2 Ekim’de başlayacak 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alacak 10 film ve bu filmleri değerlendirecek jüri üyeleri açıklandı.

 

58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmler, En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Kadın Oyuncu dallarında Altın Portakal heykelleri için jüri karşısına çıkacak.

JÜRİ BAŞKANI DOROTA KDZİERZAWSKA

Bu yıl Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması jüri başkanlığını; Polonyalı yönetmen Dorota Kdzierzawska yürütecek. Lodz Üniversitesi, Rusya Devlet Sinematografi Üniversitesi ve Polonya Film Okulu’nda film ve tiyatro üzerine tamamladığı eğitim hayatının ardından birçok ödüllü kısa film ve belgesel yöneten Dorota Kdzierzawska, 1991’de çektiği ilk uzun metrajı Devils ve 1994 yapımı ikinci uzun metrajı Kargalar / Crows ile Cannes Film Festivali’nde ödüller kazanmıştı.

2010 tarihli Yarın Daha Güzel Olacak / Tomorrow Will Be Better filmiyle Berlin Film Festivali’nde Büyük Ödülü kazanan yönetmen jüriye başkanlık edecek.

Jürinin diğer üyeleri ise Altın Küre ödülü alan ve Yabancı Dilde En İyi Film Oscar adayı olan Vaat Edilen Cennet Paradise Now filmiyle kariyerinde ciddi bir dönüşüm yaşayan, ve sonrasında Hollywood yapımları Yalanlar Üstüne Body of Lies, Krallık The Kingdom ve Son Kalan Lone Survivor filmleriyle ün kazanan, geçen yıl festivalde 200 Metre filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanan Ali Suliman; İsveç gazetesi Dagens Nyheter’de film eleştirmenliği yapan, Venedik, Rotterdam, Torino başta olmak üzere pek çok festivalde jüri üyeliği bulunan gazeteci, film eleştirmeni Eva af Geijerstam; yazıp yönettiği ödüllü kısa filmlerinin ardından uzun yıllar Fransız televizyon kanallarında sinema bölümünde çalışan, yapımcılığını üstlendiği filmler Cannes, Venedik, Berlin ve Sen Sebastian Film Festivalleri başta olmak üzere pek çok festivalde gösterilen, EFA, César ve Asya Pasifik Ekran Akademisi üyesi yapımcı Guillaume de Seille; Bulgar sinemasının son dönemde en çok dikkat çeken filmlerinde rol alan, Ders / The Lesson filmindeki performansı Fransa, Brezilya, Hindistan, Romanya, Litvanya ve Bulgaristan’daki festivallerde ödüllendirilen, oyuncu Margita Gosheva’dan oluşuyor.

 

 

“ULUSLARARASI YARIŞMA’DA KADIN YÖNETMENLERİN YILI”

Almanya, ABD, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Bulgaristan, Çekya, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, İspanya, İsviçre, İtalya, Kosta Rika, Meksika, Monako ve Rusya yapımları 10 film Türkiye’de ilk kez 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali, Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında izleyiciyle buluşacak. Bu yıl yarışmada beş kadın yönetmenin filmi yer alıyor.

