Ali-baba-ve-yedi-cuceler-film-fragmani.jpg

 

Bu hafta 2’si yerli toplam 5 film vizyona giriyor.

“ALİ BABA VE 7 CÜCELER

Cem Yılmaz’ın senaryosunu yazıp yönettiği 4. film olan “Ali Baba ve 7 Cüceler” yerli bir komedi filminin gerektirdiklerine sahip. Hatta kullandığı argonun dozajı bakımından fazlasına bile sahip olduğunu söyleyebiliriz. Fragman bu anlamda soğuk duş etkisi bırakmıştı ancak ön gösterime katılanların büyük bölümü, filmin gerçekten eğlenceli olduğu görüşünde birleşiyor. Yılmaz’ın oynadığı karakter (Şenay), kayınbiraderi İlber’le birlikte bahçe süsü olarak tasarladıkları cüce figürlerinden geçimlerini sağlayan iki kafadardır. Ama artık kendilerini işadamı olarak görmek isterler. Bunun için Sofya’daki büyük fuarın yolunu tutarlar. Ne var ki, burada terslikler birbirini izler. Şenay ve İlber, kendilerini gerçek silahların kullanıldığı bir insan avının ortasında bulur. İlber rolünde yetenekli Çetin Altay’ı izliyoruz. Kadroda ayrıca Zafer Algöz, Yosi Mizrahi, Bahtiyar Engin ve Rus güzel Irina Ivkina var. Cem Yılmaz filmde kötü adamların lideri olarak ikinci bir rolde daha görünüyor.

 

“HAYAL ÜLKESİ”

“Yüzüklerin Efendisi” serisiyle “krallığını” ilan eden Viggo Mortensen, kötü filmlerde oynama-ma alışkanlığını “Hayal Ülkesi”yle sürdürüyor. Film, 2009 yapımı, yine Mortensen’in başrol oynadığı “The Road”u anımsatan bir yolculukla başlıyor. Danimarkalı bir baba, yanına kızını alarak, uzak diyarlara göç ediyor. Uzun yolculuğun sonunda hiç alışık olmadıkları, yabancı bir kültürle karşılaşıyorlar. Baba, Patagonya’nın çöllerinde iş bulup çalışmaya başlıyor. Ama kızı bir gün ortadan kayboluyor. Yabancı çöllerde kızını bulmaya çalışan baba rolünde Mortensen yine inandırıcı. Ona Ghita Norby’nin eşlik ettiği filmin senarist-yönetmeni ise Arjantinli sinemacı Lisandro Alonso. Filmin Cannes’da Belirli Bir Bakış-FIPRESCI ödülüne layık bulunduğunu belirtelim.

“İÇİMDE AKAN NEHİR”

Haftanın bir diğer yerli yapımı, Ayna grubundan tanıdığımız müzisyen Erhan Güleryüz’ün imzasını taşıyor. Yazıp yönettiği filmde Güleryüz, ilginçtir, güneş gözlüğü olmadan başrolü de oynuyor. Kadroda ayrıca Tuğçe Kazaz ve Hasan Kaçan var. Konuya gelince: Savaşa giden Hazar Kafkas (Güleryüz) sağlık sorunları ve meteliksiz haliyle yıllar sonra memleketine döner. Her yerli dramada olduğu gibi başkarakter, hayatını sorgulamaya başlar. Babasından kalma evi satarak yıllardır göremediği oğlunun geleceğini kurtarmayı planlar. Ama aşık olduğu kadının kızının da hayatını kurtaracak olan, o paradır. İkilemde kalır. Cahit Berkay’ın da ufak bir rolde göründüğü filmi tüm Ayna hayranlarına tavsiye ediyoruz.

 

“KURT BASKINI”

Liam Neeson’ın başrolde oynadığı 2011 yapımı “Gri Kurt”ta, insanoğlunun doğayla, en önemlisi de etrafı saran vahşi kurtlarla mücadelesini nefes kesici bir atmosfer eşliğinde izlemiştik. Şimdi o kurtların daha kana susamış halini ve çiftçilikle geçinen bir aileye musallat olmalarını düşünün. Tahmin etmek güç değil. Vasatı bile yakalayamayan, çıkış noktasına yeni bir nokta ekleyip ilerleyemeyen başarısız bir gerilim örneği var karşımızda. Adam Wilson adlı çiftçi, küçükbaş hayvanlarının vahşice öldürülmesine tanık olur. Kurt kapanları işe yaramaz. Polise haber verir ama polis de av olur. Koyunlar bitince aç kurtlar gözünü insanlara çevirmiştir. Nick Robertson’ın çektiği filmin başrollerinde Jack Campbell, Anna Lise Phillips ve Katie Moore var. Seçim sizin.

