Şunun için etiket arşivi: Yazar

Köşe yazarlarından Yılmaz Özdil’in günlük köşe yazıları, İsim Şehir Hayvan ismimli tiyatro oyunuyla seyirciyle buluşacak. Oyunun afişinde yer alan maymun fotoğrafının isim yerinde ise Yılmaz Özdil yazıyor..

İlk haberi Yılmaz Özdil’in kendi köşesindeki yazısından aldık. Özdil’in günlük köşe yazıları tiyatro sahnesinde seyirciyle buluşacak. Gencay Gürün’ün Tiyatro İstanbul’u tarafından Metin Serezli’nin yönetiminde sahnelenecek oyun, köşe yazlarından sahneye uyarlanması nedeniyle Türkiye’de değil dünyada bir ilk.

Oyunun adı Yılmaz Özdil’in ilk kitabıyla aynı ismi taşıyor: İsim Şehir Hayvan. Oyuncu kadrosu da bir hayli kalabalık. Tam 14 kişinin yer aldığı oyuncu kadrosu geçtiğimiz günlerde afiş için objektiflerin karşısına geçti.

Oyunun ismi İsim Şehir Hayvan’ın harflerinden oluşan birer kartonu ellerinde tutarak fotoğraf çektireceklerdi. Fakat bir sorun vardı. Oyunun adı 15 harften oluşuyor fakat oyuncu kadrosu 14 kişiydi. Bu sorunu da Yılmaz Özdil çözdü. Tiyatro oyununda bulunan maymun sahnesinden esinlenerek afişteki 15’nci harfi bir maymunun tutmasını altına da kendi adının yazılmasını istedi. Yılmaz Özdil ilginç afişle ilgili hurriyet.com.tr’ye şunları söyledi:

“KENDİ PAYIMA ÇOK EĞLENDİM”

“Tiyatro İstanbul’un Genel Müdürü Emin Hamarat oyunun afişini sanatçılardan oluşturmuştu. İsim Şehir Hayvan toplam 15 harf ancak oyunda 14 sanatçı yer alıyor. İsim  oyunda rol alan maymunu da 15 karakter olarak afişte yerleştirmişlerdi. Doğal olarak onun ismi yoktu. Ben kitabımın ismindeki Hayvan’dan ok çıkarak ismimi yazar ve o şekilde imzalarım. Okurlarım bunu  çok iyi bilir. Dolayısıyla afişi görünce bayıldım. Aynı imzayı afişe de atmak istedim. Maymunun altına kendi ismimi yazdım. Kendi payıma çok eğlendim umarım izleyenler de çok eğelenir. “

30 Temmuz pazartesi akşamı İzmir Karşıyaka Bostanlı Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek galayla perdelerini açacak oyunun tüm detaylarını Yılmaz Özdil yazdı;

Kaynak :[-] 

 

 

Yılmaz ÖZDİL’in 15 Temmuz tarihli Hürriyet Gazetesindeki köşesinde yayınladığı yazı…

Yılmaz ÖZDİL

İlk haberi Yılmaz Özdil’in kendi köşesindeki yazısından aldık. Özdil’in günlük köşe yazıları tiyatro sahnesinde seyirciyle buluşacak. Gencay Gürün’ün Tiyatro İstanbul’u tarafından Metin Serezli’nin yönetiminde sahnelenecek oyun, köşe yazlarından sahneye uyarlanması nedeniyle Türkiye’de değil dünyada bir ilk.

Oyunun adı Yılmaz Özdil’in ilk kitabıyla aynı ismi taşıyor: İsim Şehir Hayvan. Oyuncu kadrosu da bir hayli kalabalık. Tam 14 kişinin yer aldığı oyuncu kadrosu geçtiğimiz günlerde afiş için objektiflerin karşısına geçti.

Oyunun ismi İsim Şehir Hayvan’ın harflerinden oluşan birer kartonu ellerinde tutarak fotoğraf çektireceklerdi. Fakat bir sorun vardı. Oyunun adı 15 harften oluşuyor fakat oyuncu kadrosu 14 kişiydi. Bu sorunu da Yılmaz Özdil çözdü. Tiyatro oyununda bulunan maymun sahnesinden esinlenerek afişteki 15’nci harfi bir maymunun tutmasını altına da kendi adının yazılmasını istedi. Yılmaz Özdil ilginç afişle ilgili hurriyet.com.tr’ye şunları söyledi:

“KENDİ PAYIMA ÇOK EĞLENDİM”

“Tiyatro İstanbul’un Genel Müdürü Emin Hamarat oyunun afişini sanatçılardan oluşturmuştu. İsim Şehir Hayvan toplam 15 harf ancak oyunda 14 sanatçı yer alıyor. İsim  oyunda rol alan maymunu da 15 karakter olarak afişte yerleştirmişlerdi. Doğal olarak onun ismi yoktu. Ben kitabımın ismindeki Hayvan’dan ok çıkarak ismimi yazar ve o şekilde imzalarım. Okurlarım bunu  çok iyi bilir. Dolayısıyla afişi görünce bayıldım. Aynı imzayı afişe de atmak istedim. Maymunun altına kendi ismimi yazdım. Kendi payıma çok eğlendim umarım izleyenler de çok eğelenir. “

30 Temmuz pazartesi akşamı İzmir Karşıyaka Bostanlı Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek galayla perdelerini açacak oyunun tüm detaylarını Yılmaz Özdil yazdı;

Kaynak : [-]   

 

 

 

 

 

 

 

 

“Sanat yaşamın kendisi”

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İnci Deniz Ilgın, genç sanatçı ve tasarımcıların profesyonel yaşamla bağlarının nasıl sağlamlaşacağını, 2013’te yapılacak Uluslararası Öğrenci Trienali’ni, İKSV’nin ilk Tasarım Bienali’ne katılımlarını anlattı.

5.Uluslararası Öğrenci Trienalinden bir kare

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, her yıl düzenlediği mezuniyet sergilerine bir yenisini daha ekledi. Acıbadem’deki sergi salonunda ve fakültenin bölüm koridorlarında açılan sergi, çağdaş sanat ve tasarımın en genç üretimini yaz sonuna kadar İstanbul’la paylaşacak. Sergi dolayısıyla Fakülte Dekanı Prof. Dr. İnci Deniz Ilgın ile görüştük.

– Bu sergi genç sanatçı ve tasarımcıların sanat piyasasına atılmadan yaptıkları son sergi. Bir yönetici ve tasarımcı olarak üretim heyecanını canlı tutmak ve sürekli kılmak için neler yapılmalı ?

– Sanat ve tasarım yaşamın kendisi. Bugün yaşadığımız iç ve dış mekânlar ve bu mekânlarda düşünmemize yol açan sanat eserleri, elimizde tuttuğumuz kalemin formu, üzerimizdeki giysiler, oturduğumuz sandalye, okuduğumuz kitap, izlediğimiz sinema, reklam, bunların tümü sanatçı ve tasarımcıların eserleri. Bu eserler aynı zamanda disiplinlerarası bir aradalığın ürünleri. Sanat ve tasarımın bu yaşamsal niteliğini daha görünür kılmak ve bilinç yaratmak, eğitimci ve yönetici olarak bizlerin görevi. Bu bağlamda, eğitimle profesyonel yaşam arasındaki bağı daha çok güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.

– Sergilenen işler diploma projeleri aynı zamanda, yani okulu bitirmek için proje yapmak gerekli. Bu üretimleri geçen yıllarla kıyaslarsak, biçim içerik ve malzeme açısından neyle karşılaşıyoruz?

Öğrencilerimizin işleri, aldıkları ayrıcalıklı eğitimin kalitesini ve çağın izlerini taşıyor. Son yıllarda, teknoloji ve iletişim alanındaki gelişmelerin getirdiği yeni yaşam biçimlerinin projelere doğrudan yansıdığını gözlemliyoruz. Sosyal medyanın yaşamımızdaki güçlü varlığı projelerin içeriğine de yansıyor. Disiplinlerarası yaklaşım, çok işlevlilik, evrensel tasarım, sürdürülebilirlik gibi kavramlar projelere daha etkin biçimde entegre olmaya başladı.

– Fakültenizin, İKSV’nin Türkiye’de ilkini düzenlediği Uluslararası Tasarım Bienali’ne katılacağını biliyoruz. Hangi bölümler katılıyor?

Fakültemiz, bienalin “Üniversite Programı”na grafik, iç mimarlık ve tekstil bölümleri öğrenci projeleriyle katılıyor. Öğrencilerimiz bienalin belirlediği “Kusurluluk” teması ile ilgili projeler ürettiler. Ayrıca öğretim elemanlarımız bireysel projeleri ile “Adhokrasi” ve “Musibet” temalı sergilere katılmak üzere başvurularını yaptılar.

– 2010 yılında Uluslararası Çağrılı Afiş Bienali düzenlemiştiniz. Bu da sizin fakültenin ilklerinden biriydi.

Evet, grafik bölümü öğretim elemanlarımızın girişimi ile bir başka ilke daha imza atarak Uluslararası Çağrılı Afiş Bienali’ni başlattık. Kendi alanlarında isim olmuş, ülkemizden ve dünyadan çok sayıda afiş tasarımcısının yapıtları, üniversitemizin Cumhuriyet Müzesi’nde izleyicilerle buluştu. İkincisi Ekim 2012’de gerçekleşecek olan bienalin hazırlıkları ise tamamlanmak üzere.

– 2013, Trienal yılı. Bu konudaki hazırlıklarınız ne durumda?

2013 Haziran ayında gerçekleşecek olan 6. Uluslararası Öğrenci Trienali dünyadaki ilk ve tek örnek olarak eğitim sistemleri arasında bağ kurma, birlikte üretmeye dayalı ortak paylaşım alanları yaratma, kültürlerarası bağ kurma gibi önemli bir misyona sahip. Bu yıl başlığımız “Connecting the dots” sanatın ve tasarımın birleştiren gücünü görünür kılmayı hedefliyor ve bunu önemsiyoruz. 6. Trienal’le birlikte bir yenilik daha yapıyoruz ve daha önceki yıllarda sadece haziran ayında gerçekleşen sergi, workshop, sempozyum ve kısa film gösterilerinden oluşan etkinliklerin, workshop ayağını, yan etkinlik olarak tüm seneye yayıyoruz. Böylece ulusal ve uluslararası katılımcılarla gerçekleştireceğimiz yaratıcı paylaşımımızı daha çok güçlendirerek, süreklilik yaratmayı hedefliyoruz.

 

Kaynak : [-]   Nazlı Pektaş

 

Bugün başlayacak Avignon Tiyatro Festivali bu yıl 66.yaşına basarken aynı zamanda kurucusu Jean Vilar’ın da 100. Yaşını kutlayacak.

Avignon: Fransa’nın Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinde Vaucluse departmaninda, Rhône Nehri’nin kıyısında bulunan şehir

 Dünyanın en saygın ve büyük tiyatro festivallerinden 7-28 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecekAvignon Tiyatro Festivali 66. yaşında şenliğin kurucusu tiyatro yönetmen ve oyuncusu Jean Vilar’ın (1912-1971) Yüzüncü yaşını da anacak. 2004 yılında başlayan ortak yönetici (*) uygulamasının bu seneki kişiliği İngiliz rejisör, tiyatro ve sinema oyuncusu Simon McBurney(1957 – Cambridge). Fransız ve dünya tiyatrosunun önemli kişiliklerinden Vilar’ın (özellikle de direnişçi şair René Char 1907-1988) bir avuç arkadaşıyla 1947 yılında başlattığı sanat ve

sanatçıyla seyirciyi yakınlaştırmak, sanatların anası tiyatroyu yalnızca ayrıcalıklı bir azınlığın eğlence aracı olmaktan çıkartıp kitlelerle buluşturmak girişimi sağlam adımlarla yürüyüşünü sürüdürüyor. Bu amaç zaman zaman dans, sirk gibi farklı alanlara açılan festivale yelpazesini genişleterek deneysel, öncü ve ilerici nitelikteki eserler ve yorumlar kazandırma olanağını da sağladı. Sergi, konferans, film gibi faaliyetlerle hatırlanan Vilar’a en büyük saygı ve katkı İngiliz yönetmen McBurney’in festivale daha ziyade metinsel yani tiyatro eserler seçmesiyle geldi. AyrıcaKompleXKapharnaüM isimli bir kolektif Jean Vilar’a özel, çok yönlü bir “Kamu Meydanı” başlıklı ‘olay’ bir gösteri sunacak.

“In” Tiyatro zengini
Resmi, “In” programında yer alan 53 eser 330 sefer sahnelenecek. Festival 7 Temmuz akşamı, her zaman olduğu gibi Avignon Papalar Sarayı Şeref Avlusu’nda Simon McBurney’in topluluğu “Complicite”nin yorumladığı

Kerem Gelebek

tanınmış Rus yazar Mihail Bulgakov’un (1891-1940) “Usta ve Margarita” klasiğiyle açılacak. McBurney’in sürprizleri arasında dünyaca ünlü edip, kültür ve eylem adamı John Berger de var. Berger Juliette Binoche ve McBurney eşliğinde “A’dan X’e” ve eşi Katya Berger eşliğinde de “Uyuyor musun?” başlıklı metin ve mektuplarını okuyacak. Arthur Nauzyciel Çehov, Stéphane Braunschweig Pirandello, Katie Mitchel Sebald, Thomas Ostermeier İbsen gibi klasik oyun ve metinlerin özgün yorumlarıyla has tiyatroseverleri sevindirirken Christophe Martaler, Sophie Call, Suzanne Andrade-Paul Barritt, Fanny Bouyagui, Nicolas Stemann, Christophe Honoré, Steven Cohen, Romeo Castelluccitiyatronun sınırlarını zorlayan yaratılarıyla Avignon’un değişik işlev misyonlarını da yerine getirmiş olacaklar. Sidi Larbi Cherkaoui, Olivier Dubois, Josej Nadj, Nacera Belaza gibi koreograf ve dansçılar şenliğin yöneticileri Hortense Archambaultve Vincent Baudriller’in fetiş tercihi dansın da ihmal edilmediğini kanıtlıyacaklar. Festivalde nadir rastlanan bir sürpriz gösteri de koreografisini Christian Rizzo’nun yaptığı orijinal başlığıyla “Sakınan Göze Çöp Batar” şeklinde programa giren Türk dançıKerem Gelebek’in tek başına yorumladığı bir göç ve sürgün şiirsel baleyle yaşanacak.

“In” programını geçen yıl yüzde 94 doluluk oranıyla 130 bin biletli seyirci izlemişti.

OFF yine yüklü
Bir de bu işin “Off”u var. “Off” demek resmi “In” gösterilerinin dışında kalan her türlü programlı gösteriler demek. Piyesler, okumalar, sokak gösterileri; kukla, dans, müzik, sirk… “Off”da öngörülen 1161 gösteri her yaştan, her çağdan, her soydan ve boydan ilgili ilgisiz seyirciye, Avignon ziyaretçilerine hitap ediyor. 114’ü Fransa dışında, 25 ayrı ülkeden toplam 975 topluluk, yaklaşık 6000 oyuncu-sanatçı 104 ayrı mekânda bu benzersiz kenti muhteşem ve dev bir sahneye çeviriyor. “Off”un Off’larını katarsak Avignon neredeyse her biri 24 saat süren 22 gün süresince tiyatroyu taçlandırıyor, dünyayı şenlendiriyor. Geçen yıl 1,3

 

Festivalin daha önceki yıllarda ağırladığı ortak festival yöneticileri şöyle: milyon kişinin izlediği “Off” programı bu yıl 1,4 milyon seyirci bekliyor.
…………………………………………………………………..

Thomas Ostermeier (2004), Jan Fabre (2005), Josef Nadj (2006), Frédéric Fisbach (2007),Valérie Dréville ve Romeo Castellucci (2008), Wajdi Mouawad (2009), Olivier Cadiot veChristoph Marthaler (2010) ve Boris Charmatz (2011)

 

Kaynak : [-]

“ Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi” Yayın Kurulunun yaptığı bir açıklama olduğu gibi aşağıda dikkatinize sunuyoruz. Yorum sizin.

“Yorum sizin” dedik, fakat birkaç yıl önce başımıza gelen bir olayı aktarmadan edemeyeceğim…

4 yıl kadar önce Bakırköy’de bulunan bir sanatçı derneğinde sanat söyleşileri ve tartışma programı yönetiyorduk.

Genel beklenti nedir? 800 üyesi olan bir sanatçılar (!) derneğinden beklenti;  yapılan programın vasatın üzerinde ve dolaysıyla entelektüel düzeyinin  yüksek olmasıdır. Elbette bu bize göre böyleydi.

Bu beklentiden yola çıkarak o hafta yapacağımız tartışma programının konusunu  “Sanat ve Erotizm” olarak saptayıp ilan ettik. Buraya kadar her şey normal.  Bir sanat derneğinde tartışılmasının çok doğal olduğunu düşündüğümüz konu için hazırlıklarımızı yaparken pek çoğumuzu şaşkınlığa iten olaylar gelişti.

Önce derneğin yönetim kurulu üyesi olan Devlet Tiyatrolarının bir kaç yönetmeninden bir olan şahsiyet “ Konunun ne kadar vahim ve ayıp, tu kaka bir konu olduğunu, ahlaksızca bir tartışma olabileceğini ve hatta halkın dernek binasını taşlayabileceğini…”belirterek bir an önce programın iptal edilmesi gerektiğini talep etti. Hatta Talep etmekle de kalmayıp kulis çalışmaları yaparak dernek başkanı ve dernek yönetimine etkili olabileceğini düşündüğü Üniversitede hocalık yapmış etkin kişileri ve yine derneğin kurucuları olan eski oyuncuları (!) arayarak ve bizzat ziyaret ederek kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Yönetim kurulunun sağduyulu yaklaşımı ve programı yapacak olan bizlerin inat etmesi sayesinde söz konusu program yapıldı.

Ne mi oldu?  Ne bir kavga, ne bir taşkınlık, ne de kimse kimseye erotik olarak bakmadan (!) ve medeni bir tartışma ile 3-4 saat sonra sağ ve salim olarak program bitirildi. Bizim için değil ama farklı beklentileri olanlar için şaşkınlık yaratmıştı böyle bir program. Çünkü Sanatçıların kurup yönettiği bir dernekte “Sanat ve Erotizm” ilişkisini konuşmak taşlanma ile son bulabilir hatta linçle dahi bitebilirdi değil mi? (!)

Tors

Ne kadar şanslıyız ki kayda değer vahim bir şey olmadan (!) medeni insanlar gibi “Erotizm ve Sanat” tartışıldı. Oysa resim derslerinde çizime yardımcı olmak amacıyla aynı dernekte tors bulunmakta ve açılan resim sergilerinde de nü resimler bulunabilirdi. Kaldı ki sanat ve erotizm de ne demek koca devlet tiyatroları yönetmeninden veya koca hocalardan daha mı iyi bileceğiz? Hele ki bir sanat derneğinde bunları konuşmak mı asla…

Örneğin; erotizm ve sanat konusu Bakırköy gibi ülkemizin en çok sanatçı yetiştiren ilçesinde sözde sanatçılar derneğinde konuşulmamalı, üniversitedeler de asla olmamalı, hele ki insanların bir şeyler araştırmak için kaynak aradığı kütüphanede bilimsel makaleler gibi tehlikeli kaynakların yer aldığı kütüphanelerde bu tür yazıların olduğu kitaplar hiç olmamalı… Sanat derneğinde erotizm ve sanat ilişkisi irdelenmeyecekse sinemada, tiyatroda, şiirde, heykelde, romanda kısaca sanatın hiçbir dalında, asla sözü dahi edilmemeli. Bu bir bilimsel makale olsa bile!

Hele ki tarih süreci içersinde bu tür şeyler olmamıştır. Erotizm İnsan yaşamına dair bir şey değildir, hatta eski çağlarda insanlar kendiliğinden çoğalarak meydana gelmiştir. Bundan dolayıdır ki” Mimesis’in suçu nedir? “ Sorusunu sormak dahi ayıptır. Sanatçılar(!) bunu yapıyorsa kütüphanelerinde bunu yapması doğaldır… Hatta bilimsel çalışmalarda dahi bu şeylere dikkat etmek lazımdır değil mi efendim?

Başınızı mı ağrıttık?

Buyurun Mimesis’in açıklaması…

 Kamuoyuna;

Mimesis Dergisi

Kültür Bakanlığı`nın Türkiye´nin farklı şehirlerinde il ve ilçe kütüphanelerine dağıttığı Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi, Elazığ İl Halk Kütüphanesi tarafından müstehcen içerikli olduğu gerekçesi ile iade edildi.

Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinççi tarafından Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’ne gönderilen resmi yazıda, “MİMESİS adlı tiyatro /çeviri araştırma dergisinin 19. sayısının içeriğinde müstehcen resim ve çizgilerin bulunduğu okuyucularımız tarafından tespit edilmiştir” deniliyor.

Yazının devamında, bu tür yayınların okuyucuların ve çocukların ahlaki değerlerini bozduğu iddiası ile Elazığ İl Halk Kütüphanesi`ne veliler tarafından şikayet dilekçesi ile müracaat edildiği belirtiliyor. Elazığ İl Halk Kütüphanesi müstehcen içerikli bulduğu derginin Elazığ İl ve İlçe Kütüphanelerine bağış yolu ile olsa dahi gönderilmemesini talep ediyor.

Mimesis Dergisi Yayın Kurulu olarak belirtmek isteriz ki, müstehcen olduğu iddia edilen makale Antik Yunan komedyası hakkında bir çeviri-araştırma dosyası olan “Aristophanes Üzerine” adlı dosyada yer almaktadır. Kadının Tasviri: Aristophanes’in Lysistrata’sı ve Yunan Eşlerinin ‘Hetairalaştırılması’ adlı makale Washington Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Sarah Culpepper Stroup tarafından 2004 yılında kaleme alınmıştır.

20 yılı aşkın süredir yayınlanan ve danışma kurulunda Dikmen Gürün, Murat Tuncay, Zehra İpşiroğlu, Selda Öndül, Güngör Dilmen gibi tiyatro alanında önemli çalışmalarda bulunan akademisyen ve yazarların da sorumluluklar aldığı bir dergi, neden ahlaka aykırı bulunduğu konusunda açıklama bile yapılmadan, ”müstehcen” ilan edilmiştir. Akademik-bilimsel bir makalenin içeriği kaale alınmaksızın, ilişiğindeki M.Ö. 5. yüzyıla ait görseller bağlamlarından koparılarak “ahlaka aykırı” bulunup, raflardan kaldırılmıştır.

“Müstehcenlik”, “muhafazakar” duyarlılık adına yayın ve tiyatro dünyasının düzenli olarak maruz kaldığı ithamlardan birisi. Mimesis Dergisi’ne dönük müstehcenlik ithamını da aynı sansürcü zihniyetin bir çeşitlemesi ve yasaklaması olarak görüyoruz. Kültür Bakanlığı tarafından onlarca il ve ilçe kütüphanesi raflarına yerleştirilen akademik-bilimsel bir derginin, yine ona bağlı bir kuruluş tarafından raftan kaldırılmasını ise tek kelimeyle “absürd” buluyoruz.

Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi Yayın Kurulu

 

Mimesis’in sitesi için TIKLAYINIZ.

Müzikseverlerin dört gözle beklediği “19. İstanbul Caz Festivali”, bu yıl 3-19 Temmuz tarihleri arasında 50’nin üzerinde konserle 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’ndan (İKSV) yapılan açıklamaya göre, “19. İstanbul Caz Festivali” 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreniyle

19.istanbul caz festivali

başlayacak.

Festivalin bu yılki “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” de açılış töreninde verilecek.

Ödül, gitar tekniği ve ustalığıyla Türkiye’nin en saygın müzisyenlerinden, Türkiye’de cazın gelişimine en çok emek harcamış isimlerden Neşet Ruacan’a takdim edilecek.

“19. İstanbul Caz Festivali”nde, klasik ve modern cazdan rock, dünya müziği ve folka uzanan geniş bir yelpazedeki konserler, kentin tarihi, kültürel ve doğal dokusunu yansıtan birbirinden etkileyici mekanlarda izleyiciyle buluşacak.

Morrissey, Erykah Badu, Keith Jarrett, Marcus Miller, Antony & The Johnsons, Esperanza Spalding, Ernest Ranglin, Tyrone Downie, Sly and Robbie, Billy McLean, Till Brönner, Caro Emerald, Sharon Jones, Gretchen Parlato, Ambrose Akinmusire, Lars Danielsson, The Dears, Okay Temiz, Burhan Öçal, İmer Demirer, Hüsnü Şenlendirici gibi heyecan verici birçok usta müzisyen ve topluluk festivalin konuğu olacak.

Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller,İKSV’nin kuruluşunun 40. yılında özel bir projeye imza atacak.

Marcus Miller’ın İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine bestelediği son eseri, “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, Türkiye’den değerli müzisyenlerin de katılımıyla, 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek.

19 istanbul caz festivali afiş

Günümüzün en önemli seslerinden, çok yönlü sanatçı Antony Hegarty, çok özel bir proje için İstanbul’a gelecek. 2007 yılında yine İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak tarihi Şan Tiyatrosu’nda hafızalardan silinmeyen bir konser veren “Antony and the Johnsons”, dinleyicileriyle bu kez 39 kişilik Filarmonia İstanbul Orkestrası ile birlikte Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde buluşacak.

“Antony and the Johnsons”, 9 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenecek olan “Cut the World” konserinde bugüne kadar yayımlanmış dört albümünden seçme şarkılarının Nico Muhly, Rob Moose ve Maxim Moston tarafından yapılan senfonik aranjmanlarını Anthony Weeden yönetimindeki Filarmonia İstanbul Orkestrası eşliğinde seslendirecek.

Hollanda’nın en başarılı şarkıcılarından Caro Emerald, samba, caz, bossa nova ve mambo türlerini birleştiren, 1940-1950’li yılların filmleri ve müziğini harmanlayan sıcak ve hayat dolu şarkılarıyla festivalin bu seneki konuklarından olacak.

Caro Emerald, birbirinden göz alıcı sekiz müzisyenle birlikte 10 Temmuz Salı günü saat 21.00’de Bilgi Üniversitesi Santralİstanbul Kıyı Amfi’de dinleyicileriyle bir araya gelecek.

Kanadalı indie rock grubu The Dears, “Yeni Ozanlar” serisinin konuğu olarak ilk kez İstanbul’a gelecek. 12 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de başlayacak konserde grup,İstanbul Modern’in avlusunu bir açık hava şölenine çevirecek.

“Neo-Soul’un kraliçesi” Badu hayranlarıyla buluşacak

“Neo-Soul’un kraliçesi”, dört Grammy sahibi Erykah Badu, etkileyici sahne performansı, eklektik müzik arzı, derin, renkli ve özgün sesiyle 13 Temmuz Cuma akşamı saat 21.00’de Açık Hava Sahnesi’nde ilk kez İstanbullu hayranlarının karşısında olacak.

Festival kapsamında gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören “Tünel Şenliği”, yine festivalin ilk hafta sonunda müzikseverlerle buluşacak.

Tünel ve Galata meydanlarında kurulacak ana sahnelerin yanı sıra Beyoğlu, Şişhane, Galata, Asmalımescit bölgelerinde sokaklarda ve birçok farklı mekanda gerçekleştirilecek konserler, atölye çalışmaları, özel sergiler, ikramlar ve etkinliklerle “festival içinde festival” geç saatlere kadar devam edecek.

Bu yıl ikinci kez düzenlenen “Caz İçin Tuhaf Bir Yer” konseri ise Sakıp Sabancı Müzesi’nde Bugge “N Friends feat. Erik Truffaz, İlhan Erşahin, Joe Claussell, Ninety Miles ve Magnus Öström”ü ağırlayacak.

Gecenin ilk topluluğu, Avrupa cazının en önemli topluluklarından olan E.S.T. grubunun kurucularından perküsyoncu Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni grubu olacak.

Sonrasında kadrosunda Stefon Harris, David Sanchez ve Nicholas Payton gibi üç usta cazcının yer aldığı Ninety Miles’ın vereceği konserle devam edecek gecenin kapanışını ise, Norveç’in yaratıcı elektronik-caz müzisyenlerinden Bugge Wesseltoft ve arkadaşları Erik Truffaz, İlhan Erşahin ve Joaquin “Joe” Claussell’in vereceği konserle tamamlanacak.

İstanbul Caz Festivali kapsamında 2006 yılından bu yana İstanbul’un tarihi mekanlarında düzenlenen ve dünyaca ünlü sanatçıları, yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” konserleri bu yıl yine özel bir projeyle devam edecek.

İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de gerçekleştirilecek konserde, Tunus avangart müzik sahnesinin en önemli isimlerinden, bugüne dek Bugge Wesseltoft’tan Omar Sosa’ya dek birçok usta isimle düetlere imza atan, udi, besteci ve vokalist Dhafer Youssef, “Dance of the Invisible Dervishes” adını taşıyan konserde hayranlarıyla buluşacak.

İngiliz alternatif müziğinin ikonlarından, efsanevi topluluk “The Smiths”in kurucusu, duyarlı ve protest şarkıların söz yazarı Morrissey, vereceği konserle festivalin muhteşem finalini gerçekleştirecek.

Şiirsel şarkı sözlerinin yanı sıra, güçlü sahne karizması ile İngiltere ve Amerika’da olduğu kadar Türkiye’de de geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde İstanbullu müzikseverlerle buluşacak.

Konserin açılışını ise genç ozan şarkıcı Kristeen Young yapacak.

Antalya Büyükşehir Belediyesi&Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yıl rekor ödüller dağıtılacak

Antalya Büyükşehir Belediyesi&Antalya KültürSanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde

En İyi Film ödülü 350 bin TL’den 400 bin TL’ye,

En İyi İlk Film ödülü 50 bin TL’den 55 bin TL’ye,

En İyiYönetmen ödülü 50 bin TL’den 55 bin TL’ye,

En İyi Senaryo  ödülü 30 bin TL’den 35.000 TL’ye yükseltildi.

Altın Portakal’ın ulusal uzun metraj dalında bu yıl dağıtacağı “en iyi film”, “en iyi ilk film”, “en iyi yönetmen”, “en iyi senaryo”, “en iyi görüntü yönetmeni”, “en iyi müzik” ödülleri, kategorilerinde Türkiye’de dağıtılan en yüksek parasal ödüller olma özelliği taşıyor.

Başvuruların başladığı Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj, Ulusal Belgesel ve Kısa Film yarışmaları için son başvuru tarihi 6 Ağustos olarak belirlendi.

Uluslararası dalda 10 filmin yarıştığı 48. Altın Portakal’a ulusal uzun metrajda 45, belgeselde 104, kısa film dalında 274 film başvuruda bulunmuş; ön jüri elemeleri sonrasında ulusal uzun metrajda 13, belgesel ve kısa film dallarında 20’şer film yarışmaya seçilmişti. 49. Festival’de tüm dallar için geçerli olmak üzere bu sayıların artması bekleniyor.

6 – 12 Ekim 2012 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Türkiye’nin en uzun soluklu festivali Altın Portakal’a ulusal uzun metraj film yarışması dalında başvuracak filmlerin yurtiçinde yapılan ulusal ya da uluslararası hiçbir yarışmaya katılmamış, herhangi bir ulusal TV kanalında (pay TV kanalları dahil) gösterilmemiş ve DVD baskılarının satışa sunulmamış olması gerekiyor.

En İyi Film ödülü 400 bin TL 

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında verilecek ödüller şu şekilde belirlendi:

En İyi Film                                     400.000 TL Apple-tab-span” style=”white-space:pre”> ve Altın Portakal heykeli

En İyi İlk Film                                  55.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Yönetmen                              55.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Senaryo                                 35.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Görüntü Yönetmeni                                          30.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Müzik                                                                        30.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Kadın Oyuncu                                                        Altın Portakal heykeli

En İyi Erkek Oyuncu                                                       Altın Portakal heykeli

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu                                  Altın Portakal heykeli

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu                                   Altın Portakal heykeli

En İyi Kurgu                                                                       Altın Portakal heykeli

En İyi Sanat Yönetmeni                                                 Altın Portakal heykeli

 

Behlül Dal Jüri Özel Ödülü                                          Altın Portakal heykeli

(Herhangi bir dalda genç bir yetenek -yönetmen, oyuncu, senaryo yazarı, görüntü yönetmeni, besteci- için kullanılır.)

 

Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü                                  Altın Portakal heykeli

(Ses tasarımı, özel efekt, kostüm, makyaj tasarımı, v.b. teknik dallardan birinde kullanılabilir.)

 

Antalya Teşvik Ödülü                     70.000 TL                             

(En İyi Film Ödülü’nün sahibi olan yapımcının, ödülü aldığı yılı takiben 2 yıl içinde çekeceği yeni  filminin  bir bölümünü yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun olarak Antalya’da çekmesi halinde teşvik amacıyla verilen ödüldür.)

 

En İyi Belgesel  15.000 TL              ve Altın Portakal Heykeli

En İyi İlk Belgesel     5.000 TL  ve Altın Portakal Heykeli

En İyi Kısa Film  10.000 TL  ve Altın Portakal Heykeli

 

Halkın Portakalı 

Birincilik ödülü     30.000 TL

İkincilik ödülü      20.000 TL

Üçüncülük ödülü    10.000 TL

 

Kaynak : (-)  

Borusan Kültür Sanat, müzisyen/DJ kimliğiyle tanınan Arkın (Mercan Dede) ve ressam Carlito Dalceggio’nun Montreal’den İstanbul’a uzanan serüvenini sanatseverlerle buluşturuyor. “İçsel aydınlanma, evrensel özgürlük” sloganıyla kapılarını açan “Revolution Revelation” sergisi 24 Mayıs–25 Temmuz 2012 tarihleri arasında Borusan Müzik Evi’nde ziyaret edilebilecek. Serginin art book’u için Arkın’ın yakın dostu, yazar Elif Şafak bir önsöz hazırlayacak.

Borusan Müzik Evi’nin 2010 yılı Ocak ayındaki açılışını müzik ve canlı resim performansıyla yapan Arkın (Mercan Dede) ve Carlito Dalceggio, bu kez renkli, sıra dışı bir sergiyle İstanbul’da. Sanatçılar, Borusan Müzik Evi’nde herkesi içsel bir devrime ve aydınlanmaya davet ediyor. Daha önce defalarca müzik ve resmi bütünsel bir performansa dönüştüren projelerde yan yana çalışan ikili, “Revolution Revelation” adlı sergide ilk kez iki görsel sanatçı olarak bir araya geliyor. Sergiye aklı değil gönlü karıştırdıklarını söyleyen Arkın ve Carlito, kendilerini “Romantik Asiler” olarak tanımlıyor.

“Revolution Revelation” sergisinde “revolution” temasını Carlito Dalceggio, “revelation” temasını ise Arkın (Mercan Dede) temsil ediyor. “Revolution” yani “devrim” yeni bir bilinç düzeyine ulaşmak için egodan kurtulmaya, kabuklardan ve maskelerden sıyrılmaya bir davet niteliği taşıyor. “Revelation” yani “perdelerin kalkması” ise bunu izleyen ve tamamlayıcısı olan içsel dönüşümü tarif ediyor. Yaşamı ve üretimlerini iç içe var olan bir döngü olarak gören iki sanatçı, birbirlerinden uzaklaşırken dönüp dolaşıp aynı noktadan daha fazla bilinçlenmiş, daha aydınlanmış olarak geçilebileceğini kanıtlıyor.

Stüdyo Montreal’den İstanbul’a taşındı

Serginin hazırlıklarına Ocak ayında Carlito Dalceggio’nun Montreal’daki stüdyosunda başlayan ikili, üç aylık bir çalışmanın ardından Nisan başında atölyelerini İstanbul’a taşıdı. Borusan Müzik Evi’nin atölyeye dönüştürdükleri birinci katında yaklaşık kırk gün boyunca geceli gündüzlü çalışan Arkın ve Carlito, üretim sürecini sanatseverlerle paylaşmak için stüdyolarını ziyarete açtı. İstanbulluların, atölyenin kontrollü kaosuna, rengârenk ortamına ve enerjisine hayran kaldıklarını dile getiren iki sanatçı, izleyenlerin çoğu zaman ellerine bir fırça alarak atölyeye dâhil olmak istediklerini ve bazılarını kıramadıklarını söylüyorlar.

4 metrelik dev Buddha, kartondan evler ve sürprizler…

Borusan Müzik Evi’nin altı katına yayılan “Revolution Revelation”da tuval, heykel, karışık teknik, enstalasyon, müzik ve video olmak üzere 60’a yakın çalışma yer alıyor. Sergide Carlito’nun tuval üzeri boya ve üç boyutlu resim çalışmaları, Arkın’ın ise kolaj ağırlıklı çalışmaları dikkat çekiyor. İkilinin birlikte yarattıkları eserlerin de bulunduğu serginin en ilgi çeken yapıtı ise normalde konserlerin düzenlendiği 2’inci ve 3’üncü katları kaplayan 4 metrelik Buddha heykeli… Parçalar halinde İstanbul’a getirilen ve sadece 4 gün içinde monte edilerek tamamlanan dev Buddha heykeli, izleyenlere dış dünyanın gerçekliğinden kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşma olanağı sunuyor. Bu rengârenk ve devasa Buddhayı çevreleyen kartondan dört farklı ev ise ortak bir hikâye etrafında birleşiyor. Üç boyutlu gözlük ve “black light” ile bakıldığında farklı detaylar sunan karton evler, müzik ve video enstalasyonlarıyla ziyaretçilerini kendi dünyalarına davet ediyor. Carlito’nun her sergisinde mutlaka bir atıfta bulunduğu Picasso’nun Guernica’sına yaptığı gönderme ise sergideki dikkat çeken eserlerden bir diğeri…

Bu sergide “dokunmamak yasak!”

Sergide yer alan bazı eserlerin üzerinde yazan “Dokunmamak Yasaktır!” ifadesi çağdaş sanat galerilerinin izleyiciyi kuşatan “klinik” havasına farklı bir yaklaşım sunuyor. Sergide ayrıca ziyaretçilerin dilediklerini yazıp çizebilmesi için rengârenk tebeşirler, fırçalar, boyalar ve büyükçe bir pano ile bir daktilo bulunduran Arkın ve Carlito, izleyicilerin tüm eserlere dokunabilmesinin bu serginin en önemli yönlerinden biri olduğunun altını çiziyorlar.

Serginin öyküsünü 40 bin kare fotoğraf anlatıyor

Sergiye paralel olarak Borusan Müzik Evi’nin en üst katında Kanadalı fotoğraf sanatçısı Jarrett Gibbons’ın, “Revolution Revelation”ın Montreal’den İstanbul’a uzanan sürecini belgelediği fotoğraflarından bir seçki ve 40 bin kare fotoğraftan oluşturduğu stop frame animasyon filmi ziyaretçileri bekliyor.

“Revolution Revelation”a ilişkin detaylı bilgi ve sanatçıların manifestosuna, bu sergi için özel olarak hazırlananwww.revolutionrevelation.be adresinden ulaşılabilir.

Arkın (Mercan Dede) ve Carlito Dalceggio’nun “Revolution Revelation” adlı sergisi 24 Mayıs–25 Temmuz 2012 tarihleri arasında Borusan Müzik Evi’nde görülebilir.

REVOLUTION REVELATION”

Arkın& Carlito Dalceggio

24 Mayıs–25 Temmuz 2012

Ziyaret Günleri: Salı–Cumartesi

Saat: 11.00–19.00

Web sitesi

http://www.revolutionrevelation.be/

 Kaynak : [-]

 

SEKANS SİNEMA GRUBU FİLM ELEŞTİRİSİ YARIŞMASI

 

sekans sinema grubu

Sekans Sinema Grubu, “film eleştirisi alanında ürün veren amatör ve profesyonel yazarların ürünlerini değerlendirmek ve film eleştirisi üretimini desteklemek, sinema kültürünün gelişmesine katkı ve bu alanda üretim yapan kişilere ortam sağlamak, ulusal sinemanın, film eleştirisi alanında üretilen yazılar aracılığıyla daha geniş bir platformda tanınması ve tartışılmasının önünü açmak” amacıyla Film Eleştirisi Yarışması yapacak. Yarışacak yazıların daha önce yayımlanmamış olması gereken yarışmaya, her yazar en çok iki yazıyla başvurabilecek. Yazılara konu olan filmlerin yapım yılı ve türü konusunda sınırlamanın olmadığı yarışmada, katılımcılardan bir sayfayı aşmayan biyografilerini de teslim etmeleri istenecek.

 Grubun sitesindeki açıklama şu şekilde:

 Amacı

Düzenlenen yarışmayla film eleştirisi alanında ürün veren amatör / profesyonel yazarların ürünlerini değerlendirmek ve böylece film eleştirisi üretimini desteklemek ve özendirmek; sinema kültürünün gelişmesine katkı ve bu alanda üretim yapan kişilere ortam sağlamak ve ulusal sinemanın, film eleştirisi alanında üretilen yazılar aracılığıyla daha geniş bir platformda tanınması ve tartışılmasının önünü açmak amaçlanmaktadır.

Kapsam ve Koşullar
1- Yarışmaya katılacak yazılar Türkiye yapımı filmler üzerine olmalıdır. 2- Yazıların daha önce yayımlanmamış olması gerekmektedir. 3- Her yazar en çok iki yazıyla başvurabilir.
4- Çeviri eleştiri yazılarıyla yarışmaya başvurulamaz. 5- Yazılar Times New Roman karakterinde, 12 punto, çift satır aralıklı olmalıdır. Yazılar posta veya elden başvurularda 4 kopya olarak teslim edilir. E-posta yoluyla yapılan başvurularda yazının elimize ulaştığı başvuru sahibine iletilir. 6- Yazılara konu olan filmlerin yapım yılı, türü vb. konusunda bir sınırlama yoktur. 7- Yazıların dili Türkçe olmalıdır. 8- Yazılarına ek olarak, katılımcıların bir sayfayı aşmayan biyografilerini teslim etmeleri zorunludur. 9- Katılımcılar açısından amatör / profesyonel ayrımı yoktur. 10- Başvuru, yazıların yazarları tarafından yapılır. Eser sahipliği ve telif hakları konusunda yaşanacak herhangi bir hukuki sorun karşısında başvuru sahibi sorumludur. 11- Yarışmaya katılan tüm yazıların yayın haklarının 1 Temmuz 2013 gününe kadar Sekans Sinema Grubu’na ait olduğu katılımcılar tarafından kabul edilmiş sayılır. 12- Yarışmaya katılan herkes bu kapsam ve koşulları kabul etmiş sayılır ve yerine getirmedikleri koşullar nedeniyle ön elemeyi aşamazlar.

Başvuru Yöntemi
Yarışmaya başvurular 20 Mayıs 2012 tarihine kadar posta, e-posta yoluyla veya elden yapılabilir.
Posta ve elden teslim adresi: Tan Kitabevi (Konur-2 Sokak No: 54 / 12 Kızılay – Ankara)
E-posta: [email protected]

Değerlendirme Süreci
1- Yazıların ön elemesini gerçekleştirecek olan Eleme Kurulu, Sekans Grubu yazarlarından oluşmaktadır. 2- Ön elemeden geçen en fazla 10 yazı Seçici Kurul tarafından değerlendirilecek ve yarışmanın birinci, ikinci ve üçüncülüğe değer bulunan eleştiri yazıları belirlenecektir. 3- Yarışma sonuçları 20 Haziran 2012 günü medyada duyurulacak ve ardından Sekans Sinema Yazıları Seçkisi’nde yayınlanacaktır.

Seçici Kurul
Ahmet Gürata (Bilkent Üniversitesi)
Hakan Savaş (Anadolu Üniversitesi)
Ece Özdemir (Sekans Sinema Grubu)

Ödüller
Birincilik ödülü: 30 kitaplık sinema kitabı seti
İkincilik ödülü: 25 kitaplık sinema kitabı seti
Üçüncülük ödülü: 20 kitaplık sinema kitabı seti

Sponsor Kurumlar: Bağlam Yayınları, Der Yayınevi, Doruk Yayımcılık, Kalkedon Yayıncılık, Küre Yayınları, Metis Yayınları, Phoenix Yayınevi.

 

17. Tüyap İzmir Kitap Fuarı Etkinlik Programı

17.izmir-kitap-fuari 2012

14 Nisan 2012 Cumartesi
Konferans Salonu I

14.00-15.00
Söyleşi: Listeler, Gençlik ve Edebiyat
Konuşmacı: Mine Soysal
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

15.15-16.15
Söyleşi: İzmir’de Göç Öyküleri
Konuşmacılar: Zuhal İzmirli, Yücel İzmirli
Düzenleyen: Kırmızı Kedi

16.30-17.30
Panel: Sakıncalı Zirve
Yöneten: Tülin Dursun
Konuşmacılar: Aslı Tohumcu, Ayşe Kilimci, Funda Uncu, Halil İbrahim Özcan, Sibel Oral, Ünal Ersözlü
Düzenleyen: PEN

18.00-20.00
Panel: Dil Derneği’nin 25. Yılında Aklımızda Uçuşan Sorular
Yöneten: Salim Çetin
Konuşmacılar: Düriye Ayyıldız, Hakan Akdoğan, Hidayet Karakuş, Sevgi Özel, Y. Bekir Yurdakul
Müzik: Murat Mengikaon
Düzenleyenler: Dil Derneği, Karabağlar Belediyesi

14 Nisan 2012 Cumartesi
Konferans Salonu II

14.00-15.00
Söyleşi: İzmir’de Kültür Ortamları
Konuşmacılar: Mustafa Şerif Onaran, Yüksel Pazarkaya, Sina Akyol, Hüseyin Peker
Düzenleyen: TÜYAP

15.15-16.15
Söyleşi: Aşk Bağışlamasın
Yöneten: Tuğrul Keskin
Konuşmacı: Namık Kuyumcu
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

16.30-17.30
Söyleşi: Doğuda ve Batıda Aşk Anlayışı
Konuşmacı: Fatih Duman
Düzenleyen: Nesil Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: Ahmet Telli ve Tuğrul Keskin ile Söyleşi
Konuşmacı: Ahmet Telli, Tuğrul Keskin
Düzenleyen: Everest Yayınları

14 Nisan 2012 Cumartesi
Konferans Salonu III

14.00-15.00
Panel: İzmir’de Bir Rüzgar: Yaşar AKSOY
Yöneten: Namık Kuyumcu
Konuşmacılar: Deniz Kavukçuoğlu, Tarık Dursun K. Muzaffer İzgü, Hakan Tartan, Ünal Ersözlü, Tuğrul Keskin, Ümit Yaşar Işıkhan
Düzenleyen: Etki Yayınevi

15.15-16.15
Panel: Değişen Türkiye’de Aydın Sorumluluğu
Yöneten: Hüseyin Çorlu
Konuşmacılar: Enver Aysever, Ercan Karakaş
Düzenleyen: SODEV

16.30-17.15
Söyleşi: Aşka Yolculuk
Konuşmacı: Sinan Yağmur
Düzenleyen: Destek Yayınları

17.30-18.30
Söyleşi: Kızıl Pençe Kazım Karabekir’in Gözüyle Yakın Tarihimiz
Konuşmacı: Mustafa Armağan
Düzenleyen: TİMAŞ

18.45-20.00
Söyleşi: İslamda Paylaşım ve Mülkiyet
Konuşmacılar: Eren Erdem, R.İhsan Eliaçık
Düzenleyen: Destek Yayınları

15 Nisan 2012 Pazar
Konferans Salonu I

12.00-13.00
Söyleşi: Gidişini Anlatıyorum
Konuşmacı: Aydın Ilgaz, Özdemir Nutku
Düzenleyen: Çınar Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: Azrail Aynası
Konuşmacı: Cüneyt Ülsever
Düzenleyen: Doğan Kitap

14.30-15.30
Söyleşi: Edebiyatta Yaratıcılık ve Yazma Teknikleri
Konuşmacı: Murat Gülsoy
Düzenleyen: Can Yayınları

15.45-16.45

sabahattin ali

Etkinlik Adı: Sabahattin Ali Bir Fotoğraf Camı Sergisi Üzerine
Konuşmacılar: Filiz Ali, Sevengül Sönmez
Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınevi

17.00-18.00
Söyleşi: Kuyudaki Taş
Konuşmacılar: Özer Akdemir, Senih Özay
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

18.15-19.15
Panel: İdamların 40. Yılında Arkadaşları Denizleri Anlatıyor
Yöneten: Sönmez Targan
Konuşmacılar: Bora Gezmiş, Mustafa İlker Gürkan, Hacı Tonak
Düzenleyen: 68′liler Birliği Vakfı

15 Nisan 2012 Pazar
Konferans Salonu III

12.00-13.00
Söyleşi: Halikarnas Balıkçısı’nı Anımsamak
Konuşmacılar: İsmet Noonan, Şadan Gökovalı, Mustafa Şerif Onaran, Yaşar Aksoy
Düzenleyen: Bilgi Yayınevi

13.15-14.30
Söyleşi: Yakın Tarihimizin Gerçekleri
Konuşmacı: İlber Ortaylı
Düzenleyen: TİMAŞ

14.45-15.45
Söyleşi ve Okuma: Aşkın Şiirini Yazmak
Konuşmacı: Haydar Ergülen
Düzenleyen: Kırmızı Kedi

16.00-17.15
Söyleşi: Yiğit Halk Yiğit Başkan AB-D Emperyalistlerine Meydan Okuyor
Konuşmacılar: Raul Betancourt Seeland (Venezüella Büyükelçisi), Tacettin Çolak
Düzenleyen: Derleniş Yayınları

17.30-18.30
Söyleşi: Hayatın Yükselen Sesi
Konuşmacılar: Ahmet Telli, Asuman Susam, Didem Gülçin Erdem
Düzenleyen: Everest Yayınları

18.45-19.45
Şiir-Dinleti
Konuşmacı: Babacan Pesenkurdu
Düzenleyen: Altı Nokta Yayınevi

16 Nisan 2012 Pazartesi
Konferans Salonu I

12.00-13.00
Söyleşi: “Çocuk ve Oyuncak”
Konuşmacılar: Zehra Ünüvar, Erkan Atalı
Düzenleyen: Bilgi Yayınevi

13.15-14.00
Söyleşi: Eyvah Okul!
Konuk Yazar: Yonca Negiş
Yöneten: Nilay Öztekten
Düzenleyen: Top Yayıncılık

14.15-15.15
Söyleşi: Dünyayı Verelim Çocuklara…
Yöneten: Batıgün Sarıkaya, İffet Diler
Konuk Şairler: Ahmet Günbaş, Eşref Karadağ, Mavisel Yener, Mehmet Rayman, Nursel Çetin, Şengül Kıran
Konuk Gençler: İzmir Özel Ege Lisesi, Özel Çamlaraltı Koleji, Kıbrıs Şh. Yzb. Cengiz Topel İlköğretim Okulu ve Çağdaş Yaşam Bayraklı Çocuk Kulübü öğrencileri
Düzenleyen: Dil Derneği, Cumhuriyet Kitapları

17.00-18.00
Söyleşi: Tekin Sönmez, Romanları İle Tekin SonMez’i Anlatıyor
Konuşmacı: Tekin Sönmez
Düzenleyen: Nis Medya

18.15-19.30
Şiir-Dinleti: Abdullah Rıza Ergüven Şiir Etkinliği
Yöneten: H. Hüseyin Yalvaç
Katılımcılar: Canan Al, Bilsen Başaran, Veysel Boğatepe, Ayhan Can, Nalan Çelik, Seher Duman, Atila Er, Mehmet Genç, Sıtkı Salih Gör, Mehmet Gözen, Şevket Karakış, Evin Okçuoğlu, Asım Öztürk, Timuçin Özyürekli, Mehmet Rayman, Coşkun Şimşekli, H. Hüseyin Yalvaç
Düzenleyen: Berfin Bahar Dergisi

16 Nisan 2012 Pazartesi
Konferans Salonu III

12.00- 13.00
Söyleşi: Kendi Everest’inize Tırmanın
Konuşmacı: Nasuh Mahruki
Düzenleyen: Alfa Yayınları

17.30-19.00
Panel: Günümüzde Sosyalist Gerçekçi Sanat Anlayışı ve Önemi
Yöneten: İsmail Hardal
Konuşmacılar: Asım Gönen, İrfan Ünal, İsmail Hardal
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

17 Nisan 2012 Salı
Konferans Salonu I

12.00-13.00
Söyleşi: Öğrenciler Edebiyata Nasıl Bakıyor?
Yöneten: Oya Uslu
Konuşmacılar: Hüseyin Yurttaş, Ferda İzbudak Akıncı, Mine Bal, Cemil Sever
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

13.15-14.00
Söyleşi: Eyvah Hayat!
Konuk Yazar: Asuman Portakal
Yöneten: İpek Tatlıcıoğlu
Düzenleyen: Top Yayıncılık

14.15-15.15
Söyleşi: Çocuğun Umduğu Yazarın Sunduğu
Konuşmacılar: Habib Bektaş, Mavisel Yener
Düzenleyen: TUDEM Yayınları

15.30-16.30
Söyleşi: İzmir’de Öykü ve Yeni Öykücüler
Yöneten: Aydın Şimşek
Konuşmacılar: Tülay Güzeler, Nedret Çelebi, Hüsamettin Köseoğlu, Ayşen Aydoğan, Turan Horzum, Seher Kaya, Soner Önder
Düzenleyen: Kanguru Yayınları

16.45-18.00
Söyleşi/Slayt Sunum: Yaşayan Köy Enstitülüler Diyor ki
Konuşmacı: Ahmet Gürel
Düzenleyen: Ulusal Eğitim Derneği

18.15-19.15
Şiir Dinleti: Dünya Barışına Kanat Olmak
Yöneten:Y.Bekir Yurdakul
Konuşmacılar: Yaşar Aksoy, Muzaffer Kale, Halim Yazıcı, Bilsen Başaran, Özkan Mert, Ü.Yaşar Işıkhan, Atila Er, Yücelay Sal, Zeynep Aslı Köstepen,Dedocan, Aliye Özlü, Recai Atalay, Asım Öztürk, Hüseyin Durdu, Veysel Gültaş, Mustafa Gökçek, Ercan Çağıran, Oğuz Tümbaş
Düzenleyen: Aktivist Sanatçılar Birliği

17 Nisan 2012 Salı
Konferans Salonu III

16.15- 17.15
Kibele Yayınları

17.30-19.00
Panel: Resmi Tarihler Kuşatmasında Dersim
Yöneten: Serhat Halis
Konuşmacılar: Serhat Halis, Tuncay Şur
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

18 Nisan 2012 Çarşamba
Konferans Salonu I

12.00-13.00
Söyleşi: Eyvah Görenek!
Konuk Yazar: Habib Bektaş
Yöneten: Şengül Kıran
Düzenleyen: Top Yayıncılık

13.15-14.15
Söyleşi: Farklı Ülkelerden Aydedeli Öyküler
Konuşmacı: Hacer Kılcıoğlu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.30-15.45
Söyleşi: Çocuk ve Doğa
Konuşmacı: Ferda İzbudak Akıncı
Düzenleyen: TUDEM Yayınları

16.00-17.00
Söyleşi: Direnişi Nasıl Dokuduk?
Konuşmacılar: Ramiz Sağlam, Gürsel Köse, Makum Alagöz
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

17.15-18.15
Panel: Bizi Bize Anlatan Kadın Yazarlar
Yöneten: Nevzat Süer Sezgin
Konuşmacılar: Nalan Yılmaz, Gülseren Mungan, Zübeyde Seven Turan Nalan Tuntaş,Nilgün Erdem
Düzenleyen: Şenocak Yayınları

18.30-19.45
Şiir Dinleti: Şiirler-Şiirler
Yöneten: Fergun Özelli
Altay Ömer Erdoğan, Asuman Susam, Atilla Er, Bilsen Başaran, Coşkun Şimşekli, Emel Kayın, Hayri K. Yetik, Hülya Deniz Ünal, Hüseyin Peker, Mehmet Sadık Kırımlı, Mustafa Eroğlu, Muzaffer Kale, Namık Kuyumcu, Oğuz Tümbaş, Onur Akyıl, Recai Atalay, Seçil Özcan, Tuğrul Keskin, Ünal Ersözlü, Zübeyde Seven Turan
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

18 Nisan 2012 Çarşamba
Konferans Salonu III

14.15-15.15
Panel: Kadın Dostu Kent İçin Yazmak
Yöneten:Nalan Yılmaz
Konuşmacılar: Gönül Çatalcalı, Emel Kayın, Esma Zafer Ertan, Zübeyde Seven Turan
Düzenleyen: Egeli Kadın Yazarlar Platformu- Egeli Kadın Yazarlar

15.30-16.30
Söyleşi: Homeros’un Yaşamı, Kişiliği ve Önemi
Konuşmacılar: Oktay Gökdemir, Zeki Büyüktanır
Düzenleyen: Alevi- Bektaşi Eğitim ve Kültür Vakfı

16.45- 17.45
Söyleşi: Kent Yönetimlerine Soldan Bakmak
Konuşmacılar: Adnan Akyarlı, Bülent Baratalı, Hakkı Ülkü, Metin Erten, Osman Özgüven
Düzenleyen: Konak Kent Konseyi

18.00-19.00
Söyleşi: Edebiyatımızda Kurtuluş Savaşı
Konuşmacılar: Recai Atalay, Yaşar Aksoy, Asım Öztürk
Düzenleyen: Uluslararası İzmir Araştırmaları Homeros Kültür Vakfı

19 Nisan 2012 Perşembe
Konferans Salonu I

11.00-12.00
Söyleşi: Mavisel Yener ile Öykü Okuyoruz
Konuşmacı: Mavisel Yener
Düzenleyen: Bilgi Yayınevi

12.15-13.15
Söyleşi: Komşu Masallar ve Toparlak
Konuşmacılar: Adnan Özyalçıner, Sennur Sezer
Düzenleyen: Evrensel Çocuk Kitaplığı- Evrensel Basım Yayın

13.30-14.30
Söyleşi: Behiç Ak ile Çize Yaza Gülümseten Öyküler
Konuşmacı: Behiç Ak
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.45-15.45
Söyleşi: Kırmızı Arabanın Hayaleti Sizi Çağırıyor
Konuşmacı: Aytül Akal
Düzenleyen: TUDEM Yayınları

16.00-17.00
Söyleşi: Demirtaş Ceyhun’da Edebiyatın Tarihe İzdüşümü
Konuşmacılar: Yüksel Pazarkaya, Seyyit Nezir
Düzenleyen: Sis Çanı – Broy Yayınevi

17.15-18.15
Panel: Günümüzde Şiir Nasıl Yazılıyor?
Yöneten: İsmail Mert Başat
Konuşmacılar: Aydın Şimşek, Hayri K. Yetik, Onur Akyıl
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

18.30-19.30
Söyleşi:Hekimler Köy Enstitülü Ailelerini Anlatıyor
Yöneten: Kemal Kocabaş
Konuşmacı: Akın Kapubağlı
Düzenleyen: İzmir Tabip Odası ve Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED)

19 Nisan 2012 Perşembe
Konferans Salonu III

12.00-13.00
Söyleşi: Dağ Köylerinde Kitap ve Şiir Tomurcukları
Katılımcılar: Mesut Tim, Zübeyde Seven Turan, Hüseyin Peker, Ömer Akşahan, Mehmet Rayman, Veli Başak, Elgiz Pamir
Düzenleyen: Atatürk Çocukları Kütüphanesi

13.15-14.15
Panel: Genç Edebiyatçının Yazın Evreni
Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul
Konuşmacılar: Gülşah Elikbank, Kerem Işık, Nuray Kaya, Mehmet Özçataloğlu
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

14.30-15.30
Söyleşi: Nefret Suçları ve Kadın
Yönetici: Sevim Korkmaz Dinç
Konuşmacılar: Melek Göregenli, Şenay Tavuz
Düzenleyen: Kadın Yazarlar Derneği

16.00-17.00
Söyleşi: Edebiyatla Alınan Yollar
Konuşmacı: Murathan Mungan
Düzenleyen: Metis Yayınları

17.30-18.30
Şiir Müzik Dinletisi: İzmir’den Şiire Yolculuk
Yöneten: Zübeyde Seven Turan
Katılanlar: Özkan Mert, Halim Yazıcı, Güzin Oralkan, Azime Akbaş Yazıcı, Sedef Kandemir, Mehmet Sarsmaz, Hülya Deniz Ünal, Gökhan Cengizhan, Aydın Uysal, Aslıhan Tüylüoğlu, Nalan Çelik, Mehmet Rayman, Betül Yazıcı, Mehmet Genç, Oğuz Tümbaş, Recai Atalay, Güney Özkılınç, Şen Çakır, Halide Yıldırım, Muhsine Arda
Müzik: Selçuk Yılmaz, Mehmet Gürcan
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

18.45-19.45
Panel: Demokratik Özerklik ve Ulus Devlet
Konuşmacılar: Yener Orkunoğlu, Salim Turgut, Eşber Yağmurdereli
Düzenleyen: Kibele Yayınları

20 Nisan 2012 Cuma
Konferans Salonu I

11.00-12.00
Okuma : Lili ve Yedi Çocuğu ile Kitap Sineması
Konuşmacı Tülin Kozikoğlu
Düzenleyen: İletişim Yayınları

12.15-13.15
Söyleşi: Çocuklar, Kitaplar ve Yaşam
Konuşmacılar: Adnan Özyalçıner, Gülsüm Cengiz
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

13.30-14.30
Söyleşi: Foça’dan Marsilya’ya Acayip Bir Deniz Yolculuğu
Konuşmacı: Müge İplikçi
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.45-15.45
Söyleşi: Deyim Yerindeyse
Konuşmacı: Süleyman Bulut
Düzenleyen: TUDEM Yayınları

16.00-17.00
Söyleşi: “Dengbêjlerin İzinde ve Yazınsal Türler Arası İletişim”
Konuşmacı: Ronî War, Işık Okçu, Pelin Buzluk
Düzenleyen: Ava Yayınları

17.15-18.15
Söyleşi: “Sanki İzmir’le 41 Yıllık Dost Gibiyiz İkimiz”
Konuşmacı: Cihan Demirci
Düzenleyen: TÜYAP

18.30-19.30
Panel: Kısa Öykü Nereye Kadar?
Yöneten: Tülay Güzeler
Konuşmacılar: Aydın Şimşek, Emel Kayın, Seher Kaya
Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

20 Nisan 2012 Cuma
Konferans Salonu II

14.30-15.30
Söyleşi: “Şair Eşref’ten Nahit Ulvi’ye ve Günümüze İzmir Sokakları”
Konuşmacılar:Hasan Efe, Altay Ömer Erdoğan, Halil İbrahim Özbay, Seçil Özcan
Hüseyin Peker
Düzenleyen: Cumalı-Seferis GÖKYÜZÜ Kültür ve Sanat Derneği

16.00-17.30
Söyleşi: Avrupa Birliği ve Göç: 50. Yılında Göçün Getirisi, Götürüsü
Konuşmacılar: Yüksel Pazarkaya, Habib Pektaş, Deniz Kavukçuoğlu
Düzenleyen: TÜYAP

20 Nisan 2012 Cuma
Konferans Salonu III

12.15-13.15
Palonia Dans Grubu
Düzenleyen: Konuk Ülke Hollanda

13.30-14.30
Söyleşi: Orhan Kemal Hanımın Çiftliği ve Bir Mektup
Konuşmacı: Işık Öğütçü, Mazlum Vesek
Düzenleyen: Everest Yayınları

14.45-15.45
Söyleşi: Edebiyatta Aşkın Farklı Yüzleri
Konuşmacı: Jale Demirdöğen, Emre Kalcı
Düzenleyen: Nemesis Kitap

16.00-17.00
Şiir-Dinleti: Sanat Cephesi Şairlerinin Mayıs Mesajları
Yöneten: Asım Gönen
Müzik: İrfan Ünal
Katılımcılar: Hüseyin Gül, Asım Gönen, Ragıp Özcan, Şerif Temurtaş, İrfan Ünal
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

17.15-18.15
Söyleşi: Günümüz Edebiyatında Roman”
Konuşmacılar: Mehmet Sabri Kılıç – Erdoğan Baysal – H.Rezan Gülseren – Tamer Bayrak
Düzenleyen: Göl Yayıncılık

18.30-20.00
Panel: ‘Edebiyata ve Yansıma Yazarlarına Vefa ve Saygı’
Yöneten: Tekin Sönmez:
Konuşmacılar: M. Sadık Aslankara, Burhan Günel, Necati Mert, Celal Özcan
Düzenleyen: Nis Medya

21 Nisan 2012 Cumartesi
Konferans Salonu I

12.00-13.00
Söyleşi: Sonra Hayat Yeniden Başlar
Konuşmacı: Mustafa Mutlu
Düzenleyen: Doğan Kitap

13.15-14.15
Panel: Dinsel Düşüncede Farklı Yorumlar
Yöneten: Burhan Sönmez
Konuşmacılar: Zerrin Kurtoğlu, Mehmet Kuyurtar
Düzenleyen: Ayrıntı Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: Yersizyurdsuzlaşma Üzerine
Konuşmacı: Ali Akay
Düzenleyen: Bağlam Yayıncılık

15.45-16.45
Söyleşi: Tarihi Roman: Ne Kadarı Gerçek Ne Kadarı Kurgu?
Konuşmacı: Okay Tiryakioğlu
Düzenleyen: TİMAŞ

17.00-18.00
Söyleşi / Şiir-Dinleti: Bağbozumu Şiirleri
Konuşmacılar: Şükrü Erbaş, Aydın Şimşek
Düzenleyen: Kanguru Yayınları

18.15-19.15
Söyleşi: Yeni Anayasa Kimin Anayasası?
Yöneten: Orhan Ayber
Konuşmacılar: Yılmaz Dikbaş, Okan Gökay Emgengil
Düzenleyen: Asyaşafak Yayinlari (Berfin Basın Yayın)

21 Nisan 2012 Cumartesi
Konferans Salonu II

12.00-13.00
Söyleşi: Kadın, Şiddet, Yazın
Konuşmacılar: Gülçiçek Günel, Nevzat Süer Sezgin, Mukaddes Erdoğdu Çelik
Düzenleyen: Akademi-Ceylan Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: Eski Uygarlıkları Dillendiren Romanlar: Anadolu’da Bir Zamanlar
Konuşmacı: İsmet Bertan
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

14.30-15.30
Söyleşi: İzi Kalsın
Konuşmacılar: Gülsüm Cengiz, Adnan Özyalçıner
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

15.45-16.45
Söyleşi: Tarih, Türkiye, Sosyalizm
Konuşmacı: Metin Çulhaoğlu
Konuşmacı: Yazılama Yayınevi

17.00-18.00
Söyleşi: “Arap Baharı, Libya Kışı: Arap İsyanlarının Tarihsel Arka Planı”
Konuşmacı: Haluk Gerger
Düzenleyen: Yordam Kitap

18.15-19.15
Söyleşi: Aykırı Spinoza
Konuşmacı: Cengiz Baysoy
Düzenleyen: Otonom Yayıncılık

21 Nisan 2012 Cumartesi
Konferans Salonu III

12.00-13.00
Söyleşi: Atatürk’ün Akıllı Projeleri
Konuşmacı: Sinan Meydan
Düzenleyen: İnkılap Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: Canım Erdal’ım, Sevgili Babacığım
Konuşmacılar: Can Dündar, Sevinç İnönü, Özden Toker
Düzenleyen: Can Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: Hüsnü Arkan’la Söyleşi
Konuşmacı: Hüsnü Arkan
Düzenleyen: Kırmızı Kedi

15.45-16.45
Söyleşi: O Büyülü İnsanlar
Konuşmacı: Zeynep Oral
Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları

17.00-18.00
Söyleşi: Ortadoğu
Konuşmacılar: Hüsnü Mahalli
Düzenleyen: Destek Yayınları

18.15-19.15
Söyleşi: Pozitif İletişim Ve Kendini Açma
Konuşmacı: Bünyamin Çetinkaya
Düzenleyen: Pegem Akademi Yayıncılık

22 Nisan 2012 Pazar
Konferans Salonu I

12.00-13.00
Söyleşi: Türkiye’de Yazar Olmak
Konuşmacı: Öner Yağcı
Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları

13.15-14.15
Söyleşi: Yekta Kopan’la Söyleşi
Konuşmacı: Yekta Kopan
Düzenleyen: Can Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “21. Yüzyılda Marksizm ve Sosyalizm”
Konuşmacı: Erkin Özalp
Düzenleyen: Yordam Kitap

15.45-16.45
Söyleşi : Yargılanan Gazetecilik
Konuşmacı: İlhan Taşcı
Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları

17.00-18.00
Söyleşi: “Demokratikleşme mi? Şiddet Toplumu mu?”
Konuşmacı: Fikret Başkaya
Düzenleyen: Özgür Üniversite

22 Nisan 2012 Pazar
Konferans Salonu II

13.00-14.00
Söyleşi: Genç Tıbbiyeliler Ne Yapıyor
Yöneten: Erdener Özer
Konuşmacılar: Anıl Tanburoğlu, Sinan Özçelik, Sezin Canbek, Burcu Gülşen, Esra Ece
Düzenleyen: İzmir Tabip Odası

14.30-15.30
Söyleşi: Diyarbakır Cezaevi – İşkence ve Ölümün Adresi
Konuşmacılar: Raşit Kısacık
Düzenleyen: Ozan Yayıncılık

15.45-16.45
Söyleşi: “Anayasa Yapımı Sürecinde Adalet ve Edebiyat
Konuşmacılar: Baha Coşkun, Veysel Gültaş, Noyan Özkan
Düzenleyen: Cumal-Seferis Gökyüzü Derneği

22 Nisan 2012 Pazar
Konferans Salonu III

12.00-13.00
Söyleşi: 2012 ve Burçlar
Konuşmacılar: Nuray Sayarı
Düzenleyen: Destek Yayınları

13.15-14.15
Söyleşi: Küresel Vicdan
Konuşmacı: Mehmet Altan
Düzenleyen: TİMAŞ

14.30-15.30
Söyleşi: Kaçın Demokrasi Geliyor!
Konuşmacı: Banu Avar
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.45-16.45
Söyleşi: Moda
Konuşmacılar: Ivana Sert
Düzenleyen: Destek Yayınları

17.00-18.00
Söyleşi: Nihat Genç İle Söyleşi
Konuşmacı: Nihat Genç
Düzenleyen: Leman Dergisi

 

Nedir bu Calibri?

Bugünlerde Calibri adını çok duyuyoruz; dünyanın en çok kullanılan yazı fontu. Hayatımıza farklı bir vesileyle girme sebebiyse Balyoz davası. Peki nedir bu Calibri’nin ve bazı öteki fontların hikâyesi?

bell centennial, cascade script, bitstream charter, itc galliard, georgia, olympian, mantinia, miller, shelley script, snell roundhand, skia, sophia, tahomave verdana fontlarının babası Matthew Carter

 

Bugünlerde hayatımıza Calibri denen bir şey girdi. Dünyanın en çok kullanılan yazı fontu. Hayatımıza işlevinin biraz dışında girme sebebiyse Balyoz davası, daha doğrusu davanın temelini oluşturan ve içinde ana eylem planlarının bulunduğu öne sürülen DVD’lerle CD’ler… Yıldız Teknik Üniversitesi Bilirkişi Heyeti’ne göre, söz konusu belgelerin 2003’te yazılması imkânsız zira o metinler Calibri fontuyla yazılmış. Calibri’nin dünyada piyasaya sürülme tarihi 2007. Ama bizim konumuz bu değil. Madem gündemin orta yerine düştü,Calibri ve öteki fontların arka planına kısaca göz atalım…
Simon Garfield’ın yazdığı “Tam Benim Tipim” adlı kitap, matbaanın mucidi Guttenberg’in 16’ncı yüzyılda ilk harf kalıbını dökmesinden Steve Jobs’un bilgisayarlarımızın font mönüsünü oluşturmaya karar verdiği ana kadar yazının ve fontların tüm hikâyesini anlatıyor. IKEA firmasının fontunu değiştirmesi İsveç’te insanların psikolojisini bozmuş, hatta toplumsal kargaşaya sebep olmuş mesela. Yahut Verdana’nın yaratıcısı Matthew Carter, özellikle Microsoft ve Google bu karakteri benimseyince öyle popüler olmuş ki New Yorker Dergisi’ndeki bir makalede onun için “Dünyanın en çok okunan adamı” denmiş. Bu arada kitap bize, bilgisayar ekranlarında öyle değilmiş gibi gelse de fontların insan yapımı olduğunu da hatırlatıyor.