Paz Fbrega‘nın istenmeyen bir hamileliğin bir araya getirdiği iki kadının dostluğunu sadelik içerisinde anlatan, duygulara ve değişen rollere hassasiyetle odaklanan filmi Aurora; Clio Barnard’ın yazıp yönettiği, müzikle sarmalanmış ve mizah dolu etkileyici bir çağdaş aşk hikayesi Ali ve Ava / Ali & Ava; Alice Rohrwacher, Pietro Marcello, Francesco Munzi’nin hem İtalyan gençliğinin ve ülkenin portresini çizdikleri, hem de küresel belirsizliğe derin bir bakış sundukları Cannes ve Toronto Film Festivalleri’nde gösterilen filmleri Gelecek / Futura, Manuel Nieto Zas’ın Cannes Film Festivali’nde Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterilen, çağdaş Uruguay’ın ekonomik ve sosyal karşıtlıklarına iki adamın dostlukları aracılığıyla baktığı, sınıf ve vicdan üzerine filmi İşçi ve Patron / The Employer And The Employee; Clara Roquet’in bu yıl Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış bölümünde yarışan, iki genç kızın yaz arkadaşlığını duyarlılıkla ele aldığı, bu sırada kamerasını yetişkinlerin dünyasına çevirmeyi ve göçmen işgücüne dayalı ev içi emeğini de sorguladığı filmi Libertad; Joaquin del Paso’nun Venedik Film Festivali’nde gösterilen, kurduğu psikolojik gerilim atmosferiyle, kör inançlarla beslenen otoriter dünyanın sarsıcı bir portresini sunan ve izleyiciyi insanlık durumunun derin karanlığıyla yüzleşmeye davet eden filmi Tel Örgüdeki Delik / The Hole In The Fence; Venedik Film Festivali’nde beğeni ile karşılanan, yönetmen Teemu Nikki’nin sevdiğine ulaşmak için tehlikelerle dolu bir yolculuk yapması gereken kör ve MS hastası bir adamın yaşadıklarını anlattığı, aşkın engel tanımazlığına vurgu yapan filmi Titanik’i Seyretmek İstemeyen Kör Adam / The Blind Man Who Did Not Want To See Titanic ve Florence Miailhe’in cam üzerine çizdiği resimlerle büyüleyici bir şekilde canlandırdığı, iki kardeşin olağanüstü maceralarla dolu mücadelesiyle sığınılacak güvenli limanların birer birer yok olduğu günümüz dünyasının keskin bir portresini sunduğu ilk uzun metraj canlandırma filmi Yolculuk / The Crossing yarışmada yer alacak merakla beklenen yapımlardan.

 

 

ÖDÜLLER 9 EKİM’DE BELLİ OLACAK

Fred Baillif’in Berlin Film Festivali’nde gençlik ödülünün sahibi olan, gençleri koruma amacıyla inşa edilen sistemin sorunlarını açık yüreklilikle gözler önüne seren filmi Aile / The Fam ve Levan Koguashvili’nin bir çeteyle başı dertte olan oğluna yardım etmek için Tiflis’ten Brooklyn’e seyahate eden eski güreşçi Kakhi’nin hikayesini anlattığı, Tribeca Film Festivali’nden En İyi Film, En İyi Senaryo ve başroldeki Levan Tedaishvili’ne En İyi Oyuncu ödülü kazandıran, göçmenlerin iki dünyanın da dışına düşen hayatları ve yalnızlıkları üzerine yapılan klasik filmleri hatırlatan 4. Sokaktaki Pansiyon / Brighton 4th yarışmada yer alan yılın ödüllü filmlerinden.

Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nın kazananları 9 Ekim’de festivalin Kapanış ve Ödül Töreni’nde belli olacak.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in başkanlığını yaptığı 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin İdari Direktörlüğünü Cansel Tuncer, yönetmenliğini Ahmet Boyacıoğlu üstlenirken, sanat yönetmenliğini Başak Emre, Antalya Film Forum’un yöneticiliğini ise Müge Özen ve Pınar Evrenosoğlu yürütecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Ntv

Pablo Picasso’nun kızı Maya Ruiz-Picasso, dünyaca ünlü İspanyol ressamın 9 eserini Fransa’ya verdi. Veraset vergisi olarak teslim edilen eserler, Picasso Müzesi’nde sergilenecek.

 

 

Pablo Picasso‘nun kızı Maya Ruiz-Picasso, ünlü ressamın sekiz eseri ve bir çizim kitabını veraset vergisi olarak Fransız devletine verdi. İspanyol ustanın altı tablosu ve iki heykeli, Paris’teki törenle devlete ait Picasso Müzesi’ne teslim edildi.

Euronews’in haberine göre; eserler 86 yaşındaki Maya Ruiz-Picasso’nun miras haklarını ayni olarak ödemesini sağlıyor. Vergi gizliliği nedeniyle tabloların değeri paylaşılmadı.

Kültür Bakanı Roselyne Bachelot ve Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire de Picasso Müzesi’nde düzenlenen törene katıldı.

Eserler arasında Maya’yı çocukken gösterdiği tahmin edilen lolipoplu bir çocuğu sandalyenin altında otururken resmeden tablo da bulunuyor. Torunu Olivier Widmaier Picasso’ya göre, bu, İkinci Dünya Savaşı arifesinde korkunç bir dünyayı temsil ediyor.

Eserler, Nisan 2022’den itibaren sanatçının dünyadaki en büyük koleksiyonuna sahip olan Picasso Müzesi’nde sergilenecek.

