Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: sahne

Sanat Haberleri

” JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması ”

Akbank Caz Festivali kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenecek olan “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması” sunduğu yurtdışı eğitim fırsatı ve saygın jürisi ile genç yetenekleri bekliyor.

 Son Başvuru:  22 Eylül 2012, Cumartesi Akbank Sanat/ Beyoğlu

Bu sene ikincisi düzenlenen “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması” ile amatör caz müzisyenlerini ustalarla buluşturuyor. Yarışmada “en iyi performans”, “en iyi doğaçlama”, ve “en iyi yorum” kategorilerinde , aralarında Ayşe Gencer, Aydın Esen, İmer Demirer, Cengiz Baysal ve Volkan Hürsever’in olduğu jüri üyeleri tarafından seçilerek, dereceye giren finalistler Venedik Caz Festivali kapsamında gerçekleşecek atölye çalışmalarına katılma şansı elde edecekler. Lale Plak ve Zuhal Müzik’ten hediye çeki sahibi olacaklar. Aynı zamanda kazananlar Amerikan Konsolosluğu Kültür Ofisi’nden Caz İkonları Serisi ile efsane cazcıların performanslarının yer aldığı 9 DVD’lik setin sahibi olacaklar.

Jamzz kazananları, festivalin bir parçası olup profesyonel sanatçılarla ve birbirinden değerli jüri üyeleri ile birlikte Babylon sahnesinde özel jam session sunacaklar.

 CAZIN USTALARI İLE GENÇ YETENEKLER JAmZZ’DE BULUŞUYOR

30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklere, Festival’in bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla birlikte sahnede “Jam Session” yapma imkanı sunan yarışmaya katılmak için adayların, hazırladıkları bir demo CD, kısa öz geçmişleri, müzik tarzlarını anlatan ön yazı ve bir fotoğraf ile Akbank Caz Festivali/JAmZZ konu başlığını ekleyerek 22 Eylül 2012, Cumartesi  gününe kadar Akbank Sanat / Beyoğlu adresine ulaştırmaları gerekiyor.

 

Katılım Şartnamesi için  tıklayınız.

Başvuru Formu için  tıklayınız.

Poster için tıklayınız. 

 

20 Eylül 2012/8 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/09/Jamzz_poster2.jpg 1900 1341 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-09-20 13:34:392012-09-20 14:13:36” JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması ”
Sanat Haberleri

Cirque du Soleil ( Güneşin Sirki ) yeniden kuruluyor

Cirque du Soleil, en beğenilen şovlarından Alegria ile İstanbul’a yeniden geliyor.

Şov, Finansbank ana sponsorluğu ve Pozitif Live organizasyonuyla; 22, 23, 28, 29 ve 30 Eylül 2012’de Ülker Arena’da, 5, 6, 7, 12, 13 ve 14 Ekim 2012’de Ora Arena’da gerçekleştirilecek.

CIRQUE DU SOLEIL – ALEGRIA (Gösteri örnek video yazıların altında mevcuttur)

Alegria; Pozitif Yönetim Kurulu Başkanı Cem Yegül, Finansbank Genel Müdürü Temel Güzeloğlu ve Alegria Sanat Direktörü Bruno Darmagnac’ın katılımıyla Nakkaştepe’deki Power Media Center’da yapılan basın toplantısıyla tanıtıldı. Alegria Sanat Yönetmeni Bruno Darmagnac, toplantı sırasında Cirque du Soleil’den ve Alegria’nın sanatsal niteliğinden bahsetti. Etkinlik mini bir performansla devam etti.

İspanyolcada neşe, gurur ve coşku anlamına gelen Alegria’nın ekibi, 15 ülkeden gelen 55 sanatçı ve müzisyenden oluşuyor. Barok ve opera tarzı, gösterişli kostümleri, canlı müziği ve her ayrıntısı düşünülerek hazırlanmış sahnesiyle, atletik ve artistiğin göz kamaştıran uyumunu gözler önüne seriyor. Sonuçta ise yetenek, dayanıklılık ve hızın zarif, neredeyse dünya dışı bir birleşimi sunuluyor.

Alegria, tüm duyulara hitap eden senkronize trapezciler, yerden 12 metre yükseklikte kurulan barların üzerinde gerçekleştirilen performanslar, Moğol akrobasi sanatını hayata geçiren sanatçılar, kıvrak alevli bıçak dansı, inanılmaz yüksekliklerde ve hızda sergilenen insanüstü, büyülü cimnastik ve cambazlık gösterileri gibi nefes kesici akrobatik şovlar sunuyor. Alegria bir şovdan çok daha fazlasını, her yaştan izleyiciyi cezbeden heyecan verici ve benzersiz bir deneyimi yaşatıyor.
GÖSTERİ BİLGİLERİ

Ülker Sports Arena Ora Arena 
22 Eylül Cumartesi  20:00
05 Ekim Cuma 20:00
23 Eylül Pazar 17:00
06 Ekim Cumartesi 20:00
28 Eylül Cuma 20:00
07 Ekim Pazar 17:00
29 Eylül Cumartesi 20:00
12 Ekim Cuma  20:00
30 Eylül Pazar 17:00
13 Ekim Cumartesi 20:00
14  Ekim Pazar 17:00

BİLETLER

ORA Arena

Kategori 1 – 327 TL
Kategori 2 – 220 TL
Kategori 3 – 166,5 TL
Kategori 4 – 112 TL
Kategori 5 – 56 TL

Ülker Arena

Kategori 1 – 220 TL
Kategori 2 – 166,5 TL
Kategori 3 – 112 TL
Kategori 4 – 56 TL

Cirque du Soleil

1984 yılında 20 sokak performansçısı tarafından kurulan Kanada-Québec merkezli Cirque du Soleil, üstün nitelikli bir artistik eğlence organizasyonu. 5.000’den fazla çalışanı bulunan toplulukta, 50’yi aşkın ülkeden 1.300’den fazla sanatçı görev alıyor. Cirque du Soleil’in şovları, şimdiye kadar 6 kıtada, 40’ı aşkın ülkede, 300’den fazla şehirde, 100 milyonu aşkın kişi tarafından seyredildi.

GÖSTERİ YERİ VE SİRK RESMİ SİTESİ İÇİN TIKLAYINIZ 

Kaynak : [-]

28 Ağustos 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/08/Cirque-du-Soleil.jpg 150 250 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-08-28 22:16:292012-08-28 22:24:01Cirque du Soleil ( Güneşin Sirki ) yeniden kuruluyor
Sanat Haberleri

Jethro Tull 10 Eylül’de İstanbul’da

 Efsanevi İngiliz rock topluluğu Jethro Tull, rock müziğin altın çağını simgeleyen albümlerden “Thick As A Brick”i 10 Eylül’de kırk yıllık bir süreden sonra ilk kez canlı çalacak.

İstanbul Rock tarihindeki ilklerden birine tanıklık ederken Jethro Tull’ın beyni Ian Anderson ve arkadaşları Tuborg Gold sponsorluğunda 10 Eylül’de Küçük Çiftlik Park’ta sahne alacak.