 

“SNOOPY VE CHARLIE BROWN PEANUTS FİLMİ”

Haftanın belki de en iyisini en sona sakladık. Çizgi dünyanın efsanevi karakteri Snoopy, uzun bir aradan sonra beyazperdeye 3 boyutlu dönüyor. Animasyonda Snoopy yalnız değil. En iyi arkadaşı Charlie Brown da var elbette. Birlikte Kızıl Baron’a karşı mücadele etmek için yeni bir maceraya atılıyorlar. “Horton” ve “Buz Devri: Kıtalar Ayrılıyor”la animasyondaki yeteneğini ispatlayan yönetmen Steve Martino’nun son derece eğlenceli ve akıcı bir iş çıkardığını söyleyenler çoğunlukta.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

78080611_770x433_acf_cropped.jpg

 

İspanyol dili edebiyatının en önemli ödülü sayılan “Cervantes”e bu yıl Meksikalı yazar Fernando Del Paso layık görüldü.

İspanyol dili edebiyatının “Nobel”i olarak gösterilen “Cervantes”i bu yıl Meksikalı yazar Fernando del Paso aldı.

“Cervantes” ödülünü 1976 yılından bu yana veren İspanya Eğitim ve Kültür Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, 80 yaşındaki Meksikalı yazar Del Paso’nun, “gelenekseli ve modernliği çok iyi birleştirmesi ve roman edebiyatının gelişmesine yaptığı katkılardan dolayı” juri tarafından Cervantes ödülüne layık gördüğü kaydedildi.

Del Paso’nun, “20. yüzyıl Meksika’sını en iyi anlatan edebiyatçılardan biri olduğu ve “Noticias del Imperio” kitabında olduğu gibi tarihi gerçekler ile macerayı çok iyi harmanlamasıyla tanındığı” ifade edilen açıklamada, Meksikalı yazarın en önemli eserleri arasında Noticias del Imperio (1987), Jose Tirgo (1966) ve Paniluro de Mexico’nun (1977) olduğu belirtildi.

Yazarlığının dışında diplomat, akademisyen ve karikatürist olarak da tanınan Del Paso, 1991’de Meksika Ulusal Dili ve Edebiyatı, 1988’de Mazatlan Edebiyat ve 2013’te de Alfonso Reyes ödüllerini almıştı.

Cervantes edebiyat ödülünü kazanan 6. Meksikalı yazar olan Del Paso, 125 bin avroluk para ödülünün de sahibi oldu. Ödül töreni, Miguel de Cervantes’in ölümünden bir gün sonra defnedildiği tarih olan 23 Nisan’da, Alcala de Henares Üniversitesi’nde düzenlenecek.

aa_picture_20151113_6780622_high.jpg

 

Sırbistan’ın kuzeyindeki Novi Sad şehrinin ev sahipliğinde bu yıl 17’ncisi düzenlenen Novi Sad Jazz Festivali başladı.

 

Festivalin açılışında, Türk piyanist, besteci ve solist Selen Gülün müzikseverlerle buluşurken, Sırp Halk Tiyatrosu’nu dolduran yüzlerce dinleyici keyifli bir akşam geçirdi.

Selen Gülün’e sahnede gitarist ve solist Demirhan Baylan ile baterist Monika Bulanda da eşlik etti.

Festivalde bu akşam ayrıca Dusko Gojkovic&Big Band RTS ile ABD’li müzisyen Joey Calderazzo da dinleyicilerin karşısına çıktı. 14 Kasım’a kadar sürecek festivalde Sırbistan’ın yanı sıra Bosna Hersek, ABD, İtalya, Almanya, Portekiz ve Macaristan’dan da sanatçılar sahne alacak.

Türkiye’nin önde gelen sanat fuarı Contemporary Istanbul, bu yıl 10. kez kapılarını açtı.

contemporary-istanbul-açıldı

Contemporary Istanbul açılışın ardından yarından itibaren izleyicileri ağırlayacak. Fuar 15 Kasım’a dek devam edecek. Contemporary Istanbul, bu yıl 24 ülkeden 102 galeriye ev sahipliği yapıyor. Fuarda bu yıl yeni medya sanatının gösterileceği ‘Plugin’, günümüz İran sanatından örneklerinin sergileneceği ‘Contemporary Tehran’ ile Uzakdoğu’dan Çağdaş Sanat eserlerinin yer alacağı ‘Australia China ART Foundation’ bölümleri dikkat çekiyor.