4 yaşında piyano çalmayı öğrenip 7 yaşında Avrupa’da tüm kategorilerde en iyi olmayı başaran Ali Keskin, Bulgaristan’da düzenlenen “8. İnternational Music Competition Heirs Of Orpheus” piyano yarışmasında en küçük katılımcı olarak 10 yaş ve altı kategoride ikinci oldu. Ali, “Laureat of II Prize” ve “Diploma For The Youngest Participant of The Competition” ödüllerinin de sahibi oldu.

 

 

Bursa’da Emir Koop İlköğretim Okulu 2. sınıf öğrencisi olan Ali Keskin, piyano eğitimine devam ediyor. Uluslararası 5 yarışmaya katıldığını belirten Ali, şunları söyledi:

– Hepsinden çeşitli ödüller kazandım. 6 yaşındayken uluslararası bir festival olan Evde Sanat Var Piyano Festivali’nde Profesyonel Grubu Jüri Ödülü kazandım. Sonra bir kaza geçirdiğim için bir süre yarışmalara katılamadım. Bu yılın ocak ayında Amerika’da düzenlenen South Florida International Piano Festival and Competition yarışmasında ikincilik ödülü kazandım. Mart ayında Almanya’da düzenlenen Internationaler Wettbewerb Musikalisches Feuerwerk’in Baden-Württemberg yarışmasında mutlak birincilik ödülü kazandım.

Almanya’da kazandığım ödül benim için çok önemliydi. Çünkü tüm kategorilerin en iyilerine verilen Asoluto Prize ödülünü bu yıl kazanan tek Türk yarışmacı oldum. Daha sonra Belgrad’da düzenlenen Angel Voice müzik yarışmasında birincilik ödülü kazandım. Bu yıl Amerika’da iki yarışmaya katıldım, birincisinde birinci, ikincisinde ikinci oldum. Son olarak Malta ve Bulgaristan’da katıldığım yarışmalarda çeşitli dereceler aldım.

Planlı yaşadığını ve müziği çok sevdiğini, müziğin hayatının her kısmında var olduğunu belirten küçük deha, Gülsin Onay ve Fazıl Say’ı kendisine örnek aldığını söyledi. En büyük hayalinin ileride iyi bir piyanist ve doktor olmak olduğunu belirten Ali, ikisini de layığıyla yapabilmek için çok çalıştığını anlattı.

TÜRKİYE’DEKİ YETENEKLER YURT DIŞINA GİDİYOR

Türkiye’de çok fazla yetenekli çocuk olduğuna dikkat çeken Elena Çekiç, “Bu kabiliyetli çocukların yüzde 99’u yurt dışına eğitim almaya gidiyor. Gidenlerin yüzde 50’si de dönmüyor. Bu Türkiye için büyük bir kayıp. Aileler kendi çocuklarını seviyor, bende 2 çocuğumu çok seviyorum. Ama aileler daha çocukları çok küçükken onları yıldız yapmak istiyor. Bunlara gerek yok. Fazla reklam güzel değildir. Çocuk için en önemli şey eğitimdir. Türkiye’de yetenekli çocuk çok var. Bu çocuklar bizim çocuklarımız, bunlara destek vermek lazım. Onlar bizim geleceğimiz” diye konuştu.

İstanbul bu hafta geniş bir yelpazede, birbirinden farklı etkinliklerle yerli ve yabancı sanatçıların katıldığı konser, sergi, tiyatro ve performanslara sahne olacak.

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları‘nda, bu hafta 9 farklı oyun tiyatroseverlerle buluşacak.

Program kapsamında 22-25 Eylül’de, Fatih Reşat Nuri Güntekin Sahnesi’nde “Yaftalı Tabut”, Sadabad Sahnesi’nde “Ay Carmela!”, Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde ise iki kişinin çıktığı yolculuk hikayesini konu edinen “Geçit” oyunu, Ümraniye Sahnesi’nde ise “Maviydi Bisikletim müzikali izlenebilecek.

Aynı tarihlerde “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin” oyunu Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, “Hastalık Hastası” Sultangazi Hoca Ahmet Yesevi Sahnesi’nde, “Matruşka” Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, “Veba” oyunu ise Kadıköy Gazhane Müze Büyük Sahne’de sahnelenecek.

