesinde’ adlı çocuk oyunu sahneye konulacak.

Şehir Tiyatrosu ayrıca Merinos AKKM Orhangazi Salonu’nda, 27 Mart Salı günü saat 20.30’da ’Reis Bey’ oyununu sahneleyecek.

Sami Güner ve Cemal Nadir Güler Sanat Galerilerinde Çanakkale Destanı Fotoğraf Sergisi, 18-24 Mart tarihlerinde açık kalacak.

 

-İZMİR-

İzmir’de düzenlenen 6.Uluslararası Kukla Günleri bu hafta sona erecek.

İZMİR 9. KUKLA FESTİVALİ

İzmir’de düzenlenen 6. Uluslararası Kukla Günleri bu hafta sona erecek.

İzmir’de 16 ülkeden 30 kukla tiyatrosunun 3 Mart’tan bu yana kentteki 35 farklı mekanda 132 gösteri sergilediği 6. Uluslararası İzmir Kukla Günleri, 25 Mart Pazar günü, Fransız Kültür Merkezi’nde en beğenilen oyunlar arasında yer alan Arjantin İtalya ortaklığıyla kurulan Campagnia Dromosofista’nın “Küçük Aşk Öyküleri” ile sona erecek. Aşk ve insan ilişkileri üzerine ilginç bir çalışma olan sözsüz oyun “Küçük Aşk Öyküleri” festivali izleyenler tarafından tüm gösterimlerinde yoğun ilgiyle karşılandı.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO), bu hafta müzisyen kimliği kadar, uluslararası etkinliklerde gönüllü olarak yer almasıyla tanınan keman sanatçısı ve “iyi niyet elçisi” Stefan Milenkovich’i ağırlayacak.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yarın akşam verilecek konseri, İZDSO’nun müzik direktörü şef İbrahim Yazıcı yönetecek.

Henüz 10 yaşındayken ABD Başkanı Ronald Reagan’ın huzurunda çalması için davet edilen, tüm dünyanın izlediği bu şovdan sonra SSCB Başkanı Mikhail Gorbachov’un ve Papa II. John Paul’ün huzurunda keman çalan, uluslararası barışın korunması için çeşitli aktivitelere katılan Milenkovich, konserde İZDSO eşliğinde Ahmed Adnan Saygun’un Ayin Raksı, Niccolo Paganini’nin 2 numaralı keman konçertosunu ve Çaykovski’nin 5 nolu senfonisini yorumlayacak.

İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), bu hafta “Bir Yaz Gecesi Rüyası” balesi ile “Turandot” operasını izleyicisiyle buluşturacak. Shakespeare’in eserinden Mendelssohn tarafından yazılan iki perdelik baleyi İzmir’de Mehmet Balkan sahneye koyuyor.

Dekorları Tayfun Çebi, kostümleri Sevda Aksakoğlu tarafından hazırlanan eser, Sabancı Kültür Sarayı’nda 24 Mart Cumartesi, 27 Mart Salı ve 29 Mart Perşembe akşamları perdelerini açacak.

Puccini’nin “Turandot” operası ise 31 Mart Cumartesi ve 2 Nisan Pazartesi akşamları, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yeniden izleyici karşısında olacak.

Puccini’nin 1924 yılında ölmeden önce yazdığı, ancak son iki sahnesi Franco Alfano tarafından tamamlanan “Turandot” operasında, şiddete maruz kalan babaannesinin hatıraları nedeniyle kendini yalnızlığa mahkum eden, kendisiyle evlenmek isteyen prensleri ise üç sorudan oluşan bir sınava tabi tutan ve başarısız olanları ölüme yollayan Çin Prensesi “Turandot” ile azmi, zekası ve aşkıyla Turandot’un kalbindeki buzları eritmeye çalışan Tatar Prensi Calaf’ın öyküsü anlatılıyor. Turandot’u İzmir’de Aytaç Manizade sahneye koydu.

-İZDT-

İzmir Devlet Tiyatroları (İZDT), bu hafta 4 salonda tiyatroseverler için perdelerini açacak.

İZDT’nin Konak Sahnesi’nde 25 Mart Pazar günü dışında “Satıcının Ölümü” adlı oyun sahnelenecek.

Arthur Miller’in yazdığı, Barış Eren’in yönettiği “Satıcının Ölümü”, 1929 ekonomi krizinin Amerikan toplumu üzerindeki yıkıcı etkisini anlatıyor.

Konak Sahnesi’nde 25 Mart Pazar günü ise “Edi’nin Annesi Nerede-” isimli çocuk oyunu izlenebilecek.

Konak Melek Ökte Sahnesi’nde ise prömiyeri geçen hafta yapılan ‘Don Kişot’un Maceraları” hafta boyunca izleyiciyle buluşacak. Hans Ostarek’in yazdığı, Yunus Emre Bozdoğan’ın yönettiği oyunda, Cervantes’in ölümsüz karakteri Don Kişot’un efsaneleşmiş maceraları, onu kaybettikten sonra değerini anlayan dostları tarafından anlatılıyor.

Tiyatroseverler, Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde “Halktan Biri” adlı oyunu izleyebilecekler.

Sam Bobrick’in yazdığı, Metin Oyman’ın yönettiği oyunda, hayatından ve ülkesinin gidişatından mutsuz olan, bu mutsuzluğunu da ABD başkanlarına yazdığı sayısız mektupta dile getiren Travis Pine’ın, CIA ajanlarının evine yaptığı ziyaretle değişen hayatı anlatılıyor.

Karşıyaka Oda Tiyatrosu ise 27 Mart Salı ve 28 Mart Çarşamba akşamları

“Yerin Altında” adlı oyuna evsahipliği yapacak. İki perdelik oyunda, fantastik bir konu, trajikomik bin anlatımla ele alınıyor. Oyun, “Dünyayı tehdit eden felaket senaryoları gerçekleşse, günümüz Türkiye’sinde neler olurdu-” sorusuna eğlenceli bir anlatımla yanıt arıyor.

-Sergiler, etkinlikler –

İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi, Emine Bıyıklı’nın “Bir Yitik Zaman” adlı resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

Sanatseverler, bugünden itibaren Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi’nde “Kadın Konulu Karikatürler” karma sergisini gezebilecekler.

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Sanat Merkezi’nde ise bu akşam “İyi Sihirler” adlı illüzyon gösterisi meraklılarıyla buluşacak.

Atatürk Kültür Merkezi Yunus Emre Salonu’nda bu akşam, İZDOB’un başarılı tenoru Aydın Uştuk, Orkestra Allegra eşliğinde konser verecek.

Sevilen grup Duman ise yarın akşam Ooze Venue’de sahne alacak.

 

-SAMSUN-

Samsun Devlet Opera ve Balesi “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk müzikalini ve “Ali Baba ve Kırk Haramiler” isimli operayı sahneleyecek, Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise “Sönmüş Yıldızlar” adlı oyun seyirciyle buluşturulacak.

Samsun Devlet Opera ve Balesi “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk müzikalini ve “Ali Baba ve Kırk Haramiler” isimli operayı sahneleyecek, Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise “Sönmüş Yıldızlar” adlı oyun seyirciyle buluşturulacak.

Samsun Devlet Opera ve Balesi, 24 Mart Cumartesi günü saat 14.00’te,

“Bremen Mızıkacıları” isimli çocuk müzikalini minik sanatseverler için sahneleyecek.

Heınz Wunderlıch’in yazdığı, müziklerini F.Josef Breuer’in yaptığı ve M. Fatih Şanal’ın sahneye koyduğu müzikalde, sahipleri tarafından evlerinden kovulan Düldül, Karabaş, Mırnav ve İbikli’nin müzisyen olmak için birlikte Bremen’e gitmeye karar vermeleri ile başlayan olaylar anlatılıyor.

Samsun Devlet Opera ve Balesi ayrıca, 26 Mart Pazartesi günü saat 20.00’da

“Ali Baba ve Kırk Haramiler” isimli operayı yeniden sahneleyecek.

Türk opera tarihinde önemli bir yere sahip olan eserde, karısı Ayşe, oğlu Abdullah ve kölesi Nurcihan ile yoksul bir hayat süren Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in sırrını çözmesiyle hayatının nasıl değiştiği konu alınıyor. Eserin orkestra şefliğini Tolga Taviş, dekor tasarımını İsmail Dede, koreografisini Deniz Çığ yaptı.

Turne sahnesi olarak hizmet veren Samsun Devlet Tiyatrosu da 27 Mart Salı ve 28 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da Ankara Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan

“Sönmüş Yıldızlar” adlı oyun sahnelenecek.

Kerim Tinçurin’in yazdığı, Albina Garifullina’nın Türkçeye çevirdiği ve Raşid Zagidullin’in yönettiği oyunun dekor ve giysi tasarımını Sergey Skomorohov, ışık tasarımını Ahmet Karademir, müziklerini Çingiz Abızov yaptı. Geniş bir oyuncu kadrosuna sahip olan oyunda, Tatar efsanesi Server ile İsmail’in aşkı anlatılıyor.

Samsun Gazi Sahnesi’nde Dünya Tiyatrolar Günü etkinlikleri kapsamında 24-26 ve 27 Mart’ta oyunlar ücretsiz olarak sahnelenecek.

Gazi Sahnesi’nde, yarın ve 24 Mart Cumartesi günü saat 20.00’da Samsun Seyir Tiyatrosu’nca hazırlanan, “Vay Başımıza Gelenler” adlı oyun seyirciyle buluşturulmaya devam edecek. Günlük hayattaki ilginç olayların komik bir dille anlatıldığı ve Öner Yıldırım’ın sahneye koyduğu oyunun müziklerini Sertaç Batkın yaptı.

Samsun Söz Sanat Merkezi de Gazi Sahnesi’nde 26 Mart Pazartesi günü saat 20.00’da “Geç Kalanlar” adlı oyunu yeniden sahneleyecek.

Evlilik içinde yapılan hatalar, zamanla çiftlerin birbirine yabancılaşması ve modern dünyada kadın erkek ilişkilerinin karşılıklı özensizlik yüzünden bitmesinin anlatıldığı oyunu Pervin Ünalp yazdı, Suat Özgültekin sahneye koydu.

Gazi Sahnesi’nde ayrıca 27 Mart Salı günü, 20.00’da Düşevi Oyuncuları,

“Süreyya” isimli oyunu seyirciyle buluşturacak. Can Kibiroğlu’nun yazdığı, Cem Kaynar’ın sahneye koyduğu oyunda, hayatının sonuna gelmiş bir kadının yarım bıraktığı birçok şeyi ölmeden önce tamamlamaya çalışması konu ediliyor.

-ORDU- 

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu (OBKT), yarın akşam ve 27 Mart Salı günü 20.00’da “Eşeğin Gölgesi” isimli oyunu sahnelemeye devam edecek.

Haldun Taner’in yazdığı ve Murat Demirbaş’ın sahneye koyduğu oyun, Abdaliya adlı hayali bir ülkenin, Şabaniye kasabasında geçer. Şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen berber Şaban, Merzifon 1235 model bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan “Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Tartışırlar, tartışma mahkemeye intikal eder. İş basit bir kira davasından çıkarak farklı bir boyut kazanır.

-ÇORUM- 

Turne sahnesi olarak hizmet veren Çorum Devlet Tiyatrosu’nda, yarın 20.00’da ve 24 Mart Cumartesi günü 14.00 ile 20.00 saatlerinde Antalya Devlet Tiyatrosu’nca hazırlanan “Eşeğin Gölgesi” adlı oyun sahnelenecek.

Haldun Taner’in yazdığı, Işıl Kasapoğlu’nun sahneye koyduğu oyun, şehirdeki panayıra çalışmak için giden berber Şaban’ın kiraladığı eşeğin sahibiyle arasında geçen olayları konu alıyor.

 

-ELAZIĞ-

Elazığ’da, İzmir Devlet Tiyatrosu “Sıçan”ı, AntalyaDevlet Tiyatrosu ise “Toros Canavarı”nı sahneleyecek.

Elazığ’da, İzmir Devlet Tiyatrosu “Sıçan”ı, AntalyaDevlet Tiyatrosu ise “Toros Canavarı”nı sahneleyecek.

İzmir Devlet Tiyatrosu tarafından hazırlanan Justine Del Corte’nin yazdığı, Barış Eren’in çevirdiği ve Sinan Pekinton’un yönettiği ‘Sıçan’ adlı oyunun dekor tasarımı Melih Karakurt’a, giysi tasarımı Yıldız Köse İpekoğlu’na, ışık tasarımı ise Zeynel Işık’a ait.

