Şunun için etiket arşivi: sanat

Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği (UPSD)’nin, Dünya Sanat Günü Ödülleri, dün gece (16 Nisan) Pera Palas’ta yapılan ödül töreni ile sahiplerini buldu.

Sanat severlerin yoğun ilgi gösterdiği ödül töreninin sunuculuğunu Sibel Baykam üstlendi.

Yılın Sanatçısı

ŞÜKRAN MORAL

Ödülü takdim eden: Demet Sabancı Çetindoğan ve Levent Çalıkoğlu

 

Yılın Sanat Basını

İNCİ AKSOY / ART TV

Ödülü takdim eden: Ahmet Şahin

 

Yılın Sanat İnsanı

YAHŞİ BARAZ

Ödülü takdim eden: Can Elgiz

 

Yılın Genç Sanatçısı

REFİK ANADOL

Sanatçı adına ödülü kabul eden: Aslı Pamir

 

Yılın Sanat Kurumu

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ

Ödül, AKM’nin yıkılmaması için büyük çaba gösteren TMMO avukatı Can Atalay’a Tiyatrocular Orhan Aydın ve Orhan Kurtuldu tarafından verildi.

Ödülün üzerinde şu satırlar yer aldı:

Yarım asrı aşan bir süre boyunca ülkenin tüm sanatçılarının yükünü ve kahrını çeken, onca dev gösteri ve sergiye ev sahipliği yapan, İstanbul’un buluşma noktası olan, yaşadığı tüm zorluklara ve alınan yıkım kararına son noktaya dek direnen, yalnızca sanatsal sunum alanı değil, aynı zamanda cesaret ve dik duruşun sembolü olan AKM’ye…

Sevgi, saygı ve teşekkürlerimizle…

Topladığı metal parçalar ile sanat eserleri yaratan Elazığ Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğretim görevlisi Rüçhan Keçeçi’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal heykeli de dikkatleri üzerine çekiyor.

Hurdacı gibi metal parçalar topladığını dile getiren Rüçhan Keçeci, atık malzemeleri kullanarak, insan figürleri ve film karakterlerinden sıra dışı çalışmalar yapıyor.

Rüçhan Keçeçi, metal parçalardan yaptığı sanat eserlerini şehir şehir gezerek, alışveriş merkezlerinde ve sanat galerilerinde sergiliyor.

Yaklaşık 30 yıldan beri bu sanatla uğraştığını anlatan Keçeci, son 12 yıldır da atık metallerle ilgilendiğini belirterek, “Metallere şekil vererek, değişik tasarımlar yapıyorum. Yaptığım tasarımlarda atık endüstriyel metalleri kullanıyorum. Gündelik yaşamda yıpranmış ve çöpe gidecek metalleri kullanarak, heykeller yapıyorum. Yapmış olduğum heykellerin sayısı çok arttı. Önceden 20 ve 30 civarı heykel yapıyordum. Şimdilerde ise artık sayısını bile unuttum. Yapmış olduğum sergiler de çok fazla ilgi görüyor” dedi.

‘HURDACI GİBİ METAL TOPLUYORUM’

Yaptığı işin yorucu olduğunu ve hurdacı gibi metal topladığını anlatan Keçeci, “Şimdiye kadar çok farklı tasarımlar yaptım. Ambulansı, akvaryuma dönüştürdüm. Atıklardan kadın figürleri, yeniçeri, Nasreddin Hoca’nın eşeği gibi değişik tasarımlar yaptım. Yaklaşık 12 metre yüksekliğinde Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi içinde çınar ağacı yaptım. Üzerinde kitaplar ve insanlar olan ağaç oldu. Bunun amacı, insanların kitap okumaya teşvik etmekti. Farklı tasarım teklifleri geliyor. Bu tasarım teklifleriyle kendimi daha da geliştirmeye başladım” diye konuştu.

ÖZAL HEYKELİNE İNCE İŞÇİLİK

Son olarak 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın heykelini yaptığını anlatan Rüçhan Keçeci, “Malatyalı olmamdan dolayı rahmetli Turgut Özal’a ayrı sevgi ve saygım olması dolayısıyla metallerden heykelini yaptım. Bu heykeli tam 4 ayda bitirdim. Binlerce malzemeyi birleştirdim. Saçlarında çivi tellerinden oluşan 3 bin civarında tel kullandım. Tek tek, kuaför gibi bunları işledim. Ayakkabısını yaparken, kunduracı edasıyla çalıştım. Aslında tüm heykellerimde aynı yöntemle çalışıyorum. Mesela yeleği bile kaportacı gibi çekiç işçiliğiyle yaparak, şekillendiriyorum” dedi.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun Hobi Resim Sınıfı öğrencilerinin hazırlamış olduğu resimlerden oluşan sergimizin açılışı 15 Nisan 2018 Pazar Günü Nar Sanat Sergi Salonunda gerçekleşecektir.

Resim sergimizin yanı sıra, müzik eğitmenlerimiz tarafından müzik dinletisi olacaktır. Hem resim sanatını, hemde müzik sanatını bir arada yaşayacağınız bu özel etkinliğimize katılım ücretsiz olacaktır.

Siz değerli sanat severleri hem resim sergimizi gezmeye, hem de eğitmenlerimizin sunacağı müzik dinletisine katılmaya davet ediyoruz.

Tarih: 15 Nisan 2018 Pazar
Saat: 18:00
Yer: Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Sergi Salonu
Adres: İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 ( Eski Town Center’in -Şuan Kemerburgaz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak)

Sergide resimleri yer alacak öğrencilerimiz:
Medet SAV
Eda DEMİR
Özge ABAY
Can ERDOĞAN
Banu ABALIOĞLU
Deniz COŞKUN
Fatıma BAŞ
Ayşe BAŞ
Nilüfer ANADOL
Nil Sevin ALAKENT
Elif Burcu YAŞAR
Deniz BAYDAR
Zeynep ŞİMŞEK
Ekin SAKARYALI

Dünyanın en ünlü bestecilerinden biri olan Giuseppe Verdi’nin ‘Falstaff’ isimli muhteşem eseri, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenmeye başladı.

İtalyan Besteci Guiseppe Verdi’nin son başyapıtı ‘Falstaff’ 07 Nisan 2018’de(Bugün) İstanbul Devlet Opera ve Balesi
tarafından sahneleniyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin başarılı performansıyla bu akşam prömiyerini gerçekleştirmeye hazırlanıyor.

William Shakespeare’e ait Windsor’un Şen Kadınları ve IV. Henry oyunlarından uyarlanarak hazırlanan ‘Falstaff’ adlı opera, dünyada ilk kez 1893 yılında sahnelenmiş ve hem müzikal hem de sahnelenme anlamında dünyanın en zor operalarından biri olarak kabul edilmişti. Zorluğuyla dikkat çeken ünlü eser bu kez İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneye taşınıyor.

‘Falstaff’ın rejisörlüğünü Renato Bonajuto üstlenirken, orkestra şefliğinde Roberto Gianola ve Can Okan yer alıyor. Eserin koro şefi ise Paolo Villa.

14. yüzyıl İngilteresi’nde geçen ‘Falstaff’, bu akşam Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde prömiyerini gerçekleştirecek.

Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde 7 Nisan Cumartesi günü prömiyerini yapacak Falstaff operası, 10, 11, 13, 14, 21, 24 ve 25 Nisan tarihlerinde de sahnelenecek.

Yapılan araştırmalar çağdaş eğitim çerçevesinde gerçekleşen çalışmalarda okul öncesi eğitimcilerinin, ilköğretim ve müzik öğretmenlerinin, çocuklarla ilgili bazı temel etmenleri mutlaka göz önünde bulundurması gerektiğini ortaya koyuyor.

Bunların arasında oyundan aldıkları keyif, yaratıcılık ve hayal gücü, duygusal dünya, öğrenmeye açık olma ve algılama becerisi, kendi bedenlerinden ve duygularından aldıkları zevk ile diğer çocuklarla ve çevreleriyle ilişkiye geçme isteğinin bulunduğunu işaret eden uzmanlar, bu anlayışın içinde “herkes için müzik” önerisinin bulunduğunu dile getiriyor.

Ayrıca uzmanlar kısa ritimler ile kolay biçimlerden oluşan geniş bir kesimi kucaklayan ve her bireyim yapabileceği sınırlar içerisinde kalan müzik çalışmalarının, çocuklar için tamamlayıcı özellik oluşturduğunu kaydediyor ve mutlaka çocukların erken çocukluk döneminde müzik ile haşır neşir olmasını tavsiye ediyor.

Çocuğun dünyayı keşfetmek ve tanımak için ilk kullandığı aracın bedeni olduğunu belirten uzmanlar, müzik çalışmaları için “temel dans”ın çocukların ilk etkinlik kaynağı olduğunu vurguluyor.

Bizlerde Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak çocuklarımızı Müzik ile buluşturuyoruz. Ayrıca Bakırköy’de bulunan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Özel Nar Sanat Anaokulumuz ile çocuklarımıza okul öncesi eğitiminde mutlaka temel dansın, müziğin ve sanatsal faaliyetlerde yer almasını sağlıyoruz.

Uzmanlar sanat ile eğitim arasındaki ilişkinin akıl ile tutkunun birleşiminden kaynaklandığını dile getirirken, bu ilişkinin akılcı düşünceyi de gösterdiğini savunmaktadır.

Çağımızın yeni öğrenme yöntemlerinin ve çoklu zeka kuramının daha da etkili bir biçimde verildiği sanat eğitiminin, çocukların bedensel, zihinsel, duygusal, dilsel, bilişsel ve sosyal gelişiminin yetkinleşmesine önemli katkıda bulunduğunu hatırlatmakta fayda var.

Okul öncesi çocuklar üzerinde Harvard Üniversitesi’nden Howard Gardner ve Jessica Davis’in gerçekleştirdiği araştırmaların sonuçlarına göre, 3-4 yaş grubu çocukların düşünce, duygu ve semboller dünyasıyla akıcı ve yaratıcı bir uyuma sahip oldukları fakat yaratıcılıkta parlayan bu çocukların esnek zekalarını, eğitim sistemi içinde kaybettikleri saptandı.

Yapılan bu araştırma, okulların, çocukların doğal düşünme ve öğrenme yöntemine saygı duyulması gerektiğini ve ancak bu şekilde çocukların sanatla ilk eğilimlerinin başarılı olacağını ortaya koymuştur.

Ünlü ressam Picasso’nun “Bir çocuk gibi resim yapmayı öğrenmek bütün ömrümü aldı” sözü de aslında bu araştırmayı destekleyen en önemli sözlerden biridir.

İyi müzik dinleyerek yetişen çocukların doğru bir kişilik geliştireceğini, niteliksiz müzik ile büyütülen çocukların ise dengesiz bir kişiliğe sahip olacağını savunan Aristoteles’e göre, jimnastik bedenin eğitimi ise müzikte ruhun eğitimidir.

Uzmanlara göre sanat dalları arasında müzik eğitimi, erken yaşta başlayan ve eğitim süreci en uzun süren eğitimdir.

Japon eğitmen Schinici Suzuki tarafından bulunan yöntemde iki yaşında minyatür çalgılarla kemana başlayan çocuklarda, notaya bağlı olmaksızın hızlı eğitim ile çok çabuk ilerleme gösterdikleri saptanmıştır.

Suzuki’ye göre her çocuk bir çalgı çalmayı başarabilecek kapasiteye sahiptir.

Önemli olanın yöntem yaklaşımı olduğunun altını çizen Suzuki, öncelikle çocuğun boyuna posuna göre seçilen çalgıların, çocuğun büyümesiyle birlikte daha büyük ölçülere varabileceğini ifade ediyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun kurucularından Resim ve Heykel sanatçısı Hale Şakar Ürkmezgil‘in yönetimindeki “Hale ÜRKMEZGİL Resim Atölyesi” öğrencilerinin çalışmalarından oluşan resim sergisi geçtiğimiz hafta sonu açılışını yaptı.

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” için emeğe sanatla yaklaşan öğrencilerimizin çalışmaları Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun sergi salonunda sergilenmeye devam ediyor.

Resim sanatına gönül verenleri ve bu anlamlı sergiyi görmek isteyen herkesi Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’muzun sergi salonuna bekliyoruz. Sergiyi gezmek ücretsizdir.

Yer: Özel Nar Sanat Eğitim Kursu sergi salonu
Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 Bakırköy, İstanbul
(Kemerburgaz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak)

Sergi açılışından fotoğraflar:

Dünyanın en bilinen sürrealist ressamlarından biri olan Salvador Dali’nin 1932 yılında yaptığı tablosu kaybolmuştu.

Sürrealist eserlerinde farklı ve sıradışı imgeler kullanarak ün yapan dünyaca ünlü ressam Salvador Dali’nin, 1932 yılında yapımını tamamladığı tablosu 1960’lardan beri özel bir koleksiyonda saklanıyordu.