Küçük Çiftlik Bahçe Tiyatrosu’nda ise 20 Eylül’de “Hey Gidi Günler, 22 Eylül’de “Ben Anadolu” ve 23 Eylül’de “Üçü Bir Arada” oyunları izleyicilerin beğenisine sunulacak.

BİR BABA HAMLET 24 EYLÜL’DE SAHNELENECEK

Başrollerini Şevket Çoruh ve Günay Karacaoğlu’nun paylaştığı “Bir Baba Hamlet” 24 Eylül’de, Sabahattin Ali’nin hayatından kesitlerin sahnelendiği “Aldırma Gönül” oyunu 25 Eylül’de Ferhat Göçer’in performansıyla Turkcell Vadi Tiyatro Günleri kapsamında Vadi İstanbul’da gerçekleştirilecek.

ENKA Eşref Denizhan Açık Hava Tiyatrosu’nda ise 21 Eylül’de uzun bir evlilikten sonra ayrılan bir çiftin 4 yıl sonra buluşması ile yaşadıklarını gözden geçirmelerini konu edinen “Yeni Bir Şarkı” oyunu ile 22 Eylül’de Cenk Erdoğan, Ceylan Ertem ve Coşkun Karademir konseri sanatseverlerle buluşacak.

SAHNE SANATLARI VE KONSERLER

İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Topluluğu’nca vefatının 25. yılı olması sebebiyle Bekir Sıdkı Sezgin’in bestelediği eserlerin okunacağı “Bekir Sıdkı Sezgin Besteleri konseri 20 Eylül’de, “Lale Devri Bestekarları” konseri ise 26 Eylül’de Üsküdar Tekel Sahnesi’nde icra edilecek.

Türk halk müziğinin sevilen isimlerinden Cengiz Özkan 25 Eylül’de Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde konser verecek.

İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali kapsamında Lucas & Arthur Jussen Cemal Reşir Rey (CRR) Konser Salonu’nda 21 Eylül’de piyano resitali yapacak. Festivalde ayrıca, Gary Hoffman ve David Selig 23 Eylül’de, Hellen Weiss, Gabriel Schwabe ve Caspar Frantz ise 26 Eylül’de sahne alacak.

Fişekhane Deniz Konserleri etkinliğinde Mor ve Ötesi 24 Eylül’de, Sertab Erener ise 25 Eylül’de Fişekhane’de müzikseverle buluşacak.

İstanbul Açıkhava Gösteri Merkezi Yenikapı’daki arabalı konserlerde ise Can Bonomo 22, Gaye Su Akyol 23, Yüksek Sadakat 24 ve Ceza 25 Eylül’de dinleyicileriyle bir araya gelecek.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Caz Festivali kapsamında ise 20 Eylül’de Türk asıllı Hollandalı piyanist Karsu, 24 Eylül’de Mabel Matiz konserleri düzenlenecek.

Türk Halk Müziği ve opera sanatçısı Ruhi Su, 20 Eylül’de vefatının 36. yıldönümünde İBB ile Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği’nin birlikte düzenlediği etkinlikle CRR Konser Salonu’nda anılacak.

FUAR VE FESTİVALLER

Çizer söyleşileri, canlı çizimler, sergiler ve mezatların düzenleneceği Kadıköy Çizgi Festivali, 24-26 Eylül’de Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda yapılacak.

Öte yandan, 100 yayınevi ve 160 yazarın katılacağı Pendik 6. Geleneksel Kitap Fuarı da 24 Eylül’de Pendik Sahil Meydanı’nda açılacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Ntv

Tek günlük festival Bir Arada Caz ekim ayında müzikseverle buluşuyor.

 

 

Bir Arada Caz 10 Ekim’de Uniq Açıkhava’da gerçekleşecek.

Latin, Balkan ve etnik caza geniş bir yelpazede farklı türlerin bir arada yer alacağı dört ayrı performanstan oluşan Bir Arada Caz Festivali, caz tutkunlarını buluşturacak.

Şenova Ülker Band feat Sibel Köse & Erdem Özkan, Türkiye’de Latin cazın önemli isimlerinden Emir Ersoy, performanslar öncesi ve aralarında DJ seti ile Kaan Düzarat, Kolektif İstanbul ve Manuş-u Ala ve Yekta Kopan’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek performanslar için iki ayrı sahne kullanılacak.

