sahne performansı

sahne performansı konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. sahne performansı konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. sahne performansı konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri sahne performansı konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Türkiye’de yetişmiş en yetenekli gitaristlerden biri olarak kabul edilen ve 2001’de genç yaşta trajik şekilde hayata veda eden Yavuz Çetin’in ‘İlk’ albümü 18 yıl sonra Rainbow45 Records etiketiyle ilk kez plak formatında müzikseverlerle buluşuyor.

yavuz_çetin

 

Türkiye’de yetişmiş en yetenekli gitaristlerden biri olarak kabul edilen ve 2001’de genç yaşta trajik şekilde hayata veda eden Yavuz Çetin’in ‘İlk’ albümü 18 yıl sonra Rainbow45 Records etiketiyle ilk kez plak formatında müzikseverlerle buluşuyor.

yavuz-çetin

 

 

2001 yılında genç yaşta trajik bir şekilde aramızdan ayrılan, Türkiye ’de yetişmiş en yetenekli gitaristlerden biri olan, blues tandanslı Türkçe rock türünde yazdığı şarkıları ve sergilediği eşsiz performanslarıyla bir dönemin idolü Yavuz Çetin‘in ‘İlk‘ albümü, 18 yıl sonra Rainbow45 Records etiketiyle ilk kez plak formatında müzikseverlerle buluşuyor. Türkçe rock müziğinin en başarılı albümlerinden birisi olarak kabul edilen ve dönemi itibarıyla rock tutkunlarının vazgeçemediği bu albüm, yüksek ses kalitesinde, açılır kapaklı, 180 gr. ağırlığında, ayrıca önlü arkalı poster ve Yavuz Çetin‘in yakın dostlarının kendisiyle ilgili anıları, duyguları ve düşüncelerinin yer aldığı 2 sayfalık ‘özel buklet‘li tasarımıyla plakseverlere sunuluyor…

Yaşamı boyunca 1960’lı ve 1970’ li yılların blues ve rock müziklerinden etkilenir Yavuz Çetin… Blues ve rock müziğinin ruhunu Türkçe sözlerle harmanlar ve birbirinden güzel şarkılar yazarak kısa sürede büyük bir hayran kitlesine sahip olur. Jimi Hendrix’i ve dünyaya mal olmuş blues şarkılarını da yorumlamaktan her zaman büyük bir keyif alır.
Kendine özgü duruşu, tavırları, sevecenliği, paylaşımcılığı, olağanüstü müzikal yeteneği, stili ve şarkılarıyla kısa sürede müzik dünyasında farkedilen ve çok sevilen Yavuz Çetin, kendi şarkılarının yanı sıra çok sayıda sanatçının stüdyo albümlerinde yer alır ve sahne performansları sergiler. Kurucusu olduğu Labirent, Grup Pi, Yavuz Çetin Band ve 16 yıl çaldığı Blue Blues Band‘in yanı sıra uzun süre MFÖ grubunun gitaristliğini de üstlenir ve sayısız sahne performansına imza atar…

Ercan Saatçi ile Aykut Gürel’in prodüktörlüğünde ve Yavuz Çetin‘in süpervizörlüğünde gerçekleşen sanatçının bu ‘İlk‘ albümünde toplam 12 adet söz ve müziği yavuz cetinkendisine ait şarkı yer alır. Kendisine Özkan Uğur, Göksel, Sunay Özgür, Cengiz Tuncer, Yavuz Darıdere ve Serdar Öztop gibi tanınmış başarılı müzisyenler eşlik eder.

‘Erkeğin Olmak İstiyorum‘, ‘Bilmem Neden İnat Ettim‘, ‘Kimse Bilemez‘, ‘Bodrum Gecesi Yüzünden‘, ’Ağlamayı Sevmem Ben’, ‘Sahil‘, ‘Birkaç Saat’ ve ‘Fanki Zonki Tonki’ gibi Çetin’in bugün de hala dillerden düşmeyen hit şarkılarını barındıran plak, bu hafta itibarıyla EMI–Universal Müzik Türkiye dağıtımıyla büyük müzik marketlerde, İstanbul’un seçkin plak dükkanlarında ve rainbow45records.com web sitesinde satışa sunuldu.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRR), mart ayını Dünya Kemanları Festivali ile açacak.

dunyanin-kemanlari-festivali

İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu, mart ayının ilk haftasında İstanbulluları müzikal anlamda farklı kültürlerin lezzetleriyle buluşturmaya devam ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRR), mart ayını Dünya Kemanları Festivali ile açacak.

1 ve 2 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Dünya Kemanları Festivali birçok masterclassa sahne olacak. Festivale; Ara Malikian, Ayla Erduran, Ani Schnarch ve Yarub Smarait’in de içlerinde yer aldığı dünyaca ünlü keman virtüözleri katılacak. Cihat Aşkın’ın koordinatörlüğünü üstleneceği festivalin ilk akşamı Ayla Erduran şerefine Onur Gecesi düzenlenecek. Program, Grammy ödüllü Parker Quartet yaylı çalgılar dörtlüsünün kapanış konseriyle son bulacak.

‘Don’t worry, be happy’ şarkısıyla bir zamanlar tüm dünyaya ‘mutlu ol’ diyen Grammy Ödüllü sanatçı Bobby McFerrin, son albümü olan “Spirityouall” ve en güzel şarkıları ile 3 Mart Salı günü 20.00’de CRR’de İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. Dünyaca ünlü ses virtüözü McFerrin, eşsiz yorumu ve sahne performansı ile dinleyicilere uzun süre hafızalardan silinemeyecek büyülü bir akşam yaşatacak.

Piyano başında bir evliya olarak tanınan dünyanın en önde gelen piyanistlerinden Maria João Pires, önemli bir atılım gerçekleştiren genç kuşak sanatçılarından Miloš Popović ile birlikte 6 Mart Cuma günü 20.00’de CRR’de eşsiz bir resital sunacak. İkili, Schubert ve Beethoven’in piyano için yazılmış dünyaca ünlü unutulmaz eserlerini dinleyicilerle paylaşacak.

Türkiye’nin çeşitli orkestralarının önde gelen; solo, orkestra ve oda müziği kariyerlerine sahip ve alanında virtüöz sanatçılarından Muhittin Dürrüoğlu, Bülent Evcil, Selçuk Akyol, Cihangir Nuvasil, Engin Güngördü ve Cem Akçora’dan oluşan Troia Wind Ensemble, 7 Mart Cumartesi günü 20.00’de muhteşem bir oda müziği konseri sunacak.

Dünya Kadınlar Günü’nde ‘İstanbul’un Hanım Bestekârları’

Türk Sanat Müziği’ne özgün yorumlarıyla zenginlik katan İncesaz Grubu, Dünya Kadınlar Günü için hazırlanan ‘İstanbul’un Hanım Bestekârları’ programını 8 Mart Pazar günü 20.00’de İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda dinleyicilere sunacak. Konserde; Mehveş Hanım, Neveser Kökdeş ve Leyla Saz gibi İstanbul’un en önemli hanım bestekârlarının şarkılarına da yer verilecek. Programda, Ezgi Köker ve Bora Ebeoğlu’nun seslendireceği şarkılara viyolonselde Hakkı Öztürk ve klarnette Evrim Güvemli eşlik edecek.

İşte programın detayları:

1 Mart Pazar

Dünyanın Kemanları Festivali – 1. Gün

Festival Koordinatörü, Cihat Aşkın
Ani Schnarch Ustalık Sınıfı (Masterclass)
Saat:10.00

(Ustalık sınıfına katılım için, 26 Şubat Perşembe günü Saat:16.00’a kadar http://crrkonsersalonu.org/?p=iletisim adresinden müracat edebilirsiniz. Adaylar, yukarıda bulunan linke özgeçmişlerini göndererek katılabilirler, Ustalık sınıfında aktif olarak yer alacak adaylar ise 27 Şubat Cuma günü web sitemiz üzerinden açıklanacaktır. Katılım ücretsizdir.)

Ani Schnarch

Rumen – İsrailli – İngiliz kemancı, birçok prestijli ödülün sahibi olan Schnarch, kuşağının en heyecan verici ve çok yönlü kemancılarından biri olarak anılıyor.

İtalya ve İngiltere’de bulunan New Virtuosi Mastercourse & Festival’i Sanat Danşmanı olan Ani, İsrail’deki ünlü Keshet Eilon keman okulunun da kurucusu ve fakülte üyesi.

Dünyanın Kemanları Açılış Etkinliği
Saat: 14.00

Söyleşi: Dünyanın Kemanları
Moderatör: Cihat Aşkın
Katılımcılar: Emre Aracı, Ertuğ Korkmaz, Ani Schnarch, Amnon Weinstein, Ara Malikian, Yarub Smarait, Mehmet Emin Bitmez

(Dünyanın Kemanları Söyleşisi, Fuaye Alanında Gerçekleştirilecektir. Katılım Ücretsizdir.)

Sergi Açılışı: Kemençe’den Kemana Akdeniz’de Bir Yolculuk (Amnon ve Avshi Weinstein)
Saat: 15.00

Amnon Weinstein

Uluslararası üne sahip büyük usta, keman yapım üstadı ve restoratörü Amnon Weinstein dünyada pek çok yardım ve eğitim amaçlı projenin öncülüğünü yaptı. İsrail ve dünyada pek çok prestijli orkestra ve sanatçı ile çalıştı.
Viyola ve trompet sanatçısı olan Weinstein zanaatını çocukluk yıllarında kendisi gibi keman yapım üstadı olan babasından öğrendi.

Avshalom Weinstein

İsrailli usta bir keman yapımcısı olan babası Amnon Weinstein tarafından yetiştirilen Avhsalom Weinstein, 3. kuşak keman yapımcısıdır.

2006 yılında Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) projesine davet edildi ve o zamandan beri projede yer alıyor. Son iki yıldır usta bir keman ve yay yapımcısı olan Daniel Schmidt ile çalışan Avshalom, kendi atölyesini 2009 yılında İstanbul’da açtı. Atölyede keman, viyola, çello ve yay için satış, yapım, sertifika ve danışma hizmeti sunuluyor.