Birbirlerini yıllardır görmeyen, geçmişe ve ailelerine ait sorunları çoktan halının altına süpürmüş olan iki kız kardeşin yıllar sonra bir araya gelince, ailenin kirli çamaşırları trajikomik biçimde ortaya dökülmesini anlatan oyunda, Özlem Başkaya, Musa Zindan, Hande Gürler, Özkan Gezgin ve Okan Koç rol alıyor.

İki perdelik oyun, bugün saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında sahnelenecek.

-“Toros Canavarı”-

Antalya Devlet Tiyatrosu, Aziz Nesin’in yazdığı ve Ali Meriç’in yönettiği “Toros Canavarı’ adlı oyunu sahneleyecek.

Dekor ve giysi tasarımı Gül Emre’ye, ışık tasarımı ise Namık Gürsoy’a ait oyunda, Fatih Kahraman, Senem Şahin, Kader Gözpınar, Sedat Mayadağ, Gerçek Sağlar, Selim Türkışık ve Ebru Sırkıntı rol alıyor.

Oyunda, karısı, tıp fakültesinde okuyan oğlu ve evde kalmış kızı ile kirada oturan Nuri Sayaner’in, “Evime az kira ödüyorsunuz” diyen ev sahibi tarafından evden çıkarılmak istenmesi ve gittiği karakoldan “Toros Canavarı” olarak yakalanmasını ve bunun sefasını sürmesi anlatılıyor.

İki perdelik oyun, 28 ve 29 Martta saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında sahneye konulacak.

-KONYA-

Konya’da Kültür Sanat

“Güzel ve Çirkin” ile “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı Oyunları izleyiciyle buluşturacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT) “İbiş’in Rüyası”,

“Güzel ve Çirkin” ile “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı Oyunları izleyiciyle buluşturacak.

Dekoru Sertel Çetiner, kostümleri Sevgi Türkay ve ışık düzeni Hakan Özdemir ile İlyas Erdurucan’a ait “İbiş’in Rüyası”nda, Asım Tuncay Aynur, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Yiğit Gümüşada, Ozan Umut Çobanoğlu, Nevra Sayar, Ebru Erbaş, Özlem Özkan, Ayşe Seval Ersu rol alıyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, cumartesi günü ise saat 14.00 ve 19.30’da KDT Sahnesi’nde izleyicinin beğenisine sunulacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Güzel ve Çirkin” adlı müzikal Oyunu da sahneleyecek.

Dekoru Aytuğ Dereli‘ye, kostümleri Ceren Karahan’a ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait Oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan bir prensin, yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa çevrilmesinin ardından çirkin prensin, elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan Oyun, 25 Mart’ta saat: 14.00’da KDT sahnesinde izlenebilecek.

“Kulakların duymak istediklerini mi yoksa her şeyi mi duyduğu” temasını işleyen “Kulaktan Kulağa” ve iki çocuklu bir annenin savaş sırasındaki yaşamını anlatan “Carrar Ana’nın Silahları” ise 27 Mart Salı günü 19.30’da izleyicinin beğenisine sunulacak.

-TRABZON-

Trabzon’da Kültür Sanat -Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Şahane Düğün”, “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” Ve “Islık Sever Max” Adlı Oyunları Sahneliyor

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Şahane Düğün”, “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” ve “Islık Sever Max” adlı tiyatro oyunlarını sahneliyor.

Robin Hawdon’un yazdığı, Özcan Özer’in Türkçe’ye çevirdiği, Hakan Çimenser’in yönettiği “Şahane Düğün” adlı oyunda, Başak Anat Özcan, Emre Ön, Birkan Görgün, Şebnem Dokurel Topçuoğlu, Banu Manioğlu ve Elif Şeker Saka rol alıyor.

Dekoru Işın Mumcu, kostümleri Fatma Görgü, ışık tasarımı Yüksel Aymaz’a ait oyun, bugün ve yarın saat 20.00’da, 24 Mart Cumartesi günü ise saat 15.00 ve 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Nikahının kıyılacağı günün sabahında kaldığı otel odasında yanında hiç tanımadığı bir kadınla birlikte uyanan Bill’in yaşamından kesitler sunan oyunda, geceye dair hiçbir şey hatırlamayan Bill’in nişanlısı Rachel ile nikahının yapılacağı günde yaşanan karmaşa ve yanlış anlaşılmalar anlatılıyor.

Dario Fo’nun yazdığı, Füsun Demirel’in Türkçeye çevirdiği “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” adlı oyunun yönetmenliğini Mehmet Atay üstleniyor. Eserin dekoru Sinan Yardımedici, kostümleri Gülümser Erigür, ışık tasarımı Nihat Bahar, müzikleri ise Musa Göçmen tarafından hazırlandı.

Ersan Utku Ölmez, Ceyhun Gen, Fatih Topçuoğlu, Yavuz Topçuoğlu, Kadri Özcan, Uğur Keleş, Nazlı Ceren Agron ve Mehmet Fukul’un rol aldığı oyun, 27 Mart Salı saat 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverin beğenisine sunulacak.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, ayrıca “Islık Sever Max” adlı çocuk oyununu da sahneliyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği ve Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya ait oyun, 25 Mart Pazar günü saat 13.30’da ve 28 Mart Çarşamba günü ise saat 13.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısı içerisinde yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçmekte olan bir oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde, “Su Ebru” adlı ebru sergisi, 26 Mart Pazartesi günü açılacak. Ebru sanatçısı Nurcihan Velioğlu’nun öğrencileri Aydan Demet, Hülya Erdener, Oya Eren, Sevil Yıldırım, Nihan Engin ve İlhan Barutçu’nun çalışmalarının yer aldığı sergi, 31 Mart Cumartesi gününe kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde, “11 Renk Resim-Heykel” adlı sergi yer alıyor. Tolga Akalın, İrfan Bilgin, Mümin Candaş, Kenan Demir, Bora Dervişoğlu, Sezgin Erkol, Necati Seydi Ferahoğlu, Nurgül Ferahoğlu, Sebahattin Kılıç, Özgür Özmen ve Orhan Zafer’in eserlerinin yer aldığı sergi, 31 Mart Cumartesi gününe kadar sanatseverler tarafından gezilebilecek.

-MALATYA

İzmir Devlet Tiyatrosu ”Sıçan” isimli oyunu Malatya’da sahneleyecek.

Justine Del Corte’nin kaleme aldığı, Sinan Pekinton’un yönettiği oyunda, birbirlerini yıllardır görmeyen iki kız kardeşin, yıllar sonra bir araya gelmesiyleailenin ortaya çıkan sırları trajikomik bir biçimde ele alınıyor.
Aile içi çekişmelere eğlenceli bir üslupla yaklaşan oyunda, Özlem Başkaya, Musa Zindan, Hande Gürler, Özkan Gezgin ve Okan Koç rol alıyor.
Sabancı Kültür Merkezi’ndesahnelenecek oyun, yarın 20.00’de ve 24Mart Cumartesi günü saat 14.00 ve 20.00’de izlenebilecek.

-ESKİŞEHİR-

“Dost”, “Küçük Kara Balık” ve “Şimdi Olmaz Sevgilim” adlı oyunlar sahnelenecek.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Keşanlı Ali Destanı”, “Açık Aile”, “Bay Kolpert”,

“Dost”, “Küçük Kara Balık” ve “Şimdi Olmaz Sevgilim” adlı oyunlar sahnelenecek.

Haldun Taner’in ölümsüz tiyatro eseri “Keşanlı Ali Destanı” oyununun yönetmenliğini Kazım Akşar üstleniyor. Mert Kırlak, Gonca Yakut, Burcu Tutkun Oruç, Berkay Akın, Özgür Onan, Mete Ayhan, Tolga Tümer ve Mustafa Kılıkçı’nın rol aldığı oyun, 27 Mart’ta saat: 20.00’de Sanat ve Kültür Sarayı’nda sahnelenecek.

Evlilik, aşk ve aldatma konularını tempolu ve mizahi bir dille ele alan

“Şimdi Olmaz Sevgilim” oyununda ise Mehmet Alp Sunaoğlu, Mustafa Kılıkcı, Ezgi Çoşkun, Zuhal Lale, Çisem Erdoğan, Şayan Noyan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor. Ercüment Yılmaz’ın yönettiği oyun, 24 Mart’ta saat: 20.00’da Sultandere Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

İtalyan yazar Dario Fo’nun yazdığı, çevirisini Füsun Demirel’in yaptığı

“Açık Aile” adlı oyunu Tolga Tümer yönetiyor. Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli’nin rol aldığı oyunda, kadın ve erkek ilişkileri farklı bir bakış açısıyla anlatılıyor. Oyun, Tepebaşı Sahnesi’nde yarın ve 24 Mart’ta saat: 20.00’da sahnelenecek.

Şehir Tiyatroları Oyuncusu Tulga Serim’in ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun yaşamından ve röportajlarından derlediği “Dost” adlı tek kişilik oyun, 27 Mart’ta saat: 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde izlenebilecek.

Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen İranlı yazar Samed Behrengi’nin ödüllü çocuk masalı “Küçük Kara Balık” Şehir Tiyatroları sanatçısı Ali Eyidoğan tarafından oyunlaştırıldı. Dünyaya meraklı küçük bir balığın özgürlüğe uzanan yolculuğunun anlatıldığı oyunda Emre Demirci, Zuhal Lale, Ozan Çolak, Şayan Noyan, Çisem Erdoğan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor.

Oyun, 27 Mart’ta saat: 11.00’da 28 Mart’ta ise saat: 14.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Alman tiyatrosunun genç yıldızlarından David Gieselmann’ın “Bay Kolpert” adlı oyun ise Mehmet Ergen yönetmenliğinde 27-28 Mart’ta 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

 

-ZONGULDAK-

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında Van Devlet Tiyatrosu, “Entrikalı Dolap Komedyası” adlı oyunu sahneleyecek.

Van Devlet Tiyatrosu, Yunus Emre Gümüş’ün yazdığı, Cem Zeynel Kılıç’ın yönettiği “Entrikalı Dolap Komedyası” adlı oyun, 23-24 Mart tarihlerinde AtatürkKültür Merkezi’nde izleyenlerle buluşturacak.

Zeynep Yalçın, Serkan Yakan, Özgür Titiz ve Tolga Gülcüler’in başlıca rol aldığı oyunda, iyilik ve kötülük karşıtlıkları, bir elbise dolabı etrafında “dolap çeviren” insanlar aracılığıyla sahneye yansıtılıyor.

-TRABZON-

“Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” ve “Islık Sever Max” adlı tiyatro oyunlarını sahneliyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Şahane Düğün”,

“Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” ve “Islık Sever Max” adlı tiyatro oyunlarını sahneliyor.

Robin Hawdon’un yazdığı, Özcan Özer’in Türkçe’ye çevirdiği, Hakan Çimenser’in yönettiği “Şahane Düğün” adlı oyunda, Başak Anat Özcan, Emre Ön, Birkan Görgün, Şebnem Dokurel Topçuoğlu, Banu Manioğlu ve Elif Şeker Saka rol alıyor.

Dekoru Işın Mumcu, kostümleri Fatma Görgü, ışık tasarımı Yüksel Aymaz’a ait oyun, bugün ve yarın saat 20.00’da, 24 Mart Cumartesi günü ise saat 15.00 ve 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Nikahının kıyılacağı günün sabahında kaldığı otel odasında yanında hiç tanımadığı bir kadınla birlikte uyanan Bill’in yaşamından kesitler sunan oyunda, geceye dair hiçbir şey hatırlamayan Bill’in nişanlısı Rachel ile nikahının yapılacağı günde yaşanan karmaşa ve yanlış anlaşılmalar anlatılıyor.

Dario Fo’nun yazdığı, Füsun Demirel’in Türkçeye çevirdiği “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” adlı oyunun yönetmenliğini Mehmet Atay üstleniyor. Eserin dekoru Sinan Yardımedici, kostümleri Gülümser Erigür, ışık tasarımı Nihat Bahar, müzikleri ise Musa Göçmen tarafından hazırlandı.

