Şunun için etiket arşivi: prömiyer

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfınca (İKSEV) bu yıl 28’incisi düzenlenen “Uluslararası İzmir Festivali”, 14 Haziran’da başlayacak.

izmir-fest-2014

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfınca (İKSEV) bu yıl 28’incisi düzenlenen “Uluslararası İzmir Festivali”, 14 Haziran’da başlayacak.

Efes Antik Tiyatro’daki açılış töreninin ardından besteci şef Krzysztof Penderecki yönetimindeki Varşova Senfoni Orkestrası, piyanist Hüseyin Sermet solistliğinde sahne alacak.

Orkestra, Ludwig van Beethoven’ın “Prometheus Overture” ve “Piyano Konçertosu No.5” ile Krzysztof Penderecki’nin “Senfoni No.2” adlı eserlerini seslendirecek.

18 Haziran’da ise Arte dei Suonatori orkestrası, Efes Celsus Kütüphanesi’nde, kemancı Rachel Podger solistliğinde sahne alacak.

Festival, 3 Eylül’de Silk Road Ensemle konseriyle sona erecek.

İZDOB

İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), geçen yıl prömiyeri yapılan Tevfik Akbaşlı’nın “Muhteşem Süleyman” adlı eserini 17 Haziran’da sahneleyecek.

Mehmet Balkan’ın sahneye koyduğu operada, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğumundan, Zigetvar seferinde otoğındaki ölümüne kadar geçen sürede yaşadıkları, hasta yatağında çektiği acılar, pişmanlıklar ve üzüntüleri konu ediliyor.

Orkestra şefliğini Gagliardo Vargas’ın, koro şefliğini Zdravkov Dimitrov yaptığı, librettosunu Işık Noyan’ın yazdığı operanın, dekor tasarımı Tayfun Çebi’ye, kostüm tasarımı Sevda Aksakoğlu’na, ışık tasarımı ise Müfit Özbek’e ait.

İZDOB Çocuk Balesi, 12-14 Haziran’da gösteri sunacak.

İZDOB etkinlikleri, Elhamra Sahnesi’nde gerçekleştirilecek.

Diğer etkinlikler

Zuhal Olcay, Zülfü Livaneli ve Güvenç Dağüstün, bu akşam “Camerata İzmir Nazım Şarkıları” konserinde sahne alacak.

Şef İbrahim Yazıcı’nın yönetimindeki konserde, ayrıca Gustav Holst’un “St. Paul’s Suite Op. 29 No. 2” ve Leopold Mozart’ın “Mi Bemol Maj. İki Korno Konçertosu” adlı eserleri seslendirilecek, İzmir Wheelchair Dance Project’in engelli sanatçıları da Banu Dağcıoğlu’nun koreografisiyle bir dans gösterisi sunacak.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeki konserin başlama saati, 20.00.

Kültür Modern Sanat Akademisi, bu akşam Uğur Sayınbatur şefliğinde, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde film müzikleri konseri verecek. Konser, saat 21.00’de başlayacak.

Türk Halk Müziği yorumcularından Vildan Turan, yarın saat 20.30’da İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde başlayacak albüm tanıtım konserinde, müzikseverlerle buluşacak.

Moda Sahnesi oyuncuları, William Shakespeare’ın eseri Hamlet’i 14 Haziran’da İzmir Sanat’ta sahneleyecek. Kemal Aydoğan’ın yönettiği oyunda, Onur Ünsal, Esra Kızıldoğan, Kübra Kip, Murat Tüzün, Timur Acar, İnan Ulaş Torun, Çağlar Yalçınkaya, Hasan Demirtaş ve Alper Baytekin rol alıyor.

Gamze Aksoy ve Demet Küçüktürk’ün yönettiği “Pinokyo” adlı çocuk oyunu, 15 Haziran Pazar günü, 11.00 ve 14.00 saatlerinde İzmir Sanat’ta sahnelenecek.

Çağırhan Erkan’ın piyanoda, Seher Erkan, Atabey Aydın, Çiçek Bilen ve Ersin Kuşkanat’ın vokalde olduğu “Siyah Beyaz Tuşlar Eşliğinde Türküler ve Şarkılar” dinletisi, 16 Haziran’da İzmir Sanat’ta gerçekleştirilecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu Konseri, 17 Haziran’da İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde düzenlenecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesinin Bornova Aşık Veysel Amfi Tiyatrosu’nda düzenlediği “Aşık Veysel Sanat Günleri” etkinliği çerçevesinde, 17 Haziran’da Şükriye Tutkun sahne alacak.

Sergiler

Sunay Özel’in resim sergisi, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde 19 Haziran’a kadar açık kalacak.

Aslıhan Akyel’in yarın İzmir Sanat’ta açılacak resim sergisi, 18 Haziran’a kadar gezilebilir.

Bu yıl 19.’su düzenlenecek olan Londra Türk Filmleri Festivali 02 Millennium Dome’daki galayla kapılarını açacak!

 

Bu yıl 22 Mayıs 1 Haziran tarihleri arasında 19’uncusu gerçekleştirilecek olan Londra Türk Film Festivali, Birleşik Krallığın simge binalarından 02 Millennium Dome’da açılıyor. Her yıl, Sundance Film ve Müzik Festivali’nin Londra ayağına ev sahipliği yapan, dünyanın en büyük konserlerinin verildiği 02 Milenyum Dome, bu yıl ilk kez Türk Film Festivali’ni de ağırlayacak.

19. Londra Türk Film Festivali, uluslararası festivallerde gösterime giren, övgüyle söz edilen, başarılara imza atan Türk filmlerinin yer aldığı sinema şölenini izleyicisi ile buluşturmaya hazırlanıyor. “Yozgat Blues”un Londra prömiyerinin yapılacağı Festival’de Serra Yılmaz’a “Yaşam Boyu Başarı” ödülü takdim edilecek.

22 Mayıs-1 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Festival, bu yıl da, her yaştan sinemasevere hitap edecek bilgilendirici,düşündürücü, eğlenceli, şaşırtıcı ve ilham verici bir programı Londra’daki sinemaseverlerin beğenisine sunuyor.

19. Londra Türk Film Festivali, O2 Cineworld, Rio Cinema Dalston ve Cine Lumiere sinemalarında Türk filmlerine perdelerini açacak.

FESTİVAL’İN AÇILIŞ FİLMİ “YOZGAT BLUES”

yozgat-bluesLondra’nın Greenwich bölgesinde yer alan, Millenium kutlamaları için inşa edilen ve dünyanın en büyük konserlerinin yapıldığı O2 Millenium Dome’da gerçekleştirilecek açılış gecesinde, Festival’in geleneksel iki büyük ödülü takdim edilecek. Gecede, ulusal ve uluslararası festivallerden ödüllerle dönen, başrollerini Ercan Kesal, Ayça Damgacı, Tansu Biçer ve Nadir Sarıbacak’ın paylaştığı, yönetmenliğini Mahmut Fazıl Coşkun’un yaptığı “Yozgat Blues”un Londra prömiyeri yapılacak.

“YAŞAM BOYU BAŞARI” ÖDÜLÜ SERRA YILMAZ’A TAKDİM EDİLECEK

Festival’in açılış gecesi takdim edilecek Golden Wings Yaşam Boyu Başarı Ödülü, geçtiğimiz yıllarda Türk Sineması’nın dev isimleri Türkan Şoray, Şener Şen, Hülya Koçyiğit ve Kadir İnanır’a verildi. Bu yıl ise Golden Wings Yaşam Boyu Başarı Ödülü, Türk Sineması’nı hem Türkiye’de, hem de İtalya’da başarıyla temsil eden sanatçı Serra Yılmaz’a takdim edilecek.

Her yıl Festival izleyicilerinin oylarıyla belirlenen Golden Wings İzleyici Ödülü ise, Festival’de yer alan uzun metrajlı filmler arasından yine Londra’daki izleyicilerin oylarıyla belirlenecek. Türk Sineması’nın usta isimlerinin imza attığı filmlerin yanı sıra, yeni nesil yönetmenlere de kapısını her zaman açık tutan LTFF, ilk filmler, kısa film seçkisi ve sinemacılarla yapılacak söyleşilerle Festival süresince Londra’da Türk Sineması rüzgarı estirecek.

17. Uluslararası Ankara Caz Festivali bugün 20:00’de başlıyor

17.ankara uluslararası caz festivali

 

Uluslararası Ankara Caz Festivali 7 Mayıs 2014 akşamı, saat 20.00’de M.E.B. Şura Salonu’nda yapılacak Basın Resepsiyonu, Plaket Töreni ve Açılış Konseri ile yazı selamlayacak.

15 Haziran’a kadar vokal temasıyla müthiş sesleri ağırlayacak olan festivalde,  müzikseverler dünyanın ünlü caz yıldızlarının yanı sıra Türk cazının güçlü isimlerini dinleme şansı bulacaklar.Festivalin açılış konseri Türkiye’deki caz vokallerinin buluştuğu bir yıldızlar geçidi olacak. Festival geleneği bu yıl da bozulmuyor ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı Cazın Kartalları Orkestrası görkemli bir konserle caz severleri selamlıyor.

Cazın Kartalları’na eşlik edecek yıldız isimlerse ilk kez festival sahnesinde bir araya gelecek. Eşlik edecek ismler arasında; trombon ve vokal alanında caza gönül vermiş bir müzisyen ve akademisyen Aydın Kahya, Jazz İstanbul albümleriyle hayranlık uyandıran bir ses Jülide Özçelik, Berklee College of Music’ten derece ile mezun olmuş ödüllü bir caz yıldızı Meltem Ege, Türkiye’de caz vokal denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri ve Ankara’nın gururu Sibel Köse, dünya çapında bir doğaçlama ustası Yıldız İbrahimova ve oyunculuktaki ustalığı vokal tekniğine yansımış duru bir ses Zuhal Olcay bulunuyor.

ankara-caz

Bu sene Ankara Caz Derneği’nin TEMA Vakfı ile başlattığı projeyle Caz Ormanı’mıza kavuşuyoruz.  17. Uluslararası Ankara Caz Festivali kapsamında müzikseverlerin alacağı her bilet, 1 fidan değerinde. Bilet ücretlerinden temin edilecek 5 TL ile, Ankara Caz Derneği aracılığı ile TEMA Vakfı’na bağışta bulunuluyor.

Dünyadan yıldızlar da yine festival sahnesinde olacak. Caz ve soul müziğin ipek sesli tenoru, Arif Mardin’in son keşfi Raul Midon, 10 Haziran’da, saat 20.30’da, ODTÜ Kültür Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu’nda ilk kez Ankara sahnesinde. 1999’dan bu yana hit olmuş yedi albüm kaydeden Midon’u “öyle bir özgürlük ve zevkle çalıyor ki sanki elleri gülümsüyor” diye anlatıyor dünya basını.Görme engeli sadece önyargıları kırıp geçmesine vesile olmuş, kendine has vokal ve gitar tekniği ile tek kişilik ve benzersiz bir orkestra olan Raul Midon’un konser performansını izlemek için gün saymaya başladık bile.

Yeni nesil caz dünyasının parlayan kadın vokali Aga Zaryan da 12 Haziran, saat 20.30’da ODTÜ Kültür Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak. Klasik caz tınılarını büyüleyici sesiyle günümüze taşan Polonyalı sanatçı daha önceki İstanbul konserleriyle Türkiye’de sadık bir dinleyici kitlesi edinmişti. Bu yıl Polonya – Türkiye İlişkilerinin 600. Yıldönümü etkinlikleri kapsamında Ankaralı dinleyicilerle buluşuyor.