(Sergi Fuaye Alanında gerçekleştirilecektir. Festival boyunca, ücretsiz gezilebilir.)

Akdeniz’den Tatlar
Saat: 16.00

Ara Malikian, keman
Yarub Smarait, keman
Mehmet Emin Bitmez, ud
Cihat Aşkın, keman
(Konser ücretsizdir.)

Ara Malikian

Ara Malikian şüphesiz ki jenerasyonunun en zeki ve etkileyici kemancılarından biri. Sahip olduğu kendine özgü stili, kökeni ve zengin müzikal tecrübeleri onu müzik dünyasının en özgün ve yenilikçi seslerinden biri yapıyor.

Yarub M. Smarait

1988’de Ürdün’ün başkenti Amman’da doğmuş ve büyümüş olan keman sanatçısı Yarub Smarait, henüz 4 yaşındayken keman dersleri almaya başladı. Amman’daki Ulusal Müzik Konservatuvarı’nda başlamış olduğu derslerden sonra konservatuvar orkestrasına girdiğinde 11 yaşındaydı.
Aynı zamanda bir ses teknisyeni olan Yarub, İspanya’daki Berklee Müzik Okulu’nda modern enstalasyon alanında burslu olarak yüksek lisans yapıyor.

Mehmet Bitmez

Günümüzde dünyadaki ud virtüözlerinden biri olarak gösterilen Bitmez, öğrenim yılları ve sonrasında da Tanburi Cemil Bey’in makam ve icra anlayışını analiz ederek, ileri teknik, üslup ve tavrı üzerine kapsamlı araştırmalar yaptı.
İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim görevlisi olarak görevini sürdürmektedir.

Cihat Aşkın

Prof. Ayhan Turan’ın sınıfından mezun olan Cihat Aşkın, daha sonra Londra’da Royal College of Music ve The City University’de Mastır ve Doktora programlarını bitirerek yurda döndü.
CAKA, Andante’nin düzenlediği 2011 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’nde Yılın Klasik Müzik Etkinliği ödülüne layık görüldü. Basın tarafından “Bu toprağın kemancısı” olarak onurlandırılan sanatçı, konserlerinde Jean-Baptiste Vuillaume (1846) ve Joseph Gagliano (1796) kemanları ile çalmaktadır.

Vieuxtemps İstanbul’da
Saat: 18.00

19. yüzyılın en önemli keman virtüözlarından biri olan Henri Vieuxtemps’ın İstanbul seyahatinin müzikli anlatımı

Katılımcı Sanatçılar Emre Aracı ve Cihat Aşkın, Roberto Issoglio

(Etkinlik, Fuaye alanında gerçekleştirilecektir. Katılım ücretsizdir.)

Emre Aracı

Müzik tarihçisi, besteci ve orkestra şefi Emre Aracı Edinburgh Üniversitesi’nden BMus (Hons.) ve PhD dereceleri ile mezun oldu.
1987’den beri Birleşik Krallık’ta yaşamakta olan Dr Emre Aracı Türkiye-Avrupa müzik ilişkileri üzerine yoğunlaştığı araştırmalarını Nurol Holding ve Çarmıklı Ailesi desteği ile sürdürmektedir.

Roberto Issoglio

Müzisyen solist olarak ulusal ve uluslararası Oda Müziği topluluklarında çalışmış; 2002’de, BBC Orkestrası ve Londra Filarmoni Orkestrası ve daha sonra Berliner Philharmoniker’ın müzisyenleriyle birlikte çalmıştır.
Roberto Issoglio beş yıldır Pâques de Cervo (IM) Festivali’nin Oda Müziği Geliştirme Kursları’nın Sanat Yönetmenliği’ni ve Mozart İtalya Derneğinin Torino Kürsüsü Başkanlığı’nı yürütmekte, aynı zamanda Marcello Abbado ve çok ünlü başka yorumcularla birlikte ulusal danışmanlık yapmaktadır.

Ayla Erduran Onur Gecesi

Saat: 20.00

Ayla Erduran, keman
Cihat Aşkın, keman
Tatjana Masurenko, viyola
Can Okan, piyano
Rahşan Apay, viyolonsel
Yelda Özgen, viyolonsel

Ayla Erduran

İstanbul’da dünyaya gelen sanatçı, önce annesiyle kemana başlamış, dört yaşında Karl Berger’in öğrencisi olmuş, ilk resitalini on yaşında, Ferdi Ştatzer eşliğinde, Saray Sinemasında vermiştir. 1946-51 yılları arasında Paris Ulusal Konservatuvarı’nda Benedetti ve Benvenuti ile eğitim görerek keman bölümünden mezun olmuştur.

Erduran’ın yaşamını anlatan, Evin İlyasoğlu’nun yazdığı “Ayla’yı Dinler misiniz?” başlıklı biyografik roman Remzi Kitabevi tarafından 2002’de; Erhan Karaesmen’in yazdığı “Evrenimizi İç Işıklarıyla Aydınlatanlar: Ayla Erduran Müzik ve Keman” başlıklı kitap SCA tarafından 2007’de yayımlanmıştır. Amerika’dan Uzakdoğuya, dünyanın her yerinde CD’leri satılan Sanatçı’nın kayıtları ülkemizde “Ayla Erduran Arşiv Serisi” başlığı altında Lila Müzik’ten yayınlanmıştır.

Tatjana Masurenko

Müzik eleştirmenlerinden olumlu tepkiler alan viyola sanatçısı Masurenko, 15 yıldır hem solo hem de oda müziği sanatçısı olarak müziğin içinde.

Can Okan

25 Mart 1986 tarihinde İstanbul’da doğdu. Beylerbeyi Lütfi Erçin İlkokulu’nda öğrenim görmekteyken, piyano öğrenimine 1994 yılında Meliha Doğuduyal ile başladı.
Can Okan, MSGSÜ Devlet Konservatuari’nda Prof. Metin Ülkü ile piyano ana sanat dalındaki doktora eğitimine, orkestra şefliği bölümünde araştırma görevliliğine ve devlet sanatçısı İdil Biret ile düzenli çalışmalarına devam etmektedir.

Yelda Özgen Öztürk

Ankara’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda viyolonsel, oda müziği ve orkestra dersleri aldı. Halen İTÜ Türk Musiki Devlet Konservatuvarı’nda yardımcı doçent olarak çalışmakta ve İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nde Müdür Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.

2 Mart Pazartesi
Dünyanın Kemanları Festivali

Dünyanın Kemanları Festivali – 2. Gün
Aşkın Ensemble
Saat: 18.00

Ertuğ Korkmaz, şef
Ani Schnarch, keman
Aşkın Ensemble
Aşkın Ensemble, günümüzün kaliteli müzik ihtiyacına cevap verebilmek, oda müziği projeleri oluşturmak, müziğe sıradışı bir yorum getirmek ve genç müzisyenlerin gelişimlerini desteklemek amacı ile Cihat Aşkın tarafından 09 Mart 2007 tarihinde kuruldu.
Müzik eleştirmenlerinden olumlu tepkiler alan Aşkın Ensemble, en büyük desteğini genç ve yaratıcı müzisyenlerinden almakta ve çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmektedir.

Ertuğ Korkmaz

Orkestra Şefi – Kompozitör

11 yaşında Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Prof. Mehmet ERTEN ile Trompet çalışmalarına başladı. 1975 yılında Kompozisyon bölümüne kabul edildi ve Prof. Erçivan SAYDAM ile Armoni, Kontrapuan çalışmalarına başladı. 2003 yılında International Rostrum of Composers jürisi seçilen Ertuğ Korkmaz aynı yılın Mart ayında Müzik ve Sahne Sanatları alanında kurucu üye olarak Başkent Üniversitesi kadrosuna katılmıştır. Sanatçı halen Orkestra Akademik Başkent Sanat Yönetmenliği ve Daimi Orkestra Şefliği görevlerini sürdürmektedir.

Ani Schnarch

Rumen – İsrailli – İngiliz kemancı, birçok prestijli ödülün sahibi olan Schnarch, kuşağının en heyecan verici ve çok yönlü kemancılarından biri olarak anılıyor. Romanya doğumlu Schnarch, kemana 7 yaşında başladı ve çalışmalarına İsrail’de devam etti. Bartok ve Ysaye ağırlıklı resital programları büyük alkış alan sanatçının, yine Bartok’un keman ve piyano için yazmış olduğu eşsiz eserlerini seslendirdiği performansı çeşitli ülkelerde radyo, TV ve web üzerinden yayınlanıyor. Yoğun konser takviminin yanı sıra, Ani aynı zamanda Londra Kraliyet Müzik Okulu’nda aranan bir profesör olarak, Avrupa, ABD, Kanada, İsrail ve Japonya’da ustalık sınıfları veriyor, sayısız uluslararası keman yarışmalarına jüri olarak davet ediliyor. İtalya ve İngiltere’de bulunan New Virtuosi Mastercourse & Festival’i Sanat Danşmanı olan Ani, İsrail’deki ünlü Keshet Eilon keman okulunun da kurucusu ve fakülte üyesi.

Dünyanın Kemanları Festivali Kapanış Konseri

Saat: 20.00

PARKER QUARTET

Daniel Chong, keman
Ying Xue, keman
Jessica Bodner, viyola
Kee-Hyun Kim, viyolonsel

Program

S.PROKOFIEV İki numaralı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, Fa Majör, Op.92
J. WIDMANN 3 Numaralı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, “Jagdquartett”
J. BRAHMS Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, Si bemol Majör, Op. 67

Muhteşem… (New York Times)

Hayal gücü ile dolu bir yorum anlayışı, olağanüstü bir virtüözite, (Washington Post)

Kusursuz bir mükemmeliyet (Boston Globe)

2002’de kurulan Parker Quartet “klasik müziğin laboratuarı” olarak bilinen yaylı çalgılar dörtlüsü oluşumunda, kısa sürede kuşağının önde gelen topluluklarından biri olmuş, başarılı çalışmaları büyük övgülerle, hattâ müzik endüstrisinin en prestijli ödüllerinden Grammy ile taçlandırılmış.
Gördükleri esaslı öğrenimi bir de Cleveland Quartet, Kim Kashkashian, György Kurtág, ve Rainer Schmidt gibi ustalarla pekiştiren topluluk üyeleri bu konserde yaylı çalgılar dörtlüsü için üretilmiş literatürden oldukça farklı kimliklerde üç eser sunacak: Prokofiev, Widmann ve Brahms müzikal gramerleri ve farklı deyişleriyle bu çeşitliliği yansıtacak üç isim.

3 Mart Salı / 20.00

Bobby McFerrin ‘spirityouall’

Bobby McFerrin, vokal
Gil Goldstein, piyano
David Mansfield, keman
Armanda Hirsch, gitar
Jeff Carney, bas
Louis Cato, davul
Madison McFerrin, vokal
Bir zamanlar tüm dünyaya ‘mutlu ol’ diyebilen adam, mesajını tekrarlamak üzere geliyor. Bobby McFerrin 3 Mart’ta İstanbul’da..

Onun davetkar müziğini, şifalı sesini duymak ve ruhlarımızı aydınlatmak için 3 Mart 2015’teki İstanbul konseri çok iyi bir şans.

6 Mart Cuma / 20.00

Maria João Pires, Miloš Popović Dört El ve Solo Piyano Resitali

Program

L.v.Beethoven Piyano Sonatı No 21 “ Op. 53 “Waldstein”
F. Schubert “Lebensstürme” D 947, 4 El Piyano için
F. Schubert “Fantazi” Fa minör, D 940, 4 El Piyano için
L.v.Beethoven Piyano Sonatı No 32 Op.111

Piyano başında bir evliya… Sadece çalışıyla değil, ona özünü veren duyarlılığı, kimliği, duruşuyla da apayrı bir yeri olan, dünyanın en önde gelen piyanistlerinden Maria João Pires, bu dikkat çekici buluşmada genç kuşaktan, 2000’li yıllarla birlikte önemli bir atılım gerçekleştiren Miloš Popović ile birlikte, aynı sahneyi paylaşacak.

Konserdeki partneri Miloš Popović ise, Haydn, Beethoven, Schumann ve Chopin gibi klasiklerin yanı sıra, keman sanatçısı Lorenzo Gatto ile kaydettiği, Enescu, Martinů ve Mokranjac’ın eserlerine yer verdikleri albümle dikkat çekiyor.

7 Mart Cumartesi / 20.00

Troia Wind Ensemble

Muhittin Dürrüoğlu, piyano
Bülent Evcil, flüt
Selçuk Akyol, obua
Cihangir Nuvasil, klarnet
Engin Güngördü, fagot
Cem Akçora, korno

Program

L. Van Beethoven Piyano ve üflemeli dörtlü için Beşli
F. Poulenc Piyano ve üflemeli beşli için Altılı
C. Nielsen Üfelemeli Beşli

Türkiye’nin çeşitli orkestralarının önde gelen; solo ,orkestra ve oda müziği kariyerlerine sahip ve alanında virtüöz sanatçılarından Bülent Evcil, Selçuk Akyol, Cihangir Nuvasil, Engin Güngördü ve Cem Akçora ‘dan oluşan oda müziği topluluğu, ilk kez 2009 yılında bir araya gelmiş ve çalışmalarına başlamıştır. Konserlerinde oda müziği repertuvarının önde gelen büyük bestecilerine yer veren topluluk, Brüksel Kraliyet Konservatuvarı’nda profesör ve dünyaca ünlü Türk piyano sanatçısı Muhiddin Dürrüoğlu ile de performanslar sergilemektedir. Konser programına devam eden topluluk, İstanbul konseri için; içinde NIELSEN , POULENC ve BEETHOVEN ‘in eserlerinin yer aldığı bir program sergileyecektir.

8 Mart Pazar / 20.00

İncesaz

Ezgi Köker, solist
Bora Ebeoğlu, solist
Cengiz Onural, gitar
Murat Aydemir, tanbur
Taner Sayacıoğlu, kanun
Emre Erdal, klasik kemençe
Volkan Hürsever, kontrbas
Türker Çolak, ritim saz

“İstanbul’un Hanım Bestekârları”

İncesaz bu konserde Cengiz Onural ve Murat Aydemir’in bestelerinden oluşan klasik İncesaz repertuvarının yanı sıra Dünya Kadınlar Günü’ne özel Mehveş Hanım, Neveser Kökdeş, Leyla Saz gibi İstanbul’un en özel hanım bestekarlarının şarkılarına da yer verecek. Son albümleri Geçsin Günler’in solistleri Ezgi Köker ve Bora Ebeoğlu’nun seslendireceği şarkılara Hakkı Öztürk (Viyolonsel) ve Evrim Güvemli (Klarnet) konuk sanatçı olarak katılacak.

Rock Müzik sanatçısı Umut Kuzey’in genel koordinatörlüğünde yola çıkan Zeytinli Rock Festivali,Kral Pop TV medya sponsorluğunda,Edremit Belediyesi desteğiyle, sahne alacak gruplar, ses-sahne firmaları ve birçok kişi ve kurumun elini taşın altına koymasıyla hayat buluyor. Zeytinli Rock Festivali yoluna düzenli olarak ve her sene gelişerek devam etmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin önde gelen rock gruplarının sahne alacağı festival, 3 gün boyunca katılımcılarına bol bol müzik, eğlence ve unutamayacakları bir tatil vadediyor. 29 – 30 – 31 Ağustos tarihlerinde her zamanki gibi Zeytinli Dalyan Sahili’nde gerçekleşecek Zeytinli Rock Festivali’nin biletleri satışa çıktı.

Kamp + Kombine bileti olan katılımcılara kapılarını bir gün önceden açacak olan festival kapsamında, erken gelen kampçılar için hoşgeldiniz partisi düzenlenecek. Ankara’nın sevilen grubu “Metropolis” kampçılara bir sürprizle hoşgeldin diyecek. Grup eski solisti Ercüneyt Özdemir ile yeniden ve ilk kez festival kapsamında sahne alacak.

Festivalin açılışını İzmir’in sevilen grubu Başıbozuk yapacak. Türk Rock Müziğinin yenilikçi isimlerinden Korhan Futacı ve Kara Orkestra performansının ardından, Yasemin Mori sevilen şarkılarını seslendirecek. Festivale özel bir perfromans ile Cem Adrian’nın sahne almasının ardından, Zeytinli’ye hiç de yabancı olmayan bir isim, “Nev” yeni albümüyle müzikseverlerle buluşacak. Rock müzik tarihimizin 46 yıllık çınarı Moğollar’ın ardından da mor ve ötesi ilk güne noktayı koyacak.

Festivalin ikinci günü, deneysel müziğin çıkış yapan gruplarından “Yüzyüzeyken Konuşuruz” ile başlayacak. Karadeniz müziğinin sınırlarını zorlayan “Marsis”, dillerden düşmeyen sahne performansını bu kez Zeytinli Rock Festivali’nde sergileyecek. Eğlenme garantili “BaBa ZuLa” performansının ardından Umut Kuzey festivale özel bir konser verecek. Büyük Ev Ablukada’nın dinleyicileri kendi dünyasına taşımasının ardından Behzat Ç’nin müziklerini yapınca geniş kitleler tarafından keşfedilen Ankara’nın 25 yıllık grubu Pilli Bebek sahne alacak. Günün kapanışını yapacak grubun ismi ise 1 Temmuz’da açıklanacak.

Festivalin kapanış gününde gitarların sesi biraz daha yüksek ve distortionlu duyulacak. İlk albümüyle beğeni toplayan Pera günün açılışını yapacak. Pentagramın eski solisti Murat İlkan ile devam eden sahne, dört müzik emekçisinden oluşan dörtxdört’ün performansıyla iyice ısınacak. Festival, rock müziğin bu coğrafyadaki duayenlerinden Ogün Sanlısoy ve hemen ardından festival, katılımcılarına “Yeni Şarkı” sürprizi hazırlayan Kurban ile iyice hızlanacak. Muhteşem sahne şovunu Zeytinli seyircisiyle paylaşacak olan Hayko Cepkin ‘in ardından festivale noktayı efsanevi heavy metal grubu Pentagram koyacak.

Günlük: 30 tl
Kombine: 50 tl
Kombine + Kamp: 60 tl

28 Ağustos 2014 Perşembe
Hoş geldiniz Partisi ve Metropolis konseri
29 Ağustos 2014 Cuma
00:00 mor ve ötesi
22:15 Moğollar
21:00 Nev
19:45 Cem Adrian
18:45 Yasemin Mori
17:45 Korhan Futacı ve Kara Orkestra
17:00 Başıbozuk

30 Ağustos 2014 Cumartesi
00:30 (1 Ağustos da açıklanacak)
22:45 Pilli Bebek
21:30 Büyük Ev Ablukada
20:15 Umut Kuzey
19:00 BaBa ZuLa
18:00 Marsis
17:15 Yüzyüzeyken Konuşuruz

31 Ağustos 2014 Pazar
00:30 Pentagram
22:30 Hayko Cepkin
21:15 Kurban
20:00 Ogün Sanlısoy
18:45 dörtxdört
18:00 Murat İlkan
17:15 Pera

İstanbullu müzik severler için Fransa’dan yepyeni bir festival, ‘XXF- Very Very French’ 1 Kasım’da İstanbul’da başlıyor.

XXF- Very Very FrenchYeni nesil Fransız sanatçıları biraraya getirerek güncel Fransız müziği örneklerini sunacak Festival ‘XXF – Very Very French’, 1-15 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da başlıyor. Fransız Kültür Merkezi tarafından düzenlenen ve bu yıl ilki yapılacak festival kapsamında, farklı mekanlarda toplam 7 konser gerçekleşecek. XXF’in konser mekanları ise Babylon, Ghetto, Nublu İstanbul ve Salon İKSV.

Festivalde yaratıcılıkları ve özgünlükleriyle ünleri çoktan Fransa dışına taşmış yeni nesil Fransız müzisyenlerini ağırlayacak. Fransız Kültür Merkezi’nin girişimiyle düzenlenen ve müzikal güncelliği ile kaçırılmaması gereken Festival XXF – Very Very French, Country’den Caz’a, Funk’tan Indie Rock’a farklı müzik türlerini müzikseverlerle buluşturacak.