1960’lardan beri özel bir koleksiyonda saklanan tablo, New York’un ünlü sanat merkezlerinden biri olan Heather James Fine Art’ta sergilenmeye başlandı. Yaklaşık 23 santimetrelik boyutlara sahip olan yağlı boya tablosunun altında ‘Gala Salvador Dali 1932’ imzası bulunuyor. Tablo üzerinde dokuz ay süren incelemelerin sonucunda tablonun orijinal tablo olduğu ve Salvador Dali’ye ait olduğu kesinleşti.

Dali’nin Morphological Echo (1934-36) eserindeki motifleri andıran resim, uzmanların yorumlarına göre; sanatçının, İspanya’da eşi Gala ile beraber yaşadığı deniz kenarında bulunan Portlligat’taki evine atıfta bulunuyor.

1-16 Mart tarihleri arasında Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde 3. Kısa Film Kolektifi Festivali düzenlenecek.

Bu sene 3’üncüsü gerçekleşecek olan Kısa Film Kolektifi Festivali’nin başlangıcı 1 Mart’ta Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde olacak.

Festival kapsamında sinema dünyasının önemli isimleri ile söyleşiler de yapılacak. “Kolektif Muhabbet” adı altında gerçekleşecek olan bu söyleşilere ilginin yoğun olması bekleniyor.

Ayrıca festival kapsamında “Görüntünün Yolcuğu” konu başlığıyla fotoğraf sergisi de düzenlenecek.

Kısa Film Kolektifi Festivali kapsamında Canlandıranlar, Sürdürülebilir Yaşam Filmleri, Documentarist, Engelsiz Filmler Festivali Seçkisi, Woman Make Movies Seçkisi, İzmir Kısa Film Festivali Seçkisi ve Kısa Film Kolektifi Seçkisi Festivali’nde gösterilen kısa filmler izlenebilecek.

1 Mart tarihinde Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde başlayacak olan Kısa Film Kolektifi Festivali 16 Mart’a kadar devam edecek.

Kısa Film Kolektifi Festivali ile ilgili detaylı bilgi için burayı tıklayınız.

Dünyaca ünlü İspanyol ressam Pablo Picasso’nun tablosunun alt katmanında yağlı boya Barcelona resmi olduğu keşfedildi.

1973 yılında hayatını kaybeden efsanevi ressam Picasso’nun Diz Çökmüş Kadın (La Misereuse Accroupie) adlı tablosunun altında farklı bir resim olduğu fark edildi.

ABD’li araştırmacılar, yeni kullanılmaya başlanan bir görüntüleme cihazıyla tabloyu inceledi ve şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştı.

Tabloların alt katmanlarını görüntüleme imkanı tanıyan cihazla Diz Çökmüş Kadın tablosu ele alındı ve tablonun alt katmanında Barcelona şehrine ait yağlı boya bir resim olduğu keşfedildi.

Picasso’nun yatay Barcelona resmi üzerine yaptığı dikey Diz Çökmüş Kadın tablosu, sanatçının depresif eserler yarattığı Hüzünlü Mavi Dönem (1901-1903) eserleri arasında yer alıyor.

Kaynak: sanatkaravani.com

Büyükçekmeceliler şiirin usta kalemlerinden Ataol Behramoğlu ile buluşmanın heyecanını yaşadılar.

Büyükçekmecelilere unutulmaz bir şiir dinletisi yapan ünlü şair Ataol Behramoğlu’na müzisyen Haluk Çetin de eşlik etti. Şair Ataol Behramoğlu ve müzisyen Haluk Çetin ile şiir ve müziğin bir araya geldiği bu muhteşem etkinliğe yoğun ilgi vardı.

Geceye katılan Büyükçekmeceliler, şair Ataol Behramoğlu’nun seslendirdiği şiirleri hayranlıkla dinlerken, müzisyen Haluk Çetin’in de özgün yorumuyla seslendirdiği şarkıları hep bir ağızdan söyledi.

“Unutulmaz bir gece yaşattılar”

Programa katılan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Öncelikle Büyükçekmece’mize geldikleri için değerli şairimiz Ataol Behramoğlu ve müzisyen Haluk Çetin’e teşekkür ediyorum. Çok güzel bir geceye tanıklık ettik. Ataol ve Haluk bey, birbirinden özel şiirleri müzik eşliğinde bizlere sunarak unutulmaz bir gece yaşattılar. Sergiledikleri performanstan ötürü bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.