Şunun için etiket arşivi: Piyano

Trio Elf, Akbank Sanat’taki konserinde Aphex Twin’den Paul Desmond’a uzanan geniş bir repertuar seslendirecek.

“Trio Elf yeni Alman caz kuşağının bir parçası. Bir zamanlar cazı muhteşem kılan şeyleri su yüzüne çıkarıyorlar: Risk, yeni sesler ve enerji boşalmaları.” Hamburger Abendblatt

‘Trionun yeni tınısı’ olarak tanımlanan Almanya‘nın ünlü caz gruplarından Trio Elf, 22 Ocak 2013, Salı günü Akbank Sanat sahnesine konuk oluyor.

Piyanoda Walter Lang’ın dışavurumcu şiirsel melodileri, enerjik akorları ve ilgi çekici doğaçlamalarını, kendine özgü tekniği ile uluslararası bir ün kazanan Sven Faller’ın basının tınılarını ve davulda ise elektronik müzik uzmanı Gerwin Eisenhauer’ın tonlarını bir araya getiren Trio Elf, ilahi kalitesindeki melodileri, üç müzisyenin tek nefes olmasından kaynaklanan şaşırtıcı dinamik değişiklikleri ve büyüleyici ritmleriyle müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşatacak.

Etkinlik: KONSER – Trio Elf

Walter Lang, piyano

Sven Faller, bas

Gerwin Einhauser, davul

Tarih: 22 Ocak 2013, Salı

Saat: 20.00

Yer: Akbank Sanat

Bilet ücreti: Tam 20 TL / Öğrenci 10 TL

 

Nar Sanat öğrencileri geleneksel hale getirmeye çalıştığı konserler dizisine devam ediyor…

 

Yaş gözetmeksizin Nar sanat’ın “Nar Çiçekleri” adını verdiği öğrencilerinin müzik aşkını, her hafta bir dinleti ile siz sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Tamamen ücretsiz olan mini resitallerimizin 6. dinletisi Ecem Su ARI, Ceren ACAR,  ve  Şimal KELLECİ tarafından verilecektir.

Mini resital/Dinletimiz için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız? Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok, fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tamamen ücretsiz olan mini piyano resitalimizi öğrencilerimiz Ecem Su ARI, Ceren ACAR,  ve  Şimal KELLEC   tarafından gerçekleştirecektir.

Mini resital için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız?  Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok,  fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tarih : 20  Ocak 2013 Pazar

Saat : 15:00 – 16:00

Yer : İncirli cad. Kıbrıs Sok. Nar Sanat Binası No:6   

34145 Bakırköy, Türkiye

( Town Center’in Karşısı, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Telefon          : +90 212 570 80 68

Belgegeçer  : +90 212 542 57 72

Cep Tel           : +90 530 880 71 80

Haritada görmek için Lütfen TIKLAYINIZ veya aşağıdaki harita resmine bakınız.

 

Nar Sanat öğrencileri geleneksel hale getirmeye çalıştığı konserler dizisine devam ediyor…

aş gözetmeksizin Nar sanat’ın “Nar Çiçekleri” adını verdiği öğrencilerinin müzik aşkını, her hafta bir dinleti ile siz sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Tamamen ücretsiz olan mini resitallerimizin 5. dinletisi Aleyna GÜLOĞLU ve Eda KÖLÜKFAKI  tarafından verilecektir.

Mini resital/Dinletimiz için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız? Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok, fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tamamen ücretsiz olan mini piyano resitalimizi öğrencilerimiz Aleyna GÜLOĞLU ve Eda KÖLÜKFAKI   tarafından gerçekleştirecektir.

Mini resital için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız?  Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok,  fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tarih : 13 Ocak 2013 Pazar

Saat : 15:00 – 16:00

Yer : İncirli cad. Kıbrıs Sok. Nar Sanat Binası No:6   

34145 Bakırköy, Türkiye

( Town Center’in Karşısı, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Telefon          : +90 212 570 80 68

Belgegeçer  : +90 212 542 57 72

Cep Tel           : +90 530 880 71 80

Haritada görmek için Lütfen TIKLAYINIZ veya aşağıdaki harita resmine bakınız.