Barbara Paci Galleria d’Arte, Rainer Elstermann, Orient Hejer, Lambda Print on Diasec 120 x 140 cm 2010

Barbara Paci Galleria d’Arte, Rainer Elstermann, Orient Hejer, Lambda Print on Diasec 120 x 140 cm 2010

Bu yıl 10. yaşını kutlayacak olan Contemporary Istanbul 12-15 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek. 24 ülkeden katılımcıların yer alacağı fuar, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda “Contemporary Tehran” (Tahran’dan Çağdaş Sanat) ve Plugin Yeni Medya Bölümü ile 102 galeriye ev sahipliği yapacak.

 

23 galerinin ilk defa yer alacağı fuarda bu yılın katılımcı galerileri CI Artistik Danışmanı Marc-Olivier Wahler, koleksiyoner Natalie Mamane Cohen, koleksiyoner ve küratör Freda Rozenbaum Uziyel ve The Empire Project kurucusu Kerimcan Güleryüz’den oluşan seçici kurul tarafından belirlendi. 9 yıl boyunca Contemporary Istanbul’u destekleyen Akbank Sanat, bu yıl da fuarın ana sponsorluğunu üstleniyor.

  1. yılı için geçtiğimiz sene boyunca hazırlıklarını sürdüren Contemporary Istanbul, Ocak ayından bu yana 16 şehir, 15 ülke ve 20 uluslararası etkinlik bağlamında 178,480 kilometre yol kat etti. 1250 koleksiyoner, 540 galeri, 83 basın mensubu, 138 sanat kurumuyla ve müze direktörü ile buluştu.
Yavuz Gallery, Anton Del Castillo, A Play for Life, Oil on Gold Leaf Panel 183 x 183 cm 201

Yavuz Gallery, Anton Del Castillo, A Play for Life, Oil on Gold Leaf Panel 183 x 183 cm 201

Bu yıl fuarın öne çıkan bölümlerinden olan Contemporary Tehran (Tahran’dan Çağdaş Sanat) adı altında gerçekleştirilen “Focus” bölümüne; Assar Gallery, Aaran Gallery, Dastan’s Basement, Lajevardi Foundation- New Media Society ve Shirin Gallery katılım gösterecek. İran’ın önde gelen sanatçılarının eserlerini görmenin mümkün olacağı bu bölüm kapsamında, Nasser Bakhshi, Babak Roshaninejad, Ali Akbar Sadeghi, Moreshin Allahyari ve Houman Mortazavi’nin eserleri sergilenecek.

Contemporary Istanbul, Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli Contemporary Tehran bölümüyle ilgili;

“Bu yıl ‘Focus’ bölümü konuğumuzun İran olması bize gurur veriyor. İran sanatının benzersiz ve etkileyici bir tarihe sahip olduğunu biliyoruz. Sürekli gelişen bir çağdaş sanat ortamına sahip olan İran çağdaş sanatı her zaman Contemporary Istanbul’un ilgi alanı içinde olmuştur. Bu bölgede yer alan, sürekli gelişme gösteren koleksiyoner ağı ve koleksiyonerlerin yeni sanatçılar keşfetme isteği, çağdaş İran sanatını da daha heyecanlı hale getiriyor. Bu nedenle bu yıl Contemporary Istanbul’da, Tahran çağdaş sanatının güçlü bir şekilde temsil edileceğini umuyoruz,”

dedi.

Gallery Baraz, Mark Kostabi, Love, Oil on Canvas 90 x 120 cm 2015

Gallery Baraz, Mark Kostabi, Love, Oil on Canvas 90 x 120 cm 2015

Yeni medya sanatlarına yer veren Plugin bu yıl Dr. Ebru Yetişkin küratörlüğünde, galeriler, mimarlık & tasarım stüdyoları, yeni medya ile ilgili yaratım atölyeleri, oyun laboratuvarları, dijital sanat kolektifleri ve proje mekânları gibi inisiyatifleri X-CHANGE başlıklı bir küratöryal tema altında ve tek bir alanda bir araya getiriyor.

