Şunun için etiket arşivi: narsanat

Fikir ve Sanat Eserleri Kanun Tasarısı’nda, internet ortamında müzik, film ve e-kitap paylaşanlara ağır yaptırım öngörülüyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yenilenen “Fikir ve Sanat Eserleri Kanun Tasarısı” yürürlüğe girdiğinde, facebook, twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinden müzik, film, e-kitap ve makale paylaşmanın cezası artacak. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun Tasarısı’nda değişiklik yapılmasını öngören taslağın 20 Eylül’de AB temsilcilerinin görüşüne sunulacağını sunulacağını ve ekimde TBMM gündemine getirilmesinin hedeflendiğini kaydetti. Günay, “İzinsiz müzik, film, e-kitap indirmenin ve paylaşmanın tabii ki karşılığı olacak” dedi.

En az bin lira ceza kesilecek
Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürü Doç. Dr. Abdurrahman Çelik yeni düzenlemenin Fransa ve ABD’de iyi sonuçlar verdiğini söyledi. Düzenlemenin Adalet Bakanlığı, Telif Hakları Genel Müdürlüğü. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, meslek birlikleri tarafından oluşturulduğunu anlatan Çelik, şunları söyledi:

“En son 2004’te değişen kanunda önemli değişikliklere gidirildi. Facebook, twitter gibi sosyal paylaşım ağlarıyla film, e- kitap, makale, müzik paylaşımında bulanan ya da bir kişinin paylaşımını alıp tekrar paylaşan kişiler ilk önce uyarılacak. Kişi üç kez uyarıldıktan sonra paylaşıma devam ediyorsa bin ile 50 bin TL arasında ceza ödeyecek. Türkiye’de en çok 18-24 yaşlarındaki kişiler internetten film, müzik paylaşımında bulunuyor. Veliler çocuklarının ne yaptıklarını bilmedikleri için uyarıda bulunamıyor. Bu nedenle amacımız insanları cezalandırmak değil bilinçlendirmek. Fransa’da sistem uygulandığında uyarılanların yüzde 95’i bir daha eser paylaşmamış.”

Korsana karşı robot yazılım
“Tasarı için yeni bir sistem de oluşturuldu. Meslek birliklerinin oluşturduğu veri tabanlarının bulunacağı sistemde, her bir eser içinde de özel bir kod olacak. Robot yazılım, bu kodlara sahip herhangi bir eserin başka bir bilgisayara gönderilmesi veya paylaşılmasını anında tespit edecek. Sistem internetten indirdiğiniz e-kitap ve filmi mail yolu ile paylaşımınız dahilinde devreye girecek ve paylaşan kişi ceza ödeyecek.”

Savcılara tam yetki geliyor
Çelik tasarıdaki bir diğer değişikliği de şöyle anlattı: “Filminiz vizyona girmeden, çalındı ve internette paylaşılmaya başladı. Hemen mahkemeye başvurabiliyorsunuz. Bu işlem önceden de vardı fakat süreç uzundu. Yeni tasarı ile savcılara anında müdahale yetkisi verildi. Artık savcı eserin paylaşımını anında durdurabiliyor” dedi.

Emeklilere  özel ödenek
Tasarısı kapsamında emekli sanatçıların da unutulmadığını dile getiren Çelik, “Yeni tasarı ile emekli sanatçılarımıza özel bir ödenek açılacak. Telif Haklarına Yıl boyunca gelen gelirin yüzde 10’u emekli sanatçılarımız için harcanacak. Sanatçının nelere ihtiyacı olduğu saptanacak, ihtiyaç doğrultusunda ev kirası, gibi bir çok gider karşılanacak” dedi.

Otomobildeki korsana ceza
Kişilerin araçlarında internetten indirilen müziklerden oluşturulan albüm bulundurmasının da suç sayılabileceğini dile getiren Çelik, “Siz bedelini ödeyerek parça indirebilirsiniz. Fakat internetten indirdiğiniz parçalarla yaptığınız albümü bir arkadaşınıza veremezsiniz. Bir trafik çevirmesinde aracınızda doldurma albüm bulunuyorsa albümü size veren kişi ceza ödeyecek” diye konuştu.

Deutsche Welle’nin Bonn’daki merkezinde yapılan sempozyumda Türkiye’de genç bestecilerin çalışma koşullarından kültür sanat yayıncılığına kadar birçok noktaya temas edildi.

Beethoven Festivali’nin Türkiye’den gelen konukları “Beethoven ile Buluşma” başlığıyla Deutsche Welle’nin Bonn’daki merkezinde düzenlenen sempozyumda Türkiye’deki kültür gündemini Almanya’ya taşıdı. Sempozyumun ilk oturumunda Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası Şefi Cem Mansur ve genç Türk besteci Mehmet Erhan Tanman yer aldı.

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Piyano ve Kompozisyon bölümleri mezunu olan Erhan Tanman “The Traffic” adlı eserinin festival kapsamında Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası tarafından seslendirmesinden büyük onur duyduğunu ifade etti.

Tanman, Türkiye’deki genç kompozitörlerin içinde bulunduğu duruma da dikkat çekti: “Büyük orkestra ile çalışmayı çok seviyorum. Büyük orkestra ile pek çok şey yapabiliyorsunuz. Ben genç bir kompozitör olarak kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü Cem Mansur ile tanışma şansı buldum ve Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası eserimi seslendirdi. Ancak Türkiye’de genç kompozitörler yaptıkları eserleri orkestralarda duyma şansı yakalayamıyor. Orkestralar genç bestecilerin eserleriyle, yeni müziklerle ilgilenmiyor.”

Kültür-sanat haberciliği bloglara kayıyor

Sempozyumun üçüncü oturumunda DW Türkçe Yayınlar Yöneticisi Baha Güngör ve Türkiye’den gazeteci Reyhan Baysan yer aldı. Gazeteci Reyhan Baysan, Türkiye’deki kültür sanat gazeteciliği konusundaki görüş ve izlenimlerini katılımcılarla paylaşırken şu noktalara dikkat çekti:

“Türkiye’de gazetelerde kültür sanat haberleri çok az yer buluyor. Bu haberler gazetelerde çoğu zaman sponsorluklardan dolayı reklam mantığıyla işleniyor. Bunun yanında kültür sanat haberciliğinde magazinleşme de bir problem olarak ortaya çıkıyor. Tüm bu durum Türkiye’de kültür sanat bloglarının gelişmesi için önemli bir zemin yaratıyor.”