Ersan Utku Ölmez, Ceyhun Gen, Fatih Topçuoğlu, Yavuz Topçuoğlu, Kadri Özcan, Uğur Keleş, Nazlı Ceren Agron ve Mehmet Fukul’un rol aldığı oyun, 27 Mart Salı saat 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverin beğenisine sunulacak.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, ayrıca “Islık Sever Max” adlı çocuk oyununu da sahneliyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği ve Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya ait oyun, 25 Mart Pazar günü saat 13.30’da ve 28 Mart Çarşamba günü ise saat 13.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısı içerisinde yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçmekte olan bir oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde, “Su Ebru” adlı ebru sergisi, 26 Mart Pazartesi günü açılacak. Ebru sanatçısı Nurcihan Velioğlu’nun öğrencileri Aydan Demet, Hülya Erdener, Oya Eren, Sevil Yıldırım, Nihan Engin ve İlhan Barutçu’nun çalışmalarının yer aldığı sergi, 31 Mart Cumartesi gününe kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde, “11 Renk Resim-Heykel” adlı sergi yer alıyor. Tolga Akalın, İrfan Bilgin, Mümin Candaş, Kenan Demir, Bora Dervişoğlu, Sezgin Erkol, Necati Seydi Ferahoğlu, Nurgül Ferahoğlu, Sebahattin Kılıç, Özgür Özmen ve Orhan Zafer’in eserlerinin yer aldığı sergi, 31 Mart Cumartesi gününe kadar sanatseverler tarafından gezilebilecek.

-SİVAS-

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT), bu hafta “Gus ile Yemek Saati” adlı oyunu sahneleyecek.

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT), bu hafta “Gus ile YemekSaati” adlı oyunu sahneleyecek.

Jim Brochu’nun yazdığı, Ekin Tunçay Turan’ın Türkçeye çevirdiği oyunu, SDT Müdürü Abdullah Ceran yönetiyor.

Değişen televizyon program alışkanlığıyla ortaya çıkan yemek programlarını eleştirerek, bencil şöhret duygusuyla ikili insan ilişkilerinin çarpışmasını sahneyeyansıtan oyunda, Fulya Ülvan, Ömer Eryiğit, Ozan Kalkan ve Filiz Uysal rol alıyor.

Oyun, 22-23 Mart saat 19.30’da, 24 Martta ise saat14.00 ve 19.30’da Sivas Atatürk Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

SDT, 28 Mart Çarşamba günü ise saat 10.30 ve 13.30’da “Dans Eden Eşek” adlı çocuk oyununu sahneleyecek. Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap’ın çevirisini yaptığı oyunda, Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor. Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

-ANKARA-

Başkent sinemalarında bu hafta 2 film seyirciyle buluşacak.

Başkent sinemalarında bu hafta 2 film seyirciyle buluşacak.

Yönetmenliğini Gary Ross’un üstlendiği “Açlık Oyunları” vizyona giriyor. Jennifer Lawrence, Josh Hutcherson, Liam Hemsworth’un başrollerini paylaştığı ABD yapımı aksiyon-dram türündeki film, Suzanne Collins’in aynı adlı romanından gene Gary Ross tarafından beyazperdeye aktarıldı.

Aksiyon, macera türünü sevenler için “Gri Kurt” sinemalarda. Yönetmenliğini Joe Carnahan’ın yaptığı, Liam Neeson, Dallas Roberts, Frank Grillo’nun başrollerinde olduğu filmde, Alaska’da petrol sondajında çalışmak için görevlendirilen ekibin, uçaklarının düşmesi sonucu bölgenin vahşi ve ıssız bir alanında mahsur kalmaları ve yaşadıkları anlatılıyor.

-Sinemalardan-
Metropol: “Fetih 1453”, “John Carter: İki Dünya Arasında”, “Gri Kurt”,
“Açlık Oyunları”, “Siyahlı Kadın”, “Sen Kimsin”, “Patlak Sokaklar”,
“Süper Türk”
Optimum: “John Carter: İki Dünya Arasında”, “Gizemli Adaya Yolculuk”,
“Patlak Sokaklar”, “Süper Türk”, “Fetih 1453”, “Açlık Oyunları”, “Sen Kimsin”, “Max Maceraları: Kralın Doğuşu”
Kızılay Büyülü Fener: “Açlık Oyunları”, “Bir Ses Böler Geceyi”, “Aşkım Benim”, “Sen Kimsin”, “John Carter: İki Dünya Arasında”, “Son Vurgun”,
“El Yazısı”, “Sığınak”, “Süper Türk”, “Siyahlı Kadın”
Bahçelievler Büyülü Fener: “Gri Kurt”, “Fetih 1453”, “Açlık Oyunları”,
“Patlak Sokaklar”, “Sen Kimsin”, “Siyahlı Kadın”,”Gri Kurt”
-Sergi-
Bude&Ekin Sanat Galerisi: Durmuş Ali Akça’nın resim sergisi, 6 Nisan’a kadar görülebilir.

Galeri Akdeniz: Lütfi Özden’in sergisi, 14 Nisan’a kadar sanatseverlerce gezilebilecek.

Galeri Soyut: Hakan Esmer’in resim sergisi 4 Nisan’a kadar açık kalacak.

Sevgi Sanat Galerisi: Abit Güner’in sergisi, 21 Nisan’a değin gezilebilecek.

 

-KONYA-

“Güzel ve Çirkin” ile “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı oyunları izleyiciyle buluşturacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT) “İbiş’in Rüyası”,

“Güzel ve Çirkin” ile “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı oyunları izleyiciyle buluşturacak.

Dekoru Sertel Çetiner, kostümleri Sevgi Türkay ve ışık düzeni Hakan Özdemir ile İlyas Erdurucan’a ait “İbiş’in Rüyası”nda, Asım Tuncay Aynur, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Yiğit Gümüşada, Ozan Umut Çobanoğlu, Nevra Sayar, Ebru Erbaş, Özlem Özkan, Ayşe Seval Ersu rol alıyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, cumartesi günü ise saat 14.00 ve 19.30’da KDT Sahnesi’nde izleyicinin beğenisine sunulacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Güzel ve Çirkin” adlı müzikal oyunu da sahneleyecek.

Dekoru Aytuğ Dereli’ye, kostümleri Ceren Karahan’a ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan bir prensin, yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa çevrilmesinin ardından çirkin prensin, elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan oyun, 25 Mart’ta saat: 14.00’da KDT sahnesinde izlenebilecek.

“Kulakların duymak istediklerini mi yoksa her şeyi mi duyduğu” temasını işleyen “Kulaktan Kulağa” ve iki çocuklu bir annenin savaş sırasındaki yaşamını anlatan “Carrar Ana’nın Silahları” ise 27 Mart Salı günü 19.30’da izleyicinin beğenisine sunulacak.

-ERZURUM-

Erzurum Devlet Tiyatrosu “Kuvay-i Milliye” oyunu ile “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Erzurum Devlet Tiyatrosu “Kuvay-i Milliye” oyunu ile “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Nazım Hikmet’in yazdığı, Sedat Şenoğlu’nun yönettiği “Kuvay-i Milliye” oyununda, dekor tasarımını Sinan Yardımedici, giysi tasarımını Günnür Orhan, ışık tasarımını Zeynel Işık ve müziği Engin Bayrak yaptı.

Kutay Sungar, Levent Aras, Burcu Aksakal ve Salih Bayraktar’ın rol aldığı oyunda, Kurtuluş Savaşı zamanında insanların esaret altına girmeme uğruna verdikleri kahramanlık hikayeleri anlatılıyor.

Oyun, bugün, yarın 19: 00 da, 24 Mart tarihinde de saat: 14.00 ve 19.30’da izlenecek.

Grimm Kardeşler’in yazdığı, Sedat Şenoğlu’nun yönettiği “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk oyununda, Levent Aras, Merve Gül, Fatma Kum rol alıyor.

Oyunda, dört hayvanın duygusal ve naif hikayesi anlatılıyor.

Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda oynanacak çocuk oyunu, 22-25 Mart tarihinde saat: 14: 00’da izlenebilecek.

 -MERSİN-

Mersin Büyükşehir Belediye Konservatuvarı”nın, 6. Türk Müziği Festivali etkinlikleri kapsamında, ödüllü Türk Sanat Müziği Ses Yarışması düzenleyeceği bildirildi.

Büyükşehir Belediyesi Ses Yarışması Düzenliyor

Mersin Büyükşehir Belediye Konservatuvarı”nın, 6. Türk Müziği Festivali etkinlikleri kapsamında, ödüllü Türk Sanat Müziği Ses Yarışması düzenleyeceği bildirildi.

Mersin Büyükşehir Belediye Konservatuvarı’nın, 6. Türk Müziği Festivali etkinlikleri kapsamında, ödüllü Türk Sanat Müziği Ses Yarışması düzenleyeceği bildirildi.

Büyükşehir Belediye Konservatuvarı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 2011-2012 eğitim yılı çalışmaları doğrultusunda, 9-14 Nisan 2012 tarihleri arasında yapılacak olan 6. Türk Müziği Festivali bünyesinde, ödüllü Türk Sanat Müziği ses yarışması düzenleneceği belirtildi. Açıklamada, yarışmaya katılmak isteyenlerin 2 adet vesikalık fotoğraf ve nüfus cüzdanı fotokopisi ile Çankaya Mahallesi İstiklal Caddesi Özel İdare İş Hanı 5. katta bulunan Konservatuvar Müdürlüğü’ne şahsen başvurmaları istendi.

Yarışmanın elemelerinin 31 Mart 2012 tarihinde yapılacağı kaydedilen açıklamada, “Final yarışması ise 10 Nisan 2012 tarihinde yapılacak. Ses yarışmasında birinciye 4 bin, ikinciye 2 bin ve üçüncüye bin lira ödül verilecek” denildi.

 

 

KAYNAKLAR  : http://www.olay.com.tr , http://www.salom.com.tr,  http://www.haber3.com , http://www.sondakika.com, http://www.haberciniz.biz , http://www.malatyaguncel.com , http://www.medya73.com ,

 

Kars Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek kültür ve sanat festivalinin son hazırlıkları tamamlandı.

Gottlieb Wallisch

Kars Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek kültür ve sanat festivalinin son hazırlıkları tamamlandı.

Kars Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş’un, ‘Türkülerin Kardeşliğe Çağrısı’ şeklinde nitelendirdiği festivalin bu yıl ikincisi düzenlenecek. Başkan Bozkuş, “Bu yıl daha düzeyli, daha eğitici, daha paylaşımcı, izleri daha kalıcı ve geleceğin daha bir şekilleneceği biçimde organizasyon hazırlandı. Bu etkinliğimiz, değerli konuklar ve Karslı hemşehrilerimiz ile ortak bayramımız olan Nevruz ertesinde bu kez türküler söyleyerek, halaylar çekerek, güzel, mutlu, aydınlık ve umutlu günlerimizi en iyi şekilde ve yürekten paylaşarak ele ele gönül gönüle birlikte olacağız.” dedi.

Müzikten resime, şiirden edebiyata, danstan futbola geniş bir yelpaze vaat eden festival, 22 Mart’ta başlıyor. Kars Belediyesi’nin düzenlediği, Hilal Doğanay’ın sanat yönetmenliğini yaptığı 2. Kars Kültür ve Sanat Festivali, ismini Cemal Süreyya’nın Kars’ı görmeden Paris’te yazdığı şiiri ‘Beyaz uykusuz uzakta’dan alıyor.

Pek çok yazar, şair, edebiyatçı ve ressam ağırlayacak festival paneller, konserler, atölye çalışmaları, kitap okumaları ve konferanslarla 25 Mart’a dek sürecek. Festivalde Kubat, Kardeş Türküler ve Dans Grubu, Seksendört, Cihat Aşkın, Mehru Ensari ile Minyatürler ve Mesut Özgen’le Aksak Duo sahneye çıkacak. Avustralyalı piyanist Gottlieb Wallisch de festivalin uluslararası yüzü olarak hazır bulunacak.

‘Gelenekten Çağdaşa Kültür ve Sanat’taki süreçleri yazar Fatih Türkmeoğlu moderatörlüğünde Balkan Naci İslimyeli, Mehmet Günyeli, Cihat Aşkın ve Mesut Özgen tartışırken, oyuncu Buket Dereoğlu kitap okumalarıyla Karslıların karşısında olacak. Mehmet Günyeli’nin katılacağı ve Bejan Matur’un, dia gösterimi ile fotoğraflar üzerine şiir okumaları gerçekleştireceği festivalde ortaöğretim ve lise öğrencileri kitaplarını okudukları yazarlarla ilk kez bir araya gelecek. Faruk Duman, Cemil Kavukçu, Sevim Ak ve Esra Yalazan, öğrencilerle hem deneyimlerini paylaşacak hem kitap okuma üzerine söyleşiler yapacak.

Festivalin bir başka önemli konusu ise futbol. ‘Futbol Her şeydir’ adıyla Özgür Özgülgün moderatörlüğünde İlhan Mansız, Ümit Sezgin, Yılmaz Vural ve İlknur Ertugay, bir araya gelerek futbolu Kars’a taşıyacak.

Başkan Bozkuş, “Böylesine renkli ve geniş katılımlı bir festivalde hemşehrilerim ve ben konuklarımız ile bir arada olmaktan mutlu olacağız. Hemen herkese, her yaşa ve kültüre hitap edecek ‘Beyaz Uykusuz Uzakta’ başlıklı festivalimizde buluşmayı dilerken, konuklarımız ve emeği geçen herkese şahsım ve Kars halkı adına teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Mısır’lı yönetmen: “Sanat, devrimin ne yapacağını bekliyor”

Mısırlı Yöneetmen, Magdy Ahmet Ali

Dünya geçen yıl Arap Baharı’yla oturdu, Arap Baharı’yla kalktı (!). Mısır ve oradaki 18 gün, dünyayı şaşırtan görüntülere sahne oldu. Peki Tahrir’in, Kahire’nin, Mısır’ın arka sokaklarında neler yaşanıyordu? Ankara Film Festivali’nde özel seçkide yer alan filmler, Mısır’daki halk hareketine mercek tutuyor. Mısır Film Merkezi Başkanı Magdi Ahmet Ali de, festival konuğu olarak Ankara’daydı. Mısırlı yönetmen Ali’nin Mısır’daki halk hareketiyle ilgili dikkat çekici tespitlerini yarına bırakıyoruz. Önce devrim ve sinema… (Nar Sanat Editörü : “Arap Baharı mı, Kapitalim Baharı mı?)

Dünyayı şaşırtan 18 güne ve öncesine; Tahrir’e, İskenderiye’ye; Mısır’ın arka sokaklarında, sorgu odalarında, yoksul mahallelerinde, iktidar kulislerinde, işyerlerinde ve otobüslerinde hayatın nasıl olduğunu anlamak için bu filmleri izlemek gerek.

23. Uluslararası Ankara Fİlm Festivali’nin konuk ülke sineması Mısır’dı. “Ekmek, değişim ve sosyal adalet” başlığıyla sunulan seçkideki 6 film; hem geçen yıl yaşananları hem de halk hareketini hazırlayan koşulları anlattı.

Mısır Film Merkezi’nin Başkanı Magdi (Mecdi) Ahmet Ali de, festival konuğu olarak Ankara’daydı. (film söyleşisi-salon)
Ankara’da gösterilen filmlerin hepsi doğrudan ya da dolaylı olarak halk hareketiyle ilgili olsa da; Mısırlı yönetmen Ali, “Sanatçılar, bundan sonra devrimin ülke için ne yapacağını bekliyor” dedi.

Magdy Ahmet Ali: “Bence devrimin Mısır sineması’na henüz tam anlamıyla bir etkisi olmadı. Mısırlı sinemacılar hala “sinema aracılığıyla ne verebilirim?” diye düşünüyor. Ne olduğu konusunda ufuk açmak için düşünmekte biraz geç kaldılar. Biliyorsunuz devrim hala devam ediyor ve edecek. Sonu olan bir şey değil, devrim tamamlanmadı. Bu yüzden bence sanatın tüm kolları devrimin ülke için ne yapacağını bekliyor.”

Peki Mısır’daki değişim öncesinde sinema ne durumdaydı? Değişim, sinemayı bundan sonra nasıl etkiler?

Mısır Film Merkezi Başkanı yönetmen Ali “Bugünkü iktidar, kendimizi ifade etmemize nereye kadar izin vereceğini bilmiyoruz” dedi.

Ali: “Mısır sineması, her zaman krizdeydi. Bu bir şekilde Arap pazarıyla ilgili. Çünkü filmleri ve tv dizilerini onlar finanse ediyor. Bu yüzden dünyadaki ekonomik krizler; Arap dünyasında, özellikle körfez bölgesi’nde yaşananlar Mısır sinema endüstrisini etkiliyor. Devrimden önce ciddi krizler yaşadık ve bunlar elbette güvenlikle de ilgiliydi. Sinemalar kapandı. Gösterilerin sürdüğü yaklaşık 6 ay boyunca tüm sinemalar kapalıydı. Şimdi bu tür şeyler yaşanmıyor. İnsanlar sinemaya gidiyor yeniden. Sinema endüstrisinin gelişmesi için körfez’in müdahalelerine bir son vermeye, direnmeye çalışıyoruz. Fakat zamana ihtiyacımız var.

SORU: Peki içerik olarak nasıldı sinema? Baskı var mıydı? 

Ali: Tabii ki ama farklı bir yolla. Mübarek rejimi özellikle politikaya karşıydı. Seks konusunda fazla sansür yoktu ama politika ve din konusunda gerçekten katı ve muhafazakardık. Elbette toplumun da etkisi vardı bunda. Şimdiki problem ise şu; bugün iktidarda olan müslümanların ne dereceye kadar kendimizi ifade etmemize izin vereceğini bilmiyoruz. Çünkü zafer zamanı bitti. Sanata karşı olan, hayli fanatik söylemleri var. Böyle bir kültürden nefret ediyorlar. Ancak bu kültür, Mısır’ın bir parçası. Bizim sinemamız geçen yüzyılın başında başladı. Tüm bu tarihi iptal edemezler sanırım, o kadar kolay değil.

6 filmlik seçkinin en ilgi çekenlerinden biri, 10 Mısırlı yönetmenin çektiği kısa filmlerden oluşan “18 Gün” adlı yapım. Film, Tahrir Meydanı’na ve onun arka planında yaşananları anlatıyor. Kadını, erkeği, polisi, esnafı, devrimcisi, Mübarek yanlısı, delisi tutuklusu, genci ve yaşlısını Kahire’yi ve aslında tüm Mısır’ı anlatıyor. Kısacası 18 günlük bir zaman diliminde Tahrir Meydanı’ndan koca bir ülkenin portresini çıkarıyor. Film, geçen Mayıs ayında Cannes Film Festivali’ne yetişebilmesi için kısa sürede hazırlanmış. Bu nedenle sinematografik açıdan bazı aksakları olsa da o koşullarda iyi kotarılan bir yapım.

Seçkide yer alan “Tahrir 2011: İyi, Kötü ve Politikacı” ile geçen yıl İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yabancı Film seçilen yönetmen Ahmed Abdalla’nın “Mikrofon” adlı filmi de, beyazperde karşısında koltuğunuza mıhlanacağınız Mısır filmlerinden. Yönetmen Muhammed Diab’ın “Kahire 678” adlı filmi de Mısır’da kadına bakış ve cinsel taciz temasına oturan bir çerçevede Mısırlı kadınların Tahrir’de neden direndiği sorularınıza yanıt verecek. Klasik anlatımla hazırlanan filmlerin, Mısır’a özgü bir üslubu yok. Ancak yine de Mısır’da yaşananları dünyaya aktarma işlevini yerine getiriyor.


Kaynak: ulusalkanal.com.tr

Sizlerden gelen elektronik postalarda 31. İstanbul Film Festivali programı soruluyordu. Açıklanan Belli başlı programlar aşağıdaki gibi olup daha detaylı bilgiyi http://film.iksv.org/tr/program adresinden edinebilirsiniz. İyi seyirler.


 Festival sponsorluğunu bu yıl sekizinci kez AKBANK’ın üstlendiği 31. İstanbul Film Festivali, 31 Mart–15 Nisan tarihlerinde yapılacak. Gösterdiği filmlerin niteliği ve çeşitliliğiyle önder konumunu koruyan İstanbul Film Festivali, bu yıl da sinemaseverlere 20’nin üzerinde bölümde 200’ün üzerinde filmden oluşan programının yanı sıra ünlü konuklar, usta sinemacıların katılacağı söyleşi ve atölye çalışmaları, sinema dersleri, ustalık sınıfları ve konserlerle dolu dolu iki hafta vaat ediyor.

Her zaman olduğu gibi sinemaseverlere oldukça zengin bir içerik sunacak festival programında bu yıl 2011 ve 2012’nin yeni yapımlarından sinemanın unutulmaz klasiklerine ve usta yönetmenlerinin başyapıtlarına seçmeler, Ocak ayında Sundance ve Şubat’ta Berlin’de dünya prömiyerlerini yapan filmlerden, Uluslararası Altın Lale, Ulusal Altın Lale ve FACE İnsan Hakları yarışmalarına, belgesellerden çocuk filmlerine uzanan geniş bir yelpazede filmler izleyicilerle buluşacak. Festivalde, İKSV’nin 40. yılı için hazırlanan “Sinema ve Müzik” başlıklı bölümün yanı sıra “Devrimin Filmini Çekmek”, “Yunanistan’da Neler Oluyor?”, “Bir Çin Sinema Geleneği: WuXia”, “Aile İçinde” gibi yeni bölümler ve Mark Cousins’in The Story of Film: An Odyssey  / Filmin Hikayesi: Uzun ve Maceralı Bir Yolculuk adlı 15 saatlik filminin özel gösterimi dikkat çekiyor.

FESTİVAL BİLETLERİ NE ZAMAN, NEREDE?
İstanbul Film Festivali biletleri 17 Mart Cumartesi günü saat 10.00’da satışa çıkıyor. Sinemaseverler biletlerini Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı Citylife (City’s) ve Kadıköy’de Rexx sinemalarında açılacak gişelerden, Biletix satış noktalarından, Biletix çağrı merkezinden (0216 556 98 00) ve biletix.com’dan satın alabilecek.

Festivalde bilet fiyatları, tam 15 TL, öğrenci ile 65 yaş ve üstü sinemaseverler için 9 TL olacak. Festivalde hafta içi gündüz seanslarındaki indirimli fiyat uygulaması bu yıl da devam edecek; hafta içi gündüz seansları yalnızca 5 TL.

Lale Kart sahipleri her zaman olduğu gibi yine biletlerini öncelikli ve indirimli almaya devam ediyor. Üniversite ve lise öğrencileri için hazırlanan PasoFilm! kartı bu yıl da festival boyunca özel avantajlar sağlamaya devam edecek. Festival Sponsoru AKBANK’ın Axess kart sahipleri ise (hafta içi gündüz seansları hariç) Festival boyunca satın alacakları biletlerde %20 özel indirimden yararlanacak.

FESTİVALDE SİNEMA ONUR ÖDÜLLERİ
İstanbul Film Festivali’nin 30 Mart Cuma akşamı Lütfi Kırdar Sergi ve Kongre Sarayı’nda yapılacak Açılış Töreni’nde sinemanın beş önemli ismine İstanbul Film Festivali’nin Sinema Onur Ödülü takdim edilecek.

Sinema Onur Ödülleri bu yıl Türkiye’den, sinemaya imza atan dört büyük isme veriliyor: Yönetmen Ali Özgentürk, Türk Sineması’nın unutulmaz oyuncuları Ayşen Gruda ve Halit Akçatepe ile Türkiye’nin ilk kadın sinema eleştirmeni Sevin Okyay. 2008’de çektiği Liverpool güzellemesi Zaman ve Şehre Dair’in ardından yeni filmi merakla beklenen usta yönetmen Terence Davies de festivalin açılış töreninde Sinema Onur Ödülü’nü almak üzere İstanbul’da olacak bir diğer önemli sinemacı. İngiliz yönetmenin, başrolünde Rachel Weisz’in yer aldığı son filmi The Deep Blue Sea / Aşkın Karanlık Yüzü 31. İstanbul Film Festivali Açılış Filmi olarak gösterilecek. The Deep Blue Sea festivalde ayrıca “Yıllara Meydan Okuyanlar” bölümü kapsamında izleyicilerle buluşacak. Terence Davies, ayrıca festival kapsamında bir de sinema dersi verecek. “Belirsizliğin Keyfi ve Tehlikeleri” başlıklı sinema dersi, 31 Mart Cumartesi günü 16.00’da Salon’da gerçekleştirilicek.