Mika Gallery, Sarah Bahabah, Sex & Take Out, C-Print 80 x 120 cm 2015

Mika Gallery, Sarah Bahabah, Sex & Take Out, C-Print 80 x 120 cm 2015

Plugin 3. yılında, yüksek teknolojinin basit teknolojilerle birlikte çalışması, organik ve inorganik formların bir arada işlemesi, fiziksel ve dijital gibi ikiliklerin ötesine geçen dinamikler gibi alt başlıklara odaklanıyor. Bu yıl bölümde; DAM Gallery, Pearl Lam Galleries, Lajevardi Foundation – New Media Societ, LICHT FELD Gallery, Galeri Zilberman yer alıyor.

Galerie Iragui, Ivan Plusch, Strange / Private #9, Canvas, Ink, Black Pencil, Lacquer 27 x 34 cm 2015

Galerie Iragui, Ivan Plusch, Strange / Private #9, Canvas, Ink, Black Pencil, Lacquer 27 x 34 cm 2015

Contemporary Istanbul 10. yılında Australia China Art Foundation (ACAF) tarafından seçilen Çinli sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Bu bölümde Shao Yinong ve Mu Chen, Ling Jian, Aaajiao, Tao Hui, Yang Xin ve Zheng Jiang eserlerini görmek mümkün. Diğer yandan, Aimee Lin tarafından hazırlanan “Parade” başlıklı sergi de bu kapsamda izleyiciyle buluşacak. Çinli ve Avusturalyalı sanatçıları uluslararası platformda tanıtmak amacıyla Yashian Schauble tarafından kurulan ACAF, sanat aracılığı ile kültürlerarası bağ kurmayı hedefliyor.

 

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gönlümüzde sonsuzluğa  ulaştığı 10 kasımın tarihinin  77. Yılını öğrenci ve eğitmenlerimizle anarak, Cumhuriyeti emanet ettiği gençliğin ona layık olma yolunda ilerlediğini gösterdik.

ataturk sonsuzluk

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve derneğin eğitim kurumu olan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu işbirliği ile Nar Sanat eğitmenlerin Aslı GÜRBÜZ,Burcu Işıl Oğuz,Caner ŞAHİN,Erkan BAŞA,Hüseyin MAN,Murat  HASGÜN,Özgür ORUÇOĞLU,Reşat TOKATLI,Zuhal SEVİM,Sena SEVİM ile öğrencilerimiz Mina Fırıncı,Deniz Balcı,Meral Eren,Tan Onur,Ege Yılmaz,Melisa Kaya,Alp Deniz,Cansu Nur Kılıç,Burcu Bozkurt,Mert Güneş,Meriç Gülcan,Deniz Kaplan,Aslı Demirok,Azra Dayıoğlu,İdil Deniz Bakır,Alp Kavaklı

Nil Sahra Aksal,Mina Bayhoca,Aysara Özenç hazırladığı Atatürk’ü anma etkinliği Nar Sahnesinde gerçekleşti.

 

 

Kendi salonumuzda gerçekleştirdiğimiz anma etkinliği Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk£ün gençliğine ve Atasının izinde olan Öğretmenlerimiz ile velilerimizin coşkusu ile gerçekten çok başarılı olarak gerçekleşti.

Katılımcı öğrencilerimize aynı zamanda Derneğimiz adına Derneğimiz tarafından teşekkür belgesi verildi.

 

Anmaya katılan ve katılamayan tüm öğrenci ve velilerimize Atanın gençleri ve öğretmenleri olarak çok teşekkür ediyoruz. Asla unutmayacağız…

 

Videolar ve resimleri yüklenmektedir. Bu bölümden takip edebilirsiniz..



 

 

[supsystic-gallery id=’24’ position=’center’]

ataturkun olum yıl donumu

ataturkun olum yıl donumu
Ölümünün 77. yılında Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı,minnet ve rahmetle anıyoruz.

 

Hastalığı

Siroz teşhisi konulması

Mustafa Kemal Atatürk, 1938 başlarında iştahsızlık ve halsizlik hissetmeye başladı. Vücudunun çeşitli yerlerinde kaşıntılar meydana geliyor ve burun kanamaları güçlükle önleniyordu. Bu kaşıntıların Çankaya Köşkü’ndeki karıncalardan meydana geldiği öne sürüldü ve köşk ilaçlamaya alındı. Atatürk de özel bir kür tedavisi için Yalova Termal’e gönderildi. Termal Otel’de, 22 Ocak 1938 günü Atatürk’ü muayene eden Dr. Nihat Reşat Belger, karaciğer rahatsızlığından kuşkulandı ve Atatürk’e siroz teşhisi koydu. Doktor Belger’in mutlak surette perhiz yapmasını tavsiye ettiği Atatürk, Termal Otel’deki tedavisine bir süre daha devam etti, ancak doktorların bütün itirazlarına rağmen 1 Şubat 1938’de tedaviyi yarıda bırakarak Bursa’ya hareket etti.[1].

Fransa’dan doktor getirtilmesi

Atatürk’ün sağlık durumunun ciddiyet göstermesi hükümeti de telaşlandırdı ve Başbakan Celâl Bayar, Avrupa’dan iki hekim getirilmesini önerdi. Atatürk o günlerdeki Hatay Sorunuyüzünden hastalığının dışarıda duyulmasının iyi olmayacağını düşündüğünü belirterek bunu reddetti ancak Türk doktorların kapsamlı bir muayene yapmasını kabul etti. 6 Mart 1938 günü beş doktor Çankaya Köşkü’nde Atatürk’e bir konsültasyon yaptılar ve siroz hastalığı teşhisini yinelediler. Atatürk’ün kesinlikle alkol almaması gerektiğini söyleyerek yoğun çalışma temposunu da biraz düşürmesini istediler. Atatürk bu önerilere olumlu yanıt verdi. Bu muayeneden bir süre sonra Başbakan Celâl Bayar’ın tavsiyesi üzerine Paris Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Noel Fissenger Ankara’ya davet edildi. Fissenger Atatürk’ü muayene etti ve diğer doktorların teşhis ve tavsiyeleriyle örtüşen bir tanı-tedavi ortaya koydu.[2]. İlk teşhisten sonra Fissinger Atatürk’e “Efendim, büyük savaşlar kazanmış olabilirsiniz ancak bu olayda vaka sizsiniz ve ben de sizin komutanınızım, lütfen bu hususu unutmayınız” telkininde bulunmuştu. Fransız doktorun sözleri, tavsiyeleri ve tavırlarından memnun kalan Atatürk doktorun tavsiyelerini ciddi şekilde uygulamıştır.[kaynak belirtilmeli]

Son kez Ankaralıların karşısına çıkışı

19 Mayıs 1938’de Ankara Stadyumu’nda Yugoslavya Savunma Bakanı OrgeneralLjubomir Marić’i kabul ederken.

Atatürk’ün rahatsızlığı ve özellikle Avrupa’dan doktor getirtilmesi, dünyada geniş yankı buldu. Ölmek üzere olduğu ve siyasi mirasını kime bırakacağı yönündeki haberler üzerine Atatürk tüm dünyaya sağlıklı olduğunu göstermek isteyerek 19 Mayıs 1938 günü Ankara Stadyumu’nda halkın karşısına çıktı. Bu, Ankaralıların karşısına son kez çıkışı oldu. Kutlamalar çok parlak geçti, o günün anısına Ankara Stadyumu’nun adı 19 Mayıs Stadyumu olarak değiştirildi.[3].

Hatay gezisi ve İstanbul’a geçiş

Mustafa Kemal Atatürk son güney illeri seyahati sırasında Adana’da (24 Mayıs 1938)

Atatürk aynı gün törenden sonra, Hatay Sorunu ile ilgili olarak Mersin’e hareket etti ve daha sonra Adana’ya geçti. Yapılan askeri geçit törenleri ile ordunun başında olduğunu gösterdi. Bu törenler işe yaradı, dış basında çıkan hastalık ve “ölüyor” tarzı haberler kesildi. Ancak bu seyahat Atatürk’ün hastalığını iyiden iyiye artırmıştı. Atatürk 26 Mayıs 1938 günü son defa Ankara’dan ayrıldı, İstanbul’a hareket etti.

İstanbul’da 1 Haziran 1938’de Savarona Yatı’na geçti ve 25 Temmuz 1938’e kadar orada kaldı. Yaz sıcakları üzerine tekrar Dolmabahçe Sarayı’na döndü.