OBAMA’YA SEÇİM KAZANDIRAN FONT 
Kitaptaki hikâyeleri okumak eğlenceli. Arada “Comic Sans’ın sevgilisi varmış, seni karakterin için seviyorum, diyormuş” gibi fıkralar, espriler de var. Fakat seçim kampanyasında Gotham adlı fontu kullanmasa Barrack Obama’nın ABD Başkanı seçilemeyebileceğini öğrendiğimde, meselenin sadece eğlenceden ibaret

Calibri Font

olmadığını kavradım. Simon Garfield, “Bazı yazı karakterleri onlarla yazılan her şey dürüst ya da hiç olmazsa adilmiş hissi verir” diyor Gotham için. “Bu sağlam ve kalıcı harfler ayrıca saldırgan görünmüyor.” Örneğin bir aşk mektubunda da Didot karakterinin, güzel ve güçlü satırları, özellikle de italik olarak derli toplu göstermesi nedeniyle çok şık durduğunu düşünüyor yazar.

Lucas de Groot Calibri Fontunun Babası

Garfield kitapta özetle, mektuplarımızı hangi fontla yazdığımızın, bloglarımızda, kitaplarımızda yahut gazetelerimizde hangi fontları kullandığımızın, ürettiğimiz mamullerin ambalajları için hangi fontları seçtiğimizin amaçlarımız açısından hayati önem taşıdığından bahsediyor… Obama’yı başkan yapan Gotham fontuyla yazılmış bu kitabı okuyun. Dilerseniz Calibri ve diğer fontların şaşırtıcı hikâyesini ayrıntılarıyla öğrenip bir parça eğlenmek için, dilerseniz işi biraz daha ciddiye alarak bundan sonra yazacağınız metinlerde hangi fontları tercih etmeniz gerektiğine karar vermek için. Sonunda reddedilmeyeceğiniz bir aşk mektubu yazmak yahut hayatınızın iş başvurusunda bulunmak için bu bilgiler inanın çok işinize yarayabilir.

Calibri: Kitle iletişiminin çehresini değiştiren font
tarihinde bir dönemeç sayılan en önemli çalışmasına 2002’de başladı. Microsoft firması ona elektronik kitaplar ve daha da önemlisi Vista işletim sisteminin vazgeçilmez parçası olacak bir font sipariş etmişti. Ortaya deneme mahiyetinde Consolas çıktı. De Groot daha sonra neredeyse bütün kitle iletişiminin çehresini değiştirecek esas başyapıtını, Calibri’yi tasarladı. Büyük bir görsel etkiye sahip, yuvarlak, esnek, tırnaksız bir font olan Calibri, Miscrosoft’un 2007’de kullanmaya başladığı font oldu. Hem Word’de Times New Roman’ın yerini aldı, hem de Outlook, Powerpoint ve Excel için standart font haline geldi.

Kaynak :  GÜLENAY BÖREKÇİ 

                http://www.haberturk.com

Sabahattin Ali cinayetini anlatan ‘Ağaç İrfan’ 4 Nisan’da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde!

sabahattin ali

Oynayan İnsan Tiyatrosu tarafından hazırlanan ve Sabahattin Ali cinayetini konu alan “Ağaç İrfan” isimli oyun 4 Nisan Çarşamba günü saat 20:30’da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde sahnelenecek.

Bugün öldürülüşünün 64. yıldönümü olan Sabahattin Ali cinayetini konu alan “Ağaç İrfan” isimli tiyatro oyunu 4 Nisan Çarşamba günü saat 20:30’da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde sahnelenecek. Oynayan İnsan Tiyatrosu tarafından hazırlanan oyun prömiyerini 18 Ocak 2012’de Kenter Tiyatrosu’nda yapmıştı.

İlerici kimliğiyle bilinen Sabahattin Ali, hükümet tarafından uygulanan baskılar nedeniyle yurt dışına çıkmak zorunda kalmış, hala tam olarak aydınlatılmamış bir cinayetle öldürülmüş, daha sonra cesedi Bulgaristan sınırındaki Istıranca Ormanları’nda bulunmuştu. Oyun ise bu ormanda bulunan bir ağacın gözünden anlatılan hikâyeyi konu alıyor.

 

 

Sabahattin ali haberi

Bir ağacın gözünden anlatılan hikâye için, oyunun yazarı, Serkan Bilgi, “Dala yaprağa bürünmüş İrfan diye görünmüş bu ağaçtan oyma keşiş, Sabahattin Ali’nin son bakışını getirir ormanın karanlığından sarkıttığı gölgelik perdeye. Seyirlik ve duyumluk bir meşakkat için. Uyarına gelmeyecek şey değildir bir ağacın konuşkanlığı.” diyor.

Oyun, hikâyesiyle birlikte, sahneleme tekniğiyle de dikkat çekiyor. Geleneksel sahneleme biçimleri ile modern tiyatro tekniklerinin harmanlanarak hazırlanan oyun, çağdaş gölge tiyatrosu olarak hazırlanmış. Yönetmen Halil Ersan, “Geleneksel tiyatromuzun, seyircisi üzerindeki samimi ve güçlü etkisini, gölge tiyatrosunun gerçekçi gücüyle bir seyir keyfine dönüştürdük” diyor.

Oyuncuları arasında Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ndeki çalışmalarından da tanıdığımız Cansu Fırıncı’nın da bulunduğu ekip kendisine bir topluluk değil “birlik” diyor. Sabahattin Ali’nin katlinin 64. yılı yaklaşırken oyun prömiyerini yapan “birlik”, ülkemiz tarihinde çok olan, ilerici aydınlara dönük psikolojik ve fiziki şiddetin önemli bir örneğine ışık tutarak, günümüzde de varlığını hissettiren şiddete bir gönderme yapmış oluyor.

 

Kaynak : http://haber.sol.org.tr

Rock’n Dark ’ın 4 yılından 5 yılına !

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Efes Dark’ın genç müzisyenlere yeteneklerini sergileme ve müzik dünyasında yer edinme fırsatı sunmayı amaçlayan müzik yarışması Rock’n Dark 5 müzikseverlerle buluşuyor.

ock’n Dark 5 kapsamında bu yıl 8 ilde gerçekleştirilecek bölge finallerinin üçüncüsü3 Mart gecesi Garaj İstanbul’da yapılacak. Amatör grupların performansları sonrasında rock müziğinin yükselen sesi Model sahne alacak.

Gece Production organizasyonu ile Efes Dark tarafından düzenlenen Rock’n Dark Müzik Yarışması 5, son hızıyla devam ediyor. Genç müzisyenlere yeteneklerini keşfetme ve müzik dünyasında yer edinme imkânı sunan yarışmanın üçüncü bölge finali 3 Mart Cumartesi günü Garaj İstanbul’da gerçekleştirilecek. Bölge finalinde rock müziğinin yükselen sesi Model sahne alacak.

Bölge finallerinde sahnede canlı performanslarını sergileyecek gruplar arasından jüri ve halk oylaması sonucunda bölge birincileri seçilecek ve birinciler yarı finalde ilk üçe girmek için yarışacak. Mayıs ayında yine İstanbul’da gerçekleştirilecek finalde de Rock’n Dark 5’in birincisi belirlenecek. Rock’n Dark 5’in üçüncü durağı olan İstanbul’da yarışacak olan gruplardan Dilan Kara, Meriva ve Neva İstanbul bölge finalisti olmak için sahnede boy gösterecek.

Biletix’ten satışa sunulan Rock’n Dark 5 İstanbul Bölge Finali’nin bilet fiyatı ise 23 TL.

Genç Müzisyenler Profesyoneller Tarafından Değerlendirilecek
Bu yıl da Rock’n Dark’ta birbirinden önemli isimler jüri koltuğunda yer alacak. Amatör rock gruplarının performanslarını; Müzik yapımcısı Selim Serezli, müzik prodüktörü Haluk Kurosman, Dream TV Genel Yayın Yönetmeni Şafak Ongan, Rock FM Yayın Direktörü Metehan Mert Çakır, Hürriyet Gazetesi müzik yazarı Barış Akpolat, menajer Can Sertoğlu, Gece Yolcuları grubunun solisti Edis İlhan, müzisyen ve yazar Melis Danişmend değerlendirecek.

Dereceye Giren Grupları Önemli Fırsatlar Bekliyor!
Rock’n Dark Müzik Yarışması 5’te birinci seçilen grubun şarkısı dijital single olarak piyasaya çıkacak ve şarkının video klibi de çekilerek Dream TV’de yayınlanacak. İkincilik ödülünü alan grup uluslararası bir müzik festivalini izleme fırsatını yakalarken, üçüncü seçilen grup ise kendi şehrinde tam bir yıllık prova stüdyosu kullanımı hakkı elde edecek.

Rock’n Dark Müzik Yarışması 5 Etkinlik Takvimi
27.01.2012 Ankara Bölge Finali J.J.Balans
24.02.2012 Eskişehir Bölge Finali Hayal Kahvesi
03.03.2012 İstanbul Bölge Finali Garaj İstanbul
17.03.2012 Adana Bölge Finali Seyhan Otel-Adres Bar
24.03.2012 Antalya Bölge Finali Dedeman Otel
06.04.2012 İzmir Bölge Finali İzmir Arena
04.04.2012 Bursa Bölge Finali Bursa Suare
27.04.2012 Konya Finali Rixos Otel
Mayıs 2012 Büyük Final – İstanbul