Festival, açılışını 1 Kasım Cuma akşamı Babylon’da Moriarty grubuyla yapacak. Müziğini country ve blues temelleri üzerine kuran Moriarty, vokalistleri Rosemary Standley’nin güçlü sesiyle sıradışı hikâyelerini Babylon’un sahnesinden anlatacak.

2 Kasım Cumartesi akşamı ise, Fransa’nın yeni serçesi Mesparrow, Salon İKSV’de sahne alacak. Soul, pop ve elektro müziği harmanlayarak harika bir karışım yaratan Mesparrow, festivalin bir diğer öne çıkan isimleri arasında.

Festival XXF – Very Very French, 8 Kasım Cuma ise Fransa’nın electro/hip hop sahnesinden iki önemli Fransız DJ’i enerji yüklü bir gecede Ghetto’da ağırlıyor: DJ Feadz ve Mr. Flash!

9 Kasım Cumartesi günü Nublu İstanbul’da “Filisrailli” Boogie Balagan ikilisi farklı dillerin içiçe geçtiği eğlenceli ve yüksek tempolu konserleri ile dinleyicileri sınırların olmadığı yepyeni bir dünyaya davet ediyor olacak.

13 Kasım Çarşamba akşamı ise avangard elektro sahnelerinin parlayan yıldızı Chapelier Fou nam-ı diğer Louis Warynski konseri Nublu İstanbul’da izlenebilir.

Festivalin bir diğer sürprizi 14 Kasım Perşembe akşamı Nublu İstanbul’da konser verecek indie müziğine Fransa’dan bir armağan, Poni Hoax grubu.

Günümüz Fransız müzik sahnesinin en göze çarpan temsilcileri arasında yer alan Electro Deluxe ise dilden dile dolaşan sahne performansıyla 15 Kasım Cuma akşamı Babylon’da XXF Very Very French Festivali’nin kapanışını yapacak.

Kaynak :[-]

Bu yıl Macaristan’ın Szeged kentinde düzenlenen Armel Opera Festivali’nin ödül alanlar listesinde ilk kez bir çocuk yer aldı. Babası Türk, annesi Rus olan 11 yaşındaki İlyas Seçkin en iyi sahne performansı sergileyen bireysel başarılı solisti seçildi.

ilyas-seçkin-operaArmel Opera Festivali’ni her yıl sayıları yüzü bulan opera ses sanatçısı başvuruda bulunuyor. Bu yılki organizasyon 10-13 Ekim tarihleri arasında Szeged’de yapıldı. Yarışmaya İstanbul Devlet Opera ve Balesi de Benjamin Britten’in bestelediği “Turn of the Screw” oyunu ile katıldı.

Yarışma sonrasında, 5’i kadın 10 solist finalist olarak seçildi. Yarışmada, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin bir erkek oyuncusu da ödül aldı. Turn of the Screw oyunu aynı zamanda Fransız ARTE Televizyonu seyircisi tarafından “Halk Birincisi Opera” seçildi. Yarışmada 10 finalistin yanı sıra bir de en iyi sahne performansı sergileyen oyuncu seçiliyor.,

 

İLK KEZ BİR ÇOCUK ÖDÜL ALDI

Bu yıl seçilen isim 11 yaşındaki İlyas Seçkin oldu. Seçkin, bu zamana kadar yapılan yarışmalarda ödül alan ilk çocuk olarak kayıtlara geçti. İlsay’ın sahneye çıkışı sırasında salonda büyük bir coşku yaşandı. İlyas, bir çok kişinin bağrışları altında sahneyi selamladı. İlyas’ın seçimi aynı zamanda opera ve senfoni camiasında da büyük yankı uyandırdı. Seçkin Ailesi’ne, Devlet Opera ve Balesi yanı sıra yurtdışında da çok sayıda operasever tebrik mesajları iletti.

11 YAŞINDA ÜÇ DİL BİLİYOR

2002 doğumlu olan İlsay, Türk baba ve Rus anneden olma.  Halen özel bir okulda 6. sınıfta okuyor. Müzik hayatına 5 yaşında, müzik öğretmeni Angelika Akbar ile piyano çalarak başladığı ifade edildi. İlyas, 2009 yılında İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Çocuk Korosu çalışmalarına katıldı. İlyas’ın daha önce oynadığı opera oyunları arasında “Yusuf ile Zülayha”, “Öldüren Aşk” ve “Kötülüğün Döngüsü” yer alıyor. İlyas, Türkçe’nin yanı sıra Rusça, İngilizce ve Çince biliyor.

operaMÜZİK BİR DÜNYA DİLİ

Uluslararası yatırım danışmanlığı yapan baba Can Levent Seçkin konu ile ilgili şunları kaydetti: “Çok uzun zamandır uluslararasında iş yapan bir kişi olarak, çok dilli, çok kültürlü Türk vatandaşlarının çok fazla olmadığını görmenin rahatsızlığını duydum hep. Hep istedimki, öyle bir çocuk yetiştireyim ki, çok dil konuşsun, çok kültürlü olsun ama kendi benliğinden hiçbirşey kaybetmesin ve hep ülkesini her yerde savunabilsin. Müzik bir dünya dili aslında. Herkesin konuştuğu ve anlaşabildiği… İlyas konuştuğu yabancı dillerin haricinde müzik dilini de çok iyi konuşuyor. Biz ailesi olarak onu hep desteklerdik, her türlü çalışmadan geri kalmaması için çok çaba sarfettik. Şimdi karşımızda, dünyanın her yerinde bir Türk olarak ülkesini temsil edebilecek; bilgili, kültürlü bir birey görüyorum. Üstelik bu yaşında uluslararası bazda kimsenin kolay kolay alamayacağı bir ödüle de kavuşmuş bir çocuk. İlyas gibi çocukların sayısını arttırmamız lazım.”

 Kaynak :  Dinçer GÖKÇE []

Bakırköy’ün ücretsiz sanat etkinlikleri merkezi Nar Sanat bugün Türk Halk Müziği severleri ağırlayacak…

Halk müziği sevenler Nar Sanat’ın Bağlama Eğitmeni Murat HASGÜN ile bağlama ve Türkülerin büyüsüne kapılacaklar.

Saat :20:00’da başlayacak olan etkinlik elbette ücretsiz.  Değişik yörelerden türküleri seslendirecek olan Bağlama eğitmenimiz Murat HASGÜN’ün sahne performansını görmek için sizleri bekliyoruz.

 

Bildiğiniz üzere “Hep Sanat Nar Sanat”

 

Adres için lütfen TIKLAYINIZ.

Dünyaca ünlü piyanist Akbank Sanat’ta!

Şevki Karayel

Akbank Sanat Piyano Günleri, dünyaca ünlü piyano ustaları ve piyanonun genç yeteneklerini 8-30 Kasım tarihleri arasında müzik tutkunlarıyla buluşturmaya devam ediyor.

Yurtdışında ülkemizi başarıyla temsil eden piyano virtüozö Şevki Karayel, 27 Kasım 2012, Salı günü Akbank Sanat Piyano Günleri’nde. 2004 yılında Bechstein Uluslararası Piyano Yarışması’nda “jüri özel üstün sahne performansı”  ödülü alan ve aynı yıl Avrupa Kültür Vakfı tarafından 2004 Yılı Kültür Ödülü’ne layık görülen Şevki Karayel’e konserinde Yunan asıllı keman sanatçısı Noe Inoui eşlik edecek.

Etkinlik: 

AKBANK SANAT PİYANO GÜNLERİ – Şevki Karayel / piyano, Noe Inoui / keman

Tarih:  27 Kasım 2012, Salı

Saat: 20.00

Yer:  Akbank Sanat

Bilet ücreti:  Tam 20 TL / Öğrenci 10 TL

Şevki Karayel Hakkında

1994 yılında doğu Akdeniz ülkeleri Alman Liseleri arasında Kahire’de düzenlenen Jugend usiziert Yarışması’nda birincilik, aynı yarışmanın Almanya’da düzenlenen finalinde ise büyük Almanpiyanist Edwin Fischer adına konulan özel ödülü kazandı. Başta Türkiye ve Almanya olmak üzere, İtalya, Hollanda, Avusturya, İsviçre, Polonya, Suriye ve Mısır’da pek çok konser verdi. 2004 yılında Bechstein Uluslararası Piyano Yarışması’nda gösterdiği üstün performansdolayısıyla jüri özel “üstün sahne performansı”  ödülünü  aldı.  Ayrıca aynı yıl Avrupa Kültür Vakfı tarafından 2004 Yılı Kültür Ödülü’ne layık görüldü. 2005 yılında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile solist olarak ilk konserini veren Karayel, solistlik kariyerinin yanı sıra Almanya, Türkiye ve Mısır’da eğitmen olarak kurslar düzenlemektedir. Karayel, halen Halen Düsseldorf’ta Robert Schumann Müzik Yüksek Okulu’nda pqiyano dalında öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.

Noe Inoui Hakkında

2005 Jean Sibelius Yarışması“Genç Yetenek Ödülü“ ve 2012 Verbier Festivali“ Prix D’Honneur“ ödülleri sahibi olan Noe Inoui, Martha Argerich tarafından Buenos Aires,Teatro Colon’da kendisiyle sahneyi paylaşması için teklif aldı. Ekim 2012 Japonya Filarmoni Orkestrası’na eşlik edecek olan sanatçı, Mercury Japan firması için CD kayıtları yapmaktadır.

 Kaynak :{-]

 “WOMİST –  İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün Himayesinde, Pi Production  organizasyonu ile gerçekleştiriliyor.

Işıl ve Manuel Reina’nın birlikte kurduklari FLAMENCO REINA Grubu, izleyicisine sıcak,neşeli, dramatik Flamenco repertuari yanisira tutkulu Flamenco dansları da sunuyor. Her biri Flamenco sanatçısı olan 5 müzisyenden oluşan ekip, her gösterisinde farklı dinamiklerle Flamenco Sanatı’nın sınırlarını aşıyor. İspanya’nın sıcak Endülüs rüzgarlarını Türkiye topraklarında hissettirerek Flamenco Sanatı’na başka bir boyut katıyor.