Vasiyeti

Atatürk’ün hayatını kaybettiği Dolmabahçe Sarayı’ındaki odası. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

Ana madde: Atatürk’ün vasiyeti

5 Eylül 1938 günü Atatürk vasiyetini[4] yazdı ve bütün malvarlığını belirli şartlarla, genel başkanı olduğuCumhuriyet Halk Partisi’ne bıraktı. Kız kardeşine, manevi çocuklarına ve İsmet İnönü’nün çocuklarına para yardımı yapılmasını belirtti. Ayrıca Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na da belirli miktarlarda yardım yapılmasını istedi.[5]

6 Eylül 1938’de Fransız doktor Fissenger üçüncü defa İstanbul’a geldi. Atatürk’ün karnında biriken su iyice artmıştı.[6] O gün Atatürk’ün karnından tam altı litre su alındı. Fakat buna karşılık Atatürk’ü daha da rahatlatmak için on iki litre su alındığı söylendi. 18 Eylül 1938’de Başbakan Celâl Bayar, Dolmabahçe Sarayı’na geldi ve dört yıllık ekonomik plan dosyasını sundu. Atatürk, ülke ekonomisi için çok önem taşıyan projelerin gerçekleştirilmesi için Türkiye’nin önünde en fazla üç yıl olduğunu, bir dünya savaşı çıkacağını ve bir an önce bu projelerin hayata geçirilmesini istedi.[7]

Komaya girmesi

Hastalık giderek ilerliyordu ve Atatürk’ün karnında yeniden su toplanmıştı. Ekim ayında yeniden su alma işlemi yapıldı. İşlemin ardından 16 Ekim 1938 günü öğleden sonra Atatürk ağır bir komaya girdi. Hükümet, ulusu Atatürk’ün sağlık durumundan haberdar etmek amacıyla 17 Ekim 1938’den itibaren Anadolu Ajansı aracılığı ile resmi tebliğler yayınlamaya başladı. Atatürk girdiği komadan 21 Ekim günü çıktı. Çok istemesine rağmen sağlık durumu elvermediği için 29 Ekim 1938 günü Ankara’da cumhuriyetin onbeşinci yıldönümü kutlamalarına katılamadı. Bayram nedeniyle Ankara’da düzenlenen törenlerde Türk Ordusu’na hitaben yazdığı bayram konuşmasını[8] Başbakan Celâl Bayar okudu.29 Ekim akşamı Ankara’dan dönen Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri Dolmabahçe Sarayı önünden geçerken sevgi gösterilerinde bulundular.[9] Atatürk’ün TBMM beşinci dönem dördüncü yasama yılını açış konuşmasını da 1 Kasım 1938’de Başbakan Celâl Bayar okudu.[10]

Ölümü

Atatürk’ün ölümünden sonra çekilen bir fotoğrafı,Dolmabahçe Sarayı.

Son günler

7 Kasım 1938 günü son defa karnından su alınma işlemi yapıldı. 8 Kasım 1938 akşamı saat 19.00’da Atatürk doktoru Neşet Ömer İrdelp’e bakarak “aleykümesselam” dedi ve son büyük komaya girdi.[11][12]

9 Kasım günü ve gecesi bu ağır koma devam etti. Atatürk, 10 Kasım 1938 perşembe sabahı saat 9’u 5 geçe, İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda hayatını kaybetti.[13].

Saat Dakika Derece Nabız Tansiyon B. Abdest
Mülahazat
00 05 Sonda ile (140) cc idrar alındı
01 30 132 32
02 36,8 130 32 Yarım balon oksijen verildi
02 45 1 cc kâfur yağı
03 30 135 38
03 30 37 Fasıla ile oksijen
04 30 38 koltuk altı 37 Fasıla ile oksijen
06 25 120 34 Çok yumuşak teneffüs Çok yumuşak hırıltı
06 45 124 1 cc kâfur yağı
07 124 32
07 45 37,7 126
08 05 1 cc kâfur yağı, serum Glycose irot. 500 cc
08 25 Verit dahilinde + 1/8 auabaine
08 30 500 cc serum gliycose
09 130 34
09 05 Vefat etmişlerdir.
Dr. Akil Muhtar
Dr. Neşet Ömer İrdalp
N. Reşet Belger
Dr. H. Diker
Abrevaya
Mim Kemal Öke

Cenaze töreni – Ankara, 21 Kasım 1938

Atatürk’ün ölümünün ertesi günü toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk’ün silah arkadaşı ve 1937’ye kadar başbakanı olan Cumhuriyet Halk Partisi Malatya milletvekili İsmet İnönü’yü 348 milletvekilinin oy birliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci cumhurbaşkanlığına seçti.[14]