 

Nar Sanat öğrencileri geleneksel hale getirmeye çalıştığı konserler dizisine devam ediyor…

aş gözetmeksizin Nar sanat’ın “Nar Çiçekleri” adını verdiği öğrencilerinin müzik aşkını, her hafta bir dinleti ile siz sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Tamamen ücretsiz olan mini resitallerimizin 4.sü ve 2012 yılının son dinletisi Kardelen KAYHAN ve Çağlayan KAYHAN kardeşler tarafından verilecektir.

Mini resital/Dinletimiz için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız? Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok, fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tamamen ücretsiz olan mini piyano resitalimizi öğrencilerimiz Kardelen KAYHAN ve Çağlayan KAYHAN kardeşler tarafından gerçekleştirecektir.

Mini resital için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız?  Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok,  fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tarih : 30 Aralık 2012 Pazar

Saat : 15:00 – 16:00

Yer : İncirli cad. Kıbrıs Sok. Nar Sanat Binası No:6   

34145 Bakırköy, Türkiye

( Town Center’in Karşısı, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Telefon          : +90 212 570 80 68

Belgegeçer  : +90 212 542 57 72

Cep Tel           : +90 530 880 71 80

Haritada görmek için Lütfen TIKLAYINIZ veya aşağıdaki harita resmine bakınız.

 

Nar Sanat öğrencileri geleneksel hale getirmeye çalıştığı konserler dizisine devam ediyor…

Yaş gözetmeksizin Nar sanat’ın “Nar Çiçekleri” adını verdiği öğrencilerinin müzik aşkını, her hafta bir dinleti ile siz sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Tamamen ücretsiz olan mini resitallerimizin 3.sü 2012 sezonunda öğrencilerimizden Doruk AYDIN, Egemen ÖZGÜVEN ve Şan Eşliğinde Nazlı GÜN tarafından verilecek.

Mini resital/Dinletimiz için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız? Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok, fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tamamen ücretsiz olan mini piyano resitalimizi öğrencilerimiz Doruk AYDIN, Egemen ÖZGÜVEN ve Şan Eşliğinde Nazlı GÜN gerçekleştirecektir.

Mini resital için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız?  Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok,  fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

Tarih : 23Aralık 2012 Pazar

Saat : 15:00 – 16:00

Yer : İncirli cad. Kıbrıs Sok. Nar Sanat Binası No:6   

34145 Bakırköy, Türkiye

( Town Center’in Karşısı, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Telefon          : +90 212 570 80 68

Belgegeçer  : +90 212 542 57 72

Cep Tel           : +90 530 880 71 80

Haritada görmek için Lütfen TIKLAYINIZ veya aşağıdaki harita resmine bakınız.

 

Piyano virtüözü Tuluyhan Uğurlu, ”Kara Trenden Hızlı Trene Tarihi Garlarda Buluşma” etkinliği kapsamında, 15-16 Aralık’ta Sirkeci Garı’nda konser verecek.

Piyano virtüözü Tuluyhan Uğurlu, Sirkeci Garı bekleme salonunda, 15-16 Aralık’taki konserinde, 19. yüzyıldan başlayarak insanın raylar üzerinde geçen serüveninin hikayesini,fotoğraflar ve şiirsel metinlerle ortaya koyacak.

Türkiye’nin dört bir yanındaki tarihi garlarda verilecek konserlerde, maden ocaklarında döşenen ilk raylar, buharlı trenle mesafeleri kısaltan tren yolculukları,Amerika kıtasını Doğu’dan Batı’ya bağlayan, Kızılderili ırkını yok eden demiryolunun hikayesinin yanı sıra tarihi Orient Express’ten de bahsedilecek.