 

BİR ARADA CAZ PROGRAM

16:00 – Kapı Açılış
16:30-17:00 – Kaan Düzarat DJ Set – Bahçe Fuaye

17:00-17:45 – Manuş-u Âlâ – Bahçe Fuaye Sahne
18:00-18:45 – Kolektif İstanbul – Bahçe Fuaye Sahne
18:45 – 19:15 – Kaan Düzarat DJ Set – Bahçe Fuaye
19:15- 20:15 – Şenova Ülker Band feat. Sibel Köse, Erdem Özkan & Önder Focan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Ntv

Rus asıllı iki kozmonot ve sinemacıdan oluşan bir ekip, 5 Ekim’de Soyuz MS-19 gemisiyle Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilecek. Ekip, istasyonda çekeceği filmle dünyanın uzayda çekilen ilk filmine imza atmış olacak.

 

 

Rusya’dan yapılan açıklamada, iki kozmonot ve iki sinemacıdan oluşan bir Rus ekibin, uzaydaki ilk filmi çekmek için önümüzdeki ayın başlarında Uluslararası Uzay İstasyonu‘na (ISS) doğru yola çıkacağını belirtildi. Dört kişilik ekip, 5 Ekim’de, yaklaşık 354 km yükseklikte, Dünya yörüngesinde dönen istasyona teslim edilmek üzere bir Soyuz MS-19 roketiyle fırlatılacak.

Webtekno’nun haberine göre, ekibin yolculuğu, SpaceX tarafından geliştirilen ve uçuşa onlarca yıldır devam eden Rusya-Amerika Birleşik Devletleri rekabetinin bir unsurunu ekleyen, bir roket ve kapsülle uzaya giden ilk sivil mürettebatın yolculuğundan sadece haftalar sonra gerçekleşecek.

“FİLM BİR DOKTORUN KOZMONOTUN HAYATINI KURTARMASINI ANLATACAK”

Yönetmen ve aktör Klim Shipenko, mürettebatın Kazakistan’daki Baykonur kozmodromuna gitmek üzere ayrılmasından önce bir basın toplantısında söyledi ve “Bu film sıradan bir insanın, uzay araştırmalarıyla hiçbir ilgisi olmayan ve bunu hiç düşünmemiş bir doktorun USS’e seyahat etmesi ve bir kozmonotun hayatını kurtarmasını hikaye ediniyor” dedi.

Ekipteki profesyonel kozmonotlar da filmde yer alacak. Komutan Anton Shkaplerov, “Ben filmde rol almayacağım ama yine de uzay gibi alışılmadık bir yerde bir filmin nasıl çekildiğini öğrenmem gerekecek” dedi.

Başrol oyuncusu Yulia Peresild, kendimin makyaj sanatçısı ve kostüm tasarımcısı olmayı öğrendiğini söyledi ve şunları ekledi:

“Dünya ile aynı seviyede olmayacak ama elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Bunun için hazırız.”

1,9 metre boyunda olan yönetmen Shipenko, boyunun uzay aracının içinde eğitimi ve yaklaşan seyahati pek rahat kılmayacağını söyledikten sonra “Ancak gelecekte konaklama yapılacak” dedi ve ekledi:

“Sorun değil. Şimdi olduğu gibi uçacağım, ancak Mars’a seyahatle ilgili devam filmini yaptığımızda araçta daha iyi bir koltuk bulunacağına dair söz veriyorlar.”

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Ntv

Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde ilk kez bir kadın komedyeni tek kişilik gösteride sahne aldı. Yasemin Sakallıoğlu’nun Doğru Koca Nasıl Seçilir? adlı tek kişilik gösterisine ev sahipliği yaptı. Sakallıoğlu, “Burada aydın, yenilikçi ve geleceğe göz kırpan seyirciler var, çünkü Harbiye sahnesinde ilk kez stand-up yapan bir kadın var” dedi.

 

 

Harbiye Açıkhava Sahnesi ilk kez bir kadın komedyen için “Perde” dedi. Tek kişilik gösteri yapmaya başladığı günden bugüne Harbiye Açıkhava Sahnesi’ne çıkmanın hayalini kuran Yasemin Sakallıoğlu, Harbiye’yi dolduran seyircisine kahkaha dolu bir akşam yaşattı.

Harbiye Açıkhava göstersinin hazırlıklarına aylar önce başlayan Sakallıoğlu, 15 gün aralıksız dans provası yaptı.