Türkiye ile Almanya arasında kültürel temasların kurulduğu Beethoven Festivali çerçevesinde DW Türkçe Yayınlar Yöneticisi Baha Güngör, Türkçe Servisi ile DW Kültür Servisi’nin ortaklaşa hazırladığı Buluşma Noktası – Treffpunklt projesine de dikkat çekti. Güngör, projenin multimedyal özelliklerden yararlanarak iki ülke arasındaki kültürel bağlara vurgu yaptığını ifade etti.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Selçuk Oktay
Editör: Nihat Halıcı

22-25 Kasım 2012 tarihlerinde sanatseverleri İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ve İstanbul Kongre Merkezi’nde buluşturuyor.

Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası çağdaşsanat fuarı Contemporary Istanbul, 22-25 Kasım2012 tarihlerinde sanatseverleri İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ve İstanbul Kongre Merkezi’nde buluşturuyor.

Ana sponsorluğunu  Akbank Private Banking, ortak sponsorluğunu Zorlu Center ve Yıldız Holding’in üstlendiği Contemporary

Istanbul’a 55’i yurtdışı, 45’i yurt içi olmak üzere 100 çağdaş sanat galerisi ve 600 sanatçı katılacak. Dünyanın en önemli galerileri arasında sayılan Marlborough Gallery, Haunch of Venison, MaM-Mario Mauroner Contemporary Art gibi uluslararası çağdaş sanat galerileri ve Türkiye’den en önemli galeriler İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ve İstanbul Kongre Merkezi’nde buluşacak. 7. yılında yine uluslararası koleksiyonerleri, sanat profesyonellerini ve sanatseverleri konuk edecek olan Contemporary Istanbul’da birçok önemli çağdaş sanat eseri ilk defa görülebilecek. Contemporary Istanbul fuar boyunca çağdaş sanatının bugünü ve

yarınının tartışılacağı CI Dialogues Konferans Serisi ile beraber özel davetler, açılışlar, açılış ve kapanış partileri gibi yan etkinlikleri de sanatseverlere sunmaya devam edecek.

Contemporary Istanbul 7. yılında daha da zengin  2012 senesinde başlatılan ve 5 seneyi kapsayacak alt yapı – içerik yatırımları Contemporary Istanbul’un enönemli yenilikleri arasında. Alt yapı yatırımları kapsamında; genel ve sanat eserleri aydınlatma sistemi ve sergileme ünitelerideğiştirildi. İçerik yatırımları kapsamında ise; önde gelen uluslararası  galerilerin ve yükselmekte olan genç galerilerin teşvik edilmesi amacıyla bu galerilere özel alan tahsis edildi. Galerilerin yanı sıra Türkiye’den ve dünyadan 8 sanat inisiyatifi, Türkiye’nin önde gelen 10 sanat kurumu, Türkiye’den ve dünyadan önemli 15 sanat yayını da kendilerine ayrılan özel alanda sanatseverlerle buluşacak.

“New Horizon: Yeni Ufuklar”ın Konuğu Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri

Türk çağdaş sanatının yanında çevre ülkelere de ev sahipliği yaparak İstanbul’u merkez haline getirmeyi amaçlayan Contemporary Istanbul, bu sene “New Horizons – Yeni Ufuklar” bölümünde Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinden galerilere, sanatçılara, küratörlere, sanat eleştirmenlerine ve koleksiyonerlere yer veriyor. CI Dialogues Konferans Serisi’nde aynı zamanda Orta ve Doğu Avrupa’dan sanat profesyonelleri de konuşmacı olarak konuk edilecek.

Hollanda Çağdaş Sanatı Contemporary Istanbul’da 

Hollanda – Türkiye diplomatik ilişkilerinin 400. Yılı kutlamaları kapsamında, Mondriaan Fund ve Hollanda Konsolosluğu’nun desteğiyle Hollandalı galeriler fuar sırasında Hollanda’dan çağdaş sanatı temsil edecekler. Hollanda’dan yeni medya ve video sanatının son dönem örnekleri özel bir seçkiyle izleyicilerle buluşacak. CI Dialogues konferans programı kapsamında bir gün “Art as a Collaborative Space”  teması altında Hollanda’dan ve Türkiye’den konuşmacılara ayrılacak. Konuşmalar, 400. Yıl kutlamaları kapsamında 2012 yılında yapılan etkinliklere, iki ülkearasındaki karşılıklı sanat pratiklerine odaklanacak.

 

İstanbul’un Yeni Çağdaş Sanat Haftası: Art Istanbul

 

2012 yılında ilk defa hayata geçecek Art Istanbul projesi ile 19- 25 Kasım 2012 tarihlerinde İstanbul’da yerleşik sanat kurumlarının, galerilerin, müzelerin ve kültür kurumlarının düzenlediği etkinlikleri ortak bir yapı içinde Türkiye ve uluslararası çapta duyurulacak. Art Istanbul haftası birçok kültürel aktivite, sanat etkinliği, çağdaş sanat sergileri, yeni kültürel sunular, tartışmalar ve eğitim programlarına erişim sağlayacak. Art Istanbul sanat haftası son yıllarda dünya çağdaş sanat çevrelerince çekim merkezi olan Istanbul’a gelen sanatsever sayısını arttırmayı ve Türkiye’den doğan çağdaş sanatı daha geniş coğrafyada duyurmayı amaçlıyor.

Encounters / Karşılaşmalar Sergisi

Türkiye’den çağdaş sanatın uluslararası platforma taşınması için çalışmalarını sürdüren Contemporary Istanbul önemli bir uluslararası sergiye imza attı. 6-26 Eylül 2012 tarihleri arasında düzenlenen ve küratörlüğünü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın yaptığı “Encounters: Turkish Contemporary Art in Korea (Karşılaşmalar: Türk Çağdaş Sanatı Kore’de)” adlı sergide başarılı genç sanatçıların ve dünya çapında saygınlığa sahip Türk sanatçıların eserleri ilk defa geniş kapsamlı bir seçki ile Güney Kore’nin başkenti Seul’de yer aldı. Sergi Seoul’u takip eden günlerde Londra, Moskova, New York, Dubai, Sao Paola kentlerinde sanatseverlerle buluşacak.

Çağdaş Sanat Buluşmaları

Türkiye çapında sanatsever ve koleksiyoner kitlesiyaratmak için 2010 yılından beri düzenlenen Çağdaş Sanat Buluşmaları bu sene daha da genişleyen kapsamıyla Türkiyegenelinde 6 şehirde düzenleniyor, ilki Antalya’da gerçekleşenÇağdaş Sanat Buluşmaları İstanbul, Bursa, Adana,Ankara ve İzmir şehirleriile devam edecek.

ICE Magazine

Contemporary Istanbul’un çağdaşsanat dergisi ICE (Istanbul – Contemporary – Etc.) çağdaş Türk sanatını ülke içi ve dışında tanıtma amacına uygun olarak Türkçe ve İngilizce olmak üzere ikidilde yayımlanmaya devam ediyor. ICE baskılı sayısı ile üç ayda bir, mobil sayısı ile aylık iPad veiPhone dergisi olarak sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

 

Kısa film ile ilgilenen sanat severler için Konya belediyesinin yapmış olduğu yarışma ile ilgili bilgiler aşağıda.
1.KONU
“Kadına Şiddete Hayır, Sevgi ve Hoşgörüye Evet “ konulu kısa film yarışması.

2. AMAÇ 
Bu yarışmanın amacı öncelikli olarak kadına şiddet konusuna dikkat çekmek ve bu konudaki duygu ve fikirlerin paylaşılmasını sağlamaktır.
Türkiye’ de çok faydalı, yerinde bir sorumluluk olarak başlatılan bu kampanyada Konya olarak yer almak ve sosyal bir problem olan “kadına şiddet” konusunda Konya’da bulunan kadın dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla harekete geçmek ve bütün bunları ulusal boyuta taşıyabilmek de bir diğer amaçtır.
Böylece kadına şiddetten uzak, Mevlana hoşgörüsünde buluşan bir toplumun tesisine katkıda bulunabilmek için kısa film sanat dalından istifade edilmiş olunacak ve bütün bu amaçlar sanatçı gözüyle sergilenmiş olacaktır.

3. BAŞVURU KOŞULLARI
* Yarışmaya katılacak filmler istenilen formatta üretilebilir.
* Filmler, DVD (VOB) ve MPEG2 formatında 2’şer kopya ile teslim edilmelidir.
* Başvuruda bulunacak kısa filmler “Kadına Şiddete Hayır, Sevgi ve Hoşgörüye Evet” Temasında hazırlanmalıdır.
* Filmler kurmaca türünde olacak.
* Başvuruda bulunan filmlerin süresi 20 dakika ile sınırlı olacak.
* Yarışma seçici kurul üyeleri dışında herkese açıktır.
* Yarışmaya katılmak üzere başvuran filmler, bir ekip tarafından üretilmiş olsa da, başvuru filmin yönetmeni tarafından yapılacaktır.
* Katılımcılar birden çok filmle yarışmaya katılabilirler.
* Yarışmaya katılan adaylar, şartnamede yer alan koşulları kabul etmiş sayılacaklar.
* Başvuru için gerekli olan materyaller;
* Katılımcı tarafından doldurularak imzalanmış “başvuru formu” (İnternet Sitemizden İndirebilirsiniz)
* Varsa filme ait 1 set fotoğrafı veya filmden bir kare,
* Yönetmenin özgeçmişi, fotoğrafı, iletişim adresi ve telefonları,
* Filmin DVD (VOB) ve MPEG2 formatında 2’şer kopyası.

Kısa filmler, elden, posta veya kargo yoluyla en son 14 Eylül 2012 Cuma günü saat 17.00’e kadar;
Konya Büyükşehir Belediyesi
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı
Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü
“Kadına Şiddete Hayır Sevgi ve Hoşgörüye Evet” Yarışması
Yenişehir Mahallesi Vatan Caddesi No:2 Selçuklu Konya
Adresine teslim edilmiş veya ulaştırılmış olacaktır. Belirlenen tarih ve saatten sonra getirilen/gelen çalışmalar yarışmaya dahil edilmeyecektir.

4. YARIŞMA TAKVİMİ:
Son Teslim Tarihi: 14 Eylül 2012
Jüri Değerlendirmesi: 21 Eylül 2012
Sonuç Bildirimi: 24 Eylül 2012
Ödül Töreni: 12 Ekim 2012
Sonuçlar, kamuoyuna KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ internet sitesi www.konya.bel.tr adresi aracılığı ile duyurulacaktır.

5. ÖDÜLLER
Ödül alan filmlerin yönetmenlerine plaket ve katılım belgesi verilecektir.
Birincilik Ödülü: 6.000TL
İkincilik Ödülü: 4.000TL
Üçüncülük Ödülü: 3.000TL
Jüri Özel Ödülü : 2.000TL
Ödüller, KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ Mevlana Kültür Merkezi’nde yapılacak törenle sahiplerine teslim edilecektir. Sonuçlar, belirtilen tarihten itibaren kamuoyuna KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ Internet sitesi www.konya.bel.tr adresi aracılığı ile duyurulacaktır.

6. SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ
Seçici kurul üyeleri Büyükşehir Belediyesi tarafından akademisyen, yönetmen ve oyunculardan oluşturularak daha sonra duyurulacaktır.

7. DİĞER KOŞULLAR:
Şartnamenin ana ilke ve esasları paralelinde, ortaya çıkabilecek aksaklıklar ve tereddütlere yönelik tedbirler almaya ve bunun için gerektiğinde internet sitesinden önceden duyurmak kaydıyla değişiklik yapmaya, özel ve ek şartnameler hazırlamaya KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ yetkilidir. Bu şartnamede hüküm bulunmayan hallerde, yürürlükte bulunan genel mevzuat hükümleri uygulanacaktır.

8. İLETİŞİM:
Umut AKTAŞ
Tel :  0 332 221 16 91
Mail: [email protected]
Adres: Konya Büyükşehir Belediyesi
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı
Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü
Yenişehir Mahallesi Vatan Caddesi No:2 Selçuklu Konya

Antalya’nın Demre İlçesi’nde UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’ne alınan Noel Baba Müzesi’nde restorasyon ve onarım çalışmaları başladı. Yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan çalışmalarla Noel Baba Müzesi’nin Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmesi hedefleniyor.

Antalya’da turizmin en büyük gelir kaynakları arasında yer alan Noel Baba Müzesi’nde restorasyon ve onarım çalışmaları Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Sema Doğan başkanlığında yürütülüyor.

2010 yılında Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’ne alınan Noel Baba Müzesi’ni 2011 yılında 586 bin 590 kişi ziyaret etti. Bu yılın 8 aylık döneminde ise 355 bin 526 kişinin ziyaret ettiği Nole Baba Müzesi, 2 milyon 877 bin 969 lira gelir elde etti. Noel Baba Müzesi, Hıristiyanlarca da kutsal sayılıyor.

Noel Baba Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına önem verdiklerini ve tarihi yapının Dünya Kültür Mirası ilan edilmesini istediklerini belirten Prof.Dr. Sema Doğan, restorasyon planlarının ünlü mimar Cengiz Kabaoğlu tarafından hazırlandığını söyledi.

Kemerler yeniden inşa ediliyor

Çalışmalarda 2 bilim insanı, 5 restoratör, 5 arkeoloji bölümü öğrencisi ve 8 işçinin görev aldığını kaydeden Prof.Dr. Doğan, çalışmaların müzenin giriş bölümünden itibaren başladığını belirtti.

Dış duvarlar ve dış bölümdeki kemerlerde derzlerin temizlendiğine değinen Prof.Dr. Doğan, tarihi yapının sağlamlaştırılacağına işaret etti. Yıkılan kemerlerin aslına uygun yeniden inşa edildiğini de vurgulayan Prof.Dr. Doğan, “Yıkılan tonozlar ve kubbeler onarılıyor. Opussectile (zemindeki yer döşemeleri, mozaikler ve dekoratif panolar) onarılıyor, restore ediliyor. Bu alanda restoratörler, çok dikkatli bir çalışma yapıyor” dedi.

Noel Baba mezarına özel koruma

FOTO: Ahmet ACAR

Yapının galeri katı olarak nitelendirilen ikinci katında daha önceki kazılarda ortaya çıkarılan buluntuların tasnif edilip, geçici depoya alındığına dikkati çeken Prof.Dr. Doğan, “Müzede yeni bir ziyaretçi gezi güzergahı oluşturuldu. Duvar resimleri ve önemli bölümlerin korunması ve elle dokunulmasının önüne geçmek için bariyerler konuldu. Kilisenin kutsal alanı olan Bema bölümüne geçiş yasaklandı. Duvar resimleri için açıklayıcı panolar, gezi güzergahı için broşür hazırlanıyor. Noel Baba’nın mezarı olan yapı, özel cam koruyucu ile korumaya alındı. Dokunulması önlendi” diye konuştu.

Hedefimiz yapıyı ayakta tutmak

Türkiye’nin zengin kültürel mirası arasında yer alan Aziz Nicolaus Kilisesi’nin (Noel Baba Müzesi) özellikle Ortadoks dünyası tarafından çok önemsendiğini vurgulayan Prof.Dr. Doğan, “Yıllık 500 bini aşkın insan tarihi yapıyı ziyaret ediyor. Türk turizmi açısından önem taşıyor. Çalışmalarımızda öncelikle yapıyı ayakta tutmaya, sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Noel Baba Müzesi şu anda UNESCO Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’nde yer alıyor. Bizim asıl hedefimiz yapıyı esas listeye aldırmak” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın restorasyon için 270 bin lira kaynak gönderdiği Noel Baba Müzesi’ndeki çalışmalar yıl sonuna kadar sürecek.

 

Kaynak : [-]

Denizleri ve çevreyi hoyratça kullanıp kirleterek adeta kendi intiharımızı hazırladığımızı haykırmak isteyen Mehmet Turgut, suyun altında intihar fotoğrafları çekti.

Başarılı fotoğrafçının, “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” sergisi, 27 Eylül 2012, Perşembe günü Haliç kıyısında yer alan tarihi Hasköy Yün İplik Fabrikası’nda açılıyor.

İnsanlığın, “bilinçsiz bir intihar”a doğru sürüklendiğini vurgulamayı amaçlayan sergide; serginin küratörlüğünü üstlenen Ayşegül Dinçkök tarafından çekilen kamera arkası fotoğrafları da sanatseverlere sunulacak.

Doğaya olan hassasiyetini çalışmalarına da yansıtan, bugüne kadar hayvan haklarına ve çevre duyarlılığına dikkat çekmek amacıyla çeşitli projelere imza atan Mehmet Turgut; “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” sergisiyle sulara sahip çıkacak.

Yavaş yavaş, hissetmeden, hissettirmeden, belki şu an acısız ama sonu bizi öldürecek bir eylemin içinde olduğumuza dikkat çekmek için, sualtında 6 farklı intiharı fotoğraflayan Mehmet Turgut; insanlığın, suları kirleterek, kimyasını bozarak kendisini, geleceğini zehirlediğini vurguluyor.

Yaşananları “bilinçsiz bir intihar” olarak niteleyen başarılı sanatçı, “Suyu kirletmek için attığımız her adım şakağımıza doğrulttuğumuz tabancadaki mermi, boynumuza geçirdiğimiz ilmekteki düğüm, bileklerimizin üzerinde gezinen jilet.” diyor.

Kötü davrandığımız doğanın yaşadığı sorunlara karşı farkındalığı arttırmayı amaçlayan Turgut’un “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” sergisinde yer alacak fotoğrafları; tüm insanlık olarak bilinçsiz şekilde planladığımız ölümümüze, bu acı sona sert bir gönderme, bir uyarı niteliği taşıyor.

Sualtı fotoğraflarıyla tanınan Ayşegül Dinçkök’ün küratörlüğünü, İpek Sorak’ın sanat yönetmenliğini, Umut Eker’in moda editörlüğünü üstlendiği, tanıtım ve fotoğraf metinlerini Ali Deniz Uslu’nun kaleme aldığı “Sualtında İntiharlar/Underwater Suicides” sergisinin çekimleri; Dinçkök’ün Bodrum’daki evinin havuzunda gerçekleştirildi.

Gece 10 civarında başlayarak sabahın ilk ışıklarına kadar süren çekimlerde, profesyonel dalgıç Selin Beşkardeş Öztunalı sualtında Mehmet Turgut’un objektifine poz verdi.

Ayşegül Dinçkök’ün tüm kamera arkasını fotoğrafladığı çekimlerin belgeseli ise İpek Sorak tarafından kayda alındı.

TEB ÖZEL’in sponsorluğunda, Jack Daniel’s, Kavaklıdere Şarapları, 911, gilanni ve Hasköy Yün İplik Fabrikası’nın destekleriyle düzenlenen sergi; 27 Eylül 2012, Perşembe günü gerçekleşecek açılışının ardından, 4 Ekim 2012 tarihine dek Hasköy Yün İplik Fabrikası’nın etkileyici atmosferinde ziyarete açık olacak.

Kaynak : [-]

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB) 2012-2013 sanat yılı sezonunu açmaya hazırlanıyor. Sezonun ilk etkinliği Prof. Rengim Gökmen yönetimindeki “Carmina Burana” adlı sahne kantatıyla gerçekleştirilecek.

MDOB’tan yapılan açıklamaya göre, yeni sanat yılının perdeleri “Carmina Burana” adlı sahne kantatı ile açılıyor. Prof. Rengim Gökmen yönetiminde gerçekleşecek konser, 3 Ekim Çarşamba günü Mersin Marina AVM Amfitiyatrosu’nda ücretsiz olarak seslendirilecek.

Carl Orff’un ölümsüz eseri “Carmina Burana”, aynı zamanda Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür ve Genel Sanat Yönetmenliğini de yapan Prof. Rengim Gökmen yönetiminde seslendirilecek.

MDOB Orkestrası ve korosunca seslendirilecek olan konserde Devlet Opera ve Balesi’nin solistleri Ezgi Yıldırım (soprano), Erdem Erdoğan (tenor) ve Orhan Yıldız (bariton) görev alacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen MDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Erdoğan Şanal, MDOB’un 20. kuruluş yılına hazırlandıkları 2012-2013 sanat sezonunda, Prof. Rengim Gökmen ile sahneye çıkacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, tüm Mersinlileri konsere davet etti.

 

Kaynak: [-]

 29 Eylül 7 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek Filmekimi’nde, usta yönetmenlerin dünya genelindeki festivallerde gösterilmiş, ödüller kazanmış son yapıtlarının da aralarında bulunduğu 39 film izleyici karşısına çıkacak.

 Önümüzdeki günlerde sinema ortamı hayli hareketli ve bereketli geçecek. Önce, 17-23 Eylül tarihleri arasında sinemanın kalbi Adana Altın Koza Film Festivali’nde atacak. Ardından 6-12 Ekim’de Antalya Altın Portakal Film Festivali başlayacak. Ancak sanatın başkenti İstanbul da boş durmuyor. 29 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan ‘Filmekimi’ de adeta alternatif bir mini festival niteliğinde. Zira dünya sinemasının en iyi filmlerinden oluşan 39 filmlik bir seçki İstanbullu sinemaseverleri bekliyor olacak. Kimler yok ki Filmekimi programında… Geçen hafta sonu Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü kucaklayan Kim Ki Duk’un Acı’sı, İranlı yönetmen Abbas Kiarostami’nin Cannes’da yarışan son filmi ‘Sevmek Gibi’si, ünlü İngiliz yönetmen Ken Loach’ın Cannes’dan jüri özel ödülü kazanan ‘Meleklerin Payı’, Michael Haneke’nin bu senenin Altın Palmiye’sini alan filmi ‘Aşk’ ve daha niceleri… Sundance ve Cannes’da büyük ses getiren Benh Zeitlin’in ‘Düşler Diyarı’ da programın parlak filmlerinden biri. Film bu yıl Cannes’da en iyi ilk filme verilen Altın Kamera ve FIPRESCI, Sundance’te ise Jüri Büyük Ödülü’nün yanı sıra görüntü ödüllerini kazanmıştı. Vodafone sponsorluğunda IKSV tarafından düzenlenen Filmekimi porgramına bakıldığında İstanbul’u da bir sinema şenliğinin/şöleninin beklediğini söylemek mümkün.

BİLETLER 22 EYLÜL’DE

Filmekimi, İstanbul’da 9 gün boyunca Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı Citylife City’s’de izleyicilerle buluşacak. Biletler, 22 Eylül’den itibaren Biletix ile Atlas ve Beyoğlu sinemaları gişelerinde satışa sunulacak.

SEKİZ ŞEHİRDE FİLMEKİMİ

Bu yıl 11.’si düzenlenen Filmekimi, İstanbul sınırlarını aşarak Türkiye’nin 8 farklı kentine sinemanın ‘’en iyi’’ ve ‘’en güncel’’ örneklerini götürecek. Filmekimi gösterimleri, bu yıl Bursa (29 Eylül-1Ekim Korupark Sineması), İzmir (5-7 Ekim-Karaca Sineması), Ankara (12-14 Ekim-Büyülü Fener Kızılay), Erzurum (12-14 Ekim-Cinotekno Sineması), Diyarbakır (19-21 Ekim-Avrupa Sineması) ve Gaziantep’te (19-21 Ekim- Sinepark Nakıp Ali Sineması) gerçekleştirilecek. Ayrıca Van ve Batman’da da ücretsiz gösterimler yapılacak.

KAYNAK :  TUNA ACAR [-]

Büyükşehir Belediye Meclisinde bugün yapılan toplantı ile, Fatih Aksaray Meydanı’nın değişmesini sağlayacak ”Aksaray Meydan Düzenlemesi 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Tadilatı ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı” teklifini içeren komisyon raporu onaylandı.

1970 Aksaray Meydanı

Aksaray Meydan Projesi’nin, ”Proje kapsamında Aksaray Meydanı’nda üst geçidi kaldıran, tamamen hemzemin bir çözüm oluşturuldu. Bununla beraber bölgede bazı alanlarda kamulaştırma da var. Muratpaşa Camisi ile Valide Sultan Camisi arasında, onları birleştiren ve o tarihi eserleri tamamen ortaya çıkartan 60 dönümlük yeni bir yayalaştırma alanı da yapılacak. Bugün planı onadık. Sonra da bu işin ihale aşaması olacak”. Meydanda hiçbir üst yapı oluşturulmayacağını vurgulandı. ”Meydanda ne bir alt geçit, ne bir üst geçit yapılacak. Şu anda alt geçitte olan esnafa da dokunan bir şey yok. Yer altı geçidinin altındaki esnafı da planda ilgilendiren bir konu yok. “ dendi.

Söz konusu meydan hemzemin geçitlerden oluşacak ve bu haliyle Taksim 1 Mayıs meydanına yakın büyüklükte bir meydan oluşacak.

KOMİSYON RAPORU

Komisyon raporuna göre, proje kapsamında Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) üzerinden gelen araç trafiğinin sinyalleri azaltılarak yaya geçiş öncelikli düzenleme yapılacak. Ayrıca, Yusufpaşa ve Aksaray tramvay istasyonlarının iptal edilerek, orta kısımda tek durak olarak düzenlenmesi, Ordu Caddesi Ceylan Sokak, Şair Efendi Sokak, Mesihpaşa Caddesi’nin tamamının yayalaştırılması, Atatürk Bulvarı’nın ise kısmi olarak yaya alanına alınması söz konusu.

Aksaray Meydanı ve çevresinde bulunan tarihi Valide Sultan Camisi, Muratpaşa Camisi ile Zübeyde Hanım Parkı’nın çevresini de kapsayan toplamda yaklaşık 60 bin 851 metrekarelik kısım da bir bütün halinde meydan olarak düzenlenecek.

Bölgede yoğun olarak yaya hareketi konforlu ve güvenli hale getirilecek. Yeni projeyle meydan ve çevresinde bulunan araç trafiği düzenlenecek. Bölgenin görüntüsünü olumsuz yönde etkileyen araç üst geçitleri iptal edilecek. Meydanda gerekli yerlerde kısmen kamulaştırma yapılacak.

Kaynak : Nar Sanat Haber

Fotomaraton’un bu yılki konusu ‘Spor’dur. Spor, özellikle profesyonellerin ve gençlerin ilgilendiği bir alan diye düşünülse de, son yıllarda özellikle parklarda ve benzeri alanlarda halka açık spor yapabilme olanaklarının artması ve sağlıklı yaşam isteği, daha geniş kitleleri sporla haşır neşir etmeye başladı. Avrupa Futbol Şampiyonası ve Londra 2012 Olimpiyat Oyunları heyecanıyla geçen 2012 yılında, İstanbul’un ‘Avrupa Spor Başkenti’ olmasıyla kentte sayısı artan spor aktiviteleri de göz önünde bulundurulduğunda; spor, günlük hayatımıza eskiye göre çok daha fazla girmiş durumda. Bu yıl, önceki yıllardan farklı olarak Forum İstanbul Alışveriş Merkezi dışında çekilen fotoğraflarla da katılınabilecek olan yarışmada, katılımcıların sporu ve sporun hayatla nasıl iç içe olduğunu fotoğraflamaları bekleniyor. Profesyonel ya da amatör spor karşılaşmaları, sporcuların antrenmanları, insanların izleyici olarak sporla olan ilişkileri, “sağlık için spor” olarak da adlandırılabilecek halka açık alanlarda yapılan spor faaliyetleri, mahalle arası ya da lüks spor salonlarında yapılan spor, sokaklarda futbol oynayan çocuklar, spor malzemeleri satan mağazalar gibi günlük hayatta sık sık karşımıza çıkan alt başlıklar, yarışmanın olası konuları arasında.

FOTOMARATON TAKVİMİ:

Fotomaraton başlangıcı: 22 Eylül 2012 Cumartesi, Saat 10:30

Fotomaraton bitişi: 23 Eylül 2012 Pazar, Saat 16:00

Sonuçların açıklanması ve ödül töreni: 23 Eylül 2012, Saat 19:00

 

Sonuçlar, 24 Eylül 2012 tarihinden itibaren Forum İstanbul internet sitesi (www.forumistanbul.com.tr) ve basın aracılığı ile de kamuoyuna duyurulacaktır.

 

ÖDÜLLER:

•  Birincilik Ödülü: Canon EOS 650D Fotoğraf Makinesi

•  İkincilik Ödülü: Canon PowerShot G12 Fotoğraf Makinesi

•  Üçüncülük Ödülü: Canon PowerShot S10 Fotoğraf Makinesi

Seçici Kurul, gerek gördüğü takdirde bu ödüllerin dışında da ödül ya da belge verebilecektir.

 

SEÇİCİ KURUL:

•        Tanju Akleman (İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı, Fotoğrafçı)

•        Selahattin Sevi (Zaman Gazetesi Fotoğraf Editörü, Fotoğrafçı)

•        Muammer Yanmaz (Fotoğrafçı/Eğitmen)

•        Joao Xavier (Forum İstanbul Genel Müdürü)

•        Cüneyt Akman (Canon Euraisa Ürün Yöneticisi / Tüketici Görüntüleme Ürünleri)

 

FOTOMARATON 2012’YE KATILIM KOŞULLARI:

• Fotomaraton, Seçici Kurul Üyeleri, Forum İstanbul çalışanları, Canon çalışanları ve onların birinci derece yakınları dışında, tüm amatör ve profesyonel fotoğrafçılara açıktır.

• Fotomaraton 22 Eylül 2012 Cumartesi saat 10:30’da başlayıp, 23 Eylül 2012 Pazar saat 16:00’da sona erecektir.

• Yarışmacıların, 22 Eylül 2012 Cumartesi saat 10:30’dan itibaren ‘Dünya Basın Fotoğrafları 2012 Sergisi’nin bulunduğu Zemin Kat Büyük Meydan’daki Fotomaraton masasına gelip kayıt yaptırmaları ve başvuru formunu doldurmaları gerekmektedir. Kayıt masası Cumartesi günü 10:30-20:30 saatleri arasında, Pazar günü 10:30-16:00 saatleri arasında açık olacaktır.