Uğurlu, Haydarpaşa, Sirkeci Garları ve Hicaz Demiryolu’nun ”hüzünlü”hikayesiyle Cumhuriyet trenlerinin anlatılacağı konserde, seyircileri tarihte yolculuğa çıkaracak.

Kaynak :[-]

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) Ocak ayında piyano dünyasında enerjik ve uyumlu birliktelikleriyle bilinen, kariyerlerinin zirvesindeki piyano ikilisi Katia ve Marielle Labèque kardeşleri ağırlıyor.

BİFO’nun konuğu olarak ilk kez İstanbul’a gelen Labèque’ler, BİFO Onursal Şefi Gürer Aykal yönetimindeki “Kentin Karmaşasında İki Piyano” konserinde, Poulenc’in “İki Piyano için Konçerto”sunu seslendirecekler. Gecede BİFO ayrıca Borusan Kültür Sanat tarafından ZeynepGedizlioğlu’na sipariş edilen yeni eserin de dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

İstanbullu müzikseverlerin de yakından tanıdığı, birbirlerini ying ve yang gibi tamamlayan karakterleri ve müzikaliteleri ile tüm dünyada ayakta alkışlanan Katie ve Marielle Labeque kardeşler, BİFO’nun konuğu olarak 17 Ocak Perşembe akşamı ilk kez İstanbul’da konser verecek. Labeque’ler, BİFO Onursal Şefi Gürer Aykal yönetiminde, 20. yüzyılın dinamizmi ve heyecanını taşıyan, Poulenc’in İki Piyano için Konçertosu ile dinleyenleri büyüleyecek. Ardından özgün yapıtlarıyla dünyada adını başarıyla duyuran çağdaş bestecilerimizden Zeynep Gedizlioğlu’nun, Borusan Kültür Sanat’ın siparişi üzerine bestelediği yeni yapıtının dünya prömiyeri, Gürer Aykal yönetimindeki BİFO tarafından gerçekleştirecek. Konserin ikinci yarısında BİFO, Çaykovski’nin “Polonyalı” olarak bilinen 3. Senfoni’sini seslendirecek.

Katia & Marielle Labèque hakkında:

 Küçük yaştan bu yana tutkunu oldukları müziğin peşinden giden piyano ikilisi Katia & Marielle Labèque kardeşler, Semyon Bychkov, Sir Colin Davis, Charles Dutoit, Sir John Eliot Gardiner, Kristjan Järvi, Paavo Järvi, Zubin Mehta, Sir Simon Rattle ve Esa-Pekka Salonen gibi dünya çapında şeflerin yönetiminde, düzenli olarak Berlin Filarmoni, Bavyera Radyo Senfoni, BostonSenfoni, Chicago Senfoni, Cleveland Orkestrası, Londra Senfoni, Los Angeles Filarmoni gibi saygın orkestralarla çalıyorlar.  Yakın zamanda Gershwin’in Rhapsody in Blue’su ve Bernstein’ın Batı Yakası’nın Hikâyesi  kayıtlarını yayımlayan Labèque’ler, kurdukları KML Vakfı aracılığıyla iki piyano repertuarının geliştirilmesi üzerine çalışmalar yürütüyorlar. 2012 yılında Pedro Almodovar’ın yapımcılığını üstlendiği, Felix Cabez imzalı The Labèque Way müzikal-belgeseli büyük ilgi gören piyano ikilisi, solo kariyerleriyle de dikkat çekiyor. Katia Labèque, 2009 yılında yayınlandığı solo albümü Shape Of My Heart için Sting, Herbie Hancock, Chick Korea ve Gonzalo Rubalcaba gibi efsanevi müzisyenlerle çalışmıştı.

KENTİN KARMAŞASINDA İKİ PİYANO

Gürer Aykal şef

Katia & Marielle Labèque iki piyano

Program:

Gedizlioğlu: Yeni sipariş edilen yapıtın dünya prömiyeri

Poulenc: İki Piyano için Konçerto, Re minör

Çaykovski: 3. Senfoni, Re Majör, Op. 29, “Polonyalı”

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) konserlerinin biletleri tüm Biletix satış kanallarından temin edilebilir.