Cenaze töreni

Anıtkabir’deki mozole

Atatürk’ün naaşı 16 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı tören salonunda katafalka konuldu. Cenaze namazı 19 Kasım 1938 günü Dolmabahçe Sarayı’nda kıldırıldı. Cenaze aynı gün Yavuz Zırhlısı ile İzmit’e oradan da aynı günün akşamı 20.30’da Ankara’ya götürüldü. Ertesi gün (20 Kasım 1938) Ankara’da başta Cumhurbaşkanı İsmet İnönü olmak üzere devlet erkanı tarafından karşılanan cenaze TBMM önünde hazırlanan katafalka konuldu. 21 Kasım 1938 günü yabancı devletlerden gelenlerin de katıldığı bir cenaze töreni ile Ankara Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrine konuldu.[15] Aynı günün akşamı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Atatürk üzerine bir radyo konuşması yaptı.[16]

Anıtkabir’e nakli

Ana madde: Anıtkabir

Atatürk’ün anıt mezarı Anıtkabir’in yapımına 1944 yılında başlandı ve 1953 yılında tamamlandı. Ölümünden 15 yıl sonra 10 Kasım 1953’te Atatürk’ün cenazesi Ankara Etnografya Müzesi’nden alınarak törenle Anıtkabir’e getirildi.

Tam gaz devam eden 6.Malatya film festivalinin 3. gününe gelindi.

malatya film festivali

Beyazperde.com‘un basın sponsorları arasında yer aldığı 6. Malatya Uluslararası Film Festivali 3. gününde de Malatya’da sanat rüzgarları estirmeye devam ediyor.

Saat 11.00‘de Malatya Park AVM içerisinde Avşar Sinemalarında start verecek olan film seçkisinde Türkçe dilindeki Hayat Kitabı ve merakla beklenen animasyon yapım Snoopy ve Charlie Brown olurken, seçkinin Malatya merkezde bulunan Yeşil Sinemaları salonlarında seyircileriyle buluşacak olan yapımları ise Türkçe dilindeki Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barıșve Ailemizdeki Herkes olacak.

Seçkinin 13:30‘da başlayacak seanslarında ise Türkiye prömiyerini yapacak olan Meleklerin Düșüșü, yerli dram yapımı Yarım, Başkan, Mehmet Eryılmaz imzalı Misafir ve ücretsiz gösterim yapacak olan Fakat Müzeyyen, Bu Derin Bir Tutku filmleri seyircilerin beğenisine sunulacak. Gösterimlerinin ardından 2015 yapımı Başkan hariç bütün filmler için yönetmen ve oyuncuların katılımıyla söyleși yapılacak.

Festivalin 16:00 seansı Türkiye prömiyerini yapacak olan 2 filmi barındırıyor. Seçki dahilinde Avşar Sinemaları’nda gösterilecek olan Birini Öldürmek ve Yeşil Sinemaları’nda gösterilecek olan Arwad ilk kez yerli seyircinin karşısına çıkarken, 16:00 seçkisi dahilinde Emin Alper’in yurtdışındaki festivallerde de büyük ses getiren filmi Abluka, yerli yapım Kasap Havası ve ücretsiz gösterilecek olan Anadolu Break de seyircilerle buluşacak. Birini Öldürmekfilmi hariç bütün filmler için yönetmen ve oyuncuların katılımıyla söyleși yapılacak.

Festivalin 19:00‘da başlayacak olan seasında ise Annem, Boğulan Bir Adamın İzlenimleri, Babam, Fransa’nın Oscar adayı gösterdiği Mustang ve sevilen yerli komedi yapımı Kahpe Bizans festivalin ziyaretçileriyle bir araya gelecek.

Festivalin 3. gününün son seası olan 21:30‘da ise 3’ü Türkiye prömiyerini yapacak olan 4 filme yer veriyor. yerli seyirciyle ilk defa buluşacak olan İspanya yapımı Mesafe, yerli yapım Kırıntılar ve Kayıp Cennet’in yanı sıra usta yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın 2002 yapımı dram filmi Uzak filmi de seyircilerle buluşacak.

Festival programına buradan ulaşabilirsiniz.

 

Şehir Tiyatroları 311 oyumcu ve teknik eleman alacak…

shir tiyatroları

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı olarak hizmet veren Şehir Tiyatroları, 2016 yılında sahneye koyacağı oyunlarda görev almak üzere 311 oyuncu ve teknik eleman için ihale açtı. 10 Kasım 2015 tarihinde İBB’nin ihale salonunda gerçekleşecek ihale sonucunda işe alınacak oyuncu ve teknik personel 1 Ocak 2016’dan yıl sonuna dek, bir yıl süreyle görev alacak.

09 Kasım Pazartesi  20.00 –   *ATATÜRK ORATORYOSU  –   N.KODALLI

10 Kasım Salı    20.00 –  ATATÜRK ORATORYOSU –   N.KODALLI

11 Kasım Çarşamba 20.00  –  AFİFE  –  T.ERDENER – B.MURPHY / modern bale

12 Kasım Perşembe 20.00  –  AFİFE  –  T.ERDENER – B.MURPHY / modern bale

14 Kasım Cumartesi 16.00  –  AFİFE  –  T.ERDENER – B.MURPHY / modern bale

15 Kasım Pazar  14.00 –  KİTAP KURDU İLE CAN HAYLAZLARA KARŞI – K.KORBEK / çocuk müzikali

21 Kasım Cumartesi  20.00 – BAŞKA DÜNYA (Prömiyer)   – S.ADA / opera

24 Kasım Salı  20.00 –  *ŞEHİR ORMAN  – modern dans

24 Kasım Salı  20.00  –  BAROK KONSERİ  – modern dans

25 Kasım Çarşamba 20.00 – BAŞKA DÜNYA  –  S.ADA / opera

26 Kasım Perşembe 20.00  – BAŞKA DÜNYA – S.ADA /opera

27 Kasım Cuma 20.00  – BAŞKA DÜNYA – S.ADA /opera

 

28 Kasım Cumartesi 16.00  – BAŞKA DÜNYA – S.ADA /opera

29 Kasım Pazar 14.00 – KUKLACI  –  M.SESKIR / çocuk müzikali

29 Kasım Pazar 16.00 –   *ŞEHİR ORMAN –  modern dans

 

Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi

 

*işareti olan etkinlikler Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat

 

 

Kuruluşumuz TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile 07-15 Kasım 2015 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de düzenlenecek 34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı etkinlik programı ve imza günleri açıklandı.

Bu yıl teması “Mizah: Hayata Gülümseyerek Bakmak”, Onur Çizeri ise Sayın Tan Oral olan 34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’na 750 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılırken, fuar süresince paneller, söyleşiler, çocuk etkinlikleri gibi 300 kültür etkinliği düzenlenecek. Etkinlikler ve imza günlerinde yurt içinden ve yurt dışından yüzlerce yazar, okurlarıyla buluşma fırsatı yakalayacak.

İstanbul Kitap Fuarı Uluslararası Konukları da Ağırlıyor

İstanbul Kitap Fuarı’nın bu yılki Onur Konuğu Romanya, fuarın ilk 4 günü (7-10 Kasım) açık olacak Uluslararası Salon kapsamında Romanya ülke standında Matei Visniec, Dumitru Tepeneag, Mircea Dinescu, Dan Lungu, Oana Ispir, Octavian Soviany, Carmen Muşat, Daniel Cristea-Enache, Florin Bican, Florin Irimia gibi çok değerli yazarların da olduğu bir programla fuar ziyaretçileriyle buluşacak.

Birçok eseri New York Times çok satanlar listesinde yer alan ve Türkiye’de de geniş bir okuyucu kitlesine sahip olan Sarah Jio, İstanbul Kitap Fuarı’nda Pena Yayınları’nın konuğu olarak okurlarıyla buluşacak.

İstanbul Kitap Fuarı, Romanyalı yazarların ve Sarah Jio’nun yanı sıra yurt dışından Vassilis Papatheodorou, Yannis Kalpouzos, Manuel Vilas, Kirsten Reinhardt, José Mujica, Andrés Danza, Ernesto Tulbovitz, Ion Barbu gibi değerli uluslararası konukları da ağırlayacak.

Kitap Fuarını Takip Edin

Bugünden itibaren yayınlanacak imza günleri ve etkinlik programına www.istanbulkitapfuari.com sitesinden ve sosyal medya hesapları üzerinden ulaşılabilir. Kitap fuarıyla ilgili en güncel haberleri, konuk yazarları, katılımcı yayınevlerini, imza günleri ve etkinlik programıyla ilgili her türlü güncel haberi www.facebook.com/istanbulkitapfuari, www.twitter.com/kitapfuari ve www.instagram/kitapfuari üzerinden de takip edebilirsiniz.

Ziyaret Saatleri

Öğrenci, öğretmen ve emeklilere girişin ücretsiz olduğu 34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, hafta içi 10.00-19.00 saatleri arasında, hafta sonu ise 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek; fuarın son günü olan 16 Kasım Pazar akşamı ise 19.00’da sona erecektir.

  1. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından düzenlenen ARTIST 2015 / 25. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecektir.

 

Kaynak: http://www.istanbulkitapfuari.com/