Rock altyapısının sağlamlığı, melodik yapısı ve konseptiyle piyasaya sunulduğunda büyük satış rakamlarına ulaşan albüm zaman içinde rock müziğin kült yapıtlarından birine dönüştü.

Yaklaşık iki saat sürecek olan konserin albümün diğer bölümünde 2012’de yayınlanan Thick As A Brick Pt.2’den parçalar ve unutulmaz Jethro Tull klasikleri de seslendirilecek.

1972’den bu yana ilk kez

İngiltere’nin dünya müziğine en büyük katkılarından Jethro Tull’ın “Thick As A Brick”i 1972 yılında yayınlandı ve 44 dakikalık tek bir parçadan oluştu.

Albüm çıktığı hafta Melody Maker, Cashbox, Billboard gibi birçok müzik dergisi tarafından en iyi “progressive rock” yapıtlarından biri olarak ilan edildi ve yılın albümü olarak gösterildi. Albüm ABD ve Almanya dahil birçok ülkede 1 numaraya kadar yükseldi.
 
Ne anlatıyor?

“Thick As A Brick” sözlerini Gerald Bostock (nam-ı diğer “Küçük Milton” ya da Ian Anderson’ın ta kendisi), adındaki hayali bir çocuğun büyümenin zorluklarına ilişkin yazdığı şiirden alıyor.

Ian Anderson’ın hayalinde canlandırdığı Gerald Bostock 40 yıl sonra yeniden ortaya çıktı ve bu yıl “Thick As A Brick Pt.2 – What Happened to Gerald Bostock” adıyla yayınlandı.

“Thick As A Brick” son olarak 1972 yılında Jethro Tull tarafından verilen konserlerde çalındı. Albüm daha sonra bir bütün olarak seslendirilmedi. Yaklaşık 50 yıldır kısa bölümlerle çalınan “Thick As A Brick” ilk kez canlı olarak İstanbul’da dinlenecek.

Konser için bilet satış noktaları, Troya Turizm (Beşiktaş), Mephisto (Taksim)- Mephisto (Kadıköy)- Hammer (Kadıköy) olarak belirlendi.

 

Kaynak :[-]

22 Ağustos 2012/21 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/08/Jethro-Tull.jpg 333 500 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-08-22 14:50:292012-08-22 14:51:01Jethro Tull 10 Eylül’de İstanbul’da
Sanat Haberleri

Lopez de İstanbul’a geliyor.

Dünyaca ünlü Latin şarkıcı Jennifer Lopez, 16 Kasım’da İstanbul’da vereceği konserle ilk kez Türk hayranlarıyla buluşacak.

 Ünlü popstar, geçen ay Panama’da başlayan “Dance Again” turnesi kapsamında Ülker Sports Arena’da sahne alacak.Her yaştan milyonlarca hayranı olan Lopez, görkemli bir sahne şovu sunacağı konserde, dünya listelerinde uzun süre ilk sırada kalan “On The Floor” şarkısının yer aldığı “Love” albümünün yanı sıra, sevilen parçalarını da seslendirecek.Yeni lanse ettiği interaktif web sitesi üzerinden, sevenlerini sahne arkası görüntülerini izlemeye davete eden Lopez, hayranlarına, konser bileti kazanma, özel röportaj ve resimlerine ulaşma şansı sunacak.
Konserin biletleri, 6 Ağustos’ta satışa çıkacak.Müzik kariyeri boyunca 7 albüm çıkaran Jennifer Lopez’in albüm satışları, 1999 yılındaki parlak çıkışından bu yana dünya çapında 55 milyona ulaştı. 2001 yılında rol aldığı ve Amerika’da en çok izlenen film olan “The Wedding Planner” ile büyük bir başarı elde eden popstar, aynı yıl “J. Lo” albümüyle Billboard Top 200 listesinde ilk sıraya yerleşti.

Kaynak(..)
08 Ağustos 2012/1 Yorum/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-08-08 13:12:122012-08-08 13:19:16Lopez de İstanbul’a geliyor.
Sanat Haberleri

Selda Bağcan; 2012 Londra Olimpiyatları kapsamında bu akşam Queen Elizabeth Hall’da !

Türk müziğinin önemli isimlerinden Selda Bağcan; 2012 Londra Olimpiyatları kapsamında bu akşam Queen Elizabeth Hall’da saat 21:30’da konser verecek 

Selda Bağcan

Türk müziğinin önemli isimlerinden Selda Bağcan; 2012 Londra Olimpiyatları kapsamında gerçekleşecek “Meltdown Festival at the Southbank Centre”da, Antony Hegarty’nin özel davetlisi olarak 02 Ağustos 2012, Perşembe akşamı Queen Elizabeth Hall’da saat 21:30’da konser verecek.

Selda Bağcan; Antony and the Johnsons’’tan Antony Hegarty’nin sanat danışmanlığını yaptığı, 2012 Londra Olimpiyatları kapsamında gerçekleşecek “Meltdown Festival at the Southbank Centre”da konser verecek.

1993 yılından beri Nick Cave, John Peel, Laurine Anderson, Patti Smith, David Bowie ve Ray Davies gibi dünya devlerini ağırlayan “Meltdown Festival at the Southbank Centre”da bu sene Antony Hegarty’in özel isteği üzerine Türkiye’nin Edith Piaf’ı dediği Selda Bağcan da sahne alacak ve sevenlerine benzersiz bir müzik şöleni yaşatacak.

2 Ağustos 2012, Perşembe günü saat 21:30’da Londra “Queen Elizabeth Hall”da gerçekleşecek konserde sahne alacak olan Selda Bağcan; bu yıl Türkiye’den katılan tek sanatçı olarak Londra’da sevenleriyle buluşacak.

Kaynak:[-]

 

02 Ağustos 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/08/Selda-Bağcan.jpg 465 580 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-08-02 14:57:492012-08-02 15:03:37Selda Bağcan; 2012 Londra Olimpiyatları kapsamında bu akşam Queen Elizabeth Hall’da !
Sanat Haberleri

Cihangir Sanat Galerisi’ni bulabilirseniz ‘sönen’ bir efsane; Tina Modotti’nin fotoğraf sergisini gezebilirsiniz…

Bugün “Fotoğraf Eğitmenimiz”  “ Damla YEDİSAN ” ile fotoğraf ve Fotoğrafçılık Kurslarımıza ait özel bir site ( http://www.fotografcilikkurslarim.com )yapımı ve şekli hakkında telefon görüşmesi yaptık ve ardından siteyi biraz inceledim sonra diğer sanat sitelerine göz atmaya başladım ki fotoğraf sergisi olarak aşağıdaki haberi gördüm… Haberi okuduktan sonra google’da biraz araştırma yapınca sizlerle de paylaşmak istedim.  “Bilgi paylaştıkça büyür.” değil mi?

 

Tina Modotti

İtalya’daki yoksulluktan Hollywood’da başrole… Entelektüellerin gözdesi ‘çılgın’ partilerden Komünist Parti üyeliğine… Vatansızlıktan savaş meydanlarına… Herkesi etkileyen güzellikten ‘hafifmeşreplikle’ damgalanmaya… Tarihin önemli fotoğrafçılarından Tina Modotti’nin fotoğrafları, efsanesine yakıştıramadığımız bir sessizlikle Cihangir Sanat Galerisi’nde bekliyor.

