Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
Sanat Haberleri

 Okul Öncesi Dönemde Kaygı Bozukluğu, Çocukların Psikolojisini Bozuyor

 Genel olarak nedeni bilinemeyen bir tedirginlik hali olarak kendini gösteren kaygı, yetişkinlerin yanı sıra, okul öncesi dönemdeki çocukları da etkileyebiliyor. Çocuklarda sonuçları daha ağır olabilen bu duruma, fizyolojik belirtiler de eşlik edebiliyor, böylece çocuğun yaşam kalitesinde bozulmalar ortaya çıkıyor. Kaygı bozukluğu, çocuğun psikolojik ve sosyal dengesini bozarak kişiliği üzerinde etkili oluyor. Peki, bu durumda anne babaların ne yapması gerekiyor? Noloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Yavuz, konuyla ilgili görüşlerini paylaşıyor.

kaygı-bozukluğu

Okul öncesi dönemde kaygı bozukluğu özellikleri
Okul öncesi 3-5 yaş arasındaki dönem, çocukların çevreyle olan iletişimlerini artırdığı, kendilerinin yeni özelliklerini fark etmeye başladıkları bir dönemdir. Bu dönemde çevreyi ve kendini anlamaya çalışan çocuk, kaygı bozukluğu sorunu yaşayabilir. Böyle bir durumda çocuk; anne babasının, diğer aile büyüklerinin, arkadaşlarının ve öğretmenlerinin davranışlarına göre ruhsal durumunu şekillendirmek durumunda kalabilir.

çocuk-ve-kaygı-bozukluğu

Çocuklarda kaygı, korkulardan farklı olarak, çocuğun uzun süreli ve kaynağı tam olarak belli olmayan, zaman zaman açıklanamayan şeylere karşı gerginlik hissetmesiyle ortaya çıkar. Stres gibi uyarıcı faktörlerle birlikte kaygı da artış eğilimi gösterir. Kaygılı çocukların başlıca özellikleri şunlardır:

  • Kaygı bozukluğu yaşayan çocuklar, sıklıkla gergin ve huzursuzdur.
    • Çevreleriyle iletişim kurmada güçlük yaşar, kendilerini güvensiz hissederler.
    • Kendilerini ifade etmede başarısızdırlar.
    • Uyku bozuklukları görülebilir.
    • Anne babalarından ayrılmak onlara korkutucu gelebilir.
    • Çekingen, sessiz, takıntılı tutum sergilerler.
    • Çevresindeki kişilerin onaylarını almayacakları davranışlar sergilemekten kaçınırlar.
    • Karamsadırlar.
    • Sorumluluk almak istemezler.
    • Kaygı okul fobisi, travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk gibi farklı şekillerde psikolojiyi etkileyebilir.

Çocuklarda kaygı bozukluğu tedavisi
Çocuklarda kaygı bozukluğu tedavisinde; kaygıyla baş etme becerilerinin geliştirilmesini esas alan terapi uygulanır, gevşeme eğitimiyle vücudun rahatlatılmasına çalışılır. Çocuğun endişe duyduğu faktörlerle yüzleştirilmesi, sorunun çözümüne odaklanan neden sonuç ilişkileri kurmak da tedaviye yardımcıdır.

Çocuklarda kaygı bozukluğuna karşı anne babalara tavsiyeler
Çocukların kendilerini ifade etmeye çalıştıkları bu dönemde, anne babanın da stresli olması doğrudan çocuğa yansır ve onu olumsuz etkiler. O yüzden, aile içinde yaşanan stres, çocuğa yansıtılmamalıdır. Böyle bir durumun varlığında, öncelikle aile içerisindeki o stres kaynakları çözüme kavuşturulmalıdır.

Çocuğa sevgi gösterilmeli ancak çocuğun ailesine saygı göstermesi ve sorumluluk kazanması da sağlanmalıdır. Bu sayede çocuğun şımarma ve doyumsuz eğilimler göstermesi gibi sonuçların oluşması engellenecektir. Çocuğa verilecek sorumluluklar odasını toplaması, dağıtmaması, yemek hazırlanırken gücünün yeteceği şekilde ev halkına yardımcı olması şeklinde olabilir.