Ali Özgentürk’ün 1981 yılında çektiği bol ödüllü At, Ayşen Gruda’yla Halit Akçatepe’nin birlikte rol aldığı, Ertem Eğilmez’in kültleşmiş Süt Kardeşler ve Ayşen Gruda’nın ‘Kam Ana’ karakterini canlandırdığı Ezel Akay’ın Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filmleri de festival kapsamında gösterilecek.

ULUSAL YARIŞMADA 12 FİLM
Festivalde bu yıl, 2011–2012 sezonunda yapımı tamamlanan 12 film, Ulusal Altın Lale ödülü için yarışacak. 31. İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma jüri başkanlığını, yönetmen, senaristi, şair ve yazar Murathan Mungan üstlenecek. Ulusal Yarışma Jürisi festivalde En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Müzik ve Jüri Özel Ödülü olmak üzere toplam 9 dalda ödül verecek.

Ulusal Yarışma Jürisi’nin seçeceği En İyi Film 150.000 TL, En İyi Yönetmen 50.000 TL, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu 10.000’er TL ile ödüllendirilecek. İlk kez 2011 yılında para ödülüyle desteklenen Jüri Özel Ödülü bu yıl Efes tarafından verilmeye başlanıyor. Altın Lale Ulusal Yarışma’ya katılan filmler arasından Onat Kutlar anısına verilecek Jüri Özel Ödülü’nü kazanan filmin yönetmenine bir sonraki filminin yapımında kullanılmak üzere Efes tarafından 30.000 Amerikan Doları ödül verilecek.

Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül için bu yıl 12 film jüri karşısına çıkacak. 3 tanesinin Türkiye,
4 tanesinin dünya prömiyerini yapacağı yarışma filmleri şöyle:

Tepenin Ardı / Emin Alper (Türkiye Prömiyeri)
Ben Uçtum, Sen Kaldın / Mizgin Müjde Arslan (Dünya Prömiyeri)
İz-Rêç / M. Tayfur Aydın
Lal Gece / Reis Çelik (Türkiye Prömiyeri)
Can / Raşit Çelikezer
Yeraltı / Zeki Demirkubuz
Babamın Sesi / Orhan Eskiköy & Zeynel Doğan (Türkiye Prömiyeri)
Ana Dilim Nerede? / Veli Kahraman (Dünya Prömiyeri)
Yurt / Muzaffer Özdemir
Ferahfeza / Elif Refiğ (Dünya Prömiyeri)
Şimdiki Zaman / Belmin Söylemez (Dünya Prömiyeri)
Nar / Ümit Ünal

 

Bir garip dava ve TEB Başkanı Üstün Akmen: “Alın Size, Bir Hukuk Skandalı Daha”

Tuncer Cücenoğlu’nun “Kördövüşü” başlıklı oyununun Manisa Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından düzenlenen Liselerarası Tiyatro Festivali’nde Manisa Demirci Sağlık Meslek Lisesi tarafından sahnelenmesi ile ilgili davada alınan takipsizlik kararını Yargıtay bozdu.

Bilindiği gibi, 2010 yılında Manisa’da düzenlenen Liselerarası Tiyatro yarışmasında Demirci Sağlık Meslek Lisesi birincilik ödülünü kazanmıştı. Ancak okulun “Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi” dersi öğretmeni tarafından, oyun içerik olarak illegal düşünce, çarpık zihniyet ve üfürükçü hoca tiplemesi nedeniyle din adamlarına hakaretle suçlanarak ergenlik dönemindeki gençlerin gelişimlerine olumsuz örnek oluşturduğu iddiasıyla Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması olay olmuştu. Şikayet üzerine savcılık soruşturma başlatmış, yapılan inceleme sonucunda bahsedilen konularla ilgili “takipsizlik” kararı vermişti. Diğer taraftan, oyunu sahneye koyan iki öğretmen bu suçlamayı yapana manevi tazminat davası açtı, dava geçen haziran ayında sonuçlandı ve yerel mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozuldu.

Konu ile ilgili olarak bir açıklama yapan, Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (IATC/AICT) Türkiye Merkezi (TEB) Başkanı Üstün Akmen, olayı “utanç verici” olarak değerlendi. Devlet tiyatroları tarafından defalarca oynanmış, ödüller almış, dünyaya oyunları sahnelenen bir yazarımızın bu oyununun çarpık zihniyet ve din adamlarına hakaretle suçlanmasının ve ergenlik dönemindeki gençlerin gelişimlerine olumsuz örnek oluşturacağı savının komik olduğunu vurgulayan Akmen: “Hukuk, her geçen gün biraz daha ‘guguk’ halini getiriliyor. Diğer taraftan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yirmi birinci yüzyıldaki kadrosunun zavallılığı da bir kez daha kanıtlanmış oluyor. Mustafa Kemal’in ‘muasır medeniyet seviyesi’ dediği ve yıllardır aşılmaya çalışılan, aşılması için yarışılan seviye, işte bu kararla bilerek ve istenilerek seviyesizleşiyor. Yıllardan beri Türkiye’nin her tarafında oynanan oyunun yazarından özür dilemelidir” dedi.

Kaynak : http://www.tiyatrodergisi.com.tr

 

6. Uluslararası Çukurova Sanat Günleri (UÇSG) 22 Mart’ta başlıyor.

Adana Büyükşehir Belediyesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişim destekçisi olduğu, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Arap Yazarlar Birliği’nin desteği ile gerçekleştirilen organizasyon kapsamında 8 kentte 94 etkinlik gerçekleştirilecek.

6 Uluslararası Çukurova Sanat Günleri (6. UÇSG)   bu yıl 22-26 Mart 2012 tarihleri arasındaSuriye’nin Halep kenti ile Çukurova’da 8 merkezde (Adana, Mersin, Tarsus, Silifke, Anamur, Antakya, İskenderun) eş zamanlı etkinliklerle düzenlenecek.
6. UÇSG’nin açılış töreni ve Çukurova Ödülü sunumu 22 Martta Adana’da, bu yılki kapanış töreni ise 26 Martta Antakya’da gerçekleştirilecek. Bu yıl, içinde bulunduğumuz uluslar arası siyasi gelişmeler nedeniyle sadece Halep’te bir etkinlik (çok sesli müzik konseri) düzenlenecek, biri Suriyeli, öbürü Lübnanlı 2 Arap şair ve yazarın konuk edileceği 6. UÇSG kapsamında 94 etkinlik düzenlenecek… Söyleşi ve panellerin öne çıktığı 6. UÇSG etkinlikleri kapsamında 27 söyleşi, 4 söyleşi-imza, 8 panel, 12 konser, 3 şiir-dinleti, 1 okuma etkinliği, 10 radyo programı, 1 gezi, 1 tiyatro, 1 film gösterimi, 1 powerpoint sunum, 1’i karikatür, 2’si heykel, 9’u fotoğraf, 12’si resimtoplam 23 sergi açılacak.

Çukurova Sanat Girişimi

PROGRAM:

ADANA
22 Mart 2012 Perşembe
18.00:  AÇILIŞ
ÇUKUROVA ÖDÜLÜ TÖRENİ
Sunucu  : İsmail Timuçin
Simultan Çeviri : Dr. Musa Alp
Konuşmalar :
Çetin Yiğenoğlu  (Çukurova Sanat Girişimi Genel Koordinatörü)
Ziya Aykın (Çukurova Sanat Girişimi Mersin Koordinatörü)
Mehmet Karasu (Çukurova Sanat Girişimi Hatay Koordinatörü)
Gassan Kâmil Vannus (Arap Yazarlar Birliği Temsilcisi)
Macit Özcan (Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı)
Zihni Aldırmaz (Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan V.)
Ödül Sunumu: İpek Ongun
NEFESLİ TRİO
Özgür Alper  : Obua
Tuna Bozkaya : Klarinet
Eray İnal  : Fagot
Etkinlik  : ÇUMDER (Çukurova Müzik Dostları Derneği)
Kokteyl
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu/Fuayesi
Fotoğraf Sergisi: Caritna Suriye (Komşumuz Suriye)
Berrin Hız – M. Nevzat Hız
23 Mart 2012 Cuma
13.10: Söyleşi:“Sinema ve Barış” Demir Karahan
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu

14.00: ARA
14.10: Söyleşi: “Öfkenin Şenliği” Jaklin Çelik
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
15.00: ARA
15.10: Söyleşi: “Edebiyat ve Barış” Behçet Çelik
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
16.00: ARA
16.10: Panel: “Barış Kültüründe Felsefenin Yeri”
Konuşmacılar: Çetin Veysal – Mustafa Günay
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
17.00: ARA
17.10: Söyleşi: İpek Ongun
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
17.50: ARA
18.00: Konser: Grup Paralel:
Eril Tekeli  : Elektrogitar/flüt
Sina Somay : Elektrogitar/vokal
Koray Diker : Basgitar/vokal
Kenan Eren : Bateri
Cihan Solak : Klavye
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
18.30: Heykel-resim sergisi: “Barış”
Katılımcılar: Ali Doğan, Birnur Eraldemir, Cem Demir, Fehmi Kanalmaz, Hakan Demir, Kazım Artut,  Meltem Gökmen,  Mine Saraç Doğan, Mustafa Çapar, Mustafa Okan, Özgür Aktaş, Özgür Eryılmaz,
Ragıp Şahin, Raşit Karakılıç,  Serap Sevim Suat Karaaslan,
Kokteyl:
Yer: 75. Yıl Sanat Galerisi
24 Mart 2012 Cumartesi
14.00: Söyleşi: “Göçün Kent Kültürü ve Sanatına Etkisi” Fatih Alkar
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
15.00: ARA
15.10: Söyleşi: “Şiir ve Öykünün Dilinden Öteki’ye Açılan Pencereler”
Konuşmacılar: Ali Ekber Ataş   –  Erkan Tuncay
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
16.00: ARA
16.10: Söyleşi: “Yaratıcı Yazın” Aydın Şimşek
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
17.00: ARA
17.10: Söyleşi: Jozef Harb (Lübnan)
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
25 Mart 2012 Pazar
13.00: Söyleşi: Ötekileriz Grubu
Konuşmacılar:
Mehmet Ak “Bizim Sokağın Anatomisi”
Betül Akdağ “Betül Akdağ Şiirinde Barış ve Kardeşlik”
Hilal Karahan “Günümüz Şiirlerinde Barış ve Kardeşliğe Bakış Açısı”
Kaplan Kozanoğlu “Aysel Gürel Şarkı Sözlerinde Barış ve Kardeşlik”
Cemil Okyay “Barış ve Kardeşlik Temalı Şiirlere Eleştirel Bakış”
Yalçın Aydınlık “2.Yeni Şiirlerinde Barış-Kardeşlik İzleri”
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
14.10: ARA
14.20: Söyleşi: “Duyarlık Gelişimi ve Okuma Kültürü” Adnan Binyazar
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
15.00: ARA
15.10: Söyleşi: “Geleceği Gören Göz: Hikâyelerimiz”
Sezer Ateş Ayvaz
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
15.50: ARA
16.00: Panel: “PUDUHEPA (Kadeş Barış Anlaşması’nın Mimarı)
Yönetken: Nuran Terliksiz
Konuşmacı: Doç. Dr. Serdar Girginer
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
17.00: ARA
17.10: Söyleşi: “Göç Penceresinden Barış” Hürriyet Yaşar
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu
18.00: ARA
18.10: Şiir/Dinleti:  “Barış Şiirleri”
ADANUS Şiir Grubu: Nazan Balcı, Halit Gökmen, Oya Katırcı,
Sevinç Kökenler, Suat Kahveci, Yener Özdemir
Yer: Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu

MERSİN
23 Mart Cuma
13.00: Söyleşi:“Şiirimizde  Barış ve Savaş”
Aydan Yalçın – Sabit Kemal Bayıldıran
Yer: Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi
14.00: ARA
14.10: Söyleşi: “Göç Penceresinden Barış” Hürriyet Yaşar
Yer: Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi
15.00: ARA
15.10: Söyleşi: “Barış İçin Demokrasi, Demokrasi İçin Barış”
Ali Ozanemre
Yer: Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi
16.00: ARA
16.10: Panel: “Günümüz Genç Şairi”
Konuşmacılar:
Emel İrtem (Mardin)
Cuma Duymaz
Cihat Duman (İstanbul)
Ersun Çıplak
Yer: Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi
17.30: ARA
18.00: Sergi Açılışı:Resim Öğretmenleri Karma Resim Sergisi
Katılımcılar:  Hasan Canel, Nevin Ergen, Hülya Hallaç, Tansel Alp,
Adil Bazencir, Mazlum Uluyol, Tecer Fidel Öntaş