 Kaynak :[-]

Pierre Hantaï’inin konseriyle başlayan NDS BarokMüzik Günleri bu akşam klavsen sanatçısı Orhan Memed’in 19.30’da vereceği konserle devam ediyor.

Pierre Hantaï resitaliyle başlayan, Barokist Müzik Topluluğu, Orhan Memed, Pierre Hantaï-Skip Sempé ikilisi ile devam eden NDS Barok Müzik Günleri, 12Aralık Çarşamba akşamısaat 19.30’da « Duo Traverso – Klavsen »konseriyle noktalanacak. Nihan Atalay( traverso) ve Eriko Wakita (Klavsen)’den oluşan ikili J.M. Leclair, G.F. Haendel, P. Locatelli, A. Forqueray, M. Blavet, G.P Telemann’ın eserlerini seslendirecekler.

Barokist Müzik Topluluğu

Barokist Müzik Topluluğu, barok müziğin geniş repertuvarını seyircilerle paylaşmak üzere bir araya gelen sanatçılardan oluşmaktadır.

Başak Ersöz; Cemal Reşit Rey Orkestrası, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Tekfen Filarmoni Orkestrası ile düzenli olarak konserlervermektedir. Sanatçı, ayrıca İstanbul Devlet Konservatuvarında doktora çalışmalarını sürdürmekte ve flüt sınıfı öğretmeniği de yapmaktadır.

Damla Tuncer; İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın devamlı üyesi olup Tekfen Filarmoni Orkestrası ile düzenli olarak konserlere katılmakta ve solo oda müziği konserleri vermektedir.

Andres Rodrigo Lopez; şeflik çalışmaları, solo-oda müziği konserlerininyanı sıra, Marmara Üniversitesi ve Miam’da öğretmenlik görevine devam etmektedir.

Yağmur Dai, Tevitöl Müzik Bölümünde öğretmenlik yaparken, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarında doktora çalışmalarını sürdürmekte ve oda müziği konserleri vermektedir.

Orhan Memed-Klavsen

Klavsen, piyano ve müzikoloji eğitimi alan Makedonya kökenli Orhan Memed, 1992’den bu yana Paris’te yaşamaktadır. Southern CaliforniaÜniversitesinde piyano ve keman eğitimini, Oxford Üniversitesinde demüzikoloji doktorasını tamamladıktan sonra, Huguette Dreyfus ile klavsen dersleri aldığı Paris’te, jürinin takdirini kazanarak altın madalyaya ve mükemmellik ödülüne layık görülür.

Konser kariyerine başlamasıyla, Éditions de l’Oiseau-Lyre yayınevine önce editör, sonra da müdür olarak atanması aynı zamana denk gelir. Araştırmalarıyla yayınları 17. yüzyıl İngiliz müziğini, 18. yüzyıl Fransız müziğini ve geleneksel Makedonya müziğini kapsar. 1998’den itibaren, Paris’te Vassar College-Wesleyan University Programında müzik tarihive opera tarihi dersleri vermektedir.

1999’da, Fransa’nın güneyinde bulunan Villecroze Müzik Akademisine sanat müdürü olarak atanır ve burada 10 yıl boyunca ustalık sınıfları, beste atölyeleri, müzikoloji kolokyumları düzenler ve yönetir.

Orhan Memed ; Christa Ludwig, Hugues Cuenod, Betsy Jolas, Keiko Abe ve Jessye Norman gibi sanatçılar üzerine belgesel filmler çevirir. ’Quand l’Europe parlait français’ (Avrupa Fransızca Konuşurken) adlı belgeselde Rameau, François Couperin ve Bach’ın müziklerini yorumlar. 2010 yılından bu yana düzenli olarak soprano Erika Escribá-Astaburuaga ile sahneye çıkmaktadır. ’Variations Goldberg de JS Bach’ başlıklı plak kaydı 2011’de piyasaya çıkmıştır. Bach’ın klavye için Partitas’ları ise, 2012’de çift CD olarak Omnia Artists Productions ‘dan çıkacaktır.

Skip Sempé – Klavsen

Nouvelle-Orléans kökenli olan Skip Sempé, ABD’deki Oberlin Konservatuvarında Müzik, Müzikoloji ve Organoloji (müzik aleti bilimi) ve Sanat Tarihi okuduktan sonra eğitimini Amsterdam’da Gustav Leonhardt’ın sınıfında tamamladı. Ardından,1500 – 1750 yıllarının bilinen veya daha az bilinen repertuvarları konusundaki araştırmalarını derinleştirmek üzere Avrupa’da oturmaya karar verdi. Tarih ve organoloji bilgisi Skip Sempé’yi, Rönesans müziğinde özel önem taşıyan doğaçlama uygulamalarını yaptığı araştırmalarıyla yeniden başlatmaya ve bunlarla beslediği kendi canlı ve özel stilini savunmaya yöneltti. Sempé kısa sürede bu nitelikleriyle tanındı.

Klavsenci ve orkestra şefi olarak, çok sayıda müzisyeni kendi etrafında topladı ve 1986’da Capriccio Stravagante‘ı kurdu. Bu topluluk, bugün “Capriccio Stravagante”, “Capriccio Stravagante Renaissance Orchestra” ve “Capriccio Stravagante Les 24 Violons” olarak üç grup olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Skip Sempé’nin solist olarak tanınması, özellikle, Elizabet Çağı eserlerine, Fransız klavsen edebiyatına (Chambonnières, d’Anglebert, Forqueray, Louis ve François Couperin, Rameau), Bach’a ve Scarlatti’ye yakınlığı, ayrıca doğaçlama ve aktarıcı yetenekleri sayesinde olmuştur.

Skip Sempé ‘misafir şef’ olarak sürekli davet almaktadır, ayrıca müzisyen olarak Julien Martin, Josh Cheatham, Sophie Gent, Olivier Fortin, Pierre Hantaï, Doron Sherwin ile ve topluluk olarak B’Rock, Collegium Vocale de Gand, Chœur Pygmalion, Chanticleer, Les Voix Humaines, Studio de Musique Ancienne de Montreal, Helsinki Baroque Orchestra ve Akademie für Alte Musik Berlin ile sahneye çıkmıştır.

Klavsenci, orkestra şefi, profesör ve konferansçı etkinliklerine sanat yönetmenliğini de ekleyen Skip Sempé, 2006’da kendi markası Paradizo’yu kurmuştur; sanatçı, solist olarak veya topluluklarıyla birlikte bu marka altında kayıt yapmaktadır. Burada ayrıca bazı yayın projelerinin eşgüdümünü de sağlamaktadır. Bunlar arasında, kendisini çok esinleyen bir müzisyen olan Wanda Landowska’ya saygı albümü, ayrıca müzik ve yorum üzerine kendi denemelerini bir araya getiren bir derleme vardır.

Pierre Hantaï – Klavsen

1964 ‘te doğan Pierre Hantaï, on yaşına doğru Bach’ın müziğine büyük ilgi duydu. Gustav Leonhardt’ın etkisiyle, önce tek başına, sonra da Arthur Haas yönetiminde klavsen öğrenmeye başladı. İlk konserlerini yalnız ya da kardeşleri Marc ve Jérôme eşliğinde verdi.

İki yıl Amsterdam’da, Gustav Leonhardt’ın yanında öğrenim gördü, ardından onun yönetimi altında çalmaya davet edildi. Takip eden yıllarda Philippe Herreweghe, Kuijken Kardeşler, François Fernandez, Marc Minkowski, Philippe Pierlot gibi çok sayıda müzisyen ve topluluk şefiyle işbirliği yaptı.

Sanatçı artık tüm dünyada, daha çok solist olarak çalmaktadır. Jordi Savall tarafından sıklıkla davet edilmekle birlikte, kardeşleriyle ve dostları Amandine Beyer, Hugo Reyne, Sébastien Marq, Skip Sempé, Olivier Fortin ve Jean-Guihen Queyras ile oda müziği çalmaktan da hoşlanmaktadır. Son zamanlarda, 1980’lerde kurduğu topluluk olan‘’Concert Français’’ yi Bach’ın süit, konçerto ve kantatlarını yorumlamak üzere yeniden oluşturmuştur.

Çıkarttığı çok sayıdaki plak arasında Mirare’ye yaptığı son kayıtlar dikkat çekmektedir : Goldberg Varyasyonları, Jean Sébastien Bach’ın Yumuşak Klavyesinin İlk Kitabı, Scarlatti’den Üç Cilt Sonat, bir François Couperin Resitali ve bir Süit Programı.

Duo Traverso – Klavsen

Nihan Atalay, Traverso
Nihan Atalay, müzik eğitimine 1992’de, Mimar Sinan Üniversitesinde Mükerrem Berk’in sınıfında yan flüt dersleriyle başladı.

Lise diplomasını aldıktan sonra Fransız hükûmetinden sanat bursu kazanarak Lyon Devlet Konservatuvarına kaydoldu ve 2003’te José-Daniel Castellon’un sınıfından Müzik Eğitimi Diplomasını aldı.

İsviçre’den de burs kazanan sanatçı, Lausanne Yüksek Müzik Konservatuvarına kabul edildi. 2005 yılında konser solisti ve pedagog diplomalarını birlikte aldı.

Yan flüt yüksek lisansını, Cenevre Yüksek Müzik Konservatuvarının Barok Müzik bölümünde tamamlarken, aynı zamanda Serge Saïtta’nın sınıfından çok iyi derece ile Post-Grade sertifikasını elde etti.

Nihan Atalay, Fondation Jean Tanner, Fondation Nicati de Luze, Cenevre Üniversite Mezunu Kadınlar Derneği ve kendisine aynı zamanda bir klasik flüt de hediye eden Cenevre Konservatuvarı Dostları ve Mezunları Derneğinden birçok ödül almıştır.

Bir yandan Cenevre Oda Orkestrası, diğer yandan Cenevre bölgesinin çeşitli barok müzik topluluklarıyla sahneye çıkmıştır.

Avrupa’da çok sayıda genç orkestralarına davet edilen sanatçı, 2005’te Luzern Festivalinde Pierre Boulez yönetiminde çalmıştır.

Türkiye’de eski müzik aletlerini çalan ilk flütçü olan Nihan Atalay, burada verdiği konserlerin yanı sıra, master sınıfları da yönetmektedir.

Sanatçı, Eylül 2011’den bu yana, Basel’daki Schola Cantorum’da ünlü flütçü Marc Hantaï ile birlikte yan flüt çalışma şansını yakalamıştır.

Eriko Wakita, klavsen

Basel’da yaşayan Eriko Wakita, hem Schola Cantorum Basiliensis’de hem de Bern ve Basel Müzik Konservatuvarlarında provacı (repetitör) olarak çalışmaktadır. Avrupa’da ve Tokyo Üniversitesinden mezun olana kadar tüm müzik eğitimini aldığı Japonya’da düzenli olarak konserler vermektedir. 2010’da Bach’ın Goldberg Varyasyonları’na ayırdığı ilk solo cd’sini kaydetmiştir.

2004’te İsviçre’ye gelerek Basel’daki Schola’da eğitim görmüş ve 2008’de buradan mezun olmuştur. Bad-Krozingen, ATAKA, Acanthus Musik Preis ve genç sanatçılar ödülü gibi çeşitli ödüllere layık görülmüştür.

2009 ve 2010 yıllarında İsviçre’nin Porrentruy kentinde düzenlenen Académies Bach/Radulescu ‘da klavseniyle, barok müzikte doğaçlama yoluyla armoni tamamlama anlamına gelen “continuo”yu sağlamıştır.

 Kaynak :[-]

Cazın yetenekli eli, dünyaca ünlü piyanist Brad Mehldau Trio, 1 Aralık Cumartesi akşamı Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezi’nde, caz severlere unutulmaz bir konser verdi.

Sade bir sahne tasarımı, abartısız kıyafetleri ile müzik dışında hiçbir şeyin ön plana çıkmasına izin vermeyen grup, 6 eser sundu.

Davul ve vurmalı çalgılarda JEFF BALLARD’ın solo performansı, LARRY GRENADIER’in kontrbas şovu sadece salonu değil BRAD MEHLDAU’yu da etkisi altına aldı. Ballard’ın solo performansı sırasında, Mehldau’nun piyanoyu bırakıp, gözlerini kapatıp, yoga pozisyonu alması, salonda mistik bir hava oluşturdu.

Konserin ritmi, İstanbul’daki yağmurla yarışırcasına bir inip bir çıkarken, Where do you start parçası ile sahneden ayrılan grup, alkışlar ve tezahüratlar nedeni ile tekrar sahneye çıktı.

Adeta enstrümanları ile dans eden Brad Mehldau Trio, Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezi’nden hafızalardan kolay kolay çıkmayacak bir konser ile ayrıldılar.

Hollanda doğumlu Türk kızı Karsu Dönmez’in aile restoranından New York’un dünyaca ünlü Carnegie Hall isimli gösteri merkezine uzanan müzik yolculuğu, Hollandalı yönetmen Mercedes Stalenhoef tarafından belgesele taşındı.

Stalenhoef, 2007-2012 yılları arasında takip ettiği 22 yaşındaki müzisyenin başarı hikayesini görsele aktardı. Hatay’ın Karsu köyünden 1970’de Hollanda’ya göç eden bir ailenin kızı olan Dönmez, müzik kariyerine Amsterdam’daki aile restoranında piyano çalarak başladı. Restorana gelen müzik otoriteleri tarafından keşfedilen Dönmez henüz 16 yaşında New York’un dünyaca ünlü gösteri merkezinde sahneye çıktı. Geçen hafta üçüncü kez aynı sahnede yer alan Dönmez genç yaşta tarihi bir başarıya da imza attı. İlk Türkiye konseri, Hollanda Büyükelçisi’nin daveti üzerine Avrupa Kültür Başkenti İstanbul projesi çerçevesinde gerçekleşen Dönmez, Hollanda-Türkiye ilişkilerinin 400. yılı kapsamında da konserler verdi.

Kaynak :[-]

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleşecek konserlerinde dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanıyor.

Fazıl Say‘ın Anadolu turu 25 Kasım’da Bursa’da gerçekleşecek resital ile başlayacak. Konserlerinin ilk etabında Trabzon, İzmir, Adana, Gaziantep ve Mersin şehirlerinde dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanan Say, resitallerine 2013 yılında da devam edecek. Say konserlerde kendi eserlerinin yanı sıra Mozart, Beethoven ve Bach eserlerini de yorumlayacak.

Müzik eleştirmenlerinin ‘Kültürlerarası köprü kuran büyüleyici piyanist’ diye adlandırdığı Sayın eserleri, geçtiğimiz haftalarda 13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde seslendirildi. Aynı zamanda Say’ın eserleri, ‘Artist in Residence Haftası’ kapsamında daimi sanatçısı olduğu Frankfurt Radyosu Senfoni Orkestrası ile birlikte icra edildi.

Konserler:

25 Kasım 2012 Pazar // Saat 20.30 // Bursa Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi

1 Aralık 2012 Cumartesi // Saat 20.00 // Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi AKM

3 Aralık 2012 Pazartesi // Saat 20.30 // İzmit Süleyman Demirel Kültür Merkezi

23 Aralık 2012 Pazar // Saat 18.00 // Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu

24 Aralık 2012 Pazartesi // Saat 20.30 // Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu

25 Aralık 2012 Salı // Saat 20.30 // Gaziantep Dedeman Oteli

26 Aralık 2012 Çarşamba // Saat 20.30 // Mersin Kültür Merkezi

Kaynak : [-]

2013 opera tarihi için önemli bir yıl. Ünlü İtalyan opera bestecisi Giuseppe Verdi’nin (1813-1901) doğumunun 200. yılı. Ve 2013’e yaklaşık 40 gün kala, bu akşam İstanbul İtalyan Kültür Derneği Verdi Yılı kutlamalarının Türkiye açılışını yapıyor.

Verdi opera tarihinin en büyükbestecilerinden biri. Bugündünya operalarının dağarlarında en çok yapıtı yer alan, sahnelenen besteci. En ünlüleri Aida, Rigoletto, Il Trovatore, La Traviata, Macbeth, Otello, Falstaff, Nabucco, La Forza del Destino, UnBallo in Maschera, Don Carlos, Luisa Miller olan operalarının en az yarısını izlememiş operasever yoktur sanırım. Çünkü hemen hepsi Devlet Opera ve Baleleri’nce oynandı.

Antalya Opera Festivali yıllardır Aida’yla açılıyor.

Türkiye’ye de yabancı değil Verdi. Tanzimat sonrasında İstanbul’da oynanan operaların arasında onun yapıtları ilk sırada geliyor. 1846 ile 1885 arasında İstanbul’da tam on iki
operasının İtalyan topluluklarınca sahnelendiği, bu gösterimleri Padişah Abdülmecit’in de izlediği biliniyor. Üstelik bu operalar ilkgösterimlerinden en çok üç beş yıl sonra
oynanmış İstanbul’da. Il Trovatore ise, örneğin, Roma’daki ilk gösterimiyle aynı yıl (1853) sahnelenmiş. İstanbul’da 1885’de oynanan Aida’yı ise Osmanlı eyaleti Mısır’ın başkenti
Kahire’deki İtalyan Tiyatrosu için yazmış Verdi ve ilkgösterimi de 1871’de orada yapılmış. Verdi’nin yaşamı boyunca aldığı pek çok nişan ve madalyadan birinin de Mecidi nişanı
olması bu gösterimlerin bir sonucu olsa gerek.

Ancak Verdi yalnızca büyük bir besteci değildi. İtalyan Yenidendoğuş (Risorgimento) savaşımının içinde yer almış; İtalya’nın birliğinden, bütünlüğünden yana bir yurtseverdi aynı zamanda. Yapıtlarını yaratırken öncelikle sanatsalyetkinliğe ulaşmayı amaçlasa da, İtalyan halkı onun yapıtlarında yabancı boyunduruğundan kurtulmak ve İtalya Birliği’ni kurmak için verilen savaşımı destekleyen çok şey bulmuş. Örneğin, Nabucco’nun “Va pensiero sull’ali dorati” diye başlayan tutsaklar korosu İtalyan yurtseverlerinin ulusal marşı olmuş adeta o yıllarda, dağa taşa “Viva VERDI” (Açılımı: “Yaşa Vittorio Emanuele re d’Italia” / İtalya Kralı Vittorio Emanuele)) yazılmış. Nabucco’dan sonra da, I Lombardi alla prima  Crociata’nın “O Signore dal tetto Natio”, Ernani’nin “Si ridesti il leon di Castiglia” korolarını da yurtseverler kendi marşları olarak söylemişler. Özetle, İtalyan Birliği’nin simgesi olmuş; 1861’de açılan ilk Parlamento’ya milletvekili, 1874’de de senatör seçilmiş.

İtalyan Kültür Merkezi’nde bu akşam 20:00’de başlayacak Verdi Yılı açılış konserinde dört İtalyan opera sanatçısı Verdi operalarından aryalar sunacaklar. Soprano Mimma Briganti, mezzo soprano Ambra Vespasiani, tenor Flaviano Bianchi ve bariton Stefano Meo’ya piyanoda Mirco Roverelli eşlik edecek.