Portekiz’in caz dünyasına muhteşem armağanı, yetenekli söz yazarı ve caz müzisyeni Luisa Sobral bize “ilk dinleyişte aşk”ı yaşatmak için ilk kez Ankara’da. 28 Mayıs’ta, saat 20.30’da, ODTÜ Kültür Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak olan Sobral’ın yumuşak sesi, dingin, romantik, otantik tarzı ve pozitif enerjisi ile dolu canlı performansı bütün dünyada beğeni topluyor. Eleştirmenlerin Portekiz’in Billie Holiday’i diyerek övdüğü 26 yaşındaki genç müzisyeni, 17. Uluslararası Ankara Caz Festivali’nde ağırlamaktan mutluyuz.

Türkiye’de çok geniş bir hayran kitlesine sahip grup Pink Martini yepyeni şarkılarının dünya prömiyeri ile bu defa, 22 Mayıs‘ta, Congresium Ankara’da, saat 20.30‘da 17. Uluslararası Ankara Caz Festivali için sahne alıyor. Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransız şansonlarından Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli müzikleri tozlu raflardan bulup çıkarıyor. Pink Martini, China Forbes’un büyüleyici sesiyle yine hafızalardan silinmeyecek bir konsere imza atacak.

Ayrıca Torsten Goods’un soul ve R&B etkileri taşıyan sıcak sesi ve George Benson’dan ilham alan gitar tınıları ile 4 Haziran saat 22.00’de IF Performance Hall’de; Music Matters ödülünün sahibi Ntjam Rosie’nin, “maceracı” repertuarı ve enerji dolu şarkıları 13 Haziran saat 20.30’da, CerModern’de bizimle olacak. Katıldığı uluslararası yarışmalardan altın madalyalarla dönmüş çok sesli müziğin gülümseyen yüzü Boğaziçi Caz Korosu da 24 Mayıs saat 20.30’da Bilkent Konser Salonu’nda bizlerle.

Bu yıl Samm’s Bistro 7 konsere ev sahipliği yapıyor. Caz standartlarının çok sesli aranjmanlarını orkestra eşliğinde yorumlayan Dolce Caz Vokal Grubu festivalin ikinci gününde, 9 Mayıs’ta, saat 20.30’da sahne alacak. Şenay Lambaoğlu, 14 Mayıs günü, saat 20.30’da yeni projesi ‘Zarf Tümleci’nden de şarkıları paylaşacağı konseriyle bizlerle olacak. 15 Mayıs Perşembe akşamı saat 20.30’da Türkiye’deki çok sesli cazın en iyi temsilcilerinden biri A Capella Boğaziçi sahneye çıkacak. 2007 Nardis Caz Vokal Yarışması’ndaki başarısıyla caz camiasına adını duyurmuş olan Ülkü Aybala Sunat, 16 Mayıs’ta Samm’s Bistro’da dinleyebileceğimiz isim. Caz ve Türk halk müziğinin ezgilerini birarada dinlemek isteyenlerle 27 Mayıs’ta, 20.30’da Pınar Dönmez Band’in performansında buluşmalıyız. Türkiye’nin ilk soul albümü Moments’ın sahibi Dilek Sert Erdoğan da 29 Mayıs akşamı, saat 20.30’da 17. Uluslararası Ankara Caz Festivali’nde sahne alacak isimlerden. Şirin Soysal ve Bora Çeliker’in, 2013’te başlattıkları gitar – vokal duo projesini, Janusz Szprot Trio ortaklığı ile ilk kez 30 Mayıs, saat 22.00’de dinleyeceğiz.

Festival programında 2012’de kaybettiğimiz değerli müzisyen, besteci, yazar ve müzik eleştirmeni İlhan Mimaroğlu için de bir anma gecesi yer alıyor. Elektronik ve atonal müziğin öncü isimlerinden olması sebebiyle de dünya müzik tarihinde saygın bir yere sahip Mimaroğlu’na Ayşegül Kuş Durakoğlu ve Kerem Görsev’in notalarıyla, 14 Haziran akşamı, saat 20.30’da Bilkent Konser Salonu’nda saygılarımızı sunacağız.

Daha önceki festivallerde de Ankaralıların coşkuyla alkışladığı Ayhan Sicimoğlu ve Kerem Görsev bu defa son projeleri ile 15 Haziran’da saat 20.00’de, ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri’nde festivalin kapanışını yapacaklar. Bu efsane isimlere vokalde son dönem Türk cazının en sevilen seslerinden Elif Çağlar ve Latin All Stars’ın solisti Suami Ramirez eşlik ediyor.

Toplamda 25 konser 185 sanatçıyla dinleyicisine unutulmaz anlar yaşatacak olan festivalin biletleri www.mybilet.com adresinden alınabilir.

Ayrıntılı bilgi için:

T:    +90 (312) 446 27 33, +90 (312) 448 03 43

F:    +90 (312) 448 03 85

M:  +90 (549) 401 16 97

E-mail: [email protected] [email protected]

33. İstanbul Film Festivali’nin çocuklara ayrılmış bölümünün kahramanları tavşanlar, maymunlar ve insanlar. Belgesel bölümündeki Dileğim Barış Olsun ise çocukların barış özlemini dile getiriyor.

tavşanlar

33. İstanbul Film Festivali bu gece gerçekleşecek  törenle başlıyor.

20 Nisan’a kadar sürecek festivalin çocuklar için ayrılmış Çocuk Mönüsü bölümünde üç film gösterilecek.

Annem Amerika´da Buffalo Bill´le Tanıştı, Amazonia ve Cesur Tavşanın Sihirli Macerası daha önce uluslararası çocuk filmi festivallerinde gösterildi.

Festivalin tanıtımında filmlerin “aile boyu izlenebilecek” nitelikte olduğu belirtiliyor.

Ancak elbette hepsi her boya hitap etmiyor. Amazonia 10 yaş ve üstü için, Cesur Tavşanın Sihirli Macerası altı yaş ve üstü için uygun.

Maymun Sai

Maymun Sai

 

Thierry Ragobert imzalı Amazonia Venedik Film Festivali’nin kapanış filmi olarak gösterilmişti.

Filmde insan eline doğmuş, insan elinde büyümüş kapuçin maymunu Sai’nin Amazon ormanlarında kaybolduktan sonra yaşadıklarını görürüz. Jaguarlar, timsahlar, dev susamurları… Sai hayatta kalmak için kendine benzeyen maymunları bulmak zorundadır…

83 dakikalı filmin konuşmasız olduğunu ve Nişantaşı City’s’deki 20 Nisan Pazar 13.30 seansında üç boyutlu gösterileceğini hatırlatalım.

Tavşan Johan

Tavşan Johan

 

Cesur Tavşanın Sihirli Macerası ise alışık olduğumuz gibi konuşmalı. İsveççe ama Türkçe simultane tercümeyle oynayacak.

Yönetmen koltuğunda Esben Toft Jacobsen’in bulunduğu film prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yaptı.

Yunan mitolojisi ve Kuzey ülkelerinin masallarından esinlenen filmde küçük tavşan Johan Tüy Kralının Diyarı’nın hayali dünyasındaki annesine yardım edecek, seyirci de bu hayal dünyasının çılgın yaratıklarıyla tanışacak.

78 dakikalı filmin Feriye sinemasındaki 5 Nisan Cumartesi 13.30 seans üç boyutlu gerçekleşecek.

İnsan Jean

İnsan Jean

 

Yönetmen olarak Marc Boreal ve Thibaut Chatel’in imzasını taşıyan Annem Amerika´da Buffalo Bill´le Tanıştı 70’li yıllarda Fransa’nın küçük bir kasabasındaki bir erkek çocuğunun büyüme sancılarını anlatıyor: Jean’ın hayatı birkaç kelimeyle özetlenebilir. Zor okul günleri, işkolik baba, şımarık ağabey, tatlı dadı… Ancak bir gün uzaklardaki annesinden kartpostallar almaya başlayınca annesini o müthiş diyarlarda hayal etmeye başlar ve hayatı aydınlanıverir…

Jean Regnaud ve çizer Emile Bravo’nun ödüllü çizgi romanından sinemaya uyarlanan Fransa yapımı bu canlandırma filmin süresi 75 dakika.

Çocukların barış özlemi

dileğin barış olsun

Belgesel bölümünde gösterilecek olan Dileğim Barış Olsun ise bir çocuk filmi değil, ancak çocukların da merkeze oturduğu yapımlardan biri.

Filmde Diyarbakır, Lice, Ergani, Cizre, Mardin, Nusaybin, Kızıltepe ve Varto’dan on çocuğun ve üç annenin barışı nasıl umutla beklediklerini anlatıyor. Ortak bir özlem, umut, dilek ve talep olarak barış!

43 dakikalık filmin yönetmenliğini Kıvılcım Akay yaptı. Türkçe – Kürtçe olan film Türkçe ve İngilizce altyazıyla gösterilecek.

Kaynak :[-]

!f İstanbul bağımsız sinemanın başarılı örneklerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music partileriyle İstanbul’un eğlence hayatına alternatif olacak, !f ² ile de 30 şehre film götürecek.

Npectacualr Now

Npectacualr Now

Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmleri de Türkiye’de ilk kez seyirciyle yine bu festivalde buluşacak.

“Galalar” bölümündeki filmlerden birkaçı şöyle:

The Hunting Party/Av Partisi, Amerikalı Richard Shepard’ın yazıp yönettiği, Jude Law’ı en sıra dışı rollerinden birinde görme imkanı sunacak suç komedisi

Dom Hemingway; arkadaşlıklar ve geçici aşklar üzerine eğlenceli hikayesiyle eleştirmenlerin gözdesi olmuş,

Tarantino’nun “2013’ün en iyi filmleri” listesinde de 5. sırada yer almış Joe Swanberg imzalı Drinking Buddies/Akşamdan Kalanlar;

San Sebastian’da Büyük Ödül’ün yanı sıra Özel Mansiyon ve Selanik’ten FIPRESCI ve Jüri Özel ödüllerini alan, Bad Hair/Kıvırcık Saç;

Locarno’da kadın oyuncu dahil dört ödül birden alan, Atina ve Valladolid’de seyircinin gönlünü kazanıp ödüllere boğulan Short Term 12/Kısa Dönem 12;

Louise Archambault’un Locarno’dan Seyirci Ödüllü aşk filmi Gabrielle;

Alex Gibney’nin Julian Assange ve Bradley Manning’in psikolojilerini ve onların etrafında yaratılan efsaneleri kurcalayan belgeseli We Steal Secrets: The Story of WikiLeaks/Sırları Çalıyoruz: WikiLeaks’in Hikâyesi;

Ünlü İtalyan aktris Valeria Golino’nun yönettiği, yılın en ödüllü filmlerinden Honey/Bal;

ilk uzunu Reconstruction/Yeniden Sev Beni’den beri kendine sıkı hayranlar yaratan Christoffer Boe’nun yeni filmi Sex, Drugs & Taxation / Spies & Glistrup;

Amerikan bağımsız sinemasının gözde kadın yönetmenlerinden Kelly Reichardt’ın bir barajı havaya uçurmayı hedefleyen radikal çevreci üç aktivistin hikâyesine odaklandığı filmi Night Moves/Gece Planı;

Karl Lagerfeld, Tom Ford, Donatella Versace’nin arz-ı endam ettikleri, Fransız Vogue dergisinin eski editörü Carine Roitfeld’in hayatını anlatan Mademoiselle C/Matmazel C; aynı zamanda ünlü bir modacı olan Agnès B.’nin bir çocukluk travmasının çetin ve sinemasal olarak çok yönlü hikâyesini anlattığı filmi My Name is Hmmm…/Benim Adım Hmmm…;

2007’de çektiği Amal’la tanınan Hindistan asıllı Kanadalı yönetmen Richie Mehta’nın çalışmaya gönderdikleri çocukları Siddharth’ı kaybeden bir ailenin hikâyesini konu alan Siddharth;

Sundance’te oyuncu performanslarına Jüri Özel Ödülü getiren ve yılın en parlayan bağımsızlarından The Spectacular Now/Şu An Muhteşem;

Irvine Welsh’in aynı adlı romanından uyarlanan, James McAvoy’u seks düşkünü, alkolik ve uyuşturucu bağımlısı bir polis olarak izleyeceğimiz Filth/Pislik ve

sıkı sinefillerin ilk uzunu Abel’den beri takip ettikleri Hollandalı usta Alex van Warmerdam’ın son yapıtı Borgman/Bela.

Ayrıca, yılın beklenen filmlerinden Nymphomaniac, Dallas Buyers Club, The Double, Under the Skin, Is the Man Who Is Tall Happy?: An Animated Conversation with Noam Chomsky, The Wind Rises ve The Grandmaster da Türkiye galasını yapacak filmler arasında…

!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin uluslararası yarışmalı bölümü Keş!f, altıncı yılında yılın ilham veren yönetmenini aramaya devam ediyor. İlk ya da ikinci filmini yönetmiş yönetmenlerin filmlerinin yarıştığı “Keş!f” bölümünde, ABD, Almanya, Fransa, Fas, Irak, İngiltere, İran, İsviçre, Nepal, Norveç, Sırbistan ve Türkiye’den toplam 9 film yarışacak.

Hamam, Hayal Kurma Oyunları, Anlat İstanbul, Ses, Aşk Tesadüfleri Sever filmlerinin oyuncusu, en son “Muhteşem Yüzyıl” adlı televizyon dizisinde Şehzade Mustafa rolünde izlediğimiz Mehmet Günsür; Silkwood, House of Games, Valmont ve The People vs. Larry Flynt gibi pek çok klasik filmde yapımcılık, Amadeus’tan Man on the Moon’a, Brokeback Mountain’dan Gangs of New York’a, birçok filmde yürütücü yapımcılık yapmış Michael Hausman; New York Film Festivali seçim komitesinde görev alan, aynı zamanda New Directors/New Films’in ortak direktörlüğünü ve Film Society of Lincoln Center’ın programlama direktörlüğünü de yürüten sinema yazarı ve film küratörü Dennis Lim; La Moitié gauche du frigo, Congorama, It’s Not Me, I Swear! gibi ödüllü filmlerin yanı sıra en son 2011’de Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığı kazandığı Monsieur Lazhar’ın Kanadalı yönetmeni Philippe Falardeau ve Berlinale’nin yenilikçi filmleri öne çıkardığı Forum bölümünün direktörü Christoph Terhechte’den kurulu Keş!f jürisi, 2014’ün ilham veren yönetmenini seçecek.

Keş!f Uluslararası Yarışma filmleri ise şöyle: Ramon Zürcher’in Toronto, Cannes, Berlin gibi festivallerde büyük övgüyle karşılanan filmi The Strange Little Cat/Tuhaf Kedicik; İngiliz yönetmenler Stephanie Spray ve Pacho Velez’in Locarno’da En İyi İlk Film dalında özel mansiyon kazanan filmleri Manakamana; Clio Barnard’ın Cannes’da Label Europa Cinemas Ödülü’nü kazanmış, Stockholm ve Londra film festivallerinde ‘En İyi Film’ seçilmiş The Selfish Giant/Bencil Dev’i; İranlı Shahram Mokri’ye Venedik’te Orrizonti Jürisi’nden Teknik Başarı Ödülü’nü getiren Fish&Cat/Balık ve Kedi; Iraklı yönetmen Hisham Zaman’ın Kuzey Kürdistan’da başlayan ve İstanbul’a uğrayan, Tribeca’dan ödüllü filmi Before Snowfall/Kar Yağmadan Önce; Abdellah Taïa’nın bir gey çocuğun Arap toplumunda büyümesini anlattığı Salvation Army/Kurtuluş Ordusu; Narimane Mari’nin belgesel sinemanın kalesi sayılan CPH:DOX’dan en iyi belgesel ödüllü filmi Bloody Beans/Kahrolası Fasulyeler; Sırbistanlı kadın yönetmen Mina Djukic’in büyüme hikâyesi The Disobedient/Haylaz ve Türkiye’den Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın dünya prömiyerini Berlinale’nin Generation bölümünde yapacak, Altın Portakal’da ‘En İyi İlk Film’, ‘En İyi Senaryo’ ve ‘En İyi Kurgu’ ödüllerini toplamış filmleri Mavi Dalga.

Keş!f bölümündeki filmler ayrıca, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi tarafından değerlendirmeye alınacak. Burçin Yalçın, Cem Altınsaray ve Müge Turan’dan oluşan jüri, seçecekleri bir filme SİYAD Ödülü’nü verecek.

!f İstanbul’un bu yılki yenilikleri arasında ise, uluslararası yarışma “Keş!f”e kardeş gelen Aşk & Başka Bi’Dünya özellikle dikkat çekiyor. Filmleriyle yeni ve açık yollara, yöntemlere ve birlikteliklere işaret eden sinemacıları bir araya getirecek Aşk & Başka Bi’Dünya Yarışması, kamerayla dünyayı değiştirmeyi başarmış yönetmenleri İstanbul’da ağırlayacak ve “yılın en yaratıcı müdahalesini” arayacak. Aşk & Başka Bi’Dünya’yı yepyeni bir platforma dönüştürmeyi amaçlayan !f İstanbul, bu yarışma dışında ayrıca bir konuşma serisi ve aktivist sinemacılar buluşması da düzenleyecek.

!f İstanbul’un sinemada oyun alanı yaratan ve seyirciyi oynamaya davet eden filmleri bir araya getiren bölümü “Oyun” da ise, oyuncul belgeseller, kaçık bilimkurgular, kült adayı ilk filmler, Japonya’dan gerçeküstücü fanteziler ve animasyon dünyasının en son hitleri seyirciyi yeryüzünün ve insanlık tarihinin belki de en eski eylemiyle, ‘oyun’la baş başa bırakacak.

!f İstanbul, her yıl sinemanın değişik mıntıkalarında gezinen “Özel Gösterimler” bölümüne bu sefer iki ustanın işini konuk ediyor. Qatsi Üçlemesi’nin kült yönetmeni Godfrey Reggio’nun diyalogsuz bir modern yaşam portresiyle geri döndüğü Visitors/Ziyaretçiler ve sinemaseverleri usta yönetmen David Lynch’in bilinmeyen hayatına tanıklık ettirip meditasyon çalışmalarına göz attıracak, David Lynch: Meditation, Creativity, Peace/David Lynch: Meditasyon, Yaratıcılık, Huzur dikkat çeken yapımlardan.

!f İstanbul’un kemikleşen bölümlerinden “!f kült”e bu yıl Charles Laughton’ın 1955 tarihli klasiği The Night of the Hunter/Caniler Avcısı konuk oluyor. Aslen oyuncu olarak tanınan Laughton’ın ilk ve son yönetmenlik denemesi olan film, kendisine vaiz süsü veren ama aslında kendini kadınları öldürmeye adamış Powell’ın, hapishanede öğrendiği bir gerçekle bankadan soyulmuş paraların peşine düşmesini anlatıyor. Başroldeki Robert Mitchum’ın sinema tarihinin en etkileyici kötü karakterlerinden birine hayat verdiği bu kara film, döneminde değeri bilinmemiş olsa da zamanla kült mertebesine erişmiş ve kendine sıkı hayranlar edinmişti. Bu yıl içinde çeşitli ülkelerde yeniden gösterime girecek Caniler Avcısı, yenilenmiş kopyasıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da olacak.

Yaratıcılığa ve deneyimlere açık sinemaseverlerin !f alanı “Karanlık & Köşeli” bölümünde bu yıl da, karanlık ve rahatsız edici yapımlardan yılın en çok konuşulan fantastik ve avangart filmlerine, seyircide ‘görme biçimleri’ni değiştirip, algının kapılarını sonuna kadar açmayı hedefleyen filmler toplanıyor.

Müzik filmlerini buluşturan !f music’in bu yılki seçkisinde yer alan filmler ise şöyle: 2009’da Cherrybomb’la dikkatleri çeken ikili Lisa Barros D’Sa ve Glenn Leyburn’un radikal, asi ve son derece tutkulu bir müziksever Terri Hooley’nin 70’lerin Belfast’ında plak dükkânı açmakla başlayan, İrlanda’nın punk babasına dönüşen hayatını anlattıkları Good Vibrations, Amerika’nın en iyi indie gruplarından The National’ı konu alan ama onun hakkında olmayan bir belgesel olma tuhaflığıyla grubun hayranlarının ilgisini hak eden Mistaken For Strangers; eskiden A Silver Mt. Zion olarak da bilinen Kanadalı ünlü post-rock grubu Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra’nın evcil çifti Efrim ve Jessica’nın bir yandan müzik, bir yandan da ev yaşamlarına eşlik etmememizi sağlayan Gel Bizimle Dertlen!; Küba’yı kasıp kavuran, hükümetin konser vermelerine ve hatta albüm yapmalarına izin vermediği underground rap grubu Los Aldeanos’la tanışmamıza vesile olan Viva Cuba Libre: Rap is War/Viva Cuba Libre: Rap Savaştır ve çağımızda müzisyen olmanın getirdiği zorluklara odaklanan, 15. yılına giren New York Red Bull Müzik Akademisi’nin eğitimlerinin yanı sıra, Brian Eno, Rakim ve Lee ‘Scratch’ Perry gibi isimleri de izleyeceğimiz Ne Fark Eder? Müzik Yapmaya Dair Bir Film.

!f music kapsamında ayrıca 3 özel etkinlik gerçekleşecek. !f istanbul’un açılış partisi için İstanbul’a gelecek olan İngiliz müzik prodüktörü, söz yazarı, remix sanatçısı Ewan Pearson; Protools, Logic ve Ableton Live yazılım programları üzerine çalışma tekniklerini anlatacağı “Dijitalden analoga, kendi sesini yaratmak” başlıklı bir sohbet düzenleyecek. (16 Şubat, 18.00 – 19.00)

!f music kapsamında bir de pop up etkinliği gerçekleşecek. 19 Şubat’ta Babylon’da yaşanacak sinema ve konser deneyiminde, görüntü ve müziğin sıradışı bir şekilde bir araya geldiği Jem Cohen’in filmlerine, Guy Pucciotto’nun (Fugazi) gitarı, Jim White’ın (Dirty Three) davulu ve George Xylouris’un udu eşlik edecek. Jem Cohen, bu performans için özel olarak bir araya getirdiği 3 yeni kısa filmiyle izleyicileri sağanak yağmurlu şehir manzaralarının, gece ve müzelerin gizemli dünyasına, müzisyen arkadaşlarının eşliğinde büyüleyici bir yolculuğa davet edecek. (19 Şubat Çarşamba / 21.00)

Dünyada ilk kez !f İstanbul tarafından gerçekleştirilen ‘alternatif dağıtım ve paylaşım’ projesi “!f ²’’ bu yıl beşinci kez yapılacak. Festivalin son üç günü olan 21-22-23 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gösterilecek 5 film, 30 şehir ve 36 farklı noktada, 15 bin kişiye aynı anda ulaşacak. İstanbul’daki festival salonlarını Türkiye’nin 26 şehrinin yanı sıra Lefkoşa, Gümrü, Kudüs, Erivan ve Ramallah’a taşıyacak “!f ²’’de Tek Başına Dans, Gabrielle, Bad Hair/Kıvırcık Saç, Honey/Bal ve Everyday Rebellion/Her Gün İsyan filmleri gösterilecek.

!f İstanbul’un kısa metrajlı film üretimine dair son bir yıl içerisindeki eğilimlerin derlemesini yapmak amacıyla hazırladığı “Türkiye’den Kısalar”, bu yıl da yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlandı. !f İstanbul’un tematik olarak programladığı “Türkiye’den Kısalar” seçkileri İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli festival sinemaları ve mekanlarında ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak. İstanbul’daki gösterimler sırasında yapılacak “İzleyici Oylaması” sonucu bir kısa filmin yönetmeni uluslararası bir festivale izleyici olarak katılmaya hak kazanacak.

!f İstanbul’da tüm bu gösterimler ve etkinliklerin yanı sıra; Sundance Enstütüsü ile ortaklaşa yürütülen Sundance Senaryo Lab öncesi, Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın yönettiği Mavi Dalga’ya özel bir atölye gerçekleşecek.

SALT Beyoğlu, Açık Sinema, Cezayir; İzmir’de Fransız Kültür Merkezi ise, festivalin İstanbul’daki etkinlik ve atölye çalışmalarının mekanı olacak.

!f İstanbul’un 2014 kampanyasının yüzü olan “Acımadı ki!” adlı tanıtım filmi, “Rafineri” tarafından hazırlandı ve Walky Talky yönetmenliğinde, Anima tarafından çekildi.

!f İstanbul’un Kapanış Filmi Boyhood

boyhood

Richard Linklater’ın 12 yıla yayılan çekim sürecinde oyuncularını yaşlanırken ve büyürken çektiği, benzeri olmayan başyapıtı Boyhood/Çocukluk, Altın Ayı için yarışacağı Berlinale’in ardından ilk defa !f İstanbulda izleyicilerle buluşacak.

Before Sunrise, Before Sunset ve Before Sunset’ten oluşan üçlemesiyle sinemaseverlerin gönlünde taht kuran Richard Linklater’ın, 2002 yılından beri her sene 4 oyuncusuyla buluşarak çektiği Çocukluk, sinema tarihinde benzeri olmayan bir proje!

Ellar Coltrane’in canlandırdığı Mason adlı bir çocuğun ilk okul yıllarından koleje girmesine kadar olan süreçteki büyümesine tanıklık ettiğimiz film, onun bir yandan boşanmış anne ve babasıyla yaşadıklarına odaklanırken, bir taraftan Linklater’in kendi kızı Lorelei Linklater’ın canlandırdığı kız kardeşi Samantha ile olan ilişkisine odaklanıyor.

Çocukluk, 23 Şubat Pazar günü 22:00’de Cinemaximum Beyoğlu Fitaş’ta gösterilecek. Filmin biletleri ise 10 Şubat’tan itibaren biletix.com, biletix gişeleri ve çağrı merkezlerinin yanı sıra festival sinemalarındaki gişelerden satışa çıkarılacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda bu yıl “Doğanın Şarkısı” temasıyla düzenlenecek 42. İstanbul Müzik Festivali, 31 Mayıs-27 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Festival programı, düzenlenen toplantıyla açıklandı.

42.müzik festivali

Toplantıda konuşan İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak, “Doğanın Şarkısı” teması üzerine kurgulanan festivalde, doğanın sesinin sadece tematik eserler yoluyla değil, bu yıl ilk kez açık havada gerçekleştirilecek “Pazar Klasikleri” konserleriyle de müzikseverlere ulaştırılacağını söyledi.

Oymak, festivalde bu yıl, senfoni ve oda orkestraları, vokal müzik konserleri, oda müziği ve resitaller olmak üzere baroktan çağdaş müziğe uzanan toplam 26 etkinliğin yer alacağını ifade ederek, “Ayrıca, konser öncesi sohbetler, konser programı üzerine anlatılar da devam edecek. Bu yıl klasik müziği kapalı mekanlardan çıkararak açık havaya taşıyacağız. ‘Pazar Klasikleri’ başlığı altında İstanbul’un çeşitli mekanlarında ücretsiz konserler gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

Festivalin 2011’den bu yana, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirme yönünde önemli çalışmalar yaptığını anlatan Oymak, birçok festival ve orkestranın artık İstanbul Müzik Festivali’ni eser sipariş eden bir kurum olarak tanıdığını vurguladı.

Oymak, daha sonra festivalin, Güher ve Süher Pekinel ile İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in işbirliğinde hazırlanan afişini de tanıttı.

Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kocabıyık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi de 2014’ün, hem Borusan hem de Borusan Kültür Sanat için büyük önem taşıdığını belirterek, holdinglerinin bu yıl kuruluşunun 70. yılını, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın da 15. yaşını kutladığını söyledi.

Sanatın birleştirici gücünün her zamankinden daha büyük önem taşıdığını düşündüklerini belirten Hamedi, “Borusan’ın toplumun kültür ve eğitim seviyesini yükseltmek adına doğrudan ya da dolaylı olarak gerçekleştirdiği çalışmaların sürekliliğini sağlayabilmek ve bu çalışmaların güzel meyvelerini alabilmek, kurucumuz Asım Kocabıyık’ın vizyonu ve Borusan’ın kurum felsefesinin özüne işleyen anlayışını devam ettirmeyi görev edinen biz ikinci kuşak için gurur verici. 2013 her açıdan ülkemiz için sınayıcı bir yıl oldu. Tüm bu toplumsal hareketliliğin içinden, birlik ve beraberlik duygusuyla farklılıkları hor görmeyen, aksine bunu kucaklayan bir anlayışla çıkmayı diliyoruz. Dileğimiz, festivalimizin bu önemli değerleri sanatla gündemimize başarıyla taşıması” ifadelerini kullandı.

Festival programı

42- İstanbul Müzik Festivali, 31 Mayıs’ta Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilecek açılış konseriyle başlayacak.

Konserde, uluslararası yarışmalardan ödüllerle dönen başarılı genç viyolonselci Dorukhan Doruk’a, şef Gürer Aykal yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik edecek.

sinfonia varsoviaFestival, Steven Isserlis, Isabelle van Keulen, Alexander Raskatov, Nelson Freire, Pepe Romero, Krzysztof Penderecki, Xavier de Maistre, Yuja Wang gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Sinfonia Varsovia ve Venezüella Teresa Carreno Gençlik Orkestrası’nın da aralarında bulunduğu 800’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.

Programında senfoni ve oda orkestraları, vokal konserler, resitaller olmak üzere toplam 26 konserin yer aldığı festival, bu yıl farklı mekanlarda dinleyicilerle buluşacak.

Festivale, Burgazada Meydanı’nın yanı sıra Aya İrini Müzesi, Süreyya Operası, Surp Vortvots Vorodman Kilisesi, İş Sanat Kültür Merkezi, Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi ve Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall ev sahipliği yapacak. Festival bu yıl ayrıca “Pazar Klasikleri” başlıklı ücretsiz konserlerle Maçka Cumhuriyet Parkı, İstanbul Oyuncak Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi “Atlı Köşk” bahçesi ve Avusturya Kültür Ofisi bahçesi gibi mekanlarda da müzikseverlere ulaşacak.

Festivalin, 40. yılında ülke çapında genç yetenekleri keşfetmek ve teşvik etmek amacıyla başlattığı “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor” projesi bu yıl piyano ana sanat dalında gerçekleştirilecek.

Proje kapsamında, ülke çapında yapılacak seçmeler sonucunda jüri tarafından belirlenen genç bir piyanist, festival kapsamında bir konser vermeye hak kazanacak.

Alexander Raskatov

Alexander Raskatov

Festivalde yer alan bir diğer önemli gençlik projesi ise El Sistema’nın kurucusu Jose Antonio Abreu’nun öncülüğünde başlayan Simon Bolivar Müzik Vakfı’nın orkestra eğitim programının en öne çıkan bileşenlerinden biri olan Venezüella Teresa Carreno Gençlik Orkestrası konseri olacak.

El Sistema’nın içinden yetişmiş yeteneklerden biri olan müzik direktörü Christian Vasquez’in yönetiminde festivale konuk olan 240 kişilik devasa orkestra, İstanbullularla buluşacak.

42- İstanbul Müzik Festivali’nde, 2014’te kutlanan Polonya-Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 600. yıl dönümü kutlamaları kültür programı çerçevesinde üç konser düzenlenecek.

Müzisyen Alexander Raskatov’un, festivalin siparişi üzerine bestelediği “Crying in the Wilderness” adlı yeni yapıtının dünya prömiyerinin yanı sıra Sinfonia Varsovia iki özel konser için festivalin konuğu olacak.

Sinfonia Varsovia, ilk konserde piyanist Piotr Anderszewski’ye eşlik ederken, ikinci konserde Krzysztof Penderecki’nin yönetiminde, bestecinin 2. Senfoni’sinin Türkiye prömiyerinin yanı sıra Julian Rachlin’in katılımıyla Mendelssohn’un keman konçertosunu seslendirecek.

“Yaşam Boyu Başarı” ve “Onur” ödülleri

42- İstanbul Müzik Festivali’nin “Onur Ödülü”, dünyanın önemli orkestraları ve seçkin şefleriyle sürdürdüğü müzik kariyeri ve aynı zamanda Ahmed Adnan Saygun’un eserlerinin dünyaya tanıtılmasına ve sevilmesine öncülük eden Gülsin Onay’a festivalin açılış töreninde takdim edilecek.

Festivalin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” ise “yaşayan en büyük” orkestra şeflerinden biri olan Zubin Mehta’ya 21 Haziran’da Aya İrini Müzesi’nde verilecek.

Devlet Tiyatroları (DT) kasım ayında yapacağı prömiyerlerle 5’i çocuk oyunu 11 eseri seyirciyle buluşturacak.

tiyatro-123Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, kasım ayında 8 bölgede 11 yeni oyun sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Adana DT’nin, Azade Küçükaycan’ın yazıp yönettiği çocuk oyunu “Merhaba Hayat”, 3 Kasım’da H.Ö. Sabancı Kültür Merkezi Sahnesinde izlenebilecek.

İzmir DT’nin, Sabahattin Kudret Aksal’ın kaleminden Seval Erözmen Kip’in sahneye koyduğu “Kahvede Şenlik Var” 5 Kasım’da görülebilecek. Turgut Özakman’ın yazdığı, Yusuf Köksal’ın yönettiği “Üç Destan” ise 26 Kasım’da Konak Sahnesinde perde açacak.

Konya DT’nin “Ali Baba ve Kırk Haramiler”i 5 Kasım’da minik seyirciler için sahne alacak. Vadeha Atıyeh’in yazdığı eser Can Gürzap’ın çevirisiyle ve e Ferdi Dalkılıç’ın rijisiyle sergilenecek.

John Buchan’ın yazdığı, Mehmet Ergen’in Türkçeye kazandırdığı ve Nafiz Sami Gürcüali’nin yönettiği “39 Basamak”, 14 Kasım’da Konya DT Sahnesinde izleyiciye “merhaba” diyecek.

İstanbul DT, Anton Çehov’un kaleminden Ataol Behramoğlu’nun çevisiyle Mehmet Birkiye’nin tiyatroya kazandırdığı “Üç Kız Kardeş”, Cevahir 1 Sahnesi’nde sanatseverlerin karşısına çıkacak.

29 Kasım’da ise Cem Günen’in yazdığı, Mahmut Gökgöz’ün yönettiği “Sinan Süleymaniye’de”, Küçük Çekmece Kültür Sahnesinde seyircinin beğenisine sunulacak.

Sivas DT, Hasan Erkek’in yazdığı, Çağman Pala’nın yönettiği çocuk oyunu “Çiçek Prenses”i 13 Kasım’da Atatürk Kültür Merkezi Sahnesi’nde sergileyecek.

Dünyaca ünlü sanatçıları ve grupları Antalya’da buluşturan Uluslararası Antalya Piyano Festivali Kasım’da başlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği, sanat yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı festival, Volkswagen ana sponsorluğunda 08 Kasım – 30 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek.

14-antalya-uluslararsı-piyano-festivaliFestivale bu yıl Grammy ödüllü sanatçı Michel Camilo, Vladimir Spivakov, Aziza Mustafa Zadeh gibi önemli isimler konuk olurken; piyano festivalinin siparişi üzerine Muhiddin Dürrüoğlu tarafından bestelenen “Anadolu’dan Sahneler”in de dünya prömiyeri yapılacak. Festivalde ayrıca Fazıl Say’ın Water –Su isimli piyano konçertosu ve Michel Camilo’nun “Piyano Konçertosu No: 1” isimli eseri de Türkiye’de ilk kez seslendirilecek. Her gecesiyle izleyiciye ayrı bir tat sunacak olan festivalde, sahnedeki konserlerin yanı sıra halk konserleri ve öğrenciler ile sanatçıları biraraya getiren atölye çalışmaları da yer alıyor. “Şehirde Müzik Var” sloganı ile festival, 14’üncü yaşında da sanatseverlere unutulmaz bir müzik şöleni yaşatacak.

Fazil SAY-Naci-ÖZGÜÇ-Seranad BAGCAN

Fazil SAY-Naci-ÖZGÜÇ-Seranad BAGCAN

Festival açılışında Fazıl Say’ın yeni eseri “Water” ilk kez seslendirilecek

Festivalin bu yılki açılış konserinde ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say’ın yeni eseri olan ve dünya prömiyeri İsviçre’de yapılan “Water” piyano konçertosu, Türkiye’de ilk kez seslendirilecek. Sanatçının piyano ve orkestra için bestelediği eserin prömiyerinde, sanatçıya şef Naci Özgüç yönetimindeki “Antalya Devlet Senfoni Orkestrası” eşlik edecek. Sanatçının suyun sakinliğini ve gücünü müzikle bir araya getirdiği eser; üç farklı bölümden oluşuyor. Eserin ilk bölümü olan “Mavi Su” dans eden, caz yapan, hüzünlenen, derinleşen sonsuz büyük denizi, ikinci bölümü olan “Siyah Su” gece vakti ay ışığı altında baykuş ve kurbağa seslerinin duyulduğu ormanda bir gölü, son bölüm olan “Yeşil Su” ise akarsuları anlatıyor. Konserin ikinci yarısında ise yine Say besteleri yer alıyor. Sanatçının “İlk Şarkılar” adını verdiği on farklı eser izleyici ile buluşurken, Say’ın piyanosuna solist Serenad Bağcan eşlik edecek. Fazıl Say’ın güçlü performansıyla gerçekleşecek açılış konserleri 08 Kasım Cuma ve 09 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.

Güneydoğu’da Kültür Sanat

 Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, büyük ilgiyle izlenen “Tom, Dick ve Harry” oyununu tiyatro severlerle buluşturmaya devam ediyor.

Ray Cooney ve Michael Cooney’in yazdığı, Özgür Özdural’ın çevirisini yaptığı, M. Lebip Gökhan’ın yönettiği, dekor tasarımı Kaan Güreşçi, giysi tasarımı Ceren Karahan, koreografisi Gizem Erden, ışığı İzzetin Biçer’e ait oyunda, Fatih Yurdakul, Kerem Corogil, Serkan Ekşioğlu, İrem Yurdakul, Pelin Tozkoparan, Mustafa Turan, Birce Birsel Çağlar, Sevi Demirçivi ve Murat Bayrak rol alıyor.

Tom, Dick ve Harry’nin etrafında dönen olayların anlatıldığı Vodvil tarzındaki oyun, bu akşam ile 15, ve 16 Mart’ta Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde sahnelenecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ise bu hafta da, Carlo Goldoni’nin yazdığı, Rüknettin Gün’ün yönettiği “İki Efendinin Uşağı” oyununu cuma ve cumartesi günü seyircisinin beğenisine sunacak.

Mardin’de Kültür Sanat

– Mardin’de “Titreşim” sergisi-

Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serdar Toka’nın 40 çalışmasından oluşan “Titreşim” adlı yağlı boya resim sergisi, 15 Nisan’a kadar Kermozade Konağı’nda açık kalacak.

-Seyreyle Ara Güler Mardin’de-

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde de küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” sergisi devam ediyor. Usta fotoğrafçı Ara Güler’in sergide yer alan fotoğrafları, “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölüm halinde sergileniyor. 114 eserin yer aldığı sergi, nisan ayına kadar görülebilir.

 Şırnak ve Siirt ve Batman’da sinema-

Batman’da “Çanakkale: Yolun Sonu”, “Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda”,

“Gelmeyen Bahar”, “Hükümet Kadın”, “Hititya: Madalyonun Sırrı”, Siirt ve Şırnak’ta ise “Hükümet Kadın” filmleri hafta boyunca sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.

 Muhabir: Meral Özdemir

 Yayıncı: İrfan Cemiloğlu – DİYARBAKIR

Kaynak :[-]

Erzurum’da Kültür Sanat

Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda (EDT), bugün prömiyeri yapılacak “Onikinci Gece” oyunu ile “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununu sahnelenecek.

Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda (EDT), bugün prömiyeri yapılacak “Onikinci Gece” oyunu ile “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununu sahnelenecek.

William Shakerpeare’ın yazdığı, Zurab Sıkhaluridze’nin yönettiği “Onikinci Gece” adlı oyunda, Mehmet Yılmaz, Burcu Aksakal, Emrah Keskin ve Levent Aras rol alıyor.

Dekor tasarımını Emre Satı, giysi tasarımını Esra Selah, ışık tasarımını Duran Güngör’un üstlendiği tipik bir “romantik komedya” olan eserde, çapraz ilişki ağları, ciddi aşk ilişkileri ve komik bir tuzak anlatılıyor.

Prömiyeri yapılacak oyun bugün ve yarın saat 19.30’da, 16 Mart’ta 14.00 ile 19.30’da seyirciyle buluşacak.

Mike Kenny’nin yazdığı, Ebru Aytürk Evren’in yönettiği “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununda ise Merve Gül, Melike Durak, Kübra Tığtepe rol alıyor.

Oyunda, gökyüzünden uzaklardaki bir dağın arkasına düşen yıldızı bulmaya giden küçük kız “Cnthy”nin macera dolu hikayesi anlatılıyor.

Oyun, 17-20 Mart’ta saat 14.00’te izlenebilecek.

 Muhabir: Sagip Sezginer

 Yayıncı: Zekeriya Kaya – ERZURUM

 Kaynak [-]

Eskişehir’de Kültür Sanat

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü işbirliğiyle bu sene üçüncüsü düzenlenen Ulusal Eskişehir Opera ve Bale Günleri’nde, Karyağdı Hatun Operası Eskişehirlilerle buluştu.3.Ulusal Eskişehir Opera ve Bale…

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü işbirliğiyle bu sene üçüncüsü düzenlenen Ulusal EskişehirOpera ve Bale Günleri’nde, Karyağdı Hatun Operası Eskişehirlilerle buluştu.

3. Ulusal Eskişehir Opera ve Bale Günleri kapsamında Türk Opera ve Balesi’nin seçkin örnekleri birbiri ardına Eskişehirlilerle buluşmaya devam ediyor. Ankara Devlet Opera ve Balesi ileEskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası işbirliğiyle sahnelenen “Karyağdı Hatun” Operası’nda, Anadolu’nun çeşitli yörelerinde ufak farklılıklarla bilinen “Eren Bir Kadın”ın efsanesi anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı’ndaki gösteriye Eskişehirliler yoğun ilgi gösterdiler.

25 Mart’ta sona erecek olan 3. Ulusal EskişehirOpera ve Bale Günleri’nde, 17 Mart Pazar akşamı Samsun Devlet Opera ve Balesi, 1001 Gece Masalları isimli bale gösterisiyle Eskişehirlilerle buluşacak. – ESKİŞEHİR

Kaynak [-]

 Başkent’te kültür sanat

Ankara Uluslararası Film Festivali Akün Sahnesi’nde düzenlenecek açılış töreniyle bu akşam başlayacak.

Devlet Tiyatroları 20 oyun, Devlet Opera ve Balesi 3 eser ve 3 konserle izleyicinin karşısına çıkacak.

Bestesini ve librettosunu Türk besteci Muammer Sun’un yaptığı, padişahın 4 eşinden biriyle genç bir adamın yaşadığı aşkı anlatan bale eseri ”Sevginin Bedeli”nin dünya prömiyeri 16 Mart’ta gerçekleştirilecek.

 Tiyatro

 Akün Sahnesi:

Erdal Beşikçioğlu’nun rol aldığı ”Bir Deli’nin Hatıra Defteri” yarın ve 17 Mart’ta sahnelenecek. Nazım Hikmet’in yazdığı, Rüştü Asyalı’nın yönettiği ve rol aldığı ”Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan On Bir Tablo” ve çocuk oyunu ”Pal Sokağı Çocukları” 16 Mart’ta seyredilebilecek.

”33 Varyasyon” 19-20 Mart’ta temsil verecek.

 Altındağ Tiyatrosu:

Hatice Meryem’in kaleminden Funda Mete’nin oyunlaştırdığı ”Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun” hafta boyunca izlenebilecek.

Boğaç Han, yarın minik seyircilerin beğenisine sunulacak.

”Yosunlar” 19-20 Mart’ta temsil verecek.

 Büyük Tiyatro:

”Cyrano De Bergerac” yarın, 17 ve 19 Mart’ta seyircinin karşısına çıkacak. Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği oyun kalabalık oyuncu kadrosuyla dikkati çekiyor.

 Cüneyt Gökçer Sahnesi:

”Ben Ödüyorum” bugün, yarın ve 16 Mart’ta sahne alacak. Olcay Kavuzlu, Şevki Çepa, Sinem Şahin, Nurcan Süer ve Ceren Narinoğlu’nun rol aldığı oyunu Vladlen Alexandrov yönetiyor

Ulviye Karaca’nın yazıp yönettiği çocuk oyunu ”Üç Şehzade” yarın prömiyer yapacak. Şehzadelerin zaaflarından faydalanan hain vezirin, sultan babalarını iyileştirmeleri için şehzadeleri bilinmez bir yolculuğa sürüklenmelerinin konu edildiği eserde Bülent Çiftçi, Mehmet Ali Toklu, Uğur Kaya gibi isimler rol alıyor. Eser 17 ve 20 Mart’ta da seyredilebilecek.

”Hürrem” 19-20 Mart’ta temsil verecek.

 Küçük Tiyatro:

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nun ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak” oyunu, hafta boyunca başkentli tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Çocuk oyunu ”Keloğlan Keleşoğlan” ve ”Venedik Taciri” 19-20 Mart’ta perde diyecek.

 Oda Tiyatrosu:

”Krem Karamel” bugün, yarın ve 16 Mart’ta, ”Dönülmez Akşamın Ufkundayız” 19-20 Mart’ta izlenebilecek.

 Stüdyo Sahne:

”Jerry ve Tom” hafta boyunca seyirciyle olacak.

 İrfan Şahinbaş Sahnesi:

”Cesaret Ana ve Çocukları” bugün, 16 ve 20 Mart’ta görülebilecek.

 Şinasi Sahnesi:

”Yastık Adam” bugün, yarın ve 16 Mart’ta sanatseverlerin karşısına çıkacak. İlham Yazar’ın yönettiği oyunda Tolga Tekin, Mesut Turan, Murat Çidamlı, Buğra Koçtepe rol alıyor.

”Karlar Kraliçesi” 16-17 Mart’ta seyredilebilecek.

 Opera-Bale

Opera Sahnesi: Bestesini ve librettosunu Türk besteci Muammer Sun’un yaptığı, padişahın 4 eşinden biriyle genç bir adamın yaşadığı aşkı anlatan ”Sevginin Bedeli” balesinin dünya prömiyeri 16 Mart’ta yapılacak.

”Saraydan Kız Kaçırma” operası 20 Mart’ta sahnelenecek.

”Çanakkale Oratoryosu” 18 Mart’ta dinlenebilecek. Orkestra şefliğini Rengim Gökmen’in yapacağı konserde, sanatçılar Tuncay Kurtoğlu, Esin Talınlı, Şenol Talınlı ve Ferda Yetişer sahne alacak.

Operet Sahnesi: ”Bir Tenor Aranıyor” müzikali 17 Mart’ta, ”Suna Korad’ı Anma Konseri” 19 Mart’ta izleyiciyle buluşacak.

”Operanın Kadınları” konseri 17 Mart’ta dinlenebilecek.

Leyla Gencer Sahnesi: Çocuk müzikali ”Bremen Mızıkacıları” 17 Mart’ta izlenebilecek.

 CSO

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), bugün ve yarın, Itri’nin ölümünün 300. yıl dönümü nadeniyle anma konseri düzenleyecek.

CSO Konser Salonu’nda, saat 20.00’de şef Erol Erdinç yönetiminde gerçekleşecek konserde, Necil Kazım Akses ”Scherzo” Itri’nin Nevakarı Üzerine, Ferit Alnar ”Kanun Konçertosu”, Ludwig van Beethoven ”7. Senfoni la majör Op 92” eserleri icra edilecek.

Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO), 16 Mart’ta saat 20.00’de Bilkent Konser Salonu’nda Emil Tabakov yönetiminde konser verecek. Konserde E. Tabakov Viyola Konçertosu ve R. Strauss ”Der Rosenkavalier’ Süiti, Op.59” müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

Cer Modern

Semra Özümerzifon’un son dönem çalışmalarının bulunduğu ”Rumelikavağı’ndan Anadolu’ya Ağ” sergisi, 30 Mart’a kadar gezilebilecek. Sergide, Özümerzifon’un İstanbul’un çeşitli balıkçı köylerinden topladığı balık ağlarıyla çalıştığı karışık teknik 3 boyutlu resim ve heykellerle Kemal Şirin’in balıkçı köylerinde çektiği fotoğraflar yer alıyor.

 Kaynak [-]

 Eskişehir”de Kültür Sanat

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Kadın Tiyatro Topluluğu, Kadın Sığınağı adlı yeni oyunlarıyla izleyiciler ile buluştu.

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Kadın Tiyatro Topluluğu, Kadın Sığınağı adlı yeni oyunlarıyla izleyiciler ile buluştu.

Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde sahnelenen ve büyük ilgi gören oyunda, bir sığınma evinde yaşayan kadınların hayat hikayeleri anlatıldı. Oyunda, erkek egemen toplumun birbirinden farklı katmanlarından, töre baskısının hüküm sürdüğü yörelerden gelmiş kadınların nedenleri benzemese de sonuçları aynı yaşadıklarını olaylar sahnelendi.

Tuncer Cücenoğlu’nun yazdığı, Özge Sayer’in yönettiği oyunun sonunda bir konuşma yapan Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Fikriye Güven Zaptiye, hepsi amatör oyunculardan oluşan ekibi kısa zamanda gösterdikleri başarı nedeniyle kutlayarak çiçek verdi. Yönetmen Özge Sayer ise, başta Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç olmak üzere kendilerine destek olan herkese teşekkür etti.

 Kaynak :[-]

 Trabzon’da Kültür Sanat

Trabzon Devlet Tiyatrosu (TDT), “Pembe Kadın” ve “Islık Sever Max” adlı oyunları sahnelemeye devam ediyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu (TDT), “Pembe Kadın” ve “Islık Sever Max” adlı oyunları sahnelemeye devam ediyor.

Hidayet Sayın’ın kaleme aldığı, Uğur Keleş’in yönettiği “Pembe Kadın” adlı oyunda, Elif Şeker Saka, Kadri Özcan, Ceyhun Gen, Emre Ön, Didem Özkavukçu, Nazlı Ceren Argon, Sinem Bilgin ve Mert Hürol rol alıyor.

Dekor tasarımı Güven Öktem, giysi tasarımı İnci Kangal, ışık tasarımı ise Yüksel Aymaz’a ait oyunda, Pembe adlı kadının gelenekleriyle hayata, ağaya ve sisteme karşı verdiği savaş hikaye ediliyor.

Oyun bugün ve yarın saat 20.00’de, 16 Mart Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

TDT ayrıca, “Islık Sever Max” adlı çocuk oyununu da sahnelemeyi sürdürüyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği, Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya ait oyun, 17 Mart Pazar ve 20 Mart Çarşamba saat 13.00’de Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısıyla yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçen oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde Necati Ferahoğlu’na ait kişisel resim sergisi yer alıyor. Sanatseverler sergiyi, 16 Mart Cumartesi gününe kadar gezebilecek.

Muhabir: Tuğba Yardımcı Mısır

 Yayıncı: Murat Kaban – Trabzon

 Konya’da Kültür Sanat

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT) “Shirley Valentine” adlı oyunu sahneleyecek.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT) “Shirley Valentine” adlı oyunu sahneleyecek.

Willy Russell’in yazdığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği oyunda, dekor tasarımını Güven Öktem, giysi tasarımını Günnur Orhon, ışık tasarımını ise Hakan Özdemir üstleniyor.

Oyunda, Shirley Bradshow adında, eşyalar arasına sıkışmış duvarlarla konuşmak zorunda kalan 42 yaşındaki bir kadın ile yine 42 yaşında olan Shirley Valentine adında, üzümün yetiştiği bir ülkede doyasıya yaşayan kadının hayat hikayesi ele alınıyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, 16 Mart Cumartesi günü ise saat 14.00 ve 19.30’da tiyatroseverlerle buluşacak.

Muhabir: Ayşe Şensoy

 Yayıncı: Ahmet Kayır – Konya

 Bursa’da Kültür-sanat

“Kuzguncuklu Fazilet”, “Rahvan Giden Atlılar” ve “Kaçaklar” oyunlarını sahneleyecek.”Karmakarışık” adlı oyunun yönetmenliğini ise Kerem Atabeyoğlu yapıyor.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Karmakarışık”,

“Kuzguncuklu Fazilet”, “Rahvan Giden Atlılar” ve “Kaçaklar” oyunlarını sahneleyecek.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği

“Karmakarışık” adlı oyunun yönetmenliğini ise Kerem Atabeyoğlu yapıyor. İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu oyunu olarak bilinen “Karmakarışık”, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00 saatlerinde sahnelenecek.

Özen Yula’nın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği “Rahvan Giden Atlılar”ın ise dekoru ve kostümlerini Başak Özdoğan, ışık tasarımını Ali Karaman yapıyor. Ömer Naci Topcu, Emre Işık, Ozan Sargın’ın rol aldığı oyunda, “Hayat, rahvan giden atlarla yapılan bir yolculuk değil, vahşi, yağız bir atın üstünde çıkılan, her an düşme tehlikesiyle yaşanacak, tedirginlik verici bir koşudur” mesajı işleniyor.

Oyun, Oda Tiyatrosu’nda bugün, yarın ve cumartesi saat 18.00’de sahneye konulacak.

Eski devlet bakanlarından Yılmaz Karakoyunlu’nun yazdığı, Galip Erdal’ın yönettiği “Kuzguncuklu Fazilet” adlı oyunun dekor tasarımını Başak Özdoğan, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını Yakup Çartık yapıyor. 1942-1944 yılları arasında yürürlükte olan Varlık Vergisi’nin toplum üzerinde yarattığı çarpıklıkları konu edinen oyun, 11 kişilik oyuncu kadrosuyla izleyicilerle buluşuyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 19 ve 20 Mart tarihlerinde 20.00 saatlerinde tiyatro severlerle buluşacak.

Murat Can Kibiroğlu’nun yazdığı “Kaçaklar” adlı çocuk oyununu Ali Volkan Çetinkaya yönetiyor. Dekor tasarımını Melih Karakurt, kostüm tasarımını Özlem Karabay, ışık tasarımını Sinan Mahçup’un yaptığı oyunda, Halil Balkanlar, Ali Volkan Çetinkaya, Derya Gümral, Cansu Yılmaz, Çağlar Ozan Aksu, Emre Işık, Adnan Tunalı, Özlem Altaş, Mutlu Dereli, Savaş Ak, Şafak Pak ve Hayati Özen rol alıyor. Bir sirk hikayesi olan oyun, küçük bir yavru filin özgürlük arayışını, muhteşem bir gösteriyle seyircisiyle buluşturuyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 17 ve 19 Mart tarihlerinde saat 14.00’te izleyicilerle buluşacak.

 – Bursa Şehir Tiyatrosu-

Bursa Şehir Tiyatrosu ise Amerikan Edebiyatı’nın korku ve gerilim yazarı olan Ira Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı oyunu sahneliyor. Mustafa Kurt’un yönettiği oyun, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’de, 16 Mart Cumartesi ise saat 14.00’de Tayyare Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluşacak.

Şehir Tiyatrosu ayrıca “Karagöz Dadım Olsana” adlı gölge oyununu sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği oyun, 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Oyun, bugün ve yarın 11.00 ile 14.00’de, cumartesi ise saat 12.00’de Karagöz Müzesi Sahnesi’nde sahneye konulacak.

Tiyatro, 19 Mart Salı günü saat 20.00’de ise Merinos AKKM Orhangazi Salonu’nda “Reis Bey” oyununu sahneleyecek.

Muhabir: Cem Şan

 Yayıncı: Doğan Sarıtaş – Bursa

 Sakarya’da Kültür-sanat Etkinlikleri

“İstanbul Efendisi” isimli bir tiyatro gösterisi gerçekleştirildi.

Ahmet Faik Abasıyanık (AFA) Kültür Merkezi’nde

“İstanbul Efendisi” isimli bir tiyatro gösterisi gerçekleştirildi.

Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü SivasDevlet Tiyatrosu’nun sahnelediği, Musahipzade Celal’in yazdığı, Kemal Başar’ın yönettiği ve oyunculuklarını; Selçuk Veysel Zurnazanlı, Nesimi Kaygusuz, Kerem Yücel, Ozan Kalkan, Burçhan Göze, Can Atak, Fulya Ulvan, Filiz Uysal, Begüm Şahin, Burcu Ongun Altay ve Özge Günay’ın üstlendiği “İstanbul Efendisi” isimli oyun Sakaryalı sanatseverlerle buluştu.

AFA’da sahnelenen tiyatro oyununa Sakaryalılar ilgi gösterdi.

 Muhabir: Uğur Subaşı

 Yayıncı: Atakan Çelik – Sakarya

Kaynak :[-]

Festival bu yıl ‘zaman ve değişim’ temasıyla 4-29 Haziran tarihlerinde yapılacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen 41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Mario João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdelena Kožená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, 41. İstanbul Müzik Festivali’nin 22 özel konserle müzikseverlerin karşısına zengin bir programla çıkacağını belirtirken, New York Filarmoni Orkestrası’nın Festival dışı özel bir proje olarak Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olmasının 2013’ün en önemli müzik olaylarından biri olacağını söyledi. İSTANBUL (ANKA)-İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali, 41. yılında “Zaman ve Değişim” temasıyla müzikseverleri zengin bir programla karşılamaya hazırlanırken, İKSV festival öncesi bir sürpriz olarak dünyanın en büyük senfoni orkestralarının en önemlisi sayılan New York Flarmoni Orkestrası’nı Mayıs ayında Türkiye’ye getiriyor. İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, 41. İstanbul Müzik Festivali’nin 22 özel konserle müzikseverlerin karşısına zengin bir programla çıkacağını belirtirken, New York Filarmoni Orkestrası’nın Festival dışı özel bir proje olarak Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olmasının 2013’ün en önemli müzik olaylarından biri olacağını,projeyle ilgili detayların gelecek günler içinde açıklanacağını söyledi.

41.İstanbul Müzik Festivali’nin programı, son dört yıldır festivalin basın toplantılarına mekân ve ikram desteği veren Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’da düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Festival sponsorluğunu 2006 yılından beri Borusan Holding’in üstlendiği İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “Zaman ve Değişim” teması etrafında, 4-29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Basın toplantısına, konuşmacı olarak İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ve İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak katıldı. 41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Mario João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdelena Kožená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.41. İstanbul Müzik Festivali’nin afişi Sarkis ve Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. Günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştü.

-“HEDEFİMİZ KLASİK MÜZİĞİ GENİŞ KİTLELERE ULAŞTIRMAK”-

Basın toplantısında konuşma yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, İstanbul Festivalleri’nin bu yılki tanıtım ve duyuru afişlerinde yeni bir işbirliğine gidildiğini duyurarak “Farklı sanat dallarının önde gelen temsilcilerinin desenleri, yapıtları, işaretleri ve el yazıları, grafik tasarımcı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişlerine dönüşecek. 41. İstanbul Müzik Festivali’nin afiş görselinde de günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısını görüyorsunuz. Disiplinlerarasılığın ilham verici gücünü kullanan bu işbirliklerini, 2013 yılında gerçekleştireceğimiz Film ve Caz Festivalleri’nde ve önümüzdeki yıllarda da farklı sanatçıların katılımıyla devam ettireceğiz” dedi. İstanbul Müzik Festivali’nde gençlere yönelik projelerin de artırılarak devam edeceğinin altını çizen Eczacıbaşı ayrıca İstanbul genelinde farklı mekânlarda ücretsiz konserler gerçekleştirerek klasik müziği kentin değişik noktalarına taşımayı ve daha büyük kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini de söyledi.

-“İKSV ARTIK DÜNYADA ÖZEL SİPARİŞLERİYLE ANILIYOR”-

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak konuşmasında “Geçtiğimiz yıl İKSV’nin ve Müzik Festivalinin 40. yılını kutlarken oldukça detaylı bir arşiv çalışması yapmıştık. Festivalin ilk yıllarındaki programlarıyla bugünün programları içerik açısından oldukça farklılık gösteriyor. Bugün farklı sanatçıları bir araya getirdiğimiz, sadece bizim festivalimize özgü projelerin ve eser siparişlerinin prömiyerlerinin ve genç müzisyenlerimizin daha çok yer aldığı, daha maceracı ve yeniliklere daha açık bir festival programı oluşturduğumuzu gördüm. Aradan geçen 41 yıllık zaman, festivalimizi bir yandan olgunlaştırırken diğer yandan kaçınılmaz olarak da değiştirdi” dedi. Oymak, Festivalin bu yılki temasının çıkış fikrini açıklarken de konser programlarındaki kimi eserler ve projelerin “zaman ve değişim”e direkt gönderme yapan başlıklar taşıdığını, kimilerinin biçimsel değişimi ya da belli bir yüzyıla ait bir stilin farklı bir yüzyılda yepyeni bir müzikal dille ele alınması sonucundaki değişimi sergilediğini belirtti. Festivalin 2011 yılından bu yana, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirmeye yönelik çalışmalar yaptığını anlatan Yeşim Gürer Oymak, “Birçok festival ve orkestra artık İstanbul Müzik Festivali’ni eser sipariş eden bir kurum olarak tanımakta” dedi. Festival programını anlatırken gençlik projelerine de değinen direktör, “Bizim genç sanatçılarımızı, gelecekteki umutlarımızı da müzikseverlerin alkışlarıyla desteklemelerini ve onları cesaretlendirmelerini ümit ediyorum” dedi.

Yeşim Gürer Oymak,Festivalde genç müzisyenlere yönelik özel projeler de yer aldığını belirterek, geçen yıl, ülke çapında genç yetenekleri keşfetmek ve teşvik etmek amacıyla başlatılan “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor” projesinin bu yıl viyolonsel dalında devam ettiğini, konservatuvar öğrencilerini festival izleyicileriyle buluşturan “Açık Konservatuvar” projesinin ise bu yıl 9 Haziran Pazar günü Galata Rum İlköğretim Okulu’nda gerçekleştirileceğini ifade etti.

-NASREDDİN HOCA ÖZEL SİPARİŞİ-

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak 41. İstanbul Müzik Festivali’nde orkestralı konserler, oda müziği ve resitaller ile bazıları özgün programlardan oluşan toplam 22 konser yer aldığını, şehri kucaklamak üzere farklı mekanlarda da dinleyicilerle buluşmaya özen gösteren festivalin bu yıl ilk defa Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’ni kullanacağını, Festivalin bu yılki diğer mekânları arasında Aya İrini Müzesi, Süreyya Operası, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Galata Mevlevihanesi Müzesi, Galata Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern ve İş Sanat Kültür Merkezi’nin bulunduğunu söyledi. Yeşim Gürer Oymak 41. İstanbul Müzik Festivali’nin, verdiği eser siparişleriyle çağdaş müzik repertuvarına katkıda bulunmaya da devam ederek çeşitli dünya ve Türkiye prömiyerlerine ev sahipliği yapacağını ifade ederek, Festival tarafından besteci Kâmran İnce’ye sipariş edilen “Nasreddin Hoca” adlı eserin dünya prömiyerinin, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından gerçekleştirileceğini bildirdi. Oymak,. Festivalin besteci Peteris Vasks’a Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası’yla ortak siparişi olan Viyolonsel Konçertosu’nun Türkiye prömiyerini ise Sol Gabetta’nın yapacağını kaydetti.

-“41 KERE MAŞALLAH”-

Toplantıda konuşan Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ise şu görüşleri ifade etti: “Borusan olarak toplumumuzun eğitim ve kültür seviyesini yükseltmeyi ve çağdaş bir toplumun inşası için sorumluluğu üstlenmeyi öncelikli kurumsal değerlerimiz arasında görüyoruz. Yüksek başarı, yenilikçilik ve sürekli gelişimi desteklerken, topluma katkı sağlayacak çalışmalar gerçekleştirmeyi de bir görev kabul ediyoruz. Bu değerleri, kurucumuz ve onursal başkanımız rahmetli Asım Kocabıyık, Borusan’ın kurum felsefesinin temellerine oturtmuştu. Yönetimi ondan devralan kuşak olarak bizler de onun yolundan ilerliyoruz. Sürdürdüğümüz kültür ve sanat faaliyetlerinin yanı sıra toplumumuzun gelişmesinde büyük payı olan İKSV’nin düzenlediği İstanbul Müzik Festivali’ne 20 yılı aşkın zamandır destek vermek ve son sekiz yıldır da sponsoru olmak bizim için bir mutluluk kaynağı.41. yılında 41 kere maşallah diyoruz.”

-FESTİVALİN AÇILIŞ KONSERİ-

41.İstanbul Müzik Festivali, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek tören ve ardından Açılış Konseri’yle başlayacak. 7. Uluslararası Genç Müzisyenler Çaykovski Yarışması birincisi, 17 yaşındaki yıldız kemancı Veriko Çumburidze konserde Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde Franz Waxman’ın Carmen Fantezisi’ni seslendirecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın sürekli orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni ayrıca Hector Berlioz’un Fantastik Senfoni’sini yorumlayacak. Müzikseverlerin her yıl heyecanla beklediği Açılış Konseri öncesinde verilecek kokteyl için de ayrıca sınırlı sayıda bilet satışı olacak.

-FESTİVALİN YAŞAM BOYU BAŞARI VE ONUR ÖDÜLLERİ-

41.İstanbul Müzik Festivali’nin “Onur Ödülü”, piyano ikilisi olarak yaptıkları çok başarılı uluslararası kariyer, müzikte ulaştıkları derinlik ve mükemmeliyetin yanı sıra Türkiye’de çoksesliliğin yayılması konusunda yaptıkları değerli çalışmalar ile genç müzisyenlerin eğitim ve gelişimleri yönünde verdikleri girişimleri dolayısıyla Güher ve Süher Pekinel’e takdim edilecek. Güher ve Süher Pekinel’e ödülleri, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek açılış töreninde verilecek. Festivalin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” ise yaşayan en büyük müzik insanlarından, 20. yüzyılın ikinci yarısına damgasını vurmuş, kullandığı avangart olduğu kadar geleneksel müzik dili ile günümüzün en fazla sipariş alan ve aralarında senfonik eserler ve operaların da bulunduğu çok zengin bir eser birikimine sahip Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’ye verilecek. Penderecki’ye ödülü, 17 Haziran Pazartesi akşamı Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek şef Alexander Liebreich yönetimindeki Münih Oda Orkestrası’nın konserinden önce takdim edilecek. Konserde orkestra, Penderecki’nin 1960’ta bestelediği, UNESCO ödüllü “52 Yaylı İçin Hiroşima Kurbanlarına Ağıt” adlı eserini de seslendirecek.

FESTİVALİN BU YILKİ TEMASI “ZAMAN VE DEĞİŞİM”

“Zaman ve Değişim” temasını işleyen 41. İstanbul Müzik Festivali’nde müzikseverleri bu çerçevede seçilmiş eserler ve konserler bekliyor. Alman çoksesli müzik dünyasının en parlak meşalelerinden biri kabul edilen Münih Oda Orkestrası, genç neslin en duyarlı piyanistlerinden, ECHO ve Choc ödülü sahibi Khatia Buniatishvili solistliğindeki konserinde Penderecki’nin dünya tarihindeki bir dönüm noktasına işaret eden eserinin yanı sıra yine festival temasıyla ilişkili Haydn’ın “Veda” başlıklı 45 numaralı senfonisini seslendirecek.2008 İstanbul Müzik Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi Jordi Savall, kurucusu olduğu Hespèrion XXI ile 11 Haziran’da Aya İri Müzesi’nde zaman ve değişim temasına odaklanan en yeni projesi “Hayatın Evreleri”ni müzikseverlerle paylaşacak. Hayat döngüsünün farklı evrelerine dair şarkıları, kutlamaları ve ağıtları ele alan, Balkanlar’ın son derece zengin müzikal ve sözel mozaiğinden beslenerek kurgulanan konser, festivalin kaçırılmaması gereken etkinliklerinden.Piyano ikilisi Ufuk ve Bahar Dördüncü İstanbul Modern’deki 7 Haziran tarihli konserde Rachmaninov ve Ravel’in süit ve valslerini seslendirecek. Solo kariyerlerinin yanı sıra oda müziğine olan tutkularının peşini hiç bırakmamaları sayesinde hem dostluk hem müzik sevgisiyle bir araya gelen Piano Trio Forte’nin 22 Haziran’daki konseri zamanın yol açtığı değişimleri anlatan eserlere yer verirken stil çeşitliliği ve güçlü tekniğiyle tanınan kemancı ve şef Shlomo Mintz ile Cameristi Della Scala’nın 18 Haziran’daki konseri, Bach ve Schubert’in yanı sıra Grieg’in bir önceki yüzyılın danslarını ve stillerini kendi dönemine uyguladığı neoklasik eseri Holberg Süiti ile Aya İrini’de “geçmişi geleceğe taşıyacak.

-FESTİVALİN ÖZEL ESER SİPARİŞLERİ-

İstanbul Müzik Festivali üç yıldır, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirmeye katkıda bulunuyor. Festivalin bu yılki programında da dünyaca ünlü iki bestecinin yeni eserleri yer alıyor.Türkiye’nin önde gelen bestecilerinden Kâmran İnce’nin festivalin siparişi üzerine bestelediği eserin dünya prömiyeri, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından 19 Haziran Çarşamba akşamı Süreyya Operası’nda gerçekleştirilecek. Günümüzün önde gelen “topluluk piyanistleri”nden biri olarak kabul edilen Zeynep Özsuca, kuşağının gelecek vaat eden flütçülerinden Aaron Dan, barok obua ve blok flütte de çağdaş obuada olduğu kadar usta bir müzisyen Yigal Kaminka, pek çok önemli oda müziği topluluğunca da aranılan bir fagotçu olan Heidi Elizabeth Mockert, klarnetteki eşsiz tonu ile tanınan Sascha Rattle ile Avrupa’nın birçok önemli orkestrasında görev alan kornocu Dániel Molnár’dan kurulu Berlin Counterpoint Ensemble festivalin en hoş sürprizlerinden biri sayılabilecek “Nasreddin Hoca”yı seslendirecek.

İstanbul Müzik Festivali’nin Letonyalı besteci Peteris Vasks’a Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası ile ortak siparişi olan Viyolonsel Konçertosu’nun ise Türkiye prömiyeri yapılacak. Dünyanın belli başlı tüm salonlarında seçkin sanatçılarla konserler veren Amsterdam Sinfonietta ile klasik müziğin yükselen yıldızı Sol Gabetta’yı besteci Peteris Vasks’ın yeni eserinin Türkiye prömiyeri için festivalde buluşturan konser, 25 Haziran Salı günü Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek.

41.İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ’NDEN SEÇMELER

Festival bu yıl, benzersiz müzikal stiliyle dünyanın sayılı orkestraları arasında anılan Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’i 14 ve 15 Haziran tarihlerinde iki gece üst üste Aya İrini Müzesi’nde ağırlayacak. Uluslararası üne sahip Türk şef Alpaslan Ertüngealp’in yöneteceği ilk konserde Portekizli piyanist Maria João Pires solist olarak yer alacak. İkinci konserinde şef James Judd yönetiminde çalacak Deutsche Kammerphilharmonie Bremen, dünyanın önemli keman virtüözleri arasında gösterilen Vadim Repin’e eşlik edecek. Çok yönlü sanatçı Cihat Aşkın ile “şeytanın kemancısı” lakaplı Roby Lakatos, bir festival klasiği haline gelen, “Festival Buluşması” dizisi kapsamında ilk kez İstanbul’da bir araya gelecek. Aşkın ve Lakatos’un topluluklarının yorumuyla, Türk müziği ile Çigan müziğinin renkli dünyalarının birleşiminden oluşan benzersiz bir müzik ziyafeti, festival kapsamında 13 Haziran akşamı Aya İrini Müzesi’nde müzikseverleri bekliyor. Günümüzün en büyük viyolacılarından Kim Kashkashian ile piyanist Péter Nagy’nin birlikte vereceği konser festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri olacak. İkili konserde, Beethoven’ın Mozart üzerine çeşitlemelerinden, 1869 Kütahya doğumlu Ermeni besteci Komitas’a uzanan renkli bir program sunacak. Kashkashian ve Nagy, festival izleyicisiyle 26 Haziran Çarşamba gecesi festivalin yeni mekanlarından Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’nde buluşacak.

-FESTİVAL BİLETLERİ 2 ŞUBAT’TA SATIŞTA-

Rus ekolünün önde gelen temsilcilerinden kabul edilen keman virtüözü Maxim Vengerov festivalin son gecesine konuk oluyor. Keman çalmaya beş yaşında başlayan, Grammy dahil pek çok prestijli ödül kazanan Maxim Vengerov, bugüne kadar dünyanın önemli orkestraları eşliğinde çaldı ve keman repertuvarının en büyük eserlerini kaydetti. 29 Haziran Cumartesi akşamı, Aya İrini Müzesi’nin büyülü atmosferine bir sonraki festivale kadar veda anlamına da gelen Kapanış Konseri’nde Vengerov’a Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik edecek.

41.İstanbul Müzik Festivali’ndeki konserler ile Açılış Töreni ve Konseri’nin biletleri 2 Şubat Cumartesi günü saat 10.00’dan itibaren satışa sunulacak. 41. İstanbul Müzik Festivali bilet fiyatları 15 TL ile 350 TL arasında değişiyor. Öğrenci biletleri yalnızca İKSV gişesinden kimlik kartı gösterilerek satın alınabilecek.Lale Kart sahipleri festival biletlerinde yüzde 20-25 oranındaki “Lale üyelerine özel indirim”lerden yararlanabilecekler.

Kaynak :[-]

Festivalin açılış filmi Wong Kar Wai imzalı The Grand Master…

Sadece film seçkileriyle değil, dünyaca ünlü yapımcı ve dağıtımcıları bir araya getiren film marketi ve festival kapsamında düzenlenen etkinlikleriye Avrupa’nın en önemli film festivallerinden biri olan Berlin Film Festivali 7 Şubat’ta ünlü yönetmen Wong Kar-Wai’nin Bruce Lee’nin hayatını anlatan yeni filmi The Grand Master ile 63. kez perdelerini açıyor. Wong Kar Wai ayrıca bu yıl jüri başkanı olarak da görev yapacak.

Festivalin Panorama bölümünde gösterilecek olan Uğur Yücel’in yönettiği Soğuk ile Aslı Özge’nin yönettiği Hayatboyu festivalde dünya prömiyerlerini gerçekleştirirken, Reha Erdem‘in yeni filmi Jin de yine festival kapsamında seyirci ile buluşacak.

Bu yıl büyük ödül Altın Aslan için 19 film yarışıyor. Gus Van Sant‘ın Promised Land, Steven Soderbergh‘in Acı Reçete (Side Effects), Ulrich Seidl’in üçlemesinin final bölümü Paradise: Hope, Juliette Binoche’lu “Camille Claudel 1915”, Catherine Deneuve’lü “Elle s’en va” ve “La Religieuse” yarışmalı bölümün dikkat çeken yapımları olarak öne çıkıyor. Ayrıca bu bölümde ülkesi İran’da film çekmesi yasaklanan yönetmen Jafar Panahi ve arkadaşı Kambuzia Partovi’nin birlikte çektikleri Closed Curtain de yer alıyor.

17 Şubat’ta sona erecek olan festival nedeniyle Berlin’nin 120 bin konuk ve 4000 gazeteciyi ağırlaması bekleniyor. Yarışma dışı programda ayrıca Claude Lanzmann’ın Yahudi soykırımıyla ilgili röportajlardan ve tanıklıklardan oluşan 9.5 saatlik Shoah belgeselinin elden geçirilerek yenilenen versiyonu gösterilecek. Yarışma dışı programda diğer dikkat yapımlar arasında Ethan Hawke ve Julie Delpy’nin başrollerinde yer aldığı Before Midnight, ABD yapımı animasyon Crood’lar (The Croods) ve River Phoenix‘i çekimleri sırasında kaybettiğimiz Dark Blood bulunuyor.

 

41. İstanbul Müzik Festivali 4 -29 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek

500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak festivalde yer alan 22 konserin ortak teması “Zaman ve Değişim” olacak

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali’nin, 41. yılındaki teması “Zaman ve Değişim”. 4-29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin programı, Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’ta düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı.

Toplantıya, konuşmacı olarak İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ve festival direktörü Yeşim Gürer Oymak katıldı. Festivalin afişinde sanatçı Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, Erkmen’in tasarımıyla yer aldı.

41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Maria João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdalena Kozená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak. Toplam 22 konserin yer aldığı festival bu yıl ilk defa Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’ni kullanacak. Diğer mekânlar arasında Aya İrini Müzesi, Süreyya Operası, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Galata Mevlevihanesi Müzesi, Galata Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern ve İş Sanat Kültür Merkezi bulunuyor.

Festival tarafından besteci Kâmran İnce’ye sipariş edilen “Nasreddin Hoca” adlı eserin dünya prömiyeri, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından gerçekleştirilecek. Festival, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek açılış konseriyle başlayacak. 17 yaşındaki yıldız kemancı Veriko Çumburidze konserde Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) eşliğinde Franz Waxman’ın Carmen Fantezisi’ni seslendirecek. Festivalin “Onur Ödülü”, dünya çapında tanınan piyano ikilisi Güher ve Süher Pekinel’e, “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” 20. yüzyıla damgasını vurmuş Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’ye verilecek. Biletler 2 Şubat Cumartesi İKSV ve Biletix’ten satışa çıkıyor.

AMSTERDAM SINFONIETTA VE SOL GABETTA 

DÜNYANIN belli başlı tüm salonlarında seçkin sanatçılarla konserler veren Amsterdam Sinfonietta ile klasik müziğin yükselen yıldızı Sol Gabetta, Letonyalı besteci Peteris Vasks’ın İstanbul Müzik Festivali, Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası’nın ortak siparişi olan yeni eserinin Türkiye prömiyeri için festivalde buluşuyorlar. 25 Haziran Salı günü Türkiye İş Bankası sponsorluğunda Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek konserde ayrıca Mozart’ın ve Bloch’un eserleri seslendirilecek.

MÜNİH ODA ORKESTRASI VE BUNIATISHVILI 

ALMAN çoksesli müzik dünyasının en önemli temsilcilerinden biri olan Münih Oda Orkestrası, genç neslin en duyarlı piyanistlerinden, ECHO ve Choc ödülü sahibi Khatia Buniatishvili solistliğindeki konserinde Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’nin dünya tarihindeki bir dönüm noktasına işaret eden eserinin yanı sıra yine festival temasıyla ilişkili Haydn’ın “Veda” başlıklı 45 numaralı senfonisini seslendirecek.

JORDI SAVALL VE HESPÈRION XXI 

2008 İstanbul Müzik Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi Jordi Savall, kurucusu olduğu Hespèrion XXI ile 11 Haziran’da Aya İrini Müzesi’nde zaman ve değişim temasına odaklanan en yeni projesi “Hayatın Evreleri”ni müzikseverlerle paylaşacak. Balkanlar’ın son derece zengin müzikal ve sözel mozaiğinden beslenerek kurgulanan konser, festivalin kaçırılmaması gereken etkinliklerinden.

DEUTSCHE KAMMERPHILHARMONIE BREMEN 

FESTİVAL bu yıl, benzersiz müzikal stiliyle dünyanın sayılı orkestraları arasında anılan Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’i 14 ve 15 Haziran tarihlerinde iki gece üst üste Aya İrini Müzesi’nde ağırlayacak. Uluslararası üne sahip Türk şef Alpaslan Ertüngealp’in yöneteceği ilk konserde Portekizli piyanist Maria João Pires solist olarak yer alacak. İkinci konserinde şef James Judd yönetiminde çalacak Deutsche Kammerphilharmonie Bremen, dünyanın önemli keman virtüözleri arasında gösterilen Vadim Repin’e eşlik edecek.