Kokteyl: Yer: İçel Sanat Kulübü Müfide İlhan – Ayşe Uğural Sergi Salonu / MERSİN
24 Mart 2012 Cumartesi
13.00: Söyleşi: Ötekileriz Grubu
Konuşmacılar:
İlhan Kemal “Yarına Günce”
Zeki Karaaslan “Nazım Hikmet Şiirlerinde Barış ve Kardeşlik Teması”
Bahattin Yıldız “Bahattin Yıldız Romanında Barış ve Kardeşliğe Çıplak Temas”
Mustafa Ergin Kılıç “İmgeci Şiirde Barış Teması”
Nazmi Bayrı “Öyküde Barış İzleği”
Yer: Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi
14.15: ARA
14.25: Söyleşi: “Duyarlık Gelişimi ve Okuma Kültürü”
Adnan Binyazar
Yer: Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi
15.00: ARA
15.10: Söyleşi: “Geleceği Gören Göz: Hikâyelerimiz”
Sezer Ayvaz Ateş
Yer: Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi
15.50 :ARA
16.00 : Söyleşi: İpek Ongun
Yer: Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi
17.00 :ARA
17.10 : Söyleşi: “Barış Kültüründe Felsefenin Yeri”
Konuşmacı: Mustafa Günay
Yer: Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi
18.00 :ARA
Konser: Grup Paralel
Eril Tekeli  Elektrogitar/flüt
Sina Somay Elektrogitar/vokal
Koray Diker Basgitar/vokal
Kenan Eren Bateri
Cihan Solak Klavye
Yer: Barış Parkı (Hava yağışlı olduğunda Mersin
Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi )
25 Mart 2012 Pazar
GEZİ: Silifke, UÇSG etkinlikleri günübirlik gezi
Hareket Saati:08.00
Hareket Yeri : Mersin Kültür Merkezi önünden
Düzenleme: İçel Sanat Kulübü
TARSUS
24 Mart 2012 Cumartesi
13.00 : Söyleşi: “Felsefenin Öyküsü” Yrd. Doç. Dr. Taşkıner Ketenci
Yer: Morötesi Cafe (Eski Tarsus evleri sokağı)
13.45: ARA
14.00: Söyleşi: “Türkülerle Çukurova’da Halk Müziği”
Dr. Halil Atılgan
Yer: Morötesi Cafe (Eski Tarsus evleri sokağı)
14.45: ARA
15.00: Dinleti: “Anadolu Halk Türküleri”
Aşık Mahrumi (Necmettin Eser)
Yer: Morötesi Cafe (Eski Tarsus evleri sokağı)
SİLİFKE
FİLM GÖSTERİMİ:
Her gün Saat: 19.00
Yer: Eğitim Sen Lokali
TİYATRO:
Her gün saat:  20.00
Tiyatro, Müzik, Dans, Animasyon Atölyeleri Gösterileri
Etkinlik:  Duvarsız Sanat Tiyatrosu (Ahmet Gedik)
Yer: Göksu Parkı
RADYO PROGRAMLARI (RADYO SES 98.8)
(21 Mart 2012 Çarşamba….10.00)
Ozanların Sazı ve Sözüyle Barış Aşık Veysel’i Anma Radyo Ses 98.8
(21 Mart 2012 Çarşamba….14.00)
Irkçılıkla mücadele haftası 21-27 Mart (UNITED- Avrupa ve Türkiye’de
1200 yerde)
(22 Mart 2012 Perşembe…..10.00)
Tarihin Işığında Yurtta ve Dünyada Barış Radyo Ses 98.8
(22 Mart 2012 Perşembe…..10.00)
Şiirlerle, Öykülerle Barış Radyo Ses 98.8
(22 Mart 2012 Perşembe…..14.00)
Özlü Sözlerle Barış  Radyo Ses 98.8
(23 Mart 2012 Cuma…..14.00)
Şarkı ve Türkülerde Barış Radyo Ses 98.8
(24 Mart 2012 Cumartesi…..10.00)
Doğayla barış Orman Haftası Radyo Ses 98.8
(24 Mart 2012 Cumartesi…..14.00)
Atatürk ve Barış Radyo Ses 98.8
(25 Mart 2012 Pazar…..10.00)
İpek Ongun Yaşamı ve Sanatı Radyo Ses 98.8
(25 Mart 2012 Pazar…..14.00)
İpek Ongun’un Yapıtlarından İzler Radyo Ses 98.8

SERGİ AÇILIŞLARI:
22 Mart 2012
SAAT: 10.00
Halit Aker Atölyesi Resim Sergisi  (Yer: Göksu Parkı)
Hasan Uzun Atölyesi Resim Sergisi (Yer: Taş Köprü yanı )
Eflatun Yüzbaşıoğlu Atölyesi Resim Sergisi (Yer: Emek İşhanı)
Bahattin Erim Atölyesi Resim Sergisi  (Yer: Kültür Evi)
Polifonik Korolar ve Bale Derneği Resim Sergisi (Yer: Sergi Sarayı)
Ahmet Uçar Heykel ve Resim Sergisi (Yer: Sergi Sarayı )
Taşeli Kültür Derneği Resim ve Fotoğraf Sergisi (Yer: Kültür Evi)
Özgür Evren Yalçın Fotoğraf Sergisi  (Yer: Halk Kitabevi)
Göksu Vakfı Fotoğraf Sergisi (Yer: Göksu İş Hanı)
Taşeli Kültür  ve Eğitim Derneği Fotoğraf Sergisi (Yer: Emek İş Hanı)
Atatürk ve Çanakkale Fotoğraf, Karikatür Sergisi  (Yer: Silifke
Atatürkevi ve Etnografya Müzesi)
Türker Dölekoğlu Fotoğraf Sergisi  (Yer Halk Kitabevi)
KONSERLER:
Taşeli Kültür ve Sanat Derneği Korosu Konseri
(22 Mart 2012 Perşembe….20.00…. Yer: Kültür Evi)
Silifke Sanatevi Derneği Korosu Konseri
(23 Mart 2012 Cuma…..20.00….Yer:  Silifke Sanatevi)
Silifke Müzik ve Folklor Derneği Korosu Konseri
(24 Mart 2012 C.tesi….20.00….Yer: Silifke Müzik ve Folk. Der)
Polifonik Korolar  ve Bale Derneği Çocuk Korosu Konseri
(25 Mart 2012 Pazar….19.30…..Yer: Sergi Sarayı)
Polifonik Korolar ve Bale Derneği Minnoşlar Korosu
(25 Mart 2012 Pazar….19.30…..Yer: Sergi Sarayı)
Polifonik Korolar  ve Bale Derneği Yetişkinler Korosu Konseri
(25 Mart 2012 Pazar….19.30…..Yer: Sergi Sarayı)
24 Mart 2012 Cumartesi
14.00 : Söyleşi : “Şiirimizde  Barış ve Savaş” Aydan Yalçın
Yer: Eğitim Sen Lokali
ANAMUR
24 Mart 2012 Cumartesi
14.00 :
Film Gösterimi ve Söyleşi:
“Barışa Yabancılaşma”
Muhammed Güzel
Yer: Akineliler Kıraathanesi, İlçe Jnd. K.lığı arkası ANAMUR
ANTAKYA
23 Mart 2012 Cuma
13.00: Panel : Hatay Uzun Tarihi Boyunca Özgünlüğünü Nasıl Koruyabiliyor?
Yönetken: Nebihe Karasu
Konuşmacılar:
Sabahattin Yalkın
Sezer Ateş Ayvaz
Mehmet Tekin
Yer: Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Salonu
14.45: ARA
15.00: Konuk Konuşmacı: Jozef HARB (Lübnan)
Sunucu/ Simultan Çeviri: Süha Kıyak
Yer: Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Salonu
16.00: ARA
16.15: Söyleşi: “Duyarlık Gelişimi ve Okuma Kültürü”
Adnan Binyazar
Yer: Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Salonu
17.15: ARA
18.00: SERGİ AÇILIŞLARI
Sunan:  Seval Karataş
1) İskan Kazak Fotoğraf Sergisi
2) Mehmet Oflazoğlu Fotoğraf Sergisi
3) Yusuf Altunay Resim Sergisi
Yer  : Prime Mall AVM
24 Mart 2012 Cumartesi
14.00: Panel
Yönetken: Sevim Habip
Konuşmacılar:
Jaklin Çelik  “Öfkenin Şenliği”
Hürriyet Yaşar “Göç Penceresinden Barış”
Dursaliye Şahan
Yer: Antakya Ticaret ve Sanayi Odası
16.00: ARA
16.15: Okuma Saati: Muhsin Boz
Yer: Antakya Ticaret ve Sanayi Odası
17.00: ARA
17.15: Söyleşi/İmza: Yönetken: Cemile Cereb
Konuşmacılar:
Hürriyet Yaşar
Jaklin Çelik
Behçet Çelik
Yer: Sergüzeşt Kitap-Kafe
25 Mart 2012 Pazar
13.00: Şiir/Söyleşi
Yönetken: Ferhat Zidani
Şiir Sunum: Ayten Kural
Söyleşi: Namık Kuyumcu
Yer: Antakya Ortodoks Kilisesi
14.00: ARA
14.15: Panel : “Barış Kültüründe Felsefenin Yeri”
Yönetken: Gülnaz Kavas
Konuşmacılar:
Çetin Veysal
Ümit Yaşar Işıkhan
Yer: Antakya Ortodoks Kilisesi

15.30: ARA
15.45: Barışa Şiirler:
Yönetken: Esra Ünal
Katılımcılar:
Ferhat Zidani, Selamet Bağcı, Süleyman Nayman, Zarife
Cüzdan, Yasemin Ezelsoy, Bedran Cebiroğlu, Mustafa Akyürek, Bedir
Hatem, Orhan Demirel, Nurettin Bellur, Mustafa Söylemez, Ferit
Sürmeli, Mesrur Sabahoğlu, Çetin Kalkan, Necla Karataş,   Ayşe
Dögel, Mehmet Atilay,   Mithat Öztürk, Musa Artar, Salim Diyap
Yer : Antakya Ortodoks Kilisesi
17.00: ARA
17.15: Söyleşi/İmza İpek Ongun
Sunan: Ayda Kırbeci
Yer: Prime Mall AVM
26 Mart 2012 Pazartesi
12.00:  Söyleşi: Özlem Sezer
Yer: B.Gencay İlköğretim Okulu
13.15: ARA
13.30: Söyleşi: İpek Ongun
Yer: Selim Nevzat Şahin Anadolu Lisesi
17.00: KAPANIŞ
Konuşmalar:
Çetin Yiğenoğlu
(Çukurova Sanat Girişimi Genel Koordinatörü)
Ziya Aykın
(Çukurova Sanat Girişimi Mersin Koordinatörü)
Mehmet Karasu
(Çukurova Sanat Girişimi Hatay Koordinatörü)
Mustafa Köz
(Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı)
Sunum: Power Point Sunum:
“Yaşadığımız Toprakları Aydınlatan Ustalara Saygılar”
Hazırlayan: Uğur Pişmanlık
Konser:
DÜŞLEM ÜÇÜLÜ
Marina Babeyeva 1. Keman
(Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuarı)
Tuğrul Göğüş 2. Keman
(Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuarı)
Zafer Teomete Viyola
(Çukurova Senfoni Orkestrası)
Etkinlik: ÇUMDER (Çukurova Müzik Dostları Derneği)
Yer: Saklı Ev
İSKENDERUN
23 Mart 2012 Cuma
13.30: Söyleşi/imza: Adnan Binyazar – Dursaliye Şahan
Yer:  Ferda Kitabevi
15.00: ARA
24 Mart 2012 Cumartesi

14.00: Söyleşi/İmza: Behçet Çelik – Orhan Demirel
Yer: Ferda Kitabevi
HALEP
25 Mart 2012 Pazar
DÜŞLEM ÜÇÜLÜ
Marina Babeyeva 1. Keman
(Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuarı)
Tuğrul Göğüş 2. Keman
(Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuarı)
Zafer Teomete  Viyola
(Çukurova Senfoni Orkestrası)
Etkinlik: ÇUMDER (Çukurova Müzik Dostları Derneği)
Yer: Halep Kültür Merkezi

MONA HATOUM TÜRKİYE’DE

Emre Baykal küratörlüğünde gerçekleşen sergi, sanatçının 1990’lardan bu yana ürettiği 30’dan fazla işi bir araya getiriyor.