• Yarışmacılara kayıt sırasında sıra numarası verilecek, kayıt masasında bulunan ‘START’ tabelasını fotoğraflamaları istenecek ve bu fotoğrafın ismi/numarası kayıt formlarına yazılacaktır. Yarışmacılar, bu fotoğraftan sonraki isme/numaraya sahip fotoğraflarla fotomaratona katılabilecektir.

• Yarışmacılar fotoğrafları kendi dijital fotoğraf makineleri ile çekeceklerdir.

• Yarışma sadece Forum İstanbul AVM ile sınırlı olmayıp, başka mekânlarda da ‘SPOR’ konusu ile ilgili çekim yapılabilecektir.

• Yarışmaya katılan fotoğrafçıların, fotoğraflarını en geç 23 Eylül 2012 Pazar saat 16:00’ya kadar kayıt masasına teslim etmeleri gerekmektedir.

• Fotomaratona katılacak fotoğrafların 22-23 Eylül 2012 tarihlerinde çekilmiş olması zorunludur. Aksi tespit edilirse yarışmacı diskalifiye edilecektir.

• Yarışmacılar, kayıt sırasında çekmiş oldukları ‘START’ fotoğrafından sonraki fotoğraflar arasından seçtikleri 3 tanesini, kayıt masasında bulunan görevliye yine hafıza kartlarında teslim ederek yarışmaya katılacaktır. Fotoğraflar hafıza kartlarından kopyalandıktan sonra kartları yarışmacılara iade edilecektir. Fotoğraflar işlenip CD’ye kayıtlı olarak getirilirse hafıza kartlarından orijinal halleri de kayıt masasına teslim edilmelidir.

• Yarışmacıların seçmiş olduğu (maksimum 3) fotoğrafların kayıt masasındaki yazıcılarda çıkışları alınacak, arkalarına yarışmacının sıra numarasına göre isim (001-1 gibi) verilecek ve yarışmacının eksiksiz olarak doldurduğu ve imzaladığı başvuru formuyla birlikte bir zarfın içine konacaktır.

• Ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar, ilerleyen tarihlerde Forum İstanbul’da açılacak bir sergide teşhir edilebilecek, Forum İstanbul’un internet sitesindeki Fotomaraton sayfasında yayınlanabilecek, bir katalog halinde yayımlanabilecek ve Forum İstanbul’un çeşitli basılı ve görsel materyallerinde tanıtım amaçlı kullanılabilecektir. Fotoğrafların yukarıda adı geçen durumlarla sınırlı olmak kaydıyla tüm kullanımları hakları Forum İstanbul’a aittir. Bu durumda ayrıca bir telif ödenmeyecektir.

• Fotomaratona katılanlar yukarıda belirtilen koşulları kabul etmiş sayılır.

 

İLETİŞİM:

Geniş Açı Proje Ofisi / 0212 251 70 03

Detay Bilgi için lütfen TIKLAYIN !

www.forumistanbul.com.tr 

 

Her “kereste” doğru muamele görürse Stradivarius kalitesinde bir keman olabiliyor

 

 

“Müzik aletlerinin yapımı ile ilgili bir haber yapmak lazım.” diye düşünürken Pinhani Grubunun üyesi ve iyi bir Luthier (Anlam: Müzik aleti üreten kişi. Bilgi için: wiki) olduğunu bildiğim sevgili Zeynep Eylül ÜÇER aklıma geldi. Aradım ve biraz lafladık, Zeynep ve iş arkadaşı Türkay Ateş prıl pırıl genç ve müzikteki başarılarının yanı sıra okullu ve gelecek vadeden bir Luthier. Hani el yapımı bir müzik aletiniz olsun isterseniz kesinlikle görüşmeniz gerekli olan kişilerden… Ulaşmak isterseniz: http://violindream.com/     veya http://www.facebook.com/ViolinDream  (Editörden.) 

 

Doç. Dr. Neva ÇİTÇİOĞLU BANES 

İnsan eli duygu, yaratıcılık ve beceriyi bir araya getirdiğinde ortaya inanılmaz eserler çıkartıyor. Seramik, bakır, tunç, boya, deri, hatta ipek bile kullanılsa o eserleri gözlerimle sevmem yetiyor bana. Ama kullanılan madde ham ağaçsa elimde olmadan o esere dokunmak istiyorum.

O ağacın bir insan tarafından şekillendirilmeden önceki dönemlerini, köklerini toprağa saldığı ilk günden itibaren yaşadığı fırtınaları, kuraklıkları, milyonlarca kuşun üzerine konup kalktığı anları hissetmek istiyorum belki de.

Bu kadar vefalı, bir o kadar da cefalı bir canlının bedeninin bizler tarafından yeniden şekillendirilişi sanatın bambaşka bir boyutu. Daha önceki yazılarımda da tavsiye etmiş, “Strese girdiğiniz anda bir ağaca sarılmayı deneyin” demiştim. Kiminiz, “Denedim, hakikaten işe yaradı” diye mesaj atarken kiminiz, “Bilim adamları deli derlerdi de inanmazdım, doğruymuş” diye yorumlar yaptı.

İster “delilik” deyin ister “saçmalık”, evimdeki ağaçtan oyulmuş kaşıklarımı bile özenle yıkar, kurular, ayrı bir kutuda saklarım. Kullanılmaktan parça parça oluncaya kadar da atamam. Çocukluğumda da kurşun kalemlerim ağaçtan yapıldığı için tutulamayacak boyutlara indiğinde tepesine tükenmez kalem kapağı geçirir, “son nefesine” kadar kullanırdım.

Ben evde pilav yaparken kullandığım tahta kaşıklarımı ve yazı yazdığım kurşun kalemlerimi sırf ağaçtan yapıldığı için bu kadar severken, bir kemancının kemanına olan sevgisini düşünemiyorum bile. Ben olsam tüm duygularıma aracı olan, bana ekmek parası kazandıran o “ağaç parçasından” yapılan alete canlıymış gibi bir de isim takardım herhalde: “Duygu”, “Can”, “Hayat” ya da ne bileyim belki de “Aşkım” olurdu adı.

Hele bir de Stradivarius gibi bir markaysa, saklarken ipeklere mi sarardım, kadifelere mi bilemiyorum. 17. ve 18. yüzyıllarda İtalya’da Antonio Stradivari ve ailesi keman üretiyorlardı. Daha sonraki dönemlerde ustalar ve hatta bilim insanları, Stradivari Ailesi’nin yaptığı ve Stradivarius olarak anılan kemanları incelemeye alıp elde ettikleri gözlemlerle benzerlerini üretmeye çalıştılar.

Fakat hiçbir taklit teknolojiyle yapılan kemanın sesi, orijinal bir Stradivarius kemanın çıkardığı ses kalitesine yaklaşamadı. Kullanılan ağacın seçiminden tutun da üzerine yumurta akının karışımıyla atılan orijinal vernik bile ince ince analiz edildi. Ama nafile.

Bu yüzden bugün 1690 ve 1700 yıllarında yapılan Stradivarius kemanların değeri yüz binlerce, hatta milyonlarca dolar değerinde. Kalitedeki “sırrı” çözme çalışmalarıysa halen devam ediyor. Uzmanlar dönüp dolaşıp aynı kararda birleşiyor: Anahtar, seçilen “kereste” olmalı. Her “kereste”den keman olmuyor.

Geçen hafta ağaçlar üzerinde araştırma yapan İsviçreli bilim insanı Prof. Francis Schwarze, keman yapımında kullanılan ağacın özel mantar çeşitleriyle (physisporinus vitreus ve xylaria longipes) işlem görmesi halinde yapılacak kemanın Stradivarius kalitesinde ses çıkaracağı iddiasını tekrarladı.

Berlin’de bulunan Max Delbrück Merkezi Moleküler Tıp Bölümü’nde, 7 Eylül’de düzenlenen sempozyumda Prof. Schwarze’nin yaptığı konuşma, tıp doktorlarından bile büyük ilgi gördü. Benzer denemeyi 2009’da da yapmış olan profesör, bu seferki çalışmasından çok daha emin.

Kullanılacak ağaçlar bu mantarlarla işlem gördüğünde daha esnek ve akustik bir yapıya bürünüyorlar. İkinci aşamada, belli bir kaliteye ulaşan ağaç, mantardan arınsın diye etilen oksite tabi tutuluyor. Bütün mantarların öldüğü test edildikten sonra da keman yapımı başlıyor.

Bu teknikle elde edilen ilk kemanlar 2009 yılında uzmanlarca test edilmişti. Perde arkasında çalınan kemanların Stradivarius mu yoksa bilimin ürettiği keman mı olduğunu hiçbir uzman anlayamamıştı. Prof. Schwarze’nin bu toplantıda ilan ettiği amacı, 2014’ten itibaren maddi gücü yetmeyen genç sanatçıların eline Stradivarius kalitesinde kemanlar verebilmek.

Haberi okuyunca hem umutlandım hem sevindim. “Kereste” zengini bir ülkeyiz. Demek ki her “kereste” doğru muamele görürse Stradivarius kalitesinde bir keman olabiliyor. Sadece birazcık bilim gerek.

Kaynak : [-]

 

Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden 22. Akbank Caz Festivali’nin 3-21 Ekim tarihleri arasındaki programı açıklandı

Bu sene 22. yılını kutlayacak olan Akbank Caz Festivali, geride bıraktığı 22 yıl boyunca dünya çapında pek çok müzisyeni ağırladı ve unutulmaz performanslara sahne oldu. Festival, zengin konser programının yanı sıra atölye çalışmaları, paneller, yarışmalar, ‘cazlı brunch’ gibi aktivitelerle bu yıl da dopdolu olacak.

Bu sene dördüncüsü düzenlenecek olan “Kampüste Caz Etkinliği” ile festival ritmi Anadolu’ya ulaşacak. Bu etkinliklerle lise ve üniversite çağındaki gençlere ulaşmak, onlara caz müziğini tanıtmak ve sevdirmek festivalin esas hedeflerinden.

Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı ise festivalin 22. yılında da dünyaca ünlü caz sanatçılarını ülkede ağırlarken, yetenekli genç müzisyenlere de performanslarını sergileme imkanı sunacaklarını vurguladı.

22. Akbank Caz Festivali, klasik cazdan avangart tınılara, dünya müziklerinden elektronikanın sınırlarına dek uzanan işitsel tecrübelerle takipçilerine geniş bir çeşitlilik sunuyor. Diğer yandan, festival kapsamında iki yarışma da düzenleniyor. Bunlardan biri ‘JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması’ diğeri de Akbank Sanat facebook sayfası üzerinden gerçekleştirilen ‘Tişört TasarlıCAZ!’ yarışması. Bu yarışmalarla hem caz severlere içlerindeki sanatçı ruhu ve yaratıcılığı yansıtma fırsatı sağlanıyor.

22. Akbank Caz Festivali’nin bu yıl öne çıkan isimleri; Anthony Braxton & Diamond Curtain Wall Quartet, Eleni Karaindrou, İbrahim Maalouf, Gregory Porter ve The ACT Jubilee Night olacak.

Festivalin bu yılki mekanları arasında ise İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, Akbank Sanat, Babylon, Babylon Lounge, The Seed, Nardis, Salon, Garajistanbul ve Caddebostan Kültür Merkezi bulunuyor.

22. AKBANK CAZ FESTİVALİ’NDEN SEÇMELER

22. Akbank Caz Festivali, ”Cazın Ustaları” bölümünde bu yıl okyanusun her iki yakasından caz tarihinin büyük seslerini bir araya getiriyor. Amerikan cazının yanı sıra Avrupa caz sahnesinin saygın isimlerinin yer aldığı bu bölümde, cazın kilometre taşları Miles Smiles, The ACT Jubilee Night ve Anthony Braxton Diamond Curtain Wall Quartet yer alıyor.

Amerikan caz müziği geleneğinin gelişmesinde çok etkin bir rol oynayan 20. yüzyılın en etkili caz müzisyenlerinden Miles Davis’in mezunlarından Larry Coryell’in, Rolling Stones’un basçısı Darryl Jones, Joey DeFrancesco, Omar Hakim, Bill Evans ve Miles Davis’in tek trompet öğrencisi Wallace Roney gibi tüm yıldızlarını bir araya getirdiği Miles Smiles, 7 Ekim Pazar günü İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştireceği konserle müzikseverleri caz müziğinin sınırlarında bir yolculuğa çıkaracak.

AA