Manuel Reina – Dan s ve Cajon

Isil Reina – Dans

Pico de Triana – Vokal

Alper Kargin – Gitar

Kerem  Can Ozpekel – Gitar

  • 16 Kasım 2012 20:00
  • İBB BAKIRKÖY CEM KARACA K.M.
  • Giriş Ücretsiz

 Sanat yönetmeni Özdem Petek, Womist’in amacının merkeze odaklı müzik konserlerini İstanbul halkının yararlanabileceği diğer semtlere yaymak olduğunu belirterek, Carla Pires ve Forabandit konserleri dışındaki tüm konserlerin ücretsiz yapılacağını açıkladı.

 Portekiz’in önde gelen fado yorumcularından biri olan Carla Pires,   15 Kasım akşamı Salon İKSV’de yer alacak “3. İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin açılış konserinde, etkileyici alto sesi ve güçlü sahne performansı ile dinleyicilerine coşkulu bir ‘fado’ gecesi vaat ediyor. Portekiz gitarı, klasik gitar ve akustik bastan oluşan grubu eşliğinde şarkılarını söyleyen Pires, şarkılarındaki hüznü ve sevinci dinleyicilerine aktarmaktaki başarısı ile tanınan, günümüz fadosunun en seçkin temsilcilerinden biri.

16 Kasım Dünya Flamenco günü,  Manuel ve Işıl Reina’nın birlikte kurdukları Flamenco Reina Grubunun sıcak, neşeli, dramatik repertuarı ile kutlanacak. İspanya’nın sıcak Endülüs rüzgarlarını Türkiye topraklarına taşıyarak, Flamenco Sanatı’na başka bir boyut kazandıran topluluğun  konseri,  İBB Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde yer alacak.

Repertuarlarında Arnavut, Türk, Boşnak, Kosova, Makedon, Hırvat, Bulgar, Yunan müziklerini kucaklayan Kosova grubu Kuarteti Pentagram’ın, Funk-jazz, evergeen, klasik ve pop tarzında yorumladıkları eserleri, Anita Ahmeti’nin vokali eşliğinde, 21 Kasım İBB Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde izlenebilir.

Rajastan,  çingenelerin kalbinde kuşaktan kuşağa uzanan zengin ve ünlü müzikal mirasa sahip olan Hindistan’ın bir bölgesi. Dhoad Gypsy Band, Rajastan’ın benzersiz ritmik hızı ve karmaşıklığı içinde,  seyirciyi ve sanatçıyı bir trans halinde buluşturan müziğiyle, tutkulu ve unutulmaz bir deneyim yaşatacak.  Konser 27 Kasım  İBB Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde.

İran’lı Mahsa & Marjan Vahdat’ın müziğinin kökleri, klasik İran şarkı geleneğine uzanıyor. Mahsa, Tahran Üniversitesindeki öğreniminde ve geleneksel müziğin ustalarından aldığı özel derslerde özgün bir şarkı tekniği geliştirdi. Kardeşi Marjan Vahdat da, Mahsa ile aynı yıllarda müzik dünyasına adım attı. Minoo Mohebbi’den piyano, Maleki’den geleneksel İran şarkı tekniği, Romin Kakavanol ve Masoud Shoari’den setar dersleri aldı. Eşşiz bir yorum ve ses rengine sahip olan Mahsa ve Marjan Vahdat, 28 Kasım  İBB Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’ndeki konserlerinde dinleyicilerine mükemmel bir gece vaat ediyor.

 Forabandit,  Fransız, Türk ve İran’lı üç müzisyenin birlikteliğinden doğdu. Fransa’nın güneyi Oksitan dünyasının ozanlarının gazel geleneğine çağdaş bir bakış açısı kazandıran mandolin sanatçısı, şarkıcı Sam Karpenia ve gezgin ozanların temsilcisi Anadolu aşıklarının şarkılarını ölümsüzleştiren Ulaş Özdemir, geleneksel şarkıları yeni bir yorumla sunuyorlar. Bijan Chemirani’nin vurmalı çalgılarda çıkardığı acem ritmi ise, bu iki genç şairin bestelerine ahenk katıyor. Konser, 29 Kasım Fransız Kültür Merkezinde. Konser öncesi, saat 19’da sanatçıların katılacağı “Trubadur ve Aşıkların Dünyasında Şiir ve Müzik”  konulu bir söyleşi var.

 Bilgi için:  info@pirpoduction.com.tr

 

  3. WOMİST PROGRAMI

– 15 Kasım Perşembe      Salon İKSV

21.00                        Carla Pires “Fadolar” (Portekiz)

– 16 Kasım Cuma            İBB Bakırköy Cem Karaca K.M 

20.00                       “Dünya Flamenko Günü”

                                                  Flamenco Reina  (İspanya- Türkiye )

–  21 Kasım Çarşamba    İBB Kartal Bülent Ecevit K.M.

20.00                        Kuarteti Pentagram (Kosova)

– 27 Kasım Salı               İBB Kartal Bülent Ecevit K.M.

20.00                        Dhoad Gypsy Band  (Rajastan, Hindistan)

– 28 Kasım Çarşamba      İBB Bakırköy Cem Karaca K.M.

20.00                        Mahsa & Marjan Vahdat  (İran)

–  29 Kasım Perşembe      Fransız Kültür Merkezi

19.00                        Söyleşi : Forabandit

20.00                        “Forabandit”

                                                  Sam Karpienia, Bijan Chemirani, Ulaş Özdemir

(Fransa – İran – Türkiye)

 

İstanbullu sanatseverler konserler, resim sergileri, tiyatro oyunları ile sanat dolu bir hafta yaşayacaklar. İstanbul’un farklı yerlerinde gerçekleştirilen sanat etkinlikleri ile İstanbulluları sanatın farklı dallarında yeni keşifler bekliyor. Sizin için haftanın önemli sanat etkinliklerini derledik…

sanat duyuru

Albümleriyle dünya çapında 70 milyondan fazla satış grafiği yakalayan Enrique Iglesias, 24 Ekim’de Küçükçiftlik Park’ta sevenleriyle buluşacak.  Sahip olduğu 390 ödüle ”ödül rekortmeni” olarak tanımlanan sanatçı, Hero, Tired of Being Sorry, Taking Back My Love, Heartbeat, Bailamos gibi sayısız hit parçasını 24 Ekim’de İstanbullu müzikseverlere seslendirecek.Bugüne kadar, 9 stüdyo albümü ve 2 greatest hits complation albümü bulunan Iglesias, yeni albüm çalışması öncesinde vereceği konserle uzun süre adından söz ettirecek. ”Tonight” şarkısı ile yakaladığı başarıyla Billboard listelerinin Micheal Jackson’dan sonraki kralı haline gelen Iglesias’ın konseri öncesinde Ozan Çolakoğlu DJ kabininde müzik ziyafeti verecek.

”Minilogue ve Jurek Przezdziecki, Indigo sahnesinde

Dans müziğinin sofistike tarafını ortaya koyan, Minilogue ve Jurek Przezdziecki, ilk kez Indigo sahnesine konuk oluyor. Oldukça farklı müzik geçmişlerini 2008’de bir kenara bırakıp, çoğunlukla progressive house/techno arasında gidip gelen Minilogue’u kuran İsveçli Sebastian Mullaert ve Marcus Henriksson, yalnızca prodüksiyonlarıyla değil, oluşturdukları görsel dünyayla da 19 Ekim’de sevenleriyle buluşacak.

Erykah Badu, Jill Scott, Michael Jackson, Outkast, Earth, Wind and Fire gibi Soul, Hip-Hop ve R&B isimlerinin müziklerini, kendilerine has stilleriyle doğaçlayarak çalan Four in the Pocket, 20 Ekim’de garajistanbul’da müzikseverlerin karşısına çıkacak.

Rock grubu Triggerfinger İstanbul’da

Lykke Li’nin popüler parçası ”I Follow Rivers”a yaptığı akustik cover’la gündeme yerleşen Belçikalı rock grubu Triggerfinger ilk kez Türkiye’de. Müziği yetişkin dinleyiciler tarafından Led Zeppelin, yeni nesil tarafından ise Queens of The Stone Age’e benzetilen, 3 albümlerinin yanı sıra ‘Faders Up’ adında bir de canlı albümleri bulunan Triggerfinger, 20 Ekim’de Ghetto’da sevenleriyle buluşacak.

Duman, Bostancı Kültür Merkezi’nde

Türk Rock müziğinin önde gelen gruplarından Duman, 21 Ekim akşamı Bostancı Gösteri Merkezi’nde sahne alacak. İlk albümle beraber özellikle sahne performansına ağırlık vererek kısa sürede kendine sadık bir dinleyici kitlesi oluşturan grup, hayranlarını sevilen şarkılarıyla coşturacak.

Uzun yıllardır pek çok tango şovunda baş dansçı, aynı zamanda koreograf olarak görev yapan Mariela Maldonado ve Pablo Sosa, ”Tango Legends” adını verdikleri gösterileri ile dünya turnesi kapsamında 19 ve 20 Ekim’de, Türker İnanoğlu Maslak Show Center’de seyirciyle buluşacak. ”Tango asla ölmez” diyen Buenos Airesli grup, 2 perdeden oluşan gösterilerinin ilk bölümünde; Tango’nun altın çağını, ikinci bölümde ise 20. yüzyılın son yarısından kişisel yaratıcılık ve hayal gücünden doğan koreografi ile seyirciyi tangonun tarihinde yolculuğa çıkartacak. Gösteride aynı zamanda  Astor Piazzolla’nın eserlerine de yer verilecek.Ödüllü ve Hollywood yıldızlarına tango eğitmenliği yapan dansçıların da bulunduğu grup, ”tangonun neden efsane olduğunu ve asla ölmeyeceğini” izleyicilere bir kez daha anlatacak.

Ahmed Arif sahneye taşınıyor

Geçtiğimiz yıl Can Yücel’den Genco Erkal’ın uyarladığı ve Kemal Kocatürk’ün yönetip oynadığı ”Can” adlı tek kişilik oyunla tiyatro dünyasına merhaba diyen ”Tiyatro Kumpanyası”, usta şair Ahmed Arif’i sahnede görünür kılacak. Bilinmeyen bütün yanlarıyla Ahmed Arif ve şiirlerinin yaratılış serüvenleri, Sarper Özsan’ın müziği ve Kemal Kocatürk’ün yorumuyla, 20 Ekim’de Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda seyirci karşısında olacak.

Şehir Tiyatroları’nda bu hafta 23 Ekim Salı günü Devlet Tiyatrosu İstanbul Küçük Sahne’de”Herkesin Bildiği Sırlar”, 24 Ekim Çarşamba günü Cevahir Salon 1’de ”Ölüleri Gömün”, Fuaye Sahne’de ”Dış Ses” seyirciyle buluşacak. 26 Ekim Cuma günü Küçükçekmece Cennet Devlet Tiyatroları sahnesinde ve Cevahir sahnesinde ”Aşkımız Aksarayın En Büyük Yangını” adlı oyunlar sahnelenecek.

Yavuz Özkan’ın yazdığı ve Hidayet Erdinç’in yönettiği ”Herkesin Bildiği Sırlar” adlı oyun, kadın – erkek, aşk – evlilik ve evlilik kurumu tartışması gibi gözüken ama aslında herkesin kendini tartıştığı, yaşadığı toplumu yargıladığı ve cevapsız soruların içinde boğulduğu bir dünyayı anlatıyor.

Irwin Shaw’ın yazdığı, Coşkun Büktel’in çevirdiği ve Şakir Gürzumar’ın yönettiği ”Ölüleri Gömün”adlı oyunun konusu ise şöyle: ”Dünyanın her tarafında sürüp giden savaşların birinde vurulan askerler mezarlarından kalksalar ve savaşı durdurmaya kalksalar neler olur. Ordu, hükümet, silah tüccarları, politikacılar, iş adamları, din adamları nasıl tepki verir. Ya kocalarını, sevgililerini, babalarını ve oğullarını kaybedenler gerçekten savaşsız bir dünyayı istiyor muyuz?”

Zeynep Kaçar’ın yazdığı, N. Fırat Demirağ’ın yönettiği ”Dış Ses” adlı oyunda iki farklı kadın, iki başka hayat, yabancılaşma, sıkışmışlıklar, beklentiler, aşılamayan engeller, aynı kader, aynı son anlatılıyor.

Güngör Dilmen’in ”Aşkımız Aksarayın En Büyük Yangını” adlı yazdığı oyun da Faik Ertener’in yeni yorumu ile sahnelenecek. Daha önce Ankara ve Adana da sergilenen oyun bu kez müzikal tadında İstanbul seyircisinin karşısına
çıkacak. Müziklerini Cem İdiz’in yaptığı oyun, 35 kişilik oyuncu kadrosu ve orkestrası ile eski İstanbul’u yaşatacak.

Tankut Öktem retrospektif sergisi

Taşı ve bronzu vefaya dönüştüren heykeltıraş Prof. Dr. Tankut Öktem’in eserleri retrospektif bir sergiyle Caddebostan Sanat Galerisi’nde bir araya geliyor. Sergi, sanat yaşantısı boyunca formların, ışığın, gölgenin arayışını sürdüren; efelerden, ozanlardan, Kuvayi Milliye Destanı’na kadar pek çok değeri heykelleriyle yaşatan Tankut Öktem’in ölümünün 5. yılında, retrospektif sergisiyle sanat hayatının tüm dönemlerine ışık tutuyor.

Türkiye’nin illerine yayılmış büyük anıtlarından figürlerin heykellerinin de yer aldığı, ilk dönem soyut formlardan figüratif geleceğini haberleyen ”Özgürlük Yüzleri”ne dek sanatçının birçok eserinin sunulduğu sergi, 31 Ekim-10 Aralık tarihleri arasında görülebilecek.

”Düş ya da Gerçek Şah-ı Maran” sergisi, 20 Ekim Cumartesi günü Cennet Kültür ve Sanat Merkezi Sergi Salonu’nda açılacak. Sergide yüzyıllardır devam eden Şahmaran geleneği, eski ve yeni çalışmalarla görülebilecek.

Karma resim ve heykel sergisi ise aynı gün Almelek Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Antalya Piyano Festivali’nden muhteşem program.

Dünyaca ünlü sanatçıları ve grupları Antalya’da buluşturan, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Antalya Piyano Festivali, muhteşem bir programla Kasım ayında başlıyor. 13’üncü yılında “Şehirde Müzik Var” sloganıyla yola çıkan festival, renkli ve dopdolu içeriği ile dikkat çekiyor. Sanat yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı festival, Volkswagen ana sponsorluğunda 16 Kasım – 08 Aralık tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek. Efsane caz sanatçısı Chick Corea bu yıl festivalin sürpriz isimlerinden. Her gecesiyle izleyiciye ayrı bir tat sunacak olan festivalde, sahnedeki konserlerin yanı sıra halk konserleri ve öğrenciler ile sanatçıları bir araya getiren atölye çalışmaları da yer alıyor. “Şehirde Müzik Var” sloganı ile festival, 13’üncü yaşında da sanatseverlere unutulmaz bir müzik şöleni yaşatacak.

Festival açılışında Say’ın “Mezopotamya” Senfonisi
Festivalin bu yılki açılış konserlerinde ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say’ın “Bugüne kadar yazdığım en iyi eser” olarak nitelediği ve 2012 yılında bestelediği, “Mezopotamya” başlıklı ikinci senfonisi seslendirilecek. Şaşırtıcı yeniliklerle dolu olan eser “Ovada iki çocuk”, “Dicle”, “Ölüm kültürü üzerine”, “Melodram”, “Ay”, “Güneş”, “Kurşun”, “Fırat”, “Savaş üzerine”, “Mezopotamya Türküsü” başlıklı on farklı bölümden oluşuyor. 130 kişilik dev bir orkestra için kurgulanan senfonide Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı şef Gürer Aykal yönetecek. Antalya’da ilk kez yorumlanacak eserde solist Carolina Eyck Theremin isimli elektronik çalgısı ile Mezopotamya’daki bir meleği canlandıracak. Bas Blok Flütü ile Çağatay Akyol ve Bas Flütü ile de Bülent Evcil orkestraya eşlik edecek. Say’ın güçlü performansıyla gerçekleşecek açılış konserleri 16 Kasım Cuma ve 17 Kasım Cumartesi günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Sahne genç yeteneklerin…
Türkiye’deki birçok sanatçıyı yetiştiren ve 2006 yılında hayata veda eden piyanist Kâmuran Gündemir anısına her yıl geleneksel olarak düzenlenen “Genç Yetenekler” konseri, bu yıl da başarılı gençleri ağırlamaya devam ediyor. Bu senenin solistleri Cem Esen, Can Çakmur, Victor Maslov ve Merve Akyıldız. Genç piyanistlerin performanslarını sergileyeceği konser 18 Kasım Pazar günü saat 14:30’da Antalya Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek.
Andante Gecesi’nde “Midori & Özgür Aydın” 
Klasik müzik dergisi ‘Andante’ adına yapılan gecede, ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil eden piyanist Özgür Aydın ve dünyaca ünlü Japon keman sanatçısı Midori Gato birlikte sahne alacak. 2009 yılından bu yana dünyanın farklı şehirlerinde sahne alan ikili için New York Timesgazetesinin ünlü müzik eleştirmeni Vivien Schweitzer “İkilinin sahnedeki uyumu izlemeye değer” yorumunu yapıyor. 20 Kasım Salı günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek “Andante Gecesi”nde ikili, çok özel bir repertuvar sunacak.
Sıra dışı “Diabelli” yorumuyla “Andreas Staier”
Alman piyanist Andreas Staier bu yıl festivalde sahne alacak bir diğer isim. Dünyanın önde gelen orkestralarıyla birlikte solist olarak sahne alan Staier, konser gecesinde izleyicilere özel bir repertuvar sunacak. Sanatçı, Beethoven’ın Viyanalı müzik yayıncısı ve besteci Anton Diabelli’nin bir valsi üzerine yazdığı Diabelli Çeşitlemeleri’ni seslendirecek. Beethoven’ın son dönem eserlerinden olan ve çeşitleme tekniğinin en kusursuz örneklerinden sayılan 33 Çeşitleme’nin seslendirileceği konser, 22 Kasım Perşembe günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi “Buika”
Festivalin bu yılki sürprizlerinden biri de İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi Buika… “En mi Peil” albümü ile tüm dünyada büyük beğeni toplayan Buika Antalya’da ilk kez festival kapsamında hayranlarıyla buluşacak. Flamenko ile cazı bir araya getiren, flamenkoyu farklı boyutlara taşıyarak dünya müziğine yepyeni bir tarz kazandıran Buika, sahnedeki enerjisi ile de seyirciyi adeta büyülüyor. 24 Kasım Cumartesi günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek konserde İspanyol şarkıcıya dünyaca ünlü piyanist Ivan Melon (piyano), AntonioCuenca (kontrabas) ve Ramon Porrina (vurmalılar) eşlik edecek. Seal ve Nelly Furtado gibi dünyaca ünlü pop yıldızları ile yaptığı düetlerle de dünya listelerine giren Buika, gecedeyönetmen Pedro Almadovar’ın filmlerinde yer alan enfes şarkılarını da seslendirecek.
Piyanonun zarif kraliçesi Gülsin Onay
Dünyaca ünlü Türk piyanist Gülsin Onay bu yıl festivalin en önemli konukları arasında yer alıyor. Hocası Ahmed Adnan Saygun’un dünya çapında en güçlü yorumcusu olarak kabul edilen Onay, önemli orkestralar eşliğinde sayısız ülkede bestecinin eserlerini seslendirdi. Özellikle romantik dönem bestecilerinin eserlerindeki usta yorumuyla tanınan sanatçı bu konserde Saygun ve Beethoven’ın eserlerinin yanı sıra 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden biri olan ve bu yıl 150. doğum yılı kutlanan Fransız besteci Claude Debussy‘nin eserlerini de yorumlayacak. Kaçırılmaması gereken bu konser 26 Kasım Pazartesi günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Cazın efsanesi ismi Chick Corea ‘Trio’su ile festivalde…
Caz müziğin yaşayan efsanesi Chick Corea, festivalin en heyecanlı gecelerinden birine imza atacak. 18 Grammy ödülü olan Amerikalı besteci ve piyanist Chick Corea festival kapsamında trio’suyla birlikte ilk kez konser verecek. Gecede piyanosuyla etkileyici bir şov sunacak olan efsane sanatçıyla birlikte iki ünlü isim daha sahne alacak: basta kendi kuşağının en üstün yeteneklerinden biri olarak kabul edilen ve Sting, Pat Metheny, McCoy Tyner gibi ünlü isimlere eşlik eden Christian McBride ve vurmalılarda, Herbie Hancock, Bob Dylan, Joni Mitchell ve The Wayne Shorter Quartet ile çalışan sıradışı yetenek Brian Blade. Muhteşem performansları ile izleyicilere unutulmaz bir caz gecesi yaşatacak olan Chick Corea Trio’nun heyecanla beklenen konseri 28 Kasım Çarşamba günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Atlantik’in öbür yanından “Tzimon Barto” geliyor
Amerikalı piyanist Tzimon Barto, çok özel bir repertuvar ile sanatseverlerin karşısında olacak. Güçlü yorumu ve sahne performansı ile beğeni toplayan piyanist, Atlantik’in diğer yakasından festivale konuk oluyor. New York Filarmoni, Chicago Senfoni ve Houston Senfoni gibi birçok uluslararası orkestra ile birlikte konserler veren Barto, özellikle Chopin, Schumann ve Gershwin yorumlarıyla dikkat çekiyor. Tzimon Barto konseri 30 Kasım Cuma günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Brad Mehldau Trio ile “caz”a doyacaksınız
Dünyanın farklı sahnelerinde verdiği konserlerin yanı sıra Stanley Kubrick’in efsane filmi “Eyes Wide Shut” gibi birçok film müziğinde de ismini sıkça gördüğümüz ünlü piyanist Brad Mehldau da, triosuyla birlikte festivale konuk olan isimler arasında yer alıyor. 2 Aralık Pazar günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek bu keyifli caz gecesinde Mehldau’ya Larry Grenadier (bas) ve Jeff Ballard (vurmalılar) eşlik edecek.
Yunan piyanist Anastasios Pappas da festivalde…
New York basınının “Enstrümanıyla akıllarda kalan gerçek bir müzisyen” olarak yorumladığı Yunan piyanist Anastasios Pappas festivalde izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatacak. Pappas 4 Aralık Salı günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceği resitalde, Modest Musorgski, Arjantinli besteci Alberto Ginastera ve Franz Liszt’in eserlerinin yanı sıra Fazıl Say’ın “Kara Toprak” başlıklı eserini de yorumlayacak.
Baltıklardan “Gidon Kremer Trio” rüzgarı
Festival sona yaklaşırken sahne alacak gruplardan biri de “Gidon Kremer Trio” olacak. Letonyalı ünlü keman sanatçısı ve orkestra şefi Gidon Kremer, Gürcü piyanist Khatia Buniatishvili ve Litvanyalı viyolonsel sanatçısı Giedre Dirvanauskaite’den oluşan grup farklı tarzları ve yorumlarıyla dikkat çekiyor. “Gidon Kremer Trio” konserde, Franck ve Çaykovski’nin eserlerinin yanı sıra Gidon Kremer’in geçtiğimiz yıl kaybettiği annesi Marianne Kremer’in anısına yazılan ve Kovacs Tickmayer’in Monteverdi’nin aynı isimli aryasından uyarladığı Lasciatemi Morire isimli eserini de seslendirecek. Konser 6 Aralık Perşembe Günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Festival Kapanışı “Spivakov ve Moskova Virtüözleri” ile…
Festivalin son konserinde ise gelenek yine bozulmuyor. Sanat kalitesi ile iddialı bir isme sahip olan ve dünyanın en önemli toplulukları arasında gösterilen Moskova Virtüözleri bu yıl da festival kapanışını gerçekleştirecek. Aynı zamanda festivalin daimi orkestrası olan topluluğu, yine güçlü bir isim olan şef Vladimir Spivakov yönetecek. Geceye solist olarak piyanist Philipp Kopachevsky, flütçü Julia Schasnovich, viyolonselci Dmirtry Prokofiev ve saksafoncu Matvey Sherling katılacak. Sanatseverlere müziğin farklı renklerini sunan festivalin kapanış konseri 8 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Halk Konserleri ve Workshop’lar
Halk konserleri devam ediyor
13’üncü yılında “Şehirde Müzik Var” sloganıyla yola çıkan festivalin yelpazesi bu yıl daha da genişledi. Ücretsiz halk konserleriyle Antalya’nın farklı noktalarında sanatseverlerle buluşan festival, bu yıl ilçelere kadar uzanan bir programla hazırlandı. Programda Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşen konserlerin yanı sıra ücretsiz olarak düzenlenecek üç halk konseri de yer alıyor. Konserlerden ilki festivalin sanat yönetmeni olan Fazıl Say konseri. Say, 18 Kasım’daAlanya’da izleyicilerle buluşacak. Piyanonun zarif kraliçesi Gülsin Onay 23 Kasım’da Kepez’de, Yunan piyanist Anastasios Pappas ise 5 Aralık’ta Akdeniz Üniversitesi’nde bir konser verecek. Şehrin uzak bölgelerinde yaşayan ve konserlere gelme şansı olmayanlar, dopdolu bir programa sahip bu üç konserle festivali takip etme şansı yakalayacak.
Sanatçılar festival boyunca öğrencilerle
Festival bu yıl da sanatçıları ve öğrencileri farklı atölye çalışmaları ile bir araya getirmeye devam ediyor. Kalitesi kadar atölye çalışmalarıyla da eğitim alanında güç kazanan festivalde, bu yıl çalışmalar daha da arttırıldı. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatçıların gerçekleştireceği atölye çalışmalarında, öğrenciler sanatçılarla çalışma olanağı yakalayacak. Festival boyunca devam edecek olan atölye çalışmaları Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Antalya Koleji ve ATSO Güzel Sanatlar Lisesi’nde gerçekleşecek.
Biletler 01 Kasım’dan itibaren Biletix’te satışta
16 Kasım-08 Aralık tarihleri arasında Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek 13’üncü Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin biletleri yurtiçinde ve yurtdışında, 01 Kasım’dan itibaren Biletix’te satışta olacak. Festival biletleri Biletix gişelerinden ya da www.biletix.com adresinden alınabilir.
Festivalin Bilet Fiyatları
Balkon    : 35 TL
Salon      : 45 TL
Kombine:  250 TL (Tüm etkinlikleri kapsar)

İlki İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından desteklenerek 65 bin izleyiciye ulaşan “İstanbul Çocuk ve Gençlik Bienali”nin ikincisi, 6 Kasım-6 Aralık 2012 tarihinde gerçekleşiyor. 

İl Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığıyla düzenlenen bienal, Beyoğlu’ndan Tuzla’ya, Kadıköy’den Sultanbeyli’ye 39 ilçenin özel ve kamu okullarında öğrenim gören öğrencilerle birlikte, sokakta çalışan, suça bulaşmış, cezaevinde bulunan, cezaevinde doğmak zorunda kalan çocuklar ve özürlüler gibi dezavantajlı grupları da kapsıyor.

2. İstanbul Çocuk ve Sanat Bienali; Plastik Sanatlar disiplinlerinin çağdaş sanat uygulama ve düzenlemeleriyle, panel, sanatçı sunumu, performans, video gösterimi, enstalasyon, atölye çalışmaları ve birçok farklı müzik grubunun yer alacağı sahne performanslarından oluşuyor. Bin 500 adet öğrenci, öğretmen etkinliğine ve yaklaşık 5 bin öğrencinin bireysel çalışmalarına ev sahipliği yapmayı amaçlayan projede çocuk ve gençlere kendilerini ifade etme fırsatı sunarken, aynı zamanda onlara sanat ve eğitim kariyerlerinde anlamlı bir basamak imkanı sunuyor.

Çocuklara ve gençlere yönelik güncel sanat etkinliklerini kapsayan İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali 6 Kasım-6 Aralık 2012 tarihlerinde; şehir hatları vapurları, Kadıköy’deki Karaköy iskelesi, Şirketi Hayriye Sanat Galerisi ve Taksim Meydanı’nda gerçekleştirilecek.

Dünyada sayılı, Türkiye’de ise 2.’si yapılacak olan bienalin İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Protokol Salonu’nda yapılan basın tanıtım toplantısının açılış konuşmasını yapan Bienal Direktörü Gazi Selçuk, “6 Kasım-6 Aralık 2012 tarihlerinde gerçekleşecek olan İstanbul’un en büyük çocuk ve gençlik sanat organizasyonu olan II. İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nin hazırlık çalışmaları devam ediyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı desteğiyle Türkiye’de ilk kez düzenlediğimiz bienalin, 2. sini gerçekleştiriyor olmaktan ötürü çok mutluyuz. İlk kez düzenlediğimiz ve 65 bin izleyiciyle buluştuğumuz bienalde 5000 öğrenci çalışmalarıyla yer aldı. II. bienale ise, İstanbul’da yer alan 3 bin üzerinde ki kamu ve özel okulun öğrencileriyle birlikte, ilçelerin dezavantajlı bölgelerinde okuyan öğrencilerin de katılımını hedefliyoruz. Özellikle STK’larla yaptığımız işbirliği neticesinde cezaevinde doğan, risk altında bulunan ve engelliler gibi dezavantajlı gruplarında bu bienalde yer almasını sağlıyoruz. Kısa vadede çocukların ve gençlerin kendilerini ve sanatlarını ifade edecekleri önemli bir mecra yaratırken, uzun vadede Türkiye ekonomisinin lokomotifi olması planlanan Kültür Endüstrisinin önemli aktörlerinin yetiştirilmesine katkı sunuyoruz. Bienal, 1-18 yaş aralığında olan herkesin, öğretmen, veli veya sanatçı eşliğinde, video art, ses- görüntü enstalasyonları, heykel, seramik, atık çalışması, karışık teknik, resim, fotoğraf, dans, müzik, sahne performansı vb her türlü sanatsal üretimine açıktır. Ekim sonunda açıklanacak programla öğrenci, öğretmen, sanatçı, sanat takipçisi birçok kesimin dikkatlerini çekecek zenginliğe sahip içerik için hazırlık yapmaktayız. Bu sene mekanların seçiminde kamusal alanları tercih ettik. Türkiye Deniz İşletmeleri ile yaptığımız işbirliği neticesinde Bienal etkinlikleri, 10 şehir hatları vapuru ve Kadıköy’de yer alan Karaköy iskelesinde İstanbullularla buluşacak. Ayrıca Taksim meydanında kuracağımız diğer bir sahne ile Bienal çerçevesinde üretilen beden, müzik ve sahne performansları binlerce izleyiciye ulaşacak. Ayrıca 350 civarında atölye çalışması ve birbirinden farklı 41 panel ve söyleşi ile programı zenginleştirmekteyiz. İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienalinin; birbirinden faklı tür ve içeriklere sahip 1500 civarında etkinliğe de ev sahipliği yaparak, 70 bin kişiye ulaşılması planlanmaktadır” şeklinde duygu ve düşüncelerini dile getirdi.

Küratörler adına söz alan Esra Çelikkanat; “II. İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nin küratörleri Mimar Sinan Üniversitesi öğretim üyesi Gülçin Aksoy, sanatçı ve eğitimciler, Leyla Sakpınar, Maria Sezer, Özcan Yurdalan ve benden oluşuyor. Küratörler olarak yaklaşık dört aydır düzenli yaptığımız toplantılarda 2. bienalin konsepti ve işleyişi gibi konularda çalışmaktayız. Bildiğiniz üzere yaratıcılığın geliştirilmesinde sanatın önemli bir yeri olduğu artık kanıtlanmıştır. Sanat, hayatı farklı bir biçimde anlamayı, sorgulamayı ve farkındalığı sağlar. Bu doğrultudan yola çıkarak ve ilk bienalden edinilen deneyimleri de göz önünde bulundurarak, çocuklarımızın keyifle ve yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri bir konsept ortaya çıkarmaya çalıştık. Düş aslında her yaşta kurulur, belki de en yoğun olarak çocuk ve gençlik yıllarında. Düş, gerçeğin kaynağı ve başlangıcıdır. Gerçek olmayan ama çoğu zaman gerçekleşmesi istenen bir umuttur düş. Gerçek düşten, düş gerçekten beslenir. Çocuk düşleriyle keşfeder, hayatına yön verir ve kendi dünyasını kurmaya başlar. Yaratmanın temelinde her zaman düş vardır. Bizde gitgide mekanikleşen bir çağda çeşitli ve zengin yorumlara açık olan “Düş mü? Gerçek mi?” temasından yola çıkarak 2012 yılı için planlanan İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali’nin konseptini “Düş Çocuk, Gerçek Çocuk” olarak belirledik” şeklinde konuştu.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ise yaptığı konuşmada; çocuklara yaratıcılıklarını sergileyebilecekleri bir sanat platformu kazandırdıkları için çok mutlu olduğunu dile getirdi. Sanat çalışmalarının temellerinin daha çocuk yaşlarda atılmasının ne kadar önemli olduğunun altını çizen Yıldız; ülkemizde bu tür etkinliklere daha fazla destek vermeliyiz. Bienal kapsamında hem çocuklarımız hem de geçlerimiz yaratıcılıklarını özgürce ortaya koyma şansını yakalayıp, performans ve ürettikleri eserleri pek çok izleyici ile buluşturacaklar” şeklinde konu ile ilgili düşüncelerini ifade etti.

Müzikseverlerin dört gözle beklediği “19. İstanbul Caz Festivali”, bu yıl 3-19 Temmuz tarihleri arasında 50’nin üzerinde konserle 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’ndan (İKSV) yapılan açıklamaya göre, “19. İstanbul Caz Festivali” 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreniyle

19.istanbul caz festivali

başlayacak.

Festivalin bu yılki “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” de açılış töreninde verilecek.

Ödül, gitar tekniği ve ustalığıyla Türkiye’nin en saygın müzisyenlerinden, Türkiye’de cazın gelişimine en çok emek harcamış isimlerden Neşet Ruacan’a takdim edilecek.

“19. İstanbul Caz Festivali”nde, klasik ve modern cazdan rock, dünya müziği ve folka uzanan geniş bir yelpazedeki konserler, kentin tarihi, kültürel ve doğal dokusunu yansıtan birbirinden etkileyici mekanlarda izleyiciyle buluşacak.

Morrissey, Erykah Badu, Keith Jarrett, Marcus Miller, Antony & The Johnsons, Esperanza Spalding, Ernest Ranglin, Tyrone Downie, Sly and Robbie, Billy McLean, Till Brönner, Caro Emerald, Sharon Jones, Gretchen Parlato, Ambrose Akinmusire, Lars Danielsson, The Dears, Okay Temiz, Burhan Öçal, İmer Demirer, Hüsnü Şenlendirici gibi heyecan verici birçok usta müzisyen ve topluluk festivalin konuğu olacak.

Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller,İKSV’nin kuruluşunun 40. yılında özel bir projeye imza atacak.

Marcus Miller’ın İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine bestelediği son eseri, “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, Türkiye’den değerli müzisyenlerin de katılımıyla, 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek.

19 istanbul caz festivali afiş

Günümüzün en önemli seslerinden, çok yönlü sanatçı Antony Hegarty, çok özel bir proje için İstanbul’a gelecek. 2007 yılında yine İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak tarihi Şan Tiyatrosu’nda hafızalardan silinmeyen bir konser veren “Antony and the Johnsons”, dinleyicileriyle bu kez 39 kişilik Filarmonia İstanbul Orkestrası ile birlikte Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde buluşacak.

“Antony and the Johnsons”, 9 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenecek olan “Cut the World” konserinde bugüne kadar yayımlanmış dört albümünden seçme şarkılarının Nico Muhly, Rob Moose ve Maxim Moston tarafından yapılan senfonik aranjmanlarını Anthony Weeden yönetimindeki Filarmonia İstanbul Orkestrası eşliğinde seslendirecek.

Hollanda’nın en başarılı şarkıcılarından Caro Emerald, samba, caz, bossa nova ve mambo türlerini birleştiren, 1940-1950’li yılların filmleri ve müziğini harmanlayan sıcak ve hayat dolu şarkılarıyla festivalin bu seneki konuklarından olacak.

Caro Emerald, birbirinden göz alıcı sekiz müzisyenle birlikte 10 Temmuz Salı günü saat 21.00’de Bilgi Üniversitesi Santralİstanbul Kıyı Amfi’de dinleyicileriyle bir araya gelecek.

Kanadalı indie rock grubu The Dears, “Yeni Ozanlar” serisinin konuğu olarak ilk kez İstanbul’a gelecek. 12 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de başlayacak konserde grup,İstanbul Modern’in avlusunu bir açık hava şölenine çevirecek.

“Neo-Soul’un kraliçesi” Badu hayranlarıyla buluşacak

“Neo-Soul’un kraliçesi”, dört Grammy sahibi Erykah Badu, etkileyici sahne performansı, eklektik müzik arzı, derin, renkli ve özgün sesiyle 13 Temmuz Cuma akşamı saat 21.00’de Açık Hava Sahnesi’nde ilk kez İstanbullu hayranlarının karşısında olacak.

Festival kapsamında gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören “Tünel Şenliği”, yine festivalin ilk hafta sonunda müzikseverlerle buluşacak.

Tünel ve Galata meydanlarında kurulacak ana sahnelerin yanı sıra Beyoğlu, Şişhane, Galata, Asmalımescit bölgelerinde sokaklarda ve birçok farklı mekanda gerçekleştirilecek konserler, atölye çalışmaları, özel sergiler, ikramlar ve etkinliklerle “festival içinde festival” geç saatlere kadar devam edecek.

Bu yıl ikinci kez düzenlenen “Caz İçin Tuhaf Bir Yer” konseri ise Sakıp Sabancı Müzesi’nde Bugge “N Friends feat. Erik Truffaz, İlhan Erşahin, Joe Claussell, Ninety Miles ve Magnus Öström”ü ağırlayacak.

Gecenin ilk topluluğu, Avrupa cazının en önemli topluluklarından olan E.S.T. grubunun kurucularından perküsyoncu Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni grubu olacak.

Sonrasında kadrosunda Stefon Harris, David Sanchez ve Nicholas Payton gibi üç usta cazcının yer aldığı Ninety Miles’ın vereceği konserle devam edecek gecenin kapanışını ise, Norveç’in yaratıcı elektronik-caz müzisyenlerinden Bugge Wesseltoft ve arkadaşları Erik Truffaz, İlhan Erşahin ve Joaquin “Joe” Claussell’in vereceği konserle tamamlanacak.

İstanbul Caz Festivali kapsamında 2006 yılından bu yana İstanbul’un tarihi mekanlarında düzenlenen ve dünyaca ünlü sanatçıları, yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” konserleri bu yıl yine özel bir projeyle devam edecek.

İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de gerçekleştirilecek konserde, Tunus avangart müzik sahnesinin en önemli isimlerinden, bugüne dek Bugge Wesseltoft’tan Omar Sosa’ya dek birçok usta isimle düetlere imza atan, udi, besteci ve vokalist Dhafer Youssef, “Dance of the Invisible Dervishes” adını taşıyan konserde hayranlarıyla buluşacak.

İngiliz alternatif müziğinin ikonlarından, efsanevi topluluk “The Smiths”in kurucusu, duyarlı ve protest şarkıların söz yazarı Morrissey, vereceği konserle festivalin muhteşem finalini gerçekleştirecek.

Şiirsel şarkı sözlerinin yanı sıra, güçlü sahne karizması ile İngiltere ve Amerika’da olduğu kadar Türkiye’de de geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde İstanbullu müzikseverlerle buluşacak.

Konserin açılışını ise genç ozan şarkıcı Kristeen Young yapacak.