Hatoum ayrıca İstanbul’da bir süre kalıp yerel üreticiler ve atölyelerle işbirliği yaparak, bu sergi için, Vehbi Koç Vakfı desteğiyle yeni işler de üretti. Beyrut’ta doğmuş Filistin kökenli bir İngiliz sanatçı olan Mona Hatoum; yerleştirme, heykel, video, fotoğraf ve kağıt üzerine çalışmalar gibi çeşitli mecralar ve çoğunlukla alışılmışın dışında yöntemler kullanıyor. Günümüz dünyasını kuşatan tedirginlik hissini araştıran şiirsel ve bir o kadar da politik işler üretiyor. Sanatçının Türkiye’deki ilk kişisel sergisi, 27 Mayıs Pazar gününe dek ücretsiz olarak izlenebilir.

Adres: İstiklal Caddesi No. 211, Beyoğlu.

 

 

 

 

İSTANBUL MODERN SİNEMA, EJDERHA YILI’NIÇİN SİNEMASINDAN 7 FİLMLE KUTLUYOR.

İstanbul Modern Sinema, Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği işbirliğiyle ve 2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı kapsamında, Ejderha Yılı’nı Çin sinemasından yedi filmi bir araya getiren bir programla kutluyor. 
Romantik komedi, animasyon, Pekin Operası ve Çin kültürünün önemli isimlerinden Konfüçyüs gibi farklı öğeleri içeren filmler 22 – 29 Mart tarihleri arasında izlenebilecek.

İstanbul Modern Sinema’daki Çin Filmleri Haftası, 22 Mart Perşembe günü saat 19:00’da, nefes kesici gösterileriyle bütün dünyayı hayran bırakan Çinakrobasi topluluğu Çin Masalı’nın gösterisiyle açılacak.

Peng Chen ve Peng Jiahuang kardeşlerin, genç bir yabancının Çin’in taşra geleneklerini modernleştirmesi temasını dile getiren ve gösterildiği birçok çocuk festivalinde ödül kazanan filmleri “Okula Yürümek” (2009) ve Mai Jia’nın kitabından uyarlanan, Tayvan’daki Altın At başta olmak üzere birçok festivalden ödülle dönen Kuo-Fu Chen’in casus filmi “Mesajlar” (2009) festival kapsamında gösterilecek ödüllü filmler arasında yer alıyor.

Li Ke’nin popüler romanından Jinglei Xu’nun yönetiminde sinemaya aktarılan ve ülkesinde büyük bir gişe hasılatı yapan romantik komedi “Du Lala’nın Terfisi”(2010) ve bencil bir okul öğrencisi olan Long’un hayatının, zaman tünelinden geçerek 3.500 yıl öncesindeki muhteşem Jinsha Krallığı’na yaptığı yolculukla nasıl değiştiğini anlatan, Daming Chen’in çok sevilen animasyonu “Jinsha Rüyası” (2010), izleyicilere Çinsinemasından güzel tatlar bırakacak filmler arasında.

Yönetmen Teddy Chan’in Çin’in ilk başbakanını Hong Kong ziyareti sırasında korumak için girişilen operasyonu anlatan aksiyon yüklü tarihi ve politik dramı “Fedailer ve Suikastçiler” (2009), Çin sinemasının ünlü yıldızlarını bir araya getiriyor.

Festivalde 1993’te Elveda Cariyem filmiyle 46. Cannes Uluslararası Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazanan ünlü yönetmen Chen Kaige’nin 2009 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan “Sonsuza Dek Büyülenmiş” adlı filmi bulunuyor. Başrolünde Ziyi Zhang’ın yer aldığı, Pekin Operası’na dair film, sanat yönetimiyle öne çıkıyor.

BOBBY MCFERRİN KONSERİNE SAYILI GÜNLER KALDI

Dünya müziğinde nadir bulunabilecek, müzik stil ve genellemelerin çok ötesine geçmiş efsane bir ses olan Bobby McFerren, mükemmel müziğiyle müzikseverlerle buluşuyor.

On Grammy ödüllü, yenilikçi tarzı, kucaklayıcı yapısı, neşeli ve esprili mizacı, inanılmaz ses ve ses tekniğiyle milyonları binlerce kez coşturmuş, büyülemiş bir sanatçı olarak Bobby McFerrin 27 Mart Salı aksamı  “Congresium Ankara”da başkentliler ile buluşuyor.

Bobby McFerrin’a bu konserde önemli müzisyenlerimizden Kanun üstadı Tahir Aydoğdu ve Neyzen Bilgin Canaz ile Orfeon Oda Korosu eşlik ediyor. Saz üstadlarımız ile eşsiz doğaçlamalara imza atacak olan Sanatçı, Türk Koro Müziğinin başarılı temsilcilerinin başında gelen ve dünyaca ünlü vokal topluluklarından Swingle Singers ve Cantabile ile başarılı konserlere imza atan Orfeon Oda Korosu ile birlikte kendi kompozisyonlarını ve Türk bestelerini yeniden yorumlayacak.

İTALYAN BASINI ”İYİ” NOTU VERDİ

Roma’daki Barberini Sinema Salonu’nda dün akşam galası yapılan, başrollerinde Elio Germano, Margeritha Buy, Cem Yılmaz, Beppe Fiorello’nun yer aldığı ”Şahane Misafir”e İtalyan basını ”iyi” notu verdi.

”La Stampa” gazetesinde yayımlanan makalede, “Roma’ya aşık İstanbullu yönetmenin”, Akdeniz etkilerini kullanarak, belirsizliği, büyüyü, cinselliği, ölümü, hatıraları, nostaljiyi kullanarak, başarılı bir işe imza attığı yorumunda bulunuldu. Gazete, ”Şahane Misafir”e 5 üzerinden 4 yıldızla ”iyi” notu verdi.

”Il Messaggero” gazetesinde çıkan makalede ise Özpetek’in filmlerinin adı gibi olduğu, keskin çizgiler yokmuş gibi göründüğünü, ancak keskinliğin var olduğu belirtildi. Gazete, Türk yönetmenin 9. filmine, 4 üzerinden 3 yıldız verdi.

“Il Giornale” gazetesinde de Özpetek’in yeni filminde, bir yalnızlık hikayesini, bastırılmış duyguları, arzuları ve nostaljiyi anlattığı belirtildi.

”Corriere della Sera” gazetesi de filme 4 üzerinden 3,5 yıldız verdi.

Aktör olma hevesiyle Roma’ya taşınan ve hamur yoğurarak, kruvasan yaparak, geçimini sağlayan Sicilyalı Pietro’nun yeni evinde başına gelenlerin anlatıldığı ”Şahane Misafir”, 6 Nisan’da Türkiye’deki sinemaseverlerle buluşacak.

Shakespeare, Londra’da Türkçe de oynanacak

Dünyaca ünlü İngiliz oyun yazarı ve şair William Shakespeare’in oyunları, İngiltere’nin başkenti Londra’da aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 37 farklı dilde sahneye konulacak.

Olimpiyat oyunlarına bu yaz ev sahipliği yapacak Londra’da, çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri de düzenlenecek. Bu çerçevede, oyunlar Londra’daki “Shakespeare Globe”da 21 Nisan’da sahneye konulmaya başlanacak.

Türkçe olarak ise, 26-27 Mayıs tarihlerinde Shakespeare’in “Antonius ile Kleopatra” oyunu sahnelenecek. Üç gösterimin yapılacağı oyunda, Antonuius’u Haluk Bilginer, Kleopatra’yı Zerrin Tekindor, Pompeius’u Emre Karayel, Cesar’ı ise Mert Fırat oynayacak.

Shakespeare’in oyunları altı hafta boyunca, 37 farklı dilde, 37 farklı oyunla sahneye konulacak.
DÜNYANIN EN İYİ KEMANCISI 21 MART’TA CRR’DE!

Dünyanın en iyi kemancısı Gidon Kremer İstanbul’da konser vermeye hazırlanıyor

Herbert von Karajan’ın dünyanın en iyi kemancısı olarak nitelendirdiği, Letonyalı ünlü kemancı Gidon Kremer, Baltık ülkelerinin en iyi genç müzisyenlerinden oluşan orkestrası Kremerata Baltica ile 21 Mart’ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda sahne alacak. Konserde Astor Piazzolla, Richard Strauss, Nino Rota,  Giya Kancheli ve Mieczyslaw Weinberg’den eserlerin seslendirileceği belirtildi. Kremer konserin “önyargılarını pekiştirmek isteyenler” ya da “sadece eğlenmek isteyenler” için gereksiz bir yorgunluk olacağını söylüyor.

Üç kuşak kemancı

The Guardian gazetesinin “Dünyada Kremer’den daha heyecan verici ve yaratıcı bir kemancı yok…” ifadesiyle tanımladığı sanatçı üç kuşak kemancı yetiştiren bir aileden geliyor. Gidon Kremer’in dedesi ve babası da Latviya’nın ünlü kemancıları arasında yer alıyor.

100’ün üzerinde albümü var

7 yaşında Riga Müzik Okulu’nda başladığı müzik yaşamına Moskova Konservatuvarı’nda kemanın büyük ustası David Oistrakh’la devam eden Kremer, klasik müzik dünyasının “Oscar”ları sayılabilecek Kraliçe Elizabeth, Paganini ve Çaykovski yarışmalarından ödüller kazanarak uluslararası müzik dünyasının dikkatini çekti. Dünyanın neredeyse tüm önemli orkestralarıyla konserler veren Gidon Kremer, Leonard Bernstein, Herbert von Karajan, Christopher Eschenbach, Riccardo Muti, Zubin Mehta, Claudio Abbado gibi pek çok önemli şefle çalıştı. Çağdaş bestecilere son zamanlarda en çok önem veren keman virtüözü olarak da dikkat çeken Kremer’in kaydettiği 100’ü aşkın albüm ve “Grand Prix du Disque”, “Deutsche Schallplattenpreis”, “Ernst von Siemens Musikpreis” ve “Premio dell’Accademia Musicale Chigiana”gibi ödülleri bulunuyor.

50. doğum gününde orkestra kurdu…

Son yirmi yıldır zamanının önemli bölümünü müzik dostlarını buluşturan festivallere ayıran sanatçı, 1981’de Lockenhaus Oda Müziği Festivali’nin kurucusu oldu, 1997-98 yılları arasında ise Gstaad Festivali’nin sanat yönetmenliğini üstlendi. Müzik yaşamında yaptığı en iyi işlerden biri olarak gösterdiği Kremerata Baltica Oda Orkestrası’nı 1997’de, 50. doğum gününde kuran sanatçı, bu oluşumla zengin sanat deneyimlerini Baltık ülkelerindeki genç müzisyenlerle paylaşıyor ve ekonomik zorluklar yaşayan Letonya, Estonya ve Litvanya’daki zengin müzik yaşamına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

SANATÇILARDAN ÖRNEK DAYANIŞMA

 Konferans salonları olmadığı için kültür sanat etkinliklerini okulun koridorunda gerçekleştiren Salih Dede Lisesi öğrencileri için İzmirli sanatçı örgütlerinden örnek dayanışma. İzmir de bulunan Liseler arasında en çok kültür sanat etkinliği düzenleyen ve Sanatçılardan Örnek Dayanışma

Konferans salonları olmadığı için kültür sanat etkinliklerini okulun koridorunda gerçekleştiren Salih Dede Lisesi öğrencileri için İzmirli sanatçı örgütlerinden örnek dayanışma. İzmir de bulunan Liseler arasında en çok kültür sanat etkinliği düzenleyen ve

Konferans salonları olmadığı için kültür sanat etkinliklerini okulun koridorunda gerçekleştiren Salih Dede Lisesi öğrencileri için İzmirli sanatçı örgütlerinden örnek dayanışma. İzmir de bulunan Liseler arasında en çok kültür sanat etkinliği düzenleyen ve bu etkinliklerini konferans salonları olmadığı için okulun daracık koridorlarında gerçekleştirmeleri nedeniyle Okul Müdürü Mehmet Öztürk’ ün katkı talebi İzmirli sanatçı örgütlerini harekete geçirdi. İzmirli sanatçı örgütlerinden;Uluslar arası Aktivist Sanatçılar Birliği başkanı Şair – Yazar Ümit Yaşar Işıkhan,Türkiye Yazarlar Sendikası İzmir temsilcisi şair – yazar Namık Kuyumcu ve BESAM İzmir ve Homeros kültür platformu temsilcisi şair – yazar Recai Atalay, Dünya Sanat Olimpiyatları Başkanı Derya Var, Femin & Art İzmir temsilcisi Hülya Sezgin ve Aktivist ressam Zeynep aslı Köstepen’ ın öncülüğünde birçok aydın, Salih Dede Lisesinde yapılacak konferans Salonu için bir araya geldi. Örgüt temsilcileri, Salih Dede Lisesi öğrencileri arasında şiir ve Resim yarışması düzenlenmesine, katılımcı ressamların geliri okula kalacak şekilde bağışlayacağı tablolardan karma sergi açılmasına ve dönem sonunda düzenlenecek şenliklerde konser ve dinleti – imza günleri düzenleyerek gelirinin okul konferans salonu yapımı için kullanılmasına karar verdiler

Konu ile ilgili okul Müdürü Mehmet Öztürk ve sanatçı sivil örgütleri adına Uluslar arası Aktivist Sanatçılar Birliği Başkanı şair-yazar Ümit Yaşar Işıkhan, bu örnek girişimin İzmir Valiliği, Milli Eğitim Müdürlüğü, Balçova Belediye Başkanlığı, kardeş okul statüsünde bulunan Ekonomi Üniversitesi Dekanlığı ile Balçova da faaliyet gösteren mesleki örgüt kuruluşlarından salonun yapımı için katkıda bulunmaları halinde 2012-2013 öğrenim yılına söz konusu konferans salonunun yetişebileceğini, aydınlık bir gelecek için çocuklarımıza yapılacak olan bu yatırıma bütün duyarlı vatandaşlarımızın katkısını beklediklerini söylediler.

BATMAN’DA YAZAR OKUMALARI ETKİNLİĞİ

 

Batman’da Tandem Projesi kapsamında LesArt ve Batman Kültür Sanat Derneği (BART)’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Yazar Okumaları’ programının konuğu Ralf Thenior oldu. Etkinliğe yoğun ilgi gösteren…

Batman’da Tandem Projesi kapsamında LesArt ve Batman Kültür Sanat Derneği (BART)’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Yazar Okumaları’ programının konuğu Ralf Thenior oldu. Etkinliğe yoğun ilgi gösteren edebiyatseverler, Alman yazara kitaplarını imzalattı.

BART’ın merkezinden yapılan söyleşide şair, yazar, editör, tercüman ve radyo oyunu yazarı, Ralf Thenior, kendisi ve kitapları hakkında bilgi verdi. Thenior, edebiyatseverlerin dünya ve Avrupa yazarları hakkındaki sorularını da cevapladı. Program sonunda Batman’a gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Ralf Thenior, kitaplarını imzaladı.

Etkinliğinin çok güzel, keyifli ve doyurucugeçtiğini belirten Batmanlı yazar Yavuz Ekinci, şunları ifade etti. “Bu projeyi hayata geçirirken şunu düşünmüştük; Almanca yazan bir yazarın gelip Batmanlı okuyucularla, Türkçe ya da Kürtçe yazan bir yazarın Almanya’ya gidip oradaki okuyucularla buluşmasını sağlamak istiyorduk. Böylece hem yazarlar birbirini tanımış olur hem de okuyucular farklı yazarları tanımış olur. Bizim için şöyle bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Almanca çeviri metin çok okuduk ama Almanca yazan bir yazarla söyleşi yapmamıştık. Oradaki bir yazarın ilham kaynağı nedir. Başlangıç noktası nedir. Eseri nasıl ortaya atıyor, nasıl yazıyor. Okuyucuyla nasıl buluşuyor bunları öğrendik ve kendi sesinden şiir okumasını dinledik.” dedi.

RALF THENİOR KİMDİR

Ralf Thenior, 1945’te Silezya da Bad Kudowa’da doğdu. Şair, yazar, editör, tercüman ve radyo oyunu yazarı. Çocuklar ve gençler üzerine birçok kitap yazdı. Şimdiye kadar ‘İblis Aynası’, ‘Sonbahar Arabası’ gibi şiir kitapları yayınlandı. 2009 yılında bir dakikalık hikayeleriyle Salon Kaplanları Ödülü’ne layık görüldü.

 

YENİ BAŞLAYANLAR VE HÂLÂ ANLAMAMIŞ OLANLAR İÇİN ALTIN BAMYA !

Altın Bamya Ödülleri pazartesi akşamı bir kez daha verilecek. Ödüllerin niyetini çözememiş olanlar için rehber niteliğinde 10 soru hazırladık, Altın Bamya Akademisi’nden Alin Taşçıyan yanıtladı

Pazartesi akşamı dördüncü kez dağıtılacak Altın Bamya Ödülleri, başından beri türlü tepkilerle karşılaştı. Manzara o ki, özetle sinemada erkek egemen bakışa mizahi bir dille dikkat çekmek niyetiyle dağıtılan ödüllerin ne demek istediğini anlamamış ya da anlamazdan gelenlerin sayısı az değil. “Ne yani, gerçek hayattaki şiddeti, tecavüzü göstermesin mi sinema? Bu sansürcülük değil de nedir?” diyen köşe yazarı da var, ödülü almaya gelip de “Biz de anlamadık neden ödül aldığımızı” diyen sinemacı da… Doğrusu; Altın Bamya Akademisi’nin bunları dert ettiği yoktu, kafaya takan ben oldum. “Sinemada erkek egemen bakış ne demektir, nasıl anlaşılır, cinsiyetçi dil nedir?” diye başlayıp, basit, net sorular sordum; Akademi adına sinema yazarı üyesi Alin Taşçıyan yanıtladı…

Sinemada ‘erkek egemen bakışa’ karşı ödüller verdiğiniz, hakkınızda en çok yazılan ‘bilgi cümlesi’. Ne demek ‘sinemada erkek egemen bakış?’
Bütün kahramanların erkek, bütün kadınların da onun sevgilisi / karısı, kurtardığı kişi ya da onu ağına düşürmeye çalışan dişi örümcek olduğu filmlerle dolu; bütün filmlerin erkeklerin öykülerini anlattığı bir dünyada ‘erkek egemen bakışın’ ne olduğunu ‘gerçekten’ anlamayan olabilir mi? Kadına biçilen bütün dramatik roller damsel in distress, femme fatale, Kutsal Meryem gibi klişelerden ibaret! İlk ikisi bütün seksapelleriyle nesneleştirilir üçüncüsü bakireymişçesine cinselliği görmezlikten gelinen anne.

Kadına karşı şiddeti, tecavüzü gösteren bir film otomatik olarak ‘kadın düşmanı’ mıdır? Altın Bamya “Şiddeti göstermeyin” mi demektedir?
Hiç ilgisi yok. Zaten Altın Bamya alan filmlerde pek az açık şiddet temsiline rastladık. Derdimiz sinemada cinsiyetçi yaklaşımda bulunan, erkek olmayana ayrımcılık uygulayan, yönetmenin eril tahakkümü bir dil olarak kurduğu, kadını ve LGBTT bireyleri kötülük kaynağı olarak damgalayan filmler. Şiddet bunun içinde yer alabilir de almayabilir de. Mesele şiddetin nasıl gösterildiğidir; olumlanarak mı eleştirilerek mi? Bir tecavüz sahnesi özendirici şekilde çekilir, cezalandırma şekli olarak mazur gösterilir, tecavüzcüyü haklı çıkarırsa AltınBamya’yı hak eder.

Kadın ve erkek karakterlerin gerçek hayattaki gibi temsil edildiği bir film ‘Bamya’lık mıdır? Altın Bamya “Gerçek hayatı göstermeyin” mi der?
Yönetmenin kendini nereye konumladığı, kamerasını nereye koyduğu, bakışını kime ve nasıl yönelttiği, gerçek hayattan bir kesit aktarmakla ne amaçladığı bizi ilgilendirir. Kadını bir kişilik olarak yaratabiliyor, onun kişilik özelliklerinden ya da toplumsal yapının yanlışlığından dolayı ezildiğini söylüyorsa, kadını eleştiriyor ama hakkını teslim ediyorsa sorun yok. Ama “Çektiklerini kadın olduğu için hak ediyor, erkek erkek olduğu için haklı” demeye getiriyorsa bu gerçek hayat kesiti falan değil cinsiyetçiliktir.

Altın Bamya ‘cinsiyetçi dile’ karşı çıkarken sinemanın özgürlüğünü kısıtlamış oluyor mu? “Öyle film yapma” demek sansürcülük müdür?
Böyle bakabilen birine bir sözlük hediye etmek gerek. Sansürün, özgürlüğün ve cinsiyetçiliğin anlamlarına bakıp öğrensin diye. Biz tahakküme karşıyız, yani özgürlükçüyüz. Sansür aklımızın ucundan geçmez, kaldı ki resmi otoritelerin elindeki bir yetkidir. Cinsiyetçilik, nefret suçunun bir parçasıdır. “Erkek olmayanlar ikinci sınıftır, onlarla alay etmek mübahtır” diye düşünen kafaların sinemada nefret suçu işlenmemesini istemek ve cinsiyetçi filmleriyle kadınları ve LGBTT bireyleri rencide edenleri eleştirmek hakkımız. Ki bunu mizahla yapıyoruz.

Altın Bamya Akademisi feminist kadınlardan mı oluşur? Ekipte erkek var mıdır?
Kendimize ‘Bamya Kardeşleri’ diyoruz. Bamya Kardeşliği içinde herkes eşittir. Birbirimizi kadın – erkek, feminist – feminist olmayan diye ayırmıyoruz.

Bir filmdeki cinsiyet eşitsizliğini görmek için illa kadın olmak mı gerekir?
Elbette hayır ama bizim duyularımız biraz daha bilenmiş olabilir… Ama bence en radikalimiz Cüneyt Cebenoyan! Birkaç kadın sinemacının da erkek egemen sisteme entegre olduğunuAltın Bamyalık işler ürettiğini de anımsatayım.

‘Karakter ödülleri’ kime gitmektedir? Kişi, ‘kötü oynadığı’ için mi layık görülür ödüle?
Karakter, senarist ile yönetmenin eseri. Oyuncuyu sorumlu tutmuyoruz, adını anmıyoruz. Magazin basını onları kışkırtıp haber üretmek için olsa gerek oyuncunun adını andığı başlıklar atıyor bazen. Oyuncu karaktere can veriyor, yorumunu katıyor ama onun Altın Bamya’ya değer görülecek bir karakter oluşturmada birinci derecede rolü yok.

Bir eşcinsel karaktere Altın Bamya verilirse bu ‘eşcinselliğe’ karşı olduğunuz manasına mı gelir? Yoksa nedir?
Altın Bamya doğası itibariyle bir karşı–ödül. Dolayısıyla tam tersi anlama gelir. Nitekim homofobik yaklaşıma sahip filmlere ‘Üç Buçuk Bamya Ödülü’ veriyoruz. Eşcinselliğin erkek egemen bakışla hor görülmesi, alay konusu yapılması, hastalık gibi gösterilmesi gibi durumlara tepki gösteriyoruz

Ödülün adı neden ‘Bamya’? Bamya da bir cinsiyetçi argo değil midir?
Cinsiyetçi değil, çocuksu ve masum. Fallik takıntı nedeniyle hemen bu yorumlara saptırıldı. Altın Patlıcan gibi bir simge bulsak asıl cinsiyetçilik bu olmaz mıydı? Bamya en sevilmeyen sebzelerdendir. İtibarı yoktur, misafire yapılmaz. Tek cinsel çağrışımı çocukların falluslarına bazen bamya denmesidir küçük ve sevimli oldukları için! Yani masum bir erkeklik tasviri, iktidardan, tahakkümden, şiddetten âri bir erkeklik simgesi.

Cinsiyetçi film yapılmadığı bir çağ gelirse Altın Bamya kendini fesh mi edecektir?
Hiç tereddütsüz! “İlk ve son olsun” diye başlamıştık, aynı kafada devam ediyoruz.

Kaynaklar :

haberler.com , birincikuvvet.com , cnnturk.com.tr , medya73.com , radikal.com.tr , mynet.com