İtalya’da yoksul bir ailede başlayan yaşamı, dünyanın dört bir yanında fena halde fırtınalı biçimde seyrederken, yolu Hollywood’da başrollere de düşmüş Avrupa’da ajanlığa da… Etkisinden kolay kaçınılmayan bir güzelliğe sahipmiş. Yaşamının bir kısmında entelektüel camianın katılmak için can attığı çılgın partilere ev sahipliği yaparken, bir kısmını militan bir komünist olarak geçirmiş, bir kısmında ‘hafifmeşrep’ ve ‘tehlikeli’ bir kadın sıfatıyla damgalanmış…

Dünyanın farklı yerlerinde bulunmasına, vatansız yaşamasına karşın en yaygın iki sıfatıyla belirtirsek; ‘Meksikalı’, ‘devrimci fotoğrafçı’ Tina Modotti’den (1896-1942) söz ediyoruz. Fotoğraf sanatında kalıcı bir iz bırakmış; eserleri önemli müzelerin koleksiyonuna girmiş Modotti’den…

Ölümünden uzunca süre sonra dünyada tekrar hatırlanması 1991’e denk geliyor. O yıl, Modotti’nin 1925’te çektiği ‘Güller’ adlı fotoğrafı açık artırmaya çıktığında, o zamana kadar bir fotoğraf için ödenen rekor fiyata; 165 bin dolara satılmıştı.

SESSİZ SEDASIZ BİR SERGİ  
Modotti’yi bugün hatırlamamızın vesilesiyse İstanbul’da açılan ‘Yeni Bir Bakış’ adlı sergi. ‘Renkli’ hayat hikâyesine sahip önemli bir sanatçının yolu Türkiye’ye düştüğünde çektiği büyük ilgiye; sanatseverliğimizin göstergesi olarak, mesela hikâyesinin sosyal medyada dilden dile dolaşmasına artık alışkınız. Konumuz bu durumu tartışmak değil ama ‘sanatseverlik’ ilgisini fazlasıyla hak eden Modotti’yi İstanbul’a getiren serginin, 19 Temmuz’da Cihangir Sanat Galerisi’nde sessiz sedasız açılması dikkat çekici…

Bu notun ardından iki öneri; sergiye giderken konuya az da olsa çalışmış olmak önemli. Yoksa bir zamanların Meksikasının yoksul yaşamından görüntüler aktaran, küçük siyah beyaz kareler size pek fazla şey ifade etmeyebilir.

Dilerseniz, ‘konuya çalışma’ meselesiyle bağını kurabileceğiniz ikinci önerimizse bir kitap. Margaret Hooks’un Agora Kitaplığı’ndan çıkan, ‘Devrimci Fotoğrafçı Modotti’ adlı kitabı, akıcı bir dille yazılmış, ‘renkli’ bir portreyi aktarıyor. Biz de bu yaşam öyküsünde hızlı bir tur atalım.

İtalya’da altı çocuklu yoksul bir ailenin, küçük yaşta okulu bırakıp fabrikada çalışmak zorunda kalacak ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi Modotti. Babası iş için ABD’ye gittiğinde, 12 yaşındayken bir ipek fabrikasında çalışmaya başlamıştı. 1913’te New York’taki babasının yanına gitmesiyle yeni bir dünya tanıdı; kaldığı ‘Küçük İtalya’ bölgesi aynı zamanda sanatçıların merkeziydi. Modotti böyle bir ortamda vaktinin önemli kısmını tiyatro ve opera izlemeye ayırıyordu. Tanıştığı ABD’li ressam Roubaix de I’Abrie Richey (Robo) sayesinde bir adım daha atıp ‘camiaya’ karışacaktı. 18 yaşına bastığında bazı yerel tiyatrolarda rol alarak yeteneğini gösterme fırsatı bulmuş, küçük çaplı bir üne kavuşmuştu bile.

HOLLYWOOD VE MEKSİKA
Hedefi Robo’yla birlikte Hollywood’a gitmekti. 22 yaşındayken bu hayalini gerçekleştirdi ve bir yıl sonra ‘Kaplanın Postu’ adlı filmde başrolü kaptı. Robo’yla Los Angeles’a gittiğinde evlenmişti. Modotti’nin, entelektüel çevredeki ününün yaygınlaşmasında oyunculuğunun yanı sıra önemli bir neden daha vardı; herkesin hemfikir olduğu güzelliği. Eşiyle birlikte düzenlediği entelektüel tartışma toplantılarında da, eğlenceli partilerde de herkesin odağındaki kişi aynıydı; Modotti.

Âşıklarının sayısı hiç de az değildi. O sıralarda Los Angeles’ın yolunu tutan diğer bir kişi, adı fotoğrafın efsaneleri arasında anılacak Edward Weston’dı.

Modotti, Robo’yla ilişkisindeki duygusal bağ gevşediği sırada Weston’la yakınlaştı. Robo Meksika’ya gitmişti. Modotti de peşinden gitmeyi aklından geçirmeye başlarken, 1922’de onun bir hastalık sonucu hayatını kaybettiğini öğrendi. Ertesi yıl, Hollywood’un kendisine göre olmadığını düşünen Modotti’yle Meksika’ya gitmek Weston’a nasip oldu.

O yıllarda Meksika entelektüeller için cazip bir yerdi. Siyasi devrim yaşanmıştı ve canlanan kültürel ortam dünyanın pek çok yerindeki sanatçıları çekiyordu. Modotti ve Weston, bir tür Rönesans’ın yaşandığı Juarez bölgesine taşındılar. Modotti, Weston’ın önerisiyle fotoğraf çekmeye başlamıştı. Bu alanda da yetenekliydi ve iyi bir fotoğrafçı olarak kabul görmesi için bir yıl yetecekti. Evdeki ‘çılgın partiler’ dönemi tekrar başlamıştı.

Daha çok ‘Frida’ filmiyle birlikte tanıdığımız, büyük ressam Diego Rivera da partilerin konukları arasındaydı. Rivera’yı, büyük aşk yaşadığı diğer ressam Frida Kahlo’yla partilerin ev sahibi Modotti tanıştıracaktı. Filmi izleyenler, bir sahnede Frida’yla etkileyici biçimde tango yapan kadını hatırlayacaktır; işte o ‘bizim’ Modotti’ydi.

Modotti’ye aşina olduğumuz başka bir şeyden söz etmek de mümkün; bizzat Weston’ın çektiği, epey yaygınlaşmış nü fotoğrafları… Öyle ki, “O nü fotoğrafları olmasaydı bugün Modotti’yle ilgilenir miydik?” sorusunu soran sanat tarihçileri vardır. Yanıtı, önceki satırlarda kitabından bahsettiğimiz Hooks veriyor; “Kesinlikle evet. Yoksa 1991’de Sotheby’s’deki açık artırmada, ‘Güller’ fotoğrafı 165 bin dolara satılabilir miydi?”

Tekrar Modotti’nin partilerine ve Weston’a dönelim. Daha doğrusu Modotti’nin bu ikisiyle arasındaki bağın kopmasına, yaşamının bir kez daha radikal biçimde değişmesine… Modotti’nin, evinde partiler düzenlemeyi bırakması, Weston’la arasındaki bağın kopması, politikaya gittikçe daha fazla ilgi duymasıyla aynı günlere denk geliyor. Ve fotoğraf makinesini yoksul Meksikalılara çevirmesiyle…

AJANLIĞA GİDEN YOL
Modotti 1927’de, 31 yaşındayken katıldığı Meksika Komünist Parti’sinde, partinin gazetesi için foto muhabirliği yapmak gibi aktif görevler üstlenmişti. Fakat kötü günler yaklaşıyordu. 1929’da, birlikte yaşadığı sevgilisi, parti üyesi Antonio Mella’nın öldürülmesinden sorumlu tutulduğunda yalnızca tutuklanmadı; komünistleri aşağılayan bir kampanyanın hedefine yerleştirildi ve ‘hafifmeşrep’, ‘tehlikeli’ bir kadın olarak damgalandı. 1930’da, bu kez Meksika başkanına yönelik bir suikasttan sorumlu tutulduğunda ülkeden sürüldü.

Berlin’e gitti. Canlı bir sanat ortamı ve fazlasıyla fotoğrafçı vardı. Avangart sanat ortamında kendisini geliştirecek maddi imkânlara sahip değildi. Bunalıma girdi, fotoğraf çekmeyi bıraktı, komünistler arasında nam sahibi bir arkadaşıyla Moskova’ya geçti. Komünist Parti içinde aktif roller üstlendi ve Sovyetler Birliği’nin, Avrupa’da çalışan gizli görevlileri arasında yer aldı.

Katıldığı İspanya İç Savaşı’nda komünistler yenildiğinde New York’a gitmek istiyordu ama ABD bu isteği kabul etmedi. Kendisini, kimliksiz geldiği, takma isimle yaşayacağı Meksika’da buldu. Sovyetler Birliği ile Nazi Almanyası saldırmazlık anlaşması imzalamıştı ve Modotti, Komünist Parti’ye olan güvenini kaybetmişti. Depresyon dönemi tekrar başlamıştı. 5 Ocak 1942’de, arkadaşlarıyla gittiği akşam yemeğinden dönerken kalp krizi geçirdi. Hemen her efsane kişilik gibi Modotti’nin ardından, ölümünün nedenleri hakkında söylentiler üretildi. Pablo Neruda da şiir yazdı.

SERGİ CİHANGİR OTOPARKINA GİZLENMİŞ GİBİ
Meksika Başkonsolosluğu’nun desteğiyle, Modotti’nin 26 fotoğrafının sergilendiği yer, Beyoğlu Belediyesi’ne ait Cihangir Sanat Galerisi. 15 Ağustos’a kadar ziyaret edebilirsiniz. Galeri, üstü çocuk parkı olarak düzenlenmiş, bir kısmı yeraltında kalan Cihangir’deki katlı otoparkın içindeki salonlardan birinde kurulmuş. Fakat eğer daha önce galeriye gitmediyseniz bulmanız kolay olmayabilir. Zira Modotti sergisiyle ilgili afişler, işaretler bir yana; galeriyi gösteren herhangi bir işaret de yok. Otoparkın giriş kapısından içeri girip galeriye ulaşmaya çalışırsanız işiniz zor; epey bir dolanıp bulamama ihtimaliniz var. Kısa yol, otoparkın üstündeki, ilk bakışta fark edilmeyen merdivenden aşağı inip galeriye girmek.

 Aşağıda galeride sanatçıya ait fotoğraflardan seçme fotoğrafları bulabilirsiniz.

Kaynak : [-]  Eyüp Tatlıpınar

Tina Modotti






28 Temmuz 2012/94 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/07/Komünizm.jpg 480 530 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-07-28 16:17:432012-07-28 16:27:02Cihangir Sanat Galerisi’ni bulabilirseniz ‘sönen’ bir efsane; Tina Modotti’nin fotoğraf sergisini gezebilirsiniz…
Sanat Haberleri

Yılmaz Özdil’in günlük köşe yazıları tiyatro sahnesinde seyirciyle buluşacak.

Köşe yazarlarından Yılmaz Özdil’in günlük köşe yazıları, İsim Şehir Hayvan ismimli tiyatro oyunuyla seyirciyle buluşacak. Oyunun afişinde yer alan maymun fotoğrafının isim yerinde ise Yılmaz Özdil yazıyor..

İlk haberi Yılmaz Özdil’in kendi köşesindeki yazısından aldık. Özdil’in günlük köşe yazıları tiyatro sahnesinde seyirciyle buluşacak. Gencay Gürün’ün Tiyatro İstanbul’u tarafından Metin Serezli’nin yönetiminde sahnelenecek oyun, köşe yazlarından sahneye uyarlanması nedeniyle Türkiye’de değil dünyada bir ilk.

Oyunun adı Yılmaz Özdil’in ilk kitabıyla aynı ismi taşıyor: İsim Şehir Hayvan. Oyuncu kadrosu da bir hayli kalabalık. Tam 14 kişinin yer aldığı oyuncu kadrosu geçtiğimiz günlerde afiş için objektiflerin karşısına geçti.

Oyunun ismi İsim Şehir Hayvan’ın harflerinden oluşan birer kartonu ellerinde tutarak fotoğraf çektireceklerdi. Fakat bir sorun vardı. Oyunun adı 15 harften oluşuyor fakat oyuncu kadrosu 14 kişiydi. Bu sorunu da Yılmaz Özdil çözdü. Tiyatro oyununda bulunan maymun sahnesinden esinlenerek afişteki 15’nci harfi bir maymunun tutmasını altına da kendi adının yazılmasını istedi. Yılmaz Özdil ilginç afişle ilgili hurriyet.com.tr’ye şunları söyledi:

“KENDİ PAYIMA ÇOK EĞLENDİM”

“Tiyatro İstanbul’un Genel Müdürü Emin Hamarat oyunun afişini sanatçılardan oluşturmuştu. İsim Şehir Hayvan toplam 15 harf ancak oyunda 14 sanatçı yer alıyor. İsim  oyunda rol alan maymunu da 15 karakter olarak afişte yerleştirmişlerdi. Doğal olarak onun ismi yoktu. Ben kitabımın ismindeki Hayvan’dan ok çıkarak ismimi yazar ve o şekilde imzalarım. Okurlarım bunu  çok iyi bilir. Dolayısıyla afişi görünce bayıldım. Aynı imzayı afişe de atmak istedim. Maymunun altına kendi ismimi yazdım. Kendi payıma çok eğlendim umarım izleyenler de çok eğelenir. “

30 Temmuz pazartesi akşamı İzmir Karşıyaka Bostanlı Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek galayla perdelerini açacak oyunun tüm detaylarını Yılmaz Özdil yazdı;

Kaynak :[-] 

 

 

Yılmaz ÖZDİL’in 15 Temmuz tarihli Hürriyet Gazetesindeki köşesinde yayınladığı yazı…

Yılmaz ÖZDİL

İlk haberi Yılmaz Özdil’in kendi köşesindeki yazısından aldık. Özdil’in günlük köşe yazıları tiyatro sahnesinde seyirciyle buluşacak. Gencay Gürün’ün Tiyatro İstanbul’u tarafından Metin Serezli’nin yönetiminde sahnelenecek oyun, köşe yazlarından sahneye uyarlanması nedeniyle Türkiye’de değil dünyada bir ilk.

Oyunun adı Yılmaz Özdil’in ilk kitabıyla aynı ismi taşıyor: İsim Şehir Hayvan. Oyuncu kadrosu da bir hayli kalabalık. Tam 14 kişinin yer aldığı oyuncu kadrosu geçtiğimiz günlerde afiş için objektiflerin karşısına geçti.

Oyunun ismi İsim Şehir Hayvan’ın harflerinden oluşan birer kartonu ellerinde tutarak fotoğraf çektireceklerdi. Fakat bir sorun vardı. Oyunun adı 15 harften oluşuyor fakat oyuncu kadrosu 14 kişiydi. Bu sorunu da Yılmaz Özdil çözdü. Tiyatro oyununda bulunan maymun sahnesinden esinlenerek afişteki 15’nci harfi bir maymunun tutmasını altına da kendi adının yazılmasını istedi. Yılmaz Özdil ilginç afişle ilgili hurriyet.com.tr’ye şunları söyledi:

“KENDİ PAYIMA ÇOK EĞLENDİM”

“Tiyatro İstanbul’un Genel Müdürü Emin Hamarat oyunun afişini sanatçılardan oluşturmuştu. İsim Şehir Hayvan toplam 15 harf ancak oyunda 14 sanatçı yer alıyor. İsim  oyunda rol alan maymunu da 15 karakter olarak afişte yerleştirmişlerdi. Doğal olarak onun ismi yoktu. Ben kitabımın ismindeki Hayvan’dan ok çıkarak ismimi yazar ve o şekilde imzalarım. Okurlarım bunu  çok iyi bilir. Dolayısıyla afişi görünce bayıldım. Aynı imzayı afişe de atmak istedim. Maymunun altına kendi ismimi yazdım. Kendi payıma çok eğlendim umarım izleyenler de çok eğelenir. “

30 Temmuz pazartesi akşamı İzmir Karşıyaka Bostanlı Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek galayla perdelerini açacak oyunun tüm detaylarını Yılmaz Özdil yazdı;

Kaynak : [-]   

 

 

 

 

 

 

 

 

19 Temmuz 2012/24 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/07/yılmaz-özdil-oyunu.jpg 696 529 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-07-19 15:12:492012-07-19 15:12:49Yılmaz Özdil’in günlük köşe yazıları tiyatro sahnesinde seyirciyle buluşacak.
Sanat Haberleri

Dünyanın en önemli Tiyatro Festivallerinden Avignon 66, babası Vilar 100 yaşında

Bugün başlayacak Avignon Tiyatro Festivali bu yıl 66.yaşına basarken aynı zamanda kurucusu Jean Vilar’ın da 100. Yaşını kutlayacak.

Avignon: Fransa’nın Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinde Vaucluse departmaninda, Rhône Nehri’nin kıyısında bulunan şehir

 Dünyanın en saygın ve büyük tiyatro festivallerinden 7-28 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecekAvignon Tiyatro Festivali 66. yaşında şenliğin kurucusu tiyatro yönetmen ve oyuncusu Jean Vilar’ın (1912-1971) Yüzüncü yaşını da anacak. 2004 yılında başlayan ortak yönetici (*) uygulamasının bu seneki kişiliği İngiliz rejisör, tiyatro ve sinema oyuncusu Simon McBurney(1957 – Cambridge). Fransız ve dünya tiyatrosunun önemli kişiliklerinden Vilar’ın (özellikle de direnişçi şair René Char 1907-1988) bir avuç arkadaşıyla 1947 yılında başlattığı sanat ve

sanatçıyla seyirciyi yakınlaştırmak, sanatların anası tiyatroyu yalnızca ayrıcalıklı bir azınlığın eğlence aracı olmaktan çıkartıp kitlelerle buluşturmak girişimi sağlam adımlarla yürüyüşünü sürüdürüyor. Bu amaç zaman zaman dans, sirk gibi farklı alanlara açılan festivale yelpazesini genişleterek deneysel, öncü ve ilerici nitelikteki eserler ve yorumlar kazandırma olanağını da sağladı. Sergi, konferans, film gibi faaliyetlerle hatırlanan Vilar’a en büyük saygı ve katkı İngiliz yönetmen McBurney’in festivale daha ziyade metinsel yani tiyatro eserler seçmesiyle geldi. AyrıcaKompleXKapharnaüM isimli bir kolektif Jean Vilar’a özel, çok yönlü bir “Kamu Meydanı” başlıklı ‘olay’ bir gösteri sunacak.

“In” Tiyatro zengini
Resmi, “In” programında yer alan 53 eser 330 sefer sahnelenecek. Festival 7 Temmuz akşamı, her zaman olduğu gibi Avignon Papalar Sarayı Şeref Avlusu’nda Simon McBurney’in topluluğu “Complicite”nin yorumladığı

Kerem Gelebek

tanınmış Rus yazar Mihail Bulgakov’un (1891-1940) “Usta ve Margarita” klasiğiyle açılacak. McBurney’in sürprizleri arasında dünyaca ünlü edip, kültür ve eylem adamı John Berger de var. Berger Juliette Binoche ve McBurney eşliğinde “A’dan X’e” ve eşi Katya Berger eşliğinde de “Uyuyor musun?” başlıklı metin ve mektuplarını okuyacak. Arthur Nauzyciel Çehov, Stéphane Braunschweig Pirandello, Katie Mitchel Sebald, Thomas Ostermeier İbsen gibi klasik oyun ve metinlerin özgün yorumlarıyla has tiyatroseverleri sevindirirken Christophe Martaler, Sophie Call, Suzanne Andrade-Paul Barritt, Fanny Bouyagui, Nicolas Stemann, Christophe Honoré, Steven Cohen, Romeo Castelluccitiyatronun sınırlarını zorlayan yaratılarıyla Avignon’un değişik işlev misyonlarını da yerine getirmiş olacaklar. Sidi Larbi Cherkaoui, Olivier Dubois, Josej Nadj, Nacera Belaza gibi koreograf ve dansçılar şenliğin yöneticileri Hortense Archambaultve Vincent Baudriller’in fetiş tercihi dansın da ihmal edilmediğini kanıtlıyacaklar. Festivalde nadir rastlanan bir sürpriz gösteri de koreografisini Christian Rizzo’nun yaptığı orijinal başlığıyla “Sakınan Göze Çöp Batar” şeklinde programa giren Türk dançıKerem Gelebek’in tek başına yorumladığı bir göç ve sürgün şiirsel baleyle yaşanacak.

“In” programını geçen yıl yüzde 94 doluluk oranıyla 130 bin biletli seyirci izlemişti.

OFF yine yüklü
Bir de bu işin “Off”u var. “Off” demek resmi “In” gösterilerinin dışında kalan her türlü programlı gösteriler demek. Piyesler, okumalar, sokak gösterileri; kukla, dans, müzik, sirk… “Off”da öngörülen 1161 gösteri her yaştan, her çağdan, her soydan ve boydan ilgili ilgisiz seyirciye, Avignon ziyaretçilerine hitap ediyor. 114’ü Fransa dışında, 25 ayrı ülkeden toplam 975 topluluk, yaklaşık 6000 oyuncu-sanatçı 104 ayrı mekânda bu benzersiz kenti muhteşem ve dev bir sahneye çeviriyor. “Off”un Off’larını katarsak Avignon neredeyse her biri 24 saat süren 22 gün süresince tiyatroyu taçlandırıyor, dünyayı şenlendiriyor. Geçen yıl 1,3

 

Festivalin daha önceki yıllarda ağırladığı ortak festival yöneticileri şöyle: milyon kişinin izlediği “Off” programı bu yıl 1,4 milyon seyirci bekliyor.
…………………………………………………………………..

Thomas Ostermeier (2004), Jan Fabre (2005), Josef Nadj (2006), Frédéric Fisbach (2007),Valérie Dréville ve Romeo Castellucci (2008), Wajdi Mouawad (2009), Olivier Cadiot veChristoph Marthaler (2010) ve Boris Charmatz (2011)

 

Kaynak : [-]

07 Temmuz 2012/2 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/07/avignon_off_affis.jpg 373 350 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-07-07 17:57:582012-07-07 17:59:55Dünyanın en önemli Tiyatro Festivallerinden Avignon 66, babası Vilar 100 yaşında
Sanat Haberleri

Gemiyle Sanat Çıkarması!

Dünyanın en eski klasik müzik topluluğu, 26’ncı İzmir Kültür ve Sanat Festivali kapsamında 10 Temmuz Salı akşamı Efes Antik Kenti’nde müzik tutkunlarıyla buluşacak. Müzisyenlerle bin 600 seyircinin birlikte seyahat ettikleri bu organizasyon Türkiye’de bir ilk olacak.

DÜNYANIN en eski klasik müzik topluluklarından, 160 yıllık Viyana Filarmoni Orkestrası, 10 Temmuz Salı günü, dünyanın dört bir yanından tam bin 600 seyircisiyle birlikte İzmir’e geliyor. Ünlü orkestranın Efes Antik Kenti’nde vereceği konserin biletleri yaklaşık iki ay önce satışa çıktığı gün, birkaç saatte tükendi.
Viyana Filarmoni, klasik müzik tutkunları için düzenlenen deniz ve müzik programı kapsamında lüks yolcu gemisiyle Kuşadası’na gelerek 26’ncı İzmir Kültür ve Sanat Festivali’ne katılacak. Müzisyenlerle seyircilerin birlikte seyahat ettikleri Mein Schiff 1 adlı yüzen sarayın “Akdeniz’de Bir Liman” adlı seyahat programında İstanbul, Malta ve Atina da var. Yolcular, geminin uğradığı her limanda hem konserleri izleyecek hem de o kenti gezme imkanı bulacak. Böylece konserlerin verildiği kentler tanıtım için müthiş bir fırsat yakalayacak.

5-16 bin dolar
Aralarında Grammy ödüllü sanatçıların da bulunduğu orkestra üyeleriyle birlikte aynı gemide seyahat etmenin ve düzenlenen etkinliklere katılabilmenin bedeli hayli yüksek. Müzikseverler bir haftalık programa kalacakları kamaraya göre 5-16 bin bin dolar arasında ücret ödüyor. Toplam 670 kamara, 9 restoran, 11 bar, yüzme havuzları, SPA, fitness gibi lüks servislerin bulunduğu gemide 780 personel görev yapıyor.
Bu yıl üçüncü kez gemiyle konser turuna çıkacak olan Viyana Filarmoni Orkestrası, tur boyunca Schubert, Beethoven, Haydn ve Mozart’ın eserlerini seslendirecek. Efes Agora’da kurulacak sahnede verilecek etkinlikte dünyanın önde gelen şeflerinden Herbert Blomstedt yönetimindeki orkestra, Schubert’in 7 no’lu Senfonisi ve Bitmemiş Senfoni olarak da bilinen 8 no’lu Senfonisi’ni seslendirecek.

İzmirlilere yer kalmadı

Aralarında Grammy ödüllü sanatçıların da bulunduğu orkestranın vereceği konserin biletleri iki ay önce satışa çıktığı gün tükendi. Bakımda olan yaklaşık 24 bin kişilik antik tiyatro bu yıl da konserlere açılamadığıdan organizasyon antik kentin Agora bölümünde kurulacak sahnede gerçekleşecek. Ancak buranın da kapasitesi yaklaşık bin 750 kişiyle sınırlı olduğundan ancak Uluslararası İzmirKültür ve Sanat Festivali Kulübü üyesi ve ödedikleri aidatlar nedeniyle kontenjanları olanlar izleyebilecek.

Her limandabir konser

Geminin programında; İstanbul, Malta ve Atina da var. Yolcular, yüzen sarayın uğradığı her limanda hem konserleri izleyecek hem de o kenti gezme fırsatı bulacak. Bir haftalık turun fiyatları, 5-16 bin dolar arasında değişiyor
Viyana Filarmoni, çıktığı deniz ve müzik turunda Mein Schiff 1 adlı lüks yolcu gemisiyle Kuşadası’na demirleyecek, Uluslararası İzmirFestivali kapsamında konser verecek.

Sırada “Büyülü Bale” var 
Uluslararası İzmir Kültür ve Sanat Festivali çok özel bir topluluğu da 13 Temmuz’da ağırlayacak. Bu yıl 50’nci yılını kutlayan dünyaca ünlü Hollanda Ulusal Balesi, Türkiye’ye ilk kez gelecek. Grup, “Büyülü Bale” olarak da bilinen Giselle’i Fuar Açıkhava Tiyatrosu’nda sahneleyecek. 170 yıldır sergilendiği halde salonları ağzına kadar dolduran gösteriyi Hollanda Ulusal Bale Topluluğu’nun sergileyecek olmasının özel bir önem taşıdığı bildirildi.

Kaynak :[-]

 

05 Temmuz 2012/90 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/07/sanat-gemisi.jpg 330 550 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-07-05 13:30:472012-07-05 13:30:47Gemiyle Sanat Çıkarması!
Sanat Haberleri

Buyurun Caz’a !

 19. İstanbul Caz Festivali bu akşamki açılış konseriyle başlıyor. Dünya cazının yıldız haritasını İstanbul’a taşıyacak festivalin ağır topları Marcus Miller, Till Brönner, Morrisey ve Jamaikan Legends…

Marcus Miller

Bu yıl 50’nin üzerinde konserle 300’ü aşkın sanatçıyı ağırlayacak olan 19. İstanbul Caz Festivali, bu akşam Esma Sultan Yalısı’nda Elif Çağlar Beşlisi’nin vereceği açılış konseriyle başlıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nca (İKSV) düzenlenen festival, ilk haftasında cazseverleri birbirinden güzel konserlerle karşılıyor.