çocuk drama bakırköyÇocuklardan, kapasitelerinin üstünde şeyler beklemek kaygı ve stresi artıracağından bu davranışlardan kaçınılmalıdır. İçine kapanan ve öz güveni eksilen çocuğa sert çıkışlar yapılmamalı, onunla sözlü iletişim güçlü tutulmalı ve birlikte zaman geçirilmelidir. Bu anlamda birlikte resim yapma, sinemaya gitme, yemek yapma etkinlikleri faydalı olabilir. Tüm bu önerilere rağmen çocuk kaygılarını kontrol etmede zorlanıyorsa, mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır.(*)

Uzm. Dr. Mehmet Yavuz- Nöroloji Uzmanı – Kaynak : [-]

(*) Elbette bu tıbbi yaklaşımların yanı sıra zaman zaman sözkonusu sorunların çözümü için psikologlar  ve psikiyatrlar tarafından bazı çocuklarımız kurumumuzda drama dersi almak üzere yönlendirilmektedir. Elbette bundan şu sonuç çıkartılmamalıdır. “Sadece bir takım kaygı, korku ve rahatsızlıkları olan çocuklar drama kursu alır”  asla böyle bir durum yok gayet sağlıklı çocuklarda drama dersi alır ve almalıdırlar da. Elbette drama dersi alınacak kurum ve eğitmenin konuya hakimiyeti soruşturulmalıdır. Tiyatro eğitimi almış her eğitmen drama dersi verebilir diye bir genel tanımlamanın kabul görmesi düşünülemez. Drama eğitimi aldırılmasına karar verildiğinde veya önerildiğinde,  gerçek anlamda drama eğitimi yapılan merkezlere başvurulmasının da faydalı olacağına inanmaktayız.

Elbette her yazımızda uyardığımız gibi “çocuk tiyatrosu” çalışmaları yapılan ve genel olarak “Drama” diye yalnız ifade edilen eğitim türünden bahsetmemekteyiz. Yine sıkça belirttiğimiz gibi drama ve tiyatro elbette bir birlerinden faydalanmakta ve bir birleri ile iç içe geçmiş olduğu kabul görmektedir fakat unutulmamalıdır ki drama amaç anlamında da tiyatrodan farklıdır. Neden sonuç ilişkisini daha fazla kullanan ve yazılı bir metne bağlı olmaksızın yapılan çocuk drama eğitimi bir anlamda çocuğun sosyalleşmesi, okula alışması, kendini daha iyi ifade etmesi gibi pek çok konuda çocuk gelişimi anlamında faydalıdır. Bunu yıllardır içinde olduğumuz ortamda gözlemlememiz de bunun doğruluğunu  ispatlamaktadır. Kaldı ki daha önceki yazılarımızı inceleyecek olursanız dramanın faydalarını ve “nasıl bir drama eğitimi”, “drama eğitimin faydaları” konusunu daha iyi anlayacağınıza eminiz. (lütfen drama hakkındaki yazılarımızı okumak için tıklayınız : yazı 1, yazı 2, yazı 3 yazı 4, yazı 5, yazı 6, yazı 7,  ve diğerleri)

(*)Diren C.

 

22 Kasım 2014/tarafından admin
Etiketler: AVM, bakırköy, çocukla, doyumsuz, drama, drama eğitimi, drama hakkında, tiyatro eğitim, Tiyatro eğitimi
Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/11/çocuk-ve-kaygı-bozukluğu.jpg 298 298 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-11-22 17:13:372014-11-22 17:13:37 Okul Öncesi Dönemde Kaygı Bozukluğu, Çocukların Psikolojisini Bozuyor
Beğenebilecekleriniz:
3.NAR ÇİÇEKLERİ FESTİVALİNDEN GÖRÜNTÜLER (2)
Ücretsiz Beden Perküsyonu tanışma atölyemiz sizleri bekliyor
Anton S. Makarenko’nun eğitim düşünceleri üzerine
Rusya Önümüzdeki Ay Uzayda Film Çekecek
6 Ekim'de Bahçede Sanat Heykel Sergisi Başlıyor 6 Ekim’de Bahçede Sanat Heykel Sergisi Başlıyor
Reha Yalnızcık ‘tan “Tadı Hayalimde İstanbul” Resim Sergisi
Kafka’ya 2 kala
Kafkas halk dansları eğitimlerimize katılmaya ne dersiniz ?

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Link to: İşte Benim Zeki Müren sergisi Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açıldı Link to: İşte Benim Zeki Müren sergisi Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açıldı İşte Benim Zeki Müren sergisi Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açıld... Link to: Ücretsiz Solfej eğitimlerimiz hakkında duyuru Link to: Ücretsiz Solfej eğitimlerimiz hakkında duyuru Ücretsiz Solfej eğitimlerimiz hakkında duyuru
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön