Şunun için etiket arşivi: Piyano

 19. İstanbul Caz Festivali bu akşamki açılış konseriyle başlıyor. Dünya cazının yıldız haritasını İstanbul’a taşıyacak festivalin ağır topları Marcus Miller, Till Brönner, Morrisey ve Jamaikan Legends…

Marcus Miller

Bu yıl 50’nin üzerinde konserle 300’ü aşkın sanatçıyı ağırlayacak olan 19. İstanbul Caz Festivali, bu akşam Esma Sultan Yalısı’nda Elif Çağlar Beşlisi’nin vereceği açılış konseriyle başlıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nca (İKSV) düzenlenen festival, ilk haftasında cazseverleri birbirinden güzel konserlerle karşılıyor.

Yarın akşam The Marmara Esma Sultan’da Jamaika’nın reggae efsaneleri müziksevelerle buluşurken, saat 22.30’da European Jazz Club serisinin ilk buluşmasında Tamer Temel Quintet, Matthias Pichler ile birlikte İKSV Salon’da konser verecek. Festival ilk haftada bir dünya prömiyerine de ev sahipliği yapacak: Marcus Miller’ın, İKSV’nin kuruluşunun 40. yılında İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine Okay Temiz, Burhan Öçal, Hüsnü Şenlendirici, İmer Demirer ve Bilal Karaman ile gerçekleştirdiği “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, 5 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde yapılacak. İngiliz şarkıcı Morrisey ve Esperanza Spalding’in de sahne alacağı festival, 7 Temmuz Cumartesi günü artık gelenekselleşen etkinliği Tünel Şenliği ile müzikseverlere “festival içinde

festival” sunmaya devam edecek. Almanya’nın en çok satan caz albümlerine imza atan, kuşağının en iyi trompetçilerinden, popüler tınıları caz müziğinin sofistike yapısı ile ustaca birleştirebilen nadir sanatçılardan biri Till Brönner ise 6 Temmuz Cuma günü saat 21.00’de İstanbul Arkeoloji Müzeleri avlusunda İstanbullu cazseverlerle birlikte olacak. Dave Brubeck, James Moody, Natalie Cole ve Tony Bennett gibi cazın önde gelen isimleriyle aynı sahneyi paylaşan virtüöz Till Brönner’e saksofonda Magnus Lindgren, davulda Wolfgang Haffner, basta Christian V. Kaphengst ve piyanoda Jasper Soffers eşlik edecek.

Jamaikalı efsaneler festivalde

istanbul Caz Festivali Jamaika’nın bağımsızlığının 50. yılında özel bir projeye ev sahiliği yapıyor. Buna göre Jamaika’nın önde gelen müzisyenleri festivale konuk olarak aynı sahneyi paylaşacaklar.  1950’li yıllarda ‘ska’ türüne şekil veren önemli isimlerden Ernest Ranglin, The Wailers’ın piyanisti Tyrone Downie ve Jamaika’nın önde gelen reggae ekiplerinden Sly&Robbie’nin liderleri davulcu Sly Dunbar ile basçı Robbie Shakespeare İstanbul’da Jamaika rüzgarı estirecek. Topluluğa, vokallerde Bitty McLean eşlik edecek. Reggae efsanelerinin The Marmara Esma Sultan’da bir araya geleceği bu çok özel konserin biletleri 50 TL ve 40 TL (öğrenci).

Kaynak : [-]

 

Nar Çiçeklerimizin fotoğraflarına devam ediyoruz. Tüm öğrencilerimizi seviyoruz… Yeni dönemde de birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz…

 

3. Nar Çiçekleri Festivali Görüntülerini yayınlamaya devam ediyoruz… Fotoğraflardan sonra video görüntülerde yayınlanacaktır…

Nar Sanat İstanbulEğitim ve Kültür Sanat Derneği’nin sahibi olduğu Bakırköy’de bulunan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencilerin 2011 -2012 Eğitim döneminin sone ermesi ile beraber yaz eğitimleri başladı. 3 yıldır Nar Sanat öğrenci ve eğitmenlerinin bir araya gelerek gerçekleştirdikleri etkinlikler her yıl olduğu gibi Bakırköy’de sanat rüzgarları esmesini sağladı… Aşağıda 2011-2012 eğitim dönemi boyunca öğrendiklerini sergileyen öğrenci ve onları yetiştiren eğitmenler ile etkinlikleri izleyen veli ve konukların bir kısmını görebilirsiniz. (Yarın resim ekleme devam edecektir)

 

40. İstanbul Müzik Festivali, “Umut ve Kahramanlar” teması çerçevesinde, 16 Haziran Cumartesi akşamı 20.00’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda, Mercedes-Benz Türk AŞ’nin sponsorluğunda, Deutsches Symphonie Orchester Berlin’i ağırlıyor.

Orkestra, şef Sir Roger Norrington yönetiminde, festivalin bu yılki Onur Ödülü ‘nün sahibi, uluslararası platformda adından sıkça söz ettiren ünlü piyanist Hüseyin Sermet ‘e eşlik edecek.

Festivalin temasından yola çıkarak belirlenen konser programında, Ravel ‘in, I. Dünya Savaşı ‘nda sağ kolunu kaybeden, her ne koşulda olursa olsun “umudunu asla yitirmeyen” piyanist Wittgenstein için yazdığı “Sol El İçin Piyano Konçertosu” ve Beethoven ‘ın, kahramanlığı hem zaferi hem de trajedisiyle dile getiren 3. Senfoni ‘si “Eroica” yer alacak.

40. İstanbul Müzik Festivali ‘nin açılış töreninde festivalin “Onur Ödülü”nü alan Hüseyin Sermet, 1955 yılında İstanbul ‘da doğdu. Ankara Devlet Konservatuarı ‘nda başladığı eğitimini Paris Konservatuarı ile Alfred Cortot Paris Müzik Eğitim Fakültesi ‘nde Thierry de Brunhoff, Nadia Boulanger ve Maria Curcio ile sürdürdü. Olivier Messiaen ile de kompozisyon çalıştı. Aralarında Diapason d ‘Or ve MIDEM Classical Award ‘ın da bulunduğu pek çok ödüle değer görüldü. Yorumculuğunun yanı sıra besteci kimliğiyle de tanınan Hüseyin Sermet, Lorin Maazel, Mstislav Rostropoviç, Vladimir Jurowski, Semyon Bychkov, David Robertson, Lawrence Foster ve Maria João Pires gibi dünyanın en iyi müzisyenleri ile; Londra Filarmoni, Londra Kraliyet Filarmoni, Paris Orkestrası, Bavyera Radyo Senfoni, NHK, Şanghay, Tokyo ve Detroit Senfoni Orkestraları eşliğinde birçok konser verdi.

Camerata Salzburg, Stuttgart Radyo Senfoni ‘nin ardından Zürih Oda Orkestrası ‘nın birinci şefi olarak görev yapan Sir Roger Norrington, özellikle barok, klasik ve romantik dönem eserlerinin orijinaline tamamen sadık icralarıyla tanınıyor. Sir Roger Norrington, kemancı, tenor ve şef olarak birkaç yıl deneyim edindikten sonra Kraliyet Müzik Koleji ‘nde Adrian Boult ile çalışmalarına geri döndü. 1962 yılında Schütz Korosu ‘nu kurdu ve böylece otantik icrayı keşfetmekle geçen 30 yıllık macera başlamış oldu. Koroyla genellikle 17. ve 19. yüzyıl repertuarını kapsayan pek çok konser verdi ve kayıt yaptı. 1997 yılında “Sir” unvanı verilen Roger Norrington, Berlin, Viyana, Salzburg, Amsterdam, Paris, New York, San Francisco, Los Angeles, Chicago ve Londra ‘daki orkestraları sıklıkla yönetmektedir.

Deutsches Symphonie Orchester Berlin, 65 yıldır Almanya ‘nın en iyi orkestraları arasında sayılıyor. Almanya ‘nın demokratik ve kültürel değişiminin müjdecisi kabul edilen, gerçekleştirdiği çalışmalarla pek çok ilke imza atan topluluk, 1946 yılında Berlin ‘in Amerikan bölgesinde yayın yapan istasyon tarafından RIAS Senfoni Orkestrası adı altında kuruldu. Topluluk, 2011 yılında En İyi Opera Kaydı dalında Grammy ödülü kazandı.

Deutsches Symphonie Orchester Berlin Konseri biletleri 250, 200, 150, 100, 60 ve 30TL (öğrenci) üzerinden Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00), www.biletix.com, İKSV (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Cad. No:5 Şişhane, Pazar hariç her gün 10.00–18.00 saatleri arasında) ve festival süresince Aya İrini Müzesi’nde bulunan gişeden alınabilir.

Kaynak :[-]

Yoğun bir eğitim döneminin ardından Nar Sanat öğrencileri “Nar Çiçekleri Festivali ” adı ile düzenlenen ve 3’sü Yapılan öğrenci etkinliği ile 2011 – 2012 eğitim dönemine noktayı koydu.

Velilerin ve öğrencilerin yoğun ilgisi ile karşılaşılan etkinlikte öğrencilerin yıl boyunca öğrendiklerini sergilemesi izleyicilerin alkışları ile ödüllerindi…

Sabah ve öğlen olmak üzere toplamında 4 kez tekrarlanan etkinlikte SBS sınavları olmayan ve yaz tatiline erken çıkmayan öğrencilerin mini konserleri gerek veliler gerekse izleyiciler tarafından zaman zaman ayakta alkışlandı.

İki gün içersinde 4 etkinliğe yaklaşık olarak 670 kişinin izlediği etkinlikler boyunca çocuğunun başarısı ile duygulanan veliler kimi zaman  gözyaşlarını tutamadı…

4 yaşından başlayarak 70 yaşına kadar katılan tüm öğrencilerin eğitim süresince aldıkları eğitimleri sergileme imkânı buldukları etkinlik boyunca kuliste öğrenciler için açık büfe düzenlendi hem çalıp hem de söyleyerek ve dans ederek eğlenen öğrencilerimiz zaman zaman bazı müziklerde tempo tutular.

Keman, Piyano, Akordeon, Elektro Gitar, Klasik Gitar, Bas Gitar, Bateri (Davul) , Bağlama, Ud, Şan, Viyolonsel, Klarnet gibi müzik dallarının bazılarında solo bazılarında grup olarak sahne alan öğrencilerin  muhteşem gösterilerinin yanı sıra çocuk dans grubu ile coşan öğrencilerimiz yerlerinde duramazken Eğitmen orkestramızın çalıp söylediği parçalarla tüm konuklarımız eğlenceli dakikalar yaşadı.

Bakırköy, bir kez daha İstanbul’un enönemli  sanat merkezi olduğunu ve Nar Sanatın da bu merkezin ortasında yer aldığını katılımcılar bir kez daha yaşayarak görmüş oldu.

Etkinliklerimize ait fotoğraflarımızı yakında sitemizde ve Facebook sayfamızda görebileceksiniz.

Tüm öğrenciler için bir eğitim dönemi daha bitti ve yaz geldi! Çocuklarımızın veya sizlerin tatillerini nasıl değerlendireceği konusunda kara kara düşünmeye mi başladınız?

Bakırköy nar sanat piyano

Üzülmeyin Nar Sanat var!

Bir yıl boyunca ders stresi ile boğuşan çocuklarımız ve ya yoğun bir çalışma döneminin ardından yazın bunaltıcı sıcağı arasında çocuğuna değer katacak bir uğraşı olmasını isteyenler veya yaz boyunca hobi edinmek isteyen siz yetişkinler, artık bir adım ötenizde Nar Sanat var! Şehir yaşamının stresinden uzaklaşmak, yaratıcı olmak ve yoğun sezona hazırlanmak için farklı bir şeyler yapmaya mı ihtiyacınız var?

Bakırköy’ün merkezinde tüm toplu taşıma araçlarına yakın, nezih bir ortamda gerek yetişkin ve gerekse çocuklarımıza sanatın gülen yüzü ile eğitim vermek için çalışıyoruz.

İster  “Ders yok Sanat var” sloganı ile yola çıktığımız yaz sanat kampına ister çocuklarınızı getirin isterseniz siz gelin. Eğitim almasanız dahi misafirimiz olun çayımızı, kahvemizi içip gülen yüzümüzle tanışın.

Özel ders mi yoksa grup ders mi istersiniz? Keman, piyano, elektrogitar, klasik gitar, pop gitar, bas gitar,

Nar Sanat Keman kursu

beteri (Davul), Akordeon, bağlama, kanun, ud, flüt gibi tüm sanat dallarında kurslarımızda çocuk ve siz yetişkinler için sanat dersleri / kursları  için bekliyoruz.

Sizi Nar Çiçeğimiz olmaya davet ediyoruz!

SBS Sınavı dolaysıyla pek çok öğrenci ve velimizin katılamadığı 3. Nar Çiçekleri festivali 90 kişilik salona 170 kişinin gelmesi ile ayakta izlendi. Öğrencilerimizi, öğrenci orkestralarımızı, Eğitmenlerimizi ve Nar Sanat Eğitmen Orkestrasını izlemeye gelen Bakırköylülerin yoğun ilgisi ile salonumuz sanat ve sevgi çemberine dönüştü.

 Sabah 11:00’da Hale ÜRKMEZGİL ŞAKAR Atölyesi öğrencilerinin resim sergisi ile başlayan etkinliğe, müzik dinletilerinin düzenlenmesi için saat  13:00’da ara verildi.  Saat : 14:00’da ise müzik etkinlikleri başladı.

Etkinlik ve konsere katılan eski yeni tüm öğrencilerimiz sezon içersinde öğrendiklerini sergileme imkânı buldu ve alkışlandı. Müzik bölümü öğrencilerinin elektro gitar, klasik gitar, bateri, piyano ve keman eşliğinde  yaptıkları orkestra çalışmaları da alkış aldı. Elbette gerek ferdi olarak piyano, keman, gitar, elektro gitar bas gitar ve eşlikli piyano, keman ve gitar parçaları da zaman zaman ayakta alkışlandı. Elbette küçük Nar Çiçeklerimizin dansını unutmamak gerek…

Eğitmen orkestrasının yabacı ve yerli sanatçıların şarkılarından derledikleri şarkıları da beğeni toplayıp eğlendiler.  Zaman zaman yer darlığı olmasına rağmen tempo tutarak izleyicilerde şarkılara eşlik ederek eğlendiler.

Akşam saat 17:30’da ‘ Nar Sanat Genel Sekreteri ve Resim Eğitmeni, Heykel Sanatçısı Hale ÜRKMEZGİL  ŞAKAR  imzalı desen çalışmaları ve Cam ve Vitray Sanatçısı İzzettin BAKİ tarafından şişeden yapılan Peynir Tabakları ve Nar Sanat armalı Tişörtler izleyiciler için çekiliş yapılarak dağıtıldı.

Ardından öğrencilerin ve eğitmenlerin birlikte söyledikleri şarkılarla “Nar Çiçekleri Festivali”’nin ilk günü son buldu.

Yarın görüşmek dileğiyle…

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) ilk festivali İstanbul Müzik Festivali, 40. yılını kutluyor!

  Bugüne kadar 3 bine yakın gösteriyle, Türkiye’den ve yurtdışından 40 bini aşkın sanatçıyı ağırlayan festivalde bu yıl 25 gösteri yer alacak. 31 Mayıs–29 Haziran tarihleri arasında 750’nin üzerinde yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayarak klasik müzikseverlere yine dopdolu bir haziran ayı yaşatacak.

2006 yılından bu yana sponsorluğunu Borusan Holding’in üstendiği İstanbul Müzik Festivali’nin kırkıncısı, 31 Mayıs Perşembe akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen açılış töreni ve konseriyle başladı. İstanbul Müzik Festivali 40. Yıl Açılış Töreni ve Konseri’ne festivalde yer alan isimlerin yanı sıra sanat dünyasından ünlüler de katıldı.

Sunuculuğunu Ceylan Saner’in üstlendiği İstanbul Müzik Festivali 40. Yıl Açılış Töreni, İKSVYönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın açış konuşmasıyla başladı. Bülent Eczacıbaşı konuşmasında, “İstanbul Müzik Festivali, tam 40 yıldır klasik müziğin dünyadaki en seçkin örneklerini ve önde gelen yıldızlarını İstanbul’da müzikseverlerle buluşturuyor. İlk İstanbul Festivali, sanatseverler için dünyaya açılan bir pencere, bir kültür ve sanat vahası görevini üstleniyordu. Bugün, yalnızca nitelikli konserler düzenlemekle kalmayıp aynı zamanda uluslararası arenada ortak yapımlara imza atan, Türkiye ve yurtdışından bestecilere verdiği eser siparişleriyle sanat üretimini destekleyen, genç sanatçıların kendilerini geliştirmelerine yönelik imkânlar yaratan bir festivalimiz var. (…) 40. festivalin teması “umut ve kahramanlar”. 1973’tenbu yana kesintisiz olarak düzenlediğimiz bu festivalin, İstanbullu sanatseverlere her yıl yenilenen bir umut verdiğine, insanlığı yücelten değerlerin güçleneceği bir ortamın yaratılmasına katkıda bulunduğuna inanıyoruz. Bu yıl da müzikseverleri yeni umutlar ve yeni kahramanlarla tanıştıran bir festival sunabildiğimizi ümit ediyor, tüm konuklarımıza zevkli bir festival diliyorum.” dedi.

Törende daha sonra Bülent Eczacıbaşı, İstanbul Müzik Festivali’nin yedi yıldır sponsorluğunu üstlenen Borusan Holding’e teşekkür plaketini takdim etti. Plaketi Borusan Holding adına teslim alan Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi yaptığı konuşmasında “Kuruluşundan bu yana destek verdiğimiz ve kendimizi bir parçası olarak gördüğümüz İKSV’nin 40. yılının heyecanını Borusan Grubu olarak biz de paylaşıyoruz. 2006’dan bu yana sponsorluğunu sürdürdüğümüz ve İKSV’nin en köklü etkinliği olan İstanbul Müzik Festivali’nin 40. yaşını kutlamasıyla heyecanımız daha da artıyor. (…) Borusan Kültür Sanat’ın faaliyetlerinin yanı sıra İKSV’ye verdiğimiz destekle sanatın toplumumuzda yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyor, 40. yılında tüm sanatseverlere keyifli bir festival diliyoruz.” dedi.

Törende ayrıca İstanbul Müzik Festivali’ne en yüksek katkıda bulunan gösteri sponsorlarındanTürkiye İş Bankası adına Kurumsal İletişim Müdürü Suat Sözen, Boeing Ticari Uçaklar adına Türkiye İletişim Danışmanı Ufuk Şenol, Mercedes-Benz Türk AŞ adına Direktörler Kurulu Başkanı Wolf-Dieter Kurz ve Zorlu Gayrimenkul AŞ adına Pazarlama ve İletişim Müdürü Didem Yanaray’a da birer teşekkür plaketi sunuldu. Plaketleri İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı takdim etti.

İstanbul Müzik Festivali’nin her yıl Türkiye’de klasik müzik üretimine büyük katkıda bulunan sanatçılara verdiği “Onur Ödülü” bu yıl, aralarında Diapason d’Or ve  MIDEM Classical Award’ın da bulunduğu pek çok ödüle değer görülen, ilk kez 1976 yılında 4. İstanbul Festivali’nde henüz 21 yaşındayken yer alan, dünyanın önemli orkestraları ve şefleriyle verdiği konserlerle uluslararası platformda adından sıkça söz ettiren ünlü piyanist Hüseyin Sermet’e takdim edildi. Hüseyin Sermet’e de ödülü İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı tarafından verildi.

40. İstanbul Müzik Festivali’nin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”ne bu yıl, kökeninde Gürcü folkloru yatan müziği ve içselleştirilmiş romantizmiyle klasik müzik dünyasına damgasını vuran, eserleriNew York Filarmoni, Kurt Masur, Gidon Kremer, Mstislav Rostropoviç gibi günümüzün en büyük orkestra ve yorumcuları tarafından seslendirilen, orkestra, oda müziği, koral ve opera eserleriyle yaşayan en önemli müzik adamlarından Giya Kancheli’ye sunulacak. Giya Kancheli’ye ödülü, İstanbul Müzik Festivali’nin siparişi üzerine bestelediği “Lingering” başlıklı senfonik yapıtının, 11 Haziran Pazartesi günü saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek dünya prömiyerinin öncesinde takdim edilecek. 2011 yılının son aylarında kaybettiğimiz yetenekli çellist Benyamin Sönmez’in solist olarak yer almasının planlandığı bu konser, genç sanatçının anısına gerçekleştirilecek. Konserde Kancheli’nin eserlerini, şef Andres Mustonen yönetimindekiBorusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Varşova Filarmoni Korosu seslendirecek. Konserin solistleri ise Gürcü kontrtenor Mamuka Gaganidze, çellist Giedre Dirvanauskaite ile geçtiğimiz yıl festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü alan efsane kemancı Gidon Kremer.

40. İstanbul Müzik Festivali Açılış Konseri

40. İstanbul Müzik Festivali Açılış Konseri’nde insanlığın “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” gibi yüce ideallerini anlatan, müzik tarihi için anıtsal bir değeri olan Beethoven’ın görkemli 9. Senfoni’sini seslendirildi. Konserde Türkiye’nin dünya sahnelerinde fırtına gibi esen genç kuşak şancıları, soprano Simge Büyükedes, alto Ezgi Kutlu, bas Burak Bilgili ve tenor Murat Karahan’a, İKSV’nin Sascha Goetzel yönetimindeki sürekli orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni ve Cem’i Can Deliorman yönetimindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu eşlik etti.

40. İstanbul Müzik Festivali Açılış Töreni ve Konseri, A Haber tarafından HD olarak canlı yayımlandı. Tören ayrıca, festival sponsoru Borusan Holding tarafından Kadıköy Caddebostan,Galata Meydanı ile Bebek Parkı’na kurulan dev ekranlardan ve www.borusan.com web sitesiüzerinden de canlı olarak izlenebildi.

Festivalde neler var?   

“Umut ve Kahramanlar” temasıyla 31 Mayıs–29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek 40. İstanbul Müzik Festivali, iki dünya prömiyerine ve üç Türkiye prömiyerine ev sahipliği yapacak. Festivalde senfoni ve oda orkestraları, vokal konserler, oda müziği, resitaller olmak üzere toplam 25 gösteri yer alacak. Gösteriler, festivale 40 yıldır ev sahipliği yapan Aya İrini Müzesi’nin yanı sıra

Haliç Kongre Merkezi, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, HollandaBaşkonsolosluğu Bahçesi, Süreyya Operası, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası ve İstanbul Arkeoloji Müzesi olmak üzere sekiz farklı mekânda gerçekleştirilecek.

Festivalde gösterilerin yanı sıra “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor”, “Genç Ustalar ve Kahramanları” ve Galata Rum İlköğretim Okulu’nda gerçekleştirilecek “Açık Konservatuar” gibi genç müzisyen ve dinleyicilere yönelik özel projeler de gerçekleştirilecek. Festivalin artık klasikleşen “Konsere Doğru” söyleşilerine ek olarak festivalin bu yılki “Onur Ödülü”nün sahibi Hüseyin Sermet’le de bir ustalık sınıfı düzenlenecek.

Festivalde ilk hafta sonu

Festival ilk hafta sonuna çok hızlı giriyor! Festivalin ilk cumasında, dünyanın en iyi orkestraları arasında sayılan Viyana ile Berlin Filarmoni orkestralarının üyelerinden oluşan, Viyana-Berlin Oda Orkestrası, ELİG Ortak Avukat Bürosu ve Enerjisa eş sponsorluğunda festivalin konuğu oluyor. 1 Haziran Cuma akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda saat 20.00’de başlayacak konserde, orkestra, günümüzün en prestijli keman virtüözlerinden Anne-Sophie Mutter’e eşlik edecek. Anne-Sophie Mutter konserde, dünya prömiyerini Kasım 2010’da New York’ta gerçekleştirdiği, müzik eleştirmenleri kadar dinleyicilerin de beğenisini kazanan Wolfgang Rihm’in Lichtes Spiel adlı yapıtının Türkiye prömiyerini gerçekleştirecek.

Günümüzün en parlak Chopin yorumcularından Yundi ise 2 Haziran Cumartesi akşamı saat 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda ilk kez  İstanbullu müzikseverlerin karşısına çıkacak. 2000’deki Uluslararası Chopin Piyano Yarışması’nda aldığı birincilik ödülüyle yıldızı parlayan piyanist Yundi, 2012 Çin Kültür Yılı kapsamında, Chopin’in eserlerinden oluşan bir program sunacak.

40. İstanbul Müzik Festivali’nin biletleri Biletix satış kanalları, İKSV (Nejat Eczacıbaşı Binası No: 5 Şişhane adresindeki ana gişe, 10.00-19.00 saatleri arasında, pazar günleri hariç açık) ve Aya İrini Müzesi’nden (salı hariç her gün 11.00-17.00 saatleri arasında, konser günleri de konserin başlama saatine kadar açık) temin edilebilir.

 Kaynak :[-]

Artık okullarda sınavların sonuna doğru geliniyor ve yaz sezonu için hazırlıklar başlıyor…

Çocuklar, gençler ve çalışan yetişkinler… Yoğun çalışma yılının ardından, hepimiz baharın rehavetini üzerinden atıp  uzun yaz günlerine hazırlanıyoruz.

Bir çok sanat haberinde başlık olarak kullandığımız “Nerede olursan ol, Sanatla ol” sloganını haykırmanın zamanı! Uzun yaz günlerinden faydalanmak gerek. Değil mi? Çocuklarımız ve sizler için sanatın bir dalını  keşfetmenin tamda vakti!

Yaz sezonu için kayıtlarımız başladı.

Çalışan veya kendine vakit ayırmak isteyen velilerin çocukları için “Ders Yok Sanat var!” sloganı ile sunduğumuz haftanın 3 tam günü sürecek olan sanat yaz kampına çocuklarınızı dahil ederek onların sanatla iç içe olmalarını ve sosyal-kültürel gelişimlerine katkıda buluna bilirsiniz. Ya da uzun yaz günlerinde herhangi bir dalda örneğin; Piyano, Gitar, Resim, Dans,Bateri, Klarnet, Drama ve daha pek çok dalda bireysel veya grup olarak bir branşta eğitim almalarını sağlayarak sokaklardan kurtarmanın vaktidir.

Hava geç kararıyor, işten çıktınız yoğun iş stresinden uzaklaşmak ve farklı bir şeylerle uğraşmak istiyorsunuz. Yıllardır ertelediğiniz ve öğrenmeyi çok istediğiniz bir müzik aletini çalma arzunuzu gerçekleştirmenizin tamda vakti.

Nezih, güvenilir ve işinin uzman eğitmenleri ile sanata bir adım daha yaklaşmak için yapmanız gereken Nar Sanat’a uğramak. Uğrayın ve hobinizin ne kadar yakın olduğunu fark edin.

Unutmayın ne kadar erken uğrarsanız; istediğiniz gün ve saate dersinizi ayarlamamız o kadar kolay olacaktır.

Yepyeni Albümleri A Retrospective’in Avrupa Turnesi Kapsamında 19 Temmuz’da Kuruçeşme Arena’da!

Pink Martini

“Sympathique”, “Hang on Little Tomato”, “Hey Eugene!” ve “Splendor in the Grass“ albümleri ileTürkiye’de büyük bir hayran kitlesine sahip, her albümleri ile altın plak kazanan Pink Martini, grubun 17 yıllık kariyerlerini özetlediği yepyenibest of albümleri “A Retrospective“’in Avrupaturnesi kapsamında 3 özel konser için Türkiye’de.

Pink Martini 27. Uluslararası İzmir Festivali kapsamında 8 Temmuz’da Çesme Açıkhava Tiyatrosunda, 9 Temmuz’da Ankara’da OdtüMezunlar Derneği Vişnelik Tesisleri’nde ve 2005 yılında açılışını yaptığı Kuruçeşme Arena’da 19 Temmuz’da hayranları ile buluşacak.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransızca şansonlardan Brezilyasokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, ChinaForbes’un sağlık nedenleri ile kısa bir ara vermesi nedeniyle 2011 Mart ayında gruba katılan Storm Large’ın kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkıları ile yine unutamayacağınız konserlerle Pasion Turca himayesinde Türkiye’de.

Pink Martini Hakkında 

Pink Martini

“Pink Martini’nin hayatı seven enerjisini ve orijinalliğini sıkıştırabilecek bir kalıp ya da tanım yok…”BBC Music Review.

Pink Martini 1994 yılında Klasik piyano eğitimi alan Harvard mezunu Thomas M. Lauderdale tarafından Portland’da kuruldu.

Pink Martini kurulduğu günlerde politik tavrı olan, sivil toplum örgütlerinin yardım ve bilinçlendirme amaçlı organizasyonlarında sahneye çıkan bir orkestra olarak yola çıkmıştı.

Thomas M. Lauderdale’in Harvard’dan sınıf arkadaşı China Forbes, orkestraya 1995’te katıldı. Pink Martini kurulduğu ilk günlerden beri farklı dillerde, farklı kültürlerin şarkılarını dünyaya sunmaya ve dünyaca ünlü Senfoni orkestralarıyla sahne almaya devam ediyor.

The Boston Pops, San Francisco Senfoni Orkestrası, Hollywood Bowl Orkestrası ve Los AngelesFilarmoni orkestrası gibi ünlü orkestralarla zengin bir evrensellik yakalayan Pink Martini daha önceki üç albümüyle 2 milyondan fazla satış rakamına ulaştı.

Pink Martini Sympathique adlı ilk albümlerini 1997’de yayınlar yayınlamaz Fransa’nın ünlü “Victoires de la Musique “ ödüllerinde “Yılın şarkısı” ve “ En İyi Yeni Sanatçı” kategorilerinde aday olarak uluslararası bir fenomen haline geldi.

2004, yılında yayınlanan ikinci albümleri “Hang on Little Tomato”, Amazon albüm satışları listesinde 1 numara olmayı başarmıştı. Grubun üçüncü albümleri Hey Eugene! hem Billboard en çok satan albümler listesinde ilk 30’da yeraldı hem de ikinci kez Amazon albüm satış listelerinde 1 numara olmayı başardı.

Pink Martini’nin yeni stüdyo albümleri “Splendor in the Grass”ı da kendi plak şirketleri Heinz Records etiketiyle çıkardılar.

Kendilerini “Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirip, modern bir formda sunan müzik arkeologları” şeklinde tarif eden topluluğun kurucu üyesi piyanist Thomas M. Lauderdale, “Bir müzik belgeseli hazırlıyor gibiyiz; dünya vatandaşı ve müzik elçileri olarak, her zaman değişik kültürlerin geleneklerini, dillerini, tarihlerini bilmek ve çalışmak zorundayız. ABD’li bir grubuz, ancak zamanımızın büyük bir bölümünü Avrupa’da geçiriyoruz. En büyük amacımız, hangi kültürden olursa olsun, dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici kitlesine seslenebilmek” diye ekliyor.

Türkiye’deki konserleriyle de büyük ilgi gören topluluk Türkiye sevgisini ülkemizdeki turnelerinde çektirdikleri resimler ile “Hang on Little Tomato” albümlerinin kartonetine taşıyarak göstermişti. Avrupa’daki ilk performansını Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren Pink Martini özellikle Fransa, İspanya, Portekiz, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Lübnan gibi ülkelerde kapalı gişe konserlere imza atıyor.

Los Angeles, Oregon, Seattle, New Jersey, San Antonio ve Kansas City senfoni orkestralarıyla birlikte konserler veren topluluk, 2003 yılında Frank Gehry’nin mimari şaheseri Los Angeles Filarmoni’nin yeni evi Walt Disney Konser Salonu’nun açılışını yaptığı gibi 2005’te Türkiye’de de Kuruçeşme Arena’nın açılışını yapmıştı.

Televizyonların ünlü dizileri de Pink Martini şarkılarını soundtrack olarak kullanmak için birbirleriyle yarışıyorlar. The West Wing’den Desperate Houseviwes’a kadar Pink Martini’nin şarkıları şimdiye kadar birçok ünlü dizide kullanıldı.

2011 sonbaharinda 2 yepyeni albüme imza atan Pink Martini, ilk olarak Saori Yuki ile ‘1969’ albümünü ardından da 17 yıllık hikayelerini özetledikleri ‘piyasaya çıkardı. ‘1969’ Pink Martini, efsanevi Japon sanatçı Saori Yuki 2007 yılında Pink Martini’nin “Taya Tan” adlı şarkıyı yeniden yorumlamasıyla başlayan ortak hikayelerini 1969 yılının en güzel şarkılarını biraraya getirerek hazırladıkları sımsıcak bir albüm. 1969 albümü “Blue Light Yokohama”, “Yuuzuki”, “Mayonaka noBossa Nova (Geceyarısı Bossa Nova’sı)” gibi Japonya’nın en ünlü şarkılarını ve Pink Martini tadında yorumlanan “Yoake no Scat (Yeni Bir Şafak Melodisi)” gibi Saori Yuki’nin en meşhur şarkılarını içeriyor. Albümde Fransızca, Japonca ve İngilizce 12 şarkı bulunuyor.

Jorge Ben’in ünlü “Mas Que Nada” , Peter Paul & Mary “Puff, The Magic Dragon” şarkısı ve Peggy Lee’nin ünlü “Is That All There Is” şarkısına kadar uluslararası ünlü şarkılara da yeni yorumlar getiren albüm , bir Japon efsanesi olan Saori Yuki’yi de Türkiye’deki dinleyici ile buluşturuyor.

‘1969’ albümü ile aynı anda grup 17 yıllık kariyerlerini özetledikleri 8 yepyeni şarkı ile destekledikleri en iyiler – best of çalışması ‘A Retrospective’ piyasaya çıkardı.

Türkiye satışları ile birçok kez altın plak kazanan topluluk Türkiye’yi Monica Molina, Buika, Mariza gibi birçok dünya starını ile ilk kez buluşturan Pasion Turca’nın himayesinde üç dev konserle İzmir, Ankara ve İstanbul’da.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransızca şansonlardan Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Forbes’un sağlık nedenleri ile kısa bir ara vermesi nedeniyle gruba 2011 Mart ayında katılan Storm Large’ın kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkıları ile yine unutamayacağınız konserlerle Pasion Turca himayesinde Türkiye’de.

 Kaynak : [-]

19 istanbul caz festivali afiş

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Garanti Bankası’nın sponsorluğunda düzenlenen 19. İstanbul Caz Festivali, yaklaşık 50 konser, 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyla 3 – 19 Temmuz 2012 tarihleri arasında yine cazın yıldız haritasını İstanbul’a taşıyacak. İstanbul Caz Festivali konserlerine bu yıl ev sahipliği yapacak 20 mekan arasında Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi, İstanbul Modern, Salon ve The Marmara Esma Sultan’ın yanı sıra geçen yıl ilk kez bir konser mekanı olarak kullanılarak büyük ilgi gören Bilgi Üniversitesi santral istanbul Kıyı Amfi’nin yanı sıra bu yıl festival kapsamında ilk kez kullanılacak Haliç Kongre Merkezi ve Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi yer alıyor.

19. İstanbul Caz Festivali’nin programı 26 Nisan 2012 tarihinde SALT Galata’da yapılan basın toplantısıyla tanıtıldı. Toplantıya İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin katıldı.

Bülent Eczacıbaşı “19. yılında festival, dünyanın dört bir yanından güncel müziğin öncü temsilcilerini İstanbul’da ağırlamanın ötesine geçen bir misyonu yükleniyor. Farklı ülkelerden ve geleneklerden sanatçıları özgün üretimler sergileyecekleri konserlerde bir araya getiriyor, genç caz müzisyenlerinin gelişimine katkıda bulunuyor. Festival aynı zamanda cazın yeni ufuklarını keşfetmeye yönelik konserler, bu müziğin yarattığı coşkuyu kent sokaklarına taşıyacak etkinlikler düzenliyor. (…) İKSV’nin 40. yılında, İstanbul Caz Festivali takipçilerinin yakından tanıdığı dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller, İstanbul Caz Festivali için, Türkiye’den usta müzisyenlerle birlikte ‘The Istanbul Project’ adlı yeni bir çalışma hazırladı. İzleyiciyle ilk kez festivalimizde buluşacak bu performansın daha sonra birçok ülkede yeniden sergilenmesini umuyoruz. Böylece vakfımızın dünya kültür-sanat birikimine katkıda bulunma yolunda önemli bir adım daha atacağına inanıyoruz” dedi. Ergun Özen “Bu sene 40. yaşını kutlayan İKSV, düzenlediği festival ve etkinliklerle İstanbulluları ve tüm Türkiye’yi sanatın, kültürün vazgeçilmezliğiyle buluşturdu. Kentimizi, dünya çapında bir kültür sanat merkezi haline getiren önemli çalışmalara imza attı. Bugüne dek, birçok projede birlikte çalıştığımız İKSV ile İstanbul Caz Festivali’ndeki uzun soluklu işbirliğimizin 15. yılına ulaşmasından ise mutluluk duyuyoruz. Bu toplantıyı, kültür kurumumuz SALT Galata’da yapmak ise bizim için ayrı bir övünç kaynağı. (…) 19 yıldır devam eden festival Türkiye’de bir caz kültürü oluşmasını sağladı. Biz de Garanti Bankası olarak ‘Garanti Caz Yeşili’ sloganıyla Türkiye’de caz müziğinin sevilmesine ve yaygınlaştırılmasına uzun yıllardır destek veriyoruz. Bu kapsamda, İKSV ile aynı amaç doğrultusunda 15 yıldır devam eden işbirliğimiz her sene daha da güçleniyor” dedi. Toplantıda daha sonra söz alan İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin, festival programında yer alan konserlerle ilgili bilgi aktardı.

19.istanbul caz festivali

19. İstanbul Caz Festivali 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreniyle başlayacak. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri, 28 Nisan Cumartesi gününden itibaren Biletix satış kanalları ile İKSV’de (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Cad. No:5 Şişhane) satışa sunulacak. 19. İstanbul Caz Festivali bu yıl 30’un üzerinde kurumun desteğiyle gerçekleştiriliyor. Destekçiler arasında Festival Sponsoru Garanti Bankası’nın yanı sıra 7 gösteri sponsoru yer alıyor: Matraş (Erykah Badu konserinin gösteri sponsoru), Coca-Cola (Tünel Şenliği eş-sponsoru), Vodafone Freezone (Tünel Şenliği eş-sponsoru), Volvo Car Türkiye (Caz için Tuhaf Bir Yer konserinin gösteri sponsoru), Passion Travel (Gretchen Parlato / Ambrose Akinmusire konserinin gösteri sponsoru), Türk Pirelli (Lars Danielsson “Libretto” konserinin gösteri sponsoru), DHL (Jamaican Legends konserinin gösteri sponsoru). Festival kapsamındaki çeşitli konserler, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Avusturya ve Finlandiya büyükelçilik, konsolosluk veya kültür merkezlerinin ve Dore Müzik’in (Yamaha) katkılarıyla gerçekleşiyor. Festivale bu yıl katılan Hollandalı sanatçıların konserleri, Hollanda ve Türkiye Arasındaki Diplomatik İlişkilerin 400. Yılı Kutlamaları kapsamında Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu ve Fonds Podium Kunsten’in desteği ile düzenleniyor. Tünel Şenliği ise Beyoğlu Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. Bu yıl ayrıca The Marmara İstanbul Caz Festivali’ne konaklama desteği veriyor. 19. İstanbul Caz Festivali, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi tarafından da destekleniyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın tüm festivallerine Öncü Sponsor Eczacıbaşı, Resmi Havayolu Turkish Airlines, Resmi İletişim Sponsoru Vodafone, Resmi Taşıyıcı DHL Express ile Servis Sponsorları Ergo Sigorta ve GFK da destek veriyor. İstanbul Caz Festivali’nin bu yılki tanıtım kampanyasını, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın kırkıncı yılı için, İstanbul Film, Müzik ve Tiyatro Festivalleri’nin de tanıtım kampanyalarını hazırlayan Alametifarika yaptı.

İstanbul Caz Festivali’nin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü gitar tekniği ve ustalığıyla Türkiye’nin en saygın müzisyenlerinden, Türkiye’de cazın gelişimine en çok emek harcamış isimlerden Neşet Ruacan’a takdim edilecek. Neşet Ruacan’a ödülü festivalin, 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreninde takdim edilecek. Yaşayan en önemli caz piyanistlerinden, Amerikalı besteci ve müzisyen Keith Jarrett, yıldız ekibiyle 18 Temmuz Çarşamba akşamı İstanbul Caz Festivali’nde! Muhteşem doğaçlamaları ile caz standartları ve klasik müzik eserlerine getirdiği benzersiz yorumuyla tanınan Jarrett, 1996 yılında 3. İstanbul Caz Festivali’nde verdiği konserden sonra ilk kez yine festival için İstanbul’da. Jarrett, 1996’da birlikte çaldığı efsane ekip Jack DeJohnette ve Gary Peacock ile birlikte saat 20.00’de Haliç Kongre Merkezi’nde sahneye çıkacak.

Top of Form Bottom of Form Festival kapsamında bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilecek Tünel Şenliği müzikseverlere “festival içinde festival” sunmaya devam edecek. Farklı mekânlarda ve açık hava sahnelerinde düzenlenecek birçok konser, etkinlik ve atölye çalışmasıyla müziğin coşkusunu kentin kültür-sanat yaşamının nabzının attığı Tünel-Galata-Şişhane hattına yayan Tünel Şenliği, bu yıl da festivalin ilk hafta sonunda önde gelen sanatçı ve topluluklara ev sahipliği yapacak. Coca Cola ve Vodafone Freezone eş sponsorluğu, Beyoğlu Belediyesi işbirliğiyle 7 Temmuz Cumartesi günü saat 18.00’de başlayacak şenlik, Beyoğlu ve Galata bölgesinde sokaklarda ve değişik mekanlarda konserler, atölye çalışmaları, özel sergiler ve ikramlarla gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam edecek. Tünel Şenliği’nin ayrıntılı programı, etkinlik haritası üzerinden takip edilebilecek. Galata ve Tünel’de kurulacak iki ana sahnedeki ücretsiz konserlerle bütün bölgede bir festival atmosferi yaşanırken gece boyunca seyirciler değişik mekanlar ve sahneler arasında mekik dokuyarak, birbirinden farklı etkinliklere katılacaklar. Salon, Nardis, SALT Beyoğlu, Alt, Pera Palace Oteli Balo Salonu, Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi gibi Beyoğlu bölgesinin renkli mekanlarında gece boyunca sahne alacak sanatçılar arasında Phronesis, Jo Stance, Jülide Özçelik, Gevende, Daniel Zamir ile Hollanda ve Türkiye diplomatik ilişkilerinin 400. yılı kutlamaları kapsamında festivale konuk olacak Eric Vloeimans, New Cool Collective, Lefties Soul Connection, Jungle By Night ve Ntjam Rosie de bulunuyor. Şenliğin en özel mekanlarından, sınırsız biletle girilebilecek Hollanda Konsolosluğu bahçesi de etkinliğe renk katacak.

Her yıl etkileyici programı ile olduğu kadar, sıra dışı mekan seçimleri ve farklı etkinlikleri ile gündeme gelen İstanbul Caz Festivali, geçen yıl başladığı “Strange Place for Jazz” / “Caz İçin Tuhaf Bir Yer” etkinliğine bu yıl yeni bir mekanda hayat veriyor. Adını ünlü caz topluluğu E.S.T’ye ait bir albümden (Strange Place For Snow) alan “Strange Place for Jazz – Caz için Tuhaf Bir Yer”, bu yıl 14 Temmuz Cumartesi akşamı Emirgan’daki Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde Volvo Car Türkiye sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Saat 20.00’de başlayacak gecede, yenilikçi ve yaratıcı projeleri ile caz müziğine yeni ufuklar kazandıran dünyaca tanınmış gruplar arka arkaya sahne alacak. Gecenin ilk topluluğu, Avrupa cazının en önemli topluluklarından olan E.S.T. grubunun kurucularından perküsyoncu Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni grubu olacak. Sonrasında kadrosunda Stefon Harris, David Sanchez ve Nicholas Payton gibi üç usta cazcının yer aldığı Ninety Miles’ın vereceği konserle devam edecek gecenin kapanışını ise, Norveç’in yaratıcı elektronik-caz müzisyenlerinden Bugge Wesseltoft ve “arkadaşları” Erik Truffaz, İlhan Erşahin ve Joaquin “Joe” Claussell’in vereceği konserle tamamlanacak. Üç konserin bir arada gerçekleşeceği bu gece Boğaz kıyısında eşsiz bir konumda yer alan Sakıp Sabancı Müzesi’nin güzel atmosferinde gerçekleşecek. Müzikseverler için son dönemlerin en ilginç ve etkin topluluklarını dinleme veya keşfetme imkanı sağlayan, unutulmayacak bir gece olmaya aday.

Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller, İKSV’nin kuruluşunun 40. yılında özel bir projeye imza atacak. Marcus Miller’ın İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine bestelediği son eseri, “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, Türkiye’den değerli müzisyenlerin de katılımıyla, 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek. İstanbul Caz Festivali’nin eser siparişi vererek, dünya yıldızları ile Türkiye’den sanatçıların buluşturacağı prömiyerler serisi önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Marcus Miller’a bu konserde Türkiye’den önde gelen klarnet virtüözlerinden Hüsnü Şenlendirici, vurmalı çalgılar ustası Burhan Öcal, en basit ritimleri çarpıcı bir anlatıma dönüştüren usta sanatçı Okay Temiz (vurmalı çalgılar), ülkenin yetiştirdiği en iyi caz trompet sanatçılarından İmer Demirer (trompet) ve kendine has tekniği ve ileri seviyedeki müzikal bilgisiyle gitar virtüözü Bilal Karaman (gitar) eşlik edecek. Ekibin diğer üyeleri ise üstün yetenekleri sebebiyle Marcus Miller tarafından desteklenen genç müzisyenler Louis Cato (davul), ve Alex Han’ın (saksafon), yanı sıra Miller’ın üyesi olduğu bir başka topluluk SMV ile birlikte birçok konser veren önemli müzisyen Federico Gonzalez Peña (tuşlu çalgılar).

Günümüzün en önemli seslerinden, çok yönlü sanatçı Antony Hegarty, çok özel bir proje için İstanbul’a geliyor. 2007 yılında yine İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak tarihi Şan Tiyatrosu’nda hafızalardan silinmeyen bir konser veren Antony and the Johnsons, dinleyicileriyle bu kez 39 kişilik Filarmonia İstanbul Orkestrası ile birlikte Açık Hava’da buluşacak. Antony and the Johnsons, 9 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenecek olan “Cut the World” konserinde bugüne kadar yayımlanmış dört albümünden seçme şarkılarının Nico Muhly, Rob Moose ve Maxim Moston tarafından yapılan senfonik aranjmanlarını Anthony Weeden yönetimindeki Filarmonia İstanbul eşliğinde seslendirecek. Uzun zamandır beklenen bir ilk, 19. İstanbul Caz Festivali kapsamında gerçekleşecek. “Neo-Soul’un kraliçesi”, dört Grammy sahibi Erykah Badu, etkileyici sahne performansı, eklektik müzik arzı, derin, renkli ve özgün sesiyle Matraş sponsorluğunda 13 Temmuz Cuma akşamı saat 21.00’de Açık Hava Sahnesi’nde ilk kez İstanbullu hayranlarının karşısında olacak. Açılışını caz standartları ve özgün besteleri, ipeksi vokaliyle seslendiren Lyambiko’nun yapacağı konserin ikinci yarısında kontrbasın genç dahisi, vokalist ve besteci Esperanza Spalding sahneye gelecek. Bu mükemmel caz gecesi 16 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde gerçekleştirilecek. Gecenin açılışını yapacak, 2003 yılında Boston Globe tarafından “Caz müziğinin uzun zamandır gördüğü en büyük vokal” olarak nitelendirilen Lyambiko, Echo Jazz 2011’de de yılın en iyi kadın şarkıcısı seçildi. Lyambiko’ya piyanoda Marque Lowenthal, bas gitarda usta basçı Robin Draganic ve davulda Heinrich Koebberling eşlik edecek. İngiliz alternatif müziğinin ikonlarından, efsanevi topluluk The Smiths’in kurucusu, duyarlı ve protest şarkıların söz yazarı Morrissey, vereceği konserle festivalin muhteşem finalini gerçekleştirecek. Şiirsel şarkı sözlerinin yanı sıra, güçlü sahne karizması ile İngiltere ve Amerika’da olduğu kadar ülkemizde de geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. Konserin açılışını ise genç ozan şarkıcı Kristeen Young yapacak.

Hollanda’nın en başarılı şarkıcılarından Caro Emerald samba, caz, bossa nova ve mambo türlerini birleştiren, 40’lı ve 50’li yılların filmleri ve müziğini harmanlayan sıcak ve hayat dolu şarkılarıyla festivalin bu seneki konuklarından. Caro Emerald, birbirinden göz alıcı sekiz müzisyenle birlikte 10 Temmuz Salı günü saat 21.00’de Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kıyı Amfi’de olacak. Soul ve funk’ın efsanevi ismi, James Brown’ın en önemli mirasçısı, Mark Ronson ve Amy Winehouse gibi sanatçıların temsil ettiği sound’un öncüsü Sharon Jones, birlikte muhteşem sahne performanslarını gerçekleştirdiği grubu The Dap-Kings ile İstanbul’u hareketlendirecek. 17 Temmuz Salı akşamı saat 21.00’de santralistanbul Kıyı Amfi sahnesinde olacak olan Sharon Jones & The Dap Kings coşkulu ve dans dolu bir gecede ilk kez İstanbullu hayranlarıyla buluşacak. Jamaika’nın bağımsızlığının 50. yılında gerçekleştirilen bu özel proje ülkenin efsane isimleri Ernest Ranglin, Monty Alexander, Sly & Robbie ve Jamaika kökenli İngiliz reggae sanatçısı Bitty McLean 4 Temmuz Çarşamba akşamı saat 21.00’de DHL sponsorluğunda The Marmara Esma Sultan’ın etkileyici atmosferinde bir araya getirecek. Almanya’nın en çok satan caz albümlerine imza atan, kuşağının en iyi trompetçilerinden Till Brönner 6 Temmuz Cuma günü saat 21.00’de Arkeoloji Müzesi’nde İstanbullu cazseverlerle birlikte olacak İkinci albümü When The Heart Emerges Glistening’i ünlü Blue Note plak şirketinden yayımlayan Ambrose Akinmusire ve onun ardından tutkulu ve berrak sesiyle modern cazın en yaratıcı genç yorumcularından, besteci ve söz yazarı Gretchen Parlato, Passion Travel sponsorluğunda 11 Temmuz Çarşamba akşamı saat 20.45’te Arkeoloji Müzesi sahnesinde dinleyenlere her yönüyle cazın ruhunu yansıtacak bir gece yaşatacak. Çıkışta olan yeteneklere üye festivallerde yer alma imkanını veren Uluslararası Caz Festivalleri Birliği’nin (IJFO) düzenlediği “Talent Opportunity Program” kapsamında ve Passion Travel sponsorluğunda düzenlenecek konser, isimlerini şimdiden geniş kitlelere duyurmaya başlayan, “geleceğin Norah Jones’ları, Joshua Redman’ları” olma yolunda ilerleyen “genç usta”ları gecikmeden tanımak için eşsiz bir fırsat olacak. Kuzey cazının en önemli isimlerinden ünlü kontrbasçı Lars Danielsson festivalin bu yılki konukları arasında. Türk Pirelli sponsorluğunda düzenlenen bu konser 12 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleşecek. Lirik yorumlarla güçlü ve nefes kesici bir virtüözlüğü bir araya getiren Lars Danielsson’un Anadolu ezgilerinden izler taşıyan son albümü Liberetto sonrasında İstanbul’da vereceği konserde kendisine ünlü Fransız piyanist Yaron Herman ve Magnus Öström de eşlik edecek. İstanbul Caz Festivali kapsamında 2006 yılından bu yana İstanbul’un tarihi mekanlarında düzenlenen ve dünyaca ünlü sanatçıları, yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” konserleri bu yıl yine özel bir projeyle devam ediyor. 19 Temmuz Perşembe akşamı, saat 21.00’de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilecek konserde, Tunus avangart müzik sahnesinin en önemli isimlerinden, bugüne dek Bugge Wesseltoft’tan Omar Sosa’ya dek birçok usta isimle düetlere imza atan, udi, besteci ve vokalist Dhafer Youssef, “Dance of the Invisible Dervishes” adını taşıyan konserde, kendi deyimiyle “İstanbul’a aşkını ilan edecek.” Gecede Dhafer Youssef’a, kendi jenerasyonunun en önemli piyanistleri arasında kabul edilen Kristjan Randalu (piyano), Norveç’in en önde gelen gitaristi Eivind Aarset (gitar), bas virtüözlüğünün yanı sıra besteci, aranjör ve eğitimciliğiyle öne çıkan Chris Jennings (bas) ve dünyanın adı en önemli vurmalı çalgılar virtüözleri arasında sayılan Amerikalı Marilyn Mazur eşlik edecek. Türkiye’de klarnet denince akla gelen ilk isim olan, yerel müziği yurtdışına taşıyan isimlerden Hüsnü Şenlendirici ve mükemmel tekniği ve kompozisyonlarıyla dünya çapında tanınan kanun ustası Aytaç Doğan da ayrıca projeye eşlik edecek.

Kanadalı indie rock grubu The Dears, “Yeni Ozanlar” serisinin konuğu olarak ilk kez İstanbul’a geliyor. 12 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de başlayacak konserde The Dears, İstanbul Modern’in avlusunu bir açık hava şölenine çevirecek. 6 kişilik grubun üyeleri, vokal ve gitardaki Murray Lightburn, klavyede Natalia Yanchak ve Robert Benvie, gitarist Patrick Krief, bas gitarist Roberto Arquilla ve perküsyoncu Jeff Luciani’den oluşuyor. The Dears’in zaman zaman kabareye varan sahne şovuyla bu konser, kaçırılmaması gereken bir gece vaat ediyor. Festivalde Türkiye caz sahnesinin başarılı isimlerini Avrupalı ustalarla özel projelerde buluşturan “European Jazz Club” serisi festival boyunca Salon’da devam edecek ve konserler saat 22.30’da başlayacak. European Jazz Club konserleri kapsamında 09 Temmuz Pazartesi akşamı Baki Duyarlar Quartet feat. Eric Vloeimans, 10 Temmuz Salı akşamı Oğuz Büyükberber feat. Simon Nabatov, Wolter Wierbos & Tobias Klein, 11 Temmuz Çarşamba akşamı Bilal Karaman feat. Lars Danielsson ve 17 Temmuz Salı akşamı Ayşe Gencer Band feat. Dimitri Baevsky’in konserleri yer alıyor. Tamer Temel ve Yahya Dai konserlerinin tarihleri ise daha sonra açıklanacak. Son dokuz yıldır genç caz müzisyen ve topluluklarına İstanbul Caz Festivali programında yer alabilecekleri bir platform oluşturan “Genç Caz” Konserler Dizisi, bu yıl da devam ediyor. Bu yıl onuncu kez düzenlenen Genç Caz konserleri 7 Temmuz Cumartesi günü gerçekleştirilecek Tünel Şenliği kapsamında ücretsiz olarak izlenebilecek. “Genç Caz” Konserler Dizisi’ne katılacak gruplar, Salon’da yapılacak değerlendirme konseri ile belirlenecek. 27 Mayıs Pazar günü 13.00’de başlayacak ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Genç Caz Değerlendirme Konseri’ne tüm cazseverler davetli. Festival kapsamında gerçekleştirilecek Genç Caz konserlerine katılacak grupları seçecek olan kurul, Hülya Tunçağ, Kerem Görsev, Önder Focan, Pelin Opcin, Sevin Okyay, Elif Çağlar ve Ferit Odman’dan oluşuyor. “Genç Caz” Konserler Dizisine 9 yıl içerisinde 100’ün üzerinde caz sanatçısı ve topluluk başvurdu ve 30’un üstünde dünyaca ünlü caz sanatçılarıyla aynı festivalde yer alma imkanı sağlandı. İstanbul’un sevilen caz kulüplerinden Nardis Jazz Club bu yıl festival heyecanına, festivale paralel olarak düzenleyeceği konserlerle dahil olacak. Nardis’te festival süresince tarihleri arasında Türkiye caz sahnesinin önemli isimleri konser verecek.

9. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri 28 Nisan Cumartesi günü saat 10.00’da satışa çıkıyor. Festival biletleri: – BİLETİX satış noktaları, – BİLETİX çağrı merkezi (0216 556 98 00)

İKSV’den (Nejat Eczacıbaşı Binası, Sadi Konuralp Cad. No: 5 Şişhane) alınabilecek.

19. İstanbul Caz Festivali’nin bilet fiyatları 20 TL ile 350 TL arasında değişiyor. Bilet alımlarına kredi kartı geçerli olacak. Festival boyunca konserleri en ucuza dinleme şansı yine Lale Kart sahiplerinin olacak. Lale üyeleri biletlerini öncelikli olarak %25’e varan özel indirimlerle alabilecek.

Lale Kart ve üyelikle ilgili ayrıntılı bilgi için   :  http://www.lalekart.org  
Ayrıntılı bilgi için                                              :  http://caz.iksv.org 

Kaynak : [-]