Yarın akşam The Marmara Esma Sultan’da Jamaika’nın reggae efsaneleri müziksevelerle buluşurken, saat 22.30’da European Jazz Club serisinin ilk buluşmasında Tamer Temel Quintet, Matthias Pichler ile birlikte İKSV Salon’da konser verecek. Festival ilk haftada bir dünya prömiyerine de ev sahipliği yapacak: Marcus Miller’ın, İKSV’nin kuruluşunun 40. yılında İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine Okay Temiz, Burhan Öçal, Hüsnü Şenlendirici, İmer Demirer ve Bilal Karaman ile gerçekleştirdiği “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, 5 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde yapılacak. İngiliz şarkıcı Morrisey ve Esperanza Spalding’in de sahne alacağı festival, 7 Temmuz Cumartesi günü artık gelenekselleşen etkinliği Tünel Şenliği ile müzikseverlere “festival içinde

festival” sunmaya devam edecek. Almanya’nın en çok satan caz albümlerine imza atan, kuşağının en iyi trompetçilerinden, popüler tınıları caz müziğinin sofistike yapısı ile ustaca birleştirebilen nadir sanatçılardan biri Till Brönner ise 6 Temmuz Cuma günü saat 21.00’de İstanbul Arkeoloji Müzeleri avlusunda İstanbullu cazseverlerle birlikte olacak. Dave Brubeck, James Moody, Natalie Cole ve Tony Bennett gibi cazın önde gelen isimleriyle aynı sahneyi paylaşan virtüöz Till Brönner’e saksofonda Magnus Lindgren, davulda Wolfgang Haffner, basta Christian V. Kaphengst ve piyanoda Jasper Soffers eşlik edecek.

Jamaikalı efsaneler festivalde

istanbul Caz Festivali Jamaika’nın bağımsızlığının 50. yılında özel bir projeye ev sahiliği yapıyor. Buna göre Jamaika’nın önde gelen müzisyenleri festivale konuk olarak aynı sahneyi paylaşacaklar.  1950’li yıllarda ‘ska’ türüne şekil veren önemli isimlerden Ernest Ranglin, The Wailers’ın piyanisti Tyrone Downie ve Jamaika’nın önde gelen reggae ekiplerinden Sly&Robbie’nin liderleri davulcu Sly Dunbar ile basçı Robbie Shakespeare İstanbul’da Jamaika rüzgarı estirecek. Topluluğa, vokallerde Bitty McLean eşlik edecek. Reggae efsanelerinin The Marmara Esma Sultan’da bir araya geleceği bu çok özel konserin biletleri 50 TL ve 40 TL (öğrenci).

Kaynak : [-]

 

03 Temmuz 2012/2 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/07/Marcus_Miller.jpg 384 285 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-07-03 12:16:182012-07-03 12:16:18Buyurun Caz’a !
Sanat Haberleri

“Batı Rıhtımı” ENKA Kültür Sanat’ta

24. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları, yarın akşam MFÖ konseri, ardından Bilkent Tiyatrosu’nun “Batı Rıhtımı” ve klarnet sanatçısı Serkan Çağrı’nın “Crazy Brassy Balkans” konseriyle devam ediyor.

Batı Rıhtımı

20 Haziran’da Oyun Atölyesi’nin“Antonious ile Kleopatra” oyunu ile başlayan “Silinen Sınırlar, Buluşan Dünyalar” temalı 24. ENKA Kültür-Sanat Buluşmaları 13 Temmuz Cuma akşamı Fazıl Say konseri ile sona erecek. Etkinlik yarın akşam MFÖ konseri, 02 Temmuz Pazartesi Bilkent Tiyatro’nun “Batı Rıhtımı” oyunu 04 Temmuz Çarşamba Serkan Çağrı konseri, 06 Temmuz Cuma MİRCAN “Ustalarla Alemlere Yolculuk” konseri, 09 Temmuz 2012 Pazartesi Folklor Kurumu İstanbul’dan “Bizim Deniz, Kuzey Deniz” gösterisi, 11 Temmuz  Çarşamba Dostlar Tiyatrosu “Azizlikler / Nereye Gidiyoruz?” oyunuyla ENKA Eşref Denizhan Açık Hava Tiyatrosu’nda devam ediyor.

Mazhar Alanson, Fuat Güner, Özkan Uğur’dan oluşan MFÖ konseri 29 Haziran Cuma Saat 21.15’de kendi besteleriyle sahne alacaklar. 24. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları; Bernard-Marie Koltès’in yazdığı, Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği Bilkent Tiyatrosu’nun “Batı Rıhtımı” ile devam ediyor.

Sistemin köşeye sıkıştırdığı vahşi dünyada insanların hayatta kalma mücadelelerini ve çırpınışlarını anlatan “Batı Rıhtımı” günümüz dünyasının ekonomik ve siyasal gerçeklerini gözler önüne seriyor. Koltès’in kaleminden çıkmış her söz, Bilkent Tiyatrosu’nun oyuncuları;Ceren Narinoğlu, Ebru Demirdöven, Efe Erkekli, Emre Eren Turan, Mertcan Semerci, Merve Ünal, Muzaffer Saygı, Sedat Yılmaz, Tunca Soysal, Tunç Efe ‘nin dudaklarında ironik bir tavra bürünüyor. Günümüz gerçeklerine değinen oyunun dekor ve kostüm tasarımını Hakan Dündar üstlenirken, ışık tasarımı Işıl Kasapoğlu ve Yılmaz Ertekin’e ait, oyunu dilimize çeviren isim ise Yiğit Bener.

04 Temmuz akşamı adına özel klarnet modeli üretilen, Vassilis Saleas, George Zamphir, Gypsy Kings Heritage, Giora Feidman, Trilok Gurto, Ian Anderson, Kocani Orkestrası gibi dünyaca ünlü pek çok müzisyenle de ortak sahne çalışmalarında bulunan Serkan Çağrı, “Crazy Brassy Balkans” albümünden eserleri kendisini dinlemeye gelenler için seslendiriyor.

Başlama saati 21.15 olan tüm etkinliklere, isteyen katılımcılar, her etkinlik öncesi saat 20:00’de Taksim-AKM önünden kalkacak ücretsiz servis ile ulaşabiliyorlar. Etkinlik bitiminde ise, ENKA Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu’ndan kalkacak servis, konukların Taksim-AKM’ye ulaşımını sağlıyor. Servisten yararlanabilmek için etkinliklerden en az iki gün önce ENKA ile bağlantıya geçerek rezervasyon yaptırılması yeterli.

Broşür indirmek için Lütfen Tıklayın   

Detay bilgi için lütfen Tıklatın        

 

28 Haziran 2012/8 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/06/Batı-Rıhtımı.jpg 335 268 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-06-28 17:11:512012-06-28 17:11:51“Batı Rıhtımı” ENKA Kültür Sanat’ta
Sanat Haberleri

İstanbul Çocuk Ve Gençlik Sanat Bienali’nin 2.’si Başlıyor

İlki İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından desteklenerek 65 bin izleyiciye ulaşan “İstanbul Çocuk ve Gençlik Bienali”nin ikincisi, 6 Kasım-6 Aralık 2012 tarihinde gerçekleşiyor. 