Harbiye kostümlerini Cihan Nacar’a diktiren Sakallıoğlu, fıstık yeşili ve kırmızı tercih etti. Sakallıoğlu bu renkleri tercih etmesini; “Renkler jüpiter renkleri. Kırmızı ve yeşilin beni çok fazla desteklediğine inanıyorum, bu renkleri o yüzden seçtim” sözleriyle anlattı.

Sakallıoğlu’nun Harbiye Açıkhava’da ki ilk gösterisini izlemeye gelenler arasında Hilal Saral, Seray Kaya, Bensu Soral, Cemal Can Cansever, Aylin Kontante & Alper Kul, Amine Gülşe Özil, Rachel Araz, Bilal Sonses gibi isimler de vardı.

Sakallıoğlu, “Bu akşam burada aydın, yenilikçi ve geleceğe göz kırpan seyirciler var, çünkü Harbiye sahnesinde ilk kez stand-up yapan bir kadın var” dedi.

Tiyatroseverler, ekim ayında kendi sahnesine dönen DasDas’ın merakla beklenen yeni oyunu ‘Deli Bayramı’na yoğun ilgi gösterdi. Süpervizörlüğünü usta sanatçı Akpınar’ın yaptığı oyunun ilk biletleri tükendi.

 

 

Geçtiğimiz günlerde ekim ayı programını duyuran DasDas, sezon boyunca kapalı gişe oynanan oyunları ve iki yeni prodüksiyonuyla tiyatroseverlerebir program sundu. Yeni sezonun ön plana çıkan oyunlarından DasDas’ın yeni prodüksiyonu ‘Deli Bayramı’nın ilk iki günkü temsillerinin biletleri kısa sürede tükendi.

Turgut Özakman’ın 1987 yılında kaleme aldığı ‘Deliler’ oyununun günümüze uyarlandığı ve tüm karakterlerin DasDas’ı ele geçireceği ‘Deli Bayramı’nda deliler, 1980’li yıllara da göz kırparak komedinin gücünü bir kez daha hatırlatacak.

Yönetmenliğini Mert Fırat’ın üstlendiği ‘Deli Bayramı’nın zengin oyuncu kadrosunda Alper Baytekin, Ayşegül Cengiz, Büşra Alnıtemiz, Cansu Boz, Didem Balçın, Erdi Güçlü, Hande Özkurt, Kadir Burak Baydar, Mert Fırat, Nila Fırat, Özgün Aydın, Tunahan Çilingir ve Volkan Yosunlu bir araya geliyor.

İlk iki günkü temsillere bilet bulamayanlar için ‘Deli Bayramı’ 3 Ekim günü 17.00’de ve 18-25 Ekim akşamları 20.30’da DasDas’ta izlenebilecek.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, tüm dünyanın uzun süredir yaşadığı corona virüs pandemisini bugün 28. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali kapsamında ilk kez sahneye taşıyor.

 

 

Salgın sürecinde yaşanan zorlukları sanatsal bir yapıyla anlatan Pandemic adlı eser, dünyada corona virüs pandemisini anlatan ilk Bale çalışması olarak kayıtlara geçecek. Antalya Devlet Opera ve Balesi’nce hazırlanan eserin koreografisi Volkan Ersoy ile Armağan Davran imzasını taşıyor.

Baleye, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Pandemi Yoğun Bakım Ünitesi’nde görevli dört sağlık çalışanı da rol alarak katkı veriyor. Dijital efekt ve özel tasarlanmış görüntülerle desteklenen eserde, dekor ve kostüm tasarımı Çağda Çitkaya, ışık tasarımı ise Mustafa Eski’ye ait.

 

 

Sağlık çalışanlarına ithaf edilen eserde corona virüs’ün duyulması ile birlikte evlere kapanmaktan, ilişkilerde sanal yakınlaşmalara yönelime, Zoom uygulaması üzerinden görüşmelere ve hastaların ölümüne kadar pek çok ayrıntıya yer veriliyor.

 

Kaynak: Ntv

Adana merkez ve ilçelerde tüm yoğunluğuyla devam eden Altın Koza Film Festivali etkinliklerinde ‘Gondolda Sinema’ gösterimlerine Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar eşi Nuray Karalar ile katıldı.

 

Festivalin başladığı günden itibaren büyük ilgi gören ‘Gondolda Sinema’ etkinliğini ve Altın Koza Film Festivali’ni değerlendiren Başkan Zeydan Karalar, “Şimdi eşim Nuray Hanım elinde çekirdek, çerez, mısır, gazoz, ‘Çocukluğuma döndüm’ dedi. İşte bizim de Altın Koza’da arzuladığımız buydu. İnsanlarımızı geçmişine, çocukluğuna döndürmek istedik. Adana 1900’lü yılların başında sinemayla tanışmış, geçmişte 200’e yakın yazlık sineması olan ve binlerce, yüzbinlerce insanın sinemaya gittiği bir şehirdir” dedi.

 

 

Adana’daki özgürlük, aydınlık ve kardeşlik ortamının oluşmasında sinema sanatının ve sinema geçmişinin büyük etkisi bulunduğunu ifade eden Başkan Zeydan Karalar, sözlerine şöyle devam etti:

“Aslında Adana’nın özgürlüğünde, herkesi barış ve kardeşçe yaşatmasında, yüzünün uygarlığa, aydınlığa dönük olmasında sinemanın çok büyük etkisi var. Bizim de amacımız buydu.”

“Gondolda Sinema geçen sene başladı, çok ciddi rağbet gördü, uluslararası basında yer aldı. Bu sene tekrar ettik. Çok beğenilen işleri yapmaya devam edeceğiz ve her sene yenilikler katacağız. Çok güzel gidiyor, her şey Adana için.”

Dünyaca ünlü Hollandalı ressam Vincent Van Gogh’a ait kara kalem çalışması, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da ilk kez sergilendi. Çizim, 2 Ocak’a kadar sergilendikten sonra özel koleksiyon sahiplerine iade edilecek.

BBC’nin haberine göre, Van Gogh Müzesi, sanatçının, daha önce görülmemiş, yorgun yaşlı bir adamın resmedildiği çiziminin yeni keşfedildiğini doğruladı.

Müze, “Study for Worn Out” adlı çalışmanın 1882 yılında, yani Van Gogh’nun kariyerinin başlarında çizildiğini açıkladı.

 

 

İlk kez Amsterdam’daki müzede 

Söz konusu çizimin, yüzyıldan uzun süredir Hollandalı bir ailenin özel koleksiyonunda saklı kaldığı ve bugün ilk kez Amsterdam’daki müzede sergilendiği aktarıldı.

“Vincent” imzasına sahip kara kalem çalışması, tahta sandalyeye oturmuş, yelek, pantolon ve bot giymiş yaşlı bir adamı başı ellerinin arasında resmediyor.

2 Ocak’a kadar sergilenecek

Van Gogh Müzesi araştırmacılarından Teio Meedendorp, çizimin daha önce hiçbir yerde görülmediğini ve ilk defa ortaya çıktığını ifade ederken, eserin maddi değerini söylemenin “kesinlikle imkansız” olduğunu kaydetti.

Çizim, 2 Ocak’a kadar sergilendikten sonra özel koleksiyon sahiplerine iade edilecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Modern Dans Topluluğu (MDTİst) sanatçıları, Yeni Hayat dans gösterisiyle sahneye dönüyor.

 

 

İstanbul Devlet Opera ve Balesi‘nin (İDOB) modern dans topluluğu MDTİst Yeni Hayat dans gösterisiyle izleyiciyle buluşacak. Dünya prömiyeri 22 Eylül‘de Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek Yeni Hayat, 5 farklı kısa özgün koreografiden oluşuyor.

Gösteride Canberk Yıldız’ın “Parti”, Alper Marangoz’un “Koz”, Huri Murphy’nin “Neva”, Ferhat Güneş’in “Hep” ve Chiara Giorda’nın “Söz” adlı yeni koreografileri izlenebilecek.

BİLETLER İNTERNETTEN ALINABİLİYOR

Müziklerini Onur Seçki, sahne tasarımını MDTİst ve Serdar Kalmaz, ışık tasarımını ise Taner Aydın’ın üstlendiği gösteri, yeni bir hayatı, iletişimi, umut ve coşkuyu yalın bir tasarımla sahneye taşıyor.

İzleyiciyle 28 Eylül ve 6 Ekim’de de buluşacak gösterinin biletlerine “www.operabale.gov.tr” adresinden ulaşılabilir.