İl Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığıyla düzenlenen bienal, Beyoğlu’ndan Tuzla’ya, Kadıköy’den Sultanbeyli’ye 39 ilçenin özel ve kamu okullarında öğrenim gören öğrencilerle birlikte, sokakta çalışan, suça bulaşmış, cezaevinde bulunan, cezaevinde doğmak zorunda kalan çocuklar ve özürlüler gibi dezavantajlı grupları da kapsıyor.

2. İstanbul Çocuk ve Sanat Bienali; Plastik Sanatlar disiplinlerinin çağdaş sanat uygulama ve düzenlemeleriyle, panel, sanatçı sunumu, performans, video gösterimi, enstalasyon, atölye çalışmaları ve birçok farklı müzik grubunun yer alacağı sahne performanslarından oluşuyor. Bin 500 adet öğrenci, öğretmen etkinliğine ve yaklaşık 5 bin öğrencinin bireysel çalışmalarına ev sahipliği yapmayı amaçlayan projede çocuk ve gençlere kendilerini ifade etme fırsatı sunarken, aynı zamanda onlara sanat ve eğitim kariyerlerinde anlamlı bir basamak imkanı sunuyor.

Çocuklara ve gençlere yönelik güncel sanat etkinliklerini kapsayan İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali 6 Kasım-6 Aralık 2012 tarihlerinde; şehir hatları vapurları, Kadıköy’deki Karaköy iskelesi, Şirketi Hayriye Sanat Galerisi ve Taksim Meydanı’nda gerçekleştirilecek.

Dünyada sayılı, Türkiye’de ise 2.’si yapılacak olan bienalin İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Protokol Salonu’nda yapılan basın tanıtım toplantısının açılış konuşmasını yapan Bienal Direktörü Gazi Selçuk, “6 Kasım-6 Aralık 2012 tarihlerinde gerçekleşecek olan İstanbul’un en büyük çocuk ve gençlik sanat organizasyonu olan II. İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nin hazırlık çalışmaları devam ediyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı desteğiyle Türkiye’de ilk kez düzenlediğimiz bienalin, 2. sini gerçekleştiriyor olmaktan ötürü çok mutluyuz. İlk kez düzenlediğimiz ve 65 bin izleyiciyle buluştuğumuz bienalde 5000 öğrenci çalışmalarıyla yer aldı. II. bienale ise, İstanbul’da yer alan 3 bin üzerinde ki kamu ve özel okulun öğrencileriyle birlikte, ilçelerin dezavantajlı bölgelerinde okuyan öğrencilerin de katılımını hedefliyoruz. Özellikle STK’larla yaptığımız işbirliği neticesinde cezaevinde doğan, risk altında bulunan ve engelliler gibi dezavantajlı gruplarında bu bienalde yer almasını sağlıyoruz. Kısa vadede çocukların ve gençlerin kendilerini ve sanatlarını ifade edecekleri önemli bir mecra yaratırken, uzun vadede Türkiye ekonomisinin lokomotifi olması planlanan Kültür Endüstrisinin önemli aktörlerinin yetiştirilmesine katkı sunuyoruz. Bienal, 1-18 yaş aralığında olan herkesin, öğretmen, veli veya sanatçı eşliğinde, video art, ses- görüntü enstalasyonları, heykel, seramik, atık çalışması, karışık teknik, resim, fotoğraf, dans, müzik, sahne performansı vb her türlü sanatsal üretimine açıktır. Ekim sonunda açıklanacak programla öğrenci, öğretmen, sanatçı, sanat takipçisi birçok kesimin dikkatlerini çekecek zenginliğe sahip içerik için hazırlık yapmaktayız. Bu sene mekanların seçiminde kamusal alanları tercih ettik. Türkiye Deniz İşletmeleri ile yaptığımız işbirliği neticesinde Bienal etkinlikleri, 10 şehir hatları vapuru ve Kadıköy’de yer alan Karaköy iskelesinde İstanbullularla buluşacak. Ayrıca Taksim meydanında kuracağımız diğer bir sahne ile Bienal çerçevesinde üretilen beden, müzik ve sahne performansları binlerce izleyiciye ulaşacak. Ayrıca 350 civarında atölye çalışması ve birbirinden farklı 41 panel ve söyleşi ile programı zenginleştirmekteyiz. İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienalinin; birbirinden faklı tür ve içeriklere sahip 1500 civarında etkinliğe de ev sahipliği yaparak, 70 bin kişiye ulaşılması planlanmaktadır” şeklinde duygu ve düşüncelerini dile getirdi.

Küratörler adına söz alan Esra Çelikkanat; “II. İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nin küratörleri Mimar Sinan Üniversitesi öğretim üyesi Gülçin Aksoy, sanatçı ve eğitimciler, Leyla Sakpınar, Maria Sezer, Özcan Yurdalan ve benden oluşuyor. Küratörler olarak yaklaşık dört aydır düzenli yaptığımız toplantılarda 2. bienalin konsepti ve işleyişi gibi konularda çalışmaktayız. Bildiğiniz üzere yaratıcılığın geliştirilmesinde sanatın önemli bir yeri olduğu artık kanıtlanmıştır. Sanat, hayatı farklı bir biçimde anlamayı, sorgulamayı ve farkındalığı sağlar. Bu doğrultudan yola çıkarak ve ilk bienalden edinilen deneyimleri de göz önünde bulundurarak, çocuklarımızın keyifle ve yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri bir konsept ortaya çıkarmaya çalıştık. Düş aslında her yaşta kurulur, belki de en yoğun olarak çocuk ve gençlik yıllarında. Düş, gerçeğin kaynağı ve başlangıcıdır. Gerçek olmayan ama çoğu zaman gerçekleşmesi istenen bir umuttur düş. Gerçek düşten, düş gerçekten beslenir. Çocuk düşleriyle keşfeder, hayatına yön verir ve kendi dünyasını kurmaya başlar. Yaratmanın temelinde her zaman düş vardır. Bizde gitgide mekanikleşen bir çağda çeşitli ve zengin yorumlara açık olan “Düş mü? Gerçek mi?” temasından yola çıkarak 2012 yılı için planlanan İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nin konseptini “Düş Çocuk, Gerçek Çocuk” olarak belirledik” şeklinde konuştu.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ise yaptığı konuşmada; çocuklara yaratıcılıklarını sergileyebilecekleri bir sanat platformu kazandırdıkları için çok mutlu olduğunu dile getirdi. Sanat çalışmalarının temellerinin daha çocuk yaşlarda atılmasının ne kadar önemli olduğunun altını çizen Yıldız; ülkemizde bu tür etkinliklere daha fazla destek vermeliyiz. Bienal kapsamında hem çocuklarımız hem de geçlerimiz yaratıcılıklarını özgürce ortaya koyma şansını yakalayıp, performans ve ürettikleri eserleri pek çok izleyici ile buluşturacaklar” şeklinde konu ile ilgili düşüncelerini ifade etti.

27 Haziran 2012/99 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/06/İstanbul-Çocuk-ve-Gençlik-Bienali.jpg 1536 2048 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-06-27 17:14:092012-06-27 17:14:09İstanbul Çocuk Ve Gençlik Sanat Bienali’nin 2.’si Başlıyor
Page 14 of 16«‹1213141516›»

Şunun için etiket arşivi: sahne

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön